Y ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 3.037 başlık/FaRk ile birlikte,
3.037 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(10/14)
- ORDINARY :/yerine SIRADAN
- ORGAN ile/||/<> ABC TAŞIMA SİSTEMİ[İng. ABC TRANSPORT SYSTEM] ile/||/<> ABİYOGENEZ[İng. ABIOGENESIS] ile/||/<> ADENOM[İng. ADENOMA] ile/||/<> ADENOZİN DİFOSFAT[İng. ADENOSINE DIPHOSPHATE] ile/||/<> KİMYA[İng. CHEMISTRY] ile/||/<> MALİK ASİT[İng. MALIC ACID] ile/||/<> MAYA[İng. YEAST] ile/||/<> PROKARYOT[İng. PROKARYOTE]
( Organizma içinde özel görevleri olan ve dokulardan oluşmuş, karaciğer, böbrek, kalp gibi yapılar. @@ Prokaryotlardaki 3 taşıma sisteminden biridir. Şeker ve aminoasit gibi organik moleküller ile sülfat, fosfat ve nadir metaller gibi inorganik materyallerin göze içine alınımına yarar. İsmini, İngilizcede "ATP-bağlayan kaset" anlamına gelen "ATP-binding cassette" teriminden almaktadır. @@ Canlılığın ve canlılığa dair temel organik moleküllerin; cansızlıktan ve inorganik moleküllerde, doğal yollarla, kimyasal evrim süreciyle ortaya çıkmasını sağlayan sürecin adıdır. Abiyogenez Kuramı çerçevesinde bu olay, günümüzden 4 milyar yıl kadar önce Dünya'da yaşanmıştır. Dünya dışında başka gezegenlerde yaşanmış ve yaşanıyor olması ihtimali de bulunmaktadır. @@ Kanserli olmayan, iyi huylu ve yavaş büyüyen tümörlerdir. Bezsel kökenlidir. Sıklıkla glandüler organlar boyunca büyürler. Adrenal adenomlar, kolon polipleri, paratirod adenomları, hipofiz adenomları ve pleomorfik adenomlar olmak üzere çeşitli türleri mevcuttur. @@ İçinde adenin, riboz ve iki adet fosfat öbeği barındıran organik bir maddedir. Adenozin difosfatın kimyasal formülü C10H15N5O10P2, molar kütlesi 427,20 g/mol'dür. @@ Maddelerin yapısını, özelliklerini, tepkimelerini ve etkileşimlerini inceleyen bilim dalıdır. Kimya, doğa bilimlerinin içinde sınıflandırılır ve alt dallar bulundurur. Bu alt dallardan bazıları: organik kimya, anorganik kimya, biyokimya, fizikokimya ve analitik kimyadır. @@ Birçok meyvede ve sebzede doğal olarak bulunan organik bir bileşiktir. Örneğin elmada yüksek miktarda malik asit bulunmaktadır. IUPAC adı 2-hidroksibütandioik asittir. Kimyasal formülü C4H6O5 olan malik asidin moleküler kütlesi 134,09 g.mol-1dir. Malik asidin su içinde çözünürlüğü 25°C'de 592 mg/dL, yoğunluğu ise 1.601 g/cm3tür. @@ Mayalar ökaryotik mikroorganizmalardır. Mantar alemi altında incelenir. Bilinen 1500 tür maya vardır ki bu bilinen mantarların sadece %1'i eder. Yaptıkları fermantasyon sayesinde bira ve şarap elde edilir. @@ Evrim süreci içinde 3.8 milyar yıl kadar önce evrimleşip, günümüze kadar ulaşabilmiş, bakteriler ve arkeleri kapsayan, zarla çevrili gerçek bir çekirdeği ve endoplazmik retikulum, golgi cisimciği, lizozom, mitokondri, çekirdek, peroksizom, koful, sitoplazmik granüller vb. zarla çevrili organelleri olmayan, çoğunlukla tek gözeli (nadiren çok gözeli), gözesel iskeletleri (cytoskeleton) bulunmayan basit yapılı gözelerden oluşan bir üst alemdir. DNA çekirdek zarı ile sarılıp korunmaz, sitoplazma içinde serbest bir halde bulunur. Plazmid DNA denilen halkasal DNA yapısı görülür. Bakteriler ve mavi yeşil algler.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ORGANEL[İng. ORGANELLE] ile/||/<> ENDOPLAZMİK RETİKULUM[İng. ENDOPLASMIC RETICULUM] ile/||/<> ENDOSİMBİYOTİK TEORİ[İng. ENDOSYMBIOTIC THEORY] ile/||/<> KLOROPLAST[İng. CHLOROPLAST] ile/||/<> MİTOKONDRİ[İng. MITOCHONDRIA] ile/||/<> MİTOKONDRİYAL DNA (MTDNA)[İng. MITOCHONDRIAL DNA] ile/||/<> RİBOZOM[İng. RIBOSOME] ile/||/<> TAŞIYICI RNA[İng. TRANSFER RNA]
( Ökaryot gözelerde belirli bir görev yapmak üzere özelleşmiş mitokondri, çekirdek, kloroplast vb. gibi yapıların her biri. @@ Endoplazmik retikulum; gözenin veziküllerden, tüplerden ve sisternalardan oluşan organelidir. Bu organel gözede çeşitli görevlerden sorumludur. Bunlardan bazıları; proteinlerin taşınması ve katlanması, kalsiyumun depolanması, bazı lipit ve makromoleküllerin depolanması biçiminde sıralanabilir. Hayvan gözelerinde endoplazmik retikulum genellikle gözenin membranöz içeriğinin yarısını oluşturur. Ayrıca endoplazmik retikulumun zarının kalınlığı 50-60 Angström kadardır. Endoplazmik retikulumu göze içinde bir kargo sistemine benzetebiliriz. Çünkü proteinlerin göze içinde ve dışına taşınmasını sağlar. Ayrıca endoplazmik retikulum; bazı gözelerde glikojenler, steroidler ve diğer makromolekülleri depolar. Üzerinde ribozom bulunan endoplazmik retikulumlar granüllü endoplazmik retikulum, bulunmayanlar ise granülsüz endoplazmik retikulum olarak adlandırılır. @@ Mitokondri ve kloroplast gibi ökaryotik organellerin, ilkin ökaryotik canlıların vücuduna endositoz sonucu sindirememekten kaynaklı hapsolmalarıyla evrimleştiğini ileri süren teoridir. Günümüzde oldukça güçlüdür. @@ Bitki gözelerinde bulunan ve klorofil içeren bir organel. Evrim düzeyinin üst basamaklarındaki bitki gözelerinde 50 kadar kloroplast bulunabilirken, alg gözelerinin hemen her çeşidinde göze başına bir tek kloroplasta rastlanır. Fotosentez, kloroplastlar içinde gerçekleşir. @@ Yunanca mitos (iplik) ve khondrion (tane) sözcüklerinden türetilmiştir. En önemli işlevi adenozin trifosfat (ATP) biçiminde enerji üretmektir. Neredeyse tüm ökaryotik gözelerin (net olarak tanımlanmış çekirdekler olan gözeler) sitoplazmasında bulunan göze organellerinden birisidir. Büyüklüğü 