İngilizce karşılıkları olan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 23.950 başlık/FaRk ile birlikte,
23.950 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(20/97)
- COULOMB REPULSION[İng.] / RÉPULSION DE COULOMB[Fr.] / COULOMB-ABSTOSSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= COULOMB İTMESİ
- COULOMB, C[İng.] ile/değil/yerine/= KULON, C
- COULOMB'S THEOREM[İng.] / THÉORÈME DE COULOMB[Fr.] / COULOMB-THEOREM[Alm.] ile/değil/yerine/= COULOMB KURAMI/TEOREMİ
- COULOMB[İng.] / COULOMB[Fr.] / COULOMB[Alm.] ile/değil/yerine/= KULOMB
- COULOMBMETER[İng.] / COULOMBMÈTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= KULOMBMETRE
- COULOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= KULOMETRE
- COULOMETRIC TITRATION[İng.] ile/değil/yerine/= KULOMETRİK TİTRASYON
- COUNTER ELECTRODE[İng.] / GEGEN ELECTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= KARŞIT ELEKTROT
- COUNTER-CLOCKWISE[İng.] ile/değil/yerine/= SAATİN TERS YÖNÜ
- COUNTER-ION LAYER[İng.] ile/değil/yerine/= KARŞI İYON TABAKASI
- COUNTERSTAIN[İng.] değil/yerine/= ZIT BOYA
( Bir kesitin farklı kısımlarına kontrast vermek için kullanılan bir boya.Hematoksilen boyası çekirdeği boyarken, eozin boyası sitoplazmayı boyar.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- COUPLED CIRCUITS[İng.] / GEKOPPELTE SCHALTUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞLENİK DEVRELER
- COUPLED FIELD VECTORS[İng.] / VECTEURS DE CHAMP COUPLÉS[Fr.] / GEKOPPELTE FELDVEKTOREN[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞLENİK ALAN VEKTÖRLERİ
- COUPLED MODES[İng.] / MODES COUPLÉS[Fr.] / GEKOPPELTE MODEN[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞLENİK KİPLER
- COUPLED OSCILLATOR[İng.] / OSCILLATEUR COUPLÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= EŞLENİK SALINGAÇ
- COUPLED TRANSISTORS[İng.] / TRANSISTORS COUPLÉS[Fr.] / GEKOPPELTE TRANSISTOREN[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞLENİK TRANSİSTÖRLER
- COUPLED WAVES[İng.] / ONDES COUPLÉES[Fr.] / GEKOPPELTE WELLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞLENİK DALGALAR
- COUPLING CONSTANT[İng.] / COEFFICIENT DU COUPLAGE[Fr.] / KOPPLUNGSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLAŞIM/ETKİLEŞME KATSAYISI
- COUPLING[İng.] / COUPLAGE[Fr.] / KOPPLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLAŞIM, EŞLEME
- COVALENT BOND[İng.] / LIAISON COVALENTE[Fr.] / ATOMBINDUNG, KOVALENTE BINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KOVALENT BAĞ
- COVALENT CRYSTAL[İng.] / CRISTAL COVALENT[Fr.] / KOVALENTER KRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= KOVALENT KRİSTAL
- ÇÖZELTİ ile ÇÖZÜNEN
( Çözünme işlemi sonucu oluşan, homojen karışım. İLE Çözücü içinde, bileşimi bozulmadan, dağılmış ve genellikle çözeltide, miktarca az olan madde. Katı-sıvı homojen karışımlarında, katı, sürekli olarak çözünendir. [%80'lik şeker çözeltisinde; çözünen, şeker; çözücü, sudur.] )
- ÇÖZÜLEMEZ ile KARARSIZ ile İRADE YİTİMİ ile KARARSIZLIK ile ÇÖZÜLEMEZ
- ÇÖZÜLEMEZ ile KARARSIZLIK ile KARARSIZ ile KARARSIZLIK
- ÇÖZÜLME ile/ve/||/<> DAĞILMA/DAĞILIM ile/ve/||/<> ERİME
( İki ya da daha fazla nesnenin bağdaşık moleküler karışımı. İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> Bir gaz, sıvı ya da katının, başka bir gaz, sıvı ya da katı içinde kimyasal bir değişikliğe uğramadan bağdaşık olarak dağılması. | İki ya da daha fazla nesnenin bağdaşık moleküler karışımı. )
- ÇÖZÜM ÜRETMEK ile/ve ÇÖZÜM OTURTMAK
- ÇÖZÜM ile/ve AÇIKLAMA
- ÇÖZÜM ile/ve/||/<>/< ANLAMAK
- ÇÖZÜM ile ÇARE
( Genel ya da kavramsal bir olguya işaret eder. İLE Belirli bir olgu ya da soruna işaret eder. )
( Çare/ler...
Bbiledegil.blogspot.com.tr/2015/02/careler.html )
- ÇÖZÜM ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÇÖZÜMLEME
( Çözümleme/sorgulama(analiz), her durum/konu/ayrıntı için söz konusuyken; ("kökten/toptan") "çözüm", her durum için olanaklı değildir.
Sorumluluğumuz ve önceliğimiz de
çözmek değil çözümlemektir.
Çözümleme varsa çözüm ya da ara çözüm de yakınında bir yerde bulunacaktır. )
- ÇÖZÜM ile İDEAL
- ÇÖZÜM ile/ve OYUN
- ÇÖZÜM = SOLUTION[İng.] = SOLUTION[Fr.] = LÖSUNG[Alm.] = SOLUZIONE[İt.] = SOLUCIÓN[İsp.]
