Bugün[11 Nisan 2026]
itibarı ile 3.037 başlık/FaRk ile birlikte,
3.037 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(5/14)


- KUDRET-İ BERKİYE-İ SÂKİNE[Osm.] / ELECTROSTATIC ENERGY[İng.] / ÉNERGIE ÉLECTROSTATIQUE[Fr.] / ELEKTROSTATISCHE ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROSTATİK ENERJİ


- BERKİYE-İ SÂKİNE, ELEKTRÎK-İ SÂKİNE, SÂKİN ELEKTRİK[Osm.] / ELECTROSTATICS, STATIC ELECTRICITY[İng.] / ÉLECTROSTATIQUE[Fr.] / ELEKTROSTATIK, RUHEELEKTRIZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROSTATİK


- ELECTRODE EFFICIENCY[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROT VERİMİ


- ELEKTROTERAPİ/ELECTROTHERAPY[İng.] değil/yerine/= ELEKTRİKLE SAĞALTIM


- ELEMENTARY :/yerine TEMEL, İLKOKUL


- CRITICAL CURRENT DENSITY[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK AKIM YOĞUNLUĞU


- CRITICAL ASSEMBLY[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK DÜZENEK


- CRITICAL FREQUENCY[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK SIKLIK


- CRITICAL ABSORPTION FREQUENCY[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK SOĞURMA SIKLIĞI


- CRITICALITY[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİKLİK


- ELLİPTİC COHOMOLOGY ile/||/<> ORDİNARY COHOMOLOGY

( Elliptic cohomology eliptik eğri yapısı taşıyan kohomolojiyken İLE ordinary cohomology standart kohomoloji kuramıdir )

( Formül: Elliptic spectrum )


- 57.Cİ ALAY değil 57. ALAY

( Hem nokta koyup hem de -ci eki getirilmez! )

( )


- ELUTION CHROMATOGRAPHY[İng.] / FLUTION CHROMATOGRAPHIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELÜSYON KROMATOGRAFİSİ


- EMA/EUROPEAN MEDICINES AGENCY[İng.] değil/yerine/= AVRUPA İLAÇ AJANSI


- EMAYLAMAK ile EMAY ile EMAYE


- EMBRİYOLOJİ[İng. EMBRYOLOGY] ile/||/<> PROTOSTOM[İng. PROTOSTOME] ile/||/<> VON BAER KURALI[İng. VON BAER RULE] ile/||/<> VON BAER KURARLI[İng. VON BAER'S RULE]

( Biyolojinin bir dalıdır. Döllenmiş yumurtadan başlayarak canlıların tam bir biçimde meydana gelişine kadar geçen gelişme aşamalarını inceleyen bilimdir. @@ Belirli bir embriyolojik gelişim şablonuna ortak olarak sahip olan türlerdir. En belirgin özellikleri, embriyolojik gelişim sırasında oluşan radyal çöküntü ve anüsün ağızdan sonra oluşması durumudur. Omurgasızları, yumuşakçaları ve yuvarlak solucanları kapsar. "Ağız-önce hayvanlar" olarak da bilinirler. @@ Karl Ernst von Baer'in embriyoloji hakkında öne sürdüğü kuraldır. Bu kurala göre bir hayvanın embriyosunda ilk önce taksonomik sınıflandırma içinde ait olduğu daha genel öbeğe has özellikler, sonrasında ise kademeli olarak canlının kendi cinsine ve türüne ait özellikleri gelişir.Bu kurala örnek olarak insan embriyosunda ilk haftalarda solungaç yarığı gözlenmesi daha sonrasında ise insana ait uzuvların belirli hale gelmesi verilebilir. @@ Karl Ernst von Baer 1828'de Almanya Königsberg Üniversitesi'nde çalışırken, hayvanların gelişme sürecini anlatan dört maddeden oluşan ve daha sonra von Baer'in embriyoloji kanunları olarak adlandırılan bir çalışma yayınladı. Bu yasalarla birlikte von Baer, ​​hayvan embriyolarının gelişimini (ontogenezi) tarif ederken, o sırada gündemde olan hayvan gelişimi ile ilgili popüler teorileri de eleştirdi. Von Baer'in embriyoloji kanunları, farklı organizma sınıflarının gelişimi ile ontogenez arasındaki kalıplar ve dünyadaki türlerin çeşitlenmesi (filojeni) arasındaki ilişkileri ve kalıpları araştırmak için bir çerçeve sağlamıştır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- EMERGENCE İLE SELF-ORGANİZATION İLE CRİTİCALİTY ile/||/<> KARMAŞIK SİSTEMLER

( Basit kurallardan karmaşık davranış. )

( Formül: Power law: P(x) ∼ x^(-α) )


- EMERGENCY :/yerine ACİL DURUM


- EMERJENSİ/EMERCENSİ[İng. < EMERGENCY] değil/yerine/= ACİL


- EMOJİ/SMILEY[İng.] değil/yerine/= DUYGUCUK


- EMPATİ[İng. < Yun. EM-PATHY] yerine EŞDUYUM/DUYGUDAŞLIK


- EMPLOY :/yerine İŞE ALMAK


- EMPTY :/yerine BOŞ


- EN HOŞ ŞEY -ile

( SOHBET )


- [ne yazık ki]
EN KÖTÜ HUY ile/ve/||/<> EN BÜYÜK HATA ile/ve/||/<> EN BÜYÜK SAFLIK

( Bazılarının karşısında bile iyi olmaktan vazgeçememek. İLE/VE/||/<> Herkesi, kendimiz gibi zannetmek. İLE/VE/||/<> Her bir kişiye güvenmek. )


- EN SEVMEDİĞİM (ŞEY) ile/değil/yerine PEK/HİÇ SEVMEDİĞİM (BİR ŞEY)


- EN (")ÜSTÜNLER/BÜYÜKLER("):
AHMAKLIK/HAMÂKAT ve KENDİNİ BEĞENMEK değil/yerine AKIL ve İYİ HUY

( Yoksulluğun. VE Korkulacakların. DEĞİL/YERİNE Zenginliğin. VE Beğenileceklerin. )


- ENDOSKOPİ/ENDOSCOPY[İng.] değil/yerine/= İÇ GÖREÇLEME


- ENDOSKOPİK ULTRASONOGRAFİ/ENDOSCOPIC ULTRASONOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= İÇ GÖREÇLEMEYLE ULTRASONOGRAFİ


- ENEMY :/yerine DÜŞMAN


- ENERGY :/yerine ENERJİ


- ENERGY vs./and/or CAPACITY


- ENERGY CONVERSION EFFICIENCY[İng.] / RENDEMENT DE CONVERSION D'ÉNERGIE[Fr.] / ENERGIEUMWANDLERNUTZLEISTUNG, ENERGIEUMWANDLUNGSNUTZLEISTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ENERJİ DÖNÜŞÜM VERİMİ


- ENERJİ[İng. ENERGY] ile/||/<> AKTİF GÜÇ[İng. ACTIVE POWER] ile/||/<> AKTİF TAŞIMA[İng. ACTIVE TRANSPORT] ile/||/<> ALICI[İng. RECEPTOR] ile/||/<> ANABOLİZMA[İng. ANABOLISM] ile/||/<> GÖRÜNÜR GÜÇ[İng. APPARENT POWER] ile/||/<> REAKTİF GÜÇ[İng. REACTIVE POWER]

