Bugün[01 Nisan 2026]
itibarı ile 22.832 başlık/FaRk ile birlikte,
22.832 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(84/93)


- TİCARET ile REKLAM ile TİCARİ FİRMA ile TİCARİLEŞTİRMEK


- TICKET vs. INVITATION


- TİDAL VOLÜM/TIDAL VOLUME[İng.] değil/yerine/= SOLUK OYLUMU/HACMİ


- TIDAL[İng.] değil/yerine/= GEL-GİTSEL


- TİG/DİAGNOSTIC-RELATED GROUPS[İng.] değil/yerine/= TANI İLİŞKİLİ ÖBEKLER


- TİK/TIC[İng./Fr.] değil/yerine/= SEĞİRCE/SEĞİRTİ


- TIKANIKLIK ile TIKALI ile TIKALI SÜT


- TIKANIKLIK ile TIKANIKLIK ile TIKANIKLIK


- TİKEL = CÜZ'Î = PARTICULAR[İng., İsp.] = PARTICULIER[Fr.] = PARTIKULAR[Alm.] = PARTICULARIS[Lat.]


- TİLKİ ile BENGAL/HİNT TİLKİSİ

( )


- TİLKİ ile ÇAKAL

( Gebelik süreleri, 50-54 gündür. İLE ... )

( Tilki, hileyi simgeler. İLE ... )

( KELÎLE ile DİMNE )

( KELÎLE ve DİMNE (BEYDEBÂ) adlı kitabı okumanızı salık veririz. )

( ANUBIS: Çakal Tanrı. )

( ... İLE Avının üzerine atılmağa hazır kişi. | Dehşet günlerinde vurgunculuk yapan kişi. | Gösterişli cenaze törenleri düzenleyen kişi. )


- TİLKİ ile ÇÖL (FENNEC) TİLKİSİ

( ... İLE Genellikle 1 kg. civarında ağırlığa ve 24-42 santimetre uzunluğa, 20 santimetre kadar yüksekliğe sahiptir. [Kuyruklarının ucu siyahtır ve toplamda 18-31 santimetre uzunluğundadır.] )

( ... İLE 10-15 santimetreye ulaşabilecek kadar büyük ve sivri kulakları vardır. [Temel işlevi vücut sıcaklığını sabit tutmaktır.] )

( Tüm tilkiler, 35-39 arası kromozoma sahiptir. İLE Sadece 32 kromozom bulunur. )

( ... İLE Öteki tilkilerin aksine, misk bezleri bulunmaz. )

( Çoğu, tekil yaşar. İLE Öbekler durumunda yaşarlar. )

( ... İLE Koruma altında, 14 yıl kadar yaşayabilirler ve en başta gelen avcısı şahin baykuşudur. Avcılarından ve sıcaktan korunmak için çöl içinde inler kazarlar ve bazılarının inleri 120 m² alana yayılabilir. )

( ... ile )


- TILT TABLE TEST[İng.] değil/yerine/= EĞİMLİ MASA TESTİ


- TILT[İng.] değil/yerine/= EĞİM


- TİM[İng. < TEAM] değil/yerine/= BİRLİK, TAKIM

( Güvenlik güçlerinde belirli bir iş ya da hizmeti başarabilecek güçteki en küçük birlik, takım. )


- TIME DILATATION[İng.] / DILATATION DU TEMPS[Fr.] / ZEITDILATATION[Alm.] ile/değil/yerine/= ZAMAN GENLEŞMESİ


- TIME INTERVAL[İng.] / INTERVALLE DE TEMPS[Fr.] / ZEITABSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= ZAMAN ARALIĞI


- TIME REVERSAL OPERATOR[İng.] / OPÉRATEUR D'INVERSION TEMPORELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= ZAMAN TERSİNİRLİK İŞLEMCİSİ


- TIME REVERSAL[İng.] / INVERSION DU TEMPS[Fr.] ile/değil/yerine/= ZAMAN TERSİNİRLİĞİ


- TIMESTAMP[İng.] değil/yerine/= ZAMAN DAMGASI


- TİMSAH ile TİMSAH GÖZYAŞLARI ile TİMSAH BENZERİ


- TIN PLATING[İng.] ile/değil/yerine/= KALAY KAPLAMA


- TIN[İng.] / ÉTAIN[Fr.] / ZINN[Alm.] ile/değil/yerine/= KALAY


- TİN/AN ile/ve/||/<> ANLAK ile/ve/||/<> ANLIK ile/ve/||/<> US

( RUH ile/ve/||/<> ZEKÂ ile/ve/||/<> ZİHİN ile/ve/||/<> AKIL )

( Akıl;
* Sınır tayin eder;
* Kendine rakip kabul etmez;
* Buyurucudur )

( Akıl yönetimindeki zihin, düşünceyi verir. )

( Ayna güneşi çekmek için hiçbir şey yapamaz. O sadece parlaklığını koruyabilir. Zihin de hazır olur olmaz güneş onun içinde parlar. )

( Karmaşamız(teşevvüş), yalnızca zihnimizdedir. )

( Berrak bir zihin ve temiz bir kalp için çaba gösterin. )

