İngilizce karşılıkları olan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 22.832 başlık/FaRk ile birlikte,
22.832 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(65/93)
- OZMOLARITE/OSMOLARITY[İng.] değil/yerine/= GEÇİŞİMLİK
- OZMOMETRİ/OSMOMETRY[İng.] değil/yerine/= GEÇİŞİM ÖLÇÜMÜ
- OZMOTİK/FRAJİLITE OSMOTIC FRAGILITY[İng.] değil/yerine/= GEÇİŞİM KIRILGANLIĞI
- OZMOTİK/OSMOTIC[İng.] değil/yerine/= GEÇİŞİMLİ
- ÖZNE-ODAKLI ile ...
- ÖZNE ile BİREY
( Kişi, sürekli; nesne, tanık ise öznedir ve onların karşılıklı bağımlılık biçimindeki ilişkileri, onların mutlak kimliklerinin yansımasıdır. )
( The person is always the object, the witness is the subject and their relation of mutual dependence is the reflection of their absolute identity. )
- ÖZNE ile/ve/değil/yerine ETKİN ÖZNE
- ÖZNE = FAİL, MEVZU = SUBJECT[İng.] = SUJET[Fr.] = SUBJEKT[Alm.] = SUBJECTUM[Lat.] = HYPOKEIMENON[Yun.] = SUJETO[İsp.]
- ÖZNE ile/ve/<> ÖZNE
- ÖZNE ile/ve SALTIK ÖZNE
- ÖZNEL = ENFÜSİ = SUBJECTIVE[İng.] = SUBJECTIF[Fr.] = SUBJEKTIV[Alm.] = SUBJECTIVUS[Lat.]
- ÖZNELERARASILIK ile ÖZNE-AŞIRILIK
- OZON/OZONE[İng.] değil/yerine/= ÜÇ MOLEKÜLLÜ OKSİJEN
- ÖZSAYGI ile/ve/<> ÖZGÜVEN ile/ve/<> ÖZDEĞER
( ... İLE Sadece kendi bildiğin sözü/düşünceyi, yerine getirmeye çalışmak. )
- ÖZÜMLEME/ASİMİLASYON/ANABOLİZMA[Fr. < ANABOLISME] ile/ve/||/<>/>/>< YADIMLAMA/DİSİMİLASYON/KATABOLİZMA[Fr. < CATABOLISME] ile/ve/||/<>/>/>< ÖZÜMLEME-YADIMLAMA/METABOLİZMA/METABOLISM[İng.]
( Canlı var olanların, dışarıdan aldığı besinleri, değişikliğe uğratarak yeni bir bileşimle, organizmanın gereksinim duyduğu nesneler durumuna getirmek. | Edinilmiş olan verileri, bireyin öz malı durumuna getirmek. İLE/VE/||/<>/>/>< Canlı protoplazmayı yapan, büyük ve karmaşık yapılı moleküllerin enerji çıkararak yanması. İLE/VE/||/<>/< Canlılardaki tüm kimyasal tepkimelerin toplamı. )
( [Hormonlar:] Testosteron, östrojen, büyüme hormonu, insülin. İLE/VE/||/<>/>/>< Kortizol, Glukagon, adrenalin, sitokinler. İLE/VE/||/<>/< ... )
( Protein sentezi tepkimeleri
Yağ sentezi tepkimeleri
Dehidrasyon
Fotosentez
Karbonhidrat sentezi
Mitoz
Kas oluşturmak amaçlı fiziksel egzersiz
Kemosentez
Kalvin döngüsü
İLE/VE/||/<>/>/><
Hidroliz
Sindirim
Hücresel solunum
Fermantasyon
Aerobik fiziksel egzersiz
Krebs döngüsü
Nükleik Asitlerin Parçalanması
Glikoz
İLE/VE/||/<>/>/><
... )
( [Enerji] Harcanır. İLE/VE/||/<>/>/>< Harcanmaz. İLE/VE/||/<>/>< ... )
( İkisi de hormonların, şekerlerin, enzimlerin, üreme, gözelerinin büyümesi ve doku onarımı gibi çok sayıda nesnenin üretilmesi için gereksinim duyulan enerjinin oluşturulmasından sorumludur. )
( İkisinin de tek göze içinde de çalışması olanaklı ve olasılıklıdır. )
( ... İLE/VE/||/<>/>/>< En fazla olduğu bölge, karaciğerdir. Bir saat içinde binlerce yıkım etkinliği karaciğer içinde gerçekleştirilebilmektedir. Gözelerde gerçekleşen yıkımların sağlıklı bir biçimde gerçekleştirilebilmesi için hafif gıdalarla beslenmekte yarar vardır. Ağır gıdalarla beslenen kişilerde karaciğer daha fazla yorulur ve bu nedenle zamanla tükenmesine neden olur. İLE/VE/||/<>/< ... )
- ÖZÜMLEYEN/ANABOLİK/ANABOLIC[İng.] ile/>< YADIMLAYAN/KATABOLİK/CATABOLIC[İng.]