0.5-1.0 mikron arasındadır. Şekilleri ise ovalden çubuğa kadar değişkenlik göstermektedir. Sayıları gözenin enerji ihtiyacına göre değişir. Bir mitokondride 5 kısım vardır: Dış zar, iç zar, zarlararası bölge, krista bölgesi (mitokondrideki kıvrımlı iç zardır) ve matriks dir. @@ Anne tarafından aktarılan, sitoplazmada bulunan mitokondri organeli içerisindeki nükleik bir asit. Bitkilerdeki karşılığı kloroplastik DNA. Bakteriyel DNA'ya ökaryotik DNA'dan daha yakındır. Bu da, ökaryotik gözelerin, prokaryotlardan, Endosimbiyotik Teori dahilinde evrimleştiğini desteklemekte. @@ mRNA translasyonunun, yani protein sentezinin, gerçekleştiği küçük bir sitoplazmik organel. @@ Biyolojik organizmalarda protein sentezi sırasında serbest amino asitlere bağlanıp bu aminoasitleri uygun sırayla ribozom organeline taşıyan RNA molekülüdür. RNA tek zincirli bir yapı gösterdiği için hidrojen bağı içermez. Fakat tRNA bir nükleotit zincirinin kıvrımlar yapmasıyla oluştuğu için kıvrımlar, hidrojen bağlarıyla bir arada tutulur. Bu durumda da tRNA diğer RNA çeşitlerinden farklı olarak hidrojen bağı içerir. Hücrelerde bulunan toplam RNA'nın %15'ini tRNA oluşturur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ORGANIC CHEMISTRY[İng.] ile/değil/yerine/= ORGANİC KİMYA
- ORGANİZMA[İng. ORGANISM] ile/||/<> AEROB[İng. AEROBE] ile/||/<> ALOFENİK[İng. ALLOPHENIC] ile/||/<> ANAEROB[İng. ANAEROBIC] ile/||/<> ANÖPLODİ[İng. ANEUPLOIDY] ile/||/<> GENOTİP[İng. GENOTYPE] ile/||/<> HÜCRE[İng. CELL] ile/||/<> LİZOZOM[İng. LYSOSOME] ile/||/<> ÖKARYOT[İng. EUKARYOTIC]
( Bir bütün olarak, hayati olaylarını devam ettirebilen herhangi bir canlı varlık. @@ Oksijenin varlığında üreyebilen ve yaşamını sürdüren organizmalardır. @@ Hücrelerinde birden fazla genotip bulunan organizmalardır. İki farklı türün çiftleşmesiyle oluşan döl, hibrit ya da kimerik olarak da bilinir. En bilinen örnek at ile eşeğin çiftleşmesi ile oluşan katırdır. @@ Oksijenin yokluğunda yaşayabilen ve üreyebilen organizmalardır. Anaerob canlılar, oksijenli solunum yapan aerob canlılara göre daha az kazançlıdır. Bunun sebebi, aerobik solunumda daha fazla enerji açığa çıkmasıdır. @@ Organizmanın kromozom sayısındaki anormalliktir. Hücrelerin bir ve ya birden fazla kromozom kazanması ya da kaybetmesi ile ortaya çıkar. Anöploidinin insanlardaki örneği 46'dan fazla ya da az kromozom olmasıdır. @@ Soyyapı ya da kalıtyapı olarak bilinir. Organizmanın genetik yapısının tamamına verilen addır. Bir gözede birden fazla gen bulunmaktadır. Bu genler, enzim ve protein sentezini yöneterek, bireyin dışyapısını (fenotipini) oluştururlar. @@ Genellikle gözle görülemeyecek kadar küçük, yarı geçirgen bir zar ile çevrili, sitoplazma kitlesinden oluşan, sitoplazma içinde çeşitli hayati olayları yürüten çekirdek, endoplazmik retikulum, mitokondri, sentriol, lizozom, ribozom gibi organeller ile mikrofilamentler, mikrotüpçükler gibi yapılar bulunan, genetik materyali ya bir zar ile çevrili (ökaryot) ya da sitoplazma içinde zarsız olarak yer alan (prokaryot) bir organizmanın yapı ve görev bakımından en küçük birliği. @@ Bitkiler ve bazı özelleşmiş gözeler haricinde ökaryotik gözelerde bulunan ve proteinler gibi makromoleküllerin, mikroorganizmaların ve eski göze parçalarının sindiriminden sorumlu olan sitoplazmik organeldir. Her lizozom, bir proton pompası aracılığıyla iç kısmında asidik ortam sağlayan tek katlı bir zarla çevrilidir. Ek olarak lizozomlar; nükleik asitler, proteinler ve karbonhidratlar gibi makromolekülleri parçalayan çok çeşitli hidrolitik enzimler içermektedir. Bu enzimler lizozomun sadece iç kısmında aktiftir; asitliğe bağlı aktiviteleri, gözenin pH'ı nötr ila hafif alkali olduğundan, lizozomal sızıntı ya da yırtılma durumunda gözeyi kendi kendine bozulmaya karşı korur. Buna karşın bir tür planlı göze ölümü olan otofaji durumunda lizozomlar görev alarak gözedeki bileşen ve organellerin parçalanmasını sağlarlar. @@ Zarlı yapıda organellere sahip göze tipidir. Genetik materyal, genelde gözenin merkezinde ya da çevresinde bulunan, zarlı bir yapı olan çekirdek içinde korunur. Aynı zamanda, bu tip gözelerden oluşan organizmaları kapsayan Eukaryota taksonomik alanı için de kullanılır. Ökaryot gözeler, genelde prokaryot gözelerden daha büyüktür. Hemen hemen bütün çok gözeli organizmalar, ökaryot göze yapısındadır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ORGANOİD TECHNOLOGY ile/||/<> CELL LİNE CULTURE
( Organoid technology 3D organ benzeri yapı kültürüyken İLE cell line culture 2D monokultur sistemidir )
( Formül: 3D differentiation )
- LATTICE ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DU RÉSEAU[Fr.] / GITTERENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖRGÜ ENERJİSİ
- ORIGINALLY :/yerine ASLINDA, BAŞLANGIÇTA
- ÖRNEK ile/||/<> BASILI ÖRNEK/HARDCOPY
- OROGENY ile ...
( DAĞLARIN OLUŞUMU )
- OROGENY[İng.] değil/yerine/= OROJENEZ
( Birbirlerine yaklaşan levhalar arasında sıkışan tortul tabakaların yükselip kıvrılması ya da kırılması yoluyla gerçekleşen dağ oluşum süreci.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- COMMON ION EFFECT, MOLARITY[İng.] / MOLARITÉ[Fr.] / MOLARITÄT, MOLARITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ORTAK İYON ETKİSİ, MOLARİTE
- ORTAKLAŞALIK = CEMAAT = COMMUNITY[İng.] = COMMUNAUTÉ[Fr.] = GEMEINSCHAFT[Alm.] = COMUNIDAD[İsp.]
