A ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 19.285 başlık/FaRk ile birlikte,
19.285 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(21/79)
- DOĞA ve/>/ve/<> İMGE ve/>/ve/<> SİMGE
( NATURE and/> IMAGE and/<> SYMBOL )
- DOĞA ile/ve/> İNSAN
( Geleceği olmaz. İLE/VE/> Geleceği vardır. )
( Seni attan ve ottan ayıran özelliklerin olmalı! )
( Sadece kişi, ötesine geçebilir fakat üstüne çıkamaz. )
( İkisi de en zordur ve en sondur. )
( Kişiler, kendi amaçları olduğunu sansalar bile, bilmeden, doğanın amacına doğru hareket ederler. )
( NATURE vs./and/> HUMAN )
- DOĞA ile İYİ
( İyi için geçerli değil. İLE Doğa için geçerli değil. )
( ... İLE Aşkınlık gerektirir. )
( NATURE vs. GOOD )
- DOĞA ve/<> KÜLTÜR
( Birincil düzen/doğa. VE/<> İkincil düzen/doğa. )
( Işığı, gölgeyle terbiye eden. VE/<> Noktayı, virgülle devam ettiren. )
- DOĞA ve/||/<> MANTIK ve/||/<> TİN
- NATURE[Fr.] / NATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞA
- DOĞA ile/ve/||/<>/> NEFS
- DOĞA ile/ve/||/<>/>< NİTELİK
( Azalmaz/çoğalmaz. İLE/VE/||/<>/>< Azalır/çoğalır. )
( NATURE vs./and/||/<>/>< QUALITY/ATTRIBUTE )
- DOĞA ile/ve POTANSİYEL
- DOĞA ile/ve/=/değil RAHMET/RAHMAN
- DOĞA/TABİAT["TABİATLAR" değil!] ile/ve/=/</değil RAHMET/RAHMAN
( Şuurlu. İLE/VE Şuur. )
( Rahmetin görüntüleri. )
- DOĞA ile/ve SANAT
( Sanat, sırrını bilenler için bir tutam otun içinde saklıdır. Bilmeyenler ise onu bir dağın ardında zannederler. )
( ... İLE/VE Doğanın karşısında kazanılmış zafer. )
( “Doğa, sanat gibi görüldüğünde; sanat ise doğa gibi görüldüğünde güzeldir.” )
( Güzellik, teknikteki doğadır; sanatsallıktaki özgürlüktür. )
- DOĞA ile/ve/||/<> SINIR
- DOĞA = TABİAT = NATURE[İng., Fr.] = NATUR[Alm.] = NATURA[Lat.] = PHYSIS[Yun.] = NATURALEZA[İsp.]
- DOĞA ile/ve/||/<> TARİH
( Hepimizin[tüm varolanların] mekânı. İLE/VE/||/<> Kişinin mekânı. )
( Mekânda dışsallaşan. İLE/VE/||/<> Zamanda dışsallaşan. )
- DOĞA ile/>< TARİH
( NATURE vs./>< HISTORY )
- DOĞA ile/ve TARİH/TOPLUM DÜNYASI
( Süreklilik. İLE/VE Süreksizlik. )
- DOĞA ile/> TİN
( ... İLE/> Doğadan ayrılan. )
( ... İLE/> Doğanın ereğidir. )
( Kendini, doğada açığa çıkar. )
- DOĞA ile/ve/= TÜMEL AHLÂK
- DOĞA ile/ve/||/<> YABAN (YAŞAM/I)
- DOĞA ile/ve/||/<> YAKIN DOĞA
( Varolan. İLE/VE/||/<> Gövdemiz. )
- DOĞA ile/ve YAPI
- DOĞA ile/ve YASA
( DOĞA: Hareketin yasalarının bilimi. )
- DOĞA ile/ve/||/<> YAŞAM
( Aynı. İLE/VE/||/<> Ayrı. )
( Doğru. İLE/VE/||/<> Yanlış. )
( NATURE vs./and/||/<> LIFE )
- DOĞA ile/ve ZORUNLULUK
( vs./and/||/<> NECESSITY )
- DOĞAÇLAMA | DOĞAÇTAN | DOĞMACA ile/||/<> DOĞA KANUNU | DOĞA YASASI | TABİAT KANUNU | TABİAT YASASI
- DOĞAÇLAMA ile KENDİLİĞİNDENLİK
- DOĞAÇLAMA ile KOMPOZİSYON
- DOĞAÇLAMA ve/=/<> MANEVİ BAĞ
( Doğaçlama, kişinin kendi manevi bağıdır. )
- DOĞADA:
"YASA" değil GÜÇ
- DOĞADA:
YASA değil KUVVET
- DOĞADA ile/ve/<> İNSANDA
( İnsan yoktur. İLE/VE/<> Doğa vardır. )
- DOĞAL BESLENMEDE:
MESAFE ile/ve/||/<> ZAMANLAMA ile/ve/||/<> TOHUM ile/ve/||/<> KAYNAK ile/ve/||/<> İŞLEME ile/ve/||/<> SAĞLIK ile/ve/||/<> CANLILAR
( Yakın. İLE/VE/||/<> Döngüsel. İLE/VE/||/<> Yerli. İLE/VE/||/<> Aracısız. İLE/VE/||/<> Organik/zehirsiz. İLE/VE/||/<> Dirimsel çeşitlilik. )
- NATUREL COLORANT[Fr.] / NATURFARBSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞAL BOYA
- DOĞAN/ATMACA ile BOZ DOĞAN
( ... İLE Eril atmacadan sivri kanatları ve kısa kuyruklarıyla ayrılırlar. )
( ... İLE Kışın açık arazilerde ve sulak alanların çevresinde yaşarlar. )
( ... vs. MERLIN )
( ... cum FALCO COLUMBARIUS )
- DOĞAN/ATMACA ile/ve/<> PIRLAK
( ... İLE/VE/<> Doğan, atmaca gibi yırtıcı kuşları yakalamada, çağırtkan ve av olarak kullanılan kuş. )
- DOĞAN/ATMACA ile MUYMUL
( ... İLE Atmaca ve doğana benzeyen bir tür yırtıcı kuş. )
- DOĞAÜSTÜ = FEVK-AT-TABİA = SUPERNATURAL[İng.] = SURNATUREL[Fr.] = ÜBERNATÜRLICH[Alm.]
- DOĞMA BÜYÜME ile/||/<> ANADAN DOĞMA
( Doğmak işi Doğmuş Ortaya çıkan kaynaklanan meydana gelen )
- İNAK/DOGMA ile ÂYET
- İNAK/DOGMA ile/ve BELİRLENİM
( DOGMA vs./and DETERMINATION )
- DOGMA ile DOĞMA
- DOGMA ile DOĞMA
- DOGMA[Yun. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> DOGMA
( Belli bir konuda ileri sürülen bir görüşün sorgulanamaz tartışılamaz gerçek olarak kabul edilmesi Doğruluğu sınanmadan benimsenen bir öğretinin veya ideolojinin temeli yapılan sav nas inak )
- DOGMA/DOGMA[Yun. < ] ile/||/<> DOGMATİK/DOGMATİQUE[Fr. < DOGMATIQUE]
( Belli bir konuda ileri sürülen bir görüşün sorgulanamaz tartışılamaz gerçek olarak kabul edilmesi Doğruluğu sınanmadan benimsenen bir öğretinin veya ideolojinin temeli yapılan sav nas inak )
- DOGMA ve/değil/< DOLMA
- DOGMA ile/ve/||/<>/> DONMA
- DOGMA[Yun.] ile/değil/yerine/= İNAK
- DOGMA ile NAS
- DOĞMA ile/ve/||/<> OLMA
( Anneden. @@ Babadan. )
- DOGMA ile VARGI
( DOGMA vs. VERDICT )
- DOGMA ile YARGI
( DOGMA vs. JUDGEMENT )
- DOĞMAK ile DOĞMACA ile DOĞMA BÜYÜME
- DOGMALAŞMAK ile DOGMALAŞTIRMAK ile DOGMALAŞTIRILMAK ile DOGMALAŞTIRABİLMEK ile DOGMALAŞTIRILABİLMEK ile DOGMA ile DOGMACI/LIK ile DOGMATİZM
- DOGME/DOGMATIQUE[Fr. < DOGMATIQUE] ile/değil/yerine/= DOGMATISCH, DOGMATIK[Alm.] ile/değil/yerine/= DOGMA[İng.]
