İngilizce karşılıkları olan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 23.112 başlık/FaRk ile birlikte,
23.112 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(88/94)
- UNIPOLAR[İng.] / UNIPOLAIRE[Fr.] / EINPOLIG, MONOPOLAR, UNIPOLAR[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK KUTUPLU
- UNIPOLAR[İng.] değil/yerine/= TEK KUTUPLU
- UNIQUENESS OF SOLUTION THEOREM[İng.] / EINDEUTIGKEITSSATZ DER LÖSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜMÜN TEKLİK KURAMI/TEOREMİ
- UNISEKS SEKS
- UNIT CELL[İng.] / CELLULE DE L'UNITÉ[Fr.] / MASSEINHEIT ZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRİM GÖZE/HÜCRE
- UNIT OPERATIONS[İng.] / OPERATIONS D'UNITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= TEMEL İŞLEMLER
- UNIT POLE[İng.] / PÔLE UNITAIRE[Fr.] / EINHEITSPOL[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRİM KUTUP
- UNIT VECTOR[İng.] / VECTEUR UNITAIRE[Fr.] / EINHEITSVEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRİM VEKTÖR
- ÜNİTE[İng. < UNIT] değil/yerine/= BÖLÜM | BİRİM, ÖLÇÜ, VAHİT
( Birim, vahit, ölçü. )
- ÜNİTE/UNIT[İng.] değil/yerine/= BİRİM
- ÜNİVALAN/UNIVALENT[İng.] değil/yerine/= TEK DEĞERLİKLİ
- ÜNİVARYANT/UNIVARIANT[İng.] değil/yerine/= TEK DEĞİŞKENLİ
- ÜNİVERSAL/UNIVERSAL[İng.] değil/yerine/= EVRENSEL
- UNIVERSE OF DATA[İng.] ile/değil/yerine/= VERİ EVRENİ
- ÜNİVERSİTE MEZUNU ile BEKÂRLIK ile BEKARLIK
- ÜNİVERSİTE ile ÜNİVERSİTE MEZUNU ile ÇEVİRİ FAKÜLTESİ ile KOLEJ VEYA ÜNİVERSİTE ile ÜNİVERSİTE
- ÜNLEM ile ÜNLEM İŞARETİ
- ÜNLÜ HARF/LER ile/<> ÜNSÜZ HARF/LER
( Kalın: A[düz ve geniş] | I[düz ve dar] | O[yuvarlak ve geniş] | U[yuvarlak ve dar]
İnce: E[düz ve geniş] | İ[düz ve dar] | Ö[yuvarlak ve geniş] | Ü[yuvarlak ve dar]
İLE/VE/||/<>
Dudak: F[sert ve sürekli] | P[sert ve süreksiz] || M, V[yumuşak ve sürekli] | B[yumuşak ve süreksiz]
(Yarı) Dudak-Diş: F[sert ve sürekli] || V[yumuşak ve sürekli]
Diş: S, Ş[sert ve sürekli] | Ç, T[sert ve süreksiz] || J, L, N, R, Z[yumuşak ve sürekli] | C, D[yumuşak ve süreksiz]
Damak: K[sert ve süreksiz] || Y[yumuşak ve sürekli] | C, G[yumuşak ve süreksiz]
Gırtlak: H[sert ve sürekli] || Ğ[yumuşak ve sürekli] )
( 
İLE
)
(
)
- ÜNLÜ/ANGIN/MEŞHUR/ŞÖHRET ile/ve/değil/yerine TANINMIŞ/LIK
( Ün/şöhret, âfettir. )
- ÜNLÜ ile ÜNLÜ İNSANLAR ile ÜNLÜ KİŞİLER
- UNSATURATED HYDROCARBON[İng.] ile/değil/yerine/= DOYMAMIŞ HİDROKARBON
- UNSATURATED SOLUTION[İng.] ile/değil/yerine/= DOYMAMIŞ ÇÖZELTİ
- UNSUR[Osm.] / ELEMENT[İng.] / ÉLÉMENT[Fr.] / ELEMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEMENT
- UNUTMA ile/ve AKLINA GELMEME(Sİ)
- UNUTMA ile/ve/||/<> BUNAMA/ATEH[Ar.]/DEMANS[Fr., İng. < DEMENTIA] ile/ve/||/<> ALZHEIMER
( Alzheimer tanısı için aşağıdakilerden en az ikisi tanılanmış ve "önemli ölçüde dikkate alınmalıdır".
- Zayıf bellek
- İletişim ve dil zorluğu
- Odaklanmada ve dikkatini vermede güçlük
- Hatalı muhakeme ve yargı
- Bozulmuş görsel algı )
( Alzheimer, genel olarak üç evreye ayrılır:
1. Unutkanlık, bildiği yerleri tanıyamama, bazı sözcükleri bulamama, işine ve hobilerine karşı ilgisini yitirme gibi erken belirtiler verir ve genellikle hasta olduğunu kabul etmek istemez.
2. Bellek kaybı belirginleşir. Yakınlarının adını unutabilir. Yolunu kaybedebilir. Konuşma bozukluğu artar. Yıkanma, giyinme gibi gündelik işlerinde yardıma gereksinim duyabilir ve bazı hayaller görebilir.
3. Artık aile üyelerini tanımayabilir, yemek yemede ve yürümede güçlükler başlar, sidik ve dışkısını tutamayabilir ve ciddi davranış bozuklukları görülebilir.
