Bugün[11 Nisan 2026]
itibarı ile 3.037 başlık/FaRk ile birlikte,
3.037 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(3/14)


- BELLEK[İng. MEMORY] ile/||/<> AMNEZİ[İng. AMNESIA] ile/||/<> BİLİŞSEL YETİLER[İng. COGNITIVE FACULTIES] ile/||/<> DOĞUŞTAN GELEN BAĞIŞIKLIK[İng. INNATE IMMUNITY] ile/||/<> FRONTAL LOB[İng. FRONTAL LOBE] ile/||/<> ÖN LOB[İng. FRONTAL LOBE] ile/||/<> PAPEZ HALKASI[İng. PAPEZ CIRCUIT]

( Öğrenilen bilgileri depolamaya ve istenildiği zaman kullanmaya olanak sağlayan yetenektir. @@ Beyinde meydana gelen hasarın bir sonucu olarak ortaya çıkan hafıza kaybı. Kazalardan sonra ortaya çıkabildiği gibi bastırma türünde bir savunma mekanizması ile de ortaya çıkabilir. @@ Bilişsel yetiler, doğru inançların bilgiye dönüşmesi için, epistemik güven ve değer içeren unsurlardır. Bu yetilere hafıza, algı, dikkat, farkındalık, kavrayış, odaklanma, sezgi ve muhakeme örnek verilebilir. Sosa gibi erdem epistemologları için en değerli bilişsel yetilerden biri entelektüel erdemdir. Ona göre kişi sahip olduğu erdem gibi yetiler yoluyla bilgiye ulaşabilir. @@ Yok sayılabilecek kadar düşük hafızaya sahip, daha önceden varolan ve özgül olmayan savunma sistemi. Genetik kökenli olması açısından ebeveynlerden yavrulara aktarılır. @@ Beynin duygusal ifade, problem çözme, hafıza, dil, yargı ve cinsel davranışlar gibi önemli bilişsel becerileri kontrol eden kısmıdır. Beynin en büyük kortikal bölgesidir ve serebral korteksin yaklaşık %40'ını oluşturur. Ön lob ya da alın lobu da denir. @@ Frontal Lob da denir. Beynin en büyük kortikal bölgesidir ve serebral korteksin yaklaşık %40'ını oluşturur. Beynin duygusal ifade, problem çözme, hafıza, dil, yargı ve cinsel davranışlar gibi önemli bilişsel becerileri kontrol eden kısmıdır. Özünde, kişiliğimizin ve iletişim yeteneğimizin "kontrol paneli"dir. Lobdaki her alan belirli bir işlevden (örn: motor, konuşma, yürütme işlevi) ve davranıştan sorumludur. Frontal lob ile beynin diğer kısımları arasındaki kapsamlı bağlantı ağı, frontal lob işlevlerini ve işlev bozukluklarını anlamayı zorlaştırır. @@ Duyguların deneyimlenmesi, etiketlenmesi ve ifade edilmesinde Papez halkası rol oynar. Ön talamik çekirdekler, lateral dorsal çekirdek ve medial dorsal çekirdekten oluşan ve uzaysal oryantasyon ve epizodik hafıza için merkez görevi gören limbik talamus, Papez halkasına bağlıdır. Papez halkası Alzheimer, Parkinson, Korsakoff sendromu, semantik bunama ve global amnezi ile ilişkilendirilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- BELLEK[İng. MEMORY] ile/||/<> ARA-BUL-GERİYE GETİR[İng. SEARCH-FIND-RETRIEVE] ile/||/<> BELLEĞE YARDIMCI TEKNİKLER[İng. MNEMONIC TECHNIQUES] ile/||/<> BELLEK GENİŞLİĞİ[İng. MEMORY SPAN] ile/||/<> EPİSTEMİK MANTIK[İng. EPISTEMIC LOGIC]

( Öğrenilen bilgileri depolamaya ve istenildiği zaman kullanmaya yarayan yetenektir. @@ Bellekte depolanmış olan bir bilgiye ulaşıp onu hatırlama işlemidir. @@ Bildiğimiz materyallerle yeni öğrenmekte olduğumuz materyali ilişki içine sokarak bellekte daha iyi tutmaya yardımcı olan tekniklerdir. @@ Bir tek takdimden sonra bireyin tekrar edebildiği maddelerin (harf, sayı, kelime) sayısıdır. Ortalama bellek genişliğinin 5-9 arasında olduğu kabul edilmektedir.İ @@ Önermesel bilgi söz konusu olduğu zaman, bilgi ile ilgili önemli bir ayrım dikkati çeker. Bu ayrım Bertrand Russell tarafından yapılmıştır. Russell şeylerin bilgisi ve şeyler hakkında bilgi arasında bir ayrım yapar. İlki, herhangi bir nesne ya da kişiyi tanıma anlamında bilgiye, ikincisi ise, doğrunun elde edilmesi anlamında bilgiye işaret eder. Şeylerin bilgisi söz konusu olduğunda, bilginin nesnesi şeylerin kendisi ya da varlığın doğrudan kendisidir. Öznenin doğrudan farkında olduğu, tanıdığı şeyler buraya dâhil edilir. Duyu verileri, bellek aracılığıyla hatırlanan şeyler, içgözlem aracılığıyla doğrudan fark edilen zihinsel durumlar ve kavrama ile farkında olunan tümeller söz konusu nesneleri oluşturur. Bu türden bir bilgi, dolayımsız bir bilgidir ve bu dolayımsızlık durumu aklın hiçbir neden ya da gerekçeye başvurmadan doğruyu kavraması olarak düşünülmelidir. Şeyler hakkında bilgi söz konusu olduğunda ise, bilginin nesnesi doğru ve yanlış yüklemlerin taşıyıcısı olan önermelerdir. Dolayısıyla bu bağlamda herhangi bir şeyi bilmek demek, o şey hakkındaki belirli bir önermenin doğru olduğunu bilmek anlamına gelir. Bu anlamda, Türkiye’nin başkentinin Ankara olduğunu bilmek demek, bunu ifade eden “Türkiye’nin başkenti Ankara’dır” önermesini bilmek demektir. Cümleler aracılığıyla ifade edilen bu tür önermeler bilginin nesnesini oluşturur. Epistemik mantık, Hintikka’ya dayandırılır. Özellikle onun Knowledge and Belief metnine atıfta bulunulur. En genel anlamda bilgi hakkındaki tartışılanları formalize etme girişimleri içeriğini oluşturur. “S’ p’yi bilir.”, “S, p’yi bilmez.”, “S, p’ye inanır.”

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- BELLEK = HÂFIZA = MEMORY[İng.] = MÉMOIRE[Fr.] = GEDÄCHTNIS[Alm.] = MEMORIA[dissil/f.]/RECUERDO[eril/m.][İsp.]


- BELOVED vs. LOVELY


- BERNOULLİ NAZARİYESİ[Osm.] / BERNOULLI THEORY[İng.] / THÉORIE DE BERNOULLI[Fr.] / BERNOULLISCHE THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BERNOULLİ KURAMI


- BEY ile BEY ERKİ ile BEY SOYLU ile BEY ARMUDU ile BEY KARDEŞ


- BEY ile/ve/||/<>/> BOY

( Bey'in kararı/tutumu/dini vb. İLE/VE/||/<>/> Boy'un kararı/tutumu/dini. )


- BEYÂN[Ar.] ile HEDY[Ar.]


