Y ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 3.037 başlık/FaRk ile birlikte,
3.037 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(11/14)
- RARELY :/yerine NADİREN
- RÂY[Ar.] ile RA'Y[Ar.] ile RAY[Fr./İng. RAIL]
( Oy, rey, fikir. | Raca, Hint hükümdarı. | Sancak, bayrak.[< RÂYET] İLE Otlama. | Otlatma, gütme. | Teslim olma. )
- RÂYİHA[Ar.]/BÛY[Fars.] değil/yerine/= KOKU
- RAYLEIGH-TAYLOR INSTABILITY[İng.] / INSTABILITÉ DE RAYLEIGH-TAYLOR[Fr.] / RAYLEIGH-TAYLOR-INSTABILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= RAYLEİGH-TAYLOR KARARSIZLIĞI
- READY :/yerine HAZIR
- REAKSİYONER/REACTIONARY[İng.] değil/yerine/= TEPKİSEL
- REAKTİVİTE/REACTIVITY[İng.] değil/yerine/= TEPKİLİLİK
- REALITE/REALITY[İng.] değil/yerine/= GERÇEKLİK
- REALITY :/yerine GERÇEKLİK
- REALITY vs./and NECESSITY
- REALLY :/yerine GERÇEKTEN
- REASON vs. STRATEGY
- RECENTLY :/yerine SON ZAMANLARDA
- RECOVERY :/yerine İYİLEŞME
- REENTRİ/REENTRY[İng.] değil/yerine/= YENIDEN GİRİŞ
- RÉACTION DE REFORMATZY[Fr.] ile/değil/yerine/= REFORMATZKY REAKSİYONU
- REFRAKTER/REFRACTORY[İng.] değil/yerine/= YANITSIZ | TEPKİSİZ | DUYARSIZ
- REFUSE vs. DENY
- REGENERATİVE BİOLOGY ile/||/<> DEGENERATİVE BİOLOGY
( Regenerative biology doku ve organ yenilenmesini incelerken İLE degenerative biology yaşlanma ve doku kaybını inceler )
( Formül: Stem cell therapy )
- REGULARLY :/yerine DÜZENLİ OLARAK
- REGÜLATÖR/REGULATORY[İng.] değil/yerine/= DÜZENLEYİCİ | AYARLAYICI
- REİS/LİK ile REİS BEY ile REİS EFENDİ
- REKTÖR değil/yerine/= BİLİMBEY
( Baş papaz. DEĞİL/YERİNE ... )
- RELATION vs. TO BE IN COMPANY
- RELATION vs./and CLOSENESS/SYMPATHY
- RELATIVELY :/yerine NİSPETEN
- RELIABILITY[İng.] değil/yerine/= GÜVENİLİRLİK
- RELY :/yerine GÜVENMEK
- CHROMATIC SENSITIVITY[İng.] / SENSIBILITÉ CHROMATIQUE[Fr.] / FARBEMPFINDLICHKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= RENK DUYARLILIĞI
- CHROMOISOMERISM, CHROMOTROPY[İng.] / CHROMOISOMÉRIE, CHROMOTOPIE[Fr.] / CHROMISOMERIE, CHROMATOPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= RENK İZOMERİ
- CHROMATICITY[İng.] / FARBIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= RENKLİLİK
- REPEATEDLY :/yerine TEKRAR TEKRAR
- REPLY :/yerine CEVAPLAMAK
- REPRESENTATIVE DEMOCRACY vs. PARTICIPATIVE DEMOCRACY
- RESEPTİVİTE/RECEPTIVITY[İng.] değil/yerine/= ALABİLİRLİK
- RESPECT vs./and EMPATHY
- RESPIRATUVAR/RESPIRATORY[İng.] değil/yerine/= SOLUNUMSAL
- RESPONSIBILITY :/yerine SORUMLULUK
- RETROSPEKTİF ÇALIŞMA/RETROSPECTIVE STUDY[İng.] değil/yerine/= GERİLEYİK ÇALIŞMA
- REVİR[Alm. < REVIER]/INFİRMARY[İng.] değil/yerine/= SAYRI BAKIM BİRİMİ
- REY değil/yerine/= OY
- REY'[Ar.] ile RE'Y[Ar. çoğ. ÂRÂ]
( Nemâ, galle. İLE Görme, görüş. | Düşünce, fikir. | Oy. )
- REY ile REYE
- REZİL[Ar.] ile/ve/||/<> RÜSVÂ(Y)[Fars.]