Alzheimer hastalığı, yaklaşık 5-8 yıllık bir ilerleme süreci içinde hastayı yatağa bağlı ve tamamen bakıma muhtaç duruma getirir. )
( 
Unutma eğrisi ve aralık etkisinin keşfi ile tanınan, deneysel bellek çalışmalarına öncülük eden psikolog Hermann Ebbinghaus (1850–1909), öğrenme eğrisini tanımlayan ilk kişidir. Unutma eğrisinin grafiği, kişilerin "öğrenileni" tekrar etmezse yeni öğrendiği bilgilerin, günler içinde nasıl azaldığını gösterir. )
( ... İLE/VE/||/<> Bellek, düşünme ve toplumsal yeteneklerde bozulma. İLE/VE/||/<> Beyinde plak ve düğüm oluşumu ile bellek kaybı ve bilişsel gerileme. | Demansın en yaygın nedeni olan ve ilerleyici bellek kaybı ile ilişkili bir sayrılık. )
- UNUTMAK ile "ATLAMAK"
- UNUTMAK ile "BİLİYORUM" SANMAK
- UNUTMAK ile/ve/değil/yerine/<> AFFETMEK
( Bir hatayı, hem unutmak, hem affetmek aptallıktır. Ne unutmak, ne affetmek, hainliktir. Hatayı unutmayıp sahibini affetmek, işte bu erdemdir. )
( Söylenilmeyebilecek, yanlış/yersiz/zamansız bir söz, ancak affedilir fakat unutulmaz! )
( Aldığın dersi kaybettirir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<> Bakış açını değiştirir. )
( Mutlu eder. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<> Güçlü kılar. )
- UNUTMAK ile BİLMEMEK
- UNUTMAK ile BOŞLAMAK/İHMAL[Ar.]
- UNUTMAK ile/ve/değil/yerine HIZLI GEÇMEK
- UNUTMAK ile UNUTKAN ile UNUTKANLIK ile UNUTMAK
- UNUTMAK ile/ve/değil/yerine ÜZERİNE KONUŞMAMAK
- UNUTMAK ile/ve YENİLEMEK
- UNVAN ile İTİRAZ SAHİBİ
- UP QUARK[İng.] / QUARK UP[Fr.] / ERHÖHENQUARK[Alm.] ile/değil/yerine/= YUKARI KUARK
- UPPER ATMOSPHERE[İng.] / ATMOSPHÈRE SUPÉRIEUR[Fr.] / OBERE ATMOSPHÄRE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜST ATMOSFER
- UPREGULATION/UPREGULATION[İng.] değil/yerine/= ARTARAK DÜZENLENİM
- UPS/UNINTERRUPTIBLE POWER SUPPLY[İng.] değil/yerine/= KESİNTISİZ GÜÇ KAYNAĞI
- UPTAKE[İng.] değil/yerine/= TUTULUM
- UPUYGUN = MUTABIK = ADEQUAT[İng.] = ADÉQUAT[Fr.] = ADÄQUAT[Alm.] = ADEQUATUS[Lat.] = ADECUADO/DA[İsp.]
- URANIUM SERIES[İng.] / SÉRIE DE L'URANIUM[Fr.] ile/değil/yerine/= URANYUM DİZİSİ/SERİSİ
- URANIUM-LEAD DATING[İng.] / DATATION PAR L'URANIUM-PLOMB[Fr.] ile/değil/yerine/= URANYUM-KURŞUN YAŞ TAYİNİ
- URANIUM[İng.] / URANIUM[Fr.] / URAN[Alm.] ile/değil/yerine/= URANYUM
- URANYUM
( Atom numarası 92, atom ağırlığı 238,03 olan, 1800 °C'ye doğru ergiyen, 18,7 yoğunluğunda, demir görünüşünde bir öğe. [ Simgesi: U ] )
- URASİL[İng. URACIL] ile/||/<> TAMAMLAYICI BAZ ÇİFTLERİ[İng. COMPLEMENTARY BASE PAIRS]
( Sadece ribonükleik asidin (RNA) yapısında bulunan azotlu organik baz tipidir. Kimyasal formülü C4H4N2O2 olup IUPAC adı Pirimidin-2,4(1H, 3H)-Dion'dur. @@ DNA molekülünün ya da DNA-RNA ikiliğinin karşılıklı uçlarında, hidrojen bağlarıyla birbirleriyle eşleşen nükleotitlerdir. Sitozin (C), Guanin (G) ile tamamlayıcıdır, Adenin (A) ise Urasil (U) ve Timin (T) ile tamamlayıcıdır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ÜRDÜN ile ÜRDÜN
- ÜREME[İng. REPRODUCTION] ile/||/<> ADAPTİF DAVRANIŞ[İng. ADAPTIVE BEHAVIOR] ile/||/<> ALELOPATİ[İng. ALLELOPATHY] ile/||/<> ANİZOGAMİ[İng. ANISOGAMY] ile/||/<> ANJİYOSPERM[İng. ANGIOSPERM] ile/||/<> ÇİÇEK[İng. FLOWER] ile/||/<> EŞEYLİ ÜREME[İng. SEXUAL REPRODUCTION] ile/||/<> GAMET ile/||/<> HYPOTRİCH
( Canlı organizmalardan kendilerine benzeyen başka canlılar oluşması; çoğalma. Üreme sadece canlılarda görülen, cansız cisimlerde bulunmayan bir niteliktir.Canlılarda görülen çeşitli üreme yolları başlıca "eşeysiz üreme" ve "eşeyli üreme" adını alan 2 ana öbekte toplanır. @@ Bir hayvanın belirli bir durum ya da çevreye uymasını sağlayan ve hayvanın uzun dönem yaşamkalımını ve üremesini destekleyen herhangi bir davranış. @@ Bir canlının salgıladığı kimyasallardan ötürü başka canlı üzerinde özellikle büyüme, hayatta kalma ve üreme açılarından olumlu ya da olumsuz etkilere neden olmasıdır. Genellikle