Değil/yerine (... değil/yerine ... bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 27.376 başlık/FaRk ile birlikte,
27.376 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(24/111)
- DIÉLECTRIQUE[Fr.] / DIELEKTRIKUM[Alm.] ile/değil/yerine/= DİELEKTRİK, YALITKAN
- DIELEKTRISCHER VERSTÄRKER[Alm.] ile/değil/yerine/= DİELEKTRİK YÜKSELTEÇ
- DIETERICI EQUATION OF STATE[İng.] / ÉQUATION D'ÉTAT DE DIETERICI[Fr.] / DIETERICISCHES ZUSTANDES GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DİETERİCİ HAL DENKLEMİ
- DİFAZİK/DİPHASİC[İng.] değil/yerine/= İKİ EVRELİ
- DİFAZİK değil/yerine/= İKİ DEVRELİ
- DIPHENYLTHIOCARBAZIDE[İng.] ile/değil/yerine/= DİFENİLTİYOKARBAZİT
- DİFERANSİYASYON/DIFFERENTIATION[İng.] değil/yerine/= FARKLILAŞMA
- DİFERANSİYE/DIFFERENTIATED[İng.] değil/yerine/= FARKLILAŞMIŞ
- DIFFERENTIAL-DRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL BASINÇ
- DIFFERENTIAL-AUSGABESPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL ÇIKIŞ GERİLİMİ
- CONTRÔLE DIFFÉRENTIEL[Fr.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL DENETİM/KONTROL
- DIFFERENTIAL-UMSETZER[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL DÖNÜŞTÜRÜCÜ
- DIFFERENTIALSCHMELZMETALLVERSTÄRKER[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL ERGİMİŞ METAL YÜKSELTEÇ
- DIFFERENTIALSCHMELZMETALLE[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL ERGİMİŞ METAL
- CIRCUIT DE LA FRÉQUENCE DIFFÉRENTIEL[Fr.] / DIFFERENTIAL-FREQUENZSTROMKREIS[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL FREKANS DEVRESİ
- FRÉQUENCEMÈTRE DIFFÉRENTIEL[Fr.] / DIFFERENTIAL-FREQUENZMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL FREKANSÖLÇER
- GALVANOMÈTRE DIFFÉRENTIEL[Fr.] / DIFFERENTIAL-GALVANOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL GALVANOMETRE
- PERMÉABILITÉ DIFFÉRENTIELLE[Fr.] / DIFFERENTIAL-PERMEABILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL GEÇİRGENLİK
- GAIN DE TENSION DIFFÉRENTIELLE[Fr.] / DIFFERENTIAL-SPANNUNGSGEWINN[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL GERİLİM KAZANCI
- RÉSISTANCE D'ENTRÉE DIFFÉRENTIELLE[Fr.] / DIFFERENTIALEINGANGWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL GİRİŞ DİRENCİ/EMPEDANSI
- IMPÉDANCE D'ENTRÉE DIFFÉRENTIELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL GİRİŞ EMPEDANSI
- DIFFERENTIALEINGANGSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL GİRİŞ GERİLİMİ
- MESURE D'ENTRÉE DIFFÉRENTIELLE[Fr.] / DIFFERENTIALEINGANGMESSEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL GİRİŞ ÖLÇÜMÜ
- ENTRÉE DIFFÉRENTIELLE[Fr.] / DIFFERENTIALEINGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL GİRİŞ
- THERMOMÈTRE À AIR DIFFÉRENTIEL[Fr.] / DIFFERENTIAL-LUFTTHERMOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL HAVALI SICAKLIKÖLÇER/TERMOMETRESİ
- DİFERANSİYEL HESAP değil/yerine/= AYRIMSAL SAYIŞ
- DIFFERENTIAL-THERMOANALYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL ISIL ÇÖZÜMLEME
