İngilizce karşılıkları olan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 23.950 başlık/FaRk ile birlikte,
23.950 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(54/97)
- KÜÇÜLTMEK ile ...
- KÜÇÜM/MİKROP[Yun.] ile GİRMİK/VİRÜS[Fr./İng.]
(
)
- KÜÇÜMSEME = DISDAIN, CONTEMPT[İng.] = MÉSESTIME[Fr.] = UNTERSCHÄTZUNG[Alm.] = DESPECTUS[Lat.]
- KÜÇÜMSEMEK ile HOR GÖRMEK
( Kimseyi küçümseme! Nokta da küçüktür fakat bitirir tümceyi. )
( "Karıncayı bile incitmem" deme! "Bile"den incinir karınca. Söz söylemek, İrfân ister; anlamak, İnsan! )
- KÜÇÜMSEMEK ile KİBİRLİ
- KÜÇÜMSEMEK ile KÜÇÜMSENMİŞ
- KÜÇÜMSEMEK ile KÜÇÜMSEYİCİ
- KUDRET-İ BERKİYE-İ SÂKİNE[Osm.] / ELECTROSTATIC ENERGY[İng.] / ÉNERGIE ÉLECTROSTATIQUE[Fr.] / ELEKTROSTATISCHE ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROSTATİK ENERJİ
- KUDRET-İ BERKİYE[Osm.] / ELECTRICAL ENERGY[İng.] / ÉNERGIE ÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL ENERJİ
- KUDRET-İ DÂHİLÎ[Osm.] / INTERNAL ENERGY[İng.] / ÉNERGIE INTERNE[Fr.] / INNERE ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= İÇ ENERJİ
- KUDRET-İ HARÂRET[Osm.] / HEAT[İng.] / CHALEUR[Fr.] / WÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= ISI, SICAKLIK
- KUDRET-İ HAREKÂT[Osm.] / KINETIC ENERGY[İng.] / ÉNERGIE CINÉTIQUE[Fr.] / KINETISCHE ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= DEVİNİM ENERJİSİ/KİNETİK ENERJİ
- KUDRET-İ HARRÎ[Osm.] / THERMAL ENERGY[İng.] / ÉNERGIE THERMIQUE[Fr.] / THERMISCHE ENERGIE, WÄRMEENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL ENERJİ/ISI ENERJİSİ
- KUDRET-İ İNHİLÂL[Osm.] / DECOMPOSITION ENERGY, DISSOCIATION ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DE DÉCOMPOSITION[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIŞMA ENERJİSİ
- KUDRET-İ İZÂFİ[Osm.] / RELATIVISTIC ENERGY[İng.] / ÉNERGIE RELATIVISTE[Fr.] / RELATIVISTISCHE ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖRELİ ENERJİ
- KUDRET-İ MİHANİKİYE[Osm.] / MECHANICAL ENERGY[İng.] / ÉNERGIE MÉCANIQUE[Fr.] / MECHANISCHE ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= MEKANİK ENERJİ
- KUDRET-İ SAVTİYE[Osm.] / ACOUSTIC POWER[İng.] / PUISSANCE ACOUSTIQUE[Fr.] / SCHALLEISTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK GÜÇ
- KUDRET-İ TANÎN[Osm.] / RESONANCE ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DE RÉSONANCE[Fr.] / RESONANZENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= REZONANS ENERJİSİ
- KUDRET-İ TEFRİD[Osm.] / SEPARATION ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DE SÉPARATION[Fr.] / SEPARATIONSENERGIE, TRENNUNGSENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRMA ENERJİSİ
- KUDRET-İ ZİYÂ[Osm.] / LUMINOUS ENERGY[İng.] / ÉNERGIE LUMINEUSE[Fr.] / LICHTENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞIK ENERJİSİ
- KUDRET[Osm.] / ENERGY[İng.] / ÉNERGIE[Fr.] / END-STÄNDIG[Alm.] ile/değil/yerine/= ERKE, ENERJİ
- KUDRET ve DEHÂ
- KUDRET ile/ve ENERJİ
- KUDRET ve/<> HİZMET
- KUDRET ve İRÂDE
- KUDRET ve/> KİBİR
( Süreklilik ve kalıcılık vehmine yol açar/açabilir. )
- KUDRET ile TASARRUF
- KUDÜM[Ar.]/SMALL DRUM OTTOMAN[İng.] ile ...
( Uzak bir yerden gelme, ayak basma. | Türk müziğine ait usûl vurma aletlerinden. Mehter takımlarında~tekkelerde kullanılmış, metal kâseli bir çift küçük davuldan oluşan çalgı. )
- KÜF ile PAS
- KUFASA[İng.] ile/değil/yerine/= KUFASA
- KUFİ ile KUFİ YAZISI
- KÜFÜR ile LANETLİ ile LANET ile İMLEÇ
- KUKERSITE[İng.] ile/değil/yerine/= KUKERSİT
- KULAK ÇUKURU ile KULAK DIŞ BOŞLUĞU ile KULAK KEPÇESİ ile ...
