A ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 19.349 başlık/FaRk ile birlikte,
19.349 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(36/79)
- ISKAÇA[İt. < SCAZZA] ile/||/<> ...
( yelkenli gemilerde direklerin alt uçlarının içine oturtulduğu yuva İskaça olarak da geçer İtal scazza step of a mast )
( SCAZZA )
- İSKAÇA ile/||/<> ...
- İSKAÇA ile/||/<> ISKAÇA
( ...~SCAZZA )
- ISKAÇA[İt.] ile ISKARÇA[İt.]
( Yelkenli gemilerde, direklerin alt uclarının içine oturtulduğu yuva. İLE Bir limanın, gemi kalabalığı içindeki durumu. | Bir şeyi, tıka basa doldurma. )
- ISKALAMAK ile ISKA ile ISKAT ile ISKAÇA ile ISKARÇA ile ISKATÇI/LIK
- ISKALARYA[İt.] -ile
( Çivilerin, halat basamakları. )
- İSKÂN ile/ve/||/<>/> İMÂR ile/ve/||/<>/> İNŞÂ
- İSKÂN ile/ve/||/<>/> İNŞÂ
- İSKARÇA ile/||/<> ...
- İSKARÇA ile/<> İSKAÇA
- İSKARÇA ile/||/<> ISKARÇA
( ...~SCARSO )
- İSKARPELA[Lat.] -ile
( Tahta, metal ya da taşı işlemeye yarayan, çelik araç. )
- İSKAT/ISKAT[< SUKUT | çoğ. ISKATÂT]["ka" uzun okunur] ile İSKÂT[< SÜKÛT]
( Düşürme/düşürülme. | Yok etme. | Hükümsüz bırakma. | Ölünün azapsız kalması için dağıtılan sadaka. İLE Susturma, sükût ettirme. | Tartışmada yanıt veremeyecek duruma getirme, ağzını kapattırma. | Kandırma, râzı etme. )
( ISKAT-I CENÎN: Çocuk düşürme. )
- İSKELE ile/||/<> İSKELE[İt. < SCALA]
( Sinema TV Düzlüklerde ışıkların yerleştirilmesi ve ışıkçıların dolaşabilmesi için tavana yakın yükselikte duvarı çepeçevre saran çıkıntı Sahne işçilerinin ve ışık uzmanlarının çalıştığı sahne iskelesi Resim Mimarlık Yapılarda yüksek bölümlerin yapılması için kereste ya da demir çubuklarla kurulan çatma yapı iskelesi de denir Örn ayrık iskele çıkma iskele asma iskele salıncak iskele 2 Duvar ve tavanlara resim yapabilmek için kurulan iskele I isdel isgemi iskembe iskembi 2 ismeki istol Sandalye Aksaray Niğde isdol Eşmeyazı Kars isgemi Kırçiçeği Susuz Kars iskembe Meyvebükü Güdül Ankara iskembi 2 Güllüce Gümüşhacıköy Amasya ismeki Deliilyas Şarkışla Sivas istel Küllük Iğdır Kars II Sebze bahçesinde yapılan büyük karık Başkışla Karaman Konya 1 Geminin sol yanı 2 Deniz taşıtlarının yanaştığı çoğu tahta ve betondan yapılmış denize doğru uzanan yer R Bizans σκάλα stairs ladder gangway landing place Rumca σκάλα Latinceden alınmıştır scala Türkçede iskele biçiminin başındaki i ünlüsü Rumca σκ ünsüz düğümünü çözmek üzere sonradan türemiştir Türkçe iskemle R σκαμνί örneğinde olduğu gibi Latince scala adı Doğu Akdenizde gemicilik alanında büyük bir yer tutmuştur Balkan Latincesi yoluyla Sırpça skala Bulgarca skala Rumence scară Arnavutça shkallë ve Rumca σκάλα gibi dillere geçmiştir Son olarak Bizans Rumcası yoluyla Arapça ve yapı iskelesi basamak merdiven ve gemi merdiveni olarak Türkçeye de girmiştir Bizans döneminde Rumca σκάλα gemicilik alanında iskele anlamını da kazanmış ve iskele olarak Türkçe ve Arapçaya da geçmiştir Rumca σκάλα Bizansta son olarak karaya çıkma yeri anlamını da kazanmıştır Bunun üzerine başşehirde ve Bizansın birçok şehrinde iskele olarak kullanılmakla kalmamış bütün Akdenizde iskele olarak yayılmıştır Bu alanda İtalyanca scala biçiminin büyük bir rol oynadığını biliyoruz Azeri alanında kullanılan iskǝlǝ biçimi Türkçeden alınmıştır )
( GRID, CATWALK, FLY-BRIDGE, FLYING BRIDGE, LIGHTING BRIDGE (GANTRY), BRIDGE, GALLERF, GANTRY | CAT-WALK | SCAFFOLD, SCAFFOLDING | LARBOARD, SEABOARD )
( PASSERELLE, GRIL, PONT-VOLANT, CORRIDOR DE SERVICE | PASSARELLE | ÉCHAUFAUDAGE DE PEINTRE )
( LAUFKATZE, LAUFSTEG, GITTERDECKE, ARBEITSBRÜCKE, BELEUCHTUNGSBRÜCKE, BELEUCHTERBRÜCKE, BELEUCHTERGANG, BELEUCHTERBÜHNE, BELEUCHTERGALERIE | ARBEITSBRÜCKE | BAUGERÜST )
( SCALA )
( ΣΚΆΛΑ | ΣΚΑΜΝΊ / σκάλα | σκαμνί )
- İSKELE ile İSKELET ile İSKELE KUŞU ile İSKELE BABASI ile İSKELE ALABANDA ile İSKELET MOBİLYA ile İSKELE KELEPÇESİ
- İSKELET[İng. SKELETON] ile/||/<> İSKEMİ[İng. ISCHEMIA]
( Bir hayvanın destek görevi olan ve vücudu korumaya yarayan sert parçasının tümü; omurgalı hayvanların iç organlarını koruyan ve destekleyen kemik ve az çok kıkırdaklı bir çatı yapısı. @@ Organizmanın dokusunda ya da organında yerel olarak kan akışının azalması ya da kesilmesi tıbbi sorunu.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- İSKEMI/İSCHEMIA[İng.] ile/değil/yerine/= YETERSİZ KANLANMA
- İŞKENCE ile/değil/yerine CEZA
- [ne yazık ki]
!İŞKENCE ile/ve/<> !İNSANLIK DIŞI "UYGULAMA"
- İSKETE ile/<> BAĞRIKARA
( Serçegillerden, gagaları dişli, zararlı böcek ve kurtlarla beslenen, hoş sesli bir kuş. İLE/<> İskete kuşunun bir türü. )
( PARUS ATER cum/<> SAXICOLA TORQUATA )
- İSKOÇ ile İSKOÇÇA
- İSKOÇYA < KALEDONYA
- İSKONTO[İt. < SCONTO] ile/değil/yerine/=/||/<> İNDİRİM | KIRDIRMA
( indirim kırdırma Senedin saymaca değeri üzerinden yapılan indirim Sözün bir bölümünü söylenmemiş sayma )
- İSKORÇİNA[İt.] -ile
( Bileşikgillerden, lezzetli kökleri sebze olarak kullanılan, Akdeniz bölgesinde çokça yetiştirilen bir bitki. [Lat. SCORZONERA] )
- İSKOTA[İt. < SCOTTA] ile/||/<> ...
