Bugün[10 Nisan 2026]
itibarı ile 23.950 başlık/FaRk ile birlikte,
23.950 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(31/97)


- EULER'S COORDINATES[İng.] / COORDONNÉES D'EULER[Fr.] / EULERSCHE KOORDINATEN[Alm.] ile/değil/yerine/= EULER KOORDİNATLARI


- EULER'S CORRELATION[İng.] / CORRÉLATION D'EULER[Fr.] / EULERSCHE KORRELATION[Alm.] ile/değil/yerine/= EULER BAĞINTISI


- EULER'S EQUATIONS[İng.] / ÉQUATIONS D'EULER[Fr.] ile/değil/yerine/= EULER DENKLEMLERİ


- EULER'S NUMBER[İng.] değil/yerine/= EULER SAYISI

( Matematikte doğal logaritmaların tabanı olarak bilinen ve değeri 2,71828... olan irrasyonel bir sayı. Genellikle "?" ile gösterilir. Sürekli bileşik faiz, türev ve integral hesaplamalarında sıkça kullanılır. Matematikte ve doğa bilimlerinde önemli bir yere sahiptir çünkü birçok doğal büyüme ve azalma süreçlerini modellemek için kullanılır. Ayrıca üstel fonksiyonların ve logaritmaların temelinde yer alır. Formülü aşağıdaki gibi gösterilir:

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- EUS/ENDOSCOPIC ULTRASOUND[İng.] değil/yerine/= ENDOSKOPİK ULTRASON, İÇ GÖREÇLEMEYLE ULTRASON


- EUSOCIAL[İng.] değil/yerine/= ÖSOSYAL

( Çakışan nesiller, ortak olarak yavru yetiştirme ve özelleşmiş eşeysel ve eşeysel olmayan görev dağılımları ile karakterize edilen sosyal yapılardır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- EUTECTIC ALLOY, EUROPIUM[İng.] / EUROPIUM[Fr./Alm.] ile/değil/yerine/= ÖTEKTİK ALAŞIM, EVROPİYUM, ÖROPYUM


- EUTECTOID[İng.] ile/değil/yerine/= ÖTEKTOİD


- EUTHERIA[İng.] değil/yerine/= ÖTERYA

( Memeliler sınıfından dişileri keseli olmayan canlılardır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- EV SAHİBİ ile REHİN ile REHİN ALINDI ile HOSTES


- EV ile EV SANATI ile EV MOBİLYALARI


- EV ve/||/<>/> EVRE


- EV ile MEMLEKET ile EV ARAZİSİ ile ANA KONUM ile VATAN ile EVSİZ ile EVSİZ KİŞİ ile EVSİZLİK ile SADE ile SINIF ODASI ile EVLER ile VATAN HASRETİ ile VATAN HASRETİ ile SADE ile ÇİFTLİK EVİ ile EVE DOĞRU


- EVAKÜASYON/EVACUATION[İng.] değil/yerine/= BOŞALTMA


- EVALÜASYON/EVALUATION[İng.] değil/yerine/= DEĞERLEME


- EVANTRASYON/EVENTRATION[İng.] değil/yerine/= KARIN DIŞINA ÇIKMA, EVİSERASYON


- EVAPORASYON/EVAPORATION[İng.] değil/yerine/= BUHARLAŞ(TIR)MA


- EVAPORATION PROCESS[İng.] / PROCESSUS D'ÉVAPORATION[Fr.] / VERDAMPFUNGSPROZESS[Alm.] ile/değil/yerine/= BUHARLAŞMA SÜRECİ


- EVAR/ENDOVASCULAR AORTIC ANEURYSM REPAIR[İng.] değil/yerine/= ENDOVASKÜLER AORT ANEVRİZMA TAMİRİ, DAMAR İÇİ ANA ATARDAMAR BALONCUĞU ONARIMI


- EVE'S CONSTANT[İng.] / CONSTANTE D'EVE[Fr.] / EVE-KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= EVE SABİTİ


- EVEN-EVEN NUCLEUS[İng.] / NOYAU PAIR-PAIR[Fr.] / GERADE-GERADE-KERN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT-ÇİFT ÇEKİRDEK


- EVENT/RECORDER EVENT RECORDER[İng.] değil/yerine/= OLAY KAYDEDER


- EVEREST ile DURMADAN ile DAİMA KALICI ile TERS ÇEVRİLEBİLİR ile EVERSİYON


- EVERSİYON/EVERSION[İng.] değil/yerine/= DIŞA DÖNDÜRME


- EVET ile MUTLAKA


- EVET = YES[İng.] = OUI[Fr.] = JA[Alm.] = SI[İt.] = SÍ[İsp.]


- EVETLEME, OLUMLAMA = İCAP, TASDİK = AFFIRMATION[İng., Fr.] = BEJAHUNG[Alm.] = AFFIRMATIO[Lat.] = AFIRMACIÓN[İsp.]


- EVİRME/EVİRTİM/YANSIMA = AKİS/İNİKÂS/İFRAĞ = CONVERSION[İng., Fr.] = KONVERSION[Alm.] = CONVERSIO[Lat.]


- EVİSERASYON/EVISCERATION[İng.] değil/yerine/= KARIN DIŞINA ÇIKIM


- EVJEN METHOD[İng.] / MÉTHODE D'EVJEN[Fr.] / EVJEN-METHODE, EVJENSCHES VERFAHREN[Alm.] ile/değil/yerine/= EVJEN YÖNTEMİ


- EVLAT EDİNMEK ile TAKMA AD BENİMSEMEK ile EVLAT EDİNME


- EVOK POTANSİYEL/EVOKED POTENTIAL[İng.] değil/yerine/= UYARILMIŞ GİZİL GÜÇ


- EVOLÜSYON/EVOLUTION[İng.] değil/yerine/= EVRİM


- EVREN/KÂİNAT ile DÜNYA


- EVREN ile/ve BEN/KİŞİ


- EVREN ile/ve BEN/KİŞİ


- EVREN ve/<> BEYİN

( Makro beyin. VE/<> Mikro evren. )


- EVREN = KÂİNAT = COSMOS[İng., Fr.] = KOSMOS[Alm.] = KOSMOS[Yun.]

( VAROLANLARIN HEPSİ | OLANLAR | AYALTI DÜNYA [olarak kabul edilirdi] )


- EVRENBİLİM = KEVNİYAT = COSMOLOGY[İng.] = COSMOLOGIE[Fr.] = KOSMOLOGIE[Alm.] = COSMOLOGIA[Lat.] = KOSMOLOGIA[Yun.]


- EVRENDOĞUM = KİYANİYAT, TEŞEKKÜL-İ ÂLEM = COSMOGONY[İng.] = COSMOGONIE[Fr.] = KOSMOGONIE[Alm.] = KOSMO-GONIA[Yun.]


- EVRENSEL/LİK ile KÜRESEL/LİK


- EVRENSEL ile KÜRESEL/KÜREVİ


- EVRENSEL ile/ve ORTAK


- EVRENSEL ile ORTAK


- EVRENSEL ile/ve/değil/yerine PAYLAŞILAN


- EVRENSEL ile/ve/değil/yerine PAYLAŞILAN


- EVRENSEL = UNIVERSAL[İng., Alm.] = GÉNÉRALE[Fr.] = UNIVERSALIS[Lat.]


