Bugün[09 Nisan 2026]
itibarı ile 12.748 başlık/FaRk ile birlikte,
12.748 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(48/52)


- TEVHİD ve SÜKÛNET

( Tevhîd, sükûnettir. )


- TEVHîD ve/||/<> TAKVÂ ve/||/<> TEZKİYE


- TEVHİD ve/=/||/<> YOGA ve/=/||/<> SYMBOLON


- TEVHİD-İ EF'AL ve TEVHİD-İ SIFAT ve TEVHİD-İ ZÂT

( FİİLLERİN BİRLİĞİ ve NİTELİKLERİN, BİLGİNİN BİRLİĞİ ve KENDİNİ DIŞLAŞTIRABİLME OLANAKLILIKLARI )

( İLKELERİ: HAYR ve DOĞRULUK/SIDDIKİYET ve GÜZELLİK/CEMÂL )

( A ve S ve K )

( AYN ve SİN ve KAF )

( KİŞİ )

( 3 NOKTA, ŞIN )

( HARF-İ MUKEDDÂ )


- TEVHİD-İ TEDRİSAT değil/yerine/= ÖĞRETİM BİRLİĞİ


- TEVHİT ile TEVHİT EHLİ


- TEV'ÎD[Ar. çoğ. TEV'ÎDÂT] ile TEHDÎD[HÜDÛD | çoğ. TEHDÎDÂT]

( Sözle korkutma. İLE Birinin gözünü korkutma, göz dağı verme. )


- TE'VÎD[Ar.] ile TEV'ÎD[Ar. çoğ. TEV'ÎDÂT]

( Eğriltme, eğritilme. İLE Sözle korkutma. )


- TEVİL ile İSTİNBÂT


- TE'VÎL ve/<> TEVHÎD


- TEVİL-İ GARİB ile TEVİL-İ BAİD ile TEVİL-İ MÜSTEBÂD

( Yakın yorum. İLE Uzak yorum. İLE Zoraki yorum. )


- TEVKÎD[Ar. < EKD] ile TEVKİD[Ar. çoğ. TEVKİDÂT] ile TEVKİT[Ar. < VAKT]

( Sağlamlaştırma. İLE Tutuşturup yakma. İLE Vakti, saati belirli kılma. )


- TEVKÎL[Ar. < VEKÂLET] ile TEVKÎR[Ar. < VEKAR | çoğ. TEVKİRÂT]

( Vekil etme. İLE Güzel karşılama, ağırlama, ululama. )


- TEVLİT[Ar.] değil/yerine/= DOĞURMA, DOĞURTMA | NEDEN OLMA, OLUŞTURMA


- TEVLİYET[Ar.] değil/yerine/= VAKIF MALLARINA BAKMA GÖREVİ


- TEVRAT ile/değil/yerine ESKİ AHİT


- TEVRİYE'DE:
YALIN[MÜCERRET] ile/<> TERBİYE EDİLMİŞ[MÜREŞŞAH] ile/<> AÇIKLANMIŞ[MÜBEYYEN] ile/<> HAZIRLANMIŞ[MÜHEYYÎ] ile/<> ÎHÂM-I KABÎH

( [beyitte] Sözcüğün, uzak anlamıyla kullanıldığını gösterir bir ipucu bulunmayan. İLE/<> Sözcüğün, yakın anlamıyla ilgili bir ipucu bulunan. İLE/<> Sözcüğün, uzak anlamıyla ilgili bir ipucu bulunan. İLE/<> Tevriyeye konu olan sözcüğün, başka sözler yardımıyla anlaşılması. İLE Sözcük, müstehcen bir anlam içeriyorsa. )


- TEVSÎH[Ar. < VESAH] ile TEVŞÎ'[Ar.] ile TEVŞÎH[Ar. < VİŞÂH | çoğ. TEVŞÎHÂT]

( Kirletme. | Paslandırma. İLE Süsleme. İLE Süsleme, süslendirme. Süslü giysi giydirme. | Mukayyed kâfiye ile şiir yazma, çifte kâfiye. | Kur'ân-ı Kerîm'i, usûl, âdâb ve erkânı ile okuma. | Mevlîd bahirleri arasında, dînî ve tasavvufî mahiyette kasîde ve beste okuma. | Türk dînî müziğinde bir biçim.[Na't, tekkelerde ve başka yerlerde okunduğu halde, tevşîh denilenler, mevlîd ve mi'râciyye arasında tegannî edilir.] )


- TEVZÎ'[< VEZ |çoğ. TEVZÎÂT] ile TEVZÎÎ[Ar.]

( Dağıtma/dağıtılma. | Herkese payını dağıtma, üleştirme. İLE Dağıtma, üleştirme ile ilgili. )


- TEXT :/yerine METİN


- TEYİD ile TASDİK


- TEZ ile TEZ BERİ ile TEZ CANLI/LIK ile TEZ VAKİT ile TEZ VAKİTTE


- TEZAD ile ABES


- TEZAD ile AKS


- TEZAD ile/ve KOMİK


- TEZAD ile KONTRAST

( OPPOSITION vs. CONTRAST )


- TEZAD ile/ve/> MİZAH

( OPPOSITION vs./and/> COMEDY )


- TEZAD ile TAHDE TEZAD


- TEZAD ile TAHT-EL-TEZAD


- TEZÂD ile TENÂKUZ

( KARŞIT ile ÇELİŞİK/ÇELİŞKİ )

( ÇELİŞKİ/TENAKUZ: Hem nitelik, hem nicelik. )


- TEZAHÜRAT ile NEŞELEN ile NEŞELİ ile NEŞELİ GÜN ile NEŞE ile ŞEREFE

( CHEER vs. CHEER UP vs. CHEERFUL vs. CHEERFUL DAY vs. CHEERFULNESS vs. CHEERS )