( Küçük moleküllerin, birleşerek büyük moleküller oluşturması. İLE Büyük moleküllerin, parçalanarak küçük moleküller oluşturması. )
- ÖZÜNDE ile ARKASINDA ile ALTINDA
- ÖZÜR DİLEYEN ile ÖZÜR ile ÖZÜR DİLEYEN ile ÖZÜR DİLEMEK ile ÖZÜR DİLEYEN ile ÖZÜR DİLEME ile ÖZÜR
- ÖZVARLIK'TA:
BİLİNÇ ve SEVGİ
( Sizi, bilinenin dar çerçevesi içinde tutanın ne olduğunu bilmek yararlıdır. )
( Sevgi ve iradenin de sırası gelecektir, fakat önce zemin hazırlanmış olmalıdır. )
( Her zaman, öz varlığımızın eşliğindeyiz. )
( Herşeyden önce, öz varlığınızla devamlı bir temas kurun, her an kendinizle olun. )
( Bir gözlem merkezi olarak bilme ve tanıma niyetiyle işe başlayın ve eylem halindeki bir sevgi merkezine dönüşün. )
( Eylem halindeki sevgi. )
( Love in action. )
- ÖZYİNELEME ile YİNELEMELİ
- P-FOLD SYMMETRY[İng.] ile/değil/yerine/= P-KATLI BAKIŞIM
- P-IONMETER[İng.] ile/değil/yerine/= P-İYONMETRE
- P-N JUNCTION DIODE[İng.] ile/değil/yerine/= P-N BAĞLANTILI DİOT
- P-NITROANILINE[İng.] / PARANITROANILIN[Alm.] ile/değil/yerine/= PARANİ TROANİLİN
- P-TOLYLALDEHYDE[İng.] / POLYLALÉDHYDE[Fr.] / P-TOLYLALDEHYD[Alm.] ile/değil/yerine/= P-TOLİL ALDEHİT
- P-TYPE CONDUCTIVITY[İng.] / CONDUCTIVITÉ DE TYPE P[Fr.] ile/değil/yerine/= P-TİPİ İLETKENLİK
- P-TYPE CRYSTAL RECTIFIER[İng.] / REDRESSEUR EN CRISTAL DE TYPE P[Fr.] / P-TYP-KRISTALLGLEICHRICHTER[Alm.] ile/değil/yerine/= P-TİPİ KRİSTAL DOĞRULTUCU
- P-TYPE GERMANIUM[İng.] ile/değil/yerine/= P-TİPİ GERMANYUM
- P-TYPE SEMICONDUCTOR[İng.] / SEMI-CONDUCTEUR DE TYPE P[Fr.] / P-TYP-HALBLEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= P TİPİ YARI İLETKEN
- P-TYPE SILICON[İng.] / SILICIUM DE TYPE P[Fr.] / P-TYP-SILIKON[Alm.] ile/değil/yerine/= P-TİPİ SİLİSYUM
- P-VALUES[İng.] ile/değil/yerine/= P-DEĞERİ
- P.C./POST CİBUM, AFTER MEALS[İng.] değil/yerine/= YEMEKTEN SONRA
- P.O./PER OS, ORAL[İng.] değil/yerine/= AĞIZDAN
- P⁺-TYPE SEMICONDUCTOR[İng.] / SEMI-CONDUCTEUR DE TYPE P⁺[Fr.] / P⁺-TYP-HALBLEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= P⁺-TİPİ YARIİLETKEN
- P2P/PEER TO PEER[İng.] değil/yerine/= UCTAN UCA
- PA[İng.] / PA[Fr.] / PA[Alm.] ile/değil/yerine/= PA
- PACEMAKER[İng.] değil/yerine/= KALP PİLİ
- PACEMAKER[İng.] ile/değil/yerine/= KALP PİLİ
- PACHNOLIT[İng.] ile/değil/yerine/= PAKNOLİT
- PACHYMETER[İng.] / PACHOMÈTRE[Fr.] / DICKEMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= PAKOMETRE
- PACING[İng.] değil/yerine/= UYARI OLUŞTURMA (KALP PİLINDE)
- PACKED COLUMN[İng.] ile/değil/yerine/= DOLGULU KOLON