- OSİLOMETRİ/OSCİLLOMETRY[İng.] değil/yerine/= ELEKTRİK SİNYAL ÖLÇÜMÜ
- OSTEOLOJİ/OSTEOLOGY[İng] değil/yerine/= KEMİK BİLİMİ
- OTOBİYOGRAFİK HAFIZA/AUTOBIOGRAPHICAL MEMORY[İng.] değil/yerine/= YAŞAMÖYKÜSEL BELLEK
- OTOLARYNGOLOGY ile ...
( Kulak ve gırtlak hastalıklarını konu alan tıp dalı. )
- OTOPSİ/AUTOPSY[İng.] değil/yerine/= ÖLÜ AÇIMI
- OTOZOM[İng. AUTOSOME] ile/||/<> HAPLOYETERSİZLİK[İng. HAPLOINSUFFICIENCY] ile/||/<> MARFAN SENDROMU[İng. MARFAN SYNDROME] ile/||/<> TAY-SACHS HASTALIĞI[İng. TAY-SACHS DISEASE]
( Cinsiyet kromozomu dışında kalan bütün kromozomlar. @@ Diploit organizmalarda, bir genin sadece bir fonksiyonel grubunun taşınması, diğerinin mutasyonla susturulması. Tek kopyayla üretilen protein miktarı normal fenotip için yetersiz olduğundan anormal bir fenotipe yol açar. İnsanlarda bir çoğu otozomal dominant hastalıkta görülür. @@ Otozomal dominant mutasyondan kaynaklanan, bağdoku proteini olan fibrilini etkileyen hastalık. @@ Otozomal resesif kalıtımı vardır. Ölümcül yağ-metabolizması hastalığı. Anormal bir enzim içerir; Heksosaminidaz A. Yeni doğanlar ilk bir kaç ay fenotip olarak normal görünür. Daha sonraları gelişimsel gerilik, felç ve körlük görülür. Çoğu çocuk 3 yaşları civarında ölür.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- OVIPARITY[İng.] değil/yerine/= OVİPARİTE
( Yumurtlama yeteneği
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- OXY ile/||/<> ESTHE-/ESTHESİO- ile/||/<> TACHEO-/TACHO-/TACHY- ile/||/<> BRADY-
( Akut, şiddetle algılanan, keskin şiddetli, çabuk, hızlı. İLE/||/<> Duyma, hissetme, duyulanım, algılayıcı oluşumlarla ilgili. İLE/||/<> Hız, kayma, hızla ilgili, hızlı, çabuk. İLE/||/<> Yavaş, yavaşlama. )
- OY ÇEŞİTLERİ'NDE:
BEYAZ ile YEŞİL ile KIRMIZI
( Kabul. İLE Çekimser. İLE Red. )
- OY ile/ve/||/<> "KAFA/KELLE"
- OY ile OY
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Dik yamaçlı, derin vadi. İLE Kül renginde.[at] )
- OY ile OY HAKKI ile OY KAĞIDI ile OY BİRLİĞİ ile OY SANDIĞI ile OY ÇOKLUĞU ile OY PUSULASI
- OY ile/ve/||/<> PARA
- ASLÎ LÜZÛCET[Osm.] / INTRINSIC VISCOSITY[İng.] / VISCOSITÉ INTRINSÈQUE[Fr.] / GROSSER FEHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZ AĞDALILIK, İNTRİNSİK/LİMİT VİSKOZİTE
- INTRINSIC MOBILITY[İng.] ile/değil/yerine/= ÖZ DEVİNİRLİK
- INTRINSIC PHOTOCONDUCTIVITY[İng.] / PHOTOCONDUCTIVITÉ INTRINSÈQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZ FOTOİLETKENLİK
- INTRINSIC PARITY[İng.] / PARITÉ INTRINSÈQUE[Fr.] / EIGENPARITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZ PARİTE
- EIGENFREQUENCY[İng.] ile/değil/yerine/= ÖZ SIKLIK
- VASIF[Osm.] / PROPERTY[İng.] / EIGENSCHAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZELLİK
- ÖZERKLİK = MUHTARİYET = AUTONOMY[İng.] = AUTONOMIE[Fr., Alm.] = AUTOS:KENDİ, NOMOS:YASA[Yun.] = AUTONOMÍA[İsp.]
( İçişlerinde özgür, dışişlerinde merkeze bağlı olma durumu. )
- SIKLET-İ ZÂTÎYE, ZÂTÎ SIKLET[Osm.] / SPECIFIC GRAVITY[İng.] / GRAVITÉ SPÉCIFIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL AĞIRLIK
- İZÂFÎ HASSÂSİYET[Osm.] / SPECIFIC SUSCEPTIBILITY[İng.] / SUSCEPTIBILITÉ SPÉCIFIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL ALINGANLIK
- SPECIFIC RESISTIVITY[İng.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL DİRENÇLİLİK
- ZÂTÎ KUDRET[Osm.] / SPECIFIC ENERGY[İng.] / ÉNERGIE SPÉCIFIQUE[Fr.] / SPEZIFISCHE ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL ENERJİ
- SPECIFIC ACTIVITY[İng.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL ETKİNLİK
- NÂKİLİYET-İ ZÂTÎ[Osm.] / SPECIFIC CONDUCTIVITY[İng.] / CONDUCTIVITÉ SPÉCIFIQUE[Fr.] / SPEZIFISCHE LEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL İLETKENLİK
- SPECIFIC HEAT CAPACITY[İng.] / CAPACITÉ DE LA CHALEUR SPÉCIFIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL ISI SIĞASI
- SPECIFIC REFRACTIVITY[İng.] / SPEZIFISCHE REFRAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL KIRICILIK
- SPECIFIC MAGNETIC RESISTIVITY[İng.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL MANYETİK DİRENÇ
- ZÂTÎ RUTÛBET[Osm.] / SPECIFIC HUMIDITY[İng.] / HUMIDITÉ SPÉCIFIQUE[Fr.] / SPEZIFISCHE FEUCHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL NEM
- OZMOLARITE/OSMOLARITY[İng.] değil/yerine/= GEÇİŞİMLİK
- OZMOMETRİ/OSMOMETRY[İng.] değil/yerine/= GEÇİŞİM ÖLÇÜMÜ
- OZMOTİK/FRAJİLITE OSMOTIC FRAGILITY[İng.] değil/yerine/= GEÇİŞİM KIRILGANLIĞI
- ÖZNE ile BİREY
( Kişi, sürekli; nesne, tanık ise öznedir ve onların karşılıklı bağımlılık biçimindeki ilişkileri, onların mutlak kimliklerinin yansımasıdır. )
( The person is always the object, the witness is the subject and their relation of mutual dependence is the reflection of their absolute identity. )
( SUBJECT vs. PERSON )
- P-FOLD SYMMETRY[İng.] ile/değil/yerine/= P-KATLI BAKIŞIM
- P-TYPE CONDUCTIVITY[İng.] / CONDUCTIVITÉ DE TYPE P[Fr.] ile/değil/yerine/= P-TİPİ İLETKENLİK
- PAKİMETRİ/PACHYMETRY[İng.] değil/yerine/= KALINLIK ÖLÇÜM (KORNEA)
- PALEOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= PALEOGRAFYA
( Paleografya (paleografi), tarih boyunca kullanılmış eski yazıları inceleyen bilim dalıdır. Eski alfabeleri çözmeye yardımcı olarak geçmişte yazılmış çeşitli tarihi belgelerin okunmasına katkı sağlar. Kök olarak Yunanca “eski yazı” anlamına gelen palaios grapheden gelir.[1]
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PALYNOLOGY[İng.] ile/değil/yerine/= PALİNOLOJ
- PALSİ/PALSY[İng.] değil/yerine/= FELÇ
- PANPAN ile/<> MAYDAY
( [denizcilikte] Yardım gereksiniminin, yaşamsal olmadığı durumlarda kullanılır. İLE/<> Çok acil ve yaşamsal tehlike durumlarında yardım için kullanılır. )
- PARA ÇEŞİTLERİ ve/||/<> PARA ÇİÇEĞİ(MONEY FLOWER[TAXONOMY OF MONEY])
(
)
- PARA = MONEY[İng.] = ARGENT[Fr.] = GELD[Alm.] = DENARO[İt.] = DINARO[İsp.]