( فريادوهلهله آفرين ile دلخوشي دادن ile هلهله کردن ile ابرو گشادن ile دلباز ile دل زنده ile شنگول ile خرم ile متبسم ile خوش روي ile بشاش ile سرحال ile خوشدل ile انبساطي ile گشاده رو ile روز خرم ile شنگولي ile بهجت ile بشاشت ile شنگي ile انبساط ile خوشدلي ile بسلامتي ile هلهله )

( فريادوهلهله آفرين ile DELKHOSHY DADAN ile NPALELLEH KARDAN ile EBRO GOSHADAN ile DELBAZ ile DEL ZANDEH ile SHANGOL ile KHRAM ile MOTBASM ile KHOSH ROY ile BESHASH ile SARHAL ile KHOSHODEL ile ANBASATY ile GOSHADEH RO ile RUZ KHRAM ile SHANGOLY ile BACPEHJAT ile بشاشت ile SHANGY ile ANBASAT ile KHOSHODELY ile BASLAMETY ile NPALELLEH )


- TEZAT ile KONTRAST

( OPPOSITION vs. CONTRAST )


- TEZAT ile TEZATLI


- TEZAYÜT[Ar.] değil/yerine/= ÇOĞALMA, ARTMA


- TEZBÎL[Ar.] ile TEZBÎR[Ar. < ZEBR | çoğ. TEZBÎRÂT]

( Toprağı gübreleme. İLE Yazma, yazılma. )


- TEZEHHUR[Ar.] ile TEZEHHÜR[Ar. < ZEHRE | çoğ. TEZEHHÜRÂT]

( Denizin köpürüp taşması. İLE Çiçeklenme. | [kimya] Çiçeksime, tuzlanma.[Fr. EFFLORESCENCE] | Üst derinin üstünde görülen ufak ufak kabarcıklar. )


- TEZKİYE[< ZEKÂT] ile ...

( TEMİZ ETME (KUSURDAN), TEMİZE ÇIKARMA, AKLAMA, ARINMA | SORUŞTURARAK BİRİNİN İYİ HALLİ OLDUĞUNU MEYDANA ÇIKARMA )


- TEZVÎD ile/ve/||/<> TEZEVVÜD

( Yol için yiyecek/azık verme, azıklandırma. İLE/VE/||/<> Yol için yanına yiyecek/azık alma. )


- TEZVÎR[< ZEVR | çoğ. TEZVÎRAT] değil/yerine/= YALAN DOLAN | ARABOZUCULUK


- TEZYÎN[< ZÎNET] ile TEZHİB

( Süsleme, süslenme, ziynetlen(dir)me. İLE Altın sürme. | Yaldızlama. | Süsleme. )


- TEZYİN ile TEZYİNİ ile TEZYİNİ SANAT


- TEZYİNAT[Ar.] değil/yerine/= SÜSLER/BEZEKLER


- THAT and THAT


- THAT vs. THAT


- THAT :/yerine ŞU, O, Kİ


- THE LAW OF INDEPENDENT ASSORTMENT[İng.] değil/yerine/= BAĞIMSIZ DAĞILIM İLKESİ

( Mendel'in İkinci Yasası olarak da bilinen bu yasa, farklı genlerin üreme gözelerinin oluşması sırasında birbirinden bağımsız olarak ayrıldığını söyler. Çeşitliliğin temel sebeplerinden biri.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- THIS vs. THAT


- THIS vs. THAT vs. IT


- THOMSON EFFECT[İng.] / EFFET THOMSON[Fr.] / THOMSON-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= THOMSON ETKİSİ


- THOUGHT :/yerine DÜŞÜNCE


- THREAT :/yerine TEHDİT


- THROAT :/yerine BOĞAZ


- THROMBOCYTE[İng.] değil/yerine/= TROMBOSİT

( Trombosit, kan pıhtılaşmasında önemli bir rol oynayan ve kemik iliğinde üretilen küçük kan bileşenleridır. Trombositlerin temel işlevi yaralı kan damarlarındaki kanamayı durdurmaktır. Memelilerde trombositler çekirdeksiz, platelet denilen gözelerdir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- THROUGHOUT :/yerine BOYUNCA


- TIA/TRANSIENT İSCHEMIC ATTACK TRANSIENT[İng.] değil/yerine/= İSKEMIK ATAK, GEÇİCİ YETERSİZ KANLANMA ATAĞI


- TİBET ile ...

( TANRI EVİ )


- TİBET ve TEBES (MISIR)


- TİCARET:
T ile/ve/||/<> İ ile/ve/||/<> C ile/ve/||/<> A ile/ve/||/<> R ile/ve/||/<> E ile/ve/||/<> T

( Tecrübe/deneyim. İLE/VE/||/<> İtibar/saygınlık. İLE/VE/||/<> Cesaret. İLE/VE/||/<> Risk. İLE/VE/||/<> Emek. İLE/VE/||/<> Tedbir. )


- TİCARET ile/ve BİLGİ


- TİCARET ve/= HİDÂYET


- TİCARET ile/değil KAÇAKÇILIK


- TİCARET ile REKLAM ile TİCARİ FİRMA ile TİCARİLEŞTİRMEK

( COMMERCE vs. COMMERCIAL vs. COMMERCIAL FIRM vs. COMMERCIALIZE )

( تجارت ile بازرگاني ile تجارتي ile تجارتخانه ile تجارتي کردن )

( TAJART ile BAZORGANY ile تجارتي ile TAJARTAKHANEH ile TAJARTY KARDAN )


- TİCARET ile/ve/||/<> TASAVVUF


- TİCARET ile TİCARET ODASI ile TİCARET FİLOSU ile TİCARET GEMİSİ ile TİCARET LİMANI ile TİCARET SİCİLİ ile TİCARET ATAŞESİ ile TİCARET BORSASI ile TİCARET MERKEZİ ile TİCARET İŞLETMESİ ile TİCARET MAHKEMESİ ile TİCARET COĞRAFYASI


- TİCARET ile/ve/||/<> TÜZE


- TICKET :/yerine BİLET


- TICKET vs. INVITATION


- TIE :/yerine BAĞLAMAK, KRAVAT


- TIGHT :/yerine SIKI


- TIKANIKLIK ile TIKALI ile TIKALI SÜT

( CLOG vs. CLOGGED vs. CLOGGED MILK )

( گرفتگي ile گير ile زيادي پرکردن ile باز نشدني ile گرفته ile شير لخته شده )

( GARAFTAGY ile GYR ile ZYADY PORKARDAN ile BAZ NESHODANY ile GARAFTEH ile SHYR LAKHTEH SHODEH )


- THYLACOIDE[Fr.] ile/değil/yerine/= TİLAKOİT


- TİLÂVET ile/ve/||/<>/> KIRAAT ile/ve/||/<>/> TERTİL ile/ve/||/<>/> MAKAM

( [Kur'ân-ı Kerîm'i, ...] Dil ile okumak. İLE/VE/||/<>/> Akıl ile okumak. İLE/VE/||/<>/> Gönül ile okumak. İLE/VE/||/<>/> ... )


- TILT TABLE TEST[İng.] değil/yerine/= EĞİMLİ MASA TESTİ


- TILT[İng.] değil/yerine/= EĞİM


- TİN/AN = SPIRIT[İng.] = ESPRIT[Fr.] = GEIST[Alm.] = SPIRITUS[Lat.] = PNEUMA, NOUS[Yun.] = ALIENTO[İsp.]


- TIP/TABABET değil/yerine/= SAĞ/SAĞBİLGİ


- TIRAK ile -TIRAK/TRAK[Fr. < TRAC] ile TRAKA[İt.] ile TRAKE[TRACHÉE < Lat. < Yun.] ile TRAKİT[Fr. TRACHYTE < Yun.] ile TRAKTÖR[Fr. TRACTEUR < Lat.] ile TRAKUNYA[Yun. DRANKONTION]

( Çarpan ya da kırılan bir şeyin çıkardığı tok ses. İLE Benzer/yaklaşık.[mavimsi / kırmızımsı vb.] | Oyuncunun sahneye çıkacağı sırada ya da oyun sırasında, kaygıya ve/ya da korkuya kapılması, rolünü unutması. İLE Yelkenli teknelerde bir mandar aracılığıyla çekilerek direğe çıkıp bakım ve onarım yapılan oturaklı sepet. İLE Soluk borusu. | Eklem bacaklılarda bulunan solunum kanalı. İLE Fazla miktarda feldispat, çok az kuvarz içeren, kırılınca pürüzlü bir yüzeye sâhip olan açık renkli volkan taşı. İLE Tekerlekleri arâzi ve sürülmüş tarla gibi yumuşak zeminde dönebilen/devinebilen, genellikle çift sürmede kullanılan, arkasına römork takılarak kamyon görevi gören motorlu taşıt. İLE Çarpan balık. )


- TİRAT[Fr. < TİRADE] değil/yerine/= UZUN KONUŞMA

( Bir tiyatro oyununda, oyunculardan birinin uzun uzun konuşması, bir defada söylediği parça. | Yazı ya da konuşmada bir düşüncenin kesintisiz gelişimi. | Uzun ve tumturaklı konuşma. )


- TİRE[Ar.] ile Tire[Ar.] ile TIRE[Fr. < TIRET] ile TIRE[İng. < TIRE]

( Dikişte kullanılan pamuk ipliği. | Pamuk ipliğinden yapılmış olan. İLE İzmir iline bağlı ilçelerden biri. İLE Kısa çizgi. | Uzun çizgi. İLE Tekerlek çemberi ya da lastiği. )

( ... vs. ... vs. HYPEN )


- TİRİTLENMEK ile TİRİTLEŞMEK ile TİRİT


- TİROİT ile TİROİT BEZİ


- TİROİT[Fr./İng.] ile/ve/||/<> TİROKALSİTONİN[Fr./İng. < THYROCALCITONINE] ile/ve/||/<> TİROKSİN[Fr./İng. < THYROXINE]

( ... İLE/VE/||/<> Kalkan[tiroit] bezinden salgılanan, kandaki kalsiyumu azaltan hormon. İLE/VE/||/<> Tiroit hormonlarının ilk keşfedileni. )


- TIRSMAK ile TIR ile TIRT ile TIRI VIRI


- TITANITE[İng.] / TITANITE[Fr.] / TITANIT[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTANİT


- ZITTERBEWEGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTREK HAREKET


- SCHWINGUNGSMITTELPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTREŞİM MERKEZİ


- ZUNGENINSTRUMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTREŞİMLİ ÇALGI


- TİYATRO VE SİNEMA SALONLARI'NDA:
PARTER ile/ve/||/<> BALKON ile/ve/||/<> LOCA[Fr. < İt.]

( İlk kat. İLE/VE/||/<> Asma kat/lar. İLE/VE/||/<> Bazı izleyicilerin oturduğu özel bölüm. | Masonların, toplantı yeri. )

( ... İLE/VE/||/<> Dışarı doğru, dışarıda. İLE/VE/||/<> İçeri doğru, içeride. )


- TİYATRODA:
ÇEHOV >< BRECHT


- TIYNET ile TIYNETLİ ile TIYNETSİZ/LİK


- TIYNET[Ar. < TİNET]["TİYNİYET" değil!] = YARADILIŞ, MİZÂC, MAYA


- THIOCYANATE[İng.] ile/değil/yerine/= TİYOSİYANAT


- TNT EQUIVALENT[İng.] / ÉQUIVALENT TNT[Fr.] / TNT-ÄQUIVALENT[Alm.] ile/değil/yerine/= TNT EŞDEĞERİ


- TO ARRANGE vs. TO ENTICE/SEDUCE/TEMPT


- TO ATTRACT ATTENTION vs. TO AROUSE INTEREST


- [not] TO BE ASSERTIVE vs. TO MAKE AN EFFORT


- [not] TO BE SILENT vs./and ABLE TO BE SILENT


- TO CHEAT vs. "TO CONCOCT"


- TO COMMEND vs. TO COMMENT


- TO CONSOLIDATE vs. TO RIVET


- TO CREATE vs./and TO ACCEPT AS PRESENT/EXIST


- [not] TO DENY vs. NOT TO SUBMIT


- TO DON'T THINK vs. HAVEN'T THOUGHT ABOUT


- TO EAT MUCH vs. TO LOVE TO EAT


- TO EXAGGERATE vs. TO DISTORT


- TO EXCLUDE vs. TO LEAVE OUT


- [not] TO FORGET vs. PASSING FAST


- [not] TO GET ANGRY vs. TO SAY DIRECT


- TO GET BETTER vs. TO BECOME ERECT


- [not] TO GET/GIVE PROMISE vs. TO GET/GIVE APPROVAL/CONSENT


- TO GIVE vs. TO GIVE AS A GIFT


- TO HASTEN vs. TO GROW IMPATIENT


- TO LEAN vs. TO LEAN AGAINST


- TO MAKE BETTER vs. TO CORRECT


- TO PRAISE vs. TO EXALT


- TO PROTECT/SAVE vs. TO WATCH FOR/TO PROTECT


- TO RESPECT vs. TO EXALT


- TO SAVE UP vs. MOVEMENT

( MOVEMENT instead of TO SAVE UP )


- TO SENSE vs. EXCITEMENT


- TO SHOW vs. TO PRESENT


- TO SYMBOLIZE vs. TO REPRESENT


- TO VERIFY vs. TO SUPPORT


- TÖHMET[Ar. < TUHMET] değil/yerine/= SUÇLAMA

( Birine yüklenen, işlenildiği sanılan fakat henüz aydınlanmamış olan suç, suçlama. )


- TÖHMETLENDİRMEK ile TÖHMET ile TÖHMETLİ


- TOHUM KABUĞU, TESTA = KIŞR-I BEZR = ÉPISPERME, TÉGUMENT


- TOHUM[İng. SEED] ile/||/<> AÇIK TOHUMLU[İng. GYMNOSPERM] ile/||/<> FRUİTARYAN[İng. FRUITARIAN] ile/||/<> MALTOZ[İng. MALTOSE] ile/||/<> MEYVE ile/||/<> MEYVECİL[İng. FRUITARIAN] ile/||/<> NİŞASTA[İng. STARCH] ile/||/<> YALANCI MEYVE[İng. PSEUDOCARP (FALSE FRUIT)]

( Ekildiğinde yeni bir bitki haline gelecek döllenmiş ve olgun bir yumurta. Besleyici göze olan endospermi (ya da perisperm) içerir ve genelde bir tane döllenmiş ovum (embryo) bulundurur. @@ Yaşamının haploit ve diploit evresi eşit olan ve meyve yaprağındaki tohum taslağının etrafı çevrili olmayan odunsu bitkiler. Polen tohum taslağının yüzeyinde filizlenir. @@ Dini, siyasi, çevresel, kültürel, estetik ve ekonomik gibi nedenlerle hayvansal ürünler ve tahıllar olmadan meyve, sebze, kabuklu yemişler ve tohumlar içeren bir diyet uygulayan kişi. Kuru erik, fındık, hurma, domates, limon, mandalina, armut ve kabak gibi besinleri tüketir. @@ Çimlenmiş arpada, patates tohumlarında görülen bir disakkarittir. Moleküler formülü C12H22O11 olarak gösterilmektedir. Suda iyi çözünen bir disakkarittir ve tatlı bir tada sahiptir. Hidroliz yolu ile iki glikoz molekülüne ayrılır. Aynı zamanda alkol üretiminde önemli rol oynamaktadır. @@ Tohumlu bitkilerde döllenmeden sonra karpellerin gelişip olgunlaşması ile meydana gelen yapı. @@ Dini, siyasi, çevresel, kültürel, estetik ve ekonomik gibi nedenlerle hayvansal ürünler ve tahıllar olmadan meyve, sebze, kabuklu yemişler ve tohumlar içeren bir diyet uygulayan kişi. Kuru erik, fındık, hurma, domates, limon, mandalina, armut ve kabak gibi besinleri tüketir. @@ Deposal polisakkaritlerden biridir. Bitkilerde fotosentez sonucu üretilen glikozun fazlası nişastaya dönüştürülür. Bu nişasta; bitkinin kök, gövde, yaprak, meyve ve tohum gibi organlarında depolanır. Aynı zamanda patates, pirinç, arpa, buğday ve yulaf gibi besinlerde bol miktarda bulunur. @@ Bir çiçeğin yumurtalık haricindeki, bir başka bölümünün gelişmesi ile oluşan etli yerdir. Böyle meyvelerin etli bölümleri çiçek sapı, çiçek tablası, hatta çiçek örtüsü (çanakyapraklar ya da taçyapraklar) gibi parçaların gelişmesi ile ortaya çıkarlar. Elma, armut ve ayva örnek olarak verilebilir. Bir elmanın yenen bölümü etlenmiş çiçek tablasıdır. Tohumları içeren yumurtalık ise meyvenin ortasında bulunur; bu bölüm yenmez.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- TOHUMLAR = BÜZÛRÂT = GRAINES


- TOKAT ile FİSKE[Yun.]


