Bugün[07 Şubat 2026]
itibarı ile 11.943 başlık/FaRk ile birlikte,
11.943 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(13/49)


- DETAYLANDIRMAK ile DETAY ile DETAYLI/LIK ile DETAYSIZ/LIK ile DETAYSIZCA


- DETOKSİFİKASYON/DETOXIFICATION[İng.] değil/yerine/= ARINDIRMA


- DEV KAPLUMBAĞA ile ALDABRA KAPLUMBAĞASI

( 20 türü bulunur. [Yok olma tehlikesi altındalardır.] [1750'lerde ise 250 tür bulunuyordu.] İLE Toplam dev kaplumbağa nüfusunun %90'ıdır. [Günümüzde 152.000 civarındalardır.] )

( ... İLE Her 10 yumurtadan sadece biri erişkinliğe ulaşır. )

( ... İLE Eşeysel olgunluğa ulaşmaları 30 yıldır. )

( ... İLE 250 kg. ağırlıkları vardır. )

( ... İLE "Adwaitya" adlı Aldabra kaplumbağası, 2006 yılına kadar 255 yıl yaşamıştır. )

( COLOSSOSCHELYS ATLAS cum GEOCHELONE GIGANTES )


- DEVA -ile

( Doğaüstü güçleri olan varlık. Tanrıların egemen olduğu alan. Bir göksel varlık. Deity. )


- DEVA ile/||/<> DEİTY ile/||/<> ASURA ile/||/<> PRETA

( Doğaüstü güçleri olan varlık. Göksel varlık. @@ Meleksi varlık. @@ Titan'a ya da düşmüş bir meleğe benzeyen bir varlık. @@ Kötü karması tarafından üzücü varoluş durumuna sokulmuş aç hayalet. )


- DEVÂ ile DERMAN


- DEVAKANYA -ile

( İkinci dereceli bir dişi tanrıça. )


- DEVAKANYA ile/||/<> AVALOKİTESVARA ile/||/<> MARA

( İkinci dereceli bir dişi tanrıça. @@ Şefkat Buda'sı. @@ Mitolojik bir varlık. )


- DEVAM ETMELİ!
YAŞAMAYA ve/||/<>/> SEVMEYE ve/||/<>/> GÜLMEYE :)


- DEVAM ile DEVAMLI/LIK ile DEVAMSIZ/LIK ile DEVAMLI OTLATMA


- DEVASA ile DEVASA

( GARGANTUA vs. GARGANTUAN )

( غول پيکر ile عظيم الجثه )

( GHUL PEYKAR ile AZYM OLJOSEH )


- DEVASA ile DEVLER

( GIANT vs. GIANTS )

( قوي هيکل ile نرهغول ile غول ile غول آسا ile غيلان )

( GHOY YEHYKEL ile نرهغول ile GHUL ile GHUL ASA ile غيلان )


- DEVETÜYÜ ile MANDA

( BUFF vs. BUFFALO )

( چرم گاوميش ile گاو وحشي ile زرد نخودي ile گاوميش ile بوفالو )

( CHARAM GAVAMYSH ile GAV VAHSHY ile ZARD NAKHODY ile GAVAMYSH ile BOFALO )


- DEVİM/HAREKET[Ar.] ile/ve/||/<> DURAĞANLIK/SÜKÛN[Ar.] ile/ve/||/<> BİRLEŞME/İCTİMÂ[Ar.] ile/ve/||/<> AYRILMA/İNFİRAK[Ar.]


- DEVİYASYON değil/yerine/= SAPMA


- DEVLETLEŞTİRMEK ile DEVLETLEŞTİRİLMEK ile DEVLET ile DEVLETLİ ile DEVLETÇİ/LİK ile DEVLET BABA ile DEVLET DİLİ ile DEVLET KUŞU ile DEVLET ADAMI ile DEVLET SIRRI ile DEVLET BAKANI ile DEVLET KAPISI ile DEVLET NİŞANI ile DEVLET BANKASI ile DEVLET BAŞKANI ile DEVLET DÜŞKÜNÜ ile DEVLET TAHVİLİ ile DEVLETLER ARASI ile DEVLET SANATÇISI


- DEVRİLMEK ile DEV ile DEVA ile DEVE/LİK ile DEVECİ/LİK ile DEVELİ ile DEVASIZ/LIK ile DEV ANASI ile DEV DALGA ile DEVE DİŞİ ile DEVE KİNİ ile DEVE KOLU ile DEVE KUŞU/LUK ile DEVE TÜYÜ ile DEVE YÜKÜ ile DEV AYNASI ile DEVE DÖŞLÜ ile DEVE DİKENİ ile DEVE HAMURU ile DEVE TIMARI ile DEVE YÜREKLİ/LİK ile DEVECİ ARMUDU ile DEV KÖPEK BALIĞIGİLLER


- DEVŞİRME ile/||/<>/> CİVELEK ile/||/<>/> ÇERİ ile/||/<>/> YENİÇERİ/SOLAK ile/||/<>/> CERRAH ile/||/<>/> BAŞESKİ ile/||/<>/> EŞKİNCİ ile/||/<>/> KETHÜDA ile/||/<>/> ODABAŞI ile/||/<>/> TURNACIBAŞI ile/||/<>/> ULÛFECİ ile/||/<>/> ASÂKİR-İ MANSURE

( Asker yetiştirilmek üzere Yeniçeri ocağına alınacak çocukları seçip toplama işi. İLE/||/<>/> Yeniçeri ocağına yeni girmiş delikanlı. İLE/||/<>/> Asker. İLE/||/<>/> Piyade askeri. İLE/||/<> Yeniçeri ordusunda görevli hekim. İLE/||/<> Yeniçeri bölüklerinin en kıdemsiz subayı ve erlerinin en kıdemlisi. İLE/||/<>/> Osmanlı sultanı ya da serdar ile savaşa giden ve ordunun vurucu gücünü oluşturan yeniçeri askerleri. İLE/||/<>/> Yeniçeri Ocağı'nda, Yeniçeri Ağası'ndan sonra gelen en yüksek subay. İLE/||/<>/> Yeniçeri kuruluşunda görevi alaylarda selâm törenlerini düzenlemek ve yönetmek olan subay. İLE/||/<> Yeniçeri Ocağı'nda bir bölüğünün komutanı. Son dönemde mübaşirlik yapanlara verilmiştir. İLE/||/<> Yeniçerilikte bir sınıf süvari askeri. İLE/||/<> İkinci Mahmut döneminde, yeniçeri ocağı kaldırıldıktan sonra kurulan yeni ordunun adı. )

( FERİK: Tümgeneral ya da korgeneral.
HASSA ORDUSU: Hükümdarı ve sarayı korumakla görevli askeri sınıf.
KAPIKULU: Ücretli Osmanlı askeri.
KARAKULAK: Emir çavuşu ya da haberci.
LAĞIMCILAR: Kapıkulu Ordusu'nda düşman kalesini yıkmak için tünel kazan askeri birlik.
LEVEND: Deniz askeri.
LİKATOR: Bulgarlar'dan oluşan Voynuk Teşkilatındaki küçük rütbeli subaylar.
LİVA: İki alaydan oluşan askeri birlik. | İlden küçük, ilçeden büyük olan yönetim bölgesi.
MALKOÇ: Akıncılar ocağının komutanı.
PENCİK: Asker yetiştirilmek için, savaş tutsaklarından beşte bir oranında ayrılan acemioğlan adayları.
PEYK: Postacılık, taşımacılık ve korumacılık yapan, törenlerde yer alan asker sınıfı.
REDİF: Son dönem Osmanlı ordusunda askerlik görevini bitirdikten sonra yedeğe ayrılan er.
REİS-ÜL KÜTTAB: XVII. Yüzyıla kadar Osmanlılarda Sultan divanı katiplerinin başı.
RİKABİYE: Sadrazam, vezir gibi devlet adamları tarafından devlet adamlarına verilen ad.
RİYALA: Tümgenerale eşit bir rütbe.
SAKA: Eyalet askerlerine bağlı bir sınıf.
SALMA: Osmanlı Devleti'nde kol gezen kolluk eri.
SARICA: Eyalet valilerinin buyruğundaki başıbozuk asker.
SEKBAN: Eyalet paşaları ve sancak beylerine bağlı olarak görev yapan bir sınıf asker. | Sınır boylarında görev yapan asker sınıfı.
SERASKER: Kara ordusu komutan. | Sadrazamlık görevi ile yükümlü olmayan ve Osmanlı ordusunun komutanlığını yapan vezirin ünvanı.
SİPAHİ: Osmanlılarda tımar sahibi atlı grup.
ÜMERA: Bey, amir, üst düzey subay.
VELEDEŞ: Kapıkulu süvarilerinin oğullarına verilen ad.
VÜZERA: Vezirler.
YASAVUL: İlhanlılarda ordu müfettişine verilen ad. )


