A ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 19.349 başlık/FaRk ile birlikte,
19.349 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(16/79)
- CAVİGLİA[İt. < CAVIGLIA] ile/değil/yerine/=/||/<> KAVELA
( Halatların dikişlerinde kullanılan demir ya da ağaç kama )
- CAVİGLİA[İt. < CAVIGLIA] ile/değil/yerine/=/||/<> KAVİLYA
( Yelkenin kasa ve halat dikişlerinde kollar arasını açmak için kullanılan sivri ağaç ya da demirden yapılmış sert parça )
- CAYAMBE ile/ve SARA URCU ile/ve ANTISANA ile/ve COTUPAXI ile/ve CHIMBARAZI ile/ve TUNGURAHU ile/ve EL ATAR ile/ve SANGAY
( Yanardağlar ülkesi Ekvador'da bulunan etkin yanardağlar. )
- CAYDIRI ile/ve/||/<> CEZA
- CAYDIRMA ile/ve/||/<>/> ZORLAŞTIRMA ile/ve/||/<>/> YASAKLAMA
- CÂYİ'[Ar. çoğ. CİYÂ'] ile CÂYİR[Ar.]
( Ac, ac olan, acıkmış. İLE Cevir ve cefâ eden/edici. )
- ÇAYIRLIK ile/ve HAYMANA
( ... İLE/VE Hayvanların salındığı çayırlık. )
- ÇAYKARA ile/||/<> ÇAYDAÇIRA ile/||/<> KARAÇAY
( Dereden büyük ırmaktan küçük akarsu )
- ÇAYLAKLAŞMAK ile ÇAYLAK/LIK ile ÇAYLAKÇA ile ÇAYLAK FIRTINASI
- CDNA ile/||/<> GENOMİK DNA
( cDNA mRNA kopyası intron yok, genomik tüm DNA. )
( Formül: Coding İLE complete DNA )
- CEBE[MOĞOLCA] ile/değil/yerine/=/||/<> ZIRH | SİLAH
( zırh I silah )
- CEBİR ile/||/<> ALGORİTMA
( Cebir ilminin kurulması ve algoritma kavramı )
( Harezmi tarafından 820 yılında keşfedildi/formüle edildi. (780-850) (Ülke: Harezm) (Alan: matematik) (Önemli katkıları: Cebir ve algoritma, Hint rakamları, astronomi tabloları) )
- CEBİR = CEBR[Fars., Ar.] = ALGEBRA[İng., İt., İsp., Dan., Rus.] = ALGÈBRE[Fr.] = ARS RATIOCINANDI PER LITTERAS, ARS PER LITTERAS[Orta Lat.] = ALGEBRA, BUCHSTABENRECHNUNG[Alm.] = ALGEBRA, STELKUNDE[Fel.]
- CEBİRSEL İNŞÂ ile/ve/||/<> GEOMETRİK İNŞÂ
- CEBREN[Ar. < CEBREN] ile/değil/yerine/=/||/<> ZORLA
- CEBRÎ İCRA ile/değil/yerine/= GÜCERLE TÜZRE
- CEBR-ÜL es-SÂM:
MATEMATİKTE ile/ve/<> MANTIKTA ile/ve/<> ŞİİRDE
( İrrasyonel [sonu olmayan, aşkın] sayı. İLE/VE/<> Açmaz/çıkmaz[paradoks]. İLE/VE/<> Aşk. )
( CEBR: Kök/köken. | SÂM: Duymak/işitmek. )
- CEDEL | EYTİŞİM ile/||/<> TARTIŞMA
( Karşılıklı savların ileri sürüldüğü bilimsel konuşmaları yönetme ve yürütme sanatı. 2. Fichte, Hegel ve Marx gibi filozofların, kavramların karşıtlarıyle birlikte düşünülerek gerçeğin bulunabileceği yolundaki görüşlerine verilen ad. 3. Genel anlamda Sokrates'in soru sorma ve soruları karşılama temeline dayalı öğretim yöntemine benzer bir tartışma yolu. @@ 1. Karşılıklı konuşma ve tartışma sanatı. 2. Karşıtlık ya da çeşitliklerinden yola çıkarak bir bileşime doğru gelişen uslama. @@ Bir devinimsel sürecin, karşıtlıkların uzlaşarak yeni ve daha ileri biçimler yaratması yolunda oluşup geliştiğini söyleyen evrim yasası. @@ 1. (Kavramsal yöntem) Bir kavramdan öteki kavrama çelişmeleri ortadan kaldırarak ilerleyen mantıksal düşünme yolu: a. (Sokrates'te) Doğruya varmak, kavramları açıklığa kavuşturmak, belirlemek ve bunların kesin tanımlarını bulmak için karşıtlıklar içinde ilerleyen karşılıklı konuşma yöntemi, b. (Platon'da) İdeaların bilgisine vardıran yol; en yüksek bilim; mantıksal yöntem, c. (Aristoteles mantığında) Tanıtlama yolu. 2. Usun içine düştüğü çelişmeler öğretisi. Bu yönden özellikle Kant'ta: Koşulsuz olana, salt olana ulaşmak isteyen usun zorunlu olarak içine düştüğü çelişmeler. 3. Usun gelişme yasası (Alman idealizmi). Buna göre özellikle Hegel'de usun ve tinsel gerçekliğin karşıtlıklar içinden geçerek ilerlemesi ve kendini bulması. // Eytişimin temellendirilişi: Çelişme ve karşıtlıklar yalnızca olumsuz değillerdir; onlarda olumlu, ileriye götürücü, yaratıcı güç de vardır, karşıtlardan bir birleşim de doğar. Hegel'in geliştirdiği üçlü yöntem: thesis- = koyum, sav- antithesis = karşı koyum, karşı sav - synthesis = birlikte koyum = birleşim. Bu son evrede birbirine karşıt olan şeyler birleşirler, birbirleriyle uzlaşırlar. İnsanlık tarihi Hegel'e göre eytişimsel bir konuşma gibidir; bu konuşma, söz -karşısöz daha yüksek bir birlik içinde ilerler, ama bu birlik de yeniden bir karşıtlığın çekirdeği olur ve böylece daha ilerideki gelişmelere doğru itici bir gücü içinde bulundurur. Bu devinim ve ilerleme içinde us kendi kendini açar. Dünya tarihi böylece mantıksal ide'nin gelişmesidir. 4. Marx'in eytişimsel özdekçiliğinde ekonomik gelişme yasasını dile getirir. Marx da Hegel gibi, dünyanın gelişmesinin eytişimsel bir biçimde olduğunu söyler, ama bu gelişmeyi idelerden kalkarak değil, insanın daha aşağı doğa katmanlarından (içgüdü) kalkarak açıklar. Bir tarih dönemini belirleyen, o dönemin ekonomik yapısıdır ona göre. Toplumdaki gerçek itici güçler, ekonomi ile ilgili güçlerdir. Tarihin gidişi de bir ekonomi savaşıdır, bütün tarih sınıfların savaşıdır. Büyük eytişimsel üçlü adım Marx'a göre: Anamalcılık (kapitalizm) (thesis) -emekçiler buyurganlığı (proletaria diktatörlüğü) (antithesis)- sınıfsız toplum ve herkese eşit mutluluk (synthesis) basamaklarından oluşur. @@ Dünyayı ve olayları tez, antitez, sentez süreci içinde dinamik olarak algılamaya ve yorumlamaya çalışan düşünce yöntemi.@@I. (Mantıkta) 1. Birbirinin karşısında bulunan, birbirini karşılıklı olarak dışta bırakan iki kavram ya da yargı arasındaki bağlantı. // Özel biçimleri: a. Çelişik karşıolum: Burada bir kavram, ötekinin doğrudan doğruya değillenmesidir (ak - ak olmayan), b. Karşıt karşıolum: Burada aynı tür içinde bir dizinin en belirgin parçaları karşı karşıyadır (ak-kara). c. Göreli karşıolum-ilişkilerin karşıolumu: Bağlılaşık kavramlar arasındadır (baba-oğul). d-Yoksunluk bildiren karşıolum: Bir yetkinlik ve onun eksikliği arasındadır (gören -kör), e. Düşüncenin belli koşullar altında kaçınılmaz biçimde içine düştüğü çatışkı. Karşıt kavramlar aynı konuyle ilgili olarak aynı zamanda evetlenemedikleri halde değillenebilirler. Çelişik kavramlar aynı konuyla ilgili olarak aynı zamanda evetlenemedikleri gibi değillenemezler de: 1) K, S ise P değildir. 2) K, P ise S değildir. karşıolumların örtüşmesi Ama K ne S ne P olmayabilir; burada P ile S karşıt kavramlardır. Bunların çelişik kavramlar olmaları için, yukarıdaki iki önermeye şu iki önermeyi de katmalıdır: 3) K, S değilse P dir. 4) K, P değilse S dir, yani K, ya S dir, ya P dir. 2- Aynı özne ve aynı yüklemi olan, ama a. nicelik ya da kapsam (A ve I, E ve O); b. nitelik (A ve E, I ve O: karşıt); c. hem nitelik, hem nicelik (A ve O, I ve E: çelişik) bakımından ayrı olan önermelerin durumu: Bütün öğrenciler çalışkandır. Hiç bir öğrenci çalışkan değildir. Bazı öğrenciler çalışkandır. Bazı öğrenciler çalışkan değildir. Günlük dilde çoğunlukla birbirine karıştırılan karşıt ve çelişik kavramlarını iyice birbirinden ayırmak gerekir; tümel olumlu önerme ile tümel olumsuz önerme birbirlerine karşıdırlar, ama bu karşıolum bir çelişme olmayıp bir karşıtlıktır (contrarius); tümel olumlu önermenin çelişiği olan karşıolum tikel olumsuz önermedir. (Şemaya bk. ) II. Varlıkbilim (fizikötesi açısından) 1. Gerçeklikteki çatışma; türlü güçlerin birbiriyle çatışması: Bir istenç ile başka bir istenç, bir güçle başka bir güç arasındaki karşıolum. 