Z ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 4.710 başlık/FaRk ile birlikte,
4.710 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(15/20)
- OPALESZENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= OPAKLIK
- OPSİYON ile OPSİYONLU ile OPSİYONSUZ ile OPSİYONLU SÖZLEŞME
- OPTICAL TWIN[İng.] / JUMELAGE OPTIQUE[Fr.] / OPTISCHER ZWILLING[Alm.] ile/değil/yerine/= OPTİK İKİZ
- OPTICAL CENTER[İng.] / CENTRE OPTIQUE[Fr.] / OPTISCHER MITTELPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= OPTİK MERKEZ
- ORAN/LI, (/ORANSIZ) ile/ve DENGE/Lİ, (/DENGESİZ)
- ORANTISIZLIK ile ORANTISIZ ile ÇÜRÜTÜLEBİLİR
( DISPROPORTION vs. DISPROPORTIONATE vs. DISPROVABLE )
( بيقوارگي ile عدمتجانس ile بي تناسبي ile بي تناسب ile رد شدني )
( بيقوارگي ile عدمتجانس ile BEY TANASBY ile BEY TANASB ile RAD SHODANY )
- ÖRDEK/BADİ ile KAZ
( 16 boyun omuru vardır. İLE ... )
(
ile
)
( İnsandan kaçıyorsa. İLE İnsanı kovalıyorsa. )
( ... ile BATT
İVZ: Gövdesi bodur olan. | Kaz; ördek. )
( MÜRG-İ ÂBÎ [SU KUŞU] )
( DUCK vs. GOOSE )
( ANAS cum ANSER )
( EL PATO con ... )
- ORGANIC BASE[İng.] ile/değil/yerine/= ORGANİC BAZ
- ORGANIQUE BASE[Fr.] / ORGANISCHE BASE[Alm.] ile/değil/yerine/= ORGANİK BAZ
- ÖRGENDE:
KÖRELMİŞ ile İŞLEVSİZ
- ÖRGENLER [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]
- ÖRGENLER [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]
- ÖRGÜLEMEK ile ÖRGÜTLEMEK ile ÖRGÜTLENMEK ile ÖRGÜTLEŞMEK ile ÖRGÜTLENDİRMEK ile ÖRGÜTLENEBİLMEK ile ÖRGÜ ile ÖRGÜN ile ÖRGÜT ile ÖRGÜCÜ/LÜK ile ÖRGÜLÜ ile ÖRGÜSÜZ ile ÖRGÜTLÜ ile ÖRGÜTÇÜ/LÜK ile ÖRGÜTSEL ile ÖRGÜTSÜZ/LÜK ile ÖRGÜLÜ PİLAV ile ÖRGÜN EĞİTİM ile ÖRGÜT KÜLTÜRÜ
- ORKESTRA ile ORKESTRACI/LIK ile ORKESTRALI ile ORKESTRASIZ ile ORKESTRALAMA ile ORKESTRA ÇUKURU
- ORKİDE:
"CENNET KUŞU" ile/ve/<> "KARDAN ATEŞ" ile/ve/<> "DANS EDEN KIZ" ile/ve/<> "YIKANAN ÇOCUK"
( Singapur'un başkenti Singapur'da bulunan Orkide Bahçesi'nde, orkide çeşitleri ve yerel dilde orkide çeşitlerine verilen adlar. )
( Singapur, yılda 10 milyon $'lık orkide ihraç etmektedir. )
- ORMANLAŞMAK ile ORMANLAŞTIRMAK ile ORMANSIZLAŞMAK ile ORMAN/LIK ile ORMANCI/LIK ile ORMANSIZ ile ORMAN EVİ ile ORMAN GÜLÜ ile ORMAN KÖYÜ ile ORMAN DİZİSİ ile ORMAN KANUNU ile ORMAN KEBABI ile ORMAN KİBARI ile ORMAN KUŞAĞI ile ORMAN SIÇANI ile ORMAN TAVUĞU ile ORMAN YEŞİLİ ile ORMAN ÇAYIRI ile ORMAN KAÇKINI ile ORMAN KÖYLÜSÜ ile ORMAN İŞLETMESİ ile ORMAN SARMAŞIĞI ile ORMAN TAVUĞUGİLLER ile ORMAN KORUMA MEMURU
- OROGENY[İng.] değil/yerine/= OROJENEZ
( Birbirlerine yaklaşan levhalar arasında sıkışan tortul tabakaların yükselip kıvrılması ya da kırılması yoluyla gerçekleşen dağ oluşum süreci.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ORTA AMERİKA ile MERKEZİ ile MERKEZ POLİS KARAKOLU ile MERKEZİ İŞLEMCİ ile MERKEZ TERMİNAL ile MERKEZCİ ile MERKEZİLİK ile MERKEZİLEŞTİRMEK ile MERKEZİLEŞTİRİLMİŞ ile MERKEZLEYİCİ ile MERKEZ
( CENTRAL AMERICA vs. CENTRAL vs. CENTRAL POLICE STATION vs. CENTRAL PROCESSOR vs. CENTRAL TERMINAL vs. CENTRALIST vs. CENTRALITY vs. CENTRALIZE vs. CENTRALIZED vs. CENTRALIZER vs. CENTRE )
( وسطي ile مرکزي ile مياني ile آمريکاي مرکزي ile سرکلانتري ile پردازنده مرکزي ile پايانه مرکزي ile طرفدار تمرکز ile مرکزيت ile متمرکز کردن ile تمرکز دادن ile مرکزيت دادن ile متمرکز ile متمرکز کننده ile درمرکز قرار گرفتن ile وسط ونقطه مرکزي )
( VASTY ile MARKZY ile MYANY ile AMARYKAY MARKZY ile SARKOLANTERY ile PARDAZANDEH MARKZY ile PAYANEH MARKZY ile TARAFDAR TAMRAKZ ile MARKZYT ile MATMARKZ KARDAN ile TAMRAKZ DADAN ile MARKZYT DADAN ile MATMARKZ ile MATMARKZ KONANDEH ile DARMARKZ GHARAR GARAFTAN ile VAST VANGHTEH MARKZY )
- ÖNDER:
ORTA ile/ve/||/<>/> İYİ ile/ve/||/<>/> DAHA İYİ ile/ve/||/<>/> EN İYİ
( Anlatır. İLE/VE/||/<>/> Açıklar. İLE/VE/||/<>/> Gösterir. İLE/VE/||/<>/> Esin/ilham verir. )
- ORTA ile/ve/değil MERKEZ
- ORTA ile/ve/||/<> ORTAY/MERKEZ[Ar.]