- PACKEFFECT[İng.] / PACKUNG EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= PAKETLEME ETKİSİ
- PACKING FRACTION[İng.] / FRACTION DE TASSEMENT[Fr.] / PACKUNGSANTEIL[Alm.] ile/değil/yerine/= PAKETLEME KESRİ
- PACKING[İng.] / EMBALLAGE[Fr.] / PACKUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PAKETLEME
- PACS/PICTURE ARCHIVING AND COMMUNICATION SYSTEMS[İng.] değil/yerine/= GÖRÜNTÜ SAKLAMA/ARŞİVLEME VE İLETİŞİM DÜZENLERİ
- PAGODITE[İng.] ile/değil/yerine/= PAGODİT
- PAINT OIL[İng.] / FARBEN MÜHLE[Alm.] ile/değil/yerine/= BOYA YAĞI
- PAINT THINNER[İng.] / FARBENSKALA ANALYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= BOYA İNCELTİCİSİ
- PAINT[İng.] / PEINTURE[Fr.] / FÄLLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= BOYA
- PAIR OF FORCES[İng.] / PAIRE DE FORCES[Fr.] / KRÄFTEPAAR[Alm.] ile/değil/yerine/= KUVVET ÇİFTİ
- PAIR PRODUCTION[İng.] / PRODUCTION DE PAIRES[Fr.] / PAARBILDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT OLUŞUMU
- PAIRED ELECTRONS[İng.] / PAIRÉ ELECTRON[Fr.] / GEPAARTE ELEKTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞLEŞMİŞ/EŞLENİK ELEKTRONLAR
- PAKET ile PAKETLEME
- PAKİMETRİ/PACHYMETRY[İng.] değil/yerine/= KALINLIK ÖLÇÜM (KORNEA)
- PALAU[İng.] ile/değil/yerine/= PALAU
- PALAVRACI ile PALAVRACI
- PALEOMAGNETISM[İng.] / PALÉOMAGNÉTISME[Fr.] / PALÄOMAGNETISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= PALEOMANYETİZMA
- PALIGORSKITE[İng.] ile/değil/yerine/= PALİGORSKİT
- PALITE[İng.] ile/değil/yerine/= PALİT
- PALLAD[İng.] ile/değil/yerine/= PALLADİK
- PALLADATE[İng.] ile/değil/yerine/= PALLADAT
- PALLADIUM[İng.] / PALLADIUM[Fr.] / PALLADIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= PALLADYUM
- PALLADONS, PALLADIUMS[İng.] ile/değil/yerine/= PALLADUS
- PALLAMINE[İng.] ile/değil/yerine/= PALLAMİN
- PALLAS[İng.] ile/değil/yerine/= PALLAS
- PALM OIL[İng.] / HUILE DE PALME[Fr.] ile/değil/yerine/= HURMA YAĞI
- PALMIN[İng.] ile/değil/yerine/= PALMİN
- PALMITONITRILE[İng.] ile/değil/yerine/= PALMİTONİTRİL
- PALMITOVITE[İng.] ile/değil/yerine/= PALMİYEVİT
- PALMİYE ile/ve PANAMA ŞAPKASI PALMİYESİ
( ... İLE/VE Panama şapkası, bu palmiyenin liflerinin dokunmasıyla yapılır. )
( En iyi nitelikte olan SUPERFINO şapkasının yapımı 5 ay sürebilir. )
- PALMQUIST APPARATUS[İng.] ile/değil/yerine/= PALMKİST ARACI
- PALPABIL/PALPABLE[İng.] değil/yerine/= ELE GELİR
- PALPASYON/PALPATION[İng.] değil/yerine/= ELLE INCELEME/YOKLAMA
- PALPİTASYON/PALPITATION[İng.] değil/yerine/= ÇARPINTI
- PALSİ/PALSY[İng.] değil/yerine/= FELÇ
- PALTO[Fr.] ile MAKFERLAN[İng.]
