Bugün[08 Temmuz 2026]
itibarı ile 19.285 başlık/FaRk ile birlikte,
19.285 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(24/79)


- ERİME ile/ve/||/<>/> BUHARLAŞMA

( Katıdan sıvıya geçiş. İLE/VE/||/<>/> Sıvıdan gaz haline geçiş. )


- ERİME ile ÇÖZÜNME ile YAYILMA


- ERİME ile/ve/değil/<> DAĞILMA


- ERİŞTE/RİŞTE[Fars. < RİŞTE] ile/||/<> MAKARNA/MACCHERONE[İt. < MACCHERONE] ile/||/<> KUSKUS/KUSKUS[Ar. < ḲUSḲUS] ile/||/<> LAZANYA/LASAGNA[İt. < LASAGNA]

( İnce ince kesilip kurutulan hamur deniz yosunu )


- ERKE = KUDRET = ENERGY[İng.] = ÉNERGIE[Fr.] = ENERGIE[Alm.] = ACTUS[Lat.] = ENERGEIA[Yun.] = ENERGÍA[İsp.]


- ERKEKLENMEK ile ERKEKLEŞMEK ile ERKEKLEŞTİRMEK ile ERKEK/LİK ile ERKEKLİ ile ERKEKÇE ile ERKEKSİZ/LİK ile ERKEK FİŞ ile ERKEK İŞİ ile ERKEK BAKIR ile ERKEK DEMİR ile ERKEK FATMA ile ERKEK ORGAN ile ERKEK ERKEĞE ile ERKEK ANAHTAR ile ERKEK BERBERİ ile ERKEK MİLLETİ ile ERKEK TERZİSİ ile ERKEKLER HAMAMI ile ERKEKLİ KADINLI ile ERKEKLİK ORGANI


- ERKEN BAHAR ile/||/<> ERKEN BOŞALMA ile/||/<> ERKEN BUNAMA ile/||/<> ERKENDOĞAN ile/||/<> ERKEN TANI ile/||/<> ERKEN UYARI

( Vaktinden önce alışılan zamandan önce er II geç karşıtı Sabahın ilk saatlerinde )


- ERKEN ile ERKENCE ile ERKENCİ/LİK ile ERKEN TANI ile ERKEN BAHAR ile ERKEN UYARI ile ERKEN BUNAMA ile ERKEN BOŞALMA


- ERKEN ile ERKENCİ KUŞ ile ERKEN GELİYOR ile AKŞAMIN ERKEN SAATLERİ ile ERKEN MEYVELER ile SABAHIN ERKEN SAATLERİ ile ERKEN OLGUNLAŞMA ile ERKEN KALKMA ile ERKEN İLKBAHAR ile ERKEN UYARI

( EARLY vs. EARLY BIRD vs. EARLY COMING vs. EARLY EVENING vs. EARLY FRUITS vs. EARLY MORNING vs. EARLY RIPENING vs. EARLY RISING vs. EARLY SPRINGTIME vs. EARLY WARNING )

( سحري ile زودي ile عتيق ile زود ile سحرخيز ile زودرس ile دم شب ile نوبر ile صبحدم ile زودخيز ile زودخيزي ile نو بهار ile پيش آژير )

( SAHARY ile ZUDY ile ATYGH ile ZUD ile سحرخيز ile ZUDARS ile DAM SHAB ile NOBAR ile SOBHDOM ile زودخيز ile زودخيزي ile NO BACPEHAR ile PEYSH AZHYR )


- ERKENDEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/> GENÇ YAŞTA


- ERMÂ'[Ar. < REMH] ile ERMÂH[Ar. < REMH]

( Çok güzel ve cilveli olan.[sevgili] İLE Vuruşlar, darbeler. | Mızraklar, süngüler.[< RUMH] )


- ERMİŞ/EVLİYA[Ar. < EVLİYĀ] ile/||/<> ERMİŞ/VELİYULLAH[Ar. < VELİYULLAH]


- ERNESTO ile ERNESTO CHE GUEVARA

( ERNESTO vs. ERNESTO CHE GUEVARA )

( ارنستو ile ارنستو چه گوارا )

( ERNESTO ile ERNESTO CHEH GOVARA )


- EROR[İng. < ERROR] ile/değil/yerine/= HATA


- SEVGİDE:
[Yun.] EROS ile/ve/||/<>/> PHILOS ile/ve/||/<>/> STORGE ile/ve/||/<>/> LUGUS ile/ve/||/<>/> MANIA ile/ve/||/<>/> PRAGMA ile/ve/||/<>/> PHILAUTIA ile/ve/||/<>/> AGAPE

( Eşeysellikteki sevgi. İLE/VE/||/<>/> Etkileyici sevgi, dostluk sevgisi. İLE/VE/||/<>/> Aile/akraba sevgisi. İLE/VE/||/<>/> Oyun sevgisi. İLE/VE/||/<>/> Takıntılı sevgi. İLE/VE/||/<>/> Kalıcı sevgi. İLE/VE/||/<>/> ["]Benlik["] sevgisi. İLE/VE/||/<>/> Tanrısal/Aşkın sevgi. )


- EROZYON ile KISIRLAŞMA


- ERREUR[Fr.] ile/||/<> HATÂ

( matematik )

( ERREUR )


- ERROR :/yerine HATA


- ERTELEME ile BASKILAMA ile PLÂNLAMA ile İZLEM/STRATEJİ

( TO POSTPONE/DEFER vs. TO OPPRESS vs. PLANNING vs. STRATEGY )


- ERVA'[Ar.] ile ERVÂH[Ar. < RÛH]

( Çok güzel genç. | Son derece cesur ve yiğit. İLE Canlar, yaşamın cevher"ler"i. )


- ERYTHEMA[İng.] ile/||/<> KIZARTI

( Eritem )

( ERYTHEMA )


- ÄQUIVALENTPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞ DEĞER NOKTA


- INKOHÄRENTE STREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞ FAZLI OLMAYAN SAÇILMA


- ES-SURET'UL-HÂSILA ile HUSÛL'ÜS-SURET

( Bilgi(sonuç). İLE Bilme(süreç). )


- ES ile/değil/yerine/= DURAKLAMA


- EŞADLI = HOMONYM[İng., Alm.] = HOMONYMIE[Fr.] = HOMONYMIA[Yun.]


- ESASEN[Ar. < ESĀSEN] ile/değil/yerine/=/||/<> ZATEN | ASLINDA

( Başından temelinden kökeninden zaten Nasıl olsa aslında )


- ESASINDA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ESNASINDA


- ESASTA ile ESASTAN ile ESASTAN BOZMA


- ESASTAN BOZMA ile/||/<> GEMİ BOZMA ile/||/<> ONLUK BOZMA ile/||/<> USULDEN BOZMA

( Bozmak işi tağyir Değiştirilmiş )


- EŞCA'[Ar. < ŞECÎ] ile EŞCÂR[Ar. < ŞECER]

( Daha şecâatli, en cesur ve yiğit. İLE Ağaçlar. )


- ... EŞEK DEĞİLSİN YA ... ile/yerine İSTER İSTEMEZ


- ECHELLETTE GRATING[İng.] ile/değil/yerine/= EŞELET IZGARA


- ESEME = MANTIK = LOGIC[İng.] = LOGIQUE[Fr.] = LOGIK[Alm.] = LOGIKE[Yun.] = LÓGICA[İsp.]


