Bugün[30 Mart 2026]
itibarı ile 25.800 başlık/FaRk ile birlikte,
25.800 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(51/105)


- KARTESISCHES ZEICHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KARTEZYEN İŞARETLEME


- CARTESIAN COORDINATES[İng.] / COORDONNÉES CARTÉSIENNES[Fr.] / KARTESISCHE KOORDINATEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KARTEZYEN KOORDİNATLAR


- KARTOGRAF/YA / KARTOGRAFİ[İng. < CARTOGRAPHY] değil/yerine/= HARİTALAMA, HARİTACILIK, ÇİZİNÇÇİ/LİK, ÇİZİMBİLİM


- KARPHOLITE[İng.] ile/değil/yerine/= KARTOLİT


- KARTVİZİT değil/yerine/= TANITMA KARTI


- KÂRÛN değil/yerine HÂRÛN


- CARVONE[İng.] / CARVONE[Fr.] / KARVON, KARVOL[Alm.] ile/değil/yerine/= KARVON


- KARYOKINESIS[İng.] ile/değil/yerine/= KARYOKİNES


- KARYOLA[İt. < CARRIOLA] değil/yerine/= SEKİ/SEDİR

( Üzerine yatak yapılıp yatılan tahta ya da metal sedir. | El arabası. )


- KARYOSIT/KARYOCYTE[İng.] değil/yerine/= ÇEKİRDEKLİ GÖZE


- KARZ değil/yerine/= ÖDÜNÇ


- KAS BELLEĞİ/HAFIZASI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< MYELİN BAĞLARI


- | "KAS KAFA" ile/ve/||/<> "BOŞ KAFA" ile/ve/||/<> "MAN KAFA" |
ile/değil/yerine
HOŞ KAFA

( Duyduğundan bir şey al(a)mayan. İLE/DEĞİL/YERİNE Duyduğunu çabuk unutan, etki etmeyen. İLE/DEĞİL/YERİNE Duyduğunu herkese anlatan. İLE/DEĞİL/YERİNE Duyduğunu içinde tutan. )

( Üç/dört heykel masalını okumanızı/dinlemenizi salık veririz. )


- KASA ile/ve/değil/yerine/<>/< KESE


- KASABA değil/yerine/= İLÇE


- KASABA değil/yerine/= KIRBUCAK


- KÂSE[Fars.] değil/yerine/= TAS

( Cam, çini, toprak vb.nden yapılmış derince çanak. | Kalp. )


- KAŞEKSİ/CACHEXIA, CACHEXY[İng.] değil/yerine/= HASTALIKLI ZAYIFLIK


- KASEM/YEMİN[Ar.] değil/yerine/= ANT


- KISIDWE OIL[İng.] ile/değil/yerine/= KASİDVE YAĞI


- KAŞIĞI/ÇATALI BIRAKMAK:
İÇBÜKEY ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DIŞBÜKEY

( Kaşığı tabağın içine ya da herhangi bir zemine sırtı tabana değecek biçimde bırakmak, hem kaşıkta kalıntının bulunmasına, hem de tabaktaysa/tenceredeyse tabağın içine kayarak batmasına neden olabilir. Çözümü ise sırtı havaya gelecek biçimde kaşığı ters bırakmaktır. )


