İngilizce karşılıkları olan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 23.950 başlık/FaRk ile birlikte,
23.950 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(39/97)
- HAVELOCK'S LAW[İng.] / LOI D'HAVELOCK[Fr.] / HAVELOCK-GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= HAVELOCK YASASI
- HAVF[Ar.]/FOBİ[İng.] değil/yerine/= YILGI, KORKU, KORKMA
( Belirli nesneler ya da durumlar karşısında duyulan, olağandışı güçlü korku, dehşet. )
- HAVLAMAK ile HAVLIYOR
- HAVUZ ile LOK[İng.]
( ... İLE Gemileri, farklı iki su düzeyinin birinden öbürüne aşırmak için yapılmış ara havuz. )
- HAVZA ile TEMELLİ
- HAWAII ile/değil HONOLULU
( ... İLE/DEĞİL 5509 km2.dir. Şehrin %72'si deniz suyuyla kaplıdır. )
- HAWKING RADIATION[İng.] değil/yerine/= EŞ ANLAMLAR: HAWKİNG RADYASYONU
( İngiliz fizikçi Stephen Hawking (1942-2018) tarafından ilk kez öne sürülen ve kuantum mekaniği ile kütleçekim özelliklerinin birleşimi nedeniyle, bir kara deliği çevreleyen bükülmüş uzay-zamanın az miktarda ısı yaydığını belirten bir teoridir. Bu enerji kaybını telafi etmek üzere kütle biriktirmeyen kara deliklerde Hawking radyasyonu, olay ufkunun zamanla küçülmesine neden olur ve böyle bir kara delik nihayetinde enerjik parçacıklar ve gama ışınlarından oluşan bir parlama ile buharlaşacaktır. Yıldız kütleli kara deliklerin buharlaşması evrenin şimdiki yaşının onlarca katı kadar zaman alırken süper kütleli kara deliklerinki daha da uzun zaman alacaktır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HAY BRIDGE[İng.] / PONT DE HAY[Fr.] / HAY-BRÜCKE[Alm.] ile/değil/yerine/= HAY KÖPRÜSÜ
- HAY TEK[İng. < HIGH TECH] değil/yerine/= YÜKSEK TEKNOLOJİ
- HAYA/HUSYE/BEYZE/BİLLUR/MEBİZ[Ar.]/TESTİS[Lat.] değil/yerine/= ERBEZİ/TAŞAK
- HAYAL EDİLEBİLİR ile HAYALİ ile HAYALİ ile HAYAL GÜCÜ ile YARATICI ile HAYAL GÜCÜ FAKÜLTESİ ile HAYAL ETMEK ile HAYAL EDİLDİ
- HAYAL GÜCÜ:
TEKRARLAYICI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YARATICI
- HAYAL GÜCÜ ile ARAÇ-GEREÇ
- HAYAL GÜCÜ ile ÖNGÖRÜ
- HAYAL KIRIKLIĞI ile ENGELLENME
- HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRATMAK ile HÜSRANA UĞRAMIŞ ile HAYAL KIRIKLIĞI
- HAYAL KURMAK ile DEDİKODU
- HAYAL KURMAK ile HAYAL KURMAK
- HAYAL[Osm.] / IMAGE, PHANTOM[İng.]IMAGE, FANTÔME[Fr.] / BILD[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖRÜNTÜ
- HAYAL ve HEYECAN
- HAYAL ile/ve/değil TAHMİN
- HAYALET ile HAYALET GİBİ ile HAYALETLER
- HAYALÎ[Ar.]/FANTASTİK[Fr. FANTASTIQUE/İng. FANTASTIC] değil/yerine/= DÜŞLEMSEL
- HAYALPERESTLİK ile ABARTMA
- HAYATÎ KİMYA[Osm.] / BIOCHEMISTRY[İng.] / BIOCHIMIE[Fr.] / BIOCHEMIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BİYOKİMYA
- HAYATÎ[Ar.]/SURVIVAL[İng.]/VITAL[İng.] değil/yerine YAŞAMSAL
- HAYDUT ile EŞKIYALIK
- HAYEM SOLUTION[İng.] ile/değil/yerine/= HAYEM ÇÖZELTİSİ
- HAYIR! ile EVET!
- HAYIR ile/ve DEĞİL ile/ve YOK ile/ve HİÇ
( Hiç, yoktan iyidir. )
- HAYIR = NO[İng., İt., İsp.] = NON[Fr.] = NEIN[Alm.]
- HAYIRSEVER ile HAYIR KURUMU ile HAYIR KURUMU ile HAYIR KURUMU
- HAYNES ALLOY[İng.] ile/değil/yerine/= HAYNES ALAŞIMI
- HAYRANLIK ile CEZBE
- HAYRANLIK ile TAPIYORUM
- HAYRET VERİCİ ile ŞAŞKIN ile ŞAŞIRTICI ile ŞAŞKINLIK
- HAYRET ile HAYRET ile ŞAŞKINLIK ile İNANILMAZ
- HAYRET ile/ve UYANIŞ
( Hayret ve merak, bilgeliğin şafağıdır. )
( Ancak, hayrette olduğunuz zaman, gerçeği bilebilirsiniz. )
( Wonder is the dawn of wisdom.
You can know reality only when you are astonished. )
- HAYRET = WONDER, ASTONISHMENT[İng.] = ÉTONNEMENT[Fr.] = BEWUNDERUNG[Alm.] = ADMIRATIO[Lat.]
- HAYVAN HORTUMU ile FİL HORTUMU ile BÖCEKLERDE GÖRÜLEN HORTUM
( HORTUMLULAR: HORTÛMİYYE[Ar.], PROBOSCIDIAN[İng.], PROBOSCIDIENS[Fr.] )
( ... İLE Fillerin hortumları, 15.000 kastan oluşmaktadır. İLE ... )
- HAYVAN(CANLI) = BEHAİM = ANIMAL[İng., Fr., İsp.] = TIER[Alm.] = ANIMALE[İt.]
