A ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 19.339 başlık/FaRk ile birlikte,
19.339 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(45/79)
- KUZULAMA ile/||/<> KUZULAMAK
( tarım Koyunda doğurma )
( LAMBING )
( AGNELER )
- KUZULAMAK ile KUZULAŞMAK ile KUZ ile KUZU/LUK ile KUZULU ile KUZU DİŞİ ile KUZU KUZU ile KUZU KAPAMA ile KUZU KAPISI ile KUZU MANTARI ile KUZU PITRAĞI ile KUZU ISPANAK ile KUZU KESTANESİ ile KUZU SARMAŞIĞI ile KUZULUK KAPISI
- kVA ile/ve/||/<> kW
(
)
- KWACHA ile/||/<> EMALANGANİ ile/||/<> METİKEŞ
( Malawi'nin para birimi. @@ Swaziland'ın para birimi. @@ Mozambik'in para birimi. )
- KYOTO ile/ve/||/<> TOKYO ile/ve/||/<> FUKUOKA ile/ve/||/<> HİROŞİMA ile/ve/||/<> İNOKAŞİRA ile/ve/||/<> GİNZA
( [Japonca'daki anlamı/karşılıkları]
Başkent. İLE/VE/||/<> Doğu başkenti. İLE/VE/||/<> Mutlu tepe. İLE/VE/||/<> Büyük ada. İLE/VE/||/<> Kuyubaşı. İLE/VE/||/<> Darphane. )
- LÂ İLÂHE:
PARÇA değil BÜTÜN
- LÂ ile İLLÂ ile MERECECELBAHREYN(MECMA-ÜL BAHREYN)
- LA[Oğuz] ile LA
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Bir işin gerçekleştiğini ya da bittiğini açıkça belirtmek için Oğuzlar tarafından kullanılan bir ilgeç.[Eylemlerin sonrasına eklenir.] İLE ... )
- LA[İng.] ile/değil/yerine/= LA
- LA[İt. < LA] ile/değil/yerine/=/||/<> LA
( Gam dizisinde sol ile si arasındaki ses Bu sesi gösteren nota işareti )
- LÂ[Ar.] ile MÂ[Ar.]
- LA/LA[İt. < LA] ile/||/<> RE/RE[İt. < RE] ile/||/<> Sİ/Sİ[İt. < SI] ile/||/<> SOL/SOL[İt. < SOL]
( Gam dizisinde sol ile si arasındaki ses Bu sesi gösteren nota işareti )
- LABADA ile/||/<> EFELEK
- LABADA[Yun. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> LABADA
( Karabuğdaygillerden dere kıyılarında sulak çayırlarda kendiliğinden yetişen çok yıllık ve yaprakları sebze olarak kullanılan tohumlarından çay yapılan ıspanağa benzeyen bir bitki efelek Rumex patientia )
- LABADA/LABADA[Yun. < ] ile/||/<> RAVENT/RAVEND[Fars. < RĀVEND]
( Karabuğdaygillerden dere kıyılarında sulak çayırlarda kendiliğinden yetişen çok yıllık ve yaprakları sebze olarak kullanılan tohumlarından çay yapılan ıspanağa benzeyen bir bitki efelek Rumex patientia )
- LABROS/LABROS[Lat. < ] ile/||/<> LAPİNA/LAPİNA[Fr. < LAPINA]
( Lapinanın büyük cinsi )
- LACCA[İt. < LACCA] ile/değil/yerine/=/||/<> LAKA
( Yol üzerinde oluşan çukur )
- LAÇKA/LASCİA[İt. < LASCIA] ile/||/<> SALTA/SALTO[İsp. < SALTO]
( Gemi halatının gevşetilip boşa bırakılması Gevşemiş verimsiz duruma gelmiş düzeni bozulmuş )
- LACQUERING[İng.] ile/||/<> LÂKLAMA
( Yenime karşı korumak için çelik yüzeylere lak sürme işlemi )
( LACQUERING )
- LACTUCA[Lat.] ile/||/<> ACI MARUL
( acı marul Papatyagiller Compositae familyasından sütlü otsu gövdeli yaprakları taze hâlde yenebilen köklerinden dağ sakızı elde edilen Lactuca cinsinin yabanî türlerine verilen genel ad Eşek marulu mikirge )
- LADANG ile/ve MİLPA
( Bir tür tarım. İLE/VE Orta Amerika'da yapılan tarım. )
- LÂF ile/ve/||/<> TORBA
( Olsun. @@ Dolsun. )
- LÂFIZ ile/ve/||/<>/> MÂNÂ
( Ortak/müşterek. İLE/VE/||/<>/> Çeşitli/muhtelif. )
- LÂFIZ +/+/= MÂNÂ +/+/= NAZIM +/+/= KELÂM
( KELİME )
- LAFZ ile MÂNÂ ile NAZM
- LÂFZ-I MEVLÂNÂ ve/> ZÂT-I MEVLÂ
( Lâfz-ı Mevlânâ'dan, Zât-ı Mevlâ'ya ermektir kasıt. )
- LAGA LUGA[BULGARCA] ile/değil/yerine/=/||/<> LAGA LUGA
( Boş konuşmak anlamındaki laga luga etmek ya da yapmak deyiminde geçen bir söz )
- LAGA-LUGA (ETMEK/YAPMAK)/LAGADA-LUGADA
( Gereksiz konuşmalarda. )
- LAGAR ile LAGA LUGA
- LAGOS/LAHOS[Yun. < ] ile/||/<> LAGOS/LAKOZ[Yun. < ] ile/||/<> LAGOS/GRİDA[İng. < GRIDA]
- LAHANA[Yun.] ile BAŞLAHANA
( ... İLE Yaprakları sıkı, yuvarlak başlı lahana. )
( BRASSICA OLERACEA )
- LAHANA ile KIRMIZILAHANA
- LAHANA ile/||/<> LAHANA[Yun.]
( botanik Turpgiller Cruciferae familyasından ülkemizde bazı türlerinin kültürü yapılan yaprakları sebze olarak kullanılan otsu bitkiler Başlı lahana Brassica oleracea var oleracea kara lahana B oleracea var acephala Brüksel lahanası B oleraceae var gemmifera karnabahar B oleracea var botrytis alabaş Brassica oleracea var gongylodes en çok kültürü yapılan çeşitleridir Turpgiller familyasından yaprakları sebze olarak kullanılan protein bakımından zengin sindirilme derecesi yüksek soğuğa karşı dayanıklı yeşil bitki R λάχανο Kohl ç λάχανα Yerel ağızlarda lahanaya dürme adı da verilir Bundan başka kelem adı da yaygın olarak kullanılır )
( CABBAGE | COMMON TURNIP | GOOSE FOOT | REVERSIBILITY | CRUCIFERS )
( CHOU COMMUN | CHOU CABUS, CHOU POTAGER | NAPOBRASSICA | MATHIOLE | RÉVERSIBILITÉ | CRUCIFÈRES )
( KOPFKOHL, KRAUT | RÜBSENKOHL | GÄNSEFUSS | UMKEHRBARKEIT )
( BRAASICA OLERACEA | BRASSICA OLERACEA | BRASSICA NAPUS | CHEIRANTHUS CHEIRI | CRICIFERAE )
( CAVOLO )
( ΛΆΧΑΝΟ / λάχανο )
- LAHANA[Yun. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> LAHANA
( lahana sarması başlahana karalahana kırmızılahana yabani lahana Brüksel lahanası Çin lahanası Frenk lahanası Turpgillerden geniş ve kalınca kat kat yaprakları olan güz ve kış sebzesi olarak yetiştirilen ve birçok türü olan bitki dürme kelem Brassica oleracea Kat kat elbise giymiş kimse )
- LAHANA ile LAHANA SARMASI
- LAHANA[Yun.] ile/||/<> ŞALGAM ile/||/<> ŞEBBOY ile/||/<> TERSİNİRLİK ile/||/<> TURPGİLLER
( (botanik) @@ Turpgiller (Cruciferae) familyasından, ülkemizde bazı türlerinin kültürü yapılan, yaprakları sebze olarak kullanılan otsu bitkiler. Başlı lahana (Brassica oleracea var. oleracea), kara lahana (B.oleracea var. acephala), Brüksel lahanası (B.oleraceae var. gemmifera), karnabahar (B.oleracea var. botrytis), alabaş (Brassica oleracea var. gongylodes) en çok kültürü yapılan çeşitleridir. @@ Turpgiller familyasından, yaprakları sebze olarak kullanılan, protein bakımından zengin, sindirilme derecesi yüksek, soğuğa karşı dayanıklı yeşil bitki. @@ < R λάχανο 'Kohl', ç. λάχανα. -Yerel ağızlarda lahanaya dürme adı da verilir. Bundan başka kelem adı da yaygın olarak kullanılır. )
( CABBAGE | COMMON TURNIP | GOOSE FOOT | REVERSIBILITY | CRUCIFERS~COMMON TURNIP~GOOSE FOOT~REVERSIBILITY~CRUCIFERS )
( CHOU COMMUN | CHOU CABUS, CHOU POTAGER | NAPOBRASSICA | MATHIOLE | RÉVERSIBILITÉ | CRUCIFÈRES~NAPOBRASSICA | NAVET | CHOU RAVE, NAVET~MATHIOLE | ANSÉRINE~RÉVERSIBILITÉ~CRUCIFÈRES )