- ESENLEŞME ile/değil/yerine/=/||/<> SELAMLAŞMA | VEDALAŞMA

( selamlaşma vedalaşma )


- ISENTROPIC COMPRESSION[İng.] ile/değil/yerine/= EŞENTROPİLİ SIKIŞTIRMA


- ESERMEK ile ESER ile ESERSİZ/LİK ile ESER MİKTARDA


- COHERENT SCATTERING[İng.] / DISPERSION COHÉRENTE[Fr.] ile/değil/yerine/= EŞEVRELİ SAÇILMA


- INCOHERENT SCATTERING[İng.] / DISPERSION INCOHÉRENTE[Fr.] ile/değil/yerine/= EŞEVRESİZ SAÇILMA


- EŞEYE BAĞLI KALITIM[İng. SEX-LINKED INHERITANCE] ile/||/<> HEMOFİLİ[İng. HEMOPHILIA]

( Cinsiyeti belirleyen kromozomların (X ve Y) üzerindeki genlerin bir sonraki nesle aktarılması olayı. Canlının cinsiyeti ve cinsiyetler arası anatomik farklar gibi özelliklerinin oluşmasını sağlar. X ve Y kromozomları arasında homolog olan ve homolog olmayan kısımlar bulunur. Cinsiyet ve ona bağlı olan diğer özellikler kalıtılabileceği gibi hemofili, kulak kıllılığı, balık pulluluk gibi genetik hastalıklar da yavruya aktarılabilir. Dişi insanların eşey kromozomlarında X-bağlı gen olarak bilinen yaklaşık 1100 gen, erkek insanların eşey kromozomlarında ise Y-bağlı gen olarak bilinen 78 gen bulunur. Y kromozomunda çok az gen bulunduğundan babadan oğula çok az genetik hastalık geçmektedir. @@ Bir ya da birden fazla kan pıhtılaşma etmenlerinin oluşmadığı X'e bağlı genetik çekinik rahatsızlık. En küçük kesiklerde bile devam eden kanama görülür. İç kanamadan dolayı şişen eklemler sık rastlanan bir sorundur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- EŞEYSEL BOŞALMA ile/ve HEYECANSAL BOŞALMA

( En doğal haliyle, gövdenin ve eşeysel örgenlerin fiziksel devinim ile gerçekleştiği yakınlık ve paylaşımın, titreme, sarsılma, penisten/vajinadan özel sıvının(belsuyu) dışarı çıkması gibi çeşitli dışavurumlar ve yoğunluklar yaşanması. İLE Bir düşüncenin/hayalin/projenin/işin gerçekleşmesi yönündeki enerjinin içinde bulunulan ana yaklaşması, geç kalma, bir aracı kaçırmada yaşanan heyecan gibi çok çeşitli özel durumlar ile yaşanabilen heyecanlar ve kendinden geçiş derecesindeki mutlulukların yaşanması durumu ve eşeysel uyarılma/yoğunluk ve boşalım deneyimi. )

( ŞEKKÂZ: İlişki sırasında girişten/duhûlden önce boşalan kişi. )

( SEXUAL EJACULATION vs./and EXCITABLE EJACULATION )


- EŞEYSEL ÖRGEN:
"İKİ BACAK ARASI/NDA" ile/ve/değil/||/<>/< İKİ KULAK ARASI/NDA (ZİHİNDE/DÜŞÜNCEDE)


- KARIN/EŞEYSEL ÖRGEN/LER:
ARKA/DA ile/ve/değil/||/<> ÖN/DE

( Dört ayak üstündeyken/üstündeyse. İLE/VE/DEĞİL/||/<> İki ayak üstündeyken/üstündeyse. )

( Hayvanda ve insan gövdesinde. İLE/VE/DEĞİL/||/<> İnsan gövdesinde. )


- ESFÂ[Ar.] ile ESFÂR[Ar. < SEFER] ile ESFÂR[Ar. < SİFR]

( En saf/temiz. İLE Yolculuklar, yola gidişler. | Düşmana karşı gidişler. İLE Büyük kitaplar, ciltler. )


- ESHÂ'[Ar.] ile ESHÂ'[Ar. < SAHÎ]

( Rengârenk, türlü türlü. İLE Daha cömert, eli açık, sahî. )


- EŞHÂ[Ar. < ŞEHÎ] ile EŞHÂR[Fars.]

( En çok sevilen, sevilerek/istekle yenilen şey. İLE Kalye taşı denilen radyom hamızı. | Nişadır. )


- EŞİ-MENENDİ/MÂNENDİ (BULUNMAMA/OLMAMA)


- ESÎR[Ar. < Yun.] ile ESÎR[Ar. çoğ. ÜSERÂ]

( Evreni dolduran ve tüm cisimlere işleyen, fizikçilere ışık, harâret ve elektrik gibi şeylere aktarım aracılığı hizmeti gördüğü varsayılan, tartısız, esnek ve akıcı hafif bir cisim. İLE Savaşta düşman eline düşen kimse, tutsak. | Kul, köle. | Düşkün, vurgun. )


- ESİRMEK ile ESİR/LİK ile ESİRE ile ESİRCİ/LİK ile ESİR KAMPI ile ESİR ALMACA ile ESİR PAZARI


- EŞİT OLAMAMA ile/ve/||/<> TAYİN EDİLEMEME


- EŞİT OLMA ile/ve/||/<> EŞİT OLMAMA

( Yaşamda. İLE/VE/||/<> Doğa(l)da. )


- EŞİT OLMAYAN PETALLER = EVRÂK-I TÜVEYCÎYE-İ GAYR-İ MUNTAZAMA = PÉTALES IRRÉGULIERS


- EŞKA["ka" uzun okunur] ile EŞKAH[Ar.]

( Daha/en/pek şakî, haydut. İLE Al renkli at. | Kızıl donlu hayvan. | Kırmızı yüzlü adam. )


- ESKATOLOGYA[Yun. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> ESKATOLOGYA

( İnsanın ve dünyanın sonunu öbür dünyayı anlatmaya çalışan tanrı bilimi kolu )


- ESKAZA" değil EZKAZA[Fars. ez-(: -den) + kazâ(Ar.)]


- ESKİ DURUMA DÖNME (RADÂ)


- ESKİ EŞYA ve/||/</<> ESKİ DÜŞÜNCE

( At! VE/||/<> At! )


- ESKİ OKKA[< ÜKİYYE / VÜKYE] ile YENİ OKKA

( 1283 gram olan [400 Dirhem] olan ağırlık ölçüsü. İLE 1000 gr. olan ağırlık ölçüsü.[Okka'nın %78'ini karşılar.] )

( Hesaplaması: 1 okka x 128 = 1 kg. x 78 )

( KIYYE-İ ATÎKA ile KIYYE-İ CEDÎDE )


- ESKİ PÜSKÜ (GİYİNMEK, EŞYA)


- ESKİME ile YIPRANMA


- ESKİMEK ile ESKİTMEK ile ESKİLEŞMEK ile ESKİTİLMEK ile ESKİTEBİLMEK ile ESKİYEBİLMEK ile ESKİ/LİK ile ESKİL ile ESKİZ ile ESKİCE ile ESKİCİ/LİK ile ESKİ ÇAĞ ile ESKİ KURT ile ESKİ YAZI ile ESKİ DÜNYA ile ESKİ PÜSKÜ ile ESKİ TÜFEK ile ESKİ KAFALI/LIK ile ESKİ TOPRAK ile ESKİ ESERLER ile ESKİ GÖZ AĞRISI


- ESKİMO ile ESKİMOCA


- ESKİV ile/||/<> TO EVADE ATTACK[İng.] ile/||/<> ESQUIVE[Fr.] ile/||/<> SAVMA

( Vücudu geriye ya da yana kaçırarak karşı yarışmacının saldırılarını etkisiz bırakma )

( TO EVADE ATTACK )

( ESQUIVE )


- EŞKİYA[Ar. < EŞḲİYĀ] ile/değil/yerine/=/||/<> EŞKIYA

( Dağda kırda yol kesen hırsızlar haydutlar )


- EŞKIYÂ[Ar.] ile/değil/yerine/>< EVLİYÂ[Ar.]

