U ve Ü ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 6.961 başlık/FaRk ile birlikte,
6.961 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(8/29)
- DEVLETLEŞTİRMEK ile DEVLETLEŞTİRİLMEK ile DEVLET ile DEVLETLİ ile DEVLETÇİ/LİK ile DEVLET BABA ile DEVLET DİLİ ile DEVLET KUŞU ile DEVLET ADAMI ile DEVLET SIRRI ile DEVLET BAKANI ile DEVLET KAPISI ile DEVLET NİŞANI ile DEVLET BANKASI ile DEVLET BAŞKANI ile DEVLET DÜŞKÜNÜ ile DEVLET TAHVİLİ ile DEVLETLER ARASI ile DEVLET SANATÇISI
- DEVLETLÜ RE'FETLÜ ile RİF'ATLÜ ile SAÂDETLÜ
( Seraskerelere verilen unvan. İLE Askerlikte binbaşılarla, mülkiyede üçüncü rütbe sahiplerinin unvanı.[SÂLİSE] İLE Askerlikte albay/miralay ile korgeneral[birinci ferik], sivilde vezir ile mîrülümerâlık rütbeleri arasındaki kişilerin resmî unvanı. )
- DEVLETLÜ ile DEVLETLÜ İNÂYETLÜ ile DEVLETLÜ NECÂBETLÜ ile DEVLETLÜ RE'FETLÜ ile DEVLETLÜ SEMÂHATLİ ile DEVLETLÜ SİYÂDETLÜ ile DEVLETLÜ UTÛFETLÜ[< UTÛF: Şefkât göstermek.]
( Sultanlara hitapta kullanılan unvan. | Refâh, saâdet ve nîmet sahibi, vezir ve müşir gibi büyük rütbe sahiplerine verilen unvan. İLE Sarayın kızlarağasına verilen unvan. İLE Şehzâdeler hakkında kullanılan unvan. İLE Seraskerelere verilen unvan. İLE Şeyhülislâmlar hakkında kullanılan unvan. İLE Mekke şerîfine, Hz. Muhammed'e intisâb şerefinde bulunan kişilere hitapta kullanılan unvan. İLE Vezirlere, müşirlere, sultan damatlarına verilen unvan. )
- DEVLETLÜ ile/ve ŞEVKETLÜ ile/ve ASÂLETLÜ ile/ve İSMETLÜ
( Sultanlara hitapta kullanılan unvan. | Refâh, saâdet ve nîmet sahibi, vezir ve müşir gibi büyük rütbe sahiplerine verilen unvan. İLE/VE Azamet ve heybet sahibi sultanlar için kullanılırdı. İLE/VE Yabancı elçilere verilen unvan. İLE/VE Derece bakımından yüksek kimselere, sultan ve şehzâdelerin hanımlarıyla kızlarına verilen bir unvan. )
- DEVRİLMEK ile DEV ile DEVA ile DEVE/LİK ile DEVECİ/LİK ile DEVELİ ile DEVASIZ/LIK ile DEV ANASI ile DEV DALGA ile DEVE DİŞİ ile DEVE KİNİ ile DEVE KOLU ile DEVE KUŞU/LUK ile DEVE TÜYÜ ile DEVE YÜKÜ ile DEV AYNASI ile DEVE DÖŞLÜ ile DEVE DİKENİ ile DEVE HAMURU ile DEVE TIMARI ile DEVE YÜREKLİ/LİK ile DEVECİ ARMUDU ile DEV KÖPEK BALIĞIGİLLER
- DEYİM ile ATASÖZÜ
( * Kavram ve durum bildirirler. İLE Bir yargı ifade ederler.
* Mecazlı anlamı vardır. İLE Bu, koşul değildir.
* Deyimlerde kesin hüküm, öğüt, yol göstericilik yoktur.[Bu yüzden genel kural oluşturmazlar.] İLE Kesin bir yargı bildirirler.
* Genellikle, öyküsü, efsanesi ve kaynağı vardır. İLE Anonimdir, söyleyenleri belirli değildir.
* Anlatım kalıbı olarak görebiliriz. İLE Tek başlarına bir tümcedir. )
( * İkisinde de sözcüklerde, mecaz, istiare ve kinâye vardır.
* Sözcük dizilişleri değiştirilemez.
* Sözcüklerin eş anlamlısını, sözcüğün yerine getirmek, olumlu bir sonuç vermez, sözü bozar.
* Biçim yönünden, birbirine benzerler. )
( TÂBİR/VECÎZE ile DARB-I MESEL )
- DEZAVANTAJ[Fr. < DÉSAVANTAGE] değil/yerine/= AVANTAJLI OLMAMA DURUMU
- DEZORYANTASYON/DISORIENTATION[İng.] değil/yerine/= YÖNELIM BOZUKLUĞU
- DHARMA-DATU -ile
( Mutlak, Dharma Âlemi. )
- DİASTEM- ile/||/<> VACU-
( Boşluk, aralık. İLE/||/<> Boş, boşluk. )
- DİATOM ile İKİ ATOMLU
( DIATOM vs. DIATOMIC )
( گمزادان ile دواتمي )
( گمزادان ile دواتمي )
- GUIDE D'ONDES DIÉLECTRIQUE[Fr.] / DIELEKTRISCHE WELLENQUIDES, DIELEKTRISCHER WELLENLEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= DİELEKTRİK DALGA KILAVUZU
- FACTEUR DE PUISSANCE DIÉLECTRIQUE[Fr.] / DIELEKTRISCHE LEISTUNGSFAKTOR/POTENZFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= DİELEKTRİK GÜÇ ETMENİ/FAKTÖRÜ
- FACTEUR DE PERTE DIÉLECTRIQUE[Fr.] / DIELEKTRISCHE VERLUSTFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= DİELEKTRİK KAYIP ETMENİ/FAKTÖRÜ
- DIFFERENTIAL-UMSETZER[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL DÖNÜŞTÜRÜCÜ
- MESURE D'ENTRÉE DIFFÉRENTIELLE[Fr.] / DIFFERENTIALEINGANGMESSEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL GİRİŞ ÖLÇÜMÜ
- DÉTECTEUR DE FUITE DIFFÉRENTIEL[Fr.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL KAÇAK DEDEKTÖRÜ
- DIFFERENTIAL-LECKSTELLENDETECTEUR[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFERANSİYEL SIZINTI DEDEKTÖRÜ
- DİFTERİ ile İKİLİ ÜNLÜ