2. Varlığın kendi içindeki uçlaşma (kutuplaşma) durumları (soluk alma-verme, eril-dişil). 3. Yaşamın ve tinin kımıldatıcı, devindirici itilimi, dürtüsü ve ileri götüren yaratıcı gücü (özellikle J. Böhme'den Alman idealizmine değin Alman fizikötesinde). 4. Eytişimsel karşıolum: Bir varlığın (sav) karşıtına dönüşmesi (karşı sav) ve bu yolla daha yüksek bir birliğe (bireşim) ulaşması; sav ile karşı sav arasındaki ilişki, bk. eytişim, örtüşme. 5. Bireşime yer vermeyen, varoluşsal bir karar gerektiren bir seçeneğin iki kanadı arasında 'ya-ya da' biçiminde beliren ilişki.@@Marksçılığın tarih anlayışına verilen ad (Engels'in koyduğu terim). Eytişimsel özdekçiliğin toplum felsefesi. Eytişimsel özdekçiliğin genel ilkelerini insan tarihinin belli bir alanına, insan toplumunun gelişmesi alanına uygulama. // Bu anlayış , idealist, ide'den kalkan tarih fizikötesine karşıt olarak, tarihsel toplumsal gelişmeyi, bu gelişmenin temelindeki ekonomik süreçlerden, insan varoluşunun özdeksel gerçek koşullarından kalkarak kavramayı dener. Bu öğretiye göre: Bütün tarihsel ve toplumsal olayların belirleyici nedeni ve temeli ekonomik olaylardır, bk. eytişim, özdekçilik, eytişimsel özdekçilik )
( DIALECTIC | DIALECTAL, DIALECTICAL | DISPUTE, ARGUING~DISPUTE, ARGUING | DISCUSSION )
( DIALECTIQUE | DISPUTE~DISPUTE | DISCUSSION )
( DIALECTICA~DISPUTATIO )
( DIALEKTIK~DISKUSSION )
( DIALETTICA~DISCUSSIONE )
( ΔΙΑΛΕΚΤΙΚΉ / διαλεκτική~ΣΥΖΉΤΗΣΗ / συζήτηση )
- CEFA[Ar. < CEFĀ] ile/değil/yerine/=/||/<> CEFA
( eza cefa Bir başkasına verilen aşırı eziyet ya da sıkıntı )
- CEFA ile CEFALI
- ÇEGO VERA değil CHE GUEVARA
- CEHÂLET ile SIDKİYET(SÂDIK OLMA)
- CEHENNEM/TAMU[SOĞDCA] >< CENNET/UÇMAK[SOĞDCA UŞTMAḪ]
- CEHL-İ MÜREKKEB ile/ve ECHEL-Ü CÜHELÂ
( Bilmediğini bilmemek. İLE/VE Bilmediği halde bildiğini doğru kabul etmek ve iddia etmek. )
( TECHÎL (ETMEK): Cahile cahilliğini söylemek. )
- ÇEHRE[Fars. < ÇİHRE, ÇEHRE] ile/||/<> YÜZ, SİMA / YÜZ, SİMA
( yüz sima yüz sima çihra çahra face countenance Doerfer TMEN 187 Ramstedt Pashto 13 yanlışlıkla Moğolca çirai biçimiyle birleştirmiştir Çağdaş Türk diyalektlerinde yüz olarak kullanılan çıray çiray biçimi Moğolcadan kalma bir alıntıdır Ramstedt gibi Korsch da çırayı çehre biçimiyle birleştirmiştir Thomsen Arm 199 çihra çahra face countenance Doerfer TMEN 187 Ramstedt Pashto 13 yanlışlıkla Moğolca çirai biçimiyle birleştirmiştir Çağdaş Türk diyalektlerinde yüz olarak kullanılan çıray çiray biçimi Moğolcadan kalma bir alıntıdır Ramstedt gibi Korsch da çırayı çehre biçimiyle birleştirmiştir Thomsen Arm 199 )
( ÇIHRA )
- CEHT ile/||/<> EFFORT[İng.] ile/||/<> EFFORT[Fr.] ile/||/<> ÇABA
( Bir ereğe varmak herhangi bir engeli aşmak için harcanan zihinsel ya da bedensel güç Çabala bir işi başarmak için uğraşmak gayret etmek güç bir durumdan kurtulmaya uğraşmak anlamlarındaki sözün yapısının yanlışlıkla çaba la olarak düşünülüp çaba köküne bağlanmasıyla türetilmiştir Kelimenin asıl yapısı çapala çap vurmak at koşturmak ala eki biçimindedir Orta Türkçede çapala el ve ayakla vurarak çırpınmak olarak geçer Azeri alanında da çapalamag zor bir durumdan kurtulmak için çok çalışmak anlamındadır Çabala bir işi başarmak için uğraşmak gayret etmek güç bir durumdan kurtulmaya uğraşmak anlamlarındaki sözün yapısının yanlışlıkla çaba la olarak düşünülüp çaba köküne bağlanmasıyla türetilmiştir Kelimenin asıl yapısı çapala çap vurmak at koşturmak ala eki biçimindedir Orta Türkçede çapala el ve ayakla vurarak çırpınmak olarak geçer Azeri alanında da çapalamag zor bir durumdan kurtulmak için çok çalışmak anlamındadır )
( EFFORT )
( EFFORT )
- ÇEK CUMHURİYETİ değil/yerine/> ÇEKYA[CZECHIA]
- ÇEK VALF ile/||/<> ÇEK VANA
- ÇEKELEMEK ile ÇEK ile ÇEKİ ile ÇEKİCİ/LİK ile ÇEK VALF ile ÇEK VANA
- CEKET/JAQUETTE[Fr. < JAQUETTE] ile/||/<> ANORAK/ANORAK[İng. < ANORAK] ile/||/<> SALTA/SALTA[Yun. < ] ile/||/<> REDİNGOT/REDİNGOTE[Fr. < REDINGOTE] ile/||/<> VESTON/VESTON[Fr. < VESTON] ile/||/<> KANADİYEN/CANADİENNE[Fr. < CANADIENNE]
( Erkeklerin ve kadınların giydiği genellikle önden düğmeli kalçayı örten kollu üst giysisi )
- ÇEKİÇ ATMA ile/||/<> ÇEKİÇHANE ile/||/<> ÇEKİÇ KEMİĞİ ile/||/<> ÇEKİÇ MAKİNESİ ile/||/<> HAVA ÇEKİCİ ile/||/<> İMDAT ÇEKİCİ
( Çivi çakma madenleri dövme vb işlerde kullanılan saplı bir el aleti Atletizm yarışmalarında atılan yaklaşık 1 20 metre uzunluğundaki madenî tele bağlı ve ağırlığı 7 257 kilogram olan küre )
- ÇEKİÇ ile BARDA
( ... İLE Dam ustalarının kullandığı, başının bir ucu çember parçası biçiminde eğri, öbür ucu keskin çekiç. | Fıçıcı keseri. )
- ÇEKİÇLEMEK ile ÇEKİÇLENMEK ile ÇEKİÇLETMEK ile ÇEKİÇLENEBİLMEK ile ÇEKİÇLETEBİLMEK ile ÇEKİÇLEYEBİLMEK ile ÇEKİÇ ile ÇEKİÇ ATMA ile ÇEKİÇ KEMİĞİ ile ÇEKİÇ MAKİNESİ
- ÇEKİLGİ/İNZİVA ile/ve/değil/yerine/||/<> OYALANMA
- ÇEKİM/TASRİF[Ar. < TAṢRĪF] ile/||/<> FİİL ÇEKİMİ/SİGA[Ar. < ṢĮĠA]
- ÇEKİM ile/ve YANILSAMA
- ÇEKİNCE ile SAKINCA
( DRAWBACK vs. INCONVENIENCE )
- ÇEKİNME/İMTİNA[Ar. < İMTİNĀʾ] ile/||/<> ÇEKİNME/TAHARRÜS[Ar. < TAḤARRÜS]
- ÇEKİRDEK ile/||/<> ÇEKİRDEK BAĞLANMA ENERJİSİ / BAĞLANMA ENERJİSİ ile/||/<> ÇEKİRDEK BOZULMA MODU / BOZULMA ile/||/<> ÇEKİRDEK BÖLÜNMESİ
( Temel olarak proton ve nötronlardan oluşan, yükü +Ze olan, etrafında elektronların döndüğü ve atomun hemen hemen tüm kütlesini oluşturan çok yoğun merkezî kısmı. | Bir düzenek sargısının ortasında bulunan, manyetik çekirdek ya da kor olarak da bilinen manyetik nesne. )
( NUCLEUS, CORE VS. ... VS. ... VS. NUCLEAR JiSSiON )
( LE NUCLéUS / LE NOYAU AVEC ... AVEC ... AVEC LA FiSSiON NUCLéAR )
( KERN MiT ... MiT ... MiT KERNSPALTUNG )
( NüVE )
- ÇEKİRDEK ile ÇEKİRDEK MATRİSİ ile ÇEKİRDEK DÜZLEMİ ile ÇEKİRDEK DEPOLAMA
( CORE vs. CORE MATRIX vs. CORE PLANE vs. CORE STORAGE )
( سلف ile ماتريس چنبره اي ile صفحه چنبره ها ile انباره چنبرهاي )
( SOLF ile MATARYS CHENBAREH AY ile SAFHEH CHENBAREH CPEHA ile ANBAREH CHENBAREHYAY )
- ÇEKİRDEK ile/ve/||/<> GÖZE SIVISI/SİTOPLAZMA[Fr. < CYTOPLASME]/CYTOPLASM[İng.] ile/ve/||/<> PROTOPLAZMA[Fr. < PROTOPLAZMA < Yun.]
( Bir gözenin merkezini oluşturan nesnecik. | Atom çekirdeği. İLE/VE/||/<> Çekirdek dışta kalmak üzere, protoplazma yığını. İLE/VE/||/<> Yapı bakımından, çekirdek ve sitoplazmadan oluşan, yarı sıvı, saydam ve canlı gözenin metabolizma olaylarının oluştuğu yer. )
- ÇEKİRDEK ile SIMIŞKA
- ÇEKİRDEK ile/||/<> SİTOPLAZMA
( Çekirdek DNA içerir İLE sitoplazma göze sıvısı )
( Formül: Kromatin İLE Organeller + sıvı )
- [ne yazık ki]
ÇEKİŞME ile/ve/<>/< İNATLAŞMA
- BOŞANMA:
ÇEKİŞMELİ ile/değil/yerine/>< ANTLAŞMALI
- ÇEKMECE ile PEŞTAHTA[Fars.]