( BRAASICA OLERACEA | BRASSICA OLERACEA | BRASSICA NAPUS | CHEIRANTHUS CHEIRI | CRICIFERAE~BRASSICA NAPUS | BRASSICA OLERACEAE, NAPOBRASSICA | BRASSICA RAPA VAR. RAPA | BRASSICA RAPA, VOBRA, POLYBRA~CHEIRANTHUS CHEIRI~...~CRICIFERAE | BRASSICACEAE, CRUCIFERAE )
( KOPFKOHL, KRAUT | RÜBSENKOHL | GÄNSEFUSS | UMKEHRBARKEIT~RÜBSENKOHL~GÄNSEFUSS~UMKEHRBARKEIT | REVERSIBILITÄT~KREUZBLÜTLER )
( CAVOLO~RAPA~VIOLACCIOCCA~REVERSIBILITÀ~CROCIFERE )
( ΛΆΧΑΝΟ / λάχανο~ΓΟΓΓΎΛΙ / γογγύλι~...~ΑΝΤΙΣΤΡΕΨΙΜΌΤΗΤΑ / αντιστρεψιμότητα~ΣΤΑΥΡΑΝΘΉ / σταυρανθή )
- LAHANA ile YABANİLAHANA
( Ballıbabagillerden, küçük yapraklı, hoş kokulu bir saksı bitkisi. İLE Turpgillerden, kumlu yerlerde yetişen ve sebze gibi yenen bir bitki. )
- LAHANA/KELEM ile KARALAHANA
( Turpgillerden, geniş ve kalınca kat kat yaprakları olan, güz ve kış sebzesi olarak yetiştirilen ve çok sayıda türü olan bitki. İLE Yaprakları koyu yeşil olan bir tür lahana. )
( BRASSICA OLERACEA cum SABELLICA )
- LAHİD KABARTMALARINDA:
ERKEK ile KADIN
( Kadın da yanında yer alır. İLE Tek başına yer alır. )
- LAHİKA[Ar. < LĀḤİḲA] ile/değil/yerine/=/||/<> EK
- LAHZA[Ar. < LAḤẒA] ile/değil/yerine/=/||/<> AN (BİR LAHZA)
- LÂİKLİK ile YERİNE KOYMA
- LAK ile LAKA ile LAKE ile LAKACI/LIK
- LÂK ile/||/<> LÂKLAMA
( Çelik yüzeyleri, yenime karşı korumak için kullanılan cilâ özdeği. )
( LACQUER | LACQUERING~LACQUERING )
( LAQUE~LAQUAGE )
( LACKFARBE~LACKIERUNG )
( LACCA~LACCATURA )
( ΛΆΚΑ / λάκα~ΛΑΚΆΡΙΣΜΑ / λακάρισμα )
- LAKA[İt. < LACCA] ile/değil/yerine/=/||/<> LAK
- LÂKAYDİ ile/||/<> INDIFFERENCE[İng.] ile/||/<> INDIFFÉRENCE[Fr.] ile/||/<> INDIFFERENTIA[Lat.] ile/||/<> INDIFFERENZ, GLEICHGÜLTIGKEIT[Alm.] ile/||/<> ALDIRMAZLIK
( 1 Belli durumlar olaylar öğretiler karşısında kayıtsız kalma a Yalnızca ilgisizlikten doğabilir b Bilinçli bir tutum sonucu olabilir Ör Kuşkucu tutumda ya da yargısızlıkta epokhe olduğu gibi )
( INDIFFERENCE )
( INDIFFÉRENCE )
( INDIFFERENZ, GLEICHGÜLTIGKEIT )
( INDIFFERENTIA )
- LAKERDA ile/||/<> LAKERDA[Yun.]
( Palamut torik vb balıklardan dilim dilim kesilerek yapılan salamura Dilim dilim kesilmiş palamut torik gibi balıkların uygun bir kap içerisinde kuru tuzla salamura edilmesiyle elde edilen ürün R λακέρδα lacerta )
( LACERDA | LAKERDA )
( LACERTA )
( ΛΑΚΈΡΔΑ / λακέρδα )
- LAKERDA[Yun. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> LAKERDA
( Palamut torik vb balıklardan dilim dilim kesilerek yapılan salamura )
- LAKERDA ile LAKERDACI/LIK
- LAKERDA/LAKERDA[Yun. < ] ile/||/<> SALAMURA/SALAMOİARE[İt. < SALAMOIARE]
( Palamut torik vb balıklardan dilim dilim kesilerek yapılan salamura )
- LAKLAKA[Ar. < LAḲLAḲA] ile/değil/yerine/=/||/<> LAKLAKA
( Gereksiz anlamsız boş söz )
- LAL- ile/||/<> -LALIA/LALO- ile/||/<> -LEXIA ile/||/<> -PHASIA/-PHRASIA ile/||/<> -PHEMIA ile/||/<> LINGU-/LINGUO- ile/||/<> CION-/CIONO-/KIONO- ile/||/<> STAPHYL-/STAPHYLO-
( Konuşma, anlaşılmaz sözler söylemek. İLE/||/<> Konuşma organları ya da konuşma ile ilgili, konuşma bozukluğu ile ilgili. İLE/||/<> Konuşma, okuyabilme yeteneği ile ilgili. İLE/||/<> Konuşma, konuşma bozukluğu ile ilgili. İLE/||/<> Bozuk konuşma, konuşma yeteneği, söyleme yetisi. İLE/||/<> Dil. İLE/||/<> Küçük dil, uvula ile ilgili. İLE/||/<> Üzüm salkımı, küçük dil ile ilgili, stafilokokla ilgili. )
- LALA[Fars. < LÂLÂ] ile/||/<> ...
( 1 Şehzadelerin özel eğitmeni 2Padişahların vezirlerine seslenişte kullandıkları deyim )
- LALA[Fars. < LĀLĀ] ile/değil/yerine/=/||/<> LALA
( Çocuğun bakım eğitim ve öğretimiyle görevli kimse Şehzadelerin özel eğitmenleri Padişahların vezirlerine seslenirken kullandıkları bir söz )
- LALA ile/||/<> LALADAŞ
( Yetiştirici, bakıcı ya da eğitici. [Osmanlı'da, saray içinde saygın olanların, ileri gelenlerin ya da varsıl kişilerin çocuklarını yetiştirmek için tuttuğu kişi.[Geleceğin sultanını yetiştirmek üzere görevlendirilen ve çeşitli yetenekleri olan bu görevlilerdir. Osmanlı'da, lalalar, yetiştirdiği şehzadenin Sultan olması ile güç ve etki kazanmıştır. Başarısızlığa uğrayan ve yaşamını kaybeden şehzadelerin lalaları ise ölümden kurtulabilirse de siyasi yaşamını kaybetmiş olurdu. Şehzadeler sancağa çıkarken, emirlerine tayin edilen devlet görevlileri içinde bir ya da birkaç lala da bulunurdu. Bunlardan en önde geleni ve şehzadenin veziri derecesinde bulunanı "Lala Paşa" sanını taşırdı. Lalalık, duyarlılık ve tam bir güvene dayanan görevlerdendi. Şehzadenin iyi bir devlet adamı olarak yetiştirilmesinin yanı sıra şehzadenin sultana karşı itaatinin devam ettirilmesi de gerekmekteydi. Güveni sarsacak olaylarda, haberler ve ihbarlar sonunda lalaların görevinden alınması yetkisi hükumetindi. Şehzadeler de zevkine göre lalaları bir dereceye kadar kabul edip etmemekte hak sahibiydi. Şehzadeler için kafes yöntemi uygulanmaya başladıktan sonra, şehzade bir yaşında sütten kesilince, kendisine ayrılan görevlilerden üçü has odalılardan seçilirdi. Bunların en yaşlısı ve en deneyimlisi baş lala sanıyla onun yetiştirilmesinden sorumlu tutulurdu. Lala deyimi, ayrıca, eğitici anlamında, halk arasında, konak ve evlerde durumuna göre çocukların yetiştirilmesi için seçilen kişilere verildiği gibi saraylarda, acemilerin yetiştirilmesi görevinde bulunan kişilere de verilirdi. Aynı lalanın idaresinde bulunan acemiler "Laladaş" sanını alırdı. Lalaların acemileri yetiştirme sırasında onların kusurunu düzeltmesine ve öğütte bulunmasına "Lala nizam etti"; bir konuyu inceleme, öğretme çabalarına "Lala divan etti" denirdi.] İLE/||/<> Lalanın altındaki acemilerin birbirine sesleniş biçimi. )
- LALA ile SADRAZAM
( Sultanların sadrazamlara verdikleri unvan. )
- LALANGA[Yun.] ile/||/<> ...
( yağda kızartılarak üzerine şeker ya da şerbet dökülen bir hamur tatlısı R λαλαγγίτα Art Pfannkuchen Bulgarca lalànga biçimi Türkçeden alınmıştır BER 3 296 )
( ΛΑΛΑΓΓΊΤΑ / λαλαγγίτα )
- LALANGA[Yun. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> LALANGA
( Yağda kızartılarak üzerine şeker ya da şerbet dökülen bir hamur tatlısı )
- LAM ile LAMA ile LAME ile LAMACI/LIK ile LAMAİST ile LAMAİZM
- LAMA GLAMA[Lat.] ile/||/<> LAMA
( Deveden daha küçük hörgücü olmayan uzun tüylü Güney Amerika da yaşayan tür )
( LLAMA )
( LAMA )
( LAMELLE )
( LAMA GLAMA )
( LAMA )
( ΛΆΜΑ / λάμα )
- LAMA ile/||/<> ...