( DIPHTHERIA vs. DIPHTHONG )
( ديفتري ile صداي ترکيبي ile مصوت مرکب )
( ديفتري ile SADAY TARKYBEY ile MOSOUT MARKAB )
- DİFTONG[Fr. < DIPHTONGUE] değil/yerine/= İKİZ ÜNLÜ
- DİFÜZYON İLE OSMOZ İLE AKTİF TRANSPORT ile/||/<> HÜCRE TRANSPORTU
( Madde geçiş mekanizmaları. )
( Formül: 3Na⁺ out İLE 2K⁺ in )
- DIFFUSION TRANSISTOR[İng.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYON TRANSİSTÖRÜ
- DIFFUSION LENGTH[İng.] / LONGUEUR DE DIFFUSION[Fr.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYON UZUNLUĞU
- DIFFUNDIERTER VERBINDUNGSGLEICHRICHTER[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYONLU BAĞLANTI DOĞRULTUCU
- DIFFUNDIERTER VERBINDUNGSTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYONLU BAĞLANTI TRANSİSTÖRÜ
- DIFFUNDIERTER BASISTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYONLU BEYZ TRANSİSTÖRÜ
- DIFFUSED JUNCTION RECTIFIER[İng.] / REDRESSEUR À JONCTION DIFFUSÉE[Fr.] / GESTREUTE VERBINDUNG GLEICHRICHTER[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYONLU EKLEM DOĞRULTUCU
- DIFFUNDIERTER EMITTER-KOLLEKTOR-TRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= DİFÜZYONLU EMİTER-KOLLEKTÖR TRANSİSTÖRÜ
- DİJİTALİN değil/yerine/= YÜKSÜKOTU
( Sıracagillerden, kalp sayrılıklarında kullanılan bir alkaloit veren, çiçekleri yüksük biçiminde olan bitki. )
- DİKEN YARASI ile/ve/||/<>/> GÜL KOKUSU
( Ayağında. İLE/VE/||/<>/> Göğsün[d]e. )
( Olmayan. İLE/VE/||/<>/> Süremez. )
- DİKENLEŞMEK ile DİKEN/LİK ile DİKENCE ile DİKENLİ ile DİKENSİZ ile DİKENLİCE ile DİKEN DUTU ile DİKEN DİKEN ile DİKENLİ TEL ile DİKENLİ YOL ile DİKENLİ BALIK ile DİKENLİ MEYAN ile DİKENLİ SALYANGOZ ile DİKENLİ BALIKGİLLER ile DİKENLİ YÜZGEÇLİLER
- DİKOTOMİ PARADOKSU ile/||/<> SONSUZ BÖLME PARADOKSU
( Dikotomi paradoksu hedefe ulaşmak için sonsuz adım İLE sonsuz bölme paradoksu yarım yolları geçme problemidir. Zenon önce yarıya, sonra çeyreğe vb. ulaşılmalı İLE sonsuz adım tamamlanamaz görünür. Limit kavramı ile çözüldü. )
( Zenon (Elea) tarafından -450 yılında keşfedildi/formüle edildi. (-490--430) (Ülke: Antik Yunan) (Alan: Felsefe, Mantık) (Önemli katkıları: Zenon paradoksları (Aşil ve kaplumbağa, ok paradoksu), hareket ve bölünebilirlik paradoksları) )
- DİKROTİK/DICROTIC[İng.] değil/yerine/= ÇİFT VURULU
- DİL BURNU -ile
( Büyükada'dadır. )
- DİL[Fars.] ve/= GÖNÜL
( "Dil, gönlü yüzdüren gemidir." )
- DİLEK ile İSTEK/ARZU
( WISH vs. DESIRE )
- DİLENMEK ile DİLENDİRMEK ile DİLENEBİLMEK ile DİLENDİRİLMEK ile DİLENCİ/LİK ile DİLENCİ VAPURU ile DİLENCİ ÇANAĞI
- DİL'İN:
DOĞUŞU ile/ve/<>/> KURULUŞU ile/ve/<>/> KULLANILIŞI
- DİMDİREK" değil/yerine DOSDOĞRU
- DİN:
(YAŞAMSAL BİR) OLGU ve/<> (BİR) YANSIMA/TECELLİ ve/<> (YÜKSEK BİR) ANLAYIŞ/İDRAK ve/<> (YÜCE/ULVÎ BİR) KEŞİF ve/<> (YÜCE/ÂLÎ BİR) DENEYİM
- DİN +/+/+ MAL +/+/+ SU +/+/+ GÜÇ
- DİNAMİTLEMEK ile DİNAMİTLENMEK ile DİNAMİT ile DİNAMİTÇİ/LİK ile DİNAMİT LOKUMU
- DYNATRON OSCILLATOR[İng.] / OSCILLATEUR À DYNATRON[Fr.] / DYNATRON-OSZILLATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= DİNATRON SALINGACI/OSİLATÖRÜ
- DİNÇLENMEK ile DİNÇLEŞMEK ile DİNÇLEŞTİRMEK ile DİNÇLEŞEBİLMEK ile DİN ile DİNE ile DİNİ ile DİNK ile DİNÇ/LİK ile DİN DIŞI ile DİN ERKİ ile DİN ADAMI ile DİN BARONU ile DİN DORUĞU ile DİNİ BÜTÜN/LÜK ile DİN BİRLİĞİ ile DİNİ BAYRAM ile DİN FELSEFESİ
- DİNLEME ile DİNLEME SALONU
- DİNLEMEME/... "ÖZGÜRLÜĞÜ" değil DİNLEMEME/... OLANAĞI
- DİNLENME/LİK ile DİNLENME SALONU
- DİPOL-DİPOL BAĞI ile LONDON DAĞILIM GÜCÜ
( Kutuplu/polar moleküller arası güç. İLE Kutupsuz/Apolar moleküller arası geçici dipol gücü. )
- DİPSİZ/LİK ile DİPSİZ KUYU ile DİPSİZ TESTİ ile DİPSİZ DORUKSUZ
- DIRAC WAVE FUNCTION[İng.] / FONCTION D'ONDE DE DIRAC[Fr.] / DIRAC-WELLENFUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= DİRAC DALGA İŞLEVİ/FONKSİYONU
- DIRAC MONOPOLE[İng.] / MONOPÔLE DE DIRAC[Fr.] / DIRAC-MONOPOLE[Alm.] ile/değil/yerine/= DİRAC TEK KUTBU
- DİREKTİF/TÂLİMAT değil/yerine/= YÖNERGE/BUYURU
- RESISTANCE DROP[İng.] / WIDERSTANDSABFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= DİRENÇ DÜŞÜMÜ/DÜŞÜŞÜ
- WIDERSTANDSRAUSCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DİRENÇ GÜRÜLTÜSÜ
