A ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 19.352 başlık/FaRk ile birlikte,
19.352 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(17/79)
- CILIZ/ENEZE/İNEZE ile SISKA
- CİLTTE:
YEK-ŞAH ile/ve/||/<> YAZMA ile/ve/||/<> GÖMME(ŞEMSE)[SOĞUK ve MÜLEMMÂ] ile/ve/||/<> CİHAR ile/ve/||/<> EBRU ile/ve/||/<> ZER-DUA ile/ve/||/<> SİM-DÜZ ile/ve/||/<> LAKE ile/ve/||/<> ZİLBAHAR[BAKLAVA] ile/ve/||/<> MEMLÛK(KAHVERENGİ) ile/ve/||/<> SELÇUK
- CİM ile CİMA
- ÇIMA[İt. < CIMA] ile/||/<> HALAT UCU / HALAT UCU
( halat ucu halat ucu İtal cima ropes end rope İtal cima ropes end rope )
( CIMA )
- ÇİMA ile/||/<> ÇIMA
( 'halat ucu' / 'halat ucu' @@ < İtal cima 'rope's end; rope'. || < İtal cima 'rope's end; rope'. )
( MOORING LINE~MOORING LINE )
( AMARRE~AMARRE )
( FESTMACHERLEINE~FESTMACHERLEINE )
( CIMA~CIMA )
( ΠΑΛΑΜΆΡΙ / παλαμάρι~ΠΑΛΑΜΆΡΙ / παλαμάρι )
- CİMA[İt. < CIMA] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇIMA
( Gemiyi iskeleye bağlamak için kullanılan halat Halat ucu )
- ÇIMA ile ÇIMACI/LIK
- CİMÂ'[Ar.] ile CİMÂH[Ar.] ile CİMA[İt.]/ÇIMA(/ÇIMACI)
( Birleşme. [insanda] İLE Atın sert başlı olması. İLE Gemiyi iskeleye bağlamak için kullanılan halat. | Halat ucu. (Vapur iskelelerinde halat/çıma uzatan ya da tutan işçi.) )
- CİMA[Ar. < CİMĀʿ] ile/değil/yerine/=/||/<> CİNSEL İLİŞKİ
- CİMA' ile/ve CUMA
( Gövdelerin birleşmesi. İLE/VE Gönüllerin birleşmesi. )
( Esre ile. İLE/VE Ötre ile. )
- ÇİMA ile/||/<> HALAT UCU / HALAT UCU
( halat ucu halat ucu İtal cima ropes end rope İtal cima ropes end rope )
( MOORING LINE )
( AMARRE )
( FESTMACHERLEINE )
( CIMA )
( ΠΑΛΑΜΆΡΙ / παλαμάρι )
- CIMENTATION[İng.] ile/||/<> CIMENTATION[Fr.] ile/||/<> VERKITTUNG[Alm.] ile/||/<> ÇİMENTOLANMA
( Kayacın içine bağlayıcı bir maddenin çökeltilmesiyle bileşenlerin birbirine yapışması )
( CIMENTATION )
( CIMENTATION )
( VERKITTUNG )
- ÇİMENTOLAMAK ile ÇİMENTOLANMAK ile ÇİMENTOLATMAK ile ÇİMENTOLAYABİLMEK ile ÇİMENTO ile ÇİMENTOCU/LUK ile ÇİMENTOLU ile ÇİMENTOSUZ ile ÇİMENTO BOYA
- ÇİN KALAN TEOREMİ ile/||/<> EUKLİDYEN ALGORİTMA
( ÇKT eş zamanlı kongrüans, Euklidyen OBEB bulma. )
( Formül: Sistem çözümü İLE gcd )
( Sun Zi tarafından 300 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- ÇİN ve HİNT ve MEZOPOTAMYA ve MISIR
- CİNAS-I MANEVÎ, MUGALATA-İ MANEVİYE | YANILTMACA ile/||/<> YANILTMACA
( 1 İki anlamlı sözcüklerin ikinci anlamlarıyla de yere ve konuya az çok uygun düşme durumu Ör İzarınla letafet bahs ederse lale tâğîdir Lebinle renk ü bu dava ederse gonca bâğîdir ReisülKüttap Arif Tâğî 1 azgın asi 2 yanlış olarak dağsal Bâğî 1 baş kaldıran serkeş 2 bağsal 2 Halk yazınında çabuk çabuk söylenerek dinleyenin anlamasına engel olmak onu yanıltmak amacını güden yarı anlamlı çoğu uyaklı tekerleme niteliği gösteren söz dizisi Yanıltmak kandırmak amacıyla bilinçli olarak ortaya konan bir yanılım Doğru gibi görünen gerçekte ise başkasını aldatmak ya da kıstırmak için bile bile doğru olmayarak yapılan çıkarım Dizelerde önermelerde sözcüklerin değişik anlamlarından değişik dizilişlerinden yararlanılarak hatta bu türden kanıtlar da ileri sürülerek okuyucuları dinleyicileri şaşırtma oyunu yanıltmaca )
( SOPHISTRY | SOPHISM, FALLACY )
( SOPHISME, ARGUMENT CAPTIEUX | SOPHISME )
( FANGSCHLUSS | TRUGSCHLUSS, FANGSCHLUSS )
( FALLACIA )
- CİNAYET ile/||/<> KIYA
- ÇİNCE ile JAPONCA
( SİNOLOG: Çince bilen/öğreten. )
- CINCHONA, QUININ BARK[İng.] ile/||/<> QUINQUINA[Fr.] ile/||/<> CHONDRILLA JUNCEA[Lat.] ile/||/<> CHINABAUM, FIEBERRINDENBAUM[Alm.] ile/||/<> ÇENGEL SAKIZI
( Papatyagiller Compositae familyasından 100 cmye kadar boylanabilen iki ya da çok yıllık sütlü sarı çiçekli köklerinden sakız elde edilen bir bitki Garagavuk garagavlık sakızlık çenkel sakızı )
( CINCHONA, QUININ BARK )
( QUINQUINA )
( CHINABAUM, FIEBERRINDENBAUM )
( CHONDRILLA JUNCEA )
- ÇİNÇİLYA/CHİNCHİLLA[Fr. < CHINCHILLA] ile/||/<> FARE/FARE[Ar. < FĀRE] ile/||/<> KOBAY/COBAYE[Fr. < COBAYE] ile/||/<> KALEMİS/KALEMİS[Yun. < ] ile/||/<> SARİG/SARİGUE[Fr. < SARIGUE]
( Çinçilyagillerden postu için avlanan yumuşak ve gümüş rengi tüyleri olan kemirici hayvan Chinchilla laniger )
- ÇİNEKOP/ÇENE[Tr. < ÇENE + Yun.] ile/||/<> KOFANA/KOFANA[Yun. < ] ile/||/<> LÜFER/LÜFER[Yun. < ]
( Lüferin küçüğü Temnodon altator )
- CINEMA THEATRE (HOUSE), CINEMA, (ABD) THEATER, MOTION PICTURE THEATER, MOVIE HOUSE (THEATER), PICTURE HOUSE, PICTURES, MOVIES | CINEMATOGRAPHY), KINEMA(TOGRAPHY), (ABD) MOTION PICTURE, MOVING PICT/CINEMATOGRAPHY), KINEMATOGRAPH(Y), FILM-MAKING, (ABD) MOTION PICTURES/FILM LOVER, DISCRIMINATING CINEGOER/CINEMATOGRAPHIC, CINEMATIC/CINEMATOGRAPH, KINEMATOGRAPH[İng.] ile/değil/yerine/= 1. CINÉMA, SALLE (DE CINÉMA) | CINÉMA(TOGRAPHIÉ)/CINÉMATOGRAPHE), CINÉMATOGRAPHIE/CINÉPHILE/CINÉMATOGRAPHIQUE, DU CINÉMA/CINÉMATOGRAPHE/CINÉMATIQUE[Fr. < CINÉMA + TÜR. < SEVER] ile/değil/yerine/= FILMTHEATER(BAU), KINO(BAU), LICHTSPIELHAUS, LICHTSPIELTHEATER, SCHAUSPIELHAUS | FILM, KINEMATOGRAFIE/KINEMATOGRAFIE, FILMGEWERBE/FILMES FREUND/KINEMATOGRAFISCH/KINEMATOGRAF[Alm.] ile/değil/yerine/= SINEMA
( Sinema 1. İzleyicilerin filmleri topluca görebilmeleri için özel olarak yapılmış yapı. 2. Herhangi bir devinimi, düzenli aralıklarla parçalara bölerek bunların resimlerini saptama, sonra bunları gösterici yardımıyla karanlık bir yerde görüntülük üzerine yansıtarak devinimi yeniden oluşturma işi. 3. Bir ülkede sinemayı oluşturmak üzere gerekli kuruluşların tümü, sinema işleyimi (bk. sinema işleyimi). 4. Güzel sanatların bir dalı olarak sinema sanatı (bk. sinema sanatı). 5. Sinemayı oluşturmak için yapılan çalışmaların tümü, sinemacılık (bk. sinemacılık). 6. Bir ülkenin kendine özgü nitelikler taşıyan ulusal sineması. ('Sinema', sinematograf sözcüğünün kısaltmasıdır).@@Sinema 1. Sinema filmlerinin gerçekleştirilmesi için gerekli araç ve gereçleri yapmak, film çevirmek, bunların sürümünü sağlamak için yapılan çalışmaların tümü. 2. Bu çalışmaları yapanların işi, uğraşı. 3. Sinema çalışmaları, uygulayımı, işleyimi, sanatıyla ilgili konular. )
- CİNEMA[Fr. < CINÉMA] ile/değil/yerine/=/||/<> SİNEMA
( sinema endüstrisi sinema perdesi sinema salonu sinema sanatçısı sinema sanayisi sinemasever sinema tekniği açık hava sineması Herhangi bir hareketi düzenli aralıklarla parçalara bölerek bunların resimlerini belirleme ve sonra bunları gösterici yardımıyla karanlık bir yerde bir ekran veya perde üzerinde yansıtarak hareketi yeniden oluşturma işi Film göstermeye yarayan özel bir makineyle görüntülerin beyaz perdeye yansıtıldığı salon veya yapı Güzel sanatların dalı olarak yansıtılmaya uygun olan filmleri gerçekleştirme ve yaratma sanatı beyaz perde yedinci sanat )
- CİNERAMA[Fr. < CINÉRAMA] ile/değil/yerine/=/||/<> SİNERAMA
( Mercekleri milimetre aralıklı üç ayrı alıcının yan yana birleştirilip eşlemeli olarak çalıştırılmasıyla ortaya çıkan bir geniş perde ve üç boyutlu sinema tekniği )
- ÇINGAR[Yun. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> KAVGA
- ÇINGILLI ile/||/<> YUFKA TATLISI. (NÜCÜLLÜ *YALVAÇ -ISPARTA)
( Yufka tatlısı Nücüllü Yalvaç Isparta )
- ÇINGIRAK BİÇİMİNDE/ÇINGIRAKSI KOROLLA = TÜVEYC-İ CÜLCÜLÎ = COROLLE URCÉOLÉE
- ÇİNHİNDİ ÜLKELERİ:
TAYLAND ile/ve/||/<> MALEZYA ile/ve/||/<> KAMBOÇYA ile/ve/||/<> VIETNAM ile/ve/||/<> BALİ ile/ve/||/<> LAOS ile/ve/||/<> MYANMAR
- ÇİNİ ile/||/<> KAOLİN ile/||/<> MİNE ile/||/<> PORSELEN | MAJOLİKA