( Güney Amerikanın dağlık bölgelerinde yaşayan yük hayvanı olarak kullanılan tüyleri uzun boyu yüksek boynu uzun hayvan Güney Amerikada konuşulan Quichua dilinden kökenlendiği anlaşılıyor Bu dil Güney Amerikada iki milyonu aşkın kişi tarafından kullanılır Avrupa dillerinde kullanılan guano kinin kokain pampa puma gibi sözlerin Quichua dilinden geldiğini biliyoruz Quichua dilinde Lama glama olarak kullanılan Ilama adı İspanyolca yoluyla İtalyanca Fransızca İngilizce gibi Avrupa dillerine geçmiş Ilama lama ve glama olarak yaygınlık kazanmıştır Türkçeye Avrupa dillerinden büyük bir olasılıkla Fransızcadan geçmiştir )
- LAMA ile DEVE(HECİN)
( Güney Amerika'nın dağlık bölgelerinde yaşar. Tükürmesiyle ünlüdür. İLE ... )
(
ile
)
( LÂME ile ZELÛL[çoğ. EZİLLE, ZÜLÜL] )
( LAMA cum CAMELUS )
- LAMA ile/ve/değil GUANAKO
( ... İLE/VE/DEĞİL Yabani lama. Lamaların atası. Güney Amerika ve özellikle Patagonya'da bulunur. )
(
ile
)
- LAMA ile/||/<> LAMA
( Deveden daha küçük, hörgücü olmayan, uzun tüylü, Güney Amerikada yaşayan tür. )
( LLAMA~LLAMA )
( LAMA~LAMA )
( LAMA GLAMA~LAMA GLAMA )
( LAMELLE~LAMELLE )
( LAMA~LAMA )
( ΛΆΜΑ / λάμα~ΛΆΜΑ / λάμα )
- LAMA[Fr. < LAMA] ile/değil/yerine/=/||/<> LAMA
( Geviş getirenlerden Güney Amerika nın dağlık bölgelerinde yaşayan yük hayvanı olarak kullanılan karadan aka kadar türlü renklerde olabilen tüyleri uzun boyu yüksek ve boynu uzun hayvan )
- LAMA[Fr. < LAMA] ile/değil/yerine/=/||/<> LAMA
( dalay lama Tibetlilerde ve Moğollarda Buda rahibi )
- LAMA ile/||/<> LAMA[Alm. < LAMELLE | FR. < LAMA]
( Küçük maden ya da cam şerit Lama glama Çiftparmaklıklar Artiodactyla takımının devegiller Camelidae familyasından bir memeli türü Deveden küçük olup hörgücü yoktur Guanakodan evcilleştirilmiştir Yük hayvanı olarak kullanılır Karadan beyaza kadar çeşitli renklerde olabilen tüyleri uzun ve yün gibidir Güney Amerikada yaşar lamademiri Uzunluğu 1040 cm arasında değişen yassı demirden yapılma bir marangoz aracı Güdül Ankara lamademiri Senirkent Isparta zooloji Çift parmaklılar Artiodactyla takımının devegiller Camelidae familyasından deveden daha küçük hörgücü olmayan bazı bölgelerde yük hayvanı olarak kullanılan karadan beyaza kadar çeşitli renklerde olabilen uzun tüylü Güney Amerikada yaşayan bir tür )
( LLAMA | LAMA )
( LAMA )
( LAMELLE | LAMA )
( LAMA GLAMA )
- LAMA ile OKAPİ
- LAMA ile/||/<> (TİBETTE VE MOĞOLİSTANDA) BUDA RAHİBİ
( Tibette ve Moğolistanda Buda rahibi Uluslararası bir söz olarak İngilizce lama Almanca der Lama Fransızca lama İtalyanca lama gibi dillerde geçer Tibetçe blamadan alınmıştır Başındaki b Tibetçede okunmaz Avrupa dillerine İngilizceden geçmiştir Lamaların en büyüğüne dalay lama başlama denir dalai deniz )
- LAMA ile VİGONİ
- LAMA ile/||/<> YASSI DEMİR ÇUBUK
( yassı demir çubuk İtal lama plate Fransızcada lame olarak geçer )
( LAMA )
- LAMBA KARPUZU ile/||/<> KARPUZ LAMBA
- LAMBA ile/||/<> ...
( kapı pencere kenarlarına açılan dik açılı girinti yuva İtal lembo edge )
( LEMBO )
- LAMBA ile/||/<> ...
( petrol gibi yanıcı bir madde yakarak ya da elektrik akımıyla içindeki teller akkor durumuna geçerek ışık veren alet Ağızlarda lampa lempe olarak da geçer R λάμπα )
( ΛΆΜΠΑ / λάμπα )
- LAMBA ile/||/<> BORU
( Kullanım yerine göre çapı değişebilen genellikle camdan yapılmış içinde üşekler bulunan havası alınmış ya da amaca uygun uçunlarla doldurulmuş yuvak biçimli kapalı gereç Temel parçacıkları algılayan Geiger borulanndan televizyon görüntü borusuna ve eksicik borularına değin değişik kullanım yerleri vardır biyoloji biyoloji boru I boru II 1 Çelik dökme işleminden doğan ince uzun boşlukların haddeleme sırasında parçanın içinde kalıp oluşturdukları yapı kusuru 2 İçi delik silindir Az boru Tara bırğı trompet bırğı Bar pırığı trompet Koy Kaça pırğı düdük pırğı ağaçtan yapılmış boru pırğı murğu düdük Eski çağlardan başlayarak kullanılır borğu trompet Orta Türkçede borğuy olarak geçer Sonundaki y düşündürücüdür Kumancada burgu biçimi kullanılır Eski Kıpçakçada borğu borğa sic gibi biçimler göze çarpar Eski ve yeni diyalektlerde kullanılan biçimler ses açısından düşündürücüdür O bakımdan komşu dillerden kalma bir alıntı olduğu düşünülebilir Türkçeden belli başlı komşu dillere de geçmiştir parı ja BER V 858 Az boru Tara bırğı trompet bırğı Bar pırığı trompet Koy Kaça pırğı düdük pırğı ağaçtan yapılmış boru pırğı murğu düdük Eski çağlardan başlayarak kullanılır borğu trompet Orta Türkçede borğuy olarak geçer Sonundaki y düşündürücüdür Kumancada burgu biçimi kullanılır Eski Kıpçakçada borğu borğa sic gibi biçimler göze çarpar Eski ve yeni diyalektlerde kullanılan biçimler ses açısından düşündürücüdür O bakımdan komşu dillerden kalma bir alıntı olduğu düşünülebilir Türkçeden belli başlı komşu dillere de geçmiştir parı ja BER V 858 )
( TUBE | PIPE | PIPE; TUBE )
( TUBE, LAMPE | TUBE | TROMPE | TUYAU | TUYAU; TUBE )
( RÖHRE | ROHR )
( BORU[Az.]~BIRĞI[Bşk.]~PIRĞI[Sag.]~PIRĞI[Şor.]~PIRĞI[Hak.]~MURĞU[Soy.] )
- LAMBA[Yun.] ile FENER[Yun.]
( Petrol gibi yanıcı bir nesne yakarak ya da elektrik akımıyla içindeki teller akkor durumuna geçerek ışık veren araç. | Radyo ve televizyonlarda kullanılan, havası boşaltılmış ya da içine düşük basınçlı bir gaz doldurulmuş cam, seramik ya da çelikten ampul. | Kapı, pencere kenarlarına açılan, genellikle dik açılı girinti. İLE Saydam bir nesneden yapılmış ya da böyle bir nesne ile donatılmış, içinde ışık kaynağı bulunan aydınlatma aracı. | Gemilere yol gösteren ışık kulesi. | Askı. )
( LAMP vs. LANTERN )
- LAMBA[Yun.] ile KEDİGÖZÜ
( ... İLE Taşıtların arkasındaki kırmızı renkli işaret lambası. | Yollarda, ışık vurduğunda parlayan trafik işareti. )
- LAMBA ile/||/<> LAMBA[Yun.]
( Kapı pencere ya da kapak kenarlarına açılan genellikle dikaçılı girinti Aynı kalınlık ve ende iki tahtanın geçme olarak birleştirilmesinde erkek çıkıntının gireceği dişi yuva a yuva Işık üretmek için yapılmış yapay kaynak Doğrama kapılarda çerçeveye geçirilen tahta kısım Yalvaç Aksaray Niğde )
( LAMP )
( JOINTURE | LAMPE )
( FALZ | LAMPE )
- LAMBA[Yun. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> LAMBA
( lamba karpuzu çakar lamba floresan lamba karpuz lamba alev lambası elektron lambası gaz lambası ışıntı lambası idare lambası ikaz lambası karpit lambası lüks lambası neon lambası petrol lambası pürmüz lambası sinyal lambası sis lambası spot lambası stop lambası tepe lambası trafik lambası yağ lambası Petrol gibi yanıcı bir madde yakarak ya da elektrik akımıyla içindeki teller akkor durumuna geçerek ışık veren alet Radyo ve televizyonlarda kullanılan havası boşaltılmış ya da içine düşük basınçlı bir gaz doldurulmuş cam seramik ya da çelikten ampul Kapı pencere kenarlarına açılan genellikle dik açılı girinti )
- LAMBA ile LAMBALAR ile ABAJUR
( LAMP vs. LAMPS vs. LAMPSHADE )
( مشکوه ile مشکات ile مصباح ile چراغ ile مصابيح ile آباژور )
( MOSHKUH ile MOSHKAT ile MASBAH ile CHARAGH ile مصابيح ile ABAZHOR )
- LAMBA[Yun.] ile STROBOSKOP[Fr.]