- HAYVAN ile HAYVAN SÜRÜCÜSÜ ile HAYVAN DIŞKISI ile BİNMEK İÇİN HAYVAN ile HAYVANCILIK ile HAYVAN İÇGÜDÜLERİ ile HAYVAN BİTİ ile HAYVAN MANYETİZMASI ile HAYVAN DOĞASI ile HAYVAN BENZERİ ile HAYVANCILIK ile HAYVANCI ile HAYVANLIK ile HAYVANLAŞTIRMAK ile HAYVANLAR
- HAYVAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/> İNSAN
( Âlet kullanan. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Âlet yapan. )
( [doğduklarında] Özgürlükleri yoktur fakat (belirli bir oranda ve kısa sürede) yaşamda/ayakta kalma "yetkinlikleri" vardır. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Özgürlükleri vardır fakat yaşamda/ayakta kalma "yetkinlikleri" yoktur. )
( [Kalabalıklaştıkça ...] "Akıllanır". İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> "Aptallaşır". )
( Kısmen/neredeyse "düşünebilen". İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Düşündüğünü düşünen.[Sapiens sapiens] )
( "İnsan"ın Taksonomik Sınıflandırılması
Tip: Canlılık (Biota)
Süper Alan (Superdomain): Arkeler ve Ökaryotlar (Neomura)
Alan: Ökarya (Eukarya)
Klad: Amipler, Hayvanlar, Mantarlar (Unikonta)
Klad: Arkadan Kamçılılar, Hayvanlar ve Mantarlar (Opisthokonta)
Klad: Hayvanlar ve Tek Hücreli Yakın Akrabaları (Holozoa)
Âlem: Hayvanlar (Animalia)
Alt Âlem: Gerçek Dokulular (Eumetazoa)
Klad: Çift Yanlı Simetrikler (Bilateria)
Üst Şube: İkincil Ağızlılar (Deuterostomia)
Şube/Filum: Kordalılar (Chordata)
Alt Şube: Omurgalılar (Vertebrata)
İnfra Şube (Infraphylum): Gerçekçeneliler (Gnathostomata)
Üst Sınıf: Dört Üyeliler (Tetrapoda)
Sınıf: Memeliler (Mammalia)
Alt Sınıf: Doğuran Memeliler (Theriiformes)
İnfra Sınıf (Infraclass): Plasentalı Memeliler / Eteneliler (Eutheria / Placentalia)
Üst Takım (Superorder): Kemiriciler, Tavşanımsılar, Sivri Sincapçıkgiller, Primatlar, Abalı Memeliler (Euarchontoglires)
Takım: Primatlar / İri Beyinli Yüksek Memeliler (Primata)
Alt Takım: Kuru Burunlu Primatlar (Haplorrhini)
İnfra Takım (Infraorder): Maymunlar (Simiiformes / Simians)
Geçiş Takımı (Parvorder): Eski Dünya Maymunları ve Kuyruksuz Maymunlar (Catarrhini)
Üst Aile/Familya: Kuyruksuz Maymunlar / İnsansılar (Hominoidea / Apes)
Aile/Familya: Büyük Kuyruksuz Maymunlar (Hominidae / Great Apes)
Alt Aile/Familya: İnsan, Şempanzeler, Goriller ve Ataları (Homininae)
Oymak/Tribü: İnsan, Şempanzeler ve Ataları (Hominini)
Alt Oymak: İnsan ve Ataları (Hominina)
Cins: İnsan (Homo)
Tür: Anatomik Olarak Modern İnsan/Kişiler / Bilge İnsan/Kişiler (Homo sapiens)
Alt Tür: Modern Bilge İnsan (Homo sapiens sapiens) )
( Kişi, hayvanlardan uzaklaştıkça hayvanlaşır. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Kişi, hayvanlara yakınlaştıkça insanlaşır. )
- HAYVAN ile TEK GÖZELİ/HÜCRELİ
( ... İLE Hayvanlardaki gibi beslenme tarzına sahip olan, besinleri yutarak sindiren tek hücreli organizmalar. )
- HAYVAN ile YIRTICI HAYVAN
( MESBAA[Ar.]: Yırtıcı hayvanı çok olan yer. )
- HAYVANİ ile HAYVANLARLA CİNSEL İLİŞKİ
- HAYVANLAR[İng. ANIMALIA] ile/||/<> AKSON[İng. AXON] ile/||/<> ALEM[İng. KINGDOM] ile/||/<> ALLEN KURALI[İng. ALLEN'S RULE] ile/||/<> ALYUVAR[İng. ERYTHROCYTES] ile/||/<> MEMELİLER[İng. MAMMALS] ile/||/<> METAZOA ile/||/<> MİYOGLOBİN[İng. MYOGLOBIN] ile/||/<> OMURGALILAR[İng. VERTEBRATES]
( Taksonomide bir alem. Bütün hayvanlar Animalia denilen (Hayvanlar) aleminin üyesidir. Bu alemde prokaryotik canlılar ya da protistler bulunmaz. Hayvanlar aleminin bütün bireyleri çok gözeli ve heterotroftur (gerekli besinleri almak için doğrudan ya da dolaylı olarak diğer canlılara bağlılar). @@ Sinir gözelerinin gövdelerinden çıkan ve sinir akımlarını diğer uçtaki gözelere götüren sinir uzantılarıdır. @@ Şube denilen daha küçük gruplardan oluşan taksonomik bir sınıflandırma biçimi. Alanın hemen altında yer alan en büyük ikinci taksonomik birimdir. @@ Soğuk bölgelerde yaşayan sıcakkanlı hayvanların, sıcak bölgelerde yaşayanlara göre daha kısa uzuvlarının olduğunu belirten kuraldır. Amerikalı zoolog ve ornitolog Joel Asaph Allen tarafından ileri sürülmüştür. @@ İçindeki hemoglobin ile oksijeni bağlayarak taşınmasını sağlayan kırmızı renkli kan gözesi. Omurgalı hayvanların kanında bulunur. Memelilerde yuvarlak ve çekirdeksiz, sadece lama ve devede diğer omurgalılarda olduğu gibi oval ve çekirdeklidir. Kırmızı kan gözesi ya da eritrosit olarak da bilinir. @@ Memeliler, gençlerini meme bezleri tarafından üretilen sütle besleyen omurgalı hayvanlardır. Hayatlarının herhangi bir noktasında, yalnızca birkaç tane olsa bile (çoğu balina gibi), saçları var. Genellikle endotermiktirler (sıcakkanlı), vücut ısılarını kendileri üretir. Foklar gibi bazı türler, ürettikleri metabolik ısıya ek olarak düzenli olarak güneşi ya da diğer çevresel ısı kaynaklarını kullanır. @@ Protozoanlar ve süngerler dışında bütün hayvanları içine alan alem. Bu aleme ait canlıların hepsi çok gözeli ve farklılaşmış dokuya sahiptir. @@ Hayvanların kas gözelerinde bulunan bir protein. Çalışan kaslara oksijen sağlayan oksijen depolama birimi olarak işlev görür. Balinalar, fokalar gibi dalış yapan memeliler, kaslarında diğer hayvanlara oranla daha fazla miktarda miyoglobin bulundurduklarından, daha uzun süre su altında kalabilirler. @@ Hayvanlar alemi içerisindeki kordalılar şubesine ait bir alt şube. Tüm üyelerinde notokord ve kafatası vardır. Balıkları, amfibileri, sürüngenleri, kuşları, ve memelileri (tekdelikliler, keseliler, plesantalılar) kapsar.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HAYVANLAR ile/ve DİREY
( ... İLE/VE Belirli bir bölgede/ülkede yaşayan hayvanların tümü. )
( Dünyadaki hayvan çeşidinin %20'si, Kolombiya'da bulunur. | 750 amfibi türü bulunmaktadır.[Bulunmaya da devam etmektedir.] | 100 sürüngen türü bulunmaktadır. )
(
)
- HAZ[Ar. < HAZZ] ile/ve/değil/yerine/||/>< MUTLULUK
( Keyif[haz], şeylere bağımlıdır, mutluluk ise değil. )
( [ne yazık ki] Kişi, mutlu olmak için şeylere gereksinimi olduğuna "inandığı" sürece, onların yokluğunun kendini perişan edeceğine de "inanır". )
( Gövdenin ve zihnin doğru hali ve doğru kullanımı alabildiğine haz vericidir. Yanlış olan, haz arayışı içinde olmaktır. )
( Kişi, mutlu ol(a)madığından, mutluluğu "haz"da arar. "Haz", ıstırap getirir. Bundan dolayı da ona "dünyevî" der. Bu durumda da başka türlü bir hazzı, ıstırapsız bir hazzı ister/özler. Ona da "tanrısal/ilâhî" der. )
( Mutluluk, dünyasal ve dünyasal olmayan, içte ve dışta gerçekleşen her şeydir. )
( Mutlu olmak için kendinizi[özünüzü] bilmek dışında hiçbir şeye gereksiniminiz olmadığını bilmek, bilgeliktir. )
( Haz, acının geçici olarak ertelenişidir. )
( Pleasure depends on things, happiness does not. )
( Kişi, "hazların" büyüsüne kapıldığı oranda/sürece, mutluluktan da uzaklaşmış olur. )
( As long as we believe that we need things to make us happy, we shall also believe that in their absence we must be miserable.