- DIFFERENTIALER FUNKTIONSFÄHIGER VERSTÄRKER, DIFFERENTIAL-OPERATIONSVERSTÄRKER[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL İŞLEMSEL YÜKSELTEÇ
- CHAMBRE DE L'IONISATION DIFFÉRENTIEL[Fr.] / DIFFERENTIAL-IONIZATIONRAUM/IONISATIONSKAMMER[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL İYONLAŞMA ODASI
- DÉTECTEUR DE FUITE DIFFÉRENTIEL[Fr.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL KAÇAK DEDEKTÖRÜ
- DIFFERENTIAL-GEWINNSTEUERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL KAZANÇ DENETİMİ
- DIFFERENTIALSREDUZENSSENSOR[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL KIZILÖTESİ SENSÖR
- POULIE DIFFÉRENTIELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL MAKARA
- DIFFERENTIAL PULSE POLAROGRAPHY[İng.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL PULS POLAROGRAFİSİ
- RELAIS DIFFÉRENTIEL[Fr.] / DIFFERENTIAL-RELAIS[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL RÖLE
- DIFFERENTIALSWICKLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL SARGI/SARIM
- DIFFERENTIALWICKLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL SARGI
- DIFFERENTIAL-SIGNALUMFORMER[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL SENSÖR
- DIFFERENTIAL-THERMOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL SICAKLIK ÖLÇER
- DIFFERENTIAL-LECKSTELLENDETECTEUR[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL SIZINTI DEDEKTÖRÜ
- DIFFERENTIAL-ABSORPTIONSVERHÄLTNIS[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL SOĞURULMA ORANI
- DIFFERENTIAL-TRANSFORMATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL TRANSFORMATÖR
- DIFFERENTIAL-VOLTMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL VOLTMETRE
- DIFFERENTIAL METHODS[İng.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL YÖNTEMLER (KİNETİK)
- DIFFERENTIAL FITNESS[İng.] değil/yerine/= DİFERANSİYEL BAŞARI
( Belirli fenotipe sahip bireylerin ortalama hayatta kalma ve eş bulma becerisinin, diğer fenotiptekilere göre farklılığıdır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- DIFFRACTION[İng.] değil/yerine/= KIRINIM
( Kırınım; ışık, ses, elektromanyetik dalgaların ya da su dalgalarının, onları doğrusal yollarından saptıracak engellerden geçmesiyle oluşur. Herhangi bir dalga kırınıma uğrayabilir. Işığın kırınmasının teleskop ve kameralarda önemli olduğu durumlar vardır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- DİFRAKSİYON[Fr./İng. < DIFFRACTION] değil/yerine/= KIRINIM
( Işık, ses ve radyoelektrik dalgalarının karşılaştığı bazı engelleri dolanarak geçmesi. )
- DİFRAKSİYON[Fr. < DIFFRACTION] değil/yerine/= KIRINIM
- DİFTERİ[Fr. < DIPHTÉRIE] değil/yerine/= KUŞPALAZI
- DERİ KARARMASI/DİFTERİ[Fr. < Yun.] değil/yerine/= KUŞPALAZI
( Çoğunlukla çocuklarda görülen, boğaz, yutak çeperine yerleşen mikropların yol açtığı bulaşıcı hastalık. )
- DİFTONG[Fr. < DIPHTONGUE] değil/yerine/= İKİZ ÜNLÜ
- DİFÜZ/DIFFUSE[İng.] değil/yerine/= YAYGIN
- DIFFUSOR[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFÜZÖR
- DIFFUSION CURRENT[İng.] / COURANT DE DIFFUSION[Fr.] / DIFFUSION STROM[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYON AKIMI, İD