- ORTALAMA HIZ ile/||/<> ANLIK HIZ (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)
( Ortalama toplam/zaman, anlık belirli andaki hızdır )
( Formül: vort=Δx/Δt İLE v=dx/dt )
- AVERAGE SPEED[İng.] / VITESSE MOYENNE[Fr.] / DURCHSCHNITTSGESCHWINDIGKEIT, MITTLERE GESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ORTALAMA HIZ
- ORTAM:
HAREKETİ TETİKLEMEZ ile/değil/hatta/>< ENGELLER
- ORTAYA ÇIKARMAK ile MARUZ ile MARUZ KALMAK ile TEHLİKEYE MARUZ
( EXPOSE vs. EXPOSED vs. EXPOSED TO vs. EXPOSED TO DANGER )
( بيپناه گذاشتن ile درمعرض گذاشتن ile ضاهر ساختن ile بي پناه ile در معرض ile در معتز خطر )
( BEYPENAH GOZASHTAN ile DARMARZ GOZASHTAN ile ZANPAR SAKHTAN ile BEY PENAH ile DAR MARZ ile DAR MOETEZ KHATAR )
- ORTEZ ile/ve/||/<> PROTEZ
( Kaybedilen örgenlerin desteklenmesinde ve düzeltilmesinde yardımcı olan araçlar. İLE/VE/||/<> Herhangi bir örgen kaybı yaşandığında oluşturulan yapay örgenler. )
- ORTOKLAZ ile ORTOKLAZLI
- ORTOZ ya da/= ORTOKLAZ[Fr. < Yun.]
( Dik açı biçiminde ayrıtları olan, billurları parça halinde dilinen bir çeşit potasyum feldispat. )
- ÖRTÜLMEK ile ÖRTÜNMEK ile ÖRTÜŞMEK ile ÖRTÜŞEBİLMEK ile ÖRTÜ ile ÖRTÜK/LÜK ile ÖRTÜŞ ile ÖRTÜLÜ/LÜK ile ÖRTÜSÜZ ile ÖRTÜLÜ ÖDENEK ile ÖRTÜLÜ OMURGALILAR
- ÖRTÜŞME = TETABUK = COINCIDENCE[İng.] = COÏNCIDENCE[Fr.] = KOINZIDENZ[Alm.] = COINCIDENTIA[Lat.] = COINCIDIR[İsp.]
- ORUÇ ile ORUÇLU/LUK ile ORUÇSUZ
- ÖRÜMCEK ile/değil DEVE ÖRÜMCEĞİ/SARIÖMER/SARIKIZ/BÖĞ/BÖĞÜ/BÖYÜ
( İlgili yazıyı okumak için burayı tıklayınız... )
( Kuzey Irak çöllerinden gelen bu böcek, zehriyle bir insanı öldürebilecek güçtedir. )
( Sıcak ve kuru arazilerde yaşarlar. Genellikle geceleri ortaya çıkarlar. )
( Çok saldırgan yapıları vardır. Güçlü çene yapısı nedeniyle et parçasını dahi koparabilirler. )
( Yetişkin bir Sarı Ömer'in boyu, yetişkin bir insan eli kadardır. )
( İkisi aynı ortamda kalsa ikisinden biri ölene kadar durmadan savaşırlar. )
( Hızlı zıplama yetenekleri sayesinde avını kolayca yakalayabilirler. Bir metreye kadar zıplayabilen türleri vardır. )
( Örümceğimsiler sınıfının en hızlısıdır. Hızlı koşma konusunda eklembacaklılar filumu içinde yer alan Amerika hamamböceği (Periplaneta americana) türünden sonra ikinci sırada Galeodes cinsinden, Sarı Ömer'ler yer alır. )
( ... İLE/DEĞİL
)
( ... cum SOLIFUGAE )
( ... vs. CAMEL SPIDER )
- OSMANLI TÜRKÇESİ'NDE[LÛGAT] [A-Z]
- OSMO-/OZ- ile/||/<> OZO- ile/||/<> OSMO- ile/||/<> OSPHRESİO-
( Koku. İLE/||/<> Hoşa gitmeyen koku. İLE/||/<> İmpuls, ozmoz, impuls ya da ozmozla ilgili. İLE/||/<> Koku duyusu. )
- OSMOSIS[İng.] değil/yerine/= OSMOZ
( Az derişik bir ortamdan seçici geçirgen zar aracılığı ile çok derişik bir ortama geçiş. Yunanca "itiş, itme" anlamındaki "ōsmos" sözcüğünden gelir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- OSMOZ ile/||/<> AKTİF TAŞIMA
( Osmoz pasif su hareketi, aktif enerji gerektiren. )
( Formül: ATP siz İLE ATP li )
- OSMOZ ile/||/<> DİFÜZYON
( Osmoz su geçişi yarı geçirgen İLE difüzyon tüm moleküller. )
( Formül: Π = iMRT van"t Hoff )
- OSMOSE[Alm.] ile/değil/yerine/= OSMOZ
- OSTEOMİYELİT ile/||/<> OSTEONEKROZ
( Kemik yangısı. İLE/||/<> Kemik dokusunun ölümü. )
- OSTEOPOROZ ile/||/<> OSTEOARTRİT
( Kemik yoğunluğunun azalması. İLE/||/<> Eklem kıkırdağının aşınması. )
- OSTEOPOROZ ile/||/<> OSTEOMALAZİ
( Kemik yoğunluğunun azalması ve kırılganlık. İLE/||/<> Kemiklerde mineral eksikliği nedeniyle yumuşama ve zayıflaması. )
- OSTWALD'S LAW[İng.] / LOI D'OSTWALD[Fr.] / OSTWALDSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= OSTWALD YASASI
- OTO-... değil/yerine/= ÖZ-...
- AUTOCATALYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= OTOKATALİZ
- OTOMATİK ile OTOEROTİZM ile OTOLİZ ile OTOZOMAL ile KENDİ KENDİNE TELKİN
( AUTO vs. AUTOEROTISM vs. AUTOLYSIS vs. AUTOSOMAL vs. AUTOSUGGESTION )
( ماشين سواري ile احتلام ile خودکافت ile غير جنسي ile القاء بنفس ile تلقين بخود )
( MASHYNE SAVARY ile EHTELAM ile KHODKAFT ile غير جنسي ile القاء بنفس ile TALGHYNE BAKHOD )
- AUTOPROTOLYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= OTOPROTOLİZ
- OTSU ile OTSUL ile OTSUZ ile OTSU TOPLULUK
- OTTUZ ile OTTUZ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Otuz[30]. İLE Üç[3]. )
- ÖTÜMLÜLEŞMEK ile ÖTÜMSÜZLEŞMEK ile ÖTÜMLÜ/LÜK ile ÖTÜMSÜZ/LÜK ile ÖTÜMLÜ ÜNSÜZ ile ÖTÜMSÜZ ÜNSÜZ
- OTURMA ODASINDA ile UYGUNSUZLUK ile DEĞİŞMEZ
( INCOMMODE vs. INCOMMODITY vs. INCOMMUTABLE )
( ناراحت گذاردن ile خسران ile سبک نشدني )
( NARAHAT GOZARDAN ile KHOSRAN ile SABAK NESHODANY )
- OURSELVES :/yerine KENDİMİZ
- OY ÇEŞİTLERİ'NDE:
BEYAZ ile YEŞİL ile KIRMIZI
( Kabul. İLE Çekimser. İLE Red. )
- ÖYLE ARAÇLAR KULLANACAĞIZ değil ARAÇLARI, ÖYLE KULLANACAĞIZ
- OYUN ve/<> AYNAZ
( ... VE/<> Köy oyunlarını yöneten kişi. )
- OYUNLAR [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]
- TEVÂLÎ-İ ZÂTÎ[Osm.] / FRÉQUENCE PROPRE[Fr.] / EIGENFREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZ FREKANS
- ÖZ ile/ve/değil ANA ÇİZGİLER/HAT
- ÖZ ile/ve/<> ARAÇ
( ESSENCE vs./and/<> VEHICLE/TOOL )
- ÖZ ile AŞKIN
( ESSENCE vs. TRANSCENDENT )
- ÖZ ile BİÇİM
( ESSENCE vs. FORM )
- ÖZ ile/ve ÇEKİRDEK
( ESSENCE vs./and CORE )
- ÖZ DIŞAVURUM
( ESSENCE
EXPRESSION )
- ÖZ ile/ve/||/<>/< DOĞA/Kİ[Sümer]/ERŞETUM[Akad]
( ESSENCE vs./and NATURE )
- ÖZ ve/||/<>/= DÜŞÜNCE
- ÖZ ile/ve ENGİN
( ESSENCE vs./and VAST )
- ÖZ ile EVİN
( ... İLE Bir şeyin içindeki öz, lüp. | Buğday danesinin olgunlaşmış içi, özü, habbe. )
- ÖZ ile/ve EVRENSEL ÖZ
( ESSENCE vs./and UNIVERSAL ESSENCE )
- ÖZ ile/ve/||/<> EVRENSEL/LİK
- ÖZ ve/=/||/<>/>/< GÖZ ve/=/||/<>/>/< SÖZ
( Özü ağlamayanın, gözü ağlamaz. )
( Benzi sarı, gözleri yaş; hali bilen, dertli kar(ın)daş/arkadaş. )
- ÖZ ile/ve İÇ
( ESSENCE vs./and INSIDE )
- ÖZ ile/ve/||/<>/> İZ
- ÖZ KALIP
( ESSENCE
MATRIX )
- ÖZ ile/değil KISACA
( [not] ESSENCE vs./but BRIEFLY/SHORTLY )
- ÖZ ile MARKET
( ESSENCE vs. MARKET )
- ÖZ = MUH, LİFÂFE-İ MUHHÎYE = ÉTUI MÉDULLAIRE
- ÖZ NE
- ÖZ ile/ve/<> NİTELİK
( ESSENCE vs./and/<> QUALITY )
- ÖZ ile/ve NOKTA
( ESSENCE vs./and POINT )
- OZ ile/ve/||/<>/< ONS
(
OZ ve ONS
Etimolojik Köken ve Dilsel Evrim
ONS (Ounce) Sözcüğünün Yolculuğu:
UNCIA (Latince) > UNCE (Eski Fransızca) > OUNCE (Orta İngilizce) > OUNCE (Modern İngilizce)
OZ Kısaltmasının Kökeni:
UNCIA (Latince) > ONZA (İtalyanca) > OZ (Kısaltma)
| Dil/Dönem | Terim | Anlamı | Tarihsel Bağlam |
|---|---|---|---|
| Klasik Latince | uncia | "On ikide bir" (1/12) | Roma pound'u (libra) 12 uncia'ya bölünürdü |
| Orta Çağ Latincesi | untia/onza | Ağırlık birimi | Ticaret dilinde standardizasyon |
| Eski Fransızca (12. yy) | unce | 1/12 pound | Norman İstilası ile İngiltere'ye geçiş |
| İtalyanca (13. yy) | onza/oncia | Ağırlık ve oylum birimi | Venedik ve Ceneviz ticaret ağları |
| Orta İngilizce (14. yy) | ounce/unce | Ağırlık birimi | Ticaret ve zanaat gildelerinde kullanım |
| Modern Kullanım | ounce (oz) | 28.35 gram (avoirdupois) | Uluslararası ticaret standardı |
Neden "OZ" Kısaltması Kullanılır?
| Neden | Açıklama | Örnek/Ayrıntı |
|---|---|---|
| Ticari Köken | İtalyan ticaret cumhuriyetlerinin etkisi | 13 - 15. yy Venedik, Cenova, Floransa ticaret ağları "onza" terimini yaydı |
| Karışıklık Önleme | "on" kısaltması sayı ile karışabilirdi | "10 on" yazımı → "10" mu "10 ons" mu belirsizliği |
| Standardizasyon | Uluslararası kabul görmüş kısaltma | ISO standartlarında "oz" kabul edilmiştir |
| Çoğul Kullanım | Tekil ve çoğul için aynı biçim | 1 oz, 16 oz (ozs ya da ozes denmez) |
Farklı Ons Düzenleri ve Kullanım Alanları
| Düzen | Simge | Gram | Mililitre | Pound İlişkisi | Kullanım Alanı |
|---|---|---|---|---|---|
| Avoirdupois Ons | oz / oz av | 28.349523125 g | - | 1 lb = 16 oz | Genel ağırlık (ABD/İngiltere) |
| Troy Ons | oz t / ozt | 31.1034768 g | - | 1 lb t = 12 oz t | Altın, gümüş, platin fiyatlaması |
| Sıvı Ons (ABD) | fl oz (US) | - | 29.5735295625 ml | 1 US gal = 128 fl oz | ABD sıvı ölçümleri |
| Sıvı Ons (İmparatorluk) | fl oz (Imp) | - | 28.4130625 ml | 1 Imp gal = 160 fl oz | İngiltere sıvı ölçümleri |
| Apothecary Ons | ℥ / oz ap | 31.1034768 g | — | 1 lb ap = 12 ℥ | Tarihi eczacılık (artık kullanılmıyor) |
| Maria Theresa Ons | oz MT | 28.0668 g | - | - | Etiyopya, Eritre (tarihi) |
Değerli Metal Ticaretinde Troy Ons
| Metal | Piyasa Simgesi | Standart Bar Ağırlığı | Fiyatlama | Saflık Standardı |
|---|---|---|---|---|
| Altın | XAU/USD | 400 oz t (12.4 kg) | $/oz t | 999.9 (24 karat) |
| Gümüş | XAG/USD | 1000 oz t (31.1 kg) | $/oz t | 999.0 |
| Platin | XPT/USD | 50 oz t (1.55 kg) | $/oz t | 999.5 |
| Paladyum | XPD/USD | 100 oz t (3.11 kg) | $/oz t | 999.5 |
Uygulama Dönüşüm Tablosu
Dünya Genelinde Kullanım
| Ülke/Bölge | Resmi Düzen | Ons Kullanımı | Özel Durumlar |
|---|---|---|---|
| ABD | Imperial/US Customary | Yaygın kullanım | Gıda etiketlerinde hem oz, hem de gram |
| İngiltere | Metrik (resmi) | Halk arasında hâlâ kullanımda | Bira imperial pint (20 fl oz) ile satılır |
| Kanada | Metrik | ABD ürünlerinde | Çift etiketleme zorunlu |
| Avrupa Birliği | Metrik | Sadece değerli metaller | Troy ons altın ticaretinde |
| Türkiye | Metrik | Altın piyasasında | "Ons altın" tabiri yaygın |
| Çin | Metrik | Uluslararası ticarette | Geleneksel "liang" (两) hâlâ kullanımda |
Tarihsel Gelişim Kronolojisi
Hassas Matematiksel Dönüşümler
Temel Dönüşüm Formülleri:
Avoirdupois: 1 oz = 28.349523125 gram (tam değer)
Troy: 1 oz t = 31.1034768 gram (tam değer)
Troy/Avoirdupois oranı: 1 oz t = 1.09714286 oz av
1 pound (av) = 16 oz = 453.59237 gram
1 pound (troy) = 12 oz t = 373.2417216 gram
1 kilogram = 35.27396195 oz (avoirdupois)
1 kilogram = 32.15074657 oz t (troy)
Mutfak ve Gıda Alanında Kullanım
| Ürün Sınıfı | Tipik Ölçüler (oz) | Metrik Karşılık | Örnek Ürünler |
|---|---|---|---|
| İçecekler (Kutu) | 12 fl oz | 355 ml | Meyve suyu |
| Bebek Maması | 4 oz, 8 oz, 32 oz | 113 g, 227 g, 907 g | Hazır mama, biberon ölçüleri |
Önemli Veri ve İpuçları:
- Altın Alımında: Daima troy ons (31.1 gram) kullanılır, avoirdupois ons (28.35 gram) değil!