- EVRENSELLEŞTİRME ile/ve SONSUZLAŞTIRMA


- EVRENSELLEŞTİRME ile/ve SONSUZLAŞTIRMA


- EVRİM AĞACI[İng. EVOLUTIONARY TREE] ile/||/<> ATASAL[İng. ANCESTRAL] ile/||/<> EDİNİLMİŞ[İng. ACQUIRED] ile/||/<> FİLOGENETİK[İng. PHYLOGENETIC] ile/||/<> FİLOGENETİK AĞAÇ[İng. PHYLOGENETIC TREE] ile/||/<> FOSİL[İng. FOSSIL] ile/||/<> KARDEŞ GRUPLAR[İng. SISTER GROUPS] ile/||/<> KARDEŞ TÜRLER[İng. SIBLING SPECIES/SISTER SPECIES] ile/||/<> PALEONTOLOJİ[İng. PALEONTOLOGY]

( Türlerin ya da popülasyonların birbirleriyle olan evrimsel ilişkilerini gösteren çizimlerdir. Belirli canlıları kapsayabileceği gibi, var olmuş, olan ve olacak olan tüm türleri de kapsamaktadır. Paleontolojik çalışmalarda atalar fosil kayıtlarından bilinebilir, ancak aynı zamanda günümüzdeki genetik, morfolojik, ekolojik, vb. özelliklerden de ortak ata tahminlerinde bulunulabilir. Aynı zamanda "filogenetik ağaç" olarak da bilinir. @@ Evrim Ağacı üzerinde, ortak atanın torun türlerle ortak olarak paylaştığı özellikler. Zıt anlamlısı edinilmiş ya da gelişmiştir. @@ Evrim Ağacı üzerinde ortak atanın sahip olmadığı; ancak torun türlerden biri ya da birkaçının sonradan edindiği özelliklerin her biridir. @@ Çeşitli organizma grupları arasındaki evrimsel ilişkinin araştırılmasını konu alan bilim dalıdır. Filogenetik ağaçlar ise (filogeni ağacı, evrim ağacı ya da yaşam ağacı olarak da bilinir), bu tarihi şematik olarak göstermemize yarayan araçlardır. @@ Türlerin ya da popülasyonların birbirleriyle olan evrimsel ilişkilerini gösteren bir çizimlerdir. Belirli canlıları kapsayabileceği gibi, var olmuş, olan ve olacak olan tüm türleri de kapsamaktadır. Paleontolojik çalışmalarda atalar fosil kayıtlarından bilinebilir, ancak aynı zamanda günümüzdeki genetik, morfolojik, ekolojik, vb. özelliklerden de ortak ata tahminlerinde bulunulabilir. Aynı zaman "evrim ağacı" olarak da bilinir. @@ Çökelti kayaçları ya da taşlar ile kayaların içinde rastlanan taşlaşmış, canlı parçaları ya da kalıntıları. "Taşıl" olarak da bilinir. @@ Bir evrim ağacı üzerinde aynı ortak atasal düğümden farklılaşmış tür grupları ve soy hatlarıdır. @@ Bir evrim ağacı üzerinde aynı atasal düğüm noktasından farklılaşmış türlerdir. @@ Fosiller üzerinde çalışan bilim alanı. Bu dalın uzmanları paleontolog olarak isimlendirilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- EVRİM EKONOMİSİ[İng. EVOLUTIONARY ECONOMICS] ile/||/<> YAŞAM TARİHİ[İng. LIFE HISTORY] ile/||/<> ZORUNLULUK[İng. NECESSITY]

( Bir bireyin, türün ya da popülasyonun ömürleri içinde olay ve olgulara harcadıkları zamanın ve enerjinin, evrimsel açıdan önemidir. Enerjiyi, çevresel ihtiyaç ve zorunluluklara en uygun kullanabilen bireyler, avantajlı konumda olacaklardır. Bu sebeple evrimsel anlamını yitirmiş organlar körelir, faydalı olanlar korunur. Ancak bu ekonomi, aynı zamanda "alışveriş ilkesi" (trade-off) dahilinde, bir yapının ne kadar gelişebileceğine de sınırlar koymuş olur.Evrimsel önemini yitirmiş organların körelmesi, bir bireyin yaşam tarihinin en önemli unsurlarındandır. Körelmenin sebebi, işe yaramayacak bir organın zigottan ölüme kadarlık ömür içinde üretilmesinin, büyütülmesinin, korunmasının, vb. süreçlerin son derece masraflı ve gereksiz olmasıdır. Bu yüzden, genetik yapısından ötürü bu gereksiz yapıları en az üreten, bunlara en az enerji ve zaman harcayan bireyler, en "körelmiş" biçimde üretebilen bireyler, evrim ekonomisi bakımından avantajlı konuma geçerler. Bu yüzden seçilim süreçleri, bu bireylerden yana işler. Nesilden nesile bu gereksiz yapılar körelir ve hatta yok olur. @@ Bir bireyin ömrü içinde zaman ve enerjisini nasıl ve ne için kullandığını gösteren şablondur. Evrimsel ekonomi, türün nasıl evrimleşeceğiyle doğrudan ilgili olduğundan, bireylerin yaşam tarihi de evrimsel süreçler ile doğrudan ilişkilidir. Zaman ve enerjinin kullanımına büyüme, onarım, yenilenme, yıkım, üreme, vb. olay ve olgular dahildir.Evrimsel önemini yitirmiş organların körelmesi, bir bireyin yaşam tarihinin en önemli unsurlarındandır. Körelmenin sebebi, işe yaramayacak bir organın zigottan ölüme kadarlık ömür içinde üretilmesinin, büyütülmesinin, korunmasının, vb. süreçlerin son derece masraflı ve gereksiz olmasıdır. Bu yüzden, genetik yapısından ötürü bu gereksiz yapıları en az üreten, bunlara en az enerji ve zaman harcayan bireyler, en "körelmiş" biçimde üretebilen bireyler, evrim ekonomisi bakımından avantajlı konuma geçerler. Bu yüzden seçilim süreçleri, bu bireylerden yana işler. Nesilden nesle bu gereksiz yapılar körelir ve hatta yok olur. @@ Zorunluluk, başka türlüsü düşünülemeyen ve tüm olanaklı dünyalarda aynı olan şeyi ifade etmektedir. Örneğin bir önerme zorunlu olarak doğruysa o önermenin yanlış olduğu düşünülemez. Zorunluluk kavramını hangi felsefe disiplini içinde inceleyeceğimize göre hakkında söyleyeceklerimiz değişmektedir. Zorunluluk kavramı, özellikle Kant’ın epistemolojisi bağlamında a priorilik ile özdeşleştirildiği için çağdaş epistemolojide de a priorilik tartışmaları içinde ele alınıp incelenmiştir. Kant sonrası analitik felsefede, zorunluluk ve a priorilik kavramları arasında bir ayrıma giden Kripke, a prioriliğin epistemolojik, zorunluluğun ise metafizik bir kavram olduğunu ileri sürmüştür. Bu ayrıma karşın örneğin Chisholm, zorunlu önermelerin var olduğunu ve bir kimsenin onu anlaması sonucunda doğru olduğunu anlaşılacağını dile getirerek ‘zorunlu olarak doğru olma’sı bakımından metafizik anlamını, ‘öznenin anlaması doğrultusunda doğruluğunu görmesi’ açısından ise epistemolojik anlamını kullanmıştır. O halde çağdaş epistemolojide zorunluluk, Kant’ın zorunluluğu ve a prioriliği özdeş tutması kadar içe içe tartışılmasa da, Kripke’nin ayrımına karşın, a priorilik zemininde tartışılmıştır. Çünkü metafiziğin ve mantık felsefenin kavramı olarak zorunluluğun epistemoloji içinde tartışılması için a priorilik gibi epistemolojik bir kavrama ihtiyaç vardır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- EVRİM GEÇİRMEK ile EVRİMLEŞTİ ile GELİŞEN


