Bugün[10 Nisan 2026]
itibarı ile 23.950 başlık/FaRk ile birlikte,
23.950 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(38/97)


- HADDİNİ BİLMEK ile/ve HAKKINI BİLMEK

( Olgunlaşmayan meyveye, el uzanmaz. )


- HADDİNİ BİLMEK ve HESABINI BİLMEK


- HADİD[Osm.] / IRON[İng.] / FER[Fr.] / EISEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DEMİR


- HADIM ETMEK ile HADIM ETME


- HADRON[İng.] / HADRON[Fr.] / HADRON[Alm.] ile/değil/yerine/= HADRON


- HADRONIC ATOM[İng.] / ATOME HADRONIQUE[Fr.] / HADRONISCHES ATOM[Alm.] ile/değil/yerine/= HADRONİK ATOM


- HADRONS[İng.] ile/değil/yerine/= HADRONLAR


- HAECKEL BIOGENETIC LAW[İng.] değil/yerine/= HAECKEL BİYOGENETİK KURALI

( Ernst Haeckel tarafından 1874 yılında öne sürülen bu kural ontogeni ile filogeni arasındaki ilişkiyi açıklar. Buna göre ontogeni filogeniyi tekrarlar. Yani bir canlının embriyolok dönemdeki gelişimi, atalarının evrimsel geçmişindeki değişimlerini tekrarlar. Bu kural bazı disiplinlerce kabul görmüş ya da genişletilmiştir. Biyoloji, antropoloji ve gelişim psikoloji bu disiplinlerden bazılarıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HAFF[Ar.] ile HÂFF[Ar.] ile HAF[Ar. < İng.]

( Ayakkabı. İLE Bir şeyin etrafını dolanan. İLE Oyun kurucu. )


- HAFİFLETME ile HAFİFLETİCİ


- HAFIZ ile HAFIZ ESAD


- HAFNIUM CARBIDE[İng.] ile/değil/yerine/= HAFNİYUM KARBÜR


- HAFNIUM NITRIDE[İng.] ile/değil/yerine/= HAFNİYUM NİTRÜR


- HAFNIUM[İng.] / HAFNIUM[Fr.] / HACKMESSER FÜR STRAHLE[Alm.] ile/değil/yerine/= HAFNİYUM


- HAGEN-POISEUILLE LAW[İng.] / LOI DE HAGEN-POISEUILLE[Fr.] / HAGEN-POISEUILLESCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= HAGEN-POİSEUİLLE YASASI


- HAGEN-RUBEN RELATION[İng.] ile/değil/yerine/= HAGEN-RUBEN BAĞINTISI


- HAHNIUM[İng.] ile/değil/yerine/= HAHNİYUM


- HAIDINGER FRINGES[İng.] / FRANGES DE HAIDINGER[Fr.] / HAIDINGER-FRANSEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HAİDİNGER SAÇAKLARI


- HAIR STYLER[İng.]/KUAFÖR[Fr. < COIFFEUR]/BERBER[Fars.]/PERUKAR[İt. < PARRUCCHIERE] değil/yerine/= SAÇ BAKIMCISI

( Saç ve sakalın kesilmesi, taranması ve yapılması işiyle uğraşan ya bunu meslek edinen kişi. | Bu işin yapıldığı dükkân, güzellik salonu. )


- HAK EDİŞ ile/ve UYGUNLUK


- HAK ETMEK ile TERFİYİ HAK ETMEK ile HAK EDEN


- HAK VERMEK ile HAK SAHİBİ


- HAK ile/ve/<>/< AYRICALIK/İMTİYAZ(/MÜMTAZ)[Ar. < MEYZ]


- HAK ile/değil BAĞIMLILIK


- HAK ve/||/<>/> GÜÇ


- HAK ile/ve/değil/yerine/||/<> OLANAK//İMKÂN


- HAK = RIGHT[İng.] = DROIT[Fr.] = RECHT[Alm.] = JUS[Lat.]


- HAK ile/ve YERİNDE HAK


- HAK ile/ve/||/<>/>/< ZORUNLULUK


- HAKARET ile AŞAĞILAYICI


- HAKİKAT AHLÂKI ve ÖZGÜRLÜK AHLÂKI


- HAKİKAT'TEN ÖĞRENMEK ile/ve/<> HAKİKATEN ÖĞRENMEK


- HAKİKAT ve DİZGE


- HAKİKAT ile FAKTÖR ile FAKTÖRİYEL ile FAKTORİNG ile ÇARPANLARA AYIRMA ile FAKTÖRLER ile FABRİKA ile FABRİKA SAHİBİ ile GERÇEKLER