- ÇÖZÜM ile/ve SONUÇ
- ÇÖZÜM ile/ve/değil/yerine/> SÜREKLİ/ESASLI/KALICI/KÖKLÜ/GERÇEK ÇÖZÜM
( Bir olay ya da kişinin bir durumu/sorunu ile sınırlı/özel kalabilen. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/> Sürekli ve her koşulda, herhangi bir özel durumla sınırlı kalmayacak sürekli/kalıcı olan. )
( Seninle. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/> Senden sonra da! )
( Ne olduğu. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/> Ne/nasıl[ne/yin asıl] olması gerektiği. )
- ÇÖZÜM ile/ve TEDBİR
- ÇÖZÜM ile YANIT
( Geciken yanıt yanlış yanıttır. )
( Bir sorunun doğru çözümü, onun ancak evrensel, tarafsız bir araştırma ve sorgulama içinde çözümlenmesiyle bulunabilir. )
( Her sorunun kökeni geçmişte, çözümü gelecektedir. )
- ÇÖZÜMLEME/ANALİZ ile/ve ELEŞTİRİ
- ÇÖZÜMLEME ile ETKİLE(N)ME
- ÇÖZÜMLEME ile/ve ÖZGÜRLEŞTİRME
- ÇÖZÜMLEME ile/ve RAHATLATMA
- ÇÖZÜMLEME = TAHLİL[Ar.] = ANALYSIS[İng.] = ANALYSE[Fr.] = ANALYSE[Alm.] = ANALYSIS < ANALYEIN[Yun.] = ANALIZAR[İsp.]
- ÇÖZÜMSÜZ ÇATIŞKI = TESAVİ-İ NAKİZEYN = ANTINOMY[İng.] = ANTINOMIE[Fr.] = ANTINOMIE[Alm.] = ANTI-NOMIA[Yun.]
- ÇÖZÜMSÜZ ile ÇÖZÜMSÜZLÜK ile ÇÖZÜNMEZ
- ÇÖZÜNEBİLİR ile ÇÖZÜNME ile ERİR ile ÇÖZÜNMEK ile ÇÖZÜNMÜŞ ile ÇÖZÜCÜ
- CPU ile GPU | ile/||/<> APU
( )
( [İşlevsellik]
Genellikle genel amaçlı işlemci birimleridir ve işletim sistemi, uygulamalar, hesaplamalar ve veri yönetimi gibi çeşitli görevleri yürütmek için kullanılır. İLE ... | İLE/||/<> CPU işlevlerinin yanı sıra grafik işleme görevlerini de üstlenir. [Hem CPU hem de GPU işlevlerini tek bir çip üzerinde birleştirir.] )
( [Performans]
Grafik işleme konusunda sınırlıdır ve daha karmaşık grafik işlemlerinde zayıf performansa sahiptir. İLE ... | İLE/||/<> Daha güçlü bir grafik işleme yeteneğine sahiptir ve oyunlar, video düzenleme, 3D modelleme gibi grafik yoğun görevleri daha iyi bir biçimde işleyebilir. )
( [Güç Tüketimi]
Genellikle enerji verimliliği odaklıdır ve daha az güç tüketme eğilimindedir. İLE ... | İLE/||/<> Grafik işleme yetenekleri nedeniyle CPU'lara göre daha fazla güç tüketebilir.[özellikle grafik yoğun görevlerde] )
( [Kullanım Alanları]
Ofis uygulamaları, web tarama, veritabanı yönetimi gibi grafik işlem gerektirmeyen görevler için uygundur. İLE ... | İLE/||/<> Oyun sistemleri, multimedya düzenleme, video oynatma ve öteki grafik yoğun uygulamalar için daha uygun bir seçenektir. )
( [Bedel]
Genellikle daha ucuzdur.[çünkü daha sade bir yapıya sahiptir.] İLE ... | İLE/||/<> Bütünleşik grafik yetenekleri nedeniyle CPU'lara göre daha pahalı olabilir. )
- CR-LAW[İng.] / LOI C-R[Fr.] / CR GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= CR YASASI
- CRACKING PATTERN[İng.] / MODÈLE DE CRACKING[Fr.] / KRACKING MODELL[Alm.] ile/değil/yerine/= PARÇALANMA DESENİ
- CRACKING., CRAQUAGE[Fr.] / KRACKEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KRAK(PETROL)
- CRACKING[İng.] ile/değil/yerine/= KRAKİNG (PETROL)
- CREPUSCULAR ANIMAL[İng.] değil/yerine/= KREPÜSKÜLER HAYVAN
( Krepüsküler hayvanlar, alacakaranlıkta (şafak ve alacakaranlık dönemlerinde) aktif olan hayvanlardır. Bununla birlikte, terim kesin değildir, çünkü bazı krepüsküler hayvanlar ay ışığı olan bir gecede ya da bulutlu bir gün boyunca aktif olabilirler. Matutinal terimi, sadece gün doğmadan önce aktif olan hayvanlar için kullanılırken, vespertin terimi sadece gün batımından sonra aktif olanlar için kullanılır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- CRESOL[İng.] / CRÉSOL[Fr.] / KRESOL, CRESOL[Alm.] ile/değil/yerine/= KREZOL
- CRITICAL ABSORPTION FREQUENCY[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK SOĞURMA SIKLIĞI
- CRITICAL ANGLE REFRACTOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK AÇI KIRILMAÖLÇERİ
- CRITICAL ANGLE[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK AÇI
- CRITICAL AREA[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK ALAN
- CRITICAL ASSEMBLY[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK DÜZENEK
- CRITICAL CONSTANT[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK SABİT
- CRITICAL CURRENT DENSITY[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK AKIM YOĞUNLUĞU
- CRITICAL CURRENT[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK AKIM
- CRITICAL DIMENSIONS, CRITICAL SIZES[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK BOYUTLAR
- CRITICAL EXPONENT[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK ÜS
- CRITICAL EXTINCTION[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK SÖNÜM
- CRITICAL FLOW[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK AKIŞ
- CRITICAL FREQUENCY[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK SIKLIK
- CRITICAL GRID CURRENT[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK IZGARA AKIMI
- CRITICAL GRID VOLTAGE[İng.] / TENSION CRITIQUE DE GRILLE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK IZGARA GERİLİMİ
- CRITICAL HEAT[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK ISI
- CRITICAL LOCUS[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK EĞRİ
- CRITICAL MAGNETIC FIELD[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK MANYETİK ALAN
- CRITICAL MAGNITUDE[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK BÜYÜKLÜK
- CRITICAL MASS[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK KÜTLE
- CRITICAL NEUTRON FLUX[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK NÖTRON AKISI
- CRITICAL OPALESCENCE[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK OPAKLIK
- CRITICAL POINT[İng.] / TEMPÉRATURE CRITIQUE DE SOLUTION[Fr.] / KRITISCHER PUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK/KRİTİK NOKTA
- CRITICAL POTENTIAL[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK POTANSİYEL
- CRITICAL PRESSURE RATIO[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK BASINÇ ORANI
- CRITICAL PRESSURE[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK BASINÇ
- CRITICAL PROPERTIES[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK ÖZELLİKLER
- CRITICAL RATIO[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK ORAN
- CRITICAL REACTOR[İng.] / RÉACTEUR CRITIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK TEPKİLEŞİM/REAKTÖR
- CRITICAL REYNOLDS NUMBER[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK REYNOLDS SAYISI
- CRITICAL SOLUTION TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE CRITIQUE DE SOLUTION[Fr.] / KRITISCHE LÖSUNGSSTEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK/KRİTİK ÇÖZELTİ SICAKLIĞI
- CRITICAL STATE[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK DURUM
- CRITICAL TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE CRITIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK SICAKLIK
- CRITICAL VALUE[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK DEĞER
- CRITICAL VOLTAGE PARABOLA[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK GERİLİM PARABOLİ
- CRITICAL VOLTAGE[İng.] / TENSION CRITIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK GERİLİM
- CRITICAL VOLUME[İng.] / VOLUME CRITIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK HACİM
- CRITICAL WAVELENGTH[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK DALGA BOYU
- CRITICALITY EQUATION[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİKLİK DENKLEMİ
- CRITICALITY EXPERIMENT[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİKLİK DENEYİ
- CRITICALITY[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİKLİK
- CROCCO'S EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE CROCCO[Fr.] ile/değil/yerine/= CROCCO DENKLEMİ
- CROOKES CAMI ile/||/<> CROOKES KARANLIK BÖLGESİ / KATOT KARANLIK BÖLGESİ ile/||/<> CROOKES RADYOMETRESİ ile/||/<> CROOKES TÜPÜ
( Seryum ve öteki nadir toprak öğelerinden oluşan, soğurduğu mor ötesi ışınları yüksek düzeyde tutan (geçirmeyen) bir cam türü. İLE/||/<> Güneşten gelen radyant enerjiyi göstermek için kullanılan vakumlu bir tüp içine yerleştirilmiş, ön yüzleri parlatılmış, arka yüzleri karartılmış dört düşey kanatçıktan oluşan düşey eksenli çark. İLE/||/<> Katot ışınlarının özelliklerini incelemek üzere Crookes tarafından kullanılan, bir tarafında katodu yassı alüminyum diskten öteki tarafında da anodu bir telden olumuş düşük basınçlı bir gaz boşalmalı tüp. )
- CROOKES GLASS[İng.] / VERRE DE CROOKES[Fr.] ile/değil/yerine/= CROOKES CAMI
- CROOKES RADIOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= CROOKES IŞINIMÖLÇERİ
- CROOKES TUBE[İng.] / TUBE DE CROOKES[Fr.] / CROOKES-RÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= CROOKES TÜPÜ
- CROP[İng.] değil/yerine/= KURSAK
( Kuşlarda bulunan yemek borusunun kese benzeri bir uzantısıdır. Sindirimden önce yiyecekleri saklamak için kullanılır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- CROSS PRODUCT[İng.] ile/değil/yerine/= ÇAPRAZ ÇARPIM
- CROSS-SECTION[İng.] / SECTION EFFICACE[Fr.] / QUERSCHNITT, WIRKUNGSQUERSCHNITT[Alm.] ile/değil/yerine/= TESİR KESİTİ
- CROWN ETHER[İng.] ile/değil/yerine/= TAÇ ETER
- CROWN[İng.] / COURONNE[Fr.] / KRONE[Alm.] ile/değil/yerine/= TAÇ