( 1. Bir felsefe okulunda benimsenen, doğru diye ileri sürülen öğreti. 2. Doğruluğu sınanmadan benimsenen ve bir öğretinin ya da ideolojinin temeli yapılan sav. )
- DOĞRAM ile DOĞRAMA ile DOĞRAMACI/LIK
- DOĞRAMAK ile DOĞRULMAK ile DOĞRULAMAK ile DOĞRULANMAK ile DOĞRULATMAK ile DOĞRULATABİLMEK ile DOĞRULAYABİLMEK ile DOĞRU/LUK ile DOĞRUCA ile DOĞRUCU/LUK ile DOĞRULU ile DOĞRUSAL ile DOĞRUSUZ ile DOĞRU AÇI ile DOĞRU YOL ile DOĞRU AKIM ile DOĞRU DÜRÜST ile DOĞRU ORANTI ile DOĞRU PARÇASI ile DOĞRUCU DAVUT ile DOĞRU ORANTILI ile DOĞRUSAL DENKLEM
- DOĞRU AÇI ile/||/<> DOĞRU AKIM ile/||/<> DOĞRU DÜRÜST ile/||/<> DOĞRU ORANTI ile/||/<> DOĞRU PARÇASI ile/||/<> DOĞRU YOL ile/||/<> AKŞAMA DOĞRU ile/||/<> İKİNDİYE DOĞRU ile/||/<> ÖĞLEYE DOĞRU ile/||/<> ÖN DOĞRU ile/||/<> SABAHA DOĞRU ile/||/<> YARIM DOĞRU ile/||/<> YATIK DOĞRU ile/||/<> YATSIYA DOĞRU ile/||/<> YÖNLÜ DOĞRU ile/||/<> ANA DOĞRUSU ile/||/<> YANAY DOĞRUSU ile/||/<> AYKIRI DOĞRULAR ile/||/<> EĞRİSİYLE DOĞRUSUYLA
( Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen eğri ve çarpık karşıtı Gerçek yalan olmayan Akla mantığa gerçeğe veya kurala uygun Hakikat olan şey savap Başı ve sonu olmayan düz çizgi Yanlışsız eksiksiz bir biçimde Hiçbir yöne sapmadan Yakın yakınlarında Yer bildiren kelimelerden sonra yön kavramı veren bir söz Zaman gösteren kelimelerden sonra yaklaşırken az kalmışken yakınken anlamlarında kullanılan bir söz Yasa yöntem ve ahlaka bağlı dürüst namuslu olan Evet anlamında bir tasdik sözü )
- DOĞRU yerine YERİNDE/ZAMANINDA
- DOĞRUDAN DOĞRUYA
- DOĞRUDAN ile DOĞRU AKIM ile DOĞRUDAN NESNE ile DOĞRUDAN ROTA ile DOĞRUDAN VERGİ ile YÖN ile YÖNLÜ ile YÖNSÜZ ile YOL TARİFİ ile DİREKTİF ile DOĞRUDAN ile DOĞRUDANLIK ile MÜDÜR ile MÜDÜRLÜK ile YÖNETMENLİK ile YÖNETMENLER ile MÜDÜRLÜK ile DİREKTRİX
( DIRECT vs. DIRECT CURRENT vs. DIRECT OBJECT vs. DIRECT ROUTE vs. DIRECT TAX vs. DIRECTION vs. DIRECTIONAL vs. DIRECTIONLESS vs. DIRECTIONS vs. DIRECTIVE vs. DIRECTLY vs. DIRECTNESS vs. DIRECTOR vs. DIRECTORATE vs. DIRECTORIAL vs. DIRECTORS vs. DIRECTORSHIP vs. DIRECTRIX )
( مستقيم ile بيواسطه ile مديريت کردن ile هدايت کردن ile کارگرداني کردن ile جريان مستقيم ile مفعول بي واسطه ile راه مستقيم ile ماليات مستقيم ile راستا ile جهت ile جانب ile مسير ile سوي ile سو ile هدايتي ile بي جهت ile جهات ile بخشنامه ile مستقيما ile يکراست ile يکسره ile سر راست ile بي واسطگي ile مديرعامل ile هدايت کننده ile مقام رياست ile مدير ile مفتش ile مديريتي ile سران ile رياست ile خط هادي )
( MOSTEGHYM ile بيواسطه ile MADYRYT KARDAN ile CPEHDAYT KARDAN ile KARGARDANY KARDAN ile JARYAN MOSTEGHYM ile MAFUL BEY VASETEH ile RAH MOSTEGHYM ile MALYAT MOSTEGHYM ile RASTA ile JOHAT ile جانب ile MOSYR ile SOY ile SO ile CPEHDAYTY ile BEY JOHAT ile JOHYAT ile BAKHSHENAMEH ile MOSTEGHYMA ile YKARAST ile YKASAREH ile SAR RAST ile BEY VOSTGY ile MADYROAMEL ile CPEHDAYT KONANDEH ile MOGHAM RYEST ile مدير ile مفتش ile MADYRYTY ile SARAN ile RYEST ile خط هادي )
- DOĞRUDAN ile DOĞRUDAN DOĞRUYA
- DOĞRULAMA, OLUMLAMA = TAHKİK = VERIFICATION[İng.] = VÉRIFICATION[Fr.] = VERIFIKATION[Alm.] = VERIFICACION[İsp.]
- DOĞRULAMA ile/ve/||/<> SAĞLAMA
- DOĞRULTMA ile DOĞRULTMAN ile DOĞRULTMAÇ
- DOĞRULUK = HAKİKAT = TRUTH[İng.] = VÉRITÉ[Fr.] = WAHRHEIT, RICHIGKEIT[Alm.] = VERITAS[Lat.] = ALÉTHEIA[Yun.] = VERDAD[İsp.]
- LINEAR POLARIZATION[İng.] / POLARISATION LINÉAIRE[Fr.] / LINEARE POLARISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞRUSAL KUTUPLANMA
- NICHTLINEARE AUSBREITUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞRUSAL OLMAYAN YAYILMA
- LINEAR PROPAGATION[İng.] / LINEARE VERBREITUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞRUSAL YAYILMA
- LINEARER ZWANG[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞRUSAL ZORLANMA
- DOĞRUYSA ile/ve/değil/yerine NE KADAR DOĞRUYSA
- DOĞU ile DOĞU BURNU ile DOĞU CORNİN ile DOĞU TİMOR ile DOĞU AVRUPA ile DOĞUYA DOĞRU ile EN DOĞUDAKİ ile DOĞU ile DOĞU BÖLGESİ ile EN DOĞUDAKİ ile DOĞUYA DOĞRU
( EAST vs. EAST CAPE vs. EAST CORNIN vs. EAST TIMOR vs. EASTERN EUROPE vs. EASTERLY vs. EASTERMOST vs. EASTERN vs. EASTERN ZONE vs. EASTERNMOST vs. EASTWARD )
( مشرق زمين ile شرق ile مشرق ile کيپ شرقي ile ايست کورنين ile تي مور شرقي ile تيمور شرقي ile مانند بادخاوري ile بسوي شرق ile شرقاً ile شرقي ترين نقطه ile خاوري ile بطرف شرق ile شرقي ile مشرقي ile اروپاي شرقي ile مشارق ile روب خاور )
( MOSHARGH ZAMYNE ile SHARGH ile MOSHARGH ile KYPE SHARGHY ile AYSET KORNYNE ile TY MOOR SHARGHY ile TYMOOR SHARGHY ile MANAND BADKHAVARY ile BESOY SHARGH ile شرقاً ile SHARGHY TARYNE NAGHTEH ile KHAVARY ile BETREF SHARGH ile SHARGHY ile مشرقي ile OROPAY SHARGHY ile MOSHARAGH ile ROB KHAVAR )
- DOĞURTMA = İSTİLÂT, SANAT-I TEVLİT = MAIEUTICS[İng.] = MAIEUTIQUE[Fr.] = MAIEUTIK[Alm.] = MAIEUTIKE[Yun.]
- DOĞUŞTAN HUYLAR ile YAPAY/SUNÎ HUYLAR ile ALACA
( HULKUN MATBU'UN ile TAHALLUKUN MASNU'UN ile Kötü huy. )
( VİLÂDÎ[Ar.]/CONGÉNITAL[Fr.]: Doğuştan. )
( ŞÎME[Ar.]: Huy, tabiat. )
- DÖKEBİLMEK ile DÖKE SAÇA
- DOKSA ile/ve/||/<> DOGMA
- 99 ESMÂ ile/ve/değil SONSUZ ESMÂ
( GEL! EY SÛFÎ!
