Bugün[21 Şubat 2026]
itibarı ile 6.698 başlık/FaRk ile birlikte,
6.698 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(20/28)


- YAŞAM ile/ve/||/<>/> ANLAM

( Keçiboynuzu.[%91] İLE/VE/||/<>/> Özü/çekirdeği.[%1 - 9]
[Yaşam, keçiboynuzu yemek gibidir. Bir damla tat için çok fazla odun çiğnemek gerekir.] )

( )


- YAŞAM ve/||/=/<> BİLİNÇ/FARKINDALIK/ŞUUR

( KENDİNİN SORUMLULUĞU )


- YAŞAM ve/<> BİSİKLET

( Yaşam, bisiklete binmek gibidir. Bisiklette, pedalları çevirdiğin sürece, yaşamda ise hareket ettiğin sürece yol alır ve dengede durabilirsin. )


- YAŞAM ve/||/<> BİSİKLET

( Yaşam, bisiklete binmek gibidir. Bisiklette, pedalları çevirdiğin sürece,
yaşamda ise hareket ettiğin sürece yol alır ve dengede durabilirsin. )


- YAŞAM ile/ve DOĞA

( LIFE vs./and NATURE )


- YAŞAM ile/ve/=/||/<> DURUM


- YAŞAM ile/ve HAREKET

( LIFE vs./and MOVEMENT )


- YAŞAM = HAYAT = LIFE[İng.] = VIE[Fr.] = LEBEN[Alm.] = VITA[Lat.] = BIOS[Yun.] = VIDA[İsp.]


- YAŞAM ile/ve HERŞEY

( LIFE vs./and EVERYTHING )


- YAŞAM ile/||/<> KISA BATTANİYE

( Yukarı çekersek, ayak açıkta kalır. Aşağı çekersek, omuz. Neşeli kişiler, çözüm üreterek[dizlerini karnına çekerek] rahat uyur. )

( "Çözüm." İLE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Ara çözüm. )

( LIFE vs./||/<> SHORT BLANKET )


- YAŞAM ile/ve KOŞUL/LAR

( LIFE vs./and CONDITION/S )


- YAŞAM ve/||/<> KURAM

( LIFE and/||/<> THEORY )


- YAŞAM ile/ve ÖNGÖRÜLEBİLİR YAŞAM

( ... İLE/VE Kişinin en çok istediği/"aradığı". )

( LIFE vs. FORSIGHTABLE LIFE )


- YAŞAM ile/ve/||/<> ÖZGÜRLÜK ile/ve/||/<> MÜLKİYET

( bkz. John Locke )


- YAŞAM ile/ve PAYLAŞIM

( LIFE vs./and SHARING )


- YAŞAM ve/=/||/<>/>/< PAYLAŞIM


- YAŞAM ve/||/<>/>/< YAŞ


- YAŞAM ile/ve/değil/yerine YAŞAM DEĞERLERİNİN BİLİNCE TAŞINMASI


- YAŞAM ile YAŞAMAK

( Hayat hayatla beslenir. Doğada bu süreç zorunluludur, toplumda ise gönüllü olmalıdır. )

( Sorgulanmayan yaşam, yaşam değildir. )

( Yaşam, suyun toprağa karışmasıdır. )

( LIFE vs. SURVIVE
Life lives on life. In nature the process is compulsory, in society it should be voluntary. )


- YAŞAM ile YAŞANTI

( LIFE vs. LIVING )


- YAŞAMA ANLAMI/AMACI/NEDENİ[IKIGAI]:
SEVDİĞİN ve/+/||/&cap;/<>/>/<
(DÜNYANIN/TOPLUMUN) GEREKSİNİM/İ ve/+/||/&cap;/<>/>/<
KARŞILIĞI/MALİYETİ, İYİ OLDUĞUN/YAPTIĞIN ŞEY DOLAYI ÖDENEN/ÖDENEBİLECEK ve/+/||/&cap;/<>/>/<
İYİ OLDUĞUN/YAPTIĞIN

( [2'liler]
[∩: Kesişim]
[1: SEVDİĞİN | 2: GEREKSİNİM | 3: KARŞILIĞI/MALİYETİ, İYİ OLDUĞUNDAN DOLAYI ÖDENEN | 4: İYİ OLDUĞUN/YAPTIĞIN]
1 ve/∩/+/||/<> 2 = GÖREV/HEDEF(MISSION)
2 ve/∩/+/||/<> 3 = MESLEK(VOCATION)
3 ve/∩/+/||/<> 4 = UZMANLIK(PROFESSION)
4 ve/∩/+/||/<> 1 = COŞKU/TUTKU(PASSION)

ve/+/||/∩/<>/>

[3'lüler]
1 ve/∩/+/||/<> 2 ve/∩/+/||/<> 3 = Coşku/heyecan ve gönül rahatlığı fakat "kesinliğin" bulunmaması
2 ve/∩/+/||/<> 3 ve/∩/+/||/<> 4 = Rahatlık fakat boşluk duyumu
3 ve/∩/+/||/<> 4 ve/∩/+/||/<> 1 = Tatmin fakat işe yaramazlık "düşüncesi/zannı"
4 ve/∩/+/||/<> 1 ve/∩/+/||/<> 2 = Neşe, dolgunluk/doluluk fakat "servetleştirilemeyen"

ve/+/||/∩/<>/>

1 ve/∩/+/||/<> 2 ve/∩/+/||/<> 3 ve/∩/+/||/<> 4 = YAŞAMA ANLAMI/AMACI/NEDENİ[IKIGAI] )

( [2's]
[∩: Intersection]
[1: WHAT YOU LOVE | 2: WHAT THE WORLD NEEDS | 3: WHAT YOU CAN BE PAID FOR | 4: WHAT YOU ARE GOOD AT]
1 &/∩/+/||/<> 2 = MISSION
2 &/∩/+/||/<> 3 = VOCATION
3 &/∩/+/||/<> 4 = PROFESSION)
4 &/∩/+/||/<> 1 = PASSION

