Bugün[30 Mart 2026]
itibarı ile 25.800 başlık/FaRk ile birlikte,
25.800 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(43/105)


- İLERİ SÜRÜM ile/değil/yerine/||/>< OLAN


- İLERİDE OLUR" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ŞİMDİ YAPARSA/M OLUR


- İLERLEME:
HIZLI ile/ve/değil/yerine UZAK

( Yalnız. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Birlikte/beraber. )

( Hızlı ilerlemek/gitmek istiyorsan, yalnız git; uzağa gitmek istiyorsan, beraber! )


- DIRECTION DE LA PROPAGATION[Fr.] ile/değil/yerine/= İLERLEME YÖNÜ


- İLERLEMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SÜRDÜRMEK


- ADVANCED POTENTIALS[İng.] / POTENTIELS AVANCÉS[Fr.] / FORTGESCHRITTENE POTENTIALE[Alm.] ile/değil/yerine/= İLERLEMİŞ POTANSİYELLER


- PROGRESSIVE WAVE TUBE[İng.] / TUBE À ONDES PROGRESSIVES[Fr.] / FORTSCHREITENDE WELLENRÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= İLERLEYEN DALGA TÜPÜ


- PROGRESSIVE WAVE[İng.] / ONDE PROGRESSIVE[Fr.] / FORTLAUFENDE WELLE, FORTSCHREITENDE WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= İLERLEYEN DALGA


- TRANSMITTANCE[İng.] / BEFÖRDERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İLETİCİLİK


- NÂKİLİYET[Osm.] / TRANSMISSIVITY[İng.] ile/değil/yerine/= İLETİLİRLİK


- CONDUCTION CURRENT[İng.] / COURANT DE CONDUCTION[Fr.] / LEITUNGSSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= İLETİM AKIMI


- CONDUCTION ELECTRON[İng.] / ÉLECTRON DE CONDUCTION[Fr.] / LEITUNGSELEKTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= İLETİM ELEKTRONU


- BANDE DE LA CONDUCTIBILITÉ[Fr.] / LEITFÄHIGKEITSBAND[Alm.] / CONDUCTION BAND[İng.] ile/değil/yerine/= İLETİM/İLETKENLİK BANDI


- TRANSMISSION COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DE LA TRANSMISSION[Fr.] / DURCHLÄSSIGKEITSFAKTOR, LEITUNGSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= İLETİM KATSAYISI


- NAKİL[Osm.] / CONDUCTION, TRANSMISSION[İng.] / CONDUCTION, TRANSMISSION[Fr.] / LEITUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İLETİM


- ILETIN[İng.] ile/değil/yerine/= İLETİN


- NAKLEDEN, NAKLETMEK[Osm.] / CONDUCTOR, CONDUCTANCE, CONDUCTIVITY[İng.] / CONDUCTEUR, CONDUCTIBILITÉ[Fr.] / LEITER, LEITFÄHIG[Alm.] ile/değil/yerine/= İLETKEN/LİK


- İLETKEN ile/değil/yerine/||/></< YALITKAN

( Elektrik akımını kolayca geçiren nesne. İLE/DEĞİL/YERİNE/||/>

( vs./and/||/<>/but/< INSULATOR
INSULATOR instead of CONDUCTOR )


- CONDUCTOMETRIC ANALYSIS[İng.] / KONDUKTOMETRISCHE ANALYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= İLETKENLİK ÇÖZÜMLEMESİ/ANALİZİ


- ANALYSE CONDUCTOMÉTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= İLETKENLİK ÇÖZÜMLEMESİ


- CONDUCTIVITY BRIDGE[İng.] / PONT DE CONDUCTIVITÉ[Fr.] / LEITFÄHIGKEITSBRÜCKE[Alm.] ile/değil/yerine/= İLETKENLİK KÖPRÜSÜ