KO ESMÂ'YI
MÜSEMMA'YI BULA GÖR )
- 90'LARDA
- DOKTOR ile DOKTOR ÜCRETİ ile TIP DOKTORU ile DOKTORA ile DOKTORA TEZİ ile DOKTORA
( DOCTOR vs. DOCTOR FEE vs. DOCTOR OF MEDICINE vs. DOCTORAL vs. DOCTORAL DISSERTATION vs. DOCTORATE )
( طبيب ile دکتر ile پزشک ile حق القدم ile دکتر در طو ile دکتري ile رساله دکترا ile دکترا ile عنوان دکتري )
( طبيب ile DOKTER ile PEZESHK ile حق القدم ile DOKTER DAR TOO ile DOKTERY ile RESALEH DOKTRA ile DOKTRA ile ONVAN DOKTERY )
- DOKTOR <> HASTA
( DOCTOR <> PATIENT/SICK )
- DOKTOR/LUK ile DOKTORA ile DOKTORALI ile DOKTORASIZ ile DOKTORCULUK
- DOKU[İng. TISSUE] ile/||/<> ADİPOZ DOKU[İng. ADIPOSE TISSUE] ile/||/<> ADVENTİSYA[İng. ADVENTITIA] ile/||/<> AKSONEM[İng. AXONEME] ile/||/<> AMFİZEM[İng. EMPHYSEMA] ile/||/<> BEYAZ ADİPOZ DOKU[İng. WHITE ADIPOSE TISSUE] ile/||/<> KAHVERENGİ ADİPOZ DOKU[İng. BROWN ADIPOSE TISSUE]
( Bitki ve hayvan organlarını meydana getiren, aynı görevi yapmak üzere bir arada bulunan, benzer göze topluluklarının gözeler arası maddeyle beraber oluşturdukları yapı. Dört temel doku: Epitel, bağ, kas, sinir dokusu. Yağ, kemik, kıkırdak, kan doku ise özelleşmiş bağ dokuları. @@ Yağı depolayan dokudur. İki tip adipoz doku bulunmaktadır: beyaz adipoz doku (uniloküler) ve kahverengi adipoz doku (multiloküler). @@ Bir iç organı ya da damarı dıştan çevreleyen katman. Sinirleri, bağ dokusunu, damar duvarına oksijen ve besin sağlamakla görevli daha küçük damarları içeren katman olarak bilinir. @@ Sil ve kamçının temel yapısıdır. Ortada bir mikrotübül çifti ve bunu çevreleyen dokuz mikrotübül çiftinden oluşur. Çevredeki mikrotübül çiftleri birbirlerine "nexin" adı verilen yapılar ile bağlanmaktadır. Mikrotübül çiftlerinde bulunan dynein kolları, yapının hareketini sağlar. @@ Dokularda normal durumların dışında hava bulunmasına bağlı genişleme. Genellikle akciğerde görülür. Özellikle KOAH hastalarında rastlanma sıklığı yüksektir. @@ Memelilerde bulunan iki tip adipoz dokudan birisidir. Yetişkinlerde bulunan ana adipoz dokudur. Enerji deposu olarak kullanılır. Kasa kıyasla termal geçirgenliği daha az olduğu için ısı kaybını büyük oranda engellemektedir. Vücut sıcaklığının korunmasına yardım eder. @@ Memelilerde bulunan iki tip adipoz dokudan birisidir. Neredeyse bütün memeli gözelerinde bulunmaktadır. Sinir bakımından, beyaz adipoz dokusuna göre daha zengindir. Yenidoğanlarda ve kış uykusuna yatan türlerde, ısı yalıtımı sağlamak için daha sık görüldüğü bilinmektedir. Beyaz adipoz doku, vücutta yaygın olarak bulunmaktadır fakat kahverengi adipoz bölge, vücutta daha spesifik bölgelerde bulunmaktadır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- DOKUMA ile DOKUMACI/LIK ile DOKUMALI ile DOKUMA TEZGAHI
- DOKUMA ve/||/<>/>/< OKUMA
- DOKUMAHANE ile/||/<> DOKUMA TEZGÂHI ile/||/<> PETEK DOKUMA ile/||/<> TEL DOKUMA
( Dokumak işi nesiç tekstil Minder örtüsü yatak kılıfı vb için kullanılan ve boyalı pamuk ipliğinden dokunan bez Kumaş olabilen kumaş yapılabilen Tezgâhta dokunarak elde edilen kumaş Yapı oluşum )
- DOKÜMAN | KAYIT, VASİKA, VESAİK, VESİKALAR | VESİKA ile/||/<> BELGE
( 1 Bir tiyatro yapıtının baş tarafına yazılan oyun özeti Baş özet 2 İnandırıcı söz sahne Genellikle kalıcı nitelikte ve kişi ya da makinece okunabilen bir veri ile bunun yazılı olduğu veri ortamı Bir olgunun bir olayın bir savın doğruluğunu gösteren tanık değerindeki yazı yazıt söz nesne yapıt Bir olguyu ya da bir savın doğruluğunu gösteren basılı da olabilen kanıtlayıcı gereç Bir araştırmada bilgi kaynağı olarak başvurulan ve çeşitli kamu ya da özel kişi ve kuruluşlarca derlenmiş yayınlanmış ya da yayınlanmamış veriler Doerfere göre TMEN I 96 IV 361 Ana Türkçe belgö nişan işaret Moğolcaya geçmiştir Clauson ED 340a Ancak Doerfere de bakınız 1992 5 Çağdaş Türk diyalektlerinde yaygın olarak geçer bilgě Krç belgi belgi belgi Tel pelγi pallă Anadoluda 1315 yüzyıllardan kalma kaynaklarda belgülü aşikâr açık olarak biçimi geçer Türkmencede ve AnadoluRumeli diyalektlerinde nişan hedef olarak kalmıştır Öz Türkçede belge biçimi vesika karşılığı olarak kullanılır )
( ARGUMENT | DOCUMENT )
( ARGUMENT | DOCUMENT )
( ARGUMENT )
- DOKUNMA
- DOKUNMA!:
ÖZELİNE ve/||/<> ÖZÜRÜNE ve/||/<> KUTSALINA
- DOKUNMA ile/||/<> DEĞİNTİ
- DOKUNMA ile DOKUNMALI ile DOKUNMASIZ ile DOKUNMA DUYUSU
- DOKUNMA ile/ve EŞEYSELLİK/SEKS
( TO TOUCH vs./and SEX )
- DOKUNMA ve/||/<>/> YOĞRULMA
- DOKUNMAK ile DOKUNULMAK ile DOKUNDURMAK ile DOKUNABİLMEK ile DOKUNUVERMEK ile DOKUNCA ile DOKUNSAL ile DOKUNCALI ile DOKUNCASIZ
- DOKUNULMA ile DOKUNULMAZ/LIK
- DOKUNULMAZLIK ile/ve/değil/yerine KORUMA
- DOKUZALTMIŞBEŞLİK ile/||/<> DOKUZ BABALI ile/||/<> DOKUZ CANLI ile/||/<> DOKUZGEN ile/||/<> DOKUZSEKİZLİK ile/||/<> DOKUZTAŞ ile/||/<> ÜÇTEN DOKUZA ile/||/<> MART DOKUZU
( Sekizden sonra gelen sayının adı Bu sayıyı gösteren 9 ve IX rakamlarının adı Sekizden bir artık )
- DÖL KESESİ/AMNİYON[Alm. < AMNION] ile/||/<> DÖL EŞİ/PLASENTA[Fr. < PLACENTA]
- dol. urg.[Lat. < DOLORE URGENTE] ile/değil/yerine/= AĞRI SIKIŞTIRINCA
- DÖL YOLU | VAJİNA ile/||/<> VAJINA[Lat.]