( yelkenleri açmak ve tutmak için alt köşelerine bağlanan halat zincir ve palangadan oluşan donanım yelkenleri açmak ve tutmak için alt köşelerine bağlanan halat zincir ve palangadan oluşan donanım İtal scotta sheet of a sail Skandinav kökünden gelen scotta Normanların aracılığı ile Akdeniz dillerine de geçmiştir écoute escota İtal scotta Malta skotta Cezayir şkūta şkûṭa Mısır iskûta İtal scotta sheet of a sail Skandinav kökünden gelen scotta Normanların aracılığı ile Akdeniz dillerine de geçmiştir écoute escota İtal scotta Malta skotta Cezayir şkūta şkûṭa Mısır iskûta )
( SCOTTA )
- İSLAH (CEZA HUKUKU) ile/||/<> CORRECTION[İng.] ile/||/<> CORRECTION[Fr.] ile/||/<> USLANDIRMA
( CORRECTION )
( CORRECTION )
- ISLAH ile/ve/||/<> İHYÂ ile/ve/||/<> TECDİD
- ISLAK İMZA ile/||/<> ISLAK KARGA ile/||/<> ISLAK MENDİL ile/||/<> ISLAK ZEMİN
( Suya batırılmış üzerine su dökülmüş ya da yağmurdan ıslanmış olan yaş II Herhangi bir nedenle yaşarmış sulanmış )
- İSLÂM ile İSLAM ABAD ile İSLAMİ ile İSLAM MERKEZİ ile İSLAM CUMHURİYETİ DEVRİM MUHAFIZLARI ile İRAN İSLAM CUMHURİYETİ ile İSLAM CUMHURİYETİ HABER AJANSI ile İSLAMİ ŞURA ile İSLAMİ ŞURA KONSEYİ ile İSLAM DÜNYASI ile İSLAM DEVRİMİ
( ISLAM vs. ISLAM ABAD vs. ISLAMIC vs. ISLAMIC CENTER vs. ISLAMIC REPUBLIC REVOLUTIONARY GUARDS vs. ISLAMIC REPUBLIC OF IRAN vs. ISLAMIC REPUBLIC'S NEWS AGENCY vs. ISLAMIC SHOURA vs. ISLAMIC SHOURA COUNCIL vs. ISLAMIC WORLD vs. ISLAMIC REVOLUTION )
( دين اسلام ile اسلام ile اسلام آباد ile اسلامي ile مرکز اسلامي ile جمهوري اسلامي ايران ile سپاه پاسداران ile خبرگزاري جمهوري اسلامي ile انقلاب اسلامي ile مجلس شورا ile مجلس شوراي اسلامي ile جهان اسلام )
( DYNE ESLAM ile ESLAM ile ESLAM ABAD ile ESLAMY ile MARKZ ESLAMY ile JAMEHORY ESLAMY AYRAN ile SEPAH PASDARAN ile KHBARGOZARY JAMEHORY ESLAMY ile ENGHALAB ESLAMY ile MOJALS SHORA ile MOJALS SHORAY ESLAMY ile JACPEHAN ESLAM )
- ISLAMAK ile ISLANMAK ile ISLATMAK ile ISLATILMAK ile ISLANABİLMEK ile ISLATABİLMEK ile ISLAH ile ISLAK/LIK ile ISLAK İMZA ile ISLAK KARGA ile ISLAK ZEMİN ile ISLAK MENDİL
- ISLAND :/yerine ADA
- ISLANMA ile SULANMA
- ISLATICI MADDE | ISLATICI ile/||/<> ISLATMA
( @@ Temizleme çözeltilerine eklenen, yüzey gerilimini azaltıcı özellikteki sabun ya da sabunsu özdek. )
( WETTING AGENT | WETTING~WETTING )
( AGGENT MOUILLANT~MOUILLAGE )
( NETZMITTEL~BENETZUNG )
( AGENTE BAGNANTE~BAGNATURA )
( ΔΙΑΒΡΕΚΤΙΚΌ / διαβρεκτικό~ΔΙΑΒΡΟΧΉ / διαβροχή )
- ISLATMA ile/||/<> ISLATMA
( Temizleme işini kolaylaştırmak için yüzey gerilimini azaltmak amacıyla çözeltilere ıslatıcı ekleme işlemi Sulandırma )
( WETTING )
- ISLATMA ile ISLATMA SUYU
- STEEPING[İng.] / TREMPAGE[Fr.] / EINWEICHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ISLATMA
- İSLAV ile İSLAVCA ile İSLAVİST
- İŞLEM SIRASINDA:
ÜSLÜ ile/ve/<>/> PARANTEZ ile/ve/<>/> ÇARPMA-BÖLME ile/ve/<>/> TOPLAMA-ÇIKARMA
( 1. ile/ve/<>/> 2. ile/ve/<>/> 3. ile/ve/<>/> 4. )
- İŞLEV[İng. FUNCTION] ile/||/<> ANOKSİ[İng. ANOXIA] ile/||/<> B VİTAMİNİ[İng. VITAMIN B] ile/||/<> BAŞLANGIÇTAN GEN TAHMİNİ[İng. AB INITIO GENE PREDICTION] ile/||/<> EULER METODU[İng. EULER METHOD] ile/||/<> TÜREV[İng. DERIVATIVE]
( Bir kümenin her elemanının başka bir kümenin en az bir defa ve yalnız bir elemanıyla ilişkilendiren bağıntı. Tanım kümesindeki tüm elemanlar, değer kümesindeki en az bir elemanla ilişkilendirilir. Tanım kümesinde eşleştirilen bir eleman ikinci defa eşleştirilemez. Değer kümesinde ilişkilendirilen elemanların oluşturduğu kümeye "görüntü kümesi" adı verilir. Fonksiyonlar genellikle f, g ya da h gibi küçük harflerle gösterilirler. Örneğin A ve B isimli iki küme oluşturulursa A'nın her elemanının B'nin en az bir ve yalnız bir elemanıyla ilişkilendiren bağlantıya "A'dan B'ye fonksiyon" denir ve şu biçimde gösterilir: @@ Oksijen yetmezliği, vücut gözelerinin normal fonksiyonlarını gerçekleştirecek oksijenden yoksun kalması anlamına gelen bir terim. @@ Çeşitli metabolik fonksiyonlara sahip olan, suda çözünen bir grup vitamin. Bunlar: tiamin (B1), riboflavin (B2), niasin (B3), pantotenik asit (B5), B6 vitamini, biotin (B7), folik asit (B9) ve B12 vitamini. @@ Genlerin fonksiyonuna ya da organizmanın genetiğine dair herhangi bir bilgi olmamasına karşın, belirli genleri tespit etmek için kullanılan bir işlemsel biyoloji tekniği. Bu başarılabilir, çünkü eksonlar, intronlar, başlatıcılar gibi farklı gen özellikleri, DNA dizilimindeki eşsiz şablonlarla ilişkilidir. @@ Sayısal analizde, diferansiyel denklemlerin yaklaşık çözümlerini bulmak için kullanılan basit bir yöntem. Adını İsviçreli matematikçi Leonhard Euler'den alır. Başlangıç koşulları verilen bir diferansiyel denklemin çözümünü, küçük adımlarla ilerleyerek yaklaşık olarak hesaplar. Özellikle ilk derece adi diferansiyel denklemlerin çözümünde kullanılır ve adım adım, türevin eğim bilgisine dayanarak fonksiyonun değerlerini bulur. Basitliği ve uygulanabilirliği ile öne çıksa da, doğruluğu açısından daha gelişmiş yöntemlerle karşılaştırıldığında sınırlamalara sahiptir. @@ Matematikte bir f(x)f(x)f(x) fonksiyonunun tanım kümesi içinde yer alan bir xxx noktası için anlık değişim miktarı ya da diğer bir tabiri ile o noktadan geçen teğetin sahip olduğu eğim miktarı. Aralarındaki mesafe aaa olan farklı iki nokta üzerinden geçen doğrunun eğimini bulmayı sağlayan:
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ISLIKLAMA ile/||/<> ISLIKLAMAK
( 1 Tiyatro konuşmasında s harfinin çıkarılışında abartma oluşu 2 Oyunu yapıtı ya da her ikisini yermek için seyircilerin ıslık çalması Tiyatro konuşmasında ş harfinin çıkarılışındaki abartma Yapıtı gösteriyi oyuncuyu ya da sahne üzerindeki herhangi bir şeyi beğenmediğini açıklamak için seyircinin başvurduğu anlatım biçimi )
( WHISTLING SOUND | WHISTLE )
( SIFFLER )
( ZISCHEN | PFEIFFEN )
- ISLIM[İng. < STEAM] ile/||/<> GAZOCAĞI. (*SENİRKENT -ISPARTA)
( Gazocağı Senirkent Isparta )
( STEAM )
- İSMÂ'[Ar. < SEM] ile İSMÂH[Ar.]
( Dinletme, işittirme. İLE Cömert kılma, samâhatli. | Mülâyim ve itaatli etme. )
- ISMARLAMA ile ISMARLAMA
( BESPOKE vs. BESPOKEN )
( نامزد شده )
( NAMZAD SHODEH )
- İSMİYLE MÜSEMMA ile İSMİYLE CİSMİYLE
- İSNÂ'[Ar.] ile İSNÂ[Ar.]
( Övme, medhetme. | Şükretme. İLE Değerini yükseltme. | Bir yerde uzun zaman kalma. )
- ISNÂ'[Ar.] ile ISNÂN[Ar.]
( Yardım etme. | Anla(ya)mayan birinin, gerektiği gibi öğrenmesi. İLE Darılma, gücenme. | Ayak direme, ısrâr etme. | Kibirlenme. )
- ISPANAK ile ISPANAKLI ile ISPANAKLAR ile ISPANAKLI BÖREK ile ISPANAKLI YUMURTA
- İSPANYA ile/ve/<> FRANSA
( Bu iki ülkeyi birbirinden ayıran, 430 km.lik doğal bir sınır olan Pirene sıradağlarıdır.
