Bugün[06 Temmuz 2026]
itibarı ile 12.208 başlık/FaRk ile birlikte,
12.208 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(4/50)


- ANLAMA = FEHM, İDRAK = UNDERSTANDING, COMPREHENSION[İng.] = COMPRENDRE[Fr.] = DAS VERSTEHEN, HET VERSTAAN[Alm.] = ENTENDER, COMPRENDER[İsp.] = COMPREHENSIO[Lat.] = HE DIANOIA[Yun.] = MEFHUM[Ar.] = DARK[Fars.]


- ANLAMBİLİM = SEMANTICS[İng.] = SÉMANTIQUE[Fr.] = WORTBEDEUTUNGSLEHRE, SEMANTIK[Alm.] = SEMANTICO[İt., İsp.] = İLM el-DELÂLET[Ar.] = NAMÛGÂRŞİNASÎ[Fars.] = SEMANTIEK[Felm.]


- ANLAŞMAZLIK/İHTİLAF[Ar. < İḪTİLĀF] >< ANLAŞMA/İTİLAF[Ar. < İʾTİLĀF]


- ANLATMA/TEFHİM[Ar. < TEFHĪM] ile/||/<> ANLATMA/İFHAM[Ar. < İFHĀM]


- ANLAYIŞ/İZAN[Ar. < İẔʿĀN] ile/||/<> ANLAYIŞ/MANTALİTE[Fr. < MENTALITÉ]


- ANLIK/ENTELEKT[Fr. < INTELLECT] ile/||/<> ANLIKÇILIK/ENTELEKTÜALİZM[Fr. < INTELLECTUALISME] ile/||/<> ANLIK/MÜDRİKE[Ar. < MUDRİKE] ile/||/<> ANLIKÇILIK/ZİHNİYE[Ar. < ẔİHNİYYE]


- ANNE/MADER[Fars. < MĀDER] ile/||/<> ANNE/VALİDE[Ar. < VĀLİDE]


- ANT/KASEM[Ar. < ḲASEM] ile/||/<> ANT/YEMİN[Ar. < YEMĪN]


- ANTANACLASE[Fr.] ile/||/<> CİNAS[Ar. < CİNÂS]

( Söz sanatı terimi Söz arasında yolunu bulup aynı kelimeyi ayrı anlamlarla tekrarlama )

( ANTANACLASE )


- ANTİK[Lat.] ile/ve/değil KADÎM

( ANTIQUE vs./and ANCIENT )

( ... ile/ve GU )


- ANTİPARANTEZ değil ANTRPARANTEZ[Fr. < ENTRE PARENTHESES] / ARA AYRAÇ (ya da ARTIPARANTEZ) / İSTİTRAT[Ar.]

( Söz arasında, sırası gelmişken. | Ayrıca. )


- ANTİPARAZİT[Ar.] ile/değil/yerine/= ASALAKSAVAR


- ANTLAŞMA/MUAHEDE[Ar. < MUʿĀHEDE] ile/||/<> ANTLAŞMA/PAKT[Fr. < PACTE]


- ANUK/ANUQ ile/||/<> ANUKLADI/ANUQLADI ile/||/<> ANUKLUK/ANUQLUQ ile/||/<> ANUTGAN ile/||/<> ANUTTI
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Hazır olan. İLE Hazır bulma. İLE Hazır olma. İLE Hazır olan kişi. İLE Hazırlanmış, hazırladı. )


- ANUMI ile/= CÜZZAM
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]


- ANÜS | KIÇ/GÖT ile/||/<> KIÇ | ANÜS/MAKAT[Ar. < MAḲʿAD]

( götten bacaklı tavukgötü götün götün anüs Alt taraf dip kıç )


- ANUT[Ar. < ʿANŪD] ile/||/<> ...

( bir işte aracılık yapan kimsenin aldığı komisyon Kökenini bilmiyoruz )


- ANUT[Ar. < ʿANŪD] ile/değil/yerine/=/||/<> İNATÇI


- ANZAROT[Ar. < ʿANZERŪT] ile/||/<> RAKI

( rakı Dilimizde anzorot olarak da geçer Dankoffa göre ALT E9 Ermenice andzanut ancanōt unknown obscure veya Arapça enzerut Farsça anzarūt sarcocolla fleshglue biçimlerinden alınmıştır Tietze Oriens 9 65 Drimba Iordan Arm 266 Theodoridis Beiträge zur Südosteuropaforschung München 1966 133 Mitteilungen des Instituts für Orientforschung 17 2 331 gibi yazarların yazılarını Dankoff göz ardı etmiştir Eren TD 1992 2 202 )


- APA/AYIG ile/||/<> APA BAŞI/TANNUM
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Ayı. İLE Salatalığa benzer ve dikenli bir gövdesi olan bir bitki. [Dağlardadır] )


- APAÇIK/LIK = SELFEVIDENCE/SELFEVIDENT[İng.] = ÉVIDENCE/ÉVIDENT[Fr.] = OFFENKUNDIG/OFENKUNDIGKEIT[Alm.] = EVIDENZA[İt.] = EVIDENCIA[İsp.] = EVIDENTA, PERSPICUITAS[Lat.] = ANERGEIA[Yun.] = BEDEHA(T)/BEDİHÎ, BEYYİN[Ar.] = HODPEYDÂ[Fars.] = KLAARBLIJKELIJK/HEID[Felm.]


- APOSTLE[İng.] ile/||/<> APÔTRE[Fr.] ile/||/<> APOSTEL[Alm.] ile/||/<> HAVARİ[Ar. < HAVÂRİ]

( İnanç ve öğütlerini yaymak için İsa Peygamberin görevlendirdiği 12 kişiden her biri )

( APOSTLE )

( APÔTRE )

( APOSTEL )


- APPETITE/ANOREXIA[İng.] ile/değil/yerine/= IŞTAH[Ar. < IŞTIHĀʾ]

( Yemlerin tat, koku, nitelik ve ısı gibi etkenlere bağlı olarak istekle tüketilmesi. )


- APTAL/LIK[Ar.] ile BUDALA/LIK[Ar.]/KAŞALOT[Fr.][argo]

( Zekâsı pek gelişmemiş, zekâ yoksunu, alık. İLE Zekâca geri olan, alık. | Ahmak, bön. | Bir şeye aşırı düşkün. )


- APTAL ile/||/<> APTAL[Ar. < EBDÂL]

( KUK Dalkavuk tipi Türk kukla oyununda dalkavuk tipi )


- AR NERİG/ARSAL ile AR BÖRİ
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Kestane renginde herhangi bir şey. İLE Sırtlan. )


- ARA SIRA/BAZEN[Ar. < BAʿŻEN] ile/||/<> ARA SIRA/GÂH[Fars. < GĀH] ile/||/<> ARA SIRA/GÂHİ[Fars. < GĀHĪ] ile/||/<> ARA SIRA/KÂH[Fars. < GĀH] ile/||/<> ARA SIRA/DEMBEDEM[Fars. < DEMBEDEM]


- ARÂ'[Ar.] ile ÂRÂ'[Ar. < RE'Y] ile -ÂRÂ[Fars.]

( Bölge, mıntıka/mıntaka. İLE Oylar. İLE Süsleyen, bezeyen. [Dil-ârâ] )


- ARAB[Ar.] ile ÂRÂB[Ar. < İREB, İRBE] ile A'RÂB[Ar. < ARAB]

( Irak, Şam, Hicaz, Yemen, Mısır'da ve Afrika'nın kuzeyinde bulunan semitik kavmin genel adı. İLE Akıllar, zekâlar. | Hâcetler. | Hîleler, dekler, oyunlar. İLE Çöl Arapları. )


- ARABAN[İng.] ile/||/<> ARABAN[Ar. < ʿARABÂN]

( Bitkilerde bulunan arabinoz polimeri depo polisakkarit )

( ARABAN )


- ARABÎ[Ar.] ile A'RÂBÎ[Ar. çoğ. EÂRÎB]/[Fars. BÂDİYE-NİŞÎN]

( Arap budununa/kavmine ait olan/lar. | Arapça, Arap dili. İLE Çölde yaşayan Arap. )


- ARABOZAN/MÜFSİT[Ar. < MUFSİD] ile/||/<> ARABOZAN/MÜZEVİR[Ar. < MUZEVVİR]


- ARAÇ | ARACI | TAŞIT/VASITA[Ar. < VĀSİṬA] ile/||/<> ARAÇ TELEFONU | CEP TELEFONU/MOBİL TELEFON

( vasıta hâli ağır vasıta nakil vasıtası araç aracı taşıt )


- ARAÇ = VASITA = MEANS, VEHICLE[İng.] = MOYEN[Fr.] = MITTEL[Alm.] = MEZZO[İt.] = MEDIO[İsp.] = VIA, RATIO[Lat.] = (HO) POROS[Yun.] = VESÎLE, VÂSİTA[Ar.] = VESÎLE[Fars.] = MIDDELEN[Felm.]


