Bugün[08 Temmuz 2026]
itibarı ile 19.285 başlık/FaRk ile birlikte,
19.285 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(20/79)


- DEVÂ ile DERMAN


- DEVAKANYA -ile

( İkinci dereceli bir dişi tanrıça. )


- DEVAKANYA ile/||/<> AVALOKİTESVARA ile/||/<> MARA

( İkinci dereceli bir dişi tanrıça. @@ Şefkat Buda'sı. @@ Mitolojik bir varlık. )


- DEVAM ETMELİ!
YAŞAMAYA ve/||/<>/> SEVMEYE ve/||/<>/> GÜLMEYE :)


- DEVAM ile DEVAMLI/LIK ile DEVAMSIZ/LIK ile DEVAMLI OTLATMA


- DEVASA ile DEVASA

( GARGANTUA vs. GARGANTUAN )

( غول پيکر ile عظيم الجثه )

( GHUL PEYKAR ile AZYM OLJOSEH )


- DEVASA ile DEVLER

( GIANT vs. GIANTS )

( قوي هيکل ile نرهغول ile غول ile غول آسا ile غيلان )

( GHOY YEHYKEL ile نرهغول ile GHUL ile GHUL ASA ile غيلان )


- DEVELOPMAN, İZHAR, YIKAMA | AÇINDIRMA ile/||/<> AÇINDIRMA ile/||/<> AÇINDIRMAK

( Sinema Alıcıda kullanılan boş film üzerindeki gizli görüntüyü görülebilir biçime sokmak amacıyla filmi kimyasal işlemden geçirme sinema Alıcıda kullanılan boş film üzerindeki gizli görüntüyü görülebilir biçime sokmak amacıyla filmi kimyasal işlemden geçirme açmak geliştirmek )

( DEVELOPMENT, DEVELOPING | BLEACHING | FIXING, FIXATION )

( DÉVELOPPEMENT | BLANCHIMENT | FIXAGE )

( ENTWICKLUNG, FILMENTWICKLUNG | BLEICHEN, BLEICHUNG | FIXIEREN, BILDFIXIEREN )

( SVILUPPO )

( ΕΜΦΆΝΙΣΗ / εμφάνιση )


- DEVELOPMAN, İZHAR, YIKAMA | AÇINDIRMA ile/||/<> AĞARTMA ile/||/<> SAPTAMA

( Sinema Alıcıda kullanılan boş film ü-zerindeki gizli görüntüyü görülebilir biçime sokmak amacıyla filmi kimyasal işlemden geçirme. @@ sinema: Alıcıda kullanılan boş film üzerindeki gizli görüntüyü görülebilir biçime sokmak amacıyla filmi kimyasal işlemden geçirme. @@ bk. açmak. @@ bk. geliştirmek. )

( DEVELOPMENT, DEVELOPING | BLEACHING | FIXING, FIXATION~BLEACHING~FIXING, FIXATION | DESIGNATION | FIXING )

( DÉVELOPPEMENT | BLANCHIMENT | FIXAGE~BLANCHIMENT | BLANCHISSAGE~FIXAGE )

( ENTWICKLUNG, FILMENTWICKLUNG | BLEICHEN, BLEICHUNG | FIXIEREN, BILDFIXIEREN~BLEICHEN, BLEICHUNG | BLEICHUNG~FIXIEREN, BILDFIXIEREN )

( SVILUPPO~SBIANCAMENTO~FISSAGGIO )

( ΕΜΦΆΝΙΣΗ / εμφάνιση~ΛΕΎΚΑΝΣΗ / λεύκανση~ΣΤΕΡΈΩΣΗ / στερέωση )


- DEVELOPMAN | YIKAMA ile/||/<> YIKAMAK ile/||/<> YIKAMA

( Sinema İşlemenin çeşitli aşamalarında film üzerinde kalması istenmeyen kimyasal özdeklerin akıtılması için arı suyla yapılan temizleme Fotoğraf plaklarını belirtici yıkmadan sonra suyla temizlemek 1 fotoğrafçılık Gizli görüntüyü açık ve kalıcı görüntü durumuna getirmek için yapılan işlemler dizisi 2 sinema Duyarkattaki gizli görüntüyü oluşturmak üzere ışıktan etkilenmiş bölümleri kimyasal işlemden geçirme Beton deri yıkama çukuru Bor Niğde Bir işlem sonucu metal yüzeyleri su ile arıma )

( WASHING), RINSE, RINSING | WASH | DEVELOPMENT, DEVELOPING | WASHING )

( LAVAGE, RINÇAGE | LAVER | DÉVELOPPEMENT | LAVAGE )

( WÄSSERUNG | WÄSSERN | LÄUTERN, NASSAUFBEREITEN, WASCHEN | WASCHEN )


- DEVELOPMENT[İng.] ile/||/<> KALKINMA

( Bir ekonomide halkın değer yargıları dünya görüşü ile tüketim ve davranış kalıplarındaki değişmeleri içerecek biçimde toplumsal ve kurumsal yapıda dönüşüme yol açan büyüme )

( DEVELOPMENT )


- DEVETÜYÜ ile MANDA

( BUFF vs. BUFFALO )

( چرم گاوميش ile گاو وحشي ile زرد نخودي ile گاوميش ile بوفالو )

( CHARAM GAVAMYSH ile GAV VAHSHY ile ZARD NAKHODY ile GAVAMYSH ile BOFALO )


- DEVIL'S BIT SCABIOUS[İng.] ile/||/<> SCABIOSA[Lat.] ile/||/<> UYUZ OTU

( Fesçitarağıgiller Dipsacaceae familyasından beyaz ya da pembe çiçekli tek ya da çok yıllık otsu bitkiler )

( DEVIL'S BIT SCABIOUS )

( SCABIOSA )


- DEVİM/HAREKET[Ar.] ile/ve/||/<> DURAĞANLIK/SÜKÛN[Ar.] ile/ve/||/<> BİRLEŞME/İCTİMÂ[Ar.] ile/ve/||/<> AYRILMA/İNFİRAK[Ar.]


- DEVITALIZATION[İng.] ile/||/<> CANSIZLAŞTIRMA

( Bir dokunun canlılığının ortadan kaldırılması devitalizasyon )

( DEVITALIZATION )


- DEVİYASYON ile/değil/yerine/= SAPMA


- DEVLETLEŞTİRMEK ile DEVLETLEŞTİRİLMEK ile DEVLET ile DEVLETLİ ile DEVLETÇİ/LİK ile DEVLET BABA ile DEVLET DİLİ ile DEVLET KUŞU ile DEVLET ADAMI ile DEVLET SIRRI ile DEVLET BAKANI ile DEVLET KAPISI ile DEVLET NİŞANI ile DEVLET BANKASI ile DEVLET BAŞKANI ile DEVLET DÜŞKÜNÜ ile DEVLET TAHVİLİ ile DEVLETLER ARASI ile DEVLET SANATÇISI


- DEVRİK CÜMLE | DEVRİK TÜMCE ile/||/<> DEVRE VOLTAJI | DEVRE POTANSİYELİ ile/||/<> DEVREDİLME | DEVROLUNMA | DEVROLMA


- DEVRİLMEK ile DEV ile DEVA ile DEVE/LİK ile DEVECİ/LİK ile DEVELİ ile DEVASIZ/LIK ile DEV ANASI ile DEV DALGA ile DEVE DİŞİ ile DEVE KİNİ ile DEVE KOLU ile DEVE KUŞU/LUK ile DEVE TÜYÜ ile DEVE YÜKÜ ile DEV AYNASI ile DEVE DÖŞLÜ ile DEVE DİKENİ ile DEVE HAMURU ile DEVE TIMARI ile DEVE YÜREKLİ/LİK ile DEVECİ ARMUDU ile DEV KÖPEK BALIĞIGİLLER


- DEVŞİRME ile/||/<>/> CİVELEK ile/||/<>/> ÇERİ ile/||/<>/> YENİÇERİ/SOLAK ile/||/<>/> CERRAH ile/||/<>/> BAŞESKİ ile/||/<>/> EŞKİNCİ ile/||/<>/> KETHÜDA ile/||/<>/> ODABAŞI ile/||/<>/> TURNACIBAŞI ile/||/<>/> ULÛFECİ ile/||/<>/> ASÂKİR-İ MANSURE

( Asker yetiştirilmek üzere Yeniçeri ocağına alınacak çocukları seçip toplama işi. İLE/||/<>/> Yeniçeri ocağına yeni girmiş delikanlı. İLE/||/<>/> Asker. İLE/||/<>/> Piyade askeri. İLE/||/<> Yeniçeri ordusunda görevli hekim. İLE/||/<> Yeniçeri bölüklerinin en kıdemsiz subayı ve erlerinin en kıdemlisi. İLE/||/<>/> Osmanlı sultanı ya da serdar ile savaşa giden ve ordunun vurucu gücünü oluşturan yeniçeri askerleri. İLE/||/<>/> Yeniçeri Ocağı'nda, Yeniçeri Ağası'ndan sonra gelen en yüksek subay. İLE/||/<>/> Yeniçeri kuruluşunda görevi alaylarda selâm törenlerini düzenlemek ve yönetmek olan subay. İLE/||/<> Yeniçeri Ocağı'nda bir bölüğünün komutanı. Son dönemde mübaşirlik yapanlara verilmiştir. İLE/||/<> Yeniçerilikte bir sınıf süvari askeri. İLE/||/<> İkinci Mahmut döneminde, yeniçeri ocağı kaldırıldıktan sonra kurulan yeni ordunun adı. )

( FERİK: Tümgeneral ya da korgeneral.
HASSA ORDUSU: Hükümdarı ve sarayı korumakla görevli askeri sınıf.
KAPIKULU: Ücretli Osmanlı askeri.
KARAKULAK: Emir çavuşu ya da haberci.
LAĞIMCILAR: Kapıkulu Ordusu'nda düşman kalesini yıkmak için tünel kazan askeri birlik.
LEVEND: Deniz askeri.
LİKATOR: Bulgarlar'dan oluşan Voynuk Teşkilatındaki küçük rütbeli subaylar.
LİVA: İki alaydan oluşan askeri birlik. | İlden küçük, ilçeden büyük olan yönetim bölgesi.
MALKOÇ: Akıncılar ocağının komutanı.
PENCİK: Asker yetiştirilmek için, savaş tutsaklarından beşte bir oranında ayrılan acemioğlan adayları.
PEYK: Postacılık, taşımacılık ve korumacılık yapan, törenlerde yer alan asker sınıfı.
REDİF: Son dönem Osmanlı ordusunda askerlik görevini bitirdikten sonra yedeğe ayrılan er.
REİS-ÜL KÜTTAB: XVII. Yüzyıla kadar Osmanlılarda Sultan divanı katiplerinin başı.
RİKABİYE: Sadrazam, vezir gibi devlet adamları tarafından devlet adamlarına verilen ad.
RİYALA: Tümgenerale eşit bir rütbe.
SAKA: Eyalet askerlerine bağlı bir sınıf.
SALMA: Osmanlı Devleti'nde kol gezen kolluk eri.
SARICA: Eyalet valilerinin buyruğundaki başıbozuk asker.
SEKBAN: Eyalet paşaları ve sancak beylerine bağlı olarak görev yapan bir sınıf asker. | Sınır boylarında görev yapan asker sınıfı.
SERASKER: Kara ordusu komutan. | Sadrazamlık görevi ile yükümlü olmayan ve Osmanlı ordusunun komutanlığını yapan vezirin ünvanı.
SİPAHİ: Osmanlılarda tımar sahibi atlı grup.
ÜMERA: Bey, amir, üst düzey subay.
VELEDEŞ: Kapıkulu süvarilerinin oğullarına verilen ad.
VÜZERA: Vezirler.
YASAVUL: İlhanlılarda ordu müfettişine verilen ad. )