- CONDUCTIVITY WATER[İng.] ile/değil/yerine/= İLETKENLİK SUYU


- NAKİL[Osm.] ile/değil/yerine/= İLETME


- NAKLETMEK, NAKLEDEN[Osm.] / TO CONDUCT, CONDUCTANCE, CONDUCTIVITY, CONDUCTOR[İng.] / CONDUCTIBILITÉ, CONDUCTEUR[Fr.] / LEITEN, LEITFÄHIG, LEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= İLETMEK, İLETKEN, İLETKENLİK


- İLGİ ÇEKİCİ ile/değil/yerine SIRADIŞI


- ALÂKA[Osm.] / AFFINITY[İng.] / AFFINITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= İLGİ


- İLGİNÇ/LİK ile/ve/değil/yerine/||/<> SIRADIŞI/LIK


- İLHÂD değil/yerine/= GERÇEK İNANÇTAN DÖNME | ALLAH'IN VARLIĞINA BİRLİĞİNE İNANMAMA | TANRI TANIMAZLIK, ATEİZM [bkz. ŞİRK, İŞRÂK]


- İLHAM ALMAK değil/yerine/= ESİNLENMEK


- İLHAM VERMEK değil/yerine/= ESİNLEMEK


- İLHÂM[Ar.] değil/yerine/= ESİN(LENME)/İÇE DOĞMA/BERGÜ


- İLHAMÎ değil/yerine/= ESİNSEL/BERGÜSEL


- İLİM ile/ve/değil/yerine ANLAYIŞ

( [not] SCIENCE vs./and/but PARADIGM
PARADIGM instead of SCIENCE )


- İLİMLER:
(")GÜMÜŞ(") ile/ve/değil/yerine/||/<>/< (")ALTIN(")

( Dışsal/zâhirî/dünyevi. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< İçsel/bâtınî/manevî. )


- İLİNEK/SEL ile/ve/değil/yerine TÖZ/SEL


- ILICIC ALCOHOL[İng.] ile/değil/yerine/= İLİSİK ALKOL


- ILICYAL ALCOHOL[İng.] ile/değil/yerine/= İLİSİL ALKOL


- İLİŞKİ ile/değil/yerine BAĞINTI


- İLİŞKİDE/EVLİLİKTE:
İKİ KİŞİNİN "BİR KİŞİ OLMASI" (VE BEKLENTİSİ) ile/değil/yerine/>< BİR KİŞİNİN İKİ KİŞİ OLABİLMESİ


- İLİŞKİLENDİRMEK ile/ve/değil/yerine/<>/> AN'A GETİRMEK


- İLİŞKİLERDE:
DEVRİLMEK değil/yerine EVRİLMEK


- İLİŞKİLERDE:
"GÜVENİLİRLİK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< "ELDE TUTULABİLİRLİK/TUTULAMAZLIK"


- İLİŞKİLERİ:
BİTİRMEK ile/değil/yerine DONDURMAK


- İLİŞKİYİ:
YÜRÜYÜŞ GİBİ SÜRDÜRMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> DANS GİBİ SÜRDÜRMEK


- ILIUM[İng.] ile/değil/yerine/= İLİUM


- SÜRAT-İ EVVEL[Osm.] / VITESSE INITIALE[Fr.] / ANFANGSGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= İLK HIZ


- MEBDE[Osm.] / POSITION INITIALE[Fr.] / ANFANGSPOSITION, ANFANGSSTELLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İLK KONUM


- İLK YARDIMDA ÖNCELİKLER:
HASTANIN DURUMU ile/ve/değil/yerine/||/<>/< OLAY YERİ GÜVENLİĞİ

( Önce kendi güvenliğimiz, sonra çevrenin/trafiğin vs. güvenliği ve daha sonra hastanın güvenliği. )


- PRIMITIVE LATTICE[İng.] / RÉSEAU PRIMITIF[Fr.] ile/değil/yerine/= İLKEL ÖRGÜ


- MADDE-İ İPTİDAİYE[Osm.] ile/değil/yerine/= İLKELER NESNE


- İLKELERİM ile/değil/yerine İLKELER (VE İLKESELLİK)