- TOKAT = !ŞAMAR/BEŞKARDEŞ

( Açık elle yüze vurulan tokat. )


- TOKAT ile !ŞAPLAK

( ... İLE "Şap" diye ses çıkaran tokat. )


- TOKAT ile Tokat ile !TOKAT

( ... İLE Karadeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri. İLE İnsana el içi ile vuruş. )


- TOKAT ile/ve YUMRUK

( BERKİTME/K: Tokat atma/k. )

( TEBÂNÇE ile/ve ... )


- TOKAT ile YUMRUK


- TOKATLAMAK ile TOKATLANMAK ile TOKATLATMAK ile TOKATLAYABİLMEK ile TOKAT ile TOKATLI/LIK ile TOKATÇI/LIK ile TOKAT ARSIZI ile TOKAT KEBABI


- TOXICITY, TOXIC EQUIVALENT[İng.] ile/değil/yerine/= TOKSİSİTE


- TOLLENS REAGENT[İng.] / TOLLENS REAGENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= TOLLENS BELİRTECİ/REAKTİFİ


- TOLUIC ACID[İng.] / ACIDE TOLUIQUE[Fr.] / TOLUYLSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= TOLUİK ASİT


- TONIGHT :/yerine BU GECE


- TOOL :/yerine ARAÇ, ALET


- TOP vs. SUMMIT


- TOPAZ ile/||/<> AMETİST

( Çeşitli renklerde bulunabilir. İLE/||/<> Mor renkte bir kuvars türü. )


- TOPAZ ile/||/<> GRANAT

( Çeşitli renklerde bulunabilir. İLE/||/<> Genellikle kırmızı tonlarda olan bir taş. )


- TOPAZ ile/||/<> RODOKROZİT

( Çeşitli renklerde bulunabilir. İLE/||/<> Pembe ile beyaz çizgili bir karbonat. )


- TOPAZ[Fr. < Yun.] değil/yerine/= SARIYAKUT

( Alüminyum silikatı ve flüorinden oluşan, kahverengi ya da soluk sarı renkte değerli bir taş. )


- MECMÛ-U VEZNİYET[Osm.] / TOTAL MOMENTUM[İng.] / ÉLAN TOTAL[Fr.] / GESAMTBEWEGUNGSGRÖSSE, GESAMTIMPULS[Alm.] ile/değil/yerine/= TOPLAM MOMENTUM


- TOPLAMA BİSİKLET ile/ve/<>/değil/yerine MARKALI BİSİKLET


- TOPLAMA ile/ve/değil/yerine TEVHİD

( Maneviyatta bulunduğumuz yeri beğenmek ölümdür. Tevhid ise ölümsüzdür, ebedidir. )


- TOPLARDAMAR ile ATARDAMAR

( Kirli kanın, gövdenin her yanından kalbe gitmesini sağlayan damar. İLE Kalbin sağ karıncığından akciğerlere, sol karıncığından gövdenin öteki bölümlerine kan taşıyan damar. )

( VÜRÛD[< VERÎD] ile ŞİRYAN )

( VEIN vs. ARTERY )

( VENA cum ARTERI/A )


- COLLECTOR JUNCTION[İng.] / JONCTION DE COLLECTEUR[Fr.] / KOLLEKTORSPERRSCHICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= TOPLAYICI EKLEMİ/ENGEL KATMANI


- COLLECTOR CAPACITANCE[İng.] / CAPACITÉ COLLECTEUR[Fr.] / KOLLEKTORKAPAZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= TOPLAYICI SIĞASI


- GEMEINSCHAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= TOPLULUK


- TOPLUM = CEMİYET = SOCIETY[İng.] = SOCIÉTÉ[Fr.] = GESELLSCHAFT[Alm.] = SOCIETAS[Lat.] = SOCIEDAD[İsp.]


- TOPLUM ile/ve/||/<>/> SİYASET ile/ve/||/<>/> AHLÂK

( [kişinin] Başkası ile ilişkisi. İLE/VE/||/<>/> Kamusal alandaki yetki. İLE/VE/||/<>/> Kendi ile ilişkisi. )


- TOPLUMA HİZMET ve/||/<> TOPLAMA HİZMET


- TOPLUMBİLİM = İÇTİMAİYAT = SOCIOLOGY[İng.] = SOCIOLOGIE[Fr.] = SOZIOLOGIE[Alm.] = SOCIOLOGIA[İsp.]


- TOPLUMSAL HİZMET ve/||/<>/= AKIL


- TOPLUMSAL = SOCIAL[İng., Fr., İsp.] = GESELLSCHAFTLICH[Alm.] = SOCIALE[İt.]


- TOPLUMU:
"DÜZENLEME" ile/ve/değil/yerine DAVET


- TOPOLOGİCAL İNVARİANT ile/||/<> SİMETRİ KIRILMASI

( Topological invariant topolojik özelliklerle korunan nicelikken, simetri kırılması sistem simetrisinin kaybıdır )

( Formül: Chern sayısı )


- TOPOLOGICAL QUBIT ile/||/<> SPIN QUBIT

( Topological anyonlar korumalı, spin manyetik alan hassas. )

( Formül: Braiding İLE precession )


- TOPRAK ile DÜNYA DOĞUMLU ile TOPRAK ile DÜNYEVİ ile DÜNYEVİ CENNET ile DÜNYAYA DOĞRU ile HAFRİYAT ile SOLUCAN

( EARTH vs. EARTH BORN vs. EARTHEN vs. EARTHLY vs. EARTHLY PARADISE vs. EARTHWARD vs. EARTHWORK vs. EARTHWORM )

( سطح زمين ile خاک ile کره زمين ile زمين ile کره ارض ile کره خاک ile ثرا ile سکنه زمين ile خاکزاد ile سفالي ile زميني ile ارم ile بطرف زمين ile خاکريز ile خراتين )

( SATH ZAMYNE ile KHAK ile KAREH ZAMYNE ile ZAMYNE ile KAREH ERZ ile KAREH KHAK ile ثرا ile SEKNEH ZAMYNE ile KHAKZAD ile SEFALY ile ZAMYNEY ile ARAM ile BETREF ZAMYNE ile خاکريز ile خراتين )


- TOPRAK ile LATERİT[Fr.]

( ... İLE Sıcak, nemli iklimlerde oluşan, parlak kırmızı ya da kahverengiye çalan kırmızı renkli, demir oksit ve alüminyum bakımından zengin toprak. )


- TOPRAK/TIMAR[Fars.] ile/ve/||/<> VASAL[Fr. < VASSAL < Lat.]