( ... İLE İş masası gibi kullanılan çekmece. | Sarrafların, üzerinde para saydıkları tahta. )
- ÇEKOSLOVAKYA ile ÇEKOSLOVAK
( CZECHOSLOVAKIA vs. CZECHOSLOVAKIAN )
( چکاسلواکي ile چک اسلواکي ile چکسلواکيء ile چک )
( چکاسلواکي ile CHAK ESLAVAKY ile CHEKSALVAKYR ile CHAK )
- CELÂLİ/CELALİ[Ar. < CELĀLĪ] ile/||/<> İNTİFADA/İNTİFADA[Ar. < İNTİFĀDA]
( İlk olarak Yavuz Sultan Selim döneminde ortaya çıkıp devlete isyan eden Bozoklu Derviş Celâl in adamlarına ve ondan yana olanlara sonraları da ortaya çıkan eşkıyaya verilen ad )
- ÇELATLAMA ile/||/<> CHELATION[İng.] ile/||/<> CHÉLATION[Fr.] ile/||/<> CHELATION[Alm.] ile/||/<> KISKAÇLAMA
( Bir metal yükünün bir molekül ya da yükünle iki yönlü tepkimeye girerek halka biçiminde bir karmaşık oluşturması )
( CHELATION )
( CHÉLATION )
( CHELATION )
- ÇELEBİ[TR. < ÇALAP + AR. < -Î] ile/||/<> HOPPA
( (Kar.): En eski tiplerden biri. Genç ve zengindir. Her zaman son modaya uygun giyinen ve okuma yazması olan kimsedir. @@ 1. Kentli eğitimi görmüş, okur yazar ince kişi. 2. Osmanlılarda XV. yüzyıla kadar padişah oğullarına, Mevlana soyundan gelenlere verilen san. )
( ...~FLIGHTY )
( ...~FRIVOLE )
( ...~LEICHTSINNIG )
( ...~FRIVOLO )
( ...~ΕΠΙΠΌΛΑΙΟΣ / επιπόλαιος )
- CELEBRATION :/yerine KUTLAMA
- ÇELİK BAŞLIK ile/||/<> ÇELİK BORU ile/||/<> ÇELİK ÇEMBER ile/||/<> ÇELİK HALAT ile/||/<> ÇELİKHANE ile/||/<> ÇELİK KALEMİ ile/||/<> ÇELİK KAPI ile/||/<> ÇELİK KASA ile/||/<> ÇELİK MACUNU ile/||/<> ÇELİK METRE ile/||/<> ÇELİK PAMUĞU ile/||/<> ÇELİK YAKALI ile/||/<> ÇELİK YELEK ile/||/<> HASIR ÇELİK ile/||/<> NERVÜRLÜ ÇELİK ile/||/<> PASLANMAZ ÇELİK
( Su verilerek çok sert ve esnek bir duruma getirilebilen birleşiminde az miktarda karbon bulunan demir ve karbon alaşımı polat Bu alaşımdan yapılmış Zayıf fakat güçlü vücut )
- ÇELİKLEMEK ile ÇELİK ÇOMAK ile ÇELİKLEŞMEK ile ÇELİKLEŞTİRMEK ile ÇELİKLEŞEBİLMEK ile ÇELİK ile ÇELİKLİ ile ÇELİKSİZ ile ÇELİK KAPI ile ÇELİK KASA ile ÇELİK HALAT ile ÇELİK METRE ile ÇELİK YELEK ile ÇELİK BAŞLIK ile ÇELİK KALEMİ ile ÇELİK MACUNU ile ÇELİK PAMUĞU ile ÇELİK ÇEMBER
- ÇELİŞKİ ile/ve YANILSAMA
( CONTRADICTION vs./and ILLUSION )
- ÇELME ile/||/<> KARŞILAMA ile/||/<> SAKINMA
( Yağının yumruğunu bilekle, kolla, elle karşılayıp yönünden çevirmek. @@ Karşı güreşçinin ayağının arkasına ayak koyma. @@ Birkaç çekinin birbirlerine bağlanmasından oluşan yeni alınlık. (Saçıkara *İslahiye -Gaziantep) @@ Bıçak ağzını keskinleştirmek. (Köprü *Şarkikaraağaç -Isparta) )
( TRIPPING | BLOCK UP | ESCAPE~BLOCK UP | INDEMNIFY, COMPANSATION~ESCAPE | AVOIDANCE | HEDGING )
( INDEMNISATION, COMPONSOT/ON | ÉVITEMENT~INDEMNISATION, COMPONSOT/ON~ÉVITEMENT )
( SUPPLANTATIO~...~... )
( PARADE, ABLENKUNG | BLOCKEN | MEIDBEWEGUNG~BLOCKEN~MEIDBEWEGUNG | SCHEU )
( SGAMBETTO~ACCOGLIENZA~EVITAMENTO )
( ΤΡΙΚΛΟΠΟΔΙΆ / τρικλοποδιά~ΥΠΟΔΟΧΉ / υποδοχή~ΑΠΟΦΥΓΉ / αποφυγή )
- ÉCHELLE THERMOMÉTRIQUE CELSIUS[Fr.] / CELCIUS-THERMOMETERSKALA[Alm.] ile/değil/yerine/= CELSİUS SICAKLIK ÖLÇEĞİ
- CELSIUS SKALA[Alm.] ile/değil/yerine/= CELSİYUS (SANTİGRAD) EŞELİ
- CEM | TOPLAMA ile/||/<> TOPLAMA ile/||/<> TOPLAMAK
( 1 Gerçek ya da karmaşık sayılar kümeleri üzerinde tanımlanan ikili işlem Simgesi 2 Bir soyut küme üzerinde tanımlanan ve sayılardaki toplama işlemine benzer özellikler sağlayan ikili işlem Simgesi matematik matematik )
( ADDITION | SUM | GATHER )
( ADDITION | ADDITIONNER )
( ADDITION, VERMEHRUNG, ZUSAMMENZAHLEN )
( ADDITIO )
- CEM[Ar. < CEMʿ] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇOKLUK | TOPLAMA
( cem ayini cemetmek cemevi ayinicem Bir araya getirme çokluk toplama )
- CEMAL SÜREYA/CEMALETTİN SEBER ile/||/<> SEZAİ KARAKOÇ
- CEMÂL[Ar.] ile BAHÂ'[Ar.]
- ÇEMBER ile/||/<> KADIN BAŞÖRTÜSÜ, YAZMA
( kadın başörtüsü yazma çambar a kerchief collar necklace )
( ÇAMBAR )
- ÇENEK, KOTİLEDON = FİLKA = COTYLÉDON
- ÇENELEŞMEK ile ÇENE ile ÇENEK ile ÇENET ile ÇENELİ/LİK ile ÇENEKLİ ile ÇENESİZ/LİK ile ÇENETLİ ile ÇENEKSİZ ile ÇENE KAVAFI ile ÇENE YARIŞI ile ÇENE ÇUKURU ile ÇENE YARIŞTIRMA
- CENGEL/CENGEL[Fars. < CENGEL] ile/||/<> SAVANA/SAVANE[Fr. < SAVANE] ile/||/<> SELVA/SELVA[İsp. < SELVA]
( Otlarla ve sık ağaçlarla örtülü geniş Hindistan ormanı cangıl )
- ÇENGELKÖY'DE:
AYVA ve/||/<> ŞEFTALİ ve/||/<> SALATALIK)
- CENNET ile GÖKSEL ile GÖK CİSİMLERİ ile GÖKSEL ÜCRET ile GÖKSEL VAHİY ile GÖKSEL DÜNYA
( HEAVEN vs. HEAVENLY vs. HEAVENLY BODIES vs. HEAVENLY REMUNERATION vs. HEAVENLY REVELATION vs. HEAVENLY WORLD )
( بهشت ile اخروي ile اهل بهشت ile ملکوتي ile سماوي ile آسماني ile بهشتي ile اجسام سماوي ile افلاکيان ile اجسام آسماني ile اجرا اخروي ile محي منزل ile عالم ملکوت )
( BACPEHSHT ile AKHROY ile HAL BACPEHSHT ile MOLKOTY ile سماوي ile ASMANY ile BACPEHSHTY ile اجسام سماوي ile افلاکيان ile AJSAM ASMANY ile EJRA AKHROY ile محي منزل ile ALAM MOLKOT )
- CENNET ile/ve/||/<> VALHALLA
- CENNET'TEN:
"KOVULMA" değil İNDİRİLME
- -CENOSİS ile/||/<> -RHEA/-RRHEA/-RRHOEA/-RRHOEA ile/||/<> -RHAGE/-RRHAGE/-RRHAGİA/-RRHAGY ile/||/<> LOCHİO-
( Akıntı, cerrahi olarak çıkarma. İLE/||/<> Akıntı, sızıntı. İLE/||/<> İleri derecede, aşırı akıntı. İLE/||/<> Çocuk doğumundan sonraki akıntı ile ilgili, puerperal. )
- CEPHALALJİA ile/||/<> CEPHALOMETRİKS
( Baş ağrısı. İLE/||/<> Baş ölçümleriyle ilgili. )
- CEPHALOPODA[Lat.] ile/||/<> KAFADAN BACAKLILAR
( Yumuşakçalar Mollusca şubesinden başlarının ön bölgesinde kaslı çekmenli ya da çengelli uzun kolları bulunan gözleri iyi gelişmiş başlarının altındaki bir huniden fırlatılan suyun basıncıyla hareket eden vücudun iç bölgesine yerleşmiş iç iskelet hâlinde küçük bir kabuğu bulunan ayrı eşeyli denizlerde yaşayan bazı türleri tehlike anında mürekkep bezinden siyah renkli sıvı salgılayan bir sınıf )
( CEPHALOPODA )
- CEPHE ile/ve/||/<> MANZARA
- CEPPO[İt. < CEPPO] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇIPA
( Gemilerin dalgalara akıntılara kapılarak yer değiştirmemesi için suya atılan zincirle gemiye bağlı bulunan ucu çengelli ağır demir araç çapa çipo demir Döviz kurlarını belirlemek için esas alınan ölçü )
- CEPTEKİ PARA ile/ve ALACAK
( THE MONEY IN THE POCKET vs./and THE CREDIT )
- ÇERAĞ ile ÇERAĞ UYANDIRMA ile ÇERAĞ DİNLENDİRME
- ÇERAG[Fars. < ÇERĀĠ] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇIRA
( çaydaçıra Marmara çırası Çam vb reçineli ağaçların yağlı ve çabuk yanmaya elverişli bölümü Bu bölümden küçük küçük kesilerek hazırlanmış tutuşturma ve aydınlatma işlerinde kullanılan parça )
- ÇERAG/Ğ[Fars.]/ÇIRA ile/değil/yerine/= KANDİL, MUM, IŞIK | OTLAMA, OTLAK
- ÇERÇEVELEMEK ile ÇERÇEVELENMEK ile ÇERÇEVELETMEK ile ÇERÇEVELETEBİLMEK ile ÇERÇEVELEYEBİLMEK ile ÇERÇEVE ile ÇERÇEVECİ/LİK ile ÇERÇEVELİ ile ÇERÇEVESİZ ile ÇERÇEVE ANLAŞMA
- CERİD/E, CERDÂ[Ar.] ile CERÎDE[Ar.] ile CERÎDE[Ar.]
( Verimsiz, çorak yer. İLE Gazete, tutanak, zabıtnâme. İLE Yalnız, tenha. )
- CERİHA[Ar. < CERĪḤA] ile/değil/yerine/=/||/<> YARA
- ÇERMİK ile/||/<> KAPLICA, ILICA
( kaplıca ılıca Yer adlarında da Çermik olarak geçer ǰermuk hot bath ǰer ǰerm heat warmth )
( J̌ERMUK )
- CERTİFİCAT[Fr. < CERTIFICAT] ile/değil/yerine/=/||/<> SERTİFİKA
( öğrenim belgesi Kişinin bilgi gerektiren herhangi bir konuda niteliğini gösteren belge )
- CESÂRET = ŞECÂ'AT, CESÂRET[Fars., Ar.] = COURAGE[İng., Fr.] = FORTITUDO[Lat.] = MUT[Alm.] = HË ANDREIA[Yun.] = CORRAGIO[İt.] = VALOR[İsp.] = MOED[Fel.] = MOD[Dan.] = MUJYESTVO[Rus.]
- CESET[Ar.] ile MUMYA[Fars.]
( ... İLE Bazı özel ilaçlar kullanılarak bozulmayacak duruma gelmiş olan ve bugün kazılarla ortaya çıkarılan ceset. | [mecaz] Çok zayıf kişi. )
- ÇEŞİTLİ KOKULAR('I)[Anlayana!]