- DIFFUSION CLOUD CHAMBER[İng.] / CHAMBRE DU NUAGE DIFFUSÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYON BULUT ODASI
- DIFFUSION KERNEL[İng.] / GERME DE DIFFUSION[Fr.] / DIFFUSIONSKERN[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYON ÇEKİRDEĞİ
- ÉQUATION DE LA DIFFUSION[Fr.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYON DENKLEMİ
- DİFÜZYON[Fr. < DIFFUSION] değil/yerine/= GEÇİŞME. | YAYILIM
- DIFFUSION GRADIENT[İng.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYON EĞİMİ
- GRADIENT DE DIFFUSION[Fr.] / DIFFUSIONSGRADIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYON GRADYANI
- DIFFUSION VELOCITY[İng.] / VITESSE DE DIFFUSION[Fr.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYON HIZI
- DIFFUSION COEFFICIENT[İng.] / DIFFUSION COEFFICIENT, COEFFICIENT DE LA DIFFUSION[Fr.] / DIFFUSION KOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYON KATSAYISI, D (POLAROGRAFİK)
- DIFFUSION NUMBER[İng.] / NOMBRE DE DIFFUSION[Fr.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYON SAYISI
- DIFFUSION CAPACITANCE[İng.] / CAPACITÉ DE LA DIFFUSION[Fr.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYON SIĞASI
- DIFFUSED-BASE TRANSISTOR[İng.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYON TABANLI TRANSİSTÖR
- DIFFUSION TRANSISTOR[İng.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYON TRANSİSTÖRÜ
- DIFFUSION LENGTH[İng.] / LONGUEUR DE DIFFUSION[Fr.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYON UZUNLUĞU
- DIFFUSED EMITTER-COLLECTOR TRANSISTOR[İng.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYON YAYICI-TOPLA-YICILI TRANSİSTÖR
- NÜFÛZ[Osm.] / DIFFUSION[İng.] / DIFFUSION[Fr.] / DIFFUSION[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYON
- DIFFUNDIERTER VERBINDUNGSGLEICHRICHTER[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYONLU BAĞLANTI DOĞRULTUCU
- DIFFUNDIERTER VERBINDUNGSTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYONLU BAĞLANTI TRANSİSTÖRÜ
- DIFFUNDIERTE VERBINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYONLU BAĞLANTI
- DIFFUNDIERTER BASISTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYONLU BEYZ TRANSİSTÖRÜ
- DIFFUSED JUNCTION RECTIFIER[İng.] / REDRESSEUR À JONCTION DIFFUSÉE[Fr.] / GESTREUTE VERBINDUNG GLEICHRICHTER[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYONLU EKLEM DOĞRULTUCU
- DIFFUSED JUNCTION TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR À JONCTION DIFFUSÉE[Fr.] / GESTREUTE VERBINDUNG TRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYONLU EKLEM TRANSİSTÖR
- DIFFUSED JUNCTION[İng.] / JONCTION DIFFUSÉE[Fr.] / GESTREUTE-VERBINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYONLU EKLEM
- DIFFUNDIERTER EMITTER-KOLLEKTOR-TRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYONLU EMİTER-KOLLEKTÖR TRANSİSTÖRÜ
- TRANSISTOR À BASE DIFFUSÉE[Fr.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYONLU TABANLI TRANSİSTÖR
- TRANSISTOR À DIFFUSION[Fr.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYONLU TRANSİSTÖR