( İş yapabilme becerisi. Isı, ışık, elektrik gibi çeşitli formlarda bulunur. Türkçe karşılığı "aktivite, operasyon, aksiyon" anlamlarına gelen Yunanca "energeia" sözcüğünden türemiştir. @@ Almanca Wirkleistung Fransızca Puissance active Elektrik enerjisi sistemlerinde, alternatif akım (AC) devrelerinde, iş yapabilen ve faydalı enerjiye dönüşen güç bileşeni. Elektrik motorları, lambalar, ısıtıcılar gibi yüklerin enerji tüketimini ve iş üretimini temsil eder. Birimi watt (W)'tır. @@ Az yoğun ortamdan, çok yoğun ortama geçen büyük moleküllerin enerji harcanarak taşınması olayıdır. @@ Belirli türden enerjiye tepkide bulunan uzmanlaşmış duyu sinir gözesidir. @@ Canlı gözelerde basit maddelerden karmaşık moleküller sentezlendiği, enerji gerektiren biyokimyasal reaksiyonlar serisidir. @@ Almanca Scheinleistung Fransızca Puissance apparente Elektrik enerjisi sistemlerinde, alternatif akım (AC) devrelerinde bulunan bir kaynağın, hem aktif güç (P) hem de reaktif güç (Q) bileşenlerini içeren toplam güç miktarı. Birimi volt-amper (VA)'dır. Görünür güç, devredeki gerilim (V) ve akım (I) bileşenlerinin çarpımıyla hesaplanır ve şu formülle ifade edilir: @@ Almanca Blindleistung Fransızca Puissance réactive Elektrik enerjisi sistemlerinde, alternatif akım (AC) devrelerinde endüktif ve kapasitif yüklerin sebep olduğu, enerji aktarımı olmaksızın elektrik alan ya da manyetik alan oluşturup yok ederek salınan enerji. Birimi volt-amper-reaktif (VAR)'dır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ENERJİ = ENERGY[İng.] = ÉNERGIE[Fr.] = ENERGIE[Alm.] = ENERGIA[İt.] = ENERGÍA[İsp.]


- ENERJİ = TERSİNEMEZLİK(ENTROPİ[İng. ENTROPY])


- ENFLAMATUVAR/INFLAMMATORY[İng.] değil/yerine/= YANGILI


- ENJOY :/yerine ZEVK ALMAK


- ENJOYMENT vs./and TO ENJOY


- HARARET MUHTEVASI[Osm.] / ENTHALPY[İng.] / ENTHALPIE[Fr.] / ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ENTALPİ, ISI İÇERİĞİ


- ENTANGLEMENT ENTROPY ile/||/<> THERMAL ENTROPY

( Entanglement entropy kuantum dolanıklık ölçüsüyken İLE thermal entropy termal karışıklık ölçüsüdür )

( Formül: Von Neumann entropy )


- ENTELEKHEIA = KEMÂL-İ EVVEL = ENTELECHY[İng.] = ENTÉLÉCHIE[Fr.] = ENTELECHIE[Alm.] = ENTELEKHEIA[Yun.]


- ENTIRELY :/yerine TAMAMEN


- ENTOMOLOGY[İng.] değil/yerine/= ENTOMOLOJİ

( Böcekleri inceleyen bilim dalıdır. Bu alanda çalışan insanlara entomolog ya da böcek bilimci denir. Sadece Insecta sınıfı 700 bini aşkın(bilinen) tür kapsar. Dolayısı ile bu denli büyük bir çeşitlilik doğada son derece önemlidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ENTROPY[İng.] / ENTROPI[Fr.] / ENTIONISIERTE WASSER[Alm.] ile/değil/yerine/= ENTROPİ


- ENTRY :/yerine GİRİŞ


- EPE ile EPER ile EPEY ile EPEYCE


- EPIDEMIOLOGY[İng.] değil/yerine/= EPİDEMİYOLOJİ

( Popülasyonlardaki sağlıkla ilgili olayların dağılımını inceleyen ve sağlık sorunlarını kontrol eden biyoloji ve tıp dalı. Epidemik hastalıkların çalışılması.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- EPİDEMİYOLOJİ/EPIDEMIOLOGY[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK ARAŞTIRMA BİLİMİ / TOPLUM SAĞLIĞI/HALK SAĞLIĞI


- EPILEPSY[İng.] değil/yerine/= EPİLEPSİ

( Genelde tekrar eden bir beyin hatalığı. Beyindeki anormal elektriklenme mental ve fiziksel işlev bozukluğuna neden olur. Ciddi vakalarda nöbet sırasında gülme krizleri (convulsion) ve bilinç kaybı görülür.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- EPİSTASİS ile/||/<> EPİSTEMİK OTORİTE[İng. EPISTEMIC AUTHORITY] ile/||/<> EPİSTEMİK SUÇ[İng. EPISTEMIC FAILURE]

( Bir gen çiftinin anlatımının, ifadesinin; başka bir gen çiftini maskelemesi ya da değiştirmesi durumu. @@ Bu yaklaşımı ele almadan önce iki önerme ileri sürelim: @@ Epistemik suç, epistemik deontoloji gibi içselci yaklaşımların ön plana çıkarttığı bir kavramdır. Gerekçelendirmenin deontolojik bir unsur olduğunu savunanlara göre öznenin, bir inancın doğruluğuna ilişkin kanıtlara inanma yükümlülüğü vardır. Başka bir ifadeyle bilen özne, p önermesine, kanıtlar doğrultusunda inanabilir. Yani öznenin, kendi inançlarına yönelik bir sorumluluğu vardır. Öte yandan öznenin kanıtlanmamış bir inanca inanması ve kanıtlanmış bir inanca inanmaması epistemik suç işlediği anlamına gelmektedir. Dolayısıyla epistemik suç, epistemik sorumluluğun yerine getirilmemesine de işaret etmektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- EPİSTEMOLOJİ = MEBHAS-I MARİFET = EPISTEMOLOGY[İng.] = ÉPISTÉMOLOGIE[Fr.] = EPISTEMOLOGIE[Alm.] = EPISTEMELOGOS[Yun.]


- EPITAXY[İng.] / ÉPITAXIE[Fr.] / EPITAXIE[Alm.] ile/değil/yerine/= EPİTAKSİ


- EPS/ELECTRONIC PATIENT SYSTEM | ELECTROPHYSIOLOGY STUDY[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK HASTA DÜZENİ | ELEKTROFİZYOLOJİK ÇALIŞMA


- EQUALLY :/yerine EŞİT ŞEKİLDE


- EREKBİLİM = MEBHAS-I GAYAT = TELEOLOGY[İng.] = TÉLÉOLOGIE[Fr.] = TELEOLOGIE[Alm.]


- TO FUSE, LIQUIFY[İng.] ile/değil/yerine/= ERGİTMEK, SIVILAŞTIRMAK


- ERGODİC ile/||/<> STATIONARY

( Ergodic zaman ortalaması uzay ortalaması İLE stationary dağılım değişmez. )

( Formül: Time equals space average İLE time-invariant )


- ERGOMETRİ/ERGOMETRY[İng.] değil/yerine/= İŞ ÖLÇÜMÜ


- ERİŞİLEBİLİRLİK[İng. ACCESSIBILITY] ile/||/<> ERİŞKİN KÖK GÖZELERİ[İng. ADULT STEM CELLS]

( Erişilebilirlik, doğru inançların bilgiyi meydana getirebilmesi için gerekli olan kanıtlara, nedenlere ve gerekçelere öznenin ulaşabilmesi anlamına gelmektedir. Başka bir ifadeyle erişilebilirlik, Hasan Yücel Başdemir’in de kitabında belirttiği gibi, öznenin, inancının gerekçelendirmesini yaparken kullandığı gerekçeleyicilere (justifiers) [gerekçelendirmeyi sağlayan kanıtlara anlamına gelir ve bu ifadeyi ilk kez Alston kullanmıştır] ulaşabilmesini ve bu gerekçeleyicilerin bilinebilir olmasını ifade eder. Ancak buradaki temel nokta, öznenin erişimine açık olan gerekçeleyicilerin, içsel süreçlerle ilgili olmasıdır. Bu bakımdan erişilebilirlik, öznenin kendi içsel süreçlerine erişebilmesi, bu süreçlerin farkında olması ve bilmesi anlamına gelmektedir. Bilen öznenin, bir inancının gerekçeleyicilerine ya da kanıtlarına erişebiliyor olması demek, aynı zamanda bu gerekçeleyicilerin ya da kanıtların sorumluluğunu alması ve onlara inanıyor olmasını gerektirmektedir. Dolayısıyla bu kavram, içselciliğin gerektirdiği şartlardan birini ifade etmektedir. @@ Erişkin kök gözesi, farklılaşmış bir dokuda ayrışmamış halde bulunan ve kendini yenileyip köken aldığı organın spesifik gözesine dönüşebilen gözelerdir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ENERGY FLUX DENSITY[İng.] ile/değil/yerine/= ERKE AKISI YOĞUNLUĞU


- KUDRET[Osm.] / ENERGY[İng.] / ÉNERGIE[Fr.] / END-STÄNDIG[Alm.] ile/değil/yerine/= ERKE, ENERJİ


- ENERGY DENSITY[İng.] ile/değil/yerine/= ERKE YOĞUNLUĞU


- ERKE = KUDRET = ENERGY[İng.] = ÉNERGIE[Fr.] = ENERGIE[Alm.] = ACTUS[Lat.] = ENERGEIA[Yun.] = ENERGÍA[İsp.]