- CRUCIBLE[İng.] / CREUSET DE FUSION[Fr.] / SCHMELZTIEGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= KROZE
- CRUDE[İng.] / BRUT[Fr.] / ROH[Alm.] ile/değil/yerine/= HAM
- CRYOCHEMISTRY[İng.] ile/değil/yerine/= KRİYOKİMYA
- CRYOELECTRONICS[İng.] / CRYOÉLECTRONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KRİYOELEKTRONİK
- CRYOGENIC COIL[İng.] ile/değil/yerine/= KRİYOJENİK BOBİN
- CRYOGENIC FLUID[İng.] / FLUIDE CRYOGÉNIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KRİYOJENİK AKIŞKAN
- CRYOGENIC TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE CRYOGÉNIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KRİYOJENİK SICAKLIK
- CRYOGENIN, KRYOGENIN[İng.] ile/değil/yerine/= KRİYOJENİN
- CRYOHYDRATE POINT[İng.] ile/değil/yerine/= KRİYOHİDRAT NOKTASI
- CRYOHYDRATE[İng.] ile/değil/yerine/= KRİYOHİDRAT
- CRYOLITE[İng.] / CRYOLITE[Fr.] / KRYOLITH, EISSTEIN, GRÖNLANDSPAT[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİYOLİT
- CRYOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= KRİYOMETRE
- CRYOSCOPE[İng.] / CRYOSCOPIE[Fr.] / GEFRIERPUNKTMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİYOSKOP
- CRYOSCOPIC METHOD[İng.] / MÉTHODE CRYOSCOPIQUE[Fr.] / GEFRIERPUNKTTMESSMETHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİYOSKOPİK YÖNTEM
- CRYOSCOPY[İng.] ile/değil/yerine/= KRİYOSKOPİ
- CRYOSTAT[İng.] / CRYOSTAT[Fr.] ile/değil/yerine/= KRİYOSTAT
- CRYOTRON[İng.] / CRYOTRON[Fr.] ile/değil/yerine/= KRİYOTRON
- CRYOTRONICS[İng.] ile/değil/yerine/= KRİYOTRONİK
- CRYPSIS[İng.] değil/yerine/= KRİPSİS
( Özellikle otçullar ve avcılardan kaçınmak için kullanılan morfolojik adaptasyonlar; bir kamuflaj çeşidi.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- CRYPTIC ENZYME[İng.] değil/yerine/= GİZLİ ENZİM
( Şartların değiştiği ve uygun hale geldiği anda faaliyet gösteren enzimlerdir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- CRYPTIC SPECIES[İng.] değil/yerine/= ŞİFRELİ TÜRLER
( Morfolojik olarak birbirlerinden ayırt edilemeyen; ancak şarkıları, çağırma tipleri, kokuları ve diğer özellikleri bakımından birbirlerinden ayrılmış türlerdir.Kuşlarda ve bazı bitkilerde bu durum sıklıkla görülür. Dış görünüşü birbirinin aynı olan iki canlı, tamamen farklı türler olabilirler.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- CRYSTAL ANISOTROPY[İng.] / ANISOTROPIE DU CRISTAL[Fr.] / KRISTALLANISOTROPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİSTAL ANİZOTROPİSİ
- CRYSTAL AXIS[İng.] / AXE DU CRISTAL[Fr.] / KRISTALLACHSE[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİSTAL EKSENİ
- CRYSTAL CLASSES[İng.] / CLASSES DE CRISTAL[Fr.] / KRISTALLKATEGORIEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİSTAL SINIFLARI
- CRYSTAL COUNTER[İng.] / COMPTEUR EN CRISTAL[Fr.] / KRISTALLZÄHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİSTAL SAYACI
- CRYSTAL DEFECT[İng.] / DÉFAUT CRISTALLIN[Fr.] / KRISTALLDEFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİSTAL KUSURU
- CRYSTAL DIFFRACTION[İng.] / DIFFRACTION PAR LES CRISTAUX[Fr.] / KRISTALLBEUGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİSTAL KIRINIMI
- CRYSTAL DYNAMICS[İng.] / DYNAMIQUE DU CRISTAL[Fr.] / KRISTALLDYNAMIK[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİSTAL DİNAMİĞİ
- CRYSTAL GRATING[İng.] ile/değil/yerine/= KRİSTAL AĞI
- CRYSTAL OPTICS[İng.] / OPTIQUE CRISTALLINE[Fr.] / KRISTALLOPTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİSTAL OPTİĞİ
- CRYSTAL SYMMETRY[İng.] / SYMÉTRIE CRISTALLINE[Fr.] / KRISTALLSYMMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİSTAL SİMETRİSİ
- CRYSTAL/LINE LASER[İng.] / LASER À CRISTAL[Fr.] / KRISTALLLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİSTAL LAZER
- CRYSTALLIZATION[İng.] / CRYSTALLIZATION[Fr.] / KRISTALLIZATION[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİSTALLEŞME
- CUBIC CLEAVAGE[İng.] / FENDILLEMENT CUBIQUE[Fr.] / KUBIKSPALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜBİK YARILMA
- CUBIC CRYSTAL[İng.] / CRISTAL CUBIQUE[Fr.] / KUBIKKRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜBİK KRİSTAL
- ÇUBUK ile ÇUBUK GRAFİK ile ÇUBUK YAZICI ile BARİYER
- CÜCE[Fars. < CİVCİV] ve/< DEV[Fars. < DÎV]
- CÜCE ile CÜCE GÜLBAY ile CÜCELİK
- ÇUKUR ile HENDEK[Ar. < HANDAK]
( Eski astronomi âlimleri gök cisimlerini gözlemek için kuyular kazıp bunların içinde çalışırlardı. )
( Çevresine göre aşağı çökmüş olan yer. | Çene ve yanaktaki gamze. | Mezar. İLE Geçmeye engel olacak biçimde uzunlamasına kazılmış derin çukur. )
- ÇUKURCUK/GAMZE[Fars.]/DIMPL/E[İng.] ile/ve/değil GAMZE[Fars.]
( Yanaktaki çukur. İLE/VE [Divan edb.] Sevgilinin süzgün bakışı. | Birkaç anlama gelebilen bakış. )
- CUM GRANO SALIS[İng.] değil/yerine/= CUM GRANO SALİS
( Latince, "bir buz tanesi ile" demek olan kalıptır. İronik anlamda ve dinleyicileri söylenenin ya da söylemin her noktada doğruları içermediğine dikkat çekmek için kullanılır. Türkçede benzer anlamda "kaydı ihtiyat ile" sözü vardır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ÇÜNKÜ ile YÜZÜNDEN
- CUPFERRON[İng.] ile/değil/yerine/= KUPFERON
- CUPRIC[İng.] ile/değil/yerine/= BAKIR(II)
- CUPRITE[İng.] / CUPRITE[Fr.] / CUPRIT, KUPFERBLÜTE[Alm.] ile/değil/yerine/= KUPRİT
- CUPROUS[İng.] ile/değil/yerine/= BAKIR(I)
- CURATIVE[İng.] değil/yerine/= KÜRATİF
( Tedavi edici, hastalığı iyileştirici anlamına gelir. Küratif tedavi, hastalığı, geride hiçbir sekil kalmayacak biçimde tedavi etmeyi ifade eder.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- CÜRET ile/değil/yerine CESÂRET
- CÜRETKAR ile CESARET
- CURİE / KÜRİ ile/||/<> CURİE NOKTASI ile/||/<> CURİE SABİTİ ile/||/<> CURİE SICAKLIĞI / CURİE NOKTASI ile/||/<> CURİE SICAKLIK ÖLÇEĞİ ile/||/<> CURİE TERAZİSİ ile/||/<> CURİE WEİSS YASASI ile/||/<> CURİE YASASI
- CURIE BALANCE[İng.] / BALANCE DE CURIE[Fr.] / CURIE-WAAGE[Alm.] ile/değil/yerine/= CURİE TERAZİSİ
- CURIE CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE CURIE[Fr.] / CURIE-KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= CURİE SABİTİ
- CURIE POINT[İng.] / POINT DE CURIE[Fr.] / CURIE-PUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= CURİE NOKTASI
- CURIE TEMPERATURE SCALE[İng.] / ÉCHELLE DE TEMPÉRATURE DE CURIE[Fr.] / CURIE-TEMPERATURCALA[Alm.] ile/değil/yerine/= CURİE SICAKLIK ÖLÇEĞİ
- CURIE-WEISS LAW[İng.] / LOI DE CURIE-WEISS[Fr.] / CURIE-WEISSHES-GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= CURİE-WEİSS YASASI
- CURIE'S LAW[İng.] / LOI DE CURIE[Fr.] / CURIE-GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= CURİE YASASI
- CURIE[İng.] / CURIE[Fr.] ile/değil/yerine/= KÜRİ
- CURIUM[İng.] / CURIUM[Fr.] / CURIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜRİYUM/KÜRYUM
- CURRENT ATTENUATION[İng.] / ATTÉNUATION DU COURANT[Fr.] / STROMSCHWÄCHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIM ZAYIFLAMASI
- CURRENT BALANCE[İng.] / BALANCE DU COURANT[Fr.] / ELEKTRISCHER AUSGLEICH, STROMWAAGE[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIM TERAZİSİ
- CURRENT COIL[İng.] ile/değil/yerine/= AKIM BOBİNİ
- CURRENT DENSITY[İng.] / DENSITÉ DE COURANT[Fr.] / STROMDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIM YOĞUNLUĞU
- CURRENT INTENSITY[İng.] ile/değil/yerine/= AKIM YEĞİNLİĞİ
- CURRENT LOSS[İng.] / STROMVERLUST[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIM KAYBI
- CURRENT RELAY[İng.] / RELAIS DE COURANT[Fr.] / STROMRELAIS[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIM RÖLESİ
- CURRENT TRANSFORMER[İng.] / TRANSFORMATEUR DE COURANT[Fr.] / STROMTRANSFORMATOR, STROMWANDLER[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIM TRAFOSU
- CÜRÛF[Ar.] ile CÜRÜF[Ar.]