- İLKEL/LİK değil/yerine/>< İLKELİ/LİK

( Kişiyi ayakta tutan, iskelet ve kas sistemi değil ilkeliliğidir. )

( )

( İlkel olmak istemiyorsak ilkeli olmak durumundayız. )


- İLKELLİK ile/ve/değil/yerine/||/=/<>/></> UYGARLIK


- AUSGANGSSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= İLKEN NESNE


- ILKOVIC EQUATION[İng.] / ILKOVIC GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İLKOVİÇ EŞİTLİĞİ


- İLLEGAL değil/yerine/= YASADIŞI


- ILLINUM[İng.] ile/değil/yerine/= İLLİNYUM


- ILLIPE[İng.] ile/değil/yerine/= İLLİPE


- İLLİYET BAĞI değil/yerine/= NEDENSELLİK BAĞI


- İLLÜZYON[İng./Fr. < ILLUSION] değil/yerine/= YANILSAMA


- ILMEHITE[İng.] ile/değil/yerine/= İLMENİT


- ILMENIUM[İng.] ile/değil/yerine/= İLMENİUM


- İLMÎ TEVHÎD ile/ve/değil/yerine HÂL TEVHÎDİ

( Ham. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Olgun. )

( Tevhidi anlayan, mağaradan çıkar. )

( Evvelâ hâl gerek, neylesin ilim. )


- İLMULLÂH ile/ve/değil/yerine MARİFETULLÂH

( Allah'ı bildim" cümlesinde bilmek anlamında ilim sözcüğü kullanılmaz. Çünkü, filozof ve kelâmcılara göre ilim, tümellere ilişkin olduğundan, Allah'ın zâtını bilmek(ilim) mümkün değildir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Bilmek(ilim) yerine Marifet kullanılır. Çünkü Marifet filozof ve kelâmcılara göre tikellere ilişkindir. )

( Mârifetullah'ta, fikir/tefekkür kalmaz. )


- ILR/İMPLANTABLE LOOP RECORDER[İng.] değil/yerine/= YÜREK İÇİ DÖNGÜ KAYDEDICİ


- İLTİFAT ETMEK değil/yerine/= İLGİKAYRI GÖSTERMEK


- İLTİFAT[Ar. < İLTAFAT] değil/yerine/= İLGİKAYRI(/DÖNMEK/İLGİLENMEK/YÖNELMEK)


- İLTİFAT ile/ve/değil/yerine/<> ŞÜKRAN


- İLTİHAP[Ar. değil/yerine/= YANGI


- İLTİMAS[Ar.] değil/yerine/= KAYIRMA/KAYIRIŞ


- İLTİSAKLI[Ar.] değil/yerine/= İLİŞKİLİ


- İLÜSTRASYON ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SANAT

( Yöntemli. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Yöntemsiz. )


- İLÜZYON değil/yerine GÖZBAĞI


- ILVAITE[İng.] / ILVAIT[Alm.] ile/değil/yerine/= İLVAİT


- İM/İNTRAMÜSKÜLER İNTRAMUSCULAR[İng.] değil/yerine/= KAS İÇİ


- IM-[İng.] ile/değil/yerine/= İM-


- IMAGO[İng.] değil/yerine/= BÜYÜKLER İMGESİ


- İMAJ/IMAGE[İng.] değil/yerine/= GÖRÜNTÜ | İMGE


- IMAGE STONE[İng.] ile/değil/yerine/= İMAJ TAŞI


- İMAJ değil/yerine/= İMGE/GÖRÜNTÜ


- İMAJİNASYON/IMAGINATION[İng.] değil/yerine/= İMGELEM


- İMÂL/İMÂLAT değil/yerine/= İŞLEYİM


- İMÂL(ÂT) değil/yerine/= YAPIM (İŞLERİ)