( (Süsleme) Bir tür beyaz topraktan yapılmış saydam olmayan boyalı, pişirilerek taşlaştırılmış toprak işi. a. bk. majolika, maviçini, çini toprağı. @@ Beş-altı bardaklık çaydanlık. (Nudra *Şarkikaraağaç -Isparta) @@ ~ Az çini. -Kzk şını. -Krg çını. -Tel çına 'çay fincanı'. < Far çīnī 'Chinese, porcelain' < Çīn 'Çin' + -ī nispet eki. )
( CROCKERY, EARTHENWARE | CAOLIN, KAOLINE | ENAMEL | CHINA~CAOLIN, KAOLINE~ENAMEL~CHINA | PORCELAIN )
( FAÏENCE | KAOLIN | ÉMAIL | PORCELLAINE~KAOLIN~ÉMAIL | ÉMAIL, ADAMANTINE~PORCELLAINE | PORCELAINE )
( SMALTUM~...~SMALTUM~... )
( STEINGUT | EMAIL | PORZELLAN~KAOLIN~EMAIL | SCHMELZ~PORZELLAN )
( MAIOLICA~CAOLINO~SMALTO~PORCELLANA )
( ΦΑΓΕΝΤΙΑΝΉ / φαγεντιανή~ΚΑΟΛΊΝΗΣ / καολίνης~ΣΜΆΛΤΟ / σμάλτο~ΠΟΡΣΕΛΆΝΗ / πορσελάνη )
( ÇINI[Az.]~ŞINI[Kzk.]~ÇINI[Krg.]~ÇINA[Tel.] )
( ÇĪNĪ )
- ÇİNİ ile/||/<> MAJOLİKA
( Süsleme Bir tür beyaz topraktan yapılmış saydam olmayan boyalı pişirilerek taşlaştırılmış toprak işi a majolika maviçini çini toprağı Beşaltı bardaklık çaydanlık Nudra Şarkikaraağaç Isparta Az çini şını çını Tel çına çay fincanı çīnī Chinese porcelain Çīn ī nispet eki )
( CROCKERY, EARTHENWARE | CAOLIN, KAOLINE | ENAMEL | CHINA )
( FAÏENCE | KAOLIN | ÉMAIL | PORCELLAINE )
( STEINGUT | EMAIL | PORZELLAN )
( SMALTUM )
( MAIOLICA )
( ΦΑΓΕΝΤΙΑΝΉ / φαγεντιανή )
( ÇĪNĪ )
( ÇINI[Az.]~ŞINI[Kzk.]~ÇINI[Krg.]~ÇINA[Tel.] )
- ÇİNKOGRAF/ZİNCOGRAPHE[Fr. < ZINCOGRAPHE] ile/||/<> ÇİNKOGRAFİ/ZİNCOGRAPHİE[Fr. < ZINCOGRAPHIE] ile/||/<> GRAVÜR/GRAVURE[Fr. < GRAVURE] ile/||/<> LİTOGRAFYA/LİTOGRAFYA[Yun. < ]
( Çinkografi ustası )
- ÇINLAMA ile ÇINLAMALI
- CİNS ile/ve/||/<>/> NEV/TÜR ile/ve/||/<>/> FASL ile/ve/||/<>/> HASSA ile/ve/||/<>/> ARAZ
- CİOCCOLATA[İt. < CIOCCOLATA] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇİKOLATA
( Kakaonun içerisine şeker süt fıstık fındık vb katılarak yapılan bir tür tatlı yiyecek )
- ÇİP[İng. CHIP] ile/değil/yerine/= YONGA
- ÇIP ile ÇIPIK/ÇIPIQ ile ÇIPÇIRGA
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( İnce dal, ağacın sürgünü. İLE Yaş bir dal. İLE Serçe. )
- ÇIPALAMAK ile ÇIPA
- ÇİPEK ile ATMACA
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Atmacaya benzeyen bir kuş. İLE ... )
- ÇİPO[İt. < CIPO] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇIPA
- ÇİPURA ile/||/<> ÇİPURA[Yun.]
( Aurata aurata Kemiklibalıklar Teleostei takımının izmaritgiller Sparidae familyasından bir balık türü Uzunluğu 50 cm Erdişidir Ege Denizinde bulunur zooloji Kemikli balıklar Teleostei takımının izmaritgiller Sparidae familyasından 50 cm kadar uzunlukta er dişi Ege Denizinde yaşayan bir tür Kemikli balıklardan mercan balığıgiller Sparidae familyasından boyu 70 cm olabilen tüm denizlerimizde yaşayan ve eti çok lezzetli bir tür alyanak R τσιπούρα )
( SEABREAM )
( PAGRE | DURADE VULGAIRE )
( GROSSER ROTBRASSEN )
( AURATA AURATA | SPARUS AURATA )
( ΤΣΙΠΟΎΡΑ / τσιπούρα )
- ÇİPURA[Yun. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇİPURA
( Karagöz balığına benzer eti beyaz bir Akdeniz balığı çupra çupra balığı Sparus aurata )
- ÇİPURA ile/||/<> ÇUPRA BALIĞI
- ÇIRA[Fars. :Işık.] ile/ve/<> ÇIRAĞ
( Çam gibi reçineli ağaçların, yağlı çabuk yanmaya elverişli bölümü. | Lamba. İLE/VE/<> Mum, kandil, lamba gibi ışık aracı. )
- ÇİRÂ[Fars.] ile ÇİRÂĞ[Fars.]
( Nasıl? İLE Fitil, kandil, mum. | Çırak. | Emekli, tekaüt. | Öğrenci, talebe. )
- ÇIRAKMA[Fars. < ÇERÂG + PÂ] ile/||/<> ...
( üzerine mum kandil veya lamba konulan tepsi çirāġpā foot of a lamp portable lamp candlestick çirāġ lamp pā foot Anadolu ağızlarında çırakpa biçimi de kullanılır Türkçe çırakma biçiminin p m değişmesi sonunda ortaya çıktığı açıktır çırakpa çırakma Anadolu ağızlarında çırakmaya çıraklık adı da verilir )
( CANDLESTICK )
( CHANDELIER )
( LEUCHTER )
( CANDELIERE )
( ΚΗΡΟΠΉΓΙΟ / κηροπήγιο )
( ÇIRĀĠPĀ )
- ÇIRAKMA[Fars. < ÇERÂĠ + PÂ] ile/||/<> ÇIRAKMAN
( 'üzerine mum, kandil veya lamba konulan tepsi' @@ < Far çirāġpā 'foot of a lamp; portable lamp; candle-stick' (çirāġ 'lamp', pā 'foot'). -Anadolu ağızlarında çırakpa biçimi de kullanılır. Türkçe çırakma biçiminin p > m değişmesi sonunda ortaya çıktığı açıktır: çırakpa >çırakma. Anadolu ağızlarında çırakmaya çıraklık adı da verilir. )
( CANDLESTICK~CANDELABRUM )
( CHANDELIER~CANDÉLABRE )
( ...~CANDELABRUM )
( LEUCHTER~KANDELABER )
( CANDELIERE~CANDELABRO )
( ΚΗΡΟΠΉΓΙΟ / κηροπήγιο~ΚΗΡΟΠΉΓΙΟ / κηροπήγιο )
( ÇIRĀĠPĀ )
- ÇIRAKMA[Fars. < ÇERĀĠ + PĀ] ile/değil/yerine/=/||/<> ŞAMDAN | MEŞALE
( şamdan meşale )
- ÇIRAKMA ile ÇIRAKMAN
- CİRANTA[İt. < GIRANTA] ile/||/<> CİRO EDEN
( ciro eden )
( GIRANTA )
- CİRANTA/GİRANTA[İt. < GIRANTA] ile/||/<> CİRO/GİRO[İt. < GIRO] ile/||/<> ORDİNO/ORDİNO[İt. < ORDINO]
( Bir senedi ciro eden kimse )
- CİRANTA ile/||/<> ENDOSSEUR[Fr.]
( ENDOSSEUR )
- CİREAĞDA[Fr. < CIRE + Tr. AĞDA] ile/değil/yerine/=/||/<> SİR AĞDA
( Reçineden üretilen elektrikle ısıtılan makinelerde eritildikten sonra tene uygulanan ardından özel kâğıtlarıyla bastırılıp çekilen bir tür ağda )
- CİRİT ATMA ile/||/<> ÇEKİÇ ATMA ile/||/<> DİSK ATMA ile/||/<> GÜLLE ATMA
( Atmak işi )
- CİRİT ATMA ile/||/<> GEM ile/||/<> GEM
( 1. Hız kazanmak için gerilip koştuktan sonra, elde taşınan ciriti omuz ya da taşıyan kol üstünden ileriye doğru fırlatma. 2. Ciriti, bu yolla en uzağa atmak için yarışılan atletizm dalı. )
( THROWING THE JAVELIN~BIT~BIT )
( LANCEMENT DU JAVELOT~MORS~MORS )
( IACULATIO~...~... )
( SPEERWURF~GEBISS~GEBISS )
( LANCIO DEL GIAVELLOTTO~MORSO~MORSO )
( ΑΚΟΝΤΙΣΜΌΣ / ακοντισμός~ΧΑΛΙΝΌΣ / χαλινός~ΧΑΛΙΝΌΣ / χαλινός )
- CİRİT ile CİRİT ATMA ile CİRİTÇİ
( JAVELIN vs. JAVELIN THROW vs. JAVELIN THROWER )
( پرتاب نيزه ile زوبين ile نيزه پراني ile نيزه پران )
( PORTAB NEYZAH ile زوبين ile NEYZAH PARANY ile NEYZAH PARAN )
- CİRİT ile CİRİTÇİ/LİK ile CİRİT UCU ile CİRİT ATMA ile CİRİT OYUNU
- ÇIRNIK[BULGARCA] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇIRNIK
( Küçük boyda kayık Üç flok yelkeni bulunan iki yüz tona kadar olabilen tek ve yekpare direkli yelkenli )
- ÇİROZ/ÇİROZ[Yun. < ] ile/||/<> KOLORİDYE/KOLORİDYE[Yun. < ] ile/||/<> KOLYOZ/KOLYOZ[Yun. < ] ile/||/<> İSTAVRİT/İSTAVRİT[Yun. < ] ile/||/<> LİPARİ/LİPARİ[Yun. < ] ile/||/<> PALAMUT/PALAMUT[Yun. < ] ile/||/<> RİNGA/RİNGA[Alm. < RINGA]
( Yumurtasını atarak zayıflamış uskumru balığı Bu balığın kurutulmuşu Çok zayıf kimse )
- ÇIRPI İPİ ile/||/<> ÇALI ÇIRPI ile/||/<> BİR ÇIRPIDA
( Dal budak kırpıntısı Boyalı ve gergin bir sicimi yay gibi çekip bırakarak duvara veya yere çizilen çizgi Çok zayıf )
- ÇIRPINMA ile/||/<> ...
( Yağlı güreşte ve karakucakta karşılaşma yapılırken saldırıya geçecek güreşçinin haydalanarak ellerini birbirine vurup sıçraması )
- ÇIRPINMA ile/ve/<> CANLANMA
- ÇIRPMA ile/||/<> ÇIRPMA
( Güdülen amaca göre namlunun ortaya da esnek bölümü ile karşı namluya birden yapılan vuruş Alta düşen güreşçinin üstündekinin belinden sıkıca iki kolla kavrayıp köprüden dönerek yaptığı oyun Dansçının bir bacağını bükmeden uzatarak yaptığı alıştırmaların tümü Dansçının bir eliyle tutamağı destek alırken bir bacağını gererek öne arkaya sağa ve sola hareket ettirmesi )
( BEAT | BATTEMENT )
( BATTEMENT )
( BATTEMENT )
- ÇIRPMA ile ÇIRPMACI/LIK
- CİSİM ile/ve/<>/< MEKÂN ile/ve/<>/< HEY'ET ile/ve/<>/< SÛRET-İ VEHMİYE(CİSM-İ MEVHUM) ile/ve/<>/< TEŞEKKÜL/TAHAYYÜL/TAŞAHHUS ile/ve/<>/< SÛRET-İ NEV'İYE(İSTİDAD/TAAYYÜN İSTİDADI) ile/ve/<>/< SÛRET-İ CİSMİYE ile/ve/<>/< UNSUR(TAHAYYÜL) ile/ve/<>/< HEYULA
- CİSİMLERİ SOYUTLAMA ile/ve/||/<> ANLAMLARI CESETLENDİRME
- CİSMU LÂ YENFEKKU MİN KEZÂ[Ar.] ile LÂ YEBRAHU[Ar.] ile LÂ YEZÂLU[Ar.] ile LÂ YAHLÛ[Ar.] ile LÂ TE'ARRÂ[Ar.]