- HAKİKAT ile/ve/||/<>/> KEMÂLÂT

( İzi yoktur ki izinden biline, Dahi tozmaz ki tozundan biline, Sen anı sanma sözünden biline, Hakikat ehlinin olmaz nişanı. )

( GÜZELLİK/KEMÂL: * TENASÜB-Ü ÂZÂ(ÖRGENLERİN UYUMU) * AKIL * AHLÂK * ÇÖZÜM ÜRETEBİLMEK )

( Kemâlâtın en büyüğü, kişinin kendini herkesten küçük görmesidir. )

( Hakikat, tüm âleme değil ancak ehline gösterilir. )

( Hakikat karşılığında ne para alınır, ne de bir şey. )

( Hakikati biliyorsan ölümü iste! )

( Kelâmı, hakikati zamanından önce kulağımıza çalsalar, zeytinyağıyla şişirilen ve çürüyen incire benzeriz. )


- HAKİKAT ile/ve MAHİYET

( Her hakikatin mahiyeti olur ama her mahiyetin hakikati olmayabilir. )


- HAKİKAT ile/ve/değil MUTÂBAKAT

( HAKİKAT: Düşünce dünyası ile dış dünya arasındaki uyuşma/mutâbakat. )


- HAKİKAT ile/ve/değil VAK'A


- HAKİKATA OLAN BAĞLILIK ile/ve/<> KİŞİYE/İNSANLIĞA YAPILAN HİZMET

( Bir'e hizmet, bin'e hizmet; bin'e hizmet, bir'e hizmet. )


- HAKİMİYET ile BASKIN ile HAKİM OLMAK ile EGEMENLİK


- HAKK:
DOĞA ve/<> TARİH

( HAKK: Doğa ile tarihin birliği. )


- HAKK ile/ve/> HALK

( Hakk'ın zuhuru halktır. )

( Allah. İLE/VE/> Hakk'ın sıfatları. Hakk'ın perdesi. )

( Derdimiz. İLE/VE/> Kendi dertleri, kendilerine yeter. )

( Kendimiz/de/n. İLE/VE/> Başkası/nda/n. )


- HAKKINDA KONUŞMAK ile DEDİKODU

( Çocukların ağzı fakat "büyüklerin" içi konuşur. )

( Konuştuğunda hayır söyle ya da sus! )

( "Bir Dedikodu Ne Kadar Hızlı Yayılabilir?" yazısı için burayı tıklayınız... )


- HAKKINDA ile YÜZ HAKKINDA ile BU KONUDA ile ÖLMEK ÜZERE ile DOĞUM YAPMAK ÜZERE ile BAŞLAMAK ÜZERE


- HAKLI BULMAK ile/ve/değil/yerine SAVUNMAK


- HÂL-İ MUVAKKAT[Osm.] / STATE[İng.] / ÉTAT[Fr.] / ZUSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= DURUM


- HAL ile MECAL


- HALA ile/ve TEYZE

( Babayla kardeşlik bağlantısı olan dişil gövdeli kişi. İLE/VE Anneyle kardeşlik bağlantısı olan dişil gövdeli kişi. )


- HALAZONE[İng.] / HALOZONE[Fr.] / HAFNIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= HALAZON


- HALDANE HİPOTEZİ[İng. HALDANE HYPOTHESIS] ile/||/<> HETEROGAMETİK CİNSİYET[İng. HETEROGAMETIC SEX] ile/||/<> REKOMBİNASYON ORANI[İng. RECOMBINATION RATE]

( Y kromozomu üzerindeki düşük rekombinasyon seçimi diğer kromozomlar üzerinde rekombinasyon oranlarında pleyotropik azalmaya neden olur. Bu yüzden heterogametik cinsiyetlerde (insanlarda erkek kelebeklerde dişi) rekombinasyon oranı azdır. @@ İki farklı eşey kromozomuna sahip cinsiyet. @@ Birbiriyle bağlantılı iki lokus arasında, mayoz sırasında meydana gelen çaprazlanma (crossing-over) sıklığı. "r" ile gösterilir ve 0 ile 0.5 arasında değerler alır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HALE/HEALTHY LIFE EXPECTANCY[İng.] değil/yerine/= SAĞLIKLI YAŞAM BEKLENTISİ


- HALF REACTION[İng.] / HALBDURCHLÄSSIGE WAND[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI TEPKİME


- HALF VALUE LAYER[İng.] ile/değil/yerine/= YARI DEĞER KATMANI


- HALF WAVE ANTENNA[İng.] / ANTENNE DE LA DEMI-VAGUE[Fr.] / HALBWELLENANTENNE[Alm.] ile/değil/yerine/= YARIM DALGA ANTEN


- HALF WAVELENGTH[İng.] / LONGUEUR D'ONDE DEMI-ONDE[Fr.] / HALBWELLENLÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= YARIM DALGA BOYU