- DEYN | BORÇ[SOĞD.] ile/||/<> BORÇLANMA ile/||/<> İÇ BORÇLANMA

( İki ya da daha çok kişi arasındaki karşılıklı yükümlülük. @@ Bir iktisadi karar biriminin bir diğerine karşı ödemesi gereken para veya yerine getirmek zorunda olduğu yükümlülük.@@bk. borç )

( DEBT | DEBT, LOAN, OBLIGATION | LOAN | INTERNAL LOAN~LOAN | LOAN, BORROWING~INTERNAL LOAN | INTERNAL BORROWING )

( DETTE | EMPRUNT | EMPRUNT INTÉRIEUR~EMPRUNT~EMPRUNT INTÉRIEUR )

( DEBITUM~...~... )

( SCHULD~VERSCHULDUNG~INLÄNDISCHE ANLEIHE )

( DEBITO~INDEBITAMENTO~PRESTITO INTERNO )

( ΧΡΈΟΣ / χρέος~ΔΑΝΕΙΣΜΌΣ / δανεισμός~ΕΣΩΤΕΡΙΚΌΣ ΔΑΝΕΙΣΜΌΣ / εσωτερικός δανεισμός )


- DEZENFEKSİYON/DISINFECTION[İng.] ile/değil/yerine/= BULAŞ SAVMA


- DEZENFEKSİYON ile/||/<> DISINFECTION[İng.] ile/||/<> DÉSINFECTION[Fr.] ile/||/<> MİKROPSUZLAŞTIRMA

( kimya Bir özdeği fiziksel kimyasal araç ve işlemlerden yararlanarak sayrılık yapıcı mikroplardan arındırma işlemi )

( DISINFECTION )

( DÉSINFECTION )


- DEZENFORMASYON[Fr. < DÉSINFORMATION] ile/değil/yerine/= BİLGİ ÇARPITMA


- DEZENFORMASYON[Fr. < DÉSINFORMATION] ile/değil/yerine/=/||/<> BİLGİ ÇARPITMA


- DEZENFORMASYON ile/değil/yerine/= BİLGİ ÇARPITMA


- DEZENTEGRASYON/DISİNTEGRATION[İng.] ile/değil/yerine/= PARÇALANMA | BENLİK DAĞILMA


- DHARMA[Sansk.] = DHAMMMA[Palice] = FA[Çince]

( 1) Evrensel Kanun.(Hakikat, öğreti, doğruluk, bir şeyin doğası.)
2) Yöntem ve yol.
3) Herhangi bir şey, fikir, nesne, kavram.
4) Buda'nın öğretisi.
5) Evreni yöneten ilke.
6) Zen yaşantısının özü.
7) Sözcüklerle iletilmesi olanaksız olan iç öğreti.
8) Sezgisel, doğrudan doğruya kavranan ve kişisel olarak deneyimlenen aydınlanmanın özü. | Adâlet, dürüstlük. )


- DHARMA-KAYA -ile

( Dharma Elbisesi/Gövdesi. Buda'nın yasa gövdesi. Budaların ve Aydınlanmış kişilerin birliğini ya da bölünemezliğini gösteren Nihai Gerçeklik ve Mutlak. Ebedi Buda. Tam olan özgün insan. Tek elin sesi. Theravada Budistleri, Sidhartha Gautama üzerinde, Mahayana Budistleri Budalık üzerinde yoğunlaşırlar. Her varlığın özü. Göksel Buda. )


- DHARMA-KAYA ile/||/<> NİRMANAKAYA ile/||/<> SAMBHOGAKAYA

( Dharma Elbisesi/Gövdesi. Buda'nın yasa gövdesi. Budaların ve Aydınlanmış kişilerin birliğini ve bölünemezliğini gösteren Nihai Gerçeklik. @@ Dönüşüm Elbisesi/Gövdesi. Buda ve Bodhisattvalar sıradan insanların gövdelerine benzer fiziksel özellikler alarak, onları kurtarmaya çalışırlar. @@ Feragat Elbisesi/Gövdesi. Nirvana'ya ulaşmış, Dharma'da bir süre kalmış fakat evrende aydınlanmamış tek bir kişi kalmayana kadar hizmet için geri dönme. )


- DHYANA[Sansk.] = CH'AN[Çince] = ZEN[Jap.]


- DHYANA ile/||/<> CHAN ile/||/<> ZEN

( [Sansk.] İleri seviyede meditasyon uygulamasında erişilen bir zihin hâli. @@ [Çince] Aynı kavramın Çince karşılığı. @@ [Japonca] Hatalı düşüncelerin giremeyeceği derin saflık, temizlik, soyutlama. )


- DİA ile DİA-

( Saydam [fotoğraf]. İLE İçinden, arasından. )


- DİASPORA[Fr. < DIASPORA] ile/değil/yerine/=/||/<> DİASPORA

( Herhangi bir ulusun veya inanç mensuplarının ana yurtları dışında azınlık olarak yaşadıkları yer Herhangi bir ulusun yurdundan ayrılmış kolu kopuntu Yahudilerin ana yurtlarından ayrılarak yabancı ülkelerde yerleşen kolları kopuntu )


- DİASPORA[Fr.] ile/değil/yerine/= KOPUNTU | AZINLIK

( Herhangi bir ulusun ya da inanç mensuplarının ana yurtları dışında azınlık olarak yaşadıkları yer. | Herhangi bir ulusun yurdundan ayrılmış kolu, kopuntu. | Yahudilerin ana yurtlarından ayrılarak yabancı ülkelerde yerleşen kolları. | Kopmuş parça. )


- DİASPORA/DİASPORA[Fr. < DIASPORA] ile/||/<> MUHACERET/MUHACERET[Ar. < MUHĀCERET] ile/||/<> MUHACİR/MUHACİR[Ar. < MUHĀCİR]

( Herhangi bir ulusun veya inanç mensuplarının ana yurtları dışında azınlık olarak yaşadıkları yer Herhangi bir ulusun yurdundan ayrılmış kolu kopuntu Yahudilerin ana yurtlarından ayrılarak yabancı ülkelerde yerleşen kolları kopuntu )


- DİBA[Fars. < DİBÂ] ile/||/<> ...

( dallı çiçekli bir çeşit ipek kumaş Az diba dībā brocade )

( DĪBĀ )

( DIBA[Az.] )


- DİBA[Fars. < DĪBĀ] ile/değil/yerine/=/||/<> DİBA

( Altın ve gümüş işlemeli bir tür ipek kumaş )


- DİBA ile DİBACE


- DİBİNDE ile YANINDA


- DICTATORIA[Lat.] ile/||/<> DIKTATORYA[Lat.]

( Diktatörlük diktatörlükle yönetilen ülke Adam yemek listesini zaten var olmayan maddi ağırlığı bulunmayan bir şeyi bırakır gibi sessizlik diktatoryasına yaraşır biçimde bırakıyor masaya Adalet Ağaoğlu Ruh Üşümesi 20 Kahrolsun diktatoryalar Selim İleri Saz Caz Düğün Varyete 154 Ağırlığı Marksçılığın önbilişsel yanına vererek proletarya diktatoryasının bugün olmazsa yarın yarın olmazsa öbür gün kurulacağını muştulaması ise üstünlük ten başka bir de ad kazandırıyor Fethi Naci Yüzyılın Yüz Türk Romanı 514 )


- DİDAN-I ŞERÎTİYE | ŞERİTGİLLER ile/||/<> ŞERİTLER ile/||/<> TENYA

( Düz bir kütikülle örtülü vücudu bölümlere ayrılmış olup, insan ve hayvan bağırsaklarında asalaklanan yassı solucanlar sınıfı; tenyalar, şeritler. @@ (zooloji) )

( TAPEWORMS | TAENIA~TAPEWORMS | CESTODES | STREAKS | TAPEWORMS, CESTODES~TAENIA )

( CESTODES | TÉNIADÉS~CESTODES~TÉNIA )

( CESTODA | CESTODES~CESTODES~TAENIA )

( BANDWÜRMER | BANDWÜRMES~BANDWÜRMES~BANDWURM )

( TENIE~CESTODI~TENIA )

( ΤΑΙΝΊΕΣ / ταινίες~ΚΕΣΤΏΔΕΙΣ / κεστώδεις~ΤΑΙΝΊΑ / ταινία )


- DİDİŞME ile/değil/yerine/>< TARTIŞMA


- DİDON ile DİDONA ile DİDON SAKAL ile DİDON SAKALLI ile DİDONA SAKALLI


- DİEFFENBACH[Alm. < DIEFFENBACH] ile/değil/yerine/=/||/<> DİFENBAHYA

( Yapraklarının güzelliği nedeniyle sera ve salonlarda yetiştirilen bir süs bitkisi )


- CHAUFFAGE DIÉLECTRIQUE[Fr.] / DIELEKTRISCHE HEIZUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DİELEKTRİK ISITMA


- DIELEKTRISCHE ABSORPTION[Alm.] ile/değil/yerine/= DİELEKTRİK SOĞURMA


- DİFANA[Yun.] ile/||/<> ...

( iki veya üç katlı balık ağı R δίφανα nets with two φανιές i e sides with wide meshes Türkçe fanya gözleri pek geniş olan balık ağı da Rumcadan alınmıştır fanya )

( ΔΊΦΑΝΑ / δίφανα )


- DİFANA[Yun. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> DİFANA

( Üç katlı bir balık ağı )


- DIFDA ile/||/<> KURBAĞA

( Hem suda hem karada yaşayan çeşitli solucanların arakonakçılığını da yapabilen yüzücü ve sıçrayıcı ufak omurgalıların genel adı I Kotanın dingil ve ok kısmında bulunan iki demir parça Akbulut İspir Erzurum II Kilim motifi Eskil Aksaray Niğde zooloji kuyruksuz iki yaşamlılar Eski ve yeni Türk diyalektlerinde yaygın olarak geçer Az gurbağa gurbağa kırbaka kurbaka kurbaka kurbaka Oğ kurbaka OKıp kurbağa kur baka Eski Türkçede baka kurbağa olarak geçer Ancak kelimenin birinci bölümündeki kurun kökeni ve anlamı açık değildir Clausonun bakaya getirilen kurun kuşak anlamına geldiği yolundaki görüşüne karşılık Leksika yazarları kır sözünün de düşünülebileceğini yazmışlardır )

( FROG )

( GRENOUILLE )

( FROSCH )

( RANUCULA )


- DİFERANSİYASYON/DIFFERENTIATION[İng.] ile/değil/yerine/= FARKLILAŞMA


- POULIE DIFFÉRENTIELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL MAKARA


- DIFFÉRENCIATION[Fr.] ile/||/<> FARKLILAŞMA

( botanik )

( DIFFÉRENCIATION )


- DIFFUSION/PREVALENCE[İng.] ile/değil/yerine/= YAYGINLAŞMA

( Kültür değer ve özelliklerinin, göç ya da benimseme yoluyla bir bölgeden ötekine ya da aynı bölgede, bir kümeden başka bir kümeye yayılması. )