- DİRİLMEK ile DİRİLEŞMEK ile DİRİLEBİLMEK ile DİRİLİVERMEK ile DİRİ/LİK ile DİRİL ile DİRİM/LİK ile DİRİĞ ile DİRİCE ile DİRİMLİ ile DİRİKSEL ile DİRİMSEL/LİK ile DİRİ DİRİ ile DİRİ ÖRTÜ ile DİRİL ISI ile DİRİM SUYU ile DİRİMSELCİ/LİK ile DİRİM KURGU ile DİRİKSEL ISI ile DİRİM BİLİMİ ile DİRİM KONİSİ ile DİRİM BİLİMCİ ile DİRİM BİLİMSEL ile DİRİM KURGUSAL
- DIŞ DUYULAR ile/ve/||/<>/+/ve İÇ DUYULAR
( Görme, İşitme, Koklama, Tatma, Dokunma. İLE/VE/<>/+ Hiss-i Müşterek, Hayal[Hissî Suretler], Vehim[Tikel Anlamlar], Hafıza, Kuvve-i Mutasarrıfa[Hayalhane'ye dayanırsa: Muhayyile; Vehim'e dayanırsa: Müdrike.] )
( BEŞ DUYU ile/ve/<>/+ BULUNÇ/VİCDAN[Ar. < VUCUD < CÛD: Taşma, bulunma, görünme.] )
( İÇ DUYULAR:
* ORTAK DUYU/HİSS-İ MÜŞTEREK
* HAYALHANE
(TEKİL BİÇİM)
* VÂHİME
(TEKİL/TİKEL ANLAMLAR)
* HÂFIZA
(TEKİL ANLAMLAR)
* KUVVE-İ MUTASARRIFA (İŞLEMCİ)
KUVVE-İ MUTASARRIFA + HAYALHÂNE = MUHAYYİLE
KUVVE-İ MUTASARRIFA + HÂFIZA = MÜVEHHİME
KUVVE-İ MUTASARRIFA + AKIL = MÜFEKKİRE
AKIL = MÜDRİKE )
- DİŞBUDAK/ZÜMRÜT ile DİŞOTU
( Zeytingillerden, kerestesi sert ve değerli bir ağaç. İLE Dişotugillerden, kurak ve çorak yerlerde yetişen, otsu bir bitki. )
( FRAXINUS EXCELSIOR cum PLUMBAGO )
- DİŞÇİ/LİK ile DİŞÇİK ile DİŞÇİ KOLTUĞU
- DİSDİYADOKİNEZİ/DYSDİADOCHOKINESIA[İng.] değil/yerine/= ARDIŞIK DEVİNIM BOZUKLUĞU
- DİSFONKSİYON/DYSFUNCTION[İng.] değil/yerine/= İŞLEV BOZUKLUĞU
- DİSGRAFİ/DYSGRAPHIA[İng.] değil/yerine/= YAZI-ÇİZİ BOZUKLUĞU
- DİSGUZİ/DYSGEUSIA[İng.] değil/yerine/= TAT ALMA BOZUKLUĞU
- DİSİPLİN KUVVETLERİ MÜLKİYET BÜROSU ile ÖĞRENCİ ile ÖĞRENCİLER ile MÜRİTLİK ile DİSİPLİNLİ ile DİSİPLİNLE İLGİLİ ile DİSİPLİN ile DİSİPLİN MAHKEMESİ ile DİSİPLİN GÜÇLERİ ile DİSİPLİN ile DİSİPLİNLİ
( DISCIPLINARY FORCES BUREAU OF PROPERTIES vs. DISCIPLE vs. DISCIPLES vs. DISCIPLESHIP vs. DISCIPLINABLE vs. DISCIPLINAL vs. DISCIPLINARY vs. DISCIPLINARY COURT vs. DISCIPLINARY FORCES vs. DISCIPLINE vs. DISCIPLINED )
( سالک ile حواري ile مريد ile پيرو ile تلامذه ile مريدي ile تلميذ ile نظم بردار ile انضباط پذير ile نظم دهنده ile انضباطي ile انتظامي ile مهکمه اداري ile نيروهاي انتظامي ile اداره اماکن نيروي انتظامي ile انتظام ile دهناد ile تاديب کردن ile انضباط ile با انضباط )
( SALK ile حواري ile MARYD ile PEYRO ile تلامذه ile مريدي ile تلميذ ile NAZAM BARDAR ile ENZBAT PAZYR ile NAZAM DAHANDEH ile ENZBATY ile ENTEZAMY ile MOTEOKMEH EDARY ile NEYRAVEYAY ENTEZAMY ile EDAREH EMAKON NEYROY ENTEZAMY ile انتظام ile DAHANAD ile TADYBE KARDAN ile ENZBAT ile BA ENZBAT )
- DİSİPLİN ile DİSİPLİNE ile DİSİPLİNLİ/LİK ile DİSİPLİNSİZ/LİK ile DİSİPLİN SUÇU ile DİSİPLİNSİZCE ile DİSİPLİN CEZASI ile DİSİPLİN KURULU
- DIŞİŞLERİ ile DIŞİŞLERİ BAKANI ile DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI ile SECR DIŞ POLİTİKA KOMİTESİ YARDIMCISI ile DIŞ POLİTİKA KOMİTESİ YARDIMCISI ile YABANCI ile DÖVİZ ile DÖVİZ ile DÖVİZ KURU ile YABANCI YAPIMI ile YABANCI ile YABANCILAR ile YABANCILIK ile YABANCILIK
( FOREIGN AFFAIRS vs. FOREIGN MINISTER vs. FOREIGN MINISTRY vs. FOREIGN POLICY COMMITTE DEPUTY TO THE SECR vs. FOREIGN POLICY COMMITTEE DEPUTY vs. FOREIGN vs. FOREIGN CURRENCY vs. FOREIGN EXCHANGE vs. FOREIGN EXCHANGE RATE vs. FOREIGN MADE vs. FOREIGNER vs. FOREIGNERS vs. FOREIGNISM vs. FOREIGNNESS )
( بيگانه ile فرا منتقه اي ile اازخارجه آمده ile غريب ile خارجه ile امور خارجه ile ارز خارجي ile اسعار ile نرخ اسعار خارجي ile ساخت خارجي ile وزير خارجه ile وزير امور خارجه ile وزيرخارجه ile وزارت امور خارجه ile معاون سياست خارجي دبير شوراي عالي امنيت مل ile معاون سياست خارجي ile غريبه ile خارجي ile اجنبي ile خارجيان ile بيگانه پرستي ile بيگانگي )
( BEYGANEH ile FARA MONTEGHEH AY ile AZKHARJEH AMODEH ile غريب ile KHARJEH ile AMOR KHARJEH ile ARZ KHARJY ile اسعار ile NARKH ASAAR KHARJY ile SAKHT KHARJY ile VEZYR KHARJEH ile VEZYR AMOR KHARJEH ile وزيرخارجه ile VAZART AMOR KHARJEH ile MOAVAN SYEST KHARJY DABYR SHORAY ALY AMANYT MOL ile MOAVAN SYEST KHARJY ile GHARYBAH ile KHARJY ile اجنبي ile KHARJYAN ile BEYGANEH PARESTY ile BEYGANGY )
- DİSKİNEZİ/DYSKINESIA[İng.] değil/yerine/= DEVİNIM BOZUKLUĞU
- DİSLEKSİ/DYSLEXIA[İng.] değil/yerine/= OKUMA BOZUKLUĞU
- DİSPRAKSİ/DYSPRAXIA[İng.] değil/yerine/= DEVİNIMSEL BECERİ BOZUKLUĞU