[93 milyon yıllık bu dağlar, tüm evrimi içeren kalıntılar taşır.] )
- İSPANYA ile İSPANYA
( Ülke. İLE Boyacılıkta kullanılan tebeşir tozu. )
- İSPANYOL ile İSPANYOLCA ile İSPANYOL PAÇA ile İSPANYOL DANSI ile İSPANYOL MÜZİĞİ ile İSPANYOL NEZLESİ
- İSPANYOLCA ile İTALYANCA
- İSPANYOLCA ile/ve/<>/< LATİNCE
- İSPANYOLCA ile/||/<> YAHUDİ İSPANYOLCASI(LADİNO)
- İSPARMAÇA ile/||/<> DENİZ İÇİNDE BİRKAÇ ZİNCİRİN DOLAŞMASI
( deniz içinde birkaç zincirin dolaşması İtal Venedik spernácio tassel of the Indian corn )
( SPERNÁCIO )
- İSPARMAÇA ile/||/<> ISPARMAÇA
( 'deniz içinde birkaç zincirin dolaşması' @@ < İtal (Venedik) spernácio 'tassel of the Indian corn'. )
( SPERNÁCIO~SPERNÁCIO )
- İSPARTA ile İSPARTALI/LIK ile İSPARTA GÜLÜ ile İSPARTA HALISI
- İSPAT ETME, İSPATLAMA | KANITLAMA ile/||/<> KANITLAMA
( Bir önermeyi belitler kümesinden kalkarak türetme işlemi Bir biçimsel dizgede belli bir önermeyi ilksavlar kümesinden türetme işlemi Anl tanıtlama Tümdengelimci bir dizgede herhangi bir vargı ya da çıkarımı öncüllere ve sonunda önsayıtlara indirgeme )
( PROVING )
( DÉMONSTRATION )
( BEWEIFÜHRUNG, BEWEISEN | BEWEISEN )
- İSPAT[Ar. < İS̱BĀT] ile/değil/yerine/=/||/<> KANIT | KANITLAMA | TANITLAMA
( kanıt kanıtlama tanıtlama )
- İSPAT ile/değil/yerine/= TANITLAMA
- İSPATLAMA ile/değil/yerine/=/||/<> KANITLAMA | TANITLAMA
( kanıtlama tanıtlama )
- İSPATLANDIRMA ile/değil/yerine/=/||/<> KANITLANDIRMA | TANITLANDIRMA
( kanıtlandırma tanıtlandırma )
- İSPATLANMA ile/değil/yerine/=/||/<> KANITLANMA | TANITLANMA
( kanıtlanma tanıtlanma )
- İSPİYON ile GAMMAZLAMA
- İŞPORTA ile İŞPORTACI/LIK ile İŞPORTA MALI
- İSPRİTİZMA ile İSPRİTİZMACI/LIK
- İSRÂ'[Ar. < SİRÂYET] ile İSRÂ'[Ar. < SÜR'AT]
( Geceleyin yürütme/yürütülme, gönderme. İLE Hızlandırma, süratlendirme. )
- ISRA ile ÖTE
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Buranın ötesinde/ilerisinde. İLE ... )
- ISRAR ile İDDİA
( INSISTENCE vs. ASSERTION )
- ISRÂR ile ISNÂ'
( Ayak direme. İLE Yardım etme. | Anla(ya)mayan birinin, gerektiği gibi öğrenmesi. )
- ISRAR ile ZORLAMA
- ISRARLA ile/değil "ALTINI ÇİZEREK"
- İSRAR/LA değil ISRAR/LA
- İSSA[İt. < ISSA] ile/değil/yerine/=/||/<> YISA
( Birçok kişinin birlikte yaptığı işte birbirlerine gayret vermek için söylenen bir söz )
- ISSIZLAŞMAK ile ISSIZ/LIK ile ISSIZCA
- İST. BOĞAZI'NDA:
ÜST AKINTI ile/ve ALT AKINTI
( Karadeniz'den gelen. İLE/VE Ege'den gelen. )
- ISTA -ile
( Uluslararası tiyatro antropolojisi. )
- İSTADYA/STADİA[İt. < STADIA] ile/||/<> TELEMETRE/TELEMETRE[Fr. < TÉLÉMÈTRE] ile/||/<> ODOMETRE/ODOMETRE[Fr. < ODOMÈTRE]
( Uzakta bulunan iki noktanın arasını ölçmekte kullanılan araç )
- İŞTAHLANMAK ile İŞTAHLANDIRMAK ile İŞTAH ile İŞTAHLI/LIK ile İŞTAHSIZ/LIK ile İŞTAHLICA ile İŞTAHSIZCA
- İSTAMPALAMA | DAMGALAMA ile/||/<> DAMGALAMA ile/||/<> DAMGALAMAK
( Çifteker değiştirmeyi yasaklayan yarışlarda denetleme amacıyla gövdenin önüne ya da iç yönüne asılı koşucunun sırt numarasını gösteren plakayı kurşunla damgalama İşlenmiş parçaları bileşim ve işlem bakımından tanıyabilmek için üzerlerine izli damga vurma işlemi Bir hayvanın tanınması için kullanılan kalıcı ya da yarı kalıcı marka etiket )
( STAMPING | BRANDING )
( PLOMBÂGE | ESTAMPAGE )
( AUSSTANZEN )
- ISTAMPALAMAK ile ISTAMPA ile ISTAMPACI/LIK ile ISTAMPA RESİM
- İSTANBUL:
ÜSKÜDAR-EYÜP (SULTAN)-GALATA ile İSTANBUL
- İSTANBUL ve ROMA ve PRAG
( Boğaz, ikiye böler. VE Tiber Irmağı, ikiye böler. VE Vltava Irmağı, ikiye böler. )
- İSTANBUL'DA:
YAKA ile/ve/||/<> KITA
- İSTANBUL/ROMA ve/||/<> FİLİBE
( Filibe de, İstanbul ve Roma gibi, 7 tepe üzerine kurulmuştur. )
( ... VE/||/<> Nöbettepe, Canbaztepe, Taksimtepe, Çanlıtepe, Boztepe, Saraytepe, Pınarcıtepe. )
- İSTASYON ile/değil/yerine/= DURALGA
- İSTATİKSEL YASA ile/ve/||/<> ÇOK BÜYÜK SAYILAR YASASI
- İSTATİSTİK = STATISTICS[İng.] = STATISTIQUE[Fr.] = STATISTIK[Alm.] = STATISTIKA[İt.] = ESTADÍSTICA[İsp.]
- İSTATİSTİKSEL HATA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI:
YETERSİZ ÖRNEK ile/ve/||/<> TEMSİL ETMEYEN ÖRNEK ile/ve/||/<> YANLIŞ BENZETME ile/ve/||/<> YOK SAYMA ile/ve/||/<> SÜMEN ALTI ile/ve/||/<> KUMARBAZ
( FALLACY OF INSUFFICIENT SAMPLE vs./and/||/<> UNREPRESENTATIVE SAMPLE vs./and/||/<> FALSE ANALOGY vs./and/||/<> SLOTHFUL INDUCTION vs./and/||/<> FALLACY OF SLANTING vs./and/||/<> GAMBLER'S FALLACY )
- STATISTISCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= İSTATİSTİKSEL YASA
- İSTAVRİT ile KRAÇA/KIRAÇA
( ... İLE İstavrit balığının küçüğü. )
- İŞTE HİKAYE ile BURADA ile BURADA VE ORADA ile SAPKINLIK ile AŞAĞIDA
( HERE IS THE STORY vs. HERE vs. HERE AND THERE vs. HERESY vs. HEREUNDER )
( اينجا ile بدينسو ile جسته و گريخته ile جريان از اين قرار بود ile داستان از اين قرار بود ile رفض ile ارتداد ile مسلک خاص ile الحاد ile ذيلا )
( AYNAJA ile BADYNESO ile JASTEH VE GARYKHTEH ile JARYAN AZ AYNE GHARAR BUD ile DASTAN AZ AYNE GHARAR BUD ile رفض ile ERTEDAD ile MOSLAK KHAS ile ELHAD ile ذيلا )
- İSTEDİĞİMİZ ŞEY:
OLURSA ile OLMAZSA
( 1 hayır. İLE 1000 hayır. )
- İSTEK/HEVES ile/ve/değil/||/<>/>/</>< OLANAK/KOŞUL/ARAÇ/PARA
( Varken, olanak olmayabilir. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/>/< Varken, istek olmayabilir. )
( )
- İSTEKA ile/||/<> BİLARDO SOPASI
- İSTEMEDEN ..." ile YANLIŞLIKLA ...
- İSTENÇ/İRÂDE:
UZAK ile/ve/||/<>/> ORTA ile/ve/||/<>/> YAKIN
( El. İLE/VE/||/<>/> Dil. İLE/VE/||/<>/> Bakış. )
- İSTİAREİ TEMSİLİYE | ORUNLAMA ile/||/<> ORUNLAMA
( 1 Bir konunun yerine onunla benzerlikleri olan başka bir konuyu geliştirerek öbürünü anlatma 2 Birtakım soyut ya da somut kavramları kişileştirerek seyirciye iletme Söz sanatı terimi Bir konunun yerine onunla benzerlikleri olan başka bir konuyu geliştirerek ötekini anlatma ki uzun bir iğretilemeden ibarettir ORUNLAMALI Allégorique Bir kelimenin başka bir kelime anlamını alarak onun yerine geçmesi Gece kelimesinin tün anlamına geçerek onun yerine kullanılması gibi )
( ALLEGORY )
( ALLÉGORIE | SUBSTITUTION )
( ALLEGORIE )
- İSTİÂZA[Ar. < İVAZ] ile İSTİÂZE[Ar. < İYAZ]
( Karşılık olarak bir şey isteme. İLE Allah'a sığınma.[eûzü billâhi min-eş-şeytân-ir-racîm ya da neûzü billâh] | Sığınma. )
- İSTİBAT[Ar. < İSTİBʿĀD] ile/değil/yerine/=/||/<> UZAKSAMA
- İSTİBDÂ'[Ar.] ile İSTİBDÂ'[Ar.] ile İSTİBDÂD[Ar.]