- ARACISIZ | DOĞRUDAN DOĞRUYA/DİREKT[Fr. < DIRECT] ile/||/<> ARAÇSIZ | DOLAYSIZ | ARACISIZ/BİLAVASITA[Ar. < BİLĀVĀSİṬA] ile/||/<> ŞAHSEN | DOĞRUDAN DOĞRUYA/BİZZAT[Ar. < Bİ'Ẕ-ẔĀT]

( aracısız Doğru olarak hiçbir yerde durmadan doğrudan doğruya )


- ARAK[Ar.] ile ARAK

( Ter. İLE Çalma. )


- ARALIK | KESİNTİ/FASILA[Ar. < FĀṢİLA] ile/||/<> ARALIKLI | KESİNTİLİ/FASILALI

( aralık kesinti )


- ARALIK/İLK KÂNUN[Tr. < İLK + Ar. KĀNŪN] ile/||/<> ARALIK/KÂNUNUEVVEL[Ar. < KĀNŪN + EVVEL] ile/||/<> OCAK/KÂNUNUSANİ[Ar. < KĀNŪN + S̱ĀNĪ]


- ARALIKSIZ | SÜREKLİ/MÜTEMADİ[Ar. < MUTEMĀDĪ] ile/||/<> ARALIKSIZ | SÜREKLİ/MÜTEMADİYEN[Ar. < MUTEMĀDİYEN]

( aralıksız sürekli )


- ARAM UT ile/= ARAM UT
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Uygur ülkesinin yakınındaki bir Türk kavmi. İLE Bir yer adı. )


- ÂRÂM[Ar. < İREM] ile ÂRÂM[Fars.]

( Çölde, özellikle konulan belirteç/nişan. İLE Durma, eğlenme, dinlenme. | Yerleşme, dinlenme, karar kılma. )


- ARAN ile/||/<> ARANLIG
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Ahır. İLE Ahırı olan ev. )


- ARAN ile/= HEYBE
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]


- ARASAT[Ar. < ʿARAṢĀT] ile/değil/yerine/=/||/<> MAHŞER YERİ


- ARAŞTIRICI ile/değil/||/<> ARACI/UZMAN/HAFİYE[Ar.] ile/değil/||/<> CASUS

( [not] DETECTIVE vs./but/||/<> AGENT vs./but/||/<> SPY )


- ARAŞTIRMA | TETKİK ile/||/<> TETKİK[Ar. < TEDKİK]


- ÂRÂZ[Ar. < ARAZ] ile ARAZ[Ar.] ile A'RÂZ[Ar. < IRZ]

( İşâretler, alâmetler. | Tesâdüfler, hastalık alâmetleri. | Kazalar, felâketler. İLE İşâret, alâmet. | Tesâdüf. | | Kaza, felâket. | [Felsefede] Kendi kendine varolmayıp başka bir cevherle meydana gelen hal ve keyfiyet. İLE Irzlar, namuslar. )


- ARAZ[Ar. < ARAŻ] ile/||/<> SENDROM

( (Yun. syn: beraber; dromein: koşmak) Bir arada görülen ve özel bir durumu veya hastalığı anlatan durum. @@ Belirti. )

( SYNDROME | SYMPTOM~SYNDROME )

( SYMPTÔME~SYNDROME )

( SYNDROME~SYNDROME )

( SYNDROM~SYNDROM )

( SINTOMO~SINDROME )

( ΣΎΜΠΤΩΜΑ / σύμπτωμα~ΣΎΝΔΡΟΜΟ / σύνδρομο )


- ARAZ[Ar. < ʿARAŻ] ile/değil/yerine/=/||/<> İLİNEK | BELİRTİ

( ilinek belirti )


- ÂRAZ[Ar.]/SEMPTOM[Fr. < Yun.]/SYMPTOM[İng.] ile/ve/değil/yerine/=/||/<> BELİRTİ

( Sayrının duyumsadığı ve tanımladığı rahatsızlıklar. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/=/||/<> Hekimin gözlemlediği ve ölçtüğü sayrılık göstergeleri. )


- ARAZ[Ar.] ile/ve/||/<> SIFAT[Ar.]


- ARAZ ile/||/<> ARAZ[Ar. < ʿARAZ]

( syn beraber dromein koşmak Bir arada görülen ve özel bir durumu veya hastalığı anlatan durum Belirti )

( SYNDROME | SYMPTOM )

( SYMPTÔME )

( SYNDROM )

( SYNDROME )

( SINTOMO )

( ΣΎΜΠΤΩΜΑ / σύμπτωμα )


- ARAZBAR[Ar. < ARAŻ + FARS. < BÂR] ile/||/<> ARNAVUT

( (Ort. O.): Konuşma. )

( ALBANIAN~ALBANIAN )

( ALBANAIS~ALBANAIS )

( ...~ALBANUS )

( ALBANER~ALBANER )

( ...~ALBANESE )

( ...~ΑΛΒΑΝΌΣ / αλβανός )


- ARAZBAR[Ar. < ʿARAZ + FARS. < BÂR] ile/||/<> (ORT. O.): KONUŞMA

( Ort O Konuşma )

( ALBANIAN )

( ALBANAIS )

( ALBANER )


- ARÂZİ[Ar. < ARZ] ile A'RÂZÎ[Ar.]

( Yerler, topraklar. İLE Ârızî, tesâdüfî, rastgele. )


- ARAZİ[Ar. < ARZ] ile/ve/<> ARSA[Ar.]

( Yeryüzü parçası, yerey, yer, toprak. İLE Üzerinde yapı kurulmak üzere ayrılmış yer. Yasanın tanımlamasına göre, belediye sınırları içinde bulunup belediyece parsellenmiş arazi. )


- ARAZİ[Ar.] ile/değil/yerine/= YEREY

( Yeryüzünden bir parça. | Yerkabuğunun oluşumu bakımından ele alınan herhangi bir parçası. )


- ARBEDE[Ar.]/HENGÂME[Fars.]/ÇINGAR[Yun.] ile/değil/yerine/= ÇATIŞMA/HIRGÜR/KAVGA/GÜRÜLTÜ PATIRTI


- ARCHITECTE[Fr.] ile/||/<> ARCHITECTUS[Lat.] ile/||/<> BAUMEISTER[Alm.] ile/||/<> MİMAR[Ar. < MİʿMÂR]

( Mimarlık Yapıların tasarını yapan ve uygulayan sanat adamı )

( ARCHITECTE )

( BAUMEISTER )

( ARCHITECTUS )


- ARCHITECTURE[İng.] ile/||/<> MİMARİ[Ar. < MİʿMÂRİ]

( ARCHITECTURE )


- ARDINCA/MÜTEAKİBEN[Ar. < MUTEʿĀḲİBEN] ile/||/<> ZİNCİRLEME/MÜTESELSİL[Ar. < MUTESELSİL] ile/||/<> ARDIŞIK/MÜTEVALİ[Ar. < MUTEVĀLĪ]


- ARDUTAL/ORDU TAL ile/= HAMAMOTU
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]


- ARE[Fr.] ile/||/<> AR[Ar. < ʿÂR | FR. < ARE]

( matematik )

( ARE )


- ÂREC[Fars.] ile AREC ile A'REC[Ar.] / LENG[Fars.]

( Dirsek. İLE Topallık. İLE Topal, aksak. )


- ARGO[Fr.] ile KÜFÜR[Ar.]

( SLANG vs. SWEARWORD )


- ARGO ile ADİCE/BAYAĞI/ÂMİYÂNE[Ar., Fars.]


