Bugün[03 Şubat 2026]
itibarı ile 13.574 başlık/FaRk ile birlikte,
13.574 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(38/56)


- OPSİYONEL/OPTIONAL[İng.] değil/yerine/= SEÇİMLİK | ISTEĞE BAĞLI


- OPTİK DİSK/OPTIC DISK[İng.] değil/yerine/= KÖR NOKTA


- OPTİK/OPTIC[İng.] değil/yerine/= GÖZ YA DA GÖRME (İLİŞKİLİ)


- OPTİK PAPİLLA/OPTIC PAPILLA[İng.] değil/yerine/= KÖR NOKTA


- OPTİK değil/yerine/= GÖRCÜL/IŞIKBİLİM


- OPTIMAL[[İng.] değil/yerine/= EN UYGUN


- OPTİMİST/NİKBİN değil/yerine/= İYİMSER


- OPTİMİZM/NİKBİNLİK değil/yerine/= İYİMSERLİK


- OPTIMİZM/OPTIMISM[İng.] değil/yerine/= İYİMSERLİK


- OPTIMUM[İng.] değil/yerine/= EN UYGUN


- ORAL[İng.] değil/yerine/= AĞIZDAN


- ORAL değil/yerine SÖZEL


- ORANTISIZ ÖFKE ile/değil/yerine ÖFKE


- ORBİT/ORBİTAL ile/ve/değil/yerine/=/<> YÖRÜNGE

( Bir elektronun yerini belirleme olasılığı en yüksek olan belirsiz bir alanı. İLE/VE/||/<> Uzaydaki bir nesnenin kütle çekimi nedeniyle başka bir nesnenin etrafından geçtiği eğrili yol. | Bir gök cisminin hareketi süresince izlediği yol. | Hareketli bir noktanın izlediği ya da çizdiği yol. )


- ORCID/OPEN RESEARCHER AND CONTRİBUTOR IDENTIFICATION[İng.] değil/yerine/= ARAŞTIRMACI DİJITAL KİMLİĞİ


- ORDİNO[İt.] değil/yerine/= BUYURGA/EMİR

( Bir poliçenin arkasına yazılan havale emri. | Tüccarın malını gümrükten çekebilmesi için gemi şirketinden, yük konşimentosuna karşılık verilen havale. | Denizcilik işletmelerinde, gemi adamlarını, gemilere atama belgesi. )