- ERKİN KORAY ve/||/<>/> ZÜLFÜ LİVANELİ ve/||/<>/> HALUK LEVENT |
ve/||/<>/>
YAŞAR

( www.FaRkLaR.net/YASAR | www.yasaronline.net )

( )

( )

( )

( )


- ERROR vs. FALLACY vs. MISTAKE(BY)


- EŞ ANLAMLAR: ARKEOZOOLOJİ[İng. ZOOARCHAEOLOGY] ile/||/<> ARKEOLOJİ[İng. ARCHAEOLOGY] ile/||/<> ZOOLOJİ[İng. ZOOLOGY]

( Arkeolojik kazılarda bulunan hayvan kemiklerini arkeolojik bir bakış açısı ile değerlendiren; arkeoloji, zooloji, antropoloji ve ekoloji ile ortak çalışmalar disiplinler arası çalışmalar yürüten bilim dalıdır. @@ Çeşitli maddi kalıntılar aracılığıyla eski insan yaşamını ve aktivitelerini inceleyen bilim sahasıdır. Kelime, köken olarak Yunancada eski şeyler anlamına gelen archaia ve bilim ya da mantık anlamına gelen logos kelimelerinden türemiştir. Bu alanda çalışmalar yapan bilim insanlarına arkeolog adı verilir. @@ Hayvanların sınıflandırılması, dağılımı, davranışı, yapıları ve görevleri ile ilgili bilim dalı.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- EŞDEĞERLİLİK = MUADELET = EQUIVALENCY[İng.] = ÉQUIVALENCE[Fr.] = AEQUIVALENZ[Alm.]


- EŞEY ile EŞEYLİ/LİK ile EŞEYSEL/LİK ile EŞEYSİZ ile EŞEYLİ ÜREME ile EŞEYSİZ ÜREME


- THRESHOLD FREQUENCY[İng.] / FRÉQUENCE SEUIL[Fr.] / SCHWELLENFREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞİK FREKANSI


- EŞİTLİK = MÜSÂVÂT = EQUALITY[İng.] = ÉGALITÉ[Fr.] = GLEICHHEIT[Alm.] = AEQUALITAS[Lat.] = IGUALDAD[İsp.]


- ESL/EXTRACORPOREAL SHOCKWAVE LITHOTRIPSY[İng.] değil/yerine/= GÖVDE DIŞI ŞOK DALGASIYLA TAŞ KIRIMI


- PARITY[İng.] / PARITÉ[Fr.] / PARITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞLİK, PARİTE


- ESMEK ile ESMERLEŞMEK ile ESMERLEŞTİRMEK ile ESMER/LİK ile ESMERCE ile ESMER UN ile ESMER KÜF ile ESMER AMBER ile ESMER ŞEKER ile ESMER BUĞDAY ile ESMER KÜFLER ile ESMER SU YOSUNLARI


- ESNÂ'[Ar. < SİNY] ile ESNA'[Ar.] ile ESNÂH[Ar. < SİNH] ile ESNÂN[Ar. < SİNN]

( Ara, aralı, vakit, sıra. İLE "Efdal" gibi "bülent, yüksek". İLE Asıllar, kökler. İLE Dişler. )


- ELASTICITY COEFFICIENT, ELASTICITY MODULUS, MODULUS OF ELASTICITY[İng.] / COEFFICIENT DE L'ÉLASTICITÉ[Fr.] / ELASTIZITÄTSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= ESNEKLİK KATSAYISI


- ELASTİKİYET[Osm.] / ELASTICITY[İng.] / ÉLASTICITÉ[Fr.] / ELASTIZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ESNEKLİK


- ESPECIALLY :/yerine ÖZELLİKLE


- EQUIPOTENTIAL SURFACE[İng.] / SURFACE ÉQUIPOTENTIELLE[Fr.] / ÄQUIPOTENTIALFLÄCHE[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞPOTANSİYEL YÜZEY


- ESRİME = VECİT[Ar.] = ECSTASY[İng.] = EXTASE[Fr.] = EKSTASE[Alm.] = EKSTASIS[Yun.] = ÉXTASIS[İsp.]


- ESSAY[İng.] değil/yerine/= DENEME


- ESSAY :/yerine DENEME


- [not] ESSENCE vs. BRIEFLY/SHORTLY


- ESSENTIAL SINGULARITY ile/||/<> REMOVABLE SINGULARITY

( Essential Laurent sonsuz terim, removable tanımlanabilir. )

( Formül: Infinite Laurent İLE definable )


- ESSENTIALLY :/yerine ESASEN


- EŞSÖZ = İADE-İ MÂNÅ = TAUTOLOGY[İng.] = TAUTOLOGIE[Fr., Alm.] = TAUTOLOGIA[Yun.] = COSA FINALIS


- ESWL/EXTRACORPOREAL SHOCK WAVE LITHOTRIPSY[İng.] değil/yerine/= GÖVDE DIŞI ŞOK DALGASIYLA TAŞ KIRIMI


- EŞYA[çoğ. < ŞEY] ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< KİŞİLER

( Kullanılması için. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Sevilmesi için.
[fakat ne yazık ki...] "Dünyadaki kargaşanın nedeni, eşyaların sevilmesi, insanın kullanılmasıdır." )


- ETHNOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= ETNOGRAFİ

( İnsan ırklarının tanınması ve incelenmesi.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ETİYOLOJİ[İng. ETIOLOGY] ile/||/<> ETİYOPİK BÖLGE[İng. ETHIOPIAN REGION]

( Bir hastalık ya da durumun nedeni, nedenler dizisi ya da neden olma şekli; hastalıkların ya da durumların nedenlerinin ya da kökenlerinin incelenmesi. @@ Büyük Sahra, Habeşistan ve güneyinde kalan ülkelerden meydana gelen bölge.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ETİYOLOJİ/ETIOLOGY[İng.] değil/yerine/= NEDEN | NEDEN BİLGİSİ


- ETKİ ile/ve/<> PAY

( EFFECT vs./and/<> PORTION, EQUAL PART )


- ETKİLEŞİM[İng. INTERACTION] ile/||/<> ASTROKİMYA[İng. ASTROCHEMISTRY] ile/||/<> BENCİLLİK[İng. SELFISHNESS] ile/||/<> BENLİK BİLİNCİ[İng. SELF-AWARENESS] ile/||/<> CİNSİYET İÇİ SEÇİLİM[İng. INTRASEXUAL SELECTION]

( Genetik biliminde, bir alelin fenotip üzerindeki etkisinin, aynı ya da farklı lokuslardaki diğer alellere bağlı olması durumudur. İstatistikte ise, bir yaklaşımın etkisinin, diğer yaklaşımlara bağlı olmasıdır. @@ Evrendeki molekülleri, Dünya dışında bulunan kimyasal elementleri, kimyasal maddeleri ve bunların etkileşimlerini geniş alanlarda, özellikle moleküler gaz bulutlarında inceleyen bilim dalı. Astronomi ve kimyanın ortak çalıştığı bir alandır. @@ Bir bireyin uyum başarısının arttığı, diğerinin ise azaldığı, bireyler arası etkileşimlerdir. @@ Kendimizle ilgili bütün düşünceler, algılamalar, duygular ve değerlendirmelerin tümünün etkileşiminin sonucunda doğan algıdır. @@ Cinsel seçilimin alt başlıklarından biridir. Bir türün üzerine etki eden cinsel seçilimin, türün aynı cinsiyetten bireyleri arasındaki ilişkilere ve etkileşime bağlı olması durumudur. Birçok türde erkekler, dişilere kendilerini beğendirebilmek için birbirleriyle dövüşürler ya da yarışırlar. Bu, üzerlerinde bir cinsiyet içi seçilim baskısı oluşturur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ACTIVATION ENERGY[İng.] / AKTIVIERUNGSENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİNLEŞ(TİR)ME/AKTİFLEŞ(TİR)ME ENERJİSİ


- ACTIVITY[İng.] / ACTIVITÉ[Fr.] / AKTIVITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİNLİK/AKTİFLİK


- ETKİNLİK = FAALİYET, FAİLİYET = ACTIVITY[İng.] = ACTIVITÉ[Fr.] = AKTIVITÄT, TÄTIGKEIT[Alm.] = ACTIVIDAD[İsp.]