( Alçak, adi, utanmaz, hayâsız. İLE/VE/||/<> İtibarsız, ayıpları ortaya çıkarılmış, onursuz, rezil. )
- KUDRET-İ TANÎN[Osm.] / RESONANCE ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DE RÉSONANCE[Fr.] / RESONANZENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= REZONANS ENERJİSİ
- RESONANCE FREQUENCY[İng.] ile/değil/yerine/= REZONANS SIKLIĞI
- RF/RADIOFREQUENCY[İng.] değil/yerine/= RADYOFREKANS
- RİBAT ile/ve/||/<>/> KERVANSARAY
- RİJİDİTE/RIGIDITY[İng.] değil/yerine/= KATILIK | KAS SERTLİĞİ | KATI KİŞİLİK
- RİJİDİTE[İng. RIGIDITY] ile/||/<> RİJİTLİK[İng. RIGIDITY]
( Sert, sabit ya da bükülmesi imkânsız olma niteliği. @@ (Psikolojide) Bir bireyin değişime karşı direnci; düşüncelerinde, davranışlarında ya da duygularında esnek olmaması. Yeni durumlara ya da fikirlere uyum sağlayamaması. @@ Bir malzemenin ya da yapı elemanının kuvvet altında bükülmeye, gerilmeye ya da deformasyona uğramaya karşı koyma direncidir. Kelimenin kendisi sertlik, bükülmezlik ve katılık gibi anlamlarda kullanılsa da inşaat mühendisliğinde binanın stabil ve dengede olması anlamında kullanılır. Rijitlik cismin şekline, hacmine ve elastisite modülüne bağlıdır. Elastisite modülü, bir yapı malzemesinin şekil değiştirmesinin bir ölçüsüdür ve rijitlikle doğru orantılıdır. Binaların depreme dayanıklı olmaları için yüksek rijitliğe sahip olmaları gerekir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- RIND/REVERSIBLE ISCHEMIC NEUROLOGIC DEFICIT REVERSIBIL[İng.] değil/yerine/= İSKEMIK NÖROLOJİK DEFİSIT, GERİ DÖNÜŞÜMLÜ NÖROLOJİK İSKEMIK OLAY
- ROBUSTNESS İLE MODULARİTY İLE EVOLVABILITY ile/||/<> SİSTEM ÖZELLİKLERİ
( Biyolojik sistem tasarım prensipleri. )
( Formül: Sensitivity ~ 1/Robustness )
- RHODANOMETRY[İng.] / RHODANOMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= RODANOMETRİ
- RELAY[İng.] / RELAIS[Fr.] / RELAIS[Alm.] ile/değil/yerine/= RÖLE
- ROM/READ-ONLY MEMORY[İng.] değil/yerine/= SALT OKUNUR BELLEK
- ROSSBY PARAMETER[İng.] / PARAMÈTRE DE ROSSBY[Fr.] ile/değil/yerine/= ROSSBY DEĞİŞTİRGESİ
- ROSSBY NUMBER[İng.] / NOMBRE DE ROSSBY[Fr.] / ROSSBY-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= ROSSBY SAYISI
- ROTATORY[İng.] / ROTATIF[Fr.] / DREHEND, ROTIEREND[Alm.] ile/değil/yerine/= ROTATORİ
- ROTATUVAR/ROTATORY[İng.] değil/yerine/= DÖNER
- ROUGHLY :/yerine YAKLAŞIK OLARAK
- RT/RADYOTERAPİ RADIOTHERAPY[İng.] değil/yerine/= IŞIN SAĞALTIMI
- PHYSICAL CHEMISTRY[İng.] ile/değil/yerine/= RÜCKCHİMA
- PHYSICAL TEST[İng.] ile/değil/yerine/= RÜCKSEİT DENEY
- RUCÛ'[Ar.] ile FEY'[Ar.]
- RUDİMENTER/RUDIMENTARY[İng.] değil/yerine/= ARTIK | GELİŞMEMIŞ, GÜDÜK
- RÛ/Y[Fars.] ile RÛY[Fars.] ile -RÛ[Fars.]
( Yüz, çehre. İLE Tunç. İLE "biten, olan" anlamlarına gelerek birleşik sözcükler yapar.[HOD-RÛ: Kendiliğinden.] )
- S-MATRIX THEORY[İng.] / THÉORIE DE LA MATRICE S[Fr.] / S-MATRIX-THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= S-MATRİS KURAMI
- SÂ' ile SÂ' ile SAA/SİA[Ar. < VÜS'AT] ile -SÂ[Fars.] ile -SÂ/Y[Fars.]
( S harfinin Arapça adı. İLE Bin dirhemlik bir hubûbat ölçeği. İLE Genişlik, bolluk. | Güç, takat. İLE Benzetme edatı olan "âsâ"nın hafifletilmişi.[ANBER-SÂ: Anber gibi. | GAYR-SÂ: Gayır gibi.] İLE "süren/sürücü" anlamlarıyla birleşik sözcükler yapar.[CEBHE-SÂ: Yüz süren. | CEBÎN-SÂ/Y: Alın süren.] )
- SABOTAGE vs. CONSPIRACY
- PURE VISCOSITY[İng.] / VISCOSITÉ PURE[Fr.] ile/değil/yerine/= SAF AĞDALILIK
- SAFETY :/yerine GÜVENLİK
- PURITY[İng.] / REINHEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= SAFLIK
- RIGHT-HAND HELICITY[İng.] / HÉLICITÉ DROITE[Fr.] / RECHTER HELICITY[Alm.] ile/değil/yerine/= SAĞ EL SARMALLIĞI
- SAĞLAMA ile/ve ONAY
( PROOF vs./and APPROVAL )
- ŞAHIS[Ar.] değil/yerine/= KİŞİ/BİREY
- SACHARIMETRY[İng.] / SACCHARIMÉTRIE[Fr.] / ZUCKERMESSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SAKKARİMETRİ
- SACCHARIFICATION, SACCHARIFY[İng.] / SACCHARIFIER[Fr.] / VERZUCKERN[Alm.] ile/değil/yerine/= SAKKARİTLEŞTİRME
- SACCHAROMETER, SACHARIMETRY[İng.] / SACCHARIMÉTRIE[Fr.] / SACCHAROMETER, ZUCKERMESSUNG, ZUCKERMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= SAKKAROMETRE, SAKKARİMETRİ
- ŞÂKULÎ değil/yerine/= DÜŞEY
- SALARY :/yerine MAAŞ
- SALDIRAY ile/ve/||/<> BATIRAY ile/ve/||/<> ATILAY ile/ve/||/<> YILDIRAY
( 1939'da, Haliç Tersanesi'nden denize indirilen ve ne yazık ki, 1942'de batan, Türkiye'nin ilk denizaltısı Batıray ile birlikte Atatürk'ün belirlediği öteki üç denizaltının adları... )
( TRT Arşiv - Twitter[1] paylaşımını görmek için burayı tıklayınız...
