Bugün[11 Temmuz 2026]
itibarı ile 19.349 başlık/FaRk ile birlikte,
19.349 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(44/79)


- KUDEMA[Ar. < ḲUDEMĀ] ile/değil/yerine/=/||/<> KUDEMA

( eskiler Eskiliği bakımından ileri gelenler öne çıkanlar )


- KUDRET ve DEHÂ

( CAPABLE and GENIUS )


- KUDZU[Lat. PUERARIA MONTANA] ile ...

( Amerika'nın güney bölgelerinde. )


- KUELA ile KIRMIZI GAGALI KUELA

( ... İLE Dünya üzerindeki en geniş nüfusa sahip kuş türüdür. )

( )


- KUFASA[İng.] ile/değil/yerine/= KUFASA


- KÜFÜR ile/ve/<> İDDİA

( Küfürlerin büyük çoğunluğu aynı zamanda birer iddialardır. )


- KUĞU ile KOSKOROBA


- KUĞU ile/ve/değil TURNA

( Anadolu'da, kuğuya turna denilir. )

( ... ile/ve/değil KÜLENG )


- KUKA ile/||/<> DALYANLARDA KULLANILAN BİR ÇEŞİT KANCA

( dalyanlarda kullanılan bir çeşit kanca R κόκα forked tool made of cane used to catch sea urchins İtal cocca notch Sırpça kuka Bulgarca kúka hook ile Türkçe kuka arasındaki benzerlik düşündürücüdür kuka 1 )

( COCCA )

( ΚΌΚΑ / κόκα )

( KÚKA )


- KUKA ile/||/<> DANTEL VEYA NAKIŞ İPLİĞİ YUMAĞI

( dantel ya da nakış ipliği yumağı kŭka iplik yumağı Hırvat diyalektlerinden alındığı yolundaki görüş yanlıştır Yeni Yunanca κουκία bakla taneleri sözü ile de anlamca birleştirilemez )

( KŬKA )


- KUKA[Yun.] ile KUKA[Yun.]

( Dantel ya da nakış ipliği yumağı. | Taş, konserve kutusuna benzer nesnelerle oynanan bir çocuk oyunu. İLE Tespih vb. yapımında kullanılan, siyah ya da kahverenginde Hindistan cevizi kökü. | Bu kökten yapılan. )


- KUKA[Yun. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> KUKA

( Dantel ya da nakış ipliği yumağı Üst üste dizilen taş konserve kutusuna benzer nesnelerin top ile devrilmeye çalışılması suretiyle oynanan bir çocuk oyunu )


- KUKA[Yun. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> KUKA

( Tespih sigara ağızlığı vb nin yapımında kullanılan siyah ya da sütlü kahve renginde Hindistan cevizi kökü Bu kökten yapılan )


- KUKLA ile/||/<> KUKLA[Yun.]

( Kimi kez parmaklara takılarak kimi kez de iplerle ya da değneklerle oynatılan gösteri bebeklerine verilen ad kukla R κούκπα Meyere göre TürkSt 40 NeugrSt 3 33 Rumca κούκπαnın Latince pupuladan geldiği yolundaki açıklama kolaylıkla benimsenemez Meyer κούκπαyı Latince cucula Mütze Mönchskaputze biçimiyle birleştirmiştir Spies Puppentheater 712 Rumca κουκούκπαnın Kapuze Kappe olarak Anadolu ağızlarında ve Türkçede kukula biçiminde geçtiğini belirtmişse de Puppe kavramının nasıl geliştiğinin açık kaldığını da saklamamıştır Ancak bu kavramın kuklalara papaz başlığı giydirilmesiyle ilişkili olabileceği üzerinde durmuştur Andriotise göre EL 170 Rumca κούκπα Latince cuculadan kalmıştır Bulgarca Sırpça gibi Balkan dillerinde de kùkla olarak geçer )

( PUPPET | DUMMY )

( MARIONETTE )

( PUPPE )

( ΚΟΎΚΠΑ / κούκπα )


- KUKLA[Yun. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> KUKLA

( kukla hükûmet kukla oyunu kukla tiyatrosu Hareketli yerleri iplikle sanatçının parmaklarına bağlanarak ya da eldiven gibi bir kesiti kullanarak bir perdenin üzerinden oynatılan bez karton vb hafif nesnelerden yapılmış insan ve hayvan figürleri Ayakları olmayan alttan içine el sokularak oynatılan çeşitli nesnelerden yapılmış bebek Bu bebeklerle oynatılan oyun Başkasının etkisinde olan onun isteklerine göre davranan kimse )


- KUKLA ile/ve ROBOT


- KUKULETA[İt. < COCOLETTA] ile/||/<> ...

( yağmur soğuk ve rüzgâra karşı başa geçirilen giysiye dikili ya da ayrı olarak kullanılan başlık İtal cocolletta cocolla cowl hood )

( COCOLETTA | COCOLLETTA )


- KUKULETA ile KUKULETALI ile KUKULETASIZ


- KUKUMAV ile TAPERA

( ... İLE Bir tür küçük kukumav. )


- KUL ile KULA ile KULE ile KULP ile KULU ile KULELİ ile KULPLU ile KULPSUZ ile KUL CİNSİ ile KUL HAKKI ile KUL OĞLANI ile KUL YAPISI ile KUL KAHYASI ile KUL TAKSİMİ ile KUL KETHÜDASI ile KULPLU BEYGİR


- KULA (RENK) | KULA ile/||/<> KULA

( Özellikle Trobriand Dobu Woodlork adalarında yaşayan yerliler arasında uygulanan ve değiştirilen nesnenin ekonomik değerinden çok kişiye ve topluluğa kazandırdığı saygınlığı önemsenen değiştokuş düzeni )


- KULA ile Kula

( Gövdenin sarı ya da kirli sarı renkte, yele, kuyruk ve bacağın alt kısmındaki kılların koyu renkte olduğu at donu. | Bu renkte olan at. İLE Manisa iline bağlı ilçelerden biri. )


- KULAK ve VAJİNA:
Var oluş/ediş eşikleri.


- KULAK ve/= VAJİNA

( Düşüncenin başlangıcı/girişi. VE/= Gövdelenmenin başlangıcı/girişi. )

( İkisi de varoluşun başlangıcıdır. )

( SIMÂH ve/= FERÇ )


- KULAK/LIK ile KULAKLI ile KULAKÇI ile KULAKSIZ/LIK ile KULAK ZARI ile KULAK ERİMİ ile KULAK DEMİRİ ile KULAK KULAĞA ile KULAK MEMESİ ile KULAK TIKACI ile KULAK ÇİVİSİ ile KULAK KEPÇESİ ile KULAKLI SOMUN ile KULAK MİSAFİRİ ile KULAK SADAKASI ile KULAK ALTI BEZİ ile KULAK DOLGUNLUĞU ile KULAK TIRMALAYICI


- KULAKTAN DOLMA ile/||/<> KULAKTAN KULAĞA

( Yalnızca duyarak dinleyerek )


- KULAKTAN ile KULAKTAN DOLMA ile KULAKTAN KULAĞA


- KULA/KULAA" değil KULAĞA


- KÜLDÖSAK ile/||/<> DEAD END[İng.] ile/||/<> CUL-DE-SAC[Fr.] ile/||/<> BLINDORT[Alm.] ile/||/<> KÖR BACA

( DEAD END )

( CUL-DE-SAC )

( BLINDORT )


- KULLANMA ile/ve/değil/yerine İŞLEME


- KULLANMA ile/||/<> KULLANMA

( Bir düzgün deyimin bir nesneyi dile getirmek üzere ele alınması II Krş anma kaynak kullanımı )

( USE )

( GEBRAUCH )


- KULLANMA ile/ve/değil/<> YARARLANMA


- KULLANMAMA ile YADSIMA

( Nasıl kullandığınıza bağlıdır. )

( NOT TO USE vs. TO DENY )


- KULLARI İKNÂ ile VİCDÂNI İKNÂ


- KULPA ile/||/<> COWPLING[İng.] ile/||/<> COUPLAGE[Fr.] ile/||/<> KOPPLUNG[Alm.] ile/||/<> BAĞLAŞIM

( Salıngan yapılar arasında erke alışverişi ile etkileşimler oluşmasını sağlayan ilişki )

( COWPLING )

( COUPLAGE )

( KOPPLUNG )


