Y ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 3.037 başlık/FaRk ile birlikte,
3.037 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(8/14)
- REFRACTIVE PLANE SURFACE[İng.] ile/değil/yerine/= KIRICI DÜZLEM YÜZEY
- REFRACTIVITY[İng.] / BRECHUNGSVERMÖGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRICILIK
- DIFFRACTION SYMMETRY[İng.] / SYMÉTRIE DE DIFFRACTION[Fr.] / BEUGUNGSSYMMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRINIM SİMETRİSİ
- KIRMIZILAŞMAK ile KIRMIZILAŞTIRMAK ile KIRMIZ ile KIRMIZI/LIK ile KIRMIZILI ile KIRMIZI ET ile KIRMIZI OY ile KIRMIZI KART ile KIRMIZ BÖCEĞİ ile KIRMIZ MADENİ ile KIRMIZI NOKTA ile KIRMIZI PLAKA ile KIRMIZI ÇİZGİ ile KIRMIZI ÇÜRÜK ile KIRMIZI BAYRAK ile KIRMIZI BÜLTEN ile KIRMIZI GÖMLEK ile KIRMIZI PASAPORT
- KİROTERAPİ/CHIROTHERAPY[İng.] değil/yerine/= ELLE SAĞALTIM
- KİŞİ/BİREY ile/ve/değil/yerine KAVRAM/DURUM/OLAY
( Bazı durumları yaşayan/deneyimleyen değil o durumu kim yaşarsa yaşasın aynı süreç ve sonuç deneyimlenebilecek olan. )
( Kişinin özgünlüğünün, özerkliğinin üst seviyede olması, sınırlanamaz, kısıtlanamazlığı, kapsayıcılığının derinliği ve genişliği, insanla bağlantılandırılan ve bağdaştırılanların yetersizliği/düşüklüğünden dolayı apayrı olarak ve hiçbir şeyle karıştırılmaması gerekliliği. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Kavramın/olayın kendi içinde ve kendine özgülüğünün gözönünde bulundurularak/dikkate alınarak değerlendirilmesi ve arı biçimde bırakılma gerekliliğinin ister kişi, isterse diğer tüm kavram ve olaylarla bağlantılandırılmasındaki/bağdaştırılmasındaki duyarlılık ve titizlik gerekliliği. )
( Kişiyi, kavramsallaştırma! Kavramı, kişiselleştirme!
[ GENEL ile ÖZEL'i karıştırma! ] )
( Düşüncenin üstesinden gelemeyen, düşünenin üstesinden gelmeye çalışır. )
( PERSON vs./and CONCEPT/EVENT )
- KİŞİLİK = ŞAHSİYET = PERSONALITY[İng.] = PERSONALITÉ[Fr.] = PERSÖNLICHKEIT, PERSONALITÄT[Alm.] = PERSONALIDAD[İsp.]
- KISKANÇLIK = JEALOUSY[İng.] = JALOUSIE[Fr.] = EIFERSUCHT[Alm.] = ZELOTYPIA[Lat.]
- KİTAB UL-KUNİY ile ...
( Abbasîler zamanında, Türkistan'da biraraya getirilen Kanallar kitabı. )
- CONSISTENCY[İng.] ile/değil/yerine/= KIVAMLIK
- KIZILAY ile KIZILHAÇ
( RED CRESENT vs. RED CROSS )
- INFRARED SPECTROSCOPY[İng.] ile/değil/yerine/= KIZILÖTESİ SPEKTROSKOPİSİ
- KLAD[İng. CLAD] ile/||/<> KLADOGRAM[İng. CLADOGRAM] ile/||/<> MONOFİLETİK GRUP[İng. MONOPHYLETIC GROUP] ile/||/<> SİNAPOMORFİ[İng. SYNAPOMORPHY] ile/||/<> TAKSONOMİK HİYERARŞİ[İng. TAXONOMIC HIERARCHY]
( Belirli bir ortak atadan evrimleşen torun türlerin tamamıdır. Monofiletik grup ile eş anlamlıdır. @@ Kladistik analizlerin sonuçlarını gösteren bir evrim ağacıdır. @@ Tek bir ortak atadan evrimleşmiş türler ya da popülasyonların tümünü anlatmak için kullanılır. Monofiletik gruplardan bahsederken, günümüzde var olan türler ile bunların ortak atalarının tamamı bilinmelidir. Günümüzde sayısız monofiletik grup tanımlanmıştır. @@ Filogenetik analizde, bir kladı diğerlerinden ya da dış öbekten ayırt eden, atalarında bulunmayan ve sonradan evrimleşmiş, torun türlerden bazıları tarafından paylaşılan özelliklerdir. @@ Sınıflandırma bilimi dahilinde, canlıların dikey bir hiyerarşi içinde sınıflandırılmasıdır. Günümüzde oldukça ayrıntılı bir hiyerarşi kullanılmaktadır. En genel hatlarıyla, aşağıdan (spesifikten) yukarıya (genele) sırasıyla tür, cins, aile, takım, sınıf, şube, alem, alan ve tip gelmektedir. Ancak bunların arasında da sayısız takson basamağı (klad) bulunur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- KLAN[Fr. < CLAN] değil/yerine/= BOY
- CLASSICAL FIELD THEORY[İng.] / THÉORIE CLASSIQUE DU CHAMP[Fr.] ile/değil/yerine/= KLASİK ALAN KURAMI
- CLASSICAL CONDUCTIVITY THEORY[İng.] / THÉORIE CLASSIQUE DE LA CONDUCTIVITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= KLASİK İLETKENLİK KURAMI
- KMY/BONE MINERAL DENSITY[İng.] değil/yerine/= KEMİK MINERAL YOĞUNLUĞU
- KOAGÜLOPATİ/COAGULOPATHY[İng.] değil/yerine/= PIHTILAŞMA SAYRILIĞI
- KOHORT ÇALIŞMASI/COHORT STUDY[İng.] değil/yerine/= ORTAK ÖZ ÇALIŞMASI, DÖNEMDAŞ ÇALIŞMASI
- ODORIMETRY[İng.] / ODORIMÉTRIE[Fr.] / ODORIMETRIE, GERUCHSMESSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KOKU ÖLÇME TEKNİĞİ
- ODOUR INTENSITY[İng.] / INTENSITÉ DE ODEUR[Fr.] / GERUCH STÄRKE[Alm.] ile/değil/yerine/= KOKU ŞİDDETİ
- KOLAY KOLAY ile/değil HİÇ
- KOLAY ile/>< DEĞER
( Kolay, değerin düşmanıdır. )
( vs./and/||/<> VALUE )
- KOLAY ile/ve EKONOMİK
( EASY vs./and ECONOMICAL/LY )
- KOLAY ile/ve/değil EN KOLAY
( Doğa, kolayı değil en kolayı tercih eder. )
( [not] EASY vs./and/but THE EASIEST
Nature prefers the easiest, not the easy one! )
- KOLAY ile KOLAY DEĞİL
( EASY vs. NOT EASY )
- KOLAY ile KOLAY SANDALYE ile KOLAY DİNLEME ile KOLAY PARA ile KOLAY TEMPOLU ile TOPLANMASI KOLAY ile GEÇMESİ KOLAY ile TAKLİT EDİLMESİ KOLAY AMA ZOR
( EASY vs. EASY CHAIR vs. EASY LISTENING vs. EASY MONEY vs. EASY PACED vs. EASY TO COLLECT vs. EASY TO PASS vs. EASY YET DIFFICULT TO IMITATE )
( روان ile سهل ile کاري ندئرد ile بي زحمت ile آسان ile بدون درد سر ile بي درد سر ile صندلي راحتي ile آهنگ ملايم ile سودبادآورده ile راهوار ile سهل الوصول ile سهل العبور ile سهل و ممتنع )
( RAVAN ile SONPAL ile KARY NADAERD ile BEY ZAHMAT ile ASAN ile BEDON DARD SAR ile BEY DARD SAR ile SANDELY RAHATY ile AHANG MOLAYM ile SOODBADAVARDEH ile RANPAVAR ile سهل الوصول ile سهل العبور ile سهل و ممتنع )
- KOLAY ile/ve/||/<> KOLAYCA ile/ve/||/<> KOLAYCACIK ile/ve/||/<> KOLAYLAMAK