( Eşkıyâ, bizi yolda görse, vicdâna gelmekten korkar. )


- EŞKIYA/LIK ile EŞKIYACA


- EŞLEME ile/ve/||/<>/> ROL DEĞİŞTİRME ile/ve/||/<>/> AYNA ile/ve/||/<>/> YARDIMCI TEKNİKLER


- EŞLEŞTİRME ile/değil/yerine KIYASLAMA


- ESMA[Ar. < ESMĀʾ] ile/değil/yerine/=/||/<> ESMA

( esmayıhüsna esmayışerife Adlar )


- ESMÂ'[Ar. < İSM] ile ESMÂ'[Ar. < SEM] ile ESMAH[Ar.]

( Adlar. İLE Kulaklar, kulak işitmeleri. İLE En semahatli, eli açık, pek cömert. )


- ESMÂ ile/ve/||/<> EŞRÂ/T


- ESMÂ ve/<> SIFAT


- ESMAHUSNA[Ar. < ESMĀ + ḤUSNĀ] ile/değil/yerine/=/||/<> ESMAYIHÜSNA

( Allah ın her an her yerde ve her zerrede tecelli eden varlığını birliğini kâinat üzerindeki mutlak hâkimiyetini ve bütün yönleriyle erişilmez bir mükemmelliğe sahip bulunduğunu belirten en güzel adlar esmayışerife )


- ESMAYIŞERİFE[Ar. < ESMĀ + ŞERĪFE] ile/değil/yerine/=/||/<> ESMAYIHÜSNA


- ESMER ile/||/<> KARACA

( karaca darısı karaca kuruca karacaot )


- ESNÂ'[Ar. < SİNY] ile ESNA'[Ar.] ile ESNÂH[Ar. < SİNH] ile ESNÂN[Ar. < SİNN]

( Ara, aralı, vakit, sıra. İLE "Efdal" gibi "bülent, yüksek". İLE Asıllar, kökler. İLE Dişler. )


- ESNA[Ar. < ES̱NĀʾ] ile/değil/yerine/=/||/<> ESNA

( Bir işin yapıldığı an sıra )


- EŞNÂ[Ar. < ŞENÎ] ile EŞNA'[Fars.]

( Daha/pek şenî, fenâ, kötü ve çirkin. İLE Çok değerli mücevher. | Yüzgeç, yüzücü. )


- ESNA ile ESNAF/LIK ile ESNAF AĞZI ile ESNAF LONCASI


- ESNAF LONCASI ile/||/<> FÜTÜVVET ile/||/<> LONCA

( Esnafın örgütlenip kurduğu birlik. @@ bk. lonca )

( GUILD, CORPORATION~...~GUILD, CORPORATION | GUILD )

( CORPORATION~...~CORPORATION )

( ...~...~COLLEGIUM )

( GILDE, KORPORATION~...~GILDE, KORPORATION )

( CORPORAZIONE~...~LOGGIA )

( ΣΥΝΤΕΧΝΊΑ / συντεχνία~...~ΣΥΝΤΕΧΝΊΑ / συντεχνία )


- ESNÂN-I HİLM ile ESNÂN-I KATIA ile ESNÂN-I NÂBİYE

( Akıl dişi, yirmi yaş dişi. İLE Kesici dişler. İLE Küçük azıdişleri. )


- ELASTIC COLLISION[İng.] / COLLISION ÉLASTIQUE[Fr.] / ELASTISCHER STOSS[Alm.] ile/değil/yerine/= ESNEK ÇARPIŞMA


- INELASTIC COLLISION[İng.] / COLLISION INÉLASTIQUE[Fr.] / UNELASTISCHER STOSS[Alm.] ile/değil/yerine/= ESNEK OLMAYAN ÇARPIŞMA


- INELASTIC SCATTERING[İng.] / DIFFUSION INÉLASTIQUE[Fr.] / UNELASTISCHE STREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ESNEK OLMAYAN SAÇILMA


- ELASTIC SCATTERING[İng.] / DIFFUSION ÉLASTIQUE[Fr.] / ELASTISCHE STREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ESNEK SAÇILMA


- ELASTISCHE ABLENKUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ESNEK SAPTIRMA


- ESNEK/ELASTİK ÇARPIŞMA ile/>< ESNEK OLMAYAN ÇARPIŞMA

( Toplam kinetik enerjinin korunduğu çarpışma. İLE/>< Toplam kinetik enerjinin korunmadığı çarpışma. )


- ESPRİ ve ŞAKA

( LÂTÎFE )

( LÂG )

( WIT and JOKE )


- ESRİME ile/||/<> GAŞYOLMA


- ISOTHERMAL MAGNETIZATION[İng.] ile/değil/yerine/= EŞSICAKLIKLI MIKNATISLANMA


- EŞSÖZ = İADE-İ MÂNÅ = TAUTOLOGY[İng.] = TAUTOLOGIE[Fr., Alm.] = TAUTOLOGIA[Yun.] = COSA FINALIS


- EŞYA[Ar.] ile/değil/yerine/= BUYUM, TÜYEK, ARIBERİ


- EŞYA[Ar. < EŞYĀʾ] ile/değil/yerine/=/||/<> EŞYA

( beyaz eşya ev eşyası sandık eşyası Türlü amaçlarla kullanılan insan yapısı taşınabilir cansız nesneler pılı pırtı yük )


- EŞYÂ'[Ar. < ŞEY] ile EŞYÂ'[Ar. < ŞÎA] ile EŞYÂH[Ar. < ŞEYH]

( Nesneler, varolanlar. | Çamaşır, yolcunun sandığı/bavulu/sepeti, evin masası, koltuğu, perdesi vb. nesneler. İLE Bölükler, yardımcılar, cemâatler. İLE Yaşlılar, ihtiyarlar. )


- EŞYA ile EŞYALI ile EŞYASIZ/LIK


- EŞYA KULLANMAK[VİTRİNDE/SANDIKTA/... TUTMAK/SAKLAMAK değil!]


- EŞYA ile MAL

( FURNITURE vs. PROPERTY )


- EŞYA[Ar.] ile MOBİLYA[İt.]/MÖBLE[Fr.]

( ... İLE Oturulan, yemek yenilen, çalışılan, yatılan yerlerin döşenmesine yarayan, taşınabilir eşyalara verilen genel ad. )


- EŞYA ile ZIMBIRTI/DIMBIRIT


- EŞYANIN(ŞEYLERİN) TABİATI/DOĞASI" ile/değil/||/<>/< TABİAT/DOĞA


- ET BENİ ile/||/<> ET KAFA ile/||/<> ET KESİMİ ile/||/<> ET KIRIMI ile/||/<> ET LOKMASI ile/||/<> ETOBUR ile/||/<> ET SIĞIRI ile/||/<> ET SİNEĞİ ile/||/<> ET SOTE ile/||/<> ET SUYU ile/||/<> ET ŞEFTALİSİ ile/||/<> ET TAVUĞU ile/||/<> ET TOPRAK ile/||/<> ET UNU ile/||/<> ETYARAN ile/||/<> ETYEMEZ ile/||/<> BEYAZ ET ile/||/<> KABA ET ile/||/<> KARA ET ile/||/<> KARKAS ET ile/||/<> KIRMIZI ET ile/||/<> KÜL RENGİ ET SİNEĞİ ile/||/<> LOP ET ile/||/<> LÖP ET ile/||/<> BALIKETİ ile/||/<> BALIK ETİ ile/||/<> DANA ETİ ile/||/<> DİŞ ETİ ile/||/<> DİŞ ETİ ÜNSÜZÜ ile/||/<> GÖĞÜS ETİ ile/||/<> KOYUN ETİ ile/||/<> KURBAN ETİ ile/||/<> KUZU ETİ ile/||/<> SIĞIR ETİ ile/||/<> SOYA ETİ ile/||/<> TAVŞAN ETİ ile/||/<> TAVUK ETİ ile/||/<> BALIKETİNDE