TRT Arşiv - Twitter[2] paylaşımını görmek için burayı tıklayınız... )
- SALLAMA ile SALLAMA ÇAY
- SAMENESS vs. ANALOGY
- SAMİMİ ile ADAYLIK ile ADAY ile DÜRÜSTLÜK
( CANDID vs. CANDIDACY vs. CANDIDATE vs. CANDIDNESS )
( راست باز ile بي تزوير ile صاف ile صاف وساده ile نامزدي ile داوطلبي ile کانديد ile داوطلب ile داوخواه ile نامزد ile بي تزويري )
( RAST BAZ ile بي تزوير ile SAF ile SAF VASADEH ile NAMZADY ile DAVTALABY ile کانديد ile DAVTALAB ile داوخواه ile NAMZAD ile BEY TEZOYRY )
- SANAT ile/> VAHİY
( İkisi de, aklın ötesine geçildikten sonradır. )
- SANÎ'[Ar. < SUN] ile SÂNÎ[Ar. < SENY] ile SÂNİ'[Ar. < SUN] ile SÂNİH/A[Ar. < SÜNÛH]
( Görülen iş. İLE İkinci. İLE Yapan/yapıcı, işleyen. | Yaradan, sanat yapıtı olarak meydana getiren. | Allah. | [tüzel] İstisna akdinin borçlusu. İLE Zihin ve düşüncede oluşan, zihne/düşünceye doğan. )
- SANİYE değil/yerine/= İKİNÖY
- SANMA! ile/ve/||/<>/> ANMA! ile/ve/||/<>/> YANMA!
( )
- ZENTIGRAY[Alm.] ile/değil/yerine/= SANTİGRAY
- CENTIGRAY[İng.] / CENTIGRAY[Fr.] ile/değil/yerine/= SANTİGREY
- STRAY RAY[İng.] / RAYONNEMENT DÉVIÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= SAPMIŞ IŞIN/IŞINIM
- ŞARAP[Ar.]/MEY[Fars.] değil/yerine/= ÇAKIR/SÜÇİK
- ŞARAP[Ar. < ŞERÂB]/MÜDÂME/MEY[Fars.] ile/değil HAMR
- SARARMAK ile SARABİLMEK ile SARA ile SARAK ile SARAT ile SARAY ile SARAÇ/LIK ile SARALI ile SARAYLI ile SARAY KONUT ile SARAY ÇİÇEĞİ ile SARAY LOKMASI ile SARAY MENEKŞESİ
- SARAY ile ABADANA
( ... İLE Eski İran'da, hükümdarların taht salonlarına ve bu salonu içeren, önü sütunlu saraylarına verilen ad. )
- SARAY ile/ve/değil/yerine/<> ÇAYIR-BAYIR
- SARAY ile HATİCE SULTAN SARAYI
- SARAY ile/ve/değil HÜKÜMET KONAĞI
- SARAY ile İNSAN
( İNSAN )
- SARAY ile/||/<> KASR[Ar.]
( ... İLE/||/<> Küçük saray[sarayın bir küçüğü], köşk. )
- SARAY ile/ve/değil KONAK
( ... İLE/VE/DEĞİL Kışın oturulan ve surun/şehrin içinde olan. )
- SARAY ile/ve/<> KRAL
- ŞART değil KOLAY!
- SATISFY :/yerine TATMİN ETMEK
- SAY[Ar.] değil/yerine/= ÇALIŞMA/EMEK
- SAY ile/||/<> SAYA
( Düz tabaka biçiminde ince, yassı taş, çakıl. İLE/||/<> Yumuşak taş. )
- SAY :/yerine SÖYLEMEK, SAYMAK
- TRANSPARENCY[İng.] ile/değil/yerine/= SAYDAMLIK
- SAYILAMAK ile SAY ile SAYA ile SAYE ile SAYI ile SAYACI/LIK ile SAYICA ile SAYICI/LIK ile SAYILI ile SAYISAL/LIK ile SAYISIZ/LIK ile SAYI FARKI ile SAYI SIFATI ile SAYI BONCUĞU ile SAYI LEVHASI ile SAYISAL LOTO ile SAYILI FIRTINA ile SAYI GÖSTERGESİ
- SBRT/STEROTAKTİK VÜCUT RADYOTERAPİSİ STEREOTACTIC BODY RADIOTHERAPY[İng.] değil/yerine/= STEROTAKTİK GÖVDE IŞIN SAĞALTIMI
- SCALABILITY[İng.] değil/yerine/= ÖLÇEKLENEBİLİRLİK
- SCHLEIERMACHER ile/ve DILTHEY
- SCHOTTKY DIODE[İng.] / DIODE SCHOTTKY[Fr.] / SCHOTTKY-DIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHOTTKY DİYOTU
- SCHOTTKY EFFECT[İng.] / EFFET SCHOTTKY[Fr.] / SCHOTTKY-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHOTTKY ETKİSİ
- SCHOTTKY NOISE[İng.] / BRUIT DE SCHOTTKY[Fr.] / SCHOTTKY-RAUSCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHOTTKY GÜRÜLTÜSÜ
- SCHOTTKY DEFECT[İng.] / DÉFAUT DE SCHOTTKY[Fr.] / SCHOTTKY-DEFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHOTTKY KUSURU
- SCIENCE vs. TECHNOLOGY
- SCOOTER[İng.]/TROTİNET[Fr.] değil/yerine/= KAYKAY
( Bir ayakla üzerine binilip öbür ayakla yeri teperek yol alınan ve bir yönetme kolu ile arka arkaya iki tekerleği bulunan araç ve çocuk oyuncağı. )
- SCURVY ile ...
( İSKORBÜT, C VİTAMİNİ EKSİKLİĞİNDEN OLAN HASTALIK )
- ŞE / BİŞEY/BİŞE/BİŞİ/BİŞİY değil ŞEY / BİR ŞEY
- ŞE" değil ŞEY
- ŞEBBOY/ŞEBBÛY[Fars.]