- HALF-CELL POTENTIAL[İng.] ile/değil/yerine/= YARI GÖZE/HÜCRE POTANSİYELİ


- HALF-CELL[İng.] ile/değil/yerine/= YARI GÖZE/HÜCRE


- HALF-LIFE, HALF-PERIOD[İng.] / PÉRIODE DE DEMI-VIE[Fr.] / GYPSUM ZEMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI ÖMÜR, YARILANMA SÜRESİ


- HALF-LIFE[İng.] değil/yerine/= YARI ÖMÜR

( Radyoaktif elementlerin atomlarının bozunması sırasında, başlangıç miktarının yarısına kadar düşmesi için gereken süredir.Karbon-14 radyoaktif elementinin yarı ömrü 5715 yıldır. Dolayısıyla, Karbon-14 metodu kullanılarak günümüzden en fazla yaklaşık 50.000 yıl öncesine kadar tarihlendirme yapabiliriz.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HALF-REACTION PROCESS[İng.] ile/değil/yerine/= YARI TEPKİME İŞLEMİ


- HALF-WAVE POTENTIAL[İng.] ile/değil/yerine/= YARI DALGA POTANSİYELİ


- HALI ile HALI ÇANTASI ile HALI KAPLI ile HALI KAPLAMA


- HALİD ile HALİDE


- HALIDE, HALOGENIDE[İng.] / HALOGÉNURE[Fr.] / HALOGENID[Alm.] ile/değil/yerine/= HALOJENÜR


- HALİFELER ile HALİFE


- HALİL ile HALİLULLAH ile HALİLZAD


- HALİLE/ÇALPARA/ÇÂR-PÂRE[Fars.]/CASTANET[İng.] ile HALİLE[Fars. < HELİLE]

( Oyun havalarında kullanılan, dört küçük parça sert tahtadan yapılmış bir vurmalı çalgı. İLE Doğu Hindistan'da yetişen bir bitki. )


- HALİME ile HALİME HATUN


- HALİNE GELMEK ile MÜSLÜMAN OLMAK ile VATANDAŞ OLMAK ile ALIŞKANLIK HALİNE GELMEK ile DAHA İYİ OLMAK ile BÖLÜNMÜŞ OLMAK ile BİTKİN DÜŞMEK ile ÜNLÜ OLMAK ile ÇARESİZ KALMAK ile HAFİFLEMEK ile MİLLİLEŞTİRİLMEK ile RESMİ HALE GELMEK ile FAKİR OLMAK ile ALAKALI HALE GELMEK ile SOSYALLEŞMEK ile AĞRIMAK ile UZUN BOYLU OLMAK


- HALÎTA[Osm.] / ALLOY[İng.] / ALLIAGE[Fr.] / LEGIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAŞIM


- HALITE, ROCK SALT[İng.] / HALITE[Fr.] / HALBZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYA TUZU


- HALK ile HALK YOLU


- HALKERKİ = HÜKÜMET-İ AMME = DEMOCRACY[İng.] = DÉMOCRATIE[Fr.] = DEMOKRATIE[Alm.] = DEMOKRATIA, DEMOS:HALK, KRATOS:ERK, EGEMENLİK[Yun.] = DEMOCRACIA[İsp.]


- HALL ACCELERATOR[İng.] / HALL-BESCHLEUNIGER[Alm.] ile/değil/yerine/= HALL HIZLANDIRICISI


- HALL EFFECT ISOLATOR[İng.] / ISOLATEUR À EFFET HALL[Fr.] / HALL-EFFEKTTISCHE ISOLIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HALL ETKİLİ YALITICI


- HALL EFFECT MODULATOR[İng.] ile/değil/yerine/= HALL ETKİLİ KİPÇE


- HALL EFFECT MULTIPLIER[İng.] / MULTIPLICATEUR À EFFET HALL[Fr.] / HALL-EFFEKTTISCHER MULTIPLIKATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= HALL ETKİLİ ÇOĞALTICI


- HALL EFFECT[İng.] / EFFET HALL[Fr.] / HALL-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= HALL ETKİSİ


- HALL GENERATOR[İng.] / GÉNÉRATEUR DE HALL[Fr.] / HALL-GENERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= HALL ÜRETECİ


- HALL MOBILITY[İng.] ile/değil/yerine/= HALL DEVİNİRLİĞİ


- HALL PROCESS[İng.] / PROCÉDÉ HALL[Fr.] / HALLOYSIT[Alm.] ile/değil/yerine/= HALL İŞLEMİ