( Petrol gibi yanıcı bir nesne yakarak ya da elektrik akımıyla içindeki teller akkor durumuna geçerek ışık veren araç. | Radyo ve televizyonlarda kullanılan, havası boşaltılmış ya da içine düşük basınçlı bir gaz doldurulmuş cam, seramik ya da çelikten ampul. | Kapı, pencere kenarlarına açılan, genellikle dik açılı girinti. İLE Dönme ve titreşim hareketi yapan bir nesneyi, kısa ve eşit aralıklarla aydınlatmaya yarayan araç. )
- LAMBADA ile LAMBADA DANSI
- LAMBADA ile/||/<> LAMBADA DANSI
- LAMBADER[Fr. < LAMPADAIRE] değil/yerine AYAKLI LAMBA
( Genellikle odanın köşelerine konulan. )
- LAMBDA HYPERON[İng.] / HYPÉRON LAMBDA[Fr.] / LAMBDAHYPERON[Alm.] ile/değil/yerine/= LAMBDA HİPERONU
- LAMBDA POINT[İng.] / POINT LAMBDA[Fr.] / LAMBDAPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= LAMBDA NOKTASI
- LAMBDA[İng.] ile/değil/yerine/= LAMBDA
- LAMBRİ | AĞAÇ KAPLAMA ile/||/<> AĞAÇ KAPLAMA
( Konut duvarlarını yalıtma ve güzelleştirme amacı ile ağaç ya da ağaç ürünlerinden faydalanarak kaplamak İnce tahta latalar ile yapılan duvar kaplaması Mermer benzetlemesi duvarlar için de bu sözcük kullanılır ağaç kaplama )
( WAINSCOT )
( BOISERIE | LAMBRIS )
( TÄFELUNG | TÄFELWERK )
( LAMINA )
- LAMELLA[İng.] / LAMELLE[Fr.] / LAMELLE, BLÄTTCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= LAMEL
- LAMELLE[Alm. < LAMELLE] ile/değil/yerine/=/||/<> LAMA
( Küçük maden ya da cam şerit )
- LAMINA[İng.] ile/değil/yerine/= KATMAN
- LAMİNARYA[Lat. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> LAMİNARYA
( Bütün denizlerde yetişen sarı ya da esmer renkte emici köklerle kayalara tutunan uzun şeritler durumunda bir deniz yosunu Laminaria )
- LAMİNARYA/LAMİNARYA[Lat. < ] ile/||/<> SFAGNUM/SFAGNUM[Lat. < ]
( Bütün denizlerde yetişen sarı ya da esmer renkte emici köklerle kayalara tutunan uzun şeritler durumunda bir deniz yosunu Laminaria )
- LÂMİSE | DUYARGA ile/||/<> DUYARGA
( Böceklerde ya da omurgasız başka bazı hayvanlarda bir ya da iki çift bulunan boynuzumsu duyu örgenciği karşılık anten Çeşitli eklembacaklı hayvanların başlarında bulunan ve eklemlerden yapılmış olan duygu alma organı biyoloji zooloji Çeşitli eklem bacaklıların başlarında rotatorlarda ve balıklarda bulunan eklemlerden yapılmış bir çift duyu alma organı Anten Anten Anten )
( FEELER | ANTENNA )
( ANTENNE )
( FÜHLER | ANTENNE, FUHLER )
( ANTENNA | ANTENNA] | ANTENNA: DUYARGA )
- LÂMİSE | MÜTEHARRİK LÂMİSE | ANTENNE[Fr. < ANTENNE.] ile/||/<> ANTEN ile/||/<> DUYARGA
( duyarga fizik duyarga Bazı hayvanların baş bölgelerinde bulunan algılama organı duyarga Çeşitli eklem bacaklıların başlarında bulunan eklemlerden yapılmış bir çift duyu alma organı duyarga Böceklerde ya da omurgasız başka bazı hayvanlarda bir ya da iki çift bulunan boynuzumsu duyu örgenciği karşılık anten Çeşitli eklembacaklı hayvanların başlarında bulunan ve eklemlerden yapılmış olan duygu alma organı biyoloji zooloji Çeşitli eklem bacaklıların başlarında rotatorlarda ve balıklarda bulunan eklemlerden yapılmış bir çift duyu alma organı Anten Anten Anten )
( AERIAL | ANTENNA )
( ANTENNE )
( ANTENNA )
- LAMİSE[Ar. < LĀMİSE] ile/değil/yerine/=/||/<> DOKUNUM | DUYARGA
( dokunum duyarga )
- LANA[İng.] ile/değil/yerine/= LANA (YÜN)
- LANDSCAPE :/yerine MANZARA
- LANDUNG[İng.] ile/||/<> LANDUNG[Alm.] ile/||/<> KONMA
( Uzun atlamalarda uçuştan sonra vücudu yere indirme )
( LANDUNG )
( LANDUNG )
- LÂNETLEME" ile "KARALAMA"
( Dinlerde. İLE İdeolojilerde. )
- LANSE ETME ile/değil/yerine/= TANITMA
- LANTERNA[İt. < LANTERNA] ile/değil/yerine/=/||/<> LATERNA
( Kolu çevrilerek çalınan sandık biçiminde bir org türü )
- LAP ile LAPA ile LAPACI/LIK ile LAP LAP ile LAPA LAPA
- LAPA[Yun. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> LAPA
( Nişastalı tanelerin su ile kaynatılarak bulamaç kıvamına getirilmiş durumu Keten tohumu vb bitkilerin kaynatılmasıyla elde edilen sıcak olarak tülbent içinde vücuda dıştan uygulanan ilaç )
- LAPİNA ile KİKLA
( ... İLE Lapinagillerden, güzel renkli, 50 santimetre uzunluğunda bir balık. )
( ... cum LABRUS BERGGYLTA )
- LAPİNA ile LABROS[Lat.]
( Lapinagillerden, kayalık kıyılarda, sığ sularda yaşayan 25-35 cm. uzunluğunda, kırmızı benekli, mavi ya da yeşil balık. İLE Lapina balığının büyüğü. )
( CRENILABRUS PAVO cum ... )
- LAPİNA[Fr. < LAPINA] ile/değil/yerine/=/||/<> LAPİNA
( Lapinagillerden kayalık kıyılarda sığ sularda yaşayan santimetre uzunluğunda kırmızı benekli mavi ya da yeşil balık Crenilabrus pavo )
- LAPİNA ile/||/<> LAPİNA[Fr. < LAPINA]
( Crenilabrus pavo Kemiklibalıklar Teleostei takımının lapinagiller Labridae familyasından bir balık türü Uzunluğu 2535 cm Rengi yeşilsarı vücudu yassıdır Akdenizde yaşar zooloji Kemikli balıklar Teleostei takımının lapinagiller Labridae familyasından 2535 cm kadar uzunlukta yeşil sarı renkte vücudu yassı Akdenizde yaşayan bir tür Lapin R λαπίνα Rumcada λάπαιυα λάμπαινα olarak da geçer )
( WRASSE )
( CRÉNILABRE PAON | LAPINA )
( SCHWARZANGIGER LIPPFISCH | SCHWARZÄUGIGER LIPPENFISCH )
( CRENILABRUS PAVO | LABRUS MIXTUS )
( ΛΑΠΊΝΑ / λαπίνα )
- LAPLACE FORMULA[İng.] / FORMULE DE LAPLACE[Fr.] / LAPLACE-FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= LAPLACE FORMÜLÜ
- LAPON ile LAPONCA
- LARKSPUR[İng.] ile/||/<> SCHOENOCAULON OFFICINALE, DELPHINIUM STAPHISAGRIA[Lat.] ile/||/<> BİT OTU
( Türkiyede Ege ve Akdeniz bölgelerinde yetişen 30120 cm boyunda iki yıllık yapısında deflinin içeren düğün çiçeğigiller Ranunculaceae familyasından beyaz mavi mor çiçekleri bulunan hazeran bitkisi olarak da bilinen zehirli bir bitki hezaren çiçeği papaz otu İçerisindeki zehirli diterpenoit alkaloitler nedeniyle hayvanlarda zehirlenmelere neden olur Ölümler solunum felci ya da işkembe içeriğinin akciğere kaçması sonucu biçimlenir Ayrıca zehirli tohumları veteriner hekimlikte vücut parazitlerini öldürmekte ayrıca balık zehri olarak da kullanılır )
( LARKSPUR )
( SCHOENOCAULON OFFICINALE, DELPHINIUM STAPHISAGRIA )
- ...-LARLA ... ile/değil ...'YA GÖRE
- LARMOR FORMULA[İng.] / FORMULE DE LARMOR[Fr.] / LARMOR-FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= LARMOR FORMÜLÜ
- LARVA[Lat. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> KURTÇUK
- LARVA ile/||/<> LARVA[Lat.]