- KAŞIK değil/yerine/= DOĞUM KAŞIĞI/KAŞIK/KISKAÇ/FORSEPS


- KAŞIKLA VERİP, KEPÇEYLE ALMAK değil/yerine KOŞULSUZ VE BEKLENTİSİZ VERMEK/HİZMET


- KAS(IL)MAK ile/değil/yerine/>< KAT(IL)MAK


- KAŞINMAK değil/yerine/ya da/>< DÜŞÜNÜP TAŞINMAK


- KAŞINMAK" ile/değil/yerine/>< KAÇINMAK


- KASIT ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< DAYANAKÇA


- KASITLI (OLARAK) ile/ve/değil/yerine ÖZELLİKLE


- KASKO[İt. < CASCO] değil/yerine/= GÜVENCELİK


- KAŞKOL[Fr. < CACHE-COL] değil/yerine/= BOYUN ATKISI


- KASTEN/KASTİ/MAHSUS değil/yerine/= İSTEYEREK/İSTENEREK/BİLEREK/AMAÇLI/AMAÇLICA


- KASTETMEK değil/yerine/= DEMEK İSTEMEK


- KASTLE-MAYER REAGENT[İng.] ile/değil/yerine/= KASTLE-MAYER BELİRTİCİ


- HUILE DE RISIN[Fr.] / RIZINUSÖL, KASTORÖL[Alm.] ile/değil/yerine/= KASTOR YAĞI


- KASVETLİ değil/yerine/= İÇSIKAN


- KAT İRTİFAKI değil/yerine/= KAT YÜKÜMLENİMİ


- KAT MALİKİ değil/yerine/= KAT İYESİ


- KAT MÜLKİYETİ[Ar.] değil/yerine/= KAT İYELİĞİ


- KATA[İng.] ile/değil/yerine/= KATA


- KATABOLISM[İng.] ile/değil/yerine/= KATABOLİZM


- KATABOLİZMA/CATABOLISM[İng.] değil/yerine/= YIKIMLAMA | YADIMLAMA


- CATAPHORESIS[İng.] / CATAPHORÈSE[Fr.] / KATAPHORESE[Alm.] ile/değil/yerine/= KATAFOREZ


- KATAL[İng.] ile/değil/yerine/= KATAL


- CATALASE, CATALYSIS[İng.] / CATALYSE[Fr.] / KATALASE, KATALYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= KATALAZ, KATALİZ


- KATALEPSİ/CATALEPSY[İng.] değil/yerine/= KASILAKALIM


- CATALYTIC HYDROGENATION[İng.] / CATALITICO DE HYDROGENATION[Fr.] / KATALYTISCHE HYDRIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KATALİTİK HİDROJENLEME


- CATALYTIC DECOMPOSITION[İng.] / CATALITICO DE DECOMPOSICION[Fr.] / KATALYTISCHE ZÄRSETZUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KATALİTİK PARÇALANMA


- CATALYTIC METHODS[İng.] ile/değil/yerine/= KATALİTİK YÖNTEMLER


- CATALYTIC[İng.] / CATALYTIQUE[Fr.] / KATALYTISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= KATALİTİK


- CATALYST POISON[İng.] / CATALYSEUR POISON[Fr.] / KATALYSATORGIFT[Alm.] ile/değil/yerine/= KATALİZÖR ZEHİRİ


- CATALYST POISONING[İng.] / KATALYSATORVERGIFTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KATALİZÖR ZEHİRLENMESİ


- CATALYST[İng.] / CATALYSEUR[Fr.] / KATALYSATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= KATALİZÖR


- KATALİZ/ÖR[Fr. < CATALYSE/UR] değil/yerine/= TEZGEN

( Kimyasal tepkimenin olmasını ya da hızının değişmesini molekül yapısını değiştirmeden sağlayan, katalitik etkiye yol açan nesne. )

( KATALİZ: Bir nesnenin kimyasal bir tepkimede hiçbir değişmeye uğramadan tepkimenin olmasını ya da hızının değişmesini sağlayan etkisi. )


- KATAPLEKSİ/CATAPLEXIA[İng.] değil/yerine/= GEVŞEYİKALIM


- KATARAKT[Fr. < CATARACTE]/ENÜÇ[dvnlgttrk] değil/yerine/= PERDE, AKBASMA, AKSU


- KATHAROMETER[İng.] ile/değil/yerine/= KATAROMETRE


- KATASTROFİK/CATASTROPHİC[İng.] değil/yerine/= DEHŞET VERICİ, ÜRKÜTÜCÜ


- KATASTROFİZASYON/CATASTROPHİZING[İng.] değil/yerine/= FELAKETLEŞTİRME


- KATATONİ/CATATONIA[İng.] değil/yerine/= TUTULAKALIM


- KATEGORİ[Fr. < CATÉGORIE | İng. CATEGORY < Yun.] değil/yerine/= ULAM/DENKÖBEK

( Aralarında herhangi bir bakımdan ilgi ya da benzerlik bulunanların tamamı. )


- KATEKSİS/CATHEXIS[İng.] değil/yerine/= DUYGUSAL YATIRIM


- KATETER/CATHETER[İng.] değil/yerine/= DALGI


- KATETERİZASYON/CATHETERIZATION[İng.] değil/yerine/= DALGILAMA


- CATHETOMETER[İng.] / CATÉTOMÈTRE[Fr.] / KATHETOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= KATETOMETRE