bitkilerde, alglerde, bakterilerde, resiflerde ve mantarlarda görülür. Bu etkiye neden olan kimyasallara alelokimyasallar denir. Bunlar arasında karbonhidratlar, lipitler, alkaloidler, azot içerikli bileşikler, flavonoid fenolikler başta olmak üzere bazı diğer fenolikler ve terpenoidler bulunur. @@ Bir cinsiyetin diğerinden daha büyük eşey gözesi (yumurta ya da sperm) ürettiği eşeyli üreme şeklidir. Heterogami olarak da bilinir. @@ Üreme organları çiçeklerinde bulunan ve en yakın tarihte evrimleşmiş bitki grubudur. Ayrıntılı bilgiyi buradan alabilirsiniz. @@ Tohumlu bitkilerde eşeysel üreme organlarını bulunduran yapıdır. Tam çiçek ve eksik çiçek olmak üzere iki çeşit çiçek vardır. @@ Mayotik bölünmenin ürünü olan cinsiyet gözelerinin (gamet) birleşmesini gerektiren üreme türü. Her yavru, mayoz sırasındaki bağımsız kromozom dağılımı nedeniyle benzersiz bir genetik kompozisyona sahiptir. @@ Eşeyli üremede öncül eşey gözelerinin mayoz bölünmesi sonucunda oluşan özelleşmiş haploit gözedir. Eşeyli üremede sperm ve yumurtanın birleşmesi yeni bir bireyin gelişimini başlatır. @@ Eşeyli üreyen ya da bölünerek çoğalan Ciliate takımına ait bir protozoa. Eşeyli üremesi konjugasyon ya da gamet füzyonu dolayısıyla olabilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ÜREME ile ÇOĞALMA
- ÜREME ile DAMIZLIK AT
- ÜREME ve/||/<>/> KORUMA
- ÜREMEK ile/ve DOĞURMAK
- ÜRETİM ARTIŞI ile/ve NİTELİK ARAYIŞI
( Rüzgâr ve gökgürültüsünün birbirini tamamlaması artışı simgeler. )
- ÜRETİM/İMALÂT[Ar.] ve/> DÖNÜŞÜM
- ÜRETMEK/ÜRETİM ile/ve YARATMAK/YARATIM
( Üretenler karanlıktan kurtulabilir. )
( Ancak zeki ve bilgili olanlar üretim yapabilirler. )
( Zaferin sırrı, Arınma ve Bilgi'ye ulaştıktan sonra çalışmaktır. Çalışmanın en iyisi ve yararlısı üretim yapanıdır. )
- ÜRETMEK ile/ve OLUŞTURMAK
- ÜRETMEK ile YENİ BİR ŞEY ÜRETMEK
- ÜRKÜTÜCÜ ile ÜRKÜTÜCÜ BİR ŞEKİLDE
- ÜROFLOMETRİ/UROFLOWMETRY[İng.] değil/yerine/= İDRAR AKIM ÖLÇÜMÜ
- ÜROGRAFİ/UROGRAPHY[İng.] değil/yerine/= BOŞALTIM SİSTEMİ GÖRÜNTÜLEMESİ
- ÜRPERTİ ile/ve/> TUTKU
- US/AKIL ile/ve/değil/||/<>/< BAĞLAM
- US/AKIL ve/<> TARİH/SEL/LİK
- US/ULTRASON/ULTRASONOGRAFİ ULTRASOUND[İng.] değil/yerine/= SES ÖTESİ, YANSILANIM
- US = AKIL = REASON[İng.] = RAISON[Fr.] = VERNUNFT[Alm.] = RATIO[Lat.] = RAZON[İsp.]
- US ile/ve DENEYİM/TECRÜBE
- US ve/||/<> SU
- US ile ZİHİN
- USB/UNIVERSAL SERIAL BUS[İng.] değil/yerine/= EVRENSEL DİZİ VERİ YOLU
- USÇULUK = AKLİYE = RATIONALISM[İng.] = RATIONALISME[Fr.] = RATIONALISMUS[Alm.] = RATIO[Lat.]
- USDIŞI = GAYR-İ AKLÎ = IRRATIONAL[İng., Alm.] = IRRATIONNEL[Fr.]
- USEFUL BEAM[İng.] / FAISCEAU UTILE[Fr.] ile/değil/yerine/= FAYDALI DEMET
- USEFUL PENETRATION DEPTH[İng.] / PROFONDEUR DE PÉNÉTRATION UTILE[Fr.] / NÜTZLICHE EINDRINGTIEFE[Alm.] ile/değil/yerine/= FAYDALI NÜFUZ DERİNLİĞİ
- USG/ULTRASONOGRAFİ ULTRASONOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= SES ÖTESİ YANSILANIM
- USH/REMOTE HEALTH SERVICE[İng.] değil/yerine/= UZAKTAN SAĞLIK HİZMETİ
- USLAMLAMA = REASONING[İng.] = RAISONNEMENT[Fr.] = SCHLUßVERFAHREN[Alm.] = RATIOCINATIO[Lat.]
- ÜSLÜ/ÜSTEL/EXPONENTIAL[İng.] ile ÜST EL
( Katlı/katlanan. @@ Güçlünün/güçlülerin "etkisi". )
- USS/NATIONAL HEALTH SYSTEM[İng.] değil/yerine/= ULUSAL SAĞLIK DÜZENİ
- USSAL BİLGİ ile/ve/<> SEZGİSEL BİLGİ
( İkinci türden bilgi. )
( Gerçeği yanlıştan ayırdeden bilgi. )
( Zorunlu olarak gerçektir. )
- ÜSSÎ ZAYIFLAMA[Osm.] / EXPONENTIAL ATTENUATION, EXPONENTIAL EXTINCTION[İng.] / ATTÉNUATION EXPONENTIELLE[Fr.] / EXPONENTIELLE SCHWÄCHUNG, EXPONENTIALLÖSCHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜSTEL ZAYIFLAMA
- ÜST BACAK KEMİĞİ ile KAVAL KEMİĞİ/BACAK KALEMİ
( ... İLE Baldırda olan iki kemikten kalını. )
- ÜST METİN İŞARETLEME DİLİ/HYPERTEXT MARKUP LANGUAGE/HTML[İng.] ile/ve/||/<> GENİŞLETİLEBİLİR İŞARET DİLİ/EXTENSIBLE MARKUP LANGUAGE/XML[İng.]