- KÜLTE, SAHRE | KAYA ile/||/<> KAYAÇ ile/||/<> KÜLTE ile/||/<> TAŞ | KAYAÇ

( bk. kayaç. @@ (coğrafya) @@Bir ya da birkaç mineralin topluluğu olup, doğada büyük yerler tutan, yerkabuğunun yapı gereci. @@ Yerkabuğunu, katmanlar ya da yığınlar durumunda oluşturan, ayrımlı bileşim ve oluşumdaki katı özdeklerin tümüne verilen genel ad. @@ @@ ~ Az gaya. -Tkm gaya. -Bşk kaya. -Nog kaya. -Blk kaya. -Kmk yer. kaya. -Alt, Tel, Şor, Sag, Koy, Soy, Kaça kaya. -Tuv xaya. -Yak tās xaya. ~ Uyg kaya. -OT kaya. -Kıpçakçada kaya, xaya ve aya olarak geçer. Kökeni karışıktır. Budagov ve Radloff gibi sözlükçüler çokluk kaya'yı Moğolca qada biçimiyle karşılaştırmışlardır. Gombocz (NyK 35: 273-274; KSz 13: 31-32) kaya'yı Moğolca qada ile birleştirmiştir. Gombocz (NyK 35: 273) Krg kıya biçimini de saymıştı ancak daha sonra (KSz 13: 31-32) bu biçimi çıkarmıştı. bk. Ramstedt: KSz 15: 147. Räsänen (V 221) eski ve yeni diyalektlerde kaya biçimlerinin Moğolca qada'dan geldiğini öne sürmüşse de Türk diyalektlerinde -d-, -t-, ~ -δ- ve -z- ~ -y- ~ -r-'li biçimlerin geçmediğini göz ardı etmiştir. Çuvaşçada -r-'li bir biçimin geçmesi beklenirdi. Bundan başka Orta Türkçede salt kaya biçiminin kullanılması düşündürücüdür. O açıdan Doerfer'e göre (TMEN 1591) Türkçe kaya'nın Moğolca qada biçimiyle karşılaştırılması fonetik yönden olanaksızdır. Clauson (ED 674-675) Moğolca qada'nın 'kaya' anlamına geldiğini açıkladıktan sonra kaya'nın başlangıçta *kaδa olarak kullanıldığını sözlendirmiştir. *Kaδa'nın da 'a leaning object' olarak *kaδ- kökünden çıktığını tahmin etmiştir. Ne var ki Tuvaca ve Yakutçada xaya biçimi kullanılması Clauson'un açıklamasını doğrulamamaktadır. Leksika (96) Räsänen'in kaya'nın Moğolca qada'dan geldiği yolundaki savı üzerinde durmuş, içindeki ünsüzün -d- ~ -t- ~ -δ- ~ -z- ~ -y- ~ -r- yerine -y- olarak birleştirilmesinin, sözün Türk alanında geç bir tarihte yaygınlık kazandığına tanıklık ettiğini dile getirmiştir. Özellikle Çuvaşçada -r-'li bir karşılığa rastlanmadığı vurgulanmıştır. Bundan başka Hakas ve Tuva diyalektlerinde *xaza ve *xada yerine kaya biçiminin geçmesi çarpıcıdır. Leksika, Doerfer'in Türkçe kaya'nın Moğolca qada biçimiyle karşılaştırılmasını fonetik açıdan olanaksız saymasını göz önüne almamıştır. 'Kaya' olarak kullanılan Türkçe ve Moğolca biçimler Farsçaya geçmiştir (Doerfer: TMEN 269. 1591). )

( ROCKS | STONE~ROCKS | ROCH | ROCK~...~STONE )

( ROCHER | ROCHES | PIERRE~ROCHES | ROCHE | ROCHE, ROCHER~...~PIERRE | ROCHE )

( SAXUM~...~...~LAPIS )

( GESTEIN | STEIN~GESTEIN~...~STEIN )

( ROCCIA~ROCCIA~...~PIETRA )

( ΒΡΆΧΟΣ / βράχος~ΠΈΤΡΩΜΑ / πέτρωμα~...~ΠΈΤΡΑ / πέτρα )

( GAYA[Az.]~GAYA[Tkm.]~KAYA[Bşk.]~KAYA[Nog.]~XAYA[Tuv.]~TĀS XAYA[Yak.]~KAYA[Uyg.] )


- KÜLTE, SAHRE ile/||/<> KAYA ile/||/<> KAYAÇ

( kayaç coğrafya Bir ya da birkaç mineralin topluluğu olup doğada büyük yerler tutan yerkabuğunun yapı gereci Yerkabuğunu katmanlar ya da yığınlar durumunda oluşturan ayrımlı bileşim ve oluşumdaki katı özdeklerin tümüne verilen genel ad Az gaya gaya kaya kaya Blk kaya yer kaya Alt Tel Koy Kaça kaya xaya tās xaya kaya OT kaya Kıpçakçada kaya xaya ve aya olarak geçer Kökeni karışıktır Budagov ve Radloff gibi sözlükçüler çokluk kayayı Moğolca qada biçimiyle karşılaştırmışlardır Gombocz NyK 35 273274 KSz 13 3132 kayayı Moğolca qada ile birleştirmiştir Gombocz NyK 35 273 kıya biçimini de saymıştı ancak daha sonra KSz 13 3132 bu biçimi çıkarmıştı Ramstedt KSz 15 147 Räsänen V 221 eski ve yeni diyalektlerde kaya biçimlerinin Moğolca qadadan geldiğini öne sürmüşse de Türk diyalektlerinde d t δ ve z y rli biçimlerin geçmediğini göz ardı etmiştir Çuvaşçada rli bir biçimin geçmesi beklenirdi Bundan başka Orta Türkçede salt kaya biçiminin kullanılması düşündürücüdür O açıdan Doerfere göre TMEN 1591 Türkçe kayanın Moğolca qada biçimiyle karşılaştırılması fonetik yönden olanaksızdır Clauson ED 674675 Moğolca qadanın kaya anlamına geldiğini açıkladıktan sonra kayanın başlangıçta kaδa olarak kullanıldığını sözlendirmiştir Kaδanın da a leaning object olarak kaδ kökünden çıktığını tahmin etmiştir Ne var ki Tuvaca ve Yakutçada xaya biçimi kullanılması Clausonun açıklamasını doğrulamamaktadır Leksika 96 Räsänenin kayanın Moğolca qadadan geldiği yolundaki savı üzerinde durmuş içindeki ünsüzün d t δ z y r yerine y olarak birleştirilmesinin sözün Türk alanında geç bir tarihte yaygınlık kazandığına tanıklık ettiğini dile getirmiştir Özellikle Çuvaşçada rli bir karşılığa rastlanmadığı vurgulanmıştır Bundan başka Hakas ve Tuva diyalektlerinde xaza ve xada yerine kaya biçiminin geçmesi çarpıcıdır Leksika Doerferin Türkçe kayanın Moğolca qada biçimiyle karşılaştırılmasını fonetik açıdan olanaksız saymasını göz önüne almamıştır Kaya olarak kullanılan Türkçe ve Moğolca biçimler Farsçaya geçmiştir Doerfer TMEN 269 1591 )

( ROCKS | STONE )

( ROCHER | ROCHES | PIERRE )

( GESTEIN | STEIN )

( SAXUM )

( ROCCIA )

( ΒΡΆΧΟΣ / βράχος )

( GAYA[Az.]~GAYA[Tkm.]~KAYA[Bşk.]~KAYA[Nog.]~XAYA[Tuv.]~TĀS XAYA[Yak.]~KAYA[Uyg.] )


- KÜLTİVATÖR/CULTİVATEUR[Fr. < CULTIVATEUR] ile/||/<> PULLUK/PULLUK[BULGARCA]

( Toprağı yüzeyden işlemeye yarayan dişli alet )


- KÜLTÜR:
İNANÇ ile/ve/> DEĞER ile/ve/> KURAL ile/ve/> YASA

( ... İLE/VE/> ... İLE/VE/> ... İLE/VE/> Yaptırımı. )


- KÜLTÜRLENMEK ile KÜLTÜRSÜZLEŞMEK ile KÜLTÜRSÜZLEŞTİRMEK ile KÜLTÜR ile KÜLTÜRLÜ/LÜK ile KÜLTÜRSÜZ/LÜK ile KÜLTÜR GÖÇÜ ile KÜLTÜR ŞOKU ile KÜLTÜR AKIMI ile KÜLTÜRE ALMA ile KÜLTÜR ORTAMI ile KÜLTÜR SARAYI ile KÜLTÜR SİTESİ ile KÜLTÜR MANTARI ile KÜLTÜR MERKEZİ ile KÜLTÜR UÇURUMU ile KÜLTÜR ÇEVRESİ ile KÜLTÜR BİTKİLERİ ile KÜLTÜR VARLIKLARI ile KÜLTÜR BALIKÇILIĞI


- | (")KÜLTÜRLÜ(") ya da (")HOCA(") |
ile/değil/yerine/<>/>
BİLGE

( | Öğrenmeyi seven. YA DA Öğretmeyi seven. |
İLE/DEĞİL/YERİNE/<>/>
Hem öğrenmeyi seven, hem de öğretmeyi seven. )


- KULUÇKA[BULGARCA] ile/değil/yerine/=/||/<> KULUÇKA

( kuluçka devresi kuluçka devri kuluçka dönemi kuluçkahane kuluçka makinesi ön kuluçka Civciv çıkarmak amacıyla yumurtaya yatmış ya da yatmak üzere olan dişi kuş ya da kümes hayvanı gurk Bilim ve teknolojide araştırma geliştirme ve uygulama için hazırlık dönemi )


- KULUÇKA ile/||/<> KULUÇKA[BULG.]

( Dönüşüm oranı 1 den büyük olan işlem 1 Tek bir doğum ya da bir grup yumurtadan çıkan yavru ergin tarafından bakılan genç hayvan 2 İnkübasyon Embriyonun yumurtadan çıkması 1 Hastalık etkeninin vücuda girişiyle hastalık belirtilerinin meydana çıkışı arasında patojen mikroorganizmanın vücutta gelişimi 2 Mikropların kültür ortamında gelişmesi 3 Canlı doku parçasının kültür ortamında geliştirilmesi 4 Bir kuş embriyosunun yumurta içerisinde belli bir sıcaklıkta ve belli bir sürede gelişme dönemi kločka Gluckhenne )

( BREEDING | BROOD | HATCH | INCUBATION )

( SURRÉGÉNÉRATION | COURÉE )

( BRÜTEN | BRUT )

( INCUBARE: YATMAK )

( KLOČKA )


- KULUÇKA[Bulgarca]/GURK ile KULUÇKA[Bulgarca]

( Civciv çıkarmak amacıyla yumurtaya yatmış ya da yatmak üzere olan dişi kuş ya da kümes hayvanı. İLE Bilim ve teknolojide araştırma, geliştirme ve uygulama için hazırlık dönemi. )


- KULUÇKAYA YATIRMAK ile KULUÇKA ile KULUÇKA MAKİNESİ

( INCUBATE vs. INCUBATION vs. INCUBATOR )

( جوجه کشي کردن ile بر خوابش ile جوجه کشي ile ماشين جوجه کشي )

( JUJEH KESHY KARDAN ile BAR KHABESH ile JUJEH KESHY ile MASHYNE JUJEH KESHY )


- KUM ile KUMA ile KUMALI ile KUM OTU ile KUMASIZ ile KUM TAŞI ile KUM ÇÖLÜ ile KUM GRİSİ ile KUM OCAĞI ile KUM SAATİ ile KUM BALIĞI ile KUM HAVUCU ile KUM HAVUZU ile KUM KAMYONU ile KUM TORBASI ile KUM ENGEREĞİ ile KUM FIRTINASI ile KUM BALIĞIGİLLER


- KUMA ile/||/<> ...