- HALL VOLTAGE[İng.] / TENSION DE HALL[Fr.] ile/değil/yerine/= HALL GERİLİMİ


- HALLER ORGAN[İng.] değil/yerine/= HALLER ORGANI

( Kenelerde, konukçu hayvanın bulunmasına yarayan, yağ asitlerine duyarlı kimyasal almaçtır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HALLETMEK[Osm.] / TO DISSOLVE[İng.] / LÖSEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZMEK


- HALLETMEK ile DİKKATLİ DAVRANIN ile ELLEÇLEME ile İŞLERİN HALLEDİLMESİ ile EL LİSTESİ


- HALLOYSITE, HALLOYLITE[İng.] / HALLOYSITE[Fr.] / HALIT, STEINSALZ[Alm.] ile/değil/yerine/= HALLOYSİT


- HALLWACHS EFFECT[İng.] / EFFET HALLWACHS[Fr.] / HALLWACHS-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= HALLWACHS ETKİSİ


- HALO-[İng.] / HALO-[Fr.] / HALL-VERFAHREN[Alm.] ile/değil/yerine/= HALO-


- HALOGEN ACIDS[İng.] / HALOGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HALOJEN ASİTLERİ


- HALOGEN LAMP[İng.] / LAMPE HALOGÈNE[Fr.] / HALOGEN-GLÜHLAMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= HALOJEN LAMBA


- HALOGEN[İng.] / HALOGÉN[Fr.] / HALO-[Alm.] ile/değil/yerine/= HALOJEN


- HALOGENATION[İng.] / HALOGÉNATION[Fr.] ile/değil/yerine/= HALOJENLENME


- HALOGENS[İng.] / HALOGÉNES[Fr.] / HALOGEN SÄUREN[Alm.] ile/değil/yerine/= HALOJENLER


- HALONIUM ION[İng.] ile/değil/yerine/= HALONYUM İYONU


- HALOTHANE[İng.] ile/değil/yerine/= HALOTAN


- HALOTHENE[İng.] ile/değil/yerine/= HALOTEN


- HALPHEN REAGENT[İng.] ile/değil/yerine/= HALPHEN REAKTİFİ


- HALÜSİNASYON GÖRMEK ile HALÜSİNASYON ile HALÜSİNASYON YARATAN ile HALÜSİNOZ ile HALÜSİNASYONLU


- HALÜSİNASYON/HALLUCINATION[İng.]/BİRSAM değil/yerine/= VARSANI


- HALÜSİNASYON ile SİMÜLASYON


- HAM ile HAM PETROL ile KABALIK


- HAMA ile HAMAS


- HAMBURG ile HAMBURGER


- HAMD/MEDED ile/ve ŞÜKÜR ile/ve MEDİH ile/ve HİMMET

( Genel. İLE/VE Özel. İLE/VE ... )

( Gövdemin her zerresi gelse de dile şükrünün binde birini yapamaz bile )


- HAMEDAN ile HAMEDAN


- HAMİD ile HAMED KARZAİ


- HAMİD ile HAMİD RIZA


- HÂMİL[Osm.] / CARRIER[İng.] / PORTEUR, PORTEUSE[Fr.] / TRÄGER[Alm.] ile/değil/yerine/= TAŞIYICI


- HAMİLTON KURALI[İng. HAMILTON'S RULE] ile/||/<> HAMİLTONIN FEDAKARLIK TEORİSİ[İng. HAMILTON ALTRUISM THEORY]

( William Hamilton'ın akraba seçilimi konusunda ileri sürdüğü kuraldır. Hamilton akrabalar için fedakarlık gerektiren durumları matematiksel ifadeye dökmüştür. Fedakarlık gerektiren bir harekette "c" fedakarlık yapanın ödediği bedel,"r" akrabalık derecesi ve "b" fedakarlık sonucu olası kazanç olmak üzere: @@ Hamilton'a göre genetik olarak birbirlerine benzeşen ve yakın olan bireylerin başkalarına oranla birbirleriyle daha çok karşılıklı yardımlaşır. Eğer akrabalarına yardım eden canlı birey, yardım etme etkinliğini destekleyen ve teşvik eden genlere sahipse, onun akrabaları da muhtemelen bu genlere sahip olacak ve böylece bu aleller aktarılabilecektir. Buna dair klasik bir örnek, arılar ve karıncalar gibi sosyal yaşamlı böceklerdir. Kolonideki işçi böcekler asla üremezler ama bunun yerine genetik olarak onlara benzeyen kraliçenin üreyebilmesi için çalışarak yardımda bulunurlar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HAMILTON'S PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE D'HAMILTON[Fr.] / HAMILTONSCHES PRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= HAMİLTON İLKESİ


- HAMILTONIAN EQUATIONS[İng.] / ÉQUATIONS D'HAMILTON[Fr.] / HAMILTONSCHE GLEICHUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HAMİLTON DENKLEMLERİ