( Turpgillerden, güzel kokulu, dar yapraklı, değişik renkli çiçekleri olan, çok yıllık ve otsu bir süs bitkisi. )
( CHEIRANTHUS CHEIRI )
- ŞEBNEM, BEŞG, BEŞM[Fars.]/CELÎD, SAKÎ[Ar.]/DROSOSTALIDA[Yun.] ile ÇİY
( Çiy tanesi, jale. | Nedâ (hediye). )
- SELECTIVITY[İng.] ile/değil/yerine/= SEÇİCİLİK
- SEÇİLİM DİFERANSİYELİ (S) VE SEÇİLİME TEPKİ (R)[İng. SELECTION DIFFERENTIAL AND RESPONSE TO SELECTION] ile/||/<> SEÇİLİM UNSURU[İng. SELECTION COMPONENT] ile/||/<> SEÇİLİMCİ TEORİSİ[İng. SELECTIONIST THEORY]
( Hayvan ve bitki türlerinde yapay seçilim gösterilecek tepki matematiksel bir eşitlikle açıklanabilir. @@ Belirli fenotiplere sahip bireylerin, ortalama olarak, başka fenotiplere sahip diğer bireylerden daha yüksek uyum başarısına sahip olmalarına neden olan herhangi bir faktördür. @@ Moleküler düzeydeki birçok değişimden doğal seçilimin sorumlu olduğunu iddia eden bilimsel duruştur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- SECRETARY :/yerine SEKRETER
- -SECT ile/||/<> TME- ile/||/<> -TOME ile/||/<> -TOMY
( Kesmek. İLE/||/<> Kesmek. İLE/||/<> Kesici araç, kesilen bölüm, kesi. İLE/||/<> Kesme işlemi. )
- SECURITY vs./and DEPOSIT/ENTRUST
( EMNİYET ile/ve EMÂNET )
- SECURİTY[İng.] değil/yerine/= GÜVENLİK
- SECURITY :/yerine GÜVENLİK
- OCTUPOLE[İng.] ile/değil/yerine/= SEKİZUCAY
- SEKONDER/SECONDARY[İng.] değil/yerine/= İKINCİL | İLİŞKİLİ
- CHELATOMETRY[İng.] / CHELATOMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ŞELATOMETRİ
- SELEKTİVİTE/SELECTIVITY[İng.] değil/yerine/= SEÇİCİLİK
- SELF-IDENTITY[İng.] değil/yerine/= ÖZ KİMLİK
- SEM/SCANNING ELECTRON MICROSCOPY[İng.] değil/yerine/= TARAMA ELEKTRON MİKROSKOBU
- SEMANTİK BELLEK/SEMANTIC MEMORY[İng.] değil/yerine/= ANLAMSAL BELLEK
- SEMELPARITY[İng.] değil/yerine/= SEMELPAROZ
( Tipik bir ömür içinde yalnızca bir defa üreyen popülasyon ya da türlerdir.Somon balığı.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- SEMPATİ/SYMPATHY[İng.] değil/yerine/= HOŞ DUYUM
- SEMPTOMATOLOJİ/SYMPTOMATOLOGY[İng.] değil/yerine/= BELİRTİ BİLİMİ
- SENİLİTE/SENILITY[İng.] değil/yerine/= YAŞLILIK
- SENSIBILITE/SENSIBILITY[İng.] değil/yerine/= DUYUMSALLIK
- SENSITİVİTE/SENSITIVITY[İng.] değil/yerine/= DUYARLILIK
- SERÂ/SERÂY[Fars.] ile -SERÂ[Fars.] ile SERÂ[Ar./Fars.]
( Saray. | Büyük konak. | Hükümet konağı. İLE "Şarkı söyleyen" anlamlarıyla başa gelerek birleşik sözcükler yapar. [NAĞME-SERÂ: Türkü, şarkı söyleyen.] İLE Toprak. )
- FREE ENERGY[İng.] / ÉNERGIE LIBRE[Fr.] / FREIE ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= SERBEST ENERJİ
- FREE SPACE[İng.] / ESPACE LIBRE[Fr.] ile/değil/yerine/= SERBEST UZAY
- ŞEREF[Ar.] değil/yerine/= ONUR, YÜCEY
- ŞERİF MUHİDDİN TARGAN ve/||/<> MEHMET ÂKİF ERSOY
( )
- SERIOUSLY :/yerine CİDDİ ŞEKİLDE
- SEROLOJİ/SEROLOGY[İng.] değil/yerine/= SERUM BİLİMİ | KAN SERUM TAHLİLİ
- SOUND ENERGY[İng.] / ÉNERGIE SONORE[Fr.] / SCHALLENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= SES ENERJİSİ
- AUDIOFREQUENCY[İng.] / AUDIOFRÉQUENCE[Fr.] / AUDIOFREQUENZ, SCHALLFREQUENZ, TONFREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= SES FREKANSI
- SOUND VELOCITY[İng.] / VITESSE DU SON[Fr.] / SCHALLGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= SES HIZI
- SOUND INTENSITY[İng.] / LAUTSTÄRKE, SCHALLINTENSITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= SES YEĞİNLİĞİ
- SEVMEK ile/ve HUY
( TO LOVE vs./and HABIT )
- ŞEY/EŞYA[çoğ.] ile/ve "DIŞ DÜNYA"
- ŞEY ile EMR
- ŞEY ile/ve/||/<> İSİM
- ŞEY ve/||/<>/> İSTİMÂ[< SEM] ve/||/<>/> TÂAT
( ... VE/||/<>/> Dinleme/dinlenilme, duymalar/işitme. | Dinleyip kabul etme. | Kulak verip dinleme. VE/||/<>/> Allah'ın emirlerini yerine getirme, ibâdet. )
- ŞEY ile/ve/||/<>/> MAL
( [cebirde]
Bilinmeyen.[X] İLE/VE/||/<>/> İkinci dereceden bilinmeyenin kuvveti.[x2] )
( THING vs./and/||/<>/> PROPERTY/GOODS )
- ŞEY ile/ve NESNE
( ... İLE/VE Bükülmüş zaman ve mekân, uzayın yoğunlaşması. )
( THING vs. OBJECT )
- ŞEY ile/ve/||/<> NESNE ile/ve/||/<> GÖSTERGE
( )
( THING vs./and/||/<> OBJECT vs./and/||/<> INDICATOR )
- ŞEY ile AM[: Sevgi (AM-ON-RA: Kozmik sevgi güneşi.)/AMRAMAK]/PENİS(SİK/YARAK) / VAJİNA/VAJEN/VULVA/MEHBİL/FERÇ/FERC[Ar.]/KÜS[Fars.]/KAOS[Yun.]/KUKU/ÇİLİK/PITTIK/GUBBAK/MUNİ/MUNYA
( FALLUS cum ... )
( ŞEY, MAÂB[: Ayıp yeri. | Ayıp.] ile AVRET, ZEKER[çoğ. ZİKÂR, ZİKÂRE, ZÜKRÂN, ZÜKÛR], LÂ-YUKAL, KADÎB, MÂDDE / FERC[: Aralık, yarık, çatlak.] )
( ... ile KÎR[eril] / KÜS[dişil], MERZ-GÛN )
( THING vs. PENIS(COCK) / VAGINA(CUNT/PUSSY) )
( CHOSE avec VAJEN )
- ŞEY ile/ve/= SABİT
- ŞEY ve/<> SAYI
( THING and NUMBER )
- ŞEY ile ŞEYH/LİK
- ŞEY ile ŞEY'LİK
( Şeyliğin gölgesi. İLE İdea. )
- ŞEY ile/ve/||/<> TANRI
- ŞEY = THING[İng.] = CHOSE[Fr.] = DING[Alm.] = RES[Lat.] = ENS[Skolastik'te]
- ŞEY ile/ve/değil/yerine/||/<> ÜRÜN
- ŞEY ile/değil/yerine VESİLE
- ŞEY ile YARIM ŞEY(NISF ŞEY) ile HİÇBİR ŞEY(ŞEY OLMAYAN/LÂ-ŞEY)
( ŞEY: "Aklı olan ve işlerini onunla yapan kişidir". YARIM ŞEY: "Aklı olmayan ama işlerini akıl sahiplerinin görüşlerine göre yapan kişidir". HİÇBİR ŞEY: "Aklı olmayan ve başkalarının aklından da yardım istemeyen kişidir". )
- ŞEY ile/ve/+ YÖNELİM
( THING vs./and/+ TENDENCY )
- ŞEY/LİK ile/ve/+ ŞEY ile/ve/+ ŞEY
( THE THING/NESS vs./and THE THING + THE THING )
- SEYYİD BEY ve/||/<> ADÂLET
( Osmanlı Meclis-i Mebusanı'nın 1., 2., 3. Dönem İzmir ve 22 Ekim 1916'da Ayan Âzâsı, II. Dönem İzmir Milletvekili ve V. İcra Vekilleri Heyeti ile I. TC Hükûmeti'nde Adâlet Bakanı.[1873 - 08 Mart 1925] )
- SEZGİ ile VAHİY
( Yanıl(t)abilir. İLE "Yanılmaz." | "Yanıl(t)mayan sezgi." )
- SHAPE MEMORY ile/||/<> SELF-HEALING ile/||/<> STIMULI-RESPONSIVE ile/||/<> AKILLI MALZEMELER
( Uyaranlara tepki veren malzemeler. )
( Formül: Af ⇌ Ms (NiTi) )
- SHAPE/MORPH and ORDER/REGULARITY
- SHARING vs./and SOLIDARITY
- SHOCKLEY DIODE[İng.] / DIODE SHOCKLEY[Fr.] / SHOCKLEY-DIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= SHOCKLEY DİYOTU
- SHOPPING IN LONG PERIOD vs./[instead] LOOKING TO THE NECESSITY
- SHORTLY :/yerine KISA SÜRE SONRA
- HOT LABORATORY[İng.] / LABORATOIRE CHAUD[Fr.] / HEISSES LABOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SICAK LABORATUVAR
- ZERO-POINT ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DU POINT ZÉRO[Fr.] / NULLPUNKTSENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= SIFIR NOKTASI ENERJİSİ
- ZERO-POINT ENTROPY[İng.] / ENTROPIE DU ZÉRO ABSOLU[Fr.] / NULLPUNKTSENTROPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= SIFIR NOKTASI ENTROPİSİ
- İSTİAB[Osm.] / CAPACITY[İng.] / CAPACITÉ[Fr.] / KAPAZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= SIĞA, KAPASİTE
- SIGNIFICANTLY :/yerine ÖNEMLİ DERECEDE
- INCOMPRESSIBILITY[İng.] ile/değil/yerine/= SIKIŞMAZLIK
- COMPRESSIBILITY[İng.] / COMPRESSIBILITÉ[Fr.] / KOMPRESSIBILITÄT, ZUSAMMENDRÜCKBARKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= SIKIŞTIRILABİLİRLİK
- TEVÂLÎ[Osm.] / FREQUENCY[İng.] / FRÉQUENCE[Fr.] / FREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= SIKLIK, FREKANS
- CYCLOTRON FREQUENCY[İng.] ile/değil/yerine/= SİKLOTRON SIKLIĞI
- SILICON LIFE ile/||/<> AMMONIA SOLVENT ile/||/<> EXOTIC BIOCHEMISTRY ile/||/<> ALTERNATİF YAŞAM
( Karbon/su dışı yaşam formları. )
( Formül: Si-O İLE C-C bonds )
- SİLİNDİR ile SİLİNDİRLİ ile SİLİNDİRSEL ile SİLİNDİR YAĞI ile SİLİNDİR ŞAPKA ile SİLİNDİR MAKİNESİ ile SİLİNDİRSEL YÜZEY ile SİLİNDİR KALIPLAMA
- SİLSİLE[Ar.] ile ZİNCİR, ZİNCİRLEME OLAN ŞEY
( ART ARDA GELEN ŞEYLERİN MEYDANA GETİRDİĞİ SIRA )
( SOYSOP )
( ZİNCİR, ZİNCİRLEME OLAN ŞEY )
- CENTER OF SYMMETRY[İng.] / CENTRE DE SYMÉTRIE[Fr.] / SYMMETRIEZENTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= SİMETRİ MERKEZİ
- TENÂZUR[Osm.] / SYMMETRY[İng.] / SYMÉTRIE[Fr.] / SYMMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= SİMETRİ
- QUADRIPÔLE SYMÉTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= SİMETRİK DÖRTUCAY
- SİMİLARİTY ile/||/<> CONGRUENCE
( Similarity P⁻¹AP İLE congruence P^TAP. )
( Formül: Change of basis İLE quadratic )
- SIMILARLY :/yerine BENZER ŞEKİLDE