- DİFÜZYON | İNTİŞAR | YAYINMA ile/||/<> YAYINMA

( Doğrultulu bir ışınımın bir ortamdan geçerek ya da bir yüzeyden yansıyarak uzaysal dağılışının değişmesi ve birçok doğrultulara yayılması 1 fizik a Özdeğin erkesinden bir bölümünü vererek bir elektromanyetik ışıma oluşturması b Işığın kaynaktan her yana doğru çizgisel olarak dağılıp gitmesi olayı 2 radyoculuk Elektromanyetik dalgalarla yapılan ses ve görüntü iletimi 3 aydınlatma Doğrultulu bir ışınımın bir ortamdan geçerek ya da bir yüzeyden yansıyarak uzaysal dağılışının değişmesi birçok doğrultulara yayılması 4 metalbilim Kırılca yapısı içinde bileşim eğimi ve sıcaklık etkisiyle öğeciklerin devinip yayılması olayı 5 kimya Özdeciklerin derişikliğin az olduğu yerlere doğru dağılmaları olayı coğrafya fizik kimya botanik yayınma )

( DIFFUSION )

( DIFFUSION )

( STREUUNG )


- DİFÜZYON ile/||/<> AKTİF TAŞIMA

( Taneciklerin çok yoğun bölgeden az yoğun bölgeye, derişim eğimi yönünde kendiliğinden yayılmasıdır; enerji gerektirmeyen edilgen bir süreçtir. @@ Maddenin, derişim eğimine karşı (az yoğundan çok yoğuna) enerji (ATP) harcanarak taşınmasıdır; canlı hücre zarındaki pompalar bunu yapar. İlki bedava ve eğim yönünde, ikincisi enerjili ve eğime karşıdır. )

( Formül: Fick yasası ~ pompa )


- DİGAMBARA ile/||/<> SUTRATMA ile/||/<> PRATYEKA-BUDA

( Çıplak, gökyüzünün yönleri ile giyinmiş. Hava giyinenler. @@ Tüm varlıklar arasındaki bağlantı halkası. Saf Bilinç. @@ Aydınlanmaya kendi çabaları ile ulaşmış ve Dharma'yı vaazetmeye dönmemiş kişi. )


- DIGAMBARA ile/ve/||/<> SVETAMBARA

( Dünyadan tamamen el etek çekerek gerçek bir münzevî olmak için tamamen çıplak olunması gerektiği üzerinde dururlar. Bu görüştekiler, Mahavira'nın tamamen çıplak olduğuna ve basit bir giysi de içinde olmak üzere kişinin sahip olduğu her tür malın, gurur, kibir ve utanç kaynağı olduğuna inanmaktadır. Giysi giymek, süs eşyası bulundurmak, kişinin kurtuluşa ulaşamadığının göstergesidir. İLE/VE/||/<> Beyaz giysiler giyinmeyi, manastır yaşamının kurallarının çiğnenmesi olarak görmezler. Kadınların da züht ve riyazat yaşantısına girebileceğini, Angalar ve onların yorumu niteliğindeki öteki yazılı metinlerin kutsal metinler olduğunu kabul ederler. )

( Hava giyinenler.[Çıplak, gökyüzünün yönleri ile giyinmiş.] İLE/VE/||/<> Beyaz Giyinenler. )


- DİĞER[Fars. < DĪGER] ile/değil/yerine/=/||/<> ÖTEKİ | BAŞKA

( diğerkâm namıdiğer yekdiğeri ve diğerleri öteki başka )


- DİĞER ile/değil/yerine/= ÖTEKİ/ÖTE/ÖBÜR/BAŞKA


- DIGITAL SIGNATURE[İng.] ile/değil/yerine/= DİJİTAL İMZA


- PARA:
DİJİTAL ile/ve/||/<> KRİPTO ile/ve/||/<> SANAL


- DİJİTAL ile/değil/yerine/= SAYISAL | PARMAKLA


- DİJITALİZASYON/DIGITALIZATION[İng.] ile/değil/yerine/= SAYISALLAŞTIRMA


- DİJKSTRA ile/||/<> BELLMAN-FORD ile/||/<> FLOYD-WARSHALL

( Graf üzerinde mesafe algoritmaları. )

( Formül: O(V²) İLE O(VE) İLE O(V³) )


- DİKA -ile

( Afrika'ya özgü bir ağaç. )


- DİKEN ile OMÇA

( ... İLE Kalın ve enli diken. | Bağ kütüğü. | Kalça kemiğinin bir bölümü. )


- DİKİLİ KAYA :

( Rumelikavağı vapur iskelesinin 300 metre açığında bulunan fenere Dikilikaya denildiği gibi, Dikili Feneri de denilmektedir. Bu fener önceleri Sarıyer Mesarburnu mevkiinde iken 19. yy. da şimdiki yerine nakledildi. )


- DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN:
HAVADA ile/ve/||/<> KİŞİDE

( Sislisine. İLE/VE/||/<> Sinsisine. )


- DİKKATİNİ DAĞITMAK ile DİKKATİ DAĞILMIŞ ile DİKKAT DAĞITMA ile ALIKOYMAK ile HACİZ

( DISTRACT vs. DISTRACTED vs. DISTRACTION vs. DISTRAIN vs. DISTRAINT )

( پريشانکردن ile واله ile حواس پرت ile پريشاني ile گروه بندي ile ضبط اموال ile گروو کشيدن ile گروکشي ile توقيف اموال )

( پريشانکردن ile VALEH ile HAVAS PORT ile پريشاني ile GARVEH BANDY ile ضبط اموال ile GARVO KESHYDAN ile GEROKESHY ile توقيف اموال )


- DİKKATSİZLİK ile KASITSIZ ile YANLIŞLIKLA

( INADVERTENCE vs. INADVERTENT vs. INADVERTENTLY )

( غير عمدي ile عدمتعمد ile ندانستگي ile ندانسته )

( غير عمدي ile عدمتعمد ile NADANSTGY ile NADANSTEH )


- DİKOSTERİA -ile

( Eski Yunan'da halk mahkemesi. )


- DİKTA ile DİKTACI/LIK


- DİKTAT[Alm. < DIKTAT] ile/değil/yerine/=/||/<> DİKTA

( Hiçbir şart olmaksızın körü körüne uyulması gereken buyruk )


- DİL, DOĞRU KULLANILMAZSA... -ve

( Öğrenciler, bir gün, hocasına sorar...

- Eğer elinizde, ülkenin işlerini düzeltecek bir güç ve olanak bulunsaydı, işe nereden başlardınız?

Hoca, düşünmeden, şu yanıtı verir:

- Dilin, doğru kullanılmasına çalışırdım.

Öğrenciler, hocalarının yüzüne şaşkın şaşkın bakar:

- Fakat bu küçük bir şey. Niçin çok önemli olduğunu söylüyorsunuz?

Bilge hoca, başını sallar ve şöyle devam eder:

- Eğer dil doğru kullanılmazsa, ağızdan çıkan sözcükler, ifade edilmek istenilenleri vermez. Söylenilen sözler ve kullanılan sözcükler, ifade edilmek istenilen amacı anlatamayınca da, yapılması gereken işler yapılamaz. Yapılması gereken işler yapılamayınca da ahlâk ve sanat, soysuzlaşır. Ahlâk ve sanat soysuzlaşınca da adâletsizlik başlar. Bu durumda, halk ne yapacağını bilemez ve çaresizlik içinde bocalar, durur... )


- DİL ÖĞRENME ile/ve/||/<>/> YABANCI DİL KONUŞMA

( )


- DİL ile/ve AYNA


- DİL ile/ve DOĞA

( Yorumlanmış varolan. VE Verili varolan. )

( Akıl, dil ve doğadır. )


- DİL ve/<> İLİM ve/<> TEFEKKÜR ve/<> TAKVÂ


- DİL = LANGUAGE[İng.] = LANGUE[Fr.] = SPRACHE[Alm.] = LINGUA[İt.] = LENGUA[İsp.]


- DİL ile/ve YANSIMA


- DİLÂRÂ[Fars.] ile/ve/||/<>/> DİLBER[Fars.]

( Gönül alan/kapan/okşayan/dinlendiren, güzel genç kız. İLE/VE/||/<>/> Gönlü alıp götüren, çok güzel/alımlı yetişkin/olgun güzel kadın. )

( Hakkı, hakikati[dolunay] temsil eden. İLE/VE/||/<>/> Hakikate[dolunaya] benzetilen. )

( Hakikat. İLE/VE/||/<>/> Mârifet. )


- DİLBAZ[Fars.] ile/ve/||/<> DİLBER[Fars.] ile/ve/||/<> DİLRUBA[Fars.]

( Güzel söz söyleyen, konuşkan. | Konuşmasıyla kandıran. İLE/VE/||/<> Alımlı, güzel kadın. İLE/VE/||/<> Gönül çalan, gönül hırsızı. )


- DİLBİLGİSEL ile DİLBİLGİSEL BİÇİMBİRİM ile DİLBİLGİSEL CİNS ile DİLBİLGİSEL DURUM ile DİLBİLGİSEL GÖRÜNÜŞ ile DİLBİLGİSEL KOŞULLAMA

( GRAMMATICAL vs. GRAMMATICAL MORPHEME vs. GRAMMATICAL GENDER vs. GRAMMATICAL CASE vs. GRAMMATICAL ASPECT vs. GRAMMATICAL CONDITIONING )


- DİL'DE:
BİÇİMCE ile/ve SOYCA


- DİLDE:
BİRİM ve/||/<>/> SIRA ve/||/<>/> BÜTÜNLÜK


- DİLDE:
KAYMA ile/ve/||/<> "ESNEME"


- DİLEKÇE/ARZUHÂL[Ar. < ʿARŻ + ḤĀL] ile/||/<> DİLEKÇE/İSTİDA[Ar. < İSTİDʿĀʾ]


- DİLEMMA[Yun. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> İKİLEM


- DİLİM/PARÇA ile LOKMA/TİKE

( ŞERHA ile AZÂZ, ÜKLE[çoğ. ÜKEL] )

( SLICE/PIECE vs. BOLUS )


- DİLİMİN DÖNDÜĞÜNCE ... değil DİLİMİN DÖNDÜĞÜ KADARIYLA ...


- DİLLİ ile/||/<> KEMER TOKASINDAKİ DİL. (*YALVAÇ -ISPARTA)

( Kemer tokasındaki dil Yalvaç Isparta )


- DİLSİ KOROLLA, DİL BİÇİMİNDE KOROLLA = TÜVEYC-İ LİSÂNÎ = COROLLE RUBANÉE, COROLLE LIGULÉE


- DİMÂ'[Ar. < DEM] ile DİMÂĞ[Ar. çoğ. EDMİGA]

( Kanlar. İLE Beyin. | Akıl, şuur. [Fars. HÛŞ] )


- DİMMER[İng. < DIMMER] ile/değil/yerine/=/||/<> REOSTA


- DİN:
TAKVÂ ve/||/<> TÖVBE

( Koruma. VE/||/<> Dönüşme. )


- DİNÇ/TENDÜRÜST[Fars. < TEN + DURUST] ile/||/<> DİNÇ/TÜVANA[Fars. < TEVĀNĀ]


- DİNERİ/DİNERİ[Yun. < ] ile/||/<> İSPATİ/İSPATİ[Yun. < ] ile/||/<> MAÇA/MAZZA[İt. < MAZZA]

( İskambil kâğıtlarındaki işaretlerden karo )


- DİNGALA = EN GERİ(DE KALAN)


- DINGI[İng. < DINGY] ile/||/<> BİR ÇİFTE KÜREKLİ KÜÇÜK PATALYA

( bir çifte kürekli küçük patalya Kökenini bilmiyoruz )

( DINGY )


- DİNLE! ve/||/<> YÜZLEŞ! ve/||/<> ANLA!