( İnsanlarda hayvanlarda deri ile kemik arasındaki kas ve yağdan oluşan tabaka Kasaplık hayvanlardan sağlanan kaslardan oluşmuş besin maddesi Meyvelerde çekirdekle deri arasındaki bölüm )


- ETEK ile KENAR KIVIRMA

( HEM vs. HEMMING )

( کناره دار کردن ile لبه ile لبه دار کردن ile سينه صاف کردن ile لبه دوزي )

( KONAREH DAR KARDAN ile LABEH ile LABEH DAR KARDAN ile SYNAH SAF KARDAN ile LABEH DOZY )


- ETEK ile LAMPASA

( ... İLE Uzun yırtmaçlı etek. )


- ETEN ile/||/<> PLÂSENTA

( (karşılık: plasenta), (Lat. placenta) Döl yatağında, ana ile dölüt arasında bulunan, dölütün ve ananın kan damarlarının birbirine yakın bulunduğu damarlı süngerimsi bir yapı olup osmoz ile besin ve oksijen değişmesini sağlar. @@ 1. Döl yatağında ana ile dölüt arasında bulunan dölütün ve ananın kan damarlarının birbirine yakın bulunduğu, ozmoz ile besin ve oksijen alış verişini sağlayan, damarlı, süngerimsi bir yapı. Plasenta. 2. Bitkilerde ovaryumda ovülün meydana geldiği ve olgunlaşana kadar bağlı kaldığı bölge. @@ Etene. )

( PLACENTA~PLACENTA )

( PLACENTA~PLACENTA )

( PLACENTA | PLACENTA: ETEN~PLACENTA )

( MUTTERKUCHEN | PLAZENTA~PLAZENTA )

( PLACENTA~PLACENTA )

( ΠΛΑΚΟΎΝΤΑΣ / πλακούντας~ΠΛΑΚΟΎΝΤΑΣ / πλακούντας )


- ET(H)İK = İLM-İ AHLÂK = ETHICS[İng.] = ÉTHIQUE[Fr.] = ETHIK[Alm.] = ETHICA[Lat.] = ETHIKE[Yun.] = ÉTICA[İsp.]


- ETİBBA[Ar. < EṬİBBĀʾ] ile/değil/yerine/=/||/<> ETİBBA

( Hekimler )


- ETİKET ile PETEKA

( ... İLE Eşya üzerine ve kumaş topları arasına konulan fiyat etiketi. )


- ETİKET[Fr. < Alm.] ile/= YAFTA[Fars. < YAFTE]

( Bir malın, tür, miktar vb. niteliklerini ya da kitap, defter vb. şeylerin, kime ait olduğunu belirtmek, belirli kılmak için üzerlerine konulan küçük kâğıt. | Toplum içindeki davranışlarda izlenecek yol.TEŞRİFAT İLE/= Üzerine asıldığı ya da yapıştırıldığı şeylerle ilgili herhangi bir bilgi veren, yazılı kâğıt parçası. )


- ETİL = VOLGA
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Kıfçak ülkesinde akan, Bulgar denizine dökülen bir ırmağın adı. )


- ETHYLENEDIAMINETETRAACETIC ACID, EDTA[İng.] ile/değil/yerine/= ETİLENDİAMİNTETRAASETİK ASİT, EDTA


- ETİLLEME ile/||/<> AFFIXING LEADS, LEADING[İng.] ile/||/<> ÉTHYLATION[Fr.] ile/||/<> KURŞUNLAMA

( kimya Bir benzine oktan indisini artırmak amacıyla kurşun tetraetil katma işlemi )

( AFFIXING LEADS, LEADING )

( ÉTHYLATION )


- ETİMOLOJİK MEŞRÛLAŞTIRMA ile MİMOLOJİK MEŞRÛLAŞTIRMA


- ETİYOPYA ile/ve/<> AMAHARİ

( ... İLE/VE/<> 83 farklı dilin konuşulduğu Etiyopya'da, resmî abece olarak kullanılmaktadır. )


- ETİYOPYA ile ETİYOPYA

( ETHIOPIA vs. ETHIOPIAN )

( اتيوپي ile حبشه ile حبشي )

( ATYVAPY ile HEBASHEH ile حبشي )


- ETKİ ile/ve/<>/> YANSIMA


- ETKİ/DÖNGÜ:
KUZEY KUTBUNDA ile/ve/||/<>/>< GÜNEY KUTBUNDA

( www.facebook.com/video.php?v=592603574202831 )


- ETKİLEMEK ile YAPMACIKLIK ile ETKİLENEN ile İLE ETKİLENDİ ile ALAKA ile ŞEFKATLİ ile SEVECEN

( AFFECT vs. AFFECTATION vs. AFFECTED vs. AFFECTED WITH vs. AFFECTION vs. AFFECTIONAL vs. AFFECTIONATE )

( تاثير گذاردن ile اثر کردن ile تصنع ile تصنعي ile مبتلا ile دچارعلت کردن ile مبتلا به ile عاطفه ile علاقه ile محبت ile عطوفت ile رافت ile عطف ile عطفي ile عاطف ile با محبت ile مهربان ile محبت آميز )

( TASYR GOZARDAN ile ASAR KARDAN ile تصنع ile تصنعي ile MOBTELA ile DOCHARALAT KARDAN ile MOBTELA BAH ile ATEFEH ile ALAGHEH ile MOHBAT ile OTUFT ile RAFT ile ATF ile ATFY ile عاطف ile BA MOHBAT ile MOTEORBAN ile MOHBAT AMYZ )


- ETKİLEŞME ile/ve KAYNAŞMA

( INTERACTION vs./and TO COMBINE )


- ETKİN TAŞIMA ile/ve/||/<>/>< EDİLGEN TAŞIMA

( Enerji tüketerek nesne geçişi. İLE/VE/||/<>/>< Enerji tüketmeden nesne geçişi. )


- ETNİK ile/||/<> ETNOGRAFYA

( Kavimle, ulusla ilgili. İLE/||/<> Kavimleri karşılaştırarak inceleyen, kültür oluşumlarını araştıran bilim, kavmiyat. )


- ETNOGRAFYA[Yun.] ile/||/<> BETİMSEL BUDUNBİLİM

( betimsel budunbilim )


- ETNOGRAFYA ile/||/<> BUDUN BETİMİ


- ETNOGRAFYA/ETNOGRAFYA[Yun. < ] ile/||/<> ETNOGRAFİK/ETHNOGRAPHİQUE[Fr. < ETHNOGRAPHIQUE]

( Kavimleri karşılaştırarak inceleyen kültür oluşumlarını araştıran bilim budun betimi kavmiyat )


- ETNOGRAFYA[Yun. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> ETNOGRAFYA

( Kavimleri karşılaştırarak inceleyen kültür oluşumlarını araştıran bilim budun betimi kavmiyat )


- ETOPYA değil ETİYOPYA


- ETRA'[Ar.] ile ETRÂH[Ar. < TERAH]

( Dere gibi akan su. İLE/VE Kaygılar, tasalar, gamlar, kederler. )


- ETRAF ile ETRAFLI/LIK ile ETRAFLICA


- ETTİFAKI ÂRA ile/||/<> UNANIMITÉ[Fr.] ile/||/<> OY BİRLİĞİ

( UNANIMITÉ )