&/+/||/∩/<>/>

[3's]
1 &/∩/+/||/<> 2 &/∩/+/||/<> 3 = Excitement and complacency, but sense of uncertainty
2 &/∩/+/||/<> 3 &/∩/+/||/<> 4 = Comfortable but thought/"feeling" of emptiness
3 &/∩/+/||/<> 4 &/∩/+/||/<> 1 = Satisfaction but thought/"feeling" of uselesness
4 &/∩/+/||/<> 1 &/∩/+/||/<> 2 = Delight and fullness but no "wealth"

&/+/||/∩/<>/>

1 &/∩/+/||/<> 2 &/∩/+/||/<> 3 &/∩/+/||/<> 4 = REASON TO LIVE/HAVING A PURPOSE IN LIFE[IKIGAI] )

( )

( REASON TO LIVE/HAVING A PURPOSE IN LIFE[IKIGAI]:
WHAT YOU LOVE and/∩/+/||/<> WHAT THE WORLD NEEDS and/∩/+/||/<> WHAT YOU CAN BE PAID FOR and/∩/+/||/<> WHAT YOU ARE GOOD AT )


- YAŞAMA GÜCÜ = KUVVE-İ HAYATİYE = FORCE VITALE[Fr.] = LEBENSKRAFT[Alm.]


- SARILMAK:
YAŞAMA ve/||/<> ÇALIŞMAYA

( Dört elle! VE/||/<> Bin elle! )


- YASAMA SORUMSUZLUĞU ile/ve/<> YASAMA DOKUNULMAZLIĞI


- YASAMA ile YASAMALI ile YASAMA GÜCÜ ile YASAMA YILI ile YASAMA HAKKI ile YASAMA DÖNEMİ ile YASAMA KURULU ile YASAMA ORGANI ile YASAMA KUVVETİ ile YASAMA MECLİSİ ile YASAMA YETKİSİ ile YASAMA DOKUNULMAZLIĞI


- YASAMA ve/||/<>/> YÜRÜTME ve/||/<>/> YARGI

( LEGISLATIVE ORGAN and EXECUTIVE ORGAN and JUDICIAL ORGAN )


- YAŞAMIN UZAMASI ile/ve/değil/= BEREKETLENMESİ


- YAŞAM(AK):
GERİYE DOĞRU ile/ve/değil/||/<>/> İLERİ DOĞRU

( Anlaşılır. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Yaşanır. )


- YAŞAMAK ile BÖLGE SAKİNİ ile SAKİNLER ile YAŞADIĞI

( INHABIT vs. INHABITANT vs. INHABITANTS vs. INHABITED )

( مسکون کردن ile مسکن گزيدن ile اهل ile سکنه ile معموره )

( MOSKON KARDAN ile MOSKAN GOZYDAN ile HAL ile SEKNEH ile معموره )


- YAŞAMAK ve/||/<>/>/< ÇÖZÜM ÜRETMEK

( Yaşamakla meşgul olmazsan, ölmekle meşgul olursun. VE/||/<>/>/< Çözümün bir parçası değilsen, sorunun bir parçasısındır. )


- YAŞAMAK ile DENEYİMLEMEK


- YAŞAMAK ile/ve/||/<> DENEYİMLEMEK / TECRÜBE ETMEK

( TO LIVE vs./and EXPERIENCE )


- YAŞAMAK ile/ve DÖNÜŞTÜRMEK

( Yaşayan yaratamaz, yaratan yaşayamaz. )

( TO LIVE vs./and TO TRANSFORM )


- YAŞAMAK ile/ve DUYUMSAMAK

( TO LIVE vs./and TO SENSE )


- YAŞAMAK ile/ve EYLEMİNDE BULUNMAK

( TO LIVE vs./and TO ACT )


- YAŞAMAK ile/ve/||/<>/> NİTELİKLİ YAŞAMAK

( Duyu, "duygu" ve hayal ile. İLE/VE/||/<> Us/akıl ile. )


- YAŞAMAK ile/ve/<>/></< ÖLMEK

( Biliyor olmak. İLE/VE/<>/


- YAŞAMAK ve/||/<> SEVMEK

( Direnmektir. VE/||/<> Güvenmektir. )


- YAŞAMAK ile YAŞ ile YAŞA ile YAŞ GÜNÜ ile YAŞ ÜZÜM ile YAŞ HADDİ ile YAŞ KESİM ile YAŞ PASTA ile YAŞ SEBZE ile YAŞ ÇAYIR ile YAŞ DÖNÜMÜ ile YAŞ SINIRI ile YAŞ DAĞILIMI


- YAŞAMAK ile/ve YAŞANTILAMAK

( TO LIVE vs./and EXPERIENCE )


- YAŞAMAK ve/||/<>/>/< YAŞARKEN YAŞATMAK


- YAŞAMAK ile/ve YAŞATMAK


- YASAMAK ile YASSILMAK ile YASALAŞMAK ile YASALAŞTIRMAK ile YASALAŞTIRILMAK ile YASALAŞTIRABİLMEK ile YAS ile YASA ile YASALI ile YASASIZ/LIK ile YASA DIŞI/LIK ile YASA KOYUCU ile YASA SÖZCÜSÜ ile YASA TEKLİFİ ile YASA ÖNERİSİ ile YASA TASARISI ile YASA KOYUCULUĞU


- YAŞAMAKTA/YAŞIYOR OLMAK ile/ve/değil ÖLMEKTE/ÖLÜYOR OLMAK


- YAŞAM(AY)I ÖĞRENMEK ile/ve/değil/=/||/<>/< SAÇMALAMAMAYI ÖĞRENMEK


- YAŞAMAYIP YAŞLANMAK ile/değil/yerine/>< YAŞAYIP YAŞLANMAK


- YAŞAM'DA:
ANLATIM ile/ve ANLAM

( Yaşam, anlatım ile anlamın birbirinden ayrılmasıyla aydınlanır. )

( The life gets the enlightenment by seperation of expression from meaning. )

( EXPOSITION/EXPRESSION vs./and MEANING (:IN LIFE) )