( anat 1 Döl yolu 2 Kılıf kın )
( VAGINA )
- DOLAMA -ile
( Tırnak yöresindeki yumuşak bölümlerin, kimi kez de kemiğin yangılanmasından ileri gelen ağrılı şiş. )
- DOLAMA ile DOLAMA
( Tırnak bölgesindeki yumuşak bölümlerin, bazen de kemiğin yangılanmasından dolayı oluşan ağrılı şiş. İLE Giysizlerin üzerine giyilen, önü açık bir tür üstlük. )
- DOLAMA ile/||/<> DOLAMA
( I 1 Bir cins kadın etekliği Celiptaş Yalvaç Gedikli Şarkikaraağaç Garip Senirkent Isparta 2 Basma yörük etekliği Saçıkara İslahiye Gaziantep II Tepsi böreği Dodurga Bilecik Esnemez İnönü Eskişehir )
- DOLAMA ile DOLAMAÇ ile DOLAMA OTU ile DOLAMA OTUGİLLER
- DOLAR/DOLLAR[Fr. < DOLLAR] ile/||/<> GUARANİ/GUARANİ[Fr. < GUARANI] ile/||/<> MANAT/MANAT[Rus. < ] ile/||/<> PENGÖ/PENGÖ[MACARCA PENGÖ] ile/||/<> PENİ/PENNY[İng. < PENNY]
( Amerika Birleşik Devletleri Kanada vb ülkelerin para birimi )
- DOLAŞMA ile/||/<> DOLAŞMA
( Sinema Filmin çeşitli sinema aygıtlarında kullanıldığı sırada kıvrımlar büklümler oluşturarak birbirine dolanması )
( FILM JAM, BUCKLING (OF FILM), PILE-UP | NAVIGATION )
( BOURRAGE (DE FILM) )
( FILMSALAT (A.) )
- DOLAŞMAK ile DOLAŞMIŞ ile DOLAŞMA
( ENTANGLE vs. ENTANGLED vs. ENTANGLEMENT )
( درهم گير افتادن ile گير انداختن ile دامن گير ile گير ile پيچيدگي ile پاپوش )
( DAREAM GYR AFTADAN ile GYR ANDAKHTAN ile DAMAN GYR ile GYR ile PEYCHYDEGY ile PAPUSH )
- DOLAYISIYLA ile/ve/değil/yerine ARACILIĞIYLA/VESİLESİYLE
- DOLAYISIYLA ile BU/O NEDENLE
- DOLAYISIYLA ile ÖYLE İSE
- DOLAYISIYLA ile/ve/değil/||/<> SONUÇ İTİBARI İLE
- DOLAYLAMA ile MECÂZ-I MÜRSEL
- DOLAYLI/BİLVASITA[Ar. < Bİ'L-VĀSİṬA] ile/||/<> DOLAYLI/ENDİREKT[Fr. < INDIRECT]
- DOLDURMAK ile REÇETE DOLDUR ile BİR BAŞVURU FORMUNU DOLDURUN ile DOLDURMAK ile DOLU ile DOLGU MADDESİ ile DOLDURMA ile DOLDURUCU
( FILL vs. FILL A PRESCRIPTION vs. FILL AN APPLICATION vs. FILL UP vs. FILLED vs. FILLER vs. FILLING vs. FILLISTER )
( آگندن ile پر کردن ile مملو کردن ile پرکردن ile نسخه پيچيدن ile درخاست پر کردن ile پر شدن ile اشباع کردن ile انباشتن ile انباشته ile مشحون ile پرکرده ile آگنده ile پر کننده ile بطانه ile پرکننده ile اشباع ile کنش کاو )
( AGANDAN ile PAR KARDAN ile MOMLU KARDAN ile PORKARDAN ile NASKHEH PEYCHYDAN ile DARKHAST PAR KARDAN ile PAR SHODAN ile ESHABAE KARDAN ile ANBASHTAN ile ANBASHTEH ile MOSHHOON ile PORKARDEH ile AGANDEH ile PAR KONANDEH ile بطانه ile PORKONANDEH ile ESHABAE ile KONASH KAV )
- DÖLEŞİ | PLASENTA ile/||/<> PLASENTA ile/||/<> PLASENTA[Fr. < PLACENTA]
( Döl yatağında anayla dölüt arasında bulunan dölütün ve ananın kan damarlarının birbirine yakın bulunduğu ozmozla besin ve oksijen değişmesini sağlayan damarlı süngerimsi bir yapı Etene )
( PLACENTA )
( PLACENTA )
- DOLGAN TÜRKÇESİ ile/||/<> DOLGANCA
- DOLGUNLAŞMAK ile DOLGUNLAŞTIRMAK ile DOLGU ile DOLGUN/LUK ile DOLGULU ile DOLGUNCA ile DOLGUN MAAŞ ile DOLGUN ÜCRET ile DOLGU MADDESİ
- DÖLLENME ile MAYALANMA
( ZYGOSIS vs. ZYMOSIS )
- DÖLLENMİŞ YUMURTA | ZİGOT ile/||/<> ZİGOT ile/||/<> DÖLLENMİŞ YUMURTA
( döllenmiş yumurta döllenmiş yumurta Bir dişi ve bir erkek eşey hücresinin birleşmesiyle oluşan döllenmiş yumurta Dişi ve erkek eşey hücrelerinin birleşmesiyle oluşan döllenmiş yumurta hücresi Haploit kromozomlu erkek ve dişi gametlerin birleşmesi sonucu yeni bir canlının temelini oluşturan diploit kromozomlu hücre döllenmiş yumurta )
( ZYGOTE )
( ZYGOTE )
( ZYGOTE )
- DOLMA
- DOLMA BİBER ile/||/<> DOLMA KALEM ile/||/<> DOLMA OTU ile/||/<> AĞIZDAN DOLMA ile/||/<> KULAKTAN DOLMA ile/||/<> YALANCI DOLMA ile/||/<> ZEYTİNYAĞLI DOLMA ile/||/<> BAMYA DOLMASI ile/||/<> BİBER DOLMASI ile/||/<> DOMATES DOLMASI ile/||/<> EKMEK DOLMASI ile/||/<> KABAK DOLMASI ile/||/<> KUZU DOLMASI ile/||/<> MUMBAR DOLMASI ile/||/<> SALATALIK DOLMASI ile/||/<> ŞİRDEN DOLMASI ile/||/<> USKUMRU DOLMASI ile/||/<> YAPRAK DOLMASI
( Dolmak işi Tavuk kuzu gibi hayvanların veya biber domates kabak gibi sebzelerin hazırlanan iç kullanılarak doldurulmasıyla yapılan etli veya zeytinyağlı yemek Doldurularak yapılan Doldurularak atılan tüfek vb Yalan hile dalavere Üç sigara kâğıdına bolca sarılmış esrar )
- DOLMA ile SARMA
- DOLMA ile/<> YALANCI DOLMA
( ... İLE/<> Üzüm yoksa. )
- DOMATES/BİBER ile/<> SALÇA[İt.]
( ... İLE/<> Yemeklere konulmak için yapılan, domates ya da biber ezmesi. | Bazı yemeklerde tat vermek üzere kullanılan sos. )
- DOMATES/DOMATES[Yun. < ] ile/||/<> BİBER/BİBER[Yun. < ] ile/||/<> ÇUŞKA/ÇUŞKA[BULGARCA]
( domates çorbası domates dolması domates salçası domates suyu çeri domates kiraz domates misket domates salkım domates bahçe domatesi cırtatan domatesi sırık domatesi Patlıcangillerden yaprakları tüylü çiçekleri salkım durumunda vitamince zengin bir bitki Lycopersion esculentum Bu bitkinin yenilen kırmızı veya yeşil ürünü )
- DOMATIA[İng.] ile/değil/yerine/= DOMATİA
( Avcıları çevre koşullarından ya da diğer avcılardan koruyan bitki yapıları (Latincede domus- “yuva” anlamına gelmektedir.).
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- DOMBAY ile/||/<> SU SIĞIRI, MANDA
( su sığırı manda Yer adlarında Dombay Dombaycı Dombaycılar Dombaydere biçimleri saklanmıştır Kökenini bilmiyoruz )
- DOMİNA -ile
( Baloda giyilen kukuletalı giysi. )
- DOMUZ ile BAĞRÂ[Fars.]