( ... İLE Omuzdan yarı bele kadar inen, pelerini olan palto. )
- PALYAÇO ile PALYAÇOLAR
- PALYASYON/PALLIATION[İng.] değil/yerine/= HAFİFLETME, | AZALTMA
- PALYATİF TEDAVİ/PALLIATIVE TREATMENT[İng.] değil/yerine/= RAHATLATICI SAĞALTIM
- PALYATİF/PALLIATIVE[İng.] değil/yerine/= RAHATLATICI
- PALYNOLOGY[İng.] ile/değil/yerine/= PALİNOLOJ
- PAMBIK[Fars. < PANBUK]/KOTON[Fr./İng. < COTON] değil/yerine/= PAMUK/LU
- PAMUK ile PAMUK ÇIRPICI ile PAMUK DAYAK ile PAMUK ŞEKERİ ile PAMUK TARAKÇI ile PAMUK TARAMA ile PAMUK ÇIRÇIR ile PAMUKLU PED ile PAMUK EĞİRME ile PAMUK DİŞLİ ile PAMUK KADİFE ile PAMUK TOHUMU ile PAMUKSU
- PANADOL[İng.] ile/değil/yerine/= PANADOL
- PANCAR/KOCABAŞ/ÇÜKÜNDÜR ile ŞALGAM
( Ispanakgillerden, vitamince zengin bir bitki. | Bu bitkinin, şeker elde edilen kalın ve etli kökü. İLE Turpgillerden, yumru köklü bir bitki. | Bu bitkinin, besin olarak kullanılan etli ve tatlı kökü. )
- PANCLASTITE[İng.] ile/değil/yerine/= PANKLASTİT
- PANCREATIN[İng.] / PANCRÉATIN[Fr.] / PANKREATIN[Alm.] ile/değil/yerine/= PANKREATİN
- PANDA ile KESELİAYI/KOALA
( ... İLE Günde 22 saat uyurlar. )
( ... İLE Yaşamları ancak 10 yıldır. )
(
ile
)
- PANDARAH[Hintçe :Sarı renk]/PÂRS[Fars.]/YUZ/PANTER[Yun.] ile LEOPAR[Fr. < Lat.]
( Kimi benekli, kimi düz kara. İLE Benekli. )
( Asya ve Afrika'nın sıcak bölgelerinde yaşar. İLE ... )
- PANDERRITE[İng.] / PANDERMIT[Alm.] ile/değil/yerine/= PANDERMİT
- PANO ile YATILI ile YATILI OKUL ile PANSİYON
- PANOSE[İng.] ile/değil/yerine/= PANOS
- PANSCALE[İng.] ile/değil/yerine/= PANSKALA
- PANSUMAN/DRESSING[İng.] değil/yerine/= YARA BAKIMI
- PANTAL[İng.] ile/değil/yerine/= PANTAL
- PANTOMORPHISM[İng.] ile/değil/yerine/= PANTAMORFİZM
- PANTOTHENIC ACID[İng.] / ACIDE PANTOTHÉNIQUE[Fr.] / PANTOTHEN SÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= PANTOTENİK ASİT
- PANZEHİR ile PANZEHİR
- PAPAĞAN ile ARA/MAKAV/MACAW
- PAPAVERINE[İng.] / PAPAVÉRINE[Fr.] / PAPOVERIN[Alm.] ile/değil/yerine/= PAPAVERİN
- PAPAW[İng.] ile/değil/yerine/= PAVAP
- PAPER CHROMATOGRAPHY[İng.] / PAPIER CHORMATOGRAPHIE[Fr.] / PAPIER CHROMATOGRAPHIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KAĞIT KROMATOGRAFİSİ
- PAPIER[İng.] / PAPIER[Fr.] / PAPIER[Alm.] ile/değil/yerine/= KAĞIT
- PARA BİRİKTİRMEK ile/ve/değil/yerine PARA KAZANMAK
( Yaşamak için para kazanmak gerekir fakat para kazanmak için yaşanmaz. )
- PARA BİRİMİ ile AKIM ile CURRENT ACCOUNT ile CURRENT MODE LOGİC ile GÜNCEL FİYAT ile ŞU ANDA
- PARA KAZANMAK ile KAZANILMIŞ ile KAZANÇ ile GEÇİMİNİ SAĞLAMAK ile KAZANÇ
- PARA KAZANMAK ile/ve PARA HARCAMAK
( Beceri gerektirir. İLE/VE Kültür gerektirir. )
( Paraya ve bilgiye mahkum olma! )
( İğneyle kuyu kazmak gibi. İLE/VE Kuma su dökmek gibi. )
- PARA RED[İng.] / P-ROUGE[Fr.] / P-ROT[Alm.] ile/değil/yerine/= PARA KIRMIZISI
- PARA ROSINILIN[İng.] / P-ROSANILINE[Fr.] / P-ROSANILIN[Alm.] ile/değil/yerine/= PARA ROZANİLİN
- PARA[İng.] / PARA[Fr.] / PARA[Alm.] ile/değil/yerine/= PARA
- PARA = MONEY[İng.] = ARGENT[Fr.] = GELD[Alm.] = DENARO[İt.] = DINARO[İsp.]