- ARGU ile/||/<> ARGUÇ
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( İki dağ arası.[Tirâz/Talâs ile Balâsâgün arasındaki ülke.] İLE Kişinin aldandığı herhangi bir şey. )

( arguç ajun: Yalan dünya. )


- Ârî"[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/></< ÂRÎ[Ar. < URY/E]

( İran'dan geçerek Kuzey Hindistan'a yerleşen, eski bir kavim olan Aryalar ya da "bu toplumdan olduğunu savunan kişi". | Hint-Avrupa dil ailesinden olan ["ırk", "topluluk" ya da "kişi"]. İLE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>


- ARI[Ar.] ile ARI[Ar.] ile ÂRÎ[Ar.] ile ÂRÎ[Ar.] ile ÂRÎ[Ar.]

( Sade, temiz. | Yabancı şeylerden arınmış, katışıksız, saf, halis, öz. | Günahsız. İLE Zar kanatlılardan, bal ve bal mumu yapan, iğnesiyle sokan böcek. İLE Çıplak. | Hür. | -sız. İLE Hint-Avrupa dil ailesinden olan topluluk/kişi. İLE Evet. )

( Dünyada, 20.000'e yakın arı türü bulunmaktadır. )

( ... cum APIS MELLIFICA )


- ARİF ile ÂRİF[Ar. < İRFAN | çoğ. UREFÂ]

( Ünlü, çok tanınmış. | Bilgi sahibi. İLE Bilen, bilgili, irfan sahibi.[(Bildiğinin, yapacağının ve söyleyeceğinin) Zamanını ve zeminini] )


- ARİFANE[Ar. < HARĮF + FARS. < -ÂNE | AR. < ʿÂRİF + FARS. < -ÂNE] ile/||/<> YİYECEĞİ ORTAKLAŞA SAĞLANAN (TOPLANTI, EĞLENCE)

( yiyeceği ortaklaşa sağlanan toplantı eğlence Ağızlarda erfane erfene elfene ferfane ferfene herfene gibi yan biçimler almıştır Osmanlıcada herîfâne olarak geçer ḥarīfāna in a companionable manner ḥarīf associate companion messmate āna eki Bulgarca erfene Türkçeden alınmıştır BERde l 508 yanlışlıkla Rumcadan geldiği yazılmış ancak sonra orfene maddesinde kökeni düzeltilmiştir BER 4 930 Rumcada da ρεφενές olarak geçer )

( ḤARĪF )

( ḤARĪFĀNA )


- ARİFE[Ar.] ile/değil/yerine/= ÖNGÜN


- ARIG[BARSGAN] ile/||/<> ARRIG ile/||/<> ARIG NERİG ile/||/<> ARIKLIK/ARIGLIQ
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Çadır örtüsü. İLE Pek temiz nesne.[r'nin tekrar pekiştirme içindir.] İLE Temiz olan bir şey. İLE Temizlik, arılık. )


- ÂRİM[Ar.] ile ARİM[Ar.]

( Uygunsuz, hoşa gitmez, ters. İLE İnatçı, kafa tutan. )


- ARINMA/TEMİZLENME(TAHÂRET[Ar.]):
PİSLİKTEN/NECASETTEN ve/||/<> OLAYLARDAN/HADESTEN


- ARIQ ile/||/<> ARIQLANDI ile/||/<> ARIQLIG
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Irmak, ark. İLE Suyun yerde yarlar ve hendekler açması. İLE Üzerinde arklar olan yer. )


- ÂRİŞ[Ar.] ile ARÎŞ[Ar.]

( Anlam/mânâ, kavram/mefhum. İLE Asma çardağı. | Samandan yapılmış bir çeşit ev. | Sundurma. )


- ARITIM/RAFİNAJ[Fr. < RAFFINAGE] ile/||/<> ARITIMEVİ/RAFİNERİ[Fr. < RAFFINERIE] ile/||/<> ARITIMEVİ/TASFİYEHANE[Ar. < TAṢFİYE + Fars. ḪĀNE]


- ARİYYE[Ar.] ile İFKÂR[Ar.]


- ÂRIZ[Ar. < ARZ] ile ÂRIZÎ[Ar. < ÂRIZ]

( Gelen. | Rastlantısal olay. | Dağ, bulut vs. gibi görünmeye engel olan her şey. | Yanak. İLE Sonradan çıkan. | Gelip-geçici, muvakkat. )


- ÂRİZ[Ar.] ile ARÎZ[Ar.] ile ARÎZ[Ar. < ARZ]

( Ardıç ağacı. İLE Semiz. | Enli, geniş. | Alçakgönüllü, lâtif, lâyık. İLE Geniş, enli. )


- ARIZA[Ar. < ʿĀRİŻA] ile/değil/yerine/=/||/<> AKSAKLIK | BOZULMA | ENGEBE

( aksaklık bozulma engebe Bir notanın sesini yarım ton yükseltmek alçaltmak veya eski durumuna getirmek için notanın soluna konulan diyez bemol ve bekar işaretlerinin ortak adı Uyumsuz düzeni bozan sıkıntı çıkaran kişi )


- ÂRIZA[Ar.] ile ARÎZA[Ar. < ÂRIZ]

( Engebe. | Aksama, aksaklık. | Bir notanın sesini yarım ton yükseltmek, alçaltmak ya da eski durumuna getirmek için notanın soluna konulan diyez, bemol ve bekar belirteçlerinin ortak adı. İLE Küçüğün büyüğe yazdığı yazı. )


- ÂRIZÂN[Ar.] ile ÂRIZÂN[Ar. < ÂRIZ] ile ÂRIZÎ[Ar. < ÂRIZ | çoğ. AVÂRIZ]

( İki yanak. İLE Geçici olarak. | Tesadüfen, rastgele. İLE Sonradan çıkan. | Gelip geçici, muvakkat. )


- ARJU ile/= ÇAKAL
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]


- ARK/ARQ ile/||/<> ARKA/ARQA ile/||/<> ARKAG/ARQAG ile/||/<> ARKAR/ARQAR
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Dışkı. İLE Sırt, arka. | Sıkıntılı anlarda yardım eden kişi. İLE Argaç.[bez, halı, kilim gibi şeyler dokunurken, enlemesine atılan iplik] İLE Dişi dağ keçisi. )


- ARKIŞ/ARQIŞ ile/||/<> ARKIŞ/ARQIŞ/MÜRSEL[Ar.] ile/||/<> ARKUÇI/ARQUÇI/RESUL[Ar.]
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Kervan. İLE Uzak bir ülkedeki birine yollanmış kişiye verilen ad. İLE İki kişi arasında aracı olan. Evliliklerde dünürler arasında gidip gelen kişi. )


- ARKUK/ARQUQ ile ARKUK/ARQUQ
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Dik kafalı kişi. İLE İki duvar ya da iki sütun arasındaki tahta engel. )


- ARKUN/ARQUN ile ARKUN/ARQUN
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Yaban aygırı ile evcil kısrağın çiftleşmesinden olan at. İLE Gelecek yıl. )


- ARMAĞAN/HEDİYE[Ar.] ile ÖRTÜLÜ ORUNÇ/RÜŞVET[Ar.]


- ARMUDİYE[Fars. < ARMŪD + AR. < -İYYE] ile/||/<> [BK.*ARMUDÎ] | ARMUDÎ

( armudî )


- ARPA ile/||/<> ARPAGAN
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( ... İLE Arpaya benzer bir bitki.[Başağı vardır ama tane vermez.] )


- ARRA ile/||/<> ERRE[Ar.]
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Sidik. İLE Eşeysel ilişkiye girmek. )

( ... İLE Erkek eşeğe ön ayaklarını kaldırıp dişi eşeğin sırtına koyması ve ilişkinin gerçekleşmesi için teşvik etmek amacıyla bu söz kullanılırdı.[Eşek, ayaklarını kaldırana kadar birkaç kez böyle bağırılır.] )


- ARS[Ar.] ile ARS[Ar.]