The right state and use of the body and the mind are intensely pleasant. It is the search for pleasure that is wrong.
Because you are not happy you seek happiness in pleasure; pleasure brings in pain and therefore you call it worldly; you then long for some other pleasure, without pain, which you call divine.
Happiness is both worldly and unworldly, within and beyond all that happens.
To know that you need nothing to be happy, except self-knowledge, is wisdom.
Pleasure is but a respite from pain. )
- HAZ ile/ve DEĞER
- HAZ ile/değil/yerine HAS
- HAZ = PLEASURE, JOY[İng.] = PLAISIR, JOIE[Fr.] = LUST[Alm.] = LAETITIA[Lat.] = HEDONE[Yun.] = GUSTO, PLACER[İsp.]
- HAZ ile/ve YARGI
- HAZARD WARNING SYMBOLS[İng.] ile/değil/yerine/= TEHLİKE İKAZ SEMBOLLERİ
- HAZARDOUS CHEMICALS[İng.] ile/değil/yerine/= TEHLİKELİ KİMYASAL NESNELER
- HAZIR ALMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÜRETMEK/YAPMAK
- HAZIR OLMAK ile BEKLENTİ
- HAZIR değil/yerine EMEK
- HAZIRLA(N)MAK ile/ve/değil PROGRAM YAPMAK
- HAZIRLAMAK[Osm.] / TO PREPARE, TO PREPARE FOR[İng.] / VORBEREITEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HAZIRLAMAK
- HAZIRLIK ile/ve DONANIM
- HAZMETMEK ile/ve SORGULAMAK/SORGULAYABİLMEK
- HBOT/HYPERBARIC OXYGEN THERAPY[İng.] değil/yerine/= YÜKSEK BASINÇ OKSİJEN SAĞALTIMI, HİPERBARİK OKSİJEN TEDAVİSİ
- HBS/HOSPITAL INFORMATION SYSTEM[İng.] değil/yerine/= HASTANE BİLGİ DÜZENİ
- HBYS/HOSPITAL INFORMATION MANAGEMENT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= HASTANE BİLGİ YÖNETİM DÜZENİ
- HCI/HUMAN COMPUTER INTERACTION[İng.] değil/yerine/= INSAN BİLGİSAYAR ETKİLEŞİMİ
- HEAD FORMATION[İng.] değil/yerine/= KAFA OLUŞUMU
( Hayvanların evriminde, duyu organlarının ve bunlarla ilgili sinirsel dokuların, gövdenin bir ucunda (yani ortamla "yüzyüze" olan ucunda) yoğunlaşması olayı. Bu olay sonucu, çoğu hayvanlarda baş ya da kafa dediğimiz bölüm meydana gelmiştir. Aşağıda bu oluşumun gerçekleştiği bir soy bulunmakta.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HEALTH PHYSICS[İng.] / PHYSIQUE SANITAIRE[Fr.] / GESUNDHEITSPYSIK, STRAHLENSCHUTZPHYSIK[Alm.] ile/değil/yerine/= SAĞLIK FİZİĞİ
- HEARING THRESHOLD[İng.] / SEUIL D'AUDITION[Fr.] / HÖRSCHWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= İŞİTME EŞİĞİ
- HEAT CAPACITY[İng.] / CAPACITÉ DE LA CHALEUR[Fr.] / WÄRMEKAPAZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ISI SIĞASI
- HEAT CONVECTION[İng.] ile/değil/yerine/= ISI TAŞINIMI
- HEAT DETECTOR[İng.] / WÄRME DETEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ISI DEDEKTÖRÜ
- HEAT ENGINE[İng.] / WÄRMEENERGIEMASCHINE, WÄRMEKRAFTMASCHINE[Alm.] ile/değil/yerine/= ISI MAKİNESİ/MOTORU
- HEAT EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE LA CHALEUR[Fr.] / WÄRMEGLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ISI DENKLEMİ
- HEAT FLUX[İng.] / FLUX DE CHALEUR[Fr.] / WÄRMEFLUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= ISI AKISI
- HEAT OF ADSORPTION / ADSORPTION HEAT[İng.] / ADSORPTION'S WÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= ADSORPLAMA/ADSORPSİYON ISISI
- HEAT OF FORMATION[İng.] / CHALEVR DE FORMATION[Fr.] / BILDUNGSWÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= OLUŞUM ISISI
- HEAT OF IONIZATION[İng.] / CHALEUR DE L'IONISATION[Fr.] / IONISATIONSWÄRME, IONISIERUNGSWÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONLAŞMA ISISI
- HEAT OF WARMING[İng.] / CHALEUR D'ÉCHAUFFEMENT[Fr.] ile/değil/yerine/= ISINMA ISISI
- HEAT PUMP[İng.] / WÄRME PUMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= ISI POMPASI
- HEAT REGENERATORS[İng.] / WÄRME REGENERATIONSOFEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ISI REJENERATÖRÜ
- HEAT SHOCK RESPONSE[İng.] değil/yerine/= ISI ŞOK TEPKİSİ
( Isı şok tepkisi her yerde aynı biçimde ve aynı anda olan yüksek korunumlu savunma mekanizmasıdır. Bu mekanizma ile gözeler zararlı durumlardan korunabilir. Bu durumlar ısı şoku, UV ışınları, toksik kimyasallar, enfeksiyon, değişime uğramış ve yanlış yapıya bürünmüş proteinler olabilir. Isı şok proteinleri antijenlerin görevini yapmasına da yardımcı olurlar. Isı şok proteini