- KULAK KEPÇESİ ile/ve KULAK MEMESİ
- KULAK KİRİ ile KULAK YANGISI ile KULAK ZARI
- KULAK MİSAFİRİ OLMAK ile GİZLİCE DİNLEMEK
- KULAK SALYANGOZU ile/ve KULAK SALYANGOZU KANALI
- KULAK ile KULAK BOŞLUĞU ile MISIR KOÇANI ile KÜPE
- KULAKLIK ile KULAKLIKLI
- KULELER'İ
- KULLANICI ADI ile ŞİFRE
- KULLANILABİLİR/LİK ile/ve/değil UYGUN/LUK
- KULLANIM DEĞERİ ile/ve/<> DEĞİŞİM DEĞERİ ile/ve/<> SİMGESEL/GÖSTERİM DEĞERİ
- KULLANIM DEĞERİ ile/ve/<> UYGULANIM DEĞERİ
- KULLANIM ile MANİPÜLASYON
- KULLANIMDAN KALDIRMAK ile AMORTİSMAN ile AMORTİSMAN ile YIPRATICI
- KULLANMAK ve/<> YAŞA(T)MAK
- KULLANMAMA ile YADSIMA
( Nasıl kullandığınıza bağlıdır. )
- KÜLTÜR MANTARI ile ZEHİRLİ/ŞAPKALI MANTAR
- KÜLTÜR VE SANAT ile KÜLTÜREL ile KÜLTÜR ile KÜLTÜR KULÜBÜ ile KÜLTÜRLÜ
- KÜLTÜR ile/ve/değil/yerine İNSANLIK/İNSANLIĞIN KÜLTÜRÜ
- KÜLTÜREL GELENEK ile/ve/<> FELSEFÎ GELENEK
- KÜLTÜREL GELENEK ile/ve FELSEFÎ GELENEK
- KÜLTÜREL[İng. < CULTURAL] değil/yerine/= EKİNSEL
- KULUÇKAYA YATIRMAK ile KULUÇKA ile KULUÇKA MAKİNESİ
- KULÜP ile KULÜP BİNASI
- KUM ile CESUR
- KUMAR ile KUMARBAZ ile KUMAR
- KUMAŞ KAPLI ile KUMAŞ SATICISI ile KUMAŞ DOKUMACISI ile KUMAŞ DOKUMA
- KUMAŞ ile KUMAŞ TİCARETİ ile ELBİSE ASKISI ile KUMAŞ DÜKKANI ile KIYAFETLER ile ELBİSE ASKISI ile GİYSİ RAFI ile ASKILIK ile ELBİSE ASKISI ile ELBİSE FIRÇASI ile ÇAMAŞIR İPİ ile GİYİM ile GİYİM MAĞAZASI
- KUMAŞ ile LASTİKOTİN[İng.]
( ... İLE İnce iplik ile çok sık dokunmuş yünlü, parlak bir kumaş. )
- KUMAŞ ile UYDURMA ile İMALAT ile KUMAŞLAR
- KÜMELEŞME/AGLOMERASYON[Fr.] ile KÜMELEŞİM/AGLÜTİNASYON[Fr.]/AGGLUTINATION[İng.]
- KÜMES HAYVANI ile KUŞ AVCISI
- KÜMES ile İŞBİRLİĞİ YAPMAK ile İŞBİRLİĞİ ile İŞBİRLİĞİ KONSEYİ ile KOOPERATİF ile KOOPERATİF FONU ile İŞBİRLİKÇİ
- KÜMÜLASYON/CUMULATION[İng.] değil/yerine/= BİRİKİM
- KÜMÜLATİF/CUMULATIVE[İng.] değil/yerine/= TOPLU
- KUNDT'S CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE KUNDT[Fr.] / KUNDT-KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= KUNDT SABİTİ
- KUNDT'S RULE[İng.] / RÈGLE DE KUNDT[Fr.] / KUNDT-NORM, KUNDT-REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= KUNDT KURALI
- KUNDT'S TUBE[İng.] / TUBE DE KUNDT[Fr.] / KUNDT-RÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= KUNDT TÜPÜ
- KUNDUZ/SUİTİ/KASTOR[< Fr. < CASTOR] ile DUCKBILL
( Yorkshire'da bulunan Beverly kasabası [< Beaver], adını kunduzlardan almıştır. [Bazı bilimkişileri Pennine ormanlarının yok olarak yerini Fens ormanlarına bırakmasını, XIII. yüzyılın başına kadar İngiltere'de yaşayan kunduzların varoluşuna bağlar.] )
- KUNGURIAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= KONİYASYAN EPOKU
( Günümüzden 89.800.000 ile 86.300.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimi.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- KUNGURIAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= KUNGURYAN EPOKU
( Günümüzden yaklaşık olarak 279.300.000 ile 272.300.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimi. Bu zaman aralığı, çok önemli değişimler göstermemekle birlikte, farklı kaynaklarda biraz daha farklı olarak verilebilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- KUNZITE[İng.] ile/değil/yerine/= KUNZİT
- KÜP[Ar.] ile KÜP[Fr./ing. CUBE]
( Su, pekmez, yağ vb. sıvıları ya un, buğday gibi tahılları saklamaya yarayan, geniş karınlı, dibi dar toprak kap. | Sarhoş. İLE Birbirine eşit karelerden oluşan altı yüzlü dikdörtgen. | Altı yüzü birbirine eşit kareden oluşan dik prizma. | Bu biçimdeki nesne. | Bir cismin hacim hesabında kullanılan ölçü birimi. | Bir sayının üçüncü kuvveti. [4³ = 4 x 4 x 4 = 64] )
- KÜP ile KÜP KÖKÜ ile KÜP ŞEKER
- KUPA ile ÇELENÇ[< İng.]
( ... İLE Sporda rekor kıranlar arasında, elden ele geçen kupa ve bu kupayı kazanmak için yapılan yarışma. )
- KUPA ile/ve/||/<>/> MAÇA ile/ve/||/<>/> KARO ile/ve/||/<>/> SİNEK
( [simgeledikleri] Asiller. İLE/VE/||/<>/> Ordu. İLE/VE/||/<>/> Orta sınıf. İLE/VE/||/<>/> (Yoksul) Halk. )
( İskambil kartları, tarım takvimi düzenlemesidir. Bir yılda 52 kart olduğundan, her kart, bir haftayı simgelemektedir.[Kart renkleri de dört mevsimi simgeler.]
Her rengin, onüç olması, bir mevsimde, onüç haftanın olmasına karşılık gelir.
Her rengin kartlarının değerini topladığımızda 91 eder.
[1 + 2 + 3 + 4 + 5 + 6 + 7 + 8 + 9 + 10(Vale) + 11(Dam/kız) + 12(Rua/Papaz) + 13 = 91]
(Bu da bir mevsimdeki gün sayılarını simgeler.)
Yılda dört mevsim olduğundan, 91 x 4 = 364 gün olarak bir yıla karşılık gelir.