- İMÂLATHANE değil/yerine/= İŞLEYİMEVİ


- İMÂLL ETMEK değil/yerine/= İŞLEYİMLEMEK


- İMÂR değil/yerine/= BAYINDIRLIK


- IMASATIN[İng.] ile/değil/yerine/= İMASATİN


- IMAZINE[İng.] ile/değil/yerine/= İMAZİN


- IMBIBITION[İng.] ile/değil/yerine/= İMBİBİSYON


- İMBİK değil/yerine/= DAMITICI


- STILL POT, STILL BODY[İng.] / CORPS D'ALAMBIC[Fr.] / DESTILLERKESSEL, DESTILLIERKOLBEN[Alm.] ile/değil/yerine/= İMBİK


- IMELON[İng.] ile/değil/yerine/= İMELON


- İMEYL/E-MAIL NUMARASI değil/yerine/= E-POSTA BULUNAĞI


- İMGESEL ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KAVRAMSAL

( Bireysel. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Toplumsal. )


- IMHOFF SLUDGE[İng.] / IMHOFF SCHLAMM[Alm.] ile/değil/yerine/= İMHOFF ÇAMURU


- IMIDAZOLYL MERCAPTAN[İng.] ile/değil/yerine/= İMİAZOLİL MERKAPTAN


- IMIDAZOLE[İng.] / IMIDAZOLE, GLYOXALINE[Fr.] / IMIDAZOL, GLYOXLIN[Alm.] ile/değil/yerine/= İMİDAZOL


- IMIDAZOLETRIONE[İng.] ile/değil/yerine/= İMİDAZOLETRİON


- HYDRATION, IMIDAZOLEDIONE[İng.] / HYDRATATION[Fr.] / HYDRATION, HYDRATATION[Alm.] ile/değil/yerine/= İMİDAZOLİDİON, HİDRASYON, HİDRATASYON


- IMIDAZOLYL[İng.] ile/değil/yerine/= İMİDAZOLİL


- IMIDAZOLONE[İng.] ile/değil/yerine/= İMİDAZOLON


- IMIDO ESTER[İng.] ile/değil/yerine/= İMİDO ESTER


- IMIDO CARBAMIDE[İng.] ile/değil/yerine/= İMİDO KARBAMİT


- IMIDO CARBONIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= İMİDO KARBONİK ASİT


- IMIDO[İng.] ile/değil/yerine/= İMİDO


- IMIDOXANTHIN[İng.] / IMIDOXANTHIN[Alm.] ile/değil/yerine/= İMİDOKSANTİN


- IMINE[İng.] / IMIN[Alm.] ile/değil/yerine/= İMİN


- IMINOACETIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= İMİNO ASETİK ASİT


- IMINONTIRILE[İng.] ile/değil/yerine/= İMİNO NİTRİL


- IMINO[İng.] / IMINO[Alm.] ile/değil/yerine/= İMİNO


- IMIPROMINE[İng.] ile/değil/yerine/= İMİPRAMİN


- IMIDE CHLORIDE[İng.] ile/değil/yerine/= İMİT KLORÜR


- IMIDE[İng.] / IMIDE[Fr.] / IMIDE[Alm.] ile/değil/yerine/= İMİT


- İMKÂN değil/yerine/= OLANAK


- IMMATÜR/IMMATURE[İng.] değil/yerine/= OLGUNLAŞMAMIŞ


- IMMOBIL/IMMOBILE[İng.] değil/yerine/= HAREKETSİZ


- IMMOBİLİZASYON/IMMOBILIZATION[İng.] değil/yerine/= SABİTLEME


- IMMORAL/ITY[Fr./İng.] değil/yerine/= TÖRETANIMAZ/LIK

( Daha üstün saydığı bir töre adına geçerli töreyi tanımayan. | Töre kurallarına aykırı olan. )