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HEAT TRANSFER COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DU TRANSFERT THERMIQUE[Fr.] / WÄRMEÜBERTRAGUNGSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= ISI AKTARIM KATSAYISI
- HEAT TRANSFER RESISTANCE[İng.] / WÄRMEÜBERTRAGUNGSWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= ISI AKTARIM DİRENCİ
- HEAT TRANSFER[İng.] / TRANSFERT THERMIQUE[Fr.] / WÄRMEÜBERTRAGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ISI AKTARIMI
- HEATER[İng.] / RÉCHAUD[Fr.] / HEIZZAPPARAT[Alm.] ile/değil/yerine/= ISITICI
- HEAVISIDE LAYER[İng.] / HEAVISIDE-SCHICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= HEAVİSİDE KATMANI
- HEAVISIDE-LORENTZ SYSTEM[İng.] ile/değil/yerine/= HEAVİSİDE-LORENTZ DİZGESİ
- HEAVY IONS[İng.] / IONS LOURDS[Fr.] / SCHWERE IONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= AĞIR İYONLAR
- HEAVY METALS[İng.] / MÉTAUX LOURDS[Fr.] / SCHWERMETALLE[Alm.] ile/değil/yerine/= AĞIR METALLER
- HEAVY WATER REACTOR[İng.] / SCHWERWASSERREAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= AĞIR SU REAKTÖRÜ
- HEAVY[İng.] / LOURD[Fr.] / SCHWER[Alm.] ile/değil/yerine/= AĞIR
- HECTARE[İng.] / HECTARE[Fr.] / HEKTAR[Alm.] ile/değil/yerine/= HEKTAR
- HECTO-[İng.] / HECTO-[Fr.] ile/değil/yerine/= HEKTO-
- HECTO[İng.] / HECTO[Fr.] ile/değil/yerine/= HEKTO
- HEDEF ile/ve/> BAŞARI
( Başarıncaya kadar denemeye devam edin! )
- HEDEF ile/değil HİTAP
( "Ben" ve "Sen" sözcükleri ve kullanımı, bir hedef değil hitap aracıdır!
Yaşamımızdaki bazı/birçok şey (bu/şu/o),
"benim/senin/onun için böyle/şöyle/öyle!"
"bana/sana/ona göre böyle/şöyle/öyle!"
ya da
ben/sen/o,
"öyle istiyorsa öyledir"
"öyle düşünmüyorsa öyle değildir"
gibi ne yazık ki çokça kullanılan zırva ifadelerle hareket noktası oluşturulamaz! Yani kişi(kendi ya da başkaları), kendinden ve/ya da başkalarından hareket ederek bir sonuç alamaz, yargıda bulunamaz/bulunmamalıdır.
Bu tür, "ben/sen/o" ifadeleri, hitap için kullanılmak yerine bir hedef olarak hiçbir biçimde kullanılamaz. Bu "yaklaşım" ya da "ifade tarzı", öznellikle, demokratlıkla ya da "faşizmle" hiçbir biçim ve koşulda bağlantılandırılamaz/bağdaştırılamaz ya da indirgenemez de!
Son yıllarda, özellikle de sinema/dizi, kitap ve internetin, bilimsel ve/ya da kişisel araştırma ve yayınların, ülkemizde ve dünyada hızla yaygınlaşmasıyla, Amerika/Avrupa zihni ve diliyle yazılmış kitaplarda/filmlerde çokça kullanılan "Ben/Sen" sözcüklerinin etkisiyle de, ülkemizde, bazı/çoğu kişi tarafından yanlış/yamuk bir biçimde düşünsel çabası/becerisi yetersiz ya da benmerkezci kişilerin zihnine ve diline yerleşmiştir ne yazık ki. Toplum olarak bir anda düzeltilemeyecek olsa da, bireysel olarak yeterli bilgi ve bilinçle çok şey değişebilir/değiştirebiliriz. )
( Düşüncenin üstesinden gelemeyen, düşünenin üstesinden gelmeye çalışır. )
- HEDEF ile/ve İDDİA
- HEDİYE ile RÜŞVET
- HEDİYE ile YETENEKLİ ile HEDİYELER
- HEDONİ/HEDONIA[İng.] değil/yerine/= HAZ
- HEDVALL EFFECTS[İng.] / EFFETS HEDVALL[Fr.] ile/değil/yerine/= HEDVALL ETKİLERİ
- HEED REFLECTION, HIGH ENERGY ELECTRON DIFFRACTION REFLECTION[İng.] / RÉFLEXION PAR DIFFRACTION D'ÉLECTRONS DE HAUTE ÉNERGIE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK ENERJİLİ ELEKTRON KIRINIMI YANSIMASI
- HEIGHT EQUIVALENT OF A THEORETICAL PLATE[İng.] ile/değil/yerine/= TEORİK TABAKAYA EŞDEĞER YÜKSEKLİK (HETP)
- HEISENBERG ALGEBRA[İng.] / ALGÈBRE D'HEISENBERG[Fr.] / HEISENBERG-ALGEBRA[Alm.] ile/değil/yerine/= HEİSENBERG CEBİRİ
- HEISENBERG FORCE[İng.] / FORCE D'HEISENBERG[Fr.] / HEISENBERG-KRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= HEİSENBERG KUVVETİ
- HEISENBERG REPRESENTATION[İng.] / REPRÉSENTATION D'HEISENBERG[Fr.] / HEISENBERG-BILD[Alm.] ile/değil/yerine/= HEİSENBERG BETİMLEMESİ
- HEKİNG/HEKİNK/HACKING[İng.] değil/yerine/= ÇÖKERTME
- HEKIR/HACKER[İng.] değil/yerine/= ÇÖKERTEN
- HEKLEMEK"[İng. < HACKING] ile/değil/yerine/>< EKLEMEK
- HELÂ/HALÂ[Ar.]/KENEF[Ar. < KENİF]/KERİZ[Fars. < KARIZ]/AYAKYOLU/WC/TOILET[İng.]/00[Fr.]/TUVALET[Fr.] ile MEMİŞHANE ile TUVALET
( Ayakyolu. İLE Gece giysisi. )
- HELEN ile HELENİZM
- HELIANTIN, METHYL ORANGE[İng.] / HÉLIANTHINE, MÉTHYLORANGE[Fr.] / HELIANTIN, METHYLORANGE[Alm.] ile/değil/yerine/= HELİANTİN, METİL ORANJ