- DEZENFEKSİYON/DISINFECTION[İng.] değil/yerine/= BULAŞ SAVMA


- DEZENFORMASYON değil/yerine/= BİLGİ ÇARPITMA


- DEZENTEGRASYON/DISİNTEGRATION[İng.] değil/yerine/= PARÇALANMA | BENLİK DAĞILMA


- DHARMA[Sansk.] = DHAMMMA[Palice] = FA[Çince]

( 1) Evrensel Kanun.(Hakikat, öğreti, doğruluk, bir şeyin doğası.)
2) Yöntem ve yol.
3) Herhangi bir şey, fikir, nesne, kavram.
4) Buda'nın öğretisi.
5) Evreni yöneten ilke.
6) Zen yaşantısının özü.
7) Sözcüklerle iletilmesi olanaksız olan iç öğreti.
8) Sezgisel, doğrudan doğruya kavranan ve kişisel olarak deneyimlenen aydınlanmanın özü. | Adâlet, dürüstlük. )


- DHARMA-KAYA -ile

( Dharma Elbisesi/Gövdesi. Buda'nın yasa gövdesi. Budaların ve Aydınlanmış kişilerin birliğini ya da bölünemezliğini gösteren Nihai Gerçeklik ve Mutlak. Ebedi Buda. Tam olan özgün insan. Tek elin sesi. Theravada Budistleri, Sidhartha Gautama üzerinde, Mahayana Budistleri Budalık üzerinde yoğunlaşırlar. Her varlığın özü. Göksel Buda. )


- DHARMA-KAYA ile/||/<> NİRMANAKAYA ile/||/<> SAMBHOGAKAYA

( Dharma Elbisesi/Gövdesi. Buda'nın yasa gövdesi. Budaların ve Aydınlanmış kişilerin birliğini ve bölünemezliğini gösteren Nihai Gerçeklik. @@ Dönüşüm Elbisesi/Gövdesi. Buda ve Bodhisattvalar sıradan insanların gövdelerine benzer fiziksel özellikler alarak, onları kurtarmaya çalışırlar. @@ Feragat Elbisesi/Gövdesi. Nirvana'ya ulaşmış, Dharma'da bir süre kalmış fakat evrende aydınlanmamış tek bir kişi kalmayana kadar hizmet için geri dönme. )


- DHYANA[Sansk.] = CH'AN[Çince] = ZEN[Jap.]


- DHYANA ile/||/<> CHAN ile/||/<> ZEN

( [Sansk.] İleri seviyede meditasyon uygulamasında erişilen bir zihin hâli. @@ [Çince] Aynı kavramın Çince karşılığı. @@ [Japonca] Hatalı düşüncelerin giremeyeceği derin saflık, temizlik, soyutlama. )


- DİA ile DİA-

( Saydam [fotoğraf]. İLE İçinden, arasından. )


- DİASPORA[Fr.] değil/yerine/= KOPUNTU | AZINLIK

( Herhangi bir ulusun ya da inanç mensuplarının ana yurtları dışında azınlık olarak yaşadıkları yer. | Herhangi bir ulusun yurdundan ayrılmış kolu, kopuntu. | Yahudilerin ana yurtlarından ayrılarak yabancı ülkelerde yerleşen kolları. | Kopmuş parça. )


- DİBA ile DİBACE


- DİBİNDE ile YANINDA


- DİDİŞME ile/değil/yerine/>< TARTIŞMA


- DİDON ile DİDONA ile DİDON SAKAL ile DİDON SAKALLI ile DİDONA SAKALLI


- DİFERANSİYASYON/DIFFERENTIATION[İng.] değil/yerine/= FARKLILAŞMA


- DİFÜZYON ile/||/<> AKTİF TAŞIMA

( Difüzyon pasif gradyan İLE aktif taşıma ATP karşı gradyan. )

( Formül: Fick yasası İLE pompa )


- DİGAMBARA ile/||/<> SUTRATMA ile/||/<> PRATYEKA-BUDA

( Çıplak, gökyüzünün yönleri ile giyinmiş. Hava giyinenler. @@ Tüm varlıklar arasındaki bağlantı halkası. Saf Bilinç. @@ Aydınlanmaya kendi çabaları ile ulaşmış ve Dharma'yı vaazetmeye dönmemiş kişi. )


- DIGAMBARA ile/ve/||/<> SVETAMBARA

( Dünyadan tamamen el etek çekerek gerçek bir münzevî olmak için tamamen çıplak olunması gerektiği üzerinde dururlar. Bu görüştekiler, Mahavira'nın tamamen çıplak olduğuna ve basit bir giysi de içinde olmak üzere kişinin sahip olduğu her tür malın, gurur, kibir ve utanç kaynağı olduğuna inanmaktadır. Giysi giymek, süs eşyası bulundurmak, kişinin kurtuluşa ulaşamadığının göstergesidir. İLE/VE/||/<> Beyaz giysiler giyinmeyi, manastır yaşamının kurallarının çiğnenmesi olarak görmezler. Kadınların da züht ve riyazat yaşantısına girebileceğini, Angalar ve onların yorumu niteliğindeki öteki yazılı metinlerin kutsal metinler olduğunu kabul ederler. )

( Hava giyinenler.[Çıplak, gökyüzünün yönleri ile giyinmiş.] İLE/VE/||/<> Beyaz Giyinenler. )


- DİĞER değil/yerine/= ÖTEKİ/ÖTE/ÖBÜR/BAŞKA


- DIGITAL SIGNATURE[İng.] değil/yerine/= DİJITAL İMZA


- PARA:
DİJİTAL ile/ve/||/<> KRİPTO ile/ve/||/<> SANAL


- DİJİTAL değil/yerine/= SAYISAL | PARMAKLA


- DİJITALİZASYON/DIGITALIZATION[İng.] değil/yerine/= SAYISALLAŞTIRMA


- DİKA -ile

( Afrika'ya özgü bir ağaç. )


- DİKEN ile OMÇA

( ... İLE Kalın ve enli diken. | Bağ kütüğü. | Kalça kemiğinin bir bölümü. )


- DİKİLİ KAYA :

( Rumelikavağı vapur iskelesinin 300 metre açığında bulunan fenere Dikilikaya denildiği gibi, Dikili Feneri de denilmektedir. Bu fener önceleri Sarıyer Mesarburnu mevkiinde iken 19. yy. da şimdiki yerine nakledildi. )


- DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN:
HAVADA ile/ve/||/<> KİŞİDE

( Sislisine. İLE/VE/||/<> Sinsisine. )


- DİKKATİNİ DAĞITMAK ile DİKKATİ DAĞILMIŞ ile DİKKAT DAĞITMA ile ALIKOYMAK ile HACİZ

( DISTRACT vs. DISTRACTED vs. DISTRACTION vs. DISTRAIN vs. DISTRAINT )

( پريشانکردن ile واله ile حواس پرت ile پريشاني ile گروه بندي ile ضبط اموال ile گروو کشيدن ile گروکشي ile توقيف اموال )

( پريشانکردن ile VALEH ile HAVAS PORT ile پريشاني ile GARVEH BANDY ile ضبط اموال ile GARVO KESHYDAN ile GEROKESHY ile توقيف اموال )


- DİKKATSİZLİK ile KASITSIZ ile YANLIŞLIKLA

( INADVERTENCE vs. INADVERTENT vs. INADVERTENTLY )

( غير عمدي ile عدمتعمد ile ندانستگي ile ندانسته )

( غير عمدي ile عدمتعمد ile NADANSTGY ile NADANSTEH )


- DİKOSTERİA -ile

( Eski Yunan'da halk mahkemesi. )


- DİKTA ile DİKTACI/LIK


- DİL, DOĞRU KULLANILMAZSA... -ve

( Öğrenciler, bir gün, hocasına sorar...