( İşedikten sonra akıntıyı tam arıtma. | Nikâhlanılan bir dulun gebe olmadığına sonucunu elde etmek üzere bir adet dönemi görene kadar ona yaklaşmamak. İLE Nadide sayma, bedi'. İLE Keyfî yönetme düzeni. | Yönetimde baskı/tazyık. )
- İSTİBKÂ'[Ar. < BEKA]["ka" uzun okunur] ile İSTİBKÂ'[Ar. < BÜKÂ]
( Devamını, sürmesini isteme. | Saklama, koruma, muhafaza etme.[İng., Fr. CONSERVATION] İLE Ağlatma. )
- İSTİBRÂ' -ile
( KÜÇÜK ABDESTEN SONRA AKINTIYI TAM ARITMA [bkz. İSTİBDÂ'] )
- İSTİCAR[Ar. < İSTĪCĀR] ile/değil/yerine/=/||/<> KİRALAMA
- İSTİCVAP[Ar. < İSTİCVĀB] ile/değil/yerine/=/||/<> SORGULAMA
- İSTİDA[Ar. < İSTİDʿĀʾ] ile/değil/yerine/=/||/<> DİLEKÇE (İSTİDANAME)
- İSTİDÂ'[Ar.] ile İSTÎDÂ'[Ar. < VEDÂ] ile İSTİD'Â'[Ar. < DUA] ile İSTİDÂA/İSTİZÂA[Ar. < ZİYA]
( El uzatma. İLE Birinin yanına bırakma, bir şeyi saklamak üzere birine emanet etme. İLE Yalvararak isteme. | Dilekçe, istidâ. İLE Aydınlanma, ışıklanma, ziyalanma. )
- İSTİDA ile İSTİDAT ile İSTİDATLI/LIK ile İSTİDATSIZ/LIK
- İSTIFA, TENKİH | AYIKLAMAK ile/||/<> AYIKLAMA ile/||/<> AYIKLAMA | SIRALAMAK
( Öğeleri belirlenmiş ölçütlere göre öbeklere ayırmak Ayıklamak bir düzenlemeyi gerektirir ama zorunlu olarak bir sıralamayı gerektirmez öbekler herhangi bir biçimde düzenlenebilir sıralamak 1 Toplum yaşamında bireylerin ya da kümelerin yetenek ve güçlerine uygun biçimde belirli birtakım görevlere yöneltilmesi 2 Okuma öğretiminde üzerinde durulan konuya ya da soruna uygun okuma parçalarını seçme işi 3 Usa uygun seçim Yetiştirme sezonu başında yetiştirmeye elverişli olmayan düşük verimli yaşlı hasta sakat hayvanların sürüden uzaklaştırılması )
( SORT | SELECTION | CULLING )
( TRIER | SÉLECTION )
- ISTIFÂ' ile/değil/yerine/= AYIKLAMA, AYIKLANMA | BİR ŞEYİN HÂLİSİNİ, TEMİZİNİ SEÇİP ALMA | SEÇME, SEÇKİNLİK
- ISTIFA[Ar. < İṢṬİFĀ] ile/değil/yerine/=/||/<> AYIKLANMA
- İSTİFÂ[Ar.] ile/ve/değil ÇEKİLME
( Görevden. İLE/VE/DEĞİL Önderlikten. )
( Siyasette. İLE/VE/DEĞİL Dinde. )
- İSTİFA ile/||/<> FERAGAT
- İSTİFA[Ar. < İSTİʿFĀ] ile/değil/yerine/=/||/<> İSTİFA
( istifaname Kendi isteğiyle işten ya da bir hizmetten ayrılma çekilme Bir görevden kendi isteğiyle ayrıldığını belirten dilekçe istifaname )
- ISTIFÂ'[< SAFVET] ile/ve/< İSTİ'FA'[< AFV]
( Bir şeyin hâlisini, temizini seçip alma. | Ayıklama. | Seçme, seçkinlik. İLE/VE Affını isteme. | Bir işten, kendi isteğiyle çekilme. )
- İSTÎFÂ'[Ar. < VEFÂ] ile İSTİ'FÂ'[Ar. < AFV] ile İSTİFHÂM[Ar. < FEHM | çoğ. İSTİFHÂMÂT] ile İSTİHFÂ'[Ar.]
( Tamamıyla alma/alınma, ödetilme. İLE Affını isteme. | Bir işten kendi isteğiyle çekilme. İLE Sorma, anlama. Anlamak, öğrenmek için sorma. İLE Saklanma, gizlenme. )
- İSTİFA ile/ve/||/<>/> İSTİĞFAR
( Affını isteme. | Bir işten, kendi isteğiyle çekilme. İLE/VE/||/<>/> Tövbe. | Allah'tan günahın bağışlanmasını isteme. | Estağfirullah. )
- İSTİFA ile/||/<> SELECTION[İng.] ile/||/<> SÉLECTION[Fr.] ile/||/<> AYIKLANMA
( 1 Bireylerin ya da kümelerin doğal olarak işbölümü yapması 2Canlı varlıklarda ortamın koşullarına en iyi uyan bireylerin ya da türlerin yaşamalarını sürdürüp uymayanların ise yok olması )
( SELECTION )
( SÉLECTION )
- ISTIFA ile/||/<> SELECTION[İng.] ile/||/<> SÉLECTION[Fr.] ile/||/<> SELECTIO[Lat.] ile/||/<> AUSWAHL[Alm.] ile/||/<> SEÇİM
( Karşılığı seleksiyon selectio seçim Bazı organizmaların özellikle beliren karekterlerle yaşamaya devam etmesi ve bazılarının ise çoğalıp yaşayamamalariyle sonuçlanan doğal ya da yapma bir olay )
( SELECTION )
( SÉLECTION )
( AUSWAHL )
( SELECTIO )
- İSTİFÂDE ile/ve/||/<>/< İSTİFÂ
( İstifâ etmediğimizden, istifâde edemeyiz. )
- İSTİFADE[Ar. < İSTİFĀDE] ile/değil/yerine/=/||/<> YARARLANMA
- İSTİFANAME[Ar. < İSTİʿFĀ + Fars. NĀME] ile/değil/yerine/=/||/<> İSTİFA
- İSTİFÂZA[< FEYZ] ile İSTİFÂDE
- İSTİFLEMEK ile İSTİFLENMEK ile İSTİFLEYEBİLMEK ile İSTİF ile İSTİFA ile İSTİFÇİ/LİK
- İSTİFRA[Ar. < İSTİFRĀĠ] ile/değil/yerine/=/||/<> KUSMA
- İSTİFRÂ[Ar.] ile/değil/yerine İSTİFÂ[Ar.]
- İSTİFTÂ'[Ar. < FETVÂ] ile İSTİFTÂH[Ar. < FETH]
( Fetvâ almak/istemek. Müftüye başvurma. İLE Siftah etme. | Başlama, başlanılma. | Açma, açılma. )
- İSTİĞBÂR | TOZLANMA ile/||/<> TOZLANMA
( tozlaşma biyoloji tarım )
( POLLINISATION | FÉCONDATION )
- İSTİĞFAR[Ar.] ile/değil İSTİFRÂ[Ar.]
- İSTİGNA[Ar. < İSTİĠNĀ] ile/değil/yerine/=/||/<> İSTİĞNA
( Önerilen bir işe karşı nazlanma nazlı davranma doygunluk )
- İŞTİHA[Ar. < İŞTİHĀʾ] ile/değil/yerine/=/||/<> İŞTAH
- İŞTİHA[Ar. < İŞTİHĀʾ] ile/değil/yerine/=/||/<> İŞTAH
( Yemek yeme isteği iştiha Cinsel istek ya da arzu )
- İŞTİHA ile İŞTİHAR
- İŞTİHÂ'[Ar. < ŞEHVET] ile İŞTİHÂR[Ar. < ŞÖHRET]
( İstek, meyil. | Yemek yeme isteği, iştah. İLE Ün alma, ünlü olma, şöhret bulma, şöhretlenme, meşhur olma. )
- İSTİHÂLE | BAŞKALAŞMA ile/||/<> BAŞKALAŞMA
( Kimi hayvanların örneğin böceklerin yumurta evresinden ergin evreye varıncaya dek yaşam boyunca gösterdiği biçimsel değişme karşılık metamorfoz Meta sonra Morphe biçim Embriyon evresinden ergin olana kadar bir hayvanın geçirdiği biçim ve yapı değişmeleri zooloji biyoloji benzeşmezlik Metamorfoz )
( METAMORPHOSIS )
( MÉTAMORPHOSE )
( UMWANDLUNG | VERWANDLUNG )
( METAMORPHOSIS )
- İSTİHALE | İSTİHÂLE | METAMORFOZ ile/||/<> METAMORFOZ ile/||/<> BAŞKALAŞMA
( başkalaşma başkalaşım Başkalaşım 1 Dokunun normal yapısını kaybetmesi başkalaşma 2 Larval formdan erişkin forma dönüşüm Monogenea Digenea Eucestoda Acanthocephala Pentastomida ve eklem bacaklılarda görülen bir ya da daha fazla genç formun erişkinlerin vücut yapısından belirgin olarak farklılık gösterdiği bir tür gelişimdir Kimi hayvanların örneğin böceklerin yumurta evresinden ergin evreye varıncaya dek yaşam boyunca gösterdiği biçimsel değişme karşılık metamorfoz Meta sonra Morphe biçim Embriyon evresinden ergin olana kadar bir hayvanın geçirdiği biçim ve yapı değişmeleri zooloji biyoloji benzeşmezlik Metamorfoz )
( METAMORPHOSIS )
( MÉTAMORPHOSE )
- İSTİHDAF[Ar. < İSTİHDĀF] ile/değil/yerine/=/||/<> AMAÇLAMA
- İSTİHDAM | ÇALIŞTIRMA ile/||/<> ÇALIŞTIRMA ile/||/<> ÇALIŞTIRMAK
( Sinema Bir alıcıda filmin verici eksenden alıcı eksene aktarılmasını aralı devinimini sağlayan ana düzenini işletme 1 Çalıştırma işe alma kullanma 2 İşgücünü kapsayan bölümün çalıştırılması tekniği Durmuş ya da yapımı yeni bitmiş bir fırını çalıştırmaya başlatma )
( RELEASE (À MOTOR), STARTING | WORKING, EMPLOYMENT | START-UP | RUN )
( DÉCLENCHEMENT, MISE EN MARCHE | OCCUPATION, EMPLOI )
( AUSLÖSUNG )
- İSTİHKAR[Ar. < İSTİḤḲĀR] ile/değil/yerine/=/||/<> AŞAĞILAMA
- İSTİHLÂF[Ar. < HALEF] ile/değil/yerine/= YERİNE BIRAKMA
- İSTİHRAÇ[Ar. < İSTİḪRĀC] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇIKARSAMA
- İSTİHSÂL ETMEK | DOĞURMA ile/||/<> DOĞURMA ile/||/<> ÜRETME
( üretme Kimi ışınetkin özdeklerin zincir tepkimeleri sonunda kendilerinden daha çok bölünür özdekler üretmeleri Doğumun gerçekleşmesi 1 Bir uzambiçimi verilen bir parçasının devinmesiyle oluşturma 2 Üzerinde kimi işlemler tanımlı olan bir X kümesi için X içindeki her bir öğe A daki kimi öğelerin söz konusu işlemlere göre katışımı olarak yazılabilir koşulunu gerçekleyen A altkümesini oluşturma Gözlem ya da çıkarım yoluyla bilinen bilgilerden bilinmeyenlere ulaşma üreme yetiştirmek coğrafya )
( BREEDING | PARTURITION, GIVE BIRTH )
- İSTİHZA, TEHEKKÜM | SARAKA ile/||/<> SARAKA[Yun.]