- HELICIN[İng.] ile/değil/yerine/= HELİSİN
- HELİKS/HELIX[İng.] değil/yerine/= SARMAL
- HELIUM BURNING[İng.] / BRÛLURE D'HÉLIUM[Fr.] / HELIUMBRENNEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HELYUM YANMASI
- HELIUM I[İng.] / HÉLIUM I[Fr.] / HELIUM I[Alm.] ile/değil/yerine/= HELYUM I
- HELIUM II[İng.] / HÉLIUM II[Fr.] / HELIUM-II[Alm.] ile/değil/yerine/= HELYUM II
- HELIUM MAGNETOMETER[İng.] / MAGNÉTOMÈTRE À HÉLIUM[Fr.] / HELIUM-MAGNETOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= HELYUM MANYETOMETRESİ
- HELIUM-3 MASER[İng.] / MASER À HÉLIUM-3[Fr.] / HELIUM-3-MASER[Alm.] ile/değil/yerine/= HELYUM-3 MAZERİ
- HELIUM-CADMIUM LASER[İng.] / LASER À HÉLIUM-CADMIUM[Fr.] / HELIUM-CADMIUM-LASER[Alm.] ile/değil/yerine/= HELYUM-KADMİYUM LAZERİ
- HELIUM-NEON LASER[İng.] / LASER À HÉLIUM-NÉON[Fr.] / HELIUM-NEON-LASER[Alm.] ile/değil/yerine/= HELYUM-NEON LAZERİ
- HELIUM[İng.] / HÉLIUM[Fr.] / HELIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= HELYUM
- HELMERT'S FORMULA[İng.] / FORMULE D'HELMERT[Fr.] / HELMERT-FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= HELMERT FORMÜLÜ
- HELMHOLTZ COILS[İng.] / ENROULEMENTS D'HELMHOLTZ[Fr.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ BOBİNLERİ
- HELMHOLTZ DOUBLE LAYER[İng.] / HELMHOLTZ-DOPPELSCHICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ ÇİFT KATMANI
- HELMHOLTZ EQUATION[İng.] / ÉQUATION D'HELMHOLTZ[Fr.] / HELMHOLTZ-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ DENKLEMİ
- HELMHOLTZ GALVANOMETER[İng.] / GALVANOMÈTRE D'HELMHOLTZ[Fr.] / HELMHOLTZ-GALVANOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ GALVANOMETRESİ
- HELMHOLTZ INSTABILITY[İng.] / INSTABILITÉ D'HELMHOLTZ[Fr.] / HELMHOLTZ-INSTABILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ KARARSIZLIĞI
- HELMHOLTZ RESONATOR[İng.] / RÉSONATEUR D'HELMHOLTZ[Fr.] / HELMHOLTZ-RESONATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ REZONATÖRÜ
- HELMHOLTZ WAVE[İng.] / ONDE D'HELMHOLTZ[Fr.] / HELMHOLTZ-WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ DALGASI
- HELMHOLTZ-KETELLER FORMULA[İng.] / FORMULE D'HELMHOLTZ-KETELLER[Fr.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ-KETELLER FORMÜLÜ
- HELMHOLTZ-KETELLER RELATION[İng.] / RELATION DE HELMHOLTZ-KETELLER[Fr.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ-KETELLER BAĞINTISI
- HELMHOLTZ'S THEOREM[İng.] / THÉORIE D'HELMHOLTZ[Fr.] / HELMHOLTZ-THEOREM[Alm.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ KURAMI/TEOREMİ
- HELMHOLTZ[İng.] / HELMHOLTZ[Fr.] / HELMHOLTZ[Alm.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ
- HELYOTERAPİ/HELIOTHERAPY[İng.] değil/yerine/= GÜNEŞLE SAĞALTIM
- HEM KARADA, HEM SUDA YAŞAYABİLENLER ile/ve/||/<> SÜRÜNGENLER ile/ve/||/<> BALIKLAR
( Türkiye Kurbağa ve Sürüngenleri )
- HEMAFEREZ/HEMAPHERESIS[İng.] değil/yerine/= KAN AYIR-SEÇ (İŞLEMI)
- HEMAGLÜTİNASYON/HEMAGGLUTINATION[İng.] değil/yerine/= KAN KÜMELEŞMESİ
- HEMAL KANAL[İng. HEMAL CANAL] ile/||/<> HEMATOFAGUS[İng. HEMATOPHAGOUS] ile/||/<> HEMATOJEN[İng. HAEMATOGENOUS] ile/||/<> HEMATOKROM[İng. HEMATOCHROME] ile/||/<> HEMATOKSİLİN[İng. HEMATOXYLIN] ile/||/<> HEMATOLOJİ[İng. HEMATOLOGY] ile/||/<> HEMATOPOİEZ[İng. HEMATOPOIESIS]
( Hemal yayların meydana getirdiği ve içinden kan damarları geçen kanal. @@ Kanla beslenen. @@ Kan ya da bileşenlerinin bir ya da daha fazlasının üretimiyle ilgili; kandan kaynaklanan. Kan yoluyla dağılan ya da dağıtılan; kan yoluyla bulaşan. @@ Bazı kırmızı alglerde bulunan karotenoit pigment. @@ Bakkam ağacı (Haematoxylin campechianum) gövdesinden elde edilen ve doku kesitlerinin boyanmasında yaygın bir biçimde kullanılan doğal bir boya. @@ Kan ve kan oluşumunu inceleyen bilim dalı. @@ Ana gözelerden kan gözelerinin oluşumu.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HEMATITE, HAEMATITE[İng.] / HÉMAITTE[Fr.] / HÄMATIT[Alm.] ile/değil/yerine/= HEMATİT
- HEMATOLOG ile HEMATOLOJİ ile HEMATOMETRE
- HEMATOLOGY[İng.] ile/değil/yerine/= HEMATOLOJİ
- HEME, HAEM[İng.] ile/değil/yerine/= HEM
- HEMEN DEĞİŞİM ile/ve ÂNÎ DEĞİŞİM
- HEMEN ile DOĞRUDAN
- HEMERALOFİK ile HEMERALOPİ ile HEMERALOPİK
- HEMI-[İng.] / DEMI-, HEMI-[Fr.] / HEMI[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI-