- EVRİM[İng. EVOLUTION] ile/||/<> ADAPTİF ÖZELLİK[İng. ADAPTIVE TRAIT] ile/||/<> ADAPTİF YAYILIM[İng. ADAPTIVE RADIATION] ile/||/<> AFİNİTE OLGUNLAŞMASI[İng. AFFINITY MATURATION] ile/||/<> AGNATHA

( En kısa tanımıyla evrim, popülasyon içi gen ve özellik dağılımlarının nesiller içerisindeki değişimidir. Bu tanımdaki her bir basamak, evrim için olmazsa olmazdır: @@ Bir canlının evrim sürecinde kazandığı ve gelişim sürecinde ortaya çıkan, bunun sonucunda o canlının hayatta kalma ve/veya üreme başarısını artıran nitelikleridir. @@ Bir türün kısa zaman içinde birçok farklı türe evrimleşmesi süreci. Bu evrimsel süreç, genellikle bir ortamdaki çeşitli ekolojik boşlukların doldurulması ya da yeni ortamlara uyum sağlanması sonucunda ortaya çıkmaktadır. Adaptif yayılım sürecine örnek olarak Hispaniola, Küba ve Bahamalar'dan gelen kahverengi anoller (Anolis sagrei), kabuk anolleri (Anolis distichus) ve şövalye anollerinin (Anolis equestris) Karayip Adaları'na yayılması verilebilir. @@ B gözelerinin belirli bir antijen için afinitelerini artırdığı süreçtir. B gözesi spesifisitesinin bu "ince ayarı", B gözesi reseptörlerinin somatik hipermutasyonunun tekrarlanan bir döngüsü ve ardından klonal seçilim yoluyla gerçekleşir. Moleküler düzeyde bir evrimsel mekanizmadır. @@ Latincede "çenesiz" anlamına gelen bir kelimedir. Taksonomide "çenesiz balıklar" süpersınıfı için kullanılır. Bu sınıf, omurgalılar içerisindeki en ilkin çenesiz hayvanları içerir. Yaklaşık 530 milyon yıl önce evrimleşmişlerdir ve günümüzde halen bulunan bir sınıftır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- EVRİM/EVOLASYON[İng. < EVOLUTION] ile DEĞİŞİNİM/MUTASYON

( Canlının tür olarak gelişmesi, bir canlıyı ötekilerden ayırt eden morfolojik ve fizyolojik karakterlerin gelişmesi yolunda geçirilen bir seri değişim. İLE Genetik yapıda, kendiliğinden ya da bir dış etken aracılığı ile ortaya çıkan değişiklik. | Doğada ve toplumda, niteliksel değişmelerin, yavaş yavaş değil birdenbire olması, bir şeyin, ortam ve koşullarını bulduğunda, birdenbire nitelik değiştirmesi. )

( 1500 milyon yıl ilâ 2 milyar yıl gerekir. )

( )

( )

( )


- EVRİM/SEL ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GELİŞİM/SEL

( )


- EVRİM ile/ve/değil/yerine DEĞİŞİKLİK


- EVRİM ile/ve/değil/yerine DEĞİŞİM


- EVRİM ile EVRİMSEL ile EVRİMSEL EĞİLİM


- EVRİM ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İLERLEME


- EVRİM = TEKÂMÜL = EVOLUTION[İng.] = ÉVOLUTION[Fr.] = ENTWICKLUNG, EVOLUTION[Alm.] = EVOLUTIO[Lat.] = EVOLUCIÓN[İsp.]


- EVRİMSEL AYRIKLIK[İng. EVOLUTIONARY DISTINCTIVENESS] ile/||/<> EVRİMSEL GELİŞİMSEL BİYOLOJİ (EVO-DEVO)[İng. EVOLUTIONARY DEVELOPMENTAL BIOLOGY (EVO-DEVO)] ile/||/<> EVRİMSEL SABİTLİK STRATEJİSİ (ESS)[İng. EVOLUTIONARILY STABLE STRATEGY]

( Tehlikede olan türleri belirlemek için kullanılan ölçeklendirme sistemi. Sistem bir türün evrimsel benzersizliği ve soyunun tükenme riskini ölçen bir değerlendirmedir. Koruma planlamalarında evrimsel önem ve soyun tükenme riski açısından türlerin önceliğini belirleyen metrik olma özelliği taşımakta. @@ Farklı organizmaların gelişme sürecini; bu organizmalar arasındaki atalarının ilişkisini inceleyen ve karşılaştıran, gelişimsel süreçlerin nasıl evrimleştiğini inceleyen bilim dalıdır. @@ Bu stratejiye göre, eğer bir populasyondaki bütün bireylerin sahip olduğu bir strateji varsa, bu strateji doğal seçilimle başka bir mutant strateji ile değiştirilemez.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- EVRİMSEL SÜREÇTE:
AŞAMALI/DERECELİ DENGE ile/ve/||/<> SIÇRAMALI DENGE

(

Evrimsel Süreçte Dereceli ve Sıçramalı Denge

Evrim Hızı ve Paternlerine İlişkin İki Temel Model

DERECELİ DENGE (Gradualism)

Önerici: Charles Darwin (1859)

Temel İlke: "Natura non facit saltum" (Doğa sıçrama yapmaz)

Tanım: Evrimsel değişimin sürekli, yavaş ve küçük adımlarla gerçekleştiği klasik evrim modeli

SIÇRAMALI DENGE (Punctuated Equilibrium)

Önericiler: Niles Eldredge & Stephen Jay Gould (1972)

Temel İlke: Uzun durağanlık + Kısa hızlı değişim

Tanım: Evrimsel değişimin uzun durağan dönemler ve kısa, hızlı değişim dönemleri ile karakterize olduğu model