( Sıkıntı çekmeden, yorulmadan yapılabilen, emeksiz, zahmetsiz, güç(II) ve zor karşıtı. | Kolaylık. | Kolayca, sıkıntısız bir biçimde, basitçe. İLE Oldukça kolay. | Kolaylıkla, sıkıntı çekmeden. İLE Çok kolay. | Çok kolay bir biçimde: İLE Bir işi bitirmek üzere olmak, bir işin sonuna yaklaşmak. )
- KOLAY ile KOLAYCILIK
( FACILE vs. FACILENESS )
( سهل الحصول ile راحتي )
( سهل الحصول ile RAHATY )
- KOLAY ile/ve SIRADAN
( EASY vs./and ORDINARY )
- KOLAY ile/ve UYGULAMA/PRATİK
( ÂSÂN ile/ve ... )
( EASY vs./and PRACTICAL )
- KOLAY ile/>< ZOR
( [hiçbir şey ...] Göründüğü kadar kolay değildir. İLE/VE/>< Zannedildiği kadar zor değildir. )
( EASY vs./>< DIFFICULT )
- KOLAYLAMAK ile KOLAYLANMAK ile KOLAYLAŞMAK ile KOLAYLAŞTIRMAK ile KOLAYLAŞTIRILMAK ile KOLAY/LIK ile KOLAYCA ile KOLAYCI/LIK ile KOLAY KOLAY
- KOLEJ değil/yerine/= ÖZEL OKUL | BİLGİTEY
- COLLIGATIVE PROPERTY[İng.] / COLLIQUATIF PROPRIETÉ[Fr.] / KOLLIQUATIVE EIGENSCHAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= KOLİGATİF ÖZELLİK
- COLUMN CHROMATOGRAPHY[İng.] ile/değil/yerine/= KOLON KROMATOGRAFİSİ
- COLORIMETRY[İng.] ile/değil/yerine/= KOLORİMETRİ
- KOMEDİ[İng. < COMEDY] değil/yerine/= GÜLDÜRÜ
- KOMORBİDİTE/COMORBIDITY[İng.] değil/yerine/= EŞSAYRILIK
- KOMPAKT UZAY ile/||/<> HAUSDORFF UZAYI
( Kompakt her açık örtüden sonlu alt örtü, Hausdorff farklı noktalar ayrılabilir )
( Formül: Heine-Borel teoremi İLE T₂ ayırma aksiyomu )
- KOMPANSATUVAR/COMPENSATORY[İng.] değil/yerine/= ÖDÜNLEYİCİ | DENGELEYİCİ
- COMPLEXIMETRY, COMPLEXOMETRI[İng.] / COMPLEXOMETRY[Fr.] / KOMPLEXOMETRI[Alm.] ile/değil/yerine/= KOMPLEKSİMETRİ
- KOMPLEKSİTE/COMPLEXITY[İng.] değil/yerine/= KARMAŞIKLIK
- KONSER SALONU değil/yerine/= DİNLETEY
- KONSERVATİF TEDAVİ/CONSERVATIVE THERAPY[İng.] değil/yerine/= MUHAFAZAKÂR SAĞALTIM
- KONSERVATUVAR değil/yerine/= KORUNTAY
- KONSEY ile KONSEY ÜYESİ ile MECLİS ÜYESİ ile MECLİS ÜYESİ
( COUNCIL vs. COUNCIL MEMBER vs. COUNCILLOR vs. COUNCILOR )
( مشاوره ile شوري ile هيئت ile کنکاشگاه ile شورا ile مجلس ile هيئتي ile عضو شورا ile عضو انجمن )
( MOSHAVAREH ile SHORY ile YEHYET ile KONKASHGAH ile SHORA ile MOJALS ile YEHYETY ile OZV SHORA ile OZV ENJAMAN )
- HEYET[Ar.]/COUNCIL[İng.]/KONSEY[Fr. < CONSEIL] değil/yerine/= KURUL
- KONTRAKSİYON[İng. CONTRACTION] ile/||/<> KONTRAKTİLİTE[İng. CONTRACTILITY] ile/||/<> KONTROL ÇAPRAZLAMASI[İng. TEST CROSS] ile/||/<> KONTROL GRUBU[İng. CONTROL GROUP]
( Kasın istemli ya da istemsiz kasılması durumu.[1] @@ Kontraktilite (kasılabilirlik), özellikle kasların ya da benzer aktif biyolojik dokunun kendi kendine kasılma yeteneğini ifade eder. @@ Fenotipi bilinen, fakat genotipi bilinmeyen bir bireyin genotipini bulmak amacıyla yapılan çaprazlama yöntemi. Bu yöntem için fenotipi bilinen fakat genotipi bilinmeyen bir canlı ile homozigot çekinik bir birey çaprazlanır. Bu çaprazlama sonucunda oluşan bireylere bakılarak genotipi bilinmeyen bireyin genotipi belirlenir. @@ Kıyaslama yapılmasını sağlayan bir referans grubu. Bir deney içerisinde, deney grubunun etkilendiği tüm değişkenlerden biri hariç her birine tabi olan grup. Bu tek hariç olan etken, deneyin sonucunda araştırılan şeyin nedeni olması beklenen unsur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- KONTRAKTILITE/CONTRACTILITY[İng.] değil/yerine/= KASILABİLİRLİK
- KONUŞMAK ve/<>/|| PAYLAŞMAYA DEĞECEK BİR ŞEY
( Paylaşmaya değecek bir şey buluncaya kadar konuşma! )
- KONVOY[Fr. < CONVOI] ile/ve/değil/yerine/= KAFİLE[Ar. çoğ. KAVÂFİL]["ka" uzun okunur]
( Aynı yere giden taşıt ya da yolcu topluluğu. | Savaş gemilerince korunan yük gemileri taşıt dizisi. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/= Birlikte yolculuk eden topluluk, zümre, fırka. | Takım takım, sıra sıra gönderilen şeylerin her parçası. | Sıra ile gönderilen şeylerin her bir bölüğü. )
- KOPYA[İng. < COPY]/NÜSHA[Ar.] değil/yerine/= EŞLEM
- KORONAL/CORONAL[İng.] değil/yerine/= YANAY-DİKEY
- CONSERVATION PROPERTY[İng.] / PROPRIÉTÉ DE CONSERVATION[Fr.] / ERHALTUNGSGRÖSSE, ERHALTUNG EIGENSCHAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= KORUNUM ÖZELLİĞİ
- KORUYUCU KONSEY ile KORUMA ile KORUNAN ile NÖBETÇİ KULÜBESİ ile VASİ ile KORUMASIZ ile VESAYET ile KORUMA ile SINIRLARIN KORUNMASI ile GARDİYAN ODASI
( GUARDIAN COUNCIL vs. GUARD vs. GUARDED vs. GUARDHOUSE vs. GUARDIAN vs. GUARDIANLESS vs. GUARDIANSHIP vs. GUARDING vs. GUARDING OF THE FRONTIERS vs. GUARDROOM )
( گارد ile پاس دادن ile سپر کردن ile مامورانتامات ile نگاهبان ile مامور گارد ile پاسداري کردن ile نگهباني کردن ile پاسدار ile نگهباني دادن ile نگهبان ile مراقبت کردن ile ضامندار ile محروس ile محروسه ile پاسدارخانه ile متکفل ile سرپرست ile قيم ile شوراي نگهبان ile بي سرپرست ile قيموميت ile سرپرستي ile مراقبت ile نگهباني ile پاسباني ile پاسداري ile مرزباني ile اطاق کشيک )
( GARD ile PAS DADAN ile SEPAR KARDAN ile MAMORANTAMAT ile NEGAHOBAN ile MAMOR GARD ile PASDARY KARDAN ile NAGEIBANY KARDAN ile PASDAR ile NAGEIBANY DADAN ile NAGEIBAN ile MARAGHBAT KARDAN ile ZAMANDAR ile محروس ile MAHROSEH ile PASDARKHANEH ile MOTEKAFEL ile SARPAREST ile قيم ile SHORAY NAGEIBAN ile BEY SARPAREST ile قيموميت ile SARPARESTY ile MARAGHBAT ile NAGEIBANY ile PASBANY ile PASDARY ile MARZBANY ile OTAGH KESHYK )
- KÖSNÜLMEK ile KÖS ile KÖSE/LİK ile KÖS KÖS ile KÖSE SAKAL ile KÖSE BUĞDAY
- KOVBOY[İng. < COWBOY] ile/ve GOŞO
( Amerika'da. İLE/VE Güney Amerika'da. )
- KÖY[Fars. < KÛY] ile KÖYLÜK