- ANAYASA:
KATI ile/ve/değil/yerine/<> ESNEK


- FESTKÖRPER[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI CİSİM


- SULP ERİYİK[Osm.] / SOLID SOLUTION[İng.] / SOLUTION SOLIDE[Fr.] / FESTE ELEKTROLYTE[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI ÇÖZELTİ


- SOLID-STATE REACTION[İng.] / FESTER BRENNSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI-DURUM TEPKİMESİ


- SOLIDUS CURVE[İng.] / COURBE DE SOLIDUS[Fr.] / SOLIDUS-KURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI EĞRİSİ


- SOLID ELECTROLYTE[İng.] / FEST[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI ELEKTROLİT


- SOLID STATE DETECTORS[İng.] / DÉTECTEURS À ÉTAT SOLIDE[Fr.] / FESTKÖRPERDETEKTOREN[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI HÂL DEDEKTÖRLERİ


- SOLID STATE LASER[İng.] / LASER À ÉTAT SOLIDE[Fr.] / FESTKÖRPERLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI HÂL LAZERİ


- SOLID STATE MASER[İng.] / MASER À ÉTAT SOLIDE[Fr.] / FESTKÖRPERMASER[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI HÂL MAZERİ


- SULBİYET[Osm.] / SOLID STATE[İng.] / ÉTAT SOLIDE[Fr.] / FESTKÖR[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI HÂL


- SOLID HELIUM[İng.] / HÉLIUM SOLIDE[Fr.] / FESTES HELIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI HELYUM


- SOLID LASER[İng.] / LASER SOLIDE[Fr.] / FESTER LASER[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI LAZER


- KAT'I MÜKAFTİ/PARABOL değil/yerine/= ...


- FAT[İng.] / GRAISSE[Fr.] / ÖL FETT[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI YAĞ


- SULP MAHRUK[Osm.] / SOLID FUEL[İng.] / COMBUSTIBLE SOLIDE[Fr.] / FESTE LÖSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI YAKIT


- SULP[Osm.] / SOLID[İng.] / SOLIDE[Fr.] / FERRONICKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI


- SOLID STATE PHYSICS[İng.] / PHYSIQUE DE L'ÉTAT SOLIDE[Fr.] / FESTKÖRPERPHYSIK[Alm.] ile/değil/yerine/= KATIHAL FİZİĞİ


- KATİL[Ar.] değil/yerine/= ÖLDÜRÜMCÜ/ÖLDÜREN


- SOLIDIFICATION CURVE[İng.] / COURBE DE SOLIDIFICATION[Fr.] / ERSTARRUNGSKURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= KATILAŞMA EĞRİSİ


- SOLIDIFICATION HEAT[İng.] / CHALEUR DE LA SOLIDIFICATION[Fr.] ile/değil/yerine/= KATILAŞMA ISISI


- CONSOLIDATION TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE DE SOLIDIFICATION[Fr.] ile/değil/yerine/= KATILAŞMA SICAKLIĞI


- TASALLUP[Osm.] / SOLIDIFICATION[İng.] / VERFESTIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KATILAŞMA


- SOLIDIFY[İng.] / ERMÜDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KATILAŞMAK


- RIGIDITY COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DE LA RIGIDITÉ[Fr.] / STARRHEITSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= KATILIK KATSAYISI


- KATILIM FONU ile/ve/değil/yerine/||/<> KATILIM HESABI

( Sermaye piyasası ürünlerinden olan portföyler.[Profesyoneller tarafından yönetilir.] İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Katılım bankalarının, fon toplamak için kullandığı tasarruf aracıdır. )