- PARADOX vs. ANTINOMY
- PARAGRAFİ/PARAGRAPHY[İng.] değil/yerine/= YAZILI ANLATIM GÜÇLÜĞÜ
- PARALOGY[İng.] değil/yerine/= PAROLOJİ
( Türleşme yerine gen kopyalanması sebebiyle oluşan homolog gen ürünleri.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PARAMAGNETIC FARADAY EFFECT[İng.] / EFFET PARAMAGNÉTIQUE DE FARADAY[Fr.] / PARAMAGNETISCHER FARADAY-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK FARADAY ETKİSİ
- PARAPSİKOLOJİ/PARAPSYCHOLOGY[İng.] değil/yerine/= FİZİK ÖTESİ "BİLGİSİ"
- PARTICLE FLUX DENSITY[İng.] ile/değil/yerine/= PARÇACIK AKISI YOĞUNLUĞU
- PARTICLE ENERGY[İng.] ile/değil/yerine/= PARÇACIK ERKESİ
- PARITE/PARITY[İng.] değil/yerine/= DOĞUM SAYISI
- PARİTE/PARITY[İng./Fr.] ile/ve/||/<> PARAMETRE[İng./Fr.]
( İki ülke parasının karşılıklı değeri. İLE Değişken. )
- PARKE ile MARLEY[bir marka adından]
( Küçük, biçimli tahta parçalarının, belirli bir düzene göre yerleştirilmesiyle yapılan döşeme. | Düzgün bir biçimde yontulmuş, köşeli taşlarla yapılmış kaldırım. İLE Yapılarda, düşeme gereci olarak kullanılan plastik madde. )
- PARSIMONY[İng.] değil/yerine/= PARSİMONİ
( Özellikle bilimsel araştırmalarda ve felsefi irdelemlerde, olası birden fazla açıklama ya da şablondan, en az varsayıma dayananını ve en az karmaşık olanını tercih etme prensibidir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PARSIMONY[İng.] değil/yerine/= TUTUMLULUK
( Özellikle bilimsel araştırmalarda ve felsefi irdelemlerde, olası birden fazla açıklama ya da şablondan, en az varsayıma dayananını ve en az karmaşık olanını tercih etme prensibidir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PARTICULARLY :/yerine ÖZELLİKLE
- PARTLY :/yerine KISMEN
- PARTY :/yerine PARTİ
- PASSIVITY[İng.] ile/değil/yerine/= PASİFİK
- PASTE, SLURRY[İng.] / PÂTE, BARTOBINE, PATÉ[Fr.] / PASTE, TONSCHLAMM, DICKSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= PASTA, BULAMAÇ
- PATHOLOGY[İng.] ile/değil/yerine/= PATALOJİ
- PATCHPLASTY[İng.] değil/yerine/= YAMALAMA
- PATENS/PATENCY[İng.] değil/yerine/= AÇIK KALMA
- PATIENCE vs. DUPERY
- PATIENCE vs./and HARMONY
- PATOCHEMISTRY[İng.] / PATOCHIMIE[Fr.] / PATOCHEMIE[Alm.] ile/değil/yerine/= PATOKİMYA
- PAVY'S SOLUTION[İng.] / SOLUTION DE PAVY[Fr.] / PAVY LÖSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PAVY ÇÖZELTİSİ
- PAY ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HAK
- PAY ile/ve NASİP/BEHRE[Fars.]
- PAY :/yerine ÖDEMEK, PAY
- PAY ile/||/<> PAYDA
( Pay üstteki İLE payda alttaki sayıdır )
( Formül: a/b: a pay İLE b payda )
- PAYELENDİRMEK ile PAY ile PAYE ile PAY SENEDİ
- PEG/PERKÜTAN ENDOSKOPİK GASTROSTOMİ/ PERCUTANEOUS ENDOSCOPIC GASTROSTOMY[İng.] değil/yerine/= DERİDEN İÇ GÖREÇLEMEYLE MİDE AĞIZLAŞTIRMASI
- PEKİNLİK = EMİNLİK = CERTAINTY[İng.] = CERTITUDE[Fr.] = GEWIßHEIT[Alm.] = CERTITUDINEM[Lat.]
- PENALTY :/yerine CEZA
- PENETRAN YARALANMA/PENETRATING İNJURY[İng.] değil/yerine/= DELICİ YARALANMA
- PEPTİDOGLİKAN[İng. PEPTIDOGLYCAN] ile/||/<> MİKROBİYOLOJİ[İng. MICROBIOLOGY] ile/||/<> OSMOTİK BASINÇ[İng. OSMOTIC PRESSURE]
( Bakteri göze duvarlarının ana yapısal bileşenidir. Bakteriyi osmotik basınç gibi dış etkilerden korur ve gözenin patlamasını önler. Bu özellik, bakterilerin çeşitli çevresel koşullarda hayatta kalabilmesi için hayati öneme sahiptir. Bu nedenle, peptidoglikan yapısı ve işlevi, mikrobiyoloji ve tıp alanlarında önemli bir araştırma konusudur. @@ Mikroorganizmalarla uğraşan bir bilim dalı. @@ Hücrenin içerisindeki çözünmüş hâldeki maddelerin oluşturduğu su alma isteğidir. Pasif taşımada önemli rol oynamaktadır. Turgor basıncı ile ters, emme kuvveti ile doğru orantılıdır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PERÇİNLEMEK ile YUMRUK SIKMAK ile KATTIĞI ŞEY ile PERÇİNLEME
( CLINCH vs. CLINCH FIST vs. CLINCHER vs. CLINCHING )
( قاطع ساختن ile مشت کردن ile مشت گره کردن ile قيچي کننده ile گلاوي )
( QATE SAKHTAN ile MOSHT KARDAN ile MOSHT GAREH KARDAN ile GHYCHY KONANDEH ile GOLAVY )
- PERFECT vs. "RIGGY"
- PERFECTLY :/yerine MÜKEMMEL ŞEKİLDE
- PERFECTOİD THEORY ile/||/<> RİGİD ANALYTİC GEOMETRY
( Perfectoid theory p karakteristiği etkisi olmayan p-adik geometriyken İLE rigid analytic geometry genel p-adik analitik geometridir )
( Formül: Almost mathematics )
- PERKÜTAN NEFROSTOMİ/PERCUTANEOUS NEPHROSTOMY[İng.] değil/yerine/= DERIDEN BÖBREK AĞIZLAŞTIRMASI
- PERPENDİKÜLER/PERPENDICULAR[İng.] değil/yerine/= DİKEY
- PERSONALITE/PERSONALITY[İng.] değil/yerine/= KİŞİLİK
- PERSONALITY :/yerine KİŞİLİK
- PERSONALLY :/yerine ŞAHSEN
- PERSUASION vs./and JUSTICE/MERCY
- PET/BT/POZİTRON EMISYON TOMOGRAFİ, POZİTRON YAYILIMLI KESITÇEKİM/POSITRON EMISSION TOMOGRAPHY/COMPUTERIZED TOMOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= BİLGİSAYARLI KESITÇEKİM/TOMOGRAFİ
- PET/POZİTRON EMISYON TOMOGRAFİ POSITRON EMISSION TOMOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= POZİTRON YAYILIMLI KESİTÇEKİM
- PEY ile PEYK/LİK ile PEY AKÇESİ
- PHARMACEUTICAL CHEMISTRY ile/||/<> FINE CHEMICAL INDUSTRY
( Pharmaceutical chemistry ilaç etki mekanizma odaklıyken İLE fine chemical industry yüksek saflık kimyasal üretim odaklıdır )
( Formül: Drug discovery )
- PHARMACOGENOMICS ile/||/<> CLASSICAL PHARMACOLOGY
( Pharmacogenomics genetik varyasyonun ilaç yanıtına etkisini incelerken İLE classical pharmacology genel ilaç etki mekanizmalarını inceler )
( Formül: Drug response genetics )
- PHD/DOCTOR OF PHILOSOPHY[İng.] değil/yerine/= AKADEMIK UZMAN
- DOCTOR OF PHILOSOPHY[İng.] ile/değil/yerine/= PH.D.