- PARA ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< VERİ > BİLGİ
( Bilgi peşinde koşmak, altın peşinde koşmaktan daha iyidir.
[Ar. Talebu'l-ilm hayrun min taleb'z-zeheb] )
- PARABOL ile/ve HİPERBOL
( İki bilinmeyenli denklemlerle ölçülür. İLE/VE Üç ve üzeri bilinmeyenli denklemlerle ölçülür. )
( Bir düzlemin, odak denilen sabit bir noktadan ve doğrultman denilen sabit bir doğrudan, eşit uzaklıktaki noktalarının geometrik yeri. İLE Bir düzlemin, odak denilen durağan iki noktaya uzaklıkları değişmeyen noktaların geometrik yeri olan eğri. )
- PARACON[İng.] ile/değil/yerine/= PARAKON
- PARACONIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= PARAKONİK ASİT
- PARACONINE[İng.] ile/değil/yerine/= PARAKONİN
- PARACYANOGEN[İng.] ile/değil/yerine/= PARASİYANOJEN
- PARADİGMA ile PERSPEKTİF
- PARADOKS ile ANTİNOMİ
- PARADOKSAL/PARADOXICAL[İng.] değil/yerine/= ÇELİŞKİLİ
- PARAFFIN BATH[İng.] / PARAFFIN BAD[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAFİN BANYOSU
- PARAFFIN OIL[İng.] / PARAFFIN ÖL[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAFİN YAĞI
- PARAFFIN SCALE[İng.] ile/değil/yerine/= PARAFİN SKALA
- PARAFFIN WAX[İng.] / CIRE DE PARAFFINE[Fr.] / PARAFFINWACHS[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAFİN MUMU
- PARAFFINED PAPER[İng.] ile/değil/yerine/= PARAFİNLENMİŞ KÂĞIT
- PARAFFINS[İng.] / PARAFFINES[Fr.] / PARAFINE[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAFİNLER
- PARAGONIT[İng.] ile/değil/yerine/= PARAGONİT
- PARAGRAFİ/PARAGRAPHY[İng.] değil/yerine/= YAZILI ANLATIM GÜÇLÜĞÜ
- PARAHYDROGEN[İng.] / PARAHYDROGÉNE[Fr.] / PARAWASSERSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAHİDROJEN
- PARAKRİN/PARACRINE[İng.] değil/yerine/= YEREL HORMON
- PARALALİ/PARALALIA[İng.] değil/yerine/= HARF SÖYLEYİŞ GÜÇLÜĞÜ
- PARALDEHYDE[İng.] / PARALDÉHYDE[Fr.] / PARALDEHYD[Alm.] ile/değil/yerine/= PARALDEHİT
- PARALEL/LİK ile BERABER/LİK
- PARALEL ile EŞZAMANLI
- PARALEL ile/ve VE
- PARALİTİK/PARALYTIC[İng.] değil/yerine/= FELÇLİ
- PARALİZİ/PARALYSIS[İng.] değil/yerine/= FELÇ
- PARALLEL AXIS THEOREM[İng.] ile/değil/yerine/= PARALEL EKSEN TEOREMİ
- PARALLELLOSTERIZM[İng.] ile/değil/yerine/= PARALELOSTERİZM
- PARALOJİ/PARALOGIA[İng.] değil/yerine/= YANLIŞ AKIL YÜRÜTME
- PARALUMINUM[İng.] ile/değil/yerine/= PARALUMİNUM
- PARALYSOL[İng.] ile/değil/yerine/= PARALİZOL