- Eğer elinizde, ülkenin işlerini düzeltecek bir güç ve olanak bulunsaydı, işe nereden başlardınız?

Hoca, düşünmeden, şu yanıtı verir:

- Dilin, doğru kullanılmasına çalışırdım.

Öğrenciler, hocalarının yüzüne şaşkın şaşkın bakar:

- Fakat bu küçük bir şey. Niçin çok önemli olduğunu söylüyorsunuz?

Bilge hoca, başını sallar ve şöyle devam eder:

- Eğer dil doğru kullanılmazsa, ağızdan çıkan sözcükler, ifade edilmek istenilenleri vermez. Söylenilen sözler ve kullanılan sözcükler, ifade edilmek istenilen amacı anlatamayınca da, yapılması gereken işler yapılamaz. Yapılması gereken işler yapılamayınca da ahlâk ve sanat, soysuzlaşır. Ahlâk ve sanat soysuzlaşınca da adâletsizlik başlar. Bu durumda, halk ne yapacağını bilemez ve çaresizlik içinde bocalar, durur... )


- DİL ÖĞRENME ile/ve/||/<>/> YABANCI DİL KONUŞMA

( )


- DİL ile/ve AYNA


- DİL ile/ve DOĞA

( Yorumlanmış varolan. VE Verili varolan. )

( Akıl, dil ve doğadır. )


- DİL ve/<> İLİM ve/<> TEFEKKÜR ve/<> TAKVÂ


- DİL = LANGUAGE[İng.] = LANGUE[Fr.] = SPRACHE[Alm.] = LINGUA[İt.] = LENGUA[İsp.]


- DİL ile/ve YANSIMA


- DİLÂRÂ[Fars.] ile/ve/||/<>/> DİLBER[Fars.]

( Gönül alan/kapan/okşayan/dinlendiren, güzel genç kız. İLE/VE/||/<>/> Gönlü alıp götüren, çok güzel/alımlı yetişkin/olgun güzel kadın. )

( Hakkı, hakikati[dolunay] temsil eden. İLE/VE/||/<>/> Hakikate[dolunaya] benzetilen. )

( Hakikat. İLE/VE/||/<>/> Mârifet. )


- DİLBAZ[Fars.] ile/ve/||/<> DİLBER[Fars.] ile/ve/||/<> DİLRUBA[Fars.]

( Güzel söz söyleyen, konuşkan. | Konuşmasıyla kandıran. İLE/VE/||/<> Alımlı, güzel kadın. İLE/VE/||/<> Gönül çalan, gönül hırsızı. )


- DİLBİLGİSEL ile DİLBİLGİSEL BİÇİMBİRİM ile DİLBİLGİSEL CİNS ile DİLBİLGİSEL DURUM ile DİLBİLGİSEL GÖRÜNÜŞ ile DİLBİLGİSEL KOŞULLAMA

( GRAMMATICAL vs. GRAMMATICAL MORPHEME vs. GRAMMATICAL GENDER vs. GRAMMATICAL CASE vs. GRAMMATICAL ASPECT vs. GRAMMATICAL CONDITIONING )


- DİL'DE:
BİÇİMCE ile/ve SOYCA


- DİLDE:
BİRİM ve/||/<>/> SIRA ve/||/<>/> BÜTÜNLÜK


- DİLDE:
KAYMA ile/ve/||/<> "ESNEME"


- DİLİM/PARÇA ile LOKMA/TİKE

( ŞERHA ile AZÂZ, ÜKLE[çoğ. ÜKEL] )

( SLICE/PIECE vs. BOLUS )


- DİLİMİN DÖNDÜĞÜNCE ... değil DİLİMİN DÖNDÜĞÜ KADARIYLA ...


- DİLSİ KOROLLA, DİL BİÇİMİNDE KOROLLA = TÜVEYC-İ LİSÂNÎ = COROLLE RUBANÉE, COROLLE LIGULÉE


- DİMÂ'[Ar. < DEM] ile DİMÂĞ[Ar. çoğ. EDMİGA]

( Kanlar. İLE Beyin. | Akıl, şuur. [Fars. HÛŞ] )


- DİN:
TAKVÂ ve/||/<> TÖVBE

( Koruma. VE/||/<> Dönüşme. )


- DİNGALA = EN GERİ(DE KALAN)


- DİNLE! ve/||/<> YÜZLEŞ! ve/||/<> ANLA!

( [yoksa] Dilin, seni sağır eder. VE/||/<> Kalbin, seni esir eder. VE/||/<> Zihnin, seni deli eder. )


- DİPANKARA BUDA -ile

( Gautama Buda'nın zamanından önceki ilk Buda'lardan biri. )


- DİPLEJİ/DİPLEGIA[İng.] değil/yerine/= İKİ TARAFLI FELÇ


- DİPLOMA ile DİPLOMASİ ile DİPLOMAT ile DİPLOMATİK

( DIPLOMA vs. DIPLOMACY vs. DIPLOMAT vs. DIPLOMATIC )

( گواهينامه ile ديپلم ile مدرک ile دانشنامه ile سياستمداري ile ديپلماسي ile ديپلمات ile سياستمدار ile ديپلماتيکي ile سياستمدارانه ile ديپلماتيک ile سياسي )

( GOVAHYNAMEH ile DYPOLAM ile MADRAK ile DANESHENAMEH ile SYESTAMDARY ile DYPOLMASY ile DYPOLMAT ile SYESTAMDAR ile DYPOLMATYKY ile SYESTAMDARANEH ile DYPOLMATYK ile SYASY )


- DİPLOMA ile DİPLOMAT/LIK ile DİPLOMALI/LIK ile DİPLOMASIZ/LIK ile DİPLOMATÇA


- DİPLOPİ/DİPLOPIA[İng.] değil/yerine/= ÇİFT GÖRME


- DİREKLER ARASI ETKİNLİKLERİ:
KIŞ RAMAZANLARINDA değil YAZ RAMAZANLARINDA


- DİREKT değil/yerine/= DOĞRUCA


- DİRGEN ile TOPLA

( Harmanda, sapları yaymaya yarayan, uzun çatallı araç. İLE Üç parmaklı dirgen. )


- DİRİĞ/ESİRGEME ile KAYIRMA

( Anneler/babalar, tüm çocukları esirger ve fakat kendi çocuklarını (çoğunlukla/bazen) kayırır. )

( Herkesi esirger ve fakat bazı kişileri, bazı durum ve koşullarda kayırır.[o kişiyi korumak ve o durumun/koşulun genelleşmemesini sağlamış olmak, sürdürmek üzere/için!] )


- DİRİMBİLİM/DİRİLBİLİM = BIOLOGY[İng.] = BIOLOGIE[Fr.] = BIOLOGIE[Alm.] = BIOLOGIA[İt.] = BIOLOGÍA[İsp.]