( Ciddi gibi görünen acı alay Söz sanatı terimi Acı ve batıcı alay SARAKALI Sarcastique )
( SARCASME )
- [ne yazık ki]
!İSTİHZÂ'/SARAKA[argo] ile/değil/yerine/= !ALAY ETME [bkz. İSTİSHÂR]
- İSTİHZA' yerine İSTİ'FÂF(<İFFET)
- İSTİHZA ile/değil İSTİHSA
- İSTİHZA[Ar. < İSTİHZĀʾ] ile/değil/yerine/=/||/<> İSTİHZA
( Gizli ya da kinayeli bir biçimde alay )
- İSTİHZA ile İSTİHZAR ile İSTİHZALI ile İSTİHZASIZ
- İSTİHZÂ[Ar.] ile MİZÂH[Ar.]
- İSTİHZÂ[Ar.] ile SUHRİYYET[Ar.]
- İSTİHZAR[Ar. < İSTİḤŻĀR] ile/değil/yerine/=/||/<> HAZIRLAMA | ANIMSAMA
( hazırlama anımsama )
- İSTİHZAR ile/||/<> PREPARATION[İng.] ile/||/<> PRÉPARATION[Fr.] ile/||/<> PRÄPARATION[Alm.] ile/||/<> ANIKLAMA
( Bir kimyasal özdeğin elde edilmesi için uygulanan süreç )
( PREPARATION )
( PRÉPARATION )
( PRÄPARATION )
- İSTÎKA'["ka" uzun okunur] ile İSTÎKA'["ka" uzun okunur] ile İSTİKA'[Ar. < SAKY]["ka" uzun okunur] ile İSTİKA/İSTEKA[İt. < Cerm.]
( Olacak/gerçekleşecek, vuku' bulacak diye endişelenme. İLE Olmasını bekleme, olacak diye endişeye düşme. İLE İçecek su alma, su isteme. İLE Ayakkabıların altını parlatmak için kunduracıların kullandığı kemik. )
- İŞTİKAK[Ar.]/ETİMOLOJİ[Fr./İng.] ile İHTİRÂ[Ar.]
( Ad ve fiillerin kök ya da gövdelerine yapım eki getirilerek sözcük kurma. | Aynı kökten gelen fakat ayrı anlamları olan sözcüklerle yapılan benzetme/cinas. İLE Bilinen bazı şeylerden yararlanarak düşünce gücüyle yeni bir şey bulma. | Benzeri görülmemiş bir şey oluşturma. )
- İSTİKBAL[Ar. < İSTİḲBĀL] ile/değil/yerine/=/||/<> GELECEK | KARŞILAMA
( gelecek karşılama )
- İSTİKFÂ'[Ar.] ile İSTİKFÂ[Ar.]
( ... İLE Yeterli sayma, kâfi. Varolan ile geçinmek isteme. )
- İSTİKLÂP | METABOLİZMA ile/||/<> METABOLİZMA ile/||/<> METABOLİZMA[Fr. < MÉTABOLISME]
( metabole değişme Canlı organizmada ya da canlı gözede meydana gelen yapıcı ve yıkıcı nitelikteki kimyasal olayların tümüdür Protoplazmanın asimlasyon ve parçalanması ile ilgili olayların toplamıdır Evvelce anabolizm ve katabolizm diye ikiye ayrılırdı Metabolizma sonucu meydana gelen enerji ile vücuttaki hayatsal olaylar devam ettirilir Canlı organizmada ya da canlı hücrede meydana gelen yapıcı ve yıkıcı nitelikteki kimyasal olayların tümü protoplâzmadaki asimilâsyon ve parçalanma ile ilgili olayların toplamı anabolizma ve katabolizma olaylarının toplamı Canlılarda enerji üretimi ve madde yapımını gerçekleştirmek için organizmanın hücreleri içinde meydana gelen ve enzimlerle kontrol edilen yapıcı ve yıkıcı nitelikteki kimyasal olayların tamamı Hücrede gerçekleşen fiziksel ve kimyasal olayların tümü anabolizma ve katabolizmanın toplamı )
( METABOLISM )
( MÉTABOLISME )
( STOFFWECHSEL )
- İSTİKRÂ[Ar.] ile İSTİKRÂ[Ar. İKTİRÂ] ile İSTİKRÂH[Ar. < KERH]
( Gezme, dolaşma; âvârelik. | Bir şey hakkında etraflı bilgi edinme. | Tümevarım. [İng. INDUCTION, Fr. ÉPAGOGIQUE] İLE Kira ile tutma/tutulma, kiralama. İLE İğrenme, tiksinme. | [Ar.: İstemeyerek zorla yapma.] )
- İSTİKRA ile İSTİKRAH ile İSTİKRAR ile İSTİKRAZ ile İSTİKRARLI/LIK ile İSTİKRARSIZ/LIK ile İSTİKRARLICA ile İSTİKRARSIZCA
- İSTİKRÂ ve/||/<> KIRAAT/İKRÂ
- İSTİKRA[Ar. < İSTİḲRĀʾ] ile/değil/yerine/=/||/<> TÜMEVARIM
- İSTİKRAR ile/||/<> STABILISATION[İng.] ile/||/<> STABILISATION[Fr.] ile/||/<> DURULMA
( 1 Paranın satınalma gücünü belirli bir düzeyde saptama 2 Ederlerin belirli bir yerde dondurulması )
( STABILISATION )
( STABILISATION )
- İSTİKRARSIZLIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DALGALANMA
- İSTİKRAZ | BORÇLANMA ile/||/<> BORÇLANMA
( Bir karşılık göstermek ve belirli bir süre sonunda ödenmek üzere bir malı ve çoğunlukla bir parayı alarak borçlu olma Bir kişi şirket kurum ya da hükümetin ödünç mali kaynak sağlaması borçlanma )
( LOAN | LOAN, BORROWING )
( EMPRUNT )
- İSTİKRAZ[Ar. < İSTİḲRĀŻ] ile/değil/yerine/=/||/<> BORÇLANMA
- İSTİKŞAF ile/||/<> EXPLORATION[İng.] ile/||/<> EXPLORATION[Fr.] ile/||/<> EXPLORATION[Alm.] ile/||/<> AÇINSAMA
( Yeryüzünde bir yörenin yakından incelenerek tanınması )
( EXPLORATION )
( EXPLORATION )
( EXPLORATION )
- İSTİKTÂB | KUTUPLANMA ile/||/<> KUTUPLANMA ile/||/<> UCAYLANMA
( ucaylanma zooloji )
( POLARISATION )
- İSTİLA ETMEK ile İSTİLA
( INVAGINATE vs. INVAGINATION )
( غلاف کردن ile درخود گرفتن ile غلاف شدگي )
( GHLAF KARDAN ile DARKHOD GARAFTAN ile GHLAF SHODEGY )
- İSTİLA[Ar. < İSTĪLĀʾ] ile/değil/yerine/=/||/<> İSTİLA
( Bir ülkeyi silah gücüyle ele geçirme kaplama )
- İSTÎLÂ'[Ar. < VELY] ile İSTİ'LÂ'[Ar. < ULÜVV]
( Bir yeri kuvvet kullanarak ele geçirme. | Yayılma, kaplama. | Basma.[Jeoloji'de] İLE Yükselme. | Üste çıkma, üstün gelme. )
- İSTİLA ile İSTİLACI/LIK
- ISTILÂ[Ar.] ile ISTILÂH[Ar. < SULH | çoğ. ISTILAHÂT]
( Ateşte ısınma. İLE Terim, tabir, ilim/bilim sözü/sözcüğü. )
( ... İLE Barış sağlatan kavram. )
- İSTİLÂ[Ar.] ile/ve/||/<> İSTİSMÂR[Ar.]