- ORDIR/ORDER[İng.] değil/yerine/= HEKİM İSTEMİ


- ÖRF değil/yerine/= TÖRE/GELENEK


- ORGAN HARVESTING[İng.] değil/yerine/= AKTARIM İÇİN ÖRGEN ELDE ETME


- ORGAN PROCUREMENT[İng.] değil/yerine/= AKTARIM İÇİN ÖRGEN ALIMI


- ORGANİK[İng. < ORGANIC] değil/yerine/= DİRİMSEL


- ORGANİK değil/yerine/= ÖRGENCİL


- ORGANİK ile/ve/değil/yerine/||/<> SERTİFİKALI ORGANİK


- ORGANİZASYON/ORGANIZATION[İng.] değil/yerine/= DÜZENLEME | YAPILANMA | ÖRGÜT


- ORGANİZATÖR/ORGANİZER[İng.] değil/yerine/= DÜZENLEYİCİ


- ORGANİZATÖR değil/yerine/= DÜZENLEYİCİ


- ORGANİZATÖR değil/yerine/= ÖRGÜTLEYİCİ, DÜZENLEYİCİ


- ORGANİZE/ORGANIZED[İng.] değil/yerine/= DÜZENLENMİŞ | YAPILANMIŞ


- ORGANİZMA/ORGANISM[İng.] değil/yerine/= CANLI VAR OLAN


- ORGANİZMA/UZVİYET değil/yerine/= ÖRGENYAPI


- ORGANOLOJİ değil/yerine/= ÇALGIBİLİM


- ORGANOLOJİK değil/yerine/= ÇALGIBİLİMSEL


- ORGANOLOJİST değil/yerine/= ÇALGIBİLİMCİ


- ORGAN/UZUV değil/yerine/= ÖRGEN


- ÖRGÜTLENME ile/değil/yerine SOHBET/MUHABBET


- ORİJİN değil/yerine/= KÖKEN


- ORİJİNAL/ASIL değil/yerine/= ÖZGÜN


- ORİJİNAL değil/yerine/= ÖZGÜN


- ORİJİNALİTE değil/yerine/= ÖZGÜNLÜK


- ORJİNALİTE" değil/yerine/= ÖZGÜNLÜK


- ORKİD değil/yerine/= PED


- ÖRNEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ARAÇ


- ÖRNEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BENZETME


- OROBAN değil/yerine/= CANAVAROTU

( Canavarotugiller ailesinin örnek türlerinden olan ve kenevirle tütün köklerinin asalaklarından biri sayılan çiçekli bitki. [Lat. OROBANCHE RAMOSA] )


- ORTADA/Kİ ile/ve/değil/yerine ARACI

( Uzak illet. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Yakın illet. )

( MUTAVASSIT ile/ve/değil/yerine VASITA )


- ORTAK GEÇMİŞ ve/değil/yerine/||/<>/>/< ORTAK GELECEK


- ORTAK NOKTA ile/ve/değil/yerine ALT KATILIM(ASGARİ MÜŞTEREK)

( [not] COMMON POINT vs./and/but COMMON SENSE
COMMON SENSE instead of COMMON POINT )


- ORTAK OLAN/OLUNAN ile/ve/değil/yerine ÖDÜNÇ ALINAN


- ORTAKLIK ile/ve/değil/yerine/||/<> ÇÖZÜM ORTAKLIĞI


- ORTAKLIK ile/ve/değil/yerine DAYANIŞMACI ORTAKLIK


- ORTAKLIK ile/ve/değil/yerine/<> GÜÇ BİRLİĞİ


- ORTAKLIK ile/ve/değil/yerine TOPLUMSAL ADÂLET

( [not] COMMUNISM vs./and/but SOCIAL JUSTICE
SOCIAL JUSTICE instead of COMMUNISM )


- ORTALAMA ile/ve/değil/yerine YAKLAŞIK

( [not] AVERAGE vs./and/but APPROXIMATE
APPROXIMATE instead of AVERAGE )


- ORTAM İÇİN:
KOKU/YOR ile/ve/değil/yerine/=/||/<>/> HAVA/SIZ


- ORTAYA KOYMAK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SÖYLEMEK

( )


- ORTODROMİK/ORTHODROMIC NORMAL YÖNE İLETİR -değil/yerine/=


- ORTOREKSİYA NERVOZA/ORTHOREXIA NERVOSA[İng.] değil/yerine/= SAĞLIKLI BESLENME TAKINTISI


- ORTOSTATİK HİPOTANSİYON/ORTHOSTATIC HYPOTENSION[İng.] değil/yerine/= AYAKTA KAN BASINCI DÜŞÜKLÜĞÜ


- ORTOSTATİK/ORTHOSTATIC[İng.] değil/yerine/= AYAKTA


- ORYANTASYON/ORIENTATION[İng.] değil/yerine/= UYUM | YÖNELIM


- TERBİYE/ORYANTASYON değil/yerine/= EĞİTME/EĞİTİM/YÖNLENDİRME/UYUM


- ORYANTİRİNG değil/yerine/= YÖNBUL


- ÖS-DA/FEATURE LEVEL SENTIMENT ANALYSIS[İng.] değil/yerine/= ÖZELLİK SEVİYESİ DUYGU ÇÖZÜMLEMESİ


- OSA/OBSTRUCTIVE SLEEP APNEA OBSTRÜKTİF[İng.] değil/yerine/= UYKU APNE


- OSAS/OBSTRÜKTİF UYKU APNE SENDROMU OBSTRUCTIVE SLEEP APNEA SYNDROME[İng.] değil/yerine/= TIKAYICI UYKU-SOLUK DURMASI BELİRGESİ