- DİSPROSODİ/DYSPROSODIA[İng.] değil/yerine/= SÖZ EZGISİ BOZUKLUĞU
- DİSRAFİ/DISRAPHY[İng.] değil/yerine/= BİTİŞİM BOZUKLUĞU
- DİSRITMİ/DYSRHYTHMIA[İng.] değil/yerine/= DİZEM BOZUKLUĞU
- DİSRİTMİ değil/yerine/= DİZEM BOZUKLUĞU
- DISSOCIATIVE IDENTITY DISORDER[İng.] değil/yerine/= DİSSOSİYATİF KİMLİK BOZUKLUĞU
( Eskiden Çoklu Kişilik Bozukluğu olarak da bilinen kişinin farklı kimliklere sahip olmasına neden olan zihinsel bozukluk. Nadir bir hastalık olmasıyla beraber genellikle çocukluk travmaları nedeniyle ortaya çıkar.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- DİSTONİ değil/yerine/= GERİM BOZUKLUĞU
- DİURNAL[İng.] değil/yerine/= GÜN BOYU
- DIURNAL[İng.] değil/yerine/= GÜNDÜZCÜ
( Günlük, yevmi, her günkü; gündüze ait, gündüz olan anlamına gelir. Biyolojide ise sadece gündüzleri görülen, gündüzleri hareket eden ve besin arayan anlamındadır ve genellikle gündüz yaşayan hayvanlar için kullanılır. Botanik biliminde ise günlük bir devir gösteren, gündüz açılık gece kapanan, bir günlük çiçekler için kullanılır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- DİYABETİK RETİNOPATİ ile/||/<> MAKULA DEJENERASYONU ile/||/<> MAKÜLER DEJENERASYON ile/||/<> GLOKOM
( Diyabetin neden olduğu retina hasarı. İLE/||/<> Retinanın merkezi bölümünün bozulması ile görme kaybı. İLE/||/<> Yaşa bağlı olarak makula bölgesinde oluşan dejenerasyon. İLE/||/<> Göz içi basıncının artması ile optik sinir hasarına yol açan bir durum. )
- DİYAFRAM ile KULAK ZARI, TABL, TİMPANİK ZAR KULAKDAVULU
( Göğüs ve karın boşluğunu ayıran zar. İLE Kulakta sesi yankılayan zar. )
( ... ile TABL, GIŞÂ-İ TABLÎ )
( ÂB-GÂH: Karnın, kaburga kemikleri kıkırdağı ve kısa kaburgalar altında olan bölümü, boş böğür. İLE ... )
( DIAPHRAGM vs. EAR DRUM )
- DİYAFRAM ile/ve/||/<> VAGUS STİMİLASYONU
- DİYAPOZ ile/||/<> KIŞ UYKUSU
( Bazı organizmaların olumsuz koşullarda gelişimini durdurduğu dönem. İLE/||/<> Bazı hayvanların kış mevsiminde özümleme-yadımlamasını yavaşlatarak geçirdiği dönem. )
- DIODE BRIDGE[İng.] / PONT À DIODES[Fr.] / DIODENBRÜCKE[Alm.] ile/değil/yerine/= DİYOT KÖPRÜSÜ
- DİZARTRİ/DYSARTHRIA[İng.] değil/yerine/= DEVİNIMSEL KONUS¸MA BOZUKLUGˆU
- DİZARTRİ değil/yerine/= SÖYLEYİŞ BOZUKLUĞU
- DİZEL ile DİZEL MOTORU
- DİZELEMEK ile DİZİLEMEK ile DİZELEŞMEK ile DİZELEŞTİRMEK ile DİZ ile DİZE/LİK ile DİZİ ile DİZELİ ile DİZİCİ/LİK ile DİZİLİ ile DİZ BAĞI ile DİZ BOYU ile DİZ DİZE ile DİZ ÜSTÜ ile DİZİ DİZİ ile DİZİ FİLM ile DİZ KAPAĞI ile DİZİ EYLEM ile DİZ YASTIĞI ile DİZ AĞIRŞAĞI ile DİZİ PUSULASI ile DİZ KAPAĞI KEMİĞİ
- DİZGE ile KURGU
( SYSTEM vs. FICTION )
- DİZÜRİ değil/yerine/= AĞRILI İŞEME | İŞEME GÜÇLÜĞÜ
- DİZÜSTÜ ile DİZÜSTÜ BİLGİSAYAR
- DNA REPLİKASYONU ile DNA ONARIMI
( DNA'nın kopyalanması işlemi. İLE DNA'daki hasarların düzeltilmesi işlemi. )
- DNA REPLİKASYONU ile/||/<> DNA TAMİRİ
( Replikasyon kopyalama, tamir hata düzeltmedir )
( Formül: S fazı İLE sürekli )
- DNA REPLİKASYONU ile TRANSKRİPSİYON
( DNA'nın kopyalanması işlemi. İLE DNA'daki bilginin RNA'ya aktarılması işlemi. )
- DOĞA:
VAROLUŞSAL ile/ve GÖRÜNGÜ
- DOĞA ile/ve/||/<>/< DUYU
- DOĞADA/BİLİMDE:
ÖMRÜ değil YARI ÖMRÜ
- NATURAL WAVELENGTH[İng.] / LONGUEUR D'ONDE NATURELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= DOĞAL DALGA BOYU
- BACKGROUND RADIATION[İng.] ile/değil/yerine/= DOĞAL FON IŞINIMI, ARKA PLAN RADYASYONU
- DOĞAL OLANI O/ŞU/BU ile/ve/değil/yerine DENGELİ/UYUMLU OLANI O/ŞU/BU
- NATURAL URANIUM REACTOR[İng.] ile/değil/yerine/= DOĞAL URANYUM REAKTÖRÜ
- DOĞAL VE ZORUNLU ile DOĞAL AMA ZORUNLU DEĞİL ile NE DOĞAL, NE DE ZORUNLU
( Doğal Hal'de, "Ben şuyum, ben oyum" yoktur. )
( There is no 'I am this', 'I am that', in the natural state. )
( NATURAL AND COMPULSORY vs. NATURAL BUT NOT COMPULSORY vs. NEITHER NATURAL, NOR COMPULSORY )
- DOĞAL ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DOĞAYA UYUMLU
- DOĞAL ile MEŞRÛ
( NATURAL vs. LEGAL )
- DOĞAL ile/ve/<>/değil ZORUNLU
( [not] NATURAL vs./and/<>/but COMPULSIVE )
- DOĞAÜSTÜ ile DOĞAÇLAMALIK
( EXTEMPORAL vs. EXTEMPORANEITY )
( ارتجالي ile ارتجال )
( ارتجالي ile ارتجال )
- DOĞAÜSTÜ ile DOĞAÜSTÜCÜ/LÜK
- DOĞAÜSTÜ = FEVK-AT-TABİA = SUPERNATURAL[İng.] = SURNATUREL[Fr.] = ÜBERNATÜRLICH[Alm.]
