Bugün[02 Nisan 2026]
itibarı ile 23.947 başlık/FaRk ile birlikte,
23.947 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(64/97)


- NOBLE GAS[İng.] / GAZ-NOBLE, GAZ INERTES[Fr.] / EDELGASE, INERTGASE[Alm.] ile/değil/yerine/= SOY GAZ


- NOBLE GAS[İng.] değil/yerine/= SOY GAZ

( Periyodik tablonun 8A grubunda bulunan ve kararlı yapılarından dolayı tepkimeye girmeyen elementler. Helyum, neon, argon, kripton, ksenon ve radon bu sınıfa aittirler. "Asal gaz" da denmektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- NOBLE METAL[İng.] / MÉTAUX NOBLE[Fr.] / EDELMETALLE[Alm.] ile/değil/yerine/= SOY METAL


- NOCTAL[İng.] ile/değil/yerine/= NOKTAL


- NOD/NODE[İng.] değil/yerine/= DÜĞÜM


- NODAL PLANE[İng.] / KNOTEN FLÄCHE[Alm.] ile/değil/yerine/= DÜĞÜM DÜZLEMİ


- NODE[İng.] / NŒUD[Fr.] / KNOTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DÜĞÜM


- NODÜL/NODULE[İng.] değil/yerine/= DÜĞÜMCÜK


- NOEZİS/NOESIS[İng.] değil/yerine/= DÜŞÜNME


- NOHUT ile KURU FASULYE


- NOISE[İng.] / BRUIT[Fr.] / GERÄUSCH, LÄRM[Alm.] ile/değil/yerine/= GÜRÜLTÜ


- NOKTA-İ GALEYAN[Osm.] / BOILING POINT[İng.] / POINT D'ÉBULLITION[Fr.] / SIEDEPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYNAMA NOKTASI


- NOKTA-İ İNCİMAD[Osm.] / FREEZING POINT[İng.] / POINT DE CONGÉLATION[Fr.] / FROSTPUNKT/GEFRIERPUNKT, GEFRIERPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= DONMA NOKTASI


- NOKTA-İ ZEVEBAN[Osm.] / MELTING POINT[İng.] / POINT DE FUSION[Fr.] / SCHMELZPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ERİME NOKTASI


- NOKTA ile/ve/||/<> KÜRE

( Uzaktan bakarsak. İLE/VE/||/<> Yakından bakarsak. )


- NOKTA ile NOKTALI


- NOKTA ile/ve SONSUZ/LUK

( NOKTANIN SONSUZLUĞU )


- NOKTA ile/ve/<> SONSUZ/LUK

( NOKTANIN SONSUZLUĞU )


- NOKTA ile/ve SÜREKLİ NOKTA


- NOKTA ile UC


- NOKTÜRNAL/NOCTURNAL[İng.] değil/yerine/= GECEYE İLİŞKIN


- NOMENCLATURE[İng.] / NOMENCLATURE[Fr.] / NOMENKLATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= ADLANDIRMA


- NOMENCLATURE[İng.] değil/yerine/= NOMENKLATÜR

( Bir bilim dalı ya da uzmanlık alanında, nesneler için isim belirlenmesidir. Bu terimlerin oluşturulmasına ilişkin kuralları belirtmek için de kullanılır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- NOMENKLATÜR/NOMENCLATURE[İng.] değil/yerine/= TERİMLENDİRME


- NOMINA/ANATOMICA NOMINA ANATOMICA[İng.] değil/yerine/= ANATOMİ TERİMLERİ


- NOMİNAL[İng.] değil/yerine/= ADSAL


- NOMOGRAPH[İng.] ile/değil/yerine/= NOMOGRAF


- NOMOGRAPHY[İng.] ile/değil/yerine/= NOMOGRAFİ


- NON-DEFEATABILITY[İng.] değil/yerine/= SARSILMAZLIK

( Sarsılmazlık, Lehrer ve Paxson’un ‘Bilgi: Sarsılmaz Gerekçelendirilmiş Doğru İnanç’ makalesinde ele aldıkları, bilginin dördüncü koşulu ifade etmektedir. Buna göre temel olmayan inançların gerekçelendirilmesi için, sarsılmaz olması koşulu eklenmelidir. Şu halde bilgi, sarsılmaz gerekçelendirilmiş doğru inanç olarak tanımlanmaktadır. Lehrer ve Paxson’a göre, gerekçelendirme tek başına bilgiyi oluşturmak için yeterli bir koşul değildir. Çünkü Gettier örneklerinde de görüldüğü gibi gerekçelendirilen ancak yanlış olan inançlar oluşturmak olanaklıdır. Sarsılmazlık koşulu ise bu noktada kullanılır. Nitekim sarsılmazlık koşulu, yalnızca temel olmayan inançlardan bilginin meydana gelmesi için gereklidir. Bunun nedeni ise temel inançların kendinden gerekçeli olmaları bakımından başka bir inanç tarafından gerekçelendirmeye gereksinim duymamaları, dolayısıyla da sarsılamaz olmalarıdır. O halde temel olmayan inançların bilgi haline gelmesi şu üç koşul ile mümkün olmaktadır: İnancın doğru olması, öznenin inancın doğruluğuna inanması ve öznenin, bu inancın gerekçesi olarak başka bir ifadeye sahip olması durumunda söz konusu başka ifadenin bu gerekçelendirmeyi sarsmaması gerekmektedir. Bir inancın sarsılabilir olması ise şu koşulların gerçekleşmesiyle olanaklıdır: Örneğin p ve q ifadelerinin birleşimi, S’nin h inancının gerekçeleyicileri olmaları bakımından gerekçelendirmeyi sağlamazsa; S, q inancının yanlış olduğunu gerekçelendirmişse; q’nun mantıksal sonucu olan c ifadesi ile p ifadesi, S’nin h inancını gerekçelendiremiyorsa; bu gerekçelendirememe sonucunda S, c’ye inanmanın yanlış olduğunu tam olarak gerekçelendirmişse. Başka bir ifadeyle epistemik öznenin herhangi bir temel olmayan inancının sarsılabilir olması demek, söz konusu temel olmayan inancı gerekçelendirmek için kullanılan ifadelerin gerekçelendirmeyi sağlayamaması ve öznenin, bu ifadelerin yanlış olduğunu gerekçelendirmesi demektir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- NON-REM UYKU/NON-REM SLEEP[İng.] değil/yerine/= REM DIŞI UYKU