- ÇIT ile ÇITA ile ÇIT ÇIT ile ÇITI PITI
- ÇİTA[İng. < CHEETAH] ile/||/<> JAGUAR ile/||/<> KAPLAN ile/||/<> KEDİGİLLER ile/||/<> PUMA ile/||/<> VAŞAK
( (Acinonyx jubatus) Etçiller (Carnivora) takımının kedigiller (Felidae) familyasından bir memeli türü. Uzunluğu 125, kuyruğu 76 cm. Tüyleri kara beneklidir. Afrikada yaşar. @@ (zooloji) @@ Etçiller (Carnivora) takımının, kedigiller (Felidae) familyasından, 125-150 cm kadar uzunlukta, 80 cm kadar kuyrukları olan, eskiden Afrika, Türkiye ve Hindistan'da görülen, çok hızlı koşan, soyu tükenmekte olan bir tür. )
( CHEETAH | JAGUAR | TIGER | CATS | MOUNTAIN LION | EUROPEAN LYNX~JAGUAR~TIGER~CATS~MOUNTAIN LION~EUROPEAN LYNX )
( GUÉPARD | GUEPARD | JAGUAR | TIGRE | CHATS | PUMA | LYNX~JAGUAR~TIGRE~CHATS | FÉLIDÉS~PUMA~LYNX )
( ACINONYX JUBATUS | ACINONYX JUBATUS | FELIS ONCA | FELIS TIGRIS | FELIS | FELIS CONCOLOR | LYNX LYNX, FELIS LYNX~FELIS ONCA | FELIS ONCA, PANTHERA ONCA~FELIS TIGRIS | FELIS TIGRIS, PANTHERA TIGRIS~FELIS | FELIDAE | FELIDAE, FELIS: KEDI~FELIS CONCOLOR~LYNX LYNX, FELIS LYNX )
( JAGDLEOPARD | JAGUAR | KÖNIGSTIGER | KATZEN | PUMA | SUMPFLUCHS~JAGUAR~KÖNIGSTIGER~KATZEN~PUMA~SUMPFLUCHS )
( GHEPARDO~GIAGUARO~TIGRE~FELIDI~PUMA~LINCE )
( ΓΑΤΌΠΑΡΔΟΣ / γατόπαρδος~ΙΑΓΟΥΆΡΟΣ / ιαγουάρος~ΤΊΓΡΗ / τίγρη~ΑΙΛΟΥΡΟΕΙΔΉ / αιλουροειδή~ΠΟΎΜΑ / πούμα~ΛΎΓΚΑΣ / λύγκας )
- ÇİTA/CHEETAH[İng. < CHEETAH] ile/||/<> JAGUAR/JAGUAR[Fr. < JAGUAR] ile/||/<> PUMA/PUMA[Fr. < PUMA]
( Etçil memeliler sınıfının etçiller takımının kedigiller familyasından bir hayvan )
- ÇİTA ile ASYA ÇİTASI
- ÇITA ile BAĞDÂDÎ
( Düzgün biçilmiş uzun ve ensiz tahta. İLE Ağaç direkler üzerine çakılmış çıtalara sıva vurularak yapılan duvar ya da tavan. | Yapılarda kullanılan çıta. | 0,0501 gram olan ağırlık ölçü birimi. )
- ÇITA ile/||/<> ÇITA
( Yüksek ya da sırıkla atlamada aşılması gereken yüksekliği gösteren tahta maden vb özdekten yapılmış yuvarlak yerine göre üçgen kesitli uzun ince çubuk Genellikle dikdörtgen ya da kare kesitli uzun tahta çubuk Üzerlerine kiremit yerleştirilen makaslara çakılmış olan ağaçlar Yukarıtırtar Yalvaç Isparta Kökenini bilmiyoruz Kökenini bilmiyoruz )
( BAR )
( BARRE TRANSVERSALE )
( LATTE | HOLZLEISTE )
- ÇITA ile ÇİTA[İng. < CHEETAH]
( Düzgün biçilmiş uzun ve ensiz tahta. @@ Kedigillerden ve en hızlı koşan hayvan. )
- ÇİTA ile/||/<> ÇITA[İng. < CHEETAH]
( Acinonyx jubatus Etçiller Carnivora takımının kedigiller Felidae familyasından bir memeli türü Uzunluğu 125 kuyruğu 76 cm Tüyleri kara beneklidir Afrikada yaşar zooloji Etçiller Carnivora takımının kedigiller Felidae familyasından 125150 cm kadar uzunlukta 80 cm kadar kuyrukları olan eskiden Afrika Türkiye ve Hindistanda görülen çok hızlı koşan soyu tükenmekte olan bir tür )
( CHEETAH | JAGUAR | TIGER | CATS | MOUNTAIN LION | EUROPEAN LYNX )
( GUÉPARD | GUEPARD | JAGUAR | TIGRE | CHATS | PUMA | LYNX )
( JAGDLEOPARD | JAGUAR | KÖNIGSTIGER | KATZEN | PUMA | SUMPFLUCHS )
( ACINONYX JUBATUS | ACINONYX JUBATUS | FELIS ONCA | FELIS TIGRIS | FELIS | FELIS CONCOLOR | LYNX LYNX, FELIS LYNX )
( GHEPARDO )
( ΓΑΤΌΠΑΡΔΟΣ / γατόπαρδος )
- ÇİTA ile DAĞ ASLANI/YENİDÜNYA ASLANI/PUMA/KUGAR
(
)
( CHEETAH vs. COUGAR )
- ÇITA" ile/değil/||/<> EŞİK
- ÇITA ile KÖPÜRTÜCÜ ile KÖPÜK ile KÖPÜK ÇANTA ile KÖPÜK
( LATH vs. LATHERER vs. LATHERN vs. LATHERN BAG vs. LATHERY )
( توفال ile توفال کوبي کردن ile توفال کوب ile چرمين ile خريطه ile کف آلود )
( TOFAL ile TOFAL KUBY KARDAN ile TOFAL KUB ile چرمين ile خريطه ile KOF ALUD )
- ÇİTA ile LEOPAR
( Öncelikle, yüzlerinden anlaşılır. Her yerinde benekleri bulunan fakat sadece burnunun iki yanında siyah çizgi olan ÇİTA. İLE Benekleri burnunun yanında da olmak üzere her yerinde bulunan LEOPAR'dır. )
( Daha zayıf ve narin görünüşlüdür. İLE Daha kaba ve sert görünüşlüdür. )
( ... İLE Gebelik süreleri, 3 aydır. )
( Dünyanın, en hızlı hayvanı.[Saatte, 100 km. hızla koşabilirler. Fakat kısa sürelidir. Çok çabuk yorulurlar.] İLE ... )
( Avlarını çok kısa mesafede yakalamaları gerekir. Çok uzun süre koşamazlar. İLE ... )
( Zaman zaman, leoparlar, çitaları avlar. )
(
ile
)
(
)
( 3 km. öteyi görebilirler.[Isı dalgaları nedeniyle net bir görüş elde edemeyebilirler.] İLE ... )
( CHEETAH vs. LEOPARD )
( ACINONYX JUBATUS cum PANTHERA PARDUS )
- ÇITALI UÇURTMA/BATPİREK ile/ve ŞEYTAN UÇURTMASI
- ÇİTARİ ile/||/<> SARPA
( İzmaritgillerden üzerinde sarı çizgiler bulunan en büyüğü yarım kiloyu aşmayan kılçıklı bir balık Boxsalpa İpek ve pamukla dokunan bir tür çizgili kumaş )
( BOXSALPA cum/||/<> SARPA SALPA )
- ÇİTİLEMEK ile ÇİTİLENMEK ile ÇİT ile ÇİTA ile ÇİTİ ile ÇİTİLİ ile ÇİT SARMAŞIĞI ile ÇİT SARMAŞIĞIGİLLER
- ÇITIRDAMA ile/||/<> ÇITIRDAMA
( kimya İki sert yüzün birbirine sürtünmesinden çıkan ses deri altı amfizeminde basmakla hissedilen ses krepitasyon )
( CRACKLE, CREPITATION )
( CRAQUÈTEMENT )
- CIVA(Hg)["CİVA" değil!] ve/||/<> ANLAK/ZEKÂ
( Atom numarası 80, atom ağırlığı 200.6, donma noktası -38.9 °C olduğundan, oda sıcaklığında, sıvı olarak bulunan, kaynama sıcaklığı 356.6 °C, yoğunluğu 13.59 g/cm³ olan, kütle numarası 196-205 arasında izotopları bulunan, sıcaklıkölçer, basınçölçer, emme pompaları, cıva buharlı lambaların yapımında, aynaların sırlanmasında, altın ve gümüşün özümlenmesinde kullanılan, gümüş renginde bir öğe. )
( HYDRARGYRUM )
( ZÎBAK/ZEYBAK )
( MERCURY )
( LE MERCURE )
( QUECKSILBER )
- CIVA ile/||/<> CIVA BUHARLI DOĞRULTUCU ile/||/<> CIVA BUHARLI LAMBA ile/||/<> CIVA HAZNELİ KATOT ile/||/<> CIVA LAMBASI ile/||/<> CIVALI ALAŞIM ile/||/<> CIVALI ARK ile/||/<> CIVALI BAROMETRE ile/||/<> CIVALI DOĞRULTUCU ile/||/<> CIVA BUHARLI DOĞRULTUCU ile/||/<> CIVALI MANOMETRE ile/||/<> CIVALI PİL ile/||/<> CIVALI SICAKLIKÖLÇER ile/||/<> CIVALI TERMOMETRE
- CIVA ile CIVALI ile CIVALI ZAR
- CIVA ile/değil GALYUM/GALLIUM
- CIVA ve/<> İNSAN
- CIVA ile MALGAMA[Lat. < Ar.]