( [yoksa] Dilin, seni sağır eder. VE/||/<> Kalbin, seni esir eder. VE/||/<> Zihnin, seni deli eder. )


- DINOSAURE[İng.] ile/değil/yerine/= DINOSAURE[Fr. < DINOSAURE] ile/değil/yerine/= DINOSAURUS/DINOSAURIA[Lat.] ile/değil/yerine/= DINOSAURE[Alm.] ile/değil/yerine/= DINOZOR[Fr. < DINOSAURE]

( İkinci Jeoloji Devrinde yaşamış dev sürüngenlere verilen genel ad. )


- DINOSAURIA[Lat.] ile/||/<> DİNOZORLAR

( denios korkunç sauras kertenkele Omurgalı hayvanlardan sürüngenler Reptilia sınıfına giren ikinci Jeoloji Devrinde dev boylara ulaşmış uzun boyunlu ve uzun kuyruklu kemiklerinin içi boş bir kısmı etçil en büyük boyluları otçul olan en iyi bilinen cinsi Dinosaurus 2030 m boyunda olan soyu tükenmiş kara sürüngenleri takımı )

( DINOSAURIA )


- DİPANKARA BUDA -ile

( Gautama Buda'nın zamanından önceki ilk Buda'lardan biri. )


- DİPLARYA/DİPLARYA[Yun. < ] ile/||/<> AFİS/AFİS[Yun. < ]

( Pisi balığının küçüğü )


- DİPLARYA[Yun. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> DİPLARYA

( Pisi balığının küçüğü )


- DİPLEJİ/DİPLEGIA[İng.] ile/değil/yerine/= İKİ TARAFLI FELÇ


- DİPLOMA[İt. < DIPLOMA] ile/değil/yerine/=/||/<> DİPLOMA

( Bir kimseye herhangi bir okulu veya öğrenim programını başarıyla tamamladığını bir derece veya ünvanı kullanmaya hak kazandığını bir iş sanat veya meslek dalında çalışabilme yetkisi elde ettiğini belirtmek için bir öğretim kurumu tarafından düzenlenip verilen resmî belge icazet icazetname şehadetname )


- DİPLOMA ile DİPLOMASİ ile DİPLOMAT ile DİPLOMATİK

( DIPLOMA vs. DIPLOMACY vs. DIPLOMAT vs. DIPLOMATIC )

( گواهينامه ile ديپلم ile مدرک ile دانشنامه ile سياستمداري ile ديپلماسي ile ديپلمات ile سياستمدار ile ديپلماتيکي ile سياستمدارانه ile ديپلماتيک ile سياسي )

( GOVAHYNAMEH ile DYPOLAM ile MADRAK ile DANESHENAMEH ile SYESTAMDARY ile DYPOLMASY ile DYPOLMAT ile SYESTAMDAR ile DYPOLMATYKY ile SYESTAMDARANEH ile DYPOLMATYK ile SYASY )


- DİPLOMA ile DİPLOMAT/LIK ile DİPLOMALI/LIK ile DİPLOMASIZ/LIK ile DİPLOMATÇA


- DIPLÔME/DIPLOMATIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= DIPLOMA[İng.]

( Bir kimseye herhangi bir okulu ya da öğrenim programını başarıyle tamamladığını; bir dereceye ya da sana hak kazandığını; bir iş, sanat ya da meslek dalında çalışabilme yetkisi elde ettiğini belirtmek üzere bir öğrenim kurumunca düzenlenip verilen resmî belge. )


- DİPLOPİ/DİPLOPIA[İng.] ile/değil/yerine/= ÇİFT GÖRME


- DIRAC GAMMA ALGEBRA[İng.] / DIRAC-GAMMAALGEBRA[Alm.] ile/değil/yerine/= DİRAC GAMA CEBİRİ


- DIRAMUDANA[Yun. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> DIRAMUDANA

( Denizden esen bir rüzgâr türü )


- DİREKLER ARASI ETKİNLİKLERİ:
KIŞ RAMAZANLARINDA değil YAZ RAMAZANLARINDA


- DİREKT[Fr. < DIRECT] ile/değil/yerine/=/||/<> ARACISIZ | DOĞRUDAN DOĞRUYA

( aracısız Doğru olarak hiçbir yerde durmadan doğrudan doğruya )


- DİREKT ile/değil/yerine/= DOĞRUCA


- DİRENÇ ile/||/<> SAVUNMA

( RESISTANCE vs. DEFENSE )


- DİRGEN/DİRGEN[Yun. < ] ile/||/<> BEL/BEL[Fars. < BEL] ile/||/<> ANADUT/ANADUT[Yun. < ] ile/||/<> KOSA/KOSA[Rus. < ] ile/||/<> MİBZER/MİBZER[Ar. < MİBZER]

( Genellikle harmanda sapları yaymaya yarayan demirden çatallı bir tarım aracı çatal diren )


- DİRGEN ile TOPLA

( Harmanda, sapları yaymaya yarayan, uzun çatallı araç. İLE Üç parmaklı dirgen. )


- DİRHEM/DİRHEM[Ar. < DİRHEM] ile/||/<> DESİGRAM/DECİGRAMME[Fr. < DÉCIGRAMME] ile/||/<> DEKAGRAM/DECAGRAMME[Fr. < DÉCAGRAMME] ile/||/<> HEKTOGRAM/HECTOGRAMME[Fr. < HECTOGRAMME] ile/||/<> GRAM/GRAMME[Fr. < GRAMME] ile/||/<> MİSKAL/MİSKAL[Ar. < MİS̱ḲĀL] ile/||/<> KIRAT/KİRAT[Ar. < ḲĪRĀṬ] ile/||/<> KİLOGRAM/KİLOGRAMME[Fr. < KILOGRAMME] ile/||/<> KİLOTON/KİLOTONNE[Fr. < KILOTONNE] ile/||/<> KENTAL/QUİNTAL[Fr. < QUINTAL] ile/||/<> LİBRE/LİBBRA[İt. < LIBBRA] ile/||/<> ONS/ONCE[Fr. < ONCE] ile/||/<> LASTA/LASTA[Fr. < LASTA] ile/||/<> OKKA/VUKİYYE[Ar. < VUḲİYYE] ile/||/<> SANTİGRAM/CENTİGRAMME[Fr. < CENTIGRAMME] ile/||/<> TON/TONNE[Fr. < TONNE]

( dirhem dirhem bir dirhem Okkanın dört yüzde birine eşit olan gramlık eski bir ağırlık ölçüsü Bir tür gümüş para )


- DİRİĞ/ESİRGEME ile KAYIRMA

( Anneler/babalar, tüm çocukları esirger ve fakat kendi çocuklarını (çoğunlukla/bazen) kayırır. )

( Herkesi esirger ve fakat bazı kişileri, bazı durum ve koşullarda kayırır.[o kişiyi korumak ve o durumun/koşulun genelleşmemesini sağlamış olmak, sürdürmek üzere/için!] )


- DİRİL/DRİLL[Alm. < DRILL] ile/||/<> DİVİTİN/DUVETİNE[Fr. < DUVETINE] ile/||/<> BEZ/BEZZ[Ar. < BEZZ] ile/||/<> DİMİ/DİMİ[Yun. < ] ile/||/<> HASSE/HASSA[Ar. < ḪĀṢṢA] ile/||/<> KOTON/COTON[Fr. < COTON] ile/||/<> KALİKO/KALİKO[HİNDİSTAN'DA KALKÜTA][YER ADI]

( Şilte yüzü veya gömlek yapmaya yarar pamuklu bir kumaş )


- DİRİMBİLİM/DİRİLBİLİM = BIOLOGY[İng.] = BIOLOGIE[Fr.] = BIOLOGIE[Alm.] = BIOLOGIA[İt.] = BIOLOGÍA[İsp.]


- DİRİMSEL PARÇA ile/ve/||/<> PARÇA-BÜTÜN İLİŞKİSİNDE(MEREOLOJİK) PARÇA


- ...DIR'IN İŞLEVİ:
NE OLDUĞUNU TANIMLAMADA ile/değil NE OLMADIĞINI TANIMLAMADA

( Bigi yoksa kişisel bir iddia olarak kalır. İLE Ancak, veriye/bilgiye dayanarak kullanılabilir. )

( Bir konunun/durumun/ayrıntının, ne olduğunu "tanımladığımızdaki" ["...dır"] karşılığı ile ne olmadığı ya da ne olmayabileceğini belirttiğimizdeki anlamı, etkisi bir/aynı değildir. Ne olmadığını/olmayabileceğini ["... değildir"] belirttiğimizde [fazla] tartışma konusu bulunmayabilir fakat ne olduğu "iddia edilirse" çok fazla tartışma ve ayrışma konusu doğabilir/olabilir. )


- DİRSEK[Yunan çağında, Anadolu'da] -ile

( 1.5 ayak, 0,444 metre. )


- DIŞ AÇI ile/||/<> DIŞ AĞ ile/||/<> DIŞ ÂLEM ile/||/<> DIŞ ALIM ile/||/<> DIŞ ASALAK ile/||/<> DIŞ BAŞKALAŞIM ile/||/<> DIŞ BELLEK ile/||/<> DIŞBESLENEN ile/||/<> DIŞ BESLENME ile/||/<> DIŞ BORÇ ile/||/<> DIŞ BORÇLANMA ile/||/<> DIŞBÜKEY ile/||/<> DIŞ ÇEVRE ile/||/<> DIŞ ÇİZGİLER DURUMU ile/||/<> DIŞ ÇOKGEN ile/||/<> DIŞ DERİ ile/||/<> DIŞ DÜNYA ile/||/<> DIŞ EVLİLİK ile/||/<> DIŞ GEBELİK ile/||/<> DIŞ GEZEGEN ile/||/<> DIŞ GEZİ ile/||/<> DIŞ GÜÇLER ile/||/<> DIŞ HAT ile/||/<> DIŞ İŞLERİ ile/||/<> DIŞ KAPI ile/||/<> DIŞ KAVUZ ile/||/<> DIŞ KREDİ ile/||/<> DIŞ KULAK ile/||/<> DIŞ KUTSAL ile/||/<> DIŞ LASTİK ile/||/<> DIŞ MERKEZLİ ile/||/<> DIŞ ODUN ile/||/<> DIŞ PAZAR ile/||/<> DIŞ PAZARLAMA ile/||/<> DIŞ PİYASA ile/||/<> DIŞ PLAZMA ile/||/<> DIŞ POLİTİKA ile/||/<> DIŞ SAHA ile/||/<> DIŞ SATIM ile/||/<> DIŞ SES ile/||/<> DIŞ TERS AÇI ile/||/<> DIŞ TİCARET ile/||/<> DIŞ VURUM ile/||/<> DIŞ YARIÇAP ile/||/<> DIŞ YIKAMA ile/||/<> DIŞ YÜZ ile/||/<> DIŞ ZAR ile/||/<> DIŞA DÖNÜK ile/||/<> DIŞA VURUM ile/||/<> AHLAK DIŞI ile/||/<> AKIL DIŞI ile/||/<> ALFABE DIŞI ile/||/<> AMAÇ DIŞI ile/||/<> BİLİM DIŞI ile/||/<> BİLİNÇ DIŞI ile/||/<> ÇAĞ DIŞI ile/||/<> ÇEVRİM DIŞI ile/||/<> DERS DIŞI ile/||/<> DEVRE DIŞI ile/||/<> DİN DIŞI ile/||/<> DOĞA DIŞI ile/||/<> EVLİLİK DIŞI ile/||/<> GERÇEK DIŞI ile/||/<> GÜNDEM DIŞI ile/||/<> HUDUT DIŞI ile/||/<> İNSANLIK DIŞI ile/||/<> İRADE DIŞI ile/||/<> İSTEM DIŞI ile/||/<> İSTENÇ DIŞI ile/||/<> KANUN DIŞI ile/||/<> KAYIT DIŞI ile/||/<> KİŞİLİK DIŞI ile/||/<> KURAL DIŞI ile/||/<> LİSTE DIŞI ile/||/<> MANTIK DIŞI ile/||/<> MEYVE DIŞI ile/||/<> OLAĞAN DIŞI ile/||/<> ORAN DIŞI ile/||/<> ÖZ DIŞI ile/||/<> SAF DIŞI ile/||/<> SINIR DIŞI ile/||/<> SIRA DIŞI ile/||/<> TOPLUM DIŞI ile/||/<> TÖRE DIŞI ile/||/<> US DIŞI ile/||/<> YASA DIŞI ile/||/<> YURT DIŞI ile/||/<> ZAMAN DIŞI ile/||/<> İÇLİ DIŞLI