( Yazma kenarına boncukla yapılan oya Senirkent Isparta Ağızlarda guma olarak da geçer Sart kuma Kar kuma Eski Kıpçakçada da kuma olarak geçer Kökenini bilmiyoruz Ancak eski diyalektlerde geçmediği ve çağdaş diyalektlerde dar bir alanda kullanıldığı göz önüne alınırsa yabancı bir dilden geldiği kolaylıkla tahmin edilebilir O bakımdan Moğolca kuma biçimi göz önünde tutulabilir Korece komadan geldiği yolundaki sav daha uzak bir olasılıktır a concubine Çuvaşça yămăx kız kardeş biçimiyle birleştirilmesi yanlıştır Schönig ML 156157 Erenin kumanın kökeninin bilinmediği yolundaki açıklamasını yanlış diye değerlendirmiştir Bununla birlikte Erenin Ramstedtin kumanın Çuvaşça yămăk kız kardeş biçimiyle birleştirilmesine yönelik eleştirisine katılmıştır Schönige göre Moğolcadan alınmıştır quma Konkubine Ağızlarda kumaşmak kubaşmak gubaşmak imece ile iş görmek yardımlaşmak biçimleri de geçer Yerel olarak kubaşık ortaklaşarak yardımlaşarak iş yapma imece ve kumaşık türevlerine de rastlanır Orta Türkçede kumaya küni adı da verilir Ramstedte göre SKE 65 küni Koreceden alınmıştır Räsänen V 309a Clauson ED 727a )


- KUMAN ile KUMANCA


- KUMANDA ile KUMANDAN/LIK ile KUMANDALI ile KUMANDANLI ile KUMANDASIZ ile KUMANDANSIZ/LIK ile KUMANDA KOLU ile KUMANDA ODASI ile KUMANDAN GEMİSİ


- KUMANYA[İt. < COMPAGNA] ile/||/<> YOLCULUK İÇİN HAZIRLANAN YİYECEK, AZIK

( yolculuk için hazırlanan yiyecek azık Eski kaynaklarda komanya olarak da geçer Eskiden daha çok gemide kullanılan yiyecek ve içeceklere bu ad verilirdi Gemide yiyecek ve içeceklerin saklandığı kiler de kumanya adıyla anılırdı İtal compagna a ships provisions storeroom in a galley Fransızcada compagne campagne olarak geçer Güney ve Doğu Akdeniz dillerinde de yaygın olarak kullanılır )

( COMPAGNA )


- KUMANYA ile KUMANYACI/LIK


- KUMAR BAĞIMLILIĞI DÖNEMLERİ/NDE:
BALAYI ve/||/<>/> DURAKLAMA ve/||/<>/> ÇÖKÜŞ ve/||/<>/> YIKILIŞ

( Genellikle kısa sürer ve "kazançlı" geçen bir dönemdir. Daha sonraki süreçte, sürekli bu dönem anımsanarak oynanmaya devam edilir. VE/||/<>/> Kazanma ve kaybetme dönemleri, ardışık bir biçimde birbirini takip eder. VE/||/<>/> Kayıplar artmaya başladığından dolayı bahis miktarları çoğalır ve borçlanmalar başlar. İş ve aile, boşlanmaya başlanır. Alkol ve madde tüketimi artar/başlar. VE/||/<>/> Ekonomik kaynaklar tamamen tükenmiştir. Yalan, yasadışı maddî kaynak kullanma, yasal sorunlar, aile parçalanması, depresyon ve intihar görülür. )


- KUMAŞ KAPLI ile KUMAŞ SATICISI ile KUMAŞ DOKUMACISI ile KUMAŞ DOKUMA

( CLOTH-COVERED vs. CLOTH-DEALER vs. CLOTH-WEAVER vs. CLOTH-WEAVING )

( ماهوتي ile بزاز ile پارچه بافته ile پارچه باف ile پارچه بافي )

( ماهوتي ile BOZAZ ile PARCHEH BAFTEH ile PARCHEH BAF ile PARCHEH BAFY )


- KUMAŞ ÖRME BİÇİMLERİNDE:
SÜPREM ile KAŞKORSE ile RİBANA ile İNTERLOK


- KUMAŞ ile ALPAKA


- KUMAŞ ile EMTİA[Ar. < METÂ]

( ... İLE Ticaretin konusu olan her türlü taşınır mallar. Satılacak şeyler. | Kumaşlar. )


- KUMAŞ ile KARAMANDOLA[Yun.]

( ... İLE Genellikle ayakkabı yüzü yapılan bir tür sağlam ve parlak kumaş. | Bu kumaştan yapılmış. )


- KUMAŞ ile NİLA

( ... İLE Bir tür Hint kumaşı. )


- KUMAŞ ile UYDURMA ile İMALAT ile KUMAŞLAR

( FABRIC vs. FABRICATED vs. FABRICATION vs. FABRICS )

( سبک بافت ile دروغي ile دروغ نويسي ile حرف اختراعي ile منسوجات )

( SABAK BAFT ile DROGHY ile DROGH NOYSY ile HARF AKHTARAY ile MONSOJAT )


- KUMBARA[Fars. < HUMBARA] ile/||/<> HUMBARA

( humbara xumbara a small jar Farsça x Türkçede despirantisation sonunda kye çevrilmiştir Farsça xāyagīna xāygīna Türkçe kaygana örneğinde olduğu gibi Türkçeden Balkan dillerine de geçmiştir kumbarà Srp kumbàra R κουμπαρὰς )

( XUMBARA )


- KUMBARA ile KUMBARACI


- KUMKUME[Ar. < ḲUMḲUME] ile/değil/yerine/=/||/<> KUMKUMA

( akıl kumkuması dedikodu kumkuması esrar kumkuması fesat kumkuması fitne kumkuması Küçük testi çömlek Zemzem mürekkep vb sıvılar konulan kap Kötü olumsuz bir özelliği kendinde fazlasıyla toplayan kimse olay olgu ya da yer )


- KUMLAMAK ile KUMLAŞTIRMAK ile KUMLA


- KUMLU ile KUMLUK ile KUMLUCA


- KUMPİR[BULGARCA] ile/değil/yerine/=/||/<> KUMPİR

( Özel fırında pişirilen iri patatesin içine peynir mısır bezelye vb malzeme konularak yapılan yiyecek patates )


- KUMSAL ile/||/<> KUMLA

( Kumu olan yer. | Denize, göle vb. yerlere girilebilen genellikle kumluk alan. İLE/||/<> Kumluk yer, geniş kumsal. )


- KUMUK TÜRKÇESİ ile/||/<> KUMUKÇA


- KUMUK ile KUMUKÇA


- KUNDAKLAMAK ile KUNDAKLANMAK ile KUNDAKLATMAK ile KUNDA ile KUNDAK ile KUNDAKLI ile KUNDAKÇI/LIK ile KUNDAKSIZ


- KUNDALİNİ YOGA = LAYA YOGA

( Hinduizm, Şaktizm ve Tantra okullarından etkilenen bir yoga okuludur. Adını, meditasyon, pranayama, mantraların söylenmesi ve yoga duruşlarıyla/asanalarıyla kundalini enerjisini uyandırma üzerine odaklanarak üretir. Uygulayıcılar, "farkındalığın yogası" olarak adlandırır. Kundalini Yoga, "bir kişinin, yaratıcı olanaklarının, yeteneklerini değerlendirebilmek, gerçeği konuş(tur)mak ve başkalarına hizmet et(tir)mek, iyileş(tir)mek için gerekli merhamet ve bilinç üzerinde yoğunlaş(tır)mayı" amaçlar. )


- KUNDURA[İt. < CONDURA] ile/||/<> KABA İŞLENMİŞ, BAĞSIZ, KONÇSUZ AYAKKABI

( kaba işlenmiş bağsız konçsuz ayakkabı Türkçede konduru biçimi de kullanılır Azeri ağızlarında gundara gondora olarak geçer R κόθορνος kısa konçlu çizme Bulgarcaya da geçmiştir BER 2 588 )

( CONDURA )

( ΚΌΘΟΡΝΟΣ / κόθορνος )


- KUNDURA ile KUNDURACI/LIK


- KUNDUZ ile/değil KAPİBARA

( ... İLE/DEĞİL Amazon ormanlarında yaşarlar. )

( ... İLE/DEĞİL 5 dk.'ya kadar, suyun altında kalabilirler. )

( ... İLE/DEĞİL Yavrularının, ancak %5'i, yaşamda kalır. )

( ... İLE/DEĞİL En büyük kemirgendir. )


- KUNGFU/KUNGFU[ÇİNCE] ile/||/<> KARATE/KARATE[JAPONCA] ile/||/<> JİUJİTSU/JİUJİTSU[Fr. < JIU-JITSU] ile/||/<> JUDO/JUDO[Fr. < JUDO] ile/||/<> TEKVANDO/TEKVANDO[KORECE]

( Kendini savunma temeline dayalı Çin kökenli spor )


- KUP ile KUPA


- KUPA ile ÇELENÇ[< İng.]