( ... İLE Eril domuz. )
- DON ile/ve/||/<>/> BUZLANMA
( FROST vs. FROSTWORK )
( سرما زدن ile شبنم ile سرماريزه ile سرمازده کردن ile شبنم منجمد ile گچک ile طراحي گردي )
( SARMA ZADAN ile SHBONAM ile سرماريزه ile SARMAZDEH KARDAN ile SHBONAM MANJAMAD ile گچک ile TARAHY GARDY )
- DONAM ile DONAMA
- DONANMA ile/||/<> DONANMA
( Tiy Osmanlı İmparatorluğu zamanında büyük zengin eğlence Bu çeşit eğlenceler sultanların düğünlerinde yaş günlerinde tahta geçmelerinde ve sünnet düğünlerinde yapılırdı Osmanlı şenliklerinin üçüncü bölümü olan gece eğlenceleri bu eğlencelerde kandillerle çeşitli oyunlar yapılır yüzlerce çeşit fişekle gösteriler düzenlenirdi )
- DONANMA ile DONANMASIZ/LIK ile DONANMA GECESİ ile DONANMA ŞENLİĞİ
- DONANMA ile/||/<> KARAKA ile/||/<> KARAVELA ile/||/<> KIRLANGIÇ ile/||/<> KÖKE ile/||/<> MALAYA ile/||/<> KAPTAN-I DERYÂ ile/||/<> LEVEND ile/||/<> TERSANELİ
( Osmanlı Donanması ya da eski adıyla Donanma-yı Hümâyûn, Osmanlı Devleti'nin deniz kuvvetleri. XIV. yüzyılda kuruldu. Osmanlı Devleti, 1323 yılında Karamürsel'i fethederek denize ulaştı, Karamürsel Bey komutasında ilk donanma oluşturuldu veKocaeli'nde yapılan savaşlarda denizden destek sağlandı. 1327 yılında Karamürsel'de ilk Osmanlı tersanesi kuruldu ve böylece deniz gücünün kurumsallaşma çalışmaları başladı. Osmanlı donanmasında sıradüzensel düzene geçildi. İlk Kaptan-ı Derya(Donanma Komutanı), Karamürsel Bey oldu. 1337 yılında Kocaeli ele geçirildi. Böylece 1353 yılında gerçekleşecek olan Rumeli'ye geçişin önü açıldı. Bundan sonra donanmanın merkezi sırasıyla İzmit, Gelibolu ve son olarak da İstanbul oldu. İLE/||/<> Donanma da kullanılan ve ana güvertesi ile iki alt güvertesinde top bataryaları bulunan bir kalyon türü. İLE/||/<> Donanmanın büyük gemileri. İLE/||/<> Donanmada kullanılan bir tür küçük savaş gemisi. İLE/||/<> Osmanlı Donanmasında kullanılmış bir tür savaş gemisi. İLE/||/<> Vahdettin'in sığındığı İngiliz zırhlısı. İLE/||/<> Donanma komutanı. İLE/||/<> Deniz askeri. İLE/||/<> Deniz subay ve erlerine verilen ad. )
- DONASYON/DONATION[İng.] ile/değil/yerine/= BAĞIŞ | BAĞIŞLAMA
- DÖNBABA -ile
( Turnagagası. )
- DÖNBABA = TURNAGAGASI
( Sardunyagillerden, tohumlarının ucunda turna gagasına benzer ince uzun bir uc bulunan, yaprakları güzel kokulu bir bitki. )
( GERANIUM ROBERTIANUM )
- DONDURMA | BUYDURMA ile/||/<> DONDURMAK | BUYDURMAK
- DONDURMA ile DONDURMAZ ile DONDURMACI/LIK
- DÖNDÜRME ile YUVARLAMA
- DÖNELMEK ile DÖNENMEK ile DÖNELEMEK ile DÖNEBİLMEK ile DÖNEK/LİK ile DÖNEL ile DÖNEM ile DÖNER ile DÖNEÇ ile DÖNEKÇE ile DÖNENCE ile DÖNERCİ/LİK ile DÖNENCELİ ile DÖNER AYNA ile DÖNER KAPI ile DÖNER KULE ile DÖNER KEBAP ile DÖNER SAHNE ile DÖNER KAVŞAK ile DÖNER SERMAYE
- ÂYÎNE-İ DEVERÂNÎ[Osm.] / MIROIR ROTATIF[Fr.] ile/değil/yerine/= DÖNEN AYNA
- DÖNER AYNA ile/||/<> DÖNER KAPI ile/||/<> DÖNER KAVŞAK ile/||/<> DÖNER KEBAP ile/||/<> DÖNER KOLTUK ile/||/<> DÖNER KULE ile/||/<> DÖNER SAHNE ile/||/<> DÖNER SERMAYE ile/||/<> YAPRAK DÖNER ile/||/<> YATIK DÖNER
( Dönmekte olan dönen dönecek biçimde düzenlenen Bir eksene geçirilmiş etlerin döndürülerek pişirilmesiyle yapılan kebap döner kebap )
- ROTATING MIRROR[İng.] / DREHENDER SPIEGEL, DREHSPIEGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= DÖNER AYNA
- DREHBESCHELNINGSGSCHLAGZERSTREUEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DÖNER VURUŞLU SAÇILMA
- DÖNGEL/BEŞBIYIK/MUŞMULA[Yun.] ile ÜVEZ
( Gülgillerden, küçük bir ağaç. | Bu ağacın, olgunlaşıp çürüdükten sonra yenilebilen, yuvarlak, mayhoş, buruk ve beş çekirdekli meyvesi. İLE Gülgillerden bir ağaç. | Bu ağacın, muşmulaya benzeyen yemişi/meyvesi. )
( MESPILUS GERMANICA cum PIRUS SORBUS )
- DÖNGÜ ile/ve BOKBÖCEĞİ/KHEBER[Mısır'da]
( )
( CYCLE/CYCLONE vs./and SCARAB )
( ... cum GEOTRUPES STERCORARIUS )
- DONMA ile/||/<> BUYMAK
- DONMA ile DONMUŞ
( FROSTBITE vs. FROSTBITTEN )
( سرمازدگي ile سرمازده )
( SARMAZDEGY ile SARMAZDEH )
- İNCİMAD[Osm.] / FREEZE, FREEZING[İng.] / CONGÉLATION[Fr.] / EINFRIEREN[Alm.] ile/değil/yerine/= DONMA
- DONMA ile/değil/yerine KRİSTALİZE OLMA
- DONMAK | İNCİMAT, PRİZ | TASALLÜP ETME | İNCİMAT | İNCİMAT ETMEK | SERTLEŞME ile/||/<> SERTLEŞME ile/||/<> DONMA
( donma Sert duruma gelme olayı tonsuzlaşma Sert hâle gelme durumu konsolidasyon Özellikle akciğer ve meme gibi organlardaki şiddetli bakteriyel enfeksiyonlarda bez lümenlerinin ve hava yollarının eksudatla dolması sonucu biçimlenir Kişinin zaman ve uzay uyumunu yitirip uyaranlara karşı duyarsız olduğu durum Bir sıvının ya da çözeltinin sıcaklığının azaltılması sonucu katılaşması erimenin tersi 1 genel uygulayım Bir özdeğin sıvı durumdan katı duruma geçmesi 2 yapıcılık Beton karıldıktan sonra kütlenin sertleşmeye başlamasına değin çimentonun yapısında oluşan kimyasal tepkimeler Bir özdeğin sıcaklık düşmesiyle sıvı durumdan katı duruma dönüşümü coğrafya kimya Sıvı durumdan katı duruma geçme olayı Isı kaybederek sıvı halden katı hale geçme 1 Dokular üzerine şiddetli ve devamlı soğuğun etkilemesiyle hücrelerin buz hâline dönüşmesi konjelasyon 2 Isı kaybederek sıvı durumdan katı duruma geçme )
( HARDENING | CONSOLIDATION )
( TREMPE; DURCISSEMENT )
( HÄRTEARBEIT; HÄRTUNG )
- DONMAK ile DONUP-KALMA
( Gövde ısısı düşük birine konyak vermek çok vahim bir hatadır! )
- DÖNME ile/||/<> YUVARLANMA ile/||/<> KAYMA
( Cismin sabit bir eksen çevresinde her noktasının çember çizmesidir; öteleme içermez, temas noktası da hareketlidir. @@ Dönme ile ötelemenin birlikte olduğu, temas noktasının o an yere göre durduğu (kaymadan) harekettir; tekerin ideal hareketidir, v = ωr geçerlidir. @@ Temas yüzeyinin yere göre süründüğü, dönmeyle ötelemenin uyumsuz olduğu harekettir; buzda patinaj gibi kinetik sürtünme ve enerji kaybı doğurur. İkincisinde temas noktası durur, üçüncüsünde sürünür. )
( Formül: Ek = ½Iω² + ½mv² )
- DONRA ile/||/<> ...