( 1 Ergin karakterlerini kazanmadan önceki genç hayvan 2 Tüm başkalaşım gösteren böceklerde yumurtadan çıkan ve pupa evresine girmemiş olan kanatsız genel olarak kurt biçimindeki evre Tırtıl kurtçuk Meydana geldiğinde ebeveynine benzemeyen canlı 1 Birçok zoolojik grupta görülen ilk gelişim evresi 2 Ergin karakterlerini kazanmadan önceki genç hayvan 3 Tam başkalaşım gösteren böceklerde yumurtadan çıkan ve pupa evresine girmemiş kanatsız genel olarak kurt biçimindeki evre 4 Böceklerin solucanların ve öteki metamorfoza sahip türlerin yaşam sikluslarında yumurtadan sonraki solucan ya da kurt benzeri evre 5 Helmint ve eklem bacaklıların fertil olmayan gelişim evresi kurtçuk )
( LARVA | LARVAE | LARVA, LARVAE, TADPOLES, MAGGOT, TADPOLE )
( LARVE )
( LARVE )
( LARVA:HAYALET )
- LARVA["LAVRA" değil!] ile/ve/||/<>/> PUPA ile/ve/||/<>/> IMAGO
( [İnsanda] EMBRİYON ile/ve/||/<>/> FETÜS ile/ve/||/<>/> HOMO SAPIENS SAPIENS )
(
)
( CATERPILLAR vs./and/||/<>/> CHRYSALIS vs./and/||/<>/> BUTTERFLY )
- LASAGNA[İt. < LASAGNA] ile/değil/yerine/=/||/<> LAZANYA
( Bir tür İtalyan makarnası )
- LASCİA[İt. < LASCIA] ile/değil/yerine/=/||/<> LAÇKA
( Gemi halatının gevşetilip boşa bırakılması Gevşemiş verimsiz duruma gelmiş düzeni bozulmuş )
- LASERASYON/LACERATION[İng.] ile/değil/yerine/= PARÇALI YARALANMA/YIRTILMA
- LAST UNIVERSAL COMMON ANCESTOR[İng.] ile/değil/yerine/= SON EVRENSEL ORTAK ATA (LUCA)
( Dünya üzerinde var olan tüm canlıların en son ortak atası. İlkin formun hayatta kalıp, soyunu devam ettirmeyi başarmış olan torunudur. İlkin formdan türeyen diğer soy hatları zaman içinde tamamen yok olduğundan dolayı bugün yaşam ağacında tüm canlıların en son ortak atası olduğu düşünülmektedir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- LASTA[Hollanda dilinden] ile ...
( Gemi yüklerine uygulanan ağırlık ölçüsü birimi. Geminin alabildiği yük. | Kuzey Avrupa'da kullanılan, 2000 kg.'a yakın gemi yüklerine ve büyük miktardaki ticaret mallarına değer biçmeye yarayan kütle ölçü birimi. )
- LASTA[Fr. < LASTA] ile/||/<> BİR GEMİNİN ALABİLDİĞİ YÜK MİKTARI
( bir geminin alabildiği yük miktarı İtal lasta lasto unit of measure of tonnage last laste Fel last )
( LASTA | LAST )
( LASTA )
- LASTA[Fr. < LASTA] ile/değil/yerine/=/||/<> LASTA
( Kuzey Avrupa da kullanılan kilograma yakın gemi yüklerine ve büyük miktardaki ticaret mallarına değer biçmeye yarayan kütle ölçü birimi )
- LAT. AQUA REGIA[İng.] ile/||/<> EAU RÉGALE[Fr.] ile/||/<> KÖNIGSWASSER[Alm.] ile/||/<> ALTIN SUYU
( Bir bölüm HNO3 ve üç bölüm HCI asitlerinden oluşan Pt Au gibi soy metalleri çözebilen güçlü yükseltgen çözücü Kıral suyu da denilmektedir )
( LAT. AQUA REGIA )
( EAU RÉGALE )
( KÖNIGSWASSER )
- LATA[İt. < COCOLETTA SÖZÜNDEN] ile/değil/yerine/=/||/<> LATA
( Osmanlılarda ilmiyenin giydiği bir üstlük türü )
- LATA[İt.] ile ...
( Osmanlılar'da, ilmiyenin giydiği bir tür üstlük. )
- LATA[Alm.] ile LATA[İt.]
( Dar ve kalınca tahta. İLE Osmanlı'larda, ilmiyenin giydiği bir tür üstlük. )
- LATA ile/||/<> LATA[İt. < COCOLETTA SÖZÜNDEN | İT. < LATTA]
( Osmanlılarda ilmiyenin giydiği bir tür üstlük giysi I Ceket Senirkent Isparta II Kalın tahta Aksaray Niğde İtal latta Venedik lata ledge German kökünden gelen bu söz birçok Akdeniz dilinde de kullanılır lata latte KAfrika latta Cezayir lâṭa lâṭṭa Mısır lāṭa )
( LATA )
( COCOLETTA SÖZÜNDEN | LATTA )
- LATA ile LATALI ile LATASIZ
- LATANİER[Fr. < LATANIER] ile/değil/yerine/=/||/<> LATANYA
( Bazı türleri evlerde süs bitkisi olarak yetiştirilen bazı türlerinden de dokumalık iplik elde edilen bir tür palmiye Latania rubra )
- LATE ACCESS[İng.] ile/değil/yerine/= GEÇ ULAŞMA
( Ölü hayvan gövdesini tüketmede ilk değil de daha sonraki sıralarda yer alarak kaynak elde etme. Geç ulaşan yırtıcılar, ölü hayvan gövdesine ilk ulaşan yırtıcılarla avın türü ve büyüklüğüne bağlı olarak (et, ilik, beyin gibi) farklı miktar ve çeşitlilikte kaynak elde ederler.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- LATER :/yerine DAHA SONRA
- LATERALİZASYON/LATERALIZATION[İng.] ile/değil/yerine/= YANLAŞMA
- LATERNA ile LATERNACI/LIK
- LATİFE, Ç.LETAİF | ŞAKA ile/||/<> TAKILMA
( Güldürmek amacıyla birilerini kırmaksızın şaşırtmak ya da aldatmak için söylenen söz koşuk takılma )
- LATİFE | TAKILMAK ile/||/<> TAKILMA ile/||/<> TAKILMAK
( 1 Sataşmak söz atmak 2 Rolünü şaşırmak duraksamak unutmak Amacı alçaltma ve aşağılama olmayan şaka alay güldürücü fıkra şaka Argo 1 Rolünü şaşırmak unutmak 2 Sataşmak söz atmak )
- LATİFE[Ar. < LAṬĪFE] ile/değil/yerine/=/||/<> ŞAKA
- LATİFUNDİA[Fr. < LATIFUNDIA] ile/değil/yerine/=/||/<> LATİFUNDİA
( İlkel yöntemlerle ve düşük verimle işletilen geniş tarım alanları )
- LATİFUNDİA ile LATİFUNDİACILIK
- LATİNCE ile LATİN AMERİKA
( LATIN vs. LATIN AMERICA )
( لاتين ile زبان لاتين ile لاتيني ile آمريکاي لاتين ile امريکاي لاتين )
( LATYNE ile ZABAN LATYNE ile لاتيني ile AMARYKAY LATYNE ile EMRYKAY LATYNE )
- LATOYA ile LATOYA RAMİREZ
( LATOYA vs. LATOYA RAMIREZ )
( لاتويا ile لاتويا راميرز )
( لاتويا ile لاتويا راميرز )
- LATRİNA[Lat.] ile/ve/||/<>/< LAVATRİNA[Lat.]
( Tuvalet. İLE/VE/||/<>/< Banyo[< yıkanmak]. )
- LATTA[İt. < LATTA] ile/değil/yerine/=/||/<> LATA
( Dar ve kalınca tahta )
- LATTE[Fr.] ile/||/<> LÂTA
( tarım )
( LATTE )
- LAUBALİYANE[Ar. < LĀʾUBĀLĪ + Fars. -ĀNE] ile/değil/yerine/=/||/<> SAYGISIZCA
- LAUTE[Alm. < LAUTE] ile/değil/yerine/=/||/<> LAVTA
( Mızrapla çalınan gövdesi uttan küçük bir çalgı )
- LAV ile LAVA ile LAV SİLAHI ile LAV TAŞMASI
- LAVA[İt. < LAVA] ile/değil/yerine/=/||/<> LAVA
( Herhangi bir yere yanaşmış filikanın kürek çekmeksizin ilerlemesi için verilen buyruk )
- LAVAJ/LAVAGE[İng.] ile/değil/yerine/= YIKAMA
- LAVANDA[İt. < LAVANDA] ile/değil/yerine/=/||/<> LAVANTA
( lavanta çiçeği lavanta mavisi Lavanta çiçeğinden yapılan ispirtolu esans )
- LAVANTA ÇİÇEĞİ ile/||/<> KARABAŞ LAVANTA
( Ballıbabagillerden mavi ya da mor renkli çiçekleri koku sanayisinde kullanılan bir bitki Lavandula angustifolia )
( LAVANDULA ANGUSTIFOLIA cum/||/<> LAVANDULA OFFICINALIS cum/||/<> LAVANDULA VERA cum/||/<> LAVANDULA LATIFOLIA cum/||/<> LAVANDULA STOECHAS cum/||/<> LAVANDULA DENTATA )
- LAVANTA ile/||/<> LAVANDE OFFICINALE, LAVANDE VRAI, LAVANDE FEMELLE[Fr.] ile/||/<> LAVANDULA VERA[Lat.] ile/||/<> LAVANTA ÇİÇEĞİ
( lavanta çiçeği Ballıbabagiller Labiatae familyasından çok yıllık tabanda çalımsı siyahımsı mor renkli çiçekleri olan hoş kokulu batı Akdeniz kökenli bir tür botanik )
( LAVENDER )
( LAVANDE )
( LAVENDEL )
( LAVANDULA ANGUSTIFOLIA )
( LAVANDA )
- LAVİ ile/||/<> WASH-TINT, WASH DRAWING, TINTED DRAWING[İng.] ile/||/<> YALAMA
( güzelsanatlar Üzerine suluboya sepya ya da sulandırılmış çini mürekkebi çekilmiş resim )
( WASH-TINT, WASH DRAWING, TINTED DRAWING )
- LAVTA[Yun. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> EBE | TUTÇEK
( ebe Erkek doğum hekimi tutçek )
- LAVTA[Alm. < Ar.] ile LAVTA[İt.]
