Dil'deki
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 10.816 başlık/FaRk ile birlikte,
10.816 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(15/45)
- EDÂ ile EDÂ
( Davranış, tavır. | Naz, işve. | Anlatış yolu. İLE Verme, ödeme. | Namazı kılma, yerine getirme. )
- EDÂLI-İŞVELİ -/
- EDAT/ZARF/ADPOSITION(PREPOSITION / POSTPOSITION) değil/yerine/= İLGEÇ/BELİRTEÇ/SARMIK(ADVERB) [dilb.]
- EDEB ve/<>/= DİL
- EDEB ile/ve/<> HAYÂ
( : ZİNNÛREYN )
- EDEB ile/ve USÛL
- EDEBÎ (OLAN) ile/ve/||/<>/>/< EBEDÎ (OLAN)
- EDEBİYAT[Ar.] ile/=/||/<> YAZIN
( "EDEB" sözcüğünün uzatmalı -Î eki ile "Edeb'e ait olan", "Edeb alanında bulunan" anlamının, -YÂT eki [Türkçe'deki -SEL eki] ile çoğulu olarak kullanımıdır.
Bir şeyi düşünür, dile getirir ve yazarken, paylaşıma, aktarıma sokarken sahip olunması gereken dikkat, incelik(rikkat), titizliklerin önemini eserde yansıtmak üzere vurgu olarak ve -çoğul olarak ifade edilişiyle- önemini işaret etmek üzere bu adı almıştır.
[ Bugünkü Türkçe kullanımıyla "YAZIN" olarak, niteliksel özelliğinden çok
nesnesinin üzerinden tanımlanmaktadır. ] )
- EDENLİ EDİLGEN ile EDENSİZ EDİLGEN
( PERSONAL PASSIVE vs. IMPERSONAL PASSIVE )
- EDEPSİZLİK" ile/değil/yerine COŞKU
- EDİLGEN ile ETTİRGEN
- EDİLGEN ile GAİB
- EDİLGİN = MÜNFAİL = PASSIVE[İng.] = PASSIF[Fr.] = PASSIV[Alm.] = PASSIVUS[Lat.] = PASIVO[İsp.]
- EDİMSELLİK ve/||/<>/> OLUMSUZLAMA
- EDİSYON/EDİT yerine DÜZENLEME
- EDİT ETMEK değil/yerine/= DÜZENLEMEK
- EFENDİSİ ve/||/<>/< KÖLESİ
( Bilginin. VE/||/<>/< Çalışmanın. )
- EFENİM" değil EFENDİM
- EFİL EFİL (ESMEK)
- EFİN TEFİN -ile
- EFSANE[Ar.] değil/yerine/= GÜZELLEME
- EFSANE ile/ve/||/<> ECZANE
- EFSANE değil/yerine/= SÖYLENCE
- EFTEN-PÜFTEN (KONULARA DEĞİNMEK/TAKILMAK)
- EGALE[Fr. < ÉGALE | İng. < EQUAL] ile ANGAJE/ENGAJE[Fr./İng. < ENGAGÉ]
( Her ne kadar "yinelemek/tekrar" olarak bilinse ve kullanılsa da "eşitlemek/eşit değer" köküyle düşünmek ve anlamak gerekir. İLE Bağlamak, bağlanmak, ilişkilenmek, yer tutmak, işe almak/girmek. )
- EGEMEN ile/değil/yerine YAYGIN
- EĞEREK-BÜKEREK (SÖYLEMEK/ANLATMAK)
- EĞİLMEK["EYİLMEK" değil!] ile "EĞİLMEK"
( Fiziksel. İLE Yönelmek. )
- EĞİP BÜKME
- EĞİTİLMİŞ/LİK ile/ve/||/<>/< ADANMIŞ/LIK
- EĞİTİM ile/ve/||/<> GÖRGÜ
- EĞRİ-BÜĞRÜ(İVİCAÇLI)
- EĞRİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/></>/< DOĞRU
( Doğrulabilir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>>/< Eğrilebilir. )
( Ne "eğriler", doğrula; ne "doğrular", eğrile. )
( Oturalım. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>>/< Konuşalım. )
- EĞRİSİ/YLE DOĞRUSU/YLA
- EHVEN-İ ŞER[Ar.] değil/yerine/= KÖTÜNÜN İYİSİ
- EK -ile