- IMMÜN/IMMUNE[İng.] değil/yerine/= BAĞIŞIK


- IMMUNE-MEDIATED/IMMUNE-MEDIATED[İng.] değil/yerine/= BAĞIŞIKLIK ARACILI


- IMMÜNİTE/IMMUNITY[İng.] değil/yerine/= BAĞIŞIKLIK


- IMMÜNİZASYON/IMMUNIZATION[İng.] değil/yerine/= BAĞIŞIKLAMA


- IMMÜNOJENİK/IMMUNOGENIC[İng.] değil/yerine/= BAĞIŞIKLAŞTIRAN


- IMMÜNOJENİTE/IMMUNOGENICITY[İng.] değil/yerine/= BAĞIŞIKLILIK YETISİ


- IMMÜNOLOJİ/IMMUNOLOGY[İng.] değil/yerine/= BAĞIŞIKLIK BİLİMİ


- IMMUNOLOGY[Fr.] / IMMUNITÄTSFORSCHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İMMUNOLOJİ


- IMMÜNOMEDİYATÖR/IMMUNE-MEDIATED[İng.] değil/yerine/= BAĞIŞIKLIK ARACILI


- IMMÜNOMODÜLASYON/IMMUNOMODULATION[İng.] değil/yerine/= BAĞIŞIKLIK UYUMLAMASI


- IMMÜNOMODÜLATÖR/IMMUNOMODULATORY[İng.] değil/yerine/= BAĞIŞIKLIK UYUMLAŞTIRICI


- IMMÜNOSÜPRESİF/IMMUNOSUPPRESSIVE[İng.] değil/yerine/= BAĞIŞIKLIK BASKILAYICI


- IMMÜNOTERAPİ/IMMUNOTHERAPY[İng.] değil/yerine/= AŞI TEDAVİSİ, BAĞIŞIKLIK SAĞALTIMI


- IMMUNOTHERAPY[İng.] ile/değil/yerine/= İMMUNOTERAPİ


- IMMUTABLE[İng.] değil/yerine/= DEĞİŞMEZ


- İMPAKSİYON/IMPACTION[İng.] değil/yerine/= TAKILMA


- İMPAKT/IMPACT[İng.] değil/yerine/= ETKİ


- IMPERIAL JODE[İng.] ile/değil/yerine/= İMPARATOR YEŞİMİ


- İMPARATOR[İt. < IMPARATORE] değil/yerine/= İLHAN


- İMPARATORİÇELİK değil/yerine/= İLHATUN/LUK


- İMPARATORLUK değil/yerine/= İLHANLIK


- IMPATT DIODE[İng.] / DIODE D'IMPATT[Fr.] / IMPATT-DIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= IMPATT DİYOT


- IMPATT AMPLIFIER[İng.] / IMPATT-VERSTÄRKER[Alm.] ile/değil/yerine/= IMPATT YÜKSELTEÇ


- IMPATT[İng.] / IMPATT[Fr.] / IMPATT[Alm.] ile/değil/yerine/= IMPATT


- İMPEDANS/IMPEDANCE[İng.] değil/yerine/= DİRENÇ


- IMPERATORIN[İng.] / IMPERATION[Alm.] ile/değil/yerine/= İMPERATORİN


- IMPERIALINE[İng.] / IMPERIALIN[Alm.] ile/değil/yerine/= İMPERİALİN


- İMPERMEABL/IMPERMEABLE[İng.] değil/yerine/= GEÇİRİMSİZ


- IMPLANT[İng.] değil/yerine/= EKİT, DOKU EKİMİ


- İMPLANTASYON/IMPLANTATION değil/yerine/= EKİM


- İMPLİSİT BİLGİ/IMPLICIT KNOWLEDGE[İng.] değil/yerine/= ÖRTÜK BİLGİ


- İMPLİSİT/IMPLICIT[İng.] değil/yerine/= ÖRTÜK


- İMPRESYON/IMPRESSION[İng.] değil/yerine/= İZLENİM | ÇÖKÜNTÜ, | BASI İZİ


- IMPRINTING[İng.] değil/yerine/= BASIMLAMA


- İMPULS/IMPULSE[İng.] değil/yerine/= UYARI | DÜRTÜ


- İMPULS[İng. < IMPULSE] değil/yerine/= UYARIM/UYARAN


- İMPULSİF/IMPULSIVE[İng.] değil/yerine/= DÜRTÜSEL


- İMTİDÂD[< MEDD] değil/yerine/= UZAMA, UZANMA; YAYILMA, UZUN SÜRME | UZAY | NESNE (RES EXTENSA)


- İMTİHAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İMKÂN


- İMTİHÂN[Ar. < MEHN] değil/yerine/= DENEME, SINAMA | SINAV


- İMTİNA ETMEK değil/yerine/= KAÇINMAK/SAKINMAK/GERİ DURMAK


- İMTİNÂ değil/yerine/= KAÇINMA/SAKINMA/ÇEKİNME/GERİ DURMA


- İMTİYÂZ[Ar.] değil/yerine/= AYRICALIK | FARKLI OLMAK


- İMZA/SİGNATÜR değil/yerine/= ÖZİM


- İMZAYI:
"ADIN ALTINA ATMAK" ile/değil/yerine/>< ÜSTÜNE ATMAK


- in d[Lat. < IN DIES] değil/yerine/= HER GÜN


- IN SILICO[İng.] değil/yerine/= SANAL ORTAMDA


- IN SITU[İng.] değil/yerine/= YERİNDE


- IN VITRO[İng.] değil/yerine/= ORGANİZMA DIŞINDA


- İN VİVO DESENSITİZASYON/IN VIVO DESENSITIZATION[İng.] değil/yerine/= ORGANİZMADA DUYARSIZLAŞTIRMA


- IN VIVO EKSPOJUR[İng.] değil/yerine/= ORGANİZMADA KARŞI KARŞIYA GELME


- İNAKTİF/İNACTIVE[İng.] değil/yerine/= EYLEMSİZ | ETKİSİZ


- İNAKTIVASYON/INACTIVATION[İng.] değil/yerine/= ETKINSİZLEŞME


- | "İNANAN" ile/ve/>< "KUŞKULANAN" |
değil/yerine/>
BAKMAYI BİLEN

( | "Mutludur." ile/ve/>< (")Bilgilidir.(") | DEĞİL/YERİNE Anlayandır. )


- İNANÇ(İTİKAT) ile/ve/değil/yerine/<>/>< MÜŞÂHEDE


- İNANÇ ile/ve/değil/yerine "BAKIŞ/GÖRÜŞ"


- İNANÇ ile/değil/yerine İLKE


- İNANÇ" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İNSANLIK

( Sadece kişiyi ilgilendiriyor. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Herkesi ilgilendiriyor. )

( )


- İNANÇ ile/ve/değil/yerine/<>/>/< İTİBAR


- İNANÇ ile/ve/değil/yerine TESPİT

( [not] BELIEF vs./and/but ESTABLISHING
ESTABLISHING instead of BELIEF )


- İNANCI" değil/yerine ... DÜŞÜNCE VE İNANCI


- İNANÇLAR(IM) İÇİN (YAŞIYORUM) ile/değil/yerine İNANÇLAR(IMIN) DOĞRULTUSUNDA (YAŞIYORUM)


- İNANÇ"TA:
KATI "AKILCILIK" ile/||/<> "İMANCILIK" |
ile/değil/yerine/><
ELEŞTİRİCİ AKILCILIK


- İNANDIĞINI BİLMEK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/></< BİLDİĞİNE İNANMAK


- İNANILACAK BİLİM değil/yerine GÜVENİLİR BİLİM


- İNANILMAZ BİR ŞEY/İŞ YAPMAMIZ ile/değil/yerine YAPTIĞIMIZ ŞEYİ/İŞİ, İNANILMAZ BİR BİÇİMDE YAPMAMIZ


- İNANMAK/İNANÇ" ile/ve/değil/yerine/||/<> ÖNGÖRMEK/ÖNGÖRÜ/TAHMİN


- İNANMAK ile/ve/değil/yerine AKLETMEK

( [not] TO BELIEVE vs./and/but TO REALIZE
TO REALIZE instead of TO BELIEVE )