- NONELECTROLYTE[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİT OLMAYAN


- NONFARADIAC CURRENT[İng.] ile/değil/yerine/= FARADAYİK OLMAYAN AKIM


- NONİNVAZİV MONİTÖRİZASYON /GİRİŞİMSEL OLMAYAN MONİTÖRİZASYON/NONİNVASIVE MONİTORING[İng.] değil/yerine/= GİRİŞİMSEL OLMAYAN İZLEME


- NONİNVAZİV VENTILASYON/NONİNVASIVE VENTILATION[İng.] değil/yerine/= GİRİŞİMSEL OLMAYAN SOLUTMA


- NONİNVAZİV/NONİNVASIVE[İng.] değil/yerine/= GİRİŞİMSEL OLMAYAN


- NONKOMÜNİKAN/NONCOMMUNICATING[İng.] değil/yerine/= BAĞLANTISIZ


- NONMETALLIC[İng.] / NON-MÉTAL[Fr.] ile/değil/yerine/= METAL OLMAYAN


- NONSPESIFIK/NONSPECİFIC[İng.] değil/yerine/= ÖZGÜL OLMAYAN


- NONSYNONYMOUS SUBSTITUTION[İng.] değil/yerine/= EŞANLAMLI OLMAYAN YERDEĞİŞTİRME

( Bir genin ifade ettiği aminoasitlerin sırasının, DNA yerdeğiştirmesi sebebiyle değişmesidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- NONVERBAL İLETİŞİM/NONVERBAL COMMUNICATION[İng.] değil/yerine/= SÖZSÜZ İLETİŞİM


- NONWOVEN[İng.] değil/yerine/= DOKUNMAMIŞ


- NOR-[İng.] / NOR-[Alm.] ile/değil/yerine/= NOR-


- NÖRAL/NEURAL[İng.] değil/yerine/= SİNİRSEL


- NORCONIDENDRIN[İng.] ile/değil/yerine/= NORKONİDENDRİN


- NORIAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= NORYAN EPOKU

( Günümüzden 208.500.000 ile 228.000.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- NORM[İng.]/NORME[Fr.] değil/yerine/= DÜZE/DÜZGÜ


- NORM/E[İng./Fr. < Lat.] değil/yerine/= DÜZE/DÜZGÜ

( Kural olarak benimsenmiş, yerleşmiş ilke ya da yasaya uygun durum. )


- NORMAL ERROR CURVE[İng.] ile/değil/yerine/= NORMAL HATA EĞRİSİ


- NORMAL HYDROGEN ELECTRODE[İng.] ile/değil/yerine/= NORMAL HİDROJEN ELEKTRODU


- NORMAL-BUTHYLALCOHOL[İng.] / ALCOOL BUTYLIQUE NORMAL[Fr.] / BUTYLALKOHOL[Alm.] ile/değil/yerine/= N-BÜTİL ALKOL


- NORMAL ile ALIŞILMIŞ

( Alışılmış olana tutunduğunuz sürece keşif gerçekleşemez. )


- NORMAL ile DOĞAL


- NORMAL ile/ve/değil OLAĞAN


- NORMAL ile STANDART

( Bilge bir kişi, günün havasına göre değil kendi standartlarına göre davranmalıdır. )


- NORMAL ile YAYGIN


- NORMALITY[İng.] / NORMALITÉ, TITRE[Fr.] / NORMALITÄT, TITER, GEHALT[Alm.] ile/değil/yerine/= NORMALİTE, TİTRE


- NORMALIZING[İng.] / NORMALISATION[Fr.] / NORMALISIEREN, NORMIERUNG, AUSGLÜHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= NORMALLEŞTİRME


- NORMOAKTİF/NORMOACTIVE[İng.] değil/yerine/= OLAĞAN ETKINLİKTE


- NORMOSELÜLER/NORMOCELLULAR[İng.] değil/yerine/= OLAĞAN GÖZELİ


- NORMOTANSİF/NORMOTENSIVE[İng.] değil/yerine/= NORMAL KAN BASINCI (İLİŞKİLİ)


- NORMOTONİK/NORMOTONIC[İng.] değil/yerine/= OLAĞAN DERİŞİMLİ | OLAĞAN GERGILİ


- NÖROGENEZ/NEUROGENESIS[İng.] değil/yerine/= SİNİR GÖZE GELİŞİMİ


- NÖROGERİBİLDİRİM/NEUROFEEDBACK[İng.] değil/yerine/= SİNİR GERİBİLDİRİMİ


- NÖROJENİK/NEUROGENIC[İng.] değil/yerine/= SİNİR KAYNAKLI


- NÖROKONDÜKSİYON/NEURAL CONDUCTION[İng.] değil/yerine/= SİNİR İLETİ


- NÖROLOJİ[İng. NEUROLOGY] ile/||/<> MUTİZM[İng. MUTISM] ile/||/<> NOZOLOJİ[İng. NOSOLOGY] ile/||/<> TAURİN[İng. TAURINE] ile/||/<> VERBİJERASYON[İng. VERBIGERATION]