- ...DIR'IN İŞLEVİ:
NE OLDUĞUNU TANIMLAMADA ile/değil NE OLMADIĞINI TANIMLAMADA

( Bigi yoksa kişisel bir iddia olarak kalır. İLE Ancak, veriye/bilgiye dayanarak kullanılabilir. )

( Bir konunun/durumun/ayrıntının, ne olduğunu "tanımladığımızdaki" ["...dır"] karşılığı ile ne olmadığı ya da ne olmayabileceğini belirttiğimizdeki anlamı, etkisi bir/aynı değildir. Ne olmadığını/olmayabileceğini ["... değildir"] belirttiğimizde [fazla] tartışma konusu bulunmayabilir fakat ne olduğu "iddia edilirse" çok fazla tartışma ve ayrışma konusu doğabilir/olabilir. )


- DİRSEK[Yunan çağında, Anadolu'da] -ile

( 1.5 ayak, 0,444 metre. )


- DİŞ ARASI ile YASAK ile YASAKLANMIŞ ile YASAKLAMA

( INTERDENTAL vs. INTERDICT vs. INTERDICTED vs. INTERDICTION )

( بين دنداني ile محجور کردن ile محجور ile محجوريت )

( BEYNE DANDANY ile MAHJUR KARDAN ile MAHJUR ile محجوريت )


- DIŞ DÜNYA ile MEKÂN


- DIŞ DÜNYA ile/ve ORTAK DÜNYA

( EXTERIOR WORLD vs./and COMMON WORLD )


- DIŞ DÜNYA ile/ve/değil/yerine TOPLUM


- DIŞ KONUŞMA ile/ve İÇ KONUŞMA

( Konuşma, nutuk. İLE/VE Düşünme. )

( Kavramlarla düşünülür, sözcüklerle konuşulur. )

( EXTERIOR TALK vs./and INTERIOR TALK
Talking, oration. WITH/AND To think. )


- DIŞARI ÇIKARMAK ile FIRLATMA

( EJECT vs. EJECTION )

( بيرون راندن ile طرد ile انزال ile بيرون راني )

( BEYRON RANDAN ile TARD ile ENZAL ile BEYRON RANY )


- DIŞARIDA ile ORTALIKTA


- DIŞARIDA ile/ve/değil/||/<> UZAKTA


- DIŞARISINDA ile/değil DIŞINDA


- DISCUSSION :/yerine TARTIŞMA


- DİSDİYADOKİNEZİ/DYSDİADOCHOKINESIA[İng.] değil/yerine/= ARDIŞIK DEVİNIM BOZUKLUĞU


- DİSEMİNASYON/DISSEMINATION[İng.] değil/yerine/= YAYILMA


- DİSEMİNASYON değil/yerine/= SERPİLME | YAYILMA


- DİSGRAFİ/DYSGRAPHIA[İng.] değil/yerine/= YAZI-ÇİZİ BOZUKLUĞU


- DİSGUZİ/DYSGEUSIA[İng.] değil/yerine/= TAT ALMA BOZUKLUĞU


- DİŞİL KURBAĞA ile GOLYAT KURBAĞASI

( Çoğunlukla ses çıkarmazlar. İLE Hiç ses çıkarmaz. Dilsizdir. En büyük kurbağadır. )

( Kurbağalarda her tür kendi frekansını seçer. Dişi kurbağalar sadece kendi türlerinin çıkardığı seslere kulak kesilirler. )

( AMPLEXUS: Kurbağaların çiftleşme pozisyonuna verilen ad. [Bazı eriller, kendilerini dişiye kenetlemek için yapışkanlı "çiftleşme tamponları" geliştirirler.][Bazen azgın bir eril kurbağanın, ölü bir balığa kenetlendiği bile görülür]
Öteki dillerde VIRAK VIRAK[Türkçe'de]: * RIBBIT[Amerika'da] (Tüm kurbağaların bu sesi çıkardıkları yaygındır fakat sadece Hollywood'da yaşayan Pasifik Ağaç Kurbağası[Lat. HYLA REGILLA]'nın çıkardığı bir sestir. )


- DIŞIN, İÇE ... ile/ve/||/<> İÇİN, DIŞA ...

( ... Hayalâtı. İLE/VE||/<> Zuhûru. )


- DIŞINDA/GAYRI ile/değil/yerine RIZÂ


- DİSİPLİN:
GÖVDEDE ve/||/<> AKILDA ve/||/<> DUYGUDA

( Spor. VE/||/<> Felsefe. VE/||/<> Sanat. )


- DİSK ile DİSKO ile DİSKÇİ/LİK ile DİSK ATMA ile DİSKÇALAR ile DİSK ZIMPARA


- DİSKİNEZİ/DYSKINESIA[İng.] değil/yerine/= DEVİNIM BOZUKLUĞU


- DIŞLAMA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DIŞARIDA BIRAKMA


- DIŞLAMA ile/değil (SADECE) FARK

( [not] TO EXCLUDE vs./but (ONLY) DIFFERENCE )


- DIŞLAMA ile/değil/yerine UYANDIRMA (ÇABASI/VESİLESİ)


- DIŞLAMA! ve/||/<> YARGILAMA!


- DIŞLAMAK ile ÖTEKİLEŞTİRMEK


- DIŞLAŞMA ile/ve/||/<> DIŞSALLAŞ(AMA)MA


- DİSLEKSİ/DYSLEXIA[İng.] değil/yerine/= OKUMA BOZUKLUĞU


- DISMETRİ/DYSMETRIA[İng.] değil/yerine/= UZAKLIK KESTİRİMSİZLİĞİ


- diso.[Lat. < DISPENSA] değil/yerine/= DAĞITINIZ


- DİSPERSİYON İLE ABSORPSİYON İLE SAÇILMA ile/||/<> IŞIK-MADDE ETKİLEŞİMİ

( Işığın maddeden geçerken uğradığı değişimler. )

( Formül: n(ω) = n₀ + dn/dω·ω )


- DİSPRAKSİ/DYSPRAXIA[İng.] değil/yerine/= DEVİNIMSEL BECERİ BOZUKLUĞU


- DİSPROSODİ/DYSPROSODIA[İng.] değil/yerine/= SÖZ EZGISİ BOZUKLUĞU


- DİSRITMİ/DYSRHYTHMIA[İng.] değil/yerine/= DİZEM BOZUKLUĞU


- DİSSEMİNE İNTRAVASKÜLER KOAGÜLASYON değil/yerine/= YAYGIN DAMARİÇİ PIHTILAŞMA


- DİSTİLASYON/DISTILLATION[İng.] değil/yerine/= DAMITMA


- DİSTİLLASYON ile DAMITMA


- DİSTORSİYON değil/yerine/= BURKULMA | ÇARPITMA | SAPMA


- DİSTRES/DISTRESS[İng.] değil/yerine/= SIKINTI | ZORLANMA


- DİSTROFİ/DYSTROPHY[İng.] değil/yerine/= YOZLAŞIM, YOZLAŞMA


- DİVA ile DİVAL ile DİVAN ile DİVANÇE ile DİVAN SAZI ile DİVAN KALEMİ ile DİVAN EDEBİYATI


- DİVAN DÜZYAZILARINDA:
TEZKİRE ile/ve TARİH ile/ve SEFARETNAME ile/ve SEYAHATNAME ile/ve SİYASETNAME ile/ve MÜNAZARA ile/ve MÜNŞEAT ile/ve EVLİYÂ TEZKİRESİ ile/ve KISAS-I ENBİYÂ


- DİVAN ŞİİRİ TÜRLERİ [DİNSEL OLMAYAN/LAR]:
BAHÂRİYE ile/ve/<> CEMREVİYE ile/ve/<> FAHRİYE ile/ve/<> IYDİYE ile/ve/<> MEDHİYE ile/ve/<> MERSİYE ile/ve/<> HİCVİYE ile/ve/<> GAZAVATNÂME ile/ve/<> SAKİNÂME ile/ve/<> HAMAMNÂME ile/ve/<> SAHİLNÂME ile/ve/<> KIYÂFETNÂME ile/ve/<> SURNÂME ile/ve/<> LÛGAZ ile/ve/<> MUAMMÂ ile/ve/<> HEZLİYÂT ile/ve/<> TARİH DÜŞÜRME ile/ve/<> ŞEHR-ENGİZ ile/ve/<> DÂRİYE

( XIII. yy.'dan, XIX. yy.'a kadar, 3182 Dîvân Şairi vardır. )