( ... İLE Cıvanın, herhangi bir madenle birleşerek yaptığı alaşım. )
- MECURE[Fr.] ile/değil/yerine/= CİVA
- MERCURY[İng.] / MERCURE[Fr.] / QUECKSILBER[Alm.] ile/değil/yerine/= CIVA
- CIVA ile METİL CIVA
- CIVADRA[İt. < GIVADERA] ile/||/<> GEMİNİN BAŞ TARAFINDAN UZATILAN DİREK
( geminin baş tarafından uzatılan direk İtal civadera spritsail İspanyolca cebadera belli başlı Akdeniz dillerinde yaygın olarak geçer cevadeira civadière İtal civadera KAfrika sabadera Fas ṣabaḍẹ ṛa Cezayir sābādīra )
( CIVADIÈRE )
( GIVADERA | CIVADERA )
- CIVADRA[İt. < GIVADERA] ile TALİMAR[İt. < TAGLIAMARE]
( Geminin baş tarafından havaya doğru biraz kalkık olarak uzatılmış bulunan direk. İLE Baş bodoslamasından omurgaya kadar uzanan, cıvadra donanımına destek olması amacıyla konulan ekleme. )
- CİVADRA[İt. < GIVADERA] ile/ve GRANDİ ile/ve MİZANA ile/ve GABYA
( Geminin baş tarafındaki yatık direk. İLE/VE Geminin ortasındaki büyük direk. İLE/VE Yelkenli gemilerdeki arka direk. İLE/VE Üç direkli gemilerdeki orta direk. )
- CİVATA değil CIVATA[İt. < CHIAVARDA]
- CIVATA ile/||/<> CIVATA[İt. < CHIAVARDA]
( İtal Venedik giaveta bolt )
( CHIAVARDA | GIAVETA )
- CIVATA[İt. < CHIAVARDA] ile MAPA[İt. < MAPPA]
( ... İLE Ucu halkalı cıvata. | Gemi içini aydınlatmaya yarayan zeytinyağıyla yanan siperli fener. )
- CIVATALAMAK ile CIVATA ile CIVATALI
- CİVCİV/CÜLLE ile PİLİÇ/BULADA
( CHICK vs. PULLET )
- CİVE[Fars. < CĪVE] ile/değil/yerine/=/||/<> CIVA
( havacıva hava cıva Atom numarası atom ağırlığı yoğunluğu olan donma noktası C olduğundan normal sıcaklıkta sıvı olarak bulunan gümüş renginde bir element simgesi Hg )
- ÇİVİ ile KABARA
( ... İLE Dayanıklılık sağlamak amacıyla, ayakkabıların altına çakılan, yassı ve iri başlı demir çivi. | Süs olarak odaların ahşap bölümlerine, türlü biçimler yapmak için çakılan iri başlı, sarı çivi. | Kumaş kaplı mobilyanın kenarındaki şeridin üzerine çakılan süslü çivi. )
- CIVITMA ile/||/<> ...
( Davranışlarıyle güreşi yakışık almayacak bir biçime sokma )
- ÇİZELGE ile KİRALAMA
( CHART vs. CHARTER )
( نمودار ile خريطه ile منشور ile دربست کرايه دادن ile اجازهنامه )
( NEMODAR ile خريطه ile MONASHOR ile DARBAST KARAYYEH DADAN ile EJAZEHENAMEH )
- ÇİZGİ, ELYAF, DAMAR | FİLON | VİE | USEYBAT | VİA ile/||/<> DAMAR
( Bir maden ya da mineralle doldurulmuş kayaç çatlağı Aynı mevsimde oluşan gözeler gurubunun kesitlerde öbür gözelerden ayrı renkte görünüşü madencilik İşletilen bir katmanın yakınındaki ince kömür katmanı İçinde kan ve lenf gibi sıvıların dolaştığı ve tüm gelişmiş duvarları bulunan kanallar 2 Böceklerin kanatlarında bulunan kitin çizgiler Derinin ham kalan bölümü Bor Niğde coğrafya jeoloji botanik botanik zooloji 1 İçinde kan ve lenf gibi sıvıların dolaştığı ve gelişmiş duvarları bulunan kanallar 2 Böceklerin kanatlarında bulunan trakea sisteminin ince uzantıları 3 Bitki yapraklarındaki iletim sisteminin uzantıları Tomruklardaki gaz oyuklarının haddelenmesi ya da yanlış haddeleme sonucu uzun metal parçalarda oluşan genellikle üzeri kapalı bulunması zor kusur Bir öz etrafına bir veya birkaç kat halinde heliksel sarılmış kesiti yuvarlak üçgen oval biçiminde olan çelik teller demeti anat İçinde kan ve lenf gibi sıvıların dolaştığı kanal vaz anjeyon Az damar damar tamır 1 kök 2 damar tamır tamır kök tamır tamır 1 kök 2 damar tamır 1 kök 2 damar Alt Tel Küer Koy Kaça tamır 1 kök 2 damar tımır tımar Eski Türkçeden başlayarak kullanılır tamar tamır Orta Türkçede tamur olarak geçer Oğuzlar tamar biçimini kullanırlar Eski Kıpçakçada da tamar olarak geçer Türkçe tam damlamak kökünden geldiği anlaşılıyor Yalnız Clausonun vurguladığı gibi tamar yanında geçen tamur biçimi düşündürücüdür )
( FISSURE VEIN | LADE VEIN | VESSEL | IODE, VEIN | VESSEL, VEIN | SEAM | STREAK )
( FILON, FISSURE, FILONIENNE | FIBRE | FILON, VEINE | VAISSEAU | FILON | NERVURE | VAISSEAU, VEINE )
( GANG | FASER | ADER | ERZGANG, GANG | GEFASS, VENE )
( VENA )
( VENA )
( ΦΛΈΒΑ / φλέβα )
( DAMAR[Az.]~DAMAR[Tkm.]~TAMIR[Tatk.]~TAMIR[Bşk.]~TAMIR[Nog.]~TAMIR[Kklp.]~TAMIR[Kzk.]~TAMIR[Krg.]~TIMIR[Yak.]~TIMAR[Çuv.] )
- ÇİZGİ GENİŞLEMESİ / DOPPLER GENİŞLEMESİ ile/||/<> ÇİZGİSEL KUSUR ile/||/<> ÇİZGİSEL KUTUPLANMA / DOĞRUSAL KUTUPLANMA ile/||/<> ÇİZGİSEL MOMENTUM / MOMENTUM ile/||/<> ÇİZGİSEL SOĞURMA KAT SAYISI / DOĞRUSAL SOĞURMA KAT SAYISI ile/||/<> ÇİZGİSEL YÜK YOĞUNLUĞU ile/||/<> ÇİZGİ SPEKTRUMU
( ... İLE/||/<> Atom ya da molekülleri düzenli olarak sıralanmış tüm katılarda basınç, sıcaklık, ışın vb. fiziksel etkilerle düzenli yapının bir hattında ortaya çıkan kusur. İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> Bir iletken üzerinde birim uzunluk başına düşen yük miktarı. [Simgesi: X. Birimi: C/m (MKS), eyb/cm (CGS)] İLE/||/<> Enerji ya da frekans niceliklerinin kesikli değerler aldığı elektromanyetik spektrum. | Birbirine çok yakın spektral çizgi desenlerinin oluşturduğu band spektrumundan ayrılabilen, düşük basınçta gaz fazındaki atom, iyon ve moleküllerin spektrumu. )
( ... VS. LiNEAR DEFECT VS. ... VS. ... VS. ... VS. LiNEAR CHARGE DENSiTY VS. LiNE SPECTRUM )
( ... AVEC LE DEFAUT LiNEAiRE AVEC ... AVEC ... AVEC ... AVEC LA DENSiTé DE LA CHARGE LiNéAiRE AVEC LE SPEETRE DE LA LiGNE )
( ... MiT LiNEARER DEFEKT MiT ... MiT ... MiT ... MiT LiNEARE LADUNGSDiCHTE MiT LiNiENSPEKTRUM )
- ÇİZGİ ile/ve/||/<> OMURGA
- ÇİZİK ile/||/<> KOPMA ile/||/<> YIPRANMA ile/||/<> YIRTILMA
( Sinema Filmin yüzünde, yabancı cisimlerden ya da filmin pürüzlü yerlere sürülmesinden oluşan, çizintiden daha derin olan sıyrık. @@ (Resim) Çizgi yoluyla gösterme. @@ Haddeleme sırasında oluşan ve sivri uçların sürtmesiyle, yüzeyde ince uzun izler biçiminde beliren kusur. )
( SCRATCH, RAIN | LAYING OUT, OUTLINE | SCRATCH | BREAKING THE FILM), BREAKING (OF THE FILM | WEAR, FILM WEAR | 1. TEAR, FILM TEAR, 2. TEARING, PICTURE TEARING~BREAKING THE FILM), BREAKING (OF THE FILM) | FISSION | RUPTURE~WEAR, FILM WEAR | DEPRECIATION | WEARING OUT~1. TEAR(ING), FILM TEAR(ING), 2. TEARING, PICTURE TEARING | TEARING )
( RAYURE | TRACÉ | CASSURE, RUPTURE (DU FILM | USURE (DE FILM | 1. DÉCHIRURE, DÉCHIREMENT, 2. DÉCHIREMENT HORIZONTAL~CASSURE (DU FILM), RUPTURE (DU FILM | FISSION | RUPTURE~USURE (DE FILM) | DÉPRECIATION~1. DÉCHIRURE (DE FILM), DÉCHIREMENT (DE FILM), 2. DÉCHIREMENT HORIZONTAL | DÉCHIREMENT )
( SCHRAMME, BILDSCHRAMME,RAGNEN, KRATZER | RISS | SCHRAMME | BRECHUNG, RISS, FILMRISS | ABNUTZUNG | 1. RISS, FILMRISS, 2. ZERREISSEH (DES BILDES~BRECHUNG, RISS, FILMRISS | SPALTUNG | BRUCH~ABNUTZUNG | ENTWERTUNG~1. RISS, FILMRISS, 2. ZERREISSEH (DES BILDES) | ZERREISSEN )
( GRAFFIO~ROTTURA~USURA~STRAPPO )
( ΓΡΑΤΖΟΥΝΙΆ / γρατζουνιά~ΘΡΑΎΣΗ / θραύση~ΦΘΟΡΆ / φθορά~ΣΧΊΣΙΜΟ / σχίσιμο )
- ÇİZİNÇ/HARİTA[Ar.] ile/ve/||/<>/> YÖNDEÇ/PUSULA[İt.]
- ÇİZİNÇ = HARİTA[Ar.] = MAP[İng.] = PLAN[Fr.] = LANDKARTE[Alm.] = MAPPA[İt.] = MAPA[İsp.]