Temel Karşılaştırma
Özellik Dereceli Denge Sıçramalı Denge
Değişim Hızı Sabit, yavaş Değişken, dönemsel hızlı
Zaman Ölçeği Milyonlarca yıl sürekli Binlerce yıl hızlı + milyonlarca yıl durağan
Morfolojik Değişim Sürekli, kademeli Ani, sonra sabit
Türleşme Paterni Anajenez (düz hat) Kladogenez (dallanma)
Ara Formlar Bol miktarda Nadir
Fosil Kaydı Yorumu Eksik veri sorunu Gerçek patern yansıması
Popülasyon Boyutu Büyük popülasyonlar Küçük, izole popülasyonlar
Mekanizma Farkları
Mekanizma Tipi Dereceli Denge Sıçramalı Denge
SELEKSİYON VE ADAPTASYON
Doğal Seçilim Sürekli işler Dönemsel yoğunlaşır
Çevresel Baskı Kademeli değişim Ani krizler
Adaptasyon Yavaş ve sürekli Hızlı ve sıçramalı
GENETİK MEKANİZMALAR
Gen Akışı Yüksek Düşük/Kesilmiş
Mutasyon Etkisi Küçük, birikimli Büyük etkili olabilir
Genetik Sürüklenme Minimal Önemli rol
Kurucu Etkisi Önemsiz Kritik
Fosil Kaydı Yorumları
Gözlem Dereceli Açıklama Sıçramalı Açıklama
Ara Form Azlığı Fossilleşme nadirdir, kayıt eksik Geçiş çok hızlıdır
Morfolojik Durağanlık Stabilize edici seçilim Gelişimsel homeostaz
Ani Görünümler Göç ya da eksik kayıt Gerçek hızlı türleşme
Coğrafi Paternler Kademeli yayılma Lokal türleşme + yayılma
Stratigrafik Boşluklar Sedimentasyon boşlukları Evrimsel stasis dönemleri
Kanıt ve Örnekler
Örnek Model Kanıt
DERECELİ DENGE ÖRNEKLERİ
Foraminiferler Dereceli Okyanus sedimentlerinde sürekli kayıt, kademeli morfolojik değişim
At Evrimi Dereceli Hyracotherium'dan Equus'a kademeli boyut ve diş değişimi
Darwin İspinozları Dereceli Gaga adaptasyonunda sürekli seleksiyon ve mikroevrim
SIÇRAMALI DENGE ÖRNEKLERİ
Kambriyen Patlaması Sıçramalı 540 milyon yıl önce ani çeşitlenme, yeni body planlar
Cichlid Balıkları Sıçramalı Afrika göllerinde binlerce yılda yüzlerce tür
Bryozoalar Sıçramalı Cheilostome türlerinde durağanlık + ani değişim
KARIŞIK PATERNLER
Memeliler Karışık Hem aşamalı, hem de sıçramalı örnekler
Türleşme Coğrafyası
Türleşme Tipi Aşamalı Model Sıçramalı Model
Simpatrik Aynı alanda yavaş ayrışma Nadir, hızlı ekolojik ayrışma
Allopatrik Coğrafi yalıtım + yavaş değişim Yalıtım + hızlı değişim
Parapatrik Komşu popülasyonlarda gradyan Sınır bölgelerinde hızlı değişim
Peripatrik Periferal populasyonlar yavaş ayrışır Küçük populasyonlarda hızlı evrim
Moleküler Genetik Kanıtlar
Bulgu Dereceli Destek Sıçramalı Destek
Moleküler Saat Sabit mutasyon oranı Değişken evrim hızı
Nötral Teori Sürekli genetik değişim Morfolojik durağanlık açıklar
Hox Genleri Kademeli değişim Ani fenotipik sıçrama
Gen Duplikasyonları Yavaş işlev değişimi Hızlı yenilik potansiyeli
Epigenetik Sürekli modifikasyon Ani fenotip değişimi
Farklı Taksonlarda Paternler
Takson Baskın Patern Açıklama
Memeliler Karışık Hem aşamalı, hem de sıçramalı örnekler bulunuyor
Kuşlar Daha sıçramalı Ada radyasyonları, hızlı adaptasyon
Böcekler Sıçramalı Metamorfoz, hızlı çeşitlenme
Bitkiler Daha aşamalı Sürekli morfolojik değişim
Mikroorganizmalar Çok hızlı Horizontal gen transferi, hızlı adaptasyon
Deniz Omurgasızları Değişken Öbeğe ve çevreye bağlı
Ekolojik Etmenler
Etmen Aşamalı Etki Sıçramalı Etki
İklim Değişimi Kademeli adaptasyon Kriz ve fırsat penceresi
Rekabet Sürekli seçilim baskısı Niş boşalması ve doldurma
Predasyon Evrimsel silahlanma yarışı Ani seçilim baskısı
Habitat Yavaş değişim Fragmentasyon, yalıtım
Kitlesel Yok Oluş Arka plan yok oluş Adaptif radyasyon fırsatı

Tarihsel Gelişim

  • 1859: Darwin - Türlerin Kökeni (Dereceli model)
  • 1940-1960: Modern Sentez - Dereceli model hakimiyeti
  • 1972: Eldredge & Gould - Sıçramalı denge önerisi
  • 1980-1990: Yoğun tartışmalar ve kanıt arayışı
  • 2000+: Entegre modeller, moleküler kanıtlar
1859
Darwin - Dereceli Model
1972
Eldredge & Gould - Sıçramalı Model
Milyon Yıl
Aşamalı Zaman Ölçeği
Bin Yıl
Sıçramalı Değişim Süresi

Aşamalı Denge Özellikleri

  • Sürekli ve yavaş değişim
  • Doğal seçilim sürekli işler
  • Küçük mutasyonların birikimi
  • Büyük popülasyonlar
  • Yüksek gen akışı
  • Ara formlar bol
  • Fosil kaydı eksik

Sıçramalı Denge Özellikleri

  • Uzun durağanlık dönemleri
  • Kısa hızlı değişim anları
  • Küçük yalıtılmış popülasyonlar
  • Kurucu etkisi önemli
  • Genetik sürüklenme etkili
  • Ara biçimler nadir
  • Fosil kaydı gerçeği yansıtır
Modern Sentez ve Gelecek
Uzlaşım Noktaları Açık Sorular Araştırma Yönleri
İki model birbirini dışlamaz Durağanlığın moleküler temeli? Genomik çözümlemeler
Farklı ölçeklerde farklı paternler Gelişimsel kısıtlamaların rolü? Evo-devo çalışmaları
Takson ve çevre özeli İklim değişimi etkisi? Deneysel evrim
Mekanizmalar çeşitli Genomik devrimlerin sıklığı? Paleogenomiks
)


- EWALD METHOD[İng.] / MÉTHODE D'EWALD[Fr.] / EWALD/SCHE METHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= EWALD YÖNTEMİ


- EWALD SPHERE[İng.] / SPHÈRE D'EWALD[Fr.] / EWALDSCHE KUGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= EWALD KÜRESİ


- EWALD-KORNFELD METHOD[İng.] / MÉTHODE D'EWALD-KORNFELD[Fr.] / EWALD-KORNFELD-METHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= EWALD-KORNFELD YÖNTEMİ


- EWENS-WATTERSON HOMOZYGOSITY TEST[İng.] değil/yerine/= EWENS-WATTERSON HOMOZİGOTLUK/NÖTRLÜK TESTİ

( Popülasyon genetiğinde sık kullanılan fakat istatistik olarak güçlü olmayan, bir lokusun seçilimini anlatan testtir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- EWING THEORY OF FERROMAGNETISM[İng.] / THÉORIE DU FERROMAGNÉTISME D'EWING[Fr.] / EWING-FERROMAGNETISMUS-THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= EWİNG FERROMANYETİZMA KURAMI


- EX ANTE PREVIOUSLY[İng.] değil/yerine/= ÖNCEDEN


- EX POST FROM BEHİND[İng.] değil/yerine/= GERÇEKLEŞEN


- EX VIVO[İng.] değil/yerine/= CANLI DIŞI


- EX VIVO[İng.] değil/yerine/= EX VİVO

( Latince’de “canlının dışında” anlamına gelen ex vivo, bilimsel araştırmalarda yapılan deneyin ya da çalışılan örneğin canlının dışında doğal ortama mümkün olduğunca benzer bir ortamda gerçekleştirildiğini ifade eder.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- EXAPTATION[İng.] değil/yerine/= EŞ ANLAMLAR: YENİDEN İŞLEV KAZANIMI, İŞLEVSEL DÖNÜŞÜM

( Latince Exaptatio Almanca Exaptation Fransızca Exaptation Evrimsel süreçte daha önce farklı bir işlev için oluşmuş yapıların, zamanla değişikliğe uğrayarak yeni işlevler kazanması.[1]

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- EXCEEDINGLY vs. EXCESSIVELY


- EXCEL ile MÜKEMMELLİK


- EXCEPTIONAL OR CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT OU EXCLUSIF[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZEL VEYA DEVRESİ