( Bahar nitelemeleriyle başlanarak birini övmek için yazılan kasîde. | Baharın gelişiyle doğanın uyanışını, değişimini, güzelleşmesini konu edinen kasîdeler. İLE/VE/<>
Bayramlar, baharlar gibi cemre vesilesiyle, dönemlerindeki önemli kişiler için yazılan şiirler. İLE/VE/<>
Bir kişinin[devletli, bir başka şair ya da şairin kendinin] övüldüğü şiirler. İLE/VE/<>
Dönem büyüklerinden birini bayramın gelişi dolayısıyla öven kasîde türü. İLE/VE/<>
Bir kişiyi [devlet ya da tasavvuf ileri gelenlerini] övmek için yazılan manzum yapıtlar. İLE/VE/<>
Bir ölenin/vefâtın ardından duyulan acıyı anlatmak, öleni övmek için yazılan manzum yapıtlar. İLE/VE/<>
Bir kişiyi, kurumu, toplumsal olayı, geleneği yeren/taşlayan manzum türü. [Siham-ı Kaza - Nef'î] İLE/VE/<>
Savaşları, kahramanlıkları, zaferleri anlatan manzum ya da mensur yapıtlar. [İlk gazavatnameler XV. yy.'da yazılmaya başlanmıştır] İLE/VE/<>
İçki ve içki âlemlerinin övülerek anlatıldığı manzum yapıtlar. İLE/VE/<>
Hamamları, hamam eğlencelerini ve hamamdaki güzelleri betimlemek üzere yazılan manzum yapıtlar. [ilki: Deli Birader - Gazalî] İLE/VE/<>
İstanbul kıyıları ile buralardaki yerlerinin anlatıldığı şiirlerin genel adı. [Fennî] İLE/VE/<>
Kişilerin karakterlerini, fiziksel görünümlerini [göz rengi, boy uzunluğu/kısalığı vb.] temel alarak açıklamaya çalışan yapıtlar. İLE/VE/<>
Sarayın mutlu günlerini [evlenme, doğum şenlikleri vb.] anlatann manzum yapıtlar. İLE/VE/<>
Hece vezniyle yazılmış manzum bilmece. İLE/VE/<>
Belirli kurallara göre düzenlenip çözülebilen manzum bilmece. İLE/VE/<>
Alaylı bir dille yazılmış manzum türü. [zarif bir nükte ya da güzel bir mazmun kadar kaba şakalara, taşlamalara ve sövgülere de yer verilir] İLE/VE/<>
Önem verilen bir olayın ya da bir yapının kuruluş yılını bildiren bir tümce, bir mısra ya da beyit yazmak. İLE/VE/<>
[Fars.: "Şehir karıştıran"] Bir kenti, o kentin güzelliklerini, doğal ve sosyal özelliklerini anlatan manzum yapıtlar. İLE/VE/<>
Yeni yaptırılmış saray, köşk, yalı benzeri binalar için yazılmış kasîdeler. )


- DİVAN ŞİİRİ TÜRLERİ [DİNSEL]:
TEVHÎD ile/ve/<> MÜNÂCÂT[< NECV] ile/ve/<> NAAT ile/ve/<> MİRÂCİYE ile/ve/<> MAKTEL-İ HÜSEYİN ile/ve/<> HİLYE ile/ve/<> MEVLİD ile/ve/<> KIRK HADİS ile/ve/<> MENÂKIBNÂME ile/ve/<> KISSA ile/ve/<> SİYER

( Tanrı'nın birliğini ve ululuğunu anlatan şiir/ler. İLE/VE/<>
Allah'a dua etme, yalvarma. | Allah'a dua konulu şiirler/manzûme. İLE/VE/<>
Hz. Muhammed'i övmek, ona yakarma, şefaat dileme amacıyla yazılmış şiir/ler. İLE/VE/<>
Hz. Muhammed'in mirâcını anlatan şiirler. İLE/VE/<>
Hz. Hüseyin'in Kerbela'da şehit edilişini konu alan ve acıklı bir üslûpta yazılan yapıtlar. İLE/VE/<>
Hz. Muhammed'in fiziksel ve kişisel özelliklerini, örnek davranışlarını konu alan yapıtlar. İLE/VE/<>
Hz. Muhammed'in doğumunu ve kısaca yaşamını övgüyle anlatan yapıtlar. İLE/VE/<>
Hz. Muhammed'in kırk sözünden oluşan yapıtlar. İLE/VE/<>
Din büyüklerinin, tarikat kurucularının, ermişlerin olağanüstü yaşamlarını anlatan yapıtlardır. İLE/VE/<>
Öğüt verici ve öğretici öykü, fıkra, masal, menkıbe türü yapıtlar. İLE/VE/<>
Hz. Muhammed'in yaşamını anlatan yapıtlar. )


- DÎVÂN ile/||/<>/> AYAK DÎVÂNI ile/||/<>/> DÎVÂN-I HÜMÂYÛN ile/||/<>/> DÎVÂN-I HARP ile/||/<>/> ÂYÂN MECLİSİ ile/||/<>/> ŞÛRÂ

( Yüksek düzeyli devlet adamlarının kurduğu büyük kurul. İLE/||/<>/> Sultanın huzurunda kurulan dîvân. İLE/||/<>/> Eskiden İslâm devletlerinde, devlet işlerinin görüşülüp karara bağlandığı kurul. [Başlangıçta bir devlet dairesi olan divân, İran devlet geleneğinin de etkisiyle sonradan kurul biçimine dönüştü.] İLE/||/<>/> Askerî mahkeme. İLE/||/<>/> Meşrûtiyet döneminde kurulan ve üyeleri Sultan tarafından, yaşam boyu seçilen kurul. İLE/||/<>/> Kurul, danışma kurulu. )

( DİVANYOLU: İstanbul'da, Sultanahmet ile Çarşıkapı arasında uzanan caddenin adı. )

( KUBBEALTI: Topkapı Sarayı'nda, Sadrazam başkanlığındaki Divân-ı Hümayun'un toplandığı özel oda. )

( HARBİYE NAZIRI: Osmanlı Savaş Bakanı. )


- DİVERJANS/DIVERGENCE[İng.] değil/yerine/= IRAKSAMA, | AYRIKLAŞMA


- DIVORCE :/yerine BOŞANMA


- DİYA ile DİYAR


- DİYAFRAM/DİYAFRAGMA değil/yerine/= BÖLEÇ

( Göğüs boşluğu ve karın boşluğunu birbirinden ayırır. )


- DİYAFRAM ile/ve/||/<> PLEVRA

( Göğüs ve karın boşluğunu ayıran zar. İLE/VE/||/<> Göğüs zarı. )

( DIAPHRAGM vs./and PLEVRA )


- ... DİYE ile ... ADINA


- DİZANTERİ ile/||/<> KOLERA

( Kanlı sürgün ve karın ağrısı ile ilişkili bir bağırsak bulaşı. İLE/||/<> Vibrio cholerae bakterisinin neden olduğu, şiddetli sürgün ve dehidrasyon ile ilişkili bir bakteriyel bulaş. )


- DİZARTRİ/DYSARTHRIA[İng.] değil/yerine/= DEVİNIMSEL KONUS¸MA BOZUKLUGˆU


- DİZE/MISRA ile/ve KIT'A


- DİZGE ile/ve ÇIKARSAMA

( SYSTEM vs./and INFERENCE )


- DİZGE ile SIRA

( SYSTEM vs. TURN )


- DİZGE = SİSTEM, MANZUME, MESLEK = SYSTEM[İng., Alm.] = SYSTÈME[Fr.] = SYSTEMA[Yun.] = SISTEMA[İsp.]