- İNANMAK" ile/değil/yerine/>< ANLAMAK

( MEANING vs./and TO BELIEVE )


- İNANMAK ile/değil/yerine/>< BİLMEK

( [not] TO BELIEVE vs./but/>< TO KNOW
TO KNOW instead of TO BELIEVE )


- İNANMAK ile/değil/yerine KABUL ETME(ME)K


- İNAT (ETMEK/EDEN) ile/ve/değil/yerine/<> DİRENÇ/İHTİYÂR[< HAYIR] (GÖSTERMEK/GÖSTEREN)


- İNAT ETMEK değil/yerine/= DİRETMEK


- İNAT[Ar.] değil/yerine/= DİRETİ


- İNAT değil/yerine/>< İNCELİK

( İnat gördüğümüzde, ince/lâtif olalım.
[Keskin kılıç, yumuşak ipliği kesmez.] )


- İNAT değil/yerine/>< İNSAF


- İNATÇI/ANUT[Ar.] değil/yerine/= DİRETEK/DİRETKEN


- İNATLA değil/yerine/= DİRETİYLE


- INCH[İng.] / ZOLL[Alm.] ile/değil/yerine/= İNÇ


- THIN FILM CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT À COUCHE MINCE[Fr.] / DÜNNFILMSTROMKREIS[Alm.] ile/değil/yerine/= İNCE FİLM DEVRESİ


- THIN FILM RESISTOR[İng.] / RÉSISTANCE EN FILM MINCE[Fr.] / DÜNNFILMWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= İNCE FİLM DİRENÇ


- THIN FILM TRANSDUCER[İng.] / TRANSDUCTEUR À COUCHE MINCE[Fr.] ile/değil/yerine/= İNCE FİLM DÖNÜŞTÜRÜCÜ


- DÜNNFILMSIGNALUNFORMER[Alm.] ile/değil/yerine/= İNCE FİLM SENSÖR


- THIN FILM CAPACITOR[İng.] / CONDENSATEUR DU FILM MINCE[Fr.] / DÜNNFILMKONDENSATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= İNCE FİLM SIĞASI


- THIN FILM TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR EN COUCHE MINCE[Fr.] / DÜNNFILMTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= İNCE FİLM TRANSİSTOR


- THIN FILM SEMICONDUCTOR[İng.] / SEMI-CONDUCTEUR EN COUCHE MINCE[Fr.] / DÜNNFILMHALBLEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= İNCE FİLM YARI İLETKEN


- THIN FILM[İng.] / FILM MINCE[Fr.] / DÜNNFILM[Alm.] ile/değil/yerine/= İNCE FİLM


- FINE STRUCTURE CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE STRUCTURE FINE[Fr.] / FEINSTRUKTURFAKTOR, FEINSTRUKTURKONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= İNCE YAPI SABİTİ


- FINE STRUCTURE[İng.] / STRUCTURE FINE[Fr.] / FEINSTRUKTUR[Alm.] ile/değil/yerine/= İNCE YAPI


- İNCELİK/KALINLIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ARALIK


- THINNER; DILUTING AGENT, DILUENT[İng.] / DILUANT, DILUENT[Fr.] / STRECKMITTEL, VERDÜNNUNGSMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= İNCELTİCİ, SEYRELTİCİ


- İNCİL ile/değil/yerine YENİ AHİT


- INCLUSIVE[İng.] değil/yerine/= İÇLEYİCİ


- INCONEL[İng.] ile/değil/yerine/= INCONEL (NİKEL-KROM ALAŞIMI)


- INDACAINE[İng.] ile/değil/yerine/= İNDAKAİN


- INDAMINE[İng.] / INDAMINE[Fr.] / INDAMINE[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDAMİNE


- INDAN[İng.] / INDIAN[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDAN


- INDANDIONE[İng.] ile/değil/yerine/= İNDANDİON


- INDANTHRENE[İng.] / INDANTRÈNE[Fr.] / INDANTHREN[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDANTREN


- INDAZOLE[İng.] / INDAZOLE[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDAZOL


- İNDEKS VAKA/INDEX CASE[İng.] değil/yerine/= İLK GÖSTERGE OLGU


- İNDEKS/LEME / ENDEKS/LEME / INDEX[İng.] değil/yerine/= DİZİNLEME | LİSTE | İŞARET | GÖSTERGE


- INDENE[İng.] / INDÉNE[Fr.] / INDEN[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDEN


- INDEPENDENT VARIABLE[İng.] değil/yerine/= BAĞIMSIZ DEĞİŞKEN


- İNDİFA[Ar.] değil/yerine/= PÜSKÜRME

( Yanardağlardaki püskürme. | Kızamık, kızıl vb. sayrılıklarda, gövdede kırmızı lekeler görülmesi. )


- INDIFERANSİYE/UNDIFFERENTIATED[İng.] değil/yerine/= FARKLILAŞMAMIŞ


- INDIGEN[İng.] ile/değil/yerine/= İNDİGEN


- INDIGO, INDIGO BLUE[İng.] / INDIGO BLEU[Fr.] / INDIGO[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİGO, İNDİGO MAVİ


- INDIGO CARMINE[İng.] / CARMIN D'INDIGO[Fr.] / INDIGOKARMIN, INDIGOTIN[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİGO KARMEN


- INDIGO RED[İng.] / INDIRUBIN[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİGO KIRMIZISI


- INDIGOBLAUB[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİGO MAVİSİ


- INDIGOLD DYE[İng.] / INDIGOLD FARBE[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİGOLD BOYA


- INDICAN[İng.] / INDICAN[Fr.] / INDICAN[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİKAN


- INDICATOR ELECTRODE[İng.] / INDIKATOR ELEKTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİKATOR ELEKTROT


- INDIKATÖR/INDICATOR[İng.] değil/yerine/= ENDİKATÖR


- INDICATOR[İng.] / INDICATEUR[Fr.] / INDIKATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİKATOR


- İNDİRGEÇ/"DÜŞÜRTEÇ"/"PARAŞÜT"[İng./Fr. < PARACHUTE]/KANOPİ[Yun. < KŌNŌPEÎON< KŌNŌPS: Cibinlik/perdeli yatak.][İng. CANOPY][Fr. CANAPÉ < Lat. CONOPEUM] ile/değil/yerine/||/<> KANAT


- İNDİRGEME ile/değil/yerine ATIF


- İNDİRGEME ile/değil/yerine AZALTMA


- İNDİRGEME ile/değil/yerine BİLME/BİLEREK


- İNDİRGEME ile/ve/değil/yerine/>< DAYANDIRMA


- [ne yazık ki]
İNDİRGEME ile/değil/yerine/>< DAYANDIRMA


- İNDİRGEME ile/değil/yerine DÖNÜŞ/KAYITIM/RÜCÛ/İRCÂ


- İNDİRGEME ile/ve/değil/yerine MODELLEME


- İNDİRGEME ile/değil/yerine/>< ÖRTÜŞTÜRME


- İNDİRGEME ile/değil/yerine YORUM/LAMA

( [not] TO REDUCE vs./but TO INTERPRET
TO INTERPRET instead of TO REDUCE )


- İNDİRGEMEK ile/değil/yerine ANLAMAYA ÇALIŞMAK


- İNDİRGEMEK" ile/değil/yerine/>< DAYANDIRMAK


- İRCÂ ETMEK[Osm.] / TO REDUCE[İng.] / RÉDUIRE[Fr.] / REDUZIERTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGEMEK


- İNDİRGEMEK ile/ve/değil/yerine/||/<> KISINGILAMAK/HAPSETMEK


- İNDİRGEMEK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YALINLAŞTIRMAK/YALINLIK


- MÜRCÎ[Osm.] / REDUCING AGENT, REDUCER[İng.] / RÉDUCTEUR[Fr.] / REDUCTIONSMITTEL, REDUKTIONSMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGEN