Bugün[01 Nisan 2026]
itibarı ile 26.517 başlık/FaRk ile birlikte,
26.517 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(53/107)


- CATHODIC REACTANT[İng.] ile/değil/yerine/= KATODİK TEPKEN


- CATHODIC[İng.] / CATHODIQUE[Fr.] / KATHODISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= KATODİK


- CATHOLYTE[Fr.] / KATHOLYT[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOLİT


- CATHODE BIAS[İng.] / KATHODENVORSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOT BESLEMESİ


- CATHODE COMPARTMENT[İng.] / CA'TODO COMPARTMENT[Fr.] / KATOENENRAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOT BÖLMESİ


- CATHODE DEPOLARIZER[İng.] ile/değil/yerine/= KATOT DEPOLARİZÖRÜ


- CATHODE DROP, CATHODE FALL[İng.] / CHUTE CATHODIQUE[Fr.] / KATHODENFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOT DÜŞÜMÜ/DÜŞÜŞÜ


- RAYON CATHODIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KATOT İSİMLERİ


- CATHODE RAYS[İng.] / KATHODEN STRAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOT IŞINLARI


- CATHODE RAY TUBE[İng.] / TUBE CATHODIQUE, TUBE À RAYONS CATHODIQUES[Fr.] / BRAUNSCHE RÖHRE, KATHODENSTRAHLRÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOT IŞINLI TÜP


- CATHODE DARK SPACE[İng.] / ESPACE SOMBRE CATHODIQUE[Fr.] / KATHODENDUNKELRAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOT KARANLIK BÖLGESİ


- CATHODE MODULATION[İng.] / MODULATION DE CATHODE[Fr.] / KATHODENMODULATION[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOT KİPLEMESİ


- CATHODE TUBE[İng.] ile/değil/yerine/= KATOT TÜPÜ


- CATHODE EFFICIENCY[İng.] / RENDEMENT CATHODIQUE[Fr.] / KATHODEN-LEISTUNGSFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOT VERİMİ


- CATHODE[İng.] / KATHODE[Fr.] / KATHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOT


- TAR[İng.] / GOUDRON[Fr.] / TEER, TEEREN[Alm.] ile/değil/yerine/= KATRAN


- KATRE/KATRA[Ar. çoğ. KATER, KATARÂT] değil/yerine/= DAMLA

( Damla, damlayan şey. )


- COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT[Fr.] / KOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= KATSAYI


- KATYON[Fr. < CATION] değil/yerine/= ARTIN

( Bir çözeltinin elektrolizi sırasında katotta toplanan iyon. )


- CATION ANALYSIS[İng.] / KATION ANALYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= KATYON ÇÖZÜMLEMESİ/ANALİZİ


- CATION EXCHANGE RESIN[İng.] ile/değil/yerine/= KATYON DEĞİŞİM REÇİNESİ


- KATIONENAUSTAUSCH[Alm.] ile/değil/yerine/= KATYON DEĞİŞİMİ


- KATION AUSTAUSCH RESINATE[Alm.] ile/değil/yerine/= KATYON DEĞİŞTİRİCİ REÇİNE


- CATION[İng.] / CATHION[Fr.] / KATION[Alm.] ile/değil/yerine/= KATYON


- CATIONIC SPACE[İng.] ile/değil/yerine/= KATYONİK BOŞLUK


- CATION DETERGENT[İng.] / RÉACTIFS DÉTERGENT[Fr.] / KATIONISCHE REINIGUNGSMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= KATYONİK DETERJAN


- CAOUTCHOUC, INDIA RUBBER[İng.] / CAOUTCHOUC[Fr.] / KAUTSCHUK[Alm.] ile/değil/yerine/= KAUÇUK


- KAUDA/CAUDA, TAIL[İng.] değil/yerine/= KUYRUK


- KAURI[İng.] / KAURI[Fr.] ile/değil/yerine/= KAURİ


- KAURINIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= KAURİNİK ASİT


- KAURINOLIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= KAURİNOLİK ASİT


- KAURONILIK ACID[İng.] ile/değil/yerine/= KAURONOLİK ASİT


- KAVA[İng.] ile/değil/yerine/= KAVA


- KAVAF[Ar. < HAFFÂF] ile/değil/yerine/>< ESNAF[çoğ. Ar. < SINIF]

( Ucuz, özenmeden ve bayağı cins ayakkabı, kemer, cüzdan yapan ya da satan esnaf. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Küçük sermaye ve zanaat sahibi. | [mecaz] Başlıca düşüncesi, mesleğinin tüm inceliklerinden yararlanıp bunları karşısındakinin zararına kullanarak ve meslekte kötü örnek oluşturarak çok para kazanan kişi. )