( Yönetim durumu, toplumsal ve ekonomik özellikleri ya da nüfus yoğunluğu yönünden kentten ayırt edilen, genellikle tarımsal alanda çalışılan, konutları ve öteki yapıları bu yaşama uygun yerleşim birimi, köylük yer, köy yeri. | Köy halkı. İLE Köy bulunan yer. )
- KÖY ile AUL
- KÖY ile AVUL
( ... İLE Orta Asya'da, Türk köyüne verilen ad. )
- KÖY ve/<> BİSİKLET
- KOY ile ÇEKMECE
( Denizin, gölün küçük girintiler biçiminde karaya doğru sokulduğu bölümü. İLE Masa, dolap gibi şeylerin dışarı çekilen gözü, çekme. | İçinde mücevherler ya da değerli şeyler saklanan, küçük süslü sandık. | Gemilerin barınabilecekleri koy. )
- KÖY ile/ve/||/<> KIRSAL
- KOY ile/||/<> KÖRFEZ
- KÖY ile KÖY YERİ ile KÖY AĞASI ile KÖY İMAMI ile KÖY ODASI ile KÖY OYUNU ile KÖY EKMEĞİ ile KÖY ROMANI ile KÖY MEYDANI ile KÖY MUHTARI ile KÖY TÜRKÜSÜ ile KÖY KORUCUSU ile KÖY KORUCULUĞU ile KÖY İHTİYAR HEYETİ ile KÖY İHTİYAR MECLİSİ
- KÖY ile KRAAL
( ... İLE Etrafı çitlerle çevrilmiş birkaç evden oluşan köy.[Zambiya'da] )
- KÖY ile/ve TOL
( ... İLE/VE Küçük köy. )
- KOYULAŞMAK ile KOYULAŞTIRMAK ile KOYULAŞTIRABİLMEK ile KOY ile KOYU/LUK ile KOYU GRİ ile KOYU KIR ile KOYU KOYU ile KOYU MAVİ ile KOYU SARI ile KOYU PEMBE ile KOYU YEŞİL ile KOYU KIRMIZI ile KOYU LACİVERT ile KOYU KAHVERENGİ
- KOYUN ile/ve ROMNEY
- COSMOGONY[İng.] ile/değil/yerine/= KOZMOGONİİ
- KOZMOLOJİ[İng. COSMOLOGY] ile/||/<> KOZMOGONİ[İng. COSMOGONY]
( Evrenbilim, evren bilimi ya da kozmoloji, bir bütün olarak evreni konu alan bilim dalının ismidir. Her ne kadar kozmoloji sözcüğü nispeten yakın zamanlı bir sözcük olsa da, evren tarih boyunca bilim, felsefe, ezoterizm ve din gibi farklı disiplinler tarafından araştırma konusu olmuştur. Kozmoloji ise bir sözcük olarak ilk kez 1730 yılında Christian Wolff'un Cosmologia Generalis isimli eserinde kullanılmıştır. Çağdaş yazında kozmoloji ya da evrenbilim ile genelde fiziksel kozmoloji kastedilmektedir. Bu bağlamda, kozmologlar kozmoloji çalışmalarının içinde astronominin yanı sıra birçok bilim dalını da kullanırlar; biyolojiden matematiğe kadar... Kozmoloji, evrenin yapısını, tarihini ve geleceğini inceler. Fiziksel evrenin bir bütün olarak kavranıp anlaşılmasını sağlamak amacıyla doğa bilimlerini, özellikle gökbilim ve fiziği bir araya getirir. @@ Evrenin kökeninin araştırması ya da evrenin kökeni ile ilgili teorilere verilen genel isim. Kozmoloji ile karıştırılmamalı. Kozmoloji, bir başka adıyla evrenbilim, evreni inceleyen dal. Bu sebeple evreni genel olarak inceler; evreni doğuşundan sonuna kadar inceler, evrenin doğası ve içerdiklerinin doğasına kadar, evrene dair her şeyle ilişkili. Bundan farklı olarak kozmogoni, sadece evrenin doğuşu ve kökeni ile ilgili. Kozmogoni sadece bilimsel olmak zorunda değil; çağdaş bilimin ortaya çıkışına kadar kozmogoni sıklıkla dini bir karaktere sahipti. Bugün farklı kozmogoni anlayışları incelenirken sıklıkla ayrım yapılır; dini karakterde olan kozmogoniler "dini kozmogoni", bilim bazlı incelemelerse "fiziki kozmogoni" başlığı altında işlenir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- KEVNİVYAT[Osm.] / COSMOLOGY[İng.] / COSMOLOGIE[Fr.] / KOSMOLOGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KOZMOLOJİ
- KRANYOTOMİ/CRANİOTOMY ile/||/<> KRANYOPLASTİ/CRANİOPLASTY
( Kafatası ameliyatı. İLE/||/<> Kafatası onarımı. )
- KRIPTOGRAFİ/CRYPTOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= ŞİFRELEME BİLİMİ
- CRYSTAL ANISOTROPY[İng.] / ANISOTROPIE DU CRISTAL[Fr.] / KRISTALLANISOTROPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİSTAL ANİZOTROPİSİ
- CRYSTAL SYMMETRY[İng.] / SYMÉTRIE CRISTALLINE[Fr.] / KRISTALLSYMMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİSTAL SİMETRİSİ
- KRİYOJENİK ELEKTRON MİKROSKOPİSİ[İng. CRYOGENIC ELECTRON MICROSCOPY] ile/||/<> KRİYOPREZERVASYON[İng. CRYOPRESERVATION]
( Almanca @@ Kryoelektronenmikroskopie @@ Fransızca @@ Cryomicroscopie électronique @@ Biyolojik örneklerin, atomik düzeydeki yapılarını ayrıntılı bir biçimde incelemek için kullanılan, son derece hassas ve ileri bir görüntüleme tekniği. Bu yöntem, örneklerin doğal yapılarının korunmasını sağlayarak doğal ortamlarındaki hallerine en yakın biçimde analiz edilmesini mümkün kılar. Kriyojenik Elektron Mikroskopisi (Cryo-EM)'nde numuneler, geleneksel mikroskopi yöntemlerinin aksine çok düşük sıcaklıklarda genellikle sıvı azot ya da sıvı etan gibi kriyojenik sıvılar kullanılarak hızlı bir biçimde dondurulur. Bu dondurma işlemi sırasında, moleküller kristalleşmeden amorf bir buz tabakasına gömülür. Bu hem moleküllerin yapısal bütünlüğünü korur hem de çevresel etmenlerin etkisini en aza indirir. @@ Kriyoprezervasyon kısaca, biyolojik materyallerin düşük sıcaklıklarda uzun süreler boyunca saklanabilmesini sağlayan bir yöntemdir. Bu teknik, biyolojik örneklerin ya da gözelerin canlılıklarını korumak için dondurulmasını içerir. Kriyoprezervasyon, sıvı azot ya da diğer soğutucu gazlar gibi düşük sıcaklıkların kullanılmasını gerektirir ve bu sıcaklıklar -80 derece Celsius'ten daha düşük olabilir. Bu işlem, biyolojik materyallerin uzun süreler boyunca saklanabilmesini, taşınabilmesini ve hatta yeniden canlandırılabilmesini sağlar. Kriyoprezervasyon; tıp, biyoteknoloji, tarım, gıda endüstrisi ve çevre bilimleri gibi birçok alanda kullanılmaktadır.[1][2]
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- CRYOCHEMISTRY[İng.] ile/değil/yerine/= KRİYOKİMYA
- CRYOSCOPY[İng.] ile/değil/yerine/= KRİYOSKOPİ
- KRİYOTERAPİ/CRYOTHERAPY[İng.] değil/yerine/= DONDURARAK SAĞALTIM
- CHROMATOGRAPHY[İng.] / CHROMATOGRAPHIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KROMATOGRAFİ
- KRONIG-PENNEY MODEL[İng.] / MODÈLE DE KRONIG-PENNEY[Fr.] / KRONIG-PENNEYSCHES MODELL[Alm.] ile/değil/yerine/= KRONİG-PENNEY ÖRNEKÇESİ/MODELİ
- CHRONOAMPEROMETRY[İng.] ile/değil/yerine/= KRONOAMPEROMETRİ
- KRONOLOJİ/CHRONOLOGY[İng.] değil/yerine/= TARİH SIRASI
- CHRONOPOTENTIOMETRY[İng.] ile/değil/yerine/= KRONOPOTANSİYOMETRİ
- QUANTUM FIELD THEORY[İng.] / THÉORIE QUANTIQUE DES CHAMPS[Fr.] / QUANTENFELDTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KUANTUM ALAN KURAMI
- KUANTUM COMPLEXITY ile/||/<> COMPUTATIONAL COMPLEXITY
( Kuantum complexity kuantum devrelerin karmaşıklığıyken İLE computational complexity klasik algoritmaların karmaşıklığıdır )
( Formül: BQP İLE P )
- KUANTUM GRAVİTY ile/||/<> GENERAL RELATİVİTY
( Kuantum gravity kuantum ve gravitasyonu birleştirirken İLE general relativity klasik geometrik kuramdir )
( Formül: l_p = √(Għ/c³) )
- KUANTUM SUPREMACY ile/||/<> KLASİK HESAPLAMA
( Kuantum supremacy kuantum bilgisayarların klasik bilgisayarları geçmesiyken İLE klasik hesaplama deterministik algoritmalardır )
( Formül: Grover algoritması )
- KUCHING:
KUZEY ile/ve/<> GÜNEY
- KURAM[İng. THEORY] ile/||/<> AKRABALIK KATSAYISI[İng. COEFFICENT OF RELATEDNESS] ile/||/<> BAĞLAMSALCILIK[İng. CONTEXTUALISM] ile/||/<> DİYALEKTİK[İng. DIALECTICS] ile/||/<> DOĞAL SEÇİLİM[İng. NATURAL SELECTION] ile/||/<> FİSHER'IN TEMEL TEOREMİ[İng. FISHERS FUNDAMENTAL THEOREM] ile/||/<> KESİNTİLİ DENGE TEORİSİ[İng. THEORY OF PUNCTUATED EQUILIBRIUM]
( Evrendeki olguların birçok defa test edilmesiyle doğrulanmış deney ve gözlemler sonucu geliştirilen sistematik bir açıklama. Kuramlar, yasaları açıklamak için kullanılan araçlardır, ispatlanınca yasaya dönüşmezler. Yeni keşfedilen olayları açıklamada yetersiz olabilecekleri gibi bilim insanlarının katkılarıyla geliştirilebilirler. "Kuram" olarak da bilinir. @@ İki bireyin akrabalık bağını belirten ifade. r=n(0.5)Lr = n(0.5)^Lr=n(0.5)
L
ifadesi ile belirlenir. Denklemde rrr akrabalık katsayısı, nnn ortak genlerin yüzde cinsinden ifadesi, LLL ise mayoz sayısı ya da nesil bağlantısını temsil eder. Farklı kuramlarda, farklı ve daha kapsayıcı denklemlere rastlamak da mümkündür. @@ Çağdaş Epistemoloji’de en ünlü Bağlamsalcı metinlerden biri David Annis’in “A Contextualist Theory of Epistemic Justification” adlı metnidir. Bağlamsalcılar, doğru inançların epistemik gerekçelendirilmesinin zamansal ve ilişkisel olarak ele alınması gerektiğini iddia ederler. Örneğin, sahip olduğum bir doğru inancın gerekçesi, “şu an” içinde bulunduğum konu ve zaman bağlamları çerçevesinde ele alınmalıdır. Bir doktora ya da bir esnafın bir doğru inancı gerekçelendirmesi, içinde bulundukları zaman, sosyal çevre ve diğer bağlamları anlayarak mümkündür. Epistemik gerekçelendirmeyi sosyal bir olgu olarak gören bu yaklaşım, bilgi mefhumunu soyut ve teorik bir tartışma alanında ilişkisel ve sosyal bir düzleme çekmektedir. Daha fazla bilgi için şu yazımızı okuyabilirsiniz. @@ Doğanın, toplumun ve düşüncenin genel hareket ve gelişme yasalarını araştıran felsefi bilim; bağlamlılığın ve gelişimin genel kuramı ve aynı zamanda düşünce ve eylemin genel yöntemidir. @@ Darwin'in evrim kuramına göre iklim, besin, rekabet vb. şartlara uyabilenlerin yaşamaya devam etmesi, uyamayanların ise yok olması süreci. Bu süreç sebebiyle, hayatta kalmak konusunda avantajlı olanların (uyum başarısı yüksek olanların) kalıtsal özellikleri daha fazla gelecek nesillere aktarılır ve böylece, her yeni nesilde, daha uyumlu bireyler popülasyon içinde çoğalır. Karasal yaşantıdan, denizel yaşantıya geçen memeli hayvanlarda, arka bacakları daha körelmiş bireyler, hem enerji sarfiyatı bakımından, hem de hidrodinamik yapı bakımından diğerlerine göre daha avantajlı. Bu sebeple, evrimsel süreç içinde yunus ve balina gibi memelilerin ataları denizel yaşantıya adapte olurken, arka bacakları giderek kısalmış ve sonunda tamamen yok olmuş. Balinaların vücudunda halen bu arka bacakların kalıntısı olarak, tamamen işlevsiz kemik parçaları, vücut içinde bulunmakta. @@ R.A. Fisher tarafından öne sürülen bu teorinin tam ismi Fisher'ın doğal seçilim hakkında temel teoremidir. Matematiksel gösterimler içermesine karşın bu teorem matematiksel bir teorem değildir. Bu teoremin ana fikri:"Bir organizmanın herhangi bir zamandaki uyum başarısındaki artış yüzdesi,genetik çeşitliliğinin uyum başarısına eşittir." Yani eğer bir populasyonda varyasyon fazlaysa doğal seçilim de fazla olacaktır. @@ Niles Eldredge ve Stephen Jay Gould tarafından 1972'de ileri sürülmüştür. Bu teori, türlerin uzun zaman dilimleri boyunca Doğal Seçilim etkisi altında aslında oldukça az değişime uğradığını; ancak asıl evrimsel değişimlerin, ciddi çevresel değişimlerin olduğu zamanlarda, belirli popülasyonlarda, göreceli olarak hızlı bir şekilde, kısa bir zaman aralığında meydana geldiğini ileri sürer. Evrimin ana mekanizması olarak Genetik Sürüklenme görülür. Günümüzde tek başına kabul edilmemekte, Modern Sentez dahilinde diğer seçilim türlerinin güçlü etkisiyle bir arada ele alınmakta.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- KURAM = NAZARİYE = FUAD = THEORY[İng.] = THEÉORIE[Fr.] = THEORIE[Alm.] = THEORIA, THEOREIN[Yun.] = TEORIA[İsp.]
- THEORETICAL CHEMISTRY[İng.] / CHIMIE THÉORIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KURAMSAL KİMYA, TEORİK KİMYA
- KURAM/TEORİ[İng. THEORY] ile ...
( Hareket halinde olan şeyin dışına çıkıp, dışarıdan incelemek. )
- SPHERICAL REFRACTING SURFACE[İng.] / SURFACE RÉFRACTANTE SPHÉRIQUE[Fr.] / KUGELBRECHENDE FLÄCHE[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜRESEL KIRICI YÜZEY
- ESCAPING VELOCITY[İng.] / VITESSE DE LIBÉRATION[Fr.] / ENTWEICHGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KURTULMA HIZI
- KURUL/KONSEY ile/ve/||/<>/> ALT KURUL/KOMİSYON
- KURULTAY ile/||/<> KABİNE ile/||/<> KURIA
( Genel toplantı, kurul/meclis. İLE/||/<> Bakanlar kurulu. İLE/||/<> Roma'da kurul. )
- KUŞ TÜYÜNÜN BİR KILI ile TÜY
( BARB vs. FEATHER, PLUME, PILE )
- MASS RESISTIVITY[İng.] ile/değil/yerine/= KÜTLE DİRENÇLİLİĞİ
- MASS VELOCITY[İng.] / DENSITÉ DE COURANT MASSIQUE[Fr.] / MENGENFLUSSDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜTLE HIZI
- MASS SPECTROMETRY[İng.] / SPECTROMÉTRIE DE MASSE[Fr.] / MASSENSPEKTROMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜTLE SPEKTROMETRİSİ
- GRAVITATIONAL INSTABILITY[İng.] ile/değil/yerine/= KÜTLEÇEKİM KARARSIZLIĞI
- GRAVITATIONAL POTENTIAL ENERGY[İng.] / ÉNERGIE POTENTIELLE GRAVITATIONNELLE[Fr.] / GRAVITATIONSPOTENTIELLE ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KÜTLEÇEKİM POTANSİYEL ENERJİSİ
- KUTSAL = KUTSİ, MUKADDES = SAINT, HOLY[İng.] = SAINT[Fr.] = HEILIG[Alm.] = SANCTUS[Lat.] = SANTO/TA[İsp.]
- KUTUP değil/yerine/= UCAY
- POLARIZABILITY[İng.] ile/değil/yerine/= KUTUPLANIRLIK
- POLARIZED RAY[İng.] / POLARISIERTER STRAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= KUTUPLANMIŞ IŞIN
- KUTBİYET[Osm.] / POLARITY[İng.] / POLARITÉ[Fr.] / POLARITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= KUTUPLULUK, POLARLIK
- KUZEY-GÜNEY ile ALT-ÜST
( Yön. İLE Konum. )
- KUZEY ile/ve GÜNEY/KÜNEY
( Ekvatorun üstü. İLE/VE Ekvatorun altı. )
( ŞİMAL ile/ve CENUP )
( NORTH vs./and SOUTH )
- KUZEY ile KUZEYLİ ile KUZEY KÜRE ile KUZEY KUTBU ile KUZEY NOKTASI ile KUZEY YILDIZI
- LABORATORY :/yerine LABORATUVAR
- LABORATUVAR/LABORATORY[İng.] değil/yerine/= DENEYLİK
- LADY :/yerine BAYAN
- LACRIMATORY[İng.] / LACRIMATEUR[Fr.] ile/değil/yerine/= LAKRİMATÖR
- LAMINER/LAMINARY[İng.] değil/yerine/= KATMANLI | TEK YÖNLÜ (AKIM)
- LANGMUIR PLASMA FREQUENCY[İng.] ile/değil/yerine/= LANGMUİR PLAZMA SIKLIĞI
- LARGELY :/yerine BÜYÜK ÖLÇÜDE
- LARMOR FREQUENCY[İng.] ile/değil/yerine/= LARMOR SIKLIĞI
- LATE vs. LATELY
- LATTİCE İLE CODE İLE ISOGENY ile/||/<> POST-KUANTUM
( Kuantum bilgisayarlara dayanıklı sistemler. )
( Formül: LWE: As + e mod q )
- LAUGHING vs. LAUGHING LOUDLY
- enem.[Lat. < ENEMA]/LAVMAN[Fr.] ile TENKIYE[Ar. < NAKY]
( Kalınbağırsağı, anüs yoluyla su fışkırtarak yıkama. | Bu işlem için kullanılan aygıt ve sıvı. İLE Ayıklayıp temizleme. | Kalın bağırsağa su verme ve bu işlem için kullanılan alet. )
- LAW vs./and HARMONY
- LAY :/yerine KOYMAK, SERMEK
- LÂY[Fars.] ile LÂY[Ar. < LÂYÎDEN][Fars.]
( Çamur. | Tortu. | Kül. İLE Söyleyen/söyleyici. )
- LAZER ANJİYOPLASTİ/LASER ANGIOPLASTY[İng.] değil/yerine/= LAZERLE DAMAR AÇIMI
- LEAN vs. RELY
- LED:
EDGE-LIT ile FULL-ARRAY ile RGB ile OLED ile QLED
- LEGACY vs./and/||/<> HERITAGE
- LEGACY :/yerine MİRAS
- LEHİM ile BRONZ/TUNÇ ile FAKFON ile KUPRONİKEL ile PERMALLOY
( Kalay ve kurşun alaşımı. İLE Bakır ve kalay alaşımı. İLE Bakır, çinko ve nikel alaşımı. İLE Bakır ve nikel alaşımı. İLE Demir ve nikel alaşımı. )
- LEMUR ile AY AY
- LENZ ile/||/<> FARADAY ile/||/<> HENRY ile/||/<> İNDÜKSİYON YASALARI
( Elektromanyetik indüksiyon prensipleri. )
( Formül: ε = -N(dΦ/dt) )
( Michael Faraday tarafından 1831 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1791-1867) (Ülke: İngiltere) (Alan: Fizik, Kimya) (Önemli katkıları: Elektromanyetik indüksiyon, elektroliz) )
- LEPTOLOGY[İng.] ile/değil/yerine/= LEPTOLOJİ
- LEPTONIC DECAY[İng.] / DÉSINTÉGRATION LEPTONIQUE[Fr.] / LEPTONISCHER ZERFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= LEPTONİK BOZUNUM/BOZUNMA
- LETTER vs. LETTER OF ROGATORY
( Mektup. İLE İstinabe mektubu. )
- [not] LEVEL vs. FREQUENCY
- LEVEL[İng.]/SEVİYE[Ar.] değil/yerine DÜZEY
- LEVOROTATORY[İng.] ile/değil/yerine/= LEVOROTATUVAR
- LEY[İng.] ile/değil/yerine/= LEY
- LIABLE vs. LIKELY
- LIBRARY :/yerine KÜTÜPHANE
- LİG- ile/||/<> PEC- ile/||/<> -PEXIA/-PEXIC/-PEXY ile/||/<> PON-/PONT-
( Bağ, bağlanma. İLE/||/<> Bağlamak. İLE/||/<> Bağlama, fiksasyon. İLE/||/<> Köprü, bağlantı. )
- LIKELY :/yerine MUHTEMEL
- LİKİDİTE/LIQUIDITY[İng.] değil/yerine/= AKIŞKANLIK
- LIPOWITZ'S ALLOY[İng.] ile/değil/yerine/= LİPOWİTZ ALAŞIMI
- LİSE[Fr.] değil/yerine/= BİLGİTEY
- LITERALLY :/yerine HARFİ HARFİNE
- LITERARY :/yerine EDEBİ
- LITHOGRAPHY[İng.] / LITHOGRAPHIE[Fr.] ile/değil/yerine/= LİTOGRAFİ
- LIVELINESS/VIGOUR vs./and PROFUNDITY
- LOEW THEORY[İng.] ile/değil/yerine/= LOEW TEORİSİ
- LOGICAL FALLACY[İng.] değil/yerine/= SAFSATA
( Akıl yürütürken yapılan hatalar. Mantık hatası ya da mantıksal yanılgı biçiminde de anılır. Safsata içeren argüman ya da düşünceler, dikkatlice incelenmediğinde oldukça ikna edici ve mantıksal olarak güçlü görünebilir ancak aslında öncüller ve sonuçlar arasında kurulan bağlantı geçersiz, zayıf ya da hatalıdır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- LOKSTAY/LOXTAY ile KUMAŞ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Üzerinde sarı pullar olan kırmızı renkte süslü bir Çin kumaşı. İLE ... )
- LONGITÜDİNAL ÇALIŞMA/LONGITUDİNAL STUDY[İng.] değil/yerine/= ZAMANA YAYILI ÇALIŞMA
- LOOP QUANTUM GRAVİTY ile/||/<> STRİNG THEORY
( Loop quantum gravity uzayın atomik yapısını öngörürken İLE string theory ekstra boyutlar gerektirir )
( Formül: A_i^a(x) )
- LORENTZ LINE-SPLITTING THEORY[İng.] ile/değil/yerine/= LORENTZ ÇİZGİ YARILMASI KURAMI
- LOVE vs./and ENERGY
- LOVE vs./and HOLY
- LOVELY :/yerine HOŞ, SEVİMLİ
- LSTM/LONG-SHORT TERM MEMEORY[İng.] değil/yerine/= UZUN-KISA SÜRELİ BELLEK
- LUCKY :/yerine ŞANSLI
- LUMINOMETRY[İng.] ile/değil/yerine/= LUMİNOMETRİ
- LUSITROPİ/LUSITROPY[İng.] değil/yerine/= GEVŞEME GÜCÜ
- MACHINE LEARNING THEORY ile/||/<> CLASSICAL STATISTICS
( Machine learning theory büyük veri setlerinde örüntü tanıma odaklıyken İLE classical statistics hipotez testi ve parametre tahmini odaklıdır )
( Formül: PAC learning )
- MAD vs. CRAZY
- MAĞAZA değil/yerine/= KEPİTEY
- MAINLY :/yerine BAŞLICA
- MAJORITY vs. MINORITY
- MAJORITY and ABSOLUTE MAJORITY and QUALIFIED MAJORITY and QUORUM and UNANIMITY and UNANIMOUSLY
( Çoğunluk. VE Salt çoğunluk. VE Nitelikli çoğunluk. VE Karar yeter sayısı, nisap. VE Oybirliği. VE Oybirliğiyle. )
- MAJORITY :/yerine ÇOĞUNLUK
- MALEZYA BAYRAĞI'NDA:
AY ve/<> YILDIZ ve/<> MAVİ ve/<> SARI
( İslâm'ı simgeler. VE/<> Eyaletleri simgeler. VE/<> Birlik'i simgeler. VE/<> Kraliyeti simgeler. )
( Malezya'yı oluşturan 13 eyalet, Malezya bayrağı ile birlikte kendi eyalet bayrağını kullanmaktadır. )
- MALEZYA'DA:
KENT değil/yerine KÖY
( Malezya halkı, (daha çok) yerleşim ve yaşamak için kent yerine köyleri tercih etmektedir. )
- MALİGNANSİ/MALİGNANCY[İng.] değil/yerine/= KÖTÜCÜLLÜK
- MALİGNİTE/MALIGNITY[İng.] değil/yerine/= KÖTÜCÜLLÜK
- MÂLÛM ile/ve/||/<> MEZKUR ile/ve/||/<> ŞEY
- MANEVÎLEŞTİRİLMİŞ ŞEY ile/ve/değil MANEVÎ ŞEY
- MANGA ile/ve/||/<>/> TAKIM ile/ve/||/<>/> BÖLÜK ile/ve/||/<>/> TABUR ile/ve/||/<>/> ALAY ile/ve/||/<>/> TUGAY/LİVA ile/ve/||/<>/> TÜMEN/FIRKA ile/ve/||/<>/> KOLORDU ile/ve/||/<>/> ORDU ile/ve/||/<>/> KUVVETLER ile/ve/||/<>/> GENEL KURMAY
( Onbaşı/çavuş/asteğmen/teğmen yönetiminde. İLE/VE/||/<>/> Üstteğmen yönetiminde. İLE/VE/||/<>/> Yüzbaşı yönetiminde. İLE/VE/||/<>/> Binbaşı/yarbay yönetiminde. İLE/VE/||/<>/> Albay yönetiminde. İLE/VE/||/<>/> Tuğgeneral yönetiminde. İLE/VE/||/<>/> Tümgeneral yönetiminde. İLE/VE/||/<>/> Korgeneral yönetiminde. İLE/VE/||/<>/> Orgeneral yönetiminde. İLE/VE/||/<>/> Orgeneraller yönetiminde. İLE/VE/||/<>/> Genel Kurmay Başkanı yönetiminde. )
( 10 er. İLE/VE/||/<>/> Birkaç[4/5] manga. İLE/VE/||/<>/> Birkaç takım. İLE/VE/||/<>/> Birkaç[dört] bölük. | Küme, yığın, grup. İLE/VE/||/<>/> Birkaç tabur. İLE/VE/||/<>/> Birkaç alay. İLE/VE/||/<>/> Birkaç tugay. İLE/VE/||/<>/> Birkaç tümen. İLE/VE/||/<>/> Birkaç kolordu. İLE/VE/||/<>/> Birkaç ordu. İLE/VE/||/<>/> Birkaç kuvvet. )
( [OSMANLI'da] Mülâzım-ı Sânî yönetiminde. İLE/VE/||/<>/> Mülâzım-ı Evvel yönetiminde. İLE/VE/||/<>/> Yüzbaşı yönetiminde. İLE/VE/||/<>/> Kolağası yönetiminde. İLE/VE/||/<>/> Binbaşı yönetiminde. İLE/VE/||/<>/> Kaymakam yönetiminde. İLE/VE/||/<>/> Miralay yönetiminde. İLE/VE/||/<>/> Mirliva yönetiminde. İLE/VE/||/<>/> Mirliva/Ferik yönetiminde. İLE/VE/||/<>/> Ferik yönetiminde. İLE/VE/||/<>/> yönetiminde. İLE/VE/||/<>/> Birinci Ferik yönetiminde. İLE/VE/||/<>/> Birinci Ferikler yönetiminde. İLE/VE/||/<>/> Genel Kurmay Başkanı yönetiminde. )
( SECOND LIEUTENANT vs./and/||/<>/> (FIRST) LIEUTENANT vs./and/||/<>/> CAPTAIN vs./and/||/<>/> MAJOR/COMMANDANT vs./and/||/<>/> LIEUTENANT COLONEL vs./and/||/<>/> COLONEL vs./and/||/<>/> BRIGADIER GENERAL vs./and/||/<>/> MAJOR GENERAL vs./and/||/<>/> LIEUTENANT GENERAL vs./and/||/<>/> GENERAL vs./an/||/<>/> GENERALS vs./and/||/<>/> HEAD OFFICER )
( II. Dünya Savaşı "WEHRMACHT", Kara Kuvvetleri (HEER), Deniz Kuvvetleri (KRIEGSMARINE), Hava Kuvvetleri (LUFTWAFFE) ve Özel "SS" Birlikler'inden oluşuyordu. )
( RİYALA[İt.]: Osmanlı donanmasında, Tümgeneral'e eş bir rütbe. )
- MANİFOLD ile/||/<> VARİETY
( Manifold yerel Euclidean İLE variety polinom kümesi. )
( Formül: Local Euclidean İLE algebraic )
- MANTAR[İng. MUSHROOM] ile/||/<> ANTİFUNGAL ile/||/<> BİYOKİMYA[İng. BIOCHEMISTRY] ile/||/<> DİKARYOTİK[İng. DIKARYOTIC] ile/||/<> DORMANSİ[İng. DORMANCY] ile/||/<> FUNGUS[İng. FUNGI] ile/||/<> KLOROFİL[İng. CHLOROPHYLL] ile/||/<> OOSFER[İng. OOSPHERE]
( Çok gözeli ya da tek gözeli olabilen ökaryotik bir canlı. Klorofil taşımazlar, çoğu parazit ya da saprofit. Eşeyli ve eşeysiz üreyebilirler. Bu organizmaların oluşturduğu topluluğa Mantarlar Alemi denir. 5 kola ayrılır: Zygomycetes, Deuteromycetes, Basidiomycetes, Ascomycetes ve Mycophycophyta. @@ Mantarların üremesine engel olan ya da onların öldürülmesini sağlayan kimyasallardır. Antimikotik de denir. @@ Biyokimya; bitkiler, hayvanlar, mikroorganizmalar ve mantarlar gibi biyolojik organizmalarda gerçekleşen kimyasal süreçleri inceleyen bilim dalıdır. Biyokimya bilimi ayrıca proteinler, vitaminler, hormonlar, enzimler, karbonhidratlar, lipitler, yağlar ve nükleik asitler gibi makromoleküllerin yapısını inceler. Bu nedenden ötürü, biyokimya; beslenme bilimi, tıp ve genetik bilimi ile doğrudan ilişkilidir. @@ Haploid (n) ya da diploitten (2n) farklı olan, iki ayrı haploid çekirdeği (n + n) içeren bir göze. Doğal olarak mantar heterokaryanlarında görülür. Dikaryosis, fungusların önemli bir genetik özelliğidir. @@ Büyüme, gelişme, fiziksel aktivite gibi durumların askıya alındığı, metabolik aktivitenin minimuma indirildiği bir yaşam evresidir. Bitkilerde, hayvanlarda, bakterilerde ve mantarlarda görülür. Genellikle uygunsuz koşullarda yaşamı sürdürmek için girilen bir durumdur. Günler, mevsimler, hatta yıllar boyunca sürebilir. Bitki tohumlarının uygun koşullar oluşuncaya kadar çimlenmemesi ve kış uykusu örnek verilebilir. Ayrıca kanser gözelerinin de dormansi durumuna girebildiği ve bu biçimde tedaviden bir süre sonra tekrardan ortaya çıkabildiği yakın zamanda yaygınlaşmış bir fikir olup konu üzerine çalışmalar sürmektedir. @@ Fungus: maya, küf ve mantarları içeren krallık Mantarlarının yaklaşık 99.000 bilinen organizma türü herhangi biridir. Funguslar, dünyadaki en yaygın organizmalar arasındadır ve büyük çevresel ve tıbbi önem taşımaktadır. Birçok mantar toprakta ya da suda yaşamaktadır; diğerleri bitkiler ya da hayvanlarla parazitik ya da simbiyotik ilişkiler oluştururlar. Funguslar ökaryotiktir. Önceleri funguslar bitki krallığına dahildi fakat funguslar, klorofil içermedikleri ve benzersiz yapısal ve fizyolojik özellikleri ile (yani, göze duvarının ve göze zarının bileşenleri) ayırt edildiğikleri için bitkilerden ayrılırdılar. @@ Bitki kloroplastlarında bulunan yeşil renkli, güneş ışığını emen ve enerjisini CO2 ve sudan karbonhidrat sentezlemek için kullanan fotosentetik pigment. Bu tepkimeye "fotosentez" denir. 2012'de yapılan bir araştırma, yeşil sebzelerdeki klorofilin kanseri önlemeye yardımcı olduğu yönünde. Diğer fotosentetik pigmentler, karatenoidler ve fikobilinlerdir. @@ Alglerde ve mantarlarda (fungus) erkek gamet tarafından döllenerek yumurtayı oluşturan dişi gamet, yumurta gözesi.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- MANY :/yerine BİRÇOK
- MAGNETIC VISCOSITY[İng.] / VISCOSITÉ MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHE VISKOSITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK AĞDALILIK
- MAGNETIC FLUX DENSITY[İng.] / DENSITÉ DE FLUX MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHE FLUSSDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK AKI YOĞUNLUĞU
- MAGNETIC ANISOTROPY[İng.] / ANISOTROPIE MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHE ANISOTROPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK ANİZOTROPİ
- RELUCTIVITY[İng.] / RÉLUCTIVITÉ, RÉSISTIVITÉ MAGNÉTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= MANYETİK DİRENÇLİLİK
- MAGNETIC PERMEABILITY[İng.] / PERMÉABILITÉ MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHE DURCHLÄSSIGKEIT, MAGNETISCHE PERMEABILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK GEÇİRGENLİK
- MAGNETIC RIGIDITY[İng.] / RIGIDITÉ MAGNÉTIQUE[Fr.] / MAGNETISCHE STEIFIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= MANYETİK KATILIK
- MAGNETIC NORTH[İng.] / NORD MAGNÉTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= MANYETİK KUZEY
- MAGNETIC POLARITY[İng.] ile/değil/yerine/= MANYETİK POLARİTE
- MAGNETIC DIFFUSIVITY[İng.] ile/değil/yerine/= MANYETİK YAYILIRLIK
- MAGNETOELASTICITY[İng.] / MAGNÉTOÉLASTICITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= MANYETOELASTİKLİK
- MAGNETOHYDRODYNAMIC STABILITY[İng.] ile/değil/yerine/= MANYETOHİDRODİNAMİK KARARLILIK
- MAGNETOHYDRODYNAMIC INSTABILITY[İng.] / INSTABILITÉ MAGNÉTOHYDRODYNAMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= MANYETOHİDRODİNAMİK KARARSIZLIK
- MAGNETOCHEMISTRY[İng.] ile/değil/yerine/= MANYETOKİMYA
- MAGNETOSCOPY[İng.] / MAGNÉTOSCOPIE[Fr.] ile/değil/yerine/= MANYETOSKOPİ
- MANZARA değil/yerine/= GÖRÜNÜM/GÖREY
- MARGARET MAHLER ile/ve/||/<> JOHN BOWLBY
- MARJ[Fr.] değil/yerine/= PAY
( Ticari bir işlemde zarar tehlikesine karşı ayrılan pay. | Yazılmış ya da basılı bir kâğıdın kenarında bırakılmış boşluk. )
- MARKOV ile/||/<> MARTİNGALE ile/||/<> LEVY ile/||/<> STOKASTİK SÜREÇLER
( Rastgele süreç türleri. )
( Formül: E[X_t|F_s] = X_s (martingale) )
( Andrey Markov tarafından 1906 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1856-1922) (Ülke: Rusya) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Markov zincirleri, stokastik süreçler) )
- MARRY :/yerine EVLENMEK
- MASS CYTOMETRY ile/||/<> TRADITIONAL CYTOMETRY
( Mass cytometry metal etiketler kullanırken İLE traditional cytometry floresan etiketler kullanır )
( Formül: CyTOF teknolojisi )
- MATEMATİK[İng. MATHEMATICS] ile/||/<> ASTRONOMİ[İng. ASTRONOMY] ile/||/<> BELİRSİZ İNTEGRAL[İng. INDEFINITE INTEGRAL] ile/||/<> CEBİR[İng. ALGEBRA] ile/||/<> DİSKALKULİ[İng. DYSCALCULIA]
( Sayılar, formüller, şekiller ve hesaplamalar gibi konuları içeren geniş kapsamlı formal bir disiplin. Yunanca máthēma "bilgi, çalışma, öğrenme" anlamlarına gelen kelimeden türetilmiştir. Matematik; doğa bilimleri, tıp ve mühendislik gibi alanlar için büyük bir öneme sahiptir. Geometri, cebir, mantık ve analiz gibi alt ana dalları bulunmaktadır. @@ Gök cisimleri ve fenomenlerini inceleyen bilim dalıdır. Gök cisimlerini, fenomenlerini ve gök cisimlerinin kökenlerini açıklamak için fizik, kimya ve matematik kullanır. Astronominin ilgi alanına gezegenler, doğal uydular, galaksiler, bulutsular, süpernova patlamaları, kuasarlar ve pulsarlar gibi konular girer. @@ Matematikte; doğru tanım aralığında bulunan bir
f
(
x
)
f(x) fonksiyonu için: @@ Matematikte, sayılar, harfler ve semboller kullanarak aritmetik işlemleri ve denklemleri inceleyen ve bu işlemlerle ilgili kuralları ortaya koyan matematik dalı.