- EXCITABILITY[İng.] değil/yerine/= UYARILGANLIK


- EXCITATION ANODE[İng.] / ANODE DE L'EXCITATION[Fr.] / ERREGERANODE[Alm.] ile/değil/yerine/= UYARMA ANODU


- EXCITATION BAND[İng.] / BANDE DE L'EXCITATION[Fr.] / ANREGUNGSBAND[Alm.] ile/değil/yerine/= UYARMA BANDI


- EXCITATION ENERGY[İng.] / ÉNERGIE D'EXCITATION[Fr.] / ANREGUNGSENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= UYARMA ENERJİSİ


- EXCITATION FUNCTION[İng.] / FONCTION D'EXCITATION[Fr.] / ERREGUNGSFUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= UYARMA İŞLEVİ/FONKSİYONU


- EXCITATION POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL D'EXCITATION[Fr.] / ERREGUNGSPOTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= UYARMA POTANSİYELİ


- EXCITATION SPECTRUM[İng.] / SPECTRE D'EXCITATION[Fr.] / ERREGUNGSSPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= UYARMA TAYFI/SPEKTRUMU


- EXCITED ENERGY LEVEL[İng.] / NIVEAU D'ÉNERGIE EXCITÉ[Fr.] / ANGEREGTES ENERGIENIVEAU[Alm.] ile/değil/yerine/= UYARILMIŞ ENERJİ DÜZEYİ


- EXCITED STATE EFFECT[İng.] / EFFET D'ÉTAT EXCITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= UYARILMIŞ DURUM ETKİSİ


- EXCITED STATE[İng.] / ANGEREGTER ZUSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= UYARILMIŞ DURUM


- EXCITON[İng.] / EXCITON[Fr.] / EXZITON, EXCITON[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSİTON


- EXCLUSION PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE D'EXCLUSION[Fr.] / AUSSCHLIESSUNGSPRINZIP, AUSSERUNGSPRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= DIŞ(AR)LAMA İLKESİ


- EXCURSION[İng.] değil/yerine/= AÇILMA | GEZİNIM


- EXISTENTIAL NATURALISM[İng.] değil/yerine/= VAROLUŞSAL DOĞALCILIK

( Doğanın tamamının, var olanlardan ibaret olduğunu savunan felsefi duruştur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- EXOERGIC COLLISION[İng.] / COLLISION EXOÉNERGÉTIQUE[Fr.] / EXOERGER STOSS, EXOERGICZUSAMMENSTOSS[Alm.] ile/değil/yerine/= DIŞA DÖNÜK ÇARPIŞMA


- EXOPLANET[İng.] değil/yerine/= ÖTEGEZEGEN

( Güneş sistemi dışındaki gezegenlerdir. Bu tanıma hem diğer yıldızlar etrafında yörüngede olan hem de yıldızının yörüngesinden ayrılmış ya da galaksi merkezinin yörüngesinde olan "başıboş" gezegenler girer. Fakat diğer yıldızlar etrafındaki ötegezegenlerin keşfi gözlemsel olarak daha kolay olduğundan, bugüne kadar keşfedilen ötegezegenlerin çoğu yıldızların yörüngesindeki gezegenlerdir. Bu tür ötegezegenler, yıldızlarının rengindeki küçük renk değişimleri (yıldızlarını kütle çekimsel olarak salladıklarında) ya da parlaklık azalmaları (yıldızlarının önünden geçtiklerinde) incelenerek keşfedilmektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- EXOSPHERE[İng.] ile/değil/yerine/= EGZOSFER


- EXOTHERMIC REACTION[İng.] / EUTEKTISCHE LEGIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EKZOTERMİK TEPKİME


- EXOTHERMIC[İng.] / EXOTHERMIQUE[Fr.] / EXOTHERM[Alm.] ile/değil/yerine/= ISI VEREN, EKZOTERMİK


- EXPANDER[İng.] değil/yerine/= GENİŞLETICİ (DOKU, YAPI VB.)


- EXPANSION COEFFICIENT[İng.] / AUSDEHNUNGSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= GENLEŞME KATSAYISI


- EXPANSION OF GAS[İng.] / EXPANSION DES GAZ[Fr.] / GASAUSDEHNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZLARIN GENLEŞMESİ


- EXPANSION OF LIQUIDS[İng.] / EXPANSION DES LIQUIDES[Fr.] / FLÜSSIGKEITSAUSDEHNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SIVILARIN GENLEŞMESİ


- EXPERIMENT vs. EXPERIENCE


- EXPERIMENT[İng.] / EXPÉRIMENTONS[Fr.] / EXOTHERMISCHE REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= DENEY


- EXPERIMENTAL REACTOR[İng.] / VERSUCHSREAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= DENEME REAKTÖRÜ


- EXPERIMENTAL, EXPLOSION[İng.] / EXPERIMENTELL[Alm.] ile/değil/yerine/= DENEYSEL, PATLAMA


- EXPLOSIVES, PROPELLANT[İng.] ile/değil/yerine/= PATLAYICI


- EXPONENTIAL ASSEMBLY[İng.] / ASSEMBLAGE EXPONENTIELLE[Fr.] / EXPONENTIALSYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜSTEL SİSTEM


- EXPONENTIAL DECOMPOSITION[İng.] ile/değil/yerine/= ÜSTEL BOZUNMA


- EXPONENTIAL EXPERIMENT[İng.] / EXPÉRIENCE EXPONENTIELLE[Fr.] / EXPONENTIALEXPERIMENT, EXPONENTIALVERSUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜSTEL DENEY


- EXPONENTIAL WAVE[İng.] / ONDE EXPONENTIELLE[Fr.] / EXPONENTIALWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜSTEL DALGA


- EXPONENTIAL[İng.] / EXPONENTIELLE[Fr.] / EXPLOSION[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜSTEL


- EXPOSURE FACTOR[İng.] / FACTEUR D'EXPOSITION[Fr.] / BELICHTUNGFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞINLAMA FAKTÖRÜ


- EXPOSURE[İng.] / EXPOSITION[Fr.] / BELICHTUNG, STRAHLENBELASTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞINLAMA, MARUZ BIRAKMA


- EXPRESSIBILITY[İng.] değil/yerine/= İFADE EDİLEBİLİRLİK

( İfade edilen bir genin birey üzerindeki etkisidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- EXPRESSIVITY[İng.] değil/yerine/= EKSPRESİVİTE

( İfade edilen bir genin birey üzerindeki etkisidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- EXTANT SPECIES[İng.] değil/yerine/= BAKİ TÜR

( Günümüzde varlığını koruyabilmiş türlerdir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- EXTANT SPECIES[İng.] değil/yerine/= MEVCUT TÜR

( Günümüzde varlığını koruyabilmiş ve halen var olan türler.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- EXTENSIVE PROPERTY[İng.] ile/değil/yerine/= EKSTENSİF ÖZELLİK


- EXTINCTION COEFFICIENT[İng.] ile/değil/yerine/= SÖNÜMLENME KATSAYISI


- EXTINCTION[İng.] ile/değil/yerine/= SÖNÜMLENME


- EXTRACT[İng.] / EXTRAIT[Fr.] / EXTRACT, ESSENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZÜT


- EXTRACTION[İng.] / EXTRACTION[Fr.] / EXSICCATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZÜTLEME


- EXTRAORDINARY INDEX[İng.] / AUSSERORDENTLICHER INDEX[Alm.] ile/değil/yerine/= OLAĞAN DIŞI İNDİS


- EXTRAORDINARY RAY[İng.] / AUSSERORDENTLICHER STRAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= OLAĞAN DIŞI IŞIN