- KAVÂİD[Ar.] değil/yerine/= DİLBİLGİSİ


- KAVAIIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= KAVAİK ASİT


- KAVAIN[İng.] ile/değil/yerine/= KAVAİN


- JAR[İng.] / BAC[Fr.] / KRUG[Alm.] ile/değil/yerine/= KAVANOZ


- KAVATEL OIL[İng.] / KAVATEL ÖL[Alm.] ile/değil/yerine/= KAVATEL YAĞI


- KAVERN/CAVERN[İng.] değil/yerine/= KOVUK


- KAVERNÖZ/CAVERNOUS[İng.] değil/yerine/= KOVUKSU


- KAVGA ile/ve/değil/yerine TUTUM

( [not] !FIGHT vs./and/but ATTITUDE
ATTITUDE instead of !FIGHT )


- KAVGACI/LIK ile/değil/yerine/>< KARARLI/LIK


- KAVÎ değil/yerine/= GÜÇLÜ


- CHAVICOL[İng.] / CHAVICOL[Fr.] / CHAVICOL[Alm.] ile/değil/yerine/= KAVİKOL


- KAVİLEŞMEK[Ar. + Tr.] değil/yerine/= SAĞLAMLAŞMAK, PEKİŞMEK


- KAVİS[Ar.]/KURVATÜR/CURVATURE[İng.] değil/yerine EĞMEÇ/YAY

( Yay ya da buna benzer şeylerin biçimi. | Bir eğrinin sınırlı bir bölümü. )


- KAVITASYON/CAVITATION[İng.] değil/yerine/= OYMA


- KAVİTE/CAVITY[İng.] değil/yerine/= BOŞLUK


- KAVRAM/KONU/DURUM/SORUN:
"KİŞİ/LER ÜZERİNDEN" (KAVRAM/DURUM) ile/değil/yerine/>< KAVRAM/DURUM ÜZERİNDEN (KİŞİ/LER)


- MEFHUM[Osm.] / NOTION[İng.] / BEGNIFI., BEGRIFF[Alm.] ile/değil/yerine/= KAVRAM


- ... KAVRIYORUZ ile/ve/değil/yerine "KAVRANIYOR" / BAZI KİŞİLERİN "ÖYLE KAVRAMASI"


- KAVRULMUŞ BADEM değil/yerine ÇİĞ BADEM


- KAVUM/CAVUM[İng.] değil/yerine/= OYUK, BOŞLUK


- KAVURMA / KIZARTMA değil/yerine/>< FIRINDA / BUĞULAMA / HAŞLAMA/KAYNATMA


- AŞK:
KAVUŞMADAN(VUSLATTAN) ÖNCE değil/yerine/<> KAVUŞMADAN(VUSLATTAN) SONRA


- HALITE, ROCK SALT[İng.] / HALITE[Fr.] / HALBZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYA TUZU


- KAYBETMEK ile/değil/yerine/>< KAYDETMEK


- KAYBETMEK ile/ve/değil/yerine/||/>< SEVMEK

( Bir anda. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/>< Zamanla. )


- KAYBETMEK[Ar. < GAYB] değil/yerine/= YİTİRMEK

( Bir kez ulaşıldığında artık yitirilmez. )

( ZİYÂ: Taşınmaz malı kaybetmek. | Işık, aydınlık. )

( Once arrived at, it cannot be lost. )


- KAYBETTİĞİNE ÜZÜLMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KAZANDIĞINA/KAZANABİLECEĞİNE SEVİNMEK


- KAYBOLMAK ile/ve/değil/yerine/<>/> KAPILMAK


- KAYBOLMAK değil/yerine/= YİTMEK


- KIZGIN[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYGAN


- KAYGI ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< ÇABA


- KAYGI ile/ve/değil/yerine DUYARLILIK


- KAYGI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< "KANI"


- KAYGI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÖNYARGI


- KAYGI değil/yerine/>< SAYGI

( "Kaygı..." yazısı için burayı tıklayınız... )


- KAYGILANMAK ile/değil/yerine DÜŞÜNMEK


- KAYGILANMAK ile/değil/yerine ÖNGÖRMEK


- KAYIP[Ar.] değil/yerine/>< KAYIT[Ar.]