- SİMPLEX İLE INTERİOR POİNT İLE BARRİER İLE PENALTY ile/||/<> OPTİMİZASYON YÖNTEMLERİ
( Matematiksel optimizasyon algoritmaları. )
( Formül: min f(x) s.t. g(x) ≤ 0 )
- SIMPLY :/yerine SADECE, BASİTÇE
- SİNEMA değil/yerine/= ÇELKİTEY
- SİNEMA'DA:
OSMANLI( XX. YY.) ile/ve/değil/||/<>/> AYASTEFANOS
- SINERJİ/SYNERGY[İng.] değil/yerine/= ARTI ETKİ | YÖNDEŞ ETKİ
- SYNERGY[İng.] ile/değil/yerine/= SİNERJİ
- SİNGAMİ[İng. SYNGAMY] ile/||/<> SİNGENİK[İng. SYNGENEIC]
( Morfolojik olarak benzer iki gözenin birleşmesi ile olan ve bir gözelilerde görülen bir üreme biçimi. @@ Genetiği özdeş (izogenik) üyeleri aynı türden monozigotik ikizlere denir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- SINIF/DERSHANE değil/yerine/= ÖĞREŞLİK/ÖĞRETEY
- LIMITING CONDUCTIVITY[İng.] / GRENTZSTROM, I_S[Alm.] ile/değil/yerine/= SINIR İLETKENLİK
- SIRÇA SARAY = ÇİNİLİ KÖŞK
( Arkeoloji Müzesi karşısındadır. )
( 1472'de, Fatih Sultan Mehmet tarafından Mimar Atik Sinan'a yaptırılmıştır. [İçi dışı altı köşeli, firuze renkli çinilerle süslü bir köşktür.] )
- SİRKÜMSTANSİYALITE/CIRCUMSTANTIALITY[İng.] değil/yerine/= ÇEVRESEL KONUŞMA
- SİSMOLOJİ/SEISMOLOGY değil/yerine/= DEPREMBİLİM
- SISTOMETRİ/CYSTOMETRY[İng.] değil/yerine/= MESANE İŞLEV ÖLÇÜMÜ
- SITMA[İng. MALARIA] ile/||/<> BEHERGLAS[İng. BEAKER] ile/||/<> FOTOSENTETİK PİGMENTLER[İng. PHOTOSYNTHETIC PIGMENTS] ile/||/<> GLUKOZ-6-FOSFAT DEHİDROJENAZ (G6PD) EKSİKLİĞİ[İng. GLUCOSE-6-PHOSPHATE DEHYDROGENASE DEFICIENCY] ile/||/<> ORAK HÜCRE ÖZELLİĞİ[İng. SICKLE CELL TRAIT]
( Genelde tropik ve yarı tropik bölgelerde görülen, yaşamı tehdit eden hastalık. Sıtmaya plasmodya'nın 4 cinsinden herhangi birisi sebep olabilir (Plasmodium falciparum, vivax, ovale, ve malariae). Anafol sivrisineklerin kan emerken bu tek gözeli canlılar da insandan insana geçmiş oluyor. Semptomları: yüksek ateş, beyinde, karaciğerde, böbrekte ve ya da kanda ölümcül düzensizlikler. Dünyada her yıl yaklaşık 100 milyon insana sıtma teşhisi konuluyor. Çoğu çocuk, yaklaşık 1.5 milyon insan her yıl sıtmadan hayatını kaybediyor. Yani her gün 3000 çocuk sıtmadan hayatını kaybediyor. @@ Kimyada sıvıları tutmaya, karıştırmaya, saklamaya, ısıtmaya ve aktarmaya yarayan silindir biçiminde ucunda sıvıların kolay aktarılabilmesi için dudağı bulunan genellikle camdan üretilen laboratuvar malzemesidir. @@ Pigmentler, görünür ışığın sadece belirli dalga boylarını yansıtan kimyasal bileşiklerdir. Bu da onları "renkli" görünmlerine sebep olur. Çiçekler, mercanlar ve hatta hayvan derisi onlara renk veren pigmentler içerir. Işığı yansıtma özelliklerinden daha önemli olanı, bazı dalga boylarını emme kabiliyetleridir. @@ X'e bağlı olarak kalıtılan, alyuvarlardaki G6PD'nın yetersiz miktarda olmasından oluşan metabolik hastalık. Bazı çevresel etmenlere maruz kalınca; bazı ilaçar ve bakla gibi, bireyin alyuvarları patlar ve ağır anemiye sebep olur. Orak göze anemisi gibi bu rahtsızlıkta sıtmay karşı bağışıklık sağlayabilir. İnsanlarda görülen en sık enzim eksikliği rahatsızlığıdır. Akdeniz, Orta Doğu ve Güneydoğu Asya'da sık rastlanan bir durumdur. @@ Genetik olarak kalıtılan çekinik hastalık. Kırmızı kan gözelerinin bir kısmı ya da tamamı orak bir şekile sahip oluyor. Semptomları; acı ve aşırı aneminin yanında kalp, ciğer ve böbrek sorunları. Bu durumda heterozigot özelliğe sahip bireyler, ölümcül problemlere sahip oluyor fakat sıtmaya karşılık yüksek derecede bağışıklığa sahip oluyorlar. Orak göze en çok Orta Afrika popülasyonlarında ve ataları bu bölgeden gelen insanlarda görünüyor. Bu özellik orak göze anemisi diye de adlandırılıyor.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- CYTOCHEMISTRY[İng.] ile/değil/yerine/= SİTOKİMYA
- SİTOKİNEZ[İng. CYTOKINESIS] ile/||/<> SİTOTAKSİ[İng. CYTOTAXIS] ile/||/<> SİTOTAKSONOMİ[İng. CYTOTAXONOMY] ile/||/<> SİTOTİP[İng. CYTOTYPE]
( Hücre bölünmesi sırasında sitoplazmanın bölünme süreci. Hayvan gözelerinde anafaz, bitki gözelerinde ise telofaz evresinde başlar. Sitokinez süreci; hayvan gözelerinde boğumlanma, bitki gözelerinde ise ara plak ile gerçekleşir. @@ Hücrenin bir uyartıya doğru ya da uyartıdan uzağa doğru hareketi. @@ Kromozom sayısı ve yapısına göre yapılan sınıflandırma. @@ Hücrelerin sitoplazmik bir bölgesi ile tanınan kalıtsal bir karakter.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- SITOLOJİ/CYTOLOGY[İng.] değil/yerine/= GÖZE BİLİMİ
- SITOMETRİ/CYTOMETRY[İng.] değil/yerine/= GÖZE ÖLÇÜMÜ
- LIQUID-SOLID CHROMATOGRAPHY[İng.] ile/değil/yerine/= SIVI-KATI KROMATOGRAFİSİ
- LIQUID-LIQUID CHROMATOGRAPHY[İng.] ile/değil/yerine/= SIVI-SIVI KROMATOGRAFİSİ
- SİX FUNCTOR FORMALİSM ile/||/<> CLASSICAL SHEAF THEORY
( Six functor formalism kohomoloji kuramlarınin sistematik yaklaşımıyken İLE classical sheaf theory temel sheaf işlemlerini inceler )
( Formül: f* İLE f! İLE f^* İLE f^! İLE ⊗ İLE Hom )
- SİYAH ÇAY ile/değil/yerine YEŞİL ÇAY ile/değil/yerine BEYAZ ÇAY VE BİTKİ ÇAYLARI
( Çay kadehte dide efruz olmalı
Leb-rîz-i leb-reng-i leb-sûz olmalı
[Çay, bardakta berraklığı ile göz alıcı, dikkat çekici
Leb-renk: Demi dudak renginde olmalı
Leb-rîz: Sıcaklığı dudak yakıcılığında
Leb-sûz: Bardağa doldurulduğunda mutlaka dudak payı bırakılmalı] )
( Üretiminde soldurma, kıvırma, oksidasyon ve kurutma yöntemleri uygulanmaktadır. İLE/DEĞİL/YERİNE/< Taze çay yapraklarının ısıl işlem, kıvırma ve kurutulmasıyla üretilmektedir. İLE/DEĞİL/YERİNE/< Çay bitkisinin sadece tomurcuklarının ve genç yaprakları kullanılmaktadır. VE Bitkilerin toplanıp kuru(tul)masıyladır. )
- STRIPPING VOLTAMETRY[İng.] ile/değil/yerine/= SİYIRMA VOLTAMETRİSİ
- ŞİZOFRENİ[İng. SCHIZOPHRENIA] ile/||/<> EKOPRAKSİ[İng. ECHOPRAXIA] ile/||/<> ELEKTROKONVÜLSİF TERAPİ (EKT)[İng. ELECTROCONVULSIVE THERAPY] ile/||/<> HALÜSİNASYON[İng. HALLUCINATION] ile/||/<> KATATONİ[İng. CATATONIA]
( Kişinin sanrılar ve halüsinasyonlar görmesine, düzensiz düşünce ve davranışlarda bulunmasına sebep olan zihinsel bozukluk. Şizofreni hastaları sanrılar ve halüsinasyonlar sebebiyle günlük hayatlarında birçok engelle` karşılaşabilirler. @@ Başka bir kişinin hareketlerinin istemsiz olarak taklit edilmesidir. Ekopraksi, şizofreni (özellikle katatonik şizofreni), Tourette Sendromu ve diğer bazı nörolojik hastalıkların bir özelliğidir. @@ Hastanın beynine kontrollü bir biçimde elektrik akımı göndererek hastalığın semptomlarını gidermeyi amaçlayan psikiyatrik tedavi yöntemi. Tedaviye artık yanıt vermeyen majör depresyon, bipolar bozukluk ya da şizofreni gibi ağır psikiyatrik hastalıklarda oldukça yaygın kullanılır. Elektrokonvülsif terapi, anestezi yoluyla hastanın bilinci kapalı bir biçimde yapılır. "Elektroşok tedavisi" olarak da bilinmektedir. @@ Kişinin, hiçbir uyarıcı nesne ya da durum olmadan gerçek olmayan şeyleri duyduğu, kokladığı, gördüğü ya da tattığı durum. "Varsanı" ismiyle de bilinmektedir. @@ Kişinin heyecan ve dalgınlık arasında gidip geldiği bir çeşit şizofreni. Katatonide görülen bulgular arasında şunlar yer almaktadır:
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- SKLEROFİLİ[İng. SCLEROPHYLLY] ile/||/<> SKLEROTOM[İng. SCLEROTOME]
( Bir çeşit yapısal savunma olarak kullanılan sert ya da kart yapraklar (Yunanca sklēros- “sert” ve phullon- “yaprak” demektir.). @@ Embriyonik gelişim sırasında somitten ayrılıp, notokordu ve omuriliği çevreleyen ardından omurlara farklılaşan embriyonik göze kümesi. Somitler arasında bulunurlar.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- SKOPİ/SCOPY[İng.] değil/yerine/= GÖREÇLEME
- SCOPOMETRY[İng.] ile/değil/yerine/= SKOPOMETRİ
- SKY :/yerine GÖKYÜZÜ
- SLIGHTLY :/yerine HAFİFÇE
- SLOWLY :/yerine YAVAŞÇA
- SOCIAL NETWORK ANALYSIS ile/||/<> TRADITIONAL SOCIOLOGY
( Social network analysis matematik graph kuramıyle sosyal ilişkileri modellerken İLE traditional sociology nitel yöntemlerle sosyal yapıları inceler )
( Formül: Centrality measures )
- SOCIETY :/yerine TOPLUM
- SODIUM-SULFUR BATTERY[İng.] ile/değil/yerine/= SODYUM-KÜKÜRT PİLİ
- ABSORPTIVITY[İng.] ile/değil/yerine/= SOĞURGANLIK