İki "Joker"den biri, yılı tamamlar.[364 + 1]
İkinci "Joker" de dört yılda bir gelen "artık yıl"ın gün sayısını tamamlar.
Her mevsim, Rua/Papaz ile simgelenir. Mevsim değişikliğini de "As" sağlar. )
(
)
- KUPRANITE[İng.] ile/değil/yerine/= KUPRANİT
- KÜR/CURE[İng.] değil/yerine/= TAM SAĞALTIM
- KÜR ile/ve REJİM
- KURAL KOYMAK ile/ve/değil/yerine KURAL/LARI BELİRLEMEK
( Bilenler kurallar koyar, bilmeyenler kurallara uyar. )
( Kuraldan çok kuralcı, kraldan çok kralcı olmamak gerek! )
- KURAL ile AMAÇ
- KURAL = KAİDE = RULE[İng.] = RÈGLE[Fr.] = REGEL[Alm.] = REGULA < REGERE[Lat.] = MANDO, REGLA[İsp.]
- KURAL ile KAPRİS
( Kuraldan çok kuralcılığın, kraldan çok kralcılığın anlamı yoktur. )
- KURAL ile/ve/değil KARAR
- KURAL ile/ve/değil KURAM
- KURAL ile/ve OLURLUK
- KURAL ile/ve/> YASA
( İnsanda/yaşamda. İLE/VE/> Doğada. )
( Tüzel/hukukî kabullere/kararlara her ne kadar "yasa" denilmişse de "kural"lardır. )
( SOLON [M.Ö. 640 - 559/8] )
( [Uyulmadığında ...] Cezası yoktur. İLE/VE/> Cezası vardır. )
- KURALON[İng.] ile/değil/yerine/= KURALON
- KURAM[İng. THEORY] ile/||/<> AKRABALIK KATSAYISI[İng. COEFFICENT OF RELATEDNESS] ile/||/<> BAĞLAMSALCILIK[İng. CONTEXTUALISM] ile/||/<> DİYALEKTİK[İng. DIALECTICS] ile/||/<> DOĞAL SEÇİLİM[İng. NATURAL SELECTION] ile/||/<> FİSHER'IN TEMEL TEOREMİ[İng. FISHERS FUNDAMENTAL THEOREM] ile/||/<> KESİNTİLİ DENGE TEORİSİ[İng. THEORY OF PUNCTUATED EQUILIBRIUM]
( Evrendeki olguların birçok defa test edilmesiyle doğrulanmış deney ve gözlemler sonucu geliştirilen sistematik bir açıklama. Kuramlar, yasaları açıklamak için kullanılan araçlardır, ispatlanınca yasaya dönüşmezler. Yeni keşfedilen olayları açıklamada yetersiz olabilecekleri gibi bilim insanlarının katkılarıyla geliştirilebilirler. "Kuram" olarak da bilinir. @@ İki bireyin akrabalık bağını belirten ifade. r=n(0.5)Lr = n(0.5)^Lr=n(0.5)
L
ifadesi ile belirlenir. Denklemde rrr akrabalık katsayısı, nnn ortak genlerin yüzde cinsinden ifadesi, LLL ise mayoz sayısı ya da nesil bağlantısını temsil eder. Farklı kuramlarda, farklı ve daha kapsayıcı denklemlere rastlamak da mümkündür. @@ Çağdaş Epistemoloji’de en ünlü Bağlamsalcı metinlerden biri David Annis’in “A Contextualist Theory of Epistemic Justification” adlı metnidir. Bağlamsalcılar, doğru inançların epistemik gerekçelendirilmesinin zamansal ve ilişkisel olarak ele alınması gerektiğini iddia ederler. Örneğin, sahip olduğum bir doğru inancın gerekçesi, “şu an” içinde bulunduğum konu ve zaman bağlamları çerçevesinde ele alınmalıdır. Bir doktora ya da bir esnafın bir doğru inancı gerekçelendirmesi, içinde bulundukları zaman, sosyal çevre ve diğer bağlamları anlayarak mümkündür. Epistemik gerekçelendirmeyi sosyal bir olgu olarak gören bu yaklaşım, bilgi mefhumunu soyut ve teorik bir tartışma alanında ilişkisel ve sosyal bir düzleme çekmektedir. Daha fazla bilgi için şu yazımızı okuyabilirsiniz. @@ Doğanın, toplumun ve düşüncenin genel hareket ve gelişme yasalarını araştıran felsefi bilim; bağlamlılığın ve gelişimin genel kuramı ve aynı zamanda düşünce ve eylemin genel yöntemidir. @@ Darwin'in evrim kuramına göre iklim, besin, rekabet vb. şartlara uyabilenlerin yaşamaya devam etmesi, uyamayanların ise yok olması süreci. Bu süreç sebebiyle, hayatta kalmak konusunda avantajlı olanların (uyum başarısı yüksek olanların) kalıtsal özellikleri daha fazla gelecek nesillere aktarılır ve böylece, her yeni nesilde, daha uyumlu bireyler popülasyon içinde çoğalır. Karasal yaşantıdan, denizel yaşantıya geçen memeli hayvanlarda, arka bacakları daha körelmiş bireyler, hem enerji sarfiyatı bakımından, hem de hidrodinamik yapı bakımından diğerlerine göre daha avantajlı. Bu sebeple, evrimsel süreç içinde yunus ve balina gibi memelilerin ataları denizel yaşantıya adapte olurken, arka bacakları giderek kısalmış ve sonunda tamamen yok olmuş. Balinaların vücudunda halen bu arka bacakların kalıntısı olarak, tamamen işlevsiz kemik parçaları, vücut içinde bulunmakta. @@ R.A. Fisher tarafından öne sürülen bu teorinin tam ismi Fisher'ın doğal seçilim hakkında temel teoremidir. Matematiksel gösterimler içermesine karşın bu teorem matematiksel bir teorem değildir. Bu teoremin ana fikri:"Bir organizmanın herhangi bir zamandaki uyum başarısındaki artış yüzdesi,genetik çeşitliliğinin uyum başarısına eşittir." Yani eğer bir populasyonda varyasyon fazlaysa doğal seçilim de fazla olacaktır. @@ Niles Eldredge ve Stephen Jay Gould tarafından 1972'de ileri sürülmüştür. Bu teori, türlerin uzun zaman dilimleri boyunca Doğal Seçilim etkisi altında aslında oldukça az değişime uğradığını; ancak asıl evrimsel değişimlerin, ciddi çevresel değişimlerin olduğu zamanlarda, belirli popülasyonlarda, göreceli olarak hızlı bir şekilde, kısa bir zaman aralığında meydana geldiğini ileri sürer. Evrimin ana mekanizması olarak Genetik Sürüklenme görülür. Günümüzde tek başına kabul edilmemekte, Modern Sentez dahilinde diğer seçilim türlerinin güçlü etkisiyle bir arada ele alınmakta.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- KURAM/GÖRÜNCE/TEORİ ile "SENARYO"
- KURAM/TEORİ[İng. THEORY] ile ...