( Verileri ve içerikleri görüntülemek için kullanılır. İLE/VE/||/<> Verileri depolamak ve paylaşmak için kullanılır. )
( Etiketleri önceden tanımlanmıştır. İLE/VE/||/<> Etiketleri önceden tanımlanmamıştır. Kullanıcı kendi etiketlerini oluşturmaktadır. )
- ÜST-DİL = METALANGUAGE[İng.] = MÉTALANGUE[Fr.] = METASPRACHE[Alm.]
- ÜST ile/ve AYRI
- ÜST ile/ve NİTELİKLİ
- USTA ile USTALIKLA
- USTACA ile USTALIK ile AÇIK SÖZLÜ
- USTALIK ile/ve ANLAYIŞ
- USTALIK ile/ve BECERİ
- USTALIK ile YIKMACI
- ÜSTÜN/LÜK ile/ve/değil/yerine/||/<> FARKLI/LIK
- ÜSTÜN ile/ve/değil ÖTE
- ÜSTÜNLÜK ile/yerine ÇEŞİTLİLİK
- USTURLAP ile ASTROLOG ile ASTROLOJİK ile ASTROLOJİ
- USÛLEYN:
USÛL-İ FIKIH ile/ve/||/<> USÛL-İ DİN
- USÛLSÜZ/LÜK ile HAKSIZ/LIK/GADR[Ar.]
- ÜŞÜTME ve ÜZÜNTÜ
- USVS/NATIONAL HEALTH DATA DICTIONARY[İng.] değil/yerine/= ULUSAL SAĞLIK VERİ SÖZLÜĞÜ
- UTANÇ = SHAME[İng.] = HONTE[Fr.] = SHAM[Alm.] = PUDOR[Lat.]
- UTANÇ ile UTANDIRMAK ile UTANMIŞ ile UTANÇ
- UTANGAÇ ile UTANGAÇLIK
- UTANMAK ile ÇEKİNMEK
- UTANMAK ile EDEB
- UTANMAK ile GOCUNMA
- ÜTILİZASYON/UTILIZATION[İng.] değil/yerine/= KULLANIM
- ÜTOPİK[İng. < Yun.] değil/yerine/= DÜŞÜLKÜSEL
- ÜTS/PRODUCT TRACKING SYSTEM[İng.] değil/yerine/= ÜRÜN TAKİP DÜZENİ
- ÜTÜ ile DEMİR ÇAĞI ile DEMİR BANTLAR ile DEMİR YAKA ile DEMİR DÖKÜMHANESİ ile DEMİR İRADE ile ÜTÜCÜ ile İRONİK ile DEMİRCİ ile DEMİR TAŞI ile DEMİR AĞACI ile DEMİR İŞİ
- UV/ULTRAVİYOLE RADYASYON/ULTRAVIOLET RADIATION[İng.] değil/yerine/= MOR ÖTESİ, MOR ÖTESİ IŞINIM
- ÜVEYİK ile KUSKUĞUK
( Yabani güvercin. İLE Eril yabani güvercin. )
- UWB/ULTRA-WIDEBAND[İng.] değil/yerine/= ULTRA GENİŞ BANT
- UYANIK ile AYIK
- UYARAN ile UYARILAN
- UYARI ile/ve/değil ESPRİ
- UYARI ile UYANIKLIK
- UYARMAK ile ÖĞÜT VERİCİ ile ÖĞÜT VERİCİ
- UYARMAK ile ÖN UYARI
- UYDURMAK ile/değil/yerine UYARLAMAK
- UYGARLIK/MEDENİYET ile/ve/||/<> EKİN/KÜLTÜR
( Evrensel. İLE/VE/||/<> Yerel. )
( Denetimli. İLE/VE/||/<> Bilinçdışı. )
( Toprak, kişiye aittir. İLE/VE/||/<> Kişi, toprağa aittir. )
( Uygarlık, olay ve olguları birbirinden büyük titizlikle ayırd edebilmektir. )
( Kültür, en geniş tanımıyla yaşam biçimini gösterir. )
( Kültür, insan-doğa ve kişi-kişi[toplum] ilişkilerinin toplamıdır. )
( Uygar kişi, dünyanın neresinde ve hangi kültürde üretilirse üretilsin, insanlık değerlerine sahip çıkan, onu benimseyen ve yaşamına katan kişidir. )
( Evrenseller kültürler içinde yer almış olmalıdır. )
( UYGARLIK/MEDENİYET = ZANAAT-FEN ve AHLÂK )
( MEDENİYET OLUŞTURABİLMEK İÇİN:
* TANRI/İLK İLKE,
* EVREN/DOĞA,
* İNSAN )
( Farkındalık ile. İLE/VE/||/<> Farkında olmadan. )
( Yöntemli. İLE/VE/||/<> Alışkanlıklar. )
( İnsan - İnsan ilişkisi (ile). İLE/VE/||/<> Doğa - İnsan ilişkisi (ile). )
( Sanat. İLE/VE/||/<> Zanaat. )
( Öğrenilir. İLE/VE/||/<> Yaşanır. )
( Kimsin/iz? İLE/VE/||/<> Kimlerdensin/iz? / Nerelisin/iz? )
( Uluslararası. İLE/VE/||/<> Ulusal. )
( ZAMAN: Doğrusal. İLE/VE/||/<> Döngüsel. )
( Us. İLE/VE/||/<> Us dışı. )
( Yasa. İLE/VE/||/<> Töre. )
( Medine. İLE/VE/||/<> Yesrib. )
( Çatışmalar içinde. İLE/VE/||/<> Zahmetler içinde. )
( Kâmil kültür, kendinden sonra gelecek kültürün gübresidir. )
( Gerçek üstü. İLE/VE/||/<> Gerçek. )
( Ancak, felsefenin getirebildiği/sağladığı/sunduğu. İLE/VE/||/<> Sanat ve dinin getirdiği. )
( Bilim. İLE/VE/||/<> Felsefe. )
( Saygıyla... İLE/VE/||/<> Sevgiyle... )
( ... @@ Kişide, alışkanlığa bürünmüş, gelenek ve görenek. )
- UYGARLIK = MEDENİYET = CIVILIZATION[İng.] = CIVILISATION[Fr.] = ZIVILISATION[Alm.] = CIVIS[Lat.] = CIVILIZACIÓN[İsp.]