- CLEARLY :/yerine AÇIKÇA
- CLİMAT[Fr. < CLIMAT] ile/değil/yerine/=/||/<> KLİMA
( Soğuk veya sıcak hava vererek kapalı bir yerin havasını değiştiren elektrikli araç iklimleme cihazı )
- CLIMATE/ACCLIMATION[İng.] ile/değil/yerine/= CLIMAT[Fr.] ile/değil/yerine/= KLIMA[Alm.] ile/değil/yerine/= IKLIMLEME
( Sinema/TV. Sinema salonlarını, sinema ve televizyon ilişkilerini istenilen sıcaklıkta tutma, korunakların sıcaklığını düzenleme. @@ döşem: Yapıların sıcaklık, nem ve temizliğini sağlamaya, gerekli hava akımını gerçekleştirmeye ilişkin aygıtsal işlem. )
- CLIMATE[İng.] ile/||/<> CLIMAT[Fr.] ile/||/<> KLIMA[Alm.] ile/||/<> İKLİM
( Yeryüzünün herhangi bir yerinde havayuvarı olaylarının ortaklaşa gerçekleştirdikleri etkilerin uzun yılların ortalamasına dayanan durumu )
( CLIMATE )
( CLIMAT )
( KLIMA )
- CLOSURE[İng.] ile/||/<> FERMETURE[Fr.] ile/||/<> SCHLIESSUNG, VERSCHLUSS[Alm.] ile/||/<> KAPANMA
( Patlayıcı ünsüzlerin boğumlanması sırasında ses yolunun önce bir kapanma durumuna geçmesi c ç d t p k g ünsüzlerinin boğumlanmasında görüldüğü gibi )
( CLOSURE )
( FERMETURE )
( SCHLIESSUNG, VERSCHLUSS )
- CLUBBING ile/değil/yerine/= ÇOMAKLAŞMA
- CLUSTER ALGEBRA ile/||/<> QUİVER REPRESENTATION
( Cluster algebra belirli exchange ilişkilerine sahip halka yapısıyken İLE quiver representation directed graph üzerinde temsil kuramıdir )
( Formül: Mutation process )
- CMB ile/||/<> BAO ile/||/<> IA SÜPERNOVA
( Evrenin ilk saydamlaştığı andan kalan, gökyüzünü dolduran zayıf ışımadır; erken evrenin ve büyük patlamanın en güçlü kanıtıdır. @@ Erken evrendeki ses dalgalarının galaksi dağılımına bıraktığı, belirli bir uzaklıkta yoğunlaşma desenidir; kozmik bir cetvel gibi mesafe ölçer. @@ Belirli bir kütlede patlayan, hep aynı parlaklıkta olan beyaz cüce patlamalarıdır; standart mum gibi uzaklık ölçer, evrenin hızlanan genişlemesi bunlarla bulundu. Üçü de evrenin geçmişini ve genişlemesini ölçen bağımsız gözlemlerdir. )
( Formül: T = 2.725 K (CMB) )
- CMB ile/||/<> BAO ile/||/<> TYPE IA ile/||/<> WEAK LENSİNG
( Evrenin ilk ışımasından kalan, erken evreni ve bileşimini haritalayan arka plan ışımasıdır. @@ Erken evren ses dalgalarının galaksi dağılımına bıraktığı, mesafe ölçen kozmik cetveldir. @@ Hep aynı parlaklıkta patlayan, standart mum olarak uzaklık ve genişlemeyi ölçen beyaz cüce patlamalarıdır. @@ Uzak galaksi ışığının araya giren kütlece hafifçe bükülmesinden görünmez madde dağılımını haritalayan yöntemdir. Dördü evrenin içeriğini ve genişlemesini ölçen bağımsız gözlemsel araçlardır. )
( Formül: z = H₀d/c )
- COAGULATION[İng.] ile/||/<> COAGULATION[Fr.] ile/||/<> CUM,AGERE[Lat.] ile/||/<> GERINNUNG[Alm.] ile/||/<> PIHTILAŞMA
( karşılık koagulasyon cum birlikte agere sürmek Kimayasal yanıtımlar aracı ile sıvı halden pelte koyuluğuna ya da katı bir hale geçme kanın pıhtılaşması gibi )
( COAGULATION )
( COAGULATION )
( GERINNUNG )
( CUM,AGERE )
( COAGULAZIONE )
( ΠΉΞΗ / πήξη )
- COAGULATION[İng.] ile/||/<> PIHTILAŞTIRMA
( Genellikle bir pıhtılaştırma faaliyetini hızlandırıcı yardımıyla pelteleştirme işlemi )
( COAGULATION )
- ÇOBANLAMA ile/||/<> ÇOBANLAMA
( Kır yaşantısını ve özellikle çobanların sevgi ve yaşamlarını gösteren yazın yapıtı Kır hayatını ve özellikle çobanların aşk ve yaşayışlarını gösteren edebiyat eseri )
( BERGERIE | PASTORALE )
- ÇOBAN/LIK ile ÇOBANLAR ile ÇOBANSIZ/LIK ile ÇOBANLAMA ile ÇOBAN BÖREĞİ ile ÇOBAN KEBABI ile ÇOBAN KÖPEĞİ ile ÇOBAN MERHEMİ ile ÇOBAN YILDIZI ile ÇOBAN SALATASI
- COBRA[Fr. < COBRA] ile/değil/yerine/=/||/<> KOBRA
( Hint kobrası Kobragillerden Afrika ve Asya nın sıcak bölgelerinde yaşayan çok zehirli kızıl esmer ve sarı renklerde bir tür yılan gözlüklü yılan Hint kobrası Naja Dörtçekerli lastik tekerlekli hem karada hem suda gidebilen keşif ve ileri gözetleme görevlerinde kullanılan dokuz personel taşıyabilen zırhlı araç )
- COBRE[Fr.] ile/||/<> NAJE[Lat.] ile/||/<> KOBRA[Fr. < COBRA]
( zooloji )
( COBRE | COBRA )
( NAJE )
- COCA[İsp. < COCA] ile/değil/yerine/=/||/<> KOKA
( İki çeneklilerden çiçekleri küçük ve sarımtırak zeytine benzer meyvesi kırmızı renkte olan yapraklarından kokain çıkarılan en çok Peru da yetişen bir bitki Erytrroxylon coca Bu bitkinin yapraklarından çıkarılan madde )
- COCOLETTA[İt. < COCOLETTA] ile/değil/yerine/=/||/<> KUKULETA
( Yağmur soğuk vb dış etkilere karşı başa geçirilen giysiye dikili veya ayrı olarak kullanılan başlık )
- COCONUT[İng.] ile/||/<> COCOS NUCIFERA[Lat.] ile/||/<> HİNDİSTAN CEVİZİ
( Yağlı tohumlardan olup yağı alındıktan sonra küspesi protein kaynağı olarak rasyonlarda kullanılan çok yıllık odunsu bitki )
( COCONUT )
( COCOS NUCIFERA )
- [ne yazık ki]
ÇOCUĞUNA TAPMA ve ALAYCI TAVIR
( Modern kişinin, öncül ve ölümcül tutumları. )
( http://ahmetcorak.blogspot.com.tr/2010/01/ahtapor-anne.html )
- ÇOCUK BAHÇESİ ile/||/<> ÇOCUK BAKICISI ile/||/<> ÇOCUK BAŞINA ile/||/<> ÇOCUK BEZİ ile/||/<> ÇOCUK BİLİMİ ile/||/<> ÇOCUK DİLİ ile/||/<> ÇOCUK DOKTORU ile/||/<> ÇOCUK EDEBİYATI ile/||/<> ÇOCUK FELCİ ile/||/<> ÇOCUK İŞİ ile/||/<> ÇOCUK LAFI ile/||/<> ÇOCUK MAHKEMESİ ile/||/<> ÇOCUK OYUNCAĞI ile/||/<> ÇOCUK OYUNU ile/||/<> ÇOCUK RUHLU ile/||/<> ÇOCUK YAZINI ile/||/<> ÇOCUK YUVASI ile/||/<> ÇOLUK ÇOCUK ile/||/<> DÜNKÜ ÇOCUK ile/||/<> GAYRİMEŞRU ÇOCUK ile/||/<> MAVİ ÇOCUK ile/||/<> PARMAK ÇOCUK ile/||/<> ÜVEY ÇOCUK ile/||/<> BAYRAM ÇOCUĞU ile/||/<> KÖPRÜALTI ÇOCUĞU ile/||/<> KUCAK ÇOCUĞU ile/||/<> MEKTEP ÇOCUĞU ile/||/<> MUHALLEBİ ÇOCUĞU ile/||/<> OKUL ÇOCUĞU ile/||/<> OROSPU ÇOCUĞU ile/||/<> SOKAK ÇOCUĞU ile/||/<> SÜNNET ÇOCUĞU ile/||/<> SÜT ÇOCUĞU ile/||/<> ZAMANE ÇOCUĞU ile/||/<> ÇİÇEK ÇOCUKLARI
( Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız yavru bala uşak velet Soy bakımından oğul veya kız yavru bala döl evlat zürriyet Genç erkek Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi Büyüklere yakışmayacak daha çok küçüklerin yapabileceği gibi davranan kimse Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse )
- ÇOCUKÇA ile ÇOCUKÇA HAREKET
( CHILDISH vs. CHILDISH ACT )
( طفلانه ile کودکانه ile بچگانه ile بچگي )
( طفلانه ile KOODKANEH ile BECHEGANEH ile BECHAGY )
- ÇOCUKLUKTA ve/<> HER YAŞTA
- COFFRET[Fr. < COFFRET] ile/değil/yerine/=/||/<> KOFRA
( Bina girişlerinde elektrik şebeke hattını sigorta sistemi ile düzenleyen kutu )
- ÇOĞALMA | ÇOĞALTIM | REPRODÜKSİYON ile/||/<> REPRODÜKSİYON ile/||/<> ÇOĞALMA
( çoğalma çoğalma Çoğalma 1 Çoğalma üreme neslin devamı için yeni canlı meydana getirme 2 Tekrar meydana gelme hayvan ve bitkilerin üremesi karşılık reprodüksiyon re tekrar producere meydana getirmek Bir tür ya da ırkın eşeyli ya da eşeysiz göze bölünmesi tomurcuklanma birleşme partenogenez yollarından biri ile üreyerek dölünü devam ettirmesi üreme Eşeyli ya da eşeysiz hücre bölünmesi ile çoğalma Üreme reprodüksiyon Eşeyli veya eşeysiz hücre bölünmesiyle hücre veya birey sayısındaki artış üreme reprodüksiyon Üreme )
( REPRODUCTION )
( REPRODUCTION )
- TEKÂSÜR[Osm.] / MULTIPLICATION[İng.] / MULTIPLICATION[Fr.] / MULTIPLIKATION, ZUNAHME[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇOĞALMA, KIRILMA
- ÇOĞALMA ile/<> BÖLÜNEREK ÇOĞALMA
- ÇOĞALMA ile/||/<> ÇOĞALMA
( karşılık reprodüksiyon re tekrar producere meydana getirmek Bir tür ya da ırkın eşeyli ya da eşeysiz göze bölünmesi tomurcuklanma birleşme partenogenez yollarından biri ile üreyerek dölünü devam ettirmesi üreme Eşeyli ya da eşeysiz hücre bölünmesi ile çoğalma Üreme reprodüksiyon Eşeyli veya eşeysiz hücre bölünmesiyle hücre veya birey sayısındaki artış üreme reprodüksiyon Üreme )
( REPRODUCTION )
( REPRODUCTION )
( FORTPFLANZUG | REPRODUKTION, FORTPFLANZUNG | FORTPFLANZUNG )
( RE,PRODUCERE | RE: TEKRAR; PRODUCERE: MEYDANA GETIRMEK )
( RIPRODUZIONE )
( ΑΝΑΠΑΡΑΓΩΓΉ / αναπαραγωγή )
- ÇOĞALMA ile/||/<> ÇOĞALMA ETMENİ / ÇOĞALMA FAKTÖRÜ / ÇOĞALMA SABİTİ
( Bir yan iletkende yük taşıyıcıların artmasıyla akımdaki artış. | Bir kritik altı reaktördeki nötron akışının, nötron kaynağının akışına oranı. İLE/||/<> Bir reaktörde art arda gelen iki Nm ve Nm+1 nötron kuşağının k = Nm+1 / Nm ile verilen, kritiklik etmeni ya da kritiklik kat sayısı da denilen oranı. | Bir defada doğan etkin bölünme nötronlarının net sayısı. Reaktör ortamı için [sonlu ortam olduğundan] etkin çoğalma etmeni olarak da adlandırılır. [Simgesi: k, ket] )
( TEKÂSÜR ile TEKSİR EMSÂLİ )
( MULTIPLICATION vs. MULTIPLICATION FACTOR )
( LA MULTIPLICATION avec LE FACTEUR DE LA MULTIPLICATION )
( VERHMEHRUNG, MULTIPLIKATION mit VERHMEHRUNGSFAKTOR, MULTIPLIKATIONSFAKTOR )
- ÇOĞALMA ile/ve/değil/||/<>/< EŞLEME
- ÇOĞALMA ile/||/<> REPRODÜKSİYON ile/||/<> ÜREME
( (karşılık: reprodüksiyon), (Lat. re = tekrar, Lat. producere = meydana getirmek) : Bir tür ya da ırkın eşeyli ya da eşeysiz göze bölünmesi, tomurcuklanma, birleşme, partenogenez yollarından biri ile üreyerek dölünü devam ettirmesi. bk üreme. @@ Eşeyli ya da eşeysiz hücre bölünmesi ile çoğalma. Üreme, reprodüksiyon. @@ Eşeyli veya eşeysiz hücre bölünmesiyle hücre veya birey sayısındaki artış, üreme, reprodüksiyon. @@ Üreme. )
( REPRODUCTION~REPRODUCTION~REPRODUCTION )
( REPRODUCTION~REPRODUCTION~REPRODUCTION | SEXUEL )
( RE,PRODUCERE | RE: TEKRAR; PRODUCERE: MEYDANA GETIRMEK~...~RE, PRODUCERE )
( FORTPFLANZUG | REPRODUKTION, FORTPFLANZUNG | FORTPFLANZUNG~REPRODUKTION~FORTPFLANZUNG )
( RIPRODUZIONE~RIPRODUZIONE~RIPRODUZIONE )
( ΑΝΑΠΑΡΑΓΩΓΉ / αναπαραγωγή~ΑΝΑΠΑΡΑΓΩΓΉ / αναπαραγωγή~ΑΝΑΠΑΡΑΓΩΓΉ / αναπαραγωγή )
- ÇOĞALTMA ile ÇOĞALTMA MAKİNESİ
- ÇOĞALTMA ile/ve ZENGİNLEŞTİRME
( DIFFRACTION avec/et ... )
( TEKÂSÜR/TEKSÎR[< KESRET] ile/ve ... )
- COĞRAFİ/CUGRAFİ[Ar. < CUĠRĀFĪ] ile/||/<> COĞRAFYA/CUGRAFİYA[Ar. < CUĠRĀFİYA]
( coğrafi durum Coğrafya ile ilgili )
- COĞRAFYA ile COĞRAFYA
( ... İLE Strabon'un yazdığı kitabın adıdır! )
- COĞRAFYA ile/||/<> COĞRAFYA[Ar. < CUGRÂFİYA]
( 1 Yeryüzünün bugünkü durumu ile yeryüzüne özgü olayları tanıtan ve açıklayan bilim 2 Orta dereceli okullarda öğrencilere yeryüzünün yapısı özellikleri zenginlikleri insanın doğal ve toplumsal çevresiyle olan ilişkileri doğal kaynaklardan yararlanma yolları gibi konulara ilişkin bilgiler vermek amacıyla okutulan ders Yeryüzünde oluşan fiziksel dirimsel ve insana değgin olayları betimleyerek oluş nedenlerini dağılışlarını ve aralarındaki ilişkileri kendine özgü ilkelerle araştırıp açıklayan bilim coğrafya )
( GEOGRAPHY )
( GÉOGRAPHIE )
( ERDKUNDE )
- COĞRAFYA ile COĞRAFYACI/LIK
- COĞRAFYA = GEOGRAPHY[İng.] = GÉOGRAPHIE[Fr.] = ERDKUNDE[Alm.] = GEOGRAFIA[İt.] = GEOGRAFÍA[İsp.]