- PARALYZER[İng.] ile/değil/yerine/= PARALİZÖR
- PARAM[İng.] ile/değil/yerine/= PARAM
- PARAMAGNETIC CRYSTAL[İng.] / CRISTAL PARAMAGNÉTIQUE[Fr.] / PARAMAGNETISCHER KRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK KRİSTAL
- PARAMAGNETIC FARADAY EFFECT[İng.] / EFFET PARAMAGNÉTIQUE DE FARADAY[Fr.] / PARAMAGNETISCHER FARADAY-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK FARADAY ETKİSİ
- PARAMAGNETIC RELAXATION[İng.] / RELAXATION PARAMAGNÉTIQUE[Fr.] / PARAMAGNETISCHE RELAXATION[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK DURULMA
- PARAMAGNETIC SALT[İng.] / SEL PARAMAGNÉTIQUE[Fr.] / PARAMAGNETISCHES SALZ[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK TUZ
- PARAMAGNETIC SPECTRUM[İng.] / SPECTRE PARAMAGNÉTIQUE[Fr.] / PARAMAGNETISCHES SPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK TAYF/SPEKTRUMU
- PARAMAGNETIC SUBSTANCE[İng.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK ÖZDEK
- PARAMAGNETIC[İng.] / PARAMAGNETIQUE[Fr.] / PARAMAGNETISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK
- PARAMAGNETISM[İng.] / PARAMAGNÉTISME[Fr.] / PARAMAGNETISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİZMA
- PARAMEDİKAL/PARAMEDICAL[İng.] değil/yerine/= TIPLA BAĞLANTILI
- PARAMEDİYAN/PARAMEDIAN[İng.] değil/yerine/= ORTAYA YAKIN
- PARAMETRE/LER ile/ve DİNAMİK/LER
- PARAMETRE ile AÇI
- PARAMETRIC AMPLIFIER[İng.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞTİRGELİ YÜKSELTEÇ
- PARAMNEZİ/PARAMNESIA[İng.] değil/yerine/= BELLEK YANILSAMASI
- PARAMORPHISM[İng.] ile/değil/yerine/= PARAMORFİZM
- PARAMYLEN[İng.] ile/değil/yerine/= PARAMİYELİN
- PARANIN:
CEPTE OLMAMASI ile/ve/değil/yerine/>< CEPTE OLMASI
- PARANKİM/PARENCHYMA[İng.] değil/yerine/= ÖZEK DOKU
- PARANOYA/PARANOIA[İng.] değil/yerine/= AKIL DIŞI SAPLANTI
- PARANOYA ile KORKU
- PARANOYA ile KURUNTU
- PARANTEZ[İng.]/MUTARIZA[Ar.] değil/yerine/= AYRAÇ
- PARAPECTIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= PARAPEKTİK ASİT
- PARAPLASM[İng.] / PARAPLASME[Fr.] / PARAPLASMA[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAPLAZMA
- PARAPRAKSİ/PARAPRAXIA[İng.] değil/yerine/= DİL-DEVİNIM SÜRÇMESİ
- PARAPSİKOLOJİ/PARAPSYCHOLOGY[İng.] değil/yerine/= FİZİK ÖTESİ "BİLGİSİ"
- PARASENTEZ/PARACENTESIS[İng.] değil/yerine/= KARIN ZARI SIVI ALIMI