- TRANSISTOR À ÉMETTEUR ET COLLECTEUR DIFFUSÉS[Fr.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYONLU YAYICI-TOPLAYICILI TRANSİSTÖR
- DİĞER TARAFTAN değil/yerine/= ÖTE YANDAN
- DİĞER ile/ve/değil/yerine/||/<>/></< DEĞER
( "DEĞER"lerimizi, "DİĞER"lerimizden ayıramıyorsak;
"MEĞER"lerimizi bir cebimize, "KEŞKE"lerimizi öteki cebimize koymak durumunda kalırız. )
- DİĞER değil/yerine/= ÖTEKİ/ÖTE/ÖBÜR/BAŞKA
- DIGITAL SIGNATURE[İng.] değil/yerine/= DİJİTAL İMZA
- DIGITAL[İng.] değil/yerine/= SAYISAL | PARMAKLA | PARMAKSI
- DİJİTAL değil/yerine/= SAYISAL
- DİJİTAL değil/yerine/= SAYISAL | PARMAKLA
- DİJİTALİN değil/yerine/= YÜKSÜKOTU
( Sıracagillerden, kalp sayrılıklarında kullanılan bir alkaloit veren, çiçekleri yüksük biçiminde olan bitki. )
- DİJITALİZASYON/DIGITALIZATION[İng.] değil/yerine/= SAYISALLAŞTIRMA
- ORTHOGONAL ANTENNAS[İng.] ile/değil/yerine/= DİK ANTENLER
- VECTEURS ORTHONORMÉS[Fr.] ile/değil/yerine/= DİK BİRİM VEKTÖRLER
- ORTHOGONAL MATRIX[İng.] / MATRICE ORTHOGONALE[Fr.] ile/değil/yerine/= DİK MATRİS
- ORTHOGONAL[İng.] ile/değil/yerine/= DİK
- AŞKINLIK:
DİKEY ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YATAY
- ORTHONORMAL VECTORS[İng.] ile/değil/yerine/= DİKEY BİRİM VEKTÖRLER
- İLİŞKÌ:
"DİKEY" ile/değil/yerine/<>/< "YATAY"
- SENKRECHT POLARISIERTE WELLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DİKEY KUTUPLU DALGALAR
- ORTHOGONAL[Fr.] ile/değil/yerine/= DİKEY
- RECHTWINKLIGE MATRIX[Alm.] ile/değil/yerine/= DİKGEN MATRİS
- DİKİŞ:
EL İLE ile/ve/değil/yerine/||/<>/> MAKİNE İLE
- DİKİŞTE:
OVERLOK ile/değil/yerine LOK
- DİKKAT ÇEKMEK ile/ve/değil/yerine/<> DİKKAT ETMEK
- DİKKAT ÇEKMEK ile/ve/değil/yerine ÖNEMİNİ BELİRTMEK
- DİKKAT ETMEK değil/yerine/= GÖZEÇLEMEK
- DİKKAT ETMEMEK/ETMEMİŞ OLMAK ile/ve/değil/yerine ANIMSA(YA)MAMAK
- DİKKAT değil/yerine/= GÖZEÇ
- DİKKATE ŞAYAN değil/yerine/= GÖZECE DEĞER
- DİKKATİNİ TOPLAMAK/KONSANTRE OLMAK değil/yerine/= GÖZEÇLENMEK/YOĞUNLAŞMAK
- DİKOTOMİ[Fr. < DICHOTOMIE] değil/yerine/= İKİLEŞİM
- DİKOTOMİ/[İng. DICHOTOMY] değil/yerine/= İKİLİK | İKİLEM/Lİ / İKİLEMSEL
- DİKOTOMİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/> TRİKOTOMİ
- DİKOTOMİK[Fr. < DICHOTOMIQUE] değil/yerine/= İKİLEŞİK
- DİKROTİK/DICROTIC[İng.] değil/yerine/= ÇİFT VURULU
- DIKW/DATA-INFORMATION-KNOWLEGDE-WISDOM HIERARCHY[İng.] değil/yerine/= VERİ-BİLİ-BİLGİ-BİLGELİK SIRADÜZENİ
- dil.[Lat. < DILUE] değil/yerine/= SULANDIR, SEYRELT
- DİL ile/ve/<>/değil/yerine ÜSLÛB
( Üslûb-u beyân/lisân, aynıyla insan. )
- DİLATASYON/DİLATATION[İng.] değil/yerine/= GENİŞLEME
- DİLATE/DİLATED[İng.] değil/yerine/= GENİŞLEMIŞ
- DİLATOMETRE[Fr. < DILATOMETRE] değil/yerine/= GENLEŞMEÖLÇER
- DİLATOMETRE[Fr.] değil/yerine GENLEŞMEÖLÇER
- DİLATÖR/DİLATORY[İng.] değil/yerine/= GENİŞLETEN
- DILAURYL ETHER[İng.] / ÉTHER DILAURYLIQUE[Fr.] / DILAURYLÄTHER[Alm.] ile/değil/yerine/= DİLAURİL ETER
- DİLDEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TELDEN
- DİLEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/</>< GERÇEK/LİK