( saç kepeği baş konağı kalınlaşmış tabaka durumuna gelmiş kir Ağızlarda toŋra olarak da geçer Kökünü bilmiyoruz )
- SPIN-FLIP SCATTERING[İng.] ile/değil/yerine/= DÖNÜ ÇEVİRMELİ SAÇILMA
- DÖNÜŞTÜRME ile/ve/değil/yerine/||/<> UYARLAMA
- DÖNÜŞÜM ile/ve/||/<>/> "SIÇRAMA"
- DÖNÜŞÜM ile/ve/değil/yerine YERİNİ BULMA
- DOPAMİN ile/||/<> SEROTONİN ile/||/<> GABA
( Temel beyin kimyasalları. )
( Formül: GABA: Cl⁻ girişi )
- DOPAMİNERJİK[İng. DOPAMINERGIC] ile/||/<> SUBSTANTİA NİGRA
( Hücre ve canlılar için oldukça önemli nöromodülatör bir molekül olarak bilinen dopamin ile ilgili olan, dopamin üzerinde çalışan. Dopaminerjik maddeler ya da eylemlerin beyindeki dopamine bağlı aktiviteyi arttırdığı bilinmektedir. @@ Motor hareketi ve ödül fonksiyonlarını modüle etmede kritik rolü olan bir orta beyin dopaminerjik çekirdeği olan substantia nigra, bazal ganglion devresinin bir parçasıdır. Parkinson hastalığında gözlenen motor kusurlarda kritik bir rol oynar. Yüksek miktardaki nöromelanin içeriği nedeniyle koyu renkli görünen substantia nigra, adını Latinceden alır ve "kara madde" anlamına gelir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- DÖRDÜNCÜ AYAK ile/||/<> DÖRDÜNCÜ ÇAĞ ile/||/<> DÖRDÜNCÜ ÇEYREK ile/||/<> DÖRDÜNCÜ HAKEM ile/||/<> DÖRDÜNCÜ ZAMA ile/||/<> DÖRDÜNCÜ ZAMAN
( Dört sayısının sıra sıfatı sırada üçüncüden sonra gelen )
- DÖRT AYAK ile/||/<> DÖRT AYAKLILAR ile/||/<> DÖRT BAŞI MAMUR ile/||/<> DÖRT BUCAK ile/||/<> DÖRTCİHAR ile/||/<> DÖRTÇEKER ile/||/<> DÖRTÇİFTE ile/||/<> DÖRT DÖRTLÜK ile/||/<> DÖRTGEN ile/||/<> DÖRT GÖZ ile/||/<> DÖRT İŞLEM ile/||/<> DÖRT KAŞLI ile/||/<> DÖRTKENAR ile/||/<> DÖRT KOLLU ile/||/<> DÖRTKÖŞE ile/||/<> DÖRT KÖŞE ile/||/<> DÖRTNAL ile/||/<> DÖRTNALA ile/||/<> DÖRTTEK ile/||/<> DÖRT YOL ile/||/<> DÖRT YÜZLÜ ile/||/<> AYIN ON DÖRDÜ
( Üçten sonra gelen sayının adı cihar Bu sayıyı gösteren 4 ve IV rakamlarının adı Üçten bir artık )
- DÖRT BÜYÜK KUTUB(AKTÂB-I ERBAA)
( * Hz. Pîr Sultân Abdülkâdir-i Geylânî - Bağdat
* Hz. Pîr Seyyid Ahmed er-Rifâî - Irak-Benû Şeybe
* Hz. Pîr Seyyid Ahmet el-Bedevî - Mısır-Tanta
* Hz. Pîr Seyyid İbrahim-i Düsûkî - Mısır-Düsuk )
- FOUR FACTOR FORMULA[İng.] ile/değil/yerine/= DÖRT ÇARPAN FORMÜLÜ
- DÖRT İMAM/EİMME-İ ERBAA[Ar.]
( * Ebû Hanîfe
* Ahmed bin İdrîs-es-Şâfiî
* Mâlik bin Enes
* Ahmed bin Hanbel )
- DÖRT YETİ:
CÂZİBE ve/> MÂSIKA ve/> HÂZIMA ve/> LÂMİA
- QUADRUPLE POINT[İng.] / POINTE QUADRIPOLAIRE[Fr.] / QUADRUPOL PUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= DÖRTLÜ NOKTA
- DÖRTNAL ile DÖRTNALA
- DORUKLAMA ile/||/<> ...
( Ölçeğe ekini tepeleme doldurma Merzifon Amasya )
- DOSA -ile
( Yanaşan gemiye konan iskele. )
- DOSSİER[Fr. < DOSSIER] ile/değil/yerine/=/||/<> DOSYA
( veri dosyası Aynı konu aynı kimse aynı işle ilgili belgeler bütünü Bu gibi belgelerin toplandığı kartondan kap )
- DOST OL(A)MAYAN/A ile/değil/yerine DOST (OLAN/A, OLABİLEN/E)
( Yol ver. İLE/DEĞİL/YERİNE "Yaşamını ver." )
( KIYIM-KIYIM, KIYIL Kİ, DOST ÖNÜNE ÇIK(ABİL) )
- DOSTANE[Fars. < DŪSTĀNE] ile/değil/yerine/=/||/<> DOSTÇA
- DOSTLAŞMAK ile DOST/LUK ile DOSTÇA ile DOSTSUZ/LUK ile DOST DÜŞMAN ile DOST KAZIĞI ile DOST CANLISI
- DOSTLUKTA/YOLCULUKTA:
İKNÂ ve/||/<> RIZÂ
( [ne yazık ki] Dostlukta ya da bir yol alışta, iknâ ve rızâ değil de zorlama var ise, yoldaşlar, önce birbirini yargılamaya sonra da birbirini yok etmeye başlarlar. )
( Amaçları farklı iki kişinin, aynı yolda yürümesi, onları yoldaş kılmaz, bir süreliğine yol arkadaşı kılar. Birbirini taşımaz, yük olurlar. )
- DOSTUNA, HERŞEYİ/Nİ ANLATMA! ve DÜŞMANINA, BÜYÜK/FAZLA HAKARET ETME!
( [ileride] Düşmanın olabilir. VE Dostun olabilir. )
( ...nın, yarısını göster, yarısını gösterme! )
- DOSYA ile/ve KLASÖR
( FILE vs./and FOLDER )
- DOSYA ve KLASÖR ADLARI!
( Dosya ve klasör adlarında, kesinlikle Türkçe karakter kullanmayınız! )
- DOSYA ile/değil/yerine/= KOVLUK
- DOSYA ile ŞİKAYETTE BULUNMAK ile DOSYALAR
( FILE vs. FILE A COMPLAINT vs. FILES )
( خط ile بايگاني کردن ile سوهان زدن ile راسته ile سوهان ile پرونده ile شکايت بردن ile بايگاني )
( KHAT ile BAYGANY KARDAN ile SAVEYAN ZADAN ile RASTEH ile SAVEYAN ile PRONDEH ile SHKAYT BARDAN ile BAYGANY )
- DOSYALAMAK ile DOSYALANMAK ile DOSYA
- DÖVMEK ile DÖVME ile SAHTE İMZA ile SAHTEKÂR ile DÖVME ile AFFETMEK ile BAĞIŞLAMA
( FORGE vs. FORGED vs. FORGED SIGNATURE vs. FORGER vs. FORGING vs. FORGIVE vs. FORGIVENESS )
( کوره قالگري ile آهنگري کردن ile کوره آهنگري ile قلب کردن ile مجعول ile جعل ile جعلي ile قلب ile امضاء جعلي ile جاعل ile سند ساز ile جعل کننده ile ساخته کار ile جعل سند ile مغفرت کردن ile عفو کردن ile آمرزيدن ile مغفرت ile غفران ile عفو ile بخشايندگي ile بخشايش ile آمرزيدگي ile بخشش ile آمرزش )
( KOREH GHALGARY ile AHANGARY KARDAN ile KOREH AHANGARY ile GHALAB KARDAN ile MAJUL ile JAL ile JALY ile GHALAB ile EMZA JALY ile JAL ile SAND SAZ ile JAL KONANDEH ile SAKHTEH KAR ile JAL SAND ile MOGHAFARAT KARDAN ile OFO KARDAN ile AMARZYDAN ile MOGHAFARAT ile GHAFARAN ile OFO ile بخشايندگي ile BAKHSHAYSH ile AMARZYDEGY ile BAKHSHESH ile AMARZESH )
- DOYABİLMEK ile DOYA DOYA
- DOYASIYA ile/||/<> DOYA DOYA
- CEREYÂN-İ İŞBÂ[Osm.] / SATURATION CURRENT[İng.] / COURANT DE SATURATION[Fr.] / SÄTTIGUNGSSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= DOYMA AKIMI
- TEVETTÜR-İ İŞBÂ[Osm.] / SATURATION VOLTAGE[İng.] / TENSION DE SATURATION[Fr.] / SÄTTIGUNGSSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DOYMA GERİLİMİ
- DOYMA NOKTASI ile/||/<> AŞIRI DOYMA
( Doymak işi doyunma Yeğinliği gittikçe artırılan bir manyetik alanın içindeki bir çelik çubuğun alabileceği en çok manyetizmayı almış olması Bir gazın belli bir sıcaklıkta o sıcaklığa özgü olan en büyük basınç altında bulunması Bir sıvının içinde belli bir cisimden eriyebilecek en çok miktarın erimiş bulunması işba )
- DOYMA ile AŞIRI DOYMA