( ... İLE Sporda rekor kıranlar arasında, elden ele geçen kupa ve bu kupayı kazanmak için yapılan yarışma. )


- KUPA[Yun. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> KUPA

( Cam ya da seramikten yapılmış kulplu büyük bardak Bu bardağın alabileceği miktarda olan Altın gümüş bronz ya da kristalden yapılmış yarışma ödülü olarak verilen ayaklı kap Yarışma ödülü olarak verilen herhangi bir sanat eseri İskambil kâğıtlarının dört grubundan benekleri kırmızı kalp biçiminde olanı yürek )


- KUPA[Yun.] ile KUPA[Fr. < COUPE]

( Cam ya da seramikten yapılmış, kulplu, büyük bardak. | Bu bardağın alabileceği miktarda olan. | Altın, gümüş, bronz ya da kristalden yapılmış, yarışma ödülü olarak verilen ayaklı kap. | Yarışma ödülü olarak verilen herhangi bir sanat yapıtı. | İskambil kâğıtlarının dört grubundan benekleri kırmızı, kalp biçiminde olanı, yürek. İLE Kapalı ve yalnız arkada oturulacak yeri olan dört tekerlekli araba. | İki kapılı bir tür spor otomobil. )


- KUPA ile/||/<> KUPA[Fr. < COUPÉ | YUN.]

( Ayaktopu karşılaşmalarında birincilik ikincilik ve üçüncülük gibi dereceleri kazanan takımlara verilen genellikle gümüş ya da metalden yapılmış vazo biçiminde armağan gupa anat Bidon varil bardak kupa R κούπα bardak fincan İtal coppa kupa kadeh cūpa varil fıçı )

( CUP | CUPA )

( COUPÉ )

( POKAL )

( CŪPA )

( COPPA )

( ΚΟΎΠΑ / κούπα )


- KUPA ile/ve/||/<>/> MAÇA ile/ve/||/<>/> KARO ile/ve/||/<>/> SİNEK

( [simgeledikleri] Asiller. İLE/VE/||/<>/> Ordu. İLE/VE/||/<>/> Orta sınıf. İLE/VE/||/<>/> (Yoksul) Halk. )

( İskambil kartları, tarım takvimi düzenlemesidir. Bir yılda 52 kart olduğundan, her kart, bir haftayı simgelemektedir.[Kart renkleri de dört mevsimi simgeler.]

Her rengin, onüç olması, bir mevsimde, onüç haftanın olmasına karşılık gelir.

Her rengin kartlarının değerini topladığımızda 91 eder. [1 + 2 + 3 + 4 + 5 + 6 + 7 + 8 + 9 + 10(Vale) + 11(Dam/kız) + 12(Rua/Papaz) + 13 = 91] (Bu da bir mevsimdeki gün sayılarını simgeler.) Yılda dört mevsim olduğundan, 91 x 4 = 364 gün olarak bir yıla karşılık gelir.

İki "Joker"den biri, yılı tamamlar.[364 + 1] İkinci "Joker" de dört yılda bir gelen "artık yıl"ın gün sayısını tamamlar.

Her mevsim, Rua/Papaz ile simgelenir. Mevsim değişikliğini de "As" sağlar. )

( )

( HEARTS vs./and/||/<>/> SPADES vs./and/||/<>/> DIAMONDS vs./and/||/<>/> CLUBS )


- KÜPE:
SAĞ KULAKTA ile SOL KULAKTA

( Sadece sağ kulağa takılan küpenin anlamı, o kişinin eşeşeysel(homoseksüel) bir tercihi olduğunu belirtir. İLE Sadece sol kulakta ise çeşitli anlamları/mesajları olabileceği gibi, herhangi birinin ikisine birden küpe takmak istememesi durumunda tercih ettiği/etmesi gereken kulak. İLE İkisine de takılmışsa, tamamen takan kişinin tercihiyle/beğenisiyle ilgili. )


- KÜPE ile HIZMA

( Küpe kulak memesine takılan. İLE Hızma kulak memesinde ikinci ve/ya da kulak memesi dışında kulağın herhangi bir yerine takılan. Yüzün ve gövdenin her yerine takan görülmektedir. )


- KUPES/KUPES[Yun. < ] ile/||/<> İSTRONGİLOS/İSTRONGİLOS[Yun. < ] ile/||/<> İZMARİT/İZMARİT[Yun. < ] ile/||/<> MELANURYA/MELANURYA[Yun. < ] ile/||/<> SARPA/SARPA[Yun. < ]

( İzmaritgillerden ılıman denizlerin sığ kesimlerinde yaşayan yağlı bir balık Boops boops )


- KUPLAJ | NAKARAT | VASIL | VASL | BAĞLAMA ile/||/<> BAĞLAMAK ile/||/<> BAĞLAMA ile/||/<> REFRAIN[Fr.] ile/||/<> KAVUŞTAK

( 1 Saz ozanlarının koşuklarını okurken çaldıkları üç çiftli telli saz 2 kavuştak 3 Kitap yazma telif etme karşılığında kullanılan bir terim Karşılaşma sırasında bir saz ozanının karşısındakinin sorduklarını bilmemesi ya da aynı uyakla karşılık verememesi karşıberi 1 demiryolu Bir elektrikli çekitte motorların ardışık ardışıkkoşut ya da koşut olarak bağlanması 2 elektrik a Üreteç alıcı ya da elektrik dirençlerinin birbirine eklenmesi b Dalgalı akımIarın geçtiği iki elektrik çevriminden birinde oluşan değişmelerin öbürüne yansıyacak biçimde birleştirilmesi c İki döner üretecin ya da motorun dingillerinden bağlanmaları I Değirmenlerde çarka gelen suyun yönünü değiştiren düzen Köprü Şarkikaraağaç Isparta II Arabalarda boyunduruğu oka bağlayan demir Gücünkaya Aksaray Niğde Değirmenin çalışmasını durdurmak Köprü Şarkikaraağaç Isparta I Bir kelimenin sonundaki sessizi arkadan gelen kelimenin başındaki sesli ile bir hece meydana getirecek şekilde birlikte söyleme II Şarkıların belli yerlerinde tekrarlanan dize Temelde döviz kurları olmak üzere altın faiz narh gibi fiyatların belirli bir düzeyde sabitleştirilmesi ve alım satımların hükümetçe bu fiyattan sürdürülmesi Bir kelimenin sonundaki abanığı arkadan gelen kelimenin başındaki açınıkla bir hecede imiş gibi birlikte söyleme Bir kelimenin son ses ünsüzü ile ondan sonra gelen kelimenin önses ünlüsünü ya da ünlü ile başlayan ilk hecesini birleştirerek tek bir hece hâlinde söyleme ya da okuma deniz anası yıkım emri gök ova sözlük anlamı vb 1 Şarkı ve türkülerde yinelenen dize 2 Halk yazınında türkülerde her hana hane bağlam dan sonra yinelenen en az bir en çok beş dize )

( COUPLING | PEGGING | CONNECTION, LIAISON, LINKING | ATTACH (HARDWARE) | BIND | CONNECT | LINK )

( COUPLAGE | LIAISON | REFRAIN )

( ANSCHLUSS, BINDUNG )


- KUR'A[Ar. çoğ. KURÂ'] ile KURÂ[Ar. < KARYE] ile KURRÂ'[Ar. < KARİ]

( Sadece tesadüfe ve şansa bağlı bir ayırma yapmak üzere başvurulan her türlü araç, ad çekme. İLE Köyler, kasabalar. İLE Kur'ân'ı, Yedi Kırâet ve On Rivâyet dahilinde okuyan üstad hafızlar. )


- KURA ile/||/<> AD ÇEKME


- KURA ile/değil/yerine/= ÇEKİ


- KURA[Ar. < ḲURʿA] ile/değil/yerine/=/||/<> KURA

( kura efradı kura neferi kaçın kurası İki ya da daha çok aday arasında bir sıralama bir ayırma yapılacağı zaman her birinde bir tek ad yazılı kâğıtları bir araya getirip karıştırdıktan sonra birini çekerek ya da özel bir bilgisayar yazılımıyla adları belirleme ad çekme Kime ya da neye isabet edeceği önceden belli olmayan bir çekimle sonucu belirleme )


- KURADA[Ar. < KURÂDA] ile/||/<> ...

( eskimiş işe yaramaz eşya gelişmemiş cılız ya da bitkin hayvan Yerel ağızlarda hurada biçimi de geçer Suriye qrāḍa bête de somme usée patraque haridelle )

( QRĀḌA )


- KURADA[Ar. < KURÂDA] ile/||/<> KÖHNE

( 'eskimiş, işe yaramaz (eşya)' / 'gelişmemiş, cılız ya da bitkin (hayvan)' @@ Yerel ağızlarda hurada biçimi de geçer. < Ar (Suriye) qrāḍa 'bête de somme usée, patraque, haridelle'. )

( ...~DECREPIT )

( ...~VÉTUSTE )

( ...~ALTERSSCHWACH )

( ...~DECREPITO )

( ...~ΕΡΕΙΠΩΜΈΝΟΣ / ερειπωμένος )

( QRĀḌA )


- KURÂDA[Ar.] ile/değil/yerine/= İŞE YARAMAZ, YIPRANMIŞ/ESKİMİŞ/BOZULMUŞ, CILIZ


- KURADA[Ar. < ḲURĀḌA] ile/değil/yerine/=/||/<> KURADA

( İşe yaramaz yıpranmış eskimiş bozulmuş eşya Gelişmemiş cılız )


- KURAL = KAİDE = RULE[İng.] = RÈGLE[Fr.] = REGEL[Alm.] = REGULA < REGERE[Lat.] = MANDO, REGLA[İsp.]