- HAMILTONIAN FUNCTION[İng.] / HAMILTONSCHE FUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= HAMİLTON İŞLEVİ


- HAMİZ[Osm.] / ACID[İng.] / ACIDE[Fr.] / SÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= ASİT


- HAMMER MILL[İng.] / BROYEUR À MARTEAUX[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇEKİÇLİ KIRICI


- HAMÛLE[Osm.] / CHARGE, LOAD[İng.] / CHARGE[Fr.] / LADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜK


- HAN ile HAN BEKÇİSİ


- HAN ile HANLAR


- HANÇER ile HANÇER OPERASYONU


- HANDİKAP"[İng. < HANDICAP] değil/yerine/= ENGEL


- HANDİKAP ile ENGELLİ ile EL SANATLARI


- HANEDAN ile HANEDAN ile HANEDAN


- HANGING MERCURY DROP ELECTRODE[İng.] ile/değil/yerine/= ASILI CIVA DAMLA ELEKTROT (ACDE)


- HANUS SOLUTION[İng.] / HANUS LÖSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HANUS ÇÖZELTİSİ


- HAPHEPHOBIA[İng.] değil/yerine/= HAFEFOBİ

( Dokunma korkusu. Yunancada "dokunma" anlamına gelen ἁφή ("haphḗ") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşmaktadır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HAPİS ile HAPSEDİLMİŞ ile HAPSETME


- HAPİSHANE ile HAPİSHANECİ ile HAPİSHANECİLER


- HAPLODIPLOIDY[İng.] değil/yerine/= HAPLODİPLOİDİ

( Erkeklerin döllenmemiş, haploid (tek set kromozomlu) yumurtalardan gelişip, dişilerin döllenmiş, diploid (çift set kromozomlu) yumurtalardan geliştiği üreme sistemidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HAPLOİT/HAPLOID[İng.] değil/yerine/= YARI KROMOZOMLU


- HAPŞIRMA ile IŞINSAL HAPŞIRMA YANSIMASI

( )


- HAPŞIRMAK ile ÖKSÜRMEK


- HAPTİK DISKRİMINASYON/HAPTIC DISCRIMINATION[İng.] değil/yerine/= DOKUNSAL AYIRT ETME


- HAPTİK/HAPTIC[İng.] değil/yerine/= DOKUNSAL


- HAPTO NOMENCLATURE[İng.] ile/değil/yerine/= HAPTO ADLANDIRMA


- HARAM ve/>/hem de HÜRMET


- HARÂRET MUHAVVİLİ[Osm.] / HEAT EXCHANGER[İng.] / ÉCHANGEUR DE CHALEUR[Fr.] / WÄRMEAUSTAUSCHER[Alm.] ile/değil/yerine/= ISI DEĞİŞTİRİCİ


- HARARET MUHTEVASI[Osm.] / ENTHALPY[İng.] / ENTHALPIE[Fr.] / ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ENTALPİ, ISI İÇERİĞİ


- HARÂRET-İ İHTİRÂK[Osm.] / HEAT OF COMBUSTION[İng.] / CHALEUR D'INCENDIE[Fr.] / BRENNENDE-HITZE[Alm.] ile/değil/yerine/= YANMA ISISI


- HARÂRET-İ TEMEYYÜ, ZEVEBAN HARARETİ[Osm.] / MELTING HEAT, HEAT OF FUSION[İng.] / CHALEUR DE LA FONTE, CHALEUR DE FUSION[Fr.] / SCHMELZWÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= ERGİME ISISI


- HARBOLITE[İng.] ile/değil/yerine/= HARBOLİT


- HARCAMA ile/değil/yerine KULLANMA


- HARCAMAK ile TÜKETMEK


- HARCANABİLİR ile HARCAMA


- HARCANILACAK PARA ile/ve BİRİKTİRİLECEK/SAKLANILACAK PARA


- HARD ACID[İng.] ile/değil/yerine/= SERT ASİT


- HARD RUBBER[İng.] ile/değil/yerine/= SERT KAUÇUK


- HARD WATER[İng.] / HARTES WASSER[Alm.] ile/değil/yerine/= SERT SU


- HARD X-RAYS[İng.] / HARTE X-STRAHLEN, HARTE RÖNTGEN STRAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SERT X-IŞINLARI


- HARDENING[İng.] / DURCISSEMENT[Fr.] / VERHÄRTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SERTLEŞTİRME


- HARDNESS OF WATER[İng.] / DURETE EAU[Fr.] / WASSER HÄRTE[Alm.] ile/değil/yerine/= SU SERTLİĞİ