- UYGULA ile BİR ÇÖZÜM UYGULA ile BRONZ TOZU UYGULA ile TÜY DÖKÜCÜ UYGULAMAK ile İŞ BAŞVURUSUNDA BULUNMAK ile GENEL OLARAK UYGULA ile MERHEM SÜRMEK ile BARIŞI UYGULAMAK ile BAŞVURMAK ile UYGULAMAK ile BİR ÇÖZÜM UYGULAMAK
- UYGULAMAK ile UYGULAMA
- UYGULAMAYA YÖNELİK BİLGİ ile/ve SAF SOYUT BİLGİ
- UYGULANABİLİRLİK ile UYGULANABİLİR ile BAŞVURU SAHİBİ ile BAŞVURU ile UYGULAMA ODAKLI ile UYGULAMA PAKETİ ile UYGULAMA PROGRAMI ile UYGULANABİLİR ile UYGULANABİLİR
- UYGULANAMAZ ile PRATİK DEĞİL
- UYGULAYIM = TEKNİK = TECHNICS[İng.] = TECHNIQUE[Fr.] = TECHNIK[Alm.] = TEKHNE[Yun.] = TECNICA[İsp.]
- UYGUN OLMAMAK ile YETERİ KADAR UYGUN OLMAMAK
- UYGUN/LUK ile/ve TUTARLI/LIK
- UYGUN ile/ve ANIK/HAZIR[Ar.]
( Hazır olmak, olgun olmaktır. )
( Hazıra, Hızır gerekmez. )
( Hazır, huzurdadır. )
( ÂMÂDE[Fars.]: Hazır, hazırlanmış. )
- UYGUN ile HIZLANDIRMAK ile SEFER
- UYGUN ile/ve İLİŞKİN
- UYGUN ile/ve KULLANIŞLI
- UYGUN ile UYGUNLUK ile SAHİPLENİCİ
- UYGUNLUK ile/ve GEÇERLİLİK
- UYGUNLUK ile UYGUNSUZLUK
- UYGUNLUK ile/ve YAKINLIK
- UYGUNSUZ ile UYGUNSUZLUK
- UYGUNSUZ ile UYGUNSUZLUK
- UYKU ile/ve KIŞ UYKUSU
- UYKU ile/ve LETARJİ
( ... İLE/VE Çok uzun süren, derin uyku hali. | Uyuşukluk, atâlet. )
( Uykuya dalış süresi ortalama yedi dakikadır. )
- UYKUSUZLUK ile UYKUSUZLUK HASTASI
- UYLUK/OYLUK ile/ve BALDIR/İNCİK/SÂK[Ar.]
( Kalçadan dize kadar olan bölüm. İLE/VE Dizle ayak bileği arasındaki bölümün arkasındaki bölüm. )
- UYMAK ile UYUMLU ile UYGUNLUK
- UYUM
- UYUM BAŞARISI[İng. FITNESS] ile/||/<> AKRABA SEÇİLİMİ[İng. KIN SELECTION] ile/||/<> DİREKT UYUM BAŞARISI[İng. DIRECT FITNESS] ile/||/<> DOLAYLI UYUM BAŞARISI[İng. INDIRECT FITNESS] ile/||/<> EBEVEYN YATIRIM TEORİSİ[İng. PARENTAL INVESTMENT THEORY] ile/||/<> KAPSAYICI UYUM BAŞARISI[İng. INCLUSIVE FITNESS]
( Bir türün gelecek nesillere ne kadar gen aktardığını gösteren ya da gelecek nesillere aktaracağı gen performansının ölçülmesinde kullanılan, ömür boyu eşeysel başarıyı ve hayatta kalma becerisini gösteren terimdir. @@ Tür içindeki bireylerin yalnızca kendi uyum başarılarına yönelik değil, aynı zamanda akrabalarının uyum başarısına yönelik olarak da deneyimledikleri seçilim tipidir. Akrabaların hayatta kalıp üreyebilmesi, bireylerin kendisi tarafından paylaşılan genlerin de başarısı olduğundan dolaylı uyum başarısı ile ilişkilidir. @@ Yavru üretebilme becerisiyle ilişkili olan uyum başarısıdır. Hayatta kalabilmeye ve üremeye doğrudan katkı sağlayan her özellik, direkt uyum başarısını arttırmaktadır. @@ Bir bireyin akrabalarının üreme başarısındaki artıştan ötürü, kendisine benzer genlerin nesiller içerisindeki başarısının artmasına bağlı olarak, ilgilenilen bireyin uyum başarısının artmasıdır.Bir birey (F) düşünün. Bireyin annesi (A), babası (B), kuzeni (K) olsun. Bireyin anne ve babasıyla paylaştığı genlerin benzerliği oldukça yüksektir (0.5 olarak ifade edilir). Kuzeni ile paylaştığı genler de önemli düzeydedir (0.25 olarak ifade edilir). Bu akrabaların evrimsel süreç içerisindeki başarılarının yüksek olması, dolaylı olarak bireyin kendi evrimsel uyum başarısını da arttırmaktadır. Çünkü akrabaları başarılı olup üredikçe, kendisinde bulunan genleri de aktarabilmektedirler. @@ Ebeveyn yatırımı (PI: parental investment), ebeveynin soyunun devam edebilmesi