- DOĞRAMAK ile DOĞRULMAK ile DOĞRULAMAK ile DOĞRULANMAK ile DOĞRULATMAK ile DOĞRULATABİLMEK ile DOĞRULAYABİLMEK ile DOĞRU/LUK ile DOĞRUCA ile DOĞRUCU/LUK ile DOĞRULU ile DOĞRUSAL ile DOĞRUSUZ ile DOĞRU AÇI ile DOĞRU YOL ile DOĞRU AKIM ile DOĞRU DÜRÜST ile DOĞRU ORANTI ile DOĞRU PARÇASI ile DOĞRUCU DAVUT ile DOĞRU ORANTILI ile DOĞRUSAL DENKLEM
- DIRECT CURRENT GENERATOR[İng.] / GÉNÉRATEUR DE COURANT CONTINU[Fr.] / GLEICHSTROMGENERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞRU AKIM ÜRETECİ
- DIRECT CURRENT[İng.] / COURANT CONTINU[Fr.] / GLEICHSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞRU AKIM
- DOĞRU SÖYLÜYORSUN yerine SÖYLEDİĞİN SÖZ DOĞRU
- DOĞRU/YANLIŞ ile İYİ/KÖTÜ ile GÜZEL/ÇİRKİN/YÜCE
( Genelde kötü ve iyi, bir âdet ve gelenek meselesidir ve sözcüklerin nasıl kullanıldığına göre, ya sakınılır ya da hoş karşılanır. )
( Mükemmel olmayanı, mükemmel olan uğruna seve seve fedâ edersek, iyi ve kötü "tartışmaları" artık olmayacaktır. )
( Kötülük, hiçbir zaman hem iyiliği, hem de kendini tanıyamaz; iyilikse eğitildikçe zamanla hem kendine, hem de kötülüğe ilişkin bilgilerle donanır. )
( YÜCE: Fizik ya da metafizik güçlerden koruyan. )
( Usually the bad and the good are a matter of convention and custom and are shunned or welcomed, according to how the words are used. )
( RIGHT/WORNG vs. GOOD/BAD vs. NICE[/BEAUTIFUL]/UGLY )
- DOĞRU/YANLIŞ ile İYİ/KÖTÜ ile GÜZEL/ÇİRKİN/YÜCE
- DOĞRU ile AÇIORTAY
( ... İLE Bir açısal bölgeyi, ölçüleri birbirine eşit olan iki açısal bölgeye ayıran doğru. )
- DOĞRU ile/ve AYKIRI DOĞRU
- DOĞRU ile/ve/||/<>/> ÇAP
( RIGHT/TRUE vs./and/||/<>/> DIAMETER )
- DOĞRU ile/ve ÇİZGİ
- DOĞRU :/yerine DOĞRU, GERÇEK
- DOĞRU ile/||/<> DOĞRU PARÇASI
( Doğru sonsuz İLE doğru parçası sınırlıdır )
( Formül: Sonsuz İLE [A ileB] )
- DOĞRU ile DÜZELTME ile DÜZELTME TESİSİ ile DÜZELTİCİ ile DÜZELTİCİ BAKIM ile DOĞRU ŞEKİLDE ile DOĞRULUK ile DÜZELTİCİ
( CORRECT vs. CORRECTION vs. CORRECTION FACILITY vs. CORRECTIVE vs. CORRECTIVE MAINTENANCE vs. CORRECTLY vs. CORRECTNESS vs. CORRECTOR )
( تصحيح کردن ile صحيح ile سديد ile درست ile غلط گرفتن ile تصحيح ile اصلاح ile دار التاديب ile اصلاحي ile نگهداشت اصلاحي ile صحيحا ile درستي ile مصحح )
( TASHYHE KARDAN ile SAHYHE ile سديد ile DAREST ile GHALT GARAFTAN ile TASHYHE ile ESLAH ile DAR ELTADYBE ile ESLAHY ile NAGEIDASHT ESLAHY ile صحيحا ile DARESTY ile MOSAHH )
- DOĞRU ile GEÇERLİ
- DOĞRU ile/ve GELECEK
( Doğru, gelecekte yerini alır. )
( RIGHT vs./and FUTURE
The right takes it's own place in future. )
- DOĞRU ile GERÇEK
( TRUE vs. REALITY )
- DOĞRU ile/ve/yerine/değil GEREKTİĞİ GİBİ
( Eğer doğru ise başka türlü olamaz. )
( Doğru kendini öne sürmez, o sahtenin sahte olarak görülmesi ve reddedilmesinde yatar. Zihin sahte olan tarafından kör edilmişken doğruyu aramak yararsızdır. Doğru olanın sezilebilmesi için önce sahtenin tamamen temizlenip yok edilmesi gerekir. )
( RIGHT vs./and TO BE REQUIRED/NEEDED
It cannot be otherwise, if it is right.
Truth does not assert itself, it is in the seeing of the false as false and rejecting it. It is useless to search for truth, when the mind is blind to the false. It must be purged of the false completely before truth can dawn on it. )
- DOĞRU ile/ve/yerine/değil GEREKTİĞİ GİBİ
( Eğer doğru ise başka türlü olamaz. )
( Doğru kendini öne sürmez, o sahtenin sahte olarak görülmesi ve reddedilmesinde yatar. Zihin sahte olan tarafından kör edilmişken doğruyu aramak yararsızdır. Doğru olanın sezilebilmesi için önce sahtenin tamamen temizlenip yok edilmesi gerekir. )
( RIGHT vs./and TO BE REQUIRED/NEEDED )
- DOĞRU ile HAYIRLI
- DOĞRU ile HAYIRLI
- DOĞRU ile/ve/<> İSPATLANAMAYAN
- DOĞRU ile/ve/değil/yerine/||/<> KISMEN DOĞRU
- DOĞRU ile/ve ÖZGÜN
( Her zaman geçerli. İLE/VE Modern çağda geçerli. )
( RIGHT vs./and ORIGINAL/AUTHENTIC )
- DOĞRU ile/değil SABİT(E)
( [not] RIGHT vs./but CONSTANT )
- DOĞRU = TRUE[İng.] = VRAI[Fr.] = WAHR, RICHTIG[Alm.] = VERUS[Lat.] = VERDADERO[İsp.]
- DOĞRU ile/ve/<> TÜMEL
- DOĞRU ile/değil UYGUN
( [Ar..] SÂDIK ile MÜNÂSİB[< NİSBET] )
( ... ile ŞÂYESTE, ÇESPÂN )
( RIGHT vs. APPROPRIATE )
- DOĞRU ile UYGUN
- DOĞRU ile/ve YANLIŞ
( Amacına yakınlaş(tır)mak. İLE/VE Amacından uzaklaş(tır)mak. )
( RIGHT/TRUE vs./and WRONG/FALSE )
- DOĞRU ile YANLIŞ
( Doğru/nun kullanım/ı ile. İLE Yanlış/ın kullanım/ı ile. )
( Ne doğrular var, adamı, yoldan eder;
Ne yanlışlar var, insanı, adam eder. )
- DOĞRU ile/ve/değil YAYGIN
( [not] RIGHT vs./and/but COMMON )
- DOĞRU yerine YERİNDE/ZAMANINDA
- DOĞRUCU ile DOĞURUCU
- DIRECT NUCLEAR REACTION[İng.] / RÉACTION NUCLÉAIRE DIRECTE[Fr.] / DIREKTE KERNREAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞRUDAN ÇEKİRDEK TEPKİMESİ/REAKSİYONU
- DOĞRUDAN ile DOĞRU AKIM ile DOĞRUDAN NESNE ile DOĞRUDAN ROTA ile DOĞRUDAN VERGİ ile YÖN ile YÖNLÜ ile YÖNSÜZ ile YOL TARİFİ ile DİREKTİF ile DOĞRUDAN ile DOĞRUDANLIK ile MÜDÜR ile MÜDÜRLÜK ile YÖNETMENLİK ile YÖNETMENLER ile MÜDÜRLÜK ile DİREKTRİX
( DIRECT vs. DIRECT CURRENT vs. DIRECT OBJECT vs. DIRECT ROUTE vs. DIRECT TAX vs. DIRECTION vs. DIRECTIONAL vs. DIRECTIONLESS vs. DIRECTIONS vs. DIRECTIVE vs. DIRECTLY vs. DIRECTNESS vs. DIRECTOR vs. DIRECTORATE vs. DIRECTORIAL vs. DIRECTORS vs. DIRECTORSHIP vs. DIRECTRIX )
( مستقيم ile بيواسطه ile مديريت کردن ile هدايت کردن ile کارگرداني کردن ile جريان مستقيم ile مفعول بي واسطه ile راه مستقيم ile ماليات مستقيم ile راستا ile جهت ile جانب ile مسير ile سوي ile سو ile هدايتي ile بي جهت ile جهات ile بخشنامه ile مستقيما ile يکراست ile يکسره ile سر راست ile بي واسطگي ile مديرعامل ile هدايت کننده ile مقام رياست ile مدير ile مفتش ile مديريتي ile سران ile رياست ile خط هادي )
( MOSTEGHYM ile بيواسطه ile MADYRYT KARDAN ile CPEHDAYT KARDAN ile KARGARDANY KARDAN ile JARYAN MOSTEGHYM ile MAFUL BEY VASETEH ile RAH MOSTEGHYM ile MALYAT MOSTEGHYM ile RASTA ile JOHAT ile جانب ile MOSYR ile SOY ile SO ile CPEHDAYTY ile BEY JOHAT ile JOHYAT ile BAKHSHENAMEH ile MOSTEGHYMA ile YKARAST ile YKASAREH ile SAR RAST ile BEY VOSTGY ile MADYROAMEL ile CPEHDAYT KONANDEH ile MOGHAM RYEST ile مدير ile مفتش ile MADYRYTY ile SARAN ile RYEST ile خط هادي )
- DOĞRULTU ile DOĞRULTUŞ
- RECTIFIER[İng.] / REDRESSEUR[Fr.] / GLEICHRICHTER[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞRULTUCU
- LINEAR RECTIFIER[İng.] / REDRESSEUR LINÉAIRE[Fr.] / LINEARE GLEICHRICHTER[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞRUSAL DOĞRULTUCU
- DOĞRUSU ile AÇIKÇASI
- DOĞRUSUNU İSTERSENİZ ile/değil DOĞRUSU ...