- ETHOXY[İng.] / ÉTHOXY[Fr.] / ÄTHOXY[Alm.] ile/değil/yerine/= ETOKSİ


- EUCLİDEAN GEOMETRY ile/||/<> NON-EUCLİDEAN

( Euclidean düz uzay, non-Euclidean eğri uzay. )

( Formül: Flat İLE curved space )


- EURY- ile/||/<> PLAT-/PLATY-

( Geniş, enli. İLE/||/<> Geniş, enli, yaygın. )


- EV ile/ve/<> HANAY

( ... İLE/VE/<> İki ve daha çok katlı ev. | Sofa, hol. | Avlu. )


- EVENT :/yerine ETKİNLİK, OLAY


- EVENTUALLY :/yerine EN SONUNDA


- EVERY :/yerine HER


- EVERYBODY vs. "EVERYBODY"


- EVERYBODY vs. MANY


- EVERYBODY vs. NOBODY


- EVERYBODY :/yerine HERKES


- EVERYDAY :/yerine HER GÜN


- EVERYTHING :/yerine HER ŞEY


- EVERYTHING vs./and RELIABILITY


- EVOLUTİONARY DEVELOPMENTAL BİOLOGY ile/||/<> CLASSICAL DEVELOPMENT

( Evolutionary developmental biology gelişimin evrimsel kökenlerini incelerken İLE classical development sadece bireysel gelişim süreçlerini inceler )

( Formül: Evo-devo )


- PHASE VELOCITY[İng.] / VITESSE DE PHASE[Fr.] ile/değil/yerine/= EVRE HIZI


- PHASE STABILITY[İng.] / STABILITÉ DE PHASE[Fr.] ile/değil/yerine/= EVRE KARARLILIĞI


- PHASE RELAY[İng.] ile/değil/yerine/= EVRE RÖLESİ


- PHASE BOUNDARY[İng.] ile/değil/yerine/= EVRE SINIRI


- EVRENBİLİM = KEVNİYAT = COSMOLOGY[İng.] = COSMOLOGIE[Fr.] = KOSMOLOGIE[Alm.] = COSMOLOGIA[Lat.] = KOSMOLOGIA[Yun.]


- EVRENDOĞUM = KİYANİYAT, TEŞEKKÜL-İ ÂLEM = COSMOGONY[İng.] = COSMOGONIE[Fr.] = KOSMOGONIE[Alm.] = KOSMO-GONIA[Yun.]


- EVRİM AĞACI[İng. EVOLUTIONARY TREE] ile/||/<> ATASAL[İng. ANCESTRAL] ile/||/<> EDİNİLMİŞ[İng. ACQUIRED] ile/||/<> FİLOGENETİK[İng. PHYLOGENETIC] ile/||/<> FİLOGENETİK AĞAÇ[İng. PHYLOGENETIC TREE] ile/||/<> FOSİL[İng. FOSSIL] ile/||/<> KARDEŞ GRUPLAR[İng. SISTER GROUPS] ile/||/<> KARDEŞ TÜRLER[İng. SIBLING SPECIES/SISTER SPECIES] ile/||/<> PALEONTOLOJİ[İng. PALEONTOLOGY]

( Türlerin ya da popülasyonların birbirleriyle olan evrimsel ilişkilerini gösteren çizimlerdir. Belirli canlıları kapsayabileceği gibi, var olmuş, olan ve olacak olan tüm türleri de kapsamaktadır. Paleontolojik çalışmalarda atalar fosil kayıtlarından bilinebilir, ancak aynı zamanda günümüzdeki genetik, morfolojik, ekolojik, vb. özelliklerden de ortak ata tahminlerinde bulunulabilir. Aynı zamanda "filogenetik ağaç" olarak da bilinir. @@ Evrim Ağacı üzerinde, ortak atanın torun türlerle ortak olarak paylaştığı özellikler. Zıt anlamlısı edinilmiş ya da gelişmiştir. @@ Evrim Ağacı üzerinde ortak atanın sahip olmadığı; ancak torun türlerden biri ya da birkaçının sonradan edindiği özelliklerin her biridir. @@ Çeşitli organizma grupları arasındaki evrimsel ilişkinin araştırılmasını konu alan bilim dalıdır. Filogenetik ağaçlar ise (filogeni ağacı, evrim ağacı ya da yaşam ağacı olarak da bilinir), bu tarihi şematik olarak göstermemize yarayan araçlardır. @@ Türlerin ya da popülasyonların birbirleriyle olan evrimsel ilişkilerini gösteren bir çizimlerdir. Belirli canlıları kapsayabileceği gibi, var olmuş, olan ve olacak olan tüm türleri de kapsamaktadır. Paleontolojik çalışmalarda atalar fosil kayıtlarından bilinebilir, ancak aynı zamanda günümüzdeki genetik, morfolojik, ekolojik, vb. özelliklerden de ortak ata tahminlerinde bulunulabilir. Aynı zaman "evrim ağacı" olarak da bilinir. @@ Çökelti kayaçları ya da taşlar ile kayaların içinde rastlanan taşlaşmış, canlı parçaları ya da kalıntıları. "Taşıl" olarak da bilinir. @@ Bir evrim ağacı üzerinde aynı ortak atasal düğümden farklılaşmış tür grupları ve soy hatlarıdır. @@ Bir evrim ağacı üzerinde aynı atasal düğüm noktasından farklılaşmış türlerdir. @@ Fosiller üzerinde çalışan bilim alanı. Bu dalın uzmanları paleontolog olarak isimlendirilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- EVRİM EKONOMİSİ[İng. EVOLUTIONARY ECONOMICS] ile/||/<> YAŞAM TARİHİ[İng. LIFE HISTORY] ile/||/<> ZORUNLULUK[İng. NECESSITY]

( Bir bireyin, türün ya da popülasyonun ömürleri içinde olay ve olgulara harcadıkları zamanın ve enerjinin, evrimsel açıdan önemidir. Enerjiyi, çevresel ihtiyaç ve zorunluluklara en uygun kullanabilen bireyler, avantajlı konumda olacaklardır. Bu sebeple evrimsel anlamını yitirmiş organlar körelir, faydalı olanlar korunur. Ancak bu ekonomi, aynı zamanda "alışveriş ilkesi" (trade-off) dahilinde, bir yapının ne kadar gelişebileceğine de sınırlar koymuş olur.Evrimsel önemini yitirmiş organların körelmesi, bir bireyin yaşam tarihinin en önemli unsurlarındandır. Körelmenin sebebi, işe yaramayacak bir organın zigottan ölüme kadarlık ömür içinde üretilmesinin, büyütülmesinin, korunmasının, vb. süreçlerin son derece masraflı ve gereksiz olmasıdır. Bu yüzden, genetik yapısından ötürü bu gereksiz yapıları en az üreten, bunlara en az enerji ve zaman harcayan bireyler, en "körelmiş" biçimde üretebilen bireyler, evrim ekonomisi bakımından avantajlı konuma geçerler. Bu yüzden seçilim süreçleri, bu bireylerden yana işler. Nesilden nesile bu gereksiz yapılar körelir ve hatta yok olur. @@ Bir bireyin ömrü içinde zaman ve enerjisini nasıl ve ne için kullandığını gösteren şablondur. Evrimsel ekonomi, türün nasıl evrimleşeceğiyle doğrudan ilgili olduğundan, bireylerin yaşam tarihi de evrimsel süreçler ile doğrudan ilişkilidir. Zaman ve enerjinin kullanımına büyüme, onarım, yenilenme, yıkım, üreme, vb. olay ve olgular dahildir.Evrimsel önemini yitirmiş organların körelmesi, bir bireyin yaşam tarihinin en önemli unsurlarındandır. Körelmenin sebebi, işe yaramayacak bir organın zigottan ölüme kadarlık ömür içinde üretilmesinin, büyütülmesinin, korunmasının, vb. süreçlerin son derece masraflı ve gereksiz olmasıdır. Bu yüzden, genetik yapısından ötürü bu gereksiz yapıları en az üreten, bunlara en az enerji ve zaman harcayan bireyler, en "körelmiş" biçimde üretebilen bireyler, evrim ekonomisi bakımından avantajlı konuma geçerler. Bu yüzden seçilim süreçleri, bu bireylerden yana işler. Nesilden nesle bu gereksiz yapılar körelir ve hatta yok olur. @@ Zorunluluk, başka türlüsü düşünülemeyen ve tüm olanaklı dünyalarda aynı olan şeyi ifade etmektedir. Örneğin bir önerme zorunlu olarak doğruysa o önermenin yanlış olduğu düşünülemez. Zorunluluk kavramını hangi felsefe disiplini içinde inceleyeceğimize göre hakkında söyleyeceklerimiz değişmektedir. Zorunluluk kavramı, özellikle Kant’ın epistemolojisi bağlamında a priorilik ile özdeşleştirildiği için çağdaş epistemolojide de a priorilik tartışmaları içinde ele alınıp incelenmiştir. Kant sonrası analitik felsefede, zorunluluk ve a priorilik kavramları arasında bir ayrıma giden Kripke, a prioriliğin epistemolojik, zorunluluğun ise metafizik bir kavram olduğunu ileri sürmüştür. Bu ayrıma karşın örneğin Chisholm, zorunlu önermelerin var olduğunu ve bir kimsenin onu anlaması sonucunda doğru olduğunu anlaşılacağını dile getirerek ‘zorunlu olarak doğru olma’sı bakımından metafizik anlamını, ‘öznenin anlaması doğrultusunda doğruluğunu görmesi’ açısından ise epistemolojik anlamını kullanmıştır. O halde çağdaş epistemolojide zorunluluk, Kant’ın zorunluluğu ve a prioriliği özdeş tutması kadar içe içe tartışılmasa da, Kripke’nin ayrımına karşın, a priorilik zemininde tartışılmıştır. Çünkü metafiziğin ve mantık felsefenin kavramı olarak zorunluluğun epistemoloji içinde tartışılması için a priorilik gibi epistemolojik bir kavrama ihtiyaç vardır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- EVRİMSEL AYRIKLIK[İng. EVOLUTIONARY DISTINCTIVENESS] ile/||/<> EVRİMSEL GELİŞİMSEL BİYOLOJİ (EVO-DEVO)[İng. EVOLUTIONARY DEVELOPMENTAL BIOLOGY (EVO-DEVO)] ile/||/<> EVRİMSEL SABİTLİK STRATEJİSİ (ESS)[İng. EVOLUTIONARILY STABLE STRATEGY]

( Tehlikede olan türleri belirlemek için kullanılan ölçeklendirme sistemi. Sistem bir türün evrimsel benzersizliği ve soyunun tükenme riskini ölçen bir değerlendirmedir. Koruma planlamalarında evrimsel önem ve soyun tükenme riski açısından türlerin önceliğini belirleyen metrik olma özelliği taşımakta. @@ Farklı organizmaların gelişme sürecini; bu organizmalar arasındaki atalarının ilişkisini inceleyen ve karşılaştıran, gelişimsel süreçlerin nasıl evrimleştiğini inceleyen bilim dalıdır. @@ Bu stratejiye göre, eğer bir populasyondaki bütün bireylerin sahip olduğu bir strateji varsa, bu strateji doğal seçilimle başka bir mutant strateji ile değiştirilemez.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- EX ANTE PREVIOUSLY[İng.] değil/yerine/= ÖNCEDEN


- EXACTLY vs. COMPLETELY


- EXACTLY :/yerine TAM OLARAK


- EXCEEDINGLY vs. EXCESSIVELY

( ÇOK FAZLA vs. AŞIRI DERECEDE ÇOK )


- EXCESS vs. MANY


- [not] EXCESS vs./and ADEQUATELY/SUFFICIENTLY


- EXCITABILITY[İng.] değil/yerine/= UYARILGANLIK


- EXCITEMENT vs./and ENERGY


- EXECUTION vs. DEATH PENALTY


- EXISTENCE and UNITY


- EXISTENCE vs./and UNITY


- EXPERIMENT :/yerine DENEY


- EXPERIMENTAL DESIGN ile/||/<> OBSERVATIONAL STUDY

( Experimental design kontrollü deney planlaması yaparken İLE observational study mevcut verilerin analizi yapar )

( Formül: Randomization )


- EXPLANATION vs. SUMMARY


- EXPORT PROMOTION and EXPORT RESTRICTIONS and EXPORT SUBSIDY and EXPORT VOLUME and TEMPORARY EXPORT

( İhracatın teşviki. VE İhracat sınırlamaları. VE İhracat sübvansiyonu. VE İhracat hacmi. VE Geçici ihracat. )


- EXPRESSIBILITY[İng.] değil/yerine/= İFADE EDİLEBİLİRLİK

( İfade edilen bir genin birey üzerindeki etkisidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- EXPRESSIVITY[İng.] değil/yerine/= EKSPRESİVİTE

( İfade edilen bir genin birey üzerindeki etkisidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- EXTRAORDINARY :/yerine OLAĞANÜSTÜ


- EXTREMELY :/yerine SON DERECE


- EXTREMOPHİLE BİOLOGY ile/||/<> MESOPHİLE BİOLOGY

( Extremophile biology aşırı çevre koşullarına uyum sağlamış organizmalar incelerken İLE mesophile biology ılıman koşullardaki organizmları inceler )

( Formül: Extreme environment adaptation )


- EYLEM = FİİL = ACTION, ACTIVITY[İng.] = ACTION[Fr.] = AKTION, HANDLUNG[Alm.] = ACTION[Lat.] = ACCIÓN[İsp.]


- INERTIA INSTABILITY[İng.] / INSTABILITÉ INERTIELLE[Fr.] / SCHWUNGKRAFTINSTABILITÄT, TRÄGHEITSINSTABILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= EYLEMSİZLİK KARARSIZLIĞI


- EYRING THEORY[İng.] / THÉORIE D'EYRING[Fr.] / EYRING-THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= EYRİNG KURAMI


- FACE vs. BODY


- -FACIENT ile/||/<> -FICATION ile/||/<> -FEROUS ile/||/<> FUNCT- ile/||/<> -GEN/-GENE ile/||/<> -GENESIS ile/||/<> HEREDO- ile/||/<> -PRAXIA/-PRAXIS ile/||/<> -PLASIA/-PLASIS/-PLASY ile/||/<> -PLAST/-PLASTIC/-PLASTY/-PLASY ile/||/<> -PARA/-PAROUS ile/||/<> -POIESIS/-POIETIC ile/||/<> NE-/NEO- ile/||/<> -OSIS/SIS- ile/||/<> SEPT-/SEPTI-/SEPTO- ile/||/<> ECH-