( Hareket halinde olan şeyin dışına çıkıp, dışarıdan incelemek. )
- KURAM/TEORİ ile/ve ÜTOPYA
( ... İLE/VE Hayalini biçimlendirmek/eğitmek. )
- KURAM ile/ve/||/<> AMAÇ
- KURAM ile/ve/< GÖZLEM
- KURAM = NAZARİYE = FUAD = THEORY[İng.] = THEÉORIE[Fr.] = THEORIE[Alm.] = THEORIA, THEOREIN[Yun.] = TEORIA[İsp.]
- KURAM ile/ve/değil/yerine YARAR
- KURAM ile/ve/||/<> YÖNTEM
- KURAMSAL BİLGİ ile/ve ESTETİK BİLGİ ile/ve DEĞER/AKSİYOLOJİK[Fr.] BİLGİ
- KURAMSAL/TEORİK AHLÂK(MORAL) ile/ve UYGULAYIMSAL/KILGISAL/PRATİK AHLÂK
- KURAMSAL = NAZARÎ = THEORETIC[İng.] = THÉORIQUE, THÉORETIQUE[Fr.] = THEORETISCH[Alm.] = THEORIKOS, THEORETIKOS[Yun.]
- KURAN ile KURAN BÖLÜMÜ ile KURAN KORUYUCUSU ile KURAN'DAKİ
- KÜRATİF/CURATIVE[İng.] değil/yerine/= SAĞALTICI | İYİLEŞTİRICİ
- KURBAĞA ile (KIÇI) KILLI KURBAĞA
- KURBAĞA ile KARA KURBAĞA/OTLUBAĞA
( 5000'in üzerinde kurbağa türü vardır. [Sri Lanka'da, 2002 yılında, 100 yeni tür daha bulunmuştur] )
( 2.600 değişik cins kurbağa vardır. Türkiye'de ise 29 kurbağa türü bulunmaktadır. )
( Ne yazık ki, kurbağaların nesli, hızla tükenmektedir. :( [Kurbağalar, derileri aracılığıyla soluk alan canlılar olduklarından, tüm türlerin üçte biri tehlike altındadır.][Zehirleri, bizim için tehlikeli olabilir fakat kişilerin etrafa saçtığı zehirler, onlar için çok daha öldürücüdür.] )
(
ile
)
( MUKNİA: Kurbağa yavrusunun, yumurtadan çıktığı ilk durumu.
VAKVAKA: Kurbağa sesi. )
(
)
- KURBAĞA ile KURBAĞA BALIĞI
( )
- KURBAĞA ile MAYMUN KURBAĞASI
- KURCHATOVIUM[İng.] ile/değil/yerine/= KURÇATOVYUM
- KÜRE-İ HEVÂ, KÜRE-İ LÂCEVERD[Osm.] / ATMOSPHERE[İng.] / ATMOSPHÈRE[Fr.] / ATMOSPHÄRE[Alm.] ile/değil/yerine/= ATMOSFER
- KÜRE ile/ve/<> DAİRE
( Daire, bir küre kesitidir. )
- KÜRE ile/değil ELİPS
- KÜRE ile/ve KARE
( Tanrıyı simgeler. İLE/VE Halkı ve doğayı simgeler. )
( Zorunluluk aranır/aranabilir. İLE/VE Zorunluluk aranamaz. )
( Bir düzlemin içinde, aynı anda iki noktaya birden temas edemez. İLE/VE ... )
( Hacim. İLE/VE Alan. )
( 2³ İLE/VE 2² )
- KÜRE ile/ve KÜME
- KÜRE ile KÜRESEL
- KÜRE ile SAHTE KÜRE
- KÜRE ile/ve ZORUNLULUK
- KUREHALON[İng.] ile/değil/yerine/= KUREHALON
- KUREMONA[İng.] ile/değil/yerine/= KUREMONA
- KÜRESEL ile KÜRECİK
- KÜREVÎ MEVC[Osm.] / SPHERICAL WAVE[İng.] / ONDE SPHÉRIQUE[Fr.] / KUGELFÖRMIGE WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜRESEL DALGA
- KÜREVÎ RAKKAS[Osm.] / SPHERICAL PENDULUM[İng.] / PENDULE SPHÉRIQUE[Fr.] / KUGELFÖRMIGES PENDEL, KUGELPENDEL[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜRESEL SARKAÇ
- KURGU ile/ve HAYAL GÜCÜ
( Olduğu haliyle görün, olduğunu hayal ettiğiniz gibi değil. )
( Şeyleri hayal ettiğiniz gibi görmek yerine, onları oldukları gibi görmeyi öğrenin. )
( See your world as it is, not as you imagine it to be. Instead of seeing things as imagined, learn to see them as they are. )
- KURGU ile/ve/değil/yerine/></< OLGU
- KURIE CURVE[İng.] ile/değil/yerine/= KURİE EĞRİSİ
- KURIE DIAGRAM[İng.] / COURBE DE KURIE, DIAGRAMME DE KURIE[Fr.] / KURIE-DIAGRAMM, KURIE-KURVE, KURIE-PLOT[Alm.] ile/değil/yerine/= KURİE ÇİZGESİ/GRAFİĞİ
- KURIE PLOT[İng.] ile/değil/yerine/= KURİE ÇİZİMİ
- KÜRK ile KÜRKLÜ ile KÜRKÇÜ ile PASLANMA ile KÜRKLÜ
- KURMAK ile/ve/değil DİZGELEŞTİRMEK/SİSTEMLEŞTİRMEK
- KURMAK ile İLETİŞİM KUR ile KURULMUŞ ile KURMAK ile KURULUŞ
- KURMAK ile ÖNCÜLÜK ETMEK