- PHENOMENON vs. REALITY
- PHİL-/-PHİL/-PHİLE/-PHİLİA/-PHİLİC/PHİLO-/-PHİLY ile/||/<> PHOB-/-PHOBE/-PHOBİA/-PHOBİAC/PHOBO-
( Sevme, eğilimi olma, eğilim, hastalık derecesinde eğilim. İLE/||/<> Korku, kaygı, fobisi olan. )
- PHILOSOPHY :/yerine FELSEFE
- PHMETRİ/POWER OF HYDROGENMETRY[İng.] değil/yerine/= HİDROJEN GÜCÜ ÖLÇÜMÜ
- PHOTOAFFİNİTY İLE ABPP İLE PROXIMİTY ile/||/<> PROTEİN ETİKETLEME
( Proteinleri işaretleme teknikleri. )
( Formül: Probe-UV-Protein )
- PHOTOCHEMISTRY ile/||/<> THERMAL CHEMISTRY
( Photochemistry ışık enerjisiyle reaksiyon aktive ederken İLE thermal chemistry sıcaklık artışıyla reaksiyon hızlandırır )
( Formül: hν activation )
- PHYLOGENETİC TREE İLE DİSTANCE İLE PARSİMONY ile/||/<> FİLOGENETİK ANALİZ
( Evrimsel ilişkilerin matematiği. )
( Formül: L = P(D|T ileθ) )
- PHYLOGENOMICS ile/||/<> CLASSICAL PHYLOGENY
( Phylogenomics tüm genom dizisi ile evrimsel ilişki kurarken İLE classical phylogeny morfolojik özelliklerle evrimsel ilişki kurar )
( Formül: Whole genome phylogeny )
- PHYSICALLY :/yerine FİZİKSEL OLARAK
- PİLOT ÇALIŞMA/PİLOT STUDY[İng.] değil/yerine/= ÖNCÜL ÇALIŞMA
- PYROELECTRICITY[İng.] / PYROELEKTRIZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= PİROELEKTRİKLİK
- PYROCONDUCTIVITY[İng.] / PYROCONDUCTIVITÉ[Fr.] / PYROLEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= PİROİLETKENLİK
- PIEZOTROPY[İng.] / PIÉZOTROPIE[Fr.] ile/değil/yerine/= PİYEZOTROPİ
- PLACENTOPHAGY[İng.] değil/yerine/= PLASENTOFAJİ
( İnsanlar, deniz memelileri, devegiller ve keseliler dışında çoğu hayvanda doğumdan hemen sonra annenin göbek kordonunu kemirerek yavrudan koparması ve plasentayı yemesine verilen isimdir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PLANCK'S QUANTUM THEORY[İng.] / THÉORIE DES QUANTA DE PLANCK[Fr.] / PLANCK-QUANTENTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= PLANCK KUANTUM KURAMI
- PLANIMETRİ/PLANIMETRY[İng.] değil/yerine/= DÜZLEM ÖLÇÜMÜ
- PLASTICITY[İng.] / PLASTICITÉ[Fr.] / PLASTIZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= PLASTİKLİK
- PLASTISITE/PLASTICITY[İng.] değil/yerine/= UYUMLANABİLİRLİK
- PLAY :/yerine OYNAMAK
- PLASMA STABILITY[İng.] / STABILITÉ DU PLASMA[Fr.] ile/değil/yerine/= PLAZMA KARARLILIĞI
- PLASMA INSTABILITY[İng.] / INSTABILITÉ DU PLASMA[Fr.] / PLASMAINSTABILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= PLAZMA KARARSIZLIĞI
- -PLEGİA/-PLEGY ile/||/<> -PLEXIA
( Paralizi, palsi, felç. İLE/||/<> Paralizi. )
- PLEİOTROPİ[İng. PLEIOTROPY] ile/||/<> PLEİOTROPİK GEN[İng. PLEIOTROPIC GENES]
( Tek bir genin fenotipteki birden fazla özelliği etkilemesi olayıdır. Etkileri aynı anda ya da ardışık olarak oluşabilir. @@ Birbiriyle alakasız gibi görünen fenotipik (fiziksel) özellikleri tek başına, aynı anda etkileyebilen genlere verilen bir isimdir. Bu genlerde meydana gelen mutasyonlar, söz konusu özelliklerin hepsini aynı anda etkileyebilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PLENTY :/yerine BOLCA
- POA/PROOF OF AUTHORITY[İng.] değil/yerine/= YETKİ BELGESİ
- POETRY vs. POEM
- POETRY :/yerine ŞİİR
- POİKİLO- ile/||/<> -TROPE/-TROPİC/-TROPİSM/TROPO-/-TROPY
( Değişik, düzensiz. İLE/||/<> Dönme, döndürücü, dönme ya da değişme eğilimi. )
- POLARITE/POLARITY[İng.] değil/yerine/= KUTUPLULUK
- POLAROGRAPH, POLAROGRAPHY[İng.] / POLAROGRAPHIE[Fr.] / POLAROGRAF, POLAROGRAPHIE[Alm.] ile/değil/yerine/= POLAROGRAF
- POLE değil/yerine/= UÇ, UCAY
- POLİ-/POLİO- ile/||/<> POLY- ile/||/<> PLURİ-
( Gri, beyin ve sinir sisteminin gri maddesi ile ilgili. İLE/||/<> Çok, fazla, birçok bölümleri tutan, çok kaynaklı, çok tipli. İLE/||/<> Çok, fazla. )
- POLİANDRİ[İng. POLYANDRY] ile/||/<> POLİCİNİ[İng. POLYGYNY] ile/||/<> POLİFAG[İng. POLYPHAGOUS] ile/||/<> POLİFİLETİK GRUP[İng. POLYPHYLETIC GROUP] ile/||/<> POLİMERAZ ZİNCİR TEPKİMESİ (PZT)[İng. POLYMERASE CHAIN REACTION] ile/||/<> POLİPLOİDİ[İng. POLYPLOIDY] ile/||/<> POLİSAKKARİT[İng. POLYSACCHARIDE] ile/||/<> POLİTOMİ[İng. POLYTOMY]
( En azından bazı dişilerin birden fazla erkekle çiftleştiği cinsel sistemlerdir. @@ En azından bazı erkeklerin birden fazla dişiyle çiftleştikleri cinsel sistemlerdir. @@ Bir organizmanın çok sayıda farklı besin türü ile beslenebilme özelliğidir. @@ Taksonomik analizlerde, birbirlerine benzer olan ancak yakın bir ortak ataya sahip olmayan canlı gruplarını belirtmek için kullanılır."Uçan canlılar" incelenecek olursa, yarasalar, kuşlar ve uçan sürüngenler polifiletik bir grup oluşturur. @@ Çok kısa sürede belirli DNA parçalarının amplifikasyonuna (tek bir zinciri bir yığın DNA arasından seçip çoğaltma) olanak sağlayan bir tekniktir. PCR`a dayalı RAPD, AFLP, SSR, ISSR gibi teknikler geliştirilmiştir. @@ Organizma kümesinin kromozomunun 2n den fazla olması durumudur. 3n, 4n yada daha fazla olabilir. @@ Birden fazla ve ayrı monosakkaritlerin bir araya gelmesi ile oluşan uzun zincirli polimerik karbonhidratlardır. Gıdalarda en bol bulunan karbonhidratlardır. Hücre zarından difüzyon ile geçemezler. Çoğu tatsızdır ve suda erimez. @@ Evrim ağacı üzerinde, bir ortak atadan ikiden daha fazla türün evrimleşmesi ve farklılaşması durumudur. Bir düğüm noktasından, ikiden fazla torun türün dallanmasıdır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- POLICY :/yerine POLİTİKA
- POLİSOMNOGRAFİ/POLYSOMNOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= UYKU ÇİZGESİ
- POLITICAL/DIPLOMATIC/MILITARY HISTORY vs. HISTORY
- POLITICALLY :/yerine POLİTİK OLARAK
- POLYANDRY[İng.] değil/yerine/= ÇOK ERKEKLİ İLİŞKİ
( En azından bazı dişilerin birden fazla erkekle çiftleştiği cinsel sistemler için kullanılır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- POLYGYNY[İng.] değil/yerine/= ÇOK DİŞİLİ İLİŞKİ
( En azından bazı dişilerin birden fazla erkekle çiftleştiği cinsel sistemdir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PUMPING FREQUENCY[İng.] ile/değil/yerine/= POMPALAMA SIKLIĞI
- POPÜLASYON[İng. POPULATION] ile/||/<> ALOPATRİ[İng. ALLOPATRY] ile/||/<> ASEKSÜEL[İng. ASEXUAL] ile/||/<> ASTIM[İng. ASTHMA] ile/||/<> BAĞLANTI DENGESİ[İng. LINKAGE EQUILIBRIUM] ile/||/<> BAĞLANTI DENGESİZLİĞİ[İng. LINKAGE DISEQUILIBRIUM]
( Cinselliğe sahip (seksüel) türlerde, birbirleriyle çiftleşebilen bireylerin ve yavrularının oluşturduğu gruplardır. Cinsellik bulunmayan (aseksüel) türlerde ise aynı bölgede yaşayan bireylerin oluşturduğu gruplardır. @@ Farklı coğrafi alanlarda yaşamak ya da farklı bölgelerde yaşayan popülasyonlar anlamlarına gelen bir terim. @@ Biyolojide eşeysiz olma hali. Cinsel yönelim olarak ise cinsel ilgiye sahip olmayan kişilere verilen ad. @@ Bronşiyollerin solunumu çok zorlaştıran kasılmaları (spastik kontraksiyonu) ile karakterize edilen bir hastalıktır. Popülasyonda yaklaşık %3'ünde, yaşamların herhangi bir döneminde ortaya çıkar. Genel nedeni, bronşiollerin havadaki yabancı maddelere aşırı duyarlılığıdır. @@ Eğer bir popülasyon içerisindeki belirli lokuslardaki belirli genotipler, başka bir lokustaki diğer genotipterden bağımsız olarak olarak aktarılıyorsa, popülasyon bağlantı dengesindedir. @@ Eğer bir popülasyon içerisindeki belirli lokuslardaki belirli genotipler, başka bir lokustaki diğer genotiptere bağımlı olarak olarak aktarılıyorsa, popülasyon bağlantı dengesinde değil demektir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- POPULATION BIOLOGY[İng.] değil/yerine/= POPULASYON BİYOLOJİSİ
( Organizmaların zaman ve mekan içerisindeki ilişkilerini inceler. Popülasyon genetiği, ekoloji, etoloji, taksonomi gibi disiplinleri bir arada bulundurur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- POROZİTE/POROSITY[İng.] değil/yerine/= GÖZENEKLİLİK
- PORTFÖY[Fr.] değil/yerine/= PARA CÜZDANI
- PORTRAY :/yerine TASVİR ETMEK
- POŞETLEMEK ile POŞETLENMEK ile POŞETLETMEK ile POŞET ile POŞET ÇAY
- POSOLOGY[İng.] değil/yerine/= POZOLOJİ
( İstenen farmakolojik etkilere ulaşmak için bir hastaya uygulanabilecek ilaç dozu ya da miktarı ile ilgilenen tıp bilimi dalı.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- POSSIBILITY vs. OPPORTUNITY
- POSSIBILITY :/yerine OLASILIK
- POSSIBLY :/yerine MUHTEMELEN
- POTENTIAL ENERGY[İng.] / ÉNERGIE POTENTIELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= POTANSİYEL ENERJİ
- POTENTIOMETRY[İng.] / POTENTIOMÉTRIE[Fr.] / POTENTIOMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= POTANSİYOMETRİ
- POTASSIUM-ARGON DECAY[İng.] / DÉSINTÉGRATION DU POTASSIUM-ARGON[Fr.] ile/değil/yerine/= POTASYUM-ARGON BOZUNUMU
- POTENTIAL vs. PROBABILITY/POSSIBILITY
- POTENTIALLY :/yerine POTANSİYEL OLARAK
- POVERTY :/yerine YOKSULLUK
- POWER OF ATTORNEY ile/ve/||/<> GENERAL POWER OF ATTORNEY ile/ve/||/<> SPECIAL/EXCLUSIVE POWER OF ATTORNEY
( Vekâletnâme. İLE/VE/||/<> Genel vekâletnâme. İLE/VE/||/<> Özel vekâletnâme. )
- POZOLOJİ/POSOLOGY[İng.] değil/yerine/= DOZLAMA BİLGİSİ
- PRATİK değil/yerine/= KOLAY
- PRAY :/yerine DUA ETMEK
- PRECISELY :/yerine TAM OLARAK
- PREGNANCY :/yerine HAMİLELİK
- PRELIMINER/PRELIMINARY[İng.] değil/yerine/= ÖNCÜL | İLK