- DİZGEYE SIĞMAMA ile/ve/||/<> DENKLEME GELMEME


- DNA İLE RNA İLE PROTEİN ile/||/<> SENTRAL DOGMA

( Genetik bilgi DNA→RNA→Protein yönünde akar (sentral dogma). )

( Formül: DNA → RNA → Protein )


- DNA ve/||/<>/> DİZİLEME YÖNTEMLERİ

(

DNA Dizileme Yöntemleri

Yöntem İlke Nasıl Çalışır? Artıları Eksileri
Sanger Dizileme
(1977)(Frederick Sanger ve takımı)
Zincir sonlandırma yöntemi; dideoksinükleotidlerin kullanımı ile DNA sentezinin durdurulması.
  • Tek zincirli bir DNA molekülü çoğaltılır.
  • DNA polimeraz enzimi, nükleotidleri diziyi tamamlamak için ekler.
  • Dideoksinükleotidler (ddNTPs), DNA sentezini durdurur ve farklı uzunluklarda DNA parçaları oluşur.
  • Parçalar jel elektroforezi ya da kapiler elektroforez ile ayrıştırılır.
  • Parçaların boyutuna göre dizilim belirlenir.
  • Yüksek doğruluk.
  • Uzun okuma uzunluğu (~800-1000 baz çifti).
  • Küçük ölçekli projeler için ideal.
  • Yavaş ve maliyetli.
  • Büyük ölçekli genom projelerine uygun değil.
Illumina Dizileme Reversible terminator yöntemi; flüoresan işaretli nükleotidlerin eklenmesi ve kamera ile sinyal kaydı.
  • DNA küçük parçalara bölünür ve adaptörler eklenir.
  • Parçalar cam yüzeyde çoğaltılır (klonal amplifikasyon).
  • Flüoresan işaretli nükleotidler sırayla eklenir ve her adımda kamera ile sinyal kaydedilir.
  • Yüksek doğruluk.
  • Yüksek veri çıktısı.
  • Genom ölçekli dizileme için uygun.
  • Kısa okuma uzunluğu (~150-300 baz çifti).
  • Veri çözümlemesi için güçlü yazılımlar gerekir.
PacBio (SMRT) Dizileme Tek molekül üzerinden gerçek zamanlı dizileme; flüoresan işaretli nükleotidlerin polimeraz etkinliğiyle izlenmesi.
  • DNA polimeraz, DNA'yı doğal ortamında kopyalar.
  • Flüoresan işaretli nükleotidler kullanılır.
  • Okuma, polimeraz etkinliğinin anında kaydedilmesiyle yapılır.
  • Uzun okuma uzunluğu (~10-15 kilobaz ya da daha fazla).
  • Epigenetik modifikasyonların doğrudan tespiti.
  • Yüksek hata oranı (biyoinformatik düzeltme gereklidir).
  • Maliyetlidir.
Oxford Nanopore Dizileme DNA'nın nanoporlardan geçirilmesi sırasında elektriksel sinyal değişikliklerinin kaydedilmesi.
  • DNA molekülü nanopordan geçerken her baz farklı bir elektrik sinyali üretir.
  • Sinyaller çözümlenerek dizilim oluşturulur.
  • Çok uzun okuma uzunlukları (milyon baz çiftine kadar).
  • Taşınabilir araçlarla hızlı dizileme.
  • Gerçek zamanlı çözümleme olanağı.
  • Daha düşük doğruluk (öğrenme algoritmaları ile düzeltilir).
  • Yüksek başlangıç maliyeti.

Sanger Dizileme ve Yeni Kuşak Dizileme Karşılaştırması

Özellik Sanger Dizileme Yeni Kuşak Dizileme (NGS)
Hız Yavaş Çok hızlı
Doğruluk Yüksek Yüksek (bazı platformlarda daha düşük olabilir)
Okuma Uzunluğu ~800-1000 baz çifti ~150-15.000+ baz çifti (platforma bağlı)
Kapasite Küçük ölçekli projeler için uygun Tüm genom projeleri için uygun
Maliyet Büyük projeler için daha yüksek maliyet Büyük projelerde daha düşük maliyet
Kullanım Alanı Gen doğrulama, küçük gen bölgeleri Genomik çözümleme, transkriptom, epigenom
)


- DNA :/yerine DNA


- DNA ile/||/<> KRİSTALOGRAFİ

( DNA X-ışını kristalografisi İLE Fotoğraf 51 )

( Rosalind Franklin tarafından 1952 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1920-1958) (Ülke: İngiltere) (Alan: Biyoloji, Kimya) (Önemli katkıları: DNA X-ışını kristalografisi) )


- DNA ile KROMOZOM

( Kalıtsal verinin taşındığı nükleik asit. İLE DNA'nın proteinlerle paketlendiği yapı. )


- DNA ile/||/<> RNA

( DNA çift sarmal kalıtsal bilgi İLE RNA tek zincir protein sentezidir )

( Formül: Deoksiriboz İLE riboz )

( James Watson ve Francis Crick tarafından 1953 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1916-2004) (Ülke: İngiltere) (Alan: Biyoloji) (Önemli katkıları: DNA çift sarmal yapısı) (Nobel: 1962) )


- DNA ile/||/<> SARMAL

( DNA çift sarmal yapısının keşfi )

( James Watson tarafından 1953 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1928-) (Ülke: ABD) (Alan: Biyoloji) (Önemli katkıları: DNA çift sarmal yapısı) (Nobel: 1962) )


- DNA ile/ve/||/<> ZOOMS


- DOBRA/LIK ile DOBRA DOBRA


- DOĞA

( NATURE )


- DOĞA:
YAPAY OLMAMA ile/ve/||/<> SURET OLMAMA


- DOĞA ile/ve/<> ALLAH

( Allah'ın sözü. İLE/VE/<> ... )


- DOĞA ve/<> BİLGİ ve/<> KILAVUZ

( Rahman. VE Rahmet. VE Rahim. )


- DOĞA ve/<> DENGE


- DOĞA ile/ve/değil DOĞA NESNELERİ


- DOĞA ile/ve/<> DOĞALLIK

( Aşılamaz! İLE/VE/<> Aşılabilir [ve fakat aşılmadığı oranda da isabet kaydedilir.] )


- DOĞA ve/||/<>/> DOYA DOYA


- DOĞA ile/ve/||/<>/< DUYU


- DOĞA ile/ve/||/<>/> EKİN

( Uzam/mekân. Döngüseldir.[zaman yoktur] İLE/VE/||/<>/> Süreç ve zaman üzerinedir. )

( Uzam. İLE/VE/||/<>/> Dönüştürülmüş doğa. )

( NATURE vs./and/||/<>/> CULTURE )


- DOĞA ile/ve ETKİ

( Bilinçli deneyimlerin bütünlüğü doğadır. )

( Her canlının öteki canlıdan farklı bir değerler dizisi vardır. )

( Doğa, kolayı değil en kolayı tercih eder. )

( NATURE vs./and EFFECT/IMPACT )


- DOĞA ile/ve/<>/değil EVREN

( [not] NATURE vs./and/<>/but UNIVERSE )


- DOĞA ile/ve/||/<>/> EYLEM

( Koşullu. İLE/VE/||/<>/> Koşulsuz. )

( NATURE vs./and/||/<>/> ACTION )


- DOĞA ile/ve GEREKSİNİM

( Kişileri, dilin seslerini çıkarmaya iten, doğadır. İLE/VE Şeylerin adlarının ortaya çıkmasını sağlayan, gereksinimlerdir. )

( CIK CIK ile/ve IH IH )


- DOĞA ve/=/<> HAREKET VE SÜKÛNUN İLKESİ

(
HAREKET ve İLKESİ | TEK YÖNLÜ           | ÇOK YÖNLÜ
İrâdesiz
                       | Unsur(Doğa)           | Bitki(Bitkisel Nefs)
İrâdeli                          | Felek[Felekî Nefs]   | Canlı[Hayvanî Nefs]   )


- DOĞA ve/<> İLKE ve/<> İNSAN

( NATURE and/<> PRINCIPLE and/<> HUMAN )


- DOĞA ve/>/ve/<> İMGE ve/>/ve/<> SİMGE

( NATURE and/> IMAGE and/<> SYMBOL )


- DOĞA ile/ve/> İNSAN

( Geleceği olmaz. İLE/VE/> Geleceği vardır. )

( Seni attan ve ottan ayıran özelliklerin olmalı! )

( Sadece kişi, ötesine geçebilir fakat üstüne çıkamaz. )

( İkisi de en zordur ve en sondur. )

( Kişiler, kendi amaçları olduğunu sansalar bile, bilmeden, doğanın amacına doğru hareket ederler. )

( NATURE vs./and/> HUMAN )