- KATILIM SAĞLAMAK ile/değil/yerine/||/<>/< KATILMAK


- ADDITION REACTIONS[İng.] ile/değil/yerine/= KATILMA TEPKİMESİ


- KATİ/MUHAKKAK değil/yerine/= KESİN


- KÂTİP[Ar.]/SEKRETER[Fr.] değil/yerine/= YAZMAN/YÖNETİCİ YARDIMCISI


- KATİYEN/MUHAKKAK/MUTLAKA değil/yerine/= KESİNLİKLE/KESİN/KESİNKES


- KATİYET KESBETMEK değil/yerine/= KESİNLİK KAZANMAK/KESİNLEŞMEK


- KATİYET değil/yerine/= KESİNLİK


- KAT'Î/YET[Ar.] değil/yerine/= KESİN/LİK


- DOPING COMPENSATION[İng.] ile/değil/yerine/= KATKI DENGELEMESİ


- DOPING LEVEL[İng.] ile/değil/yerine/= KATKI DÜZEYİ


- DOPING AGENT[İng.] / DOTIERUNGSSUBSTANZ, ZUSCHLAG[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKI NESNESİ


- DOPING-SUBSTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKI NESNESİ


- KATKI ile/ve/<>/değil/yerine/|| DEVAM ETTİRME


- ZUSATZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKI


- DOPING[İng.] / DOPAGE[Fr.] / [Alm.] ile/değil/yerine/= KATKILAMA/DOPLAMA


- NIVEAU DE DOPAGE[Fr.] / DOTIERUNGSNIVEAU[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKILAMA DÜZEYİ


- DOPING-KOMPENSATION[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKILAMA GİDERME/TELÂFİSİ


- DOTIERUNGSKOMPENSATION[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKILAMA GİDERME


- EXTRINSIC PHOTOEMISSION[İng.] / PHOTOÉMISSION EXTRINSÈQUE[Fr.] / STÖRSTELLEN-PHOTOEMISSION[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKILI FOTO SALIM/YAYINI


- EXTRINSIC PHOTOCONDUCTIVITY[İng.] / PHOTOCONDUCTIVITÉ EXTRINSÈQUE[Fr.] / STÖRSTELLEN-PHOTOLEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKILI FOTOİLETKENLİK


- EXTRINSIC SEMICONDUCTOR[İng.] / SEMI-CONDUCTEUR DOPÉ[Fr.] / STÖRSTELLENHALBLEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKILI YARI İLETKEN


- EIGENE MOBILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKISIZ DEVİMLİLİK


- EIGENE BARRIERDIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKISIZ ENGELLİ DİYOT


- EIGENE BARRIERTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKISIZ ENGELLİ TRANSİSTOR


- EIGENE PHOTOLEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKISIZ FOTO İLETKENLİK


- COUCHE INTRINSÈQUE[Fr.] / EIGENSCHICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKISIZ TABAKA


- EIGENKONTAKTE POTENTIALDIFFERENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KATKISIZ TEMAS POTANSİYEL FARKI


- SEMI-CONDUCTEUR NON DOPÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= KATKISIZ YARI İLETKEN


- IMPURITY[İng.] ile/değil/yerine/= KATKISIZLIK


- KATLİAM[Ar. KATL+ÂMM] değil/yerine/= KIRIM


- KATLANDIĞIMIZ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YAŞADIĞIMIZ/YAŞAYABİLECEKLERİMİZ

( Çoğunluk. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Azınlık. [bazı yeğlemelerimizle böyle sürmek/kalmak zorunda olmadan!] )


- KATLANMA/TAHAMMÜL[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DAYANÇ/DAYANCA/SABIR

( Katlanmak. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Direnmek. )

( Maddî olanlara. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Manevî olanlara. )

( PATIENCE vs./and/<> ENDURANCE )


- KATLANMAK değil/yerine DAYANÇ/SABIR


- SOLIDIFICATION[Fr.] ile/değil/yerine/= KATLAŞMA


- SOLIDIFIER[Fr.] ile/değil/yerine/= KATLAŞMAK


- KATLETMEK ile/değil/yerine/>< KATETMEK


- KATLETMEK değil/yerine/= ÖLDÜRMEK


- COUCHE[Fr.] ile/değil/yerine/= KATMAN, TABAKA


- LAMINAR FLOW[İng.] / ÉCOULEMENT LAMINAIRE[Fr.] / LAMINARE STRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KATMANLI/LAMİNER AKIŞ/AKIM


- CATHODIC OVER POTENTIAL[İng.] / SURTENSION CATHODIQUE[Fr.] / KATHODISCHE ÜBERSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KATODİK AŞIRI GERİLİM