- BEYAZ OY ile YEŞİL OY ile KIRMIZI OY

( Kabul demektir. İLE Çekimser kalındığını gösterir. İLE Red demektir. )


- BEYKOZ[İNCİRKÖY] ve BEYLERBEYİ ve BEYOĞLU


- BFO/BASİC FORMAL ONTOLOGY değil/yerine/= TEMEL BİÇİMSEL VAROLUŞ


- Bİ-REY" değil BİREY


- BIAS İLE EXPLAINABILITY ile/||/<> PRIVACY ile/||/<> AI GÜVENİLİRLİĞİ

( Yapay zeka sistemlerinin etik boyutları. )

( Formül: Fairness metrics )


- BİBLIOTHERAPY değil/yerine/= OKUMA SAĞALTIMI


- DEFORMATION ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DE DÉFORMATION[Fr.] / DEFORMATIONSSENERGIE, UMFORMUNGSENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BİÇİM DEĞİŞTİRME ENERJİSİ


- BİDAYUH ile/ve/<> İBAN ile/ve/<> ORANG-ULU ile/ve/<> RUMAH TİNGGİ ile/ve/<> MALAY

( Kara Dayak uzun evi. İLE/VE/<> Irmak Dayak uzun evi. İLE/VE/<> Melanav evi. İLE/VE/<> Malay evi. )

( Malezya'nın Borneo Adası'nda bulunan Sarawak eyaletindeki, Sarawak Kültür Köyü'nde hepsi birarada görülebilmektedir. )


- BİLGİTEY(LİSE) ile/ve/<>/> BİLİMTEY(ÜNİVERSİTE)


- BİLİM[İng. SCIENCE] ile/||/<> ADEN- ile/||/<> AERODİNAMİK[İng. AERODYNAMICS] ile/||/<> ALOMETRİ[İng. ALLOMETRY] ile/||/<> ALOPATRİK MODEL[İng. ALLOPATRIC MODEL] ile/||/<> ANATOMİ[İng. ANATOMY] ile/||/<> ETOLOJİ[İng. ETHOLOGY] ile/||/<> FİZYOLOJİ[İng. PHYSIOLOGY]

( Evrendeki doğal olguları deney ve gözlemlerden elde edilen verilerle sistematik bir biçimde inceleyerek açıklamaya çalışan entelektüel ve pratik disiplin. Natüralist bir metodoloji ile doğru bilgiye ulaşmayı amaçlar. Bu alandaki araştırmacılara "bilim insanı" denir. Fizik, kimya, biyoloji ve jeoloji gibi çeşitli dalları bulunur. Bu alanda elde edilen bilgiler zaman içinde güncel veriler ışığında değişebilir, genişletilebilir ya da çürütülebilir. @@ "Bez" anlamına gelen bir ön ektir. Örneğin, "adenoloji" sözcüğü "bez bilimi" anlamına gelmektedir. @@ Hareket halinde olan bir cisim üzerinde havanın yarattığı etkileri inceleyen bilim dalıdır. Genellikle akışkanların ve spesifik olarak gazların hareketini inceler. @@ Vücut büyüklüğünün vücudun şekline, anatomiye, fizyolojiye ve davranışa bağlı olan ilişkisini inceleyen bilim dalıdır. Çoğu zaman, bir canlının gelişimi sırasında farklı parçalarının ya da boyutlarının farklı büyüme miktarı göstermesi için kullanılsa da sadece asimetrik büyüme analizini içermez. Bir organizmanın vücut biçimi, gelişim süresince farklı parçalarının oransal büyüme hızına bağlıdır. Vücudun kendine özgü şeklini almasını sağlayan bu orantılı büyümeye alometrik büyüme denir. Örneğin baş; insanın gelişimi sırasında vücuda oranla daha yavaş, bacaklar ise daha hızlı gelişmektedir. @@ Bir popülasyonun izole olduğunda seçilimin ve sürüklenmenin izolasyonun iki yanındaki popülasyonlara bağımsız olarak etki etmesi yoluyla türleşmenin gerçekleştiğini ileri süren hipotezdir. Günümüzde bilimsel gerçek olarak görülmektedir. @@ Canlıların vücut yapısını ve düzenlerini tanımlayan ve inceleyen bilim dalıdır. @@ Hayvan davranışlarını inceleyen zooloji alt dalıdır. Davranışçılık akımından farklı olarak, hayvanların doğal ortamlarında gözlenmesi gerektiği ekolüne sahiptirler; ancak artık ikisini de kapsayıcı bir çatı olarak görülmektedir. Etoloji, özellikle evrim, nöroanatomi ve ekoloji gibi bazı bilim dallarıyla sıkı işbirliği içinde yürütülen, laboratuvar ve alan çalışmalarını kapsar. Etolojinin amacı belirli bir hayvan grubunu değil, onların davranışlarını incelemektir ve çoğu kez tek bir davranış kalıbının, örneğin saldırganlığın değişik hayvanlarda nasıl ortaya çıktığını araştırır. Nöroetoloji olarak ayrılmış, sinirbilimin daha aktif dahil olduğu bir dalı bulunur. Özellikle etoloji üzerinde çalışan zoologlara etolog adı verilir.Modern etolojinin 1930 senesinde Hollandalı Nikolaas Tinbergen ile Avusturyalı etologlar Konrad Lorenz ve Karl von Frisch'in çalışmalarıyla başladığı kabul edilmektedir. Üçlü, yaptıkları çalışmalardan ötürü 1973 Nobel Fizyoloji Ödülü'nü paylaşmışlardır. @@ Canlı organizmaları ve sistemlerinin parçalarının işlevlerini inceleyen bilim dalıdır. Organizmaların, organ sistemlerinin, organların, gözelerin ve biyomoleküllerin canlı sistemi içinde işlevlerini nasıl yerine getirdiklerini ve birbirleriyle olan ilişkilerini kapsar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- BİLİMCİ ile/ve/<>/> ÖKE ile/ve/<>/> BİLGER ile/ve/<>/> BİLGEN ile/ve/<>/> BİLMEN ile/ve/<>/> YETİLBEY ile/ve/<>/> BİLİMBEY

( Biliminsanı, akademisyen. İLE/VE/<>/> Doktor. İLE/VE/<>/> Yardımcı doçent. İLE/VE/<>/> Doçent. İLE/VE/<>/> Profesör. İLE/VE/<>/> Dekan. İLE/VE/<>/> Rektör. )


- BİLİMTEY = MEDRESE = UNIVERSITY[İng.] = UNIVERSITÉ[Fr.] = UNIVERSITÄT[Alm.] = UNIVERSITÀ[İt.] = UNIVERSIDAD[İsp.]


- BİLLY ile TEKE

( BILLY vs. BILLY GOAT )

( مخفف نام ile توشتر )

( MOKHAFFF NAM ile TOOSHTAR )


- BİOBRİCK İLE GİBSON İLE GOLDEN GATE ile/||/<> DNA ASSEMBLY

( DNA parçalarını birleştirme teknikleri. )

( Formül: RFC[10]: Standard )


- BIOCOMPATIBILITY değil/yerine/= DİRİM GEÇİMLİLİĞİ


- BİOİNFORMATICS ile/||/<> CLASSICAL BİOLOGY

( Bioinformatics biyolojik verinin bilgisayar analizi yaparken İLE classical biology geleneksel morfolojik ve fizyolojik yaklaşım kullanır )

( Formül: Sequence analysis )


- BIOORTHOGONAL CHEMISTRY ile/||/<> IN VIVO CHEMISTRY

( Bioorthogonal chemistry canlı sistemde doğal süreçleri bozmayan kimya yaparken İLE in vivo chemistry canlı sistemin kendi kimyasal süreçleridir )

( Formül: Azide-alkyne )


- BİR SÜRÜ BİR ŞEYLER" değil BİR SÜRÜ ŞEY


- BİR ile EŞİT/MÜSÂVÎ[Ar. < SEVİYY]

( INTEGRATED vs. EQUAL )


- BİREY ile/ve/<> BİREYSELLİK

( Topluma ve tanrıya atıfta bulunmadan yaşayabilen. İLE/VE/<> ... )


- BİRİNCİ ile İLK SEBEP ile BİRİNCİ SINIF ile İLK VİTES ile ÜSTEĞMEN ile ÖNCELİKLE ile BİRİNCİ SINIF ile İLK DİZE ile AKLIMA İLK GELEN ŞEY ile İLK ELDEN ile İLK ÖNCE

( FIRST vs. FIRST CAUSE vs. FIRST CLASS vs. FIRST GEAR vs. FIRST LIEUTENANT vs. FIRST OF ALL vs. FIRST RATE vs. FIRST STRING vs. FIRST THING COMING TO MIND vs. FIRSTHAND vs. FIRSTLY )