- ETÜT/ETÜD[Fr. < ETUDE] ile/değil/yerine/= ÇALIŞMA

( Herhangi bir konuda yapılan inceleme, araştırma. | Ön çalışma. | Belirli bir konuyu inceleyen, araştıran yapıt ya da yazı. | Öğrencilerin, bir belletmenin gözetimi, denetimi altında ders çalışması, mütalaa, müzakere. )


- EUGLENE[Fr. < EUGLÈNE] ile/değil/yerine/=/||/<> ÖGLENA

( Tatlı sularda yaşayan kamçı biçimindeki uzantısı ile hareket eden mekik biçimindeki bir hücreli )


- EULER METODU ile/||/<> RUNGE-KUTTA

( Euler 1. derece O(h), RK4 4. derece O(h⁴) hassas. )

( Formül: y_{n+1} = y_n + hf )

( Leonhard Euler tarafından 1750 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- EULER ile/||/<> RUNGE-KUTTA ile/||/<> ADAMS

( Adi diferansiyel denklem sayısal çözümleri. )

( Formül: y_{n+1} = y_n + hf(x_n İLE y_n) )

( Leonhard Euler tarafından 1750 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1707-1783) (Ülke: İsviçre) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Analiz, sayılar teorisi, graf teorisi) )


- EULER ile/||/<> RUNGE-KUTTA ile/||/<> ADAMS

( Diferansiyel denklem sayısal çözümleri. )

( Formül: yₙ₊₁ = yₙ + hf(tₙ ileyₙ) )

( Leonhard Euler tarafından 1750 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1707-1783) (Ülke: İsviçre) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Analiz, sayılar teorisi, graf teorisi) )


- EUPHONIE[Fr.] ile/||/<> AKIŞMA

( Bir sıraya gelen ses hece veya kelimelerin birbirleriyle uyuşarak kulağa hoş ve dile kolay bir tüm meydana getirmesi Bir kelimedeki ses ve hecelere dayanan akışmaya İÇ AKIŞMA Eu interne kelimelere dayanana DIŞ AKIŞMA E externe ou de la phrase denir AKIŞMALI AKIŞMALIK Euphonique )

( EUPHONIE )


- EUPHORIA[İng.] ile/||/<> KEYİF[Ar. < KEYF]

( Bireyin koşullar elverişsiz de olsa kendini sağlık güç ve rahatlık açılarından doyurucu ve kıvançlı bir durumda sayması )

( EUPHORIA )


- EUROPA[İt. < EUROPA] ile/||/<> AVRUPA[İt. < EUROPA]

( Bir tıraş biçimi Alayunt Kütahya )

( EUROPA )


- EUROPA[İt. < EUROPA] ile/değil/yerine/=/||/<> AVRUPA

( Avrupa kayını kıta Avrupası Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri )


- EUROPEAN AVOCET[İng.] ile/||/<> AVOCETTE À TÊTE NOIRE[Fr.] ile/||/<> RECURVIROSTRA AVOCETTA[Lat.] ile/||/<> SÄBELSCHNÄBLER[Alm.] ile/||/<> KILIÇ GAGALI

( Yağmur kuşları Charadriiformes takımının yağmur kuşugiller Charadriidae familyasından 43 cm kadar uzunlukta çok ince ve uzun bir gagası olan tüyleri ak kanatları kara Kuzey Avrupa ve Asyada yaşayan güneye göç eden bir tür )

( EUROPEAN AVOCET )

( AVOCETTE À TÊTE NOIRE )

( SÄBELSCHNÄBLER )

( RECURVIROSTRA AVOCETTA )


- EUTHANASIA[İng.] ile/||/<> ÖTANAZİ[Fr. < EUTHANASIE]

( Tedavisi mümkün olmayan hastalıklarda canlıyı ağrı ve acı vermeden öldürme uyutma )

( EUTHANASIA )

( EUTHANASIE )


- EUTHANASIA[İng.] ile/||/<> UYUTMA

( Ötanazi )

( EUTHANASIA )


- EUTHERIA[İng.] ile/değil/yerine/= ÖTERYA

( Memeliler sınıfından dişileri keseli olmayan canlılardır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- EV ile LAGINA

( ... İLE Mali'de, menapoza girmiş kadınların yaşadığı evler. )


- EVAKÜASYON/EVACUATION[İng.] ile/değil/yerine/= BOŞALTMA


- EVAPORASYON/EVAPORATION[İng.] ile/değil/yerine/= BUHARLAŞ(TIR)MA


- EVCÂ'[Ar. < VECÂ] ile EVCÂR[Ar.]

( Ağrılar, sancılar, acılar, sızılar. İLE İçinde gizlenmek üzere oluşturulan çukurlar, siperler. )


- EVCARA[Ar. < EVC + Fars. -ĀRĀ] ile/değil/yerine/=/||/<> EVCARA

( Klasik Türk müziğinde bir makam )


- EVE-İ BALÂ ile/||/<> PASSAGE SUPÉRIEUR (CULMINATION)[Fr.] ile/||/<> ÜST GEÇİŞ

( astronomi )

( PASSAGE SUPÉRIEUR (CULMINATION) )


- EVEN TOED UNGULATES[İng.] ile/||/<> ARTIODACTYLES[Fr.] ile/||/<> ARTIODACTYLA[Lat.] ile/||/<> PAARHUFER[Alm.] ile/||/<> ÇİFT PARMAKLILAR

( artios çift daktylos parmak Memeliler Mammalia sınıfının etenliler Placentalia alt sınıfının toynaklılar Ungulata üst takımından ön ve art ayakları 2 ya da 4 olmak üzere daima çift sayıda parmak taşıyan başparmakları körelmiş geviş getirenler Ruminantia ve geviş getirmeyenler Nonruminantia olmak üzere iki alt takımı olan bir takım )

( EVEN TOED UNGULATES )

( ARTIODACTYLES )

( PAARHUFER )

( ARTIODACTYLA )


- EVENTUALLY :/yerine EN SONUNDA


- EVER :/yerine HİÇ, DAİMA


- EVEREST ile SAGARMATHA/CHOMOLUNGMA

( ANA TANRIÇA/KRALİÇE/SAGARMATHA[Nepal dilinde]
CHOMOLUNGMA[Tibet dilinde] )

( "Bir Dağın Yüksekliği Matematik Yardımı İle Nasıl Ölçülür?" yazısını okumak için burayı tıklayınız... )


- EVET | BAŞÜSTÜNE/OLDU ile/||/<> OLABİLİR | EVET/OLUR ile/||/<> EVET | KUŞKUSUZ/PEKÂLÂ[Tr. < PEK + Ar. AʿLĀ]

( evet başüstüne )


- EVET ile MUTLAKA

( YES vs. ABSOLUTELY )


- EVET = YES[İng.] = OUI[Fr.] = JA[Alm.] = SI[İt.] = SÍ[İsp.]


- EVETLEME, OLUMLAMA = İCAP, TASDİK = AFFIRMATION[İng., Fr.] = BEJAHUNG[Alm.] = AFFIRMATIO[Lat.] = AFIRMACIÓN[İsp.]


- EVHÂ[Ar.] ile VEHÂ[Ar.]