( Maden posası, dışık. Erimiş malzemelerin yüzeyindeki safsızlık. İLE Yar, uçurum. )
- ÇÜRÜK ile MORARMIŞ ile MORARMA
- ÇÜRÜMEK ile ÇÜRÜYEBİLİR ile ÇÜRÜMÜŞ ile ÇÜRÜK DİŞ
- ÇÜRÜTME ile YALANLAMAK
- CUT AND BURN[İng.] değil/yerine/= KES VE YAK
( geleneksel tarla açama yöntemi. Ağaçlar ve yoğun bitki örtüsünün önce baltalar, palalarla kesilip; ardından yakılması işlemi. Yakılmış bitki örtüsünün külü; kalan güdük ağaçların dibine ekilen tarımsal ürünlere gübre oluyor. Herhangi başka bir gübre kullanılmadığı için; hasat miktarı azaldığı için arsalar birkaç yıl sonra terk ediliyor, açıklandırma başka bir yere taşınıyor.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- CUT OFF BIAS[İng.] ile/değil/yerine/= KESİM BESLEMESİ
- CUT-OFF PARABOLA[İng.] ile/değil/yerine/= KESİM PARABOLİ
- CUTICLE[İng.] değil/yerine/= KÜTİKÜL
( Yaprakların her iki yüzünde bulunan ve suyu sızdırmadığı için bitkinin kurumasına engel olan ince zar.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- CÜZ-İ LÂYETECEZZÂ[Osm.] / ELEMENTARY PARTICLE[İng.] / PARTICULE ÉLÉMENTAIRE[Fr.] / GRUNDLEGENDER PARTIKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= TEMEL PARÇACIK/TANECİK
- CÜZAMLI ile CÜZZAMLI KOLONİ
- CÜZZAMLI ile CÜZZAM ile CÜZZAM
- CYANINE DYE[İng.] ile/değil/yerine/= SİYANİN BOYAR NESNESİ
- CYCLIC COMPOUND[İng.] / COMPOSE CYCLIQUE[Fr.] / ZYKLISCHE VERBINDUNG, RING VERBINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HALKALI BİLEŞİK
- CYCLOHEXANE[İng.] değil/yerine/= SİKLOHEKZAN
( C₆H₁₂ moleküler formülüne sahip bir sikloalkandır. Renksiz, yanıcı bir sıvıdır. Parlama noktası -20 C°, özkütlesi 779 kg/m3, molar kütlesi ise 84,16 g/mol'dür. Naylon yapımında, adipik asit ve kaprolaktam üretiminde kullanılır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- CYCLOOLEFIN[İng.] ile/değil/yerine/= SİKLOOLEFİN
- CYCLOPARAFFIN[İng.] / CYCLOPARAFFIN[Fr.] / CYCLOPARAFFIN[Alm.] ile/değil/yerine/= SİKLOPARAFİN
- CYCLOPROPANE[İng.] / CYCLOPROPANE[Fr.] / CYCLOPROPAN[Alm.] ile/değil/yerine/= SİKLOPROPAN
- CYCLOTRON EMISSION[İng.] ile/değil/yerine/= SİKLOTRON SALIMI
- CYCLOTRON FREQUENCY[İng.] ile/değil/yerine/= SİKLOTRON SIKLIĞI
- CYCLOTRON RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT DE CYCLOTRON[Fr.] / ZYKLOTRONSTRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SİKLOTRON IŞINIMI
- CYCLOTRON RESONANCE[İng.] / RÉSONANCE CYCLOTRON[Fr.] / ZYKLOTRONRESONANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= SİKLOTRON REZONANSI
- CYCLOTRON WAVE[İng.] / ONDE CYCLOTRON[Fr.] ile/değil/yerine/= SİKLOTRON DALGASI
- CYCLOTRON[İng.] / CYCLOTRON[Fr.] / ZYKLOTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= SİKLOTRON
- CYLINDRICAL CAPACITOR[İng.] / CONDENSATEUR CYLINDRIQUE[Fr.] / ZYLINDERKONDENSATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLİNDİRİK SIĞAÇ
- CYLINDRICAL COORDINATE SYSTEM[İng.] değil/yerine/= SİLİNDİRİK KOORDİNAT SİSTEMİ
( Üç boyutlu uzaydaki bir noktanın yerini tanımlamak için kullanılan bir koordinat sistemi. Bu sistem, kartezyen koordinat sisteminden farklı olarak, dairesel bir referans alınarak noktaların konumunu ifade eder. Silindirik koordinatlar şu üç bileşenden oluşur:
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- CYLINDRICAL COORDINATES[İng.] / COORDONNÉES CYLINDRIQUES[Fr.] / ZYLINDERKOORDINATEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLİNDİRİK KOORDİNATLAR
- CYSTEINE[İng.] ile/değil/yerine/= SİSTEİN
- CYSTINE[İng.] / CYSTINE[Fr.] / CYSTIN[Alm.] ile/değil/yerine/= SİSTİN
- CYTOCHEMISTRY[İng.] ile/değil/yerine/= SİTOKİMYA
- CYTOCHROME[İng.] / CYTOCHROME[Fr.] / ZELLFARBSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= SİTOKROM
- D SHAPE ELECTRODE[İng.] / DEE, D-FORME ELEKTRODE, D-FÖRMIGE ELEKTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= D BİÇİMLİ ELEKTROT
- D-BLOCK[İng.] ile/değil/yerine/= D-BLOKU
- D-CABLE[İng.] / CÂBLE-D[Fr.] ile/değil/yerine/= D KABLOSU
- D-ELECTRON[İng.] / ÉLECTRON D[Fr.] / D-ELEKTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= D ELEKTRONU
- D-LAYER[İng.] / D-SCHICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= D KATMANI
- D-LINES[İng.] / RAIES D[Fr.] / D-ZEILEN, D-LINIEN[Alm.] ile/değil/yerine/= D ÇİZGİLERİ
- D'ALEMBERT'S PARADOX[İng.] / PARADOXE DE D'ALEMBERT[Fr.] ile/değil/yerine/= D'ALEMBERT PARADOKSU
- D'ALEMBERT'S PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE DE D'ALEMBERT[Fr.] / D'ALEMBERT-PRINZIP/GRUNDREGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= D'ALEMBERT İLKESİ
- D'ARSONVAL CURRENT[İng.] / COURANT DE D'ARSONVAL[Fr.] / D'ARSONVAL-STROM[Alm.] ile/değil/yerine/= D'ARSONVAL AKIMI
- D'ARSONVAL GALVANOMETER[İng.] / GALVANOMÈTRE DE D'ARSONVAL[Fr.] / D'ARSONVAL-GALVANOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= D'ARSONVAL GALVANOMETRESİ
- DÂ'-İ DALTON[Ar.]/DALTONISM[İng.]/AKROMATOPSİ[Yun] değil/yerine/= RENK KÖRLÜĞÜ
- DAĞ KEÇİSİ ile PİRENE DAĞ KEÇİSİ
- DAĞ ve/||/<>/> KAR
( Dağına göre kar... )
- DAĞ ile/ve/||/<> KAR
( Dağına göre kar. )
- DAĞ ile TEPE
( ŞİMRÂH: Dağ tepesi. )
( BÎSÜTÛN: Âşık Ferhad'ın, sevgilisi Şîrîn'in emriyle Kermanşah civarında deldiği dağ. | Gökyüzü. )
( Sevgili Ersin Alok'un çektiği dağ fotoğraflarını görmek için burayı tıklayınız... )
(
)
( En yüksek dağlar:
Mauna Kea (Hawaii) 10.200 m.