- DİLEMMA/KIYAS-I MUKASSEM değil/yerine/= İKİLEM
- DİLENMEK ile/ve/değil/yerine DİLEMEK
( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>< Beklenti içinde olmadan istemek. )
( Kişilerden. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>< Allah'tan. )
- DİLENMEK ile/değil/yerine DİRENMEK
- DİL-HÛN[Fars.] değil/yerine/= İÇİ KAN AĞLAYAN
- ... DİL/İ" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BAĞLAM/I
- (DİLİN) DİLBİLGİSİ ile/ve/<>/değil/yerine AKLIN DİLBİLGİSİ
- DİLUE/DİLUTED[İng.] değil/yerine/= SEYRELTİK
- DİLÜSYON/DİLUTION[İng.] değil/yerine/= SEYRELTME
- DİMDİREK" değil/yerine DOSDOĞRU
- DIMER[İng.] / DIMERE[Fr.] / DIMER[Alm.] ile/değil/yerine/= DİMER
- DIMETHYLGLYOXIME[İng.] ile/değil/yerine/= DİMETİLGLİKOKSİM
- DİN ANLATIMINDA:
BÖLÜNMÜŞLÜK ile/değil/yerine KAPSAMLI/LIK
- DYNE[İng.] / DYNE[Fr.] / DYN[Alm.] ile/değil/yerine/= DIN
- DİN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< FELSEFE
( Anlama ilişkin soruların akıl ile değil kurguyla yapılacağına yönelik yaklaşımı, felsefenin soruları içinde kalarak yanıtlamaya çalışmak. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Kişinin [ve evrenin] sorularına aklın sınırları içinde kalarak yanıt vermeye çalışmak. )
( GAZÂLÎ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KANT )
( Avam'ın "felsefesi". İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Havas'ın "dini". )
- DYNAMIC EQUILIBRIUM[İng.] / ÉQUILIBRE DYNAMIQUE[Fr.] / DYNAMISCHER GLEICHGEWICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= DİNAMİK DENGE
- DİNAMİK/DYNAMIC[İng.] değil/yerine/= DEVİNGEN
- DYNAMIC METHODS[İng.] / DYNAMISCHE METHODEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DİNAMİK YÖNTEMLER
- DİNAMİK değil/yerine/= DEVİMBİLİM
- DİNAMİK değil/yerine/= DEVİMLİ/DEVİNGEN/DİRİMLİ/ETKİN/DEVİMSEL
- DİNAMİZM değil/yerine/= DEVİMSELLİK / DEVİMSELCİLİK
- DİNAMO/JENERATÖR değil/yerine/= ÜRETEÇ
- DYNAMO[İng.] / DYNAMO[Fr.] ile/değil/yerine/= DİNAMO
- DİNAMO değil/yerine/= SÜRÜKLEÇ
- DYNAMOELECTRIC AMPLIFIER GENERATOR[İng.] / AMPLIFICATEUR DYNAMOÉLECTRIQUE[Fr.] / DYNAMOELECTRICVERSCHÄRKERGENERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= DİNAMOELEKTRİK YÜKSELTEÇLİ ÜRETEÇ
- DYNAMOELECTRIC[İng.] / DYNAMOÉLECTRIQUE[Fr.] / DYNAMOELECTRIC[Alm.] ile/değil/yerine/= DİNAMOELEKTRİK
- DİNAMOMETRE[Fr. < DYNAMOMÈTRE] değil/yerine/= KUVVETÖLÇER
- DİNAMOMETRE değil/yerine/= KUVVETÖLÇER
( Güçleri/kuvvetleri ölçmeye yarayan araç. )
- MİKYÂS-İ KUVVET[Osm.] / DYNAMOMETER[İng.] / DYNAMOMÈTRE[Fr.] / DYNAMOMETER, KRAFTMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= DİNAMOMETRE
- DYNAMOSTATIC[İng.] / DYNAMOSTATIQUE[Fr.] / DYNAMOSTATIK, DYNAMOSTATISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= DİNAMOSTATİK
- DYNATRON OSCILLATOR[İng.] / OSCILLATEUR À DYNATRON[Fr.] / DYNATRON-OSZILLATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= DİNATRON SALINGACI/OSİLATÖRÜ
- DYNATRON[İng.] / DYNATRON[Fr.] / DYNATRON[Alm.] ile/değil/yerine/= DİNATRON
- DİNE SAHİP OLMAK değil/yerine DİNİ/Nİ İZLEMEK