- EVHAMLANMA ile/||/<> VEHMETME


- EVİRMEK ile EVİNLENMEK ile EVİREBİLMEK ile EVİN ile EVİÇ ile EVİNLİ ile EVİNSİZ ile EVİ SIRTINDA


- EVLÂ' -ile

( DAHA UYGUN, DAHA İYİ )


- EVLA[Ar. < EVLĀʾ] ile/değil/yerine/=/||/<> EVLA

( Daha iyi )


- EVLA ile EVLAT/LIK ile EVLATLI ile EVLATSIZ/LIK ile EVLAT ACISI


- EVLİ YA ile EVLİYA


- EVLİLİKTE/İLİŞKİDE:
(")KÜSME(") ve/<>/>/< (")BAĞIRMA(")


- EVLİYA OTU ile/||/<> KORUNGA

( Bahçelerin etrafına çekilen tel ya da çalı çırpı engel Kandilli Bozüyük Bilecik Peygamber otu Yerel ağızlarda korungal görünge ve görüngel biçimleri de kullanılır Ermeniceden alındığı anlaşılıyor kornkan oregano yer kornka Kürtçeye de geçmiştir Yerel ağızlarda yabani yoncaya daha çok tirfil ve üçgül adları verilir )

( SAINFOIN )


- EVLİYÂ ile/ve BEŞİK EVLİYÂSI


- EVLİYA[Ar. < EVLİYĀ] ile/değil/yerine/=/||/<> ERMİŞ (EVLİYA OTU)


- EVRAK ile/||/<> VESİKA


- EVRÂK-I MÜSBİTE ile/||/<> ZABIT KAYITLARI ile/||/<> DÂİMİ KAYITLAR ile/||/<> YOKLAMA KAYITLARI ile/||/<> MAZBATA

( Tapu sicilini tamamlayan belgeler. İLE/||/<> Tapulama(kadastro) görmeden önce taşınmazlarla ilgili tutulan tapu kayıtları. İLE/||/<> Tapu Yönetimlerinde iş sahiplerinin başvurusu üzerine tutulan kayıtlar. İLE/||/<> Rumi 1288 - 1325 tarihleri arasında miri arazinin, yetkili memurlar tarafından mahalline gidilerek, yerinde görülüp incelenerek tutulan kayıtlar. İLE/||/<> Tutanak. )


- EVRAKLAR/LA değil EVRAK/LA

( "Evrak", varak[Ar. yaprak, yazılı kâğıt, varaka] sözcüğünün çoğulu olduğundan, çoğul olana bir "-ler" eki daha olmaz/kullanılamaz. )


- EVRE | AŞAMA/MERHALE[Ar. < MERḤALE] ile/||/<> AŞAMA | EVRE/MERTEBE[Ar. < MERTEBE] ile/||/<> YER | NÖBETÇİ | AŞAMA | ORTA NOKTA/NOKTA[Ar. < NUḲṬA] ile/||/<> EVRE | FAZ/SAFHA[Ar. < ṢAFḤA]

( evre aşama Bir yolcunun sekiz saatte gidebileceği mesafe )


- SAFHA[Osm.] / PHASE[İng.] / PHASE[Fr.] / PHASE[Alm.] ile/değil/yerine/= EVRE, FAZ


- ONDE MODULÉE EN PHASE[Fr.] ile/değil/yerine/= EVRE KİPLEMELİ DALGA


- PHASE MODULATED WAVE[İng.] ile/değil/yerine/= EVRE KİPLENMİŞ DALGA


- KOHÄRENTE STREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EVRELİ SAÇILMA


- EVREN:
DÜNYA ile/ve/<>/> MUHÎD(OKYANUS/OCEAN)/ATLAS

( Hareket ve ağırlık merkezi. İLE/VE/<>/> En son felek. )


- EVREN/KÂİNAT ile DÜNYA

( Varolanların birlik ve bütünlüğü. ( UNIVERSE vs. EARTH )


- EVRENBİLİM = KEVNİYAT = COSMOLOGY[İng.] = COSMOLOGIE[Fr.] = KOSMOLOGIE[Alm.] = COSMOLOGIA[Lat.] = KOSMOLOGIA[Yun.]


- EVRENDOĞUM = KİYANİYAT, TEŞEKKÜL-İ ÂLEM = COSMOGONY[İng.] = COSMOGONIE[Fr.] = KOSMOGONIE[Alm.] = KOSMO-GONIA[Yun.]


- EVRENSELLEŞTİRME ile/ve SONSUZLAŞTIRMA

( UNIVERSALIZATION vs./and TO GET INFINITE )


- EVRENSELLEŞTİRME ile/ve SONSUZLAŞTIRMA

( UNIVERSALIZATION vs./and TO GET INFINITE )


- EVRİM[İng. EVOLUTION] ile/||/<> ADAPTİF ÖZELLİK[İng. ADAPTIVE TRAIT] ile/||/<> ADAPTİF YAYILIM[İng. ADAPTIVE RADIATION] ile/||/<> AFİNİTE OLGUNLAŞMASI[İng. AFFINITY MATURATION] ile/||/<> AGNATHA

( En kısa tanımıyla evrim, popülasyon içi gen ve özellik dağılımlarının nesiller içerisindeki değişimidir. Bu tanımdaki her bir basamak, evrim için olmazsa olmazdır: @@ Bir canlının evrim sürecinde kazandığı ve gelişim sürecinde ortaya çıkan, bunun sonucunda o canlının hayatta kalma ve/veya üreme başarısını artıran nitelikleridir. @@ Bir türün kısa zaman içinde birçok farklı türe evrimleşmesi süreci. Bu evrimsel süreç, genellikle bir ortamdaki çeşitli ekolojik boşlukların doldurulması ya da yeni ortamlara uyum sağlanması sonucunda ortaya çıkmaktadır. Adaptif yayılım sürecine örnek olarak Hispaniola, Küba ve Bahamalar'dan gelen kahverengi anoller (Anolis sagrei), kabuk anolleri (Anolis distichus) ve şövalye anollerinin (Anolis equestris) Karayip Adaları'na yayılması verilebilir. @@ B gözelerinin belirli bir antijen için afinitelerini artırdığı süreçtir. B gözesi spesifisitesinin bu "ince ayarı", B gözesi reseptörlerinin somatik hipermutasyonunun tekrarlanan bir döngüsü ve ardından klonal seçilim yoluyla gerçekleşir. Moleküler düzeyde bir evrimsel mekanizmadır. @@ Latincede "çenesiz" anlamına gelen bir kelimedir. Taksonomide "çenesiz balıklar" süpersınıfı için kullanılır. Bu sınıf, omurgalılar içerisindeki en ilkin çenesiz hayvanları içerir. Yaklaşık 530 milyon yıl önce evrimleşmişlerdir ve günümüzde halen bulunan bir sınıftır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- EVRİM/LEŞME ile/ve/değil/||/<>/< OLGUNLAŞMA


- EVSA'[Ar. < VÂSÎ] ile EVSÂH[Ar. < VESAH]

( Dahe/pek geniş/açık/enli/bol. İLE Kirler, pislikler. )


- EVVELA[Ar. < EVVELĀ] ile/değil/yerine/=/||/<> EVVELA

( Her şeyden önce ilk önce )


- EVVELA[Ar.] ile/değil/yerine/= ÖNCE/İLKİN/ÖNCELİKLE/İLK ÖNCE


- EVZÂ'[Ar. < VAZ] ile EVZAH[Ar. < VÂZIH]

( Durumlar/haller, duruşlar, tavırlar, vaziyetler. İLE Çok açık. )


- EXCEPTION :/yerine İSTİSNA


- EXISTENCE/EXISTENTIAL[İng.] ile/değil/yerine/= EXISTENCE/EXISTENTIEL[Fr.] ile/değil/yerine/= EXISTENTIA[Lat.] ile/değil/yerine/= DASEIN, EXISTENZ/EXISTENZIELL[Alm.] ile/değil/yerine/= VAROLUŞÇULUK