- EXTRAORDINARY WAVE[İng.] / ONDE EXTRAORDINAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= OLAĞAN DIŞI DALGA


- EXTRAPOLATION[İng.] / EXTRAKT[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSTRAPOLASYON, UZATIM


- EXTREMOPHILE[İng.] değil/yerine/= EKSTREMOFİL

( Aşırı koşullarda yaşayan mikroorganizmalar. Genellikle yüksek sıcaklık, yüksek tuzluluk, asidik ya da alkali pH, yüksek basınç gibi ekstrem çevresel etmenleri kapsar. Zorlu ortamlarda evrimleşmiş ve ekstremozim adı verilen enzimler sayesinde yaşamlarını sürdürmektedirler.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- EXTREMUM[İng.] / EXTREMUM[Fr.] / EXTREMUM[Alm.] ile/değil/yerine/= UÇ DEĞERLER


- EXTRINSIC PHOTOCONDUCTIVITY[İng.] / PHOTOCONDUCTIVITÉ EXTRINSÈQUE[Fr.] / STÖRSTELLEN-PHOTOLEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKILI FOTOİLETKENLİK


- EXTRINSIC PHOTOEMISSION[İng.] / PHOTOÉMISSION EXTRINSÈQUE[Fr.] / STÖRSTELLEN-PHOTOEMISSION[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKILI FOTO SALIM/YAYINI


- EXTRINSIC SEMICONDUCTOR[İng.] / SEMI-CONDUCTEUR DOPÉ[Fr.] / STÖRSTELLENHALBLEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKILI YARI İLETKEN


- EXTRUSION[İng.] / VERDRÄNGUNG, VERTREIBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EKSTRÜZYON


- EYALET ile/ve/değil COMMONWEALTH

( ... İLE/VE/DEĞİL Ortak rızayla oluşturulmuş siyasi topluluk. ["İngiliz Uluslar Topluluğu" değil!] )


- EYELINER[İng.] değil/yerine/= GÖZ KALEMİ


- EYEPIECE, OCULAR[İng.] / OCULAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= GÖZ MERCEĞİ


- EYLE! ve/||/<> GÖSTER! ve/||/<> KANITLA!

( Konuşmak yerine. VE/||/<> Söylemek yerine. VE/||/<> Söz vermek yerine. )

( Instead of talk! AND/||/<> Instead of say! AND/||/<> Instead of promise! )


- EYLEM/FİİL ile/ve ETKİNLİK/FAALİYET

( Tek. İLE/VE Çok. )

( Somut. İLE/VE Soyut. )

( Fizikteki simgesi: S )


- EYLEM ve BİRLİK


- EYLEM ile/ve/değil/yerine BÜTÜNLÜK İÇİNDE EYLEM


- EYLEM ile/ve/||/<>/> ETKİ


- EYLEM = FİİL = ACTION, ACTIVITY[İng.] = ACTION[Fr.] = AKTION, HANDLUNG[Alm.] = ACTION[Lat.] = ACCIÓN[İsp.]


- EYLEM ile/ve ÖZGÜRLEŞTİRİCİ EYLEM

( O, ırmağa götürür fakat geçiş size aittir. )


- EYLEM ile/ve UYGULAMA

( Doğruluk ve eylemin birliği! )

( Bencil olmayan ve arzudan arınmış eylem! )


- EYLEMCİL ÇEKİM -ile


- EYLEME = ACT, OPERATE[İng.] = AGIR[Fr.] = HANDELN[Alm.] = AGERE[Lat.] = OBRAR[İsp.]


- EYLEMSİ -ile


- EYLEMSİZ DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE ile/değil/yerine EYLEMLİ DÜŞÜNME/DÜŞÜNCE

( El duası olmadan, dil duası olmaz. )

( Yaparak başarırsınız, tartışıp çekişerek değil. )

( Kalbi değiştiren eylemdir. )

( Herşey yapıldığında zihin sessiz kalır. )

( Sağlam bir anlayışa sahip bir kişi, eylemden sakınmaz. )

( İnandığınızı yapın ve yaptığınıza inanın. Başka her şey enerji ve zaman savurganlığıdır. )

( Evinizin eşiğini temizlemeden, komşunuzun damındaki kardan şikâyet etmeyiniz. )


- EYLEMSİZLİK ile DEVRE DIŞI BIRAKMAK ile AKTİF DEĞİL ile HAREKETSİZLİK


- EYRING EQUATION[İng.] / ÉQUATION D'EYRING[Fr.] / EYRING-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EYRİNG DENKLEMİ


- EYRING THEORY[İng.] / THÉORIE D'EYRING[Fr.] / EYRING-THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= EYRİNG KURAMI


- EYTİŞİM(DİYALEKTİK) ile SÜREÇ(VETÎRE)


- EYTİŞİM(DİYALEKTİK) ile ZITLIK


- EYTİŞİM/DİYALEKTİK ile/ve DEVİM/DİNAMİK


- EYTİŞİM = FENN-İ MÜNAZARA, İLMİ- CEDEL, İLM-İ HİLAF Ü CEDEL = DIALECTIC[İng.] = DIALECTIQUE[Fr.] = DIALEKTIK[Alm.] = DIALEKTIKE[Yun.] = DIALECTO[İsp.]


- EZMEK ile EZİLMİŞ ile EZİLMİŞ ile KIRICI


- F CENTERS[İng.] / CENTRES-F[Fr.] ile/değil/yerine/= F MERKEZLERİ


- F-BAND[İng.] / BANDE-F[Fr.] / F-BAND[Alm.] ile/değil/yerine/= F BANDI


- F-BLOCK[İng.] ile/değil/yerine/= F-BLOKU


- F-LAYER[İng.] ile/değil/yerine/= F KATMANI


- F-NUMBER[İng.] / NOMBRE F[Fr.] / F-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= F SAYISI


- F-TEST[İng.] ile/değil/yerine/= F-TESTİ


- F1[İng.] değil/yerine/= F1

( İlk çaprazlama sonunda çıkan ilk filial (oğul ya da kız) melezler. Sonraki nesiller F2, F3 vb. Ile gösterilir. Kantitatif özellik lokusu (QTL) haritalaması ile hayvan çalışmalarında, fenotipin aşırı uçlarına (en düşük ve en yüksek kan basıncı gibi) sahip iki hayvan F1 dölünü oluşturmak üzere çiftleştirilir ve daha sonra F1 x F1 çiftleşmeleri, daha sonra haritalama çalışmaları için kullanılan geniş fenotip yelpazesine sahip F2 neslini oluşturur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- FAAL KULMA, HAREKETLENDİRME[Osm.] / ACTIVATION[İng.] / ACTIVATION[Fr.] / AKTIVIEREN[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİNLEŞTİRME/AKTİFLEŞTİRME


- FAAL[Osm.] / ACTIVE[İng./Fr.] / AKTIF, REAKTIONSFÄHIG[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİN/AKTİF


- FAALİYET[Ar.]/AKTİVİTE[Fr. < ACTIVITE | İng. < ACTIVITY] değil/yerine/= ETKİNLİK | EYLEM


- FABRY-PEROT INTERFEROMETER[İng.] / INTERFÉROMÈTRE DE FABRY-PEROT[Fr.] / FABRY-PEROT-INTERFEROMETER, FABRY-PEROT-INTERFERENZSPEKTROSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= FABRY-PEROT GİRİŞİMÖLÇERİ


- FACE CENTERED CUBIC STRUCTURE[İng.] ile/değil/yerine/= YÜZEY MERKEZLİ KÜBİK YAPI