- KURMAK ile TEMEL ile TEMEL ÇALIŞMASI ile VAKIFLAR ile KURULAN ile KURUCU ile KURUCU ile KURUCU
- KURMAK ile/ve YAPILANDIRMAK
- KURNAZ ile KURNAZ İNSANLAR
- KURNAZLIK ile KURNAZLIK
- KURROL'S SALT[İng.] / KURROL'S SALTZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KURROL TUZU
- KURŞUN ile KURŞUN İSABETİ ile KURŞUN İZİ ile BÜLTEN ile BÜLTEN TAHTASI
- KURT ile AMERİKA BOZKURDU
( ... İLE ABD ve Kanada ormanlarında yaşar. )
- KÜRT ile KÜRDİSTAN ile IRAK KÜRDİSTAN DEMOKRAT PARTİSİ ile KÜRTLER
- KURT ile KURT ile KURT
( Köpekgillerden, Avrupa, Asya ve Kuzey Amerika'da yaşayan, postu gri sarı renkli, yırtıcı, etçil memeli hayvan. | Bir yeri, bir şeyi iyi bilen. | İşini iyi bilen, aldanmaz, kurnaz. İLE Yumuşak ve uzun gövdeli, omurgasız, bacaksız, ayaksız ya da çok ilkel ayaklı küçük hayvan. | Bazı böceklere ya da bazı böcek kurtçuklarına verilen ad. İLE Güney gök küresinde, Akrep ile Boğa arasında bulunan takımyıldız. )
( 
)
- KURT ile YELELİ KURT
- KURTULMAK ile ÖZGÜRLEŞMEK
( Özgürleşme, kişinin kendi kendine empoze etmiş olduğu yanlış fikirlerden kurtulmasıdır. )
( Bir canlı varolan, kurtuluşun onun ulaşabileceği bir yerde olduğunu bir kez işitir ve anlarsa, asla unutmayacaktır. )
( Liberation is of the self from its false and self-imposed ideas.
Once a living being has heard and understood that deliverance is within his reach, he will never forget, for it is the first message from within. )
- KURU ile KURU TEMİZLEMECİ ile KURU TEMİZLEME ile KURU TARIM ile KURU MALLAR ile KURU ARAZİ ile KURU DAVRANIŞLAR ile KURAK MEVSİM ile KURUMAK
- KURUÇEŞME ile KURUÇEŞME ile KURUÇEŞME
( Ortaköy - Arnavutköy arasında. İLE Üsküdar, Fıstıkağacı - Bağlarbaşı arasında. İLE Acıbadem'de, Küftüncü Sokağı başında. )
- KURUCU ETKİSİ HİPOTEZİ[İng. FOUNDER EFFECT HYPOTHESIS] ile/||/<> KURUCU ETKİSİ[İng. FOUNDER EFFECT] ile/||/<> VOLKANİZMA[İng. VOLCANISM]
( Ana popülasyondan ayrılan küçük bir grubun, oluşacak yeni nesiller üzerindeki etkisini açıklamak amacıyla ortaya atılmış hipotez. Genetik sürüklenmenin özel bir biçimidir. Havai sineklerinin (Hawaiian Drosophila) birçoğu adalar için endemiktir yani bir tür sadece belirli bir adada yaşamakta. Bu endemik dağılım kurucu etkisi hipotezi ile açıklanabilmekte. Yeni bir adaya göç eden ya da adaların nehirler, volkanizma gibi etkiler sonucunda birbirinden ayrılmasıyla coğrafi izolasyona maruz kalan grup ana popülasyonun genetik çeşitliliğinin çok küçük bir kısmını taşır. Bunun sonucunda diğer türleşme mekanizmalarının da etkisiyle adaya endemik sinek türleri ortaya çıkar. Bu sineklerin türleşme sürecinde kurucu etkisinin rol oynadığı hipotezi, endemizmden farklı kanıtlarla da desteklenmiştir. Örneğin kurucu etkisi hipotezi doğruysa buradan iki önemli çıkarım yapılabilir: @@ Küçük popülasyonlarda; az miktardaki bireyin genlerinin uzun süre, fazla sayıda dölle kalıtımı. @@ Erimiş kayaçlardan oluşan magmanın yerkabuğundaki çatlaklar yoluyla yeryüzüne ulaşması hareketi.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- KURUCU KLÂSİK ile BÜYÜK SENTEZ KLÂSİĞİ ile MEDENİYETLERİ YATAY/DİKEY(/HEM YATAY, HEM DİKEY) KESEN KLÂSİKLER
- KURUL ile/ve/yerine/değil KOORDİNASYON
- KURULAMAK ile ACEMİ
- KURUMSALLAŞTIRMAK ile KURUMSALLAŞMIŞ
- KURUNTU/YANILSAMA = VEHİM = ILLUSION[İng., Fr.] = ILLUSION, TÄUSCHUNG[Alm.] = ILLUSIO[Lat.] = DOXA[Yun.] = ILUSIÓN[İsp.] = MAYA[Sansk.]