dolayısıyla kendi özelliklerinin doğada sürdürülebilmesi için yavru bakımına yaptığı harcamalardır. Zaman ve enerji en önemli ebeveyn yatırımlarıdır. Ebeveynler, bu teori sayesinde anlaşıldığı gibi, aslında yavrularına "karşılıksız" bir sevgi beslemezler ve "karşılıksız" olarak bakımda bulunmazlar. Evrimsel açıdan bu emeklerinin karşılığı, kendi genlerini büyük oranda taşıyan yavrularının hayatta kalıp, kendilerindeki genleri yaymalarıyla, uyum başarısının dolaylı olarak artması biçiminde döner. @@ En basit tanımıyla direkt uyum başarısı, bireyin üreme ve hayatta kalma başarısı ile dolaylı uyum başarısının (bireyin akrabalarının üreme başarısından kaynaklı evrimsel başarısıdır) toplamıdır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- UYUM SAĞLAMAK ile UYARLANABİLİR ile ADAPTASYON ile UYARLANMIŞ ile ADAPTÖR ile ADAPTASYON ile UYARLANABİLİR ile ADAPTÖR
- UYUM/LU/LUK ile/ve PARALEL/LİK
- UYUM/LU/LUK ile/ve YALIN/LIK
- UYUM = AHENK = HARMONY[İng.] = HARMANIE[Fr.] = HARMONIE[Alm.] = HARMONIA[Yun. Zarafet ve uyum tanrıçası.] = ARMONÍA[İsp.]
- UYUM ile/ve ÇELİŞKİLİ UYUM
- UYUM ile/ve/<> DENGE
( Her varolan, öteki bir varolan ile uyum içindedir. )
( Uyumun içinde, korkuya yer yoktur. )
( Şehvet gibi ateş, nefret gibi kötülük, uyumsuzluk gibi acı ve aydınlanma gibi de sevinç yoktur. )
( En büyük hastalık, doyumsuz istekler; en büyük acı da uyumsuzluktur. )
( Sarı, öğle güneşinin rengi yani orta noktanın ve dengenin simgesidir. )
( Gerçek, Sattva'dan ötededir. )
( İFRÂT[< FART] - İTİDAL - TEFRİT )
( Tamas donuklaştırır, rajas çarpıtır, sattva uyumlu kılar. )
( İnsan-altı olanlar, Tamas'ın ve Rajas'ın egemenliği altındalardır; kişiler ise Sattva'nın. )
( Berraklık ve yardımseverlik, zihni ve eylemi etkilemesinden dolayı Sattva'dır. )
( Sattva'nın olgunlaşmasıyla tüm arzu ve korkular son bulur. )
( Tamas obscures, rajas distorts, sattva harmonises. )
( Every being is compatible vs. every other being.
In harmony there is no place for fear.
The sub-human - the 'humanoids' - are dominated by tamas and rajas and the humans by sattva.
Clarity and charity is sattva as it affects mind and action.
With the maturing of the sattva all desires and fears come to an end.
The real is beyond sattva. )
- UYUM ile/ve EŞ ZAMANLAMA
- UYUM ile/ve EYLEME GEÇMİŞ UYUM
( Dinler, hakikatlerini, eylem içinde [sessiz eylem içinde] gösterirler. )
- UYUM ile/ve TINLAMA
- UYUM ile/ve TUTARLILIK
- UYUM ile/ve UYGUNLUK
- UYUM ile UYUM ile UYUMLU ile KONKORDATO
- UYUM ile/ve YAKINLAŞMA
- UYUMLU/LUK ile/ve GÜZEL/LİK
- UYUMLU/LUK ile/ve UYGUN/LUK
- UYUMLULUK ile/ve AKLİMATİZASYON
( ... İLE/VE Çevresel etmendeki bir değişime, fizyolojik olarak kendini uyumlandırma. )
- UYUMLULUK ile UYUMLU ile GÜÇLÜK ile KARMAŞIK ile KOMPLİKASYON ile UYUMLU ile İLTİFAT ile ÜCRETSİZ OLARAK ile ÜCRETSİZ
- UYUMLULUK ile UYUMLU ile YURTTAŞ
- UYUMSUZ ile KÖTÜ EŞ
- UYUMSUZLUK ile BAĞLANTININ KESİLMESİ ile HOŞNUTSUZLUK ile SON VERMEK ile SÜREKSİZLİK ile SÜREKSİZ
- UYUMSUZLUK ile UYUMSUZ
- UYUMSUZLUK ile UYUMSUZ ile UYUMSUZLUK ile UYUMSUZ
- UYUŞMUŞ ile UYUŞMUŞ
- UYUŞUK ile ÇÜRÜMEK
- UYUŞUK ile LETARJİ
- UYUŞUKLUK ile HAREKETSİZ
- UYUTUM = NEVM-İ SINAİ = HYPNOSIS[İng.] = HYPNOSE[Fr., Alm.] = HYNOS[Yun.]
- UZADEVİM(TELEKİNEZİ[Fr./İng.]) ile KALDIRMA(LEVİTASYON[Fr./İng.])