- [ne yazık ki]
İSTÎLÂ ile/ve/||/<>/> SÖMÜRÜ
- İSTİLÂT, SANAT-I TEVLİT ile/||/<> MAIEUTICS[İng.] ile/||/<> MAIEUTIQUE[Fr.] ile/||/<> MAIEUTIK[Alm.] ile/||/<> DOĞURTMA
( maieutike tekhne doğurtucu doğum yardımcısı doğurtma sanatı ebelik Sokratesin karşısındakine sorular sorarak onun ruhunda saklı bulunan tinsel güçleri ve bilgileri çekip çıkarma yöntemine bunu annesinin ebelik sanatına benzeterek verdiği ad )
( MAIEUTICS )
( MAIEUTIQUE )
( MAIEUTIK )
- İSTİMA ile/değil/yerine/= DİNLEYİ
- İSTİMÂ'[Ar.] ile İSTİMÂ'[Ar. < SEM | çoğ. İSTİMÂÂT]
( Birinin ziyaretine gitme. İLE Dinleme/dinlenilme, duymalar/işitme. | Dinleyip kabul etme. | Kulak verip dinleme. )
- İSTİMBOT[İng. < STEAMBOAT] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇATANA
- İSTİMLAK | KAMULAŞTIRMA ile/||/<> KAMULAŞTIRMA
( Bir taşınmazın kamu yararına bir etkinlikte bulunmak amacıyla bireylerden kamu tüzel kişiliklerince belli bir adaletli ölçüte göre karşılığı ödenerek alınıp kamu iyeliğine geçirilmesi Kamu yararına yapılacak bir iş karşılığı olmak üzere kişiye ilişkin durağan bir malın parası ödenerek Devletçe satın alınması Kamu yararının gerektirdiği durumlarda gerçek ya da tüzel kişilerin mülkiyetindeki her türlü varlığın piyasa değeri ödenerek kamu mülkiyetine geçirilmesi özelleştirme millîleştirme Kamu yararına uygun olarak kullanılmayan ya da kullanılmaması gerekli görülen bulgunun kamu kurumlarınca kullanılması için yapılan işlem kamulaştırma kamulaştırma Bir ülkede yabancılara ait bir şirket ya da taşınmazın hükümet tarafından bedeli ödenip satın alınarak devlet mülkiyetine geçirilmesi kamulaştırma )
( COMPULSORY PURCHASE, EXPROPRIATION | EXPROPRIATION | EXPROPRIATION IN THE PUBLIC INTEREST | NATIONALIZATION )
( EXPROPRIATION | EXPROPRIATION DANS L'INTÉRÊT PUBLIC | NATIONALISATION )
( ENTEIGNUNG | NATIONALISIERUNG )
( ESPROPRIAZIONE )
( ΑΠΑΛΛΟΤΡΊΩΣΗ / απαλλοτρίωση )
- İSTİMLAK | KAMULAŞTIRMA ile/||/<> ULUSALLAŞTIRMA
( Bir taşınmazın, kamu yararına bir etkinlikte bulunmak amacıyla, bireylerden, kamu tüzel kişiliklerince, belli bir adaletli ölçüte göre karşılığı ödenerek alınıp kamu iyeliğine geçirilmesi. @@ Kamu yararına yapılacak bir iş karşılığı olmak üzere kişiye ilişkin durağan bir malın parası ödenerek Devletçe satın alınması. @@ Kamu yararının gerektirdiği durumlarda gerçek ya da tüzel kişilerin mülkiyetindeki her türlü varlığın piyasa değeri ödenerek kamu mülkiyetine geçirilmesi. krş. özelleştirme, millîleştirme @@ Kamu yararına uygun olarak kullanılmayan ya da kullanılmaması gerekli görülen bulgunun, kamu kurumlarınca kullanılması için yapılan işlem.@@bk. kamulaştırma@@bk. kamulaştırma@@Bir ülkede yabancılara ait bir şirket ya da taşınmazın hükümet tarafından bedeli ödenip satın alınarak devlet mülkiyetine geçirilmesi. krş. kamulaştırma )
( COMPULSORY PURCHASE, EXPROPRIATION | EXPROPRIATION | EXPROPRIATION IN THE PUBLIC INTEREST | NATIONALIZATION~NATIONALIZATION )
( EXPROPRIATION | EXPROPRIATION DANS L'INTÉRÊT PUBLIC | NATIONALISATION~NATIONALISATION )
( ENTEIGNUNG | NATIONALISIERUNG~NATIONALISIERUNG )
( ESPROPRIAZIONE~NAZIONALIZZAZIONE )
( ΑΠΑΛΛΟΤΡΊΩΣΗ / απαλλοτρίωση~ΕΘΝΙΚΟΠΟΊΗΣΗ / εθνικοποίηση )
- İSTİMLÂK ile DAYATMA
- İSTİMLÂK[Ar.] ile/değil/yerine/= KAMULAŞTIRMA
- İSTİMLAK[Ar. < İSTİMLĀK] ile/değil/yerine/=/||/<> KAMULAŞTIRMA
- İSTİMNA[Ar. < İSTİMNĀʾ] ile/değil/yerine/=/||/<> MASTÜRBASYON
- İSTİMTÂ'[Ar. < TEMETTÜ] ile İSTİMTÂR[Ar.]
( Yararlanma, kazanç. İLE Yağmur isteme, yağmur duasına çıkma. )
- İSTİNABE[Ar.] ile/değil/yerine/= DAYANAKÇA
- İSTİNAS[Ar. < İSTĪNĀS] ile/değil/yerine/=/||/<> ALIŞMA
- İSTİNBÂ'[Ar.] ile İSTİNBÂT[Ar.]
( Haber sorma, bilgi isteme. İLE Bir söz ya da işten gizli bir anlam çıkarma. Açık olmayarak, dolayısıyla, zımnen anlama. )
- İSTİNCÂ' ile/değil/yerine/= PİSLİKTEN/NECASETTEN TEMİZLENME
- İSTİNSÂ'[Ar.] ile İSTİNSÂH[Ar. < NESH] ile İSTİNSÂH[Ar. < NUSH]
( Borç ödemek için zaman/mühlet isteme. | Veresiye almak isteme. İLE Nüshasını çıkarma, bir sûretini çıkarma, kopya etme. )
- İSTİNSAH | ÇEKME ile/||/<> ÇOĞALTMA
( Bir yapıtın tıpkısını yazarak ya da tıpkıbasımı ve baskı yoluyla özdeşini çıkararak çoğaltma. @@ Bir kitabın özdeşini yazmak ya da basmak. @@ Ağacın bünyesindeki nem oranının azalması sonucu boyutlarının küçülmesi. @@ Aruz ölçüsünde, bir uzun ünlüden sonra bir ünsüz gelince hecenin, daha da uzatılarak bir kapalı ve bir açık hece değerine getirilmesi: 'Tutsaydın o şah gitmeseydi.' @@ Savaşta giyilen bir tür çizme. @@ Bir yarışçıyı, herhangi bir biçimde çekerek kendisine yardım etme. (yasak davranışlardan) @@ Kolun ya da öteki vücut bölümlerinin bükücü kas gücü ile bir direnci kendine yaklaştırması. @@ 1. genel uygulayım: Bir cismi bir yandan başka bir yana devindirmeye çalışan kuvvet. 2. fizik: Bir cismi uzatmak için kuvvet uygulama işi, bir cismin ekseni boyunca uygulanan kuvvetin etkisiyle uzayacak biçimde çalışması. 3. metalbilim: Metal çubuk, boru vb. parçaların çaplarını küçültmek için, onları kalıplardan geçirerek yapılan uzatma işlemi. @@ Testerenin madensel bölümünden yapılan budama çakısı. (-Bursa) @@ (fizik) @@ @@ Bir fiilin ya da bir ismin çekim örnekliğini yolunca sıralamak. @@ Metal çubuk, boru ve benzeri parçaların çaplarını küçültmek için, onları, kalıplardan geçirerek yapılan çekme işlemi. @@ Doğuma yardım sırasında yavrunun doğum kanalında ilerlemesini kolaylaştırmak ve hızlandırmak amacıyla yavrunun bacak ve baş gibi kısımlarına uygulanan çekme, asılma işlemi, traksiyon. @@ hlk. Kan almak. )
( COPY, TRANSCRIPTION | TO COPY, TAKE LIKENESS, TRANSCRIBE | PULLING | 1,2- TRACTION; 3. DRAWING | PULL, TENSION | DRAWING | TRACTION | PRINTING~PRINTING | TO COPY | DUPLICATE | AUGMENTATION, MULTIPLYING, MULTIPLICATION | DUPLICATION | REPLICATION )
( CITATION, COPIE, TRANSCRIPTION | CITER, COPIER, TRANSCRIBER | TIRETTE | TRACTION | 1, 2- TRACTION; 3. EMBOURTISSAGE | CONJUGUER ET DÉCLINER | EMBOURTISSAGE | IMPRESSION, REPRODUCTION~IMPRESSION, REPRODUCTION | COPIER, IMPRIMER | REPRODUIRE, DUPLIQUER | AUGMENTATION, MULTIPLICATION )
( TRANSCRIPTIO~... )
( SCHWINDEN DES HOLZES | ZIEHEN | ZUG | ZEICHNUNG~VERVIELFÄLTIGUNG )
( COPIA~RIPRODUZIONE )
( ΑΝΤΙΓΡΑΦΉ / αντιγραφή~ΑΝΑΠΑΡΑΓΩΓΉ / αναπαραγωγή )
- IŞTIR[BULGARCA] ile/değil/yerine/=/||/<> IŞTIR
( Pancargillerden santimetre yüksekliğinde yapraklı dalları pişirilerek yenen bir yıllık otsu bitki yaban pazısı Chenopodium urbicum )
- İSTÎRÂ'[Ar.] ile İSTİR'Â[Ar.] ile İŞTİRA[Ar.]