- COĞRAFYA ile/ve İKLİM
- COĞRAFYA ile/||/<> SEYAHAT
( Rihle, 120.000 km seyahat kaydı )
( İbn Batuta tarafından 1355 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1304-1369) (Ülke: Fas) (Önemli katkıları: Seyahatname, coğrafi keşifler) )
- COĞRAFYACI ile COĞRAFİ ile COĞRAFİ OLARAK ile COĞRAFYA
( GEOGRAPHER vs. GEOGRAPHICAL vs. GEOGRAPHICALLY vs. GEOGRAPHY )
( جغرافي دان ile جغرافيايي ile تلگرافاً ile علم جغرافيا ile جغرافي )
( جغرافي دان ile JOGHARAFYAYY ile TELGARAFAN ile ALAM JOGHARAFYA ile جغرافي )
- COĞRAFYACI ile/||/<> (COĞRAFYA)
( coğrafya )
- ÇOĞU AYRINTI/DURUM İÇİN:
DOĞRU/YANLIŞ SORGULAMA
( Yok. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Var. )
- ÇOĞUL ile/ve/değil BİRDEN FAZLA
- ÇOĞULLUK ile/ve/||/<> SOYUTLAMA
- ÇOĞUNLUKLA) TÜM DÜNYADA/KÜLTÜRLERDE ile/ve İSLÂM'DA ile/ve HRİSTİYANLIK'TA ile/ve YAHUDİLİK'TE
- ÇOĞUNLUKLA ile/ve/değil/yerine BAZEN
- ÇOĞUNLUKLA ... ile DAHA ÇOK ...
- ÇOĞUNLUKLA ile HER ZAMAN
( MOSTLY vs. EVERY TIME )
- ÇOĞUNLUK/LA ile/ve/||/<> YOĞUNLUK/LA
- COHABİTATİON[Fr. < COHABITATION] ile/değil/yerine/= BİRLİKTE YAŞAMA
- COIL[İng.] ile/||/<> RODA[İt. < RODA]
( Halatların muhafaza edilmeleri için yapılan istif biçimi İtal Venedik roda coil of rope İtalyancada ruota Fransızcada roue olarak kullanılır )
( COIL )
( RODA )
- ÇOK ANLAMLI ile/||/<> ÇOK AYAKLILAR ile/||/<> ÇOK BAŞLI ile/||/<> ÇOKBİLMİŞ ile/||/<> ÇOK ÇOK ile/||/<> ÇOK DÜZLEMLİ ile/||/<> ÇOK EŞLİ ile/||/<> ÇOK FAZLI ile/||/<> ÇOK GEÇMEDEN ile/||/<> ÇOKGEN ile/||/<> ÇOK GİZLİ ile/||/<> ÇOK GÖZELİ ile/||/<> ÇOK HÜCRELİ ile/||/<> ÇOK KARILI ile/||/<> ÇOK KATLI ile/||/<> ÇOK KISA DALGA ile/||/<> ÇOK KOCALILIK ile/||/<> ÇOK MİLLETLİ ile/||/<> ÇOK ORTAKLI ile/||/<> ÇOK PARTİLİ ile/||/<> ÇOKSATAR ile/||/<> ÇOK SESLİ ile/||/<> ÇOK SÖZLÜ ile/||/<> ÇOK ŞİDDETLİ FIRTINA ile/||/<> ÇOK TANRICI ile/||/<> ÇOK TANRILI ile/||/<> ÇOK TARAFLI ile/||/<> ÇOK TERİMLİ ile/||/<> ÇOK ULUSLU ile/||/<> ÇOK YANLI ile/||/<> ÇOK YILLIK ile/||/<> ÇOK YÖNLÜ ile/||/<> ÇOK YÜKSEK GERİLİM ile/||/<> ÇOK YÜZLÜ ile/||/<> AZ ÇOK ile/||/<> BİRÇOK ile/||/<> PEK ÇOK ile/||/<> BİRÇOĞU
( Sayı nicelik değer güç derece vb bakımından büyük ve aşırı olan hayli az karşıtı Aşırı bir biçimde fena I )
- ÇOK BAMBAŞKA değil BAMBAŞKA
- ÇOK BİLMİŞLİK ile/ve/değil/<> HADDİNİ/AMACINI AŞAN, ANLAMSIZ(GEREKSİZ/YERSİZ) SÖZ/KONUŞMA
- MEHRPHOTONENABSORPTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇOK FOTON SOĞURMA
- MEHRPHOTONENIONISIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇOK FOTONLA İYONLAŞMA
- MULTIPHOTON IONIZATION[İng.] / IONISATION MULTIPHOTONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇOK FOTONLU İYONLAŞMA
- MULTIPHOTON ABSORPTION[İng.] ile/değil/yerine/= ÇOK FOTONLU SOĞURMA
- ÇOK KİŞİYLE ile/ve/||/<> AZ KİŞİYLE ile/ve/||/<> TEK BAŞINA
( Konuş. İLE/VE/||/<> Düşün. İLE/VE/||/<> Karar al. )
- ÇOK "PARA" ve/||/<> ÇOK "SÖZ"
( Dolansız/yanlışsız olmaz. VE/||/<> Yalansız olmaz. )
- ÇOK SERT OLMA! ve/<> ÇOK YUMUŞAK OLMA!
( Kırılırsın. VE/<> Ezilirsin. )
- ÇOK YAŞA:
KÜLTÜRDE/ÜLKELERDE ile/ve/||/<>/> İSPANYA'DA
( Sağlık ve yaşam dileği. İLE/VE/||/<>/> 1. hapşırmada: Sağlık[Salud] | 2.'de: Para[Dinero] | 3.'de: Aşk[Amor]. dileği. )
- ÇOK ile FURYA[İt. < FURIA]
( ... İLE Olağandan çok fazla bulunma durumu. )
- ÇOKÇA ile/||/<> FAZLACA
- COKING, CARBONISATION[İng.] ile/||/<> CARBONISATION[Fr.] ile/||/<> VERKOKUNG[Alm.] ile/||/<> KOKLAŞTIRMA
( Kömürü yüksek sıcaklıktaki havasız ortamda ısıtarak bozundurma ve içindeki uçucu özdekleri gaz olarak ayırma )
( COKING, CARBONISATION )
( CARBONISATION )
( VERKOKUNG )
- ÇOKLARI ile ÇOKLARINCA
- ÇOKLU GÖSTERİM ile/||/<> ÇOKLU ORGAN YETMEZLİĞİ ile/||/<> ÇOKLU ORTAM ile/||/<> ÇOKLU ZEKÂ
( İçinde birden çok işlev barındıran )
- MULTISCATTERING[İng.] / DIFFUSION MULTIPLE[Fr.] / MEHRFACHE STREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇOKLU SAÇILMA
- ÇOKLU ile ÇOKLUK ile ÇOKLU ZEKA ile ÇOKLUK EKİ ile ÇOKLU ORTAM ile ÇOKLU GÖSTERİM
- ÇÖKME ile DAĞILMA
( TO COLLAPSE vs. TO DISPERSE )
- ÇÖKME" ile/ve/||/<> YAŞLANMA
- col.[Lat. < COLA] ile/değil/yerine/= SÜZ
- ÇÖL ile/ve/||/<> TAŞ ÇÖLÜ/ÇÖL KALDIRIMI/HAMADA[Ar. < HAMMADA]
( ... @@ Yel erozyonu sonucu kumların süpürülmesiyle ortaya çıkan, çöl bölgelerinde görülen taş ve kaya parçalarıyla kaplı sert, çorak ve düz yaylalar. )
- COLA[İng. < COLA] ile/değil/yerine/=/||/<> KOLA
( kola cevizi Kolagillerden Afrika nın sıcak bölgelerinde yetişen ve kola cevizi adıyla anılan çekirdekleri kahveden daha uyarıcı olan bazı içeceklerde ve hekimlikte kullanılan bir bitki Cola acuminata Bu bitkinin yaprağından çıkarılan kokulu bir maddeyle kokulandırılan ve içine şeker karbonat katılarak yapılan içecek )
- COLLA[İt. < COLLA] ile/değil/yerine/=/||/<> KOLA
( Gömlek örtü vb şeyleri kolalamakta kullanılan özel nişasta Kâğıt veya bez yapıştırmakta kullanılan kaynatılmış nişasta bulamacı kolalama )
- COLONİA[İt. < COLONIA] ile/değil/yerine/=/||/<> KOLONYA
( İçinde limon lavanta tütün vb bitkilerin yağı bulunan hafif kokulu alkollü bir madde )
- COLORED HEARING, CHROMESTHESIA[İng.] ile/||/<> RENKLİ İŞİTME
( İstençsiz olarak belirli sesleri duyarken belirli renkleri de algılama i )
( COLORED HEARING, CHROMESTHESIA )
- ÇOLPA/TOPAL ile ÇOLAK
( Ayağında/bacağında sakatlık/aksaklık bulunanlara verilen ad. İLE Elinde/kolunda sakatlık/aksaklık bulunanlara verilen ad. )
- COLZA[Fr. < COLZA] ile/değil/yerine/=/||/<> KOLZA
( Turpgillerden yağlı tohumlarından elde edilen yağı yapay kauçuk biyodizel vb nin yapımında kullanılan mevsimlik bitki Brassica napus )
- COMA[Fr. < COMA] ile/değil/yerine/=/||/<> KOMA
( Bazı hastalıklar yaralanmalar zehirlenmeler sırasında görülen anlama duyma ve hareketin büsbütün veya az çok kaybolmasıyla beliren bilinç kaybı durumu )
- COMBİNAT[Fr. < COMBINAT] ile/değil/yerine/=/||/<> KOMBİNA
( Birkaç sanayi kuruluşunun tek yönetimde birleşmesi Birleştirilmiş et tesisi )
- ÇÖMÇE ile/ve MABLAK/MİL'AKA
( Tahta kepçe. İLE/VE Hamur, merhem, boya gibi şeyleri ezip karıştırarak yoğurmak için kullanılan ve bir ucu ele alınacak biçimde saplı, öbür ucu yassı olan araç. | Aşure kazanlarını karıştırmada kullanılan, uzun saplı ve yayvan uclu tahta kepçe. )
- COMMANDE[Fr. < COMMANDÉ] ile/değil/yerine/=/||/<> KUMANDA
( kumanda kolu kumanda odası uzaktan kumanda komuta Elektronik aygıtları belli bir uzaklıktan yönetmeye yarayan kablosuz alet )
- COMMENT vs. IDEA
- COMMODORE ile AMIGA
- COMMON MEDLAR[İng.] ile/||/<> NÉFLIER GERMANIQUE[Fr.] ile/||/<> MESPILUS GERMANICA[Lat.] ile/||/<> DEUTSCHE MISPEL[Alm.] ile/||/<> MUŞMULA
( muşmula Gülgüler Rosaceae familyasından 23 m yükseklikte çalı formunda dikenli ve beyaz çiçekli meyveleri sonbaharda olgunlaşan ve yenen bir tür Döngel beşbıyık Räsänen V 346a Rumca μέσπιλονdan alındığını açıklamıştır Tzitzilis LD 32 1989 34 187 Zaemki 144 8 Daha çok bilgi almak için Tzitzilis Zaemki 144 8 Örn Rumca μουσμουλο μουσπουλο μεσμιουλον eski μεσπιουλον Latince mespilum Balkan dillerine Türkçe yoluyla geçmiştir Orta Türkçede yafışgu yumuşga muşmula olarak geçer Räsänene göre V 211a Orta Türkçe biçimler yapış kökünden gelir Räsänen V177b )
- COMMON SHELDUCK, SHELE DRAKE[İng.] ile/||/<> TADORNE DE BELON[Fr.] ile/||/<> TADORNA TADORNA[Lat.] ile/||/<> BRANDGANS[Alm.] ile/||/<> SUNA