( Telekinezi ya da sadece kinezi, özdeğin(maddenin) iç dinamiklerine zihin/düşünce gücüyle etki ederek biçimini değiştirmek. İLE Levitasyon ise, özdeği bütün olarak yerinden hareket ettirmek/havalandırmak/havada dolaştırmak. )
- UZAK/LIK ile/ve BAĞIMSIZ/LIK
- UZAK ile BÜYÜK
- UZAK ile GEREKSİZ
- UZAK ile İLERİ
- UZAK ile KÜÇÜK
- UZAK ile UZAK DOĞU ile UZAK ile UZAK ile NALBANT
- UZAKLAŞMAK/YAKINLAŞMAK ile/ve ETRAFINDA DOLAŞMAK
- UZAKLAŞMAK ile/ve/değil UZAK DURMAK
- UZAKLAŞMAK ile YABANCILAŞMAK
- UZAKLIK/MESAFE ile UZAY UZAKLIĞI
- UZAM/DÜZLEM/HAYYİZ/VÜSAT[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/> UZAY
( Belirli noktalar toplamı. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/|||/<>/> Tüm noktalar toplamı. )
( Tanımla(n)mayla. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/|||/<>/> ... )
( Dışta. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/|||/<>/> İçte. )
( İçte yok. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/|||/<>/> Dışta yok. )
- UZAM ile/ve BİÇİM
- UZAM = HAYYİZ = EXTENSION, EXTENT[İng.] = ÉTENDUE, EXTENSION[Fr.] = AUSDEHNUNG[Alm.] = EXTENSIO[Lat.] = EXTENSIÓN[İsp.]
- UZAMLI ŞEY = EXTENDED THING[İng.] = CHOSE ÉTENDUE[Fr.] = AUSGEDEHNTE DING[Alm.] = RES EXTENSA[Lat.]
- UZATMAK ile UZATILABİLİR ile UZATILMIŞ ile GENİŞLETİCİ ile UZANAN
- UZAY/BRAVAIS ÖRGÜSÜ
( Bir kristaldeki atom, iyon ve moleküllerin, uzayda, düzenli olarak tekrarlanan dizilişi. )
- UZAY = MEKÂN = SPACE[İng.] = ESPACE[Fr.] = RAUM[Alm.] = SPATIUM[Lat.] = ESPACIO[İsp.]
- UZAY ile/ve/||/<>/> UZAM/MEKÂN
(
| Kavram | Açıklama | Örnek Kullanım |
|---|---|---|
| SPACE | Fiziksel ya da kavramsal boşluk. Devim, düşünme ve etkileşim olanağı sunar. | Sınıfların düzenlenişi öğrencilere daha fazla uzay[space] sunmalıdır. |
| PLACE | Fiziksel mekânın kimlik, anlam ve aidiyetle yüklenmiş durumu. Yalnızca konum değil ilişkisel bir bağdır. | Okul, sadece bir bina değil öğrenciler için bir uzam[place] durumuna gelmelidir. |
| PLACE and SPACE | Mekânın anlamlı duruma gelmesi için fiziksel alanın[space] toplumsal, ekinsel ve duygusal boyutlarla ilişkilendirilmesi gerekir [place]. | Bir kenti yaşanabilir kılan, yalnızca uzay[space] değil bireylerin onunla kurduğu uzam[place] ilişkisidir. |
(
| Başlık | KHŌRA (χώρα) | TOPOS (τόπος) |
|---|---|---|
| Köken | Antik Yunanca | Antik Yunanca |
| Temel anlam | Yer açan alan, alıcı zemin, barındırıcı boşluk | Yer, konum, mevki |
| Felsefi bağlam | Platon - Timaeos | Aristoteles - Fizik, Mantık |
| Ontolojik statü | Var olan olmayan, aracı ilke | Var olana ait somut konum |
| Belirlilik | Belirsiz, tanımlanamaz | Belirli, tanımlanabilir |
| Ölçülebilirlik | Ölçülemez | Ölçülebilir |
| Biçim ile ilişkisi | Biçimsizdir; biçimleri yalnızca kabul eder | Biçimli var olanların yeridir |
| İşlev | Yer verme, olanaklı kılma | Konum belirleme |
| Zamansallık | Önsel (önceden varsayılan) | Sonradan belirlenen |
| Nesne ile ilişki | Nesneden bağımsız bir olanak alanı | Nesneye doğrudan bağlı |
| Kavramsal karşılık | Koşul | Sonuç |
| Kısa tanım | Bir şeyin yer alabilmesini olanaklı kılan, fakat kendi yer olmayan alan | Bir şeyin devinerek bulunduğu, sınırları belirli yer |
- UZAYLILAR ile DÜNYA DIŞI ile BÖLGE DIŞI
- ÜZERİNE BİRŞEYLER SÖYLEMEK ile BELİRLEMEK
( Bir şey ki söylemesen de olur, söyleme! Bir şey ki yapmasan da olur, yapma! )
- ÜZERİNE KONUŞULAMAZ/LAR ile/ve/değil İFADE EDİLEMEZ/LER
- ÜZGÜN ile KEYİFSİZ ile KEYİFSİZLİK
- UZLAŞIM/SAL = İTİBAR/Î = CONVENTION/AL[İng.] = CONVENTION/NEL[Fr.] = KONVENTION/EL[Alm.] = CONVENTIO[Lat.] = CONVENCIÓN[İsp.]