- OSI/OPEN SYSTEM INTERCONNECTION[İng.] değil/yerine/= AÇIK DÜZEN ARA BAĞLANTISI


- OSIFIKASYON/OSSIFICATION[İng.] değil/yerine/= KEMIKLEŞME


- OSİLASYON/OSCİLLATION[İng.] değil/yerine/= SALINIM


- OSİLOMETRİ/OSCİLLOMETRY[İng.] değil/yerine/= ELEKTRİK SİNYAL ÖLÇÜMÜ


- OSİLOSKOP/OSCİLLOSCOPE[İng.] değil/yerine/= ELEKTRİK SİNYAL GÖRECİ


- OŞİNOGRAF değil/yerine/= DENİZBİLİMCİ


- OŞİNOGRAFİ[İng. < OCEAN] değil/yerine/= ANADENİZ BİLİMİ


- OŞİNOGRAFİK değil/yerine/= DENİZBİLİMSEL


- OŞİNOGRAFİK değil/yerine/= DENİZSEL


- OSKÜLTASYON/AUSCULTATION[İng.] değil/yerine/= DİNLEME


- OSKÜLTASYON değil/yerine/= DİNLEME

( )


- OSTEOLOJİ/OSTEOLOGY[İng] değil/yerine/= KEMİK BİLİMİ


- OSURUKAĞACI değil/yerine/= AYLANDIZ


- OT ile/değil/yerine GÜL

( Bir ayda yetişir. İLE/DEĞİL/YERİNE Bir yılda yetişir. )


- OTANTİKLEŞTİRME/AUTHENTICATION[İng.] değil/yerine/= ÖZGÜNLEŞTİRME | KİMLİK DOĞRULAMA


- OTARŞİ/OTOKRASİ[Yun. AUTOS: Kendi. | KRATOS: Erk.] ile/değil/yerine/>< OTARSİ[Fr. < Yun.]

( Hükümdarın, tüm siyasal erki elinde bulundurduğu yönetim biçimi. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Ekonomik alanda, kendi kendine yeterli olmaya yönelen bir ülkenin yönetim biçimi. )


- OTARŞİ değil/yerine/= GÖNENÇLİK


- OTC/OVER-THE-COUNTER DRUGS[İng.] değil/yerine/= TEZGÂH ÜSTÜ İLAÇ, RAFÜSTÜ İLAÇ


- ÖTEKİ İÇECEKLER ile/değil/yerine/<>/< SU


- YAŞAMAK:
ÖTEKİLERE/DİĞERLERİNE GÖRE ile/değil/yerine DEĞERLERİNE GÖRE

( Kaç kuruşunun olduğu önemlidir. İLE/DEĞİL/YERİNE Nasıl bir duruşunun olduğu önemlidir. )


- ÖTEKİLERİ YOK SAYMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BELİRGİNİ ÖNE ÇIKARMAK


- ÖTEKİLEŞTİRME ile/değil/yerine/>< HAK/LAR


- ÖTEKİLEŞTİRME değil/yerine/>< [sadece] ÖTEKİ/BAŞKASI


- UYANIKLIK:
"ÖTEKİNİN AÇIĞINI GÖRMEK/ARAMAK" değil/yerine/>< KENDİNİ DENETİMDE TUTMAK


- OTELCİLİKTE:
"MÜŞTERİ" değil/yerine KONUK/MİSAFİR


- ÖTIMİ/EUTHYMIA[İng.] değil/yerine/= DENGELİ DUYGU DURUMU


- OTİSTİK/AUTISTIC[İng.] değil/yerine/= DIŞA KAPANIK


- OTİZM/AUTISM[İng.] değil/yerine/= DIŞAKAPANIM


- OTİZM[Fr. < Yun.] değil/yerine/= İÇEYÖNELİKLİK


- OTO-... değil/yerine/= ÖZ-...


- OTOBİYOGRAFİK HAFIZA/AUTOBIOGRAPHICAL MEMORY[İng.] değil/yerine/= YAŞAMÖYKÜSEL BELLEK


- OTODİDAKT/İZM[Fr./İng.] değil/yerine/= ÖZÖĞRENEN / ÖZÖĞRENİM/Lİ


- OTOGESTİYON[Fr. < Yun.] değil/yerine/= ÖZYÖNETİM

( Sosyalist ülkelerde, tarım ya da endüstri kuruluşlarında, işçilerin söz ve karar sahibi olmaları ilkesine dayanan yönetim biçimi. )


- OTOJESTİYON değil/yerine/= ÖZYÖNETİM


- OTOKLAV/AUTOCLAVE[İng.] değil/yerine/= BASINÇLI MİKROPKIRAN KAZAN


- OTOKRASİ / OTOKRAT (OTOKRATİK) değil/yerine/= SALTIKERKİ / SALTIKERKÇİ (SALTIKERKİL)


- OTOKRİTİK[İng. < AUTOCRITIC] değil/yerine/= ÖZELEŞTİRİ


- OTOLOG/AUTOLOGOUS[İng.] değil/yerine/= KENDİNDEN


- OTOMAN[Fr.] değil/yerine/= KOLTUK

( Sedir biçiminde koltuk. )


- OTOMASYON/AUTOMATION[İng.] değil/yerine/= ÖZ İŞLEME


- OTOMASYON değil/yerine/= ÖZDEVİM


- OTOMATİK/AUTOMATIC[İng.] değil/yerine/= ÖZİŞLER


- OTOMATİK TAKSONOMİ SİSTEMİ/AUTOMATIC TAXONOMY SYSTEM[İng.] değil/yerine/= OTOMATİK SINIFLANDRMA DÜZENİ (YAPAY ZEKÂ)


- OTOMATİK değil/yerine/= ÖZDEVİNGEN


- OTOMATİZM/AUTOMATISM[İng.] değil/yerine/= ÖZİŞLERLİK


- OTOMATİZM değil/yerine/= ÖZDEVİNİM


- OTONOM/İ[Fr. < Yun. ATUOS: Kendi, öz. | NOMOS: Yasa.]/AUTONOMOUS[İng.] değil/yerine/= ÖZERK/LİK

( "Hukuk Dili: Özerk mi diyelim “otonom” mu?" - Fethi Gedikli(Prof.Dr.) yazısını okumak için burayı tıklayınız... )


- OTOPSİ/AUTOPSY[İng.] değil/yerine/= ÖLÜ AÇIMI


- OTOREGÜLASYON/AUTOREGULATION[İng.] değil/yerine/= ÖZ DÜZENLENİM


- OTORİTE SANSÜRÜ ile/değil/yerine/< OTO SANSÜR


- SULTA[Ar.] / OTORİTE/R[İng. < AUTHORITY/Fr. < AUTORITÉ] değil/yerine/= YETKE/Cİ | BASKI / YETKİLİ | UZMAN


- OTORİZASYON[İng. < AUTHORISATION] değil/yerine/= YETKİLENDİRME


- OTOTRANSFÜZYON/AUTOTRANSFUSION[İng.] değil/yerine/= KENDINE KAN AKTARIMI


- OTOTROF/İ[Fr.] değil/yerine/= ÖZBESLENEN/ÖZBESLENME


- OTOZOM/AUTOSOME[İng.] değil/yerine/= GÖVDE KROMOZOMLARI


- OTOZOMAL/AUTOSOMAL[İng.] değil/yerine/= GÖVDE KROMOZOMU (İLİŞKİLİ)


- OUTFLOW[İng.] değil/yerine/= DIŞA AKIŞ


- OUTLET[İng.] değil/yerine/= ÇIKIM


- OUTPUT[İng.] değil/yerine/= ÇIKTI | DEBİ


- OVADA ve/ya da YAYLADA
ile/ve/değil/yerine/||/<>/<
DAĞDA/YOLDA


- OVAL[Fr. < OVALE]/BEYZÎ[Ar.] değil/yerine/= SÖBE

( Yumurta biçiminde olan, yumurtamsı. | Özellikle elips gibi iki bakışım ekseni olan kapalı eğrinin oluşturduğu biçim. )


- OVERDOSE[İng.] değil/yerine/= DOZ AŞIMI


- ÖVGÜ/YERGİ değil/yerine/>< OLGU


- ÖVMEK ile/değil/yerine TAKDİR


- ÖVMEK ile/ve/değil/yerine TESBİH ETMEK


- ÖVÜNMEK İÇİN ile/değil/yerine (BİR) (DAMLA) (DAHA) İYİLİK/GÜZELLİK OLSUN DİYE

( İyiliğimizi yaptık, Good4Trust.org denizine attık...

Tüm ekibi, iyilikleri ve emekleri için tebrik ediyoruz...

Biz de böylesi hoş bir düşünce ve girişim için tüm ekibe teşekkürlerimizle sarılıyor ve yansımalı/dönüştürücü iyiliklerimizi paylaşmaya devam ediyoruz...

İyiliksever arkadaşlar! Siz de bu birlikteliğe katılabilirsiniz...
www.Good4Trust.org )


- ÖVÜNMEK İÇİN ile/ve/değil/yerine LÂYIK OLMAK İÇİN


- OY ÇOKLUĞU ile/ve/değil/yerine OY BİRLİĞİ

( Aptal, bir oylamanın, sonucunun, "Oy çokluğu" ile alınmasına sevinir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Abdal, "Oy birliği" ile alınmasını bekler/ister. )

( [not] BY A LARGE MAJORITY vs./and/but UNANIMITY
UNANIMITY instead of BY A LARGE MAJORITY )


- OYALANMAK ile/ve/değil/yerine YOĞUNLAŞMAK


- OYMAK ile/ve/<>/değil/yerine YONTMAK


- OYUN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YANILSAMA


- OYUNA GE(TİRİ)LME! değil/yerine/>< KENDİNE GEL!!!


- OYUNCU:
"TEŞHİRCİ" değil/yerine UTANMAYABİLEN


- ÖZ TÜRKÇE ile/ve/değil/yerine/||/<> TAM TÜRKÇE


- ÖZBEKLER'DE:
KİRİL ABECESİ değil/yerine LATİN ABECESİ

( 02 Eylül 1993 tarihinde, resmen, Latin abecesine geçtiler. )


- ÖZDEŞ ile/ve/<>/değil/yerine DENK


- ÖZDEŞLEŞME ile/değil/yerine SOYUNMA


- ÖZDEŞLEŞTİRMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< EŞLEŞTİRMEK


- ÖZEL BİR ... ile/ve/değil/yerine/||/<> BELİRGİN BİR ...


- ÖZEL OKUL ile/ve/değil/yerine/||/<> DEVLET OKULU


- ÖZEL OKULLARDA:
"MÜŞTERİ" değil/yerine ÖĞRENCİ


- ÖZEL ile/ve/değil/yerine/||/<> AYRINTI


- ÖZEL ile/ve/değil/yerine/||/<> ÖZELLİĞİ OLAN


- ÖZEL ile/ve/değil/yerine SIRADIŞI

( [not] SPECIAL vs./and/but EXTRAORDINARY
EXTRAORDINARY instead of SPECIAL )


- ÖZELLİK:
AYRIŞTIRAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BİRLEŞTİREN


- ÖZENDİRME ile/ve/değil/yerine (SADECE) ANLATIM

( [not] TO ENCOURAGE vs./and/but (ONLY) EXPLAINING
(ONLY) EXPLAINING instead of TO ENCOURAGE )


- ÖZENTİ ile/değil/yerine ÖZENLİ

( Olma! İLE/DEĞİL/YERİNE Ol! )


- ÖZGÜN/LÜK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> BEN/LİK


- ÖZGÜR DÜŞÜNME'Yİ:
"ÖĞRETMEK" ile/değil/yerine OLANAKLARINI SAĞLAMAK/SUNMAK

( Özgür düşünmeyi ancak kişinin kendi gerçekleştirebileceğinden öğretilemez fakat olanaklarını sunmak/sağlamak gereklidir! )

( TO FREE IMAGINATION: [not] TO TEACH vs./but TO SUPPLY/OFFER POSSIBILITIES
TO FREE IMAGINATION: TO SUPPLY/OFFER POSSIBILITIES instead of TO TEACH )


- ÖZGÜRLÜĞÜNE YÖNELİM/EĞİLİM ile/ve/değil/yerine ÖZGÜRLÜĞE YÖNELİM/EĞİLİM


- ÖZGÜRLÜK ve EŞİTLİK ve KARDEŞLİK
ile/ve/değil/yerine/tersine/önce/||/<>/></<
KARDEŞLİK > EŞİTLİK > ÖZGÜRLÜK


- ÖZGÜRLÜK ile/ve/değil/yerine ÖZGÜRLÜĞÜN KULLANILIŞI

( [not] FREEDOM vs./and/but USING OF THE FREEDOM
USING OF THE FREEDOM instead of FREEDOM )


- ÖZLEDİM ile/ve/değil/yerine/||/<>/> ÇOK GÖRESİM GELDİ

( Ahmet Hamdi Tanpınar'ın, eşine yazdığı mektubu sonlandırırken, "özledim" demekten utanıp "çok göresim geldi" diye yazmış olması... )


- OZMOLARITE/OSMOLARITY[İng.] değil/yerine/= GEÇİŞİMLİK


- OZMOMETRİ/OSMOMETRY[İng.] değil/yerine/= GEÇİŞİM ÖLÇÜMÜ


- OZMOS[Fr.] değil/yerine/= GEÇİŞME


- OZMOTİK/FRAJİLITE OSMOTIC FRAGILITY[İng.] değil/yerine/= GEÇİŞİM KIRILGANLIĞI


- OZMOTİK/OSMOTIC[İng.] değil/yerine/= GEÇİŞİMLİ


- ÖZNE ile/ve/değil/yerine ETKİN ÖZNE

( [not] SUBJECT vs./and/but ACTIVE SUBJECT
ACTIVE SUBJECT instead of SUBJECT )


- OZOKERİT değil/yerine/= YERMUMU

( Petrol ve terebentin içinde eriyen, doğal hidrokarbonlardan oluşan bir tür mum. )


- OZON/OZONE[İng.] değil/yerine/= ÜÇ MOLEKÜLLÜ OKSİJEN


- ÖZÜR DİLERİM değil/yerine ÖZÜR/ÖZRÜMÜ BEYAN EDİYORUM/EDERİM


- p.ae.[Lat. < PARTES AEQUALES] değil/yerine/= EŞİT PARÇALARLA


- p.r.n.[Lat. < PRO RE NATA] değil/yerine/= ARA SIRA, BAZEN


- P.C./POST CİBUM, AFTER MEALS[İng.] değil/yerine/= YEMEKTEN SONRA


- P.O./PER OS, ORAL[İng.] değil/yerine/= AĞIZDAN


- P2P/PEER TO PEER[İng.] değil/yerine/= UCTAN UCA


- PACEMAKER[İng.] değil/yerine/= KALP PİLİ


- PACING[İng.] değil/yerine/= UYARI OLUŞTURMA (KALP PİLINDE)


- PACS/PICTURE ARCHIVING AND COMMUNICATION SYSTEMS[İng.] değil/yerine/= GÖRÜNTÜ SAKLAMA/ARŞİVLEME VE İLETİŞİM DÜZENLERİ


- PADİŞAH değil/yerine/= ERKLİHAN


- PAHALI ile/değil/yerine BANA ÇOK GELİR


- PAK[Fars.] değil/yerine/= TEMİZ


- PAKİMETRİ/PACHYMETRY[İng.] değil/yerine/= KALINLIK ÖLÇÜM (KORNEA)


- PAKT[Fr.] değil/yerine/= ANTLAŞMA


- PALARGA değil/yerine/= YAN


- PALEOGRAF değil/yerine/= ESKİYAZIBİLİCİ


- PALEOGRAFİ değil/yerine/= ESKİYAZIBİLİ


- PALEOGRAFİK değil/yerine/= ESKİYAZISAL


- PALPABIL/PALPABLE[İng.] değil/yerine/= ELE GELİR


- PALPASYON/PALPATION[İng.] değil/yerine/= ELLE INCELEME/YOKLAMA


- PALPİTASYON/PALPITATION[İng.] değil/yerine/= ÇARPINTI


- PALSİ/PALSY[İng.] değil/yerine/= FELÇ


- PALYASYON/PALLIATION[İng.] değil/yerine/= HAFİFLETME, | AZALTMA


- PALYATİF/PALLIATIVE[İng.] değil/yerine/= RAHATLATICI


- PALYATİF TEDAVİ/PALLIATIVE TREATMENT[İng.] değil/yerine/= RAHATLATICI SAĞALTIM


- PALYATİF[Fr.]/MUVAKKAT[Ar.] değil/yerine/= GEÇİCİ


- PALYATİF/MUVAKKAT değil/yerine/= GEÇİCİ


- PAMUK ile/ve/değil/yerine/<>/> İP ile/ve/değil/yerine/<>/> KUMAŞ ile/ve/değil/yerine/<>/> GİYSİ ile/ve/değil/yerine/<>/> MARKA

( 1 TL. ile/ve/<>/> 10 TL. ile/ve/<>/> 100 TL. ile/ve/<>/> 1000 TL. ile/ve/<>/> 10.000 TL. )


- PANDÜL[Fr.]/RAKKAS[Ar.] değil/yerine/= SARKAÇ


- PANORAMA değil/yerine/= GENGÖRÜNÜ


- PANORAMİK değil/yerine/= GENGÖRÜNÜL


- PANSUMAN[Fr. < PANSEMENT] değil/yerine/= YARA BAKIMI/TEMİZLİĞİ


- PANSUMAN/DRESSING[İng.] değil/yerine/= YARA BAKIMI


- PARA BİRİKTİRMEK ile/ve/değil/yerine PARA KAZANMAK

( Yaşamak için para kazanmak gerekir fakat para kazanmak için yaşanmaz. )

( [not] TO SAVE MONEY vs./and/but TO EARN MONEY
TO EARN MONEY instead of TO SAVE MONEY )


- PARA HARCAMAK:
"SAHİP OLMAK" İÇİN ile/değil/yerine DENEYİM KAZANMAK ÜZERE

( ... İLE/DEĞİL/YERİNE Daha mutlu kılar. )


- PARA (SAPLANTISI) değil/yerine KİŞİ[KARDEŞ/ARKADAŞ/OLANAKSIZ/MAĞDUR]


- PARA ile/ve/değil/yerine BOL PARA


- PARA" ile/değil/yerine İNSANLIK

( Ne önemi var? İLE/DEĞİL/YERİNE Önemli/mühim[öncelikli] olan. )


- PARA ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< VERİ > BİLGİ

( Bilgi peşinde koşmak, altın peşinde koşmaktan daha iyidir.
[Ar. Talebu'l-ilm hayrun min taleb'z-zeheb] )

( [not] MONEY vs./and/but/||/<>/>/< KNOWLEDGE
KNOWLEDGE instead of MONEY )


- PARA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ZAMAN

( Parayı, paranın satın alabileceği şeyler için tüketmek. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Para ile satın alınamayacak şeyler için tüketmek. )


- PARADOKSAL/PARADOXICAL[İng.] değil/yerine/= ÇELİŞKİLİ


- PARAGRAFİ/PARAGRAPHY[İng.] değil/yerine/= YAZILI ANLATIM GÜÇLÜĞÜ


- PARAKRİN/PARACRINE[İng.] değil/yerine/= YEREL HORMON


- PARALALİ/PARALALIA[İng.] değil/yerine/= HARF SÖYLEYİŞ GÜÇLÜĞÜ


- PARALEL değil/yerine/= ENLEM/ENLEMLİ


- PARALEL ile/ve/değil/yerine/||/<> KATMANLILIK


- PARALİTİK/PARALYTIC[İng.] değil/yerine/= FELÇLİ


- PARALİZİ/PARALYSIS[İng.] değil/yerine/= FELÇ


- PARALOJİ/PARALOGIA[İng.] değil/yerine/= YANLIŞ AKIL YÜRÜTME


- PARAMEDİKAL/PARAMEDICAL[İng.] değil/yerine/= TIPLA BAĞLANTILI


- PARAMEDİYAN/PARAMEDIAN[İng.] değil/yerine/= ORTAYA YAKIN


- PARAMETRE ile/değil/yerine BİLEŞEN


- PARAMNEZİ/PARAMNESIA[İng.] değil/yerine/= BELLEK YANILSAMASI


- PARANIN:
CEPTE OLMAMASI ile/ve/değil/yerine/>< CEPTE OLMASI

( [not] THE MONEY NOT IN THE POCKET vs./and/but/>< THE MONEY IN THE POCKET
THE MONEY IN THE POCKET instead of THE MONEY NOT IN THE POCKET
)


- PARANIN "ÖNEMİ" değil/yerine/< İNSANLIK


- [ne yazık ki]
PARA/NIZ:
VARSA ile/ve/değil/yerine YOKSA

( Sadece kendiniz, kim olduğunuzu unutursunuz. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Tüm dünya, kim olduğunuzu unutur. )


- PARANKİM/PARENCHYMA[İng.] değil/yerine/= ÖZEK DOKU


- PARANLA "VEZİR", AKLINLA REZİL OLMAK
ile/değil/yerine/><
PARANLA "REZİL", AKLINLA "VEZİR" OLMAK


- PARANOYA/PARANOIA[İng.] değil/yerine/= AKIL DIŞI SAPLANTI


- PARANOYA/K[Fr. < Yun.] değil/yerine/= ÖTEKUŞKU/CU / ÖTEKUŞKUSAL


- PARANTEZ[İng.]/MUTARIZA[Ar.] değil/yerine/= AYRAÇ


- PARAPRAKSİ/PARAPRAXIA[İng.] değil/yerine/= DİL-DEVİNIM SÜRÇMESİ


- PARAPSİKOLOG değil/yerine/= ÖTEUSBİLİMCİ


- PARAPSİKOLOJİ/PARAPSYCHOLOGY[İng.] değil/yerine/= FİZİK ÖTESİ "BİLGİSİ"


- PARAPSİKOLOJİK değil/yerine/= ÖTEUSBİLİMSEL


- PARASENTEZ/PARACENTESIS[İng.] değil/yerine/= KARIN ZARI SIVI ALIMI


- PARASINI ÖDEMEK ile/değil/yerine ÜCRETİNİ ÖDEMEK


- PARAŞÜT değil/yerine/= DÜŞÜRTEÇ


- PARAVAN[Fr. < PARAVENT] değil/yerine/= PERDE[Fars.]

( Menteşelerle birbirine bağlı birkaç parçadan oluşan ve yapılarda, bazı bölümleri ayırmakta kullanılan, katlanır, taşınır, çerçeveli perde. | Adından, yetkisinden, gücünden, kendine belirli etmeden yararlanılan kişi/kuruluş. )


- PARAVAN/A[Fr. < PARAVENT]/SEPERATÖR[İng. < SEPERATOR] değil/yerine/= AYRAÇ

( Menteşelerle birbirine bağlı birkaç parçadan oluşan ve yapılarda bazı bölümleri ayırmakta kullanılan, katlanır, taşınır çerçeveli perde. | Adından, yetkisinden, gücünden kendisine belirli etmeden yararlanılan [kişi ya da kuruluş]. )


- PARAZİT[Fr. < Yun.] değil/yerine/= (")ASALAK(")

( Asalak. | Radyo yayınına karışan yabancı ses. | Başkalarının sırtından geçinen kişi. )


- PARÇA ile/değil/yerine ÜYE


- PARÇALAMAK ile/değil/yerine YARGILAMAK


- PARÇALANMA ile/ve/değil/yerine DAĞILMA

( [not] TO BREAK INTO PIECES vs./and/but TO DISPERSE
TO DISPERSE instead of TO BREAK INTO PIECES )


- PARÇALARDA, PARÇAYI/LARI GÖRMEK ile/değil/yerine PARÇALARDA, BÜTÜNÜ GÖRMEK

( TO SEE THE PIECES/S ON PIECES vs. TO SEE THE INTEGRITY ON PIECES )


- PARENTERAL NÜTRİSYON/PARENTERAL NUTRITION[İng.] değil/yerine/= SINDIRİM YOLU DIŞI BESLENME


- PARENTERAL[İng.] değil/yerine/= SINDIRİM YOLU DIŞI


- PAREZİ/PARESIS[İng.] değil/yerine/= HAFİF FELÇ


- PARİDİYE[Ar.]/PARIDÉES[Fr.] değil/yerine/= BAŞTANKARAGİLLER

( ... cum TERMINALIA CITRINA )


- PARITE/PARITY[İng.] değil/yerine/= DOĞUM SAYISI


- PARK YERİ değil/yerine BİSİKLET(Lİ) YOLU


- PARKE[Fr. PARQUET] değil/yerine/= SAVCI

( Eskiden, hakim kürsüsünden aşağıda ve yerde oturmaları nedeniyle savcılara, parke adı verilirmiş. )


- PARKUR değil/yerine/= YARIŞ YOLU

( Bisiklet, atletizm gibi bazı yarış ve koşularda, yarışmaların yapıldığı yol. )


- PARMAKLA GÖSTERMEK ile/değil/yerine GÖSTERMEK