- DOĞRUYA DOĞRU ile DOĞRU'YA DOĞRU
( Bir doğru karşısında başka bir doğru daha. İLE Doğrunun bulunması ve bilinmesi yolunda/yönünde. )
- DOĞRUYU SÖYLEME ZORUNLULUĞU ile/ve/değil/||/<> GÜVENİLİRLİK
( Hukukçular, güvenilir kişilerdir; ancak, doğruyu söylemek zorunda değillerdir. )
- DOĞU TOPLUMU ile/değil/yerine DOĞULU TOPLUM
- DOĞU ile/ve/değil ASYA(YAKIN/UZAK DOĞU)
- DOĞU ile DOĞU BURNU ile DOĞU CORNİN ile DOĞU TİMOR ile DOĞU AVRUPA ile DOĞUYA DOĞRU ile EN DOĞUDAKİ ile DOĞU ile DOĞU BÖLGESİ ile EN DOĞUDAKİ ile DOĞUYA DOĞRU
( EAST vs. EAST CAPE vs. EAST CORNIN vs. EAST TIMOR vs. EASTERN EUROPE vs. EASTERLY vs. EASTERMOST vs. EASTERN vs. EASTERN ZONE vs. EASTERNMOST vs. EASTWARD )
( مشرق زمين ile شرق ile مشرق ile کيپ شرقي ile ايست کورنين ile تي مور شرقي ile تيمور شرقي ile مانند بادخاوري ile بسوي شرق ile شرقاً ile شرقي ترين نقطه ile خاوري ile بطرف شرق ile شرقي ile مشرقي ile اروپاي شرقي ile مشارق ile روب خاور )
( MOSHARGH ZAMYNE ile SHARGH ile MOSHARGH ile KYPE SHARGHY ile AYSET KORNYNE ile TY MOOR SHARGHY ile TYMOOR SHARGHY ile MANAND BADKHAVARY ile BESOY SHARGH ile شرقاً ile SHARGHY TARYNE NAGHTEH ile KHAVARY ile BETREF SHARGH ile SHARGHY ile مشرقي ile OROPAY SHARGHY ile MOSHARAGH ile ROB KHAVAR )
- DOĞU ile/ve KIBLE
( Kiliselerin yönü. İLE/VE Camilerin yönü. [GÜNEY GÜNEYDOĞU] )
- DOĞUCU ile/ve/değil/yerine/||/>< DOĞULU
- DOĞUM PSİKOZU ile/ve/<>/> LOHUSA SENDROMU
( )
- DOĞUM ile DOĞUM BELGESİ ile DOĞUM KONTROLÜ ile DOĞUM YERİ ile DOĞUM LEKESİ ile DOĞUMLAR
( BIRTH vs. BIRTH CERTIFICATE vs. BIRTH CONTROL vs. BIRTH PLACE vs. BIRTHMARK vs. BIRTHS )
( زاد ile مولود ile تولد ile ميلاد ile زايش ile ولادت ile گواهي تولد ile شناسنامه ile زايچه ile زادايست ile جلوگيري ile زادگاه ile خال مادرزاد ile مواليد )
( ZAD ile MOLOD ile TOLD ile MYLAD ile ZAYSH ile VALADAT ile GOVAHY TOLD ile SHENASENAMEH ile ZAYCHEH ile زادايست ile JELOGYRY ile ZADEGAH ile KHAL MADARZAD ile مواليد )
- DOKTOR ile DOKTOR ÜCRETİ ile TIP DOKTORU ile DOKTORA ile DOKTORA TEZİ ile DOKTORA
( DOCTOR vs. DOCTOR FEE vs. DOCTOR OF MEDICINE vs. DOCTORAL vs. DOCTORAL DISSERTATION vs. DOCTORATE )
( طبيب ile دکتر ile پزشک ile حق القدم ile دکتر در طو ile دکتري ile رساله دکترا ile دکترا ile عنوان دکتري )
( طبيب ile DOKTER ile PEZESHK ile حق القدم ile DOKTER DAR TOO ile DOKTERY ile RESALEH DOKTRA ile DOKTRA ile ONVAN DOKTERY )
- TISSUE EQUIVALENT MATERIAL[İng.] / SUBSTANCE ÉQUIVALENTE AU TISSU[Fr.] / GEWEBEÄQUIVALENTES MATERIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= DOKU EŞDEĞER NESNE
- NESİC[Osm.] / TISSUE, FABRIC[İng.] / TISSU[Fr.] / GEWEBE[Alm.] ile/değil/yerine/= DOKU, İPLİK
- TISSUE CULTURE[İng.] / CULTURE TISSULAIRE[Fr.] / GEWEBEKULTUR, ZELLZÜCHTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DOKU KÜLTÜRÜ
- DOKU ile KATILGAN DOKU
( ... İLE Gözeleri/hücreleri biçimsiz bir ara nesne içinde bulunan, örgenlerin asıl dokularının aralarını dolduran doku. )
- DOKU ile KORUN DOKUSU
( ... İLE Korunu ve bu tabakanın değişimiyle oluşan tırnak, boynuz vb. yapan doku. )
- DOKU = NESİÇ, NESC = TISSU
- DOKU ile ÖRGEN
( Benzer işlevleri yerine getiren gözelerin oluşturduğu yapı. İLE Farklı dokuların bir araya gelmesiyle oluşan daha karmaşık yapı. )
- DOKU ile ÖZEK DOKU/PARANKİMA[Yun.]
( ... İLE Selülöz çeperleri kalınlaşmamış, odunlaşmamış olan, değişik görevler yapan gözelerin oluşturduğu doku. )
- DOKU ile PEKDOKU
( ... İLE Selülöz çeperleri değişik kalınlıkta gözelerden oluşan, dalların dik durmasını sağlayan doku. )
- DOKU ile SERTDOKU
( ... İLE Bitkilerde, diken, kabuk gibi sert bölümleri oluşturan, odunlaşmış destekdoku. )
- DOKU ile SÜNGER DOKU
( ... İLE Yaprağın alt yüzünde bulunan, seyrek gözeli, gözenekli ve az klorofilli özek doku. )
- DOKU ile YAĞDOKU
( ... İLE Gövdede, yağ tabaklarını oluşturan doku. )
- DOKU ile/ve YARALARI ONARAN DOKU ile/ve NASIR
( TISSUE vs./and CALLUS vs. CALLUS )
- DÖKÜLMEK ile DÖKÜNMEK ile DÖKÜMLEMEK ile DÖKÜLEBİLMEK ile DÖKÜLÜVERMEK ile DÖKÜK/LÜK ile DÖKÜM ile DÖKÜŞ ile DÖKÜLÜ ile DÖKÜMCÜ/LÜK ile DÖKÜMLÜ
- DOKUMAK ile DOK ile DOKU ile DOKULU ile DOKUSUZ ile DOKU EKİMİ ile DOKU BİLİMİ ile DOKU BİLİMCİ ile DOKU BİLİMSEL ile DOKU BOZUKLUĞU ile DOKU UYUŞMAZLIĞI
- DÖKÜMLÜ ile DÖKÜMHANE
( FOUNDROUS vs. FOUNDRY )
( لجن زار ile چدن ريزي )
( LAJAN ZAR ile CHODAN RYZY )
- DOKUNMA COŞKUSU/TUTKUSU ile/ve/değil/yerine/<> GÖRME COŞKUSU/TUTKUSU
- DOKUNMA ile DOKUNMALI ile DOKUNMASIZ ile DOKUNMA DUYUSU
- DÖKÜNTÜ/LÜK ile DÖKÜNTÜLÜ ile DÖKÜNTÜSÜZ
- DOKUZ/LUK ile DOKUZLU ile DOKUZ CANLI/LIK ile DOKUZ BABALI
- DÖL ile DÖL AYI ile DÖL DÖŞ ile DÖL EŞİ ile DÖL YOLU ile DÖL KESESİ ile DÖL YATAĞI
- DOLAMA ile DOLAMAÇ ile DOLAMA OTU ile DOLAMA OTUGİLLER
- DOLAMAOTU -ile
( Çiçekleri küçük, yeşil ya da beyaz bir bitki. [Lat. PARONYCHIA SERPILIFOLIA] )
- DOLAYI ile ÖTÜRÜ
- DOLDURMAK ile REÇETE DOLDUR ile BİR BAŞVURU FORMUNU DOLDURUN ile DOLDURMAK ile DOLU ile DOLGU MADDESİ ile DOLDURMA ile DOLDURUCU
( FILL vs. FILL A PRESCRIPTION vs. FILL AN APPLICATION vs. FILL UP vs. FILLED vs. FILLER vs. FILLING vs. FILLISTER )
( آگندن ile پر کردن ile مملو کردن ile پرکردن ile نسخه پيچيدن ile درخاست پر کردن ile پر شدن ile اشباع کردن ile انباشتن ile انباشته ile مشحون ile پرکرده ile آگنده ile پر کننده ile بطانه ile پرکننده ile اشباع ile کنش کاو )
( AGANDAN ile PAR KARDAN ile MOMLU KARDAN ile PORKARDAN ile NASKHEH PEYCHYDAN ile DARKHAST PAR KARDAN ile PAR SHODAN ile ESHABAE KARDAN ile ANBASHTAN ile ANBASHTEH ile MOSHHOON ile PORKARDEH ile AGANDEH ile PAR KONANDEH ile بطانه ile PORKONANDEH ile ESHABAE ile KONASH KAV )
- DOLGUNLAŞMAK ile DOLGUNLAŞTIRMAK ile DOLGU ile DOLGUN/LUK ile DOLGULU ile DOLGUNCA ile DOLGUN MAAŞ ile DOLGUN ÜCRET ile DOLGU MADDESİ
- DÖLLENME:
NÂTIK'IN ALTI ile/ve/değil NÂTIK'IN ÜSTÜ
( Hücre ile. İLE/VE/DEĞİL Kelâm ile. )
( Boğazının altı. İLE/VE/DEĞİL Boğazının üstü. )
( Dudaklarından çıkan. İLE/VE/DEĞİL Kulağından giren. )
- DOLMAK ile DOLMACI/LIK ile DOLMALIK ile DOLMA OTU ile DOLMA BİBER ile DOLMA KALEM ile DOLMALIK BİBER ile DOLMA OTUGİLLER
- DOLU ile BERED[Ar.]
( ... İLE En çok fırtınalı havada yağan dolu. )
- DOLU ile DOLU
( Havada, su buğusunun birden yoğunlaşıp katılaşmasından oluşan, türlü irilikte, yuvarlak ya da düzensiz biçimli, saydam buz parçaları durumunda, yere hızla düşen bir yağış türü. İLE İçi boş olmayan, dolmuş. | Bir yerde, sayıca çok. | Boş yeri yok, her yeri tutulmuş. | Boş zamanı olmayan, meşgul. | Çok olan. | [tornacılıkta] Delik açılmamış, oyulmamış gereç. )
- DOLU ile KAR
( HAIL vs. SNOW )
- DOLU ile TAM
( FULL vs. COMPLETE )
- DOLU ile YOĞUN
( FULL vs. DENSE )
- DOMATES ile DOMATES SUYU ile DOMATES DOLMASI ile DOMATES SALÇASI ile DOMATES ÇORBASI
- DOMDOM ile DOMDOM KURŞUNU
- DOMUZ ile GİNE DOMUZU
- DOMUZ ile KUNE KUNE DOMUZU
- DOMUZLAŞMAK ile DOMUZ/LUK ile DOMUZ OTU ile DOMUZ YAĞI ile DOMUZ GRİBİ ile DOMUZ BALIĞI ile DOMUZ DERİSİ ile DOMUZ DİKENİ ile DOMUZ ARABASI ile DOMUZ AYRIK OTU
- DONDURMAK ile DONDURUCU
( FREEZE vs. FREEZER )
( خشک شدن ile منجمد ساختن ile يخ بستن ile منجمد شدن ile فلج شدن ile يخ زدگي ile يخبستن ile يخ زدن ile يخبندان ile منجمد کردن ile سردخانه ile يخدان ile منجمد کننده )
( KHSHK SHODAN ile MANJAMAD SAKHTAN ile YKH BASTAN ile MANJAMAD SHODAN ile FALAJ SHODAN ile YKH ZADEGY ile يخبستن ile YKH ZADAN ile YKHBANDAN ile MANJAMAD KARDAN ile SARDOKHANEH ile YKHODAN ile MANJAMAD KONANDEH )
- DÖNEMİN "KONJONKTÜRÜ" ile KONJONKTÜR (YA DA DÖNEMİN KOŞULLARI)
- DÖNGEL ile DÖNGEL ORUCU
- DÖNGÜ ile ALIŞKANLIK
( CYCLE/CYCLONE vs./< HABIT )