( W. Dünya Savaşı sonunda Fransız yazarı J.P.Sartre'ın yaydığı yazın ve felsefe çığırı. (Bu düşünce çığırı, varoluşu temel sorun olarak benimser; insanın hiç bir ussal nedenlilikle temellendirilmeyen dünya ile çatışması üzerinde durur ve elindeki biricik değerin özgürlük olduğunu ileri sürer.) @@ Çağımızın bir felsefe akımı. Varoluşçu felsefe düşüncesini temel olarak alan bütün düşünsel uğraşılara verilen ad. Danimarkalı düşünür Kierkegaard'ın büyük ölçüde başlattığı, aynı zamanda felsefenin öteden beri ele aldığı sorunları kökten yenilemeye çalışan, günümüz Avrupa'sının bir çok düşünürünün yaşattığı akım. // Varoluş felsefesinde, varlık sorunu insan olma sorunuyle bir bağlantı içine getirilir; bunun yanında felsefe yapmanın kaynağı olarak insan, varoluşu, sonluluğu, zamana bağlı oluşu ve tarihselliği içinde, yeni bir düşünme tutumu ile ele alınır; özellikle insan varoluşunun anlamı söz konusudur. Varoluşçuluk dünyada bulunan insan varoluşundan kalkarak onu kendine yabancılaşmadan kurtarmayı ister; özgürlüğü içinde insanın varoluşu ve insanın kendini gerçekleştirmesi söz konusudur bu felsefede. 1. Günümüz Fransa'sında bir felsefe-edebiyat akımı olarak biçim almıştır. Başlıca temsilcisi J. P. Sartre'a göre: 'Varoluş özden önce gelir.' ve her bir kimseye bir öz kazandırmayı sağlayacak özgürlükle özdeştir; 'İnsan ne ise o değildir, ne olmuşsa odur.' İnsan kendini kendi yapar, daha önce kazandığı bazı belirlenimlerin elverdiği ölçüde kendine biçim verir, kendini oluşturur. (Fransa'da başka temsilcileri: À. Camus, Merlaeu Ponty, Simone de Beauvoir); Hıristiyan varoluşçuluğun başlıca temsilcisi: Gabriel Marcel. 2-Almanya'daki başlıca temsilcileri: Martin Heidegger ve Karl Jaspers. Heidegger'e göre 'İnsanın özü varoluşundadır.' yani 'dünyada-olma' sındadır. Yalnızca insan 'gerçek varoluş'tur. Çünkü yalnız insan varolanın (kendisinin) sınırlarını aşıp varlığa adım atabilir. Yalnız insan varolan olarak kalmaz, kendini var olan olarak anlayabilir; bütün öteki şeyleri anlayabilmesinin temeli de budur. Böyle olunca -> varlıkbilim bütün öteki bilimlerin dayanağıdır; Heidegger ağırlık özeği ahlak felsefesi ve -> insanbilim ile ilgili sorunlar olan her varoluşçu felsefenin karşısına bilinçli olarak bir varoluşçu varlıkbilim koymak ister; böylece varlığı varoluşta arayarak felsefenin temel sorunu olan varlık felsefesine dönmüş olur. Varlığın (Sein) araştırılması gereken yer varoluştur (Existenz). İnsanın özü varoluşunda olduğuna göre, varoluştan kalkarak varlık sorusu yeniden düzenlenmelidir. Ancak Heidegger bir varlıkbilim değil de, yalnızca ilerideki evrensel varlıkbilime olanak sağlayacak bir hazırlık olmak üzere bir 'temel varlıkbilim' (Fundamentalontologie) kurmak ister. Varoluş (Existenz) de Heidegger'e göre: İnsanın varlık sorusunu sormakla doğrudan doğruya bir bağlantı kurduğu kendi varlığıdır. Buna karşılık Jaspers, her varlıkbilimde, varoluşsal olanın bir katılaşması ve yozlaşması tehlikesini görür; onun yöntemi varoluşu açma, aydınlığa çıkarma (-> varoluş aydınlanması) yöntemidir; ama, kendi felsefesinin salt bir varoluş felsefesi olduğunu ileri sürmekle birlikte, kendisi de bilincin ötesine geçen (transsendens) bir fizikötesine yönelişiyle varoluş felsefesinin dışına çıkar.@@bk. varoluşçuluk )


- EXPLANATION :/yerine AÇIKLAMA


- EXPLOSION :/yerine PATLAMA


- EXPOSURE :/yerine MARUZ KALMA


- EXTRA :/yerine EKSTRA


- EXTRA[İng.] ile/||/<> EKSTRA[Fr. < EXTRA]

( anat Haricinde dışında fazladan olarak )

( EXTRA )

( EXTRA )


- EXTRA[Fr. < EXTRA] ile/değil/yerine/=/||/<> EKSTRA

( En iyi üstün nitelikli Fazladan alışılan ve gerekenden başka ek olarak )


- EYLE! ve/||/<> GÖSTER! ve/||/<> KANITLA!

( Konuşmak yerine. VE/||/<> Söylemek yerine. VE/||/<> Söz vermek yerine. )

( Instead of talk! AND/||/<> Instead of say! AND/||/<> Instead of promise! )

( ACT! and/||/<> SHOW! and/||/<> PROVE! )


- EYLEM/HAREKET ve/||/<>/>/< SAĞALTIM/TEDAVİ/ŞİFÂ


- EYLEM:
KARINCA[< KARIŞTIRARAK] ve/||/<> KARARINCA/KARARINDA


- EYLEM ile/ve UYGULAMA

( Doğruluk ve eylemin birliği! )

( Bencil olmayan ve arzudan arınmış eylem! )

( ACTION vs./and TO APPLY
Union of righteousness and action!
Unselfish and desireless action! )


- AXIS OF INERTIA[İng.] / AXE DE L'INERTIE[Fr.] / INERTIALACHSE, INITIALACHSE, TRÄGHEITSACHSE[Alm.] ile/değil/yerine/= EYLEMSİZLİK EKSENİ


- KÂİDE-İ ATÂLET[Osm.] / PRINCIPLE OF INERTIA[İng.] / PRINCIPE D'INERTIE[Fr.] / TRÄGHEITSPRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= EYLEMSİZLİK İLKESİ


- MOMENT OF INERTIA[İng.] / MOMENT D'INERTIE[Fr.] / TRÄGHEITSMOMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= EYLEMSİZLİK MOMENTİ


- MOMENT OF INERTIA RADIUS, RADIUS OF INERTIA[İng.] / GYRATIONSRADIUS, TRÄGHEITSHALBMESSER, TRÄGHEITSRADIUS[Alm.] ile/değil/yerine/= EYLEMSİZLİK YARIÇAPI


- ATÂLET[Osm.] / INERTIA[İng.] / INERTIE[Fr.] / INERTIAL, TRÄGHEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= EYLEMSİZLİK


- EYTİŞİM/DİYALEKTİK ile SAFSATACILIK/YANILTMACILIK/SOFİSTİKA

( Karşıt görüşlerin çatışması yoluyla gerçeğe ulaşma yöntemi. İLE İkna etmek amacıyla kanıtların retorik ve mantık hileleriyle kullanılması. )


- EZÂ ile/ve/||/<> CEZÂ


- EZA ile EZAN ile EZANCI ile EZANSIZ/LIK ile EZA CEFA ile EZAN SAATİ ile EZAN VAKTİ


- EZA[Ar. < EẔĀʾ] ile/değil/yerine/=/||/<> ÜZÜNTÜ (EZA CEFA)


- EZAN ile SALÂ

( Ezan, günde beş vakit olarak kılınan namaza davet içindir. Sabah ezanı Sabâ Dilkeşhâverân, öğle ve ikindi namazı Hicaz/Hüseynî, akşam namazı Rast, yatsı namazı ise Nevâ, Beyâti, Rast ya da Hicaz makamlarından biriyle okunur. )

( BÂNG-İ NEMÂZ ile ... )


- EZBER[Ar.] ile/ve/||/<>/< HIFZ/HAFIZA[Ar.]


- EZİYET ile/||/<> EZA CEFA ile/||/<> ÜZGÜ


- EZKÂ[Ar.] ile EZKÂ[Ar.]