- İlaç Dozajında: Modern tıpta gram/miligram kullanılır, eski apothecary ons artık kullanılmaz.
- Havacılıkta: Yakıt ağırlığı hâlâ pound/ons ile ölçülür (özellikle ABD yapımı uçaklarda).
- E-ticaret: Uluslararası kargo ağırlıkları genelde iki düzende de belirtilir.
- Spor Ekipmanları: Boks eldivenleri, bowling topları hâlâ oz ile ölçülür (10 oz, 12 oz, 16 oz eldiven gibi).
- Parfüm Endüstrisi: Sıvı ons (fl oz) yaygın kullanımdadır (1.7 fl oz, 3.4 fl oz şişeler).
Bilimsel ve Teknik Alanlarda Kullanım
| Alan | Kullanım Biçimi | Standart | Bilgi |
|---|---|---|---|
| Kimya | Nadiren | SI (gram/mol) | Sadece eski Amerikan literatüründe |
| Farmasötik | Tarihi referans | Metrik | FDA etiketlerinde gram zorunlu |
| Havacılık | Yaygın | Pound/Ons | Fuel weight, payload calculations |
| Metalurji | Değerli metaller | Troy ons | LBMA, COMEX standartları |
| Gıda Bilimi | ABD/İngiltere | Çift düzen | Beslenme etiketlerinde ikisi de |
- -OUS[İng.] ile/değil/yerine/= -ÖZ
- ÖZ ile ÖZ ÇEŞİTLERİ
( ESSENCE vs. ESSENCE KINDS )
- ÖZ ile ÖZ ile ÖZ
( Bir kişinin benliği, kendi manevi varlığı. İLE Bir şeyin temel öğesi. | Kendi. | Kendi anlamında birleşik sözcükler türetir. | Bir şeyin en güçlü ya da kıvamlı bölümü. | Bitkilerin kök, gövde ve dallarının, boydan boya ortasında bulunan, hahif, gevrek ve çoğu yumuşak bölüm. | Çıbanların içinde, ölmüş dokudan oluşan irinle birlikte çıkan parça. İLE Kan bağı ile bağlı, üvey olmayan. | İçine, arılığını bozacak hiçbir şey karışmamış olan, arı. İLE Dere, çay. | Sulak yer. )
( ESSENCE vs. ESSENCE vs. ESSENCE )
- ÖZ ile ÖZET
( ZÜBDE )
( ESSENCE vs. SUMMARY )
- ÖZ ile/ve/<> SONRADAN OLAN
( Kişiyi özünden uzaklaştıran, kişinin dünyasıdır. )
( ... ile/ve/<> LÂHİK )
( ESSENCE vs./and/<> LATER )
- ÖZ ile/ve/değil SÜREKLİLİK
- ÖZ ile TEMEL
( ESSENCE vs. BASE )
- ÖZ ile/ve/||/<>/>/< TÖZ
( Özgürlük. İLE/VE/||/<>/>/< Zorunluluk. )
( Mâhiyet. İLE/VE/||/<>/>/< Cevher. )
( Güneş nasıl karanlığı bilmezse, Öz de Öz Olmayan'ı bilmez. )
( Mutluluk, özünüzden (gerçek varlığınızdan) gelir ve ancak onda bulunabilir. )
( Benlik sevgisinin yerine Öz'ün sevgisini koyun, o zaman manzara değişir. )
( Var olan herşeyin özü ve cevherisiniz. )
( Töz, kendinde olan ve kavranandır. )
( Töz, bir çokluk olamaz. )
( ÖZ: CEVHER[filozoflarda] | MÂHİYET[mantıkçılarda] | ZÂT[kelâmcılarda] | LÜBB[sufilerde] | EGO/SELF/NOMEN[psikolojide] )
( As the sun knows not darkness, so does the self know not the non-self.
Happiness comes from the self and can be found in the self only.
Replace self-love by love of the Self and the picture changes.
Understand that you are both, the essence and the substance of all there is. )
( Tözün gerçekleşmesi. )
( ESSENCE vs./and/||/<>/>/< SUBSTANCE )
( SUBSTRATUM cum/et/||/<>/>/< SUBSTANTIA )
( OUSIA ile/ve/||/<>/>/< ... )
( XING ile/ve/||/<>/>/< ... )
- ÖZ ile/ve/değil UZAM
( Özde, hareket aranmaz/"bulunmaz". )
( [not] ESSENCE vs./and/but EXTENT )
- ÖZ = ZÂT, MAHİYET = ESSENCE/CRUX/KERNEL[İng., Fr.] = WESEN[Alm.] = ESSENTIA[Lat.] = OUSIA[Yun.] = ESENCIA[İsp.]