- YAŞAM(DA):
"ÇOK (ŞEY/İ) BİLMEK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< ÇOK (DURUMU) ANLAMAK


- YAŞAMDA:
GÖZESEL(HÜCRESEL) ORGANİZASYON ve/||/<> ÜREME ve/||/<> METABOLİZMA ve/||/<> HOMEOSTAZ ve/||/<> KALITIM ve/||/<> UYARANLARA TEPKİ ve/||/<> BÜYÜME VE GELİŞME ve/||/<> EVRİLEREK UYUMLANMA


- YAŞAMDA KALMAK ile/ve/değil/||/<>/> YAŞAMAK

( Canlılarda. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> İnsanda. )

( [not] TO SURVIVE vs./and/but/||/<>/> TO LIVE )


- YAŞAMDA:
[ya] "TOZU, DUMANI YUTMAK" ile/değil/yerine/ya da/>< TOZU DUMANA KATMAK


- YAŞAMDA/BİSİKLETTE:
KİŞİLERE ÇARPMAMA ve/||/<> ARAÇLARA VE KİŞİLERE ÇARPILMAMA


- YAŞAMDAN KAÇMAK değil/yerine/>< YAŞAMI KAÇIRMAMAK


- YAŞAM/DÜNYA/İNSANLIK:
CENNETTEN > KÖTÜLEŞMEYE ile/değil/yerine/></< KARANLIKTAN > AYDINLANMAYA

( 1800'lere kadarki genel kabul, inanış ve yaşayış. İLE/DEĞİL/YERİNE/>


- YAŞAM/HAYAT ve/= SÜRPRİZ

( LIFE and/= SURPRISE )


- YAŞAM/HAYAT ve/=/<> ÜMİT

( Hayat, teselli olmaktır. )

( Erip, eriyip, biten. VE/=/<> Hiç bitmeyen, bitmemesi gereken. )

( LIFE and/=/<> HOPE )


- YAŞAMI:
GELDİĞİ GİBİ KARŞILAMAK ile/ve/değil OLDUĞU GİBİ KARŞILAMAK


- KAYBETME(ME)K:
YAŞAMI ile/değil/yerine YAŞAMIN ANLAMINI

( ... İLE/DEĞİL/YERİNE Daha üzücüdür. )


- YAŞAMI KOVALAMAK ile YAŞAMI YAKALAMAK


- YAŞAMI ÖĞRETEN:
YAŞIMIZ değil YAŞADIKLARIMIZ


- YAŞAMI ÖĞÜTMEK değil/yerine YAŞAM ÜRETMEK


- SÖNDÜRMEK:
YAŞAMI değil/yerine/>< SİGARAYI/TÜTÜNÜ


- YAŞAM/İLİŞKİ:
"NE KADAR UZUN SÜRDÜĞÜ" ile/değil/yerine/||/<> NE KADAR NİTELİKLİ/DOLU OLDUĞU


- YAŞAM/IM ÇOK SIKICI değil (YETERİNCE) PARA(N) YOKTUR


- YAŞAMIMIZA GİRENLERİ BELİRLEMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YAŞAMIMIZDAN ÇIKARILACAKLARI BELİRLEMEK


- YAŞAMIN ANLAMI ile/ve YAŞAMIN DENEYİMİ


- YAŞAMIN:
ANLAŞILMASI ile/ve/||/<>/> YAŞANMASI

( Geriye doğru. İLE/VE/||/<>/> İleri doğru. )


- YAŞAMIN:
"DAYATTIKLARI" ile/ve/değil/yerine/<> GETİRDİKLERİ


- YAŞAMIN DEĞİŞTİRDİĞİ ile/ve/<>/değil/yerine YAŞAM(LAR)I/NI DEĞİŞTİREN


- YAŞAMIN ...:
"GENİŞLEMESİ" ile/ve/||/<> "DARALMASI"

( Kişinin cesareti oranındadır. )


- YAŞAMIN, GİDEREK KOLAYLAŞMASI değil BİZİM, GİDEREK GÜÇLENMEMİZ


- YAŞAMIN MATEMATİĞİNDE:
ÇARPMA ve/||/<> BÖLME ve/||/<> ÇIKARMA ve/||/<> TOPLAMA

( Gerçeklerle. VE/||/<> Ayrılıklara. VE/||/<> İnsanlık ölçeğinden. VE/||/<> Kendini ve/ya da kendinle. )


- YAŞAMIN, NEYİ, (NE KADAR VE NE ZAMAN):
(")GETİRİP(") ile/ve/ya da/hem de/ne yazık ki/||/<> (")GÖTÜRECEĞİ(")


- YAŞAMIN:
"UZUNLUĞU" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GENİŞLİĞİ


- YAŞAMIN YALINLIĞINDA:
BİLİM ile/ve/||/<> FELSEFE ile/ve/||/<> SANAT ile/ve/||/<> DİN

( Sınırlar. İLE/VE/||/<> Yorumlar. İLE/VE/||/<> Betimler. İLE/VE/||/<> Kutsar. )


- YAŞAMIN:
"ZORLUĞU" ile/değil/yerine/||/<>/< SIRADANLIĞI


- YAŞAMIN "ZORLUKLARINI" KOLAYLAŞTIRMADA:
AŞK ve/||/<> (KOŞULSUZ) SAYGI VE SEVGİ ve/||/<> SANAT


- YAŞAMINA, GÜN EKLEMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< GÜNÜNE, YAŞAM EKLEMEK


- YAŞAMIN(IN):
İZLEYİCİSİ OLMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< OYUNCUSU OLMAK


- YAŞAMLAR:
YARI MADDÎ ile/ve YARI MANEVÎ

( İçinde manevî bir boşluk bulunan ve dışa sürekli neşe vuran kişi değersiz, boş zevklere kanacaktır. Mutlaka, giderek kendiyle olan bağını koparacaktır. )


- YAŞAMSAL/VITAL ÖRGENLER:
BEYİN ile/ve/||/<> KARACİĞER ile/ve/||/<> AKCİĞER ile/ve/||/<> BÖBREK ile/ve/||/<> KALP


- YAŞAMSAL(VİTAL) ile/ve/<> YAYILMACI/BULAŞICI(VİRAL)


- YAŞANILAN ile/ve/||/<>/>< YAŞANIL(MA)MASI GEREKEN


- YAŞANMAK ile YAŞANILMAK ile YAŞANABİLMEK


- YAŞANMASI GEREKEN ile/ve/||/<>/> YAŞANMALI


- YAŞANMAZLAŞTIRMAK ile YAŞANMA


- YAŞANMIŞLIK ile/değil/yerine DENEYİM


- YAŞANMIŞLIK/YAŞANMAMIŞLIK ile/ve ANLAMLILIK/ANLAMSIZLIK


- YAŞANTI ve İMGE ve/||/<>/> TASARIM ve SİMGE


- YAŞANTI ile/ve ANLATIM

( LIVING vs./and EXPOSITION/EXPRESSION )


- YAŞANTI ile/ve/||/<> DENEYİM


- YAŞANTI = EXPERIENCE[İng.] = EXPÉRIENCE VÉCUE[Fr.] = ERLEBNIS[Alm.]