( نخستين ile اولي ile اولين ile اول ile نخست ile اول آنکه ile ابتدا ile نزست ile علت اوليه ile درجهاول ile دنده يک ile ناوبان يکم ile اولاً ile درجه اول ile درجه يک ile متبادر بذهن ile دست اول ile درمرحله اول )

( NAKHASTYNE ile OLY ile OLYNE ile OL ile NAKHAST ile OL ANKEH ile EBTEDA ile نزست ile ALAT OLYYEH ile DARJEKAVEL ile DANDEH YK ile ناوبان يکم ile OLAN ile DARJEH OL ile DARJEH YK ile MOTBADAR BEZEAN ile DAST OL ile DARMARHALEH OL )


- PRIMARY BATTERY[İng.] / BATTERIE PREMIÈRE[Fr.] / PRIMÄRBATTERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRİNCİL BATARYA


- UNIFIED FIELD THEORY[İng.] / THÉORIE DU CHAMP UNIFIÉ[Fr.] / EINHEITLICHE FELDTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BİRLEŞİK ALAN KURAMI


- BİRLİK DİRENCİ[İng. ASSOCIATIONAL RESISTANCE] ile/||/<> BİRLİK HASSASLIĞI[İng. ASSOCIATIONAL SUSCEPTIBILITY]

( Bir bitkinin farklı bir bitki türüyle yakın konumsal birlik içinde bulunması nedeniyle edindiği savunma faydaları. @@ Bir bitkinin farklı bir bitki türüyle yakın konumsal birlik içinde bulunması sonucunda daha fazla otçulluğa maruz kalması.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- BİRLİK = VAHDET = UNITY[İng.] = UNITÉ[Fr.] = EINHEIT[Alm.] = UNITAS< UNUS[Lat.] = UNIDAD[İsp.]


- BIRTHDAY :/yerine DOĞUM GÜNÜ


- BİSİKLET ve/<> PATEN/KAYKAY


- BISTOURY[İng.] değil/yerine/= BİSTÜRİ

( Genelde laboratuvarda kullanılan bir tür bıçak.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- BİTEY ve/<> DİREY

( Bir bölgede yetişen bitkilerin tümü. VE/<> Belirli bir bölgede/ülkede yaşayan hayvanların tümü. )

( FLORA and/<> FAUNA )


- BİTKİBİLİM = BOTANY[İng.] = BOTANIQUE[Fr.] = BOTANIK[Alm.] = BOTANICA[İt.] = BOTÁNICA[İsp.]


- BİTKİLER ile BİTEY

( ... İLE Bir bölgede yetişen bitkilerin tümü. )

( PLANTS vs. FLORA )


- HAYATÎ KİMYA[Osm.] / BIOCHEMISTRY[İng.] / BIOCHIMIE[Fr.] / BIOCHEMIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BİYOKİMYA


- BİYOLOJİ[İng. BIOLOGY] ile/||/<> ABSİSİK ASİT[İng. ABSCISIC ACID] ile/||/<> ALTRÜİZM[İng. ALTRUISM] ile/||/<> ANALOG[İng. ANALOGY] ile/||/<> ANDROJENİ[İng. ANDROGYNY]

( Canlıları inceleyen bir doğa bilimi disiplinidir. Dünya'da bulunan çok çeşitli yaşam nedeniyle çok geniş bir alandır, bu nedenle biyologlar, çalışmalarında belirli alanlara odaklanır. Bu alanlar ya yaşam ölçeğine göre ya da incelenen organizma türlerine göre sınıflandırılır. @@ Bitkilerin büyüme, gelişme ve stres yanıtlarının regülasyonunda önemli rolleri olan bir bitki hormonudur. Tohum ve tomurcuk dormansisi, filizlenme, stomaların kapanması, yaprakların biyolojik yaşlanması, ozmotik regülasyon, büyümenin inhibisyonu gibi birçok fizyolojik durumda rol alır. @@ Biyolojide; doğrudan kendisine faydası olmasa bile diğer bireyin esenliğini arttıran, kendi esenliğini azaltan davranışlar sergilemektir. Özgecilik de denir. @@ Biyolojide, görünüş olarak benzer ancak köken olarak farklı yapılar için kullanılan terim. Örneğin midye ve balıklarda solungaçlar köken olarak tamamen farklıdır ancak görünüş ve işlev bakımından benzerdir. @@ Erkeksi ve kadınsı görülen özelliklerinin karışımına verilen addır. Biyolojik cinsiyet, toplumsal cinsiyet ya da cinsel kimlik ile ilgili olabilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- BIOLOGY[İng.] / BIOLOGIE[Fr.] / BIOLOGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BİYOLOJİ


- BİYOLOJİ[İng. < BIOLOGY] değil/yerine/= DİRİMBİLİM/DİRİLBİLİM


- BIOASSAY[İng.] ile/değil/yerine/= BİYOLOJİK DENEYLER


- BIOMETRY[İng.] / BIOMÉTRIE[Fr.] / BIOMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BİYOMETRİ, BİYOMETRE


- BİYOPSİ/BIOPSY değil/yerine/= PARÇA ALIMI


- BIOPSY[İng.] / BIOPSIE[Fr.] / BIOPSIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BİYOPSİ


- BIOTECHNOLOGY[İng.] / BIOTECHNOLOGIE[Fr.] / BIOTECHNOLOGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BİYOTEKNOLOJİ


- BLONDEL-REY LAW[İng.] / LOI DE BLONDEL-REY[Fr.] / BLONDEL-REYSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= BLONDEL-REY YASASI


- BODY :/yerine VÜCUT


- BOHR NAZARİYESİ[Osm.] / BOHR THEORY[İng.] / THÉORIE DE BOHR[Fr.] / BOHRSCHE THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BOHR KURAMI


- BOHR-VAN LEEUWEN NAZARİYESİ[Osm.] / BOHR-VAN LEEUWEN THEORY[İng.] / THÉORIE DE BOHR-VAN LEEUWEN[Fr.] / BOHR-VAN LEEUWEN-THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BOHR-VAN LEEUWEN KURAMI


- BOHR-WHEELER NAZARİYESİ[Osm.] / BOHR-WHEELER THEORY[İng.] / THÉORIE DE BOHR-WHEELER[Fr.] / BOHR-WHEELERSCHE THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BOHR-WHEELER KURAMI


- TAKSİM[Osm.] / DIVIDED BY[İng.] / DIVIDIERT DURCH[Alm.] ile/değil/yerine/= BÖLÜ


- DOMAIN THEORY[İng.] ile/değil/yerine/= BÖLÜT KURAMI


- BOND THEORY[İng.] değil/yerine/= BAĞ KURAMI

( Kavramsal öğrenmenin iki kavram arasında yer alan pekiştirilmiş tekrarlardan oluştuğunu ifade eden öğrenme kuramıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- BORN-İNFELD NAZARİYESİ[Osm.] / BORN-INFELD THEORY[İng.] / THÉORIE DE BORN-INFELD[Fr.] / BORN-INFELD-THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BORN-INFELD KURAMI


- BORN-VON KÁRMÁN THEORY[İng.] / THÉORIE DE BORN-VON KÁRMÁN[Fr.] ile/değil/yerine/= BORN-VON KÁRMÁN KURAMI


- LEERER RAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= BOŞ UZAY


- BOŞLUK ile DÜZ UZAY

( CAVITY vs. FLAT SPACE )


- BOSNA PİRAMİTLERİ'NDE:
GÜNEŞ ile/ve/||/<> AY

( Düz. İLE/VE/||/<> Basamaklı. )

( 8 piramit bulunmaktadır. En yükseği, 220 m.'dir.[12.000 yıl önceye tarihlendirilmektedir.] )


- BOTTOM-UP İLE TOP-DOWN İLE SELF-ASSEMBLY ile/||/<> NANO SENTEZ

( Nanomalzeme üretim stratejileri. )

( Formül: d = 2-100 nm )


- BOUNDARY :/yerine SINIR


- BOY ile BOY

( Bir şeyin tabanı ile en yüksek noktası arasındaki uzaklık. | Bir yüzeyde, en sayılan iki kenar arasındaki uzaklık. | Uzunluk. | Yol, ırmak, deniz kıyısı. | Kumaş için ölçü. İLE Ortak bir atadan türediklerine inanan, birbiriyle kan yakınlığı bulunduğuna inanarak evlenmeyen, toplumsal ve ekonomik ilişkilerini anaerkil ve/ya da ataerkil anlayışa uygulayan, geleneksel topluluk. Kabile, klan. )