- DİNGİL ile/değil/yerine/>< DİNGİN
- DİNİ:
ANLADIKTAN SONRA YAŞAMAK ile/ve/değil/yerine YAŞADIKTAN SONRA ANLAMAK
( [not] RELIGION: LIVING AFTER UNDERSTANDING vs./and/but UNDERSTANDING AFTER LIVING
UNDERSTANDING AFTER LIVING instead of RELIGION: LIVING AFTER UNDERSTANDING )
- DİNÎ/RELIGIOUS değil/yerine/= KÖNEL
- [ne yazık ki]
DİNİN, ...:
"EMİRLERİ" ile/değil/yerine/>< KAVRAMLARI
- DİNLEMİŞ/DİNLİYOR GİBİ GÖRÜNMEK ile/değil/yerine DİNLEMEK
- DYNODE[İng.] / DYNODE[Fr.] / DYNODE[Alm.] ile/değil/yerine/= DİNOT
- DINEUTRON[İng.] / DINEUTRON[Fr.] / DINEUTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= DİNÖTRON
- DİN/RELİGİON değil/yerine/= KÖNE
- DİNSEL ile/ve/değil/yerine DİLSEL
( Sınırlayıcı olabilir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Birleştirici, buluşturucu, uzlaştırıcı[dır]. )
- DIOECIOUS[İng.] değil/yerine/= İKİEVCİKLİ
( Erkek ve dişi üreme fonksiyonlarının ayrı bireylerde oluştuğu canlılardır. Genelde bitkilerin ayırt edilmesinde kullanılır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- DIOXANE[İng.] / DIOXANE[Fr.] / DIOXAN[Alm.] ile/değil/yerine/= DİOKSAN
- DIOL[İng.] ile/değil/yerine/= DİOL
- DIOPSIDE[İng.] ile/değil/yerine/= DİOPSİT
- DIOPTRISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= DİOPTRİK
- DIPEPTIDE[İng.] ile/değil/yerine/= DİPEPTİT
- DİPFRİZ[İng. < DEEP FREEZE] değil/yerine DONDURAÇ / DERİN DONDURUCU
- DİPLEJİ/DİPLEGIA[İng.] değil/yerine/= İKİ TARAFLI FELÇ
- DİPLEJİ değil/yerine/= ÜST YARI FELCİ
- DİPLOMA/SERTİFİKA" (SAHİBİ OLMAK) ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ANLAMAK/ÖĞRENMEK
- DİPLOMATİK[Fr. < DIPLOMATIQUE] değil/yerine/= DİPLOMASİ İLE İLGİLİ
- DİPLOPİ/DİPLOPIA[İng.] değil/yerine/= ÇİFT GÖRME
- DIPOLE-DIPOLE INTERACTION[İng.] ile/değil/yerine/= DİPOL-DİPOL ETKİLEŞMESİ
- DIPOLE MOMENT[İng.] ile/değil/yerine/= DİPOL MOMENT
- DIPOLE[İng.] / DIPOL[Alm.] ile/değil/yerine/= DİPOL
- DIPROPYL KETONE[İng.] / BUTYRON[Fr.] / BUTYRON[Alm.] ile/değil/yerine/= DİPROPİL KETON
- DIPROTIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= DİPROTİK ASİT
- ...DIR ile/ve/değil/yerine ...LIK
- ...DIR değil/yerine OLANAKLI/LIK
- ...DIR ile/ve/değil/yerine OLMAKTA OLAN
- DIRAC WAVE FUNCTION[İng.] / FONCTION D'ONDE DE DIRAC[Fr.] / DIRAC-WELLENFUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= DİRAC DALGA İŞLEVİ/FONKSİYONU
- DIRAC EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE DIRAC[Fr.] / DIRAC-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DİRAC DENKLEMİ
- DIRAC GAMMA ALGEBRA[İng.] / DIRAC-GAMMAALGEBRA[Alm.] ile/değil/yerine/= DİRAC GAMA CEBİRİ
- DIRAC QUANTIZATION[İng.] / QUANTIFICATION DE DIRAC[Fr.] / DIRAC-QUANTELUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DİRAC KUANTALAMASI
- DIRAC THEORY[İng.] / THÉORIE DE DIRAC[Fr.] / DIRAC-THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= DİRAC KURAMI
- DIRAC MATRIX[İng.] / MATRICE DE DIRAC[Fr.] / DIRAC-MATRIX[Alm.] ile/değil/yerine/= DİRAC MATRİSİ
- DIRAC MOMENT[İng.] / DIRAC-MOMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= DİRAC MOMENTİ