( Daha/pek lekesiz, temiz, hâlis, erdemli. İLE Daha anlayışlı, çok zeki. )


- EZKAZA[Fars. < EZ + Ar. ḲAŻĀ] ile/değil/yerine/=/||/<> KAZARA


- EZKİYÂ'[Ar. < ZEKÎ] ile EZKİYÂ[Ar. < ZEKÎ]

( Lekesizler, hâlisler, erdemliler. İLE Keskin fikirliler, anlayışlılar. )


- EZME BOYA ile/||/<> BADEM EZMESİ ile/||/<> FISTIK EZMESİ ile/||/<> HAMSİ EZMESİ ile/||/<> HAŞHAŞ EZMESİ ile/||/<> MEYVE EZMESİ ile/||/<> PATLICAN EZMESİ ile/||/<> ZEYTİN EZMESİ

( Ezmek işi Sebzelerin ezilmesiyle yapılan meze Soğan ve domatesin çok küçük parçalara bölünmesiyle hazırlanan bir meze türü Bitkilerin etli ve yumuşak kısımlarını macun kıvamına getirmek üzere parçalama katı ve telsel kısımlarını süzerek ayıklama işlemi )


- EZMEK ile EZME BOYA


- EZRA'[Ar.] ile EZRÂ'[Ar.]

( Pek düzgün/fasih. Sözü düzgün kişi. İLE Beyaz kulaklı siyah at. )


- EZZA değil ECZA


- F[Ar.] ve FÂ'[Ar.]

( Osmanlı abecesinin 23. harfidir. Ebced hesabında 80 sayısının karşılığıdır. İLE Atıf harfi olan. )


- F = m a


- F = ma

( Maxwell Denklemi )


- FÂ[Ar.] ile FÂ[Ar.]

( Şartın yanıtı olan. İLE Atıf harfi olan. )


- FA[İt. < FA] ile/değil/yerine/=/||/<> FA

( fa anahtarı Müzikal ses dizilerinde mi ile sol arasındaki ses Bu sesi gösteren nota işareti )


- FA ile FA ANAHTARI


- FABBRİCA[İt. < FABBRICA] ile/değil/yerine/=/||/<> FABRİKA

( fabrika ayarları fabrika fiyatı elektrik fabrikası hadde fabrikası kireç fabrikası kiremit fabrikası İşlenmemiş veya yarı işlenmiş maddelerin makine araç vb ile işlenerek tüketime hazır duruma getirildiği sanayi kuruluşu üretimevi üretimlik )


- FABRICATION[İng.] ile/||/<> UYDURMACA

( İmgesel uydurmaları gerçekmişçesine anlatma )

( FABRICATION )


- FABRİKA ile FABRİKACI/LIK ile FABRİKASYON


- FABRİKA ile/değil/yerine/= ÜRETİMLİK


- FAÇA ile FAÇALI


- FAÇA ile/değil PAÇA


- FACCIA[İt.] ile/||/<> FAÇA[İt.]

( 1 İskambil destesinin en altındaki kâğıt 2 Yüz çehre surat Gürültülü bir gezmen grubunu façası yerinde küçük memurları dev kalçalı ev kadınlarını uzun uzun izlemişti Enis Batur Acı Bilgi 4142 3 Giysi 4 Yüklü geminin bordasındaki su düzeyi ile boş geminin bordasındaki su düzeyi arasında kalan bölüm )


- FACCİA[İt. < FACCIA] ile/değil/yerine/=/||/<> FAÇA

( faça façaya İskambil destesinin en altındaki kâğıt yüz II Kişinin genel görünümü kılık kıyafeti Yüklü geminin bordasındaki su düzeyi ile boş geminin bordasındaki su düzeyi arasında kalan bölüm Yüzdeki bıçak yarası Gazinoda sahneye en yakın olan masa Yelkenlinin geriye doğru gitmesini sağlayan bir manevra )


- FACCİATA[İt. < FACCIATA] ile/değil/yerine/=/||/<> FAÇETA

( Elmasın yontulmuş yüzlerinden her biri )


- FACCİNA[İt. < FACCINA] ile/değil/yerine/=/||/<> FAÇUNA

( Halatın örselenecek yerine tel veya sicimle yapılan sargı )


- FAÇETA[İt. < FACCIATA] ile/||/<> ELMASIN YONTULMUŞ YÜZLERİNDEN HER BİRİ

( elmasın yontulmuş yüzlerinden her biri İtal faccetta )

( FACCIATA | FACCETTA )


- FAÇETA ile FAÇETALI ile FAÇETASIZ


- FACİA[Ar. < FĀCİʿA] ile/değil/yerine/=/||/<> FACİA

( Çok üzüntü veren acıklı olay trajedi )


- FACİA ile/||/<> FACİA[Ar. < FÂCİʿA]

( Eski Türk tiyatrosunda melodrama ve tragedyaya verilen ad On dokuzuncu yüzyıl Tanzimat ve yirminci yüzyıl Meşrutiyet tiyatrolarında acılı oyunların tümüne verilen ad tragedya )


- FACİALAŞMAK ile FACİALAŞTIRMAK ile FACİA ile FACİALI


- FACTORING[İng.] ile/||/<> ALACAKLANDIRMA

( alacaklandırma Vadeli satış yapan firmaların her türlü mal ve hizmet satışından doğan haklarının alacaklandırıcı adı verilen finansal kuruluşlara devredilmesi işlemi uluslararası alacaklandırma )

( FACTORING )


- FACTORY/FACTORY OWNER, MANUFACTURER[İng.] ile/değil/yerine/= FABBRICA[İt. < FABBRICA] ile/değil/yerine/= FABRIKA[İt. < FABBRICA]

( İşgücü kullanılarak, makine veya teknik yöntemlerle aramalların başka bir mal hâline dönüştürüldüğü mekân. < İtal fabbrica. )


- FACTORY :/yerine FABRİKA


- FAÇUNA[İt. < FACCINA] ile/||/<> ...

( halatın örselenecek yerine tel veya sicimle yapılan sargı İtal fascina serving of a rope fascia bandage wrapper cover )

( FACCINA | *FASCINA )


- FADLA[Ar. < FAḌLA] ile/değil/yerine/=/||/<> FODLA

( Çoğunlukla imaretlerde yoksullara verilen kepekli undan yapılmış pideye benzer bir ekmek türü )


- FAGOSİTOZ ile/değil/yerine/= YUTMA


- FAHİŞE ile GEYŞA


- FAINT, SYNCOPE[İng.] ile/||/<> BAYILMA

( Kalp yemezliği ve damar anormallikleri nedeniyle beyin kan akımının yetersizliği sonucu bilincin ani ve geçici kaybı sinkop senkop )

( FAINT, SYNCOPE )


- FAİRE LA BORDURE[Fr.] ile/||/<> KIYILAMA

( Öteki yarışçıların yele karşı kendi kuytusunda yarışmalarını engelmemek için yelin estiği yönün karşısındaki kıyıdan koşuyu sürdürme )

( FAIRE LA BORDURE )


- FAİZ/FAİZ[Ar. < FĀʾİŻ] ile/||/<> MURABAHA/MURABAHA[Ar. < MURĀBAḤA]

( faiz fiyatı faiz haddi faiz oranı basit faiz bileşik faiz temerrüt faizi İşletmek için bir yere ödünç verilen paraya karşılık alınan kâr ürem nema Kapitalist ekonomide artık değerin değişikliğe uğramış biçimi olarak paranın fiyatı kiralanan paranın kira bedeli )


- FAİZ ile/değil RİBÂ

( ... İLE/DEĞİL Tefecilikle alınan fahiş faiz. )


- FAİZ/NEMA[Ar.] ile/değil/yerine/= GETİRİ/ÜREM