- KAYIP değil/yerine/= YİTİK


- KAYIPLA:
"BAŞA ÇIKAMAMAK" ile/değil/yerine/>< BAŞA ÇIKMAK


- INDIFFERENT EQUILIBRIUM[İng.] / ÉQUILIBRE INDIFFÉRENT[Fr.] ile/değil/yerine/= KAYITSIZ DENGE


- KAYITSIZ/LIK/TAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ANLAYIŞ/TAN

( Bazen, bazıları için, bazı/çoğu durum, olay, tutum ve davranışlar, kayıtsızlıktan dolayı değil ("fazla") anlayıştan/irfandan ileri gelebilir. [Göründüğü gibi yorumlayabilmenin yanı sıra ve karşısında, aykırı/aşırı görmeyebiliriz de.] )


- KAYITSIZLIK değil/yerine/>< DERT EDİNME


- KAYITSIZLIK ile/ve/değil/yerine İLGİLENMEMEK

( BÎ-GÂNE: Kayıtsız, ilgisiz. )


- KAYKILMAK ile/değil/yerine DAYANMAK


- KAYKILMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> UZANMAK


- KAYLÛLE[Ar.]/SİESTA[İsp.]/RİPOSO[İt.]/İNEMURİ[Jap.] değil/yerine/= ÖĞLE ARASI/UYKUSU/DİNLENMESİ


- SHEARING STRESS[İng.] / EFFORT DE CISAILLEMENT, TENSION DE CISAILLEMENT[Fr.] / SCHERBEANSPRUCHUNG, SCHERSPANNUNG, SCHUBSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYMA GERİLMESİ


- SLIP POINT[İng.] ile/değil/yerine/= KAYMA NOKTASI


- TRANSLATION, SHIFT[İng./Fr.] / TRANSLATION, SCHIEBUNG, VERSCHIEBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYMA, ÖTELE(N)ME


- SLIDING FRICTION[İng.] / GLISSEMENT DE FROTTEMENT[Fr.] / SCHIEBEN-REIBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYMA SÜRTÜNMESİ


- KAYMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KAYNAK


- KAYNAĞA/KİTABA/SÖZE/SÖYLEYENE GÜVENMEK ile/ve/değil/yerine ANLAMA GÜVENMEK

( [not] TO TRUST TO SOURCE/BOOK/WORD vs./and/but TO TRUST TO MEANING
TO TRUST TO MEANING instead of TO TRUST TO SOURCE/BOOK/WORD )


- KAYNAK ile/ve/değil/yerine ARAÇ

( [not] SOURCE vs./and/but VEHICLE/TOOL
VEHICLE/TOOL instead of SOURCE )


- KAYNAKLARDAN YARARLANMAMAK ile/ve/değil/yerine/<> ADLARINA YER VERMEMEK


- QUELLENFREIES FELD[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYNAKSIZ ALAN


- BOILING POINT ELEVATION.[İng.] / SÜDEPUNKT ERHÖHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYNAMA NOKTASI YÜKSELMESİ


- NOKTA-İ GALEYAN[Osm.] / BOILING POINT[İng.] / POINT D'ÉBULLITION[Fr.] / SIEDEPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYNAMA NOKTASI


- GALEYAN[Osm.] / BOILING[İng.] / ÉBULLITION[Fr.] / KOCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYNAMA


- KOCHWASSERREAKTOR, SIEDEWASSERREAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYNAR SU REAKTÖRÜ


- BOILING WATER REACTOR[İng.] / RÉACTOR À EAU BOUILLANTE[Fr.] / SIDEWASSER REAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYNAR SULU REAKTÖR


- FUSION POINT[İng.] ile/değil/yerine/= KAYNAŞMA NOKTASI


- FUSION REACTOR[İng.] / RÉACTEUR DE FUSION[Fr.] / FUSIONSREAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYNAŞMA TEPKİLEŞİMİ/REAKTÖRÜ


- FUSIONSBRENNMATERIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYNAŞMA YAKIT NESNESİ


- FUSION FUEL[İng.] / COMBUSTIBLE DE FUSION[Fr.] / FUSIONSBRENNSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYNAŞMA YAKITI


- KAYPAK/LIK ile/değil/yerine/>< SAMİMİ/YET


- KAYSER[İng.] / KAYSER[Fr.] / KAYSER[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYSER


- CATION ANALYSE[Fr.] ile/değil/yerine/= KAYTON ÇÖZÜMLEMESİ


- CATION SUBSTITUTION[Fr.] ile/değil/yerine/= KAYTON DEGİŞİMİ


- CATION SUBSTITUTION RÉSINE[Fr.] ile/değil/yerine/= KAYTON DEGİŞİTİRİCİ REÇİNE


- KAZA değil/yerine/= İLÇE


- KAZAN KAYBET" ile/ve/||/<> "KAYBET KAZAN" ile/ve/değil/yerine/||/<> KAZAN KAZAN

( Ben kazanayım[benim kazanmam/kazancım (senden/herkesten) daha önemli/öncelikli], sen kaybet.[+ -] İLE/VE/||/<> Ben kaybedeyim, sen kazan[senin kazanman/kazancın (benden/herkesten) daha önemli/öncelikli][- +]. @@ Ben de kazanayım, sen de kazan.[+ +] )


- BOILER COMPOUND[İng.] / KESSELSTEINVER[Alm.] ile/değil/yerine/= KAZAN NESNESİ


- BOILER[İng.] / CHAUDIERENE[Fr.] / KESSEL[Alm.] ile/değil/yerine/= KAZAN


- VERSTÄRKUNGSFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= KAZANÇ FAKTÖRÜ


- [bazen] [ya/hem]
"KAZANÇ"/"KÂR"
ile/ve/değil/yerine/bazen/hem de/ya da/||/<>
DENEYİM/ÖĞRENME/YARAR

( "Hep mi ben kazanacağım/"kazanmalıyım"?",
Sadece benim mi yolum sürekli açık olacak/"olmalı"?
[eksik/fazla/özensiz] Yapmasam da olmaz mı?
[eksik/fazla/özensiz] Söylemesem/konuşmasam da olmaz mı? )


- GAIN[İng.] / GAIN[Fr.] / GEWINN[Alm.] ile/değil/yerine/= KAZANÇ


- KAZANÇ/KÂR ile/değil/yerine YARAR/FAYDA

( Ne denli güzel ve kârlı olsa da hiçbir şey sonsuza kadar sürmez. )

( Yaptığımız/söylediğimiz/yediğimiz. İLE/DEĞİL/YERİNE Yapmadığımız/söylemediğimiz/yemediğimiz. )

( Gider/gelir, artar/azalır. İLE/DEĞİL/YERİNE Gitmez. )

( Başkaları da ister/katılır. İLE Başkaları istemez ve ne yazık ki pek katılmaz. )

( RİBH/RIBH ile ... )

( PROFIT vs. BENEFIT )


- KAZANIM ile/ve/değil/yerine/||/<>/> DONANIM

( "Kâr". İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Yarar. )


- KAZANMAK ile/ve/değil/yerine/||/<> KATILMAK


- KAZANMAK ile/ve/değil/yerine KAZANÇLI ÇIKMAK

( Hiçkimse, sürekli olarak ve herşeyi kazanamaz fakat görülmesi gerekeni görebilirse herşeyde ve sürekli kazançlı çıkabilir. )


- KAZANMAK" ile/değil/yerine/>< TARTIŞMAK

( "Kazanmak için başlanılmış" tartışma, kaybetmenin ilk adımıdır. )


- KAZANMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YAŞAMAK


- KAZARA değil/yerine/= KAZAYLA/İSTEMEDEN


- CASEIN[İng.] / CASÉINE[Fr.] / KASEIN[Alm.] ile/değil/yerine/= KAZEİN


- KAZIMAK ile/ve/değil/yerine SIYIRMAK


- KAZİYYE-İ MUHKEME/MUHKEM KAZİYE değil/yerine/= KESİN YARGI


- KB/BLOOD PRESSURE[İng.] değil/yerine/= KAN BASINCI


- KBB/EAR-NOSE-THROAT[İng.] değil/yerine/= KULAK BURUN BOĞAZ


- KBRN/CHEMICAL, BIOLOGICAL, RADIOACTIVE, NUCLEAR[İng.] değil/yerine/= KİMYASAL, BİYOLOJİK, RADYOAKTİF, NÜKLEER


- KBTA/CORONARY COMPUTED TOMOGRAPHYANGIOGRAHY[İng.] değil/yerine/= KORONER BİLGİSAYARLI KESITÇEKİM DAMAR GÖRÜNTÜLEMESİ, KORONER BİLGİSAYARLI TOMOGRAFİK ANJIOGRAFİ


- KBY/CHRONIC RENAL FAILURE | PERSONAL INFORMATION MANAGEMENT[İng.] değil/yerine/= KRONİK BÖBREK YETMEZLİĞİ | KİŞİSEL BİLGİ YÖNETİMİ


- KBYS/PERSONAL INFORMATION MANAGEMENT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= KİŞİSEL BİLGİ YÖNETİMİ DÜZENİ


- KDS/DECİSION SUPPORT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= KARAR DESTEK DÜZENİ


- KEBED değil/yerine/= DİK DURMAK | MEŞEKKÂT


- KEDİLERDE:
CEZA ile/değil/yerine ÖDÜL

( Kediler, cezaları algılayamazlar. İLE/DEĞİL/YERİNE Ödüllere tepki verebilirler. )


- KEEN TESTER[İng.] ile/değil/yerine/= KEEN ARACI


- KEFÂLET SENEDİ değil/yerine/= YÜKÜMLÜK BELGİTİ


- KEFÂLET/NÂME değil/yerine/= YÜKÜMLÜK/BELGE


- KEFÂRET/PENANCE değil/yerine/= SUÇ ÖRTER


- KEFLEX[İng.] ile/değil/yerine/= KEFFEKS


- KEFİL[Ar.] değil/yerine/= YÜKÜMCÜ


- KEFİLE KEFALET/SECONDARY GUARANTEE değil/yerine/= YÜKÜMCÜYE YÜKÜMLÜK/İKİNCİL GÜVENCE


- KEFTIR[İng.] ile/değil/yerine/= KEFTİR


- KEHÂNET[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< ALÂMET[Ar.]


- KEHÂNET değil/yerine/= ÖNBİLİ


- AMBER, ELECTRON, SUCCINUM[İng.] / AMBER, ÉLECTRON[Fr.] / AMBER, BERNSTEIN, ELEKTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= KEHRİBAR, ELEKTRON


- CAKE[İng.] / SE GRUMELER[Fr.] / KLUMPEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KEK


- CAKING[İng.] / S'AGGLOMÉRER[Fr.] / ZUSAMMENBACKEN, FESTBACKEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KEKLEŞME


- KELÂM[Ar.] değil/yerine/= SÖZLEM


- KELÂMÂT-I DİNNİYE ile/ve/değil/yerine/<>/> KELÂMÂT-I FENNİYE


- KELÂM'IN:
İHMÂLİ değil/yerine/>< İMÂLİ

( Kelâmın imâli, ihmâlinden evlâdır. )

( Kelâmın imâli, mümkün olmaz ise ihmâl olunur. / Kelâm, imâl olunmazsa, ihmâl olunur. )


- CHALATE[Fr.] ile/değil/yerine/= KELAT LİGANDI


- KELENE[İng.] ile/değil/yerine/= KELEN


- CLAMP[İng.] ile/değil/yerine/= KELEPÇE


- KELHEIM[İng.] ile/değil/yerine/= KELHEİM


- KELİME HAZİNESİ[Ar.] değil/yerine/= SÖZ AĞIŞI/DAĞARCIĞI/VARLIĞI


- KEL/LİK ile/değil/yerine SAÇSIZ/LIK


- KELLIN[İng.] ile/değil/yerine/= KELLİN


- KELLNER EYEPIECE[İng.] / OCULAIRE DE KELLNER[Fr.] ile/değil/yerine/= KELLNER GÖZMERCEĞİ


- KELLNER-OKULAR[Alm.] ile/değil/yerine/= KELLNER OKÜLERİ


- KELLOGG EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE KELLOGG[Fr.] / KELLOGG-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KELLOGG DENKLEMİ


- KELVIN AMMETER[İng.] / AMPÈRMÈTRE DE KELVIN[Fr.] / KELVIN-STROMMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= KELVİN AKIMÖLÇERİ


- KELVIN BODY[İng.] / CORPS DE KELVIN[Fr.] / KELVIN-KÖRPER[Alm.] ile/değil/yerine/= KELVİN CİSMİ


- KELVIN CONTACTS[İng.] / CONTACTS DE KELVIN[Fr.] ile/değil/yerine/= KELVİN KONTAKTLARI


- KELVIN BRIDGE[İng.] / PONT DE KELVIN[Fr.] / KELVIN-BRÜCKE[Alm.] ile/değil/yerine/= KELVİN KÖPRÜSÜ


- KELVIN TEMPERATURE SCALE[İng.] / ÉCHELLE THERMOMÉTRIQUE KELVIN[Fr.] / KELVIN TEMPERATURSKALA, KELVIN-SKALA[Alm.] ile/değil/yerine/= KELVİN SICAKLIK ÖLÇEĞİ


- KELVIN BALANCE[İng.] / BALANCE DE KELVIN[Fr.] ile/değil/yerine/= KELVİN TERAZİSİ