- DIRAC PARTICLE[İng.] / PARTICULE DE DIRAC[Fr.] / DIRAC-PARTIKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= DİRAC PARÇACIĞI
- DIRAC MONOPOLE[İng.] / MONOPÔLE DE DIRAC[Fr.] / DIRAC-MONOPOLE[Alm.] ile/değil/yerine/= DİRAC TEK KUTBU
- DIRAFT[İng. < DRAFT] değil/yerine/= TASLAK
- DIRECTIONAL SELECTION[İng.] değil/yerine/= YÖNLÜ SEÇİLİM
( Bu tip seçilim türünde, bir popülasyonun belirli bir özelliği artış ya da azalış yönünde bir seyir izler. Popülasyonun ortalama özellik değerlerinde düzenli bir değişime neden olabilir.Bir popülasyonda küçük vücuda sahip olmak direk uyum başarısını arttırıyorsa, her nesilde daha küçük bireyler seçilecek, evrim belirli bir yöne doğru ilerleyecektir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- DİREKSİYON değil/yerine/= YÖNELTEÇ
- DİREKSİYON değil/yerine/= YÖNELTEÇ
- DİREKSİYONEL/DİRECTIONAL[İng.] değil/yerine/= YÖNLENDİRİLMİŞ
- DİREKSİYONEL değil/yerine/= YÖNLENDİRİLMİŞ
- DİREKT/DİRECT[İng.] değil/yerine/= DOĞRUDAN
- DİREKT OLARAK değil/yerine DOĞRUDAN
- DİREKT değil/yerine/= DOĞRUCA
- DİREKT değil/yerine/= DOĞRUDAN
- DİREKT değil/yerine/= DOLAYSIZ/DOĞRUDAN/ARACISIZ
- DİREKTİF[Fr. < DIRECTIVE] değil/yerine/= YÖNERGE
- DİREKTİF/TÂLİMAT değil/yerine/= YÖNERGE/BUYURU
- DİREKTÖR[Fr. < DIRECTEUR] değil/yerine/= YÖNETMEN
- MUKÂVEMET[Osm.] / RESISTANCE, RESISTOR, STRENGTH[İng.] / RÉSISTANCE[Fr.] / WIDERSTAND, ENDFESTIGKEIT[Alm.][Alm.] ile/değil/yerine/= DİRENÇ, DAYANIM
- BAISSE DE LA RÉSISTANCE[Fr.] ile/değil/yerine/= DİRENÇ DÜŞMESİ
- RESISTANCE DROP[İng.] / WIDERSTANDSABFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= DİRENÇ DÜŞÜMÜ/DÜŞÜŞÜ
- RESISTANCE (ELECTRICAL)[İng.] / WIEDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= DİRENÇ (ELEKTRİKSEL)
- WIDERSTANDSRAUSCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DİRENÇ GÜRÜLTÜSÜ
- OHMMETER[İng.] / OHMMÈTRE[Fr.] / OHMMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= DİRENÇ ÖLÇER, OHMMETRE
- LIMITE DE RÉSISTIVITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= DİRENÇ SINIRI
- RESISTANCE REFLECTION[İng.] / RÉFLEXION D'IMPÉDANCE[Fr.] / WIDERSTANDSREFLEXION[Alm.] ile/değil/yerine/= DİRENÇ YANSIMASI
- [ne yazık ki]
DİRENÇ ile/ve/değil/yerine/<>/> TEPKİ
- THERMOMÈTRE À RÉSISTANCE[Fr.] ile/değil/yerine/= DİRENÇLİ SICAKLIKÖLÇER
- RÉSISTIVITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= DİRENÇLİLİK
- DİRENGEN/LİK(İNATÇI/LIK) ile/değil/yerine KARARLI/LIK
( Bilgisizlikte/cahillikte, donanımsızlıkta, beşerde. İLE/DEĞİL/YERİNE Bilgilide, bilgede, insanda, adam olmuşta. )
( [not] OBSTINACY vs./but DECISIVENESS
DECISIVENESS instead of OBSTINACY )
( ANUT/MUANNİT ile ... )
- DİRENİŞ değil/yerine DİRİLİŞ
- DİRETMEK ile/ve/değil/yerine/önce/+/||/<>/></>/< DİRENMEK
( "İrâde"[yapma bilgisi/"isteği"]. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>>/< İhtiyâr[yapma bilgisi/"isteği"]. )
( [not] TO INSIST vs./and/but/+/||/<>/>>/< TO RESIST
TO RESIST instead of TO INSIST )
- DİRETMEK ile/değil/yerine/>< DİRİLTMEK