- EK ile/ve/<> İÇEK
( ... İLE/VE/<> Bazı dillerde, sözcük kökünün içine giren ek.[Arapça'da: Münteşir, intişar gibi.] )
- EK ile/ve/değil İKİNCİL
- EK ile KÖK
- EK ile/ve/<> ÖRNEK
- EK ile ZAM
- EKİP ve/||/<>/> BİÇMEK
- EKLEKTİK değil/yerine/= DERLENMİŞ
- EKLEMEK ile/ve YÜKLEMEK
- EKLENEBİLİR/LİK ile/ve/değil/||/<> EKLEMLENEBİLİR/LİK
- EKLER:
ADDAN AD YAPMA ile/ve/||/<> EYLEMDEN AD YAPMA ile/ve/||/<> ADDAN EYLEM YAPMA ile/ve/||/<> EYLEMDEN EYLEM YAPMA
( - Addan ad yapma ekleri
-aç / -eç
-ak / -ek
-al / -el
-an / -en
-ar / -er
-ay / -ey
-ca / -ce / -ça / -çe
-cağız / -ceğiz
-cak / -cek / -çak / -çek
-cı / -ci / -cu / -cü / -çı / -çi / -çu / -çü
-ciğaz / -ciğez / -cuğaz / -cüğez
-cık / -cik / -cuk / -cük / -çık / -çik / -çuk / -çük
-cı / -ci / -cu / -cü/ / -çı / -çi / -çu / -çü / -cılayın / -cileyin
-cm / -cin / -cun / -cün / -çın / -çin / -çun / -çün
-ç
-dam / -dem / -tam / -tem
-daş / -deş / -taş / -teş
-dmk / -dirik / -duruk / -dürük
-ga / -ge
-gan / -gen
-k
-l
-lak / -lek
-layın / -leyin
-lı / -li / -lu / -lü
-lık / -lik / -luk / -lük
-m
-man / -men
-msı / -msi / -msu / -msü
-mtırak
-ncı / -nci / -ncu / -ncü
-rak / -rek
-sal / -sel
-sı / -si / -su / -sü
-sıl / -sil / -sul / -sül
-sız / -siz / -suz / -süz
-şar / -şer
-şın / -şin
-t
-tı / -ti / -tu / -tü
-z
- Addan eylem yapma ekieri
-a- / -e-
-al- / -el-
-ar- / -er-
-da- / -de- / -ta- / -te-
-ı- / -i- / -u- / -ü-
-k-
-kır- / -kir- / -kur- / -kür-
-1-
-la- / -le-
-lan- / -len-
-laş- / -leş-
-msa- / -mse-
-r-
-rga-
-sa- / -se-
-sı- / -si- / -su- / -sü-
- Eylemden ad yapma ekleri
-a / -e
-acak / -ecek
-acan / -ecen
-aç / -eç
-ağan / -eğen
-ak / -ek
-al / -el
-alak / -e/ek
-alga / -elge
-am / -em
-amaç / -emeç
-amak / -emek
-an / -en
-anak / -enek
-ar / -er
-ası / -esi
-ay / -ey
-az / -ez
-ca / -ce
-cak / -cek
-ç
-dık / -dik / -duk / -dük / -tık / -tik / -tuk / -tük
-ga / -ge / -ka / -ke
-gıç / -giç / -guç / -güç
-gm / -gin / -gun / -gün / -km / -kin / -kun / -kün
-ı / -i / -u / -ü
-ıcı / -ici / -ucu / -ücü
-ış / -iş / -uş / -üş
-k
-1
-m
-ma / -me
-maca / -mece
-maç / -meç
-mak / -rnek
-man / -men
-maz / -mez
-mık / -mik / -muk / -mük
-mış / -miş / -muş / -müş
-n
-nç
-ntı / -nti / -ntu / -ntü
-r
-sal / -sel
-t
-tay
-tı / -ti / -tu / -tü
-v
-z
- Eylemden eylem yapma ekieri
-ala- / -ele-
-ar- / -er-
-dar- / -der-
-dır- / -dir- / -dur- / -dür-1 -tır- / -tir- / -tur- / -tür-
-ga / -ge
-ı- / -i- / -u- / -ü-
-k-
-l-
-ma- / -me-
-msa- / -mse-
-n-
-p-
-r-
-ş-
-t-
-z-
)
- EKLETİZM" değil EKLEKTİZM
- EKMEĞİN:
"KÖŞESİ" değil UCU
- EKMEK PARASI ile ÇORBA PARASI
( Kim kazanmasın, bir ekmek parası
Dostunun yüzkarası, düşmanının maskarası...
M. Âkif Ersoy )
- EKMEK/EKİP ile/ve/||/<> DİKMEK[< TİKMEK]
( Tohum, ekilir. İLE/VE/||/<> Ağaç, dikilir. )
- EKMEK ile EKMEK
( Undan yapılan yiyecek. İLE Bir tohumu/bitkiyi toprağa gömmek/dikmek. )
- EKMEK ve/||/<> KÂĞIT
( Gövdenin beslenmesinde. VE/||/<> Zihnin/gönlün beslenmesinde. )
- EKO/AKS/AKSİSEDÂ/İNİKÂS[Ar. < AKS (çoğ. İN'İKÂSÂT)] değil/yerine/= YANKI/YANSI
( Işığın, parlak bir yere çarpıp geriye doğru yön değiştirerek kaynağını göstermesi. | Tepke. )
- EKSEN/MİHVER[Ar. çoğ. MAHÂVİR] ile/<> ORTAY
( Bir cismi, iki eşit parçaya bölen, gerçek ya da sanal çizgi. | Üzerinde bir pozitif yön varsayılan sonsuz doğru. | Dingil. İLE/<> [mat.] Bir düzlem biçimin aynı yöndeki koşut tüm kirişlerini eşit parçalara bölen çizgi. | Bir uzayı, bir yüzeyi, iki eşit parçaya bölen çizgi/düzlem. )
- EKSİ (2500)" değil M.Ö. 2500
- EKSİK OLABİLİR ile/ve/||/<>/< ATLANABİLİR
- EKSİK-GEDİK (GİDERMEK)
- EKSİK/LİK ile/değil/yerine FARKLI/LIK
- EKSİK/LİK ile/ve/değil/yerine ÖRTÜK/LÜK
- EKSİK/LİK ile/ve/||/<>/> YAKINMA/ŞİKÂYET
- EKSİK ile YARI/M
- EKSİKLİKLERİN:
KABULÜ değil/yerine/>< GİDERİLMESİ
- EKSİKSİZLİK = PERFECTION[İng., Fr.] = VOLLKOMMENHEIT[Alm.] = PERFECTIO[Lat.]
- EKSTRA/DAN ile FAZLA/DAN
- EKSTREM[İng., Fr. < EXTREME] değil/yerine/= UC/AŞIRI/SIRADIŞI
- EL ATMAK ile ELE ALMAK
- EL BEBEK, GÜL BEBEK (BAKMAK, YETİŞTİRMEK)
- EL DELİSİ ile/ve/||/<>/> EV DELİSİ
- EL ELE (VERMEK)
- EL ELE TUTUNMUŞ değil EL ELE TUTUŞMUŞ
- EL ELE ile/ve/||/<>/> GÖZ GÖZE ile/ve/||/<>/> YÜZ YÜZE ile/ve/||/<>/> DİZ DİZE
- EL YAZISI ile RİKA[Ar.]
( ... İLE Arap harflerinin en çok kullanılan el yazısı biçimi. )
- EL-ÂLEM
- EL-AYAK (ÇEKİLİNCE)
- EL-BURHÂN ile CEDEL ile HATÂBE(T) ile ŞİİR ile MUĞÂLATA/SAFSATA
( İspat. Kesin sonuç olmak amacıyla kesinlik taşıyan öncüllerden oluşturulan kıyas. İLE Diyalektik. Yaygın olarak bilinen önermelerden oluşan kıyas. İLE Retorik. Güvene bağlı olarak kabullenilen(makbûlât) önermelerden oluşan kıyas. İLE Poetik. İnsan ruhunu mutluluğa ya da mutsuzluğa yöneltici etkisi olan önermelerden oluşan kıyas. İLE Sofistik. Gerçeğe benzer ya da yaygınlık kazanmış yalan ya da kuruntudan oluşan önermelerden oluşan kıyas. )
( Safsata Türleri )
- EL-ENSE (ÇEKMEK/YAPMAK)
- EL-ETEK (ÇEKMEK/ÖPMEK) ile/değil/yerine/>< ELİNİ-ETEĞİNİ ÇEKMEK
- EL-KOL (HAREKETİ)
- EL-PENÇE (DİVÂN)
- EL, ELDEN ÜSTÜNDÜR ile DİNSİZİN HAKKINDAN İMANSIZ GELİR
- EL ve/||/<> DUDAKLAR
( Eller, zihnin/beynin uzantısıdır. VE/||/<> Kişi/kişi, iki dudağında saklıdır.[1- Ne girmeyeceğini[Beslenme!]; 2- Ne çıkmayacağını[dilini/sözünü!] bilmelidir!] )
- EL ile EL
( Parmakların bulunduğu örgen. İLE Yabancı. )
- ELASTİK/ELASTIC[İng.]/ELASTISITE ile ESNEK/LİK
- ELBETTE ile/ve/||/<> GÖRÜNDÜĞÜ/BİLİNDİĞİ GİBİ
- ELBİSE[Ar.]/URBA[İt.] değil/yerine/= GİYECEK/GİYSİ
- ELÇİ/HABERCİ değil/yerine/= ULAK
- ELDE AVUÇTA (KALMADI)
- ELDE EDERSEK["ELDE EDİNİRSEK" değil!] ile EDİNİRSEK
- ELDE EDİNEBİLMEK İÇİN değil ELDE EDEBİLMEK İÇİN
- ELDE ETMEK ile/değil/yerine EDİNMEK
- ELDE ETMEK ile/ve/değil EDİNMEK
- ELDE ETMEK ile/değil/yerine GERÇEKLEŞTİRMEK
- ELDE ETMEK ile NEDEN OLMAK
- ELDE ETMEK ile/değil/yerine YAŞAMAK
- ELDEN ELE (VERMEK)
- ELDEN-AYAKTAN (DÜŞMEK)
- ELDEN-AYAKTAN DÜŞMEK ile ELİNİ-AYAĞINI ÇEKMEK
- ELE "GEÇİRME" ile "EL KOYMA"
- ELE "GEÇİRMEK" ile/değil/yerine "ELDE ETMEK"
- ELE ALMAK ile SUNMAK
- ELE GÜNE REZİL OLMAK değil İL'E(DEVLET'E) KÜN'E(HALK'A) REZİL OLMAK
- ELE-AVUCA (SIĞMAMAK)
- ELE-GÜNE ... değil İL'E(DEVLET'E)-KÜN'E(TOPLUM'A) ...
- ELEKTRİKLERİ/IŞIKLARI KAPATMAK fizik ELEKTRİĞİ KESMEK/IŞIĞI KAPATMAK
( Elektriğin ve ışığın, çoğulu olmaz! )
- ELEM-KEDER
- ELENMEK/ELENDİ" ile/değil EĞLENMEK/EĞLENDİ
- ELEŞTİRİ:
REDDETMEK değil/yerine/>< GÖZDEN GEÇİRMEK
- ELEŞTİRİ/TENKİD:
OLUMSUZ/MENFÎ ile/değil/yerine/>< OLUMLU/MÜSPET
- ELEŞTİRİ ile "ALT-ÜST ETME"
- ELEŞTİRİ ile "DİL UZATMA"
- ELEŞTİRİ ile/ve/<>/> ÇOĞALMA
( Eleştiril(e)meyen şey, çoğal(a)maz. )
- ELEŞTİRİ ile/ve/değil/yerine/<>/> DAYANIŞMA
- ELEŞTİRİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DEĞİNİ
- ELEŞTİRİ ile/değil/yerine/< GERİBİLDİRİM
- ELEŞTİRİYİ "SAĞLAMAK/SAĞLAYAN" değil ELEŞTİRİYE NEDEN OLMAK/OLAN
- ELEVATÖR/ELEVATOR[İng.]/MANİVELA[İt. < MANOVELLA] değil/yerine/= KALDIRAÇ
( Bir ucunun bağlı bulunduğu bir nokta çevresinde dönen kol. | Kaldıraç. )
- ELİ-AYAĞI (KARIŞMAK)
- ELİ-KOLU (BAĞLI KALMAK)
- ELİBBÂ[Ar. < LEBÎB] ile ELİFBÂ/ELİFBE[Ar.]
( Akıllı, olgun, kâmil kişiler. İLE 33 harften oluşan Osmanlı abecesi. | Bir şeyin başlangıcı. | Bir örgü motifi. )
- ELİF:
GÖVDE değil AKIL
- ELİF:
İBTİDÂ[Ar.] ile/ve/||/<> İSTİVÂ[Ar.] ile/ve/||/<> İNFİRÂD[Ar. < FERD] ile/ve/||/<> İNKITÂ[Ar.] ile/ve/||/<> İSTİĞNÂ[Ar.] ile/ve/||/<> ÜLFET[Ar.]
- ELİF ile ELÎF[< ÜLFET]
- ELİM, AYAĞIMA DOLAŞTI değil ELİM, AYAĞIMA DOLANDI
- ELİMGA ile YAZMAN/KÂTİP
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Hakanın mektuplarını Türk yazısıyla yazan yazman. İLE ... )
- ELİMİNE[Fr.] (ETMEK) ile A LIMINE[Lat.]
( Elemek, ayıklamak. İLE Eşikten doğru. | Önyargıyla, kestirmeden. | Konunun/sorunun özüne, işin aslına bakmaksızın. )
- ELİN KİRİ ile/ve/||/<>/>/< KALBİN KİRİ
( Sabun ile su temizler. İLE/VE/||/<>/>/< Dost ile sohbet temizler. )
- ELİNDEN GELENİ, ARDINA KOYMA!(") ile/ve/||/<>/> (")NE HALİN VARSA GÖR!(")
( İki söz/"deyim" de daha çok olumsuz bağlam ve anlamda kullanılsa da bağlamına, kişiye, kişiyle olan muhabbet ve hukuka göre hem olumlu, güdüleyici, yapıcı, üretici, destekleyici anlamda, hem de olumsuz, yıkıcı ve ümidini kesmiş olarak kullanılabilir. )
- ELİNE SAĞLIK ile/ve ELLERİN DERT GÖRMESİN!
- ELİNİ ETEĞİNİ (ÇEKMEK) -ile
- ELİNİN KÖRÜ değil/< ÖLÜNÜN GÛRU(MEZARI)[Fars.]
- ELLİ BİN ile/değil YEDİ BİN
- ELZEM[Ar.] değil/yerine VAZGEÇİLMEZ
- EM- ile/||/<> -EMİA/-AEMİA ile/||/<> AP-/APO-/APH- ile/||/<> HEM-/HEMA-/HEMAT-/HEMATA-/HEMATO-/HEMO- ile/||/<> SANGUİ-/SANGUİN- ile/||/<> -PLASMİA ile/||/<> THROMB-/THROMBO-
( Kan. İLE/||/<> Kan, kanla ilgili durum. İLE/||/<> Kan. İLE/||/<> Kan, kanla ilgili. İLE/||/<> Kan. İLE/||/<> Kan plazmasının özel bir durumu ile ilgili. İLE/||/<> Pıhtı ya da trombusla ilgili. )
- EMÂNETİ:
TESLİM ETMEK ile/ve/değil/<> TEVDÎ ETMEK
- EMÂRE[Ar.] ile ALÂMET[Ar.]
( Belirti, iz, ipucu. İLE Belirti, işaret, iz, nişan. | Büyüklük, irilik bakımından şaşılacak durumda olan nesne. )
- EMÂRE[Ar.] ile/ve/||/<> ESAM/E[< ESÂM/İ / İSİMLER][Ar.]
( Belirti. İLE/VE/||/<> Adlar/isimler. )
- EMÂRE ile EMMÂRE
- EMÂRE ile REMZ
- EMEK ve/||/<> SEVİNÇ
- EMEK ve/<> YAŞATMAK
- EMEL/GÂYE[Ar.] değil/yerine/= İSTEK/UMUT/ÜMİT/ÜLKÜ
- EMEL ile/ve/||/<>/< TEMEL
- EMİN[Ar.] değil/yerine/= GÜVENLİ
- EMİR VERMEK ile/ve/değil/yerine/>/< DOĞRUDAN SÖYLEMEK
- EMİR[Ar.] değil/yerine/= BUYRUK/BUYURU
- EMİR[Ar.] değil/yerine/= BUYRUK/KOMUT
( Askerlere, izcilere, öğrencilere, gövde eğitimi çalışmalarında ya da bir tören sırasında, bir durumdan başka bir duruma geçmeleri için bildirilen/söylenilen söz. )
- EMİR ile/değil KOŞUL
- EMİR ile/ve/değil/<> DEVİR
- EMİR ile EMİR
( Buyruk. | Bir orundan öbürüne geçerken, görevliye verilen belge. İLE Araplarda ve öteki müslüman ülkelerde bir kavim, kent ya da ülkenin başı. )
- EMİR ile/ve/değil GİZİL EMİR
- EMOJİ/SMILEY[İng.] değil/yerine/= DUYGUCUK
- EMPATİ[İng. < Yun. EM-PATHY] yerine EŞDUYUM/DUYGUDAŞLIK
- EMPOZE (ETMEK) değil/yerine/= DAYATMAK
- EMSÂL ile NUMUNE
( BENZER ile ÖRNEK )
- EN ... değil/yerine DAHA ...