- HARDNESS[İng.] / DUETÉ[Fr.] / HÄRTE[Alm.] ile/değil/yerine/= SERTLİK


- HARDWARE[İng.] ile/değil/yerine/= BİLGİSAYAR DONANIMI


- HARE'S HYDROMETER[İng.] ile/değil/yerine/= HARE SIVIÖLÇERİ


- HAREKET EDEN/ETTİREN ile/ve DEĞİŞEN

( Bir cismin belirli konumlarda belirli aralıklarda bulunması. İLE/VE ... )

( * Hareket nedir? * Şey nedir? * İlke nedir? * Aralarındaki ilişki nedir? İLE/VE Değişenin bilgisi elde edilebilen şey değildir, kesin olarak elde edilemez. )


- HAREKET-İ SEYYÂLE[Osm.] / FLUID DYNAMICS[İng.] / DYNAMIQUE DES FLUIDES[Fr.] ile/değil/yerine/= AKIŞKANLAR DİNAMİĞİ/DEVİNİMİ


- HAREKET/DEVİM ile/ve ETKİNLİK/DEVİNİM


- HAREKET ile/ve BELİRLEYİCİLİK


- HAREKET ile/ve BELİRSİZLİK


- HAREKET ile/ve/||/<> DUYGU


- HAREKET ile/ve ETKİNLİK

( Hareket, tamamlanmamış etkinlik; etkinlik ise tamamlanmış harekettir. )

( Geçmiş-Şimdi-Gelecek'in bütünlüğü. )


- HAREKET ile EYLEM


- HAREKET ve/> EYLEM ve/> YAŞAM ve/> BİLİNÇ

( HAREKET: Bil-kuvve olanın, bil-fiil olması için gerekli çaba. )


- HAREKET ile/ve HAREKETİN AMACI


- HAREKET ile/ve İMAR


- HAREKET ile İNTİKAL


- HAREKET ile/ve KUVVET


- HAREKET ve NESNE


- HAREKET ve SABİTLİK


- HAREKET ile SES ile KONUŞMA


- HAREKET ile/ve ŞEY

( Çırpıntı ve su ayrı değildir. Bizi suyun var oluşundan haberdar eden de o çırpıntıdır. )


- HAREKET ve/> SÜREKLİLİK


- HAREKET ile/ve SÜRÜKLENME


- HAREKET ve/> TİN/PSİŞE ve/> ZEKÂ

( Değiştirir. VE/> Birleştirir. VE/> Dönüştürür. )

( Alterates. AND/> Combines. AND/> Tranforms. )


- HAREKET ve/> ÜMİT/UMUT


- HAREKET ve/> YÖN

( Hareketin başladığı andan itibaren yön oluşmaya başlar. )

( Hareketin, yöne gereksinimi vardır. )

( Yön, İbni Sinâ'nın tüm kitapları, ayrı ayrı ve başlı başına bir bölümdür. )


- HAREKETSİZ ile HAREKETSİZLİK ile HAREKETSİZ KILMAK


- HARİÇ TUTULABİLİR ile HARİÇ TUTMAK ile HARİÇ


- HARİÇ ile HARİÇ ile İSTİSNA ile İSTİSNAİ ile OLAĞANÜSTÜ


- HARICEN/EXTERNAL[İng.] değil/yerine/= DIŞTAN


- HARİCÎ ile/ve AYNÎ


- HARİCİ ile DIŞ DUYU ile HARİCİ KULLANIM ile DIŞSALLIK ile DIŞSALLAŞTIRMAK


- HARICİYE/GENERAL SURGERY[İng.] değil/yerine/= GENEL CERRAHİ


- HARING CELL[İng.] ile/değil/yerine/= HARİNG PİLİ


- HARİTALAR ile/ve/<> KROKİ

( ... İLE/VE/||/<> Bir konu ya da nesnenin başlıca özelliklerini yansıtacak biçimde hazırlanmış taslağı. )


- HARKER-KASPER INEQUALITIES[İng.] / INÉGALITÉS DE HARKER-KASPER[Fr.] ile/değil/yerine/= HARKER-KASPER EŞİTSİZLİKLERİ


- HARKINS RULE[İng.] / RÈGLE D'HARKINS[Fr.] / HARKINS-REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= HARKİNS KURALI


- HARMANİ(YE)/PELERİN[Fr.] ile/değil/<> PARKA[İng.]