Everest (Nepal) 8848 m.
K2 (Kaşmir) 8611 m.
Kangchenjunga (Nepal) 8600 m.
Makalu (Nepal) 8481 m.
Dhaulagiri (Nepal) 8172 m.
Nanga Parbat (Kaşmir) 8126 m.
Annapurna (Nepal) 8078 m.
Gasherbrum (Kaşmir) 8068 m.
Gosainthan (Tibet) 8013 m. )
- DAĞ ile/ve YANARDAĞ
( Cameroun
Cotopaxi
Etna
Fujiyama
Hecla
Mauna Loa
Mount St. Helens
Popacatapetl
Stromboli
Tristan de Cunha
Vesuvius )
( ... ile/ve
)
- DAĞ ile/ve YAYLA
( ... İLE/VE Akarsularla derin bir biçimde yarılmış, parçalanmış, üzerinde düzlüklerin belirgin olarak bulunduğu, deniz yüzeyinden yüksek yeryüzü parçası. PLATO | Dağlık, yüksek bölgelerde, kışın, yaşam koşulları güç olduğundan dolayı boş bırakılan, yazınsa havası iyi ve serin olan dinlenme yeri. )
- DAĞILIM ile AYIRMA
- DAĞILIM ile DAĞITIM
- DAĞILMAK ile DAĞINIK ile DAĞILMA ile DAĞILIM
- DAĞINIK/LIK ile BİÇİMSİZ/LİK
- DAĞINIK ile PİS
- DAĞINIK ile YAYILMA
- DAĞITIMCI ile DAĞITMAK ile DAĞITILMIŞ ile DAĞITIM ile DAĞITICI ile DİSTRİBÜTÖR ile SEMT ile BÖLGE YÖNETİMİ ile KAYMAKAM ile BÖLGE MÜDÜRÜ ile İLÇELER
- DAHA FAZLASI ile/ve/değil/yerine DAHA İLERİSİ
(
DAHA FAZLASINI YAPACAĞIM
Ait olmaktan daha fazlasını yapacağım,Katılacağım.
İlgilenmekten daha fazlasını yapacağım,
Yardımcı olacağım.
İnanmaktan daha fazlasını yapacağım,
Anlayışlı olacağım.
Hayal kurmaktan daha fazlasını yapacağım,
Çalışacağım.
Ögretmekten daha fazlasını yapacağım,
İlham vereceğim.
Kazanmaktan daha fazlasını yapacağım,
Kazandıracağım.
Vermekten daha fazlasını yapacağım,
Hizmet edeceğim.
Yaşamaktan daha fazlasını yapacağım,
Büyüyeceğim.
Arkadaşlıktan daha fazlasını yapacağım,
Dost olacağım.
Denemekten daha fazlasını yapacağım,
BAŞARACAĞIM! )
- DAHA ÖTE ile ÜSTELİK
- DAHA SONRA ile DAHA SONRA ile YANAL
- DAHA UZAK ile EN UZAK ile EN UZAK ile EN UZAK UÇ ile METELİK
- DAHA ile ÇOK
- DÂİMÎ[Osm.] / CONTINUOUS[İng.] / CONTINU[Fr.] / KONTINUIERLICH, STETIG[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜREKLİ
- DAİRE ile DAİRE DANSI ile ÇEMBERCİ ile DAİRELER ile TAÇ
- DAİRESEL ile DAİRESEL DİZİN ile DAİRE TESTERE ile DOLAŞIMA SOKMAK ile DOLAŞAN ile DOLAŞAN ile DOLAŞIMDAKİ DEPOLAMA ile DOLAŞIM
- DAL ile DALLANMIŞ
- DAL ile/ve/||/<> KOL
- DAL ile ŞUBE ADRESİ ile DALLANMAK ile ŞUBELER ile BRANŞ ile BRANŞSAL ile DALLANMA ile DALSIZ ile DALCIK ile DALLANMA NOKTASI ile DALLI
- DALAK ile/||/<> ERİTROBLAST FETALİS[İng. ERYTHROBLASTOSIS FETALIS] ile/||/<> SPLEN
( Kırmızı kan gözeleri yapımı, akyuvar yapımı, kırmızı gözelerin yapımı, kan deposu ve hastalıklarda kullanılan, karnın sol tarafında, mide ile diyafram arasında bulunan, süngerimsi yapıda, damarsal lenfoid organ. @@ Annenin anti-Rh+ antikorlarının bebeğin Rh+ kanındaki alyuvarları patlatması. Semptomları; Hayatı tehdit eden anemi, sarılık, ateş, ödem ve şişmiş dalak ve karaciğer. Ciddi vakalar kan değişimi ile tedavi edilir. @@ DalakDiyaframın altında, karın boşluğunda, yaklaşık bir yumruk büyüklüğünde yumuşak bir organdır. Dalak, dolaşım sistemine bağlı bir çıkmaz sokağa benzetilebilir. Kan, dalak içerisindeki geniş kanallar ve damarlar sisteminde yol alırken, dalak gözeleri ile muhatap olur. Dalak, kan fizyolojisi ile yakından alakalıdır. Dalağın vücut savunmasında aldığı rol büyüktür.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- DALÂLET ile FAZLA/ZİYÂDE AŞK
( Fazla aşk/tutku, kişiyi birçok hatanın eşiğinde tutar. )
( Beşerin böyle dalâletleri var, Kendi yapar, kendi tapar. )
- DALDIRMA ile DALDIRMA