( Herhangi bir cisim veya alanın sınırları içinde bulunmayan yer öte hariç iç karşıtı Bir konunun kapsamına girmeyen şey Görülen içte bulunmayan yüzey Bir kimsenin görünüşü durum ve davranışları Bireyin ötesinde bir varlığı olan Somut kavramlarda iki veya ikiden çok şeyde merkeze daha uzak olan Yabancı ülkelerle ilgili Açık havada geçen sahneleri içine alan çekim )


- DİŞ AĞRISI ile/||/<> DİŞ AYNASI ile/||/<> DİŞ BADEMİ ile/||/<> DİŞBUDAK ile/||/<> DİŞ BUĞDAYI ile/||/<> DİŞ-DAMAK ÜNSÜZÜ ile/||/<> DİŞ DİŞ ile/||/<> DİŞ DOKTORU ile/||/<> DİŞ-DUDAK ÜNSÜZÜ ile/||/<> DİŞ ETİ ile/||/<> DİŞ ETİ-DAMAK ÜNSÜZÜ ile/||/<> DİŞ ETİ-DUDAK ÜNSÜZÜ ile/||/<> DİŞ FIRÇASI ile/||/<> DİŞ HEKİMİ ile/||/<> DİŞ İPİ ile/||/<> DİŞ KİRASI ile/||/<> DİŞ MACUNU ile/||/<> DİŞ ODACIĞI ile/||/<> DİŞ OTU ile/||/<> DİŞ ÖZÜ ile/||/<> DİŞ PLAĞI ile/||/<> DİŞ TABABETİ ile/||/<> DİŞ TABİBİ ile/||/<> DİŞ TACI ile/||/<> DİŞ TAŞI ile/||/<> DİŞ ÜNSÜZÜ ile/||/<> DİŞE DİŞ ile/||/<> DİŞİYLE TIRNAĞIYLA ile/||/<> ALT DİŞ ile/||/<> DAMAKLI DİŞ ile/||/<> KAZMA DİŞ ile/||/<> KESİCİ DİŞ ile/||/<> ÖĞÜTÜCÜ DİŞ ile/||/<> TAKMA DİŞ ile/||/<> TAVŞAN DİŞ ile/||/<> UZUN DİŞ ile/||/<> ÜST DİŞ ile/||/<> YİRMİLİK DİŞ ile/||/<> AKIL DİŞİ ile/||/<> ANAHTAR DİŞİ ile/||/<> AZI DİŞİ ile/||/<> DEVE DİŞİ ile/||/<> DUVAR DİŞİ ile/||/<> DÜVEN DİŞİ ile/||/<> EKLEME DİŞİ ile/||/<> FAREDİŞİ ile/||/<> FİLDİŞİ ile/||/<> FİL DİŞİ ile/||/<> GÖZ DİŞİ ile/||/<> KÖPEK DİŞİ ile/||/<> KUZU DİŞİ ile/||/<> MAZGAL DİŞİ ile/||/<> PEYNİR DİŞİ ile/||/<> SIÇANDİŞİ ile/||/<> SÜT DİŞİ ile/||/<> YILDIZI DİŞİ ile/||/<> YİRMİ YAŞ DİŞİ

( Çene kemiklerinin üstüne dizili ısırıp koparmaya ve çiğnemeye yarayan sert beyaz organlardan her biri Çark testere tarak vb çentikli şeylerdeki çıkıntıların her biri Sarımsak dilimi karanfil vb nde dişe benzetilen tane Bazı dantel ve işlemelerin kenarlarındaki yuvarlak sivri bölüm Omurgalı hayvanların çenelerinde veya ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ve ağızlarında bulunan kemiksi sert parçalar )


- DİŞ ARASI ile YASAK ile YASAKLANMIŞ ile YASAKLAMA

( INTERDENTAL vs. INTERDICT vs. INTERDICTED vs. INTERDICTION )

( بين دنداني ile محجور کردن ile محجور ile محجوريت )

( BEYNE DANDANY ile MAHJUR KARDAN ile MAHJUR ile محجوريت )


- DIŞ BORÇLANMA ile/||/<> DIŞ KREDİ | DIŞ BORÇ

( bk. dış borç@@İç tasarrufların yetersizliği, döviz darboğazı veya borç ödemeleri sırasında karşılaşılan ödeme güçlüklerini hafifletmek amacıyla uluslararası resmi ve özel finans kurumlarından sağlanan kaynaklar. )

( FOREING DEBT~FOREIGN CREDIT )

( ENDETTEMENT EXTÉRIEUR~CRÉDIT EXTÉRIEUR )

( AUSLANDSVERSCHULDUNG~AUSLANDSKREDIT )

( INDEBITAMENTO ESTERO~CREDITO ESTERO )

( ΕΞΩΤΕΡΙΚΌΣ ΔΑΝΕΙΣΜΌΣ / εξωτερικός δανεισμός~ΕΞΩΤΕΡΙΚΉ ΠΊΣΤΩΣΗ / εξωτερική πίστωση )


- DIŞ BORÇLANMA ile/||/<> İÇ BORÇLANMA

( Borçlanmak işi istikraz )


- DIŞ DÜNYA ile MEKÂN


- DIŞ DÜNYA ile/ve ORTAK DÜNYA

( EXTERIOR WORLD vs./and COMMON WORLD )


- DIŞ DÜNYA ile/ve/değil/yerine TOPLUM


- DIŞ KONUŞMA ile/ve İÇ KONUŞMA

( Konuşma, nutuk. İLE/VE Düşünme. )

( Kavramlarla düşünülür, sözcüklerle konuşulur. )

( EXTERIOR TALK vs./and INTERIOR TALK
Talking, oration. WITH/AND To think. )


- DIŞ PAZAR ile/||/<> DIŞ PAZARLAMA

( (coğrafya) )

( FOREIGN MARKETING~FOREIGN MARKETING )

( MARCHÉ EXTÉRIEUR~MARKETING EXTÉRIEUR )

( AUSLANDSMARKT~AUSLANDSMARKETING )

( MERCATO ESTERO~MARKETING ESTERO )

( ΕΞΩΤΕΡΙΚΉ ΑΓΟΡΆ / εξωτερική αγορά~ΕΞΩΤΕΡΙΚΌ ΜΆΡΚΕΤΙΝΓΚ / εξωτερικό μάρκετινγκ )


- DIŞ PLAZMA ile/||/<> DIŞ PLAZMA

( ektos dışarda plasma biçim Bir hücre içerisindeki sitoplâzmanın çevresel bölgesi Ektoplâzma Bir hücre içerisindeki sitoplazmanın farklılaşmış dış katı ektoplazma )

( ECTOPLASM | ENDOPLASMA )

( ECTOPLASME | ENDOPLASME )

( EKTOPLASMA | ENTOPLASMA )

( ECTOPLASMA )

( ΕΞΏΠΛΑΣΜΑ / εξώπλασμα )


- DIŞ PLAZMA >< İÇ PLAZMA

( (Yun. ektos: dışarda; plasma: biçim) Bir hücre içerisindeki sitoplâzmanın çevresel bölgesi. Ektoplâzma. @@ Bir hücre içerisindeki sitoplazmanın farklılaşmış dış katı, ektoplazma. )

( ECTOPLASM | ENDOPLASMA~ENDOPLASMA )

( ECTOPLASME | ENDOPLASME~ENDOPLASME )

( EKTOPLASMA | ENTOPLASMA~ENTOPLASMA )

( ECTOPLASMA~ENDOPLASMA )

( ΕΞΏΠΛΑΣΜΑ / εξώπλασμα~ΕΝΔΌΠΛΑΣΜΑ / ενδόπλασμα )


- DIŞ SAHA ile/||/<> YABANCI SAHA


- EXOERGIC COLLISION[İng.] / COLLISION EXOÉNERGÉTIQUE[Fr.] / EXOERGER STOSS, EXOERGICZUSAMMENSTOSS[Alm.] ile/değil/yerine/= DIŞA DÖNÜK ÇARPIŞMA


- DIŞARI ÇIKARMAK ile FIRLATMA

( EJECT vs. EJECTION )

( بيرون راندن ile طرد ile انزال ile بيرون راني )

( BEYRON RANDAN ile TARD ile ENZAL ile BEYRON RANY )


- DIŞARIDA ile ORTALIKTA


- DIŞARIDA ile/ve/değil/||/<> UZAKTA


- DIŞARISINDA ile/değil DIŞINDA


- KONVEXSPIEGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= DIŞBÜKEY AYNA


- DISCOUNTING[İng.] ile/||/<> KIRDIRMA

( 1 Senetlerin acil bir nakit gereksinimi durumunda piyasa fiyatının altında satılması 2 Faizinin peşin alındığı borç 3 Hisse senedi piyasa fiyatının yazılı değerinin altında olması )

( DISCOUNTING )


- DISCUSSION :/yerine TARTIŞMA


- DİSDİYADOKİNEZİ/DYSDİADOCHOKINESIA[İng.] ile/değil/yerine/= ARDIŞIK DEVİNIM BOZUKLUĞU


- DİSEMİNASYON/DISSEMINATION[İng.] ile/değil/yerine/= YAYILMA


- DİSEMİNASYON ile/değil/yerine/= SERPİLME | YAYILMA


- DİSGRAFİ/DYSGRAPHIA[İng.] ile/değil/yerine/= YAZI-ÇİZİ BOZUKLUĞU


- DİSGUZİ/DYSGEUSIA[İng.] ile/değil/yerine/= TAT ALMA BOZUKLUĞU


- DİŞİL KURBAĞA ile GOLYAT KURBAĞASI

( Çoğunlukla ses çıkarmazlar. İLE Hiç ses çıkarmaz. Dilsizdir. En büyük kurbağadır. )

( Kurbağalarda her tür kendi frekansını seçer. Dişi kurbağalar sadece kendi türlerinin çıkardığı seslere kulak kesilirler. )

( AMPLEXUS: Kurbağaların çiftleşme pozisyonuna verilen ad. [Bazı eriller, kendilerini dişiye kenetlemek için yapışkanlı "çiftleşme tamponları" geliştirirler.][Bazen azgın bir eril kurbağanın, ölü bir balığa kenetlendiği bile görülür]
Öteki dillerde VIRAK VIRAK[Türkçe'de]: * RIBBIT[Amerika'da] (Tüm kurbağaların bu sesi çıkardıkları yaygındır fakat sadece Hollywood'da yaşayan Pasifik Ağaç Kurbağası[Lat. HYLA REGILLA]'nın çıkardığı bir sestir. )


- DIŞIN, İÇE ... ile/ve/||/<> İÇİN, DIŞA ...