( Anadolu Selçukluları ve Osmanlılarda, belirli görev ve hizmet karşılığında kişilere verilen, yıllık geliri 3.000-20.000 akçe olan toprak. İLE/VE/||/<> Ortaçağ Avrupa'sında hizmet ve vergi gibi yükümlülükler karşısında kendisine toprak ve köylü verilen tımar sahibi kişi. )


- TOPTAN ile SPOT


- TOPUZ ile TOPUZLU ile TOPUZLU KİLİT


- TORBERNITE[İng.] / TORBERNITE[Fr.] / URANGLIMMER, KUPFERUNGLIMMER[Alm.] ile/değil/yerine/= TORBERNİT


- TÖRE = ÖRF/ADÂT = CUSTOMS[İng.] = MOEURS[Fr.] = SITTE[Alm.] = MOS-MORES[Lat.] = ADUANA[İsp.]


- TOROIDAL MAGNETIC CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT MAGNÉTIQUE TOROIDAL[Fr.] ile/değil/yerine/= TOROİDAL MANYETİK DEVRE


- TOROID[Alm.] ile/değil/yerine/= TOROİT


- TORPİDO ile TORPİDO BOT ile TORPİDO GÖZÜ


- TÖRPÜ ile RASPA[İt.]

( Ağaç, kurşun, kalay vb. yumuşak metallerin kabasını almaya yarayan, dişleri uzun ve aralıklı olan eğe. | Bir şeyin yüzündeki pürüzleri gidermek, düzgünleştirmek için kullanılan kısa, ince, pürtüklü eğe. İLE Demir, tahta yüzeylerdeki boya, pas gibi şeyleri çıkarmak, pürüzleri gidermek için kullanılan, iri dişli bir törpü. )


- TORRICELLI EXPERIMENT[İng.] / EXPÉRIENCE DE TORRICELLI[Fr.] / TORRICELLI-VERSUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= TORRİCELLİ DENEYİ


- SEDIMENT[İng.] / SÉDIMENT[Fr.] / BODENSATZ, ANSATZ[Alm.] ile/değil/yerine/= TORTU


- TOS ile TOST ile TOSTÇU/LUK ile TOST EKMEĞİ ile TOST MAKİNESİ


- TOTİPOTENT ile/||/<> PLURİPOTENT

( Totipotent tüm hücre tiplerine farklılaşabilirken İLE pluripotent sadece vücut hücrelerine farklılaşabilir )

( Formül: Potency gradient )


- TOUGH :/yerine ZORLU, SERT


- TOURIST :/yerine TURİST


- TOURNAMENT :/yerine TURNUVA


- TÖVBE ile/ve İNÂBET

( Dışlaşmış olan pisliklerden temizlenmek. İLE/VE Bâtınî, kimsenin hissetmediği günahlardan temizlenmek. )

( Şeriatte. İLE/VE Tarikatte. )


- TÖVBE ile/ve/<> VEFÂT


- TÖVBEDEN ÖNCEKİ HİDÂYET ile/ve TÖVBEYE HİDÂYET ile/ve TÖVBEDEN SONRAKİ HİDÂYET


- TOWNSEND COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DE TOWNSEND[Fr.] / TOWNSEND-KOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= TOWNSEND KATSAYISI


- TOZ ile/değil REGOLİT

( ... İLE/DEĞİL Meteorit çarpmasından kalan toz katmanı. )


- TRACT ile ...

( Solunum sistemi. )


- TRAFİK = TRAFFIC[İng.] = CIRCULATION[Fr.] = VERKEHR[Alm.] = TRAFFICO[İt.] = TRÁFICO[İsp.]


- TRAIT[İng.] değil/yerine/= ÖZNEL YAPI


- TRAKT/TRACT[İng.] değil/yerine/= YOL


- TRAMPET ile TRAMPETÇİ/LİK


- TRANSANDANTAL ile TRANSANDANTALİST ile TRANSANDANTALİZM


- TRANSANDANTAL/İST değil/yerine/= DENEYÜSTÜ/CÜ / AŞKIN/CI


- TRANSCENDENT ile IMMANENT

( Transcendent= x'i aşan: - Varlık, - Bilgi. Anlamda müşterek, referansı ayrı. İLE Immanent= x'de bulunan )


- TRANSCENDENT ile TRANSCENDENTAL


- TRANS-ETKİLİ GEN[İng. TRANS-ACTING GENE] ile/||/<> TRANSDÜKSİYON[İng. TRANSDUCTION] ile/||/<> TRANSKRANİYAL MANYETİK STİMÜLASYON[İng. TRANSCRANIAL MAGNETIC STIMULATION] ile/||/<> TRANSKRİPSİYON BAŞLAMA KONUMU[İng. TRANSCRIPTION START SITE] ile/||/<> TRANSKRİPSİYON BİRİMİ[İng. TRANSCRIPTION UNIT] ile/||/<> TRANSKRİPSİYON FAKTÖRLERİ[İng. TRANSCRIPTION FACTORS] ile/||/<> TRANSKRİPTOM[İng. TRANSCRIPTOME] ile/||/<> TRANSKRİPTOMA[İng. TRANSCRIPTOME] ile/||/<> TRANSKRİPTOMİK[İng. TRANSCRIPTOMICS] ile/||/<> TRANSPİRASYON[İng. TRANSPIRATION] ile/||/<> TRANSPOSAZ[İng. TRANSPOSASE]