- PARASITE[İng.] / PARASITE[Fr.] / PARASITÄ[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAZİT
- PARASITIC OSCILLATIONS[İng.] ile/değil/yerine/= PARAZİT SALINIMLAR
- PARASITICIDE[İng.] / PARASITICIDE[Fr.] ile/değil/yerine/= PARASİTİSİT
- PARASIZ ile KOMİSYONCU
- PARAŞÜT"[İng./Fr. < PARACHUTE]/KANOPİ[Yun. < KŌNŌPEÎON< KŌNŌPS: Cibinlik/perdeli yatak.][İng. CANOPY][Fr. CANAPÉ < Lat. CONOPEUM] değil/yerine/= KANAT/İNDİRGEÇ/"DÜŞÜRTEÇ"
- PARATHYROID HORMONE, PARATHYROID, PARATHORMONE[İng.] / PARATHORMONE[Fr.] / NEBENSCHILDDRÜSEN, PARATHORMON[Alm.] ile/değil/yerine/= PARATİROİT HORMONU, PARATHORMON
- PARATİROİD BEZİ ile (KULAKALTI) TÜKÜRÜK BEZİ
- PARAVAN/A[Fr. < PARAVENT]/SEPERATÖR[İng. < SEPERATOR] değil/yerine/= AYRAÇ
( Menteşelerle birbirine bağlı birkaç parçadan oluşan ve yapılarda bazı bölümleri ayırmakta kullanılan, katlanır, taşınır çerçeveli perde. | Adından, yetkisinden, gücünden kendisine belirli etmeden yararlanılan [kişi ya da kuruluş]. )
- PARAXANTHINE[İng.] / PARAXANTHINE[Fr.] / PARAXANTHIN[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAKSANTİN
- PARAXIAL RADIATION[İng.] ile/değil/yerine/= YANEKSENLİ IŞINIM
- PARAXIAL[İng.] ile/değil/yerine/= YANEKSENLİ
- PARÇA PARÇA ile PARAMPARÇA
- PARÇA(NIN) SAPTA(N)MASI/KABULÜ ile BÜTÜN(ÜN) SAPTA(N)MASI/KABULÜ
- PARÇA/SEGMENT[İng.] ile/ve/değil/||/<> SEKME/TAB[İng.]
( Bölüm. | Kesit. | Parça. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Bölüm. )
- PARÇA ile PARÇALI ile PARÇALI ile PARÇALANMIŞ
- PARÇA ile/ve TAVIR
- PARÇA ile/ve/değil UZANTI
- PARÇALAMA ile/ve AÇIKLAMA
- PARÇALAMAK ile KESİR ile KESİRSİZ ile HUYSUZ
- PARÇALANMA ile/ve/> ÇOĞALMA
- PARÇALANMA ile/ve/değil/yerine DAĞILMA
- PARÇALANMAK ile PARÇALANMIŞ ile İLGİSİZLİK ile İLGİSİZ ile İLGİSİZLİK
- PARÇALANMIŞ/LIK ile BÖLÜNMÜŞ/LÜK
- PARÇALARDA, PARÇAYI/LARI GÖRMEK ile/değil/yerine PARÇALARDA, BÜTÜNÜ GÖRMEK
- PARÇASI OLMAK ile/yerine/değil UZANTISI OLMAK
- PARCHMENT[İng.] ile/değil/yerine/= PARGÓMEN
- PARENTERAL NÜTRİSYON/PARENTERAL NUTRITION[İng.] değil/yerine/= SINDIRİM YOLU DIŞI BESLENME
- PARENTERAL[İng.] değil/yerine/= SINDIRİM YOLU DIŞI
- PAREZİ/PARESIS[İng.] değil/yerine/= HAFİF FELÇ
- PARILTI ile IŞILTILI ile IŞILTILI
- PARILTI ile ÖFKELİ ile PARLAK ile ATEŞ BÖCEĞİ
- PARILTI ile PARILTI
- PARITE/PARITY[İng.] değil/yerine/= DOĞUM SAYISI
- PARİTE/PARITY[İng./Fr.] ile/ve/||/<> PARAMETRE[İng./Fr.]