- CATHODIC AREA[İng.] / KATHODENRAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= KATODİK BÖLGE


- CATHODIC INHIBITORS[İng.] / INHIBITEURS CATHODIQUES[Fr.] / KATHODISCHE INHIBITOREN[Alm.] ile/değil/yerine/= KATODİK İNHİBİTÖR


- CATHODIC PROTECTION[İng.] / PROTECTION CATHODIQUE[Fr.] / KATHODISCHER SHUTZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KATODİK KORUMA


- CATHODIC PICKLING[İng.] ile/değil/yerine/= KATODİK PAKLAMA


- DE CAPAGE CATHODIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KATODİK PİKLAĞI


- CATHODIC STRIPPING ANALYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= KATODİK SIYIRMA ÇÖZÜMLEMESİ/ANALİZİ


- KATHODISCHES BEIZEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KATODİK TEMİZLEME


- CATHODIC REACTANT[İng.] ile/değil/yerine/= KATODİK TEPKEN


- CATHODIC[İng.] / CATHODIQUE[Fr.] / KATHODISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= KATODİK


- CATHOLYTE[Fr.] / KATHOLYT[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOLİT


- CATHODE BIAS[İng.] / KATHODENVORSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOT BESLEMESİ


- CATHODE COMPARTMENT[İng.] / CA'TODO COMPARTMENT[Fr.] / KATOENENRAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOT BÖLMESİ


- CATHODE DEPOLARIZER[İng.] ile/değil/yerine/= KATOT DEPOLARİZÖRÜ


- CATHODE DROP, CATHODE FALL[İng.] / CHUTE CATHODIQUE[Fr.] / KATHODENFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOT DÜŞÜMÜ/DÜŞÜŞÜ


- RAYON CATHODIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KATOT İSİMLERİ


- CATHODE RAYS[İng.] / KATHODEN STRAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOT IŞINLARI


- CATHODE RAY TUBE[İng.] / TUBE CATHODIQUE, TUBE À RAYONS CATHODIQUES[Fr.] / BRAUNSCHE RÖHRE, KATHODENSTRAHLRÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOT IŞINLI TÜP


- CATHODE DARK SPACE[İng.] / ESPACE SOMBRE CATHODIQUE[Fr.] / KATHODENDUNKELRAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOT KARANLIK BÖLGESİ


- CATHODE MODULATION[İng.] / MODULATION DE CATHODE[Fr.] / KATHODENMODULATION[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOT KİPLEMESİ


- CATHODE TUBE[İng.] ile/değil/yerine/= KATOT TÜPÜ


- CATHODE EFFICIENCY[İng.] / RENDEMENT CATHODIQUE[Fr.] / KATHODEN-LEISTUNGSFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOT VERİMİ


- CATHODE[İng.] / KATHODE[Fr.] / KATHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= KATOT


- TAR[İng.] / GOUDRON[Fr.] / TEER, TEEREN[Alm.] ile/değil/yerine/= KATRAN


- KATRE/KATRA[Ar. çoğ. KATER, KATARÂT] değil/yerine/= DAMLA

( Damla, damlayan şey. )


- COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT[Fr.] / KOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= KATSAYI


- KATYON[Fr. < CATION] değil/yerine/= ARTIN

( Bir çözeltinin elektrolizi sırasında katotta toplanan iyon. )


- CATION ANALYSIS[İng.] / KATION ANALYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= KATYON ÇÖZÜMLEMESİ/ANALİZİ


- CATION EXCHANGE RESIN[İng.] ile/değil/yerine/= KATYON DEĞİŞİM REÇİNESİ


- KATIONENAUSTAUSCH[Alm.] ile/değil/yerine/= KATYON DEĞİŞİMİ


- KATION AUSTAUSCH RESINATE[Alm.] ile/değil/yerine/= KATYON DEĞİŞTİRİCİ REÇİNE


- CATION[İng.] / CATHION[Fr.] / KATION[Alm.] ile/değil/yerine/= KATYON


- CATIONIC SPACE[İng.] ile/değil/yerine/= KATYONİK BOŞLUK


- CATION DETERGENT[İng.] / RÉACTIFS DÉTERGENT[Fr.] / KATIONISCHE REINIGUNGSMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= KATYONİK DETERJAN