- YAŞANTI ile/ve/değil/yerine HAL


- YAŞANTIYLA ile/ve/||/<> YAŞANTIDA


- YAŞAR DEDEMAN İHL CAMİİ :

( Ferahevler Mahallesinde Hakim Evleri sitesinin yanında bulunmaktadır. )


- YAŞAR DEDEMAN LİSESİ :

( Yavuz Sultan Selim mahallesinde hayırseverlerden Yaşar Dedeman'ın yardımları ile yaptırılan ve yaptıranın adını taşıyan lise 1978/1979'da Hürriyet İlkokulu bünyesinde eğitime başladı. 1985/1986 ders yılında yeni binasına taşındı. Kemal Dedeman tarafından Milli Eğitim Bakanlığına devredilen binada 1992/1993 ders yılına kadar Ortaokul olarak hizmet verildi. Aynı ders yılı içinde lise statüsüne alındı. (İMAM HATİP LİSESİ OLDU!!!!!) )


- YAŞAR KEMAL KÜLTÜR MERKEZİ PARKI :

( Derbent (Çamlıtepe) mahallesindedir. 1.360,00 m²'lik bir alan üzerindedir. Tamamı yeşil alandır. )


- YAŞAR ile/||/<> YEŞER

( Yaş olmak. İLE/||/<> Yeşil olmak. )


- YAŞAR'IM/IZ ve/+/||/<> 24 YIL

( image )

( YAŞAR'ımız için oluşturulan özel sayfamızı görmek için burayı tıklayınız... )


- YAŞARKEN ve/||/<> ÖLÜRKEN

( Yaşamdan/yaşamaktan başka hiçbir şey yoktur/olmamalıdır. VE/||/<> Ölmekten başka hiçbir şey yoktur/olmamalıdır. )


- YAŞARMAK ile YAŞARTMAK ile YAŞARLIK


- YAŞATKAN ile YAŞATKAN SİNİR SİSTEMİ


- YAŞATMAK ile DİRİLTMEK


- YAŞATMAK ile YAŞATTIRMAK ile YAŞATABİLMEK


- YASAYA UYGUNLUK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< EVRENSEL ADÂLET


- YAŞAYAMAMAK ile/ve/değil YAŞADIĞINI, GÖNLÜNCE YAŞAYAMAMAK

( Hayallerini/istediklerini gerçekleştirememek. İLE/VE/DEĞİL Gerçekten istediklerini ve gerekenlerini yaptığın halde hayallerini gerçekleştirememek. )


- YAŞAYAN EN BÜYÜK ŞEY -ile

( BİR MANTAR )


- YAŞAYAN MİT ile/ve KURGUSAL MİT


- YAŞAYAN/YAŞAMAK/"YAŞAMASI" ile/ve/<>/değil VAROLAN/LAR

( İnsan için geçerlidir. İLE/VE/<>/DEĞİL İnsan ve insan/lar dışındaki herşey için geçerlidir. )

( Herkes. İLE/VE/<>/DEĞİL Herşey. )


- YAŞAYANLAR ile/fakat/ne yazık ki ÖLENLER

( Ölenlerin gözlerini kapatıyor. İLE/FAKAT/NE YAZIK Kİ Yaşayanların gözlerini açamıyor. )


- DİŞİL YAŞDÖNÜMÜ/MENOPOZ[Fr.] ile ERİL YAŞDÖNÜMÜ/ANDROPOZ[Fr.]

( Dişilde. İLE Erilde. )


- YASEMİN[Fars.] ile YABANİ YASEMİN

( Zeytingillerden, beyaz, kırmızı ya da sarı renkli çiçekleri hoş kokulu olan bir ağaççık. İLE Patlıcangillerden, yaprakları almaşık, çiçekleri menekşe renginde, tırmanıcı bir bitki. )

( JASMINUM cum SOLANUM DULCAMARA )


- YASEMİN ile YASEMİN

( JASMINE vs. JASMIN )

( گل ياسمن ile ياس ile عبهر ile ياسمن )

( GOL YESMAN ile YAS ile عبهر ile YESMAN )


- YASƏMƏN[Azr.] = LEYLAK[Tr.]


- YAŞIMDAYIM" değil YAŞINDAYIM


- YAŞIN YAŞIN

( Gizli gizli, için için. )


- YÂSİN ile ...

( KUR'AN'IN KALBİDİR )


- YAŞINDAN-BAŞINDAN (UTAN[MA]MAK) -ile


- YAŞINI BAŞINI (ALMAK)


- Yaşını başını aldıysan artık SUS!!!


- YAŞLA "İLGİLENENLER/UĞRAŞANLAR" ile/ve/değil "YAŞ İŞLERLE" UĞRAŞANLAR


- YASLAMAK ile YASLANMAK ile YASLANDIRMAK ile YASLANABİLMEK ile YASLAYABİLMEK


- YAŞLANDIĞIMIZDAN DOLAYI OYUN OYNAMAKTAN VAZGEÇMEK
değil/ne yazık ki
VAZGEÇTİĞİMİZDEN DOLAYI OYUN OYNAMAMAK


- YAŞLANDIĞINDA/N DOLAYI OYNAMAYI/GÜLMEYİ BIRAKMAK DEĞİL ile/ve/değil/||/<> OYNAMAYI/GÜLMEYİ BIRAKTIĞINDA/N DOLAYI YAŞLANMAK


- YAŞLANDIRAN BESİNLER değil/yerine/>< YAŞLANMAYI YAVAŞLATAN BESİNLER


- YAŞLANILAN HAYAT değil/yerine YAŞANILAN HAYAT


- YASLANMA! ile/ve AYAKTA DURMA!

( Uyursun. İLE/VE Yorulursun. )


- YAŞLANMA ve/<> DAĞA TIRMANMA

( [çıktıkça] Soluğunuz daralır, yorgunluğunuz artar. VE/FAKAT/<> Görüş/bakış açınız genişler. )


- YAŞLANMA ile HUTCHINSON - GILLFORD ERKEN YAŞLANMA SENDROMU / PROGERIA


- YAŞLANMA ile/ve/değil/yerine/||/<> YIPRANMA

( FERSUDE[Fars.]: Eskimiş, yıpranmış, aşınmış. )


- YAŞLANMADAN YAŞ ALMAK ile/değil/yerine/>< YAŞLANMAK


- YAŞLANMAK ve/değil/yerine/||/<> DAĞA TIRMANMAK

( Yaşlanmak, büyük bir dağa tırmanmak gibidir. Tırmandıkça bazı fiziksel gücünüz azalır ama bakışlarınız daha özgür, görüşünüz daha geniş ve dingin olur. )


- YAŞLANMAK ile/ve/değil/yerine KOCAMAK/KARIMAK/KARTALMAK/KARTLAŞMAK

( COTTURUK: Kocamış, çirkinleşmiş kişi. )


- YAŞLANMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< OLGUNLAŞMAK


- YAŞLANMAK ile TİRİTLEŞMEK

( ... İLE Çok yaşlanıp gücünün kalmaması. )


- YAŞLANMAK değil YAŞ ALMAK

( Erkekler, yaşını saklamaya; kadınlar ise saklamamaya başladığı zaman yaşlanmaya başlamıştır. )

( Yaşlanmak, bir dağa tırmanmaya benzer. Çıktıkça yorgunluğunuz artar, soluğunuz kesilir fakat görüş açınız genişler. )


- YAŞLANMAK ile YAŞLANDIRMAK ile YAŞLANABİLMEK ile YAŞLANIVERMEK


- YAŞLARDA:
0-1 ve/||/<>/> 1-3 ve/||/<>/> 3-6 ve/||/<>/> 6-12 ve/||/<>/> 12/20 ve/||/<>/> 20-40 ve/||/<>/> 40-65 ve/||/<>/> 65 >

( "Temel güven"e karşı, güvensizlik. VE/||/<>/> Özerkliğe karşı, kuşku ve utanç. VE/||/<>/> Girişimciliğe karşı, suçluluk. VE/||/<>/> Başarıya karşı, aşağılık/yetersizlik "düşüncesi". VE/||/<>/> Kimliğe karşı, kimlik/rol karmaşası. VE/||/<>/> Yakınlığa karşı, uzaklık-yalnızlık-yalıtılmışlık. VE/||/<>/> Üretkenliğe karşı, durgunluk. VE/||/<>/> Benlik bütünlüğüne karşı, ümitsizlik. )


- YAŞLAR('I)

( 1. Temelde hiçbir yaş yok.
2. Çevrenin/öteki kişinin algıladığı/yorumladığı yaş.
3. Duyumsanan/hissedilen/düşünülen/istenilen yaş(lar).
[Zihin yaşı, enerji yaşı, coşku yaşı vs. gibi.]
4. Yoğunluk yaşı.[Deneyim ile, yaşamın getirdikleri ile gelinen yaş.]
5. Önkabul olarak bazı açılardan algıda/yorumda ilişkilendirilmeye yarayan kayıt/"doğum" yaşı.
6. Kemik yaşı ve damar yaşı.[Kişi, damarlarının sağlığı kadar yaşlıdır.] )


- YAŞLI-BAŞLI


- YAŞLI ile AKVES[Ar.]

( ... İLE Yaşlılıktan beli bükülmüş olan. )


- YAŞLI ile ÇOK YAŞLI/MÜSİNN[Ar. < SİNN], A'MER


- YAŞLI ile KARAKOCA

( ... İLE Saçı ağarmamış yaşlı kişi. )


- YAŞLI ile YAŞLI EL ile YAŞLI ile İHTİYAR

( ELDER vs. ELDER HAND vs. ELDERLY vs. ELDERMAN )

( ريش سفيد ile ارشد کليسا ile ارشد ile شيخ کليسا ile زيربليط ile سالمند ile سالمندان ile کدخدا )

( RYSH SEFYD ile ERSHOD KELYSA ile ERSHOD ile SHYKH KELYSA ile زيربليط ile SALMAND ile SALMANDAN ile KADKHODA )


- YAŞLI ile YAŞLICA

( ... İLE Biraz yaşlı olan. )


- YAŞLILAR


- YAŞLILAR [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]


- YAŞLILARDA GÖRMEMİZ GEREKEN:
GEÇMİŞ ile/ve/değil/yerine/<> GELECEK


- YAŞLILARLA İLGİLENMELİ


- YAŞLI/LIK ile/ve/||/<>/> AĞIR BAŞLI/LIK


- YAŞLI/LIK ve/<> BİSİKLET


- YAŞLI/LIK ile/yerine OLGUN/LUK

( Yaşlıları ziyaret etmek, yararlıdır! )


- YAŞLILIK ve/||/<> SAYRILIK ve/||/<> KITLIK ve/||/<> ÖLÜM

( "Mahşerin dört atlısı." )


- YAŞLI/LIK ile YAŞLIK ile YAŞLICA ile YAŞLI BAŞLI ile YAŞLILAR YURDU ile YAŞLICA BAŞLICA ile YAŞLILIK BİLİMİ ile YAŞLILIK SİGORTASI


- Yaşlıyı DİNLE!!!


- YAŞMAK ile PEÇE/NİKAB


- YAŞMAK ile YAŞMAKLAMAK ile YAŞMAKLANMAK ile YAŞMAKLI ile YAŞMAKSIZ


- YASMIK/MERCİMEK[Fars. < MERDUMEK] ile/değil BURÇAK

( Baklagillerden, beyaz çiçekli bir tarım bitkisi. | Bu bitkinin, besin değeri yüksek, ufak, yuvarlak ve yassıca tohumu. İLE/DEĞİL Baklagillerden, taneleri hayvan yemi olarak kullanılan bir bitki. | Bu bitkinin, mercimeğe benzeyen tanesi. )

( LENS CULINARIS cum VICIA ERVILIA )


- YASSI ADA ile/ve SİVRİ ADA

( ... İLE/VE "Hayırsız Ada" olarak da adlandırılır. )

( Menderes Hükümeti'nin yargılandığı adadır. İLE/VE ... )

( RHODUSSA, PLATİ[PLATEIA] ile/ve OKSİYA[Sivri anlamına gelmektedir] )

( IX. yüzyılda bir manastır ile kırk azizler adına bir kilise inşa edilmiştir. İLE/VE Bir manastır bulunmaktadır. [Aziz Mikhael'e adanmış bir kilise vardı.]
XI. yüzyılda siyasi suçluların sürgün yeri olarak kullanılmıştır. İLE/VE Sürgün yeri olarak kullanılmıştır. )


- YASSI GÖZELER = HÜCERÂT-I MÜFERTAHA = CELLULES PLATES


- YASSI SOLUCAN/PLANARYA(PLANARIAN) ile YUVARLAK SOLUCAN ile HALKALI SOLUCAN


- YASSI ile YATIK


- YASSILAMAK ile YASSILANMAK ile YASSILATMAK ile YASSILAŞMAK ile YASSILAŞTIRMAK ile YASSI/LIK ile YASSICA ile YASSI KADAYIF ile YASSI BALIKLAR ile YASSI SOLUCANLAR ile YASSI SOLUNGAÇLILAR


- YASTIK/OYUNCAK AYI VS. ile/ve/yerine ARKADAŞ


- YASTIK ile/ MAKAD ile/ MİNDER


- YASTIK ile USTURMAÇA[İt.]

( ... İLE Her tür deniz aracının, rıhtım, iskele gibi yerlere yanaşmaları sırasında olabilecek çarpışmaları önleyici nitelikte halat, ağaç, lastik gibi esnek nesnelerden yapılmış, sabit ya da taşınabilir yastık. )


- YASTIKLAMAK ile YASTIK ile YASTIKLI ile YASTIK BIYIK ile YASTIK TAKOZ ile YASTIK KILIFI


- YASTIKTA:
KILIF ile/değil MİTİL

( ... İLE/DEĞİL İçine, pamuk vb. doldurulan, beyaz yastık ya da yorgan kılıfı. | İki yüzü beyaz kapsız yorgan. )


- YAT ile YAT[Hollandaca]

( Kalkan ve zırh gibi korunma aracı. İLE Özel gezinti gemisi. )


- YATAK-DÖŞEK (YATMAK)

( Hasta olmak. )


- YATAK [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]


- YATAK ODASI değil/yerine UYKU/UYUMA ODASI


- YATAK [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]


- YATAK ile AĞ YATAK/HAMAK[Fr. HAMAC < Karaib dilinden]

( ... İLE İki ağaç/direk/duvar arasına asılarak içine yatılan ve sallanılabilen, ağdan ya da bezden yapılmış yatak, ağ yatak. )


- YATAK ile/ve BELEK

( ... İLE/VE Beşiğe konulan yatak. )


- YATAK ile/ve BERHÂBE[Fars.]

( ... İLE/VE Minder, döşek, yatak. | Bir döşekte birlikte yatılan kişi. )


- YATAK ile BEŞİK

( ... İLE Bebekleri yatırmaya ve sallayarak uyutmaya yarayan, tahta ya da demirden yapılmış sallanır bir tür küçük karyola. | Ambalajlanacak malın biçimine uygun olarak alta konulan parça ya da parçaların tümü. | Bir şeyin doğup geliştiği yer. | Yüzüstü yatışta, geriye bükülü ayak bileklerini ellerle kavrayarak karın üzerinde baş ve ayak yönünde sallanma. )


- YATAK/MECRÂ ile EKENEK/MEZRÂ

( [coğrafya] Yatak. | Bir işin gidişi, bir olayın doğrultusu. İLE Ekilen yer. Ekime elverişli, ekilecek tarla ya da yer. | Kırsalda, birkaç evden oluşan, en küçük yerleşim birimi. )


- YATAK ile KAPI


- YATAK ile KUŞET[Fr. < COUCHETTE]

( ... İLE Gemi ya da trende yatak. )


- YATAK ve SANDALYE/KOLTUK ve AYAKKABI

( Zamanımızın en uzun süre üzerinde geçtiği nesneler. )

( Olabildiğince nitelikli olanlarını tercih etmek ve kullanmakta yarar vardır! )

( ... ve ... ve PAPUÇ[< PÂ-PÛŞ: Ayak örten.][PÂ: Ayak.]
PÂY-GÂH[: Derece, rütbe.| Ayakkabılık.][Türkçe'de PEYKE şeklinde galat olarak kullanılmıştır.][PEYKE: Genellikle eski evlerde bulunan, duvara bitişik, alçak, tahta sedir, kerevet.][KEREVET(Rus.): Üzerine şilte serilerek oturmaya ya da yatmaya yarayan tahtadan seki, sedir.] )


- YATAK ile/ve/||/<> TOPRAK

( Üç gün. VE/||/<>/> Dördüncü gün. )


- YATAK ile/ve/||/<>/> YASAK


- YATAK YASTIK

( BED
PILLOW )


- YATAK ile YATAK ARKADAŞI ile YATAK MAKİNESİ ile NEHİR YATAĞI ile YATAKÇI ile YATAK TAKIMI

( BED vs. BED FELLOW vs. BED MAKER vs. BED OF A RIVER vs. BEDDER vs. BEDDING )

( بستر ile تختخواب ile تخت ile فراش ile هم بستر ile بسترساز ile مغ ile سنگ بستر ile رختخواب ile لايه زيرين ile لوازم تختواب ile هواي آزاد )

( BASTER ile TAKHTKHAB ile TAKHT ile FARASH ile NPAM BASTER ile BASTERSAZ ile MOGH ile SANG BASTER ile RAKHTKHAB ile LAYYEH ZYRYNE ile LAVAZM TAKHTAVAB ile NPAVAY AZAD )


- YATAK/LIK ile YATAKLI ile YATAKÇI ile YATAK LİMAN ile YATAK ODASI ile YATAK LİMONU ile YATAK TAKIMI ile YATAK YARASI ile YATAK ÖRTÜSÜ ile YATAK BAŞLIĞI ile YATAK MOBİLYA ile YATAK ÇARŞAFI ile YATAKLI VAGON


- YATALAK ile/değil/yerine İNME/FELÇ


- YATAN ASLAN" ile/değil/yerine/>< GEZEN TİLKİ

( Gezen tilki, yatan aslana yeğdir. )


- YATARAK TEDAVİ GÜVENCESİ ve/||/<> AYAKTA TEDAVİ GÜVENCESİ ve/||/<> HASTAHANE AĞI ve/||/<> BEKLEME SÜRESİ

( "Bilinmesi Gereken Tamamlayıcı Sağlık Sigortası Terimleri"ni okumak için burayı tıklayınız... )


- YATAY/DİKEY ile PARALEL

( ARZÎ/UFKÎ / TÛLÎ/ŞÂKULÎ ile ... )

( HORIZONTAL / VERITICAL vs. PARALLEL )


- YATAY DUDAKLAR ile/ve DİKEY DUDAKLAR

( Oldukça sık sorun çıkarır. İLE Hiçbir sorun bırakmaz. )

( HORIZONTAL LIPS vs. VERTICAL LIPS )


- YATAY RASTGELELİK ile/ve DİKEY RASTGELELİK

( RANDOM IN HORIZONTAL vs. RANDOM IN VERITICAL )


- YATAY ile/ve DİKEY/DÜŞEY

( UFKÎ ile/ve ŞÂKULÎ["ku" uzun okunur] )

( HORIZONTAL vs./and VERTICAL )

( HORIZONTAL avec/et VERTICAL )


- YATAY/UFKÎ ile/ve/değil YASSI

( Durgun bir su yüzeyine koşut, düşey doğrultusuna dikey olan. İLE/VE/DEĞİL Yayvan ve düz. )


- YATAY ile YATAY GEÇİŞ ile YATAY SEREN


- YATAY ile YATIK


- YATAY/LIK ile/ve GEÇİŞKEN/LİK


- YATIK GÖVDE = SÂK-I ZÂHİF = TIGE COUCHÉE


- YATIK ile YATIK

( Dik olmayan, eğik, yatırılmış bir durumda olan. | Zamanla dayanıklılığını yitirmiş. | Çevrilmiş, devrik. İLE Yayvan su kabı. )


- YATIK ile YATKIN

( ... İLE Bir yana eğilmiş. | Çok durmaktan, sağlamlığını yitirmiş, çürük. | Benimsemiş, alışmış, eğilimli. | Yetenekli, becerikli. )


- YATILI ile YATALAK

( Geceleri de kalınıp yatılan. | Geceleri de kalıp yatan öğrenci. İLE İnme ya da sakatlık gibi bir nedenle yataktan kalkamayan. )


- YATILMAK ile YATIRMAK ile YATIŞMAK ile YATIRILMAK ile YATIŞTIRMAK ile YATIRABİLMEK ile YATI ile YATIK ile YATIM ile YATIR ile YATIŞ ile YATILI/LIK ile YATISIZ ile YATIK ÇİT ile YATIK YAZI ile YATIK DOĞRU ile YATILI BÖLGE OKULU


- YATIP KALKMAK


- YATIRIM GİDERLERİ / CAPEX ile/ve/||/<>/> DİZİ EYLEM GİDERLERİ / OPEX

( İşi başlatmak için varlık ve para giderleri. [Yatırım giderleri, makineleri, önemli araç ve iş için başka herhangi bir nesneyi alabilmek için gereklidir.] @@ İşletmeninin günlük giderleri. [İşletmenin değerini artırmak için doğrudan bir etkiye sahiptir. Günlük giderler büyük oranda etkilenmeden işletme giderleri karşılanabiliyorsa işletme geliri yüksek olasılıkla artacaktır.] )


- YATIRIM ile ARAŞTIRMAK ile YATIRIM YAPMAK ile ÜNİFORMA ile YATIRIM ile YATIRIMCI

( INVEST vs. INVESTIGATE vs. INVESTING vs. INVESTITURE vs. INVESTMENT vs. INVESTOR )

( سرمايه گذاري کردن ile تحقيق کردن ile تفحص کردن ile تحقيقات بعمل آوردن ile پژوهيدن ile جستار کردن ile رسيدگي کردن ile تجسس کردن ile سرمايه گذار ile اعطاي نشان ile اعطاء ile دادنامتياز ile سرمايه گذاري ile مضارب )

( SARMAYYEH GOZARY KARDAN ile TAHGHYGH KARDAN ile TAFHES KARDAN ile TAHGHYGHAT BAMEL AVARDAN ile PAJOYDAN ile JASTAR KARDAN ile RESYDEGY KARDAN ile TAJASS KARDAN ile SARMAYYEH GOZAR ile ETAY NESHAN ile ETA ile DADNAMETYAZ ile SARMAYYEH GOZARY ile MAZARB )


- YATIRIM ile YATIRIMCI/LIK ile YATIRIM FONU ile YATIRIM BANKASI


- YATIRIMIN(PARANIN/ALTININ) ...:
"DEĞERLENMESİ" ile/ve/değil/||/<>/< DEĞERİNİ KAYBETMEMESİ


- YATIŞTIRABİLMEK ile YATIŞTIRICI/LIK


- YATIŞTIRMAK ile YATIŞTIRMA ile YATIŞTIRICI

( APPEASE vs. APPEASEMENT vs. APPEASING )

( دلنوازي کردن ile دلجوئي کردن ile دلجويي ile دلجوئي ile دلجويانه )