( İki ülke parasının karşılıklı değeri. İLE Değişken. )
- PARITY CONSERVATION[İng.] / PARITÄTSERHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PARİTE KORUNUMU
- PARITY[İng.] / PARITÉ[Fr.] / PARITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞLİK, PARİTE
- PARKINSON DISEASE[İng.] ile/değil/yerine/= PARKİNSON HASTALIĞI
- PARLAK ile PARLAK GÖZLÜ ile PARLAK İŞARET ile AYDINLATMAK ile PARLAKLIK ile PARLAK ÇALIŞMA
- PARLAMA ile ALEVLENMEK
- PARMAK ile PARMAK EKLEMİ ile PARMAK UCU ile KLAVYE ile PARMAK DİREĞİ ile PARMAK İZİ ile PARMAK UCU
- PAROKSİSMAL/PAROXYSMAL[İng.] değil/yerine/= NÖBETLEMELİ
- PARSE[İng.] ile/değil/yerine İNCELEME
( Bir tümce ya da sözcüğü, dilbilgisi açısından incelemek. )
- PARSEC[İng.] / PARSEC[Fr.] / PARSEC[Alm.] ile/değil/yerine/= PARSEK
- PARSLEY[İng.] / PETERSILIE[Alm.] ile/değil/yerine/= MAYDANOZ
- PART TİME[İng.] değil/yerine/= YARI ZAMANLI
- PART-TIME[İng.] değil/yerine/= YARI ZAMANLI
- PARTIAL PRESSURE[İng.] / PRESSION PARTIELLE[Fr.] / PARTIALDRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= KISMİ BASINÇ
- PARTIAL[İng.] / PARTIAL[Fr.] / PARTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= KISMİ
- PARTICLE DETECTOR[İng.] / DÉTECTEUR DE PARTICULES[Fr.] / TEILCHENDETEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= PARÇACIK DEDEKTÖRÜ
- PARTICLE DYNAMICS[İng.] / DYNAMIQUE DES PARTICULES[Fr.] / TEILCHENDYNAMIK[Alm.] ile/değil/yerine/= PARÇACIK DEVİNBİLİM/DİNAMİĞİ
- PARTICLE ENERGY[İng.] ile/değil/yerine/= PARÇACIK ERKESİ
- PARTICLE FLUX DENSITY[İng.] ile/değil/yerine/= PARÇACIK AKISI YOĞUNLUĞU
- PARTICLE GROWTH[İng.] ile/değil/yerine/= TANECİĞİ BÜYÜMESİ
- PARTICLE LENS[İng.] / LENTILLE À PARTICULES[Fr.] / TEILCHENLINSE[Alm.] ile/değil/yerine/= PARÇACIK MERCEĞİ
- PARTICLE PROPERTIES OF ELECTROMAGNETIC RADIATION[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMANYETİK IŞININ TANECİK ÖZELLİĞİ
- PARTICLE SIZE AND SAMPLING[İng.] ile/değil/yerine/= TANECİĞİN BOYUTU VE NUMUNE ALMA
- PARTİKÜL/PARTICLE[İng.] değil/yerine/= PARÇACIK
- PARTINIUM[İng.] ile/değil/yerine/= PARTİNYUM
- PARTITION CHROMATOGRAPHY[İng.] / VERTEILUNGS CHROMATOGRAPHIE[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞILMA KROMATOGRAFİSİ
- PARTITION COEFFICIENT[İng.] / PARTITIONNER[Fr.] ile/değil/yerine/= DAĞILMA KATSAYISI (KROMATOGRAFİ)
- PARTITION FUNCTION[İng.] / FONCTION DE PARTITION[Fr.] ile/değil/yerine/= BÖLÜŞÜM İŞLEVİ/FONKSİYONU
- PARTITION NOISE[İng.] / BRUIT DE LA PARTITION[Fr.] / PARTITIONSRAUSCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= BÖLÜŞÜM GÜRÜLTÜSÜ
- PARTON MODEL[İng.] / MODÈLE DES PARTONS[Fr.] / PARTON-MODELL[Alm.] ile/değil/yerine/= PARTON ÖRNEKÇESİ/MODELİ
- PARTS PER MILLION[İng.] ile/değil/yerine/= MİLYONDA KISIM, PPM
- PARTZ CELL[İng.] ile/değil/yerine/= PARTZ GÖZESİ/HÜCRESİ
- PARVOLINE[İng.] ile/değil/yerine/= PARVOLİN
- PAS ile PAS[İng.] ile PAS
( Su içinde ve nemli havada, metallerin, özellikle demirin yüzeyinde oksitlenme sonucunda oluşan nesne. | Genellikle midenin bozulmasından ötürü dilin üzerinde oluşan beyaz tabaka. | Bazı asalak mantarların çeşitli bitkilerde oluşturduğu portakal sarısı ya da kahverengi lekeler. Bu lekelerden ileri gelen bitki hastalığı. İLE Bazı top oyunlarında, oyunculardan birinin, topu, başkasına geçirmesi. | Bazı kâğıt oyunlarında, sırası gelen oyuncunun, oyuna o elde katılmayacağını belirtir. İLE Üç saatlik süre. )
(
)
(1996'dan beri)