- ÖZDEĞER İLE ÖZVEKTÖR İLE SPEKTRUM ile/||/<> MATRİS SPEKTRAL ANALİZ
( Matrisin karakteristik özellikleri. )
( Formül: det(A - λI) = 0 )
- ÖZEK/MERKEZ[Ar.] ile/ve ODAK
( CENTER vs./and FOCAL POINT )
- ÖZEL BÖLGELERİN TEMİZLENMESİNDE:
10 KEZ ile/değil 3 KEZ
- ÖZEL [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]
- ÖZEL [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]
- ... "ÖZELLİĞE HAİZ" değil ... ÖZELLİĞİ HAİZ
- ÖZERK GÖZE ÖLÜMÜ/OTOFAJİ ile/ve/||/<>/> GÖZE ÖLÜMÜ/APOPTOZ
( Gözenin, kendi bileşenlerini ve proteinlerini parçalayıp yeniden kullanması. İLE/VE/||/<>/> Gözenin, programlı ölümü. )
- SPEZIFISCHE AKUSTISCHE REAKTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL AKUSTİK REAKTANS
- ÖZGÜLEMEK ile ÖZGÜLENMEK ile ÖZGÜNLEŞMEK ile ÖZGÜRLEŞMEK ile ÖZGÜNLEŞTİRMEK ile ÖZGÜRLEŞTİRMEK ile ÖZGÜRLEŞEBİLMEK ile ÖZGÜ/LÜK ile ÖZGÜL/LÜK ile ÖZGÜN/LÜK ile ÖZGÜR/LÜK ile ÖZGÜRCE ile ÖZGÜRLÜKÇÜ/LÜK ile ÖZGÜRLÜKSÜZ ile ÖZGÜL AĞIRLIK ile ÖZGÜRLÜKÇÜ DEMOKRASİ
- ÖZGÜRLÜKTE:
RAHATSIZLIK ile/ve/||/<> İTİRAZ
( Râzı olmadığımız bir davranış karşısında dile getirmemiz gereken. İLE/VE/||/<> Onaylamadığımız bir düşünceyle karşılaştığımızda dile getirmemiz gereken. )
- OSMOSIS[İng.] / OSMOSE[Fr.] ile/değil/yerine/= OZMOZ
- OZONOLİZ ile/||/<> EPOKSİDASYONU
( Ozonoliz C=C kırılması aldehit/keton, epoksidasyon halka eter. )
( Formül: O₃ İLE mCPBA )
- EXTRACT[İng.] / EXTRAIT[Fr.] / EXTRACT, ESSENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZÜT
- PABUÇ/LUK ile PABUÇLU ile PABUÇÇU/LUK ile PABUÇSUZ ile PABUÇ DİLLİ/LİK
- PAÇA/LIK ile PAÇAL ile PAÇACI/LIK ile PAÇALI ile PAÇASIZ ile PAÇA GÜNÜ ile PAÇA KASNAK
- PAFTA ile PAFTALI ile PAFTASIZ
- PAK[Fars.] değil/yerine/= TEMİZ
- PALANGA ile PALANGALI ile PALANGASIZ
- PALAZ ile PALAZ/PALAS/FARIÇ/SELAH
( Kaz, ördek, güvercin gibi bazı kuş yavrularının, civcivlikten sonraki durumu. İLE Keklik yavrusu. )
- PALAZLAMAK ile PALAZLANMAK ile PALAZLAŞMAK ile PALAZLANDIRMAK ile PALAZLANABİLMEK ile PALAZ
- PALET ile PALETLİ ile PALETSİZ
- PALTO/LUK ile PALTOLU ile PALTOSUZ
- PANJUR ile PANJURLU ile PANJURSUZ
- PANTOLON ile PANTOLONCU/LUK ile PANTOLONLU ile PANTOLONSUZ
- PAPA ile/ve PAPAZ
( Katolik mezhebinin dini ulu'su. V. yüzyıldan bu yana sadece Roma Psikoposu'na verilen ad. İLE/VE Hristiyan din adamı. )
- PAPATYA ile PAPATYALI ile PAPATYASIZ ile PAPATYA FALI
- PAPAZ ile/ve/<>/< DİYAKOZ[Yun.]
( ... İLE/VE/<>/< Papazın yardımcısı. )
- PAPAZ ile/ve/||/<>/> KARDİNAL[Fr. < CARDINAL]
( ... İLE/VE/||/<>/> Papa'yı seçen, danışmanlığını yapan başpapazlardan her biri. )
- PAPAZ ile/ve/<> PİSKOPOS[Yun.]
( ... İLE/VE/<> Katoliklerde, bir bölgenin din işlerine başkanlık eden, papazlığın en yüksek aşamasında olan din görevlisi. )
- PARA [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]
- PARAFİN ile PARAFİNLİ ile PARAFİNSİZ
- PARALELLEŞTİRMEK ile PARALEL/LİK ile PARALELİST ile PARALELİZM ile PARALEL YÜZ ile PARALEL AKIM ile PARALEL KAİDESİ
- PARAMAGNETISCHE ELEKTRONENRESONANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK ELEKTRON REZONANSI
- PARAMAGNETIC SALT[İng.] / SEL PARAMAGNÉTIQUE[Fr.] / PARAMAGNETISCHES SALZ[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK TUZ
- PARASIZ ile KOMİSYONCU
( BROKE vs. BROKER )
( ورشکست ile بي پول ile واسطه ile سمسار ile دلال )
( VARSHKAST ile BEY POL ile VASETEH ile SAMSAR ile DELAL )
- LIGHTNING CONDUCTOR[İng.] / PARATONNERRE[Fr.] / BILTZABLEITER, BLITZSCHUTZ[Alm.] ile/değil/yerine/= PARATONER
- PARAZİTLENMEK ile PARAZİT/LİK ile PARAZİTLİ ile PARAZİTSİZ
- PARÇALAMAK ile KESİR ile KESİRSİZ ile HUYSUZ
( FRACTINIZE vs. FRACTION vs. FRACTIONLESS vs. FRACTIOUS )
( برخه کردن ile برخه ile بي کسر ile زود رنج )
( BARKHEH KARDAN ile برخه ile BEY KASAR ile ZUD RANJ )
- PARÇALANMAK ile PARÇALANMIŞ ile İLGİSİZLİK ile İLGİSİZ ile İLGİSİZLİK
( DISINTEGRATE vs. DISINTEGRATED vs. DISINTEREST vs. DISINTERESTED vs. DISINTERESTEDNESS )
( متلاشي کردن ile متلاشي شدن ile متلاشي ile بيعلاقه شدن ile بيطمع ile بيغرضانه ile بي اشتياق ile سست سغبت ile بي علاقه ile بي علاقگي )
( MOTELASHY KARDAN ile MOTELASHY SHODAN ile MOTELASHY ile BEYALAGHEH SHODAN ile بيطمع ile بيغرضانه ile BEY ESHTYEGH ile SOST SOGHBAT ile BEY ALAGHEH ile BEY ALAQGY )
- PARDÖSÜ ile PARDÖSÜLÜ ile PARDÖSÜSÜZ
- PARILTI ile PARILTILI ile PARILTISIZ
- PARMAKLARDA:
BAŞ ile/ve/||/<> İŞARET ile/ve/||/<> ORTA ile/ve/||/<> YÜZÜK/ADSIZ ile/ve/||/<> SERÇE
- PARMAK/LIK ile PARMAKLAMAK ile PARMAK PARMAK ile PARMAKLI ile PARMAKSIZ ile PARMAK İZİ ile PARMAK ADAM ile PARMAKLIKLI ile PARMAK ÇOCUK ile PARMAK ÜZÜMÜ ile PARMAKLIKSIZ ile PARMAK HESABI ile PARMAK TATLISI ile PARMAK ALFABESİ
- PARSEL ile İFRAZ[Ar.]
( ... İLE Bir arazinin bölünmesi, parsellere ayrılması. | Salgı. )
- PASCAL GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= PASCAL YASASI/KANUNU
- PASCAL'S LAW[İng.] / LOI DE PASCAL[Fr.] / PASCALSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= PASCAL YASASI
- PASCHEN'S LAW[İng.] / LOI DE PASCHEN[Fr.] / PASCHENSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= PASCHEN YASASI
- PATİK ile PATİKA ile PATİKLİ ile PATİKSİZ
- PATİKA ile/ve BOĞAZ
- PATIRTI ile PATIRTILI ile PATIRTISIZ
- PATLAMAK ile PATLATMAK ile PATLATILMAK ile PATLATABİLMEK ile PATLAYABİLMEK ile PATLAYIVERMEK ile PATLAK ile PATLAKÇA ile PATLAK GÖZ ile PATLAK GÖZLÜ
- PATLAYIŞ ile PATLAYICI/LIK ile PATLAYICI ÜNSÜZ
- PAVURYA[Yun.] ile ÇAĞANOZ
( Bir tür iri yengeç. İLE Bir tür pavurya. )
- PAYANDALAMAK ile PAYANDALAYABİLMEK ile PAYANDA/LIK ile PAYANDALI ile PAYANDASIZ
- PAYIZ[Azr.] = SONBAHAR[Tr.]