( Çakmak taşından ateş çıkartma. | İki ağaç parçasını birbirine sürte sürte tutuşturma. İLE Riayet isteme. İLE Satın alma. )
- İŞTİRA ile İŞTİRAK ile İŞTİRAKÇİ/LİK
- İŞTİRA[Ar. < İŞTİRĀʾ] ile/değil/yerine/=/||/<> SATIN ALMA
- ISTIRAP ÇEKTİĞİMİZDE ve/||/<> KORKTUĞUMUZDA ve/||/<> BAZI ŞEYLER, YOLUNDA GİTMEDİĞİNDE
( Kendimize kızmayalım. VE/||/<> Kendimizi aşağılamayalım. VE/||/<> Kendimizi suçlamayalım. )
- İSTİRCÂ'[Ar. < RECÂ] ile İSTİRCÂ'[Ar. < RÜCÛ]
( Rica etme, yalvarma, dileme. İLE Bir cenâze görüldüğü zaman belirli bir âyeti okuma. [innâ li-llâh ve innâ ileyhi râciûn: Şüphe yok ki biz, Allah'ın kuluyuz, ve yine şüphe yok ki ona dönücüleriz] | Geri dönme, tepme. )
- İSTİRDAT[Ar.] ile/değil/yerine/= KURTARMA, GERİ ALMA
- İSTİŞARE | DANIŞMA ile/||/<> DANIŞMA
( Eğitim öğretim ya da uyum sorunlarının çözümü için ilgili uzmanla yapılan konuşma 1 Bir öğrenciye gücü oranında en iyi uyumu gerçekleştirebilmesi için danışmanın okul ve çevre kaynaklarından yararlanarak yaptığı bireysel ve kişisel yardım 2 Bir öğrencinin karşılaştığı güçlüklerin nedenlerini tanımlama yolunu seçerek ya da seçmeden ona yapılan iyileştirici yardımın kişisel yönü Oturum kümeleri yordamında bireylerin özçözümlemelerine dayanan bir gözlem koşulunda görüşmeciye bir danışman işlevi yükleyen görüşme Konsültasyon )
( COUNSELING | CUONCELING | CONSULTING | CONCULTATION )
( CONSULTATION )
- İSTİŞÂRE HEYETİ/ŞURA ile/değil/yerine/= DANIŞMA KURULU/DANIŞ
- İSTİŞÂRE[< ŞÛRÂ (çoğ. İSTİŞÂRÂT)] ile/değil/yerine/= DÜŞÜNCE SORMA, DANIŞMA
- İSTİŞFÂ'[Ar. < ŞİFÂ] ile İSTİŞFÂ'[Ar. < ŞEFÂAT]
( Şifa talebetme, hastalığa ilâç arama, derdine derman arama. İLE Şefâat isteme, birinin aracılığını dileme. )
- İSTİSKAL[< SIKLET] ile/değil/yerine/= SOĞUK DAVRANMA
( Ağır görme, huzurundan hoşlanmama. | Soğuk davranışlarla hoşlanmadığını belirginleştirme. Yüz vermeme, kovarcasına davranma, kovma. )
- İSTİSMÂR ile/ve/değil FEDÂ
- İSTİSMAR ile/ve RİYÂ
- İSTİSNA[Ar. < İSTİS̱NÂʾ] ile/||/<> VERGİ İSTİSNASI
( vergi istisnası )
- İSTİSNA[Ar.] ile/değil/yerine/= AYRINCA
- İSTİSNA ile BİRİCİK
- İSTİSNA[Ar. < İSTİS̱NĀʾ] ile/değil/yerine/=/||/<> İSTİSNA
( Bir kimse ya da bir şeyi benzerlerinden ayrı tutma kural dışılık Ayrı tutulan kimse ya da şey )
- İSTİSNA ile İSTİSNAİ ile İSTİSNALI ile İSTİSNASIZ/LIK ile İSTİSNASIZCA
- İSTİSNA ile KAİDE
( İstisnalar kaideyi bozmaz, kuvvetlendirir! )
( İstisnalar bilinmedikçe, kaide bilinmiyor demektir. )
- İSTİSNA ile/ve/||/<> MUCİZE
- İSTİSRÂ'[Ar. < SÜR'AT] ile İSTİSRÂR[Ar.]
( Hızlandırma, süratlendirme. İLE Odalık alma. )
- İSTİVÂ'[Ar.] ile İNTİSÂB[Ar.]
- İSTİVÂ'[Ar. < SEVÂ] ile İSTİ'FÂ'[Ar. < AFV] ile İŞTİFÂ'[Ar.]
( Birden çok şeyin birbirine eşit ve denk olması. | Düz olma, düzlük. | Kaplama, örtme. | Ortada ve tam bir derecede bulunma. | Mevlevî sikkesinin tam ortasına gelmek üzere önden arkaya doğru çekilen iki parmak eninde yeşil çuha. İLE Affını isteme. | Bir işten kendi isteğiyle çekilme. İLE İyi olma, şifâ bulma. )
- İSTİVÂ'[Ar.] ile İSTİKÂMET[Ar.]
- İSTİVA[Ar. < İSTİVĀʾ] ile/değil/yerine/=/||/<> İSTİVA
( istiva hattı Birden çok şeyin birbirine eşit ve denk olması )
- İSTİVA ile İSTİVA HATTI
- İSTİZÂA[Ar. < ZİYÂ] ile İSTÎZÂH[Ar. < VUZUH | çoğ. İSTÎZÂHÂT]
( Aydınlanma, ışıklanma, ziyâlanma. İLE Bir şeyin açık olarak bildirilmesini isteme, açıklama isteme. | Gensoru.[mecliste] )
- İSYAN ile/ve/> İSTİFÂ
( Bilinçli ve/ya da bilinçsiz. İLE Kararlı ve bilinçli. )
- İTA[Ar. < İʿṬÂʾ] ile/||/<> ...
- İ'TÂ'[Ar.] ile İNFÂK[Ar.]