( Kuşlar Aves sınıfının kazlar Anseriformes takımının ördekgiller Anatidae familyasından 80 cm kadar uzunlukta göğsünde kırmızı bir kuşak bulunan Türkiyenin her tarafında Kuzey Avrupa ve Orta Asyada deniz ve tuzlu göl kenarlarında yaşayan göçmen bir tür Hanım ördeği al kuşaklı ördek Az sona sona yaban ördeği sono yaban ördeği Eski kaynaklarda geçmediği göze çarpıyor Türkçede sülün olarak geçtiğini de biliyoruz )
( COMMON SHELDUCK, SHELE DRAKE )
( TADORNE DE BELON )
( BRANDGANS )
( TADORNA TADORNA )
( SONA[Az.]~SONA[Tkm.]~SONO[Krg.] )
- COMMON STRAWBERRY[İng.] ile/||/<> FRAISIER, FRAISIER DES BOIS[Fr.] ile/||/<> FRAGARIA VESCA[Lat.] ile/||/<> WALDERDBEERE, ERDBEERE[Alm.] ile/||/<> DAĞ ÇİLEĞİ
( Gülgiller Rosacea familyasından olgun meyveleri yenen ya da reçeli yapılan çok yıllık sürünücü beyaz çiçekli otsu bir bitki Yabanî çilek )
( COMMON STRAWBERRY )
( FRAISIER, FRAISIER DES BOIS )
( WALDERDBEERE, ERDBEERE )
( FRAGARIA VESCA )
- COMO GÖLÜ:
İSVİÇRE ve/||/<> İTALYA ALPLERİ(NİN BULUŞTUĞU NOKTADA)
- COMPAGNA[İt. < COMPAGNA] ile/değil/yerine/=/||/<> KUMANYA
( Yolculuk için hazırlanan yiyecek azık Sefer durumundaki askerler için hazırlanan yiyecek )
- COMPAGNİA[İt. < COMPAGNIA] ile/değil/yerine/=/||/<> KUMPANYA
( Genellikle yabancı sınai ticari ortaklık Tiyatro topluluğu Aynı görüşü paylaşan aynı eylemi yapan kimseler topluluğu )
- COMPARISON :/yerine KARŞILAŞTIRMA
- COMPTON DALGA BOYU ile/||/<> COMPTON ETKİSİ / COMPTON (DEBYE) ETKİSİ ile/||/<> COMPTON OLAYI ile/||/<> COMPTON GERİ TEPME ELEKTRONU / COMPTON ELEKTRONU ile/||/<> COMPTON GERİ TEPME TANECİĞİ BK. COMPT0N FL TANECİĞİCOMPTON ELEKTRONU ile/||/<> COMPTON GERİ SAÇILMA ELEKTRONU / COMPTON ELEKTRONU ile/||/<> COMPTON GERİ SAÇILMASI ile/||/<> COMPTON GERİ SAÇILMA TANECİĞİ / COMPTON GERİ TEPMESİ ile/||/<> COMPTON İNKOHERENT SAÇILMA ile/||/<> EŞ FAZLI OLMAYAN GERİ SAÇILMA TANECİĞİ ile/||/<> COMPTON KAYMASI ile/||/<> COMPTON KENARI ile/||/<> COMPTON KURALI ile/||/<> COMPTON OLAYI ile/||/<> COMPTONÖLÇERİ / KOMPTONÖLÇERİ ile/||/<> COMPTON SAÇILMASI ile/||/<> COMPTON SOĞURMASI ile/||/<> COMPTON TESİR KESİTİ
- CONDITIONING[İng.] ile/||/<> CONDITIONNÉ[Fr.] ile/||/<> KONDITIONAL[Alm.] ile/||/<> ŞARTLANMA
( Yeni bir uyaranın tekrarlanması ile bir yeni uyartıya bir cevap sağlanması tekniği )
( CONDITIONING )
( CONDITIONNÉ )
( KONDITIONAL )
- CONDURA[İt. < CONDURA] ile/değil/yerine/=/||/<> KUNDURA
( Kaba işlenmiş bağsız konçsuz ayakkabı )
- CONFLICT :/yerine ÇATIŞMA
- CONGESTION[İng.] ile/||/<> CONGESTIONNEMENT[Fr.] ile/||/<> WAHLBEZIRK[Alm.] ile/||/<> TIKANMA
( Genellikle dolaşımın yoğun olduğu yollardan söz edilirken kullanılmakla birlikte besleyemeyeceği ve kentsel işlevlerini gereği gibi yerine getiremeyeceği ölçüde büyümüş yüzölçümü işlevlerine dar gelmeye başlamış kentler için de kullanılan terim )
( CONGESTION )
( CONGESTIONNEMENT )
( WAHLBEZIRK )
- CONTA[İt. < GIUNTA] ile/||/<> ...
( geçirmezliği sağlamak için sıkıştırılmış iki yüzey arasına yerleştirilmiş genellikle kauçuk ve kurşundan yapılan ince parça uç uca gelen iki kenar arasına konulan kösele İtal Venedik zonta joint Akdeniz dillerinde yaygın olarak kullanılır joint junta İtal giunta giunto )
( JUNTA )
( GIUNTA | ZONTA )
- CONTALAMAK ile CONTA
- CONTAMINATION[İng.] ile/||/<> CONTAMINATION[Fr.] ile/||/<> VERUNREINIGUNG[Alm.] ile/||/<> BULAŞTIRMA
( Bulaşıma yol açma olayı )
( CONTAMINATION )
( CONTAMINATION )
( VERUNREINIGUNG )
- CONTEST :/yerine YARIŞMA
- CONTRA[İng.] ile/||/<> KONTRA[İt. < CONTRA]
( Karşı zıt )
( CONTRA )
( CONTRA )
- CONTRA[İt. < CONTRA] ile/değil/yerine/=/||/<> KONTRA
( kontra mizana Karşıt karşı aksi kontrplak )
- CONTREGUERİLLA[Fr. < CONTRE-GUÉRILLA] ile/değil/yerine/=/||/<> KONTRGERİLLA
( Gerilla güçlerine karşı oluşturulmuş güç gladyo )
- CONTRETABLE[Fr. < CONTRE-TABLE] ile/değil/yerine/=/||/<> KONTRATABLA
( Ağaç malzemenin biçim değiştirmesini önlemek için körağacın iki yüzüne elyaf yönleri körağaca çapraz veya derece eğik aynı kalınlıkta astar kaplama ve yüz kaplama yapıştırılarak elde edilen tabla )
- CONTROVERSY :/yerine TARTIŞMA
- CONVERGENCE[İng.] ile/||/<> YAKLAŞMA
( CONVERGENCE )
- CONVERSATION/DEPLOYMENT/SPEAKER[İng.] ile/değil/yerine/= KONUŞMA
( Bir oyunda iki kişi arasında söylediği, oyuna göre düzenlenmiş sözler. @@ Bilim savı taşıyan ve bir konuyu inceleyen söylev. @@ Bir konuyu, iddiasız olarak inceliyen söylev. @@ Bir oyunda iki kişinin birbiriyle konuşması. @@ Düşünceyi sözle ifade etme işi. Aynı dili konuşan bireyler arasında sözle anlaşma biçimi. @@ Azerbaycan Türkçesi: danışıg; Türkmen Türkçesi: gepleşik; Gagauz Türkçesi: konuşmak ~ lafetmäk;Özbek Türkçesi: sozlaşuv; Uygur Türkçesi: sözlişiş; Tat: söyläşü ~ süz alışu ~ söyläm; Başkurt Türkçesi: höyläşew; Kmk: söylew ~ lakır; Krç.-Malk.: söleşiw ~ uşak; Nogay Türkçesi: söylesüw; Kazak Türkçesi: söylesuw; Kırgız Türkçesi: süylöşüü; Alt:: kuuçın-ermek; Hakas Türkçesi: çooh; Tuva Türkçesi: çugaa; Şor Türkçesi: çook ~ çooktaş; Rusça: razgovor )
- CONVERSATION :/yerine KONUŞMA
- COOLING[İng.] ile/||/<> REFROIDISSEMENT[Fr.] ile/||/<> KÜHLUNG[Alm.] ile/||/<> SOĞUMA
( Isıl işlemle yüksek bir sıcaklıktan ısı yitirerek düşük bir sıcaklığa inme olayı )
( COOLING )
( REFROIDISSEMENT )
( KÜHLUNG )
- ÇÖP ile POSA
- COPİA[İt. < COPIA] ile/değil/yerine/=/||/<> KOPYA
( kopya defteri kopya film kopya kâğıdı kopya kalemi kopya mürekkebi Bir sanat eserinin veya yazılı bir metnin taklidi eşlem asıl karşıtı Suret çıkarma işi Bir sınavda soruları cevaplamak için başka birinden veya yerden gizlice yararlanma Yazılı sınavda gizlice bakmak için hazırlanmış kâğıt Taklit edilmiş olan Aynı canlıdan eşeysiz olarak üreyen canlı klon )
- ÇÖPLEME:
KARA ile YEŞİL ile SARI
( Düğünçiçeğigillerden, kökleri içi sürdürücü olarak kullanılan, türleri olan bir bitki, marulcuk. )
( HELLEBORUS )
- COPPER PLATING[İng.] ile/||/<> CUIVRAGE GALVANIQUE[Fr.] ile/||/<> GALVANISCHES VERKUPFERN[Alm.] ile/||/<> BAKIR KAPLAMA
( Çelikleri alkali ya da asit yunaklarda alüminyum titan ve çinko alaşımları ile ve uygun çözeltiler içinde elektrik kullanarak bakır ile kaplama )
( COPPER PLATING )
( CUIVRAGE GALVANIQUE )
( GALVANISCHES VERKUPFERN )
- ÇOPRA[Yun. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇOPRA
( Kayalıklarda yaşayan iri bıyıklı bir tatlı su balığı Balık kılçığı Sık çalılık veya sazlık )
- ÇOPRA ile/ve GELMİÇ
( Balık kılçığı. | Sık çalılık ya da sazlık. İLE/VE İri balık kılçığı. )
- ÇOPRA[Yun.] ile/||/<> SIK ÇALILIK VEYA SAZLIK
( sık çalılık veya sazlık Kökenini bilmiyoruz Kayalıklarda yaşayan iri bıyıklı bir tatlı su balığına çopra balığı adı verilir Çopra balığının kılçıklı bir balık olduğu anlaşılıyor O bakımdan çopra balık kılçığı olarak da kullanılır Tatlı sularda yaşayan sazan da kılçıklı bir balıktır sazan Kiliz balığı da sazana benzer bir balık türüdür Bu balığın da sazlık kamışlık sularda yaşadığını biliyoruz kiliz )
- COPROLALIA[İng.] ile/değil/yerine/= KOPROLALİ
( Akıl hastalığı ya da organik beyin hastalığının bir belirtisi olarak müstehcen dilin istemsiz ve tekrarlayıcı kullanımı.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ÇOPURİNA ile/||/<> İZMARİTE BENZER BİR BALIK
( izmarite benzer bir balık Kökenini bilmiyoruz Yalnız Anadolu alanında geçtiğini görüyoruz Türkçede kullanılan deniz balıklarının adları çokluk Rumcadan alınmıştır Georgacas FT çopurinadan söz etmemiştir Ancak bu adın da Rumcadan alınan çipura gibi Rumcadan geldiği anlaşılıyor )
- ÇORBA:
ŞİFÂ ve/||/<>/< CİLÂ
( Ten'e. İLE/VE/||/<>/< Batın'a. )
- ÇORBA[Fars. < ŞŪRBÂ] ile/||/<> ...