- FACE-CENTERED CUBIC CRYSTAL[İng.] ile/değil/yerine/= YÜZEY MERKEZLİ KÜBİK KRİSTAL


- FACTORIAL[İng.] değil/yerine/= FAKTÖRİYEL

( Seçilen bir pozitif tam sayıdan 1'e kadar olan tüm pozitif tam sayıların çarpımıdır. Matematikte "!" işareti ile gösterilir. Gösterimi şöyledir:

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- FAGOSITOZ/PHAGOCYTOSIS[İng.] değil/yerine/= GÖZE YUTUMU


- FAHİŞE ile FAHİŞELİK


- FAHRENHAYT ile FAHRENHEİT ÖLÇEĞİ


- FAHRENHEIT SCALE[İng.] / ÉCHELLE FAHRENHEIT[Fr.] / FAHRENHEITSKALE, FAHRENHEIT-SKALE[Alm.] ile/değil/yerine/= FAHRENHEİT ÖLÇEĞİ


- FAHRENHEIT TEMPERATURE SCALE[İng.] / ÉCHELLE DE TEMPÉRATURE FAHRENHEIT[Fr.] ile/değil/yerine/= FAHRENHEİT SICAKLIK ÖLÇEĞİ


- FAHRENHEIT'S HYDROMETER[İng.] / HYDROMÈTRE DE FAHRENHEIT[Fr.] ile/değil/yerine/= FAHRENHEİT HİDROMETRESİ


- FÂİDE[Osm.] / EFFICIENCY[İng.] / RENDEMENT EN QUANTITÉ[Fr.] / GUTEVER, WIRKUNGSGRAD[Alm.] ile/değil/yerine/= VERİMLİLİK


- FAITH[İng.] ile/değil FATİH


- FAİZ ile HİZMET


- FAKTÖR[İng.] değil/yerine/= ETKEN/ETMEN


- FAKÜLTE ile KONUŞMA FAKÜLTESİ


- FALANKS/PHALANX[İng.] değil/yerine/= PARMAK KEMİĞİ


- FALCATE[İng.] değil/yerine/= FALKAT

( Ayası orak biçiminde kıvrık olan basit yaprak.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- FALLOUT[İng.] ile/değil/yerine/= SERPİNTİ


- FALSE CONSENSUS EFFECT[İng.] değil/yerine/= YANLIŞ ORTAKLIK ETKİSİ

( Başka insanlarla; davranış, tutum, inanç bakımından benzerliklerinin abartılması durumudur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- FAMENNIAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= FAMENİYAN EPOKU

( Günümüzden yaklaşık olarak 372.200.000 ile 358.900.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir. Bu zaman aralığı, çok önemli değişimler göstermemekle birlikte, farklı kaynaklarda biraz daha farklı olarak verilebilir. Kaynaklarda bir örneği görülebilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- FAMILYAL/FAMILIAL[İng.] değil/yerine/= AİLEVİ


- FAN ile HAYRAN OLMAK ile HAVALANDIRMAK


- FANATİK ile FANATİK ile FANATİZM


- FANATİZM[İng. FANATICISM | Fr. < FANATISME] değil/yerine/= BAĞNAZLIK


- FANNING FRICTION FACTOR[İng.] / FACTEUR DE FROTTEMENT DE FANNING[Fr.] / FANNING-REIBUNGSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= FANNİNG SÜRTÜNME KATSAYISI


- FANNING'S EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE FANNING[Fr.] / FANNING-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= FANNİNG DENKLEMİ


- FANNO FLOW[İng.] / ÉCOULEMENT DE FANNO[Fr.] / FANNO-STRÖMUNG, FANNO-FLUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= FANNO AKIŞI


- FANTASTİK ile FANTEZİ


- FANTOM/PHANTOM[İng.] değil/yerine/= HAYALET


- FAR ile/ve/||/<>/> FARK


- FARAD[İng.] / FARAD[Fr.] / FARAD[Alm.] ile/değil/yerine/= FARAD


- FARAD ile FARADİK


- FARADAIC CURRENT[İng.] ile/değil/yerine/= FARADAY AKIMI


- FARADAY BIREFRINGENCE[İng.] / BIRÉFRINGENCE DE FARADAY[Fr.] / FARADAYSCHE DOPPELBRECHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY ÇİFT KIRILMASI


- FARADAY CAGE[İng.] / CAGE DE FARADAY[Fr.] / FARADAYSCHER KÄFIG[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY KAFESİ


- FARADAY CONSTANT[İng.] ile/değil/yerine/= FARADAY SABİTİ


- FARADAY CYLINDER[İng.] / CYLINDRE DE FARADAY[Fr.] / FARADAYSCHER ZYLINDER[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY SİLİNDİRİ


- FARADAY DARK SPACE[İng.] / ESPACE SOMBRE DE FARADAY[Fr.] / FARADAYSCHER DUNKELRAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY KARANLIK BÖLGESİ


- FARADAY EFFECT[İng.] / EFFET FARADAY[Fr.] / FARADAY-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY ETKİSİ


- FARADAY TUBE[İng.] / TUBE DE FARADAY[Fr.] / FARADAY-RÖHRE, FARADAY-TUBE[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY TÜPÜ


- FARADAY'S DISC[İng.] / DISQUE DE FARADAY[Fr.] / FARADAYSCHE SCHEIBE, FARADAYSCHE RUNDSHEIBE[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY DİSKİ


- FARADAY'S LAW OF ELECTROLYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= FARADAY ELEKTROLİZ YASALARI/KANUNLARI


- FARADAY'S LAW OF INDUCTION[İng.] / FARADAYSCHES INDUKTIONSGESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY İNDÜKSİYON YASASI


- FARADAY'S LAWS OF ELECTROLYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= FARADAY ELEKTROLİZ YASALARI


- FARADAY[İng.] / FARADAY[Fr.] / FARADAY[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY


- FARADIC CURRENT[İng.] / COURANT FARADIQUE[Fr.] / FARADISCHER STROM, INDUKTIONSSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADİK AKIM


- FARAZÎ TEVETTÜR[Osm.] / FICTITIOUS POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL FICTIF, POTENTIEL IMAGE[Fr.] / EINGEBILDETES POTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖRÜNTÜ POTANSİYEL


- FARE ile KIR FARESİ/SİVRİ FARE/SOREKS

( ... İLE Uzun burunlu, hortum gibi burnu olan bir fare. Bir numaralı ölüm makinası. Her dakika bir canlı yemek zorundadır. )


- FARE ile MEEKAP/FİRAVUN FARESİ

( ... İLE Afrika'da, özellikle Mısır'da yaygın, kedi büyüklüğünde bir hayvan. )


- FARE ile SIÇAN

( Fareler, tüm kıtalarda yaşar. [5200 metreye kadar] )

( Gebelik süreleri 22-24 gündür. [Doğumdan 24 saat sonra gebeliğe uygun duruma gelir.][Yılda 60 kadar yavru doğurabilmektelerdir.] İLE ... )

( [Sans.] MUSH[< MUSHKA: Küçük fare. | Haya/testis. > MUSK (Misk geyiğinin erbezi benzeri salgı bezinden) > MUSCLE(< derinin altında fare/sperm gibi hareket etmekten)]: Fare. | Çalmak. [Fare için 40 ayrı sözcük kullanılır.] )

( Fare ile ... )


- FARK YARATMA ÇABASI yerine BÜTÜNÜ GÖRMEYE ÇALIŞMAK


- FARK/LI/LIK ile NİTELİK FARKI/FARKLILIĞI


- FARK ile AYKIRILIK(PARADOKS)