( Sevinç, ferahlık. İLE Yıldırımlı gök gürültüsü, yıldırım. )


- ARŞ[Ar.] ile ARŞ[Fr. < MARCHE]/MARŞ

( İslâm inanışına göre göğün en yüksek katı. İLE "Yürü" komutu. )


- ARSAL ile ARSALIK/ARSALIQ
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Kızıla çalan saç. İLE Hem erkek, hem dişi özellikleri taşıyan hayvan. )


- ARŞIN ile URUP[Ar.]

( ... İLE Arşının sekizde bir uzunluğundaki ölçü. )


- ART ile/||/<> ART SAÇ
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Dağdaki geçit. | Boyun. İLE Ensedeki saç. )


- ARTI GÜÇ | GÖREVDAŞLIK/SİNERJİ[Fr. < SYNERGIE] ile/||/<> OMUZDAŞLIK | DAYANIŞMA/TESANÜT[Ar. < TESĀNUD]

( artı güç görevdaşlık Bir işi yapmak ve sonuçlandırmak için varılan ortak istek güç )


- ARTIG ile/||/<> ARTIG
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Kadın gömleği. | Korse. İLE ... )


- ARTISAN, CRAFTMAN, RETAILER[İng.] ile/||/<> ESNAF[Ar. < EṢNÂF]

( Kendi emeği ve sermayesini kullanan yanında az sayıda işçi çalıştıran küçük sermaye ve zanaat sahibi )

( ARTISAN, CRAFTMAN, RETAILER )


- ARTMA/TEZAYÜT[Ar. < TEZĀYUD] ile/||/<> ARTIRMA/TEZYİT[Ar. < TEZYĪD]


- ARTUÇ/ARDIÇ ile/||/<> ARDIÇ
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Ağaç. İLE Kaşgar'da bu adı taşıyan iki köyün adı. )


- ARÛB[Ar.] -ile

( Eşine/sevgilisine çok düşkün kadın. )


- ARUDUN ile/||/<> ARUMDUN
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Boya. )


- ARUK/ARUQ ile/||/<> ARUK TURUK/ARUQ TURUQ ile/||/<> ARUKLUK/ARUQLUQ
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Sıska, zayıf, cılız. İLE Kaşgar ile Fergana arasında bir dag geçidinin adı. İLE Yorgunluk. )


- ARUZ[Ar. < ʿARŪZ] ile/||/<> ...

( Hecelerin uzunluk ve kısalık değerlerine göre çeşitli ses kalıplarından oluşan bir koşuk ölçüsü )


- ARUZ[Ar. < ʿARŪŻ] ile/değil/yerine/=/||/<> ARUZ VEZNİ (ARUZ ÖLÇÜSÜ, ARUZ VEZNİ)


- ARÛZ[Ar.] ile/değil ARÛS[Ar.]

( Yan, taraf. | Yanak. | Yol. | Usul. | Hecelerin uzunluğu ve kısalığı esasına dayanan, belirli kalıpları, Türk, Fars, Efgan, Pakistan ve kısmen Hindistan nazımlarında kullanılan vezin. [Arap dilcilerinden İmam Halil'in, eski Arap şiirlerini esas tutarak bir düzene bağladığı söylenegelen] | Arap nazmında beytin birinci dizesinin son bölümü.[bizde yoktur!] İLE Gelin. [ŞEB-İ ARÛS: Düğün gecesi.] | Hüsrev Perviz'in sekiz hazinesinden biri. | Kükürt. )


- ARÛZ[Ar.] ile REMEL/RAMEL[Ar.]

( ... İLE Aruz ölçülerinden biri. | Türk müziğinde bir usûl. )


- ARUZ[Ar.] ile/ve/||/<> TAKTÎ[Ar.]

( ... İLE/VE/||/<> Kesme, parçalama. | Aruz ölçüsünde, bir dizeyi, ölçünün parçalarına göre ayırma. )


- ARZ[Ar. < ARŻ] ile/değil/yerine/=/||/<> DÜNYA | ÜLKE

( arz cazibesi arz dairesi arz derecesi dünya ülke )


- ARZ[Ar. < ʿARŻ] ile/değil/yerine/=/||/<> EN


- ARZ[Ar. < ʿARŻ] ile/değil/yerine/=/||/<> SUNMA | GÖSTERME

( arzıendam arzımevut arz odası arz talep arzuhâl para arzı sunma Piyasaya mal sürülmesi sunu Yüksek bir makama anlatma bildirme gösterme )


- ARZ[Ar.] ile ARZ[Ar.] ile ÂRZ[Ar.] ile ARZ[Ar.]

( Bir büyüğe sunma, gösterme, önüne koyma. İLE Dünya. | Toprak. İLE Ardıç ağacı. İLE En, genişlik. | Enlem. )


- ARZÎ[Ar.] ile ARZÎ[Ar.]

( Toprağa ait, toprakla ilgili. İLE En ile ilgili. )


- ARZİYAT[Ar. < ARŻİYYĀT] ile/değil/yerine/=/||/<> YER BİLİMİ


- ARZU[Ar.] ile/değil/yerine İSTEK

( Tüketme nesnesiyle. İLE Ulaşma/sahip olma durumuyla/"nesnesiyle". )

( Psikolojinin alanı/konusu. İLE/DEĞİL/YERİNE Hukukun alanı/konusu. )


- ARZU/İSTEK ile SEÇME OLANAĞI

( Arzu ve korkuyla hareket etmek bağımlılıktır, sevgiyle hareket etmek ise özgürlüktür. )

( Sevgi seçici değildir, arzu seçicidir. )

( Arzu geçmişe, korku geleceğe yöneliktir. )

( Arzulardan ve korkulardan kurtulun, görüşünüz birdenbire berraklaşacak ve herşeyi olduğu gibi göreceksiniz. )

( Arzunun sahte olarak tanınması ile arzudan kurtulmuşluk kendiliğinden gelir. )

( Unutmak zorunda değiliz; arzu ve korku son bulunca, tutsaklık da biter. )

( İç değerinizi bilmelisiniz, ona güvenmelisiniz ve günlük yaşantınızda arzu ve korkularınızı feda ederek bunu belirgin kılmalısınız. )

( Arzuladığınız şeyde mutluluk yoktur. [Mutluluk sizdedir!] )

( Gerçek olmayanı yaratan imgelemedir, onu devam ettiren ise arzudur. )

( İmgeleme ve arzunun son bulmasıyla birlikte varlık da sona erer ve şu ya da bu oluş saf varoluşla kaynaşıp birleşir, ki onu tarif olanaklı değildir, o ancak yaşanabilir. )

( Kişisel arzularınızı terk edin ve böylece tasarruf edilen gücü dünyanın değişmesi yolunda kullanın! )

( Eğer isteklerimiz güçlü ve gerçeklerse, gerçekleşmek üzere yaşamımızı yoğurup biçimlendireceklerdir. )

( Kendini-bilmek için, herşeyin, arzudan doğmuş imgeleme olduğunu fark etmek gereklidir. )

( Zihin arzudan azade ve rahat olmalıdır. )

( Anlayan bir zihin, arzulardan ve korkulardan azâdedir. )

( Arzudan ve korkudan kurtulmak, bizi öyle korkutmasın. Bu hepinizin bildiğinden öyle farklı, çok daha yoğun ve ilginç bir yaşam sürebilmemizi sağlayacaktır; öyle ki biz her şeyi kaybetmekle, gerçekten her şeyi kazanmış oluruz. )

( To act from desire and fear is bondage, to act from love is freedom.
Love is not selective, desire is selective.
Desire is of the past, fear is of the future.
Be free of desires and fears and at once your vision will clear and you shall see all things as they are.
Desirelessness comes on its own when desire is recognised as false.
You need not forget; when desire and fear end, bondage also ends.
You must know your inner worth and trust it and express it in the daily sacrifice of desire and fear.
No happiness in what you desire. [It is you!]
The innards created by imagination and perpetuated by desire.
With the cessation of imagination and desire, becoming ceases and the being this or that merges into pure being, which is not describable, only experienceable.
If your desires are strong and true, they will mould your life for their fulfilment.
To see everything as imagination, born of desire, is necessary for self-realisation.
Mind must be free of desires and relaxed.
An understanding mind is free of desires and fears.
Do not be afraid of freedom from desire and fear. It enables you to live a life so different from all you know, so much more intense and interesting, that, truly, by losing all you gain all. )

( DESIRE/WANT vs. CHOOSING FREEDOM )

( CUPIDITAS cum ... )

( YU ile ... )


- ARZUHÂL[Ar. < ʿARŻ + ḤĀL] ile/değil/yerine/=/||/<> DİLEKÇE


- ARZUHAL[Ar.] ile/değil/yerine/= DİLEKÇE

( Bir dileği/isteği bildirmek için resmî makamlara sunulan, imzalı ve adresli, pullu ya da pulsuz yazı. )


- ÂS[Ar.] ile ÂS[Ar.]