- PAZARLAMAK ile PAZARLANMAK ile PAZARLAŞMAK ile PAZARLAYABİLMEK ile PAZAR/LIK ile PAZARCI/LIK ile PAZARLAR ile PAZAR YERİ ile PAZARLIKLI ile PAZARLIKÇI/LIK ile PAZARLAMACI/LIK ile PAZARLIKSIZ ile PAZAR KAYIĞI ile PAZARLIKLI ALIŞVERİŞ
- PCR/POLYMERASE CHAIN REACTION POLIMERAZ[İng.] değil/yerine/= ZINCIR TEPKİMESİ
- PEÇELEMEK ile PEÇELENMEK ile PEÇ ile PEÇE ile PEÇELİ ile PEÇESİZ
- PEÇETE ile PEÇETELİ ile PEÇETESİZ
- PEKMEZ ile NARDENK[Fars.]
( ... İLE Nar, erik, kızılcık gibi yemişlerden yapılan pekmez. )
- PEKMEZ'LERDE:
HURMA ile/ve KAYISI ile/ve DUT ile/ve ÜZÜM ile/ve KEÇİBOYNUZU/HARNUP ile/ve ANDIZ ile/ve KIZILCIK
( )
- PENÇELEMEK ile PENÇELETMEK ile PENÇELEŞMEK ile PENÇE ile PENÇELİ ile PENÇESİZ ile PENÇE PENÇE
- PENCERE ile LOMBOZ[İt./Yun.]
( ... İLE Kamaralarla alt güverteleri aydınlatmak için bordalardan ve güvertelerden açılan yuvarlak pencere. )
- PENCERE değil/yerine/= ODAGÖZ
- PENCERE ile PENCERELİ ile PENCERESİZ ile PENCERE ETEĞİ ile PENCERE KANADI
- PENCERE[Fars.] ile PERVÂZ[Fars.]
( ... İLE Kapı, pencere gibi yerlerin kenarlarına geçirilen ensiz parça. | Giysilerin, yaka, kol, etek gibi yerlerine ya da kumaştan yapılmış öteki eşyaların kenarlarına geçirilmiş, dar, uzun parça. | Cilt kapağının iç tarafına konulan parça. )
- PENEPLEN değil/yerine/= YONTUKDÜZ
( Erozyon etkisiyle oluşmuş, yumuşak engebeli yeryüzü parçası, yalama yazı. )
- PENEPLEN değil/yerine/= YONTUKDÜZ
- PENICILLINATE[İng.] / PÉNICILLINASE[Fr.] / PENICILLINASE[Alm.] ile/değil/yerine/= PENİSİLİNAZ
- PENOPLEN[Fr.] değil/yerine/= YONTUKDÜZ
( Erozyon etkisiyle oluşmuş, yumuşak, engebeli yeryüzü parçası, yalama yazı. )
- PENTOSE[İng.] değil/yerine/= PENTOZ
( Beş karbonlu monosakkarit.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PENTOSE[İng.] / PENTOSE[Fr.] / PENTOSE[Alm.] ile/değil/yerine/= PENTOZ
- PEPTOLYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= PEPTOLİZ
- PERÇİNLEMEK ile PERÇİNLENMEK ile PERÇİNLETMEK ile PERÇİNLEŞMEK ile PERÇİNLEŞTİRMEK ile PERÇİNLEYEBİLMEK ile PERÇİN ile PERÇİNLİ ile PERÇİNSİZ ile PERÇİN TABANCASI
- PERDAHLAMAK ile PERDAHLANMAK ile PERDAH ile PERDAHLI ile PERDAHÇI/LIK ile PERDAHSIZ
- PERDE ile BRİZBİZ
( ... İLE Pencerelerin çerçevesine, içeriden tutturulan ince perde. )
- PERDE ile EFRİZ/FRİZ[Fr.]
( ... İLE Tavandan inerek sahnenin üst bölümünü, sahne boyunca kaplayan, kısa, dar perde. | Eski Yunan ve Roma yapılarında, taban kirişi ile çatı arasında kalan, üzeri boydan boya kabartmalarla süslü bölüm. )
- PERHİZ ile PERHİZLİ ile PERHİZSİZ
- PERHÎZ[Fars.] ile PERÎZ[Fars.]
( Sağlığı korumak ya da düzeltmek amacıyla uygulanan beslenme düzeni.[REJİM, RİYAZET/RİYAZAT] | Dince yasak edilen şeylerden tamamıyla uzak kalma/durma. | İncitici sözlerden kaçınma. | Hristiyan ve Yahudiler'in, belirli günlerde, bazı yiyecekleri yemeden tuttukları oruç. İLE Bağırma, haykırma. | Su kenarında yetişen yeşil saz, ot. )
- PERMA ile PERMALI ile PERMASIZ
- PERMEANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= PERMEANS
- PERVA ile PERVAZ ile PERVASIZ/LIK ile PERVAZLI ile PERVAZSIZ ile PERVASIZCA
- PERVANE ile PERVANECİ ile PERVANELİ ile PERVANESİZ ile PERVANE BALIĞI
- PERVAZ ile KALABALIK
( JAMB vs. JAMBOREE )
( لغاز ile جمبوري ile مجمع پيشاهنگان )
( لغاز ile جمبوري ile MAJMA PEYSHANGAN )
- PERVÂZ[Fars.] ile -PERVÂZ[Fars.] ile PERVÂZE[Fars.] ile PERVÂZÎ[Fars.]
( Uçma, uçuş. | Saçak. | Göze/hücre. | Ayna. | Dolap. | Aynalı, ince ve uzun tahta. İLE "Uçan, uçucu" anlamlarıyla birleşik sözcük yapar.[BÂLÂ-PERVÂZ: Yüksekten uçan. | BÜLEND-PERVÂZ: İddialı, inatçı.] İLE Kır, gezinti için hazırlanan yemek. | Gece eğlencesi ışığı. | Altın ve gümüş yaprakların kırıntısı. İLE Divân-ı Hümâyün ve Defter-i Hâkânî kalemlerine devam ve hizmet etmeden ve de hâcegândan olmadan, yolunu bularak bu kalemlerden birinde ketebeden olduğuna dair kayıtlarına şerh verilen kişi. )
- PERVERÎ[Fars.] / PERVERİŞ[Fars.] / PERVERÎŞ-ÂMÛZ[Fars.] / PERVERÎŞ-YÂB[Fars.] / PERVERİŞ-YÂFTE[Fars.]