( "Ben, her zaman yalan söylerim." [Epimenides] )


- FARK ile BAĞLANTI


- FARK ile ÇELİŞKİ


- FARK ile/ve DEĞER


- FARK ile/ve DERİNLİK


- FARK ile/ve/=/||/<> DİKKAT


- FARK ile/ve/değil DİZİLİM


- FARK ile İKİLİK


- FARK ile KÂR


- FARK ile/ve MESAFE


- FARK ile ÖNEM


- FARK ile/ve/değil/yerine/en azından ORTAK NOKTA


- FARK ile ÖZELLİK


- FARK ile ZIT


- FARKETMEK ile/ve/<> FARK'I FARKETMEK


- FARKINDA OLMAK ile FARKINDALIK


- FARKINDALIK


- FARKINDALIK BİLİNÇ


- FARKINDALIK ile/ve/<> DAYANIŞMA


- FARKINDALIK ile/ve/||/<> MESAFELİ FARKINDALIK


- FARKINDALIK ile/ve/<> SEVGİ

( Farkındalık dinamiktir, sevgi ise varoluştur. )

( Farkındalık, eylem halindeki sevgidir. )


- FARKINDALIK ve/||/<> TUTUM ve/||/<> ÖZGÜNLÜK


- FARKINDALIK ile/ve/<> YOĞUNLAŞMA


- FaRkLaR (Kılavuzu/"Sözlüğü") ile/ve/<> FARKINDALIK


- FARKLAR ile/ve/değil/> FARKLILIK

( Farkın olumlu ya da olumsuz bir yönde olması/değerlendirilmesi gerekmeden sadece fark olarak! )


- FARKLI ile AYRI

( Farklıdır fakat ayrı değildir. )

( Nesneler ve kişiler farklılardır, fakat, onlar, ayrı değillerdir. )

( Pencere kapalı ya da açık olabilir ama güneş her zaman parlar. Bu tamamen oda için bir fark oluşturur, güneş için ise hiç. )

( Ayrılık duygusunu kaldırın, çatışma kalmayacaktır. )

( Ancak ayrılıkçılık ve çıkarcılık dünyada gerçek ıstırabın ortaya çıkmasına neden olur. )


- FARKLI ile BENZEŞME ile TAKLİT


- FARKLI ile/ve DEĞİŞİK


- FARKLI ile FARK ile GÖRÜŞ AYRILIĞI ile FARKLI ile FARKLILAŞMA ile TÜREVLENEBİLİR ile DİFERANSİYEL ile DİFERANSİYEL DİŞLİ ile FARKLILAŞTIRMAK ile FARKLILAŞMA ile FARKLILAŞTIRICI ile FARKLI


- FARKLI ile/ve İDDİALI


- FARKLI ile/ve ÖZEL


- FARKLI ile/ve SIRADIŞI


- FARKLILAŞMA[İng. DIFFERENTIATION] ile/||/<> ENDÜKSİYON[İng. INDUCTION] ile/||/<> F İSTATİSTİĞİ[İng. F STATISTICS] ile/||/<> F-İSTATİSTİKLERİ[İng. F-STATISTICS] ile/||/<> GAUSE KURALI[İng. GAUSE'S RULE]

( Ayrışmamış bir gözenin (örn; bir kök gözenin) vücuttaki spesifik bir gözeye dönüşme işlemine verilen addır. Farklılaşma, bir takım genlerin aktive olduğu, bazılarının inaktive olduğu karmaşık bir süreçtir. Bunun sonucunda farklılaşan bir göze spesifik bir yapıya bürünür ve belirli bir fonksiyonu vardır.Olgunlaşmış bir sinir gözesinin diğer sinir gözeleri ile iletişimi sağlamak üzere elektrokimyasal sinyal alıp vermeyi sağlayan ince, fiber dokuya benzeyen çıkıntıları vardır. Laboratuvar şartlarında bir kök göze diğer gözelere (örn; sinir, kalp ya da pankreas gözesine) dönüştürülebilir ve buna yönlendirilmiş (directed) farklılaşma denir. @@ Fizyolojik gelişme seyrinin tetiklenmesi. Embriyonal gelişmede embriyonun farklılaşması ve determinasyonu için önemli bir faktördür. @@ Wright'ın F-istatistiği olarak bilinen Sewall Wright (1969, 1978) tarafından geliştirilen genetik yapının ölçüldüğü bir istatistiktir. F-istatistikleri populasyon genetiğinde bir populasyonda beklenen muhtemel heterozigotluğu belirlemek için kullanılan bir istatistiktir. FST, toplam genetik varyansın (T alt simgesi) bir alt popülasyonda (S alt simge) bulunan toplam genetik varyansa oranıdır. Değerler 0'dan 1'e değişebilir. Yüksek FST, popülasyonlar arasında önemli derecede farklılaşma anlamına gelir. FIS (akrabalık katsayısı), bir bireyin buldundurduğu, alt popülasyondaki varyansın kendisindekine oranıdır. Yüksek FIS, yüksek akrabalık olduğunu gösterir. @@ Wright'ın F-istatistiği olarak da bilinen populasyon genetiğinde genetik çeşitliliği analiz etmek amacıyla Sewall Wright tarafından geliştirilmiştir. FST, alt popülasyonun toplam genetik varyansın toplam genetik varyansa oranıdır. Değeri 0 ile 1 arasında değişir. Bu değer ne kadar yüksekse populasyonlar arası farklılaşma o kadar fazladır. FIS (soy içi üreme katsayısı), bireyin genetik varyansının alt populasyonun genetik varyansına oranıdır. @@ İki tür aynı anda aynı yerde yaşayamaz (ekolojik olarak aynı türler aynı yaşam ortamında bir arada bulunamaz). Bu, yalnızca niş farklılaşmasının (gaga boyutundaki farklılık, kök derinlikleri, vb.) evrimiyle mümkündür.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- FARKLILIK ile AYRICALIK


- FARKLILIK ile/ve/<> FARKINDALIK

( Farklılık, sadece, farklı olmak isteğinden çıkmaz. Ancak, yaşam biçiminde (de) olursa farklılıktır. )


- FARKLILIKLAR değil FARKLAR

(

Kavram Açıklama Örnek Kullanım
Farklılık - Bir durum ya da nesnenin genel olarak farklı olma durmunu tanımlar.

- Soyut bir kavramdır ve tekil olarak kullanılır/kullanılmalıdır.
- "İki kültür arasındaki farklılık, oldukça dikkat çekiciydi."

- "Tasarımlardaki farklılık, genel estetik anlayışından kaynaklanıyor."
Farklar - Belirli iki ya da daha fazla nesne arasındaki somut ya da açık ayrımları tanımlar.

- Nesne ya da tek tek gözlemlenebilen durumlar için yeğlenir.
- "Bu iki öneri arasındaki farklar oldukça belirgindir."

- "Renkler arasındaki farklar, hemen göze çarpıyor."
"Farklılıklar" - En son/üst düşün(dür)me/soyutlama "-lık" ekinden sonra "-lar" çoğul ekinin kullanımı gereksiz/yanlıştır. Dil bilgisi hatasıdır.

- Yerine "farklılık" ya da "farklar" yeğlenmelidir.
- Hatalı örnek: İki çalışma arasındaki "farklılıklar", ayrıntılarıyla incelendi.

- Doğru: İki çalışma arasındaki farklar, ayrıntılarıyla incelendi.
)