- CAOUTCHOUC, INDIA RUBBER[İng.] / CAOUTCHOUC[Fr.] / KAUTSCHUK[Alm.] ile/değil/yerine/= KAUÇUK


- KAUDA/CAUDA, TAIL[İng.] değil/yerine/= KUYRUK


- KAURI[İng.] / KAURI[Fr.] ile/değil/yerine/= KAURİ


- KAURINIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= KAURİNİK ASİT


- KAURINOLIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= KAURİNOLİK ASİT


- KAURONILIK ACID[İng.] ile/değil/yerine/= KAURONOLİK ASİT


- KAVA[İng.] ile/değil/yerine/= KAVA


- KAVAF[Ar. < HAFFÂF] ile/değil/yerine/>< ESNAF[çoğ. Ar. < SINIF]

( Ucuz, özenmeden ve bayağı cins ayakkabı, kemer, cüzdan yapan ya da satan esnaf. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Küçük sermaye ve zanaat sahibi. | [mecaz] Başlıca düşüncesi, mesleğinin tüm inceliklerinden yararlanıp bunları karşısındakinin zararına kullanarak ve meslekte kötü örnek oluşturarak çok para kazanan kişi. )


- KAVÂİD[Ar.] değil/yerine/= DİLBİLGİSİ


- KAVAIIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= KAVAİK ASİT


- KAVAIN[İng.] ile/değil/yerine/= KAVAİN


- JAR[İng.] / BAC[Fr.] / KRUG[Alm.] ile/değil/yerine/= KAVANOZ


- KAVATEL OIL[İng.] / KAVATEL ÖL[Alm.] ile/değil/yerine/= KAVATEL YAĞI


- KAVERN/CAVERN[İng.] değil/yerine/= KOVUK


- KAVERNÖZ/CAVERNOUS[İng.] değil/yerine/= KOVUKSU


- KAVGA ile/ve/değil/yerine TUTUM

( [not] !FIGHT vs./and/but ATTITUDE
ATTITUDE instead of !FIGHT )


- KAVGACI/LIK ile/değil/yerine/>< KARARLI/LIK


- KAVÎ değil/yerine/= GÜÇLÜ


- CHAVICOL[İng.] / CHAVICOL[Fr.] / CHAVICOL[Alm.] ile/değil/yerine/= KAVİKOL


- KAVİLEŞMEK[Ar. + Tr.] değil/yerine/= SAĞLAMLAŞMAK, PEKİŞMEK


- KAVİS[Ar.]/KURVATÜR/CURVATURE[İng.] değil/yerine EĞMEÇ/YAY

( Yay ya da buna benzer şeylerin biçimi. | Bir eğrinin sınırlı bir bölümü. )


- KAVITASYON/CAVITATION[İng.] değil/yerine/= OYMA


- KAVİTE/CAVITY[İng.] değil/yerine/= BOŞLUK


- KAVRAM/KONU/DURUM/SORUN:
"KİŞİ/LER ÜZERİNDEN" (KAVRAM/DURUM) ile/değil/yerine/>< KAVRAM/DURUM ÜZERİNDEN (KİŞİ/LER)


- MEFHUM[Osm.] / NOTION[İng.] / BEGNIFI., BEGRIFF[Alm.] ile/değil/yerine/= KAVRAM


- ... KAVRIYORUZ ile/ve/değil/yerine "KAVRANIYOR" / BAZI KİŞİLERİN "ÖYLE KAVRAMASI"


- KAVRULMUŞ BADEM değil/yerine ÇİĞ BADEM


- KAVUM/CAVUM[İng.] değil/yerine/= OYUK, BOŞLUK


- KAVURMA / KIZARTMA değil/yerine/>< FIRINDA / BUĞULAMA / HAŞLAMA/KAYNATMA


- AŞK:
KAVUŞMADAN(VUSLATTAN) ÖNCE değil/yerine/<> KAVUŞMADAN(VUSLATTAN) SONRA


- HALITE, ROCK SALT[İng.] / HALITE[Fr.] / HALBZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYA TUZU


- KAYBETMEK ile/değil/yerine/>< KAYDETMEK


- KAYBETMEK ile/ve/değil/yerine/||/>< SEVMEK

( Bir anda. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/>< Zamanla. )