- KURUŞ ile SANTİMETRE
- KURUTULMUŞ ile KURUTULMUŞ MEYVELER ile KURUTULMUŞ FINDIK ile KURUTULMUŞ ŞEFTALİ ile KURUTULMUŞ NAR TANELERİ
- KURZHAK ile KURZHAKOV
- KUŞ FALI ile HİMAYE ile HAYIRLI
- KUŞ TÜYÜNÜN BİR KILI ile TÜY
- KUŞ ile İSPİNOZ
( Hawaii Adaları'nda, 60 tür ispinoz bulunmaktaydı. )
- KUŞ ile KİVİ/APTERİKS[Fr. < APTÉRYX]
( ... İLE Yeni Zelanda'da yaşar. )
( 

)
- KUŞ ile KUŞ SÜRÜSÜ ile YIRTICI KUŞ ile KUŞÇU ile KUŞLAR
- KUŞAK = NESİL[Ar.] = GENERATION[İng., Alm.] = GÉNÉRATION[Fr.] = GENERATIO < GENERARE:DOĞURMAK[Lat.] = GENERACIÓN[İsp.]
- KUSAMBA[İng.] ile/değil/yerine/= KUSAMBA
- KUŞKONMAZGİLLER ile KUŞKONMAZ
- KUŞKU SORUSU ile/yerine ANLAMA SORUSU
( Yanıtlarını bildiğiniz, boş sorular sormamalısınız. )
( [Felsefede] BED-GÜMÂN[Fars.]/SEPTİK[İng.]: Şüpheci, her şeyden şüphe eden. )
- KUŞKU ile ÇELİŞKİ
- KUŞKU ile/değil/yerine ÇÖZÜMLEME
- KUŞKU = DOUBT[İng.] = DOUTE[Fr.] = ZWEIFEL[Alm.] = DUBITATIO[Yun.]
- KUŞKU ile/ve/<> İNKÂR
- KUŞKU ile/ve/||/<> KAYGI
- KUŞKU ile/ve KORKU
( Eğer kuşku varsa korku da var olacaktır. )
- KUŞKU ile SANI
- KUŞKU ile/yerine SORGULAMA
( Sorgulamak ve reddetmek gereklidir. )
( Gerçek soruşturma bir şeyin içine doğru yapılır, dışa doğru değil. )
( Sorgulanmamış bir yaşam, yaşamaya değmez. )
( Bilinecek/bilinebilecek şeye yaklaşmanın biricik yolu soru sormaktır. )
( Kuşkuculuğumuz hakkında bile kuşkucu olmalıyız. )
( Temel sorun, aptalların kendilerinden son derece emin, akıllıların ise sürekli kuşku içinde olmalarıdır. )
- KUŞKUCULUK = HİSBANİYE, REYBİYE = SCEPTICISM[İng.] = SCEPTICISME[Fr.] = SKEPTIZISMUS[Alm.] = SKEPTESTHAI[Yun.]
- KUŞKULANMAK ile/değil/yerine/>< YAPMAK
(
)
- KUŞKULU SEVGİ yerine KOŞULSUZ SEVGİ
- KUŞKULU SEVGİ yerine KOŞULSUZ SEVGİ
- KUŞKUSUZ SEVGİ ile/ve/||/<>/>/< KOŞULSUZ SEVGİ
- KUSMAK ile/ve SIÇMAK/YESTEHLEMEK
( Fiziksel ve psikolojik hastalıklarda/uyumsuzluklarda. İLE/VE Doğal ve zorunlu. )
- KÜSTAHLIK ile KÜSTAH
- KÜSTAHLIK ile KÜSTAH
- KUSUR ile İLTİCA ile ARIZALI ile KUSURLULUK ile KUSURLAR
- KUSUR ile KUSURSUZ ile KUSURSUZLUK
- KUSURLAR ile DELİKSİZ
- KUSURSUZ ile DÜZGÜN
- KUSURSUZLUK ile TERTEMİZ
- KUTB-İ MİKNÂTÎSİYE[Osm.] / MAGNETIC POLE[İng.] / PÔLE MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETPOL[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK KUTUP
- KUTB-İ MÜSBET[Osm.] / ANODE[İng.] / ANODE/ANTIGEL[Fr.] / ANODE[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT
- KUTBİYET TESÎRİ[Osm.] / POLARITY EFFECT[İng.] / EFFET DE POLARITÉ[Fr.] / POLARITÄTSEFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= KUTUPLULUK ETKİSİ
- KUTBİYET[Osm.] / POLARITY[İng.] / POLARITÉ[Fr.] / POLARITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= KUTUPLULUK, POLARLIK
- KUTLAMAK ile ÜNLÜ ile KUTLAMA ile ÜNLÜ
- KÜTLE/YER ÇEKİMİ ile/ve/<> AŞK
( Doğa'da. İLE/VE/<> İnsan'da. )
( Yerçekiminin tutumu, en yüksek bağlantıda olmaktır. )
( The attitude of the gratitude is the highest yoga. )
( In nature. VS./AND On Human. )
- KÜTLE ile/ve/||/<> AĞIRLIK
( Bir nesnenin miktarı.[Kavram] İLE/VE/||/<> Bir nesnenin yerçekimi gücü ile çekilmesi. )
(
)
( 1 gram [g] = 0.001 kilogram [kg]
1 milligram [mg] = 1.0E-6 kilogram [kg]
1 ton (metric) [t] = 1000 kilogram [kg]
1 pound [lbs] = 0.45359237 kilogram [kg]
1 ounce [oz] = 0.0283495231 kilogram [kg]
1 carat [car, ct] = 0.0002 kilogram [kg]
1 ton (short) [ton (US)] = 907.18474 kilogram [kg]
1 ton (long) [ton (UK)] = 1016.0469088 kilogram [kg]
1 Atomic mass unit [u] = 1.6605402E-27 kilogram [kg]
1 exagram [Eg] = 1.0E+15 kilogram [kg]
1 petagram [Pg] = 1000000000000 kilogram [kg]
1 teragram [Tg] = 1000000000 kilogram [kg]
1 gigagram [Gg] = 1000000 kilogram [kg]
1 megagram [Mg] = 1000 kilogram [kg]
1 hectogram [hg] = 0.1 kilogram [kg]
1 dekagram [dag] = 0.01 kilogram [kg]
1 decigram [dg] = 0.0001 kilogram [kg]
1 centigram [cg] = 1.0E-5 kilogram [kg]
1 microgram [µg] = 1.0E-9 kilogram [kg]
1 nanogram [ng] = 1.0E-12 kilogram [kg]
1 picogram [pg] = 1.0E-15 kilogram [kg]