( Omuzlardan aşağı dökülen, geniş, kolsuz bir çeşit üstlük. İLE/DEĞİL/<> Genellikle, askerin, açık hava eğitimi ve manevra sırasında, kaput yerine giydiği, soğuğa karşı koruyucu bir çeşit üstlük. )


- HARMONIC ANALYSER[İng.] / HARMONISCHER ANALYSATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= HARMONİK ÇÖZÜMLEYİCİ


- HARMONIC DISTORTION[İng.] / DÉFORMATION HARMONIQUE[Fr.] / HARMONISCHE VERZERRUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HARMONİK BOZULMA


- HARMONIC FREQUENCY[İng.] / FRÉQUENCE HARMONIQUE[Fr.] / HARMONISCHE FREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= HARMONİK FREKANS


- HARMONIC OSCILLATOR[İng.] / OSCILLATEUR HARMONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= HARMONİK SALINGAÇ


- HARMONIC[İng.] / HARMONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= HARMONİK


- HARMONİK ile ARMONİKA ile HARMONİKLER ile UYUMLU ile ARMONİST ile UYUM ile UYUMLU HALE GETİRMEK ile UYUM


- HARMONY[İng.] / CONSONANCE[Fr.] / HARMONIE[Alm.] ile/değil/yerine/= UYUM


- HARRIS FLOW[İng.] / ÉCOULEMENT D'HARRIS[Fr.] / HARRIS-STRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HARRİS AKIŞI


- HARTMANN FLOW[İng.] / ÉCOULEMENT D'HARTMANN[Fr.] / HARTMANN-STRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HARTMANN AKIŞI


- HARTMANN FORMULA[İng.] / FORMULE D'HARTMANN[Fr.] / HARTMANN-FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= HARTMANN FORMÜLÜ


- HARTMANN NUMBER[İng.] / NOMBRE D'HARTMANN[Fr.] / HARTMANN-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= HARTMANN SAYISI


- HARTREE UNITS[İng.] / UNITÉS DE HARTREE[Fr.] / HARTREE-EINHEITEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HARTREE BİRİMLERİ


- HARTREE-FOCK APPROXIMATION[İng.] / APPROXIMATION D'HARTREE-FOCK[Fr.] ile/değil/yerine/= HARTREE-FOCK YAKLAŞIMI


- HARTREE-FOCK METHOD[İng.] / MÉTHODE DE HARTREE-FOCK[Fr.] ile/değil/yerine/= HARTREE-FOCK YÖNTEMİ


- HARTREE[İng.] / HARTREE[Fr.] / HARTREE[Alm.] ile/değil/yerine/= HARTREE


- HARUR KIYMETİ[Osm.] / CALORIFIC VALUE, HEATING VALUE[İng.] / VALEUR CALORIFIQUE, POUVOIR CALORIFIQUE[Fr.] / HEIZWERT/KALORIENWERT[Alm.] ile/değil/yerine/= KALORİ DEĞERİ


- HARURÎ[Osm.] / THERMAL[İng.] / THERMIQUE[Fr.] / THERMISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL


- HARVESTING[İng.] değil/yerine/= ELDE EDİM


- HAS GOT QUESTION vs. HAS GOT ANSWER


- HASAN ile HASAN ALİ ile HASAN ALİ Q|ZY|N ile HASAN MUHAMMED ile HASAN RIZA


- HASAR[Ar.]/DAMAGE[İng.] değil/yerine/= ZEDELENME


- HASAT ile HASAT EVİ ile BİÇERDÖVER ile HASATÇI


- HAŞEFE[Ar.]/GLANS[İng.] ile/ve/=/<>/hem de/ne de BIZIR/KLİTORİS[Yun.]

( GULFE[Ar.]: Haşefenin etrafında bulunan deri. )


- HASH FUNCTION[İng.] değil/yerine/= ÖZETLEME İŞLEVİ


- HASH[İng.] değil/yerine/= ÖZET DEĞER


- HASHISH, INDIAN HEMP[İng.] / CANNABIS, CHANURE INDIEN[Fr.] / HASCHISCH, INDISCHER HANF[Alm.] ile/değil/yerine/= HAŞHAŞ/HAŞİŞ, KANNABİS, HİNT KENEVİRİ


- HAŞİM ile HAŞİM AGHAJARİ ile HAŞİMİ ile HAŞİMİ RAFSANCANİ


- HAŞMAT ile HAŞMETULLAH


- HAŞMET ile HEYBET


- HASSAS/LIK ile DUYARLI/LIK


- HASSAS/LIK ile/ve/<> PAYLAŞIM


- HASSÂSİYET[Osm.] / SUSCEPTIBILITY[İng.] / SUSCEPTIBILITÉ[Fr.] / SUSZEPTIBILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ALINGANLIK, DUYARLILIK


- HASSASİYET ile/ve GÜÇ


- HASTA ile/ve/değil/<> FARKLI


- HASTA ile KÖTÜ TAVSİYE ile KÖTÜ YETİŞTİRİLMİŞ ile KÖTÜ DÜŞÜNÜLMÜŞ ile TALİHSİZ ile KÖTÜ TERCİH EDİLEN ile KÖTÜ KAZANILMIŞ ile KÖTÜ EŞLEŞME ile KÖTÜ MUAMELE