Matematiksel ifadeleri simgelerle genel olarak ifade etme ve bu ifadeler üzerinde işlem yapma yöntemi. @@ Sayıların anlamını anlamadaki zayıflıklar ve problemleri çözmek için matematiksel ilkeleri uygulamadaki zorluk dahil olmak üzere, matematikle ilgili çok çeşitli zorluklara atıfta bulunan bir terimdir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- MATEMATİK ile/ve DENEY
( MATHEMATICS vs./and EXPERIMENT/TEST )
- MATHEMATİCAL BİOLOGY ile/||/<> COMPUTATIONAL BİOLOGY
( Mathematical biology biyolojik süreçlerin matematik modellemesini yaparken İLE computational biology biyolojik verinin bilgisayar analizini yapar )
( Formül: Population dynamics )
- MATHEMATICAL CHEMISTRY ile/||/<> COMPUTATIONAL CHEMISTRY
( Mathematical chemistry kimyasal süreçlerin matematik kuramıni geliştirirken İLE computational chemistry kimyasal sistemlerin sayısal simülasyonunu yapar )
( Formül: Molecular graph theory )
- MATİTE/MATITY[İng.] değil/yerine/= TOK SES
- MATÜRITE/MATURITY[İng.] değil/yerine/= OLGUNLUK
- MAVİ NİL ile MAVİ ile MAVİ KAN ile MAVİ RENK ALANI ile MAVİ KOT PANTOLON ile MAVİ AY ile MAVİ KUVARS ile PLAN ile BLUESTOCKİNG
( BLUE NILE vs. BLUE vs. BLUE BLOOD vs. BLUE COLOR AREA vs. BLUE JEANS vs. BLUE MOON vs. BLUE QUARTZ vs. BLUEPRINT vs. BLUESTOCKING )
( مستعد افسردگي ile ازرق ile آبي ile نجيب زاده ile محله کارگرنشين ile شلوار کاوبوي ile مدت طولاني ile نيل آبي ile در کوهي کبود ile برنامه کار ile زن فاضله )
( MOSTED AFSARDEGY ile AZARGH ile ABY ile NAJYBE ZADEH ile MAHLEH KARGARNESHYNE ile SHALVAR KAVBOY ile MADAT TULANY ile NEYLE ABY ile DAR KUHY KABUD ile BARNAMEH KAR ile ZAN FAZELEH )
- MAY :/yerine -EBİLMEK, BELKİ
- ŞAHİM[Osm.] ile/değil/yerine/= MAY
- PARSLEY[İng.] / PETERSILIE[Alm.] ile/değil/yerine/= MAYDANOZ
- MAYMUN ile BEYAZ YANAKLI MANGABEY
( ... cum LOPHOCEBUS ALBIGENA )
- MAYMUN ile MANGABEY
- MCMURRY ile/||/<> PINACOL ile/||/<> ACYLOIN ile/||/<> KARBONİL COUPLING REAKSİYONLARI
( C-C bağ oluşturma yöntemleri. )
( Formül: 2 R₂C=O → R₂C=CR₂ )
- MEANING vs./and INTEGRITY
- MEASURABILITY vs. DISMEASURABILITY
( Art inteterest to dismeasurability of universe. )
- MEBÎ'[Ar. < BEY] ile MEBÎT[Ar. < BEYT]
( Satılmış şey. İLE Gecelenecek yer. )
- MECHANOCHEMISTRY ile/||/<> SOLUTION CHEMISTRY
( Mechanochemistry mekanik kuvvet enerjisiyle reaksiyon gerçekleştirirken İLE solution chemistry çözücü ortamında reaksiyon yapar )
( Formül: Ball milling )
- MECRÂ değil/yerine/= YÖNEY
- MEDICAL FUTILITY[İng.] değil/yerine/= BOŞA SAĞALTIM
- MEDICINAL CHEMISTRY ile/||/<> PHARMACEUTICAL CHEMISTRY
( Medicinal chemistry ilaç tasarım ve optimizasyon yaparken İLE pharmaceutical chemistry ilaç üretim ve formülasyon yapar )
( Formül: Lead optimization )
- MEDİKAL ONTOLOJİ/MEDICAL ONTOLOGY[İng.] değil/yerine/= TIBBİ VARLIKBİLİM
- MEH/KAMER(AKMÂR)[Ar.] değil/yerine/= AY
- MEHDÎ[Ar. < HEDY] değil/yerine/= DOĞRU YOLU TUTAN, HİDÂYETE EREN/ERDİREN
- MEHTAP değil/yerine/= IŞILAY
- MEKÂN değil/yerine/= UZAY
- MEKANİK ENERJİ[İng. MECHANICAL ENERGY] ile/||/<> MEKANİKÇİLİK[İng. MECHANISM]
( Bir cismin ya da sistemin kinetik ve potansiyel enerjilerinin toplamıdır.[1] Yani bir cismin hem hareketinden hem de konumundan dolayı sahip olduğu enerjilerin bütününe mekanik enerji denir. @@ Bütün olayları mekanik nedenlerle açıklama anlayışı. Bilgi, niteliksel farklılıkları saptamakla başlamış ve buna niceliksel farklılıkları eklemekle gelişmiş. Mekanikçilik, tek yanlı bir görüşten doğmuş, niteliksel farklılıklar niceliksel farklılıklara indirgenerek bütün değişmeler bunlarla açıklanmaya çalışılmış.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- KUDRET-İ MİHANİKİYE[Osm.] / MECHANICAL ENERGY[İng.] / ÉNERGIE MÉCANIQUE[Fr.] / MECHANISCHE ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= MEKANİK ENERJİ
- MECHANICAL EFFICIENCY[İng.] / RENDEMENT MÉCANIQUE[Fr.] / MECHANISCHER WIRKUNGSGRAD[Alm.] ile/değil/yerine/= MEKANİK VERİM
- MECHANOPHOTOCHEMISTRY[İng.] ile/değil/yerine/= MEKANOFOTOKİMYA
- MECHANOCHEMISTRY[İng.] ile/değil/yerine/= MEKANOKİMYA
- MEMORY :/yerine HAFIZA
- MENFÂ[< NEFY] ile ...
( Sürgün yeri. )
- MER'Â[Ar.] ile MER'A[Ar. < RA'Y]
( Aynalar. İLE Çayırlık, otlak. )
- MERASİM[Ar.]/SERAMONİ/CEREMONY[İng.] değil/yerine/= TÖREN
- MERCY vs. PITY
- MERELY :/yerine YALNIZCA
- MERHAMET[< RAHM] = CLEMENCY, MERCY[İng.] = CLÉMENCE[Fr.] = MILDE[Alm.] = CLEMENTIA[Lat.]
( Şefkat gösterme, acıma. | Birini esirgeme. )
- MERIT vs. TALENT/CAPACITY
- MERKEZ[Ar.] değil/yerine/= ORTAY
- MESSY vs. DIRTY
- METABOLİZMA[İng. METABOLISM] ile/||/<> BAZAL METABOLİZMA[İng. BASAL METABOLISM] ile/||/<> BÜYÜME HORMONU (SOMATOTROPİN)[İng. GROWTH HORMONE] ile/||/<> ENDOKRİNOLOJİ[İng. ENDOCRINOLOGY] ile/||/<> FARMAKOKİNETİK[İng. PHARMACOKINETICS]
( Canlı organizmada ya da canlı gözede meydana gelen yapıcı ve yıkıcı nitelikteki kimyasal olayların tümü; protoplazmada olan asimilasyon ve parçalanma ile ilgili olayların toplamı; anabolizma ve katabolizma olaylarının toplamı. @@ Canlılarda, tam dinlenme sırasında kas hareketi yapmadan vücuttaki canlılık olaylarının sürmesi için gereken enerjiyi sağlayan metabolizma seviyesidir. @@ Büyüme hormonu, hipofizin bezinin ön lobundaki somatotroflar tarafından sentezlenen ve salgılanan yaklaşık 190 amino asitten oluşan bir proteindir. Büyüme ve metabolizma da dahil olmak üzere çeşitli kompleks fizyolojik süreçlerde rol oynar. @@ Endokrinoloji, salgı bezlerini, bunların salgıladığı hormonları, hormonların organlara etkileri ile endokrin sistem hastalıklarını inceleyen bilim dalıdır. Endokrinoloji; gelişime bağlı büyüme sorunları, metabolizma hastalıkları, üreme hormonlarının neden olduğu hastalıklar, şeker hastalığı gibi pek çok hastalığı inceler. @@ Farmakolojinin bir alt dalı. Vücudun maruz kaldığı ilaçlarla etkileşimini inceler. 4 başlıktan oluşur: Emilim (absorbsiyon), Dağılım (distribüsyon), Metabolizma ve Atılım (eliminasyon):
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
(1996'dan beri)