- KURAL ile/ve/> YASA

( İnsanda/yaşamda. İLE/VE/> Doğada. )

( Tüzel/hukukî kabullere/kararlara her ne kadar "yasa" denilmişse de "kural"lardır. )

( SOLON [M.Ö. 640 - 559/8] )

( [Uyulmadığında ...] Cezası yoktur. İLE/VE/> Cezası vardır. )

( RULE vs./and/> LAW )


- KURALCILIKTA:
AKILSIZLAŞMA >< ROBOTLAŞMA


- KURALLAŞMAK ile KURALLAŞTIRMAK ile KURAL ile KURALCI/LIK ile KURALLI/LIK ile KURALSIZ/LIK ile KURALLICA ile KURAL DIŞI/LIK ile KURALSIZCA ile KURALA AYKIRI/LIK ile KURALLI CÜMLE ile KURALLI TÜMCE


- KURAM = NAZARİYE = FUAD = THEORY[İng.] = THEÉORIE[Fr.] = THEORIE[Alm.] = THEORIA, THEOREIN[Yun.] = TEORIA[İsp.]


- KURAMDAN KOPUK UYGULAMA ile/ve/<> UYGULAMADAN KOPUK KURAM

( Kördür. İLE/VE/<> Topaldır. )


- KURAMLAŞTIRMAK ile KURAM ile KURAMA ile KURAMCI/LIK ile KURAMSAL/LIK


- KURAMSAL/TEORİK KİMYA ile/||/<> DENEYSEL KİMYA

( Kimyasal süreçleri kuramsal modellerle inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Kimyasal süreçleri deneylerle inceleyen bilim dalı. )


- THEORETICAL CHEMISTRY[İng.] / CHIMIE THÉORIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KURAMSAL KİMYA, TEORİK KİMYA


- THEORETISCHE CHEMIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KURAMSAL/TEORİK KİMYA


- KURAMSAL/TEORİK KİMYA ile/||/<> KUVANTUM KİMYASI

( Kimyasal süreçleri kuramsal modellerle inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Kuvantum mekaniği ile kimyasal süreçleri inceleyen bilim dalı. )


- KURAMSAL/TEORİK KİMYA ile/||/<> MOLEKÜLER MODELLEME

( Kimyasal süreçleri kuramsal modellerle inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Moleküler yapıların bilgisayar modellerini inceleyen bilim dalı. )


- KUR'ÂN-I KERÎM:
"MEKKE'de ve İSTANBUL'da ve MISIR'da"

( "Nâzil oldu." VE "Yazıldı." VE "Okundu." )


- KURBA ile/||/<> CURVE[İng.] ile/||/<> COURBE[Fr.] ile/||/<> KURVE[Alm.] ile/||/<> DÖNEMEÇ

( CURVE )

( COURBE )

( KURVE )


- KURBAĞA ADAM ile/||/<> KURBAĞA BALIĞI ile/||/<> KURBAĞA OTU ile/||/<> KURBAĞA TESTİ ile/||/<> KURBAĞAZEHRİ ile/||/<> KUYRUKLU KURBAĞA ile/||/<> AĞAÇ KURBAĞASI ile/||/<> KARA KURBAĞASI ile/||/<> SU KURBAĞASI ile/||/<> YAPRAK KURBAĞASI

( Kurbağalardan yumurta ile üreyen yavruları gelişimlerini durgun sularda tamamladıktan sonra kuyruğu ve solungacı körelerek karada yaşayabilen sıçrayarak yürüyen ve suda iyi yüzen küçük hayvan )


- KURBAĞA ile AFRİKA YAĞMURU KURBAĞASI

( )


- KURBAĞA ile ALASKA KURBAĞASI

( ... ile )

( )


- KURBAĞA ile BOĞA KURBAĞA


- KURBAĞA ile BREZİLYA ZEHİRLİ KURBAĞASI


- KURBAĞA ile (BUSHWELT) YAĞMUR KURBAĞASI


- KURBAĞA ile ÇOÇUİ(KUKU)

( ... İLE Ufak bir ağaç kurbağası.[Porto Riko'nun simgesidir.] )


- KURBAĞA ile ÇÖL KURBAĞASI


- KURBAĞA ile ÇÖL YAĞMURU KURBAĞASI

( ... İLE )


- KURBAĞA ile DOMATES KURBAĞASI


- KURBAĞA ile GECE KURBAĞASI

( image )

( ... cum BUFOTES VIRIDIS )


- KURBAĞA ile HİNT KURBAĞASI

( ... İLE Muson yağmurlarıyla birlikte ortaya çıkan Hint kurbağalarının yeşil olan rengi, üreme döneminde sarıya döner.[Renk değişiminin nedeni, dişileri etkilemektir.] )


- KURBAĞA ile KAFESLİ AĞ KURBAĞASI


- KURBAĞA ile KARA KURBAĞA/OTLUBAĞA

( 5000'in üzerinde kurbağa türü vardır. [Sri Lanka'da, 2002 yılında, 100 yeni tür daha bulunmuştur] )

( 2.600 değişik cins kurbağa vardır. Türkiye'de ise 29 kurbağa türü bulunmaktadır. )

( Ne yazık ki, kurbağaların nesli, hızla tükenmektedir. :( [Kurbağalar, derileri aracılığıyla soluk alan canlılar olduklarından, tüm türlerin üçte biri tehlike altındadır.][Zehirleri, bizim için tehlikeli olabilir fakat kişilerin etrafa saçtığı zehirler, onlar için çok daha öldürücüdür.] )

( Kurbağa ile Kara Kurbağası Kurbağa )

( MUKNİA: Kurbağa yavrusunun, yumurtadan çıktığı ilk durumu.
VAKVAKA: Kurbağa sesi. )

( )

( BÜRKE, DIFDEA/DIFDA'[DIFDAİYYE: Kurbağagiller] ile ... )

( GÛK ile ... )

( FROG[< TADPOLE] vs. TOAD )

( RANUCULA cum BUFA )

( LA RANA con ... )


- KURBAĞA ile KAZICI KURBAĞA


- KURBAĞA ile (KIÇI) KILLI KURBAĞA

( FROG vs. ... )


- KURBAĞA ile KÜÇÜK ZEHİRLİ KURBAĞA


- KURBAĞA ile KURBAĞA BALIĞI

( )

( FROG vs. FROG FISH )


- KURBAĞA ile KURBAĞACIK

( ... İLE Kurbağa yavrusu, küçük kurbağa. | Küçük İngiliz anahtarı. | Ayarlanabilir somun anahtarı. | Pencere çerçevesi gibi yukarıya sürülen nesnelerin alt kenarlarına yerleştirilen tutacak. | Ağız tabanında çıkan sıvı içeren bir tür küçük kist. )


- KURBAĞA ile KURBAĞALAR ile KURBAĞA OTU ile KURBAĞALAMA ile KURBAĞA ADAM ile KURBAĞA TESTİ ile KURBAĞA BALIĞI ile KURBAĞA BALIĞIGİLLER


- KURBAĞA ile LİOPELMA


- KURBAĞA ile MANTELLA KURBAĞASI


- KURBAĞA ile MAYMUN KURBAĞASI

( FROG vs. MONKEY FROG )

( ... cum PHYLLOMEDUSA CAMBA )


- KURBAĞA ile MİKROHİLİD KURBAĞA/NOKTALI VINLAYAN KURBAĞA

( ... İLE Peru, Hindistan ve Sri Lanka'da yaşarlar. )

( ... cum CHIASMOCLEIS VENTRIMACULATA )


- KURBAĞA ile NİNJA KURBAĞA


- KURBAĞA ile ÖKÜZ KURBAĞASI

( ... İLE Güney Afrika'da yaşar. )

( )


- KURBAĞA ile OVA KURBAĞASI


- KURBAĞA ile TOROS KURBAĞASI

( ... İLE Dünyanın, vraklamayan tek kurbağa türü. [Bolkar Dağları'nda, Karagöl-Ulukışla-Niğde'de yaşar.] )


- KURBAĞA ile YEŞİLBAĞA

( ... İLE Yeşil renkli bir tür küçük kurbağa. )


- KURBAĞA ile ZÂT-ÜL-GALSAME-İ DÂİME[Ar.]

( ... İLE Biçimini değiştirme özelliği eksik olan bir tür kurbağa. )


- KURBAĞA ile (ZEHİRLİ) CAM KURBAĞA

( )


- KURBAĞALAMA ile KURBAĞALAMA

( Kurbağanın yüzmesine benzer yatay hareketler yaparak yüzme. İLE Birbirine paralel iki tırmanma sırığına baldırları ve ayak sırtlarını kenetleyerek ya dışarıdan diz altına sıkıştırarak tırmanma. )


- KURBAN KESMEK değil KURBAN/YAKINLIK KESBETMEK[: Çalışarak kazanma.]