- HASTAHANE ve OKUL


- HASTALIK ile/ve/değil HASTA

( Hastalık yoktur, hasta vardır! [Her hastanın kendi özel/"karmaşık" durumu ve hastalığı vardır.] )


- HASTALIK ile HASTALIKLAR


- HASTALIK ile KALITSAL/IRSÎ HASTALIK


- HAT[Osm.] / LINE[İng.] / LINIE[Alm.] ile/değil/yerine/= HAT


- HAT/YÜZ ile/ve/||/<>/> SÜSLEME/BEZEME/TEZYÎN


- HAT ile HAD


- HATA BULUCU ile ARIZA BULMA


- HATA ile AÇIK, HESAP AÇIĞI


- HATA ile ARIZALI


- HATA ve/||/<>/< DENEME

( Hata yapmış olman, denediğin anlamına gelir. Denemeden, vazgeçme! )


- HATA ile HATASIZ ile HATA ORANI ile HATALI ile HATASIZ ile HATASIZLIK


- HATA ile HELÂK


- HATA ile/ve/değil İHMAL


- HATA ile/ve SONUÇ


- HATA ile TUTUM

( Aynı hatayı, iki kez yapamayız. Birincisi hataydı belki fakat ikincisi, artık bir yeğlemedir, yanlış bir tutumdur. )


- HATALI ile YANLIŞLIKLA


- HATIR ile DEĞER


- HATTAT ile KALİGRAFİ


- HAUTERIVIAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= HATERVİYAN EPOKU

( Günümüzden 132.900.000 ile 129.400.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HAÜY'S LAW[İng.] / LOI D'HAÜY[Fr.] / HAÜYSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= HAÜY YASASI


- HAVA (DURUMU) ile/ve/<>/değil İKLİM

( 21 - 22 derecenin altında ve üstünde olan ortamlarda, kişilerin, konu ne kadar önemli olursa olsun toplantılarda konuşmacıya beş dakikadan fazla odaklanamadıkları araştırmalar sonucu tespit edilmiştir. )

( Günümüz belediye yönetmeliklerinde, apartmanlardaki kalorifer kazanları ve ısılar için şu yönerge vardır: "Dışarıda havanın ısısı 17 derecenin altına düştüğünde kalorifer yakılmak zorundadır. Oda sıcaklıkları ortalama 21 - 22 derece dolayında olmalıdır." )

( Hayvanların iklimin genel gidişine göre doğurdukları ve doğacak yavru sayısını ayarladıkları tespit edilmiştir. )

( Bitki tohumlarının belirli bir ısı ve nem olmadıkça filizlenmediği bilinmektedir. )

( Ağustos böcekleri, 17 yıl toprak altında yetişir. Havanın 17 C olduğu günün gecesi dışarı/yüzeye çıkar. İki günde ağaçların tepesine ulaşmaya çalışırlar. )

( ERZE[Fars.]: Eski yönteme göre yeryüzünün bölündüğü yedi iklim.[yedi parçadan birinci iklim, ekvatora yakın olan bölge. )


- HAVA BASINCI[İng. AIR PRESSURE] ile/||/<> HAVA KÜTLESİ[İng. AIR MASS]

( Hava moleküllerinin, atmosferin içinde bulunan maddelere hava ağırlığından dolayı uyguladığı kuvvettir. 0°C'de ve deniz seviyesinde standart olarak 76 cmHg olarak ölçülür. 76 cmHg, yaklaşık 1 atmosferik basınç birimine (atm) ve 101325 Pascala eşdeğerdir. @@ Genellikle tutarlı bir sıcaklık ya da su buharı içeriğine sahip, bazen yüzlerce ya da binlerce kilometre kareyi kaplayan büyük hacimli havadır. Hava kütleleri genelde kıtasal, arktik ya da tropikal gibi kaynak türlerine göre sınıflandırılır. Hava kütleleri ya da diğer hava sistemleri, jet akımları ve atmosfer basınçtaki farklılıklarla Dünya yüzeyine yönlendirilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HAVA KESESİ ile AKCİĞERDEKİ HAVA KESECİĞİ


- HAVA PERU ile HAVA ile HAVA ÜSSÜ ile HAVA KESESİ ile KLİMA ile KLİMA ile HAVA AMBARGOSU ile HAVA KUVVETLERİ ile HAVA AĞIRLIĞI ile HAVA POSTASI ile HAVA CEBİ ile HAVA KİRLİLİĞİ ile HAVA POMPASI ile HAVA GEÇİRMEZ


- HAVA ile KUŞ YUVASI


- HAVACILIK ile HAVA KÜRESİ


- HAVARİ ile HAVARİLER


- HAVAYOLU ile HAVAYOLLARI