( Mersin ağacı. İLE Değirmen. | Kakum denilen bir hayvan. )


- AŞÂ'[Ar.] ile A'ŞÂ[Ar.]

( Geçimi/maişeti için çok çalışan. İLE Gözleri "dumanlı" kişi. | Çeşitli yüzyıllarda yaşamış birkaç Arap şairinin adı. )


- ASÂ[Ar.] ile ÂSÂ[Ar.] ile -ÂSÂ, ÂSÂY[Ar.] ile A'SÂ[Ar.]

( Değnek, sopa. | Dervişlerin taşıdıkları sopa. İLE Esneme. | Ciddilik, vakar. | Süs, bezek. İLE ... gibi. İLE Değnekler, sopalar. )


- ÂSÂB[Ar. < ESEB] ile ÂSÂB[Ar.] ile A'SÂB[Ar.]

( Gövdenin alt kısmında çıkan kıllar, kasık kılları. İLE Sinir, damar. İLE Sinirler. )


- ASABİ[Ar. < ʿAṢABĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> SİNİRLİ | SİNİRSEL

( sinirli sinirsel Sinirli bir biçimde )


- ASABİ[Ar.] ile/değil/yerine/= SİNİRLİ

( Sinirli. | Sinirsel. | Sinirli bir biçimde. )


- ASABİYET[Ar. < ʿAṢABİYYET] ile/değil/yerine/=/||/<> SİNİRLİLİK | AKRABALIK

( sinirlilik Aynı soydan gelenlerin dayanışma ve aidiyet duygusu akrabalık )


- AŞAĞI YUKARI/TAKRİBEN[Ar. < TAḲRĪBEN] ile/||/<> YAKLAŞIK/TAKRİBÎ[Ar. < TAḲRĪBĪ] ile/||/<> YAKLAŞTIRMA/TAKRİP[Ar. < TAḲRĪB]


- ASAL ile ÂSÂL ile ÂSÂL[Fars.] ile ÂSÂL[Ar. < ASÎL]

( Kendinden ve 1'den başka böleni olmayan sayı. İLE Ahlâk. İLE Temel, kök. İLE İkindi ile akşam ya da yatsı arasındaki zamanlar. [Bİ-L-GUDÜV-Vİ VE-L-ÂSÂL: Sabah-akşam.] )


- ASALAKBİLİM ile PARAZİTOLOJİ[İng. PARASITOLOGY | Fr. PARASITOLOGIE][Osm. Ar. TUFEYLİYYÂT]

( Asalakları inceleyen bilim dalı. )


- ASALE[Ar.] ile ASÂLÉ[Ar.]

( Çok zehirli bir yılan. İLE Bal peteği. )


- ASALET[Ar. < AṢÂLET] ile/||/<> ...

( Divan edebiyatı terimi Sözde bayağı kelime ve deyimler bulunmamak hali )


- ASÂLET[Ar.]/EN[Fars.] ile/değil/yerine/= ÖZYETKİLİK / ÖZYETKİLİCE/ÖZYETKİLİ OLARAK


- ÂSÂN[Ar.] ile/değil/yerine/= KOLAY


- AŞAR[Ar. < AʿŞĀR] ile/değil/yerine/=/||/<> ÖŞÜR | ONDALIK

( öşür ondalık )


- ÂSÂR[Ar. < ESER] ile ASAR[Ar.] ile ÂSÂR[Ar. < ISR] ile ASÂR[Ar.] ile A'SÂR[Ar. < ASR] ile AS'AR[Ar.]

( İzler, nişâneler, alâmetler. | Âbideler. | Gelenekler, öyküler. İLE Toz. [GUBÂR] | Sığınak, sığınılacak yer. [MELCE'] İLE Görevler. | Yükler. | Kabahatler, cürümler. İLE Fakirlik. İLE Yüzyıllar. İLE Pek kibirli. | Çarpık yüzlü. )


- AŞAR/AŞARÎ[Ar.] ile/değil/yerine/= ONDALIK

( Türkiye’de 1925 yılına kadar tarımsal ürünün onda biri oranında aynî olarak alınan vergi. | Ondalık. )


- AŞARİ[Ar. < AʿŞĀR + Ar. Į] ile/değil/yerine/=/||/<> ONDALIK


- ASARIATİKA[Ar. < ĀS̱ĀR + ʿATĪḲA] ile/değil/yerine/=/||/<> ESKİ ESERLER


- ASEL[Ar.] ile A'SEL[Ar.] ile ASER[Ar.]

( Bal. | Cennetteki dört sudan biri.[AHLÂT: İnsandaki dört sıvı.] İLE Eğri olan katı şey. | Eğri dişli ya da bacaklı kişi. İLE Solaklık. )


- ASELBENT[Ar. ASEL + Fars. BEND] ile/ve/||/<>

( Hekimlikte ve koku yapımında kullanılan aselbent ağacından gövdesi çizilerek elde edilen bir reçine türü. )


- ASER[Ar.] ile A'SER[Ar.]

( Solaklık. İLE Pek zor ve çetin, dayanılması çok güç. | Solak. )


- ASGARİ ÜCRET[Ar.] ile/değil/yerine/= EN DÜŞÜK ÖDENÇ


- ASHABIKEHF[Ar. < AṢḤĀB + KEHF] ile/değil/yerine/=/||/<> YEDİ UYURLAR


- ASHABIKİRAM[Ar. < AṢḤĀB + KİRĀM] ile/değil/yerine/=/||/<> SAHABE


- ASHAP[Ar. < AṢḤĀB] ile/değil/yerine/=/||/<> SAHABE (ASHABIKEHF, ASHABIKİRAM)


- ASHAR[Ar.] ile ASHÂR[Ar. < SIHR]

( Saçı kızıl olan. | Kırmızı tüylü. İLE Evlenme dolayısıyla erkek tarafı akrabalar, güveyler. )


- ÂSÎ[Ar. < ESER] ile ASÎ ile ASÎ, ASİYE ile ÂSÎ[< İSYÂN, çoğ. USÂT] ile ÂSÎ ile ÂSÎ[Fars.]

( Ahlâkı bozuk, ahlâksız, çapkın. İLE Uygun, elverişli. İLE Çok isyancı. İLE Karşı gelen. | Haydut, şakî. | Günahkâr. İLE Hekim, cerrah. İLE Kederli, mahzûn. )


- ÂŞÎ[Ar.] ile ÂŞÎ[Ar.] ile AŞÎ[Ar.]

( Aşçı. İLE Akşam yemeği yiyen. | Gidip, uzaklaşan. İLE Tavuk karasına tutulmuş. | Akşam. | Akşam yemeği. )


- AŞI[Ar.] ile KALEMAŞISI[Ar.]

( ... İLE Ucu kalem gibi kesilmiş çubukla yapılan ağaç aşısı. )


- AŞİB[Ar.] ile AŞÎB[Ar.]

( Çok otlu. İLE Bol otlu. )


- ASİDE[Ar. < ʿAṢİDE] ile/||/<> ...

( un et ve bamya ile yapılan bir Arap yemeği ᶜaṣīda )

( AṢĪDA )


- ASIG ile/||/<> ASIGLIG
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Kazanç, yarar. İLE Yararlı iş. )


- AŞIK ile/||/<>/< AŞUK/AŞUQ
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( ... İLE/||/<>/< İnsanın ayak bileğinde bulunan kemiklerden biri. )


- ASIKYÜZLÜ/LÜK ile MEYMENETSİZ[Ar.]

( ... İLE "Uğursuz", huysuz, aksi. )


- ASIL[Ar. < AṢL] ile/||/<> ...