- KURBAN ile/<> SUÇLAYICI/ZORBA ile/<> KURTARICI

( Kendine değer vermeyen ve başkalarının kararlarını kabul eden, yönlendirici, sürekli yakınan ve kendine ötekileri koltuk değneği gibi arayan.[Çaresizlik, onun için bir "sığınak" olmuştur.] İLE/<> Başkalarının görüş ve değerlerine önem vermeyen, öfkeli, saldırgan ve yargılayıcı bir tutum içinde olan. İLE/<> Ötekilerin yardım etme kapasitesini önemsemeyen, fedâkâr görünen ama gereksiz yere işlere karışan.[Zehirli bir "kendine yetme" ve başkalarına adanma durumu vardır. Bu kadar iyilik sonrası alacaklarını sağlayamayınca bir zorbaya dönüşmesi de hiç şaşırtmaz.] )


- KURBİYET ile RÂBITA

( Bir râbıta, bin zâbıtaya yeter. )


- KURCALAMAK ile KURCALANMAK ile KURCALATMAK ile KURCALAYABİLMEK ile KURCA ile KURCA ÇIBANI


- KURDELA değil KURDELE


- KURDELE[İt. < CORDELLA] ile/||/<> GENİŞ İPEKLİ ŞERİT

( geniş ipekli şerit Türkçede kordela olarak da kullanılmıştır Ağızlarda kurdale kordale kordele biçimlerinde geçer İtal cordella ince şerit corda kumaş ipliği ip çalgı teli kiriş )

( CORDELLA )


- KURDELEBALIĞI/FLANDRA ile FLANDRE

( Kurdelebalığıgillerden, uzun, yassı gövdeli, pulları çok küçük, kuyruk yüzgeci ipliğe benzeyen, kemikli bir Akdeniz balığı. İLE Bir tür çoban köpeği. )

( CEPOLA RUBESCENS cum ... )


- KÜREK ÇEKMEK ile/ve/değil/yerine/<>/>< LAVA[İt.]

( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/>< Herhangi bir yere yanaşmış filikanın, kürek çekmeden ilerlemesi için söylenilen söz/emir. )


- KÜREK ile SIYIRGA

( ... İLE Harmanda, samanı, bir yere toplamaya ya da damlardan, karı küremeye yarayan araç. )


- KÜREMEK ile KÜRÜMEK ile KÜRELEMEK ile KÜRELENMEK ile KÜRESELLEŞMEK ile KÜRESELLEŞTİRMEK ile KÜRESELLEŞEBİLMEK ile KÜR ile KÜRE ile KÜRK ile KÜRT ile KÜRKLÜ ile KÜRKÇÜ/LÜK ile KÜRTÇE ile KÜRESEL/LİK ile KÜRE KUŞAĞI ile KÜRK BÖCEĞİ ile KÜRESEL VALF ile KÜRK HAYVANI ile KÜRESEL ÜÇGEN ile KÜRESEL ISINMA ile KÜRESEL GÖK BİLİMİ


- KUREMONA[İng.] ile/değil/yerine/= KUREMONA


- KÜRESEL AYNA ile DÜZLEM AYNA

( Işığı bir noktada toplayan ya da dağıtan eğimli ayna. İLE Işığı düz bir biçimde yansıtan düz ayna. )


- KÜRESEL AYNA ile/||/<> PARABOLİK AYNA

( Yüzeyi bir kürenin parçası olan aynadır; yapımı kolaydır ama eksenden uzak paralel ışınları tam bir noktada toplayamaz, küresel sapma verir. @@ Yüzeyi paraboloit olan aynadır; eksene paralel tüm ışınları tek bir noktada kusursuz toplar. Teleskop ve uydu antenlerinde bu yüzden ilki değil ikincisi yeğlenir. )

( Formül: R = 2f yaklaşık ~ tam )


- SPHERICAL MIRROR[İng.] / MIROIR SPHÉRIQUE[Fr.] / KUGELSPIEGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜRESEL AYNA


- KÜREVÎ MEVC[Osm.] / SPHERICAL WAVE[İng.] / ONDE SPHÉRIQUE[Fr.] / KUGELFÖRMIGE WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜRESEL DALGA


- KÜRESEL GÖK BİLİMİ ile/||/<> KÜRESEL ISINMA ile/||/<> KÜRESEL SALGIN ile/||/<> KÜRESEL ÜÇGEN ile/||/<> KÜRESEL VALF

( Küre ile ilgili olan Küre biçiminde olan kürevi Dünya ölçüsünde geniş bir bakış açısıyla benimsenen global )


- [ne yazık ki]
KÜRESEL ISINMA ile/ve/değil/||/<>/> KÜRESEL İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ

( KÜRESEL İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ sunumları!!!
Küresel İklim Değişimi ve Türkiye
Kuraklıkta Kriz Yönetiminden Risk Yönetimine Geçmeliyiz...
Kuraklık Kıranı Risk Yönetimi
Günümüzden 2100 Yılına Küresel İklim Değişimi
Küresel İklim Değişikliğine Uyum Stratejileri
Sel, Heyelan ve Çığ için Risk Yönetimi
Depremde İlk 72 Saat )

( Dünya genelinde ortalama sıcaklıkların artması. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> İklimde uzun süreli değişiklikler ve dalgalanmalar. )


- ASPHERICAL MIRROR[İng.] / MIROIR ASPHÉRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KÜRESEL OLMAYAN AYNA


- KÜREVÎ İNHİRAF[Osm.] ile/değil/yerine/= KÜRESEL SAPMA


- KÜRK ile KÜRKLÜ ile KÜRKÇÜ ile PASLANMA ile KÜRKLÜ

( FUR vs. FURRED vs. FURRIER vs. FURRING vs. FURRY )

( پوست ile پوستين ile خز ile خزدار ile خزپوش ile خزدار کردن ile خزدوز ile خز فروش ile پوست فروش ile خزدوزي )

( POOST ile پوستين ile KHAZ ile KHAZDAR ile KHZPUSH ile KHAZDAR KARDAN ile KHAZDOZ ile KHAZ FOROSH ile POOST FOROSH ile KHAZDOZY )


- KURMACA ile DOĞAÇLAMA


- KURMACA ile DÜZMECE


- KURMACA ile KURGULAMA

( Nesne. İLE Olay. )


- KURMACA ile/||/<> ÜST KURMACA


- KURMAK ile KURMAY/LIK ile KURMACA ile KURMACI/LIK ile KURMAY BAŞKANI


- KURNAZCA ile/||/<> KURNAZCASINA


- KURNAZLAŞMAK ile KURNA ile KURNAZ/LIK ile KURNALI ile KURNASIZ ile KURNAZCA


- KURNE[Ar. < ḲURNE] ile/değil/yerine/=/||/<> KURNA

( Hamam ve banyolarda musluk altında bulunan içinde su biriktirilen yuvarlak mermer taş ya da plastik tekne )


- KURRA[Ar. < ḲURRĀ´] ile/değil/yerine/=/||/<> KURRA HAFIZI (KURRA HAFIZI)


- KURT ile ASENA

( ... İLE Dişil kurt. )


- KURTARMA ARACI ile/||/<> KURTARMA GEMİSİ ile/||/<> ARAMA KURTARMA ile/||/<> KURTARMA KAZISI

( Kurtarmak işi tahlis )


- KURTARMA ile KURTARMACI/LIK ile KURTARMA ARACI ile KURTARMA GEMİSİ ile KURTARMA KAZISI


- KURTÇUK/LARVA[Lat. < ] ile/||/<> KURTÇUK/SÜRFE[Ar. < SURFE]


- KURTLUCA ile/||/<> MEŞECİK ile/||/<> YER MEŞESİ ile/||/<> YER PALAMUDU ile/||/<> YER PELİDİ ile/||/<> SUSARIMSAĞI


- KURTULUŞ/FELAH[Ar. < FELĀḤ] ile/||/<> KURTULUŞ/NECAT[Ar. < NECĀT] ile/||/<> KURTULUŞ/HALAS[Ar. < ḪALĀṢ] ile/||/<> KURTULUŞ/REHA[Fars. < REHĀ]


- KURTULUŞ ve/< ÖZEN/İMTİNÂ


- KURU FASULYE ile/||/<> AKBAKLA


- KURU FASULYE ile/< ŞİŞERKA

( ... İLE/< Yaşken toplanıp, yaş olarak saklanan fasulye. )


- KURU GÜRÜLTÜ, KAVARA ile/ve KAKOFONİ


- HURMA[Fars.] ile TRABZON HURMASI/ASYA/JAPON HURMASI/TAZE HURMA/CENNET ELMASI

( Hurma ağacı. | Palmiyegillerin eski çağlardan beri Kuzey Afrika'da kültürü yapılan, yemişlerinden yararlanılan, gövdesi uzun, yaprakları büyük ve dikenli bir ağaç. | Bu ağacın tatlı meyvesi. İLE Abanozgillerden, 15 metre kadar yükselebilen büyük bir ağaç. | Bu ağacın elma büyüklüğünde, turuncu renkte, hamken kekre olan, olgunlaştığında tatlılaşan meyvesi. )

( DATE vs. PERSIMMON )

( PHOENIX DACTYLIFERA cum DIOSPYROS KAKI )


- KURU KAFA ile/=/||/<> KAFATASI

( Baş iskeleti. | Ölüm tehlikesinin simgesi olarak kullanılan baş iskeleti. | Akılsız olan. İLE/=/||/<> İnsanda ve omurgalılarda, içinde beyin bulunan, başın kemik bölümü. )


- KURU KAFA ile KURUKAFA

( Baş iskeleti. | Ölüm tehlikesinin simgesi olarak kullanılan baş iskeleti. | Akılsız olan. İLE Tırtılları patates yaprağı yiyen, alt kanatları sarı, üstü kahverengi bir tür kelebek. )

( ... vs. ACHERANTIA ADROPHOS )


- KURULMA ile/ve/||/<> KIRILMA


- KURULTAY[MOĞOLCA] ile/değil/yerine/=/||/<> KURULTAY

( Önceden tespit edilen bir alanda konuşmacıların bildiri sunarak katıldığı belirli aralıklarla düzenlenen bilimsel toplantı kongre Partilerin genel merkezi tarafından gündemdeki sorunları temel konuları konuşmak yeni kurullar seçmek üzere belli sürelerle ya da gerektikçe düzenlenen genel merkez delegelerinin katıldığı toplantı genel kongre umumi kongre Eski Türklerde ve Moğollarda devlet işlerinin görüşülüp karara bağlandığı meclis )