( OS[İsveççe] )
- ÇEŞME ile MUSLUK/BURMA
( )
( FOUNTAIN vs. TAP )
- CESUR/CESURCA ile/değil/yerine/= YÜREKLİ/KORKUSUZ/GÖZÜPEK
- CESUR ile ASLAN GİBİ CESUR ile CESURCA
( DARING vs. DARING AS A LION vs. DARINGLY )
( شهامت ile جسور ile متهور ile جسارت آميز ile شير زهره ile جسارتا )
( SHEHAMET ile JASOR ile متهور ile JASART AMYZ ile SHYR ZAHAREH ile JASARTA )
- CESUR ile CESURCA
( BRAVE vs. BRAVELY )
( دلاور ile دلير ile پردل ile باشهامت ile رشيد ile راد ile تهم ile جوان مرد ile جوانمرد ile شجاع ile شير افکن ile شجاعانه ile غازيانه ile دليرانه ile جوان مردانه )
( DELAVAR ile DELYR ile PARDEL ile باشهامت ile رشيد ile RAD ile تهم ile JAVAN MARD ile JAVANMARD ile SHOJA ile SHYR AFKAN ile SHOJAANEH ile غازيانه ile دليرانه ile JAVAN MARDANEH )
- CESUR/LUK ile CESURCA
- ÇETE[BULGARCA] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇETE
( çete savaşı Yasa dışı işler yapmak ya da etrafındakileri korkutmak amacıyla bir araya gelmiş topluluk Ordu birliklerinden olmayan silahlı küçük birlik )
- CEVÂD[Ar.] ile NEDÂ[Ar.]
- ÇEVİRİ AMAÇLI METİNDE:
ÇÖZÜMLEME ile/ve/||/<> YORUMLAMA
- ÇEVİRİ ile/ve/değil/||/<> UYARLAMA
- ÇEVİRİ ile/ve YALINLAŞTIRMA
( TRANSLATION vs./and TO SIMPLIFY )
- ÇEVRE KİMYASI ile/||/<> ENDÜSTRİYEL KİMYA
( Çevresel süreçlerin kimyasını inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Endüstriyel süreçlerin kimyasını inceleyen bilim dalı. )
- ÇEVRE KİMYASI ile/||/<> YEŞİL KİMYA
( Çevresel süreçlerin kimyasını inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Çevre dostu kimyasal süreçleri inceleyen bilim dalı. )
- [ne yazık ki]
"ÇEVREDEKİLER İÇİN" AŞK ÜZERİNE YANLIŞ "SÖZLER":
GENÇLİKTE ile OLGUNLUKTA/YAŞLILIKTA
( "Henüz yaşın erken". İLE "Bu yaştan sonra". )
- ÇEVRELEMEK ile KAPALI ile MUHAFAZA
( ENCLOSE vs. ENCLOSED vs. ENCLOSURE )
( درميان گذاشتن ile پيوست کردن ile ضميمه کردن ile جوفا ile در جوف ile ملفوفه ile پيوست ile ضميمه )
( DARAMYAN GOZASHTAN ile PEYVAST KARDAN ile ZAMYMAH KARDAN ile جوفا ile DAR JOOF ile ملفوفه ile PEYVAST ile ZAMYMAH )
- CEVZÂ ile/||/<> GÉMEUX[Fr.] ile/||/<> İKİZLER
( astronomi )
( GÉMEUX )
- CEVZA[Ar. < CEVZĀ] ile/değil/yerine/=/||/<> İKİZLER BURCU
- CEVZ-İ MÂSİL | TATULA ile/||/<> TATULA[Fr. < DATURA]
( botanik Yapısında fazla miktarda hyosiyamin az miktarda atropin ve çok az da skopalamin içeren 30100 cm boyunda tüylü ve kenarları dişli sapsız yapışkan büyük yapraklı 2 yıllık kendisine has kötü kokulu ve mor damarlı sarı çiçek açan bir bitki )
( DATURA )
( DATURA STRAMONIUM )
- ÇEYREKLİK ile/değil/yerine/=/||/<> ÇEYREK ALTIN | ATA ÇEYREK
( çeyrek altın ata çeyrek )
- CEZA
- CEZA:
MUTLAK ile/ve/||/<> NİSBÎ ile/ve/||/<> KARMA
( Kesinlik ve karşılık. İLE/VE/||/<> Önleyici. İLE/VE/||/<> Hem önleyici, hem de karşılık. )
- CEZÂ TÜZESİNDE/HUKUKUNDA ile/ve İCRÂ TÜZESİNDE/HUKUKUNDA ile/ve CEZÂ USÛLÜNDE ile/ve DÜŞMAN CEZÂ TÜZESİNDE/HUKUKUNDA
( Güneşin batmasından bir saat sonra başlar ve güneşin doğmasından bir saat öncesine kadar devam eder. [TCK 502] İLE/VE Güneşin batmasından doğmasına kadar süren zaman. [İc. İf. K. 51] İLE/VE Nisan ayı başından 30 Eylül'e kadar saat 21.00'den sabahın 04.00'üne; 01 Ekim'den 31 Mart'a kadar saat 21.00'den sabahın 06.00'sına kadar devam eden süre. [CMUK 96] )
- CEZÂ ile AZAP
( ... İLE Sıkıntı, ıstırap. | Lezzet. )
- CEZA ile BEDEL
( PENALTY vs. WORTH )
- CEZÂ ile/ve/değil/yerine/||/<> CEFÂ
- CEZÂ'[Ar.] ile CEZÂ'[Ar.]
( Sabırsızlıkla sızlanma. İLE İyi ya da kötü karşılık, azap. )
- CEZA[Ar. < CEZĀʾ] ile/değil/yerine/=/||/<> CEZA
( ceza alanı ceza atışı cezaevi ceza hukuku ceza reisi ceza sahası ceza vuruşu ağır ceza nakdî ceza ağır ceza mahkemesi ağır hapis cezası ağır para cezası beden cezası disiplin cezası hafif hapis cezası idam cezası izinsiz cezası kınama cezası kürek cezası ölüm cezası para cezası pranga cezası uyarı cezası Uygunsuz davranışlarda bulunanlara uygulanan üzüntü sıkıntı acı verici işlem ya da yaptırım ukubet Suç işleyen bir kimsenin yaşantısına özgürlüğüne mallarına onuruna karşı yasaların öngördüğü yaptırım ukubet )
- CEZA/CEZA[Ar. < CEZĀʾ] ile/||/<> CEZAİ/CEZAİ[Ar. < CEZĀʾĪ] ile/||/<> MÜCAZAT/MUCAZAT[Ar. < MUCĀZĀT]
( ceza alanı ceza atışı cezaevi ceza hukuku ceza reisi ceza sahası ceza vuruşu ağır ceza nakdî ceza ağır ceza mahkemesi ağır hapis cezası ağır para cezası beden cezası disiplin cezası hafif hapis cezası idam cezası izinsiz cezası kınama cezası kürek cezası ölüm cezası para cezası pranga cezası uyarı cezası Uygunsuz davranışlarda bulunanlara uygulanan üzüntü sıkıntı acı verici işlem ya da yaptırım ukubet Suç işleyen bir kimsenin yaşantısına özgürlüğüne mallarına onuruna karşı yasaların öngördüğü yaptırım ukubet )
- CEZÂ ile/ve DİSİPLİN
( Karşılık. İLE/VE Öğrenme. )
( Ceza aynı hatayı yinelemeyi önlemelidir sadece. )
( Cezalandıran ya da cezalandırılan siz olabilirsiniz ama, cezanın suça uygun olmasına özen gösterin. )
( PUNISHMENT vs./and DISCIPLINE )
- CEZA değil ERİŞEMEME
- CEZÂ ile/değil KARŞILIK
( Kötülüğü cezalandırmayan, yapılmasını emreden gibidir. )
- CEZA ile/değil/yerine/= KIZIT
- CEZÂ ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< LÜTÛF
- CEZÂ[Ar.] ile MUKÂBELE[Ar.]
- CEZA ile/||/<> PEINE[Fr.]
( PEINE )
- CEZÂ ile/ve/=/||/<>/>/< RAHMET
( Hem suçlu, hem de mağdur için. )
- CEZA ile/ve YAPTIRIM
( PUNISHMENT vs./and SANCTION )
( FALE PUİ PUİ: Cezaevi. )
- CEZAİR-İ MÜÇTEMİA | TAKIMADA ile/||/<> TAKIMADA ile/||/<> ADADİZİSİ
( Birbirine az çok yakın birkaç ya da geniş bir deniz alanına dağılmış olarak birçok adadan oluşan ve genellikle ortak adları bulunan ada topluluğu adadizisi coğrafya )
( ARCHIPELAGO )
( ARCHIPEL )
( INSELGRUPPE )
- CEZALANMAK ile CEZALANDIRMAK ile CEZA ile CEZAİ ile CEZALI ile CEZASIZ/LIK ile CEZASIZCA ile CEZA ALANI ile CEZA ATIŞI ile CEZA REİSİ ile CEZA HUKUKU ile CEZA SAHASI ile CEZA VURUŞU
- CEZALARDA:
YANLIŞ YAPILANA ile YAPILMAYANA/KARŞILANMAYANA [zorunlu olduğu halde]
( Geliştirir. İLE [belki] Dönüştürür. )
( Verilebilir de, verilmeyebilir de. İLE Çoğunlukla verilmesi gerekir. )
( Niyete göre hafifletilebilir. İLE Ne niyet, ne özel koşullar pek değerlendirilmez. )
( Haklılık/haksızlık, yerindelik-yersizlik, adâlet aranabilir. İLE Ne haklılık, ne de herhangi bir şey aranır. )
( Nush ile uslanmayanı, etmeli tekdîr
Tekdîr ile uslanmayanın hakkı kötektir! )
- CEZAYİR'Lİ HASAN PAŞA ile "CEZAYİR'Lİ HASAN PAŞA"LAR
( Sadrazam ve Kaptan-ı Derya. İLE ... )
- CEZBE ile/ve/||/<> BAYILMA
( [çoğunlukla] Çevresinde birileri yoksa yapılamayan//gelinemeyen/deneyimlenemeyen. :) )
- CEZİRE ile/||/<> ADA
( Çevresi yollarla çevrili yerbölümlere ayrılmış kent toprağı ile bu topraklar üzerine oturtulmuş yapılardan oluşan küçük bir kent dilimi yapı adası Deniz ve göllerde her yanından sularla çevrili kara parçası coğrafya Az ada āda ataw ataw ataw ută Çuvaşçada ută yanında utrav adı da kullanılır Bu adın komşu diyalektlerden alındığı açıktır Orta Türkçede ada olarak otruğ adı geçer Bu ad çağdaş diyalektlerin bir bölümünde kalmıştır utraw Tara Kûr otrau odrū utrav Kumanca Kıpçakça gibi eski diyalektlerde ada olarak otraç biçimi de kullanılır Diyalektlerde olturuk olturux adı da geçer Kumandılar odrū biçimini kullanırlar Sagayca Koybalca gibi birkaç diyalektte ortalık biçimi göze çarpar Altay ve Baraba diyalektlerinde ortalık yerine ortoluk biçimi geçer Tuvalar ortuluk biçimini kullanırlar Kürtçe ada biçimi Türkçeden alınmıştır Türkçeden Balkan dillerine de geçmiştir Srp áda Škaljić Turc 69 Skok EtRj l 8 )
( CITY BLOCK | ISLAND )
( ILÔT | ÎLE )
( BAUBLOCK | INSEL )
( ADA[Az.]~ĀDA[Tkm.]~ATAW[Tatk.]~ATAW[Bşk.]~ATAW[Kklp.]~UTĂ[Çuv.]~ODRŪ[Kumd.]~UTRAV[Çuv.] )
- CEZİRE[Ar. < CEZĪRE] ile/değil/yerine/=/||/<> ADA
- CEZR | ALÇALMA ile/||/<> ALÇALMA ile/||/<> ALÇALMAK
( Kabarmaalçalma olayında suların indiği dönem Yerkabuğunun genişçe bir bölümünün içgüçlerin etkisiyle asal durumunu yitirerek çanaklaşma tekneleşme vb yeni bir biçim kazanması astronomi )