( Yeniçeri ocağından olanların ulufelerini gösteren defterin özgün nüshası )


- ASIL[Ar. < AṢL] ile/değil/yerine/=/||/<> GERÇEKLİK | SOY | ESAS | TEMEL

( asıl nüsha asıl sayılar aslı astarı aslı faslı aslı nesli bedasıl Bir şeyin kendisi kopya karşıtı Bir şeyin ilk olarak ortaya çıktığı yer gerçeklik soy esas temel Aranılan nitelikleri en çok kendinde toplamış olan Bir görevde asaleten bulunan yedek karşıtı a sıl Gerçekten gerçek olarak )


- ASÎL[Ar.] ile ASÎL[Ar. < ASL]

( Öğleden sonranın son bölümü, akşamüstü. | Ölüm. İLE Sağlam. | İyice kökleşmiş. | Kendi adına hareket eden. | Edepli, terbiyeli. )


- ASÎL[Ar.] ile ASÎLE[Ar. çoğ. ASÂİL]

( Öğleden sonranın son bölümü, akşamüstü. | Ölüm. İLE Öğleden sonranın son bölümü, akşamüstü. | Bir şeyin bütünü. | Ölüm. )


- ASIL/ASLINDA[Ar. < ASL] ile/değil/yerine/= ÖZDE/GERÇEKTE


- ASİLZADE[Ar. < AṢĪL + Fars. ZĀDE] ile/değil/yerine/=/||/<> SOYLU


- ÂSİM[Ar.] ile ESİM[Ar.]


- ASIR[Ar. < ʿAṢR] ile/değil/yerine/=/||/<> YÜZYIL | ÇAĞ

( asrısaadet saadet asrı yüzyıl çağ )


- AŞÎR[Ar.] ile ÂŞİR[Ar.]

( Onda bir [1/10]. | Samimi dost ve arkadaş. | Koca. İLE Onuncu. | Öşür toplayan. )


- ÂSİR[Ar.] ile ÂSİR/ÂSİRE[Ar.] ile ÂSİR/ÂSİRE[Ar.] ile ASÎR[Ar.] ile ASÎR[Ar.] ile ASÎR[Ar. < USRET]

( Bir söylenceyi/efsaneyi aktaran/nakleden. İLE Ayağı kayan. İLE [Üzüm ve benzerleri gibi şeyleri] Şırasını ya da yağını almak üzere sıkan. İLE Bitişik komşu. | Karmakarışık, dolaşık. İLE Şırası ya da yağı alınmak üzere sıkılmış şey, usâre. İLE Zor, güç, zahmetli. | Titiz. )


- ASIR[Ar.] ile/değil/yerine/= YÜZYIL


- ASIR[Ar.] ile/değil/yerine/= YÜZYIL


- ÂSİRE[Ar.] ile ASÎRE, SECÎR[Ar.]

( ... İLE Posa, cibre. )


- AŞIRI | UÇ | SIRA DIŞI/EKSTREM[Fr. < EXTRÊME] ile/||/<> SIRA DIŞI | DOĞA DIŞI/GAYRİTABİİ[Ar. < ĠAYR + ṬABĪʿĪ]

( aşırı uç sıra dışı )


- ÂSİYE[Ar.] ile ÂSİYE[Ar.] ile ÂSİYE[Ar.]

( Sütun, direk, kolon. | Kederli, üzüntülü [kadın]. İLE Hz. Mûsâ'yı, Nil'den çıkararak büyütüp yetiştiren Firavun'un eşinin adı. İLE İsyancı kadın. )


- AŞK[Ar.] ile/değil/yerine/= SEVİ


- AŞK = (FALL IN) LOVE[İng.] = AMOUR[Fr.] = LIEBE[Alm.] = AMORE[İt.] = AMOR[İsp., Lat.] = HO ER.S, HE FILIA, HE AGAPE[Yun.] = İŞK[Ar., Fars.] = MIN[Felm.]


- ASKA'[Ar. < SUK] ile ASKA'[Ar.]

( Bölgeler. | Çeşme duvarlarının bölmeleri. İLE Kanarya. [kuş] )


- AŞKÂR[/Â/E], ÂŞİKÂR/E[Ar.] ile AŞKAR[Ar.]

( Belirli, açık, meydanda. İLE Koyu al. | Kızıl saçlı adam. | Doru[gövdesi kızıl, ayakları ve yelesi kara] at. )


- ASKER | ER ile/||/<> ER ile/||/<> ER | NEFER[Ar. < NEFER]

( er Karınca ve termit sosyetelerinde bulunan bir sınıf kanatsız ve büyük başlı olan ve işçi bireylerle birlikte koloninin işlerini paylaşan birey grubu zooloji Karınca ve termit sosyetelerinde koloninin işlerini paylaşan kanatsız ve büyük başlı işçi bireylerden oluşan sınıf Asker nefer )


- ASKER[Fars.] ile ASKER, CÜND[Ar.], LEŞKER[Fars.]

( Devredici, seyyar. İLE Er. )


- ASKER/POLİS ile ZAPTİYE[Ar.]


- ASKERİYE[Ar. < ʿASKERİYYE] ile/değil/yerine/=/||/<> ORDU | ASKERLİK

( ordu askerlik )


- ASKERİYE[Ar. < ʿASKERİYYE] ile/||/<> OSMANLILARDA ASKERLİK İŞLERİYLE UĞRAŞAN GÖREVLİLER

( Osmanlılarda askerlik işleriyle uğraşan görevliler )


- AŞKIN/LIK ile/ve/||/<>/>/>< İÇKİN/LİK

( Evrenseller. İLE/VE/||/<>/>/>< İçerikleri. )

( Değişmez. İLE/VE/||/<>/>/>< Değişken. )

( Yaşam. İLE/VE/||/<>/>/>< Yaşama kattıkların. )

( Adâlet. İLE/VE/||/<>/>/>< Yasa. )

( Tek bir nesneye ait olan. İLE/VE/||/<>/>/>< Tek bir nesneye ait olmayan. | Âleme bulaşan. )

( TRANSCENDENT/TRANSCENDENCY vs./and/||/<>/>/>< IMMANENT )

( SAMADHI ile/ve/||/<>/>/>< SAMAVAYA )

( CHAOYUE ile/ve/||/<>/>/>< ... )


- AŞKIN/LIK = MÜTEAL = TRANSCENDENT, BEYOND[İng.] = TRANSCENDANT, AU DELÀ DE[Fr.] = TRANSZENDENT, JENSEITS/DAS JENSEITIGE[Alm.] = OLTRE[İt.] = MAS ALLA DE[İsp.] = TRANS, TRANSCENDENS, ULTRA[Lat.] = PERA(N)[Yun.] = MÂVERA/Î[Ar.] = MÂFEVK[Fars.] = BOVENGAAND[Felm.]


- ASL[Ar.] ile CİZM[Ar.]


- ASL[Ar.] ile SİNH[Ar.]


- ASL[Ar.] ile ÜSS[Ar.]


- ASLA'[Ar.] ile ASLA'[Ar.]

( Dazlak, başının ön tarafındaki saçlar dökülmüş olan. İLE Hiçbir zaman/vakit. )


- ASLAN ile GAZANFER[Ar.]

( ... İLE İri aslan. )


- ASLÎ İŞTİRAK[Ar.] ile/değil/yerine/= İLKİL KATILIM


- AŞLIK/AŞLIQ ile/||/<> AŞLIK/AŞLIQ
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Aşevi, mutfak. İLE Buğday. )


- ASLİYE[Ar. < AṢLİYYE] ile/değil/yerine/=/||/<> ESAS (ASLİYE CEZA MAHKEMESİ, ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ)


- ASMA[Ar.] ile ASMA[Ar.] ile ASMA'[Ar.] ile ASMÂ[Ar.] ile ASMAH[Ar.]