- KURULTAY ile/||/<> KABİNE ile/||/<> KURIA

( Genel toplantı, kurul/meclis. İLE/||/<> Bakanlar kurulu. İLE/||/<> Roma'da kurul. )


- KURUMLANMAK ile KURUMLAŞMAK ile KURUMLAŞTIRMAK ile KURUMSALLAŞMAK ile KURUMLANABİLMEK ile KURUMSALLAŞTIRMAK ile KURUM ile KURUMA ile KURUMLU/LUK ile KURUMSAL ile KURUMSUZ/LUK


- KURUMSALLAŞMA YÖNETİMİNDE/ÖNDERLİĞİNDE, ÖNDER VE ÇALIŞANLAR:
BAŞLANGIÇTA ve/||/<>/> GEÇİŞTE ve/||/<>/> DENEYİMLİ ve/||/<>/> YETİŞMİŞ

( )


- KURUN-I VUSTÂ ile/||/<> MIDDLE AGES[İng.] ile/||/<> MOYEN-ÂGE[Fr.] ile/||/<> MITTELALTER[Alm.] ile/||/<> ORTA ÇAĞ

( İlkçağ ile 1453 ya da 1492de başladığı varsayılan yeniçağ arasında kalan zaman kesimi )

( MIDDLE AGES )

( MOYEN-ÂGE )

( MITTELALTER )


- KURUNTU/YANILSAMA = VEHİM = ILLUSION[İng., Fr.] = ILLUSION, TÄUSCHUNG[Alm.] = ILLUSIO[Lat.] = DOXA[Yun.] = ILUSIÓN[İsp.] = MAYA[Sansk.]


- KURUNU ULÂ ile/ve KURUNU VUSTA ile/ve KURUNU UHRA

( İlkçağ. İLE/VE Ortaçağ. İLE/VE Sonçağ. )


- KURUŞLANDIRMAK ile KURUŞ/LUK ile KURUŞ KURUŞ ile KURUŞU KURUŞUNA


- KURUTMA KABI ile/||/<> KURUTMA KÂĞIDI ile/||/<> KURUTMA MAKİNESİ ile/||/<> AMBARDA KURUTMA

( Kurutmak işi )


- KURUTMAK | KURUTMA ile/||/<> KURUTMAK ile/||/<> KURUTMA

( Sinema 1 İşlemelikteki çalışmaların sonunda ıslak filmin nemini gidermek için temiz tozsuz havalı ya da ılık havalı yerde yapılan havalandırma 2 Aynı işin kurutma aygıtıyla yapılması Akaçlama işlerinin bir bölümü olarak bataklık bir yereyin sularını bir arkla toplayıp akıtıp boşaltma akaçlama Bataklık kurutma kanalları Tepeköy Denizli Gıda maddesinin içerdiği suyun kontrollü koşullarda buharlaştırılması işlemi Yem ve gıda maddelerinin doğal ya da yapay yollarla su içeriğinin düşürülmesi işlemi )

( DRYING | RECLAMATION DRAINAGE | DRIED | DRIER, FILM DRYING MACHINE OPERATOR )

( SÉCHAGE | ASSÈCHEMENT | SÉCHEUR(-EUSE )

( TROCKNUNG | TROCKENLEGUNG | TROCKENAPPARATOPERATEUR )

( ESSICCAZIONE )

( ΣΤΈΓΝΩΜΑ / στέγνωμα )


- KURUTMAK | KURUTMA ile/||/<> KURUTUCU

( Sinema 1. İşlemelikteki çalışmaların sonunda ıslak filmin nemini gidermek için temiz, tozsuz, havalı ya da ılık havalı yerde yapılan havalandırma. 2. Aynı işin kurutma aygıtıyla yapılması. @@ @@ Akaçlama işlerinin bir bölümü olarak, bataklık bir yereyin sularını bir arkla toplayıp, akıtıp boşaltma. bk. akaçlama. @@ Bataklık kurutma kanalları. (Tepeköy -Denizli) @@ Gıda maddesinin içerdiği suyun, kontrollü koşullarda buharlaştırılması işlemi. @@ Yem ve gıda maddelerinin doğal ya da yapay yollarla su içeriğinin düşürülmesi işlemi. )

( DRYING | RECLAMATION DRAINAGE | DRIED | DRIER, FILM DRYING MACHINE OPERATOR~DRIER, FILM DRYING MACHINE OPERATOR | DRIER, DRYER | DESICCATOR )

( SÉCHAGE | ASSÈCHEMENT | SÉCHEUR(-EUSE~SÉCHEUR(-EUSE) | SÉCHOIR | DESSICANT )

( TROCKNUNG | TROCKENLEGUNG | TROCKENAPPARATOPERATEUR~TROCKENAPPARATOPERATEUR | TROCKNER )

( ESSICCAZIONE~ESSICCATORE )

( ΣΤΈΓΝΩΜΑ / στέγνωμα~ΣΤΕΓΝΩΤΉΡΑΣ / στεγνωτήρας )


- KUŞ TÜYÜ ile/ve YONDA

( ... İLE Kuşun tüyleri altındaki ince kıllar. )


- KUŞ ile GRANDALA

( ... İLE Himalayalar’ın yüksekliklerinde yaşar. )

( image

image

image

image

)


- KUŞ ile/değil MULAN/YULAN MANOLYASI

( image )

( ... cum MAGNOLIA LILIIFLORA )


- KUŞ ile SARIASMA/SARICIK

( ... İLE Ötücü kuşlar takımının, sarıasmagiller ailesinden, parlak sarı tüylü kara kuyruklu bir kuş. )

( ... cum ORIOLUS ORIOLUS )


- KUŞA ile ...

( Buda'cı felsefe okulu. )


- KUŞAK BAĞLAMA ile/||/<> ILIMAN KUŞAK ile/||/<> ISI KUŞAK ile/||/<> ORTA KUŞAK ile/||/<> SARI KUŞAK ile/||/<> SICAK KUŞAK ile/||/<> ŞAL KUŞAK ile/||/<> TROPİKAL KUŞAK ile/||/<> YEŞİL KUŞAK ile/||/<> AĞIZ KUŞAĞI ile/||/<> BURÇLAR KUŞAĞI ile/||/<> DALGA KUŞAĞI ile/||/<> DEPREM KUŞAĞI ile/||/<> EBEKUŞAĞI ile/||/<> EBEMKUŞAĞI ile/||/<> GAYRET KUŞAĞI ile/||/<> GELİNKUŞAĞI ile/||/<> GÖKKUŞAĞI ile/||/<> HACILARKUŞAĞI ile/||/<> KÜRE KUŞAĞI ile/||/<> MERYEMANAKUŞAĞI ile/||/<> ORMAN KUŞAĞI ile/||/<> REKLAM KUŞAĞI ile/||/<> SES KUŞAĞI ile/||/<> YAĞMUR KUŞAĞI ile/||/<> Y KUŞAĞI ile/||/<> Z KUŞAĞI

( Bele sarılan uzun ve enli kumaş Sağlamlığını artırmak için bir şeyin çevresine geçirilen ağaçtan ya da metalden bağ Bir ürünün bir aygıtın teknolojideki ve bilimdeki gelişmeye göre üretilen yeni biçimleri Yeryüzünde ya da herhangi bir gök cisminde belli şartları sağlayan bölge Yeryüzünde benzer özellikler gösteren coğrafi sahaların oluşturduğu bölgeleri ifade etmek için kullanılan genel ad sıcak kuşak deprem kuşağı orman kuşağı vb Yaklaşık olarak aynı yıllarda doğmuş aynı çağın şartlarını dolayısıyla birbirine benzer sıkıntıları kaderleri paylaşmış benzer ödevlerle yükümlü olmuş kişilerin topluluğu batın Bir küre yüzeyi paralel iki düzlemle kesildiğinde iki kesitin arasında kalan bölüm küre kuşağı Henüz birleştirilmemiş ses ve görüntü taşıyan filmler Televizyonda programlar için ayrılmış özel zaman dilimi Yaklaşık yirmi beş otuz yıllık yaş kümelerini oluşturan bireyler öbeği göbek nesil batın jenerasyon )


- KUŞAK BAĞLAMA ile/||/<> KEMER BAĞLAMA


- KUŞAKÇA | ZONA ile/||/<> ZONA[Lat.]

( anat Bölge kısım kuşak kemer )


- KUŞAKLAMAK ile KUŞAKLANMAK ile KUŞAK ile KUŞAKLI ile KUŞAKSIZ ile KUŞAK BAĞLAMA


- KUSAMBA[İng.] ile/değil/yerine/= KUSAMBA


- KUŞANMA ile/ve/değil/yerine BÜRÜNME


- KÜŞAYİŞ[Fars. < GUŞĀYİŞ] ile/değil/yerine/=/||/<> AÇILMA


- KÜSEN = KUÇA
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Uygur sınırında bir kent. )


- KUŞKU ile/yerine SORGULAMA

( Sorgulamak ve reddetmek gereklidir. )

( Gerçek soruşturma bir şeyin içine doğru yapılır, dışa doğru değil. )

( Sorgulanmamış bir yaşam, yaşamaya değmez. )

( Bilinecek/bilinebilecek şeye yaklaşmanın biricik yolu soru sormaktır. )

( Kuşkuculuğumuz hakkında bile kuşkucu olmalıyız. )

( Temel sorun, aptalların kendilerinden son derece emin, akıllıların ise sürekli kuşku içinde olmalarıdır. )

( SUSPICION vs. INTERROGATE
INTERROGATE instead of SUSPICION
To question and deny is necessary.
True enquiry is always into something, not out of something. )


- KUŞKULANMA ile İŞKİLLENME[Fars.]