( ... Hayalâtı. İLE/VE||/<> Zuhûru. )


- DIŞINDA/GAYRI ile/değil/yerine RIZÂ


- DİSİPLİN:
GÖVDEDE ve/||/<> AKILDA ve/||/<> DUYGUDA

( Spor. VE/||/<> Felsefe. VE/||/<> Sanat. )


- DİSK ile DİSKO ile DİSKÇİ/LİK ile DİSK ATMA ile DİSKÇALAR ile DİSK ZIMPARA


- DIŞKI[İng. FECES] ile/||/<> KLOAK[İng. CLOACA] ile/||/<> KOPROLİT[İng. COPROLITE]

( Genellikle anüs yoluyla vücuttan atılan sindirim artıklarıdır. Doğada çok önemli görevleri vardır. Dışkının oluşmasında besinler ağızdan alınarak vücutta işlenir. Besin içindeki gerekli kimyasallar kullanılır diğerleri ise atılır. Genelde iki biçimde atılabilir @@ Bazı canlı gruplarında bulunan, son bağırsağın dışarıya açıldığı dışkının ve idrarın atıldığı, eşeysel üremenin sağlandığı 3 kısımdan oluşan bir vücut açıklığıdır. Kuşların büyük bir çoğunluğunda penis bulunmaz ya da körelmiştir. Penis bulunmayan kuşlarda üreme kloak ile sağlanır. Kuşların (Aves), sürüngenlerin (Reptilia) ve amfibilerin (Amphibia) ezici çoğunluğunda kloak bulunur. @@ Koprolit, fosilleşmiş dışkıları tanımlamak için kullanılan bir terimdir. Genellikle paleontologlar ve paleoekologlar tarafından incelenir. Koprolitler; bir hayvanın dışkısı, çamur ya da kum gibi tortularda korunduğunda ve daha sonra fosilleşme süreci boyunca zamanla sertleştiğinde oluşur. Eski hayvanların diyetleri, davranışları ve yaşadıkları çevre hakkında değerli bilgiler sağlayabildikleri bilinmektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- DİSKİNEZİ/DYSKINESIA[İng.] ile/değil/yerine/= DEVİNIM BOZUKLUĞU


- DIŞLAMA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DIŞARIDA BIRAKMA


- DIŞLAMA ile/değil (SADECE) FARK

( [not] TO EXCLUDE vs./but (ONLY) DIFFERENCE )


- DIŞLAMA ile/değil/yerine UYANDIRMA (ÇABASI/VESİLESİ)


- DIŞLAMA! ve/||/<> YARGILAMA!


- DIŞLAMAK ile ÖTEKİLEŞTİRMEK


- DIŞLANMA ile/||/<> DIŞLANMA İLKESİ

( dışlanma ilkesi )


- DIŞLAŞMA ile/ve/||/<> DIŞSALLAŞ(AMA)MA


- DİSLEKSİ/DYSLEXIA[İng.] ile/değil/yerine/= OKUMA BOZUKLUĞU


- DISMETRİ/DYSMETRIA[İng.] ile/değil/yerine/= UZAKLIK KESTİRİMSİZLİĞİ


- DISODIUM EDTA[İng.] ile/değil/yerine/= DİSODYUM EDTA


- diso.[Lat. < DISPENSA] ile/değil/yerine/= DAĞITINIZ


- DİSPEÇ/DİSPATCH[İng. < DISPATCH] ile/||/<> AVARYA/AVARİA[İt. < AVARIA]

( Bir ortak avaryada deniz kazasından sonra gemi yük ve navlunla ilgili kimselerin uğradıkları zararların ve bunlar tarafından yapılan masrafların nasıl kimler tarafından ve ne oranda karşılanacağını belirlemek için yapılan işlem Deniz sigortası dilinde ilgili tarafların ortak avaryada kendilerine düşen yükümlülükleri paylarının önemi ölçüsünde ayrıntılı olarak belirten belge )


- DİSPERSİYON ile/||/<> ABSORPSİYON ile/||/<> SAÇILMA

( Işığın maddeden geçerken uğradığı değişimler. )

( Formül: n(ω) = n₀ + dn/dω·ω )

( Formül: n(ω) = n₀ + dn/dω·ω )


- DİSPRAKSİ/DYSPRAXIA[İng.] ile/değil/yerine/= DEVİNIMSEL BECERİ BOZUKLUĞU


- DİSPROSODİ/DYSPROSODIA[İng.] ile/değil/yerine/= SÖZ EZGISİ BOZUKLUĞU


- DİSRITMİ/DYSRHYTHMIA[İng.] ile/değil/yerine/= DİZEM BOZUKLUĞU


- DİSSEMİNE İNTRAVASKÜLER KOAGÜLASYON ile/değil/yerine/= YAYGIN DAMARİÇİ PIHTILAŞMA


- DİSTİLASYON/DISTILLATION[İng.] ile/değil/yerine/= DAMITMA


- DİSTİLASYON | TAKTİR | SAFLAŞTIRMA ile/||/<> SAFLAŞTIRMA ile/||/<> DAMITMA

( Damıtma Bir karışımdaki protein ve nükleik asit gibi büyük organik moleküllerin bireysel düzeyde elde edilmesi işlemi pürifikasyon Sıvı karışımlardaki bileşenleri kaynama noktaları arasındaki ayırımdan yararlanarak buharlaştırıp yeniden yoğuşturma yoluyla birbirlerinden ayırma ve arıtma fizik kimya işleyim 1 Gaz ürünler elde etmek için kimi katı nesneleri ısı yoluyla temel öğelerine ayrıştırma 2 Sıvı karışımlarda karmaşık değişken bileşimleri oluşturan öğeleri özellikleri belirli ürünlere ayırma işlemi Sıvıyı sürekli olarak buharlaştırıp sonra yine yoğunlaştırarak yapılan ayırma işlemi kimya Bir sıvının gaz veya buhar biçimine gelene kadar ısıtılıp oluşan gazın veya buharın tekrar soğutularak yeniden sıvı durumuna getirilerek toplanması distilasyon saflaştırma )

( DISTILLATION | PURIFICATION )


- DİSTİLLASYON ile DAMITMA


- DİSTORSİYON | BOZULMA ile/||/<> BOZULMA

( Sinema TV 1 Seslendirme ya da yayın dizgesinde ses dalgasının uğradığı istenmeyen değişikliklerden dolayı alınan ses ile yayınlanan ses arasındaki her türlü başkalık TV 2 Bir radyotelevizyon yayınının alınışında yararlı ime binen zararlı bir imin ses ya da resmi etkilemesi durumu film bozulması 1 elektrik Başka bir alanın etkisiyle bir elektrik ya da manyetik alanın bozulması 2 fizik Yayılma sırasında bir ses dalgasının bozulması 3 metalbilim Isıl işlem ya da dönüşüm sonucunda bir metalde görülen küçülme büyüme vb boyutsal değişim Isıl işlem ya da dönüşüm sonucu bir metalin boyutsal olarak küçülme ya da büyümesi olayı verim kaybı çarpıklık Gıda maddelerinin gerek üretim hatası ve gerekse depolama koşullarının uygun olmaması nedeniyle fiziksel kimyasal mikrobiyolojik ve duyusal özelliklerinin tüketime engel olacak biçimde değişmesi degradasyon bozulma )

( 1. SOUND DISTORTION, DISTORTION, 2. SCRAMBLING | DISTORTION | DISTORSION | BREAKDOWN | CORRUPTION | SPOILAGE, DEGRADATION | NOISE )

( 1. DISTORSION (DU SON), 2. BROUILLAGE, DÉFAUT DE TRANSMISSION | DISTORSION | DÉFORMATION | BRUIT )

( 1. TONVERZERRUNG, 2. "SCRAMBLING" | VERFORMUNG | VERZUG | GERÄUSCH, RAUSCHEN, RAUSCHTON )

( DISTORSIONE )

( ΠΑΡΑΜΌΡΦΩΣΗ / παραμόρφωση )


- DİSTORSİYON | BOZULMA ile/||/<> GÜRÜLTÜ

( Sinema/TV. 1. Seslendirme ya da yayın dizgesinde, ses dalgasının uğradığı istenmeyen değişikliklerden dolayı, alınan ses ile yayınlanan ses arasındaki her türlü başkalık. TV. 2. Bir radyo-televizyon yayınının alınışında, yararlı ime binen zararlı bir imin, ses ya da resmi etkilemesi durumu. @@ bk. film bozulması. @@ 1. elektrik: Başka bir alanın etkisiyle, bir elektrik ya da manyetik alanın bozulması. 2. fizik: Yayılma sırasında bir ses dalgasının bozulması. 3. metalbilim: Isıl işlem ya da dönüşüm sonucunda bir metalde görülen küçülme, büyüme vb. boyutsal değişim. @@ @@ Isıl işlem ya da dönüşüm sonucu, bir metalin boyutsal olarak küçülme ya da büyümesi olayı. @@ @@ @@ bk. verim kaybı @@ bk. çarpıklık @@ Gıda maddelerinin gerek üretim hatası ve gerekse depolama koşullarının uygun olmaması nedeniyle fiziksel, kimyasal, mikrobiyolojik ve duyusal özelliklerinin tüketime engel olacak biçimde değişmesi, degradasyon.@@bk. bozulma )

( 1. SOUND DISTORTION, DISTORTION, 2. SCRAMBLING | DISTORTION | DISTORSION | BREAKDOWN | CORRUPTION | SPOILAGE, DEGRADATION | NOISE~NOISE )

( 1. DISTORSION (DU SON), 2. BROUILLAGE, DÉFAUT DE TRANSMISSION | DISTORSION | DÉFORMATION | BRUIT~BRUIT )

( 1. TONVERZERRUNG, 2. "SCRAMBLING" | VERFORMUNG | VERZUG | GERÄUSCH, RAUSCHEN, RAUSCHTON~GERÄUSCH, RAUSCHEN, RAUSCHTON | GERAUSCH | GERÄUSCH )

( DISTORSIONE~RUMORE )

( ΠΑΡΑΜΌΡΦΩΣΗ / παραμόρφωση~ΘΌΡΥΒΟΣ / θόρυβος )


- DİSTORSİYON ile/değil/yerine/= BURKULMA | ÇARPITMA | SAPMA


- DİSTRES/DISTRESS[İng.] ile/değil/yerine/= SIKINTI | ZORLANMA


- DİSTROFİ/DYSTROPHY[İng.] ile/değil/yerine/= YOZLAŞIM, YOZLAŞMA


- DİVA[İt. < DIVA] ile/değil/yerine/=/||/<> DİVA

( Sinema tiyatro müzik dans bale vb sanatlara emek vermiş alanında uzmanlaşmış ve tanınmış olan kadın sanatçı )


- DİVA ile DİVAL ile DİVAN ile DİVANÇE ile DİVAN SAZI ile DİVAN KALEMİ ile DİVAN EDEBİYATI


- DİVAN DÜZYAZILARINDA:
TEZKİRE ile/ve TARİH ile/ve SEFARETNAME ile/ve SEYAHATNAME ile/ve SİYASETNAME ile/ve MÜNAZARA ile/ve MÜNŞEAT ile/ve EVLİYÂ TEZKİRESİ ile/ve KISAS-I ENBİYÂ


- DİVAN ŞİİRİ TÜRLERİ [DİNSEL OLMAYAN/LAR]:
BAHÂRİYE ile/ve/<> CEMREVİYE ile/ve/<> FAHRİYE ile/ve/<> IYDİYE ile/ve/<> MEDHİYE ile/ve/<> MERSİYE ile/ve/<> HİCVİYE ile/ve/<> GAZAVATNÂME ile/ve/<> SAKİNÂME ile/ve/<> HAMAMNÂME ile/ve/<> SAHİLNÂME ile/ve/<> KIYÂFETNÂME ile/ve/<> SURNÂME ile/ve/<> LÛGAZ ile/ve/<> MUAMMÂ ile/ve/<> HEZLİYÂT ile/ve/<> TARİH DÜŞÜRME ile/ve/<> ŞEHR-ENGİZ ile/ve/<> DÂRİYE

( XIII. yy.'dan, XIX. yy.'a kadar, 3182 Dîvân Şairi vardır. )