- DOĞA ile İYİ

( İyi için geçerli değil. İLE Doğa için geçerli değil. )

( ... İLE Aşkınlık gerektirir. )

( NATURE vs. GOOD )


- DOĞA ve/<> KÜLTÜR

( Birincil düzen/doğa. VE/<> İkincil düzen/doğa. )

( Işığı, gölgeyle terbiye eden. VE/<> Noktayı, virgülle devam ettiren. )


- DOĞA ve/||/<> MANTIK ve/||/<> TİN


- DOĞA ile/ve/||/<>/> NEFS


- DOĞA ile/ve/||/<>/>< NİTELİK

( Azalmaz/çoğalmaz. İLE/VE/||/<>/>< Azalır/çoğalır. )

( NATURE vs./and/||/<>/>< QUALITY/ATTRIBUTE )


- DOĞA ile/ve POTANSİYEL


- DOĞA ile/ve/=/değil RAHMET/RAHMAN


- DOĞA/TABİAT["TABİATLAR" değil!] ile/ve/=/</değil RAHMET/RAHMAN

( Şuurlu. İLE/VE Şuur. )

( Rahmetin görüntüleri. )


- DOĞA ile/ve SANAT

( Sanat, sırrını bilenler için bir tutam otun içinde saklıdır. Bilmeyenler ise onu bir dağın ardında zannederler. )

( ... İLE/VE Doğanın karşısında kazanılmış zafer. )

( “Doğa, sanat gibi görüldüğünde; sanat ise doğa gibi görüldüğünde güzeldir.” )

( Güzellik, teknikteki doğadır; sanatsallıktaki özgürlüktür. )


- DOĞA = TABİAT = NATURE[İng., Fr.] = NATUR[Alm.] = NATURA[Lat.] = PHYSIS[Yun.] = NATURALEZA[İsp.]


- DOĞA ile/>< TARİH

( NATURE vs./>< HISTORY )


- DOĞA ile/ve/||/<> TARİH

( Hepimizin[tüm varolanların] mekânı. İLE/VE/||/<> Kişinin mekânı. )

( Mekânda dışsallaşan. İLE/VE/||/<> Zamanda dışsallaşan. )


- DOĞA ile/ve TARİH/TOPLUM DÜNYASI

( Süreklilik. İLE/VE Süreksizlik. )


- DOĞA ile/> TİN

( ... İLE/> Doğadan ayrılan. )

( ... İLE/> Doğanın ereğidir. )

( Kendini, doğada açığa çıkar. )


- DOĞA ile/ve/= TÜMEL AHLÂK


- DOĞA ile/ve/||/<> YABAN (YAŞAM/I)


- DOĞA ile/ve/||/<> YAKIN DOĞA

( Varolan. İLE/VE/||/<> Gövdemiz. )


- DOĞA ile/ve YAPI


- DOĞA ile/ve YASA

( DOĞA: Hareketin yasalarının bilimi. )


- DOĞA ile/ve/||/<> YAŞAM

( Aynı. İLE/VE/||/<> Ayrı. )

( Doğru. İLE/VE/||/<> Yanlış. )

( NATURE vs./and/||/<> LIFE )


- DOĞA ile/ve ZORUNLULUK

( vs./and/||/<> NECESSITY )


- DOĞAÇLAMA ile KENDİLİĞİNDENLİK


- DOĞAÇLAMA ile KOMPOZİSYON


- DOĞAÇLAMA ve/=/<> MANEVİ BAĞ

( Doğaçlama, kişinin kendi manevi bağıdır. )


- DOĞADA:
"YASA" değil GÜÇ


- DOĞADA:
YASA değil KUVVET


- DOĞADA ile/ve/<> İNSANDA

( İnsan yoktur. İLE/VE/<> Doğa vardır. )


- DOĞAL BESLENMEDE:
MESAFE ile/ve/||/<> ZAMANLAMA ile/ve/||/<> TOHUM ile/ve/||/<> KAYNAK ile/ve/||/<> İŞLEME ile/ve/||/<> SAĞLIK ile/ve/||/<> CANLILAR

( Yakın. İLE/VE/||/<> Döngüsel. İLE/VE/||/<> Yerli. İLE/VE/||/<> Aracısız. İLE/VE/||/<> Organik/zehirsiz. İLE/VE/||/<> Dirimsel çeşitlilik. )


- DOĞAN/ATMACA ile BOZ DOĞAN

( ... İLE Eril atmacadan sivri kanatları ve kısa kuyruklarıyla ayrılırlar. )

( ... İLE Kışın açık arazilerde ve sulak alanların çevresinde yaşarlar. )

( ... vs. MERLIN )

( ... cum FALCO COLUMBARIUS )


- DOĞAN/ATMACA ile/ve/<> PIRLAK

( ... İLE/VE/<> Doğan, atmaca gibi yırtıcı kuşları yakalamada, çağırtkan ve av olarak kullanılan kuş. )


- DOĞAN/ATMACA ile MUYMUL

( ... İLE Atmaca ve doğana benzeyen bir tür yırtıcı kuş. )


- DOĞAÜSTÜ = FEVK-AT-TABİA = SUPERNATURAL[İng.] = SURNATUREL[Fr.] = ÜBERNATÜRLICH[Alm.]


- İNAK/DOGMA ile ÂYET


- İNAK/DOGMA ile/ve BELİRLENİM

( DOGMA vs./and DETERMINATION )


- DOGMA ile DOĞMA


- DOGMA ile DOĞMA


- DOGMA ve/değil/< DOLMA


- DOGMA ile/ve/||/<>/> DONMA


- DOGMA[Yun.] değil/yerine/= İNAK


- DOGMA ile NAS


- DOGMA ile VARGI

( DOGMA vs. VERDICT )


- DOGMA ile YARGI

( DOGMA vs. JUDGEMENT )


- DOĞMAK ile DOĞMACA ile DOĞMA BÜYÜME


- DOGMALAŞMAK ile DOGMALAŞTIRMAK ile DOGMALAŞTIRILMAK ile DOGMALAŞTIRABİLMEK ile DOGMALAŞTIRILABİLMEK ile DOGMA ile DOGMACI/LIK ile DOGMATİZM


- DOĞRAM ile DOĞRAMA ile DOĞRAMACI/LIK


- DOĞRAMAK ile DOĞRULMAK ile DOĞRULAMAK ile DOĞRULANMAK ile DOĞRULATMAK ile DOĞRULATABİLMEK ile DOĞRULAYABİLMEK ile DOĞRU/LUK ile DOĞRUCA ile DOĞRUCU/LUK ile DOĞRULU ile DOĞRUSAL ile DOĞRUSUZ ile DOĞRU AÇI ile DOĞRU YOL ile DOĞRU AKIM ile DOĞRU DÜRÜST ile DOĞRU ORANTI ile DOĞRU PARÇASI ile DOĞRUCU DAVUT ile DOĞRU ORANTILI ile DOĞRUSAL DENKLEM


- DOĞRU yerine YERİNDE/ZAMANINDA


- DOĞRUDAN DOĞRUYA


- DOĞRUDAN ile DOĞRU AKIM ile DOĞRUDAN NESNE ile DOĞRUDAN ROTA ile DOĞRUDAN VERGİ ile YÖN ile YÖNLÜ ile YÖNSÜZ ile YOL TARİFİ ile DİREKTİF ile DOĞRUDAN ile DOĞRUDANLIK ile MÜDÜR ile MÜDÜRLÜK ile YÖNETMENLİK ile YÖNETMENLER ile MÜDÜRLÜK ile DİREKTRİX

( DIRECT vs. DIRECT CURRENT vs. DIRECT OBJECT vs. DIRECT ROUTE vs. DIRECT TAX vs. DIRECTION vs. DIRECTIONAL vs. DIRECTIONLESS vs. DIRECTIONS vs. DIRECTIVE vs. DIRECTLY vs. DIRECTNESS vs. DIRECTOR vs. DIRECTORATE vs. DIRECTORIAL vs. DIRECTORS vs. DIRECTORSHIP vs. DIRECTRIX )