( DELNAVAZY KARDAN ile DELJOYEY KARDAN ile DELJOYY ile دلجوئي ile دلجويانه )


- YAT-KAT


- YATKINLAŞMAK ile YATKIN/LIK


- YATKINLIK ile/ve/değil ALIŞKANLIK


- YATKINLIK ile/ve/||/<>/> EĞİLİM


- YATKINLIK ile/ve/||/<>/> KATILIM ile/ve/||/<>/> SÜREKLİLİK

( PRE-DISPOSITION vs./and/||/<>/> PARTICIPATION vs. PERPETUATION )


- YATKIN/LIK ile/ve/||/<> YETKİN/LİK


- YATMAK ile/ve/değil UZANMAK

( Uykulu. İLE/VE/DEĞİL Uyumadan. )


- YATMAK ile YATMALIK


- YATMAK/UYUMAK:
SIRTÜSTÜ ile/ve/<> YAN ile/ve/<> YÜZÜKOYUN


- YATROJENİK/İATROGENIC[İng.] değil/yerine/= SAĞLIKÇI KAYNAKLI


- YATSI ile YATSI EZANI ile YATSI VAKTİ ile YATSI NAMAZI


- YATSIMAK" değil YADSIMAK


- YATUK ile ...

( ŞEHİR )


- YAVAN ile/değil/yerine/>< YAĞLI


- YAVANLAŞMAK ile YAVANLAŞTIRMAK ile YAVAN/LIK


- YAVAN/LIK" ile/ve/||/<> "YÜZEYSEL/LİK"


- Yavaş KONUŞ!!!


- YAVAŞ YAVAŞ (YOL ALMAK)


- YAVAŞ YAVAŞ ile ADIM ADIM

( Olgun kişi, kendini, küçük başlangıçları adım adım büyük başarılara dönüştürmeye adamıştır. )

( En uzun yokculuklara bile, ufak bir adımla başlanır. )

( İlk adım belki tavanı tepenize indirebilir, fakat az zamanda kargaşa bitecek ve barış ve sevinç gelecektir. )

( Bir sonraki adımınızın ne olması gerektiği hakkında hiçbir zaman bilgisiz bırakılmadınız. )

( Her adım, bir sonraki için yeterli enerji üretecektir. )

( SLOWLY vs. STEP BY STEP
The first steps may bring the roof down on your head, but soon the commotion will clear and there will be peace and joy.
You are never left without knowing what your next step should be.
Each step will generate enough energy for the next. )


- YAVAŞ YAVAŞ/İLLİ İLLİ ile TEKER TEKER


- YAVAŞLAMAK ile TAVSAMAK

( ... İLE Bir iş, bir durum vb. gücünü, hızını kaybetmek, yavaşlamak, gevşemek. )


- YAVAŞLAMAK ile YAVAŞLAMA

( DECELERATE vs. DECELERATION )

( کاستن سرعت ile کند کردن ile کاهش سرعت )

( KASTAN SARAT ile KAND KARDAN ile KANPASH SARAT )


- YAVAŞLAMAK ile YAVAŞLATMAK ile YAVAŞLATABİLMEK ile YAVAŞLAYABİLMEK ile YAVAŞ/LIK ile YAVAŞA ile YAVAŞÇA ile YAVAŞ TÜTÜN ile YAVAŞ YAVAŞ ile YAVAŞ ÇEKİM


- YAVAŞLATMAK ile AĞIRDAN ALMAK

( TO SLOW DOWN vs. TO AVOID SHOWING OFF )


- YAVAŞLA(T)MAK ile/ve/değil/||/<>/>/< AZAL(T)MAK


- YAVAŞLIK ile/ve/||/<> ESNEKLİK


- YAVAŞ/LIK ile/ve "UYUŞUK/LUK"

( MIYMINTI: Kişinin sabrını tüketecek derecede yavaş ve mızmızca iş gören. )

( Doğadaki en yavaş canlı/hayvan Bradipus'tur. )

( BATÂET )

( SLOW/NESS vs. INDOLENCE )


- YAVE[Fars.]/TÜRREHÂT[Ar. < TÜRREHE]/PESTENKİRÂNÎ[Fars.] değil/yerine/= SAÇMA-SAPAN SÖZ

( Saçma, saçma sapan söz. | Sahipsiz hayvan. )


- YAVE ile YAVER/LİK


- YAVER[Fars.] değil/yerine/= YARDIMCI

( Yardımcı. | Devlet ve hükümet başkanlarıyla komutanların yanında bulunan ve onların komutlarını yazmakla, gereğinde yerine ulaştırmakla görevli subay, emir subayı. )


- YAVI KILMAK ile ...

( Kaybetmek, ortadan kaldırmak. )


- YAVİ ile/ve/||/<> KUZGUN AÇMAZI


- YAVRU KEDİ ile KEDİ YAVRUSU GİBİ

( KITTEN vs. KITTENISH )

( بچهگربه ile مثل بچه گربه )

( بچهگربه ile MOSL BECHEH GARBEH )


- YAVRU ile/değil BAĞAN

( ... İLE Zamanı gelmeden, ölü doğan yavru, düşüt. )


- YAVRU ile BALAK

( ... İLE Hayvan yavrusu. )


- YAVRULAMA ile KÖŞEKLEME

( ... İLE Devenin yavrulaması. )


- YAVRULAMAK ile/değil/||/<> DOĞURMAK

( Doğada, hayvanlarda ve insanda. İLE/DEĞİL/||/<> İnsan'da. )


- YAVRULAMAK ile YAVRULATMAK ile YAVRU ile YAVRU KAPI


- YAVŞAN ile YAVŞAN OTU


- YAVUKLAMAK ile YAVUKLANMAK ile YAVUKLU/LUK


- YAVUZ SELİM CAMİSİ ve YAVUZ SELİM TÜRBESİ

( Fatih'te, Yavuz Sultan Selim semtindelerdir. [Türbesi, caminin arka bahçesindedir.] )

( Yavuz Sultan Selim'in başlatmıştır, oğlu Kanuni Sultan Süleyman tamamlamıştır. [1522] [Mimar Acem Ali] VE 1583'te inşa edilmiştir. )