( Nöroloji genel olarak beyin, beyin sapı, omurilik ve çevresel sinir sistemiyle kasların hastalıklarını inceleyen, teşhis ve cerrahi dışındaki tedavi uygulamalarını içeren tıp bilimi dalıdır. @@ Görünüşte normal bilinç düzeyi ile birlikte konuşmama durumu. Bireyin herhangi bir nörolojik ya da fiziksel katkıda bulunan etmen olmaksızın bir anda konuşmayı bıraktığı dissosiyatif (histerik); ya da bireyin bazı durumlarda hiç konuşmadığı ancak diğer durumlarda gayet iyi konuştuğu elektif (seçici) olabilir. @@ Hastalıkların tanımlanması, sınıflandırılması ve kategorize edilmesiyle ilgilenen bilim dalı. Nozoloji; kardiyovasküler hastalıklar, nörolojik bozukluklar gibi hastalıkların etiyolojileri, gelişim süreçleri ve belirtileri gibi çeşitli özelliklerini inceleyerek onları sistemli bir biçimde özgün gruplara ayırır. @@ Taurin; kimyasal formülü C2H7NO3S olan, hayvan dokusunda doğal olarak bulunan, nörolojik iletişim sistemini koruyan ve düzenleyen, iskelet kaslarının kasılmasında yardımcı, retina gelişimi ve fonksiyonu için önemli, antioksidan özellikte yarı esansiyel metiyonin ve sistinden türetilen, sülfür türevi bir aminoasittir. Safra sıvısının önemli bir bileşeni olup kalın bağırsakta bulunabilir. İnsan vücut ağırlığının %0,1'ini oluşturur. @@ Genellikle açık bir anlam ya da amaç olmaksızın kelimelerin ya da cümlelerin tekrarlanması. Yaygın olarak şizofreni, otizm ya da demans gibi belirli nörolojik ya da psikiyatrik rahatsızlığı olan bireylerde görülür.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- NÖRONAL/NEURONAL[İng.] değil/yerine/= SİNİR GÖZESEL


- NÖROPATİ/NEUROPATHY[İng.] değil/yerine/= SİNİR SAYRILIĞI


- NÖROPLASTISITE/NEUROPLASTICITY[İng.] değil/yerine/= BEYİN UYARLANMASI


- NÖROPRAKSİ/NEUROPRAXIA[İng.] değil/yerine/= GEÇİCİ SİNİR İLETİ KESİNTISİ


- NÖROTRANSMİSYON/NEUROTRANSMİSSION[İng.] değil/yerine/= AŞIRTMALI SİNİR İLETİ


- NÖROTRANSMİTER/NEUROTRANSMİTTER[İng.] değil/yerine/= KİMYASAL SİNİR ULAĞI


- NOSİSEPTÖR/NOCICEPTOR[İng.] değil/yerine/= AĞRI ALMACI


- NOSOCOMOPHOBIA[İng.] değil/yerine/= NOZOKOMOFOBİ

( Hastane korkusu. Yunancada "hastane" anlamına gelen νοσοκομεῖον ("nosokomeion") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşmaktadır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- NOSOPHEN[İng.] ile/değil/yerine/= NOSOFEN


- NOSQL/NOT ONLY STRUCTURED QUERY LANGUAGE[İng.] değil/yerine/= YAPILANDIRILMAMIŞ SORGU DİLİ


- NOSYON[Fr./İng. < NOTION] değil/yerine/= KAVRAM

( Bir şey üzerindeki gerekli bilgi, kavram. )


- NOT = NOTE[İng.] = SCOLIE[Fr.] = ANMERKUNG[Alm.] = SCHOLIUM[Lat.]


- NOTA ile/ve EBCED NOTASI


- NOTATION[İng.] / NOTATION[Fr.] / NOTATION, DEFINITIONSWEISE[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖSTERİM


- NÖTR (ETKİSİZ) MUTASYON[İng. NEUTRAL MUTATION] ile/||/<> NÖTROFİL[İng. NEUTROPHIL]

( Meydana geldiği bireyin uyum başarısında hiçbir değişim yaratmayan mutasyondur. Mutasyonların %70-90 arası kısmını oluşturur. Birden fazla etkisiz mutasyon bir araya gelerek, nesiller içinde yavaş ve kademeli değişimler yaratabilir. @@ Vücudun bağışıklık tepkisinde önemli bir rol oynayan beyaz kan gözesi türü.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- NÖTR/NEUTER[İng.] değil/yerine/= ETKİSİZ | YÜKSÜZ | YANSIZ


- NÖTR ile BOŞ


- NÖTRAL[Fr./İng.] ile YANSIZ

( NEUTRAL )


- NÖTRALİZASYON[İng. < NEUTRALIZATION] değil/yerine/= ETKİSİZLEŞTİRME/YANSIZLAŞTIRMA


- NÖTRALİZASYON/NEUTRALIZATION[İng.] değil/yerine/= YÜKSÜZLEŞTİRME | ETKİSİZLEŞTİRME


- NÖTRON[Fr.] ile/ve PROTON[Yun.]