- KELVIN[İng.] / KELVIN[Alm.] ile/değil/yerine/= KELVİN


- KEMADRIN[İng.] ile/değil/yerine/= KEMADRİN


- KEMER[Fars.] değil/yerine/= EĞME/TÜMSEKLİ


- KEMER değil/yerine/= KAYIŞ


- KEMER/SEMER değil/yerine/= ÇIKAÇ


- KEMFERT[İng.] ile/değil/yerine/= KEMFERT


- BONE GLUE[İng.] / COLLE D'OS[Fr.] / KNOCHENLEIM[Alm.] ile/değil/yerine/= KEMİK TUTKALI


- BONE OIL[İng.] / KNOCHENÖL, DIPPETISCHES ÖL[Alm.] ile/değil/yerine/= KEMİK YAĞI


- BONE[İng.] / OS[Fr.] / KNOCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KEMİK


- CHEMILUMINESCENCE[İng.] ile/değil/yerine/= KEMİLÜMİNESANS


- CHEMI OSMOSIS[Fr.] / CHEMISCHE OSMOSE[Alm.] ile/değil/yerine/= KEMO OSMOS


- CHEMOABSORPTION[İng.] ile/değil/yerine/= KEMOABSORPSİYON


- CHEMOANESTHESIA[İng.] ile/değil/yerine/= KEMOANESTEZİ


- KEMOLİZ/CHEMOLYSIS[İng.] değil/yerine/= KİMYASAL AYRIŞIM


- KEMOPREVANTİF/CHEMOPREVENTIVE[İng.] değil/yerine/= İLAÇLA ÖNLER


- KEMOPROFİLAKSİ/CHEMOPROPHYLAXIS[İng.] değil/yerine/= İLAÇLA KORUMA


- CHEMOSYNTHESIS[İng.] / CHEMISCHE SYNTHESE[Alm.] ile/değil/yerine/= KEMOSENTEZ


- CHIMIQUE ADSORPTION[Fr.] / CHEMOSORPTION, CHEMISCHE ADSORPTION[Alm.] ile/değil/yerine/= KEMOSORPSİYON


- CHEMOSTASIS[İng.] ile/değil/yerine/= KEMOSTAZ


- KEMOTAKSİ/CHEMOTAXIS[İng.] değil/yerine/= KİMYASAL YÖNELIM


- KEMOTAKTİK/CHEMOTACTIC[İng.] değil/yerine/= KİMYASAL YÖNELIMLİ


- KEMOTERAPİ/CHEMOTHERAPY[İng.] değil/yerine/= İLAÇLA KANSER SAĞALTIMI | İLAÇLA SAĞALTIM


- KEMOTERAPİ değil/yerine/= KİMYASAL/KİMYEVÎ SAĞALTIM/TEDAVİ


- KEMOTERAPÖTİK/CHEMOTHERAPEUTIC[İng.] değil/yerine/= KANSER İLACI


- KEM-TER değil/yerine/= AŞAĞIDA BULUNAN, HAKÎR, İTİBARSIZ | EKSİK

( AŞAĞIDAN BULUNAN, HAKÎR, İTİBARSIZ | EKSİK )


- KENAR değil/yerine/= KIYI

( ŞÂTİ'[çoğ. ŞEVÂTÎ] )


- KENDİ DÜNYANDA YAŞAMAK ile/ve/değil/yerine KENDİ DÜNYANI YAŞAMAK

( Sizi tutsak etmiş olan, kendi hakkınızda beslediğiniz fikirdir. )

( Bizi içeri kilitlemiş olan kapı, aynı zamanda bizi dışarı bırakacak olan kapıdır. )

( Bazıları. [Çoğunlukta olsa da herkes değil.] İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Herkes. )

( The idea you have of yourself that keeps you in bondage.
The door that locks you in, is also the door that lets you out. )

( [not] TO LIVE THE PERSONAL LIFE vs./and/but TO LIVE IN THE PERSONAL LIFE
TO LIVE IN THE PERSONAL LIFE instead of TO LIVE THE PERSONAL LIFE )


- KENDİ HAKKIN ile/ve/değil/yerine/||/<> KİŞİ(İNSAN) HAKLARI


- KENDİ İÇİN KILMA ile/değil/yerine BELİRLEME


- KENDİ İŞİNİ YAPTIRMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İŞİNİ KOLAYLAŞTIRMAK


- KENDİ KENDİNE) HÜKÜM VERMEK değil/yerine İSTİŞÂRE


- KENDİ ...:
ZAVİYEM(/DEN BAKINCA) değil/yerine/= AÇIM(/DAN BAKINCA)