( Farklı bir kromozom üstündeki başka bir gen ile hareket ya da işbirliği eden gendir. @@ Bir bakterinin DNA'sının, bir diğer bakteriye, genellikle bir virüs aracılığıyla bulaşması, geçmesi durumudur. Kalıtsal maddelerde özel bir çeşit yeniden düzenleme (Genlerde Yeniden Düzenleniş) durumudur. Gametlerin birleşmesinden çok, bulaşma olaylarında görülen bir durumdur. Belirli bir bakteri kuşağındaki (soyundaki) DNA, başka bir kuşağın genetik karakterlerini kapabilir. Antibiyotiklere karşı direnç, bir bakteriden diğerlerine transdüksiyon yoluyla geçmektedir. @@ Beyindeki sinir gözelerini uyararak depresyon semptomlarını iyileştirmek için manyetik alanları kullanan invaziv olmayan bir prosedür. Tipik olarak diğer depresyon tedavileri etkili olmadığında kullanılır. @@ mRNA sentezinin başladığı gen pozisyonu.Bu akış yönünde 5 UTR olarak anılan translasyon başlama bölgesine giden konum. @@ Öncü kodon ve sonlandırma kodonu arasında uzanan DNA bölgesi. @@ Transkripsiyon başlama düzenlenmesine kontrol elemanlarını bağlayarak ve RNA polimerlerinin hareket etmesine izin vererek direk olarak katılan proteinlerdir. Transkripsiyon etmeni genlerin transkripsiyonunu düzenlemek için DNA üzerinde belirli bir diziye bağlanabilir. @@ Belirli bir göze, doku ya da organizmanın belirli bir zaman diliminde ürettiği tüm RNA moleküllerinin toplamını ifade eden terim. Transkripsiyon süreci, genetik bilginin DNA'dan RNA'ya aktarılması işlemidir ve genlerin ifadesinin başlangıcı anlamına gelmektedir. Bu süreçte, belirli genlerin DNA dizileri RNA moleküllerine çevrilir. Bu RNA'lar daha sonra protein üretimi için kullanılır. Transkriptom analizi, hangi genlerin hangi koşullar altında aktif olduğunu ve bu aktivitenin nasıl değiştiğinin anlaşılmasını sağlar. @@ Herhangi bir zamanda, göze popülasyonu olarak ifade edilen bütün genlerin kimlik ve ekspresyon seviyesini gösterir. @@ Bir organizmanın belirli bir göze, doku ya da organizmada belirli bir zaman diliminde üretilen tüm RNA moleküllerinin incelenmesiyle ilgilenen bilim dalı. Bu disiplin, hangi genlerin aktif olduğunu ve bu genlerin aktivitesinin çeşitli iç ve dış etmenlere nasıl tepki verdiğini anlamayı amaçlar. @@ Bitkilerin stomalar aracılığı ile su kaybetmesi. @@ Transpozon yerleştirmesini katelize eden enzimdir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- TRANSFORMATÖR[İng. TRANSFORMER] ile/||/<> DOĞRU AKIM[İng. DIRECT CURRENT]

( İki ya da daha fazla devre arasındaki elektrik enerjisi aktarımını elektromanyetik indüksiyonla sağlayan cihazlardır. Trafo olarak da bilinir. Trafolar, doğru akım devrelerinde değil alternatif akım devrelerinde kullanılır. Genellikle bir elektrik devresindeki akımı ve gerilimi yükseltme ya da azaltma, elektrik enerjisinin dağıtımı ve aktarımı gibi amaçlar için kullanılır. @@ Zamanla kutbu değişmeyen elektrik akımıdır. Doğru akımda elektrik yükleri, yüksek potansiyelden alçak potansiyele doğru akmaktadır. Sürekli akım olarak da bilinmektedir. "DC" olarak kısaltılmaktadır. Ev cihazları (televizyon, radyo, ütü vb.) ve elektrikli araçlar, başlıca kullanım alanlarıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- TRANSFORMİST ile TRANSFORMİZM ile TRANSFORMASYON


- TRANSIT[İng.] değil/yerine/= DOĞRUDAN GEÇİŞ


- TRANSİT[Fr./İng.] değil/yerine/= DURMADAN GEÇMEK | GEÇİCİ

( Bir yerden dinlenmeden, beklemeden, durmadan geçmek. | Geçici. | Malların bir ülkenin topraklarından gümrüksüz geçmesi. )


- TRANSİT değil/yerine/= DURMAZLI


- TRANSLÜSEN/TRANSLUCENT[İng.] değil/yerine/= YARI SAYDAM


- TRANSPARAN[İng. < TRANSPARENT] değil/yerine/= İÇ GÖSTERİR


- TRANSPARAN/TRANSPARENT[İng.] değil/yerine/= SAYDAM


- TRANSPARENCY vs. ADVERTISEMENT


- TRANSPLANT[İng.] ile/değil/yerine/= TRANSPLANT


- TRANSPORT[İng.] değil/yerine/= TAŞINIM, TAŞIMA


- TRANSPOZE ile ŞET

( ... İLE Türk musikîsinde bir makamı kendi perdelerinden daha tiz ya da pes perdelerde çalma. )


- TRAPATT DIODE[İng.] / DIODE TRAPATT[Fr.] / TRAPATT-DIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRAPATT DİYOTU


- TRAVEL :/yerine SEYAHAT


- TRAVELLER vs. TOURIST


- TREAT :/yerine DAVRANMAK, TEDAVİ ETMEK


- TREATMENT :/yerine TEDAVİ


- TREATY =/<> CONTRACT =/<> AGREEMENT =/<> CONVENTION =/<> COVENANT

( Antlaşma. )


- TRENÇKOT[İng. < TRENCH-COAT] değil/yerine/= YAĞMURLUK

( İçi astarlı, kemerli, su geçirmez yağmurluk. )


- TRENÇKOT ile TRENÇKOTLU


- TREND değil/yerine/= EĞİLİM


- TRIACETATE[İng.] / TRIACÉTATE[Fr.] / TRI-ACETAT, AZETAT[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİASETAT


- TRIACETIN, GLYCEROL TRIACETATE[İng.] / TRIACÉTINE[Fr.] / TRIASETIN[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİASETİN, GLİSERİN TRİASETAT


- TRIBOELEKTRIZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİBOELEKTRİK


- TRIDECYL PHOSPHATE[İng.] / PHOSPHATE DE TRIDÉCLYLE[Fr.] / TRIDECYLPHOSPHIT[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİDESİL FOSFİT


- TRİETHANOLAMİNE LAURYL SULFATE[Osm.] / TRIETHANOLAMINE-LAURYLSULFATE[İng.] / THANOLAMINLAURYL SULFAT[Fr.] ile/değil/yerine/= TRİETANOLAMİN LAURİL SÜLFAT


- TRIETHYL PHOSPHATE[İng.] / PHOSPHATE DE TRIÉTHYLE[Fr.] / TRIETHYL PHOSPHAT[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİETİL FOSFAT


- TRIETHYL PHOSPHITE[İng.] / PHOSPHATE DE TRIÉTHYLLE[Fr.] / TRIETHYL PHOSPHIT[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİETİL FOSFİT


- TRIETHYL CITRATE[İng.] / CITRATE DE TRIÉTHYLE[Fr.] / TRIETHYL CITRAT[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİETİL SİTRAT


- TRIETHYLACONATE[İng.] ile/değil/yerine/= TRİETİLAKONAT


- ACONITALE DE TRIÉTHYLÈNE[Fr.] / TRIETHYLACONITAT[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİETİLAKONİTAT


- TRIETHYLENE GLYCOL DIDECANOATE[İng.] / DIDÉCANOATE DE TRIÉTHYLÉNEGLYCOL[Fr.] / TRIETHYLENGLYKOL DIDECANOAT[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİETİLEN GLİKOL DİDEKANOAT


- TRIFLUOROACETIC ACID[İng.] / TRIFLUOROESSIGSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİFLOROASETİK ASİT


- ACIDE TRIFLUOROACÉTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= TRİFLORORASETİK ASİT


- TRİGLİSERİT ve/<> İNSÜLİN


- TRIGLYCERIDE[İng.] / TRIGLYCERIDE[Fr.] / TRIGLYCERID[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİGLİSERİT


- TRIHEXYL PHOSPHATE[İng.] / PHOSPHATE DE TRIHEXYLE[Fr.] ile/değil/yerine/= TRİHEKSİL FOSFAT/FOSFİT


- TRIHEXYLENE GLYCOL BIBORATE[İng.] / TRIHEXYLEN GLYCOL BIBORATE[Fr.] ile/değil/yerine/= TRİHEKSİLEN GLİKOL BİBORAT


- TRIHEXYLPHOSPHIT[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİHEKZİL FOSFİT


- TRIHEXYLEN GLYKOL BIOBARAT[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİHEKZİLEN GLİKOL BİOBARAT


- TRIHYDROXYETHYLAMINE OLEAT[İng.] / OLÉATE DE TRIHYDROXYÉTHYLAMINE[Fr.] / TRIHYDROXYÄTHYLAMIN OLEAT[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİHİDROKSİETİLAMİN OLEAT


- TRIHYDROXYETHYLAMINE STEARATE[İng.] / STÉARATE DE TRIHYDROXYÉETHYLAMINE[Fr.] / TRIHYDROXYÄTHYLAMIN STEARAT[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİHİDROKSİETİLAMİN STEARAT


- TRIISOOCTYL PHOSPHATE[İng.] / PHOSPHATE DE TRIISOOCTYLE[Fr.] / TRIISOOCTYLPHOSPHIT[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİİZOOKTİL FOSFİT/FOSFAT


- TRIISOOCTYL TRIMELLITATE[İng.] / TRIISOCTYLTRIMELLITATE[Fr.] / TRIISOOCTYLTRIMELLITAT[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİİZOOKTİL TRİMELLİTAT


- TRIISOPROPYL BORATE[İng.] / BORATE DE TRIISOPROPYL[Fr.] / TRIISOPROPYL BORATE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİİZOPROPİL BORAT


- TRIISOPROPYL PHOSPHATE[İng.] / PHOSPHATE DE TRIISOPROPYLYLE[Fr.] / TRIISOPROPYLPHOSPHIT[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİİZOPROPİL FOSFİT/FOSFAT


- PHOSPHATE DE TRICRÉYLE[Fr.] ile/değil/yerine/= TRİKESİL FOSFAT


- TRICHLOROACETIC ALDEHYDE[İng.] / TRICHLOROACÉTIC ALDÉHYDE[Fr.] / TRICHLORAZETALDEHYD[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİKLOROASET ALDEHİT


- TRICHLOROACETIC ACID[İng.] / TRICHLORESSIGSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİKLOROASETİK ASİT


- TRICHLOROPHENOXYACETIC ACID[İng.] / TRICHLORPHENOXYESSIGSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİKLOROFENOKSİASETİK ASİT


- TRICHLORISOCYANURSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİKLOROİSOSİYANÜRİK ASİT


- TRICHLOROISOCYANURIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= TRİKLOROİZOSİYANÜRİK ASİT


- TRICHLORALACTIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= TRİKLOROLAKTİK ASİT


- TRICHLORMETHYSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİKLOROMETİK ASİT


- TRICHLOROMETHYL CHLOROFORMATE[İng.] / CHLOROFORMMIATE DE TRICHLOROMÉTHYLE[Fr.] / TRICHLORMETHYL CHLOROFORMIAT[Alm.] ile/değil/yerine/= TRİKLOROMETİL KLOROFORMAT


- TRİKO[Fr. < TRICOT] ile KAZAK[Fr. < CASAQUE]

( Farklı tasarımlar kapsamında kumaşın üretilmesi için bir teknik. Özel bir dokuma tekniği kapsamında, kazak ve benzeri giyim parçalar için hazırlanan kumaş yapımı. İLE Baştan geçirilerek giyilen, genellikle kollu, örme üst giysisi.[Boğazlı ya da boğazsız, bisiklet yaka, kalın ya da ince gibi çok sayıda değişik tasarımı bulunur.] )


- TRİKO[Fr. < TRICOT] değil/yerine/= ÖRME