( "Ya, ya da" düşüncesi/zannı/yüklemesi. DEĞİL/YERİNE "Hem, hem de | Ne, ne de" düşüncesiyle/mantığıyla. )
( Durağan. DEĞİL/YERİNE Hareketli. )
( Yapay. DEĞİL/YERİNE Doğal. )
( Sahte. DEĞİL/YERİNE Gerçek. )
( Konfor temelli/odaklı. DEĞİL/YERİNE Yaşam temelli/odaklı. )
( İnorganik. DEĞİL/YERİNE Organik. )
- EN ... değil/yerine YETERİNCE ...
- EN ANLAMLI YEMİN ile EN BÜYÜK İNTİKAM ile EN ADİ SÖZ ile EN İYİ YANIT
( Söz vermek. İLE Affetmek. İLE "Seni hiç sevmemiştim." İLE Gülüp geçmek. )
- EN AZA İNDİRGEMEK değil EN AZA İNDİRMEK
- EN AZINDAN ... değil EN AZ ...
- EN AZINDAN ile ile NEYSE Kİ ...
- EN AZINDAN ile BAŞLANGIÇ OLARAK
- EN BAŞLANGIÇTA ile/değil (EN) BAŞINDA
- EN BÜYÜK ile/ve/değil/yerine/||/<> TEK
- EN DAYANILMAZ/LAR -ile
( * EDEPSİZLİK )
( * DENSİZLİK )
( * PATAVATSIZLIK )
( * İŞGÜZARLIK )
- EN DORUK/ZİRVE değil DORUK/ZİRVE
- EN İYİ ile/ve/<>/>< EN KÖTÜ
( Çalışmaz. İLE/VE/<>/>< İşlemez. )
( Ümit et! İLE/VE/<>/>< Hazırlıklı ol! )
( Not works. VS./AND/<>/>< Not runs. )
- EN KESTİRME YOL, BİLDİĞİN YOLDUR ile/ve/||/<> BİLDİĞİN CEHENNEM. BİLMEDİĞİN CENNETTEN İYİDİR
- EN KÖTÜ KARAR ... -ile
( KARARSIZLIKTAN DAHA İYİDİR )
- EN KÖTÜ/LER -ile
( Kişinin başına gelebilecek en kötü şey,
başına gelenin en kötü şey olduğunu anlayamamasıdır. )
- EN ÖNEMLİ/LER ve/ya da OLMAZSA OLMAZ/LAR
( KULLANILAGELENLER [DRIVEN/USEFUL]
( 1.) SAĞLIKÖZGÜRLÜK [HEALTHFREEDOM] )
( 2.) ZAMAN ve ENERJİ [TIME & ENERGY]
( 3.) BİLGİ ve FARKINDALIK [INFORMATION & AWARENESS] )
( UYGULANAGELENLER [APPLIED/PRACTICAL]
( 1.) DOĞA ve DOĞALLIK [NATURE & NATURALNESS] )
( 2.) UYUM ve BÜTÜNLÜK [HARMONY & INTEGRITY] )
( 3.) GELİŞİM ve DEĞİŞİM [PROGRESS/DEVELOPMENT & ALTERATION/CHANGING] )
( "EĞER"SİZ, "ÇÜNKÜ"SÜZ, "AMA"SIZ; "KARŞIN/RAĞMEN"Lİ SAYGI VE SEVGİ! )
( Sevgi, hiçbir zaman durmaz ve dinlenmez. )
( Sevgide, "bir" bile yoktur, "iki" nasıl olabilsin? )
( SEVGİ: BÜTÜNÜN DUYUMU )
( İVAZSIZ, GARAZSIZ, ÇIKARSIZ, AİDİYETSİZ, SAHİPSİZ SEVGİ )
( Gelişim ve Değişim, ani ve süreksiz adımlarla gerçekleşir. )
( UNCONDITIONAL RESPECT & UNCONDITIONAL LOVE [WITHOUT "IF", "BECAUSE", "BUT"] )
( While love will never stops or rest.