- PRENS[Fr./İng. < PRINCE] ile/||/<> GİRAY ile/||/<> ARŞİDÜK[Fr. < ARCHIDUC]/ARŞİDUKA ile/||/<> VOYVODA
( Hükümdar ailesinden olan erkeklere verilen unvan. | Bir prensliğin başında bulunan. | Bazı ülkelerde en yüksek "!soyluluk" unvanıydı. İLE/||/<> Kırım hanlarına ve han ailesinden olan prenslere verilen san. İLE/||/<> Avusturya - Macaristan prenslerine verilen unvan. İLE/||/<> Slav dillerinde kumandan ya da prens anlamına gelir. [Osmanlı'da, Eflak ve Boğdan'ı topraklarına katmadan önce bu ülkelerin kralları voyvoda adıyla anılmaktaydı. Osmanlı zamanında aynı terim, Eflak ve Boğdan vilâyetlerine Sultan tarafından tayin edilen valiler için kullanılmaya devam etti. Voyvodalar, Osmanlı'nın kadrolarında sancak beylerine eşit konumdaydı.][Anadolu ve Rumeli'deki resmî Hıristiyan yöneticilere de bu ad verilmiştir.] )
- PRETEND vs. FORGERY
- PRETTY :/yerine GÜZEL, OLDUKÇA
- PREVIOUSLY :/yerine ÖNCEDEN
- PRIMARILY :/yerine ÖNCELİKLE
- PRİMARY İLE SECONDARY İLE TERTİARY İLE QUATERNARY ile/||/<> PROTEİN YAPI SEVİYELERİ
( Protein organizasyon hiyerarşisi. )
( Formül: φ İLE ψ açıları )
- PRIMARY vs. SECONDARY
- PRIMARY :/yerine BİRİNCİL, ANA
- PRİMAT[İng. PRIMATE] ile/||/<> ESNEKLİK[İng. FLEXIBILITY] ile/||/<> PARAFİLETİK GRUP[İng. PARAPHYLETIC GROUP] ile/||/<> PROSİMİYEN[İng. PROSIMIAN]
( Temel olarak içinde maymunlar (simiyenler) ve ön maymunlar (prosimiyenler) gibi öteryen memelileri barındıran, ilk olarak 85-55 milyon yıl önce küçük kemirgen hayvan türlerinden ayrılarak evrimleşmiş olan taksonomik bir takımdır. Takım içindeki hayvanlar iri beyinleri, üstün görsel becerileri, renkli görüş kabiliyetleri, omuz esneklikleri ve karmaşık hareketleri yapabilen elleriyle bilinirler. Örneğin insan (Homo sapiens), primatlar takımından bir memeli hayvan türüdür. @@ Cisimlerin, şekil ve büyüklüklerinin, uygulanan kuvvet ile değişebilme ve uyum sağlayabilme, sonrasında tekrar eski haline dönebilme özelliğine esneklik denir. @@ Evrimsel bir soy ağacının ortak atasını ve o atanın soyundan gelen türlerin çoğunu içeren, ancak bir ya da daha fazla alt öbeği herhangi bir nedenle ayrı tutan filogenetik gruplara verilen addır. Böylesi bir tür grubunun, öbeğin dışında bırakılan türlere göre parafiletik olduğu söylenir. Örneğin primatlar altında loris ve tarsiyerleri dışlayan Prosimii parafiletik bir gruptur ve görselde mavi ile gösterilmiştir. @@ Önmaymunlar. Primatlar takımının Lemurları, Lorisleri ve Tersiyerleri içeren alttakımıdır. Tersiyerler.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PRIMER/PRIMARY[İng.] değil/yerine/= BİRINCİL
- PRINCIPLE vs./and INTEGRITY
- PRINCIPLE vs./and REGULARITY
- PRIORITY :/yerine ÖNCELİK
- PRİSMATİC COHOMOLOGY ile/||/<> CRYSTALLİNE COHOMOLOGY
( Prismatic cohomology birleşik p-adik kohomoloji kuramıyken İLE crystalline cohomology karakteristik p geometrisi için kohomoloji kuramıdir )
( Formül: Prismatic site )
- PRIVACY :/yerine GİZLİLİK
- PRIVILEGED vs. PRIORITY
- PROBABILITY POSSIBILITY CONTINGENCY
- PROBABLY :/yerine MUHTEMELEN
- PROBLEM vs. DEFICIENCY
- PROBLEM vs. RISKY
- PROFICIENCY[İng.] değil/yerine/= YETERLİLİK
- PRO-INFLAMMATORY[İng.] değil/yerine/= PRO-İNFLAMATUAR
( (Sıfat) İnflamasyon yükseltici.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PROPERLY :/yerine DÜZGÜNCE
- PROPERTY :/yerine MÜLK
- PROPORTION vs./and SYMMETRY
- PROPOSITIONAL ile/||/<> PREDICATE ile/||/<> MODAL ile/||/<> FUZZY ile/||/<> MANTIK SİSTEMLERİ
( Farklı mantık türleri. )
( Formül: P ∧ Q → R )
- PROSEDÜREL BELLEK/PROCEDURAL MEMORY[İng.] değil/yerine/= İŞLEM BELLEĞİ
- PROVIDE vs. SUPPLY
- PSG/POLİSOMNOGRAFİ POLYSOMNOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= UYKU ÇİZGESİ
- PSİKİYATRİ[İng. PSYCHIATRY] ile/||/<> DSM-5 ile/||/<> EKOLALİ[İng. ECHOLALIA]
( Zihinsel, duygusal ve davranışsal bozuklukların; tanı, tedavi ve yönetilmesi ile ilgilenen tıp dalı. @@ Mental Bozuklukların Teşhisi ve İstatistik El Kitabı'dır. 200'den fazla uzmanın katkılarıyla hazırlanmış olup bilimsel literatüre dayalı en güncel zihinsel hastalık tanı ölçütüdür. Amerikan Psikiyatri Birliği (APA) tarafından yayınlanmaktadır. @@ Başka bir kişinin söylediği sözlerin anlamsız bir biçimde tekrar edilmesidir. Psikiyatrik bir bozukluğa işaret eder. Ekolali davranışı sergileyen bireyler kendi düşüncelerini ifade etmekte zorlandıkları için etkili bir biçimde iletişim kuramayabilirler.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PSİKOLOJİ/PSYCHOLOGY[İng.] değil/yerine/= ANLIK/ZİHİN BİLİMİ
- PSYCHOLOGY vs. PSYCHIATRY
- PSYCHOLOGY :/yerine PSİKOLOJİ