( Mızrapla çalınan, gövdesi uddan küçük bir çalgı. İLE Ebe. | Doğacak çocuğu, ana rahminden çekmeye yarayan araç. | [eskiden] Erkek doğum uzmanı. )
- LAVTA ile LAVTACI/LIK
- LAW :/yerine YASA
- LAWSUIT :/yerine DAVA
- LAYİHA ile/değil/yerine/= GÖRÜŞÇE
- LAYİHA[Ar. < LĀYİḤA] ile/değil/yerine/=/||/<> LAYİHA
( kanun layihası Herhangi bir konuda bir görüş ve düşünceyi bildiren yazı tasarı )
- LAZ ile LAZA
- LAZA ile/||/<> BAL KOYMAYA YARAYAN KÜÇÜK TEKNE
( bal koymaya yarayan küçük tekne Kökenini bilmiyoruz Türkçede bal teknesine şaful adı da verilir )
- LASER INDUCED FUSION[İng.] / FUSION INDUITE PAR LASER[Fr.] ile/değil/yerine/= LAZERLE UYARILMIŞ KAYNAŞMA
- LEBDERYA[Fars. < LEB + DERYĀ]/LEBİDERYA ile/değil/yerine/=/||/<> DENİZ KENARI
( Deniz kenarı )
- LEÇE ile/||/<> TAŞLI TARLA
( taşlı tarla Kökenini bilmiyoruz )
- LED ile/||/<> AKKOR LAMBA
( Yarıiletken eklemde elektriğin doğrudan ışığa çevrilmesiyle çalışır; çok az ısı üretir, verimi yüksek ve ömrü uzundur. @@ İçindeki telin akımla ısıtılıp akkor hâle gelmesiyle ışır; enerjisinin büyük bölümü ışık değil ısı olur, verimi düşüktür. İlki elektronik, ikincisi ısıl bir süreçtir. )
( Formül: p-n junction ~ Tungsten filament )
- LEE'S FORMULA[İng.] / FORMULE DE LEE[Fr.] / LEE-FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= LEE FORMÜLÜ
- LEGA ile ...
( Papalık elçisi. )
- LEKE | İFTİRA/KARA ile/||/<> SİYAHLIK | LEKE/KARARTI
( karaağaç kara ağızlı karaardıç karaasma karabacak Karabağlar kara baht karabakal karabaldır karabalık karaballık karabasan karabaş karabatak karabiber karaborsa kara boya karabuğday karabulut kara bulut karaburçak kara cahil karaciğer kara cümle karaçalı karaçam Karaçay karaçayır kara çıyan karaçöpleme karadağlı kara damaklı karadavar kara delik karadul karadut kara düzen kara elmas kara et Karaevli karafatma kara fırın karagevrek karagöz Karagöz karagül kara gün karagürgen kara haber karahalile Karahanlı karahindiba karahumma karaiğne karakabarcık karakaçan karakafes kara kalem kara kaplı kitap karakarga karakaş karakavak karakavuk karakavza karakeçi kara kehribar karakılçık kara kış kara koca karakoncolos kara kovan karakucak karakul karakulak kara kullukçu kara kuru kara kusmuk karakuş karakutu kara kuvvet karalahana karaleylek kara liste kara maşa kara mizah kara nokta kara para kara pazar karasakız kara sarı kara sevda karasığır karasinek karasu kara su karataban kara tahta kara talih karatavuk kara toprak kara tren karaturp kara yağız karayaka karayandık karayanık kara yas kara yazı kara yazılı kara yazılılık kara yel karayemiş kara yer karayılan kara yüz acıkara ağzı kara bağrıkara bağrı kara bahtı kara baldırıkara baştankara baştan kara gönlü kara gözü kara incekara karnıkara karnı kara kıçtankara sırtıkara yağlı kara yanıkara yüzü kara fil dişi karası horozkarası kalecikkarası papazkarası sergikarası tavukkarası yürek karası yüz karası En koyu renk siyah ak beyaz karşıtı Bu renkte olan Esmer olan Kötü uğursuz sıkıntılı olan leke iftira )
- LEKELEMEK ile LEKELENMEK ile LEKELETMEK ile LEKE ile LEKECİ/LİK ile LEKELİ ile LEKESİZ/LİK ile LEKECİ KİLİ ile LEKELİ HUMMA
- LEKENDE ile/ve OYULGA
( Kaba dikiş. İLE/VE El ile yapılan gelişigüzel/eğreti dikiş. )
- LEM ile/ve LEMMÂ
( Olasılık. İLE/VE Hiç! )
( Fiil-i muzârinin başına gelerek nunsuz sıgaların sonunu sessiz kılar. )
( Fiil-i muzârinin başına gelerek nunlu sıgaların nunlarını düşürür. )
- LEM'A[Ar.] ile/ve BALG/BALK
( Parıltı, parlayış. İLE/VE Ufukta görülen parıltı. )
- LEMEAN, GAZIŞI | IŞILDAMA ile/||/<> IŞILDAMA
( TV Herhangi bir cismin yüksek sıcaklık akkorluk dışında herhangi bir nedenle ışık yayması özelliği gazışı 2 Bir özdeğin kendi kendine ışık vermesi eylemi Kimi özdeciklerin yüksek sıcaklık yerine ışınımlarla dövülmesinden kaynaklanan ışık akımı Bazı maddelerin ışınımlandıkları sırada ışınlı bir ışınım yaymaları )
( LUMINESCENCE | LUMINESCENCE / LÜMINESANS )
( /UMINESCENCE | ÉMETTRE UNE LUMINESCENCE | LUMINESCENCE | LUMINESCENCE / LÜMINESANS )
( LUMINESZENZ | LUMINESZIEREN, LEUCHTEN )
- LEMEÂT[Ar. < LEM'A] ile LEMEHÂT[Ar.]
( Parıltılar, parlayışlar. İLE Bir kezlik bakışlar, bir göz atışlar. )
- LEMMÂ[Ar.] ile LEM[Ar.]
- -LEMMA ile/||/<> MENİNG-/MENİNGO- ile/||/<> -PHYLAC/PHYLACT-
( Kılıf, koruyucu zar, membran. İLE/||/<> Membran, meningsler. İLE/||/<> Korunma, savunma. )
- LEMUR ile MİRZA
- LEMUR ile SİFAKA
( ... İLE Sifakalar, primatlar takımının lemur ailesindendir. Lemurlar, dünyada sadece Madagaskar adasında yaşarlar. Lemur, Latince'de, "hayalet" demektir. Madagaskar yerlileri, lemurların, ölmüş kişilerin hayaletleri olduğuna inanır. Lemurların ortak özelliği, gövdelerinin maymuna, yüzlerinin ise köpeğe benzemesidir. Sifakalar, otoburdur. Sifakaların da içinde bulunduğu indrigiller alt ailesinin ortak özelliği, bu hayvanların dikey tırmanıcı ve atlayıcı[vertical clinger and leaper] olmasıdır.
İndrigillerin hepsi, çok iyi birer sıçrayıcıdır. 15 metre kadar ileri sıçrayabilirler. Sıçrarken arka ayaklarını kullanırlar ve yine arka ayakları üzerine iniş yaparlar. İndrigiller, yerde arka ayakları üzerinde zıplayarak ilerler.
Hiçbir maymun türü, indrigiller kadar sıçrayamaz. İndrigillerin kollarında, dirseklerinden bellerine kadar uzanan deriden kanatçıkları vardır. Bu, onların havada süzülmelerine ve yön değiştirmelerine yardımcı olur.
Sifakalar, indrigiller arasında en ünlü olanıdır ve en iyi sıçrayandır. Sifakaların boyları, ayağa kalktığı zaman 50-60 cm.yi bulur. Ağaçtan ağaca, uçarcasına hareket ederler. Madagaskar'da, hiçbir yırtıcı hayvan onları yakalayamaz. )
(
)
- LEMUR ile SPAKA
- LENDUHA ile ...
( Çok iri ve kaba şey. )
- LENF ile LENFA
- LENFATİK SİSTEM[İng. LYMPHATIC SYSTEM] ile/||/<> EŞ ANLAMLAR: FİL HASTALIĞI[İng. LYMPHEDEMA]
( Vücuttaki doku sıvısının (lenf) dolaşımını sağlayan bir ağ sistemidir. Lenf; dokulardaki gözeler tarafından üretilen atık maddeler, fazla sıvı ve bağışıklık gözelerini içeren bir sıvıdır. Lenfatik sistem; lenf damarları, lenf düğümleri ve lenfoid organlardan oluşur. @@ Latince
Lymphedema
Almanca
Lymphödem
Fransızca
Lymphœdème
Lenfödem ya da Fil Hastalığı, lenfatik sistemi oluşturan lenf damarlarının tıkanması ya da hasar görmesi sonucu lenf sıvılarını boşaltmaması ya da biriken sıvıların drene edilememesi sonucu oluşan doku şişmesidir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- LENFOMA[Fr. < LYMPHOMA] ile/||/<> LÖSEMİ ile/||/<> SARKOM
( Lenfoyit doku kanseri. @@ Lenfositlerin neoplastik bozukluğu. )
( LYMPHOMA | LEUKEMIA | SARCOMA~LEUKEMIA~SARCOMA )
( LYMPHOMA | LEUKEMIA | SARCOMA~LEUKEMIA | LEUCÉMIE~SARCOMA | SARCOME )
( LYMPHA: SU~...~SARCOMA )
( LYMPHOMA | LEUKEMIA | SARKOMA~LEUKEMIA~SARKOMA )
( LINFOMA~LEUCEMIA~SARCOMA )
( ΛΈΜΦΩΜΑ / λέμφωμα~ΛΕΥΧΑΙΜΊΑ / λευχαιμία~ΣΆΡΚΩΜΑ / σάρκωμα )
- LENFOMA ile/||/<> LENF KANSERİ
- LENFOMA ile/||/<> LENFOMA[Fr. < LYMPHOMA]
( Lenfoyit doku kanseri Lenfositlerin neoplastik bozukluğu )
( LYMPHOMA | LEUKEMIA | SARCOMA )
( LYMPHOMA | LEUKEMIA | SARCOMA )
( LYMPHOMA | LEUKEMIA | SARKOMA )
( LYMPHA: SU )
( LINFOMA )
( ΛΈΜΦΩΜΑ / λέμφωμα )
- LENGALENGA ile ...