( Yaklaşık olarak proton ağırlığında ve elektrik yüklü olmayan bir atom parçacığı[yüksüz parçacık]. İLE Atom çekirdeğinde, her biri +1 pozitif elektrik yükü taşıyan atom parçacığı. | Hidrojen atomunun çekirdeği. )


- NOVARGAN[İng.] ile/değil/yerine/= NOVARGAN


- NOVASPIRIN[İng.] ile/değil/yerine/= NOVASPİRİN


- NOVASULOR[İng.] ile/değil/yerine/= NOVASULOR


- NOXIOUS GASES[İng.] / NOCIF GAS[Fr.] / SCHÄDLICHE GASE[Alm.] ile/değil/yerine/= ZEHİRLİ GAZLAR


- NOZOKOMİYAL/NOSOCOMIAL[İng.] değil/yerine/= HASTANE KAYNAKLI


- NOZOLOJİ/NOSOLOGY[İng.] değil/yerine/= SAYRILIK SINIFLANDIRMA BİLİMİ


- NUCLEAR CHEMISTRY[İng.] / CHIMIE NUCLEAIRE[Fr.] / KERNTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK KİMYASI


- NUCLEAR MAGNETIC MOMENT[İng.] / MOMENT MAGNÉTIQUE NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNMAGNETISCHES MOMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK MANYETİK MOMENTİ


- NUCLEAR MAGNETIC RESONANCE SPECTROMETER[İng.] / SPECTROMÈTRE À RÉSONANCE MAGNÉTIQUE NUCLÉAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK MANYETİK REZONANS TAYFÖLÇERİ


- NUCLEAR MAGNETIC RESONANCE TOMOGRAPHY[İng.] / TOMOGRAPHIE PAR RÉSONANCE MAGNÉTIQUE NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNMAGNETISCHE RESONANZTOMOGRAPHIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK MANYETİK REZONANS TOMOGRAFİSİ


- NUCLEAR MAGNETIC RESONANCE[İng.] / RÉSONANCE MAGNÉTIQUE NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNMAGNETISCHE RESONANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK/NÜKLEER MANYETİK REZONANSI


- NUCLEAR MAGNETISM[İng.] / MAGNÉTISME NUCLÉAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK MANYETİZMASI


- NUCLEAR MAGNETOMETER[İng.] / MAGNÉTOMÈTRE NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNMAGNETOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK MANYETOMETRESİ


- NUCLEAR MAGNETON[İng.] / MAGNÉTON NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNMAGNETON[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK MANYETONU


- NUCLEAR MASS[İng.] / MASSE NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNMASSE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK KÜTLESİ


- NUCLEAR MOMENT[İng.] / MOMENT NUCLÉAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK MOMENTİ


- NUCLEAR PACKING[İng.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK PAKETLEME


- NUCLEAR PHYSICS[İng.] / PHYSIQUE NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNPHYSIK[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK FİZİĞİ


- NUCLEAR PILE[İng.] / PILE NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNBATTERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK PİLİ


- NUCLEAR POLARIZATION[İng.] / POLARISATION NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNPOLARISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK KUTUPLANMASI


- NUCLEAR POTENTIAL ENERGY[İng.] / ÉNERGIE POTENTIELLE NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNPOTENTIALENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK POTANSİYEL ENERJİSİ


- NUCLEAR POWER PLANT[İng.] / CENTRALE DE LA PUISSANCE NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNKRAFTWERK[Alm.] ile/değil/yerine/= NÜKLEER GÜÇ SANTRALİ


- NUCLEAR QUADRUPOLE RESONANCE[İng.] / RÉSONANCE QUADRIPOLAIRE NUCLÉAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK DÖRTUCAY REZONANSI


- NUCLEAR RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT NUCLÉAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK IŞINIMI


- NUCLEAR REACTIONS[İng.] / RÉACTION NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNREAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK TEPKİMESİ


- NUCLEAR REACTOR[İng.] / KERNREAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= NÜKLEER REAKTÖR


- NUCLEAR RECOIL[İng.] / RECUL NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNRÜCKSTOSS[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK GERİ TEPMESİ


- NUCLEAR RELAXATION[İng.] / RELAXATION NUCLÉAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK DURULMASI


- NUCLEAR RESONANCE[İng.] / RÉSONANCE NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNRESONANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK REZONANSI


- NUCLEAR SPIN[İng.] / SPIN NUCLÉAIRE, ROTATION DU NOYAU[Fr.] / KERNSPIN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK DÖNÜSÜ/SPİNİ


- NUCLEASE[İng.] ile/değil/yerine/= NÜKLEAZ


- NUCLEATION[İng.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEKLEŞME


- NUCLEIDIC MASS[İng.] ile/değil/yerine/= NÜKLEİDİK KÜTLE


- NUCLEIN[İng.] / NUCLÉINE[Fr.] / NUKLEIN[Alm.] ile/değil/yerine/= NÜKLEİN


- NUCLEON[İng.] / NUCLÉON[Fr.] / NUCLEON, NUKLEON[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK PARÇACIĞI, NÜKLEON


- NUCLEOPHILIC ATOM[İng.] / NUCLEOPHILES ATOM[Alm.] ile/değil/yerine/= NÜKLEOFİLİK ATOM


- NUCLIDE[İng.] / NUCLÉIDE[Fr.] ile/değil/yerine/= NÜKLİT


- NÜFUS[Ar.]/POPÜLASYON[İng./Fr. < POPULATION] değil/yerine/= ÇOĞA | TOPLULUK


- NÜFÛZ[Osm.] / DIFFUSION[İng.] / DIFFUSION[Fr.] / DIFFUSION[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYON


- NUH'UN ÇOCUKLARI:
SÂM/SHEM[İng./İbr. ŞEM] ile/ve/||/<>/> HÂM ile/ve/||/<>/> YÂFES / JAPHETH[İng.] / YEFET/YAFET[İbr.]