( Asma işi/durumu. | Asılmış, asılı. | İLE Asmagillerden, dalları çardak üzerine yayılan üzüm vb. bitkiler. | Belirli bir tür üzüm veren bitki. [Lat. VITIS] İLE Uyanık ve "gözü açık" olan. | Keskin kılıç. İLE Eğri elli/bacaklı. İLE Pek kahraman, çok şecâatli. )


- ASMA ile BANZI[Kençek]
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( ... İLE Bağ bozumundan sonra asma çubuklarında kalan artıklar. )


- AŞNU = ÖNCE
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]


- ASPUR[Ar. < ʿUṢFUR] ile/değil/yerine/=/||/<> YALANCI SAFRAN


- ASPUR[Ar. < ʿUṢFUR] ile/||/<> YALANCI SAFRAN (CARTHAMUS TİNCTORİUS)

( yalancı safran Carthamus tinctorius ᶜuṣfur Carthamus tinctorius Türkçede f sesi pye çevrilmiştir Ermenicede de aspur olarak geçer )

( UṢFUR )


- ASR[Ar.] ile DEHR[Ar.]


- ASRA/ALTIN ile/=/<> ALTUN
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( "Alt, aşağı" anlamına gelen bir ilgeç. İLE/||/<>/> Altın. )


- ASRİ[Ar. < ʿAṢRĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇAĞDAŞ


- ASRÎ[Ar.]/MODERN[Fr./İng.] ile/değil/yerine/= ÇAĞDAŞ

( Zamana uygun. )


- ASSÂLE[Ar.] -ile

( Arı kovanı. | Bal peteği. | Bal arısı. )


- AŞSAMAK ile/||/<> AŞSAMAK
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Dağ geçidini geçmeye/aşmaya niyetlenmek ve bunu istemek. İLE/||/<> Birinin yemek istemesi. )


- AST[Çigil] ile/||/<> ASTIN
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Sokaklar, yollar. İLE Aşağı. )


- AST/MADUN[Ar.] >< MAFEVK[Ar.]

( Alt aşamada bulunan. / Alt. | Birinin buyruğu altında ona görevli. | Rütbe ya da kıdemce küçük olan asker. >< Üst aşamada bulunan. | Üst, yukarı. )


- ASTRONOMİ[Fr./İng./Lat.]/FELEKİYAT[Ar.] ile/değil/yerine/= GÖKBİLİM


- ASÛF[Ar.] ile ASÛF[Ar. < ASF]

( Çok şiddetli rüzgâr. | Hızlı yürüyen. İLE Çok zulüm eden. )


- ASÛM[Ar.] ile ASÛM[Ar.]

( Geçimi/maişeti için çok çalışan. İLE Obur, açgözlü. )


- AŞURE[Ar. AŞURÂ] ile/ve/||/<>/> HELİSE KÖHLE SAVRMA KEŞKEK SAHRA AŞURESİ TUZLU AŞURE

( Tatlı olanı. İLE/VE/||/<>/> Tuzlu olanı. )


- AŞVÂ'[Ar.] -ile

( Gece, gözü görmeyen. [bayan] )


- AŞVE[Ar.] ile AŞY[Ar.]

( Akşam karanlığı. | Akşam yemeği. İLE Akşam yemeği. )


- AT ile AŞKAR/EŞKAR[Ar.]

( ... İLE Koyu kırmızı doru[gövdesi kızıl, ayakları ve yelesi kara] at. Battal Gazi'nin atının adıdır. Aşkar Devzâde denilen bu at çok yetenekliymiş. )


- AT ile DÜLDÜL[Ar.]

( ... ile Hz. Muhammed'in, Ester cinsi, dişil katırı. )


- ATA[Türkçe] ile ATÂ'[Ar.]

( Baba. | Dedelerden/büyükbabalardan her biri. | ATATÜRK sözcüğünün kısaltılmış biçimi. İLE Bağışlama, bahşiş. [> TEÂTÎ] )


- ATAERKİL/PATRİARKAL[Fr. < PATRIARCAL] ile/||/<> ATAERKİL/PEDERŞAHİ[Fars. < PEDER + ŞĀH + Ar. -Ī]


- ATAL[Ar. çoğ. A'TÂL] ile ÂTÂL[Ar. < ITL]

( Gövdenin örtülü olmayan bir yeri. [özellikle ense] | Tüm gövde. | Bir kişinin güzelliği. İLE Koltuk altları. | Böğürler. | Yanlar, kenarlar. )


- ATALET[Ar. < ʿAṬĀLET] ile/değil/yerine/=/||/<> TEMBELLİK | SÜREDURUM

( tembellik İşsiz olma işsiz kalma süredurum )


- ATÂLET[Ar.] ile/değil/yerine/= EYLEMSİZLİK/SÜREDURUM


- ATAMAK/NASBETMEK[Ar. < NAṢB + Tr. ETMEK] ile/||/<> ATAMA/NASIP[Ar. < NAṢB]


- ATBÂ'[Ar. < TIB] ile ATBA'[Ar.] ile ATBÂ[Ar. < TABY]

( Dereler, kanallar. İLE En pis. İLE Meme başları. )


- ATEH[Ar. < ʿATEH] ile/değil/yerine/=/||/<> BUNAMA


- ATEİZM ile AGNOSTİSİZM/LAEDRİYE[Ar.] ile APATEİZM

( AGNOSTİK: Bilinemez; Sınırlarını çizmek. )


- ATEŞ ile/değil ÂTAŞ[Ar.]

( ... İLE/DEĞİL Susuzluk. )


- ATEŞ ile YUL/YULA/MEŞALE[Ar.]

( FLAME vs. TORCH/FLAMBEAU )


- ATEŞBALIĞI/SARDALYA/SARDALYE[İt.][Lat. CLUPEA PILCHARDUS] ile VONOZ[Yun.] ile SARDUNYA(SARDINE) ile SAZAN(CARP)[Lat. CYPRINUS CARPIO] ile KOLYOS ile HAMSİ(ANCHOVY) ile BAKALYARO[Lat. MERLANGUIS MERLANGUS] ile ÇİNGENE PALAMUDU ile MALTAPALAMUDU[Lat. NAUCRATES DUCTOR] ile TORİK(BONITO) ile ALTIPARMAK ile LÜFER/KUNBER[Ar.] ile ÇİNAKOP/TEMNODON SALTATOR[Lat.] ile ÇİPURA/AURATA AURATA[Lat.] ile HANİ/SERRANUS CARILLA[Lat.] ile HARHARYAS/CARCHARHINUSLAMIA[Lat.] ile İSTRONGİLOS[Lat. SMARIS VULGARIS] ile İŞKİNE[Lat. SCIAENA UMBRA ] ile İZMARİT[Lat. MAENA VULGARIS] ile KOFANA[Yun.] ile TEKİR[MUGIL SURMULLETUS] ile BARBUNYA/BERBUNİ[Ar.]/MULLUS BARBATUS[Lat.] ile KÂĞITBALIĞI ile KALKAN ile KILIÇ ile LAHOS/LAGOS/KAYAHANİSİ[Yun.] ile LİPSOS[Yun.][Lat. SCORPAENA PORCUS] ile MAZAK[Lat. TRIGIA LINEATA] ile MELANURYA[Lat. SPARUS MELANURYA] ile MORİNA[Lat. GADUS MORRHUA] ile MERLİN BALIĞI ile PİSİ ile PLATİKA[Lat. ACERINA CERNUA] ile RİNA/TIRPANA[Lat. RAJA BATIS] ile SARIAĞIZ[Lat. SCIAENA AQUILLA] ile SARIBALIK[Lat. IDUS JESSES] ile SARIGÖZ[Lat. SARGUS SALVIERI] ile SARIHANİ[Lat. EPINEPHELES GIGAS] ile SARPA[Yun.][Lat. BOOPS SALPA] ile SİNAGUD ile SİVRİ ile KARAGÖZ ile MARANGOZBALIĞI/TESTEREBALIĞI[Lat. PRISTIS PRISTIS] ile MERCAN ile USKUMRU(MACKEREL)[Lat. SCOMBER SCOMBRUS] ile ÇİTARİ/BOX SALPA[Lat.] ile ÇOPRABALIĞI/COBITIS[Lat.] ile ÇOPURİNA ile ÇOTİRA/BALISTES CAPRISCUS[Lat.] ile ÇURÇUR/CRENILABRUS[Lat.] ile DAĞALASI/SALMA ALPINUS[Lat.] ile YAYINBALIĞI[Lat. SILURUS GLANIS] ile YAZILIHANİ[Lat. SERRANUS SCRIBA]


- ATEŞLİ HASTALIK | HUMMA ile/||/<> HUMMA[Ar. < HUMMÂ]

( Vücut sıcaklığının özel ve özel olmayan etkenlerden dolayı artması olayı ateş febris fever fiber endojen hipertermi Özellikle aşırı ısı absorbsiyonu veya ısı üretiminin artması veya yetersiz ısı kaybı gibi fiziksel faktörlerin neden olduğu vücut sıcaklığının yükselmesidir )

( FEVER )


- ATF-I BEYÂN[Ar.] ile SIFAT[Ar.]