- KUSMA ile/||/<> KAYETME


- KUSMA/İSTİFRA[Ar.] ile/ve/||/<> KUSMAK

( Kusmak durumu. | Üzerine bir boya uygulandığında alttaki rengin üste çıkması. İLE Midenin içindekini basınçla ağızdan dışarı atmak, çıkarmak. | Reddetmek. | Boyanan ve temizlenen şeyler yeniden ortaya çıkmak. | İçinde birikmiş kinini, öfkesini söyleyerek açığa vurmak. )


- KÜŞNE ile/||/<> BURÇAK (VİCİA ERVİLİA)

( burçak Vicia ervilia Ağızlarda güşne olarak da geçer Dankoffa göre ALT 800 Ermeniceden alınmıştır kušnay kuşnā Eren TD 56 352 )

( KUŞNĀ )


- KÜSTAHLAŞMAK ile KÜSTAH/LIK ile KÜSTAHÇA


- KÜSTAHLIK:
EMEK YOKSA ile/ve/||/<>/< BİLGİ YOKSA


- KÜŞÜMLENME ile/değil/yerine/=/||/<> KUŞKULANMA | KAYGILANMA

( kuşkulanma kaygılanma )


- KÜSÛR ile/||/<> CÜZ[çoğ. ECZÂ] ile/||/<> SAHÎH ile/||/<> MAHREC

( Kesirli sayı. | Kendisinden daha büyük bir sayıya pay olan sayı ya da payda alan sayı. İLE/||/<> Kesirli sayılarda bütünden alınan parça, pay. İLE/||/<> Tam sayı. | Kendinden daha büyük bir sayıya pay olmayan sayı ya da payda almayan sayı. İLE/||/<> Payda. )


- KUSUR ile İLTİCA ile ARIZALI ile KUSURLULUK ile KUSURLAR

( DEFECT vs. DEFECTION vs. DEFECTIVE vs. DEFECTIVENESS vs. DEFECTS )

( عوار ile فساد ile آک ile مرتد شدن ile عيب ile نقيصه ile معيوب ساختن ile ارتداد ile نقيص ile عيبناک ile ناقص ile عيب دار ile عواريه ile معيوب ile معيوبي ile معلوليت ile نواقص ile عيوب ile نقائص )

( عوار ile FESAD ile AK ile MORTAD SHODAN ile EYBE ile NAGHYSEH ile MAYVEB SAKHTAN ile ERTEDAD ile نقيص ile EYBENAK ile NAGHS ile EYBE DAR ile عواريه ile MAYVEB ile معيوبي ile MALOOLYT ile NAVAGHS ile EYVEB ile NAQAES )


- KUSURA BAKMA AMA ... değil/yerine YANLIŞ ANLAMA AMA ...


- KÜTAHYA["KÜTAYA" değil!] ile KÜTAHYALI/LIK


- KUTİKULA ile EPİDERMİS

( Bitkilerin yapraklarında su kaybını önleyen mumlu tabaka. İLE Bitkilerin ve hayvanların dış yüzeyini kaplayan göze tabakası. )


- KUTLAMA | KUTLULAMA ile/||/<> KUTLAMAK | KUTLULAMAK


- KUTLAMA ile/ve/değil/yerine/||/<> ANMA


- KUTLAMA ile/ve BAYRAM

( [Tatarlar'da] "Beyremi bar balık, bay balık"[Bayramı olan halk, zengin halktır.] )


- KUTLAMA ile/ve KUTSAMA


- KUTLAMAK ile ÜNLÜ ile KUTLAMA ile ÜNLÜ

( CELEBRATE vs. CELEBRATED vs. CELEBRATION vs. CELEBRITY )

( عيد گرفتن ile وجد کردن ile جشن گرفتن ile مشهور ile برگزاري جشن ile برگزاري ile جشن ile نامآوري ile شخص نامدار )

( EYD GARAFTAN ile VOJAD KARDAN ile JASHEN GARAFTAN ile MOSHEHOR ile BARGOZARY JASHEN ile BARGOZARY ile JASHEN ile NAMAAVARY ile SHKHS NAMDAR )


- DÉPLACEMENT GRAVITATIONNEL[Fr.] ile/değil/yerine/= KÜTLEÇEKİMSEL KAYMA


- KUTSAL NESNELERİ TUTMADA:
ELLE ile/ve/değil/yerine KUMAŞLA


- KUTSAL = KUTSİ, MUKADDES = SAINT, HOLY[İng.] = SAINT[Fr.] = HEILIG[Alm.] = SANCTUS[Lat.] = SANTO/TA[İsp.]


- KUTSALLAŞTIRMA ile KUTSAMA

( SANCTIFICATION vs. BLESSING )


- KUTSALLAŞTIRMA ile/ve/<> VAAZ (ETME)


- KUTSAMA ile/değil/yerine ANMA/ANLAMA


- KUTSAMA ile HAYIRSEVER

( BENEDICTION vs. BENEDICTORY )

( رضوان ile نيايش ile درخواستي ile تقديسي ile نيايشي )

( REZVAN ile NEYAYSH ile DARKHASTY ile تقديسي ile NEYAYSHY )


- KUTSAMA ile TANRISALLAŞTIRMA


- KUTSAMAK ile KUTSAMA ile ARDILLIK ile ARDIŞIK ile ARDI ARDINA

( CONSECRATE vs. CONSECRATION vs. CONSECUTION vs. CONSECUTIVE vs. CONSECUTIVELY )

( تقديس کردن ile ويژه کردن ile تبرک ile توالي ile نتيجه منطقي ile پياپي ile متوالي ile متوالياً )

( TAGHADYS KARDAN ile VEYZHEH KARDAN ile TABARK ile TAVALY ile نتيجه منطقي ile PEYOPY ile MOTVALY ile MOTVALYAN )


- KUTUP IŞIKLARI[İng. AURORA] ile/||/<> KUZEY IŞIKLARI[İng. AURORA BOREALIS]

( Güneş'ten gelen yüklü parçacıkların Dünya'nın atmosferiyle etkileşime girmesi sonucu oluşan doğal ışıklardır. Aurora borealis ve aurora australis olmak üzere iki çeşittir. @@ Kutup ışıklarının Kuzey Kutbu üzerinde gerçekleştiğinde aldığı addır. Alaska, Kanada ve Norveç önemli gözlem noktalarıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- POLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KUTUPLAMA


- POLARIZED WAVE[İng.] / ONDE POLARISÉE[Fr.] / POLARISIERTE WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= KUTUPLANMIŞ DALGA


- KUTUPLAŞMA ile/ve/||/<>/> ÇOKLU BÖLÜNME


- KUTUPLAŞMA ile KAMPLAŞMA


- KUTUPLAŞMA değil/yerine KUCAKLAŞMA


- KUVANTUM KİMYASI ile/||/<> KLASİK KİMYA

( Kuantum mekaniği prensiplerine dayanan kimyasal süreçleri inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Klasik fizik prensiplerine dayanan kimyasal süreçleri inceleyen bilim dalı. )


- KUVANTUMDA:
KUVANTUMLANMA ile DALGA-PARÇACIK İKİLİĞİ ile TÜNELLEME ile SÜPERPOZİSYON ile KUVANTUM GİRİŞİMİ ile DOLAŞIKLIK


- QUARTZ LAMP[İng.] / LAMPE À QUARTZ[Fr.] / QUARZLAMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= KUVARS LAMBA


- KUVVE-İ HÂFIZA ile/ve/<> KUVVE-İ ZÂKİRE


- KUVVE-İ:
MUVALLİDA ile/ve/||/<>/> MUTEVELLİDA


- KUVVET ve/<> AYRIŞMA

( Uclar arasındaki enerjetik, çelişik yapı. VE/<> ... )


- KUVVETLE MUHTEMEL ile/değil/yerine/= YÜKSEK OLASILIKLA


- KUYRUK ile KUYRUKLU ile KUYRUKSUZ ile KUYRUK YAĞI ile KUYRUKLULAR ile KUYRUK ACISI ile KUYRUKSUZLAR ile KUYRUK KEMİĞİ ile KUYRUK SOKUMU ile KUYRUKLU YALAN ile KUYRUKLU PİYANO ile KUYRUKLU YILDIZ ile KUYRUKLU KELEBEK ile KUYRUKLU KURBAĞA ile KUYRUK SOKUMU KEMİĞİ ile KUYRUKLU YILDIZ BAŞI ile KUYRUKLU YILDIZ SAÇI ile KUYRUKLU YILDIZ ÇEKİRDEĞİ


- KUYRUK ile/yerine SIRA

( QUEU vs. TURN
TURN instead of QUEU )


- KUYRUKKAKAN ile/||/<> BAĞRIKARA

( Kara tavukgillerden böcek ve meyve ile beslenen küçük ötücü bir kuş Saxicola @@ Bir tür iskete kuşu Saxicola torquata )

( SAXICOLA cum/||/<> SAXICOLA RUBETRA cum/||/<> SAXICOLA RUBICOLA cum/||/<> SAXICOLA TORQUATUS cum/||/<> SAXICOLA MAURUS cum/||/<> SAXICOLA CAPRATA cum/||/<> SAXICOLA TORQUATA )


- KUYU ile GAYYA[Ar.]

( ... İLE Cehennemde bulunduğu varsayılan bir kuyunun ya da derenin adı. )


- KUYU ile TİLMA

( ... İLE İlk kuyunun başı. )