- İTA[Ar. < İʿṬĀʾ] ile/değil/yerine/=/||/<> İTA
( ita amiri ita emri ahzüita amiriita Verme ödeme )
- ÎTÂ'[Ar.] ile İ'TÂ'/ÎTÂ[Ar. < ATÂ]
( Kafiyenin bir anlamda olarak aynen tekrarı. İLE Verme/verilme, ödeme. )
- İTA ile İTAP ile İTA EMRİ ile İTA AMİRİ
- İTÂ ile/||/<> İTEĞİ
( iteği )
- İTAAT ile/ve/değil/yerine/||/<>/< RIZÂ
- İTALYAN ile İTALYANCA
- İTALYANCA ile/ve/<>/< LATİNCE
- İTEBİLMEK ile İTEKLEMEK ile İTE KAKA
- ITEM :/yerine MADDE, EŞYA
- İTFA[Ar.] ile/değil/yerine BORÇ ÖDEME
( ... İLE Söndürme. | Sönüm. | Bir borcu, azar azar ödeyerek kapatma, sönüm. )
- İTFA[Ar. < İṬFĀʾ] ile/değil/yerine/=/||/<> SÖNDÜRME | SÖNÜM
( söndürme sönüm )
- İTFA ile/değil/yerine/= SÖNÜM
- İTFAİYE DEPARTMANI ile ATEŞ ile ATEŞ MERMİLERİ ile ATEŞ YİYEN ile YANGIN SÖNDÜRME ile YANGIN SÖNDÜRME ile YANGIN GÖREVLİSİ ile ATEŞ ETMEK ile YANGINDAN KORUNMA ile İTFAİYE İSTASYONU ile ATEŞ TAPINAĞI ile ATEŞE TAPAN ile ATEŞLİ SİLAH ile ATEŞ TOPU ile ATEŞ KUTUSU ile ATEŞ BÖCEĞİ ile İTFAİYECİ ile YANMAZ ile YANGINLAR ile OCAK BAŞI ile YAKACAK ODUN
( FIRE DEPARTMENT vs. FIRE vs. FIRE BULLETS vs. FIRE EATER vs. FIRE EXTINCTION vs. FIRE EXTINGUISHING vs. FIRE GUARD vs. FIRE OFF vs. FIRE PROTECTION vs. FIRE STATION vs. FIRE TEMPLE vs. FIRE WORSHIPPER vs. FIREARM vs. FIREBALL vs. FIREBOX vs. FIREFLY vs. FIREMAN vs. FIREPROOF vs. FIRES vs. FIRESIDE vs. FIREWOOD )
( تيراندازي کردن ile تير انداختن ile نار ile بر کنار کردن ile شليک کردن ile نيران ile آتش سوزي ile از مقام انداختن ile حريق ile آتش ile تير اندازي کردن ile آتش نشاني ile آتشنشاني ile اداره آتش نشاني ile شعبده باز ile خفگي آتش ile اطفاء حريق ile آتشبان ile در کردن ile استحکامات تدافعي ile اطفائيه حريق ile اطفائيه ile آتشخانه ile آتشگاه ile آتشکده ile آتش پرست ile اسلحه گرم ile شهاب روشن ile گلوله انفجاري ile آتشدان ile مجمر ile شب تاب ile کرم شب افروز ile کرم شو تاب ile سوخت گير ile سوخت انداز ile ضد آتش ile نسوز کردن ile ناسوز ile نسوختني ile شرر ile پاي بخاري ile زندگي خانگي ile هيزم ile حطب )
( TYRANDAZY KARDAN ile TYR ANDAKHTAN ile نار ile BAR KONAR KARDAN ile SHELYK KARDAN ile نيران ile ATASH SOZY ile AZ MOGHAM ANDAKHTAN ile HARYGH ile ATASH ile TYR ANDAZY KARDAN ile ATASH NESHANY ile ATASHNESHANY ile EDAREH ATASH NESHANY ile SHABDEH BAZ ile KHAFGY ATASH ile اطفاء حريق ile ATASHABAN ile DAR KARDAN ile ESTAHKAMAT TADAFEY ile اطفائيه حريق ile اطفائيه ile ATASHKHANEH ile ATASHGAH ile ATASHKODEH ile ATASH PAREST ile ESLEHEH GARAM ile SHEHAB ROSHEN ile GOLOLEH ENFEJARY ile ATASHODAN ile مجمر ile SHAB TAB ile KARAM SHAB AFRUZ ile KARAM SHO TAB ile SOKHT GYR ile SOKHT ANDAZ ile ZED ATASH ile NESOZ KARDAN ile NASOZ ile نسوختني ile SHRAR ile PAY BAKHARY ile ZANDEGY KHANGY ile YEHYZAM ile حطب )
- İTHAF[Ar.] ile/değil/yerine/= SUNMA/SUNGULAMA/ADAMA
- İTHAM ile AŞAĞILAMA
( Suçlama, suçlu görme. İLE Küçük görme. )
- [ne yazık ki]
İTHAM ile İMÂ
- İTHAM ile/ve/||/<> YAFTALAMA
- İTİ, AN; ÇOMAĞI HAZIRLA!" ile/değil/yerine "İYİ KİŞİ, SÖZÜNÜN ÜZERİNE GELİR"
- İTİBAREN ile HAKKINDA ile YUKARIDAN ile HER YERDEN ile ARKADAN ile HER KÖŞEDEN ile İÇERİDEN ile BUNDAN SONRA ile O ANDAN İTİBAREN ile YÖNÜNDEN ile ORTASINDAN ile ORTASINDAN ile ÇOK ESKİ ZAMANLARDAN BERİ ile ZAMAN ZAMAN ile NEREDEN
( FROM vs. FROM ABOUT vs. FROM ABOVE vs. FROM ALL OVER vs. FROM BEHIND vs. FROM EVERY CORNER vs. FROM INSIDE vs. FROM NOW ON vs. FROM THAT TIME ON vs. FROM THE DIRECTION OF vs. FROM THE MIDDLE vs. FROM THE MIDDLE OF vs. FROM TIME IMMEMORIAL vs. FROM TIME TO TIME vs. FROM WHERE )
( از سوي ile از ile از روي ile از حدود ile از سراسر ile از پس ile از گوشه و کنار ile از داخل ile از اين پس ile از آن پس ile از آن به بعد ile از جانب ile از وسط ile از عهد دقيانوس ile بوقت و بيوقت ile از کجا )
( AZ SOY ile AZ ile AZ ROY ile AZ HADUD ile AZ SARASAR ile AZ PES ile AZ GUSHEH VE KONAR ile AZ DAKHAL ile AZ AYNE PES ile AZ AN PES ile AZ AN BAH BAD ile AZ JANAB ile AZ VAST ile AZ EAD DAGHYANOS ile بوقت و بيوقت ile AZ KOJA )
- İTİBAREN ile/değil/yerine/= SONRA
- İTİBARÎ[Ar.] ile/değil/yerine/= SAYMACA
- İTİBARİ[Ar. < İʿTİBĀRĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> SAYMACA (İTİBARİ HİZMET ZAMMI, İTİBARİ SAYFA)
- İTİBARIYLA ile/değil/yerine/= İLE BİRLİKTE
- İTİBARSIZLAŞMAK ile İTİBARSIZLAŞTIRMAK ile İTİBAR ile İTİBARİ ile İTİBARLI/LIK ile İTİBARSIZ/LIK ile İTİBARLICA ile İTİBARSIZCA ile İTİBARİ SAYFA ile İTİBAR MEKTUBU ile İTİBARİ HİZMET ZAMMI
- İTİKAF ile/ve/değil/||/<> İNZİVA
- İTİKÂL | AMORTİSMAN | ABRAZYON | AŞINDIRMA ile/||/<> AŞINDIRMA ile/||/<> AŞINDIRMAK ile/||/<> AŞINMA
( aşınma coğrafya kimya kimya Bir özdeğin kendinden daha yumuşak bir yüzeyi yıpratması olayı Çoğunlukla kayaçların akarsu yel buzul ve dalga etkisiyle aşındırılması kazılması ve kum toz gibi birbirine yapışık olmayan dağınık maddelerin süpürülerek kaldırılması olayları Bir gözlemcinin beklentilerine ve eğilimlerine uygun düşmediği için belli olguları görmezlikten gelmesinden ya da çarpıtmasından doğan yanlılık aşınım Durağan değer ve kuruluşların bir süre içinde doğal olarak aşınıp eskimesi Bir yüzeyin kendinden daha sert bir özdekçe yıpranması olayı 1 Belli bir yüzey üzerindeki epitelin kaybı deri ya da mukoza üzerinde sınırlı bir bölgenin epitelden mahrum oluşuyla belirgin durum erozyon 2 Ekolojik faktörler nedeniyle toprağın verimli tabakasının bulunduğu yerden su rüzgâr dalga ve buz gibi etkenlerle taşınması )
( ABRASION )
( CORROSION | CORRODER | ABRASION, USURE | ABRASION )
( ABNUTZUNG, ABRASION | ABSCHABEN )
- İTİKÂL | AŞINMA ile/||/<> AŞINMA
( Çoğunlukla kayaçların akarsu yel buzul ve dalga etkisiyle aşındırılması kazılması ve kum toz gibi birbirine yapışık olmayan dağınık maddelerin süpürülerek kaldırılması olayları Bir gözlemcinin beklentilerine ve eğilimlerine uygun düşmediği için belli olguları görmezlikten gelmesinden ya da çarpıtmasından doğan yanlılık aşınım Durağan değer ve kuruluşların bir süre içinde doğal olarak aşınıp eskimesi Bir yüzeyin kendinden daha sert bir özdekçe yıpranması olayı 1 Belli bir yüzey üzerindeki epitelin kaybı deri ya da mukoza üzerinde sınırlı bir bölgenin epitelden mahrum oluşuyla belirgin durum erozyon 2 Ekolojik faktörler nedeniyle toprağın verimli tabakasının bulunduğu yerden su rüzgâr dalga ve buz gibi etkenlerle taşınması )
( EROSION | CORROSION | WEAR AND TEAR, AMORTIZATION, REDEMPTION | WEAR )
( ÉROSION | USURE, AMORTISSEMENT | USURE )
( ABTRAGUNG | ABNUTZUNG; VERSCHLEISS | EROSION )
( ERODERE: YIPRATMAK, YIPRANMAK )
( EROSIONE )
( ΔΙΆΒΡΩΣΗ / διάβρωση )
- İTİKÂL | AŞINMA ile/||/<> EROZYON
( Çoğunlukla kayaçların akarsu, yel, buzul ve dalga etkisiyle aşındırılması, kazılması ve kum, toz gibi birbirine yapışık olmayan dağınık maddelerin süpürülerek kaldırılması olayları. @@ Bir gözlemcinin beklentilerine ve eğilimlerine uygun düşmediği için belli olguları görmezlikten gelmesinden ya da çarpıtmasından doğan yanlılık. @@ @@ bk. aşınım. @@ Durağan değer ve kuruluşların bir süre içinde doğal olarak aşınıp eskimesi. @@ Bir yüzeyin, kendinden daha sert bir özdekçe yıpranması olayı. @@ 1. Belli bir yüzey üzerindeki epitelin kaybı, deri ya da mukoza üzerinde sınırlı bir bölgenin epitelden mahrum oluşuyla belirgin durum, erozyon. 2. Ekolojik faktörler nedeniyle toprağın verimli tabakasının bulunduğu yerden, su, rüzgâr, dalga ve buz gibi etkenlerle taşınması. )
( EROSION | CORROSION | WEAR AND TEAR, AMORTIZATION, REDEMPTION | WEAR~EROSION )
( ÉROSION | USURE, AMORTISSEMENT | USURE~ÉROSION )
( ERODERE: YIPRATMAK, YIPRANMAK~ERODERE: YIPRATMAK, YIPRANMAK )
( ABTRAGUNG | ABNUTZUNG; VERSCHLEISS | EROSION~EROSION )
( EROSIONE~EROSIONE )
( ΔΙΆΒΡΩΣΗ / διάβρωση~ΔΙΆΒΡΩΣΗ / διάβρωση )
(1996'dan beri)