( etle veya sebzeyle pişirilen sıcak sulu içecek Az şorba çōrba şurpa şulpa hurpa sorpa sorpo sorpa sorpa şürpe şōrbā broth soup gruel şōr salt brackish bā ābā a kind of gruel or other species of spoonmeat Farsçada bā ābā ile yapılmış birçok türev kullanılır Örn Türkçe tovga da bā ile kurulmuş Farsça bir alıntıdır tovga Farsça ş Türkçede çye çevrilmiştir Farsça şaltūk Türkçe çeltik örneğinde olduğu gibi Türkçe çorba Balkan dillerine de geçmiştir Skok EtRj 1 335 Eski ve Orta Türkçede çorbaya bün mün adı verilirdi Bu ad çağdaş diyalektlerde mün min olarak saklanmıştır Eren NyK 51 568569 Räsänen V 338b Clauson ED 347b Ramstedt SKE 147 Türkçe bün mün adını Korece mje n soup biçimiyle birleştirmiştir )
( ŞŌRBĀ )
( ŞORBA[Az.]~ÇŌRBA[Tkm.]~ŞURPA[Tatk.]~ŞULPA[Tatk.]~HURPA[Bşk.]~SORPA[Nog.]~SORPO[Krg.]~SORPA[Kklp.]~SORPA[Kzk.]~ŞÜRPE[Çuv.] )
- ÇORBA ile/değil/yerine TORBA
- ÇÖRDEK ile/||/<> (GEMİLERDE) KÜÇÜK MAKARA
( gemilerde küçük makara Kökünü bilmiyoruz Ticaret gemilerinde çördek yerine daha çok mandar adı kullanılır KahaneTietze LFL 811 1 not )
- CORDELLA[İt. < CORDELLA] ile/değil/yerine/=/||/<> KURDELE
( kurdele balığı Geniş ipekli şerit Belli bir biçim verilmiş saça veya giysinin yakasına takılan ince kumaş )
- CORE :/yerine ÇEKİRDEK, ANA
- CORNA[İt.] ile/||/<> KORNA[İt.]
( Motorlu taşıtlarda bisikletlerde sesle işaret vermek için kullanılan ve içinden hava geçirilerek çalınan boru klakson Hatta düdük çalmaları alafranga söyleyelim korna etmesi bile yasakken Sami Paşazade Sezai Bütün Eserleri I 355 Taksi sesleri kornalar çok rutubetli havada keskinliklerini kaybetmişler Ahmet Hamdi Tanpınar Huzur 312 Birden kulağına tanıdık bir otomobil kornası ve motor sesi geldi Nazım Hikmet Ran Yeşil Elmalar 104 sıcak ve tozlu bir günün öğle güneşi altında eriyerek birbirine bulaşan bu sesler arasında otomobil kornaları ve tramvay çanları bile sertliklerini kaybederek pelteleşmiş bir hâlde kulak zarına yapışıyorlardı Peyami Safa Bir Tereddüdün Romanı 15 Her korna çalışta çenesi diş gıcırtılarıyla oynayan Adalet Ağaoğlu Başka Karşılaşmalar 115 Dışarıdan korna sesleri geliyor Necip Fazıl Kısakürek Aynadaki Yalan 6 Sokağa bakan büyük ön oda caddenin gürültüsünü korna seslerini çarşının uğultusunu ansızın çığlıklı bir hızla geçen tren düdüklerinin getirdiği kavuşmaların ayrılmaların iç titreten çağrışımlarını unutup açık denizlere açılıyor Nezihe Meriç Yandırma 59 Sonra da bizimkiler otobüsün sağından solundan geçip hem de Alman ın yanında gene kornalıyorlar Füruzan Yeni Konuklar 173 Arabalar havalı kornalar kirli şarkılar Selim İleri Ölünceye Kadar Seninim 28 Korna sesiyle irkildim Tunga Turgut un oğlu Tomris Uyar Gündökümü 216 Yolun kenarında duran ve kornası bozulan bir otomobil canhıraş bir gürültü çıkarıyor Oğuz Özdeş Yerdeki Bulutlar 11 Korna sesleriyle irkildi Ferit Edgü Yazmak Eylemi 111 Şoför üç kez korna çaldı Yaşar Kemal İnce Memed 2 220 Bu sırada dışarıda bir otomobil kornası işitilmişti Refik Halid Karay Kadınlar Tekkesi 302 İkinci kemanlarla birlikte kornalar birinci temayı veriyor Oğuz Atay Tutunamayanlar 500 Acı frenlerin kornaların küfürlerin arasında nihayet yolun karşısına geçmeyi başarınca dönüp arkasına kırlara çilek tarlalarına doğru bakıyor Fethi Naci Yüzyılın Yüz Türk Romanı 588 İsmail bir iki arabaya söylendi korna çaldı Sevinç Çokum Gül Yüzlüm 27 Kapanan bir kapı açılan bir pencere muziç bir korna gazetede okunan bir haber havanın açık veya kapalı oluşu Cemil Meriç Bu Ülke 285 Yakın caddeden korna ve lastik sesleri geliyor İnci Aral Sevginin Eşsiz Kışı 21 )
( HORN )
( KLAXON )
( HUPE )
( CORNU )
( CORNA )
( ΚΌΡΝΑ / κόρνα )
- CORNA[İt. < CORNA] ile/değil/yerine/=/||/<> KORNA
( havalı korna Motorlu taşıtlarda bisikletlerde sesle işaret vermek için kullanılan ve içinden hava geçirilerek çalınan boru klakson )
- CORNU QUARTZ PRISM[İng.] / PRISME DE QUARTZ DE CORNU[Fr.] / CORNU-QUARZPRISMA[Alm.] ile/değil/yerine/= CORNU KUVARS PRİZMASI
- CORONA[Lat.] ile/ve/||/<> COROLLA[Lat.]
( Taç. İLE/VE/||/<> Küçük taç. )
- CORPS A CORPS[Fr. < CORPS À CORPS] ile/değil/yerine/=/||/<> KORAKOR
( Bütün gücünü kullanarak Bütün gücünü kullanarak )
- COŞKULANMAK ile COŞKUNLAŞMAK ile COŞKULANDIRMAK ile COŞKULANABİLMEK ile COŞKU ile COŞKUN/LUK ile COŞKULU/LUK ile COŞKUNCA ile COŞKUSUZ/LUK
- ÇOTİRA ile/||/<> ...
( dikenli sert pullu kısa ve siyaha yakın esmer bir balık Balistes cpriscus Kökenini bilmiyoruz )
- ÇOTİRA ile ÇOTRA
( Çotiragillerden, dikenli, sert pullu, kısa ve geniş, siyaha yakın esmer bir balık. BALISTES CAPRISCUS[Lat.] İLE Ağaçtan yapılmış küçük su kabı. )
- ÇOTRA[Yun.] ile/||/<> AĞAÇTAN YAPILMIŞ KÜÇÜK SU KABI
( ağaçtan yapılmış küçük su kabı Balkan dillerinden alındığı anlaşılıyor čotura čutra četura čitura Srp čùtura Rum ciutură Macarcada csutora olarak geçer )
- ÇOTRA[Yun. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇOTRA
( Ağaçtan yapılmış küçük su kabı )
- COTRE[Fr. < COTRE] ile/değil/yerine/=/||/<> KOTRA
( Çoğunlukla bir direkli randası olan ince gövdeli yelkenli )
- COUNTERSTAIN[İng.] ile/değil/yerine/= ZIT BOYA
( Bir kesitin farklı kısımlarına kontrast vermek için kullanılan bir boya.Hematoksilen boyası çekirdeği boyarken, eozin boyası sitoplazmayı boyar.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- COUPE[Fr. < COUPÉ] ile/değil/yerine/=/||/<> KUPA
( Kapalı ve yalnız arkada oturulacak yeri olan genellikle atların çektiği dört tekerlekli araba İki kapılı bir tür spor otomobil Kamyon vb nin şoför mahallinin bulunduğu ön bölümü )
- COUPLING[İng.] ile/||/<> ACCOUPLEMENT[Fr.] ile/||/<> KUPPLUNG[Alm.] ile/||/<> KANCALAMA
( COUPLING )
( ACCOUPLEMENT )
( KUPPLUNG )
- COVERAGE, DIFFERENT CAMERA SET-UPS[İng.] ile/||/<> COUVRIR[Fr.] ile/||/<> AÇILAMA
( Sinema TV Güç bir bölümün çevrilmesinde işi sağlama bağlamak amacıyla bu bölümün akla gelebilecek bütün değişik açılardan saptanması )
( COVERAGE, DIFFERENT CAMERA SET-UPS )
( COUVRIR )
- COVERTA[İt. < COVERTA] ile/değil/yerine/=/||/<> GÜVERTE
( alt güverte hafif güverte üst güverte tente güvertesi Gemide ambar ve kamaraların üstü )
(1996'dan beri)