( Ad/isim, ün/şöhret. [Semitik < Shem] İLE/VE/||/<>/> Sıcak/karanlık/yanık tenli.[Ham'ın "soyunun", "siyah ırk"ı temsil ettiği "iddiası", bazı Batı'lı sömürgeci yaklaşımlarda çarpıtılarak kullanılmıştır.] İLE/VE/||/<>/> Genişlemek/yayılmak. )


- NUHÂS[Osm.] / COPPER[İng.] / CUIVRE[Fr.] / KUPFER[Alm.] ile/değil/yerine/= BAKIR


- NUJOL[İng.] ile/değil/yerine/= NUJOL


- NÜKLEAZ[İng. NUCLEASE] ile/||/<> EGZONÜKLEAZ[İng. EXONUCLEASE] ile/||/<> RESTRİKSİYON PARÇA UZUNLUK POLİMORFİZMİ (RFLP)[İng. RESTRICTION FRAGMENT LENGTH POLYMORPHISM]

( Nükleik asitlerdeki bağları kıran bir enzim. Deoksiribonükleaz (DNAase) ve Ribonükleaz (RNAase). @@ Fosfodiester bağının hidrolizinde katalizör görevi gören bir çeşit nükleaz. DNA polymeraz I'in 3' dan 5' a doğru egzonükleaz aktivitesi vardır. @@ Restriksiyon (kısaltma) görevli belirli endonükleaz enzimlerinin (EcoRI, PstI, BglII gibi) DNA parçalarını oluşturması ile belirlenen genetik çok sayıda çeşitlilik. Homolog DNA dizilerindeki bu farklılık, DNA'nın restriksiyon enzimleriyle parçalanması ve ardından işaretlenerek analizinin yapılması ile tespit edilir. İşaretlemede kullanılan problar konumlara özgüdür.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- NÜKLEER FİZİK[İng. NUCLEAR PHYSICS] ile/||/<> NÜKLEOZOM[İng. NUCLEOSOME]

( Atom çekirdeğinin fiziksel ve kimyasal özelliklerini, yapısını ve etkileşimlerini inceleyen bilim dalıdır.[1] Çekirdek fiziği olarak da bilinir. Fosillerin yaşı ve Dünya'nın kendisi de dahil olmak üzere kayaların ve diğer jeolojik özelliklerin yaşını tayin ederken kullanılan radyometrik tarihleme yöntemi, nükleer enerji santralleri, atom bombaları nükleer fiziğin uygulamalarından bazılarıdır. @@ Ökaryotik kromozomların boncuk benzeri bir yapısı. Sekiz histon molekülünden oluşan bir çekirdekten ve yaklaşık 150 baz çifti içeren bir DNA parçasından oluşur. Her bir nükleozom yaklaşık 50 baz çifti içeren bir bağlayıcı DNA dizisi ile birbirinden ayrılır. Nükleozom yapısı, interfaz sırasında DNA'yı kopmak formuna getirmeye yardımcı olur. Aksi takdirde, bir kromozomun doğrusal uzunluğu, çekirdeğin çapından daha büyük olur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- NÜKLEİK ASİT[İng. NUCLEIC ACID] ile/||/<> ANTİANLAMLI DNA/RNA[İng. ANTISENSE DNA/RNA] ile/||/<> DENATÜRASYON[İng. DENATURATION] ile/||/<> FLOROFOR[İng. FLUOROPHORE] ile/||/<> GENETİK HİBRİTLEŞTİRME[İng. GENETIC HYBRIDIZATION]

( Canlılardaki en büyük molekül tipi. Proteinleri kodlayan ve nükleotit zinciri. Nükleik asit çeşitleri; DNA ve RNA. @@ Bir genin kodlayan/anlamlı sarmalını tamamlayan tek sarmallı nükleik asit. Aynı zamanda aynı genden üretilen mRNA'ya da tamamlayıcıdır. @@ Bir makromolekülük geri dönüşümü olmaksızın yapısının bozulması ya da değişimidir. Primer yapısını bozmadan bir protein, nükleik asit ya da bir başka makromolekülün fiziksel özelliklerinin ve üç boyutlu yapısının değişimidir. Isıtma, yüksek basınç ve tuz derişimi gibi etkenler proteinlerin yapısını bozar. Bu olaya denatürasyon denir. Yapısı bozulan protein artık biyolojik olarak aktif olmayan proteindir. @@ Işığı belirli bir dalga boyunda emme ve daha sonra daha uzun bir dalga boyunda ışık yayma yeteneğine sahip moleküllerdir. Bu süreç "floresan" olarak adlandırılır. Proteinler, nükleik asitler ve küçük organik moleküller dahil olmak üzere çok çeşitli molekül florofor olabilir. Floresin, rodamin, siyanin, GFP çeşitli florofor örnekleridir. @@ Birbirini tamamlayan nükleik asit dizilerinin belirli bir düzende yeniden eşleştirilmesi. Genetik olarak uzak popülasyonlardaki bireylerin hibrit oluiturması için çiftleştirilmesi.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- NÜKLEİK ASIT/NUCLEİC ACİD[İng.] değil/yerine/= ÇEKİRDEK ASIDİ