- DALE/DISABILITY ADJUSTED LIFE EXPECTANCY[İng.] değil/yerine/= YETİ YİTIMINE AYARLANMIŞ YAŞAM BEKLENTISİ
- DALGA SÖRFÜ ile YEL/RÜZGÂR SÖRFÜ
- DALGA[İng. WAVE] ile/||/<> ALFA RİTMİ[İng. ALPHA RHYTHM] ile/||/<> ALTERNATİF AKIM[İng. ALTERNATING CURRENT] ile/||/<> ANTEN[İng. ANTENNA] ile/||/<> ARMONİK[İng. HARMONIC] ile/||/<> ELEKTROMANYETİK DALGA[İng. ELECTROMAGNETIC WAVE] ile/||/<> ELEKTROMANYETİK SPEKTRUM[İng. ELECTROMAGNETIC SPECTRUM] ile/||/<> FAZÖR[İng. PHASOR]
( Enerjinin, titreşim yoluyla taşınması hareketi. Mekanik ve elektromanyetik dalgalar olarak ikiye ayrılır. Ses ya da deprem dalgaları gibi mekanik dalgalar yayılabilmek için maddesel bir ortama ihtiyaç duyarlar. Fakat radyo dalgaları gibi elektromanyetik dalgalar maddesel ortama ihtiyaç duymaksızın boşlukta yayılabilirler. Bir saniyede bir noktadan geçen dalganın uzunluğu o dalganın frekansıdır. Frekansın birimi hertz (Hz)'dir. Frekans fff ile gösterilir. Bir dalga bir noktadan bir saniyede bir defa geçiyor ise o dalganın frekansı 1 Hz'dir. Yani hertz 1/saniyeye eşittir. @@ Beyin dinlenme halindeyken kendini gösteren, saniyede 7-10 devreli beyin dalgası ritmidir. @@ Yönü ve genliği belirli zaman aralığıyla tekrar ederek değişen elektriksel akım. Üretimi, elektrik akımı geçen kabloda oluşan manyetik alan ve manyetik alandan etkilenen kabloda oluşan elektrik akımı ilkesine dayanmaktadır. En sık kullanılan dalga sinüs dalgasıdır. Genellikle sanayi ve ev şebekesinde kullanılmaktadır. "AC" kısaltması ile de gösterilmektedir. Bugün bildiğimiz anlamdaki alternatif akım, ilk olarak Nikola Tesla tarafından 1886 yılında laboratuvarda üretilmiştir. @@ Elektromanyetik dalgaları yakalayan ya da yayan cihazlardır. Temelde, alıcı anten ve verici anten olarak ikiye ayrılırlar. Alıcı antenler, elektromanyetik dalgaları yakalayıp iletim hatlarında yayarken verici antenler ise iletim hatlarından gelen sinyalleri çevreye yayar. Antenler, kablosuz haberleşmenin temel parçalarıdır ve pek çok alanda kullanılmaktadır. Farklı türde antenler bulunmaktadır. @@ Temel ses dalgasıyla beraber ortaya çıkan ses dalgalarıdır. Armonilerin frekansı temel ses dalgasının katsayılarından oluşur. @@ Elektrik ve manyetik alanların periyodik olarak birbirine dik yönde ve ışık hızında yayılmasıyla oluşan bir dalga türü. Elektrik yüklerinin hareketi ve hızlanması sonucu ortaya çıkar ve hem elektrik hem de manyetik alan bileşenleri içerir. @@ Bütün elektromanyetik dalgaları (Radyo dalgaları, İnfrared ışınları, Görünür ışık, X ışınları, Gama Işınları, Mikro dalgalar, Kızıl ötesi ışınlar ve mor ötesi ışınlar) barındıran bir ölçektir. Elektromanyetik spektrum (veya elektromanyetik tayf), var olan tüm ışık aralığını barındırır. @@ Hem büyüklüğü (genliği) hem de faz açısını içeren karmaşık sayı. Bu kavram genellikle elektrik mühendisliğinde alternatif akım (AC) devrelerinde kullanılır. Bu sayede, AC sinyallerin zamana bağlı dalga formları yerine, daha basit bir biçimde temsil edilmeleri mümkün olur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- DALGA ile/ve/<>/hem de/ne de/>< PARÇACIK
( Enerjiyi bir ortamda taşıyan titreşimler. İLE/VE/||/<>/hem de/ne de/>< Kütlesi ve hızı olan nesne.[Nesneyi oluşturan temel birimler.] Nesneyi oluşturan temel birimler. )
- DALGI/GAFLET[Ar.] ile/ve/<>/değil/yerine BOŞLAMA/İHMAL[Ar.]
- DALGI/GAFLET ile/ve YANILGI/SAPKI/SAPINÇ/DALÂLET
( Tembih ile giderilir. İLE/VE Tâlim ile giderilir. )
(1996'dan beri)