( Besleyicilik, büyütücülük, terbiye. | Seçme. | Sevme. İLE Besleyiş, besleme, beslenme. | İlerleme, terakkî. İLE Mânen yetiştiren, filozof. İLE Beslenen. | Yetiştirilen, terbiye gören, terbiye edilen. İLE Büyütülmüş, bakımlı, terbiyeli, terbiye edilmiş. )
- PERVEZ/PERVAZ[Fars.] ile/ve/değil/<> EŞİK
- PES ile/ve/||/<>/> TİZ ile/ve/||/<>/> UYUM
( Hafif, yavaş sesle söylenen. | Yenilgiyi kabul ettiğini belirtmek için ya da birinin şaşkınlık veren davranışlarına karşılık olarak kullanılır. İLE/VE/||/<>/> İnce, keskin selen/sadâ. İLE/VE/||/<>/> ... )
- PEŞİNAT ile PEŞİNATSIZ
- PEŞTAMAL/LIK ile PEŞTAMALCI/LIK ile PEŞTAMALLI ile PEŞTAMALSIZ
- PETEK ile PETEK GÖZ ile PETEK DOKUMA ile PETEK GÜVESİ
- PEYGAMBER ile/ve/||/<> AZİZ ile/ve/||/<> MESİH
( Dışarıdan. İLE/VE/||/<> Yüz yüze. İLE/VE/||/<> İçeriden. )
- PHOTOCATALYSIS ile/||/<> ELECTROCATALYSIS ile/||/<> PLASMA ile/||/<> ALTERNATİF KATALİZ
( Geleneksel olmayan aktivasyon yöntemleri. )
( Formül: H₂O → H₂ + ½O₂ )
- PHYLOGENETİC TREE İLE DİSTANCE İLE PARSİMONY ile/||/<> FİLOGENETİK ANALİZ
( Evrimsel ilişkilerin matematiği. )
( Formül: L = P(D|T ileθ) )
- Pİ:
SINIRLI ve SONSUZ
- PİÇ" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YETİM/ÖKSÜZ
- PİL ile PİLİ ile PİLİLİ ile PİLİSİZ
- PİNOSİTOZ değil/yerine/= ETME
- PİNOSİTOZ ile FAGOSİTOZ
( Gözenin sıvı nesneleri alması. İLE Gözenin katı nesneleri alması. )
- PİPO ile PİPOLU ile PİPOSUZ
- PİRAMİTLER:
[BOSNA ile GİZA ile TİKAL ile MAURITIUS ile KOHKER ile GUIMAK ile ENDONEZYA ile JİLİN ile BEYAZ ile KUKULKAN ile SUDAN ile SUALTI ile KÜBA ile YONAGUNİ ile BALİ ile MAYA ile JAVA ile KAMBOÇYA ile AVUSTRALYA ile GUATEMALA] ile
MODERN PİRAMİTLER
[MOSKOVA ile KANADA ile CEITUS ile MEMPHIS ile LAS VEGAS]
( [Bosna'da. İLE Mısır'da. İLE Guatemala'da. İLE Mauritius'ta. İLE Kamboçya'da. İLE Kanarya Adaları'nda. İLE Endonezya'da. İLE Kuzeydoğu Çin'de. İLE Çin'de. İLE Meksika'da. İLE Sudan'da. İLE Portekiz açıklarında. İLE Küba açıklarında. İLE Japonya'da. İLE Bali adalarında. İLE Güney Amerika'da. İLE Java adalarında. İLE Kamboçya'da. İLE Avustralya'da. İLE Guatemala'da.]
İLE
Modern:
[Rusya'da. İLE Kanada'da. İLE Roma(İtalya)'da. İLE Amerika'da. İLE Amerika'da.] )
( En çok piramitin bulunduğu ülke, Mısır değil Sudan'dır[220 piramit bulunmaktadır.] )
- PİRİNÇ ile PİRİNÇLİ ile PİRİNÇSİZ ile PİRİNÇ UNU ile PİRİNÇ ÖRGÜ ile PİRİNÇ PİLAVI ile PİRİNÇ ÇORBASI
- PIRLANTA ile PIRLANTALI ile PIRLANTASIZ
- PYROLYSIS[İng.] / PYROLYSE[Fr.] / PYROLISE[Alm.] ile/değil/yerine/= PİROLİZ
- PİS ile/değil BİZ
- PİS ile PİSİ ile PİST ile PİS SU ile PİS PİS ile PİS SÖZ ile PİS BIYIK ile PİSİ PİSİ ile PİS LAKIRTI ile PİSİ BALIĞI ile PİSİ PİSİNE ile PİS SU BORUSU ile PİS SU TESİSATI
- PİSBOĞAZ/ŞİKEMPERVER[Fars.] değil/yerine/= OBUR
( Zamansız ve ayırt etmeden, eline geçeni yiyen kişi. İLE Gereğinden çok yemek yiyen, doymak bilmeyen. )
- PİYAZ[Fars.] ile PİLÂKİ[Yun.]
( Haşlanmış kurufasulyenin üzerine ince doğranmış soğan ve maydanoz katıldıktan sonra zeytinyağı ve limon dökülerek yapılan fasulye salatası. | Yemeklerin yanına katılan, ince doğranmış ve tuzla öldürülmüş, maydanozlu soğan. | Bir çıkar sağlamak düşüncesiyle söylenilen övücü söz. İLE İçine, soğan, sarımsak, maydanoz ve havuç gibi sebzeler katılarak zeytinyağıyla pişirilen yemek. )
- PİYAZLAMAK ile PİYAZ ile PİYAZCI/LIK
- PLAJİYOKLAZ ile PLAJİYOKLAZLI
- PLAK ile PLAKA ile PLAKÇI/LIK ile PLAKACI/LIK ile PLAKALI ile PLAKASIZ
- PLANLAMAK ile PLANLANMAK ile PLANLAYABİLMEK ile PLAN ile PLANCI/LIK ile PLANLI/LIK ile PLANSIZ/LIK ile PLANSIZCA ile PLANLAMACI/LIK ile PLANTASYON ile PLANLI BÜYÜME ile PLANLI EKONOMİ ile PLANSIZ PROGRAMSIZ
- PLAZMA ile/||/<> GAZ
( Plazma iyonize kollektif İLE gaz nötr bağımsız parçacıklar. )
( Formül: 4. hal İLE 3. hal )
- PLAZMOLİZ değil/yerine/= BÜZÜNME/SU SALMA
- PLAZMOLİZ ile HEMOLİZ
( Göze zarının göze çeperinden ayrılması. İLE Kırmızı kan gözelerinin parçalanması. )
- PLIMPTON 322 : x² + y² = z²
( Babil'de bulunan çivi yazılı bir kil tablettir. Tableti özel kılan ise matematiksel içeriğidir. En önemlisi, Plimpton 322 olan yaklaşık 400 tablet sayesinde, Babil dönemi matematiği çözümlenmiştir. Tabletin, milâttan önce 1800 ilâ 1650 yılları arasında yazıldığı tahmin edilmektedir. )
- POISEUILLE'S LAW[İng.] / LOI DE POISEUILLE[Fr.] / POISEUILLESCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= POİSEUİLLE YASASI
- POISE[İng.] / POISE[Fr.] ile/değil/yerine/= POİZ
- POLIMER/POLYMER[İng.] değil/yerine/= ÇOĞUZ
- POLYMERASE[İng.] ile/değil/yerine/= POLİMERAZ
- POLONEZ ile ...