1 femtogram [fg] = 1.0E-18 kilogram [kg]
1 attogram [ag] = 1.0E-21 kilogram [kg]
1 dalton = 1.6605300000013E-27 kilogram [kg]
1 kilogram-force square second/meter = 9.80665 kilogram [kg]
1 kilopound [kip] = 453.59237 kilogram [kg]
1 kip = 453.59237 kilogram [kg]
1 slug = 14.5939029372 kilogram [kg]
1 pound-force square second/foot = 14.5939029372 kilogram [kg]
1 pound (troy or apothecary) = 0.3732417216 kilogram [kg]
1 poundal [pdl] = 0.0140867196 kilogram [kg]
1 ton (assay) (US) [AT (US)] = 0.02916667 kilogram [kg]
1 ton (assay) (UK) [AT (UK)] = 0.0326666667 kilogram [kg]
1 kiloton (metric) [kt] = 1000000 kilogram [kg]
1 quintal (metric) [cwt] = 100 kilogram [kg]
1 hundredweight (US) = 45.359237 kilogram [kg]
1 hundredweight (UK) = 50.80234544 kilogram [kg]
1 quarter (US) [qr (US)] = 11.33980925 kilogram [kg]
1 quarter (UK) [qr (UK)] = 12.70058636 kilogram [kg]
1 stone (US) = 5.669904625 kilogram [kg]
1 stone (UK) = 6.35029318 kilogram [kg]
1 tonne [t] = 1000 kilogram [kg]
1 pennyweight [pwt] = 0.0015551738 kilogram [kg]
1 scruple (apothecary) [s.ap] = 0.0012959782 kilogram [kg]
1 grain [gr] = 6.47989E-5 kilogram [kg]
1 gamma = 1.0E-9 kilogram [kg]
1 talent (Biblical Hebrew) = 34.2 kilogram [kg]
1 mina (Biblical Hebrew) = 0.57 kilogram [kg]
1 shekel (Biblical Hebrew) = 0.0114 kilogram [kg]
1 bekan (Biblical Hebrew) = 0.0057 kilogram [kg]
1 gerah (Biblical Hebrew) = 0.00057 kilogram [kg]
1 talent (Biblical Greek) = 20.4 kilogram [kg]
1 mina (Biblical Greek) = 0.34 kilogram [kg]
1 tetradrachma (Biblical Greek) = 0.0136 kilogram [kg]
1 didrachma (Biblical Greek) = 0.0068 kilogram [kg]
1 drachma (Biblical Greek) = 0.0034 kilogram [kg]
1 denarius (Biblical Roman) = 0.00385 kilogram [kg]
1 assarion (Biblical Roman) = 0.000240625 kilogram [kg]
1 quadrans (Biblical Roman) = 6.01563E-5 kilogram [kg]
1 lepton (Biblical Roman) = 3.00781E-5 kilogram [kg]
1 Planck mass = 2.17671E-8 kilogram [kg]
1 Electron mass (rest) = 9.1093897E-31 kilogram [kg]
1 Muon mass = 1.8835327E-28 kilogram [kg]
1 Proton mass = 1.6726231E-27 kilogram [kg]
1 Neutron mass = 1.6749286E-27 kilogram [kg]
1 Deuteron mass = 3.343586E-27 kilogram [kg]
1 Earth's mass = 5.9760000000002E+24 kilogram [kg]
1 Sun's mass = 2.0E+30 kilogram [kg] )
- KUTSAL RUH ile KUTSAL ile KUTSAL YER ile KUTSAL YERLER ile KUTSAL SAVAŞLAR ile KUTSAL TAŞ
- KUTSAL = KUTSİ, MUKADDES = SAINT, HOLY[İng.] = SAINT[Fr.] = HEILIG[Alm.] = SANCTUS[Lat.] = SANTO/TA[İsp.]
- KUTSALLAŞTIRMA ile KUTSAMA
- KUTSALLIĞIN AŞKINLIĞI ile/ve KUTSALLIĞIN İÇKİNLİĞİ
( KUTSALLIK: İnsan emeğinin katıldığı (her) şey. )
- KUTSAMA ile HAYIRSEVER
- KUTSAMAK ile KUTSAMA ile ARDILLIK ile ARDIŞIK ile ARDI ARDINA
- KUTTA-JOUKOWSKI THEOREM[İng.] / THÉORÈME DE KUTTA-JOUKOWSKI[Fr.] / KUTTA-JOUKOWSKISCHER SATZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KUTTA-JOUKOWSKİ TEOREMİ
- KUTU ile KUTU AĞACI
- KUTUB[Osm.] / POLE[İng.] / PÔLE[Fr.] / POL[Alm.] ile/değil/yerine/= KUTUP
- KÜTÜK ile KÜTÜK DOUX
- KUTUP IŞIKLARI[İng. AURORA] ile/||/<> KUZEY IŞIKLARI[İng. AURORA BOREALIS]
( Güneş'ten gelen yüklü parçacıkların Dünya'nın atmosferiyle etkileşime girmesi sonucu oluşan doğal ışıklardır. Aurora borealis ve aurora australis olmak üzere iki çeşittir. @@ Kutup ışıklarının Kuzey Kutbu üzerinde gerçekleştiğinde aldığı addır. Alaska, Kanada ve Norveç önemli gözlem noktalarıdır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- KUTUP YILDIZI ile/ve "KUYRUKLU YILDIZ"
( DEMİRKAZIK ile/ve KOMET )
- KUTUR[Ar.]/DİYAGONAL[Fr./İng. < DIAGONAL/E] değil/yerine/= KÖŞEGEN
( Bir çokgende ardışık olmayan ya da çok yüzlüde aynı düzlem üzerinde bulunmayan iki köşe arasına çekilen çizgi. )
- KUTUR[Osm.] / DIAMETER[İng.] / DURCHMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇAP, DİAMETRE
- KUVÖZ/INCUBATOR[İng.] değil/yerine/= YAŞANAK
- KUVVE-İ AN-İL MERKEZİYE[Osm.] / CENTRIFUGAL FORCE[İng.] / FORCE CENTRIFUGE[Fr.] / ZENTRIFUGALKRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= MERKEZKAÇ/SANTRİFÜJ KUVVETİ