( Yeğinliği gittikçe artırılan bir manyetik alanın içindeki bir çelik çubuğun alabileceği en çok manyetizmayı almış olması. | Bir gazın, belirli bir sıcaklıkta o sıcaklığa özgü olan en büyük basınç altında bulunması. | Bir sıvının içinde belirli bir nesneden eriyebilecek en çok miktarın erimiş bulunması, işba. İLE Belirli sıcaklıktaki bir sıvı içinde, eriyebildiği kadar eriyen bir nesnenin, sıcaklığın düşmesine karşın bir sınıra kadar erimiş olarak kalması durumu. )
- MÜREKKEBAT-1 MEŞBUA[Osm.] / SATURATED COMPOUNDS[İng.] / COMPOSÉS SATURÉS[Fr.] / GESÄTTIGTE VERBINDUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DOYMUŞ BİLEŞİKLER
- DOYUMEVİ ile/||/<> LOKANTA. (ÜREĞİL *ÇANKAYA -ANKARA)
( Lokanta Üreğil Çankaya Ankara )
- DOYUM/LUK ile DOYUMLU/LUK ile DOYUMSUZ/LUK ile DOYUMSUZCA ile DOYUM NOKTASI
- DOZZİNA[İt. < DOZZINA] ile/değil/yerine/=/||/<> DÜZİNE
( bir düzine Aynı cinsten on iki parçanın oluşturduğu takım Çok miktarda olan )
- DRAFT, BILL OF EXCHANGE[İng.] ile/||/<> POLİÇE[İt. < POLIZZA]
( Bir alacaklının borçlusuna hitap ederek borcunu ödemesi için yazı ile gönderdiği ödeme emri İtal pòlizza senet bir başka kişiye devredilebilir ödeme emri Türkçedeki ikinci anlam İtal pòlizza dassicurazione sigorta sözleşmesi sözünden ellipse sonunda ortaya çıkmıştır )
( DRAFT, BILL OF EXCHANGE )
( POLIZZA | PÒLIZZA )
- DRAGON[Fr. < YUN. DRAGON.] ile/değil/yerine/= EJDERHA
- DRAHMİ/DRAHMİ[Yun. < ] ile/||/<> DİNAR/DİNAR[Ar. < DĪNĀR] ile/||/<> FLORİN/FLORİN[Fr. < FLORIN] ile/||/<> FORİNT/FORİNT[MACARCA FORİNT] ile/||/<> FRANK/FRANC[Fr. < FRANC] ile/||/<> MARKKA/MARKKA[FİNCE] ile/||/<> YEN/YEN[İng. < YEN] ile/||/<> LEVA/LEVA[BULGARCA] ile/||/<> LEY/LEY[RUMENCE] ile/||/<> LİRET/LİRETTE[Fr. < LIRETTE] ile/||/<> MARK/MARK[Alm. < MARK] ile/||/<> RİYAL/REAL[İsp. < REAL] ile/||/<> RUBLE/RUBLE[Rus. < ] ile/||/<> RUPİ/RUPEE[İng. < RUPEE] ile/||/<> PESETA/PESETA[İsp. < PESETA] ile/||/<> PESO/PESO[İsp. < PESO] ile/||/<> ŞEKEL/SHEKEL[İng. < SHEKEL] ile/||/<> STERLİN/STERLİNG[İng. < STERLING] ile/||/<> ŞİLİN/SHİLLİNG[İng. < SHILLING] ile/||/<> ZLOTİ/ZLOTY[POL. ZLOTY] ile/||/<> İNTİ/İNTİ[KIZILDERİLİ DİLLERİNDEN]
( Yunanistan ın para birimi )
- DRAHOMA[Yun. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> DRAHOMA
( Hristiyan ve Musevilerde gelinin damada verdiği para veya mal )
- DRAM[Fr. < DRAME]/DRAMA ile TRAJEDİ[Fr. < Yun. TRAGEDIE]
( Sahnede oynanmak için yazılmış oyun, drama. | Acıklı, üzüntülü olayları, bazen güldürücü yönlerini de katarak konu alan sahne oyunu ya da televizyon filmi. | Tiyatro yazını. | Acıklı olay. İLE Konusunu efsanelerden ya da tarihsel olaylardan alan, acıklı sonuçlarla bağlanan bir tür tiyatro yapıtı, facia. | Üzücü iki [ve üzeri] olmazın biraradalığı. )
- DRAM ile DRAMA
- DRAMA[Lat. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> DRAM
- DRAMA ile DRAM'A
- DRAMA :/yerine DRAMA
- DRAVATRA -ile
( Akıcılık. )
- DREAM :/yerine RÜYA
- DRONE:
HAVADA ile/ve/||/<> SUDA
(
ile/ve/||/<>
)
- DROP[İng.] ile/||/<> DAMLA
( Genellikle göz kulak ve burna damla tarzında uygulamak için hazırlanan çözelti )
( DROP )
- DROSERA -ile
( Topuz biçimindeki yapraklarının üst yüzeyi, böcekleri yakalayan yapışkan tüyler ile örtülü otsu bir bitki. [Lat. DROSERA ROTUNDIFOLIA] )
- DROSERA[Fr. < DROSÉRA] ile/değil/yerine/=/||/<> DROSERA
( Droseragillerden topuz biçimindeki yapraklarının üst yüzeyi böcekleri yakalayan yapışkan tüyler ile örtülü otsu bir bitki Drosera rotundifolia )
- DRYING[İng.] ile/||/<> ÉTUVAGE; SÉCHAGE[Fr.] ile/||/<> AUSTROCKNUNG[Alm.] ile/||/<> KURULAMA
( Temizleme işlemi bitmiş parçaların doğal olarak ya da basınçlı havayla düşük sıcaklıklarda özel fırınlarda nemini alma işlemi )
( DRYING )
( ÉTUVAGE; SÉCHAGE )
( AUSTROCKNUNG )
- DUA ile/ve ARZU
- DUÂ ile/ve/||/<>/> DEVÂ
- DUA ile/ve DİLEMEK
- DUA ile/||/<> DOKU UYUŞURLUK ANTİJENLERİ
( doku uyuşurluk antijenleri )
- DUA[Ar. < DUʿĀʾ] ile/değil/yerine/=/||/<> DUA
( beddua hayır dua cenaze duası hatim duası karınca duası pehlivan duası sofra duası yağmur duası yemek duası Allah a yalvarma bir şeyin olmasını veya olmamasını isteme alkış Allah a yalvarmak için söylenen dinî metin yakarış )
- DUA ile/||/<> DUA[Ar. < DUʿÂʾ]
( Tek kişinin ya da din adamlarınca yönetilen tapınmaya kutsamaya ve dinsel törene katılan kişilerin yüce varlıkların doğaüstü güçlerin yardım ve acımalarını sağlamaları onları yumuşatmaları için seslenişleri yakarışları kaside I 1 d )
( PRAYER )
( PRIÈRE )
( GEBET )
- DUA/DUA[Ar. < DUʿĀʾ] ile/||/<> DUAHAN/DUAHVAN[Ar. < DUʿĀʾ + Fars. -ḪVĀN] ile/||/<> EVRAT/EVRAD[Ar. < EVRĀD] ile/||/<> GÜLBANK/GULBANG[Fars. < GUL + BĀNG]
( beddua hayır dua cenaze duası hatim duası karınca duası pehlivan duası sofra duası yağmur duası yemek duası Allah a yalvarma bir şeyin olmasını veya olmamasını isteme alkış Allah a yalvarmak için söylenen dinî metin yakarış )
- DUA ile/ve DUHÂ
( ... İLE/VE Güneşin ve parlaklığının en yüksek olduğu an. )
- DUA ile/ve İSTEK
- DUA ile İSTİSKA'[< SAKY]
( ... İLE Yoğun bir biçimde su gereksinimi duyma. | Yağmur duası. | Gövdenin bir yerinde ya da karında su birikmesi. )
- DUA >< KİBİR[UCB]
( Dua, kibri giderir/yener. )
- DUA ile/ve/||/<> MAHATMA GANDHI'NİN DUASI
( )
- DUA ve/<> MANEVİYAT
- DUÂ'[Ar.] ile MES'ELE[Ar.]
- DUÂ[Ar.] ile NİDÂ'[Ar.]
- DUA ile/ve NİYZ[Fars.]
( İsteyeceksin, sürekli niyaz edeceksin! )
- DUA ve/<> ORUÇ
( Sen onda. VE/<> O sende. )
- DUA ile/||/<> PRAYER, BLESSING[İng.] ile/||/<> PRIÈRE, ORAISON[Fr.] ile/||/<> GEBET, BITTGEBET[Alm.] ile/||/<> YAKARI | SÖZLÜ GELENEK
( Gücüyle başaramadığı bir dileğini gerçekleştirmek isteyen birey ya da toplumun doğaüstü güç nesne ya da varlıktan sözlü ya da yazılı gelenek yoluyla öğrendiği genellikle belirli bir yapı ve uyumla söylenen ya da içten yinelenen dinsel nitelikli sözlerle yardım istenmesini içeren eylemli ya da eylemsiz dilek sözlü gelenek adak yapmak )
( PRAYER, BLESSING )
( PRIÈRE, ORAISON )
( GEBET, BITTGEBET )
- DUA ile/ve/değil/<> SOHBET
- DUA ile VAHİY
( Bizden çıkan. İLE Ondan gelen. )
( Kulun, Allah'la konuşması. İLE Allah'ın, kul ile konuşması. )
- DUA ile YOM
( ... İLE Uğurlu dua. )
- DUA ve/||/<> YÖNELME
- DUBA ile/||/<> ...