( Yapmak, oluşturmak. İLE/||/<> Yapmak, neden olmak. İLE/||/<> Oluşturmak, sağlamak, yapmak. İLE/||/<> Yapma, hizmet, işlev. İLE/||/<> Oluşturulan, yayılan, yönlendirilen, oluşturan, yönlendiren, meydana getiren, babası olmak. İLE/||/<> Herhangi bir şeyin oluşumu, kaynağı. İLE/||/<> Genetiksel. İLE/||/<> Etki, yapma, tedavi uygulamaları. İLE/||/<> Gelişme ile ilgili, oluşum. İLE/||/<> Oluşturan, oluşma, oluşturma olayı, meydana getirme, gelişme, büyüme, canlı ilkel göze. İLE/||/<> Yapma, oluşturma, ortaya çıkarma, doğurma. İLE/||/<> Oluşum ya da yapımla ilgili. İLE/||/<> Yeni, son, yeni gelişen bölüm, anormal yeni oluşum. İLE/||/<> Bir durum, olay, koşul, fizyolojik artım, oluşum. İLE/||/<> Bölme, bölüm/septum ile ilgili, yedi. İLE/||/<> Sahip olmak, birleşmek. )


- FACILITY :/yerine TESİS, OLANAK


- FACTORY :/yerine FABRİKA


- FACULTY :/yerine FAKÜLTE


- FAIRLY :/yerine OLDUKÇA, ADİL BİR ŞEKİLDE


- FAIR-PLAY değil/yerine/= DOĞRU/DÜRÜST[Fars.] OYUN


- FAKİR[Ar.]/ÇIGAY[dvnlgttrk] değil/yerine/= YOKSUL


- FAMILY :/yerine AİLE


- FÂNİ ile/ve/||/<> FUNNY


- FANTASY :/yerine FANTEZİ


- FARADAY BIREFRINGENCE[İng.] / BIRÉFRINGENCE DE FARADAY[Fr.] / FARADAYSCHE DOPPELBRECHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY ÇİFT KIRILMASI


- FARADAY'S DISC[İng.] / DISQUE DE FARADAY[Fr.] / FARADAYSCHE SCHEIBE, FARADAYSCHE RUNDSHEIBE[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY DİSKİ


- DIAMAGNETISCHE WIRKUNG VON FARADAY[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY DİYAMANYETİK ETKİSİ


- FARADAY EFFECT[İng.] / EFFET FARADAY[Fr.] / FARADAY-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY ETKİSİ


- FARADAY CAGE[İng.] / CAGE DE FARADAY[Fr.] / FARADAYSCHER KÄFIG[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY KAFESİ


- FARADAY DARK SPACE[İng.] / ESPACE SOMBRE DE FARADAY[Fr.] / FARADAYSCHER DUNKELRAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY KARANLIK BÖLGESİ


- FARADAY CYLINDER[İng.] / CYLINDRE DE FARADAY[Fr.] / FARADAYSCHER ZYLINDER[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY SİLİNDİRİ


- FARADAY TUBE[İng.] / TUBE DE FARADAY[Fr.] / FARADAY-RÖHRE, FARADAY-TUBE[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY TÜPÜ


- FARADAY ile/||/<> COULOMB ile/||/<> AMPERE ile/||/<> ELEKTROKİMYA YASALARI

( Elektrik ve kimyasal değişim ilişkileri. )

( Formül: Q = nF )

( Michael Faraday tarafından 1831 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1791-1867) (Ülke: İngiltere) (Alan: Fizik, Kimya) (Önemli katkıları: Elektromanyetik indüksiyon, elektroliz) )


- FARADAY[İng.] / FARADAY[Fr.] / FARADAY[Alm.] ile/değil/yerine/= FARADAY


- LOIS DE L'ÉLECTROLYSE DE FARADAY[Fr.] ile/değil/yerine/= FARADAY'IN ELEKTROLİZ YASALARI


- LOIS DE L'INDUCTION DE FARADAY[Fr.] ile/değil/yerine/= FARADAY'IN İNDÜKSİYON YASALARI


- FARMAKOLOJİ/PHARMACOLOGY[İng.] değil/yerine/= İLAÇ BİLİMİ


- PHARMACOLOGY[İng.] / PHARMACOLOGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= FARMAKOLOJİ


- FATALITE/FATALITY[İng.] değil/yerine/= ÖLDÜRÜCÜLÜK


- FATE FAITH DESTINY


- FAUNA değil/yerine/= DİREY


- FAY[Fr. < FAILLE] değil/yerine/= KIRIK/YERKIRIĞI


- PHASE SOLUBILITY[İng.] ile/değil/yerine/= FAZ ÇÖZÜNÜRLÜĞÜ


- FAZIL BEY ile VECİHİ HÜRKUŞ

( )

(

Hava Şehitleri, 1935'ten bu yana her yıl 15 Mayıs'ta düzenlenen törenlerle anılıyor. )


- FEAR & ANXIETY


- FEATURE vs. QUALITY


- FELSEFE = PHILOSOPHY[İng.] = PHILOSOPHIE[Fr., Alm.] = PHILOSOPHIA(PHILIA:SEVGİ, SOPHIA:BİLGELİK)[Yun.] = FILOSOFIA[İsp.]


- FENOKOPİ[İng. PHENOCOPY] ile/||/<> FENOTİPİK ÇEŞİTLİLİK[İng. PHENOTYPIC DIVERSITY]

( Olağandışı çevre koşullarından kaynaklanan ve kendi dışındaki bir genotipin normal dışavurumuna benzeyen fenotipik özellilk. Farklı genetik yapılara sahip olmalarına karşın, farklı türlerin aynı fenotipi göstermesi. @@ Bir popülasyon içerisindeki fenotipik farklılıkların ve çeşitliliğin toplamıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PHENOLOGY[İng.] / PHÉNOLOGIE[Fr.] / PHENOLOGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= FENOLOJİ


- FENOTİPİK PLASTİCİTY ile/||/<> GENETİK ADAPTASYON

( Fenotipik plasticity çevre değişimine karşı anlık yanıtken İLE genetik adaptasyon nesiller arası değişimdir )

( Formül: Norm reaksiyonu )


- FERMI BETA DECAY THEORY[İng.] / THÉORIE DE LA DÉSINTÉGRATION BÊTA DE FERMI[Fr.] / FERMI-BETAZERFALLSTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ BETA BOZUNUMU KURAMI


- FERMI ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DE FERMI[Fr.] / FERMI-ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ ENERJİSİ


- FERMI AGE THEORY[İng.] / THÉORIE DE L'ÂGE DE FERMI[Fr.] / FERMI-ALTERSTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= FERMİ YAŞ KURAMI


- FERROELECTRICITY[İng.] / FERROÉLECTRICITÉ[Fr.] / FERROELEKTRIZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= FERROELEKTRİKLİK


- FÉRY RADIATION PYROMETER[İng.] / PYROMÈTRE À RADIATION DE FÉRY[Fr.] / FÉRY-STRAHLUNGSPYROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= FÉRY IŞINIM PİROMETRESİ


- FESÂD[Ar.] ile GAYY[Ar.]


- GANÎMET[Ar.] ile FEY'[Ar.]


- FEYNMAN SUPERFLUIDITY THEORY[İng.] / THÉORIE DE LA SUPERFLUIDITÉ DE FEYNMAN[Fr.] ile/değil/yerine/= FEYNMAN AŞIRI AKIŞKANLIK KURAMI


- FEZA'[Ar.] ile FEZÂ'[Ar.] ile -FEZÂ/Y[Ar.]