- HEMICELLULOSE, PSEUDOCELLULOSE[İng.] ile/değil/yerine/= HEMİSELLÜLOZ
- HEMICOLLOID[İng.] / HÉMICOLLOID[Fr.] / HEMIKOLLOID[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI KOLLOİT
- HEMICRYPTOPHYTE[İng.] değil/yerine/= HEMİKRİPTOFİT
( Tomurcukları toprak seviyesinde olan rozet şeklindeki bitkiler ile iki yıllık bitkiler.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HEMIHEDRAL SYMMETRY[İng.] ile/değil/yerine/= YARI YÜZLÜ BAKIŞIM
- HEMISFER/HEMISPHERE[İng.] değil/yerine/= YARI KÜRE
- HEMO-[İng.] / HÉMO-[Fr.] / HÄMO-[Alm.] ile/değil/yerine/= HEMO-
- HEMODİLÜSYON/HEMODILUTION[İng.] değil/yerine/= KAN SEYRELIM
- HEMODİNAMİ/HEMODYNAMICS[İng.] değil/yerine/= KAN DOLAŞIM DEVİNIMLİĞİ
- HEMODİYALİZ/HEMODIALYSIS[İng.] değil/yerine/= KAN ARITIM/SÜZDÜRÜM
- HEMOFİLTRASYON/HEMOFILTRATION[İng.] değil/yerine/= KAN SÜZDÜRÜM
- HEMOFOBİ[İng. HEMOPHOBIA] ile/||/<> HEMOSÖL[İng. HEMOCOEL] ile/||/<> HEMOSTAZ[İng. HEMOSTASIS]
( Kan korkusu olarak bilinen, Yunancada "kan" anlamına gelen αἷμα ("haima") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim. @@ Eklem bacaklılarda gerçek sölomun yerine geçen ve içinde kanın dolaştığı geniş boşluk. @@ Kendi kendine olabilecek bir kanamayı önleyen ya da herhangi bir nedenle başlayan bir kanamayı durduran süreçlerin tümüdür. Damar bütünlüğünün bozulmasına bağlı olarak meydana gelen kanamanın durmasıdır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HEMOGLOBIN, HAEMOGLOBIN[İng.] / HÉMOGLOBINE[Fr.] / HÄMOGLOBIN[Alm.] ile/değil/yerine/= HEMOGLOBİN
- HEMOGLOBİN ile/||/<> KANSIZLIK (ANEMİ)[İng. ANEMIA] ile/||/<> TALASEMİ[İng. THALASSEMIA]
( Hemoglobin, birçok hayvanın kanındaki demir içeren protein. Omurgalıların kırmızı kan gözelerinde (eritrositler) oksijeni dokulara taşımada görevlidir. Hemoglobin, oksijen ile dengesiz, geri çevrilebilir bir bağ oluşturur. Yükseltgenmiş durumda oksihemoglobin denir ve parlak kırmızıdır; İndirgenmiş durumda mor mavi olur. @@ Kanda alyuvar sayısının normalin altına düşmesi sonu gelişen hastalık hali. Aynı zamanda hemoglobinde de azalma meydana gelmesi sonucu oluşabilir. Birçok farklı tip anemi bulunur. @@ Bir grup genetik olarak kalıtılan anemi; narin hemoglobinlerin oluşur ve kolayca parçalanır. Talaemi Güneydoğu Asya ve Akdeniz havzasında yaygın olarak görülür. Bu bireyler sıtmaya karşılık bağışıklık gösterebilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HEMOGRAM/HEMOGRAM[İng.] değil/yerine/= KAN GÖZE ÇİZGESİ
- HEMOLİZ/HEMOLYSIS[İng.] değil/yerine/= ALYUVAR YIKIMI
- HEMOLİZ ile HEMOLİZ
- HEMOLYSIS, HEMATOLYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= HEMOLİZ
- HEMORAJİ/HEMORRHAGE, BLEEDING[İng.] değil/yerine/= KANAMA
- HEMORAJİK DİYATEZ/HEMORRHAGIC DIATHESIS[İng.] değil/yerine/= KANAMA EĞİLIMİ
- HEMOSTAZ/HEMOSTASIS[İng.] değil/yerine/= KANAMA DURDURMA
- HEMOVİJİLANS/HEMOVIGILANCE[İng.] değil/yerine/= KAN TAKİP DÜZENİ
- HEMP[İng.] / VHANVR[Fr.] / HANF[Alm.] ile/değil/yerine/= KENEVİR
- HEMPSEED OIL[İng.] ile/değil/yerine/= KENEVİR YAĞI
- HENDEK ile KUYU/TUYNUK
( Kuyu görüntüsü, bir kaynağı ya da bir kazanç kapısını simgeleyebilir. )
- HENDERSON-HASSELBALCH EQUATION[İng.] ile/değil/yerine/= HENDERSON-HASSELBALCH EŞİTLİĞİ
- HENNA[İng.] / HENNÉ[Fr.] / HENNA[Alm.] ile/değil/yerine/= KINA
- HENRY'S LAW[İng.] / HENRY GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= HENRY YASASI/KANUNU
- HENRY[İng.] / HENRY[Fr.] / HENRY[Alm.] ile/değil/yerine/= HENRİ
- HEP[Fars. < HEB] ile/değil İKİ (KEZ)
- HEPA/FİLTRE HİGH-EFFICIENCY PARTICULATE AIR FILTER[İng.] değil/yerine/= YÜKSEK VERİMLİ PARÇACIKLI HAVA SÜZGECİ
- HEPARIN[İng.] / HÉPARINE[Fr.] / HEPARIN[Alm.] ile/değil/yerine/= HEPARİN
- HEPTA, SEPTA, SEPTI[İng.] ile/değil/yerine/= HEPTA, SEPTA, SEPTİ
- HEPTADECANE[İng.] ile/değil/yerine/= HEPTADEKANE
- HEPTANE[İng.] / HEPTANE[Fr.] / HEPTAN[Alm.] ile/değil/yerine/= HEPTAN
- HEPTANRICILIK/TÜMTANRICILIK(PANTEİZM) ile HEPTANRIDACILIK(PANENTEİZM)
( Tanrı ile evrenin aynı şey olduğunu savunan görüş. | Tanrı'yı, etkin yaratıcı güç olarak belirlemekle birlikte Tanrı'yla dünyayı özdeşleştiren öğreti. ["Tek gerçek varlık, Tanrı'dır, dünya onun yansısıdır ya da türevidir. Buna göre, dünya, Tanrı'dan ayrı bir töz değildir".]