- DÖNGÜ ile/ve ANKH
( CYCLE/CYCLONE vs./and ANKH )
- DÖNGÜ ile BİSİKLET ÇALMAK ile DÖNGÜ SÜRESİ
( CYCLE vs. CYCLE STEALING vs. CYCLE TIME )
( سيکل ile چرخه زدن ile چرخه دزدي ile مدت چرخه )
( SYKEL ile CHARKHEH ZADAN ile CHARKHEH DOZDY ile MADAT CHARKHEH )
- DÖNGÜ ile/ve BOKBÖCEĞİ/KHEBER[Mısır'da]
( )
( CYCLE/CYCLONE vs./and SCARAB )
( ... cum GEOTRUPES STERCORARIUS )
- DÖNGÜ ile/ve/||/<> DEVİNİM
- DÖNGÜ ile DÜZEN/DİZGE
( CYCLE/CYCLONE vs. SYSTEM )
- DÖNGÜ ile/ve/değil EŞİK
- DÖNGÜ ile/ve/<> OLUŞUM
- DÖNGÜ ile/ve/||/<> SALINIM
- DÖNGÜ ile/ve/değil SÜREKLİLİK
( [not] CYCLE/CYCLONE vs./and/but CONTINUITY )
- ROTATIONAL TRANSFORMATION[İng.] / TRANSFORMATION ROTATIONNELLE[Fr.] / ROTATIONSTRANSFORMATION[Alm.] ile/değil/yerine/= DÖNME DÖNÜŞÜMÜ
- ROTATIONAL LEVEL[İng.] / NIVEAU DE ROTATION[Fr.] / ROTATIONSNIVEAU[Alm.] ile/değil/yerine/= DÖNME DÜZEYİ
- ROTATIONAL SPECTRUM[İng.] / SPECTRE DE ROTATION[Fr.] / ROTATIONSSPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= DÖNME TAYFI/SPEKTRUMU
- GYRATION VECTOR[İng.] ile/değil/yerine/= DÖNME VEKTÖRÜ
- SPIN-ORBIT MULTIPLET[İng.] ile/değil/yerine/= DÖNÜ-YÖRÜNGE ÇOKLUSU
- SPIN[İng.] / SPIN[Fr.] ile/değil/yerine/= DÖNÜ
- DÖNÜŞLÜ -ile
( REFLEXIVE )
- DÖNÜŞTÜRMEK ile DÖNÜŞTÜRÜLMEK ile DÖNÜŞTÜRÜCÜ
- DÖNÜŞTÜRÜCÜ ile/ve/değil/yerine UZLAŞTIRICI
- CONVERSION FACTOR[İng.] / FACTEUR DE CONVERSION[Fr.] / UMRECHNUNGSFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= DÖNÜŞÜM/DÖNÜŞTÜRME ETMENİ/ÇARPANI/FAKTÖRÜ
- ÉLECTRON DE CONVERSION[Fr.] ile/değil/yerine/= DÖNÜŞÜM ELEKTRONU
- DÖNÜŞÜM ile/ve/||/<> DEĞİŞKEN DÖNÜŞÜMÜ
- DÖNÜŞÜM ile/ve/değil/||/<>/< DÖNGÜ
( [not] TRANSFORMATION vs./and/||/<>/but/< CYCLE
CYCLE instead of TRANSFORMATION )
- DÖNÜŞÜM ile DÖNÜŞÜMCÜ/LÜK ile DÖNÜŞÜMLÜ
- DOORU/DORU ile/değil DOĞRU
( Çeşitli tonları bulunan kızıl kahve at rengi. YAĞIZ | Bu renkte olan at. | Bu renkte olan. İLE/DEĞİL Kavram ile nesnenin/durumun uyumluluğu. )
- DÖRDÜNCÜ ile DÖRDÜNCÜ MÜLK ile DÖRDÜNCÜ VİTES
( FOURTH vs. FOURTH ESTATE vs. FOURTH GEAR )
( چهاريک ile نشريات ملي ile دنده چهار )
( CHEHARYK ile NESHARYAT MOLY ile DANDEH CHEHAR )
- FOUR FACTOR FORMULA[İng.] ile/değil/yerine/= DÖRT ÇARPAN FORMÜLÜ
- FORMULE DES QUATRE FACTEURS[Fr.] / FORMEL DER VIER FAKTOREN[Alm.] ile/değil/yerine/= DÖRT FAKTÖR FORMÜLÜ
- DÖRT İSTEK:
AÇGÖZLÜLÜK ile/ve/||/<>/> ÇEKİŞME ile/ve/||/<>/> GÖSTERİŞ ile/ve/||/<>/> GÜÇ TUTKUSU
- QUADRUPOL[Alm.] ile/değil/yerine/= DÖRT KUTUPLU
- TETRAGONAL TRISTETRAHEDRON[İng.] ile/değil/yerine/= DÖRT ÜÇGEN YÜZLÜ
- DÖRT UNSUR/ANASIR-I ERBAA[Ar.]/ÇÂR-RÜKN[Fars.]:
TOPRA/K / TOPLAK VE SU ve HAVA VE ATEŞ ve BOŞLUK
( Hafiflerdir ve yukarı doğru hareket ederler. VE Ağırlardır ve aşağı doğru hareket ederler. )
( Ateşe bakanın ömrü az, suya bakanınsa uzun olur. )
( Ateş, Celâl; su, Cemâl'dir. )
- TÉTRAÈDRE[Fr.] ile/değil/yerine/= DÖRT YÜZLÜ
- DÖRT ile DÖRT YÜZ ile DÖRT TARAFLI ile DÖRT KEZ ile DÖRTLÜ
( FOUR vs. FOUR HUNDRED vs. FOUR SIDED vs. FOUR TIMES vs. FOURSOME )
( چهار ile عدد چهار ile چهار صد ile چهارصد ile چارپر ile چهاربرابر ile چهارتايي )
( CHEHAR ile ADAD CHEHAR ile CHEHAR SAD ile CHEHARSAD ile چارپر ile CHEHARBARABAR ile CHEHARTAYY )
- DÖRTLEMEK ile DÖRT/LÜK ile DÖRTLÜ ile DÖRT BİR ile DÖRT GÖZ ile DÖRT YOL ile DÖRT AYAK ile DÖRT KÖŞE ile DÖRT BUCAK ile DÖRT İŞLEM ile DÖRT KAŞLI ile DÖRT YÜZLÜ ile DÖRT DÖRTLÜK ile DÖRTLÜ FİNAL ile DÖRT YOL AĞZI ile DÖRTLÜ GANYAN ile DÖRT AYAKLILAR ile DÖRT BAŞI MAMUR
- DELTOÈDRE[Fr.] ile/değil/yerine/= DÖRTYÜZLÜ
- DORUKLAMAK ile DORU ile DORUK ile DORUM ile DORUK DAL ile DORUK NOKTASI ile DORUK ÇİZGİSİ ile DORUK TOPLANTISI
- DOST YÜZÜ ve/||/<> SALÂT-I DAİM
( Aşk, imamdır bize
Gönül, cemaat.
Dost yüzü, kıbledir.
Daimdir salât. )
- DOSTU ile/ve OĞLU ile/ve KÖLESİ
( Hz. Musa. İLE/VE Hz. İsa. İLE/VE Hz. Muhammed. )
- DEUTERIUM DISCHARGE TUBE[İng.] ile/değil/yerine/= DÖTERYUM BOŞALMA TÜPÜ
- DOUBLE CORTEX[İng.] değil/yerine/= ÇİFT BEYİN KABUĞU
- DÖVİZ ile DÖVİZ KURU ile DÖVİZ İŞLEMİ
- [ne yazık ki]
DÖVÜŞ ile/ve/||/<>/> GÖLGE DÖVÜŞÜ
- DOWN SENDROMUNDA:
EDWARDS ile/||/<> PATAU
( 47 kromozom[21 numaralı kromozomun üç tane olmasından dolayıdır]:
18. kromozomdan bir fazla olursa. İLE/||/<> 13. kromozomdan bir fazla olursa.
)
(1996'dan beri)