- NÜKLEOL/NUCLEOL[İng.] değil/yerine/= ÇEKİRDEKÇİK


- NÜKLEOTİT[İng. NUCLEOTIDE] ile/||/<> ARTIK BİLEŞİK[İng. RESIDUE] ile/||/<> CHARGAFF KURALI[İng. CHARGAFF RULE] ile/||/<> DEOKSİRİBOZ[İng. DEOXYRIBOSE] ile/||/<> ENDONÜKLEAZ[İng. ENDONUCLEASE]

( Nükleik asitlerin yapı taşı. Riboz ya da deoksiriboza bağlı herhangi bir pürin ya da pürimidinden oluşur. @@ Daha büyük bir molekülün parçası oldukları zaman, aminoasitlere ya da nükleotitlere verilen isim. @@ Herhangi bir türe ait DNA'nın nükleotite parçalandığında ortamda bulunan toplam adenin miktarının timine, guanin miktarının sitozine eşit olması durumudur. @@ Beş karbonlu bir şekerdir. @@ Polinükleotit zincirindeki nükleotitler arasındaki fosfodiester bağını kesen bir nükleaz. Restirikriyon endonükleazı; DNA yı belirli yerlerden kesen bir endonükleazdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- NÜKLEOTİT/NUCLEOTİDE[İng.] değil/yerine/= ÇEKİRDEK YAPI TAŞI


- NÜKLEUS/NÜVE/NUCLEUS[İng.] değil/yerine/= ÇEKİRDEK


- NÜKS/RECURRENCE[İng.] değil/yerine/= YINELENME


- NULL BALANCE[İng.] ile/değil/yerine/= SIFIR DENGESİ


- NUMBER OF EQUIVALENTS[İng.] ile/değil/yerine/= EŞDEĞER GRAMSAYISI


- NUMBER[İng.] ile/değil/yerine/= SAYI


- NUMERICAL APERTURE[İng.] / OUVERTURE NUMÉRIQUE[Fr.] / NUMERISCHE APERTUR[Alm.] ile/değil/yerine/= SAYISAL AÇIKLIK


- NUMISMATIC[İng.] değil/yerine/= NÜMİZMATİK

( Nümizmatik (meskûkât), genellikle eski olmak üzere sikke, kağıt paralar ve madalyaları inceleyen ve bunları sınıflandıran bilim dalıdır. Ayrıca tarih bilimine yardımcı bilim dallarından birisidir. Kimi kaynaklarda "Sikkecilik" olarak da geçer.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- NÜMÜLER/NUMMULAR[İng.] değil/yerine/= PARA BÜYÜKLÜĞÜNDE VE BİÇİMINDE


- NUMUNE/SAMPLE[İng.] değil/yerine/= ÖRNEK


- NUR, ZİYÂ[Osm.] / LIGHT[İng.] / LUMIÈRE[Fr.] / LICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞIK


- NUSSELT NUMBER[İng.] / NOMBRE DE NUSSELT[Fr.] / NUSSELT-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= NUSSELT SAYISI


- NUTRACEUTICAL[İng.] değil/yerine/= NUTRASÖTİK

( Gıda ya da gıdanın bir parçası olup hastalığın önlenmesi ve tedavisi de dahil olmak üzere bazı tıbbi yararlar sağlayan herhangi bir madde.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- NÜTRİSYON/NUTRITION[İng.] değil/yerine/= BESLENME


- NÜVE-İ EVVEL[Osm.] / PARENT NUCLEUS[İng.] / NOYAU PÈRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ANA ÇEKİRDEK


- NÜVE-İ ZERRE[Osm.] / ATOMIC NUCLEUS[İng.] / NOYAU ATOMIQUE[Fr.] / ATOMKERN[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM ÇEKİRDEĞİ


- NÜVE[Osm.] / NUCLEUS[İng.] / NUCLEUS, NOYAU[Fr.] / KERN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK, KOR, ÖZ


- NYHA/NEW YORK HEART ASSOCİATION[İng.] değil/yerine/= NEW YORK KALP DERNEĞİ


- NYLON[İng.] / NYLON[Fr.] / NYLON[Alm.] ile/değil/yerine/= NAYLON


- NYQUIST NOISE THEOREM[İng.] / THÉORÈME DU BRUIT DE NYQUIST[Fr.] / NYQUIST-RAUSCHTHEOREM[Alm.] ile/değil/yerine/= NYQUİST GÜRÜLTÜ KURAMI/TEOREMİ


- O OLMAK ile/ve/değil/yerine KENDİN OLARAK, O OLMAK


- O-ELECTRON[İng.] / ÉLECTRON O[Fr.] / O-ELEKTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= O ELEKTRONU


- O-EMRAM/OUTPATIENT ELECTRONIC MEDICAL RECORD ADOPTION MODEL[İng.] değil/yerine/= AYAKTAN HASTA ELEKTRONİK TIBBİ KAYIT BENIMSEME MODELİ


- O-LINE[İng.] / RAIE O[Fr.] / O-LINIE[Alm.] ile/değil/yerine/= O ÇİZGİSİ


- O-SHELL[İng.] ile/değil/yerine/= O KABUĞU


- O-TOLIDINE[İng.] / O-TOLIDINE[Fr.] / O-TOLIDIN[Alm.] ile/değil/yerine/= O-TOLİDİN


- O.D./OCULUS DEXTER[İng.] değil/yerine/= SAĞ GÖZE


- O.S./OCULUS SİNISTER[İng.] değil/yerine/= SOL GÖZE


- O ve O


- O ile ONUN HANIMEFENDİSİ ile MAJESTELERİ ile RİNGA


- OAA/EVENT TREE ANALYSIS[İng.] değil/yerine/= OLAY AĞACI ÇÖZÜMLEMESİ


- OASM SYSTEM[İng.] ile/değil/yerine/= OASM DİZGESİ


- ÖBEK = GROUP[İng.] = GROUPE[Fr.] = GRUPPE[Alm.] = GRUPO[İsp.]