İLE
Tanrı'nın evreni kapsadığını ancak ondan daha büyük olduğunu savunan görüş. |
Her şeyin, Tanrı'da olduğunu öne süren öğreti. ["Gerçeklik, üç öğeden; ruhtan, doğadan, insandan oluşur. Ancak, bu üç öğenin temelinde, yüce varlık olan Tanrı vardır. Dünya, Tanrı'yla ve Tanrı'dadır, Tanrı'nın yanında değil ondadır, onun bağımlılığı altındadır, insanlık bu dünya ve yeryüzüyle sınırlı değildir, insanlık Tanrı'dadır, dolayısıyla ölümsüzdür ve tüm evrene yayılmıştır."] )
- HEPTOSES[İng.] / HEPTOSES[Fr.] / HEPTOSEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HEPTOZLAR
- HER BİRİ ile HER BİRİ ile BİRBİRİNE GÖRE ile HER SEFERİNDE
- HER ŞEY İLE HER ŞEY ile/ve HER ŞEY İLE BİR ŞEY
- HER ŞEY(DE)/YER(DE) ile/ve HİÇBİR ŞEY(DE)/YER(DE)
( When we realise that all is in our mind and that we are beyond the mind, that we are truly alone; then all is us.
Nothing is me, so I am nothing. )
( Hiçbir "şey", ben değildir; böylece, ben, hiçbir şeyim. )
( Herhangi bir şey, sadece o şey değildir. )
( Herhangi bir şey, bütünün bir yanını göstererek gizleyendir. )
( Herşey, kendi olmayanı da işaret etmektedir. )
( Can sıkmanın sırrı, herşeyi anlatmaktır. )
( Herşeyin, zihnimizde olduğunu, bizim, zihinden öte olduğumuzu ve gerçekten yalnız başımıza olduğumuzu, ne zaman anlarsak, işte o zaman, herşey biziz. )
- HER ŞEY ile HER ŞEY
- HER ŞEY ile HER ŞEY('İ)
- HER ŞEY ile HER ŞEY('İ)
- HER ŞEY ile HERŞEY('İ)
( Her şey, her şeyle ilişkili olduğu için hiçbir şeyi, sadece ve tek başına "her şey" olarak düşünemez ve dillendiremezsin. )
( Her şey, biraraya getirilmiş parçalar anlamını taşır. )
- HER YER(İ)(NDE) ile/ve HİÇBİR YER(İ)(NDE)
- HER ZAMAN ile "HER ZAMAN"I
( Genelin içinde düşünülen zaman. İLE Özelliği/farkı olan üzerine düşünülen "ZAMAN"ı. )
- HER ZAMAN ile HER ZAMAN
- HER ZAMAN ile SÜREKLİ/DAİMA[Ar.]
( Zaman-ötesi oluş, tümüyle Şimdi'dedir. )
- HER ile HEP
- HER ile HER AN ile HER ZAMAN
- HER ile TÜM
- HERBAL[İng.] değil/yerine/= OTSU BİTKİ
- HERBICIDES, WEEDICIDES[İng.] / HERBICIDES[Fr.] / HERBIZIDE, UNKRAUTBEKÄMPFUNGSMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= BİTKİ ÖLDÜRÜCÜLER
- HERCAİ MENEKŞE ile YABANİ HERCAİ MENEKŞE
- HEREDİTE/HEREDITY[İng.] değil/yerine/= KALITIM, SOYA ÇEKİM
- HEREDİTER/HEREDITARY[İng.] değil/yerine/= KALITIMSAL
- HERHANGİ BİR ŞEY ile HERHANGİ BİR ŞEY('İ)
- HERHANGİ BİRİ ile ÖYLE BİRİ ile HERHANGİ BİRİ
- HERHANGİ BİRİ ile YA-VEYA
- HERHANGİ ile ARTIK DEĞİL
- HERKES ile "HERKES"İ
( Genelin içinde düşünülen kişiler. İLE Özelliği/farkı olan üzerine düşünülen "KİŞİ"yi. )
- HERKES ile BİRÇOK
- HERKES ile/ve/değil/yerine HAZIR OLAN HERKES
- HERKES ile HEPİMİZ
- HERKES ile HERKES ÖYLE ile HERKES HANGİ
- HERKES ile MİLLET
- HERMAFRODİT ile HERMAPRODİT
- HERMANN-MAUGUIN SYMBOLS[İng.] / SYMBOLES D'HERMANN-MAUGUIN[Fr.] ile/değil/yerine/= HERMANN-MAUGUİN SİMGELERİ
- HERMAPHRODITISM[İng.] değil/yerine/= HERMAFRODİTLİK
( Tek bir canlının hem erkek, hem de dişi cinsel organlarına sahip olması durumu. Birçok omurgasız canlı ve bitkide rastlanan bir durumdur. Etimolojik olarak, Yunan mitolojisinde haberleşme tanrısı olan "Hermes", ve güzellik tanrıçası olan "Afrodit" isimlerinin birleşiminden köken alır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HERMELINE[İng.] ile/değil/yerine/= HERMELİN
- HERMENEUTİK
- HERMETIC[İng.] / HERMÉTIQUE[Fr.] / HERMETISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= HAVA GEÇİRMEZ
- HERNİ/HERNIA[İng.] değil/yerine/= FITIK
- HERNİASYON/HERNIATION[İng.] değil/yerine/= FITIKLAŞMA
- HERSCHEL-CASSEGRAIN TELESCOPE[İng.] / TÉLESCOPE HERSCHEL-CASSEGRAIN[Fr.] / HERSCHEL-CASSEGRAIN-TELESKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= HERSCHEL-CASSEGRAİN TELESKOBU
- HERŞEY ile/ve GÜVENİLİRLİK
( Masum ve basit olana güvenme cesâretine pek az kişi sahiptir. )
- HERŞEYİ İÇİNE ALAN ile/ve HERŞEYİN İÇİNDE OLAN
- HERTZ ANTENNA[İng.] / ANTENNE D'HERTZ[Fr.] / HERTZSCHE ANTENNE[Alm.] ile/değil/yerine/= HERTZ ANTENİ
- HERTZ EFFECT[İng.] / EFFET HERTZ[Fr.] / HERTZ-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= HERTZ ETKİSİ
- HERTZ[İng.] / HERTZ[Fr.] / HERTZ[Alm.] ile/değil/yerine/= HERTZ
- HERTZ[İng.] değil/yerine/= HERTZ
( Uluslararası Birimler Sisteminde (SI) frekansın birimidir. Saniyede bir döngü ya da salınım anlamına gelir. "Hz" ile gösterilir ve birimi s-1'dir. İsmini, radyo dalgaların varlığını kanıtlayan Alman fizikçi Heinrich Hertz'den alır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HERTZIAN OSCILLATOR[İng.] ile/değil/yerine/= HERTZ SALINGACI
- HERTZIAN WAVE[İng.] / ONDE HERTZIENNE[Fr.] ile/değil/yerine/= HERTZ DALGASI