( LENGTH/HEIGHT vs. LENGTH/HEIGHT )


- BOY[Oğuz] ile BOY[Oğuz]
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Çemen. İLE Kavim, boy, cemaat, reht. )


- BOY ile/ve KARAKTERİSTİK UZUNLUK

( The NCD Risk Faktörü Birliği'nin 'Yetişkin İnsanda Boy Uzunluğu Trendlerinin 100 Yılı' adlı araştırması, bir ülkede, belirli bir zamanda, bireylerin boy ortalamalarının ne olduğunu ve 100 yıl içinde bu rakamların nasıl değiştiğini ortaya çıkarmayı hedefliyor. XX. yüzyılın sonunda, en uzun erkekler [ortalama 183 cm. boy uzunluğuyla] Hollanda'da doğdu. En kısa kadınlar ise [ortalama 140 cm. boy uzunluğuyla] Guatemala'da doğdu. 1896'da en kısa ve en uzun boylu memleketlerin arasındaki fark (hem kadın, hem erkekte) 20 cm. olarak kaydedildi. Bu, yeterli beslenme ve hastalıklara yatkınlık bakımlarından çok büyük farklar anlamına geliyordu. Son 100 yılda boy uzunluklarının nasıl değiştiği de ülkeden ülkeye farklılık gösterdi. 1996 yılında doğan İran'lı erkekler, 1896'da doğanlara göre 17 cm., Güney Kore'li kadınlar 20 cm. kadar uzundu. Güney Asya ve Afrika gibi ülkelerde, bireyler, 100 yıl önce olduklarından pek farklı bir boy uzunluğunda değiller ve hatta bazı ülkelerde, bireyler, 50 yıl önce olduklarından daha kısalar. Araştırma, boy uzunluğunun farklı ülkelerde farklı miktarlarda değişmesinin nedenini anlamayı ve bu bilgiyi beslenme ve sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesi için kullanmayı hedefliyor. Bunun yanı sıra, boy uzamasının daha iyi bir sağlık ve daha uzun ömür anlamına geldiği bilgisinin yaygınlaşması da amaçlanıyor. )

( )


- BOY :/yerine OĞLAN


- BOYACIKÖY :

( Boyacıköy, Emirgan'dan ayrı bir mahalle gibi algılansa da Emirgan'a bağlı bir eski yerleşim bölgesidir. Sultan III. Selim tarafından "Kırkkilise" denilen Kırklareli'den 1806 - 1807 yılları arasında şayak ve benzeri kumaşları boyamak ve boyama sanatını yaygınlaştırmak amacı ile getirttiği 40 kişilik Kafroriyofi (Kafkaryadı, Kafkariyadi) ailesinin buraya yerleştirilmesi nedeni ile semtin adı Boyacıköy oldu. )


- BOYAMAK ile BOYALAMAK ile BOYALANMAK ile BOY ile BOYA ile BOYACI/LIK ile BOYALI ile BOY BOS ile BOY BOY ile BOY OTU ile BOYASIZ/LIK ile BOY BEYİ ile BOY AYNASI ile BOYA FİLMİ ile BOY ABDESTİ ile BOY MENTEŞE ile BOYA KALEMİ ile BOYA KUTUSU ile BOYACI KÜPÜ ile BOYA FIRÇASI ile BOYALI BASIN ile BOYA TABAKASI ile BOYA TABANCASI ile BOYACI SANDIĞI


- BOYUNA İLE ENİNE İLE YÜZEY ile/||/<> DALGA YÖNLERİ

( Parçacık salınımının dalga yayılımına göre yönü. )

( Formül: v = √(T/μ) (tel) )


- DISINTEGRATION ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DE DÉSINTÉGRATION[Fr.] / ZERFALLSENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BOZUNMA ENERJİSİ


- BRACHY- ile/||/<> BREVİ-

( Kısa. İLE/||/<> Kısa. )


- BRAİN İLE GUT İLE LİVER İLE KİDNEY ile/||/<> ORGANOİD MODELLERİ

( Lab ortamında mini organlar. )

( Formül: 3D kültür İLE 2-3 mm )


- BRANS-DİCKE NAZARİYESİ[Osm.] / BRANS-DICKE THEORY[İng.] / BRANS-DICKESCHE THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BRANS-DİCKE KURAMI


- BREİT-WİGNER NAZARİYESİ[Osm.] / BREIT-WIGNER THEORY[İng.] / THÉORIE DE BREIT-WIGNER[Fr.] / BREIT-WIGNER-THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BREİT-WİGNER KURAMI


- BRIEFLY :/yerine KISACA


- BT/COMPUTERIZED/COMPUTED TOMOGRAPHY TOMOGRAPHY | INFORMATION TECHNOLOGY değil/yerine/= BİLGİSAYARLI TOMOGRAFİ | BİLİŞİM TEKNOLOJİSİ


- BU ... ile ... (/BU ŞEY ile ŞEY)

( Betimleme/Tasvir/Tasavvur. İLE Kavram. )


- BUCKİNGHAM ile BUCKİNGHAM SARAYI ile PARA ile BUĞDAY ile BUKAROO ile BUCKEROO ile SAÇMALIK

( BUCKINGHAM vs. BUCKINGHAM PALACE vs. BUCK vs. BUCK WHEAT vs. BUCKAROO vs. BUCKEROO vs. BUCKSHOT )

( شوکا ile ديلار ile گندم سياه ile مربي اسب ile باکينگهام ile کاخ باکينگهام ile چار پاره ile چهارپاره ile ساچمه درشت ile ساچمه )

( SHOKA ile ديلار ile GANDAM SYAH ile MARBY ASB ile BAKYNAGEHAM ile KAKH BAKYNAGEHAM ile CHAR PAREH ile CHEHARPAREH ile SACHMEH DARSHT ile SACHMEH )


- BUĞDAY ve/<> BİSİKLET

( Uygarlığın en temel iki göstergesi. )

( Beyaz )

( ODYSSEUS )

( İlk buğday ya da buğdayın atası olarak kabul edilen buğday, Karacadağ (Urfa)'dandır. )


- BUĞDAY ile/ve/||/<>/> BUĞDAY ÇORBASI / GENDÜME/GENDİME (AŞI)


- BUĞDAY ile BUĞDAY UNU ile BUĞDAY BİTİ ile BUĞDAY PASI ile BUĞDAY RENGİ ile BUĞDAY GÜVESİ ile BUĞDAY BENİZLİ ile BUĞDAY SÜRMESİ


- BUĞDAY ile GÖCE

( ... İLE Dövülmüş, kabuksuz buğday. Tarhana, bulgur yapmak için kullanılan, kabuğu soyulmuş ve kırılmış buğday. )


- BUĞDAY ile HALFA[Ar. < İbr.]