( Bahar nitelemeleriyle başlanarak birini övmek için yazılan kasîde. | Baharın gelişiyle doğanın uyanışını, değişimini, güzelleşmesini konu edinen kasîdeler. İLE/VE/<>
Bayramlar, baharlar gibi cemre vesilesiyle, dönemlerindeki önemli kişiler için yazılan şiirler. İLE/VE/<>
Bir kişinin[devletli, bir başka şair ya da şairin kendinin] övüldüğü şiirler. İLE/VE/<>
Dönem büyüklerinden birini bayramın gelişi dolayısıyla öven kasîde türü. İLE/VE/<>
Bir kişiyi [devlet ya da tasavvuf ileri gelenlerini] övmek için yazılan manzum yapıtlar. İLE/VE/<>
Bir ölenin/vefâtın ardından duyulan acıyı anlatmak, öleni övmek için yazılan manzum yapıtlar. İLE/VE/<>
Bir kişiyi, kurumu, toplumsal olayı, geleneği yeren/taşlayan manzum türü. [Siham-ı Kaza - Nef'î] İLE/VE/<>
Savaşları, kahramanlıkları, zaferleri anlatan manzum ya da mensur yapıtlar. [İlk gazavatnameler XV. yy.'da yazılmaya başlanmıştır] İLE/VE/<>
İçki ve içki âlemlerinin övülerek anlatıldığı manzum yapıtlar. İLE/VE/<>
Hamamları, hamam eğlencelerini ve hamamdaki güzelleri betimlemek üzere yazılan manzum yapıtlar. [ilki: Deli Birader - Gazalî] İLE/VE/<>
İstanbul kıyıları ile buralardaki yerlerinin anlatıldığı şiirlerin genel adı. [Fennî] İLE/VE/<>
Kişilerin karakterlerini, fiziksel görünümlerini [göz rengi, boy uzunluğu/kısalığı vb.] temel alarak açıklamaya çalışan yapıtlar. İLE/VE/<>
Sarayın mutlu günlerini [evlenme, doğum şenlikleri vb.] anlatann manzum yapıtlar. İLE/VE/<>
Hece vezniyle yazılmış manzum bilmece. İLE/VE/<>
Belirli kurallara göre düzenlenip çözülebilen manzum bilmece. İLE/VE/<>
Alaylı bir dille yazılmış manzum türü. [zarif bir nükte ya da güzel bir mazmun kadar kaba şakalara, taşlamalara ve sövgülere de yer verilir] İLE/VE/<>
Önem verilen bir olayın ya da bir yapının kuruluş yılını bildiren bir tümce, bir mısra ya da beyit yazmak. İLE/VE/<>
[Fars.: "Şehir karıştıran"] Bir kenti, o kentin güzelliklerini, doğal ve sosyal özelliklerini anlatan manzum yapıtlar. İLE/VE/<>
Yeni yaptırılmış saray, köşk, yalı benzeri binalar için yazılmış kasîdeler. )


- DİVAN ŞİİRİ TÜRLERİ [DİNSEL]:
TEVHÎD ile/ve/<> MÜNÂCÂT[< NECV] ile/ve/<> NAAT ile/ve/<> MİRÂCİYE ile/ve/<> MAKTEL-İ HÜSEYİN ile/ve/<> HİLYE ile/ve/<> MEVLİD ile/ve/<> KIRK HADİS ile/ve/<> MENÂKIBNÂME ile/ve/<> KISSA ile/ve/<> SİYER

( Tanrı'nın birliğini ve ululuğunu anlatan şiir/ler. İLE/VE/<>
Allah'a dua etme, yalvarma. | Allah'a dua konulu şiirler/manzûme. İLE/VE/<>
Hz. Muhammed'i övmek, ona yakarma, şefaat dileme amacıyla yazılmış şiir/ler. İLE/VE/<>
Hz. Muhammed'in mirâcını anlatan şiirler. İLE/VE/<>
Hz. Hüseyin'in Kerbela'da şehit edilişini konu alan ve acıklı bir üslûpta yazılan yapıtlar. İLE/VE/<>
Hz. Muhammed'in fiziksel ve kişisel özelliklerini, örnek davranışlarını konu alan yapıtlar. İLE/VE/<>
Hz. Muhammed'in doğumunu ve kısaca yaşamını övgüyle anlatan yapıtlar. İLE/VE/<>
Hz. Muhammed'in kırk sözünden oluşan yapıtlar. İLE/VE/<>
Din büyüklerinin, tarikat kurucularının, ermişlerin olağanüstü yaşamlarını anlatan yapıtlardır. İLE/VE/<>
Öğüt verici ve öğretici öykü, fıkra, masal, menkıbe türü yapıtlar. İLE/VE/<>
Hz. Muhammed'in yaşamını anlatan yapıtlar. )


- DÎVÂN ile/||/<>/> AYAK DÎVÂNI ile/||/<>/> DÎVÂN-I HÜMÂYÛN ile/||/<>/> DÎVÂN-I HARP ile/||/<>/> ÂYÂN MECLİSİ ile/||/<>/> ŞÛRÂ

( Yüksek düzeyli devlet adamlarının kurduğu büyük kurul. İLE/||/<>/> Sultanın huzurunda kurulan dîvân. İLE/||/<>/> Eskiden İslâm devletlerinde, devlet işlerinin görüşülüp karara bağlandığı kurul. [Başlangıçta bir devlet dairesi olan divân, İran devlet geleneğinin de etkisiyle sonradan kurul biçimine dönüştü.] İLE/||/<>/> Askerî mahkeme. İLE/||/<>/> Meşrûtiyet döneminde kurulan ve üyeleri Sultan tarafından, yaşam boyu seçilen kurul. İLE/||/<>/> Kurul, danışma kurulu. )

( DİVANYOLU: İstanbul'da, Sultanahmet ile Çarşıkapı arasında uzanan caddenin adı. )

( KUBBEALTI: Topkapı Sarayı'nda, Sadrazam başkanlığındaki Divân-ı Hümayun'un toplandığı özel oda. )

( HARBİYE NAZIRI: Osmanlı Savaş Bakanı. )


- DİVASA[Fars. < DĪVĀSĀ] ile/değil/yerine/=/||/<> DEVASA

( Dev gibi çok büyük )


- DİVERJANS/DIVERGENCE[İng.] ile/değil/yerine/= IRAKSAMA, | AYRIKLAŞMA


- DİVERJANS | IRAKSAMA ile/||/<> IRAKSAMA

( 1 matematik fizik Işın ya da çizgilerin birbirinden gittikçe uzaklaşarak sonsuza doğru uzanması 2 meteoroloji Yatay olarak gelişen hava akımı çizgilerinin birbirinden uzaklaşması matematik Tepkime hızının zamana bağlı olarak artması )

( DIVERGENCE )

( DIVERGENCE )

( DIVERGENZ )


- DİVERJANS | IRAKSAMA >< YAKINSAMA


- DİVİK ile/||/<> TERMİT | AKKARINCA

( bk. akkarınca. @@ (zooloji) @@Sıcak ya da ılıman ülkelerde yaşayan akkarıncalar takımına bağlı canavar böceklerin genel adı; ağaç kemiren karınca, divik, termit. )

( WHITE ANT | THERMITE~THERMITE )

( TERMITE | FOURMI BLANCHE | THERMITE~THERMITE | TERMITE )

( WEISSE AMEISE | THERMIT~THERMIT )

( TERMITE~TERMITE )

( ΤΕΡΜΊΤΗΣ / τερμίτης~ΤΕΡΜΊΤΗΣ / τερμίτης )


- DİVİK ile/||/<> WHITE ANT[İng.] ile/||/<> FOURMI BLANCHE[Fr.] ile/||/<> WEISSE AMEISE[Alm.] ile/||/<> AKKARINCA

( akkarınca zooloji Sıcak ya da ılıman ülkelerde yaşayan akkarıncalar takımına bağlı canavar böceklerin genel adı ağaç kemiren karınca divik termit )

( WHITE ANT | THERMITE )

( TERMITE | FOURMI BLANCHE | THERMITE )

( WEISSE AMEISE | THERMIT )

( TERMITE )

( ΤΕΡΜΊΤΗΣ / τερμίτης )


- DIVORCE :/yerine BOŞANMA


- DİYA ile/||/<> DİYA[Fr. < DIAPOSITIVE SÖZÜNÜN KISALTILMIŞ BIÇIMI]

( Sahnenin dibinde plastik beyaz bir gergi ekrana biçiminde kurulan dekor ardında projeksiyonla yansıtılan resim Gergi üzerine yansıtılan resimlerin yansıtıcıya konulan pozitif filmine verilen ad anat Arasında )

( DIAPOSITIVE | DIA )

( DIAPOSITIF | DIAPOSITIVE SÖZÜNÜN KISALTILMIŞ BIÇIMI )

( DIAPOSITIV )


- DİYA ile DİYAR


- DİYAFRAM/DİYAFRAGMA ile/değil/yerine/= BÖLEÇ

( Göğüs boşluğu ve karın boşluğunu birbirinden ayırır. )


- DİYAFRAM ile/ve/||/<> PLEVRA

( Göğüs ve karın boşluğunu ayıran zar. İLE/VE/||/<> Göğüs zarı. )

( DIAPHRAGM vs./and PLEVRA )


- DİYALEL/DİALLELE[Fr. < DIALLÈLE] ile/||/<> MUGALATA/MUGALATA[Ar. < MUĠĀLAṬA] ile/||/<> PARALOJİZM/PARALOGİSME[Fr. < PARALOGISME] ile/||/<> SAFSATA/SAFSATA[Ar. < SAFSAṬA] ile/||/<> PARALOJİK/PARALOGİQUE[Fr. < PARALOGIQUE]

( Bir önermeyi başka bir önerme ile tanıtlamak yoluyla yapılan sofizm üstü örtülü bir tür kısır döngü )


- DIAMAGNETISM[İng.] / DIAMAGNÉTISME[Fr.] / DIAMAGNETISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= DİYAMANYETİZMA


- DİYAR[Ar. < DİYĀR] ile/değil/yerine/=/||/<> ÜLKE | DÜNYA

( diyarıgurbet baba diyarı ülke dünya Bazı nitelik veya değerleri taşıyanların çok bulunduğu yer yurt )


- ... DİYE ile ... ADINA


- DİYE ile/değil ANLAMINDA


- DİZANTERİ ile/||/<> KOLERA

( Kanlı sürgün ve karın ağrısı ile ilişkili bir bağırsak bulaşı. İLE/||/<> Vibrio cholerae bakterisinin neden olduğu, şiddetli sürgün ve dehidrasyon ile ilişkili bir bakteriyel bulaş. )


- DİZARTRİ/DYSARTHRIA[İng.] ile/değil/yerine/= DEVİNIMSEL KONUS¸MA BOZUKLUGˆU


- DİZE/MISRA ile/ve KIT'A


- DİZGE ile/ve ÇIKARSAMA

( SYSTEM vs./and INFERENCE )


- DİZGE ile SIRA

( SYSTEM vs. TURN )


- DİZGE = SİSTEM, MANZUME, MESLEK = SYSTEM[İng., Alm.] = SYSTÈME[Fr.] = SYSTEMA[Yun.] = SISTEMA[İsp.]