( yük taşımak veya köprü kurmak için kullanılan altı düz bir çeşit deniz aracı dillerinden veya Rumcadan alındığı yolundaki savlar özel olarak araştırılmaya değer Bundan başka Türkçe dombaz tombaz 1 üzerinde köprü kurulan kayık biçiminde duba 2 ırmaklarda yük taşımak için kullanılan altı düz kayık adıyla duba adı arasında bir bağlantı kurulabilir mi bilmiyoruz tombaz )
- DUBA ile DUBAR
- DUBA ile PONTON[Fr.]
( ... İLE Batmış gemileri askıya alma işinde kullanılan büyük duba. )
- DUBARA ile DUBARACI/LIK
- DUBARE[Fars. < DŪ + BĀRE] ile/değil/yerine/=/||/<> DUBARA
( Zarla oynanan oyunlarda atılan zarlardan her ikisinin de iki benekli olan yüzünün üste gelmesi aldatmaca )
- DÜBEŞ/DUBEŞ[Fars. < DŪ + Tr. BEŞ] ile/||/<> DÜSE/DUSE[Fars. < DŪ + SE] ile/||/<> DÜŞEŞ/DUŞEŞ[Fars. < DŪ + ŞEŞ] ile/||/<> DÖRTCİHAR/DÖRTÇEHAR[Tr. < DÖRT + Fars. ÇEHĀR] ile/||/<> DUBARA/DUBARE[Fars. < DŪ + BĀRE] ile/||/<> CİHARIDÜ/ÇEHARDÜ[Fars. < ÇEHĀR + DÜ] ile/||/<> CİHARISE/ÇEHARSE[Fars. < ÇEHĀR + SE] ile/||/<> CİHARIYEK/ÇEHARYEK[Fars. < ÇEHĀR + YEK] ile/||/<> HEPYEK/HEPYEK[Fars. < HEP +YEK] ile/||/<> SEBAYÜDÜ/SEBA[Fars. < SE + BĀ] ile/||/<> SEYEK/SEYEK[Fars. < SE + YEK] ile/||/<> PENCÜDÜ/PENCDU[Fars. < PENC + DŪ] ile/||/<> PENCÜSE/PENCSE[Fars. < PENC + SE] ile/||/<> PENCÜYEK/PENCYEK[Fars. < PENC + YEK] ile/||/<> ŞEŞCİHAR/ŞEŞÇEHAR[Fars. < ŞEŞ + ÇEHĀR] ile/||/<> ŞEŞÜDÜ/ŞEŞDU[Fars. < ŞEŞ + DŪ] ile/||/<> ŞEŞÜSE/ŞEŞSE[Fars. < ŞEŞ + SE] ile/||/<> ŞEŞYEK/ŞEŞYEK[Fars. < ŞEŞ + YEK] ile/||/<> BEŞCİHAR/BEŞÇEHAR[Tr. < BEŞ + Fars. ÇEHĀR] ile/||/<> CİHARIPENÇ/ÇEHARPENC[Fars. < ÇEHĀR + PENC] ile/||/<> YEKDÜ/YEKDU[Fars. < YEK + DŪ]
( Zarla oynanan oyunlarda atılan zarlardan her ikisinin de beş benekli yüzünün üste gelmesi )
- DUBLE ile DUBLE YOL ile DUBLE PAÇA ile DUBLE PAÇALI
- DUCA[İt. < DUCA] ile/değil/yerine/=/||/<> DUKA
( Dük ünvanının eskiden kullanılan biçimi Bir tür Venedik altın akçesi )
- DUCHEMIN'S FORMULA[İng.] / FORMULE DE DUCHEMIN[Fr.] / DUCHEMIN/SCHES FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= DUCHEMİN FORMÜLÜ
- DUDAKLI KOROLLA = TÜVEYC-İ ŞEFEVÎ = COROLLE LABIÉE
- DUDAKSIL ile DUDAKSILLAŞMA
- DUDAKSILLAŞMA ile/||/<> DUDAKSILLAŞMA
( Derleme dudaklaştırmak dudaksıllık Bazı sözcüklerde çeşitli sebeplerden düz ünlülerin yuvarlaklaşması veya bazı ünsüzlerin dudak ünsüzlerine dönmesi savırmak savurmak kavırmak kavurmak gönlek gömlek konşu komşu çenber çember kanbur kambur tonguz domuz vb Yuvarlak ünlüler yanındaki ünsüzlerle dudak ünsüzleri yanında bulunan ünsüzlerin boğumlanma noktaları bakımından dudak ünsüzüne dönüşmesi olayı ög öv dög döv göñlek gömlek doñuz domuz penbe pembe anbar ambar perşenbe perşembe vb )
( LABIALISATION )
( LABIALISATION )
( TABIALISIERUNG | LABIALISIERUNG )
- DÜGÂH/DUGAH[Fars. < DŪGĀH] ile/||/<> CANFEZA/CANFEZA[Fars. < CĀNFEZĀ] ile/||/<> BAYATİ/BAYATİ[Fars. < BAYĀT + Ar. -Ī] ile/||/<> BAYATİARABAN/BAYATİARABAN[Fars. < BAYĀT + Ar. -Ī + Ar. ʿARABĀN] ile/||/<> BAYATİBUSELİK/BEYATİBUSELİK[Fars. < BEYĀTĪ + BŪ-SELĪK] ile/||/<> ACEM/ACEM[Ar. < ʿACEM] ile/||/<> ACEMAŞİRAN/ACEMAŞİRAN[Ar. < ʿACEM + ʿAŞĪRĀN] ile/||/<> ACEMBUSELİK/ACEMBUSELİK[Ar. < ʿACEM + Fars. BŪ-SELĪK] ile/||/<> ACEMKÜRDİ/ACEMKURDİ[Ar. < ʿACEM + Fars. KURD + Ar. -Ī] ile/||/<> ARABAN/ARABAN[Ar. < ʿARABĀN] ile/||/<> ARABANKÜRDİ/ARABANKURDİ[Ar. < ʿARABĀN + Fars. KURD + Ar. -Ī] ile/||/<> ARAZBAR/ARAZBAR[Ar. < ʿARAŻ + Fars. BĀR] ile/||/<> ARAZBARBUSELİK/ARAZBUSELİK[Ar. < ʿARAŻ + Fars. BŪ-SELĪK] ile/||/<> BESTENİGÂR/BESTENİGAR[Fars. < BESTE + NİGĀR] ile/||/<> BUSELİK/BUSELİK[Fars. < BŪ-SELĪK] ile/||/<> BUSELİKAŞİRAN/BUSELİKAŞİRAN[Fars. < BŪ-SELĪK + ʿAŞĪRĀN] ile/||/<> DAĞİ/DAĞİ[Tr. < DAĞ + Ar. -Ī] ile/||/<> FERAHFEZA/FERAHFEZA[Ar. < FERAḤ + Fars. -FEZĀ] ile/||/<> FERAHNAK/FERAHNAK[Ar. < FERAḤ + Fars. -NĀK] ile/||/<> FERAHNAKAŞİRAN/FERAHNAKAŞİRAN[Ar. < FERAḤ + Fars. -NĀK + Ar. ʿAŞĪRĀN] ile/||/<> FERAHNÜMA/FERAHNUMA[Ar. < FERAḤ + Fars. -NUMĀ] ile/||/<> EVCARA/EVCARA[Ar. < EVC + Fars. -ĀRĀ] ile/||/<> EVİÇ/EVC[Ar. < EVC] ile/||/<> ÇARGÂH/ÇARGAH[Fars. < ÇĀRGĀH] ile/||/<> GERDANİYE/GERDANİYYE[Fars. < GERDĀN + Ar. -İYYE] ile/||/<> GERDANİYEBUSELİK/GERDANİYYEBUSELİK[Fars. < GERDĀNİYYE + BŪ-SELĪK] ile/||/<> YEGÂH/YEGAH[Fars. < YEGĀH] ile/||/<> HİCAZ/HİCAZ[Ar. < ḤİCĀZ] ile/||/<> HİCAZKÂR/HİCAZKAR[Ar. < ḤİCĀZ + Fars. -KĀR]
( Türk müziğinde bir birleşik makam )
- DÜĞME ile KANCA/KOPÇA[Bulgarca]/AGRAF[Fr. < AGRAFE]
- DUHÂ ile/ve EZAN
- DÜK =/< DUKA
( ... =/< Dük sanının, eskiden kullanılan biçimi. | XIII. yüzyılda Venedik'te çıkarılmış altın akçesine verilen ad. )
- DUKA[İt. < DUCA] ile/||/<> ...
( Bir Osmanlı altını değerinde olan Venedik ya da Floransa altını )
( DUCA )
- DUKKHA >< SUKHA
( Acı, ıstırap, doğum, yaşlanma, hastalık, ölüm. Dört yüce gerçekten biri. @@ Mutluluk. Zevk, safâ. )
- DULDA ile/||/<> RÜZGÂRALTI YANI
( rüzgâraltı yanı coğrafya )
( ABRI )
(1996'dan beri)