- SOHBET ile CHATOYANCY ile CHATOYANT
( CHATOYANCE vs. CHATOYANCY vs. CHATOYANT )
( سوسو زني ile سو سوزني ile پرطاوسي )
( SOSO ZANY ile SO SOZANY ile پرطاوسي )
- SOLITER/SOLITARY[İng.] değil/yerine/= TEK
- SOLÜBILITE/SOLUBILITY[İng.] değil/yerine/= ÇÖZÜLEBİLİRLİK
- SOLUNUM[İng. RESPIRATION] ile/||/<> BERİBERİ[İng. THIAMINE DEFICIENCY] ile/||/<> HEMERİTRİN[İng. HEMERYTHRIN] ile/||/<> KARBONİK ANHİDRAZ[İng. CARBONIC ANHYDRASE] ile/||/<> KREBS DÖNGÜSÜ[İng. KREBS CYCLE] ile/||/<> TCA DÖNGÜSÜ[İng. TCA CYCLE]
( Solunum, biyolojik olarak birçok anlama gelebilir: solunum sistemini, gözesel solunumu, fizyolojik solunumu (nefes alıp verme), solunum tiplerini vb. anlamları akla getirir. @@ B1 vitamini yönünden eksik beslenenlerde görülen hastalık türü. Yetişkinlerde bilinen iki türü vardır, dokularda sıvı birikerek ödeme neden olan "ödemli beriberi" ve aşırı zayıflama yapan "kuru beriberi". İki türde de kalp ve solunumla ilgili sorunlar ortaya çıkar. Genellikle Asya'da popüler olan rafine(cilalı) pirincin çok tüketilmesinden ya da B1 vitamini açısından zengin olmayan gıdaların çok sık diyetlerde yer edinmesiyle oluşan hastalıktır. @@ Molekülünde "hem grubu" bulunmayan fakat demir bulunan, bazı solucanlarda ve deniz omurgasızlarında görülen bir solunum pigmenti. @@ Kırmızı kan gözelerinde, mide mukozasında, pankreas gözelerinde ve böbrek tübüllerinde bulunan bir enzimdir. Yavaş bir reaksiyon olan karbondioksitin (CO2), bikarbonat (HCO3-) ve hidrojen (H+) iyonlarına dönüşümünü katalizler. Karbonik anhidraz enzimi, kanda CO2 taşınımını etkileyerek solunumda önemli bir rol oynar. Aynı zamanda midede hidroklorik asidin (HCl) oluşmasında görev alır. @@ Trikarboksilik asit döngüsü (ayrıca Krebs döngüsü olarak da bilinir) hayvan ve bitki gözelerinde mitokondri içinde gerçekleşir. Aerobik gözesel solunuma katılan önemli bir metabolik yolaktır. Glikoliz sırasında üretilen piruvik asit daha sonra CO2 ile okside edilir ardından asetil CoA'ya dönüştürülür. Son ürünleri ise, NADH ve FADH2 azaltıcı gücü olan oksidatif fosforilasyon ile ATP sentezinde kullanılır. @@ Trikarboksilik asit döngüsü (Krebs döngüsü olarak da bilinir). Hayvan ve bitki gözelerinin mitokondrilerinde gerçekleşen aerobik gözesel solunum (enerji üretimi) ile ilgili önemli bir metabolik yol. Glikoliz sırasında üretilen piruvik asit daha asetil CoA'ya dönüştürülür ve daha sonra CO2'ye okside edilir. Son ürünler, NADH ve FADH2'nin indirgeme gücü, oksidatif fosforilasyon ile ATP sentezinde kullanılır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- SOLVAY PROCESS, AMMONIA-SODA PROCESS[İng.] / PROCÉDÉ SOLVAY[Fr.] / SOLVAY-VERFAHREN[Alm.] ile/değil/yerine/= SOLVAY İŞLEMİ
- SOMA ile/||/<> BARR CİSİMCİĞİ[İng. BARR BODY] ile/||/<> DİPLOİD ile/||/<> NOSİSEPTİF[İng. NOCICEPTIVE] ile/||/<> SİNKARYON[İng. SYNKARYON]
( Üreme haricindeki biyolojik işlevleri gerçekleştiren beden bölümleri. @@ Keşfi yapan Murray Barr'dan adını alan, somatik memeli dişi gözelerindeki inaktif X kromozomudur. Normalde sadece dişi gözelerde görülür. Dozaj telafisi (dosage compentastion) denilen sürecin sonucudur. @@ Normalde somatik gözelerde bulunan tam kromozom sayısıdır. İnsanlar için bu sayı 46'dır. @@ Doku zedelenmesinden kaynaklanan ağrıdır ve koruyucu işleve sahiptir. En sık görülen örnekler arasında eklem ağrısı, bel ağrısı ya da spor yaralanmaları ve ameliyat sonrası ağrı gibi somatik ağrılar bulunmaktadır. @@ Somatik ya da gametik gözelerin çekirdeklerinin birleşmesi.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- SOMEBODY :/yerine BİRİSİ
- SOMETHING :/yerine BİR ŞEY
- SOMNOGRAFİ/SOMNOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= UYKU ÇİZGELEMESİ
- TERMINAL VELOCITY[İng.] / ENDGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= SON HIZ
- DENKÖBEK/SONSAL SINIFLAMA = CATEGORY[İng.] = CATEGORIE[Fr.] = KATEGORIE[Alm.] = PRAEDICAMENTUM[Lat.] = KATEGORIA[Yun.] = CATEGORÍA[İsp.]
- SONSUZ ile/ve/= HERŞEY x HERŞEY
( INFINITE vs./and/= EVERYTHING X EVERYTHING )
(1996'dan beri)