- DİZGEYE SIĞMAMA ile/ve/||/<> DENKLEME GELMEME


- DİZLİK/ŞALVAR[Fars. < ŞELVAR] ile/||/<> ZIVGA

( Genellikle ağı çok bol olan, bele bir uçkurla bağlanan, geniş bir pantolon türü. @@ Ağı geniş, paçaları dar bir çeşit şalvar. )


- DNA ve/||/<>/> DİZİLEME YÖNTEMLERİ

(

DNA Dizileme Yöntemleri

Yöntem İlke Nasıl Çalışır? Artıları Eksileri
Sanger Dizileme
(1977)(Frederick Sanger ve takımı)
Zincir sonlandırma yöntemi; dideoksinükleotidlerin kullanımı ile DNA sentezinin durdurulması.
  • Tek zincirli bir DNA molekülü çoğaltılır.
  • DNA polimeraz enzimi, nükleotidleri diziyi tamamlamak için ekler.
  • Dideoksinükleotidler (ddNTPs), DNA sentezini durdurur ve farklı uzunluklarda DNA parçaları oluşur.
  • Parçalar jel elektroforezi ya da kapiler elektroforez ile ayrıştırılır.
  • Parçaların boyutuna göre dizilim belirlenir.
  • Yüksek doğruluk.
  • Uzun okuma uzunluğu (~800-1000 baz çifti).
  • Küçük ölçekli projeler için ideal.
  • Yavaş ve maliyetli.
  • Büyük ölçekli genom projelerine uygun değil.
Illumina Dizileme Reversible terminator yöntemi; flüoresan işaretli nükleotidlerin eklenmesi ve kamera ile sinyal kaydı.
  • DNA küçük parçalara bölünür ve adaptörler eklenir.
  • Parçalar cam yüzeyde çoğaltılır (klonal amplifikasyon).
  • Flüoresan işaretli nükleotidler sırayla eklenir ve her adımda kamera ile sinyal kaydedilir.
  • Yüksek doğruluk.
  • Yüksek veri çıktısı.
  • Genom ölçekli dizileme için uygun.
  • Kısa okuma uzunluğu (~150-300 baz çifti).
  • Veri çözümlemesi için güçlü yazılımlar gerekir.
PacBio (SMRT) Dizileme Tek molekül üzerinden gerçek zamanlı dizileme; flüoresan işaretli nükleotidlerin polimeraz etkinliğiyle izlenmesi.
  • DNA polimeraz, DNA'yı doğal ortamında kopyalar.
  • Flüoresan işaretli nükleotidler kullanılır.
  • Okuma, polimeraz etkinliğinin anında kaydedilmesiyle yapılır.
  • Uzun okuma uzunluğu (~10-15 kilobaz ya da daha fazla).
  • Epigenetik modifikasyonların doğrudan tespiti.
  • Yüksek hata oranı (biyoinformatik düzeltme gereklidir).
  • Maliyetlidir.
Oxford Nanopore Dizileme DNA'nın nanoporlardan geçirilmesi sırasında elektriksel sinyal değişikliklerinin kaydedilmesi.
  • DNA molekülü nanopordan geçerken her baz farklı bir elektrik sinyali üretir.
  • Sinyaller çözümlenerek dizilim oluşturulur.
  • Çok uzun okuma uzunlukları (milyon baz çiftine kadar).
  • Taşınabilir araçlarla hızlı dizileme.
  • Gerçek zamanlı çözümleme olanağı.
  • Daha düşük doğruluk (öğrenme algoritmaları ile düzeltilir).
  • Yüksek başlangıç maliyeti.

Sanger Dizileme ve Yeni Kuşak Dizileme Karşılaştırması

Özellik Sanger Dizileme Yeni Kuşak Dizileme (NGS)
Hız Yavaş Çok hızlı
Doğruluk Yüksek Yüksek (bazı platformlarda daha düşük olabilir)
Okuma Uzunluğu ~800-1000 baz çifti ~150-15.000+ baz çifti (platforma bağlı)
Kapasite Küçük ölçekli projeler için uygun Tüm genom projeleri için uygun
Maliyet Büyük projeler için daha yüksek maliyet Büyük projelerde daha düşük maliyet
Kullanım Alanı Gen doğrulama, küçük gen bölgeleri Genomik çözümleme, transkriptom, epigenom
)


- DNA :/yerine DNA


- DNA[İng.] ile/değil/yerine/= DNA

( Protein sentezi için gereken genetik kodu taşıyan büyük organik molekül. Her kromozom, çoğunlukla DNA molekülünden oluşur. DNA; şekerler, fosfat ve çift sarmal yapıda düzenlenmiş bazlardan oluşur. DNA'nın belirli kısımları, belirli genleri belirler.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- DNA ile/||/<> FINGERPRINT ile/||/<> TOXICOLOGY

( Suç araştırmalarında bilimsel yöntemler. )

( Formül: CODIS: 20 STR locus )


- DNA ile/||/<> KRİSTALOGRAFİ

( DNA X-ışını kristalografisi İLE Fotoğraf 51 )

( Rosalind Franklin tarafından 1952 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1920-1958) (Ülke: İngiltere) (Alan: Biyoloji, Kimya) (Önemli katkıları: DNA X-ışını kristalografisi) )


- DNA ile KROMOZOM

( Kalıtsal verinin taşındığı nükleik asit. İLE DNA'nın proteinlerle paketlendiği yapı. )


- DNA ile/||/<> RNA

( DNA çift sarmal kalıtsal bilgi İLE RNA tek zincir protein sentezidir )

( Formül: Deoksiriboz İLE riboz )

( James Watson ve Francis Crick tarafından 1953 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1916-2004) (Ülke: İngiltere) (Alan: Biyoloji) (Önemli katkıları: DNA çift sarmal yapısı) (Nobel: 1962) )


- DNA ile/||/<> RNA ile/||/<> PROTEİN ile/||/<> SENTRAL DOGMA

( Genetik bilgi DNA→RNA→Protein yönünde akar (sentral dogma). )

( Formül: DNA → RNA → Protein )


- DNA ile/||/<> SARMAL

( DNA çift sarmal yapısının keşfi )

( James Watson tarafından 1953 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1928-) (Ülke: ABD) (Alan: Biyoloji) (Önemli katkıları: DNA çift sarmal yapısı) (Nobel: 1962) )


- DNA ile/ve/||/<> ZOOMS


- DO/DO[İt. < DO] ile/||/<> FA/FA[İt. < FA] ile/||/<> Mİ/Mİ[İt. < MI]

( do anahtarı Gam II dizisinde si ile re arasındaki ses Bu sesi gösteren nota işareti )


- DOBRA[BULGARCA] ile/değil/yerine/=/||/<> DOBRA

( dobra dobra açık sözlü Anlaşılır İyi güzel olan )


- DOBRA/LIK ile DOBRA DOBRA


- DOCTORAT[Fr. < DOCTORAT] ile/değil/yerine/=/||/<> DOKTORA

( Bir fakülte veya yüksekokulu bitirdikten sonra o bilim dalında sınav ve bilimsel bir eserle erişilen derece basamak )


- DOCTOR'S DEGREE, DOCTORATE[İng.] ile/||/<> DOCTORAT[Fr.] ile/||/<> DOKTORA[Fr. < DOCTORAT]

( 1 Bir fakülteyi bitirdikten sonra o bilim dalında sınav ve bilimsel bir yapıtla erişilen en yüksek aşama 2 Doktor sanını kazanmak için verilen sınavın adı )

( DOCTOR'S DEGREE, DOCTORATE )

( DOCTORAT )


- DODDER[İng.] ile/değil/yerine/= CUSCUTE[Fr.] ile/değil/yerine/= CUSCUTA/ASA FOETIDA[Lat.] ile/değil/yerine/= TEUFELSZWIRN[Alm.] ile/değil/yerine/= ŞEYTAN

( Halk efsanelerinde ve Goethe'nin 'Faust' adlı yapıtında 'meplins topheles'. Orta Çağ oyunlarında kötülüğün simgesi. Bu rolü oynayanlar, her yanında çirkin yüzler bulunan deriden giysiler giyerlerdi. @@ Halk efsanelerinde ve sonraki büyük dinlerde kötülüğün simgesi. Tiyatroda bu roly oynayanlar, bütün yanlarında korkunç yüzler bulunan deriden özel giysiler giyerlerdi. @@ Türk kukla tiyatrosunda kötü ruh simgesi olan tip. )


- DODDER[İng.] ile/||/<> CUSCUTE[Fr.] ile/||/<> CUSCUTA[Lat.] ile/||/<> TEUFELSZWIRN[Alm.] ile/||/<> CİNSAÇI

( cinsaçı İkiçeneklilerin kahkahaçiçeğigiller familyasından olup saçı andıran sarılgan saplarıyle çeşitli bitkilere dolanarak onları zayıflatan özellikle asma patates kasımpatı ve baklagillere zarar veren çiçekli bitkilerin ortak adı bağboğan cinsaçı şeytansaçı yabanketeni )


- DOG ROSE, HEPROSE, CANKER FLOWER[İng.] ile/||/<> ROSE SAUVAGE, EGLANTIER[Fr.] ile/||/<> ROSA CANINA[Lat.] ile/||/<> HUNDROSE[Alm.] ile/||/<> KUŞBURNU

( kuşburnu Gülgiller Rosaceae familyasından ülkemizde yaygın olarak bulunan yapraklarını döken beyaz ya da pembe çiçekli dikenli çalı şeklinde bir bitki )


- DOĞA

( NATURE )


- DOĞA:
YAPAY OLMAMA ile/ve/||/<> SURET OLMAMA


- DOĞA ile/ve/<> ALLAH

( Allah'ın sözü. İLE/VE/<> ... )


- DOĞA ve/<> BİLGİ ve/<> KILAVUZ

( Rahman. VE Rahmet. VE Rahim. )


- DOĞA ve/<> DENGE


- DOĞA ile/ve/değil DOĞA NESNELERİ


- DOĞA ile/ve/<> DOĞALLIK

( Aşılamaz! İLE/VE/<> Aşılabilir [ve fakat aşılmadığı oranda da isabet kaydedilir.] )


- DOĞA ve/||/<>/> DOYA DOYA


- DOĞA ile/ve/||/<>/< DUYU


- DOĞA ile/ve/||/<>/> EKİN

( Uzam/mekân. Döngüseldir.[zaman yoktur] İLE/VE/||/<>/> Süreç ve zaman üzerinedir. )

( Uzam. İLE/VE/||/<>/> Dönüştürülmüş doğa. )

( NATURE vs./and/||/<>/> CULTURE )


- DOĞA ile/ve/||/<> EŞİK


- DOĞA ile/ve ETKİ

( Bilinçli deneyimlerin bütünlüğü doğadır. )

( Her canlının öteki canlıdan farklı bir değerler dizisi vardır. )

( Doğa, kolayı değil en kolayı tercih eder. )

( NATURE vs./and EFFECT/IMPACT )


- DOĞA ile/ve/<>/değil EVREN

( [not] NATURE vs./and/<>/but UNIVERSE )


- DOĞA ile/ve/||/<>/> EYLEM

( Koşullu. İLE/VE/||/<>/> Koşulsuz. )

( NATURE vs./and/||/<>/> ACTION )


- DOĞA ile/ve GEREKSİNİM

( Kişileri, dilin seslerini çıkarmaya iten, doğadır. İLE/VE Şeylerin adlarının ortaya çıkmasını sağlayan, gereksinimlerdir. )

( CIK CIK ile/ve IH IH )


- DOĞA ve/=/<> HAREKET VE SÜKÛNUN İLKESİ

(
HAREKET ve İLKESİ | TEK YÖNLÜ           | ÇOK YÖNLÜ
İrâdesiz
                       | Unsur(Doğa)           | Bitki(Bitkisel Nefs)
İrâdeli                          | Felek[Felekî Nefs]   | Canlı[Hayvanî Nefs]   )


- DOĞA ve/<> İLKE ve/<> İNSAN

( NATURE and/<> PRINCIPLE and/<> HUMAN )