( Korkma, bağırıp çığırma. | Dayanamama. | Ümitsizlik. | İnleyip sızlanma. İLE Ucu-bucağı bulunmayan boşluk, dünyanın sonsuz olan genişliği. İLE Artıran, çoğaltan.[FERAH-FEZÂ: Ferah artıran.] )


- FIFTY :/yerine ELLİ


- FİKİR BİRLİĞİ ile ONAY ile RAZI OLMAK ile FİKİR BİRLİĞİ

( CONSENSUS vs. CONSENT vs. CONSENTING vs. CONSENUS )

( اتفاق آراء ile اجماع ile وحدت نظر ile اتفاق ile راضي شدن ile رضامندي ile رضايت ile رض دادن ile رضامند ile همرائي )

( ETEFAGH ARA ile EJMA ile VAHDAT NAZAR ile ETEFAGH ile RAZY SHODAN ile رضامندي ile REZAYT ile REZ DADAN ile رضامند ile CPEHMARAYEY )


- FIKRA değil/yerine/= ÇİZEY


- FİLOCOĞRAFYA[İng. PHYLOGEOGRAPHY] ile/||/<> FİLOFOBİ[İng. PHILOPHOBIA] ile/||/<> FİLOGENETİK AYAKİZİ[İng. PHYLOGENETIC FOOTPRINT] ile/||/<> FİLOGENETİK DAL[İng. PHYLOGENETIC BRANCH] ile/||/<> FİLOGENİ (SOY OLUŞ)[İng. PHYLOGENY] ile/||/<> FİLOLOJİ[İng. PHILOLOGY] ile/||/<> FİLOPODYUM[İng. FILOPODIUM]

( Organizmaların coğrafi dağılımlarına dair soruları cevaplandırabilmek adına, evrim ağaçlarının kullanılmasıdır. @@ Âşık olma fobisi olarak bilinen, Yunanca'da "sevmek" anlamlarına gelen φιλέω ("phileo") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim. @@ Filogenetik karşılaştırmalarda korunmuş işlev ögelerini göstermek için kullanılır. @@ Evrim Ağacı üzerindeki dalların her bir parçasıdır. Bu çizgiler, belirli bir popülasyonu ya da taksonomik öbeğin zaman içerisindeki değişimini temsil eder. @@ Türlerin ve tür içi popülasyonların geçmişlerini ve diğer türler ile tür içi popülasyonlarla olan evrimsel ilişkilerinin tümüne verilen isimdir. Evrim Ağacı ya da Yaşam Ağacı ile temsil edilir. Aşağıdaki görselde, geniş canlı grupları arasındaki ilişkiler (filogeni), bir evrim ağacı üzerinde gösterilmektedir: @@ Filoloji, bir dilin tarihsel süreç içerisindeki hâlini ve geçmişini, yapısını, öbür dillerle olan benzerliklerini ve farklılıklarını inceleyen bilim dalıdır. Kelime, köken olarak Yunancada kelime sevgisi anlamına gelen "Philos" ve "Logos" kelimelerinden oluşmuştur.[1] @@ İnce ve aktin bakımından zengin göze zarı uzatısı. Hücre göçünde, yaraların iyileşmesinde ve nörit büyümesinde önemli bir role sahiptir. Nöronlarda dendritik dallar için precursor (öncü madde) görevi görür.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- FİLOZOF CEMAL HATİPOĞLU ile/ve/||/<> HİLMİ BEY

( İbn Arabî'ci. İLE/VE/||/<> İmam Rabbânî'ci.[Marmara Kıraathanesi] )


- FINALLY :/yerine SONUNDA


- FISH (FLORESAN İN SİTU HİBRİDİZASYON)[İng. FISH (FLUORESCENCE IN SITU HYBRIDIZATION)] ile/||/<> ANOMALİ[İng. ANOMALY] ile/||/<> TRANSLOKASYON[İng. TRANSLOCATION]

( Floresan probların uygulandığı doku ve göze örneklerinde translokasyon, inversiyon, delesyon ve diğer yapısal ve sayısal kromozom anomalileri gibi spesifik DNA ya da RNA dizilerinin belirlenmesi için kullanılan birçok teknikten biridir. Hem bölünen hem de bölünmeyen gözelere uygulanabilir. @@ Beklenen değer, kural ya da özellikten sapma; doğuştan kusurlu oluşum ya da normalin dışında olmak anlamlarına gelen bir terim. @@ Kromozomlar (genellikla karşılıklı olanlar) arasındaki kromozomal metaryalin aktarımıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- FİTOTERAPİ/PHYTOTHERAPY[İng.] değil/yerine/= BİTKİSEL SAĞALTIM


- FİZİK[İng. PHYSICS] ile/||/<> ALLOPATRİK TÜRLEŞME[İng. ALLOPATRIC SPECIATION] ile/||/<> AMPER[İng. AMPERE] ile/||/<> ANGSTRÖM[İng. ANGSTROM] ile/||/<> ANTROPOLOJİ[İng. ANTHROPOLOGY] ile/||/<> COULOMB ile/||/<> FARAD ile/||/<> SİMPATRİK TÜRLEŞME[İng. SYMPATRIC SPECIATION]

( Maddeyi, maddenin uzay-zaman boyunca hareketlerini ve davranışlarını, maddenin enerji ile olan etkileşimlerini deneye ve gözleme dayalı olarak inceleyen bilim dalı. Fizik; kuarklar, leptonlar ve bozonlar gibi temel parçacıklardan galaksi süperkümelerine kadar çok geniş bir yelpazede birçok fenomeni inceler. @@ Fiziksel bariyerler sebebiyle meydana gelen coğrafi ve cinsel izolasyon sonucu oluşan türleşmedir. @@ Uluslararası Birimler Sistemi'nde (SI) elektrik akımının birimidir. Akım şiddetinin birimi olan Amper, adını Fransız fizikçi André Marie Ampère'den almaktadır. @@ Bir metrenin on milyarda birine karşılık gelen uzunluk birimidir. Yani 1 Angström 0,0000000001 metredir. Matematiksel olarak 1*10-10 m ya da 1e-10 m biçiminde gösterilir. Işın dalga boyunun ölçülmesinde kullanılır. Sembolü "Å"'dır. Angström birimi, adını İsveçli fizikçi Anders Ångström’dan almaktadır. @@ İnsanlığın evrimsel kökenlerini, bir tür olarak diğer türlerden farklılığını, zaman içinde sosyal varoluş biçimlerimizdeki büyük çeşitliliği anlamak amacıyla insanlığın sistematik olarak incelenmesi. Fiziksel (biyoloji ve evrim), kültürel (etnoloji), sosyal, dilsel ve psikolojik antropoloji dallarından oluşur. @@ Uluslararası Birimler Sistemi'nde (SI) elektrik yükünün birimidir. C olarak kısaltılır. 1 Coulomb, 1 Amper şiddetindeki bir elektrik akımının iletken bir tel üzerinde 1 saniye boyunca akması durumunda taşınan elektrik yükü miktarıdır. Adını, Fransız fizikçi Charles Augustin de Coulomb'dan almıştır. 1 Coulomb yaklaşık 6,24*1024 elektrik yüküne eşittir. @@ Uluslararası Birimler Sistemi'nde (SI) kapasitansın birimidir ve 1 Coulomb/Volt'a tekabül eder. Adını İngiliz fizikçi Michael Faraday'dan almıştır. Farad, elektronik devreler için oldukça büyük bir birimdir, bu yüzden elektronik devrelerde kullanılan sığaçların kapasitansı mikrofarad (μF), nanofarad (nF) ve pikofarad (pF) gibi alt birimlerle ifade edilir. @@ Allopatrik türleşmenin aksine fiziksel bariyerlerle birbirlerinden ayrılmayan popülasyonlar içinde meydana gelen türleşmeye verilen addır. Genellikle çok-kromozomluluk (polyploidy) ya da zamansal bariyerler (çiftleşme dönemleri gibi) aracılığıyla meydana gelir. Türleşmenin coğrafi izolasyona bağlı olmaksızın, aynı coğrafya içerisinde, farklı tip izolasyonlar (zamansal, davranışsal, gametik, mekanik, vs.) sonucu oluşmasıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- FİZYOLOJİ/PHYSIOLOGY[İng.] değil/yerine/= ORGANİZMA İŞLEV BİLİMİ