( Muz, patates ve Burundi ıspanağı ile hazırlanan bir lapa. [Burundi'nin en tipik yemeği] )
- LEPİSKA[SLAVCA [LEİPZİG][YER ADI] ile/değil/yerine/=/||/<> LEPİSKA
( Leipzig şehrinde üretilen ipek Uzun sarı ve yumuşak saç )
- LEPRA[Yun. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> CÜZZAM
- LEPTONIC DECAY[İng.] / DÉSINTÉGRATION LEPTONIQUE[Fr.] / LEPTONISCHER ZERFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= LEPTONİK BOZUNUM/BOZUNMA
- LEŞ KARGASI ile/||/<> KUZGUN ile/||/<> EKİN KARGASI ile/||/<> KÜÇÜK KARGA ile/||/<> EV KARGASI
( Kargagillerden Avrupa ve Asyada orman çayır ve bahçelerde yaşayan başı kara vücudu kül rengi bir kuş Corvus cornis Asalak birinin üzerinden çıkar sağlayan )
( CORVUS CORNIS cum/||/<> CORVUS CORAX cum/||/<> CORVUS FRUGILEGUS cum/||/<> CORVUS MONEDULA cum/||/<> CORVUS SPLENDENS )
- LEŞÇİL AKBABA ile/||/<> TEPELİ AKBABA
( Akbabagillerden başı ve boynu çıplak olan dağlık yerlerde yaşayan leşle beslenen çok yüksekten uçarak keskin gözleriyle çok uzakları görebilen iri ve yırtıcı bir kuş kerkes Vultur monachus Yaşı ilerlemiş ihtiyarlamış kimse Çıkarı için başkalarını sömüren fırsatçılık eden )
- LEŞÇİL ile LEŞÇİL AKBABA
- LESEPASE ile/ve PRATİKA
( Sınırı geçmek için verilen yazılı izin. İLE/VE Gemilere verilen giriş ve çıkış izni. )
- LESSER WHITE-FRONTED GOOSE[İng.] ile/||/<> OIE NAINE[Fr.] ile/||/<> ANSER ERYTHROPUS[Lat.] ile/||/<> ZWERGGANS[Alm.] ile/||/<> KÜÇÜK SAKARCA
( Kuşlar Aves sınıfının kazlar Anseriformes takımın ördekgiller Anatidae familyasından İskandinavya ve Rusyanın kuzeyinde kuluçkaya yatan Doğu Avrupa Balkanlar Baltık Denizinin güney sahilleri Hazar Denizinin güneyinde İran Mısır Türkistan Hindistan ve de Türkiyenin Ege sahilleri ile Trakyada kışlayan bataklık göl ve sulak çayırlar bulunan ya da orta yükseklikteki alanlarda yaşayan bir kuş türü Ak alınlı küçük kaz cüce kaz )
( LESSER WHITE-FRONTED GOOSE )
( OIE NAINE )
( ZWERGGANS )
( ANSER ERYTHROPUS )
- LETARJİ ile LİOPELMA
- LETONCA ile/||/<> LETÇE
- LEV ile LEVA
( Romanya para birimi. İLE Bulgar para birimi. )
- LEVA[BULGARCA] ile/değil/yerine/=/||/<> LEVA
( Bulgaristan ın para birimi )
- LEVHA[Ar.]/TABELA[İt. < TABELLA] ile ARMADURA[İt. < ARMATURA]
( Bir yere asılmak için yazılmış yazı, safiha. Üzerinde tanıtıcı, belirtici bir yazı, açıklama, işaret ya da resim bulunan, tahta ya da sac parçası. | Hastahane, yatılı okul, askerî birlik gibi toplu yemek verilen yerlerde, günlük yemek için çıkarılan erzakın türünü, miktarını gösteren çizelge. | Hastahanelerde her hastanın gündelik yemek ve ilacının yazıldığı kâğıt. İLE Gemide direklere takılı halatları bağlamak için küpeştenin iç tarafında bulunan delikli ve çubuklu levha. )
- LEVHA ile ...
( Levha, serlevha, başlık. Küçüğüne kıt'a. )
- LEVHA[Ar.] ile ANTERLİN/ENTERLİN[Fr.]
( ... İLE Basımcılıkta, satır aralarını denkleştiren ince kurşun levha. )
- LEVHA ile LEVHACI/LIK
- LEVHA[Ar. < LEVḤA] ile/değil/yerine/=/||/<> TABLO | TABELA
( alçı levha serlevha reklam levhası sayı levhası Bir yere asılmak için yazılmış yazı tablo tabela Yer kabuğunu oluşturan parçalardan her biri )
- LEVI-CIVITA ile/||/<> CHRİSTOFFEL ile/||/<> KOVARYANT
( Manifoldlarda paralel taşıma. )
( Formül: Γ^k_ij = (1/2)g^kl(∂_ig_jl + ∂_jg_il - ∂_lg_ij) )
- LEYL ile LEYL-İ SECÂ
( Gece. İLE Tam kararmış gece. )
- LEYLÂ LEYLÂ ve/> MEVLÂ MEVLÂ
- LEYLÂ'[Ar.] ile Leylâ'[Ar.]
( Çok karanlık gece. | Arabî ayların son gecesi. İLE Leylâ ile Mecnûn öyküsünün kadın kahramanı. )
- LEYLÂ ile/ve/||/<>/> MEVLÂ
- LEYLEK ile TURNA
( ... İLE Japon kültüründe, 1000 yıllık uzun bir yaşamı simgeler. )
( LAKLAK ile ... )
( LEGLEG ile BÂTİR )
( STORK vs. CRANE )
( CICONIA CICONIA cum GRUS GRUS )
- LİBÂ = ELBİSE | HIRKA
( ELBİSE | HIRKA )
- LİBBRA[İt. < LIBBRA] ile/değil/yerine/=/||/<> LİBRE
( Yarım kilogramlık bir ağırlık ölçü birimi )
- LİBRE[Fr.] ile/||/<> LİBRE[İt. < LIBBRA]
( 453 592 gramlık bir ağırlık ölçü birimi )
( LIBRE )
( LIBBRA )
- LIXIVIATION; LEACHING[İng.] ile/değil/yerine/= LİÇ, YIKAMA
- LİF | FİBER[Fr. < FİBER] ile/||/<> HUMMA
( Humma. @@ )
( FIBER | FEVER~FEVER )
( FIBER~FIÈVRE )
( FIBRA~FEBRIS )
( FASER~FIEBER )
( FIBRA~FEBBRE )
( ΊΝΑ / ίνα~ΠΥΡΕΤΌΣ / πυρετός )
- LİF ile SUNTA ile LİFLEŞTİRMEK
( FIBER vs. FIBERBOARD vs. FIBERIZE )
( ليف الياف ile ليفک ile الياف پارچه ile ورقه فيبر ile فيبر کردن ile ليفي کردن )
( LEYFE ALYAF ile LEYFAK ile ALYAF PARCHEH ile ورقه فيبر ile FEYBAR KARDAN ile LEYFEY KARDAN )
- LİG ile LİGA
- LİGA[İt. < LIGA] ile/değil/yerine/=/||/<> LİGA
( Üç deniz mili uzunluğunda bir ölçü birimi )
- LİGATURA/LİKADURA ile ...
( Gemide kullanılan bir ip. )
- LIĞLANMA ile/||/<> ALÜVYONLAŞMA
( alüvyonlaşma )
- LİHÂ'[Ar.] ile LİHÂ[Ar. < LİHYE] ile LİHÂ[Ar. < LEHÂT]
( Ağaç kabuğu. İLE Sakallar. İLE Küçük diller. )
- LİKA' ile ...
( GÖRME, RASTGELİP KAVUŞMA, YÜZ YÜZE GELME | YÜZ, ÇEHRE )
- LİKA'["ka" uzun okunur] ile LÎKA[Ar.]
( Görme, rastgelip kavuşma. | Yüz, çehre. İLE Mürekkep hokkalarına konulan ham ipek, lök. )
- LİKA[Ar. < LĪḲA] ile/değil/yerine/=/||/<> LİKA
( Mürekkep hokkalarına konulan ham ipek )
- LİKOPEN:
DOMATESTE ile/ve/||/<>/> KAN VE DOKULARDA
( All-trans izomeri(all E-izomeri)[%90'a yakın oranda]. İLE/VE/||/<>/> Cis-izomeri(Z-izomeri). )
( Çiğ domateste bulunan likopen molekülü, "çizgi" biçimindedir. [Likopenin bağırsaklardan emilmesi ve kana geçmesi için uygun değildir.] İLE/VE/||/<>/> Kanda dolaşan likopen molekülü, "bükük" biçimdedir. )
( [Likopenin ...] Çizgisel biçimi, kümelenme ve kristalleşme eğilimi gösterir.[Emilmesini azaltır.] İLE/VE/||/<>/> Bükük biçimi, bağırsaklarda oluşan misellere kolayca geçer.[Emilimi daha fazla olur.] )
( [Miseller, yağların bağırsaklarda daha kolay emilmelerini sağlayan küçük damlacıklar biçimindeki oluşumlardır. Bağırsak gözeleri tarafından kolaylıkla alınır, şilomikron biçiminde paketlenir ve böylece kan dolaşımına geçerler.] )
( Domatesin pişirilmesi ve özellikle de bu işlem sırasında yağın da bulunması, çizgi biçimindeki moleküllerin bükük biçime dönüşmelerini kolaylaştırır.