- DİRİMSEL/DOĞAL GEREKSİNİMLER ile/ve/değil/yerine/||/<>/> İNSANÎ GEREKSİNİMLER
- DIŞ DÜNYA ile/ve/değil/yerine TOPLUM
- DIŞ "GÜZELLİK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İÇ GÜZELLİK
- DİŞ PROTEZİNDE:
PORSELEN ile/değil/yerine/> ZİRKONYUM
( )
- DİŞ TELİ ile/değil/yerine/||/<>/> SAYDAM PLAK
(
ile/değil/yerine/||/<>/>
)
- DIŞ ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< İÇ
( İçinize, derine dalın ve sizde neyin gerçek olduğunu bulun. )
( İç ile dış arasındaki uyum, mutluluktur. )
( Dışa yöneltmekte olduğunuz aynı dikkati içe çevirin. )
( İç ve dış arasındaki ayrımın yalnızca zihinde olduğunu idrak ettiğiniz zaman, artık korkunuz kalmaz. )
( Dive deep within and find what is real in you.
Harmony between the inner and the outer is happiness.
The same attention that you give to the outer, you turn to the inner.
When you realise that the distinction between inner and outer is in the mind only, you are no longer afraid. )
( Bilincin içerikleri. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>< Bilince dışsal olan her şey. )
( Kişinin içi[zihni] ne kadar boşsa, "dışa" o kadar önem verir. )
( Mahrem. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>< Namahmrem. )
( Seni/onu yakar. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>< Beni/kişiyi yakar. )
( [not] OUTSIDE vs./and/but/||/<>/>< INSIDE
INSIDE instead of OUTSIDE )
- DIŞA BAKAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İÇE BAKAN
( Düş görür. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Uyanır/uyandırır. )
- EXOERGIC COLLISION[İng.] / COLLISION EXOÉNERGÉTIQUE[Fr.] / EXOERGER STOSS, EXOERGICZUSAMMENSTOSS[Alm.] ile/değil/yerine/= DIŞA DÖNÜK ÇARPIŞMA
- DİSABİLİTE/DISABILITY[İng.] değil/yerine/= ENGELLİLİK | YETİ YİTIMİ
- DISACCHARIDE[İng.] değil/yerine/= DİSAKKARİT
( İki monosakkaritin glikozit bağı ile birleşmesi ile oluşan şekerdir. Monosakkaritler gibi suda çözünürler ve basit şekerlerdir. Maltoz (malt şekeri), sakkaroz (çay şekeri) ve laktoz (süt şekeri) disakkaritlere örnek verilebilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- DISACCHARIDES[İng.] ile/değil/yerine/= DİSAKKARİTLER
- DIŞARIDA ARAMAK ile/ve/değil/yerine İÇERİDE/YAKINDA ARAMAK/BULMAK
( Dışarıda aranan/bulunan, kaybedilir de. )
- EXCLUSION PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE D'EXCLUSION[Fr.] / AUSSCHLIESSUNGSPRINZIP, AUSSERUNGSPRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= DIŞ(AR)LAMA İLKESİ
- KONVEXSPIEGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= DIŞBÜKEY AYNA
- KONVEXE LINSE, KONVEXLINSE[Alm.] ile/değil/yerine/= DIŞBÜKEY MERCEK
- DISCRIMINATIVE BEHAVIOR[İng.] değil/yerine/= AYIRT EDİCİ DAVRANIŞ
( Algılamada, iki uyarıcı arasındaki farkı algılayabilme yetisidir.
Koşullamada, iki uyarıcıya farklı farklı tepkilerde bulunabilmektir.
Sosyal psikolojide; önyargılı davranarak, ırk ya da din ayırımında olduğu gibi, aynı sosyal durumda bireylere farklı davranmaktır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
(1996'dan beri)