( Duygu ve düşünceyi olağan koşullarda ayırd edemeyiz, ancak akıl bunu sağlar. )

( Zekâ, özgürlüğe açılan kapıdır ve uyanık dikkat, zekânın anasıdır. )

( Zekâ, bilme gücünün, zihindeki yansımasıdır. )

( Zekâ, doğruluk, Hürmüz'ün; cehalet, yalan ise Ehrimen'in sıfatlarıdır. )

( Our confusion is only in our mind.
Seek a clear mind and a clean heart. )

( ... İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> Türevsel bir yeti/meleke olarak müdrike. İLE/VE/||/<> Çıkarım yetisi/melekesi olarak akıl.[bkz. KANT] )


- TİN/AN = SPIRIT[İng.] = ESPRIT[Fr.] = GEIST[Alm.] = SPIRITUS[Lat.] = PNEUMA, NOUS[Yun.] = ALIENTO[İsp.]


- TİN/SEL ile/ve TOPLUM/SAL


- TİN ile İÇGÜDÜ


- TİN ile/ve KÜLTÜR

( Üretilenlerin, birlik sezgisi. | İnsan eliyle üretilmişler/oluşturulmuşlar. | İnsanı oluşturan ve insandan oluşan herşey. | Nedenselliği, kendinde/içkin olan. | Düşüncenin kaynağı olan (düşünce). )

( TİN: Düşüncenin edimselliği. )


- TINCAL[İng.] / TINCAL[Fr.] / TINKAL[Alm.] ile/değil/yerine/= TİNKAL


- TINCTURE[İng.] / TINKTUR[Alm.] ile/değil/yerine/= TENTÜR


- TİNDALİZASYON/TYNDALLIZATION[İng.] değil/yerine/= AŞAMALI MİKROPSUZLAŞTIRMA


- TİNER[İng. < THINNER] değil/yerine/= İNCELTİCİ


- TINNITUS[İng.] değil/yerine/= KULAK ÇINLAMASI


- TİNSEL ALAN ile ESTETİK ALAN


- TİNSEL BENLİK ile/ve/<> AŞKIN BENLİK


- TİP[Fr./İng. < TYPE] ile TİPLEME

( Öykü, roman, tiyatro gibi uzun anlatıma dayalı edebî yapıtlarda kişi kadrosu içinde yer alan ve belirli bir düşüncenin, topluluğun zihniyetini ve ideolojinin temsilciliğini yüklenen kişi. | Kendine özgü kişiliği olmayan, genellikle bilinen kalıplardaki kişileri gösteren oyun kişisi. İLE Belirli bir tipin tüm çapraşık özelliklerini, bunu en iyi, en rahat, en inandırıcı biçimde temsil edebilecek kişiyle canlandırmak. )


- TIP = MEDICINE[İng.] = MÉDECINE[Fr.] = ARZNEI[Alm.] = MEDICINA[İt., İsp.]


- TIPA ile BUNGALOV


- TİPİK[Fr./İng.] ile/değil/yerine ALIŞILAGELMİŞ

( Birini ya da nesneyi niteleyen. | Çok özgün olan. İLE ... )


- TİPİK/TYPICAL[İng.] değil/yerine/= ÖZGÜN, OLAĞAN


- TİRAJ[Fr. < TIRAGE] ile RATING[İng.]

( Kitap, gazete, kitap gibi şeylerin baskı sayısı. İLE Televizyon programlarının izlenme/izleyici oranı. )


- TİRE[Ar.] ile Tire[Ar.] ile TIRE[Fr. < TIRET] ile TIRE[İng. < TIRE]

( Dikişte kullanılan pamuk ipliği. | Pamuk ipliğinden yapılmış olan. İLE İzmir iline bağlı ilçelerden biri. İLE Kısa çizgi. | Uzun çizgi. İLE Tekerlek çemberi ya da lastiği. )


- TİRENT/TİREND"[İng. < TREND] ile/değil TİRAT/TİRAD[Fr. < TIRADE]

( Eğilim. @@ Bir tiyatro oyununda oyuncuların bir kerede söylediği parça. | Yazı ya da konuşmada bir düşüncenin kesintisiz gelişimi. | Uzun ve tumturaklı konuşma. )


- TIRMANMAK ile AĞACA TIRMANMAK ile DAĞCI


- TİROİT[Fr./İng. < THRYOIDE] değil/yerine/= KALKAN BEZİ

( Gırtlağın ön ve alt bölümünde bulunan, çok damarlı, salgısını kana veren bir bez. )


- TİROİT[Fr./İng.] ile/ve/||/<> TİROKALSİTONİN[Fr./İng. < THYROCALCITONINE] ile/ve/||/<> TİROKSİN[Fr./İng. < THYROXINE]

( ... İLE/VE/||/<> Kalkan[tiroit] bezinden salgılanan, kandaki kalsiyumu azaltan hormon. İLE/VE/||/<> Tiroit hormonlarının ilk keşfedileni. )


- TISAB[İng.] ile/değil/yerine/= TİŞAT (TOPLAM İYONİK ŞİDDET AYARLAMA TAMPONU)


- TISS/THERAPEUTIC INTERVENTION SCORING SYSTEM[İng.] değil/yerine/= TERAPÖTİK GİRİŞİMSEL PUANLAMA DÜZENİ | GİRİŞİM PUANLAMA DÜZENİ


- TISSUE CULTURE[İng.] / CULTURE TISSULAIRE[Fr.] / GEWEBEKULTUR, ZELLZÜCHTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DOKU KÜLTÜRÜ


- TISSUE EQUIVALENT MATERIAL[İng.] / SUBSTANCE ÉQUIVALENTE AU TISSU[Fr.] / GEWEBEÄQUIVALENTES MATERIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= DOKU EŞDEĞER NESNE


- TİT/URINALYSIS[İng.] değil/yerine/= TAM İDRAR TAHLİLİ


- TITANITE[İng.] / TITANITE[Fr.] / TITANIT[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTANİT


- TITANIUM[İng.] / TITANE[Fr.] / TITAN[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTANYUM


- TİTİZ ile TİTİZLİKLE


- TİTİZLİK ile TİTİZ


- TİTRASYON/TİTRATION[İng.] değil/yerine/= EŞ DEĞERLEME


- TITRATION CURVE[İng.] / TITRIERUNG KURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTRASYON EĞRİSİ


- TITRATION ERROR[İng.] ile/değil/yerine/= TİTRASYON HATASI


- TITRATION[İng.] / TITRAGE[Fr.] / TITRIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTRASYON


- TITRATOR[İng.] ile/değil/yerine/= TİTRATÖR


- TITRE[İng.] / TITRE[Fr.] / TITER[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTRE


- TİTRE/TITER[İng.] değil/yerine/= EŞ DERİŞİM


- TİTREME ile TİTREŞİM

( İHTİZÂZ ile ... )


- TİTREMEK ile/ve/> SARSILMAK


- TİTREŞİM ile/ve/<> DÖNÜŞÜM


- TITRIMETRY[İng.] ile/değil/yerine/= TİTRİMETRİ


- TİTÜBASYON/TITUBATION[İng.] değil/yerine/= TİTREK BAŞ


- TLD/TERMOLÜMINESAN DOZİMETRE THERMOLUMINESCENT DOSİMETER[İng.] değil/yerine/= TERMOLÜMINESAN IŞINÖLÇER


- TMS/TRANSKRANİYAL MANYETİK STIMÜLASYON TRANSCRANIAL MAGNETIC STIMULATION[İng.] değil/yerine/= KAFATASINDAN MANYETİK UYARIM


- TMU/TRANSKRANİYAL MANYETİK UYARIM TRANSCRANIAL MAGNETIC STIMULATION[İng.] değil/yerine/= KAFATASINDAN MANYETİK UYARIM


- TNT EQUIVALENT[İng.] / ÉQUIVALENT TNT[Fr.] / TNT-ÄQUIVALENT[Alm.] ile/değil/yerine/= TNT EŞDEĞERİ


- TO BELIEVE vs. TO GET BASE


- TO BLAME vs. TO DETERMINE


- TO CONCENTRATE[İng.] ile/değil/yerine/= KONSANTRE ETMEK


- TO CONTROL AT THE END vs. TO CONTROL AT THE BEGINNING AND CONTINUOUSLY


- TO DECOMPOSE[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIŞTIRMAK


- TO DESTILL[İng.] ile/değil/yerine/= DAMITMAK


- TO FUSE, LIQUIFY[İng.] ile/değil/yerine/= ERGİTMEK, SIVILAŞTIRMAK


- TO GENERALIZE vs. (VALUE) TO BE AS POSSIBILITY


- TO INTENSIFY vs. ATTENTION


- TO KNOW vs. AWARENESS


- TO OXIDIZE[İng.] / OXYDIEREN[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSELTGEMEK


- TO PRECIPITATE[İng.] ile/değil/yerine/= ÇÖKTÜRMEK


- TO SAVE UP vs. MOVEMENT


- TO SEARCH FOR EXPECTATION vs. TO ASK [JUST TO UNDERSTAND]


- TO STATE THE SITUATION vs. TO STATE THE NEGATIVENESS


- TO TALK vs. TO TALK IN NECESSITY


- TOCOPHEROL[İng.] / TOCOPHÉROLS[Fr.] / TOCOPHEROLE[Alm.] ile/değil/yerine/= TOKOFEROL


- TOFÜS/TOPHUS[İng.] değil/yerine/= YUMRU


- TOHUM ile FİLİZLENEN ile ÇİMLENMEK ile ÇİMLENME


- TOHUM ile KENDİ KENDİNE AÇILMAYAN TOHUM


- TOKA ile KALKAN


- TOKA ile TOKA


- TOKA ile TOKALAŞMAK


- TOKAMAK[İng.] / TOKAMAK[Fr.] / TOKAMAK[Alm.] ile/değil/yerine/= TOKAMAK


- TOKEN EKONOMİ SİSTEMİ/TOKEN ECONOMY SYSTEM[İng.] değil/yerine/= ÖDÜL BİRİKTİRME YÖNTEMİ


- TOKSİK[İng./Fr. TOXIC]["TOK SİK" değil!] değil/yerine/= ZEHİRLİ


- TOLANE[İng.] / TOLANE[Fr.] / TOLAN[Alm.] ile/değil/yerine/= TOLAN


- TOLAZOLINE HYDROCHLORIDE[İng.] / CHLORHYDRATE DE TOLAZOLINE[Fr.] / TOLAZOLINHYDROCHLORID[Alm.] ile/değil/yerine/= TOLAZOLİN HİDROKLORÜR


- TOLERANS[Fr./İng. < TOLERANCE] değil/yerine/= HOŞGÖRÜ | YANITSIZLIK | KATLANIM | DAYANABİLİRLİK | ALIŞMA

( Hoşgörü. | İşlenmiş bir parçanın yapım ölçüsünde olabilecek özür payı. | Yüksek dozda verilen herhangi bir ilâca karşı gövdenin gösterdiği dayanma gücü. | Sürekli aynı dozun kullanılması sonucu bir ilâcın etkilerinin giderek azalması durumu. )


- TOLLENS REAGENT[İng.] / TOLLENS REAGENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= TOLLENS BELİRTECİ/REAKTİFİ


- TOLU BALSAM[İng.] / BAUME DE TOLU[Fr.] / TOLUBALSAM[Alm.] ile/değil/yerine/= TOLU BALZAMI


- TOLUENE, TOLUL[İng.] / TOLUÉNE[Fr.] / TOLUOL[Alm.] ile/değil/yerine/= TOLUEN


- TOLUIC ACID[İng.] / ACIDE TOLUIQUE[Fr.] / TOLUYLSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= TOLUİK ASİT


- TOLUIDINE[İng.] / TOLUIDINE[Fr.] / TOLUIDIN[Alm.] ile/değil/yerine/= TOLUİDİN


- TOMOGRAFİ/TOMOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= KESIT ÇEKİM


- TOMOGRAPHY[İng.] / TOMOGRAPHIE[Fr.] / TOMOGRAPHIE[Alm.] ile/değil/yerine/= TOMOGRAFİ


- TOMOTERAPİ/TOMOTHERAPY[İng.] değil/yerine/= KESIT SAĞALTIM


- TOMURCUK ile FİLİZ


- TON[Fr. TONNE] ile TON[Fr.]/ÖTÜM/TİTREM ile TON[Fr. THON COMMUN]/İSTAVRİT AZMANI/ORKİNOS/TUNNY[İng. < Lat. THUNNUS ALALUNGA]

( Bir metreküp oylumda ve +4 °C'deki arı suyun ağırlığı. | Bin kilogramlık ağırlık birimi. @@ İnsan ya da çalgı sesinin yükseklik, alçaklık derecesi. | Konuşmada, selenin kişinin "düşünce ve duygularını yansıtacak biçimde çıkması". | Bir rengin koyuluk ya da açıklık derecesi. | Ses titreşimlerinin birbirine göre yükseklik alçaklık durumu. @@ Uskumrugillerden, boyu 2,5 metre kadar olabilen bir balık. )


- TON/TONE[İng.] değil/yerine/= TINI, TİTREM


- TONAL[İng.] değil/yerine/= TINIMSAL


- TONE[İng.] / VIRER, TON[Fr.] / TÖNEN[Alm.] ile/değil/yerine/= TON


- TONER[İng.] / TONER, COLORENT ORGANIQUE[Fr.] / ORGANISCHER PIGMENTFARBSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= TONER


- TONİK/TONIC[İng.] değil/yerine/= GERGILİ | GÜÇLENDİRICİ


- TONİSITE/TONICITY[İng.] değil/yerine/= GERGİ


- TONKA BEAN[İng.] / TONKA[Fr.] / TONKABONNE[Alm.] ile/değil/yerine/= TONKA FASULYESİ


- TONOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= TONOMETRE


- TONÜS/TONUS[İng.] değil/yerine/= KAS GERİNIMİ


- TOP ATEŞİ ile GÜLLE ile TOPÇU


- TOP ile BİLYALI RULMAN ile BALİSTA


- TOPAKLANMAK ile TOPAKLANMA ile TOPAK


- TOPAL ile TOPALLAMAK


- TOPARLAMA ile/ve BÜTÜNLEŞTİRME


- TOPARLAMAK ile AYAKTA TUTMAK


- TOPAZ[İng.] ile/değil/yerine/= TOPAZ


- TOPÇU ile TOPÇU ERİ ile TOPÇU ile TOPÇU


- TOPİKAL/TOPICAL[İng.] değil/yerine/= YÜZEYSEL


- TOPLAMA ve/||/<> ÇIKARMA ve/||/<> ÇARPMA ve/||/<> BÖLME


- TOPLAMAK ile BİR ARAYA GELMEK ile TOPLANDI ile TOPLAYICI ile TOPLAMA


- TOPLAMAK ile YARDIM FONLARI TOPLAMAK ile KOLEKSİYONLUK ile TOPLANDI ile TOPLAMA ile KOLEKSİYON ile KOLEKTİF ile KOLEKTİF ÇİFTLİK ile TOPLU İSİM ile TOPLU OLARAK ile KOLEKTİVİTE ile KOLEKTÖR


- TOPLANMAK ile KOLAYLIK ile UYGUN ile RAHATLIKLA ile MANASTIR ile MANASTIR ile KONGRE ile GELENEKSEL


- TOPLARDAMAR ile ATARDAMAR

( Kirli kanın, gövdenin her yanından kalbe gitmesini sağlayan damar. İLE Kalbin sağ karıncığından akciğerlere, sol karıncığından gövdenin öteki bölümlerine kan taşıyan damar. )


- TOPLU HALDE BULUNMAK ile HOLDİNG ile KÜMELENME


- TOPLU ile BÖLME


- TOPLULUK ile/ve AZINLIK


- TOPLULUK ile/ve BİRLİK


- TOPLULUK ile/ve/<> TOPLUM

( Tarihi olan. İLE/VE/<> Sosyete. )

( Gerçek bağlam. İLE/VE/<> Tüzel bağlam. )

( Çeşitli arçalar/durumlar ve sevgi bağı ile sürdürülür. İLE/VE/<> Adâlet/yasa ile ayakta tutulur. )

( Bilgisi ve/ya da bilgisizliği[cehaleti] çok olabilen. İLE/VE/<> İlmi ve irfanı yüksek olan/olması gereken. )

( Doğrudan ilişkiler ile. İLE/VE/<> Dolay(ım)lı ilişkiler ile. )

( Sevgi. İLE/VE/<> Akıl )


- TOPLUM = CEMİYET = SOCIETY[İng.] = SOCIÉTÉ[Fr.] = GESELLSCHAFT[Alm.] = SOCIETAS[Lat.] = SOCIEDAD[İsp.]


- TOPLUM ile/ve/||/<>/< TOPRAK


- TOPLUMBİLİM = İÇTİMAİYAT = SOCIOLOGY[İng.] = SOCIOLOGIE[Fr.] = SOZIOLOGIE[Alm.] = SOCIOLOGIA[İsp.]


- TOPLUMSAL (OLAN) ile/ve KİŞİSEL (OLAN)

( Bir topluluk/toplum, en güçsüz bireyini yalnız bıraktığı anda, dağılmaya başlar. )


- TOPLUMSAL AHLÂK ile/ve İDEOLOJİK AHLÂK ile/ve DİNİ AHLÂK


- TOPLUMSAL AHLÂK ile/ve ÖDEV AHLÂKI


- TOPLUMSAL KABUL/LER ile/ve TOPLUMSAL 'KALIP/LAR'

( Aynı toplumdaki birçok birey [ve çoğunluk] tarafından, [kendileri için ne kadar uygun olmasa da] -sözlü ya da sözsüz, yazılı ya da yazısız- sürdürülen kurallara/geleneklere işaret eder. İLE/VE Daha çok, içleri boş [dayanaksız] olarak algılanan [ve olumsuz olarak değerlendirilen] alışkanlıklara/geleneklere işaret eder. )


- TOPLUMSAL/LIK ile/ve TARİHSEL/LİK


- TOPLUMSAL = SOCIAL[İng., Fr., İsp.] = GESELLSCHAFTLICH[Alm.] = SOCIALE[İt.]


- TOPOCHEMICAL REACTION[İng.] / RÉACTION TOPOCHIMIQUE[Fr.] / TOPOCHEMISCHE REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= TOPOKİMYASAL TEPKİME


- TOPOGRAFİ/TOPOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= BÖLGESEL ANATOMİ ÇİZGELEMESİ


- TOPRAK DOĞUMLU ile TOPRAĞI DOLDURAN


- TOPRAK ile DÜNYA DOĞUMLU ile TOPRAK ile DÜNYEVİ ile DÜNYEVİ CENNET ile DÜNYAYA DOĞRU ile HAFRİYAT ile SOLUCAN


- TOPRAK ile KUM

( Toprak, herşeyi, hem iyiyi, hem de kötüyü içinde barındırır. )

( * hâk-dân-ı fenâ(fânilik toprağı): DÜNYÂ
* hâk-i beden: GÖVDE TOPRAĞI
* hâk-i beyâbân: ÇÖLÜN TOPRAĞI
* hâk-i bîmâr(hasta toprak): (mecaz) KIRMIZI ALTIN
* hâk-i kadem: AYAK TOPRAĞI
* hâk-i mezâr: MEZAR TOPRAĞI
* hâk-i mezellet: HORLUK, DÜŞKÜNLÜK TOPRAĞI
* hâk-i mürde(ölmüş toprak): VERİMSİZ TOPRAK
* hâk-i pâk: TEMİZ TOPRAK
* hâk-i pây: AYAK TOPRAĞI/TOZU
* hâk-i râh(yolun toprağı): UĞUR, KADEM
* hâk-i târîk(karanlık toprak): (mecaz) İNSAN CESEDİ
* hâk-i teng: MEZAR, KABİR, SİN
* hâk-i tîre(karanlık, siyah toprak): MEZAR, SİN
* hâk-i vatan: VATAN TOPRAĞI
* hâk-i zaîf: İNSAN )

( Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik nesnelerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. | Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. | Arazi, tarla. | Memleketli. | Kara. | Ülke. İLE Silisli kütlelerin, kayaların, doğal etkenlerle parçalanarak ufalanmasından oluşan, deniz kıyısı, dere yatağı vb. yerlerde çok bulunan, ufak, sert tanecikler. | Armut, ayva vb. meyvelerin etli bölümlerindeki sert tanecikler. | Gövdedeki bezlerin, özellikle böbreğin ürettiği ince ve katı tanecikler. )


- TOPUK ile BİR TARAFA TOPUK ile TOPUK ile ÖKÇE PARÇASI


- TOPUK ile TOPUK

( İnsan ayağının toparlakça olan alt arka bölümü. | Ökçe. | Belirli bir amaçla kazılmaksızın asıl yerinde bırakılan kömür bloku ya da cevher kütlesi. | Akarsu ağzının az ilerisinde oluşan kum birikintisi. | Sütun ve direklerin alt bölümü. İLE Kaçmak. )


- TOPUZ ile TOPUZLU


- TORAKS/THORAX[İng.] değil/yerine/= GÖĞÜS BOŞLUĞU, GÖĞÜS KAFESİ/KÜSRİ(KABURGA KEMİKLERİ)[dvnlgttrk]


- TORBERNITE[İng.] / TORBERNITE[Fr.] / URANGLIMMER, KUPFERUNGLIMMER[Alm.] ile/değil/yerine/= TORBERNİT


- TÖRE ile/ve KİMLİK


- TÖRE = ÖRF/ADÂT = CUSTOMS[İng.] = MOEURS[Fr.] = SITTE[Alm.] = MOS-MORES[Lat.] = ADUANA[İsp.]


- TORELE değil TOLERE[İng. < TOLERENCE]


- TÖREN ile TÖRENLER ile TÖREN


- TORK/TORQUE[İng.] değil/yerine/= DÖNDÜRME MOMENTİ


- TORNA ile TORNA OPERATÖRÜ


- TOROID[İng.] ile/değil/yerine/= TOROİD


- TOROIDAL CORE[İng.] / NOYAU TOROÏDAL[Fr.] ile/değil/yerine/= TOROİDAL ÇEKİRDEK


- TOROIDAL FIELD[İng.] / CHAMP TOROIDAL[Fr.] ile/değil/yerine/= TOROİDAL ALAN


- TOROIDAL MACHINE[İng.] / MACHINE TOROÏDALE[Fr.] ile/değil/yerine/= TOROİDAL MAKİNE


- TOROIDAL MAGNETIC CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT MAGNÉTIQUE TOROIDAL[Fr.] ile/değil/yerine/= TOROİDAL MANYETİK DEVRE


- TOROIDAL WINDING[İng.] / ENROULEMENT TOROÏDAL[Fr.] ile/değil/yerine/= TOROİDAL SARGI/SARIM


- TORPİL ile/ve/değil/yerine HAKKINI TESLİM ETMEK


- TORR[İng.] / TORE, TORR[Fr.] ile/değil/yerine/= TOR


- TORRICELLI EXPERIMENT[İng.] / EXPÉRIENCE DE TORRICELLI[Fr.] / TORRICELLI-VERSUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= TORRİCELLİ DENEYİ


- TORRICELLI LAW[İng.] / LOI DE TORRICELLI[Fr.] / TORRICELLISCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= TORRİCELLİ YASASI


- TORRICELLI VACUUM[İng.] / VIDE TORRICELLIEN[Fr.] ile/değil/yerine/= TORRİCELLİ VAKUMU


- TORSION ANGLE[İng.] / ANGLE DE LA TORSION[Fr.] / TORSIONSWINKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= BURULMA AÇISI


- TORSION BALANCE[İng.] / BALANCE DE LA TORSION[Fr.] / TORSIONSWAAGE[Alm.] ile/değil/yerine/= BURULMA TERAZİSİ


- TORSION ELASTICITY[İng.] / ÉLASTICITÉ DE TORSION[Fr.] / TORSIONSELASTIZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= BURULMA ESNEKLİĞİ


- TORSION PENDULUM[İng.] / PENDULE DE TORSION[Fr.] / TORSIONSPENDEL[Alm.] ile/değil/yerine/= BURULMA SARKACI


- TORSIONAL HYSTERESIS[İng.] ile/değil/yerine/= BURULMALI HİSTEREZİS


- TORSIONAL OSCILLATIONS[İng.] / VIBRATIONS DE TORSION[Fr.] / TORSIONSSCHWINGUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= BURULMA TİTREŞİMLERİ


- TORSIONAL WAVES[İng.] / ONDES DE TORSION[Fr.] ile/değil/yerine/= BURULMA DALGALARI


- TORSİYON/TORSION[İng.] değil/yerine/= BURULUM


- TORTİKOLİS/TORTICOLLİS[İng.] değil/yerine/= EĞRİ BOYUN


- TORTİYOZ/TORTUOUS[İng.] değil/yerine/= KIVRIMLI


- TORTİYOZİTE/TORTUOSITY[İng.] değil/yerine/= KIVRIMLILIK


- TORUN ile TORUNLAR


- TOTAL EXTRACTION[İng.] ile/değil/yerine/= TAM ÖZÜTLEME


- TOTAL HARDNESS[İng.] / DURETÉ TOTAL[Fr.] / GESAMTES HÄRTE[Alm.] ile/değil/yerine/= TOPLAM SERTLİK


- TOTAL RADIATION PYROMETER[İng.] ile/değil/yerine/= TOPLAM IŞINIM PİROMETRESİ


- TOTAL REFLECTION[İng.] / GESAMTREFLECTION, GESAMTREFLEXION[Alm.] ile/değil/yerine/= TOPLAM YANSIMA


- TOTAL SITUS INVERSUS, SITUS INVERSUS TOTALIS[İng.] değil/yerine/= TAM TERS KONUM


- TOURMALINE[İng.] / TOURMALINE[Fr.] / TURMALIN[Alm.] ile/değil/yerine/= TURMALİN


- TOWN GAS, COAL GAS[İng.] / GAZ DE VILLE[Fr.] ile/değil/yerine/= ŞEHİR GAZI, KÖMÜR GAZI


- TOWNSEND CHARACTERISTIC[İng.] / CARACTÉRISTIQUE DE TOWNSEND[Fr.] / TOWNSEND-CHARAKTERISTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= TOWNSEND KARAKTERİSTİĞİ


- TOWNSEND COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DE TOWNSEND[Fr.] / TOWNSEND-KOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= TOWNSEND KATSAYISI


- TOWNSEND DISCHARGE[İng.] ile/değil/yerine/= TOWNSEND YÜK BOŞALMASI


- TOXAPHENE[İng.] / TOXAPHÈNE[Fr.] / TOXAPHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= TOKSAFEN


- TOXIC DOSE[İng.] ile/değil/yerine/= TOKSİK DOZ


- TOXIC[İng.] ile/değil/yerine/= TOKSİK


- TOXICITY, TOXIC EQUIVALENT[İng.] ile/değil/yerine/= TOKSİSİTE


- TOXICOLOGY[İng.] / TOXICOLOGY, TOXICITÉ[Fr.] / GIFTIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ZEHİRLİLİK, TOKSİKOLOJİ


- TOXIN[İng.] / TOXIN[Alm.] ile/değil/yerine/= TOKSİN


- TOY ile TOY ile TOY ile TOY ile TOY[İng.]

( Gençliği nedeniyle görgüsüz ve beceriksiz olan. İLE İLE Devlet işlerinin görüşüldüğü kurultay[meclis], büyük ziyafet, şölen ya da şenlik. İLE Kızıl tüylü bir kuş.[Lat. OTIS TARDA] İLE Tuz Gölü yakınında, Kütahya ve Doğu Anadolu'da bulunur. İLE Oyuncak. )


- TOYNAK ile TOYNAKLI


- TÖZ = CEVHER = SUBSTANCE[İng., Fr.] = das WESEN, WESENHEIT, STAMMBEGRIFF, SUBSTANZ[Alm.] = SUBSTANTIA[Lat.] = HË UZIA, HYPOSTASIS, HYPOKEIMENON[Yun.] = SOSTANZA[İt.] = SUBSTANCIA[İsp.] = SUBSTANTIE[Fel.] = SUBSTANS[Dan.] = SUBSTANTSIYA[Rus.]


- TOZ ile DUMAN

( [Divan şiirinde] Bir toprak parçası olarak gubâr, sevgilinin yüceliğinin ve değerinin büyüklüğünü anlatmada kullanılır. )


- TOZ ve/||/<> TOPRAK

( Zamanı simgeler. VE/||/<> Mekânı simgeler. )

( Tarihi simgeler.[Ne yazık ki, bazı/çoğu şeyi bilmeyenler, değerini bilmiyor.] VE/||/<> Coğrafyayı simgeler.["Korumayı" "biliyoruz."] )

( Ardardalığı, derinliği simgeler. VE/||/<> Birlikteliği, yanyanalığı simgeler. )

( Tini simgeler. VE/||/<> Gövdeyi simgeler. )


- TOZ ile TOZ ile TOZ ile TOZ

( Çok küçük ve hafif parçacıklara bölünmüş toprak. | Çok küçük parçacıklara bölünmüş olan herhangi bir nesne. | Katıların fiziksel etkilerle ufalanması sonucu oluşan, tane irilikleri yaklaşık bir mikron büyüklüğünde parçacıklar. | Genellikle tanelerin temizlenmeleri ya da öğütülmeleri sırasında meydana gelen ince durumdaki kuru parçacıklar. | Bu durumda olan. İLE Yayın kabzası üzerine kaplanan kayın ağacı kabuğu ve kirişi. İLE Asalak öldürücü olarak kullanılan katı bitkisel ya da madensel nesnelerin öğütülmüşü. | Hayvansal, bitkisel ve madensel kökenli nesnelerden elde edilen, organik ve inorganik yapılı, kuru ve birbiriyle bağlantısı olmayan ilaç biçimi. İLE Diz. )


- TOZ ile TOZUNU ALMAK ile SİLGİ ile TOZ ALMA ile ÇÖPÇÜ


- TPM/TEMPORARY PACEMAKER[İng.] değil/yerine/= GEÇİCİ KALP PİLİ


- TPN/TOTAL PARENTERAL NÜTRİSYON TOTAL PARENTERAL NUTRITION[İng.] değil/yerine/= TÜMÜYLE DAMARDAN BESLENME


- TRABEKÜLASYON/TRABECULATION[İng.] değil/yerine/= BÖLMELENİM


- TRACE ELEMENTS[İng.] / TRACE ÉLÉMENT[Fr.] ile/değil/yerine/= ESER ELEMENTLER


- TRACEABILITY[İng.] değil/yerine/= İZLENEBİLİRLİK


- TRACER ELEMENT[İng.] / TRACER ELEMENT, RADIOINDIKATOR ELEMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= İZLEYİCİ ELEMENT


- TRACER GAS[İng.] ile/değil/yerine/= İZLEYİCİ GAZ


- TRADEMARK[İng.] ile/değil/yerine/= TİCARİ MARKA


- TRAFİK = TRAFFIC[İng.] = CIRCULATION[Fr.] = VERKEHR[Alm.] = TRAFFICO[İt.] = TRÁFICO[İsp.]


- TRAFO[Alm.]/TRANSFORMER[İng.] değil/yerine/= DÖNÜŞTÜRÜCÜ

( Dönüştürücü. | Yüksek gerilim hattından aldığı elektriği kentin ağında kullanılabilecek seviyeye düşüren dönüştürücünün bulunduğu yer. )


- TRAIT[İng.] değil/yerine/= ÖZNEL YAPI


- TRAKSİYON/TRACTION[İng.] değil/yerine/= ÇEKME, ÇEKİLME, ÇEKME GÜCÜ


- TRAKT/TRACT[İng.] değil/yerine/= YOL


- TRAKTÖR ve/||/<>/> TREYLER[İng. < TRAILER]

( ... VE/||/<>/> Traktör ya da kamyonlara, genellikle yük taşımalarını sağlamak için takılan araba. )


- TRANKİLİZAN/TRANQUİLİZER[İng.] değil/yerine/= YATIŞTIRICI


- TRANS/TRANCE[İng.] değil/yerine/= KENDİNDEN GEÇME


- TRANSACTINIDE ELEMENTS[İng.] ile/değil/yerine/= TRANSAKTİNİT ELEMENTLER


- TRANSACTION[İng.] değil/yerine/= İŞLEM


- TRANSAMINATION[İng.] / TRANSAMINATION[Fr.] / TRANSAMINATION[Alm.] ile/değil/yerine/= TRANSAMİNASYON


- TRANSCENDENT ile IMMANENT


- TRANSDUCER[İng.] ile/değil/yerine/= SİNYAL ÇEVİRİCİ


- TRANSDÜKSİYON/TRANSDUCTION[İng.] değil/yerine/= İLETİ


- TRANSDÜSER/TRANSDUCER[İng.] değil/yerine/= ÇEVİRGEÇ


- TRANSEKSİYON/TRANSECTION[İng.] değil/yerine/= ENİNE KESİ


- TRANSFER[İng., Fr.] değil/yerine/= AKTARIM, AKTARMA


- TRANSFER[İng.] / TRANSFERT[Fr.] / ÜBERTRAGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AKTARIM, İLETİM


- TRANSFER[İng.] değil/yerine/= AKTARMA


- TRANSFERANS/TRANSFERENCE[İng.] değil/yerine/= AKTARIM


- TRANSFERASE[İng.] / TRANSFÉRASE[Fr.] / TRANSFERASE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRANSFERAZ


- TRANSFERRIN[İng.] ile/değil/yerine/= TRANSFERRİN


- TRANSFORMASYON[Fr./İng.] değil/yerine/= DÖNÜŞÜM


- TRANSFORMASYON/TRANSFORMATION[İng.] değil/yerine/= YAPISAL DEĞİŞİM | DÖNÜŞÜM


- TRANSFORMATION HEAT[İng.] / CHALEUR DE LA TRANSFORMATION[Fr.] / UMWANDLUNGSWÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= DÖNÜŞÜM ISISI


- TRANSFORMATÖR[Fr./İng.] değil/yerine/= DÖNÜŞTÜRÜCÜ


- TRANSFORMİZM[Fr./İng.] değil/yerine/= DÖNÜŞÜMCÜLÜK


- TRANSFÜZYON/TRANSFUSION[İng.] değil/yerine/= KAN AKTARIMI


- TRANSGENİK/TRANSGENIC[İng.] değil/yerine/= GEN AKTARIMLI


- TRANSIENT MOTION[İng.] / MOUVEMENT TRANSITOIRE[Fr.] / TRANSIENTE BEWEGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= GEÇİCİ HAREKET


- TRANSİSTÖR[Fr./İng.] değil/yerine/= İLETEÇ/GEÇİRGEÇ

( Germanyum ya da silisyum öğelerinin yarı iletkenlik özelliklerinden yararlanılarak üretilen, elektronik tüplerin elektrik titreşimlerini genişletmekte kullanılan, sağlam yapılı ve uzun ömürlü araç. )


- TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR[Fr.] / TRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= TRANSİSTOR


- TRANSIT TIME[İng.] / TEMPS DE PARCOURS[Fr.] / DURCHFAHRTZEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= GEÇME SÜRESİ