- KUVVE-İ DÂFİA[Osm.] / BUOYANCY FORCE[İng.] / FORCE DE FLOTTABILITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= KALDIRMA KUVVETİ
- KUVVE-İ İL-EL MERKEZİYE[Osm.] / CENTRAL FORCE, CENTRIPETAL FORCE[İng.] / FORCE CENTRIPÈTE[Fr.] / ZENTRIPETALKRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= MERKEZCİL KUVVET
- KUVVE-İ MÂSİKE[Osm.] / CONSERVATIVE FORCE[İng.] / FORCE CONSERVATIVE[Fr.] / KONSERVATIVE KRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= KORUNUMLU KUVVET
- KUVVE-İ MEKNİYYE-İ MİKNÂTÎSİYE[Osm.] / MAGNETOMOTIVE FORCE[İng.] / MAGNETOMOTORISCHE KRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETOMOTOR KUVVET
- KUVVE-İ MİKNÂTÎSİYE[Osm.] / MAGNETIC FORCE[İng.] / FORCE MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHE KRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK KUVVET
- KUVVE-İ MÜDÂVELE[Osm.] / EXCHANGE FORCE[İng.] / FORCE D'ÉCHANGE[Fr.] / AUSTAUSCHKRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞ-TOKUŞ KUVVETİ
- KUVVE-İ MUHARRİKE-İ ELEKTRİKİYE[Osm.] / ELECTROMOTIVE FORCE[İng.] / ELEKTROMOTORISCHE KRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMOTOR KUVVET
- KUVVE-İ MUHASSALA[Osm.] / RESULTANT FORCE[İng.] / FORCE RÉSULTANTE[Fr.] / RESULTIERENDE KRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= BİLEŞKE KUVVET
- KUYRUK ile/yerine SIRA
- KUYUMCU ile SARRÂF
( ... İLE Mesleği, kâğıt ve metal paraları birbiriyle değiştirmek, tahvil alışverişi yapmak olan kişi. )
- KUZEN ile KUZEN ALMAN
- KUZEY KUTUP IŞIKLARI ile/ve/<> GÜNEY KUTUP IŞIKLARI
- KUZEY YARIMKÜREDE GECELERİ GÖKYÜZÜNDE GÖRÜLEN RENKLİ IŞIKLAR GÜNEY YARIMKÜREDE GECELERİ GÖKYÜZÜNDE GÖRÜLEN RENKLİ IŞIKLAR
- KUZEY YERUCU/ARKTİK[Yun./İng.] ile GÜNEY YERUCU/ANTARTİKA
( Kuzey. İLE Güney. )
( ... İLE Hava, -93 °C'ye kadar düşebilir. )
- KUZEY ile/ve GÜNEY/KÜNEY
( Ekvatorun üstü. İLE/VE Ekvatorun altı. )
- KVAA/WIRELESS BODY AREA NETWORK[İng.] değil/yerine/= KABLOSUZ GÖVDE ALAN AĞLARI
- KVKK/PERSONAL DATA PROTECTION LAW[İng.] değil/yerine/= KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU
- KYANIZING[İng.] ile/değil/yerine/= KİANİZLEME
- KYNURENIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= KİNURENİK ASİT
- KYNURIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= KİNURİK ASİT
- KYNURINE[İng.] ile/değil/yerine/= KİNURİN
- KYRINE[İng.] ile/değil/yerine/= KİRİN
- L-ELECTRON[İng.] / ÉLECTRON L[Fr.] / L-ELEKTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= L ELEKTRONU
- L-LINE[İng.] / RAIE L[Fr.] / L-LINIE[Alm.] ile/değil/yerine/= L ÇİZGİSİ
- L-S COUPLING[İng.] / COUPLAGE L-S[Fr.] ile/değil/yerine/= L-S EŞLE(Ş)MESİ
- L-SHELL[İng.] ile/değil/yerine/= L KABUĞU
- L/M RATIO[İng.] / L/M VERHÄLTNIS[Alm.] ile/değil/yerine/= L/M ORANI
- LA BEL TUBE[İng.] ile/değil/yerine/= LA BEL TÜPÜ
- LA[İng.] ile/değil/yerine/= LA
- LABELING[İng.] / ETIQUETER[Fr.] / ETHANOL[Alm.] ile/değil/yerine/= ETİKETLEME
- LABELLENIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= LABELLENİK ASİT
- LABIATE[İng.] ile/değil/yerine/= LABİAT
- LABİL/LABILE[İng.] değil/yerine/= OYNAK | DEĞİŞKEN
- LABILE, UNSTABLE[İng.] / INSTABLE, LABILE[Fr.] / LABIL, KARARSIZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KARARSIZ
- LABİRENT[Fr. < Yun.]/YILANKAVİ ile DOLAMBAÇLI YOL
( Çıkış yeri, kolaylıkla bulunamayacak kadar karışık koridorları olan yapı. | [mecaz] İçinden çıkılması güç ya da olanaksız durum, sorun. İLE ... )
- LABİRENT ile LABİRENT GİBİ
- LABORATUVAR/LABORATORY[İng.] değil/yerine/= DENEYLİK
- LABURNINE[İng.] ile/değil/yerine/= LABURNİN
- LACCASE ACID-B[İng.] ile/değil/yerine/= LAKKAZ ASİT-B
- LACCASE[İng.] ile/değil/yerine/= LAKKAZ
- LACCEROIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= LAKSEROİK ASİT
- LACERATE[İng.] değil/yerine/= LASERAT
( Kenarları derin ve düzgün olmayan biçimde parçalanmış yaprak.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
(1996'dan beri)