( EBB, LOW TIDE, REFLUX | DOWN-WARPING | TIDE )
( REFLUX; MARÉE BASSE | AFFAISSEMENT | DESCENDRE (SE BAISSER) | MARÉE )
( EBBE | SENKUNG | GEZEITEN )
( BASSA MAREA )
( ΆΜΠΩΤΗ / άμπωτη )
- CEZR | ALÇALMA ile/||/<> GELGİT
( Kabarma-alçalma olayında suların indiği dönem. @@ Yerkabuğunun genişçe bir bölümünün, içgüçlerin etkisiyle asal durumunu yitirerek çanaklaşma, tekneleşme vb. yeni bir biçim kazanması. @@ (astronomi) )
( EBB, LOW TIDE, REFLUX | DOWN-WARPING | TIDE~TIDE )
( REFLUX; MARÉE BASSE | AFFAISSEMENT | DESCENDRE (SE BAISSER) | MARÉE~MARÉE )
( EBBE | SENKUNG | GEZEITEN~GEZEITEN )
( BASSA MAREA~MAREA )
( ΆΜΠΩΤΗ / άμπωτη~ΠΑΛΊΡΡΟΙΑ / παλίρροια )
- CHA CHA CHA[İsp. < CHA CHA CHA] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇAÇAÇA
( Dünyaya Meksika dan yayılmış hareketli modern bir dans )
- CHALLENGE :/yerine MEYDAN OKUMA
- CHAMPAGNE[Fr. < CHAMPAGNE] ile/değil/yerine/=/||/<> ŞAMPANYA
( şampanya bardağı Açık renkli tatlı ve köpüklü şarap )
- CHAMPİONNAT[Fr. < CHAMPIONNAT] ile/değil/yerine/=/||/<> ŞAMPİYONA
( Şampiyonluk yarışması şampiyonluk )
- CHAMPIONSHIP :/yerine ŞAMPİYONA
- CHAMPS DE GLACE[Fr.] ile/||/<> BUZLA
( coğrafya )
( CHAMPS DE GLACE )
- CHANDRIOME/SQUAMEUX[Fr.] ile/değil/yerine/= CRUSTACEA[Lat.] ile/değil/yerine/= KABUK
( Bir sıvı ya da gaz yuvarlağını dıştan saran sert katman; Yer'in kabuğu gibi. @@ 1. Bohr atom kuramına göre çekirdek çevresindeki elektronların durağan konumlarını belirleyen ve K, L, M...'simgeleriyle gösterilen eşözekli yuvarlar. 2 Bir metalin yenimi sırasında yüzeyinde oluşan kalın, görünebilen katman. 3. Bir ısı değiştiricinin gövdesi. @@ Toprak yüzünde, kimi madensel ve örgensel özdeklerin yığılıp sertleşmesiyle oluşan ince katman. @@ (anlamdaş. kavkı), Bir hayvanı dıştan örten, kitinli, kalkerli, silisli, kemiksi ya da boynuzsu bir örtü. @@ Öğecik, özdecik ya da çekin içinde, kimi nicem sayıları eş, erkeleri birbirine yakın eksicik, çekincik topluluğu. @@ Bir öğeciğin çekirdeği çevresinde dolanan eksiciklerin yerleştiği katmanlardan her biri. @@ (coğrafya) @@ (botanik, astronomi, jeoloji) @@ Bir hayvanın, meyvenin, bazı yumurtaların, kalkerli, silisli, keratinsi ya da kitinli sert dış örtüsü. Kavkı. @@ Çeliğin yüzeyinde, ısıl işlem sırasındaki yükseltgenme sonucu oluşan ince oksit katı ya da katları. @@ @@ 1. Yara yüzeyinde oluşan kabuk. 2. Yara kabuğuyla kaplanma. 3. Evcil hayvanlarda uyuz hastalığı. 4. Bitkisel ve hayvansal ürünlerin dış yüzeylerini örten sert, selülozlu ya da kalkerli kısımları. )
- chart.[Lat. < CHARTA] ile/değil/yerine/= İLÂÇLI KÂĞIT
- CHEAPENING[İng.] ile/||/<> BOISSE[Fr.] ile/||/<> UCUZLATMA
( Ederlerde indirim yapma )
( CHEAPENING )
( BOISSE )
- CHEETAH[İng. < CHEETAH] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇİTA
( Etçil memeliler sınıfının etçiller takımının kedigiller familyasından bir hayvan )
- CHEMİN DE TABLE[Fr. < CHEMIN DE TABLE] ile/değil/yerine/=/||/<> ŞÖMENTABLA
( Sehpa ya da yemek masasının kendi boyutundan küçük olup üzerlerine örtülen el işinden ya da kumaştan yapılmış örtü )
- CHESTNUT[İng.] ile/||/<> MARRON, CHÂTAIGNE[Fr.] ile/||/<> CASTANEA SATIVA[Lat.] ile/||/<> KASTANIE[Alm.] ile/||/<> KESTANE[Yun.]
( Kayıngiller Fagaceae familyasından 30 m kadar boylanabilen kışın yapraklarını döken fındık tipi meyvesi olan bir tür R καστανιά Rumca καστανιάnın Ermeniceden geldiği anlaşılıyor kask kestane kaskeni kestane ağacı WaldeHoffmann LEW l 178 Belli başlı Avrupa dillerinde de kullanılır châtaigne chastaine Kastanie chestnut Bulgarca Sırpça gibi dillerinde de geçer kèsten Srp kèsten Macarca gesztenye biçiminin Balkan dillerinden alındığı açıktır )
( CHESTNUT )
( MARRON, CHÂTAIGNE )
( KASTANIE )
( CASTANEA SATIVA )
( ΚΑΣΤΑΝΙΆ / καστανιά )
- CHETANA -ile
( Bilinç, iç uyanış(chit, idrak etmek). )
- CHETANA ile/||/<> SAMVİD ile/||/<> SATİ
( Bilinç, iç uyanış. @@ Gerçek farkındalık. @@ Farkındalık. )
- CHIASMA[İng.] ile/değil/yerine/= KİYAZMA
( Kardeş olmayan kromatitlerin gen alışverişi yaparken birbirlerine temas ettikleri bölge.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- CHİAVARDA[İt. < CHIAVARDA] ile/değil/yerine/=/||/<> CIVATA
( Birbirine bağlanmak istenen ağaç ya da demir parçalarının üzerinde hazırlanmış olan deliklerden geçirilerek ucuna somun takılıp sıkıştırılan iri başlı vida )
- CHIDANANDA ile CHIDARAM
( Bilinç-Mutluluk, ruh sevinci. İLE Bilinç sevinci. )
- CHIFFCHAFF[İng.] ile/||/<> POUILLOT VÉLOCE[Fr.] ile/||/<> PHYLLOSCOPUS COLLYBITA[Lat.] ile/||/<> ZILPALP[Alm.] ile/||/<> ÇIVGIN
( Kuşlar Aves sınıfının ötücü kuşlar Passeriformes takımının ötleğengiller Sylviidae familyasından 11 cm kadar uzunlukta Avrupa ve Balkanların güneyinde yerli Orta ve Doğu Avrupada Kuzey Rusya Kafkasya Kuzey İrandan Kuzeybatı Moğolistana kadar olan bölgelerde yaz göçmeni olarak yaşayan kışı Akdeniz sahillerinde Kuzey ve Orta Afrika ile Güneybatı Asyada geçiren göçmen bir tür Çifçat Ağızlarda şıvgın şıvkın şıfkın olarak da kullanılır Dilimizde ağaç sürgünü filiz olarak fışkın biçimi de geçer fışkın çıv ağaç filiz vermek gın Ağızlarda cıv çıv civ boy atmak birdenbire büyümek uzamak olarak da kullanılır Ağızlarda filiz olarak kullanılan şıvga da çıv kökünün bir türevidir şıvga Dankoffun şıvgının Ermeniceden alındığı yönündeki savı düzeltmeye açıktır ALT 559 )
( CHIFFCHAFF )
( POUILLOT VÉLOCE )
( ZILPALP )
( PHYLLOSCOPUS COLLYBITA )
- CHIHUAHUA ile YORKSHIRE TERİYERİ
( Uzunlukça en kısa. İLE Boyca en kısa. )
( Adını Meksika'daki bir eyaletten alır.[Toltek ve Aztek sanatına dayanarak oranın yerlisi olduğuna inanılıyordu] İLE ... )
( Genel olarak dünyadaki en küçük köpek cinsinin Chihuahua olduğu söylenir. Guiness Rekorlar Kitabı'na göre yaşayan en küçük köpek rekoru tek bir cinsin elinde değildir. )
( Dünyadaki kayda geçmiş en küçük köpek Yorkshire Teriyeri'dir.[Omuzdan 6.5 cm. boyunda, burun ucundan kuyruk ucuna 9.5 cm. uzunluğunda, 113 gr. ağırlığındaydı. 1945'te ölmüştür.] )
- CHİL-/CHİLO-/CHEİL-/-CHEİLİA/CHEİLO-/-CHİLİA ile/||/<> CHİR-/CHİRO-/CHEİR-/CHEİRO-/CHEİRİA-/-CHİRİA- ile/||/<> MANİ-/MANU- ile/||/<> ONYCH-/-ONYCHİA/ONYCHO-
( Dudaklarla ilgili. İLE/||/<> Ellerle ilgili, el. İLE/||/<> El, elle ilgili. İLE/||/<> Tırnak, pençe, tırnakların durumu. )
- CHIMIQUEMENT/CHIMISTE[Fr.] ile/değil/yerine/= KIMYA
( 1. Yalınç cisimlerin özelliklerini, bu cisimlerin molekülce birbiri üzerindeki etkilerini ve bu etkileşimden ortaya çıkan bileşimleri inceleyen bilim. 2. Öğrencilere doğayı oluşturan özdeklerin yapısını, bu özdeklerin hangi koşullar altında ve hangi ilkelere göre birleştiğini ve değiştiğini anlatmak; kimyanın bugünkü uygarlığa ve teknik gelişmelere olan katkısını açıklamak; kimya olayları ile canlıların yaşayışı arasındaki sıkı bağları göstermek amacıyla orta dereceli okullarda okutulan ders. @@ Özdeklerin temel yapılarını, bileşimlerini, dönüşümlerini; çözümleme, bireşim ve üretim yöntemlerini inceleyen bilim dalı. @@ (kimya) )
- CHİNCHİLLA[Fr. < CHINCHILLA] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇİNÇİLYA
( Çinçilyagillerden postu için avlanan yumuşak ve gümüş rengi tüyleri olan kemirici hayvan Chinchilla laniger )
- CHİT ile CHİTTA
( Evrensel Bilinç. İLE Zihin. Bireysel bilinç. Chitta, maddesel olmayan fakat madde tarafından etkilenen bilinç doğasındadır. O her birinin, bilinç ve maddenin ürünü olarak tarif edilebilir. Chitta, zihnin tüm düzeylerini kapsar, en alt düzey manas'tır. )
- CHİT ile/||/<> CHİTTA
( Evrensel Bilinç. @@ Zihin. Bireysel bilinç. Maddesel olmayan fakat madde tarafından etkilenen bilinç doğasındadır. )
- CHLORINATION[İng.] ile/||/<> KLORLAMA
( Klor gazı ya da klor bileşikleriyle suyun dezenfeksiyon işlemi )
( CHLORINATION )
- CHOCOLAT[Fr. < CHOCOLAT] ile/değil/yerine/=/||/<> ŞOKOLA