- OBERMAYER'S REAGENT[İng.] / OBERMAYER'S REAGENS[Alm.] ile/değil/yerine/= OBERMAYER BELİRTİCİ


- OBERMAYER'S TEST[İng.] / TEST DE OBERMAYER[Fr.] / OBERMAYER'S PRÜFUNG (PROBE)[Alm.] ile/değil/yerine/= OBERMAYER DENEYİ


- OBERMÜLLER'S TEST[İng.] / TEST DE OBERMÜLLER[Fr.] / OBERMÜLLER'S PRÜFUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= OBERMÜLLER DENEYİ


- OBESOPHOBIA[İng.] değil/yerine/= OBEZOFOBİ

( Kilo alma korkusu.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- OBEZ/OBESE[İng.] değil/yerine/= ŞİŞMAN


- OBEZİTE/OBESITY[İng.] değil/yerine/= ŞİŞMANLIK


- OBJE[Fr./İng. < OBJECT] değil/yerine/= NESNE


- OBJEKTİF["OBJEKTİV" değil!]/OBJECTIVE[İng.] değil/yerine/= NESNEL | MERCEK DÜZENEĞİ


- OBJEKTİF[Fr./İng.] değil/yerine/= MERCEK

( Fotoğraf makinesi, mikroskop, dürbün vb. optik araçlarda nesnelerden gelen ışınları alıp ekran üzerine aktaran mercek ya da mercek düzeni. | Nesnel[subjektif] karşıtı. )


- OBLITERASYON/OBLITERATION[İng.] değil/yerine/= TAM KAPANMA


- OBLITERE/OBLITERATED[İng.] değil/yerine/= KAPANMIŞ


- OBLIVION[İng.] ile/değil/yerine/= OBLİVİON


- OBO/OPEN BIOLOGICAL AND BIOMEDICAL ONTOLOGY[İng.] değil/yerine/= AÇIK BİYOLOJİK VE BİYOMEDİKAL ONTOLOJİ


- OBSESİF-KOMPÜLSİF BOZUKLUK/OBSESSIVE-COMPULSIVE DISORDER[İng.] değil/yerine/= TAKINTI-ZORLANTI BOZUKLUĞU


- OBSESYON/OBSESSION[İng.] değil/yerine/= TAKINTI


- ÖBÜR DÜNYA BİLGİSİ = İLM-ÜL-AHİRET = ESCHATOLOGY[İng.] = ESCHATOLOGIE[Fr., Alm.] = ESCHATON:SON LOGOS[Yun.]


- ÖBÜR/ÖTEKİ DİLLER ile/ve/<>/değil/yerine TÜRKÇE

( )


- OBURLUK YAPMAK ile OBUR ile OBURLUK


- OBZERVASYON/OBSERVATION[İng.] değil/yerine/= GÖZLEM


- OCAK ile FIRIN


- OCAK ile HOBİ


- OCCIPITAL LOBE[İng.] değil/yerine/= ARTKAFA LOBU

( Beyin kabuğunun görme işlevinde kullanılan bölümüdür.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- OCCIPITAL LOBE[İng.] değil/yerine/= OKSİPİTAL LOP

( Beyin kabuğunun görme işlevinde kullanılan bölümüdür.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- OCCLUDED WATER[İng.] ile/değil/yerine/= TUTUKLANMIŞ SU


- OCCUPATIONAL DISEASE[İng.] değil/yerine/= MESLEK HASTALIĞI


- OCEANOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= OŞİNOGRAFİ

( Okyanusların fiziksel ve kimyasal özelliklerini, okyanuslarda yaşayan canlı türlerini, okyanusların oluşumlarını ve gelişimlerini inceleyen bilim dalıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- OCT/OKT/OPTİK KOHERENS TOMOGRAFİ OPTIC COHERENCE TOMOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= GÖRME EŞEVRELİ KESITÇEKİM


- OCTAHEDRAL[İng.] ile/değil/yerine/= DÜZGÜN SEKİZ YÜZLÜ


- OCTANE NUMBER[İng.] / INDICE D'OCTANE[Fr.] / OKTANZAHL, OKTANWERT[Alm.] ile/değil/yerine/= OKTAN SAYISI


- OCTAVALENT[İng.] / OCTAVALENT[Fr.] / ACHTWERTIG[Alm.] ile/değil/yerine/= SEKİZ DEĞERLİKLİ


- OCTAVE[İng.] / OCTAVE[Fr.] / OKTAVE[Alm.] ile/değil/yerine/= OKTAV/ERİN


- OCTET[İng./Fr.] / OKTETT[Alm.] ile/değil/yerine/= SEKİZLİ, OKTET


- OCTODE LAMP[İng.] / LAMPE OCTODE[Fr.] / OKTODENLAMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= OKTOT LAMBA


- OCTODE[İng.] / OCTODE[Fr.] / ACHTPOLRÖHRE, OKTODE[Alm.] ile/değil/yerine/= OKTOT