( ... İLE Buğdaygillerden, lifleri, ip, çuval ve kâğıt yapımında kullanılan bir bitki. )

( ... cum STIPA TENACISSIMA )


- BUĞDAY değil/yerine/= KAPLICA

( ... İLE Taneleri ufak bir tür buğday. )

( ... cum TRITICUM MONOCOCCUM )


- BUĞDAY ile/değil/||/<> KARABUĞDAY/GREÇKA

( Karabuğday (Greçka), adından dolayı, tahıllarla birlikte ele alınıp sınıflandırılmasına karşın, Gramineae[Buğdaygiller] ailesinin içinde değildir. Üçgen biçimindeki tohumları tüketilen, Rusya, Ukrayna, Kuzey ve Doğu Avrupa, Kuzey Amerika, Japonya ve Çin gibi ülke ve bölgelerde üretilen bir bitkidir. Polygonaceae[Kuzukulağıgiller] ailesinin içindedir. )

( ... ile/değil/||/<> GREÇKA )

( [not] WHEAT vs./but/||/<> BUCKWHEAT )

( TRITICUM cum/||/<> FAGOPYRUM )


- BUĞDAY ile KARAKILÇIK BUĞDAYI

( ... İLE Kılçıkları siyah olan, kırmızı ya da beyaz, sert taneli buğday. )


- | BUĞDAY ile KEPEK ile ARPA/CEVDE ile ÇAVDAR | ile YULAF

( Gramineae ailesinin triticeae ve aveneae olmak üzere iki bölümü vardır. Buğday, çavdar ve arpa, triticeae; yulaf ise aveneae bölümündendir. )

( BESEK/BESDEK[Fars.]: Harman yerinde toplanılan buğday ve arpa demeti. )

( | WHEAT vs. BRAN, WHOLE-WHEAT vs. BARLEY vs. RYE | vs. OATS )

( | TRITICUM cum FURFUR/IS cum HORDEUM VULGARE cum SECALE CEREALE | cum AVENA SATIVA )


- BUĞDAY ile KIZILCA

( ... İLE Kızıla çalan bir tür buğday. | Kızıla çalan, az kızıl. | Aşırı derecede, kızıl. )


- BUĞDAY ve/||/>< KÖLÇER

( ... VE/||/>< Tanelere zarar veren bir buğday hastalığı. )


- BUĞDAY ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< "NEFES"

( "Adam olmayı" simgeler. VE/||/<> Nefsi simgeler. )


- VAPOUR DENSITY[İng.] / DENSITÉ DE VAPEUR[Fr.] / DAMPFDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= BUHAR YOĞUNLUĞU


- VAPORIZATION ENTHALPY[İng.] / ENTHALPIE DE VAPORISATION[Fr.] / VERDAMPFUNGSENTHALPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BUHARLAŞMA ENTALPİSİ


- BÜKRA[Ar.] ile GADÂT[Ar.] ile MESÂ'[Ar.] ile 'İŞÂ'[Ar.] ile 'ÂSŞİYY[Ar.] ile ASÎL[Ar.]


- FLEXIBILITY[İng.] ile/değil/yerine/= BÜKÜLEBİLİRLİK


- SLURRY[İng.] / BARTOBINE, PATÉ[Fr.] / TONSCHLAMM, DICKSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= BULAMAÇ


- TURBIDITY[İng.] ile/değil/yerine/= BULANIKLIK


- NEPHELOMETRY[İng.] / NÉPHÉLOMÉTRIE[Fr.] / NEPHELOMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BULANIKLIKÖLÇÜM, NEFELOMETRİ


- BULUCU/KEŞFEDİCİ DENEY ile/ve/||/<>/> DOĞRULAYICI DENEY


- APPARENT VISCOSITY[İng.] ile/değil/yerine/= BURGAÇ AĞDALILIK


- TORSION ELASTICITY[İng.] / ÉLASTICITÉ DE TORSION[Fr.] / TORSIONSELASTIZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= BURULMA ESNEKLİĞİ


- BURY :/yerine GÖMMEK


- BUSY :/yerine MEŞGUL


- BUY :/yerine SATIN ALMAK


- BIG BANG THEORY[İng.] / THÉORIE DU BIG BANG[Fr.] ile/değil/yerine/= BÜYÜK PATLAMA KURAMI


- BÜYÜK ile BÜYÜK FİNCAN ile KALIN BAĞIRSAK ile BÜYÜK NEHİR ile BÜYÜK BOY ile BÜYÜK MİKTAR ile BÜYÜK KANATLI ile BÜYÜKLÜK ile CÖMERTLİK

( LARGE vs. LARGE CUP vs. LARGE INTESTINE vs. LARGE RIVER vs. LARGE SIZE vs. LARGE SUM vs. LARGE WINGED vs. LARGENESS vs. LARGESS )

( کثير ile گت ile زياد ile بيوک ile گنده ile درشت ile کلان ile هنگفت ile وسيع ile جثه دار ile بزرگ ile جادار ile سترگ ile ساتگين ile رطل ile روده بزرگ ile معاء غلاظ ile روده فراخ ile شط ile بزرگانه ile مبلق هنگفت ile بزرگ بال ile فراخي ile کثرت ile گندگي ile هنگفتي ile درشتي ile گشاده دستي ile وسعت نظر )

( KESYR ile GET ile ZYAD ile BEYVAK ile GANDEH ile DARSHT ile KOLAN ile NPANGOFT ile VESYE ile JOSEH DAR ile BOZORG ile JADAR ile SETARG ile SATEGYNE ile RATAL ile RUDEH BOZORG ile معاء غلاظ ile RUDEH FARAKH ile SHAT ile BOZORGANEH ile MOBALGH NPANGOFT ile BOZORG BAL ile فراخي ile KASRAT ile گندگي ile NPANGOFTY ile DARSHTY ile GOSHADEH DASTY ile VOSAT NAZAR )


- BUZLU ile BUZLUK ile BUZLU CAM ile BUZLU ÇAY ile BUZLU DUMAN


- BY :/yerine TARAFINDAN


- C-BATTERY[İng.] / BATTERIE-C[Fr.] ile/değil/yerine/= C BATARYASI


- C-BATTERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= C-BATTERY


- C-PARITY[İng.] / PARITÉ C[Fr.] / C-PARITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= C PARİTESİ


- ÇAĞDAŞ = CONTEMPORARY[İng.] = CONTEMPORAIN[Fr.] = ZEITGENÖSSISCH[Alm.] = CONTEMPORANEO[İt.] = CONTEMPORÁNEO[İsp.]


- ÇAL KOY/ÇAL QOY ile KOYUN
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Alacalı koyun. )


- ÇALGAY ile KANAT
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Kuş kanadının ucları. )


- ÇALI BEBEĞİ ile AY AY


- CAMİ ile/ve SARAY

( Rum mimarlar tarafından inşa edilmiştir. İLE/VE Ermeni mimarlar tarafından inşa edilmiştir. )


- CAMİA[Ar., Fars.] = COMMUNITY[İng.] = COMMUNAUTÉ[Fr.] = COMMUNITAS[Lat.] = GEMEINSCHAFT[Alm.] = HË METUZIA[Yun.] = COMUNITA[İt.] = COMUNIDAD[İsp.] = GEMEENSCHAP[Fel.] = FÆLLESSKAB[Dan.] = OBŞÇESTVO[Rus.]


- CAN = TİRİM = PSYCHY[İng.] = ÂME[Fr.] = ANIMA, VITA[Lat., İt.] = LEBENSHAUCH, DAS BELEBENDE[Alm.] = TO PNEUMA, HO ZÕN[Yun.] = ALMA[İsp.] = ZIEL[Fel.] = SJÆL, İLDSJÆL[Dan.] = DUH[Rus.]


- CANDIDATE :/yerine ADAY


- CAN/HAYAT değil/yerine/= DİRİM/YAŞAY


- CAPABILITY :/yerine YETENEK


- CAPACITY vs. QUALITY


- CAPACITY :/yerine KAPASİTE


- CAPİT- ile/||/<> CEPHAL-/-CEPHALİSİA/-CEPHALOUS/-CEPHALİSM/-CEPHALUS/-CEPHALY ile/||/<> ENCEPHAL-/ENCEPHALO- ile/||/<> CRAN- ile/||/<> CEREBR-/CEREBRİ-/CEREBRO- ile/||/<> CORTİCO-/CORTİC- ile/||/<> ARACHNO- ile/||/<> AMYGDAL-/AMYGDALO- ile/||/<> FRONT-

( Baş. İLE/||/<> Başla ilgili, başın biçimi, baştaki anormallik. İLE/||/<> Kafatası. İLE/||/<> Beyin. İLE/||/<> Beyinle ilgili. İLE/||/<> Korteksle ilgili, bir örgenin yüzeyel tabakası. İLE/||/<> Örümcek, ince ağ benzeri yapı [araknoid: Beyin zarlarından biri]. İLE/||/<> Badem biçiminde, tonsille ilgili. İLE/||/<> Alın, ön. )


- CARATHÉODORY KÂİDESİ[Osm.] / CARATHÉODORY'S PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE DE CARATHÉODORY[Fr.] / CARATHÉODORY-PRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= CARATHÉODORY İLKESİ