( Çikolata şeker su ya da sütle yapılan sıcak içecek )
- CHOCOLATE :/yerine ÇİKOLATA
- CHOLERA[Fr. < CHOLÉRA] ile/değil/yerine/=/||/<> KOLERA
( Şiddetli ishal ve kusmalarla kendini gösteren çok bulaşıcı salgın ve öldürücü bir hastalık )
- CHOLERA[İng.] ile/||/<> KOLERA[Fr. < CHOLÉRA]
( 1 İnsanlarda Vibrio cholera nın salgıladığı kuvvetli bağırsak toksinine bağlı olarak sıvı ve elektrolit kaybı şok asidozis kusma ve akut yaygın bağırsak yangısıyla seyreden toksemikbakteriyel hastalık 2 Veteriner hekimlikte klinik ve patolojik olarak insanlardaki koleraya benzeyen ve Vibrio cholera nın neden olmadığı kimi hastalıkları ifade eder İtal colera )
( CHOLERA )
( CHOLÉRA )
( COLERA )
- CHOPPING[İng.] ile/||/<> DOĞRAMA
( Bir yem maddesinin parça iriliklerinin bıçakla ya da diğer keskin aletlerle kesilerek küçültülmesi işlemi kesme )
( CHOPPING )
- CHOU POMMÉ[Fr.] ile/||/<> BAŞLÂHANA
( botanik )
( CHOU POMMÉ )
- CHUCHOTEMENT[Fr.] ile/||/<> FISILDAMA
( Ötümsüz söyleyiş ki ses kirişlerinin hava geçerken titreşim yapmıyacak kadar birbirinden ayrılmış olmasıyla meydana gelir FTSILTILI SES Voix chuchotée )
( WHISPERING )
( CHUCHOTEMENT )
( FLÜSTERN )
( SUSSURRO )
( ΨΊΘΥΡΟΣ / ψίθυρος )
- CİAMA ARRİVA[İt. < CIAMA ARRIVA] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇIMARİVA
( çımariva selamı Savaş gemilerinde askerî personelin selamlama töreni için küpeşte boyunca belirli aralıklarla dizilmesi için verilen komut Savaş gemilerinde askerî personelin selamlama merasimi için küpeşte boyunca belirli aralıklarla dizilmesi Savaş gemilerinde askerî personelin küpeşte boyunca belirli aralıklarla dizilerek selam vermesi )
- cib.[Lat. < CUM cibis] ile/değil/yerine/= YEMEKLER ARASINDA
- CÎBÂ[Ar.] ile CİBÂH[Ar. < CEBHE:
Alın]
( Odun. İLE Alınlar. )
- CICADA[İng.] ile/||/<> CICADE[Fr.] ile/||/<> CICADA PLEBEJA[Lat.] ile/||/<> ZIKADE[Alm.] ile/||/<> AĞUSTOS BÖCEĞİ
( Böcekler Insecta sınıfının eş kanatlılar Homoptera takımından 3 cm kadar uzunlukta vücudu kaba yapılı erkekleri yaz aylarında devamlı ses çıkaran bir eklem bacaklı türü )
( CICADA )
( CICADE )
( ZIKADE )
( CICADA PLEBEJA )
- CICADA[İng.] ile/||/<> CICADE[Fr.] ile/||/<> ZIKADE[Alm.] ile/||/<> AĞUSTOS BÖCEĞİ
( Cicada plebeja Böcekler İnsecta sınıfının eşkanatlılar Homoptera takımından bir eklembacaklı türü Uzunluğu 3 cm Vücudu kaba yapılıdır Erkekleri yaz aylarında devamlı ses çıkarırlar )
( CICADA )
( CICADE )
( ZIKADE )
( CICADA )
( CICALA )
( ΤΖΙΤΖΊΚΙ / τζιτζίκι )
- ÇİÇEK AŞISI ile/||/<> ÇİÇEK BAHÇESİ ile/||/<> ÇİÇEK BALI ile/||/<> ÇİÇEK BİTİ ile/||/<> ÇİÇEK BOYASI ile/||/<> ÇİÇEK BOZUĞU ile/||/<> ÇİÇEK ÇOCUKLARI ile/||/<> ÇİÇEK DURUMU ile/||/<> ÇİÇEK DÜRBÜNÜ ile/||/<> ÇİÇEKEVİ ile/||/<> ÇİÇEK PAZARI ile/||/<> ÇİÇEK SAPÇIĞI ile/||/<> ÇİÇEK SAPI ile/||/<> ÇİÇEKSEVER ile/||/<> ÇİÇEK SOĞANI ile/||/<> ÇİÇEK SUYU ile/||/<> ÇİÇEK TACI ile/||/<> ÇİÇEK TOZU ile/||/<> ÇİÇEK YAĞI ile/||/<> ÇİÇEK YAPRAĞI ile/||/<> ÇİÇEĞİ BURNUNDA ile/||/<> ÖLMEZ ÇİÇEK ile/||/<> SARIÇİÇEK ile/||/<> YAPMA ÇİÇEK ile/||/<> AĞI ÇİÇEĞİ ile/||/<> AMBER ÇİÇEĞİ ile/||/<> ATEŞ ÇİÇEĞİ ile/||/<> ATLAS ÇİÇEĞİ ile/||/<> AYÇİÇEĞİ ile/||/<> BAKLAÇİÇEĞİ ile/||/<> BAKLA ÇİÇEĞİ ile/||/<> BALÇİÇEĞİ ile/||/<> BEZELYE ÇİÇEĞİ ile/||/<> BORU ÇİÇEĞİ ile/||/<> ÇADIR ÇİÇEĞİ ile/||/<> ÇAN ÇİÇEĞİ ile/||/<> ÇANTA ÇİÇEĞİ ile/||/<> ÇUHA ÇİÇEĞİ ile/||/<> DÜĞÜN ÇİÇEĞİ ile/||/<> FIRILDAK ÇİÇEĞİ ile/||/<> GELİN ÇİÇEĞİ ile/||/<> GUGU ÇİÇEĞİ ile/||/<> GÜNÇİÇEĞİ ile/||/<> GÜNEŞ ÇİÇEĞİ ile/||/<> GÜZELHATUN ÇİÇEĞİ ile/||/<> HANÇER ÇİÇEĞİ ile/||/<> HİNT ÇİÇEĞİ ile/||/<> ITIR ÇİÇEĞİ ile/||/<> İNCİ ÇİÇEĞİ ile/||/<> İPEK ÇİÇEĞİ ile/||/<> KABAK ÇİÇEĞİ ile/||/<> KADİFE ÇİÇEĞİ ile/||/<> KAHKAHA ÇİÇEĞİ ile/||/<> KALDIRIM ÇİÇEĞİ ile/||/<> KANARYA ÇİÇEĞİ ile/||/<> KANDİL ÇİÇEĞİ ile/||/<> KAR ÇİÇEĞİ ile/||/<> KELEBEK ÇİÇEĞİ ile/||/<> KESE ÇİÇEĞİ ile/||/<> KINA ÇİÇEĞİ ile/||/<> KIR ÇİÇEĞİ ile/||/<> KÜKÜRTÇİÇEĞİ ile/||/<> KÜPE ÇİÇEĞİ ile/||/<> LATİN ÇİÇEĞİ ile/||/<> LAVANTA ÇİÇEĞİ ile/||/<> MAHMUR ÇİÇEĞİ ile/||/<> MAHMUZ ÇİÇEĞİ ile/||/<> MASTI ÇİÇEĞİ ile/||/<> MİNE ÇİÇEĞİ ile/||/<> MUHABBET ÇİÇEĞİ ile/||/<> MUM ÇİÇEĞİ ile/||/<> NARÇİÇEĞİ ile/||/<> NAZENDE ÇİÇEĞİ ile/||/<> OYA ÇİÇEĞİ ile/||/<> PEYGAMBER ÇİÇEĞİ ile/||/<> PORTAKAL ÇİÇEĞİ ile/||/<> REZEDE ÇİÇEĞİ ile/||/<> SAAT ÇİÇEĞİ ile/||/<> SALON ÇİÇEĞİ ile/||/<> SARAY ÇİÇEĞİ ile/||/<> SOĞAN ÇİÇEĞİ ile/||/<> SUÇİÇEĞİ ile/||/<> TAŞKIRAN ÇİÇEĞİ ile/||/<> TELGRAF ÇİÇEĞİ ile/||/<> YAYLA ÇİÇEĞİ ile/||/<> YILAN ÇİÇEĞİ ile/||/<> YILDIZ ÇİÇEĞİ ile/||/<> YOĞURT ÇİÇEĞİ
( Bir bitkinin üreme organlarını taşıyan çoğu güzel kokulu renkli bölümü Çiçek açan kır ya da bahçe bitkisi Süblimleşme ya da çiçeksime yoluyla elde edilen toz İrinli kabarcıklar dökerek yüzde izler bırakan ateşli ağır ve bulaşıcı bir hastalık )
- ÇİÇEK ile ATATÜRK ÇİÇEĞİ/NOEL YILDIZI/POINSETTIA
( Joel Roberts Poinsett'i de araştırmanızı salık veririz... )
( ... cum EUPHORBIA PULCHERRIMA )
- ÇİÇEK ile AYNISEFÂ
( ... İLE Birleşikgillerden, çiçekleri sarı renkli bir kır bitkisi. )
( ... cum CALENDULA ARVENSIS )
- EFFLORESCENCE, BLOOM[İng.] / EFFLORESCENCE[Fr.] / AUSBLÜHUNG, EFFLORESZENZ, LUPPE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİÇEKLENME, PARILDAMA
- ÇİÇEKLENME ile/||/<> ÇİÇEK AÇMA
( çiçek açma )
- CICERO ve/||/<>/> SENECA
( Cicero ve Seneca'nın felsefî yapıtlarında, Yunan ve Roma'lı şairlerden yapılan alıntılar... [Daniela Dueck]
| Şair | Cicero | Seneca | Toplam |
|---|---|---|---|
| Accius | 28 | 3 | 31 |
| Aeschylus | 3 | – | 3 |
| Afranius | 1 | – | 1 |
| Alcaeus | 2 | – | 2 |
| Anacreon | – | 1 | 1 |
| Aratus | 41 | – | 41 |
| Archilochus | 1 | 1 | 2 |
| Aristophanes | 2 | 1 | 3 |
| Atilius | 1 | 1 | 2 |
| Caecilius | 11 | 1 | 12 |
| Callimachus | 2 | – | 2 |
| Q. Catulus | 1 | – | 1 |
| Cicero | 9 | – | 9 |
| Crantor | 1 | – | 1 |
| Empedokles | 1 | – | 1 |
| Ennius | 92 | 2 | 94 |
| Euripides | 9 | 2 | 11 |
| Hesiod | 1 | 3 | 4 |
| Hipponax | 1 | – | 1 |
| Homer | 23 | 10 | 33 |
| Horace | – | 4 | 4 |
| Ibycus | 1 | – | 1 |
| Labeo | – | – | – |
| Lucilius | 13 | 3 | 16 |
| Lucretius | 1 | 4 | 5 |
| Maecenas | – | 3 | 3 |
| Montanus | – | 2 | 2 |
| Naevius | 4 | 1 | 5 |
| Ovid | – | 14 | 14 |
| Pacuvius | 27 | – | 27 |
| Plautus | 3 | – | 3 |
| Publius | – | 7 | 7 |
| Rabirius | 1 | – | 1 |
| Simonides | 1 | – | 1 |
| Solon | 4 | – | 4 |
| Sophocles | 3 | – | 3 |
| Terence | 15 | 1 | 16 |
| Trabea | 3 | – | 3 |
| Turpilius | 5 | – | 5 |
| Valgius | – | 1 | 1 |
| Varro | 1 | – | 1 |
| Virgil | – | 84 | 84 |
| Bilinmeyen | 15 | 7 | 22 |
| Toplam | 327 | 156 | 483 |
- CİCİANNE ile/||/<> CİCİBABA ile/||/<> CİCİ BEBEK ile/||/<> CİCİ BİCİ ile/||/<> CİCİMAMA ile/||/<> CİCİMAYI
( Sevimli cana yakın hoş güzel hoşa giden )
- ÇIDAM[MOĞOLCA] ile/değil/yerine/=/||/<> SABIR | KUDRET
( sabır Dayanıklı olma kudret )
- CİDDİ ANLAMDA ile/ve/değil/||/<> CİDDİ ORANDA
- CİDDİ/BÜYÜK HATA ile PİŞMANLIK DUYULACAK EYLEM/HATA/OLGU
( Tekrar edilmedikçe, hiçbir şey hata değildir. )
( Hatanızı keşfedin ve korkudan kurtulun. )
( Zarif bir gerileme, kişinin gururunu hiç zedelemezken, pişmanlığın yol açtığı gerileme hem çevresinde hem de ruhunda derin zararlarla sonuçlanır. )
( BATÂNET[Ar.]: Büyük karınlılık. | Çok yiyicilik, oburluk. )
( BEL'AM[Ar.]: Terbiyesiz, açgözlü, pisboğaz, obur. )
( 7 büyük hata/günah: Açgözlülük | Kıskançlık | Oburluk | Şehvet | Gurur | Tembellik | Öfke )
( İlkesiz Siyaset | Emeksiz Zenginlik | Vicdansız Haz | Niteliksiz Bilgi | Ahlâksız Ticaret | İnsaniyetsiz Bilim | Özverisiz İbâdet )
( 7 deadly sins: Covetousness | Envy | Gluttony | Lechery, Lust | Pride | Sloth | Wrath
Politics without Principal | Wealth without Work | Pleasure without Conscience | Knowledge without Character | Science without Humanity | Worship without Sacrifice
Nothing is a mistake unless repeated.