- UZLAŞIM ile/ve/<> UYUM
- UZLAŞIM ile/ve/değil/yerine UYUMLU BİRLİK
- UZLAŞMA ile/değil ERDEM
- UZLAŞMA ile/ve İMAN
- UZLAŞMA ile UZLAŞMACI
- UZLAŞMAZ ile KURTARILAMAZ
- UZLAŞMAZLIK ile UZLAŞMAZLIK ile UZLAŞMAZ ile GEÇİŞSİZ
- UZMAN ile UZMANLIK ile USTALIKLA
- UZMANLIK ile/ve/değil/yerine/||/<> MESLEK
- UZMANLIK ile/ve ORGANİZASYON
- UZUN KLİTORİSLİ KADIN (ERİL) ve "KISA PENİSLİ ERKEK" (DİŞİL):
İNSAN
- UZUN UZUN BAKMAK ile GÖZ KIRPMAK
( ... İLE Bir kişinin, ortalama göz kırpma hızı, 100 - 400 milisaniye arasında gerçekleşmektedir. )
- UZUN UZUN KONUŞMAK ile "UZATMAK"
- UZUN/KISA) SÜRELİ/LİK (/ SOLUKLU/LUK) ile SÜREKLİ/LİK
- UZUN/LUK ile/ve YÜKSEK/LİK
( İki nokta arasında. İLE/VE Zeminden hareket ederek. )
- UZUNLUK ile UZATMAK ile UZATMA ile UZUNLAMASINA ile UZUN
- ÜZÜNTÜ = KEDER = PAIN[İng.] = DOULEUR[Fr.] = SCHMERZ[Alm.] = DOLOR[Lat.]
- V-COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT-V[Fr.] / V-KOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= V KATSAYISI
- V-PARTICLE[İng.] / PARTICULE V[Fr.] / V-TEILCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= V PARÇACIĞI
- VAC/VAK/VACUUM ASSISTED CLOSURE[İng.] değil/yerine/= VAKUM YARDIMLI YARA KAPATMA, NEGATİF BASINÇLI YARA KAPATMA
- VACUUM CORRECTION[İng.] / CORRECTION DU VIDE[Fr.] / VAKUUMKORREKTUR[Alm.] ile/değil/yerine/= VAKUM DÜZELTMESİ
- VACUUM DIFFUSION[İng.] ile/değil/yerine/= VAKUMLU DİFÜZYON
- VACUUM EVAPORATION[İng.] / ÉVAPORATION SOUS VIDE[Fr.] / VAKUUMVERDAMPFUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= VAKUMDA BUHARLAŞTIRMA
- VACUUM TUBE[İng.] / TUBE À VIDE[Fr.] ile/değil/yerine/= VAKUM TÜPÜ
- VACUUM, UNDERPRESSURE[İng.] / VACUUM, VIDE[Fr.] / VAKUUM, UNTERDRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= VAKUM, BOŞLUK
- VAD/VENTRİKÜLER DESTEK CİHAZI VENTRICULAR ASSIST DEVICE[İng.] değil/yerine/= KARINCIK DESTEK AYGITI
- VADESİ DOLMUŞ ile BİTİŞ TARİHİ ile SON TARİHLER ile DOLAYI ile GERÇEĞİNDEN DOLAYI
- VAFTİZ ile HAÇ VAFTİZİ ile VAFTİZ ile VAFTİZCİ ile VAFTİZHANE
- VAGON[Fr./İng. < WAGON] ile/ve/||/<> FURGON[Fr. < FOURGON]
( ... İLE/VE/||/<> Nesne vagonu. )
- VAGON[Fr./İng. < WAGON] ile/ve/||/<> TENDER[Fr.]
( Yük ve yolcu taşımakta kullanılan, lokomotifin çektiği demir yolu aracı. İLE/VE/||/<> Lokomotifin arkasına bağlanan, gerekli yakıtı, suyu taşıyan vagon. )
- VAHÂ[Ar.] ile ILGIM/SERAP/YALGIN/PUSARIK
( Çöl ortasında suyu ve yeşilliği olan yer. İLE ... )
- VAHDET-İ ŞUHÛD ile/ve/||/<>/hem de VAHDET-İ KUSÛD ile/ve/||/<>/hem de VAHDET-İ MEVCÛD ile/ve/||/<>/hem de VAHDET-İ VUCÛD
- VÂHİD-İ KIYASÎ-İ NÂRÎ[Osm.] / CALORIE[İng.] / CALORIE[Fr.] / KALORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KALORİ
- VAHİT/VAHİD[Osm.] / UNIT[İng.] / EINHEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRİM
- VAHŞİ ile GADDARLIK
- VAHŞİ ile VAHŞET ile GADDARCA DAVRANMAK ile VAHŞİCE ile KABA
- VAJİNA[İng. VAGINA] ile/||/<> YAPAY DÖLLENME[İng. ARTIFICIAL FERTILIZATION]
( Latincede "vāgīna" sözcüğünden gelen, Türkçeye "vajina" olarak giren bu sözcüğün kelime anlamı "kılıf" ya da "kın"dır. Dişilerin, lifli ve kaslı (fibromasküler) yapıda olan üreme organının bilimsel adıdır. Canlılarda cinsel birleşme ve çocuk doğumu görevlerine sahiptir. "Vajinit, dişilerde görülen bir tür vajina hastalığıdır ve vajinanın iltihabından bahsederken kullanılır." @@ Cinsel birleşme dışında, başka bir yolla, genellikle deneysel olarak spermlerin vajinaya iletilmesidir. Bu yöntem, seçkin bir erkekten çok sayıda yavru alınmasına yaradığı için hayvancılıkta çok kullanılmaktadır. İnsanlarda da, cinsel iktidarsızlık ve kısırlık tedavisinde, sınırlı da olsa bu yöntemden yararlanılabilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- VAJİNA ile/ve DÖLYATAĞI
- VAKA RAPORU/CASE REPORT[İng.] değil/yerine/= OLAY YAZANAĞI
- VAKIF[Ar. < VAKF: Duruş, durma.]/TESİS ile DERNEK/CEMİYET
( Bir mülkü kamu yararına -satılmamak kaydıyla- sonsuz olarak tahsis etmek. İLE Çıkarlarını savunmak, belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere kurulan yasal topluluk. )
(1996'dan beri)