( مستقيم ile بيواسطه ile مديريت کردن ile هدايت کردن ile کارگرداني کردن ile جريان مستقيم ile مفعول بي واسطه ile راه مستقيم ile ماليات مستقيم ile راستا ile جهت ile جانب ile مسير ile سوي ile سو ile هدايتي ile بي جهت ile جهات ile بخشنامه ile مستقيما ile يکراست ile يکسره ile سر راست ile بي واسطگي ile مديرعامل ile هدايت کننده ile مقام رياست ile مدير ile مفتش ile مديريتي ile سران ile رياست ile خط هادي )

( MOSTEGHYM ile بيواسطه ile MADYRYT KARDAN ile CPEHDAYT KARDAN ile KARGARDANY KARDAN ile JARYAN MOSTEGHYM ile MAFUL BEY VASETEH ile RAH MOSTEGHYM ile MALYAT MOSTEGHYM ile RASTA ile JOHAT ile جانب ile MOSYR ile SOY ile SO ile CPEHDAYTY ile BEY JOHAT ile JOHYAT ile BAKHSHENAMEH ile MOSTEGHYMA ile YKARAST ile YKASAREH ile SAR RAST ile BEY VOSTGY ile MADYROAMEL ile CPEHDAYT KONANDEH ile MOGHAM RYEST ile مدير ile مفتش ile MADYRYTY ile SARAN ile RYEST ile خط هادي )


- DOĞRUDAN ile DOĞRUDAN DOĞRUYA


- DOĞRULAMA, OLUMLAMA = TAHKİK = VERIFICATION[İng.] = VÉRIFICATION[Fr.] = VERIFIKATION[Alm.] = VERIFICACION[İsp.]


- DOĞRULTMA ile DOĞRULTMAN ile DOĞRULTMAÇ


- DOĞRULUK = HAKİKAT = TRUTH[İng.] = VÉRITÉ[Fr.] = WAHRHEIT, RICHIGKEIT[Alm.] = VERITAS[Lat.] = ALÉTHEIA[Yun.] = VERDAD[İsp.]


- DOĞRUYSA ile/ve/değil/yerine NE KADAR DOĞRUYSA


- DOĞU ile DOĞU BURNU ile DOĞU CORNİN ile DOĞU TİMOR ile DOĞU AVRUPA ile DOĞUYA DOĞRU ile EN DOĞUDAKİ ile DOĞU ile DOĞU BÖLGESİ ile EN DOĞUDAKİ ile DOĞUYA DOĞRU

( EAST vs. EAST CAPE vs. EAST CORNIN vs. EAST TIMOR vs. EASTERN EUROPE vs. EASTERLY vs. EASTERMOST vs. EASTERN vs. EASTERN ZONE vs. EASTERNMOST vs. EASTWARD )

( مشرق زمين ile شرق ile مشرق ile کيپ شرقي ile ايست کورنين ile تي مور شرقي ile تيمور شرقي ile مانند بادخاوري ile بسوي شرق ile شرقاً ile شرقي ترين نقطه ile خاوري ile بطرف شرق ile شرقي ile مشرقي ile اروپاي شرقي ile مشارق ile روب خاور )

( MOSHARGH ZAMYNE ile SHARGH ile MOSHARGH ile KYPE SHARGHY ile AYSET KORNYNE ile TY MOOR SHARGHY ile TYMOOR SHARGHY ile MANAND BADKHAVARY ile BESOY SHARGH ile شرقاً ile SHARGHY TARYNE NAGHTEH ile KHAVARY ile BETREF SHARGH ile SHARGHY ile مشرقي ile OROPAY SHARGHY ile MOSHARAGH ile ROB KHAVAR )


- DOĞURTMA = İSTİLÂT, SANAT-I TEVLİT = MAIEUTICS[İng.] = MAIEUTIQUE[Fr.] = MAIEUTIK[Alm.] = MAIEUTIKE[Yun.]


- DOĞUŞTAN HUYLAR ile YAPAY/SUNÎ HUYLAR ile ALACA

( HULKUN MATBU'UN ile TAHALLUKUN MASNU'UN ile Kötü huy. )

( VİLÂDÎ[Ar.]/CONGÉNITAL[Fr.]: Doğuştan. )

( ŞÎME[Ar.]: Huy, tabiat. )


- DÖKEBİLMEK ile DÖKE SAÇA


- DOKSA ile/ve/||/<> DOGMA


- 99 ESMÂ ile/ve/değil SONSUZ ESMÂ

( GEL! EY SÛFÎ!
KO ESMÂ'YI
MÜSEMMA'YI BULA GÖR )


- 90'LARDA


- DOKTOR ile DOKTOR ÜCRETİ ile TIP DOKTORU ile DOKTORA ile DOKTORA TEZİ ile DOKTORA

( DOCTOR vs. DOCTOR FEE vs. DOCTOR OF MEDICINE vs. DOCTORAL vs. DOCTORAL DISSERTATION vs. DOCTORATE )

( طبيب ile دکتر ile پزشک ile حق القدم ile دکتر در طو ile دکتري ile رساله دکترا ile دکترا ile عنوان دکتري )

( طبيب ile DOKTER ile PEZESHK ile حق القدم ile DOKTER DAR TOO ile DOKTERY ile RESALEH DOKTRA ile DOKTRA ile ONVAN DOKTERY )


- DOKTOR <> HASTA

( DOCTOR <> PATIENT/SICK )


- DOKTOR/LUK ile DOKTORA ile DOKTORALI ile DOKTORASIZ ile DOKTORCULUK


- DOKUMA ile DOKUMACI/LIK ile DOKUMALI ile DOKUMA TEZGAHI


- DOKUMA ve/||/<>/>/< OKUMA


- DOKUNMA


- DOKUNMA!:
ÖZELİNE ve/||/<> ÖZÜRÜNE ve/||/<> KUTSALINA


- DOKUNMA ile DOKUNMALI ile DOKUNMASIZ ile DOKUNMA DUYUSU


- DOKUNMA ile/ve EŞEYSELLİK/SEKS

( TO TOUCH vs./and SEX )


- DOKUNMA ve/||/<>/> YOĞRULMA


- DOKUNMAK ile DOKUNULMAK ile DOKUNDURMAK ile DOKUNABİLMEK ile DOKUNUVERMEK ile DOKUNCA ile DOKUNSAL ile DOKUNCALI ile DOKUNCASIZ


- DOKUNULMA ile DOKUNULMAZ/LIK


- DOKUNULMAZLIK ile/ve/değil/yerine KORUMA


- dol. urg.[Lat. < DOLORE URGENTE] değil/yerine/= AĞRI SIKIŞTIRINCA


- DOLAMA -ile

( Tırnak yöresindeki yumuşak bölümlerin, kimi kez de kemiğin yangılanmasından ileri gelen ağrılı şiş. )


- DOLAMA ile DOLAMA

( Tırnak bölgesindeki yumuşak bölümlerin, bazen de kemiğin yangılanmasından dolayı oluşan ağrılı şiş. İLE Giysizlerin üzerine giyilen, önü açık bir tür üstlük. )


- DOLAMA ile DOLAMAÇ ile DOLAMA OTU ile DOLAMA OTUGİLLER


- DOLAŞMAK ile DOLAŞMIŞ ile DOLAŞMA

( ENTANGLE vs. ENTANGLED vs. ENTANGLEMENT )

( درهم گير افتادن ile گير انداختن ile دامن گير ile گير ile پيچيدگي ile پاپوش )

( DAREAM GYR AFTADAN ile GYR ANDAKHTAN ile DAMAN GYR ile GYR ile PEYCHYDEGY ile PAPUSH )


- DOLAYISIYLA ile/ve/değil/yerine ARACILIĞIYLA/VESİLESİYLE


- DOLAYISIYLA ile BU/O NEDENLE


- DOLAYISIYLA ile ÖYLE İSE


- DOLAYISIYLA ile/ve/değil/||/<> SONUÇ İTİBARI İLE


- DOLAYLAMA ile MECÂZ-I MÜRSEL