- ATGAK/ATGAQ ile ATGAK/ATGAQ
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Safra. | Korkudan sararan bir yüz. İLE Sarı çiçekleri olan bir bitki. )


- ATHÂR[Ar. < TÂHİR] ile ATHAR[Ar.]

( Hanımların, âdet ve doğumdan kurtuldukları zamanlar. İLE Çok temiz olan. )


- ATİ[Ar. < ĀTĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> GELECEK


- ÂTÎ[Ar. < İTYÂN] ile ÂTÎ/ÂTÎYE[Ar. < UTV] ile ATÎ[Ar.]

( Gelecek, gelen [kişi ya da şey]. | Gelecek zaman, istikbal. | Önde, aşağıda. İLE İsyân eden, kafa tutan. İLE İnatçı, "kalın kafa/lı". )


- ÂTÎ[Ar. < İTYÂN] ile GELECEK

( GELECEK, GELEN KİŞİ/ŞEY | GELECEK ZAMAN, İSTİKBAL | ÖNDE, AŞAĞIDA )


- ATIF[Ar. < ATF] ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DEĞİNİ

( Bir tarafa çevirme. | İlişkili bulma. | Gönderme. | Bir başkasının daha önce yayımlanmış çalışmasına yapılan gönderme. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Bir konuyu ele alarak ondan kısaca söz etmek. )


- ATIF[Ar.] ile İSTİSNÂ[Ar.]


- ÂTIFET[Ar. çoğ. AVÂTIF] ile/değil/yerine/= KARŞILIK BEKLEMEDEN GÖSTERİLEN SEVGİ, İYİLİKSEVERLİK


- ÂTİK[Ar. çoğ. AVÂTİK] ile ÂTİK[Ar.] ile ATÎK/ATÎKA[Ar. < ITK]

( Sırtın üst bölümü. İLE Berrak, sâf; karışmamış, değerli/kıymetli. İLE Eski. | Hür. | Güzel, genç kız. | Asîl. | Hz. Ebû Bekir'in takma adı/lâkabı. )


- ATİK[Ar.] ile KADÎM[Ar.]


- ATILIM | ATAK/HAMLE[Ar. < ḤAMLE] ile/||/<> SALDIRI | ATAK/HÜCUM[Ar. < HUCŪM]

( bir hamlede atılım İleri atılma saldırma Satrançta ve damada taş sürme işi atak II )


- ATİYYE[Ar.] ile CÂİZE[Ar.]


- ATİYYE[Ar.] ile NİHLE[Ar.]


- ATLAS[Yun.] ile ATLÂS[Ar. < TALAS]

( Düz, havsız, tüysüz. | Büyük harita. | Atlas Denizi. | Dünyanın, bir ülkenin/bölgenin, fiziksel ve siyasal coğrafyası ile ekonomi, tarih gibi konularda, toplu, tutarlı bilgi vermek için biraraya getirilmiş coğrafya haritaları derlemesi. | Bir kitabın sonuna eklenen ya da bir konuyu açıklamak için hazırlanmış resim ya da levhaların tümü. | Boyun omurlarının, üstten birincisi. İLE Eskitmeler. | Eski, aşındırılmış. )


- ATMOSFER | HAVA ile/||/<> HAVA ile/||/<> HAVA[Ar. < HEVÂ]

( Sinema TV Belirli bir çevreye başka çevrelerden ayrı değişik bir özellik sağlayan öğelerin oluşturduğu bütün 1 Yeri saran gaz kitlesi 2 Gökyüzünün genel görünüşü açık hava iyi hava durgun hava gibi Dramatik durumu karakterler konuşma dekor giyimkuşam ışık müzik aracılığıyla bir oyunun özelliğini tinsel iklimini ortaya çıkaran öğe 1 Türkü ezgisi 2 Bölgelerin özel ezgisi ile söylenen türkü Eğin havası Urfa havası gibi Oylumca 78 azot 21 oksijen 0 94 soy gazlarla karbon dioksit vb gazlardan oluşmuş yeryuvarı çevreleyen ve içinde canlıların yaşayabileceği gaz karışımı Yeryuvarını saran uçun ve uçuk katmanın oluşturduğu akışkan ortam coğrafya kimya Dramatik durumun tinsel iklimini ortaya çıkaran öğe Bu kişiler konuşmalar dekor giysi donatımlıklar sahne eşyaları ışıklama müzik ve benzeri öğelerin yardımıyla elde edilir Koruyucu atmosfer kullanılmayan ve yüzeysel kabuklanmanın önemli olmadığı anlarda doğal fırın atmosferi olarak kullanılan ortam )

( ATMOSPHERE | WEATHER | AIR )

( ATMOSPHÈRE, AMBIANCE | TEMPS | AMBIANCE | AIR )

( ATMOSPHÄRE | WETTER | ATMOSPHAERE | LUFT )


- ATOM(BÖLÜNEMEZLİK) = ATOME[İng.] = ATOME[Fr.] = ATAMUS, INDIVIDIUM CORPUS[Lat.] = (HE) ATOMOS[Yun.] = CUZ'UN LA-YETECEZZA, ZERRE[Ar.] = ATOM, ZERRE[Fars.] = PARAMANU, TANMATRA, ANU[Sans.] = YUANZI[Çince] = GENŞİ[Jap.] = NGUYÊN TU'[Vietnamca] = PARÁNY[Macarca]


- ATTITUDE[İng.] ile/||/<> ATTITUDE[Fr.] ile/||/<> HALTUNG, POSE, ATTITUDE[Alm.] ile/||/<> TAVIR[Ar. < ṬAVR]

( Oyunculukta bir karakterin ya da tipin yetişmesini özelliklerini kültürel çevresini ve konumunu belirleyen görünüş Tavır yalnızca hareketlerle değil konuşmayla da ortaya çıkar )

( ATTITUDE )

( ATTITUDE )

( HALTUNG, POSE, ATTITUDE )


- ATTRİBUT OU TERME PRÉDİCATİF[Fr.] ile/||/<> HABER[Ar. < HABER]

( İsimi cümlelerinde yüklem ki isim sıfat zamir veya zarf olabilir Ağaç bitkidir Su soğuktur Gelen odur Onun her işi yapması canla başladır misallerinde bitki soğuk o ve canla başla birer haberdir )

( ATTRIBUT OU TERME PRÉDICATIF )


- ÂTÛN, BEÇEDÂN, ZÂK, ZÂK-DÂN[Fars.], MEŞÎME[Ar.], RAHİM[Ar.] ile/değil/yerine/= DÖLYATAĞI


- ATVÂD, CEBEL[Ar. < TAVD] ile/ve/< A'LÂM[Ar. < ALEM]

( Dağlar. İLE/VE Yüksek dağlar. )


- ATYEB-İ ME'KÛLÂT[Ar.] ile A'ZEB[Ar.]

( Yiyeceklerin en güzeli. İLE En lezzetli ve tatlı. )


- AUCTION, OPEN OVERBIDDING, OPEN BIDDING[İng.] ile/||/<> AÇIK ARTIRMA | MÜZAYEDE[Ar. < MUZÂYEDE]

( açık artırma Bir malın ya da işin daha önceden ilan edilen yer ve zamanda en yüksek fiyatı verene satılması kapalı artırma )


- AVÂM[Ar. < ÂMM] ile A'VÂM[Ar. < ÂM]

( Herkes, kaba ve cahil halk, ayak takımı. İLE Yıllar, seneler. )


- AVANE[Ar. < ʿAVENE] ile/değil/yerine/=/||/<> YARDAKÇI | YARDIMCI

( yardakçı yardımcı )


- AVANE/AVENE[Ar.] ile/değil/yerine/= YARDAKÇI/LAR

( Kötü işlerde birine yardım eden "kişi/ler". )