Yapılan bir araştırmada, domatesin yağla beraber işlenmesiyle elde edilen domates sosu (cis-izomeri) yiyenlerin kanlarında, çiğ domates yiyenlere (all E-izomeri) göre daha fazla likopen bulunduğu tespit edilmiştir.
Z-izomerlerinin antioksidan etkileşimi de laboratuvar koşullarında all E-izomer biçimine göre çok daha yüksektir yani sağlığa daha yararlıdır. )
( Daha fazla likopen alabilmek için domatesin çiğ değil yağ ile birlikte pişirilmesi gerekiyor.
[Pişirme işlemi, başta C vitamini olmak üzere çoğu besin öğesinin de etkisinin azalmasına neden olur.]
Domatesin çiğ yenilmesi, hem de yemeklerle birlikte pişirilerek tüketilmesinde yarar vardır.
[Endüstri ürünü markalı sos, ketçap ya da salça kullanmamalıyız.] )
- LYCRA[İng.] ile/değil/yerine/= LİKRA
- LİKYA ile ...
( IŞIK ÜLKESİ )
- LİLA ile ...
( Oyun, şaka, bir ilâhi oyun olarak bakılan kozmos. Lila, Brahman'ın Mutlak gerçeğini temsil etmez. O ancak kısmi gerçektir ki gerçek olmayandan farklı değildir. Örneğin, buz kimilerine göre su, kimilerine göre ise buhar olarak tanımlanır fakat iki beyan da kısmen doğrudur. )
- LİMAKİ[Yun.] ile/||/<> KUNDURACILARIN KULLANDIĞI BIÇAK EĞESİ. (-ANKARA)
( Kunduracıların kullandığı bıçak eğesi Ankara )
- LIME[İng.] ile/||/<> LİME[Fr.] ile/||/<> TILIA[Lat.] ile/||/<> LINDE[Alm.] ile/||/<> IHLAMUR[Yun.]
( Ihlamurgiller Tiliaceae familyasından yaprakları almaşlı dizilişli çiçekleri kimoz durumlu taç ve çanak yaprakları beşer adet ve serbest nuks tipi meyveleri olan yapraklarını döken ağaçlar Rumeli ağızlarında fılamur filamur biçimi de kullanılır R φλαμοῦρι Linde Türkçe ıhlamur biçiminin iflamur ıflamur gibi ara duraklardan geçtiği anlaşılıyor Çağdaş diyalektlerde ıhlamura yöke adı verilir yöke Blk cöge jükö cüke śăka Bu yolda bilgi almak için ÊSTJa 1989 32 Moğolcaya da geçmiştir Ramstedt KWb 115a )
( LIME )
( LIME )
( LINDE )
( TILIA )
( ΦΛΑΜΟΥ͂ΡΙ / φλαμοῦρι )
- LIMITASYON/LIMITATION[İng.] ile/değil/yerine/= SINIRLAMA | KISITLAMA
- LIMITATION/DISADVANTAGE[İng.] ile/değil/yerine/= ILLIMITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= SINIRLAMA
( Mal giriş ve çıkışlarına kimi nedenlerle konan bağ ve koşullar, a, bk. kısıntı. @@ Sahne dekorunun üst bölümünü bezle ya da tahta perdeleri ile kapatma. @@ bk. tanım. @@ bk. tanımlamak. @@ @@ @@ bk. kısıtlamak@@Türlü nedenlerle, mal giriş çıkış bağışıklığına konan sınır. a. bk. giriş kısıntısı, çıkış kısıntısı, nicelik kısıntısı. @@ Dize ölçüsünü uygun getirmek için kimi sözcüklerin a) uzun ünlülerini kısaltma: Şah-şeh, rah-reh, mah-meh... b) Kimi harflerini düşürme: Ne edeyim-nidem, ki ola-k'ola: / Meydandaki baş içindir efser / Baş ver k'olasın bu yolda server (Şeyh Galip) )
- LIMITATION :/yerine SINIRLAMA
- LİMON/LİMUN[Fars. < LĮMŪN] ile/||/<> MANDALİNA/MANDARİNO[İt. < MANDARINO] ile/||/<> SATSUMA/SATSUMA[İng. < SATSUMA]
( limon asidi limon bahçesi limon esansı limon kabuğu limonküfü limon otu limon rengi limon sarısı limon suyu limon tozu limon tuzu tatlı limon yatak limonu Turunçgillerden metre yüksekliğinde kışın yapraklarını dökmeyen beyaz çiçekli bir ağaç Citrus limonum Bu ağacın sarı renkli kabuğu kokulu suyu ekşi meyvesi sulu zırtlak )
- LİMONADA[İt. < LIMONADA] ile/değil/yerine/=/||/<> LİMONATA
( limonata bardağı Su şeker ve limon suyundan yapılan şerbet )
- LIMONADE[İng.] ile/||/<> LİMONATA[İt. < LIMONADA]
( Organik ya da inorganik asitlerle hazırlanan şurup içeren adi ve gazlı olmak üzere iki çeşidi bulunan ekşi tadında sıvı ilaç biçimi )
( LIMONADE )
( LIMONADA )
- LİMONATA ile LİMONATACI/LIK ile LİMONATA BARDAĞI
- LİMONLAMAK ile LİMON/LUK ile LİMONİ ile LİMONCU/LUK ile LİMONLU ile LİMON OTU ile LİMON SUYU ile LİMON TOZU ile LİMON TUZU ile LİMON ASİDİ ile LİMON RENGİ ile LİMONİ HAVA ile LİMON ESANSI ile LİMON KABUĞU ile LİMON SARISI ile LİMON BAHÇESİ
- LİNÇ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İFŞÂ
- LİNEER CEBİR ile/||/<> LINEAR ALGEBRA[İng.] ile/||/<> ALGÈBRE LINÉAIRE[Fr.] ile/||/<> LINEARE ALGEBRA[Alm.] ile/||/<> DOĞRUSAL CEBİR
( Doğrusal uzayların ve doğrusal dönüşümlerin özelliklerini inceleyen cebir dalı )
( LINEAR ALGEBRA )
( ALGÈBRE LINÉAIRE )
( LINEARE ALGEBRA )
- LIPPICH PRISM[İng.] / PRISME DE LIPPICH[Fr.] / LIPPICHSCHES PRISMA[Alm.] ile/değil/yerine/= LİPPİCH PRİZMASI
- LİR ile/ve KİTARA
- LİRA ile/||/<> ...
( 1 Lira Lübnan Libya Mısır Suriye Ürdün ve Türkiyede kullanılan ulasal para birimi 2 libra Eski Romada bir ağırlık ölçüsü )
( LIRET )
( LIVRE )
( LIRA )
( LIRA )
( ΛΊΡΑ / λίρα )
- LİRA[İt. < LIRA] ile/değil/yerine/=/||/<> CUMHURİYET ALTINI | SARI LİRA
( ata lira sarı lira Yüz kuruş değerinde Türkiye nin para birimi teklik Suriye Mısır vb ülkelerin para birimi cumhuriyet altını sarı lira )
- LİRA ile LİRA[< İt. Altın para]
( Telli bir çalgı. @@ Yüz kuruş değerinde, Türkiye para birimi. )
- LİRA ile/||/<> LİRET
( 1. (Lira) Lübnan, Libya, Mısır, Suriye, Ürdün ve Türkiye'de kullanılan ulasal para birimi. 2. (libra) Eski Roma'da bir ağırlık ölçüsü. )
( LIRET~LIRET )
( LIVRE~LIRE )
( LIRA~LIRA )
( LIRA~LIRA )
( ΛΊΡΑ / λίρα~ΛΙΡΈΤΑ / λιρέτα )
- LISA ile/||/<> PULSAR TİMİNG ile/||/<> KAGRA
( Uzaya yerleştirilecek, milyonlarca kilometre aralıklı lazer kollarıyla düşük frekanslı kütle çekimi dalgalarını (dev karadelik birleşmeleri) yakalamayı amaçlayan uzay dedektörüdür. @@ Çok sayıda pulsarın sinyal varış zamanlarındaki minik düzensizliklerden en düşük frekanslı kütle çekimi dalgalarını arayan galaksi ölçekli dedektördür. @@ Yerdeki, kilometre ölçekli lazer girişimölçeriyle yüksek frekanslı dalgaları (yıldız karadelik ve nötron yıldızı birleşmeleri) ölçen dedektördür. Üçü farklı frekans bantlarında kütle çekimi dalgası arar: alçak, en alçak ve yüksek. )
( Formül: h ~ 10⁻²¹ )
- LİSTA[İt. < LISTA] ile/değil/yerine/=/||/<> LİSTE
( liste başı liste dışı kara liste tek liste iftihar listesi liberasyon listesi seçmen listesi yemek listesi Alt alta yazılmış şeylerin bütünü dizelge )
- LİSTE ile/||/<> LİSTE[İt. < LISTA]
( Yapılacak işlerin bölümlerini ve her bölümü gösteren örnekseme )
( SCHEDULE | LIST )
( LISTE )
( LISTA )
(1996'dan beri)