In love there is not the one even, how can there be two? )
- EN ÖNEMLİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BİRİNCİ
- EN OPTİMAL değil OPTİMAL ya da/daha iyisi/Türkçe'si EN ÇOK/YÜKSEK (SEVİYEDE)
- EN SEVMEDİĞİM (ŞEY) ile/değil/yerine PEK/HİÇ SEVMEDİĞİM (BİR ŞEY)
- EN-DAM
- EN) BAŞTAN ile/değil (EN) BAŞINDAN
- EN ile/ve/||/<> TAM
- ENCÂM[Ar.] ile/ve/<>/> SERENCÂM[Fars.]
( Son, nihayet. İLE/VE/<>/> Bir işin sonu. | Başına gelen. | Olay/vak'a. )
- ENDER / NÂDİR/EN[Ar.] ile İSTİSNÂ/Î[Ar.]
- ENDİREKT/İNDİREKT/INDIRECT[İng.]/BİLVÂSITA[Ar.] değil/yerine/= DOLAYLI
- ENERJİ" ile/değil EMEK
- ENFÜSÎ[Ar.]/SÜBJEKTİF[Fr./İng.] değil/yerine/= ÖZNEL
- ENGEL OLMAK ile ARAYA GİRMEK
- ENGEL OLMAK değil/yerine TEŞVİK ETMEK
- ENGEL(") ile/ve/değil/yerine/||/<> ENGEBE
( Bir şeyin gerçekleşmesini önleyen neden. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Deprem, yel, sel vb. iç ve dış etmenlerin etkisiyle oluşan yayla, ova, koyak, çukur, dağ vb. biçimlerin bütünü, yüzey biçimleri. )
- ENGEL/EMİR değil (KAVRAMSAL) OLUMSUZLUK BELİRTİMİ
- ENGEL/SAKINCA/MAHZUR[Ar.] ile ENGEL/SAKINCA/BEİS[Ar.]
- ENGEL/SORUN ile/değil/yerine ARA/DİNLENME NOKTASI/VESİLESİ
- ENGEL değil/yerine/>< DEVRİM
( Boş konuşan kişiler arasında, dilsizlik(susmak), engel değil devrimdir. )
- ENGEL ile/ve/değil/yerine/||/<>/< OLANAK
- ENGELİN:
"YOKLUĞU" ile/ve/değil/||/<>/< BULUNMAMASI
- ENGELLEYİCİ ile/ve/değil/yerine/<> ÖNLEYİCİ
- ENİNDE SONUNDA değil ÖNÜNDE SONUNDA
- ENİNDE-SONUNDA[değil ÖNÜNDE-SONUNDA] ile ENİNE BOYUNA
- ENİNE BOYUNA (DÜŞÜNMEK, DEĞERLENDİRMEK)
- ENİS ile/ve/||/<> KURBİYET
- ENKAZ[Ar.] değil/yerine/= YIKINTI/ÇÖKÜNTÜ/KALINTI
- ENSE YAPMAK ile ENSELENMEK
- ENSELEMEK" ile "TEPELEMEK"
- ENTER-/ENTERO- ile/||/<> COL-/COLİ-/COLO- ile/||/<> İLE-/İLEO-
( Bağırsak. İLE/||/<> Kalın bağırsak/kolon (ile ilgili), kolonik. İLE/||/<> İnce bağırsağın son bölümü ile ilgili. )
- ENTERESAN[Fr. INTÉRESSANT / İng. < INTERESTING] değil/yerine/= İLGİNÇ
- ENTERNASYONAL değil/yerine/= ULUSLARARASI
- ENTİVİ değil NE-TE-VE NTV
- EPİGRAF değil/yerine/= TANIMLIK
- EPİLOG değil/yerine/= SONDEYİŞ
- EQUUS ile AEQUUS
( At. İLE Düz, yatay, eşit; uygun, elverişli, dost, haklı, haktanır; sakin. )
( Pegaus'a işaret eder. İLE İnsana işaret eder. )
- ERDEM ile/ve/||/<> ÖVGÜ
- EREK = GAYE = PURPOSE, END[İng.] = FIN[Fr.] = ZWECK[Alm.] = FINIS[Lat.] = TELOS[Yun. < TELEUTE]
- ERGEN ile ERKEN
- ERİN ve ERİŞKİN ile/ve/||/<>/> ERGİN
( 13-15 yaş civarına gelmiş, bülûğa ermişler. VE 18-21 yaşlarını doldurmuşlar. İLE/VE/||/<>/> İhtiyârını devrede tutanlar, nelere, ne kadar HAYIR! diyeceğini ve istencini/irâdesini neye, ne kadar yönelteceklerini bilenler/uygulayanlar. )
- ERİNÇ/HUZUR ve/||/<> BARIŞ
( İç/içte. VE/||/<> Dış/dışta. )
- ERİNÇ ile ERİNÇ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Belki de. İLE Huzur, rahatlık, mutluluk. )
- ERİNMEK ile UTANMAK
- ERK ile ERKE
- ERKEK değil/yerine ERİL
- ERKEN KALKAN YOL ALIR ile ACELE GİDEN, ECELE GİDER
- ERKEN/DEN ... ile/değil/yerine ZAMANINDA/SAATİNDE ...