( Polonya milli dansı ve bu dans için yapılmış müzik parçası. )
- FRÉQUENCE DE POMPAGE[Fr.] / PUMPENDE FREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= POMPALAMA FREKANSI
- PONTON[Fr.] ile TOMBAZ
( Batmış gemileri askıya alma işinde kullanılan büyük duba. | Yat limanlarında yatların yanaşması için zincirle karaya bağlı sabit duba. İLE Irmaklarda işleyen, altı düz kayık. | Üzerinde köprü kurulan, altı düz kayık biçiminde duba, ponton. )
- POOL :/yerine HAVUZ
- POP ile/ve/||/<>/> ROCK ile/ve/||/<>/> KLASİK ile/ve/||/<>/> CAZ/JAZZ
- POSALANMAK ile POS ile POSA ile POST ile POSALI ile POSTLU ile POSASIZ ile POSTSUZ ile POS BIYIK ile POS BIYIKLI ile POST KAVGASI
- POŞU ile POŞULU ile POŞUSUZ
- TEFÂZUL-İ İKTİDAR[Osm.] / POTENTIAL DIFFERENCE[İng.] / DIFFÉRENCE DE POTENTIEL[Fr.] / POTENTIALDIFFERENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= POTANSİYEL FARKI
- POWDER :/yerine TOZ
- POYRAZLAMAK ile POYRA ile POYRAZ
- POZ ile/değil/yerine KOZ
( [not] POSE/POSITION vs./but TRUMP/ADVANTAGE
TRUMP/ADVANTAGE instead of POSE/POSITION )
- POZ[Fr.] ile POZİSYON[Fr.]
( [Resim ya da fotoğrafta] Duruş. İLE Fotoğrafta, objektifin açık kaldığı süre. | Kurum, çalım. İLE Bir şeyin, bir nesnenin, bir kişinin, bir yerde bulunuş durumu, konum. | Bir kişinin, toplumsal durumu. )
- PRANGA ile PRANGALI ile PRANGASIZ ile PRANGA CEZASI ile PRANGA KAÇAĞI ile PRANGA MAHKÜMU
- PRİZ ile/ve/değil EŞİK
- PRİZ[Fr. < PRISE] ile/ve/||/<>/< FİŞ[Fr. < FICHE]
( Elektrik akımı almak için fişin sokulduğu yuva. İLE/VE/||/<>/< Prizden akım almaya yarayan araç. | Bir yapıtın hazırlanmasında kolaylık sağlamak ya da bir işe kılavuzluk etmek için yazılıp sınıflandırılan küçük kâğıt yapraklardan her biri. | Bir işi yaptırmak ya da gereken kaydın alındığını belirtmek için bir koçandan koparılmış kâğıtlardan her biri, makbuz. )
( 
)
- PRİZ[Azr.] = ÖDÜL[Tr.]
- PROFAZ İLE METAFAZ İLE ANAFAZ İLE TELOFAZ İLE SİTOKİNEZ ile/||/<> MİTOZ EVRELERİ
( Gözede çekirdek bölünmesinin ardışık evreleri ve sitoplazma bölünmesidir. )
( Formül: 2n → 2 × 2n )
- PROFAZ ile/||/<> METAFAZ
( Profaz kromatin yoğunlaşma İLE metafaz ekvator. )
( Formül: Kondenzasyon İLE dizilim )
- PROFAZ ile TELOFAZ
( Mitoz ve mayoz bölünmenin ilk evresi. İLE Mitoz ve mayoz bölünmenin son evresi. )
- PROGNOZ/PROGNOSIS[İng.]/AKIBET[Ar.] değil/yerine/= SONLANIM
- PROMISE :/yerine SÖZ VERMEK, SÖZ
- PROMOSYON ile PROMOSYONLU ile PROMOSYONSUZ
- PROTESTO ile PROTESTOLU ile PROTESTOSUZ
- PROTEZ ile PROTEZCİ/LİK
- PROTEZ[Fr. PROTHESE] değil/yerine/= TAKMA ...
( Eksik bir örgenin yerini tutmak, bir örgenin sakatlığını örtmek amacıyla yapılan yapay örgen ya da parça. | Bu amaçla yapılıp kullanılan örgen. | [dilb.] Öntüreme. )
- PROTON RESONANCE[İng.] / RÉSONANCE PROTONIQUE[Fr.] / PROTONENRESONANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= PROTON REZONANSI
- PROVİZYON ile PROVİZYONSUZ
- PSİKANALİZ ile PSİKANALİZCİ
- PSİKOZ/PSYCHOSIS[İng.] ile/||/<> DEREALİZASYON ile/||/<> DEDİFERANSİYASYON
( Gerçeklik yitimi. İLE/||/<> Gerçeklik yitimi. İLE/||/<> Ayrıştırma/ayrımlaşma yitimi. )
- PSİKOZ ile/ve/||/<>/> KİŞİLİK BOZUKLUKLARI ile/ve/||/<>/> NEVROZ
( Gerçeklikten kopma, halüsinasyonlar ve sanrılar ile ilişkili bilişsel bozukluk. İLE/||/<> ... İLE/||/<> Kaygı ve stresle başa çıkma zorlukları ile ilişkili bir bilişsel bozukluk. )
- PULSE/PULSUS[İng.] değil/yerine/= NABIZ
- PULSU ile PULSUZ
- PULUÇ/INNÎN, ANÂNET[Ar.]/IMPOTENCE[İng.]/IMPUISSANCE[Fr.]/EMPTOTANS[Fr. IMPUISSANT] ile/>< PRİAPİZM
( Eşeysel güçsüzlük, iktidarsızlık. Ereksiyon olamama. (Kalkmaması) | Kısır, güçsüz. İLE/>< Sürekli erekte durumunda olma. [Tarihte ilk olarak M.Ö. 1550'lerde Antik Mısır'da yazılmış olan Ebers tıp papirüsünde "Priapizm" hastalığından söz edilmiştir. Bu hastalığın tarihteki ilk tarifi ise M.Ö. 300'lü yıllarda Apamealı Demetrius tarafından yapılmıştır.] [Çok tanrılı Yunan mitolojisinde, Bereket Tanrısı dışında, Dionysus, Pan ve Hermes gibi tanrılar da büyük üreme örgenleri ile bilinir.] )
- PÜNEZ[Fr.] değil/yerine/= RAPTİYE[Ar.]
( Düz, geniş başlı, kısa bir çivi görünüşünde, kâğıt ya da karton gibi şeyleri bir yere tutturmak için kullanılan araç. )
- PÜRÇEKLENMEK ile PÜRÇEK ile PÜRÇEKLİ ile PÜRÇEKSİZ
- PÜRÇÜK ile PÜRÇÜKLÜ ile PÜRÇÜKSÜZ
- PÜRMÜZ ile PÜRMÜZ LAMBASI
- PÜRTÜK ile/<> PÜRÜZ ile/<> PÜTÜR
( Herhangi bir şeyin üzerindeki çıkıntı biçiminde küçük kabarcık, çıkıntı. İLE/<> Bir şeyin düzgünlüğünü bozacak çıkıntı, gedik ya da kusur. | Engel, güçlük. İLE/<> Küçük kabarcık, çıkıntı. )
(1996'dan beri)