- KAYBETMEK[Ar. < GAYB] değil/yerine/= YİTİRMEK

( Bir kez ulaşıldığında artık yitirilmez. )

( ZİYÂ: Taşınmaz malı kaybetmek. | Işık, aydınlık. )

( Once arrived at, it cannot be lost. )


- KAYBETTİĞİNE ÜZÜLMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KAZANDIĞINA/KAZANABİLECEĞİNE SEVİNMEK


- KAYBOLMAK ile/ve/değil/yerine/<>/> KAPILMAK


- KAYBOLMAK değil/yerine/= YİTMEK


- KIZGIN[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYGAN


- KAYGI ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< ÇABA


- KAYGI ile/ve/değil/yerine DUYARLILIK


- KAYGI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< "KANI"


- KAYGI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÖNYARGI


- KAYGI değil/yerine/>< SAYGI

( "Kaygı..." yazısı için burayı tıklayınız... )


- KAYGILANMAK ile/değil/yerine DÜŞÜNMEK


- KAYGILANMAK ile/değil/yerine ÖNGÖRMEK


- KAYIP değil/yerine/= YİTİK


- KAYIPLA:
"BAŞA ÇIKAMAMAK" ile/değil/yerine/>< BAŞA ÇIKMAK


- INDIFFERENT EQUILIBRIUM[İng.] / ÉQUILIBRE INDIFFÉRENT[Fr.] ile/değil/yerine/= KAYITSIZ DENGE


- KAYITSIZ/LIK/TAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ANLAYIŞ/TAN

( Bazen, bazıları için, bazı/çoğu durum, olay, tutum ve davranışlar, kayıtsızlıktan dolayı değil ("fazla") anlayıştan/irfandan ileri gelebilir. [Göründüğü gibi yorumlayabilmenin yanı sıra ve karşısında, aykırı/aşırı görmeyebiliriz de.] )


- KAYITSIZLIK değil/yerine/>< DERT EDİNME


- KAYITSIZLIK ile/ve/değil/yerine İLGİLENMEMEK

( BÎ-GÂNE: Kayıtsız, ilgisiz. )


- KAYKILMAK ile/değil/yerine DAYANMAK


- KAYKILMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> UZANMAK


- KAYLÛLE[Ar.]/SİESTA[İsp.]/RİPOSO[İt.]/İNEMURİ[Jap.] değil/yerine/= ÖĞLE ARASI/UYKUSU/DİNLENMESİ


- SHEARING STRESS[İng.] / EFFORT DE CISAILLEMENT, TENSION DE CISAILLEMENT[Fr.] / SCHERBEANSPRUCHUNG, SCHERSPANNUNG, SCHUBSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYMA GERİLMESİ


- SLIP POINT[İng.] ile/değil/yerine/= KAYMA NOKTASI


- TRANSLATION, SHIFT[İng./Fr.] / TRANSLATION, SCHIEBUNG, VERSCHIEBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYMA, ÖTELE(N)ME


- SLIDING FRICTION[İng.] / GLISSEMENT DE FROTTEMENT[Fr.] / SCHIEBEN-REIBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYMA SÜRTÜNMESİ


- KAYMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KAYNAK


- KAYNAĞA/KİTABA/SÖZE/SÖYLEYENE GÜVENMEK ile/ve/değil/yerine ANLAMA GÜVENMEK

( [not] TO TRUST TO SOURCE/BOOK/WORD vs./and/but TO TRUST TO MEANING
TO TRUST TO MEANING instead of TO TRUST TO SOURCE/BOOK/WORD )


- KAYNAK ile/ve/değil/yerine ARAÇ

( [not] SOURCE vs./and/but VEHICLE/TOOL
VEHICLE/TOOL instead of SOURCE )


- KAYNAKLARDAN YARARLANMAMAK ile/ve/değil/yerine/<> ADLARINA YER VERMEMEK


- QUELLENFREIES FELD[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYNAKSIZ ALAN


- BOILING POINT ELEVATION.[İng.] / SÜDEPUNKT ERHÖHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYNAMA NOKTASI YÜKSELMESİ


- NOKTA-İ GALEYAN[Osm.] / BOILING POINT[İng.] / POINT D'ÉBULLITION[Fr.] / SIEDEPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYNAMA NOKTASI