- FISSION SPONTANÉE[Fr.] ile/değil/yerine/= KENDİLİĞİNDEN BÖLÜNME


- SPONTANEOUS FISSION[İng.] ile/değil/yerine/= KENDİLİĞİNDEN ÇEKİRDEK BÖLÜNMESİ


- SPONTANEOUS POLARIZATION[İng.] / POLARISATION SPONTANÉE[Fr.] ile/değil/yerine/= KENDİLİĞİNDEN KUTUPLANMA


- SPONTANEOUS MAGNETIZATION[İng.] / AIMANTATION SPONTANÉE[Fr.] ile/değil/yerine/= KENDİLİĞİNDEN MIKNATISLANMA


- SPONTANEOUS PROCESS[İng.] ile/değil/yerine/= KENDİLİĞİNDEN OLAN SÜREÇ


- SPONTANEOUS COMBUSTION[İng.] / COMBUSTION SPONTANÉE[Fr.] / SELBSTVERBRENNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KENDİLİĞİNDEN YANMA


- KENDİLİK ile/ve/değil/yerine/||/<> TARİHSELLİK


- KENDİMİ AŞMAM GEREK DÜŞÜNCESİ
ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/<
HİZMETİNİ ARTIRMAK VE SÜRDÜRMEK


- KENDİMİ TANIYORUM" YANILGISI değil/yerine KENDİNİ TANIMAK


- KENDİMİZİ:
DEV AYNASINDA GÖRMEK ile/değil/yerine/>< DEVÂ AYNASINDA GÖRMEK


- KENDİMİZİ:
"YÜCELTMEK" değil/yerine DÜZELTMEK


- KENDİMİZİN ..." ile/değil/yerine KİŞİNİN KENDİNİN ...


- KENDİNDEN EMİN OLDUĞUN İÇİN İSTEMEK değil/yerine ALLAH'TAN EMİN OLARAK İSTEMEK

( [not] ASKING WITH SELF-CONFIDENCE but ASKING WITH TRUST IN ALLAH
ASKING WITH TRUST IN ALLAH instead of ASKING WITH SELF-CONFIDENCE )


- KENDİNDEN KAÇMAK ile/değil/yerine/||/<>/< KENDİNİ KOVALAMAK/TANIMAK


- KENDİNE BİRİNİ BULMA ARAYIŞI/ÇABASI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KENDİNİ BULMA ARAYIŞI/ÇABASI


- KENDİNE DÖNÜŞTÜRMEK ile/değil/yerine KENDİNİ DÖNÜŞTÜRMEK


- KENDİNE SAKLAMAK / KENDİNDE SAKLI TUTMAK ile/ve/değil/yerine İÇİNDE TUTMAK


- KENDİNE YET(E)MEMEK ile/ve/değil/yerine KABUĞUNA SIĞ(A)MAMAK


- KENDİNE YONTMAK değil/yerine KENDİNİ YONTMAK


- KENDİNİ ...:
"AKLAMAK" ile/değil/yerine/>< YOKLAMAK

( Kendini tanımayan, bilgisiz/cahil. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Kendini tanıyan, bilge. )


- KENDİNİ ANLATMAK ile/ve/değil/yerine (DİNLEYENE/ANLAMAK İSTEYENE) YARDIMCI OLMAK

( [not] TO EXPRESS THE SELF vs./and/but TO HELP [WHO REQUEST TO UNDERSTAND/LISTEN]
TO HELP [WHO REQUEST TO UNDERSTAND/LISTEN] instead of TO EXPRESS THE SELF )


- KENDİNİ AZIMSAMAK değil/yerine/>< KENDİNİ ANIMSAMAK


- KENDİNİ, BAŞKALARINDAN KORUMAK ile/ve/değil/yerine BAŞKALARINI, KENDİNDEN KORUMAK

( [not] TO PROTECT THE SELF FROM OTHERS vs./and/but TO PROTECT OTHERS FROM THE SELF
TO PROTECT OTHERS FROM THE SELF instead of TO PROTECT THE SELF FROM OTHERS )


- KENDİNİ BİLME BİLGİSİ ile/ve/değil/yerine HAKİKAT BİLGİSİ

( [not] KNOWING THE SELF vs./and/but WISDOM/KNOWLEDGE OF THE TRUTH
WISDOM/KNOWLEDGE OF THE TRUTH instead of KNOWING THE SELF )