- FİZYOPATOLOJİ/PHYSIOPATHOLOGY[İng.] değil/yerine/= SAYRILIK OLUŞUM BİLİMİ


- FLASHBULB HAFIZA/FLASHBULB MEMORY[İng.] değil/yerine/= AYRINTILI OLAY BELLEĞİ


- FLASİDİTE/FLACCIDITY[İng.] değil/yerine/= GEVŞEKLİK


- FLEKSİBİLİTE/FLEXIBILITY[İng.] değil/yerine/= ESNEKLİK


- FLEMING-KENNELLY LAW[İng.] / LOI DE FLEMING-KENNELLY[Fr.] / FLEMING-KENNELLYSCHE GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= FLEMİNG-KENNELLY YASASI


- FLUORIMETRY[İng.] ile/değil/yerine/= FLORİMETRİ


- FLOROSKOPİ/FLUOROSCOPY[İng.] değil/yerine/= X-IŞINIYLA BAKI


- FLOW CHEMISTRY ile/||/<> BATCH CHEMISTRY

( Flow chemistry sürekli akış reaktöründe reaksiyon yaparken İLE batch chemistry kapalı sistem reaksiyonu yapar )

( Formül: Continuous flow )


- FLOW CYTOMETRY[İng.] değil/yerine/= AKAN GÖZE ÖLÇÜMÜ


- FLOW CYTOMETRY ile/||/<> CELL SORTİNG

( Flow cytometry hücre analiz tekniğiyken İLE cell sorting hücre ayırma tekniğidir )

( Formül: FACS )


- FLOW CYTOMETRY ile/||/<> FLORESAN MİKROSKOPİ

( Flow hücre sayımı, floresan görüntüleme. )

( Formül: Cell counting İLE imaging )


- FLOWMETRY[İng.] değil/yerine/= AKIŞÖLÇÜMÜ


- FLOWNESS vs. CONTINUOUSNESS/CONTINUITY


- FLUXIONALİTY ile/||/<> STEREOKİMYASAL RİJİDİTE

( Fluxional dinamik NMR değişimi, rijit sabit. )

( Formül: Berry İLE static )


- FLY :/yerine UÇMAK


- FMA/FOUNDATIONAL MODEL OF ANATOMY[İng.] değil/yerine/= ANATOMİ TEMEL MODELİ


- fMRI ile/ve/||/<> PET


- FOLKSONOMİ/FOLKSONOMY[İng.] değil/yerine/= TOPLUMSAL SINIFLANDIRMA


- FÖRST LEYDİ/FIRST LADY değil/yerine/= BAŞBAYAN


- PHOSPHORIMETRY[İng.] / PHOSPHORIMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= FOSFORİMETRİ


- PHOTOJUNCTION BATTERY[İng.] ile/değil/yerine/= FOTOCKLEM PİL


- PHOTODOSIMETRY[İng.] ile/değil/yerine/= FOTODOZÖLÇÜM


- PHOTOSENSIVITY[İng.] ile/değil/yerine/= FOTODUYARLILIK


- PHOTOELASTICITY[İng.] / PHOTOÉLASTICITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= FOTOELASTİKLİK


- PHOTOELECTRIC, PHOTOELECTRICITY[İng.] / PHOTOÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= FOTOELEKTRİK


- PHOTOELECTRICITY[İng.] / PHOTOÉLECTRICITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= FOTOELEKTRİKLİK


- PHOTOELECTRON SPECTROSCOPY[İng.] / SPECTROSCOPIE PHOTOÉLECTRONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= FOTOELEKTRON TAYF BİLGİSİ


- PHOTOHYALOGRAPHY[İng.] ile/değil/yerine/= FOTOHİYALOGRAFİ


- PHOTOCONDUCTIVITY[İng.] / PHOTOCONDUCTIVITÉ[Fr.] / PHOTO LEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= FOTOİLETKENLİK


- PHOTOTHERMOELECTRICITY[İng.] ile/değil/yerine/= FOTOISILELEKTRİK


- PHOTOMICROGRAPHY[İng.] ile/değil/yerine/= FOTOMİKROGRAFİ


- PHOTON THEORY[İng.] / THÉORIE DU PHOTON[Fr.] ile/değil/yerine/= FOTON KURAMI


- FOTOTERAPİ/PHOTOTHERAPY[İng.] değil/yerine/= IŞIK SAĞALTIMI


- FOURIER ile/ve/||/<>/> CAUCHY ile/ve/||/<>/> DIRICHLET

( 1807 ile/ve/||/<>/> 1853 ile/ve/||/<>/> 1859 )


- (not FOURTY) FORTY


- FPGA/FİELD-PROGRAMMABLE GATE ARRAY[İng.] değil/yerine/= PROGRAMLANABİLİR KAPI DİZİSİ


- FRACTAL GEOMETRY ile/||/<> EUCLİDEAN GEOMETRY

( Fractal geometry kendine benzer ölçek değişmez yapıları incelerken İLE Euclidean geometry düz uzay geometrisidir )

( Formül: Hausdorff dimension )


- FRAJİLITE/FRAGILITY[İng.] değil/yerine/= KIRILGANLIK


- FRC/FRK/FUNCTIONAL RESIDUAL CAPACITY[İng.] değil/yerine/= FONKSİYONEL İŞLEVSEL ARTAKALAN SIĞA, REZİDÜEL KAPASITE


- FREE(DOM) vs./and ORIGINAL(ITY)


- FREKANS[İng. FREQUENCY] ile/||/<> FOTON[İng. PHOTON] ile/||/<> FREKANS (BİYOLOJİ)[İng. FREQUENCY (BIOLOGY)] ile/||/<> FREKANSA BAĞLI SEÇİLİM[İng. FREQUENCY-DEPENDENT SELECTION] ile/||/<> GENETİK DENGE[İng. GENETIC EQUILIBRIUM]

( Birim zamanda bir noktadan geçen dalga boyu. Birimi hertzdir (Hz). Titreşim hızı ne kadar artarsa, frekans o kadar artar. En düşük frekansa sahip dalgalar radyo dalgaları, en yüksek frekansa sahip dalgalar ise gama ışınlarıdır. @@ Esas olarak bir elektromanyetik radyasyon paketi olan bir ışık parçacığıdır. Fotonun enerjisi, frekansına bağlıdır. Foton ayrıca elektromanyetik kuvvetin, kuvvet taşıyıcısıdır. Frekans ne kadar yüksekse, fotonun sahip olduğu enerji o kadar fazladır. @@ Bir fenotipin, genotipin, gametin ya da alelin bir popülasyon içinde bulunma yüzdesidir.Her 10 bireyden 6'sı belirli bir özelliği gösteriyorsa, o özelliğin frekansı %60 ya da 0.6'dır. @@ Bir bireyin uyum başarısını arttıran bir özelliğin, o özelliğin popülasyon içerisindeki frekansına bağlı olduğu durumda görülen seçilim tipidir. Çoğu zaman bu tip seçilimde, frekansı yüksek olan özellikler bireyin başarısını düşürürken, frekansı düşük olan özellikler bireyin başarısını arttırır. Bir nevi "az olanın kıymetli olması" gibi düşünülebilir. @@ Popülasyonun jenerasyondan jenerasyona evrim geçirmediği; genetic havuzdaki frekansların sabit kaldığı durum

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- FREQUENCY STABILITY[İng.] / STABILITÉ DE FRÉQUENCE[Fr.] / FREQUENZSTABILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= FREKANS KARARLILIĞI


- FREQUENCY :/yerine FREKANS


- FREQUENTLY :/yerine SIKÇA


- FRIENDLY :/yerine ARKADAŞÇA


- FRIENDSHIP vs. SEXUALITY


- FT-IR/FOURIER TRANSFORM INFRARED SPECTROSCOPY[İng.] değil/yerine/= FOURİER DÖNÜŞÜMÜ KIZILÖTESİ SPEKTROSKOPİSİ


- FULLY :/yerine TAMAMEN


- FUNDAMENTAL İLE HOMOLOGY İLE COHOMOLOGY ile/||/<> CEBİRSEL TOPOLOJİ

( Topolojik invaryantlar. )

( Formül: χ = Σ(-1)^i b_i )


- FUNNY :/yerine KOMİK


- FURNITURE vs. PROPERTY