- OCTUPOLE[İng.] ile/değil/yerine/= SEKİZUCAY


- OCULIN[İng.] ile/değil/yerine/= OKULİN


- ÖD/SAFRA KESESİ ile SİDİK/İDRAR KESESİ


- OD ile KIVILCIM


- OD ile/ve/=/||/<>/< OT

( Ateş. İLE/VE/||/<> Toprak üstündeki bölümleri odunlaşmayıp yumuşak kalan, ilkbaharda bitip bir iki mevsim sonra kuruyan küçük bitkiler. | Ateş. )


- ODA ile KOĞUŞ


- ODA ile/ve MAKAM

( Koltuğun üstüne çıkarsan yükselirsin, başının üstüne alırsan altında ezilirsin! )


- ODACIK ile TİCARET ODASI ile KAHYA


- ODAK ile TEMEL


- ODAKLANMA ile/ve ADANMA


- ODAKLANMA ile YOĞUNLAŞMA/KONSANTRASYON


- ODAKLANMAK ile/ve KOŞULLANMAK


- ODD PARITY[İng.] / PARITÉ IMPAIRE[Fr.] / UNGERADE PARITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK PARİTE


- ODD-EVEN NUCLEUS[İng.] / NOYAU IMPAIR-PAIR[Fr.] ile/değil/yerine/= TEK-ÇİFT ÇEKİRDEK


- ODD-ODD NUCLEUS[İng.] / NOYAU IMPAIR-IMPAIR[Fr.] ile/değil/yerine/= TEK-TEK ÇEKİRDEK


- ÖDEM/EDEMA[İng.] değil/yerine/= ŞİŞLİK


- ODEUR, ODOR[İng.] / ODEUR[Fr.] / GERUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= KOKU


- ÖDEV AHLÂKI ile/ve FERÂGAT AHLÂKI ile/ve USTA AHLÂKI


- ÖDEV = VAZİFE = DUTY[İng.] = DEVOIR[Fr.] = PFLICHT[Alm.] = DEON, KATHETON[Yun.] = OFFICIUM[Lat.] = DEBER[İsp.]


- ODİTORYUM/AUDİTORIUM[İng.] değil/yerine/= TOPLANTI SALONU


- ODORIMETRY[İng.] / ODORIMÉTRIE[Fr.] / ODORIMETRIE, GERUCHSMESSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KOKU ÖLÇME TEKNİĞİ


- ODOROMETER[İng.] / GERUCHSMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= KOKU ÖLÇME AYGITI/CİHAZI


- ODOUR INTENSITY[İng.] / INTENSITÉ DE ODEUR[Fr.] / GERUCH STÄRKE[Alm.] ile/değil/yerine/= KOKU ŞİDDETİ


- ODSS/ORGANIZATIONAL DECİSION SUPPORT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= ÖRGÜTSEL KARAR DESTEK DÜZENİ


- ÖDÜL ile ÖDÜLLER


- ÖDÜNÇ VERMEK ile BORÇ VEREN


- ÖDÜNÇ ile BORÇ

( KARZ-I HASEN: Faizsiz verilen borç. | Ödeme yapamayan borçlunun, helâl ederek borcundan vazgeçmek. )


- ÖDÜNÇLEME ile ...


- ODYOGRAM/AUDIOGRAM[İng.] değil/yerine/= İŞİTME ÇİZGESİ


- OERSTED[İng.] / ŒRSTED[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖRSTED


- OESPER'S SALT[İng.] ile/değil/yerine/= OESPER TUZU


- OF ŞOR[İng. < OFF SHORE] değil/yerine/= KIYI BANKACILIĞI


- OFF-PUMP CERRAHİ/OFF-PUMP SURGERY[İng.] değil/yerine/= ATAN KALPTE CERRAHİ


- OFİS[İng. < OFFICE] değil/yerine/= YAZIHANE


- ÖFKE = ANGER[İng.] = COLËRE[Fr.] = ZORN[Alm.] = ira[Lat.]


- ÖFKE ile HIŞIM/HIŞM[Fars.]

( Öfkeyi sükûnetle, kötülüğü iyilikle, cimriliği cömertlikle ve yalanı gerçekle yenin. )

( Öfkeyi/gadabı tatmin etmek, hayvanlıktır. )

( Ancak öfkesini/hışmını yenen, yiğittir. )


- ÖFKE ile/ve/||/<>/> KAYGI


- ÖFORİ/EUPHORIA[İng.] değil/yerine/= COŞU


- OFTALMİK/OPHTHALMIC[İng.] değil/yerine/= GÖZ (İLİŞKİLİ)


- OFTALMOSKOP/OPHTALMOSCOPE[İng.] değil/yerine/= GÖZ İÇİ GÖRECİ


- ÖGE(UNSUR) ile MUTLAK

( Daha altına inilemeyen. İLE ... )


- ÖĞE ile ÖĞELER


- ÖĞE ile PARÇA


- ÖĞE ile SONUNCUL ÖĞE


- ÖĞE = UNSUR = ELEMENT[İng., Alm.] = ÉLÉMENT[Fr.] = ELEMENTUM[Lat.] = ELEMENTO[İsp.]


- ÖĞELER ile LANTAN DİZİSİ

( Kimyasal yollarla daha yalın maddelere ayrıştırılamayan maddeler. İLE Atom numarası 57 ile 71 arasındaki, seyrek bulunan elementlerin oluşturduğu grup. )

( Element Keşiflerinin Ülke Tablosu )


- ÖĞLE YEMEĞİ ile BAŞLATICI


- ÖĞRENİLEMEZ ile/ve ANLAŞILAMAZ