- KENDİNİ/BİRİNİ "DEĞERLENDİRİRKEN":
SAHİP OLMADIKLARI(N) İLE ile/ve/değil/yerine/||/<> SAHİP OLDUKLARI/N İLE NELER YAPTIĞI(N)/YAPABİLDİĞİ(N)


- KENDİNİ HERKESTEN "ÜSTÜN GÖRMEK" ile/değil/yerine YALNIZLIĞINI KABUL ETMİŞ OLMAK


- KENDİNİ İSPAT (ETME ÇABASI) ile/değil/yerine KONUYU/DURUMU İSPAT


- KENDİNİ ÖVEN ile/değil/yerine/>< KENDİNİ BİLEN


- TANIMAK:
KENDİNİ ile/ve/değil/yerine/||/<> KENDİNDEKİNİ

( Sen, sende ve sana emânetsin. )

( [not] THE SELF vs./and/but WHICH YOU HAVE IN SELF
WHICH YOU HAVE IN SELF instead of THE SELF )


- KENDİNİ "TANIMLAMAK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KENDİNİ TANIMAK

( Yapmamız gereken tek şey, kendimizi [sınırlayıp ayırarak] tanımlama eğiliminden kurtulmaktır.[Tüm "tanımlar", yalnızca gövdemize ve onun görünümlerine özgüdür.] )

( All we need is to get rid of the tendency to define ourselves. [All definitions apply to our body only and to its expressions.] )

( [not] EXPRESS THE SELF vs./and/but/||/<>/< RECOGNIZE THE SELF
RECOGNIZE THE SELF instead of EXPRESS THE SELF )


- KENDİNİ/ZİHNİNİ:
(")UYUŞTURMAK(") ile/değil/yerine/>< MEŞGUL ETMEK


- KENDİNİ:
"YÜCELTEN" değil/yerine/>< ALÇALTAN

( Alçalır. DEĞİL/YERİNE/>< Yücelir. )


- HEMPSEED OIL[İng.] ile/değil/yerine/= KENEVİR YAĞI


- HEMP[İng.] / VHANVR[Fr.] / HANF[Alm.] ile/değil/yerine/= KENEVİR


- KENNARD PACKET[İng.] / PAQUET DE KENNARD[Fr.] / KENNARD-PAKET[Alm.] ile/değil/yerine/= KENNARD PAKETİ


- KENNELY-HEAVISIDE LAYER[İng.] ile/değil/yerine/= KENNELY TABAKASI


- KENTET[Fr. < QUINTETTE] değil/yerine/= BEŞLİ


- KENTSEL "ÖTELEME" ile/değil/yerine/||/<>/< KENTSEL DÖNÜŞÜM

( )


- AT:
KENTTE değil/yerine TAŞRADA


- KENTTE YAŞAMAK ile/ve/değil/yerine KENTLİ OLMAK


- KEPAYANG OIL[İng.] ile/değil/yerine/= KEPAYANG YAĞI


- KEPÇIR[İng. < CAPTURE] değil/yerine/= YAKALAMA


- KEPEKSİZ TAHİN ile/değil/yerine KEPEKLİ TAHİN

( ... İLE/DEĞİL/YERİNE Daha yoğun ve akışkanlığı daha azdır. )


- KEPHALOIDIN[İng.] ile/değil/yerine/= KEPHALOİDİN


- KEPLER TELESCOPE[İng.] / TÉLESCOPE DE KEPLER[Fr.] / KEPLER-TELESKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= KEPLER TELESKOBU


- KEPLER'S LAWS[İng.] / LOIS DE KEPLER[Fr.] / KEPLER-GESETZE, KEPLERSCHE GESETZE[Alm.] ile/değil/yerine/= KEPLER YASALARI


- KER[İng.] ile/değil/yerine/= KER


- KERÂMÂT-I DİNNİYE ile/ve/değil/yerine/<>/> KERÂMÂT-I FENNİYE


- KERÂMET değil/yerine RIZÂ


- KERASIN[İng.] ile/değil/yerine/= KERASİN


- KERACYANIN[İng.] ile/değil/yerine/= KERASİYANİN


- KERASOL[İng.] ile/değil/yerine/= KERASOL


- KERATIN[İng.] ile/değil/yerine/= KERATİN


- KERATOELASTIN[İng.] ile/değil/yerine/= KERATOELASTİN


- KERATOLYTIC[İng.] ile/değil/yerine/= KERATOLİTİK


- DEFA/KERE[Ar.] değil/yerine/= KEZ