- ERKEN ile ERKİ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
- ERKEN ile/ve/<>/değil/yerine ZAMANSIZ
- ERKENDEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/> GENÇ YAŞTA
- ERMENİCE ile/ve/değil/<> KRAPAR ERMENİCESİ
( ... İLE/VE/DEĞİL/<> Kilise mensuplarının ya da "Aristokrat"ların bildiği/kullandığı Ermenice. )
- EROR[İng. < ERROR] değil/yerine/= HATA
- EROZYON["EREZYON" değil!]//EROSION[İng.]/EROSİYON[Fr.]/İTİKAL[Ar.] değil/yerine/= AŞINMA
- EROZYON ile KISIRLAŞMA
- EŞ ANLAMLI/LIK ile/ve ÇİFT ANLAMLI/LIK
- EŞ ANLAMLI/LIK ile/ve ÇOK ANLAMLI/LIK
- EŞ ANLAMLI/LIK ile/ve EŞ ZAMANLI/LIK
- EŞ ANLAMLI/LIK ile/ve/değil YAYGIN ANLAMLI/LIK
- EŞ ANLAMLI ile EŞ KÖK ANLAMLI
( SYNONYM ile PARONYM )
- EŞ ANLAMLI ile/ve/değil YAKIN ANLAMLI
- ES VERMEK ile/değil/yerine VİRGÜL KOYMAK
- EŞ-DOST(LA GÖRÜŞMEK)
- EŞGAL ile EŞKÂL
- EŞ ile/ve/değil/||/<>/< TAMAMLAYACI/TAMAMLAYAN
- EŞADLI = HOMONYM[İng., Alm.] = HOMONYMIE[Fr.] = HOMONYMIA[Yun.]
- ESÂMİ ile/||/<> MEZKÛR ile/||/<> MUTEBER
( Adlar. İLE/||/<> Zikredilen, sözü edilen. İLE/||/<> İtibar edilen, kabul gören. )
- ESÂRET[Ar.]/YÛG[Fars.] değil/yerine/= TUTSAKLIK/BOYUNDURUK(/YÜK)
- ESAS/ASIL ile/ve/||/<> DAYANAK
- ESAS ile/ve/< USÛL/YÖNTEM
( Temel, öz. İLE/VE/||/< Yöntem, yol, uygulayım, metot. )
( Usûl olmadan vusûl olmaz.[Yöntem olmazsa kavuşulmaz/ulaşılmaz.] )
( Anayasa ve bazı/çoğu önemli davalar, önce usûlden sonra esastan ele alınır. )
( Kızgın tencere, bir kulpundan tutulmaz. )
( [öncelik ve simge/benzetme olarak]
Dere. İLE/VE/||/< Okyanus.
"Okyanus". İLE/VE/||/< "Dere".
[örnek ve deyim olarak]
Okyanus[u geçmek]. İLE/VE/||/FAKAT/NE YAZIK Kİ Dere[de boğulmak][usûlün öncelikli tutulması ve/ya da bulunmaması durumunda]. )
- ESASINDA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ESNASINDA
- EŞDEĞERLİLİK ile/ve/||/<> BÜTÜNLÜK
- ESEME/MANTIK ve/||/<> BİLGİ
- ESEMES değil SEMESE/SMS
- ESEN ile ESEN[Fars.]
( Sağlık/lı. İLE Kolay. )
(1996'dan beri)