- CAREFULLY :/yerine DİKKATLİCE


- CARNOT EFFICIENCY[İng.] / RENDEMENT DE CARNOT[Fr.] / CARNOT-LEISTUNGSFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= CARNOT VERİMİ


- COLLISION THEORY[İng.] / THÉORIE DES COLLISIONS[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇARPIŞMA KURAMI


- COLLISION FREQUENCY[İng.] ile/değil/yerine/= ÇARPIŞMA SIKLIĞI


- COLLISION DENSITY[İng.] / DENSITÉ DE COLLISION[Fr.] / STOSSDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇARPIŞMA YOĞUNLUĞU


- CARRY :/yerine TAŞIMAK


- CATEGORY :/yerine KATEGORİ


- CAUCHY RELATIONS[İng.] / RELATIONS DE CAUCHY[Fr.] / CAUCHY-BEZIEHUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= CAUCHY BAĞINTILARI


- CAUCHY DISPERSION EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE LA DISPERSION DE CAUCHY[Fr.] / CAUCHY-DISPERSIONSGLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= CAUCHY DAĞILIM DENKLEMİ


- CAUCHY DISPERSION FORMULA[İng.] / FORMULE DE DISPERSION DE CAUCHY[Fr.] / CAUCHY-DISPERSIONSFORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= CAUCHY DAĞILIM FORMÜLÜ


- CAUCHY DISTRIBUTION[İng.] / DISTRIBUTION DE CAUCHY[Fr.] / CAUCHY-VERTEILUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= CAUCHY DAĞILIMI


- CAUCHY NUMBER[İng.] / NOMBRE DE CAUCHY[Fr.] / CAUCHY-NUMMER, CAUCHY-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= CAUCHY SAYISI


- CAUSAL SET THEORY ile/||/<> KONTİNUUM UZAY

( Causal set theory uzayın diskret yapısını öngörürken İLE kontinuum uzay sürekliliği varsayar )

( Formül: Poisson dağılımı )


- ÇAY ile ADA /ÇAYI/DAĞ ÇAYI

( ... İLE Ballıbabagillerden, yurdumuzda çok yetişen tüylü ve beyazımtırak yaprakları olan güzel kokulu bir bitki. )

( ... cum SALVIA OFFICINALIS )


- ÇAY ile ÇAY

( Çaygillerden bir ağaççık. | Bu ağaççığın özel işlemlerle kurutulan yaprağı. | Bu yaprakların haşlanması ile elde edilen, sarımtrak kırmızı renkli içecek. | Konukların, çay, börek, çörek gibi yiyeceklerle ağırlandığı toplantı. | Müzikli toplantı. İLE Dereden büyük, ırmaktan küçük akarsu. )


- ÇAY ile ÇAYELİ ile ÇAY OCAĞI ile ÇAY SAATİ ile ÇAY KAŞIĞI ile ÇAY TAKIMI ile ÇAY ŞEKERİ ile ÇAY BAHÇESİ ile ÇAY BARDAĞI ile ÇAY FİNCANI ile ÇAY SERVİSİ ile ÇAY MAKİNESİ


- ÇAY değil/yerine IHLAMUR

( ... cum TILIA )


- ÇAY ile/ve/değil/yerine/<> YEŞİL/KÖK ÇAY

( THEA CHINENSIS cum ... )


- CAYAMBE ile/ve SARA URCU ile/ve ANTISANA ile/ve COTUPAXI ile/ve CHIMBARAZI ile/ve TUNGURAHU ile/ve EL ATAR ile/ve SANGAY

( Yanardağlar ülkesi Ekvador'da bulunan etkin yanardağlar. )


- CBCT/CONE BEAM COMPUTERIZED/COMPUTED TOMOGRAPHY değil/yerine/= KONİ IŞINLI BİLGİSAYARLI TOMOGRAFİ


- CCTA/CORONARY COMPUTERIZED TOMOGRAPHY-ANGIOGRAHY, CORONARY COMPUTED TOMOGRAPHY-ANGIOGRAHY değil/yerine/= KORONER BİLGİSAYARLI TOMOGRAFİ ANJIOGRAFİ


- CD (SÜRÜCÜ) ile/||/<>/> DVD (SÜRÜCÜ) ile/||/<>/> BLUE-RAY (SÜRÜCÜ)

( ... İLE/||/<>/> kırmızı lazere maruz kalmaktadır. İLE/||/<>/> Mavi ve mor lazerler kullanılmaktadır. )

( 650 MB ile sınırlıdır. İLE/||/<>/> 4.7 GB ile sınırlıdır. İLE/||/<>/> 5 GB ile 100 GB arasında veri kaydedilebilir. )


- BINDING ENERGY[İng.] / BAND D'ÉNERGIE, ÉNERGIE DE LIAISON[Fr.] / BINDUNGSENERGIE, ZUSAMMENHANGSENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK BAĞLAMA/BAĞLANMA ENERJİSİ, BAĞLAMA ENERJİSİ


- NUCLEAR CHEMISTRY[İng.] / CHIMIE NUCLEAIRE[Fr.] / KERNTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK KİMYASI


- NUCLEAR MAGNETIC RESONANCE TOMOGRAPHY[İng.] / TOMOGRAPHIE PAR RÉSONANCE MAGNÉTIQUE NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNMAGNETISCHE RESONANZTOMOGRAPHIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK MANYETİK REZONANS TOMOGRAFİSİ


- NUCLEAR POTENTIAL ENERGY[İng.] / ÉNERGIE POTENTIELLE NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNPOTENTIALENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK POTANSİYEL ENERJİSİ


- CELEBRITY :/yerine ÜNLÜ


- ÇELİŞİK = MÜTENAKIZ = CONTRADICTORY[İng.] = CONTRADICTOIRE[Fr.] = KONTRADIKTORISCH, WIDERSPRECHEND[Alm.] = CONTRADICTORIUS[Lat.] = CONTRADECIR[İsp.]


- CELLULAR İLE MOLECULAR İLE SYSTEMİC İLE EVOLUTİONARY ile/||/<> YAŞLANMA KURAMLERİ

( Yaşlanmanın farklı seviyeleri. )

( Formül: Hayflick limit ~50 )


- CENNET ile GÖKSEL ile GÖK CİSİMLERİ ile GÖKSEL ÜCRET ile GÖKSEL VAHİY ile GÖKSEL DÜNYA

( HEAVEN vs. HEAVENLY vs. HEAVENLY BODIES vs. HEAVENLY REMUNERATION vs. HEAVENLY REVELATION vs. HEAVENLY WORLD )

( بهشت ile اخروي ile اهل بهشت ile ملکوتي ile سماوي ile آسماني ile بهشتي ile اجسام سماوي ile افلاکيان ile اجسام آسماني ile اجرا اخروي ile محي منزل ile عالم ملکوت )

( BACPEHSHT ile AKHROY ile HAL BACPEHSHT ile MOLKOTY ile سماوي ile ASMANY ile BACPEHSHTY ile اجسام سماوي ile افلاکيان ile AJSAM ASMANY ile EJRA AKHROY ile محي منزل ile ALAM MOLKOT )


- -CENOSİS ile/||/<> -RHEA/-RRHEA/-RRHOEA/-RRHOEA ile/||/<> -RHAGE/-RRHAGE/-RRHAGİA/-RRHAGY ile/||/<> LOCHİO-

( Akıntı, cerrahi olarak çıkarma. İLE/||/<> Akıntı, sızıntı. İLE/||/<> İleri derecede, aşırı akıntı. İLE/||/<> Çocuk doğumundan sonraki akıntı ile ilgili, puerperal. )


- CENTURY :/yerine YÜZYIL


- CEREMONY :/yerine TÖREN


- CERÎ/CERY[Ar.] ile CERÎ'[Ar. < CÜR'ET]

( Cereyan. İLE Yiğit, cesur, gözü pek, yürekli. )


- CERTAINLY :/yerine KESİNLİKLE


- ÇEVRE-GENOTİP ETKİLEŞİMİ[İng. GENOTYPE-ENVIRONMENT INTERACTION] ile/||/<> ÇEVRESEL ÇEŞİTLİLİK[İng. ENVIRONMENTAL DIVERSITY]

( Çevrenin etkisiyle fenotiplerde meydana gelen değişimlerin genotipe bağlı olması durumudur. Aynı yerde yaşayan insanlardan bazılarının mevsimlere bağlı olarak deri rengi değişirken, bazılarının değişmez. Bunun sebebi, genotipin fenotip üzerindeki etkisidir.) @@ Deneyimledikleri çevrelerin farklı olmasından ötürü bir popülasyonun bireylerinde görülen farklılıklardır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- CFT İLE ADS/CFT İLE HOLOGRAPHY ile/||/<> DUALİTE VE YAZIŞMALAR

( Farklı kuramlar arası ilişkiler. )

( Formül: Z_CFT = Z_gravity )


- CHALCEDONY ile/||/<> CARNELIAN

( Mikrokristalin bir kuvars türü. İLE/||/<> Kırmızımsı turuncu renkte bir kalsedon türü. )

( Mohs Sertlik Derecesi: 6.5-7 İLE/||/<> 6.5-7
Işık Kırma İndisi: 1.53-1.54 İLE/||/<> 1.53-1.54
Rengi: Mavi, gri, beyaz İLE/||/<> Kırmızımsı turuncu
Molekül yapısı: SiO² İLE/||/<> SiO² )


- CHANCE vs. POSSIBILITY


- [not] CHANCE vs. PROBABILITY


- CHAOS THEORY ile/||/<> LİNEAR DYNAMICS

( Chaos theory deterministik ama öngörülemeyen sistemleri incelerken İLE linear dynamics basit lineer davranış gösterir )

( Formül: Lyapunov exponent )


- CHARITY :/yerine HAYIR KURUMU


- CHEMICAL BIOLOGY ile/||/<> BIOCHEMISTRY

( Chemical biology kimyasal araçlarla biyolojik sistem incelerken İLE biochemistry doğal biyomoleküllerin kimyasını inceler )

( Formül: Chemical probe )


- CHROMATİC HOMOTOPY ile/||/<> STABLE HOMOTOPY

( Chromatic homotopy periodic fenomenlerle süzme yaparken İLE stable homotopy genel stabilizasyon sürecidir )

( Formül: Chromatic spectral sequence )


- CHRONOBİOLOGY ile/||/<> STATİC BİOLOGY

( Chronobiology biyolojik ritim ve zaman döngüleri incelerken İLE static biology zamandan bağımsız biyolojik süreçleri inceler )

( Formül: Circadian rhythm )


- DOUBLE BETA DECAY[İng.] / DÉSINTÉGRATION BÊTA DOUBLE[Fr.] / DOPPEL-BETAABKLINGEN, DOPPEL-BETA-ZERFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT BETA BOZUNUMU


- ÇİFT TARAFLI İÇBÜKEY ile BİR TARAFI İÇBÜKEY, ÖBÜR TARAFI DIŞBÜKEY

( CONCAVO vs. CONCAVO CONVEX )


- OUTPUT, STRENGTH, YIELD, PRODUCTIVITY[İng.] / PUISSANCE, RENDEMENT, TENEUR, PRODUCTIVITÉ[Fr.] / LEISTUNG, PRODUCTIVITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇIKTI, VERİM


- ÇİL ile ÇİL[Oğuz] ile ÇİLDEY
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Gövde üzerinde kalan darp izi. İLE Gövdesel bir kusur. İLE Atın göğsünün üst tarafında ortaya çıkan bir çıban. )


- CİNSİYET değil/yerine/= EŞEY


- ÇIRGUY ile ÇIRGUY
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Bir ok ucunun sivri noktası. İLE Kaftanın iki yanında bulunan, içinden kuşağın geçtiği ilmekler. )


- ŞEY:
CİSİM ANLAMINDA ile/ve VAR ANLAMINDA

( THING: MEANING IN SUBSTANCE vs./and MEANING IN EXISTS )


- CİSM[Ar.] ile ŞEY'[Ar.]


- CITY :/yerine ŞEHİR


- MERCURY[İng.] / MERCURE[Fr.] / QUECKSILBER[Alm.] ile/değil/yerine/= CIVA


- CİVAR değil/yerine/= DOLAY


- LINEAR CHARGE DENSITY[İng.] / DENSITÉ DE CHARGE LINÉIQUE[Fr.] / LINEARE LADUNGSDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİZGİSEL YÜK YOĞUNLUĞU


- CİZYE ile HUMUS ile FEY


- -CLASİA/-CLASİS ile/||/<> -CLAST/-CLASTY

( Parçalanma, ayrılma, yırtılma, haraplanma. İLE/||/<> Parçalara ayrılmış, parçalanmış. )


- [not] CLASSIFICATION vs. CATEGORY

( CATEGORY instead of CLASSIFICATION )


- CLEAR vs. CLARITY


- CLEARLY :/yerine AÇIKÇA


- CLEAR(NESS) vs. CERTAINTY


- CLICK CHEMISTRY ile/||/<> TRADITIONAL ORGANIC CHEMISTRY

( Click chemistry yüksek verimli seçici reaksiyonlarken İLE traditional organic chemistry çok adımlı düşük verimli sentezlerdir )

( Formül: CuAAC reaction )


- CLIMATOLOGY[İng.] değil/yerine/= KLİMATOLOJİ

( Klimatoloji ya da iklim bilimi, zaman içinde gerçekleşen atmosfer ve hava olaylarını inceleyen bilim dalıdır.[1] Klimatoloji bilimi, hava durumu modellerini analiz etmeye ve bu hava olaylarına neden olan atmosferik koşulları anlamaya odaklanır.[2] Bu alanda çalışmalar yapan bilim insanlarına klimatolog denir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- CLOSELY :/yerine YAKINDAN


- ÇOCUK GELİŞİMİ KURAMLARINDA:
ABRAHAM MASLOW ve/||/<> ERIK ERIKSON ve/||/<> JEAN PIAGET ve/||/<> LAWRENCE KOHLBERG ve/||/<> JOHN BOWLBY

( Gereksinimler sıradüzenine işaret etmiştir. VE/||/<> Bireylerin, sorunlarını çözme olanaklarının bulunduğuna işaret etmiştir. Gelişimin, sekiz aşaması olduğunu öne sürmüştür. Benlik güçlerinin, gelişimsel sorunların başarılı biçimde çözülmesiyle kazanıldığına işaret etmiştir. VE/||/<> Bilişsel gelişimin aşamalarını ortaya koymuş ve çocukların, belirli gelişimsel aşamalara özgü, beceri ve davranışlarının olduğunu, kavramlarla açıklamıştır. VE/||/<> Piaget'in önerdiği, bilişsel gelişim kavramları ile ahlâkî kavramların kazanımı arasındaki ilişkiyi araştırmıştır. VE/||/<> Çocuğun, duygusal ve davranışsal gelişimi ile ilgisi olduğu düşünülen, anneye bağlanmaya vurgu yapmış ve bağlanma kuramını ortaya atmıştır. )


- CODİNG THEORY ile/||/<> COMPRESSION THEORY

( Coding theory hata düzeltme kodlarını incelerken İLE compression theory veri sıkıştırma algoritmalarını inceler )

( Formül: Hamming distance )


- COĞRAFYA = GEOGRAPHY[İng.] = GÉOGRAPHIE[Fr.] = ERDKUNDE[Alm.] = GEOGRAFIA[İt.] = GEOGRAFÍA[İsp.]


- ÇOK "ŞEYLER" değil ÇOK ŞEY


- COMBINATORIAL CHEMISTRY ile/||/<> TRADITIONAL SYNTHESIS

( Combinatorial chemistry çok sayıda bileşiği paralel sentez ederken İLE traditional synthesis tek tek molekül sentezi yapar )

( Formül: Library screening )


- COMEDY :/yerine KOMEDİ


- COMFORT vs./and CLOSENESS/SYMPATHY


- COMMERCIAL LAW and/||/<> COMMERCIAL UNDERTAKINGS LAW and/||/<> COMMERCIAL TRANSACTIONS AND APPLICABLE RULES and/||/<> COMMERCIAL LITIGATITION and/||/<> COMMERCIAL/TRADE REGISTRY

( Ticaret hukuku. VE/||/<> Ticarî işletme hukuku. VE/||/<> Ticari işler ve tâbi oldukları kararlar. VE/||/<> Ticarî yargı. VE/||/<> Ticaret sicili. )


- COMMUNITY vs. SOCIETY


- COMMUNITY :/yerine TOPLUM


- COMPANY :/yerine ŞİRKET


- COMPLEMENTARY vs. COMPLIMENTARY


- COMPLEMENTARY ile/||/<> SUPPLEMENTARY

( Complementary toplam 90° İLE supplementary toplam 180°. )

( Formül: Sum to 90° İLE sum to 180° )


- COMPLETE vs. INTEGRITY


- COMPLETELY :/yerine TAMAMEN


- COMPUTATIONAL BİOLOGY ile/||/<> WET LAB BİOLOGY

( Computational biology matematiksel modelleme ve hesaplama kullanırken İLE wet lab biology deneysel laboratuvar çalışması yapar )

( Formül: Algorithm development )


- COMPUTATIONAL COMPLEXITY ile/||/<> ALGORİTHMİC EFFİCİENCY

( Computational complexity problemlerin kuramk hesaplama zorluğunu incelerken İLE algorithmic efficiency spesifik algoritmaların pratik performansını inceler )

( Formül: P İLE NP )


- COMPUTATIONAL GEOMETRY ile/||/<> ANALYTİC GEOMETRY

( Computational geometry geometrik problemlerin algoritma çözümlerini incelerken İLE analytic geometry geometriyi koordinat sistemleriyle inceler )

( Formül: Voronoi diagram )


- COMPUTER-AIDED DRUG DESIGN ile/||/<> TRADITIONAL DRUG DISCOVERY

( Computer-aided drug design hesaplamalı yöntemlerle ilaç tasarlarken İLE traditional drug discovery deneme yanılma yöntemi kullanır )

( Formül: Molecular docking )


- CONFIDENTLY vs. CONFIDENTIALLY


- CONSOLIDATION vs. INTEGRITY

( BÜTÜNLEŞME ile BÜTÜNLÜK )


- CONSTANTLY :/yerine SÜREKLİ OLARAK


- CONTEMPORARY :/yerine ÇAĞDAŞ


- CONTINUAL QUANTITY vs. DISCONTINUOUS/TRANSIENT QUANTITY

( Unit. vs. Quantity. )


- CONTROVERSY :/yerine TARTIŞMA


- COPY :/yerine KOPYA, KOPYALAMAK


- COUGALAPATHY -ile

( Kanın pıhtılaşamaması durumu/sorunu. )


- COULOMB ile/||/<> GAUSS ile/||/<> AMPERE ile/||/<> FARADAY ile/||/<> MAXWELL ile/||/<> EM TEMEL YASALARI

( Elektromanyetizmanın temel yasalarını bulan bilim insanları ve katkıları. )

( Formül: ∇×E = -∂B/∂t )

( Michael Faraday tarafından 1831 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1791-1867) (Ülke: İngiltere) (Alan: Fizik, Kimya) (Önemli katkıları: Elektromanyetik indüksiyon, elektroliz) )


- COUNCIL :/yerine KONSEY


- COUNTRY :/yerine ÜLKE


- COUNTY :/yerine İLÇE


- COURAGE vs./and DECISIVENESS/STABILITY


- ÇÖZÜMSÜZ ÇATIŞKI = TESAVİ-İ NAKİZEYN = ANTINOMY[İng.] = ANTINOMIE[Fr.] = ANTINOMIE[Alm.] = ANTI-NOMIA[Yun.]


- DISSOLUTION ENTHALPY[İng.] / AUFLÖSUNG ENTHALPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜNME ENTALPİSİ, DHC


- İNHİLALİYET[Osm.] / SOLUBILITY[İng.] / SOLUBILITÉ[Fr.] / LÖSBARKEIT, LÖSLICHKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜNÜRLÜK


- CPOE/COMPUTERIZED PHYSİCIAN ORDER ENTRY değil/yerine/= BİLGİSAYARDAN DOKTOR İSTEM GİRİŞİ


- CRAZY :/yerine DELİ


- CROSS-OVER STUDY değil/yerine/= ÇAPRAZ KARŞILAŞTIRMALI ARAŞTIRMA


- CROSS-SECTIONAL STUDY değil/yerine/= KESITSEL ÇALIŞMA


- CRS/CONFORMAL RADIOSURGERY değil/yerine/= UYUMLU RADYOCERRAHİ


- CRT/CARDIAC RESYNCRONIZATION THERAPY değil/yerine/= KALP EŞ ZAMANLAMA SAĞALTIMI


- CRY :/yerine AĞLAMAK


- CRYOBİOLOGY ile/||/<> ROOM TEMPERATURE BİOLOGY

( Cryobiology düşük sıcaklık koşullarında biyolojik sistem davranışını incelerken İLE room temperature biology standart sıcaklık koşullarında çalışır )

( Formül: Cryoprotectant )


- CRYPTO CURRENY değil/yerine/= KRİPTO PARA


- CRYPTOGRAPHİC THEORY ile/||/<> NUMBER THEORY

( Cryptographic theory güvenli iletişim matematik temelleri sağlarken İLE number theory sayıların soyut özelliklerini inceler )

( Formül: One-way function )


- CSC İLE NİCHE İLE HETEROGENEİTY ile/||/<> KANSER KÖK GÖZELERİ

( Tümör içi göze çeşitliliği. )

( Formül: CD44+/CD24- (CSC marker) )


- CÛ[Fars.] ile CÛ/CÛY[Fars.] ile -CÛ[Fars.] ile CÛ'[Ar.][Fars.]

( Arama, araştırma. İLE Akarsu, ırmak, çay. İLE "arayan, araştıran, arayıcı" anlamalarına gelen sıfatlar oluşturur. İLE Aclık, ac kalma. )


- CÜCE BUĞDAY ile/değil/yerine BUĞDAY


- CÜCE ile CÜCE GÜLBAY ile CÜCELİK

( DWARF vs. DWARF ROSEBAY vs. DWARFISM )

( کوتاه جلوه دادن ile کوتوله ile معين التجاري ile کوتولگي )

( KOTAH JALVEH DADAN ile KOTOLEH ile معين التجاري ile KOTOLGY )


- CUICUILCO ile/ve STONEHENGE ile/ve AVEBURY ile/ve CASTLERIGG ile/ve NEWGRANGE

( Meksika. İLE/VE İngiltere'de. İLE/VE İngiltere'de. İLE/VE İngiltere'de. İLE/VE İrlanda'da. )


- CÜMLE yerine TÜMCE/SÖZEY


- CUNDA[< İt.] ile Cunda/Alibey

( Yatay serenlerin, iki başı. İLE Edremit'te bulunan ada. )

( SEREN: Yelkenli gemilerde, üzerine dört köşe yelken açmak ve işaret kaldırmak için direğe yatay olarak bağlanan gönder. | Konut yapılarında, menteşe ve kilidin takıldığı, düşey konumdaki kalın parça. )


- CURİE İLE NÉEL İLE VERWEY ile/||/<> MANYETİK GEÇİŞLER

( Manyetik faz değişimleri. )

( Formül: T > Tc → paramanyetik )


- CURRENTLY :/yerine ŞU ANDA


- CÛY[Fars.] ile/ve CÛY-BÂR[Fars.]

( Nehir, akarsu, ırmak. İLE/VE Dere, ırmak, çay. )


- DADANMAK ile DADANDIRMAK ile DADANABİLMEK ile DADAY ile DADAŞ/LIK ile DADACI/LIK ile DADAİST ile DADAİZM


- PARTITION CHROMATOGRAPHY[İng.] / VERTEILUNGS CHROMATOGRAPHIE[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞILMA KROMATOGRAFİSİ


- DAHA KOLAY ile/ve/||/<>/> EN KOLAY

( [ne yazık ki]
Kolay/rahat/hızlı kazanılan paranın tüketilmesi. İLE/VE/||/<>/> Başkasının/vatandaşın/emekçinin parasının "tüketilmesi". )


- DAILY :/yerine GÜNLÜK