- PUBLICLY :/yerine ALENEN, HALKA AÇIK
- PULMONER/PULMONARY[İng.] değil/yerine/= AKCİĞER
- PULS/OKSİMETRİ / PULSE OXIMETRY[İng.] değil/yerine/= VURU-OKSİJEN ÖLÇÜMÜ
- PULSE POLAROGRAPHY[İng.] ile/değil/yerine/= PULS POLAROGRAFİSİ
- PÜLVERİZATÖR[Fr.] değil/yerine/= PÜSKÜRTEÇ/PÜSKÜRTÜCÜ SPREY
- PUŞKİN ve/||/<> GOGOL ve/||/<> GONÇAROV ve/||/<> DOSTOYEVSKİ ve/||/<> TURGENYEV ve/||/<> TOLSTOY ve/||/<> ÇEHOV ve/||/<> GORKİ ve/||/<> ZAMYATİN ve/||/<> BULGAKOV ve/||/<> PASTERNAK
( 1799 - 1837 ve/||/<> 1809 - 1852 ve/||/<> 1812 - 1891 ve/||/<> 1821 - 1881 ve/||/<> 1818 - 1883 ve/||/<> 1828 - 1910 ve/||/<> 1860 - 1904 ve/||/<> 1868 - 1936 ve/||/<> 1884 - 1937 ve/||/<> 1891 - 1940 ve/||/<> 1890 - 1960 )
(
)
- PY- ile/||/<> PYEL-/PYELO- ile/||/<> PYL-/PYLE-/PYO-
( Cerahatle ilgili, cerahat olması. İLE/||/<> Böbrek pelvisi ile ilgili. İLE/||/<> Portal venle ilgili. )
- PYTHON ile RUBY
- Q.D./QUAQUE DIE, EVERY DAY[İng.] değil/yerine/= HER GÜN
- Q.İ.D./QUATER İN DİE, FOUR TIMES A DAY[İng.] değil/yerine/= GÜNDE DÖRT KEZ
- Q.S./SUFFICIENT QUANTITY[İng.] değil/yerine/= YETERLİ MİKTARDA
- QUALIFY :/yerine NİTELENDİRMEK, HAK KAZANMAK
- QUALITY vs. BOUNDARY
- QUALITY vs. CAPACITY
- QUALITY :/yerine KALİTE
- QUANTUM COMPUTING THEORY ile/||/<> CLASSICAL COMPUTING THEORY
( Quantum computing theory kubit ve kuantum algoritmaları incelerken İLE classical computing theory bit ve klasik algoritmaları inceler )
( Formül: Quantum speedup )
- QUANTUM CRYPTOGRAPHY ile/||/<> CLASSICAL CRYPTOGRAPHY
( Quantum cryptography kuantum mekaniği ilkelerine dayalı güvenlik sağlarken İLE classical cryptography matematiksel algoritma zorluğuna dayanır )
( Formül: No-cloning theorem )
- QUANTUM FİELD THEORY ile/||/<> CLASSICAL FİELD THEORY
( Quantum field theory alanların kuantum doğasını tanımlarken İLE classical field theory sürekli klasik alanları tanımlar )
( Formül: Feynman diagram )
- QUANTUM SUPREMACY İLE QUANTUM ADVANTAGE İLE QUANTUM UTİLİTY ile/||/<> KUANTUM ÜSTÜNLÜĞÜ
( Klasik bilgisayarları geçme aşamaları. )
( Formül: 53 qubit Sycamore )
- QUEUİNG THEORY ile/||/<> RELİABILITY THEORY
( Queuing kuyruk sistemi, reliability sistem güvenilirlik. )
( Formül: Queue systems İLE system reliability )
- QUICKLY :/yerine HIZLICA
- QUIETLY :/yerine SESSİZCE
- RADYOAKTİVİTE/RADIOACTIVITY[İng.] değil/yerine/= IŞIN ETKINLİK
- RADIO ASTRONOMY[İng.] / RADIOASTRONOMIE[Fr.] ile/değil/yerine/= RADYOASTRONOMİ
- RADIOBIOLOGY[İng.] / RADIOBIOLOGIE[Fr.] / RADIOBIOLOGIE, STRAHLENBIOLOGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOBİYOLOJİ
- RADIOECOLOGY[İng.] / RADIOÖKOLOGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOEKOLOJİ
- RADIO FREQUENCY[İng.] / RADIOFRÉQUENCE[Fr.] ile/değil/yerine/= RADYOFREKANS
- RADYOGRAFİ/RADIOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= X-IŞINLI GÖRÜNTÜLEME
- RADIOGRAPHY[İng.] / RADIOGRAPHIE[Fr.] / DURCHSTRAHLUNG, RADIOGRAPHIE, RÖNTGENOGRAPHIE[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOGRAFİ
- RADIOCARTOGRAPHY[İng.] ile/değil/yerine/= RADYOKARTOGRAFİ
- RADYOLOJİ/RADIOLOGY[İng.] değil/yerine/= IŞIN BİLİMİ
- RADYOOPASITE/RADIOPACITY[İng.] değil/yerine/= IŞIN GEÇİRMEZLİK
- RADIOSCOPY[İng.] / RADIOSCOPIE[Fr.] / DURCHLEUCHTUNGSAPPARAT[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOSKOPİ
- RADYOTERAPİ/RADIOTHERAPY[İng.] değil/yerine/= IŞIN SAĞALTIMI
- RADIOTHERAPY[İng.] / STRAHLENTHERAPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOTERAPİ
- RAHAT/KOLAY ile KENDİLİĞİNDEN
( EASY vs. SPONTANEOUSLY )
- RÂİ[< RA'Y] ile ...
( Çoban. | Çoban ve kır yaşamını anlatan şiir. )
- RÂÎ/RÂİYE[Ar. < RA'Y] ile RÂÎ/RÂİYYE[Ar.]
( Çoban, sığırtmaç. | Çobansı, çoban ve kır hayatını anlatan şiir. [İng., Fr. PASTORAL] İLE Rü'yet eden. | R harfine ait, r ile ilgili. )
- RAKISHNESS vs. DEBAUCHERY
- RAM/RANDOM ACCESS MEMORY[İng.] değil/yerine/= RASTGELE ERİŞİMLİ BELLEK
- RAMAN SPECTROSCOPY[İng.] / SPECTROSCOPIE RAMAN[Fr.] / RAMAN-SPEKTROSKOPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= RAMAN TAYF BİLGİSİ/BİLİMİ
- RÂMÎ[Ar. < REMY] ile RÂMÎ[Fars.]
( Atan, atıcı.[ok vs.] İLE Boyun eğici, çok itaatli. )
- RAMSEY FRINGES[İng.] / FRANGES DE RAMSEY[Fr.] / RAMSEY-FRANSEN[Alm.] ile/değil/yerine/= RAMSEY SAÇAKLARI
- RAMSEY THEORY ile/||/<> EXTREMAL GRAPH THEORY
( Ramsey düzen kaçınılmaz, extremal maksimal/minimal. )
( Formül: Inevitable order İLE optimal structure )
- RANK ile/||/<> NULLİTY
( Rank sütun uzayı boyutu İLE nullity çekirdek boyutu. )
( Formül: rank(A) + nullity(A) = n )
(1996'dan beri)