Discover your mistake and be free of fear. )
( SERIOUS/BIG MISTAKE vs. MISTAKE/HAPPEN/BEHAVE IN REGRET )
- CİDDİYET:
SURATSIZLIKLA ile/değil İLKELERLE
- CİDDİYETSİZLİK ile ANLAMSIZ ile ANLAMSIZCA
( FRIVOLITY vs. FRIVOLOUS vs. FRIVOLOUSLY )
( سبکي ile لوسي ile سبکسر ile بيهوده وبيمعني ile سبکسرانه )
( SABAKY ile لوسي ile SABKASAR ile BEYTEOODEH VEBYMANY ile SABKASARANEH )
- CİDE[Ar.] ile GINÂ[Ar.] ile YESÂR[Ar.]
- ÇİFT DALMA ile/||/<> ...
( Ayakta güreşirken beklenmeyen bir atılımla karşısındakinin iki ayağını birden kapma )
- DOUBLE DOUBLET ANTENNA[İng.] ile/değil/yerine/= ÇİFT İKİLİ ANTEN
- BIREFRINGENT PLATE[İng.] / PLAQUE BIRÉFRINGENTE[Fr.] / DOPPELBRECHUNGSPLATTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT KIRICI LEVHA
- ÇİFT KIRILMA / ÇİFT KIRICILIK / ÇİFT KIRICI KRİSTAL ile/||/<> ÇİFT KIRICI LEVHA ile/||/<> ÇİFT KIRILMA SÜZGECİ
( DOUBLE REFRACTiON, BiREFRiNGENCE VS. BiREFRiNGENT PLATE VS. BiREFRiNGENCE FiLTER )
( LA RéFRACTiON DOUBLE, BiRéFRiNGENCE AVEC LA PLAQUE BiRéFRiNGENT AVEC LE FiLTRE DE LA BiRéFRiNGENCE )
( DOPPELREFRAKTiON, DOPPELBRECHUNG MiT DOPPELBRECHUNGSPLATTE MiT DOPPELREFRAKTiONFiLTER )
- BIREFRINGENCE, DOUBLE REFRACTION[İng.] / BIRÉFRINGENCE, RÉFRACTION DOUBLE[Fr.] / DOPPELBRECHUNG, DOPPELREFRAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT KIRILMA
- DIPOLE ANTENNA[İng.] / ANTENNE DIPOLE[Fr.] / DIPOLANTENNE, DOPPELDOUBLETANTENNE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT KUTUPLU ANTEN
- BIPRISM[İng.] / DOUBLE PRISME[Fr.] / DOPPELPRISMA, DOPPELTES PRISMA[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT PRİZMA
- COUCHE DOUBLE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇİFT TABAKA
- ÇİFT ile ÇİFT AS ile ÇİFT BALTA ile ÇİFT ÇENE ile ÇİFT ÇAPRAZ ile ÇİFT GÖRME ile ÇİFT ANAHTAR ile İKİ KATINA ÇIKTI
( DOUBLE vs. DOUBLE ACE vs. DOUBLE AXE vs. DOUBLE CHIN vs. DOUBLE CROSS vs. DOUBLE VISION vs. DOUBLE WRENCH vs. DOUBLED )
( دوچندان کردن ile دوچندان ile دو برابر شدن ile دوترکه ile مثني ile دو برابر کردن ile دوتائي ile دوبرابر کردن ile دولا کردن ile دو مقابل ile دوبرابر شدن ile مضاعف کردن ile مضاعف ile دوکور ile تبر دوسر ile غبغب ile نارو زدن ile دو ديد ile دوبيني ile آچار دوسر ile دوبله )
( DOCHANDAN KARDAN ile DOCHANDAN ile DO BARABAR SHODAN ile دوترکه ile مثني ile DO BARABAR KARDAN ile دوتائي ile DOBRABAR KARDAN ile DOLA KARDAN ile DO MOGHABEL ile DOBRABAR SHODAN ile MAZAAF KARDAN ile MAZAAF ile دوکور ile TABAR DOSAR ile GHABGHAB ile NARO ZADAN ile DO DYD ile DOBYNEY ile ACHAR DOSAR ile DOBLEH )
- ÇİFTE STANDART ile İKİYÜZLÜLÜK/RİYÂ
- ÇIĞA ile/||/<> ...
( kuşların baş kanat ve kuyruklarındaki renkli ve uzun tüyler gelinlerin ve genç kızların düğünlerde başlarına taktıkları parlak renkli tel ya da tüy Anadolu ağızlarında çığa biçimi de kullanılır Az cığa cığa sorguç cığa kızların başlıklarına taktıkları tüy cığa gelin başlığı Farsça cīġa sorguç biçimi Türkçeden alınmıştır )
- ÇIĞA ile/||/<> BİZ ile/||/<> MERSİN BALIĞI
( Yumurtasından havyar yapılan bir tür mersin balığı Acipenser ruthenus @@ Ülkemiz sularında yaşayan bir tür mersin balığı şip Acipenser nudiventris @@ Mersin balığıgillerden ılık denizlerde göllerde yaşayan tatlı sularda yumurtlayan yumurtalarından havyar yapılan bir balık kolan balığı Acipenser sturio )
( ACIPENSER RUTHENUS cum/||/<> ACIPENSER STURIO cum/||/<> ACIPENSER STELLATUS cum/||/<> ACIPENSER GUELDENSTAEDTII cum/||/<> ACIPENSER NUDIVENTRIS cum/||/<> ACIPENSER BAERII cum/||/<> ACIPENSER OXYRINCHUS )
- ÇIĞA ile ÇIĞA
( Mersinbalığı türü. İLE Horoz, cennetkuşu gibi bazı kuşların kuyruğundaki tüylerden en uzun ve gösterişli olanı. )
( ACIPENSER RUTHENUS cum ... )
- ÇIĞA ile/||/<> MERSİN BALIĞI ile/||/<> SİVRİBURUN MERSİN BALIĞI ile/||/<> RUS MERSİN BALIĞI ile/||/<> ŞİP ile/||/<> SİBİRYA MERSİN BALIĞI
( Yumurtasından havyar yapılan bir tür mersin balığı Acipenser ruthenus )
( ACIPENSER RUTHENUS cum/||/<> ACIPENSER STURIO cum/||/<> ACIPENSER STELLATUS cum/||/<> ACIPENSER GUELDENSTAEDTII cum/||/<> ACIPENSER NUDIVENTRIS cum/||/<> ACIPENSER BAERII )
- ÇIĞALANMAK ile ÇIĞ ile ÇIĞA
- CİGARA[İSPANYOLCA CİGARO] ile/değil/yerine/=/||/<> SİGARA
- CIGARETTE :/yerine SİGARA
- CİGARO[İsp. < CIGARO] ile/değil/yerine/=/||/<> SİGARA
( sigara ağızlığı sigara böceği sigara böreği sigara kâğıdı sigara kutusu sigara tabakası sigara tablası sigara tiryakisi elektronik sigara zıvanalı sigara kalıp sigarası yaprak sigarası İnce kâğıda kıyılmış tütün sarılarak hazırlanan silindir biçiminde ağızdan dumanı çekilen nesne cigara )
- CİĞER ile CİĞERCİ/LİK ile CİĞER OTU ile CİĞER ACISI ile CİĞER SARMA ile CİĞER OTLARI ile CİĞER SOTESİ ile CİĞER YARASI ile CİĞER KEBAPÇISI ile CİĞER TAPTAPASI
- ÇIĞIRTMA ile ÇIĞIRTMACI
- ÇIĞLIK ÇIĞLIĞA
- ÇIĞLIK/FERYAT[Fars. < FERYĀD] ile/||/<> ÇIĞLIK/VAVEYLA[Ar. < VĀVEYLĀ]
- ÇIĞLIK ile ÇIĞLIK ÇIĞLIĞA
- ÇIĞRA ile/||/<> ÇIĞIR
( Patika, keçi yolu. İLE/||/<> Taşlı yol, patika. )
- CİHAN[Fars. < CİHĀN] ile/değil/yerine/=/||/<> EVREN | DÜNYA
( allameicihan iki cihan evren dünya )
- CİHANNUMA[Fars. < CİHĀNNUMĀ] ile/değil/yerine/=/||/<> CİHANNÜMA
( Her yanı görmeye elverişli camlı çatı katı ya da taraça kule Dünya haritası )
- CİHAN-NÜMÂ ile/ve KIBLE-NÜMÂ
( Pusula. İLE/VE Kıble'yi gösteren. )
- ÇIKAR ile/değil/yerine OLASI ZARARLARI AZALTMA
- [ne yazık ki]
VEFÂ:
ÇIKARA ile/değil/yerine/>< KİŞİYE
- ÇIKARIM ile/değil SOYUTLA(N)MA
- ÇIKAR/LAR ile/ve KORUMA
- ÇIKARMA BİRLİĞİ ile/||/<> ÇIKARMA BOTU ile/||/<> ÇIKARMA GEMİSİ ile/||/<> ÇIKARMA HAREKÂTI ile/||/<> ÇIKARMA İŞARETİ ile/||/<> ÇIKARMA YERİ ile/||/<> SAĞ ÇIKARMA
( Çıkarmak işi emisyon Düşman kıyılarına gemi bot vb nden asker çıkarma Bir sayıyı başka bir sayı kadar eksiltmek için başvurulan işlem tarh )
- ÇIKARMA ile ÇIKARMA BOTU ile ÇIKARMA YERİ ile ÇIKARMA GEMİSİ ile ÇIKARMA BİRLİĞİ ile ÇIKARMA İŞARETİ ile ÇIKARMA HAREKATI
- ÇIKARSAMA ile/ve/<> BİLEŞİM
- ÇIKARSAMA ile "DOĞURTMA"
- ÇIKARSAMA ile KANI
- ÇIKARSAMA ile KANI
- ÇIKARSAMA ile/ve/<> USLAMLAMA
- ÇIKARTMA ile/||/<> ÇIKARTMAK