- HERTZSPRUNG-RUSSELL DIAGRAM[İng.] / DIAGRAMME DE HERTZSPRUNG-RUSSELL[Fr.] / HERTZSPRUNG-RUSSELL-DIAGRAMM[Alm.] ile/değil/yerine/= HERTZSPRUNG-RUSSELL ÇİZGESİ/DİYAGRAMI
- HESAP ile/ve GÖZLEM
- HESAP ile HESAP KARTI ile HESAP NUMARASI ile HESAP EKSTRESİ ile SORUMLU ile MUHASEBE ile MUHASEBECİ ile MUHASEBE ile MUHASEBE MAKİNESİ ile MUHASEBE OFİSİ ile MUHASEBE SİSTEMİ ile HESAPLAR
- HESAPLAMA ile/ve/<> AÇIKLAMA
- HESAPLANABİLİR ile HESAPLAMA ile HESAPLAMA ile BİLGİSAYAR ile BİLGİSAYAR MUHASEBECİSİ ile BİLGİSAYAR DESTEKLİ ile BİLGİSAYAR MİMARI ile BİLGİSAYAR MİMARİSİ ile BİLGİSAYAR DESTEKLİ ile BİLGİSAYAR MERKEZİ ile BİLGİSAYAR MERKEZİ MÜDÜRÜ ile BİLGİSAYAR MÜHENDİSİ ile BİLGİSAYAR MÜHENDİSLİĞİ ile BİLGİSAYAR ENDÜSTRİSİ ile BİLGİSAYAR DİLİ ile BİLGİSAYAR ÜRETİCİSİ ile BİLGİSAYAR AĞI ile BİLGİSAYAR ODAKLI ile BİLGİSAYAR PROGRAMI ile BİLGİSAYAR SATICISI ile BİLGİSAYAR BİLİMİ ile BİLGİSAYAR SİMÜLASYONU ile BİLGİSAYAR SİSTEMİ ile BİLGİSAYAR ZAMANI ile BİLGİSAYAR SÖZCÜĞÜ ile BİLGİSAYARLAŞMA ile BİLGİSAYARLAŞTIRMAK ile BİLGİSAYARLI
- HESAPLANABİLİR ile HESAPLAMAK ile HESAPLAMA ile HESAPLAMALAR ile HESAP MAKİNESİ
- HESAPLANAMAZLIK ile HESAPLANAMAZ
- HESAPLAŞMAYI:
KENDİNLE YAPMAK ile/ve KENDİNE YAPMAK
- HESS'S LAW[İng.] / LOI DE HESS[Fr.] / HESSSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= HESS YASASI
- HETAMINE, PHENODINE[İng.] ile/değil/yerine/= HETAMİN
- HETERO ATOM[İng.] / HÉTÉROATOM[Fr.] / HETEROATOM[Alm.] ile/değil/yerine/= HETERO ATOM
- HETERO NÜKLEROPROTEİN PARÇACIKLARI (HNRNP)[İng. HNRNP] ile/||/<> HETEROBLASTİ[İng. HETEROBLASTY] ile/||/<> HETERODONT ile/||/<> HETEROKRONİ[İng. HETEROCHRONY] ile/||/<> HETEROTALİK[İng. HETEROTHALLIC] ile/||/<> HETEROTAŞİ[İng. HETEROTACHY] ile/||/<> HETEROZİGOTLUK[İng. HETEROZYGOSITY]
( Çekirdekteki kalıp DNA’dan hemen sentezlenen RNA ürünü. (DNA benzeri RNA ya da dRNA da denir) Bu RNA türü çok kısa bir yarı-ömre sahip olmakla beraber, oldukça heterojenik ve büyüktür. hnRNA’lar çekirdekten ayrılmadan önce mRNA sentezlemek üzere işlemden geçer. @@ Birbirine benzemeyen gözelerden meydana gelme. @@ Çeşitli amaçlar için farklılaşmış değişik biçimli dişlere sahip olan. @@ Canlıların embriyonik safhadan erişkin safhaya geçiş süreçlerinde diğer (yakın) türlerden canlılara göre zamansal farklılıklar yaşanması. Evrim ağacı silsilesinde bazı anatomik özellikler atalara (veya karşılaştırma yapılabilecek yakın akraba diğer çağdaş türlere) göre daha erken ya da daha geç ortaya çıkabilir, daha hızlı ya da daha yavaş gelişebilir; gelişmesini daha erken ya da daha geç bitirebilir. Bu tür değişimlerin geneline heterokroni denir. Canlıların vücutlarındaki oranlar başta olmak üzere, dik ya da dört ayak üstünde yürümesi gibi pek çok özgün özelliği etkiledikleri düşünülmektedir. @@ Yalnızca başka bir çeşit çiftleşme/uyum tipiyle üreyen bir canlıyla eşeyli üreyebilen organizmalardır. @@ Bir genin belirli bir bölgesine özgü evrimleşme hızının, zaman içindeki değişimleri. İşlevsel çeşitlilik doğurabilen ya da nötral mutasyonların hızlarının evrimleşme süreci. "Heterotaşik pozisyonların işlevsel değişimle bağlantılı olması beklendiği için heterotaşi genellikle işlevsel çeşitliliğin bir göstergesi olarak belirtilir." @@ Diploit bir organizmanın tek bir lokusunda iki farklı allel bulunması durumu. Anne ve babadan farklı alleller gelmesinin bir sonucudur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HETERO-[İng.] / HÉTÉRO-[Fr.] / HETERO-[Alm.] ile/değil/yerine/= HETERO-
- HETERO ile/||/<> ALKALOİD ile/||/<> DENGELEYİCİ POLİMORFİZM[İng. BALANCED POLYMORPHISM] ile/||/<> DENGELİ ÇOKBİÇİMLİLİK[İng. BALANCED POLYMORPHISM] ile/||/<> DİHİBRİT[İng. DIHYBRIT] ile/||/<> DİHİBRİT ÇAPRAZLAMA[İng. DIHYBRID CROSS]
( Yunanca "diğer" anlamına gelen ön ek. @@ Azot ve heterosiklik halka içeren, çoğunlukla fizyolojik olarak aktif ve alkali olan ikincil metabolitlerdir. Bağımlılık yapabilme özellikleri bulunmaktadır. @@ Heterozigotun seçici avantajı nedeniyle popülasyonda iki ya da daha fazla alalelin korunması. @@ Heterozigot avantajı sayesinde bir özellik için olan 2 ya da daha fazla alelin sabit bir frekansa sahip olması. @@ Her iki gen bakımından heterozigot olan birey. Dihibrit bireylerin elde edilebilmesi için her iki karakter bakımından aynı alele sahip olan homozigot baskın ve homozigot çekinik iki birey kendi aralarında çaprazlanır. @@ Her iki gen bakımından heterozigot olan bireylerin kendi aralarında çaprazlanması. Dihibrit çaprazlama fikri, Gregor Mendel tarafından bezelye bitkilerinin gözlemlenmesi sırasında ortaya çıkmıştır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
(1996'dan beri)