- GALEYAN[Osm.] / BOILING[İng.] / ÉBULLITION[Fr.] / KOCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYNAMA


- KOCHWASSERREAKTOR, SIEDEWASSERREAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYNAR SU REAKTÖRÜ


- BOILING WATER REACTOR[İng.] / RÉACTOR À EAU BOUILLANTE[Fr.] / SIDEWASSER REAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYNAR SULU REAKTÖR


- FUSION POINT[İng.] ile/değil/yerine/= KAYNAŞMA NOKTASI


- FUSION REACTOR[İng.] / RÉACTEUR DE FUSION[Fr.] / FUSIONSREAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYNAŞMA TEPKİLEŞİMİ/REAKTÖRÜ


- FUSIONSBRENNMATERIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYNAŞMA YAKIT NESNESİ


- FUSION FUEL[İng.] / COMBUSTIBLE DE FUSION[Fr.] / FUSIONSBRENNSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYNAŞMA YAKITI


- KAYPAK/LIK ile/değil/yerine/>< SAMİMİ/YET


- KAYSER[İng.] / KAYSER[Fr.] / KAYSER[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYSER


- CATION ANALYSE[Fr.] ile/değil/yerine/= KAYTON ÇÖZÜMLEMESİ


- CATION SUBSTITUTION[Fr.] ile/değil/yerine/= KAYTON DEGİŞİMİ


- CATION SUBSTITUTION RÉSINE[Fr.] ile/değil/yerine/= KAYTON DEGİŞİTİRİCİ REÇİNE


- KAZA değil/yerine/= İLÇE


- KAZAN KAYBET" ile/ve/||/<> "KAYBET KAZAN" ile/ve/değil/yerine/||/<> KAZAN KAZAN

( Ben kazanayım[benim kazanmam/kazancım (senden/herkesten) daha önemli/öncelikli], sen kaybet.[+ -] İLE/VE/||/<> Ben kaybedeyim, sen kazan[senin kazanman/kazancın (benden/herkesten) daha önemli/öncelikli][- +]. @@ Ben de kazanayım, sen de kazan.[+ +] )


- BOILER COMPOUND[İng.] / KESSELSTEINVER[Alm.] ile/değil/yerine/= KAZAN NESNESİ


- BOILER[İng.] / CHAUDIERENE[Fr.] / KESSEL[Alm.] ile/değil/yerine/= KAZAN


- VERSTÄRKUNGSFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= KAZANÇ FAKTÖRÜ


- [bazen] [ya/hem]
"KAZANÇ"/"KÂR"
ile/ve/değil/yerine/bazen/hem de/ya da/||/<>
DENEYİM/ÖĞRENME/YARAR

( "Hep mi ben kazanacağım/"kazanmalıyım"?",
Sadece benim mi yolum sürekli açık olacak/"olmalı"?
[eksik/fazla/özensiz] Yapmasam da olmaz mı?
[eksik/fazla/özensiz] Söylemesem/konuşmasam da olmaz mı? )


- GAIN[İng.] / GAIN[Fr.] / GEWINN[Alm.] ile/değil/yerine/= KAZANÇ


- KAZANÇ/KÂR ile/değil/yerine YARAR/FAYDA

( Ne denli güzel ve kârlı olsa da hiçbir şey sonsuza kadar sürmez. )

( Yaptığımız/söylediğimiz/yediğimiz. İLE/DEĞİL/YERİNE Yapmadığımız/söylemediğimiz/yemediğimiz. )

( Gider/gelir, artar/azalır. İLE/DEĞİL/YERİNE Gitmez. )

( Başkaları da ister/katılır. İLE Başkaları istemez ve ne yazık ki pek katılmaz. )

( RİBH/RIBH ile ... )

( PROFIT vs. BENEFIT )


- KAZANIM ile/ve/değil/yerine/||/<>/> DONANIM

( "Kâr". İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Yarar. )


- KAZANMAK ile/ve/değil/yerine/||/<> KATILMAK


- KAZANMAK ile/ve/değil/yerine KAZANÇLI ÇIKMAK

( Hiçkimse, sürekli olarak ve herşeyi kazanamaz fakat görülmesi gerekeni görebilirse herşeyde ve sürekli kazançlı çıkabilir. )