( Evlerde ikinci katta bulunan çıkma oda Arslangörmüş Şarkikaraağaç Isparta 2 Balkon Tepecik Tavşanlı Kütahya Yurtbey Çankaya Ankara )
( EJECT | EXTRACT | STRIKE OUT )
- ÇIKARTMA ile/değil ÇIKARMA
( KIBRIS "ÇIKARTMASI" değil KIBRIS ÇIKARMASI )
- ÇIKIN ile/ve/<> BOHÇA
( Bir beze sarılarak düğünmlenmiş, küçük bohça. İLE/VE/<> İçine, çamaşır, elbise gibi şeyler koyup sarmaya yarayan, dört köşe kumaş. | İplik ya da kumaşın ticari birimine verilen ad. )
( BUNDLE )
- ÇIKIŞ ile/ve/değil/<> BUHARLAŞMA
- ÇIKIŞTA ile İNİŞTE
( Estağfirullah. İLE Elhamdülillah. )
( Elhamdülillah. İLE Estağfirullah. )
- ÇIKMA ile/||/<> ÇIKACAK
- ÇIKMA ile/||/<> ÇIKINTI
- ÇIKMAK/LIK ile ÇIKMAZ/LIK ile ÇIKMALI ile ÇIKMA DURUMU ile ÇIKMAZ SOKAK ile ÇIKMALI TÜMLEÇ ile ÇIKMALI TAMLAMA
- ÇIKMALI TAMLAMA ile/||/<> ÇIKMALI TAMLAMA
( Tamlayanı çıkma durumunda olan ve tamlananı 3 kişi iyelik eki alan tamlama insanlardan bazıları insanların bazıları gelenlerden biri gelenlerin biri memurlardan bir kısmı memurların bir kısmı öğrencilerden ikisi öğrencilerin ikisi vb Tamlayanı çıkma durumunda olan ve tamlananı iyelik eki almış bulunan tamlama Çocuklardan ikisi kitaplardan birkaçı yaşlılardan gayrısı sizden başkası masallardan biri vb )
( POSSESSIVE CONSTRUCTION )
( COMPLÉMENT ABLATIF )
( POSSESSIVKONSTRUKTION )
( COMPLEMENTO ABLATIVO )
( ΑΦΑΙΡΕΤΙΚΌΣ ΠΡΟΣΔΙΟΡΙΣΜΌΣ / αφαιρετικός προσδιορισμός )
- ÇIKMALI TAMLAMA ile/||/<> İYELİKLİ TAMLAMA
( Tamlayanı çıkma durumunda olan ve tamlananı 3. kişi iyelik eki alan tamlama: insanlardan bazıları (insanların bazıları) , gelenlerden biri (gelenlerin biri) , memurlardan bir kısmı (memurların bir kısmı) , öğrencilerden ikisi (öğrencilerin ikisi) vb. @@ Tamlayanı çıkma durumunda olan ve tamlananı iyelik eki almış bulunan tamlama: Çocuklardan ikisi, kitaplardan birkaçı, yaşlılardan gayrısı sizden başkası, masallardan biri vb. )
( POSSESSIVE CONSTRUCTION~POSSESSIVE CONSTRUCTION )
( COMPLÉMENT ABLATIF~CONSTRUCTION POSSESSIVE )
( POSSESSIVKONSTRUKTION~POSSESSIVVERBINDUNG )
( COMPLEMENTO ABLATIVO~SINTAGMA POSSESSIVO )
( ΑΦΑΙΡΕΤΙΚΌΣ ΠΡΟΣΔΙΟΡΙΣΜΌΣ / αφαιρετικός προσδιορισμός~ΚΤΗΤΙΚΌΣ ΠΡΟΣΔΙΟΡΙΣΜΌΣ / κτητικός προσδιορισμός )
- ÇIKMAZ/AÇMAZ = GAYR-İ KABİL-İ HAL MESELE = APORIA[İng.] = APORIE[Fr.] = APORIE[Alm.] = APOROS[Yun.]
- ÇİKOLATA[İt. < CIOCCOLATA] ile/||/<> ...
( kakaodan yapılan ve içine şeker süt fıstık fındık katılan yiyecek İtal cioccolata )
( CIOCCOLATA )
- ÇİKOLATA ile "BEYAZ ÇİKOLATA"
( ... İLE Kakao çekirdeklerinin farklı bölümlerinden elde edilen kakao yağıdır. Bu nedenle, çikolata olarak kabul edilmemektedir. )
( Çikolatanın erime sıcaklığı 34 derecedir. )
- ÇİKOLATA ile ÇİKOLATA
( CHOCOLATE vs. CHOCOLATY )
( شکلات ile شوکولات ile شوکولاتي )
( SHEKLAT ile شوکولات ile شوکولاتي )
- ÇİKOLATA ile ÇİKOLATACI/LIK ile ÇİKOLATALI ile ÇİKOLATASIZ/LIK
- ÇIKRA ile/ve GEVEN/KEVEN
( Sık çalı. İLE/VE Baklagillerden, dikenli bir çalı. [Bazı çeşitlerinden, "kitre" denilen yapıştırıcı/zamk çıkarılır.] )
( ... cum/et ASTRAGALUS )
- ÇIKRA ile/||/<> SIK ÇALI
( sık çalı Kökünü bilmiyoruz )
- CİLA[Ar. < CİLĀʾ] ile/değil/yerine/=/||/<> CİLA
( cila topu cila yağı pasta cila mum cilası tabanca cilası tırnak cilası Bir şeyi parlatmak için kullanılan kimyasal bileşik Bir kişinin ya da bir şeyin dış görünüşündeki parlaklık Bir şeydeki aldatıcı göz boyayıcı durum Gereksiz süs ya da gösteriş Sert içkiden sonra içilen hafif içki )
- CİLÂ ile/||/<> CİLÂ TOPU ile/||/<> CİLÂ YAĞI ile/||/<> CİLÂLAMAK
( 1. Ağaç eşyaya parlaklık, güzellik veren ve onu dış etkilerden koruyan katman. 2. Bu katmanı oluşturmada kullanılan gomlak-ispirto karışımı sıvı. )
( POLISH~POLISHING PAD~POLISHING OIL~TO POLISH )
( POLI | POLIR~TAMPON À POLIR~HUILE À POLIR~POLIR )
( POLITUR | POLIERBALLEN | POLIERÖL | POLIEREN~POLIERBALLEN~POLIERÖL~POLIEREN )
( LUCIDO~TAMPONE PER LUCIDARE~OLIO PER LUCIDARE~LUCIDARE )
( ΒΕΡΝΊΚΙ / βερνίκι~ΣΤΙΛΒΩΤΙΚΌ ΤΑΜΠΌΝ / στιλβωτικό ταμπόν~ΛΆΔΙ ΣΤΊΛΒΩΣΗΣ / λάδι στίλβωσης~ΓΥΑΛΊΖΩ / γυαλίζω )
- CİLÂ ile EMAY[Fr.]
( Bazı maddeleri korumak, belirli bir parlaklık kazandırmak ya da boyamak için kullanılan, saydam ya da donuk cama benzeyen bir cilâ. )
- ÇILA ile GÜBRE
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Taze at gübresi.[Ahırda bulunan] İLE ... )
- CİLÂ ile/||/<> POLI[Fr.] ile/||/<> POLITUR[Alm.]
( 1 Ağaç eşyaya parlaklık güzellik veren ve onu dış etkilerden koruyan katman 2 Bu katmanı oluşturmada kullanılan gomlakispirto karışımı sıvı )
( POLISH )
( POLI | POLIR )
( POLITUR | POLIERBALLEN | POLIERÖL | POLIEREN )
( LUCIDO )
( ΒΕΡΝΊΚΙ / βερνίκι )
- CİLÂ ile SAYKAL[Ar.]
( ... İLE Maden, ayna gibi nesneleri parlatmak için kullanılan cilâ. | Cilâlamakta kullanılan araç. | Bu cilâyı yapan kişi. )
- CİLALAMAK ile CİLALANMAK ile CİLALATMAK ile CİLALAYABİLMEK ile CİLA ile CİLACI/LIK ile CİLALI ile CİLASIZ/LIK ile CİLA TOPU ile CİLA YAĞI ile CİLALI TAŞ DEVRİ
- CİLASUN[MOĞOLCA] ile/değil/yerine/=/||/<> CİLASUN
( Yiğit kimse Eli çabuk becerikli kimse )
- ÇİLEDEN ÇIKARMAK ile BIKKINLIKLA ile ÖFKE
( EXASPERATE vs. EXASPERATEDLY vs. EXASPERATION )
( جري کردن ile ازجا در بردن ile اوقات تلخي ile اوقات تلخ )
( JARY KARDAN ile AZJA DAR BARDAN ile OQAT TALKHY ile OQAT TALKH )
- CILGA ile/||/<> CILGA
( I 1 Yamaçlardaki tarlaları sürmek için kullanılan eğik saban Tıtgir Ilıca Erzurum 2 Altı çift öküzle çekilen iki tekerlekli saban Çıldır Kars 3 Tek döner kulaklı pulluk Ispir Erzurum II İşleme Darıveren Acıpayam Denizli III cıvga cuğul Biçilmiş ekin yığını Kamanlar Ilıca Güdül Ankara Yenikent Aksaray Niğde cıvga Adalıkuzu Güdül Ankara cuğul Minoz Kavak Samsun Anadolu ağızlarında çılga biçimi de kullanılır Kökünü bilmiyoruz )
- ÇILGIN ile ÇILGINCA
( FRANTIC vs. FRANTICALLY )
( ديوانه وار )
( DYVANEH VAR )
- ÇILGIN ile SAYIKLAMA ile DELİRYUM TİTREMELERİ
( DELIRIOUS vs. DELIRIUM vs. DELIRIUM TREMENS )
( سرسامي ile هذياني ile پرتگويي ile داء الخمر ile جنون خمري ile سرسام ile هذيان ile هذيان خمري )
( SARSAMY ile هذياني ile PORTEGOYY ile داء الخمر ile JENON KHMARY ile SARSAM ile NPAZYAN ile هذيان خمري )
(1996'dan beri)