Bugün[08 Nisan 2026]
itibarı ile 12.749 başlık/FaRk ile birlikte,
12.749 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(41/52)


- SALİSİLİK ile SALİSİLİK ASİT


- SALKIMAK ile SALKIM ile SALKIMLI ile SALKIM KÜPE ile SALKIM TOPU ile SALKIM AĞACI ile SALKIM BAŞAK ile SALKIM SAÇAK ile SALKIM SÖĞÜT ile SALKIM SALKIM


- ABSOLUTE ZERO[İng.] / ZERO ABSOLU[Fr.] / ABSOLUTER PUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= SALT/MUTLAK SIFIR NOKTASI


- SALT ile SALTIK

( Yalnız, tek, sırf. | İçinde yabancı bir öğe bulunmayan. | İçinde, kendine yabancı hiçbir şey karışmamış, arı. İLE Kendi başına var olan, hiçbir şeye bağlı olmayan, bağımsız, koşulsuz. | Koşulsuz, bağımsız, göreli olmayan ve kendi başına, tam sayılan bir olgunun niteliği. )


- SALT = SIRF, SAF, MAHZ = PURE[İng.] = PUR[Fr.] = REIN[Alm.] = PURUS[Lat.] = PURO[İsp.]


- SALT :/yerine TUZ


- SALTA[İt.] ile SALTA[İt.] ile SALTA[İsp.]

( Köpeğin, arka ayakları üzerinde ayağa kalkması. İLE Yakasız, iliksiz, kolları bolca bir tür kısa ceket. İLE Gergin duran bir halatı, biraz koyuverme eylemi. )


- SALTANAT ile SALTANATLI ile SALTANATÇI/LIK ile SALTANATSIZ


- SALTANAT değil/yerine/= YETKELİK

( Osmanlı Saltanatı ya da Padişahlık, Osmanlı döneminde kullanılan yönetim biçimine verilen addır. Yönetim biçimi Osmanlı Hanedanı üyesi sultanın görünüşte mutlak egemen olmasına dayalıdır. Saltanat sözcüğü, gösteriş ve zenginlik anlamında da kullanılır. Saltanat'ın bazı dönemlerinde, sultanın yetkin olmamasından dolayı, Haseki Sultan'lar ya da Valide Sultan'lar [hatta Mihrimah Sultan örneğinde görüldüğü gibi, sultan kızı] devlet yönetimine katılmış, hatta zaman zaman devleti yönetmiştir. Bu dönem, "Kadınlar Saltanatı" olarak bilinir. Dönem, büyük ölçüde Osmanlı'nın duraklama dönemine denk gelir. Kanuni Sultan Süleyman'ın yaşlılık döneminde [1550 civarı] başlamış, 1656 yılında Köprülü Mehmet Paşa'nın sadrazam oluşuna kadar devam etmiştir. Saltanat, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 01 Kasım 1922'de kabul ettiği "Osmanlı'nın münkariz olduğuna dair" 308 numaralı kararname ile kaldırılmıştır. Kararname, ilga yargısını geriye yürüterek "İstanbul'daki biçimi hükümetin 1920'de[16 Mart 1336] tarihe intikal ettiğini" bildirmiştir. Saltanatın kaldırılmasıyla Türk Tarihi'nin en uzun ömürlü devleti Osmanlı Devleti'nin 623 yıllık süreci resmen sona ermiştir. )


- SALTIK TİN:
SANAT ile/ve/||/<> DİN ile/ve/||/<> FELSEFE


- SALTIK = MUTLAK = ABSOLUTE[İng.] = ABSOLU[Fr.] = ABSOLUT[Alm.] = ABSOLUTUS[Lat.] = ABSOLUTO/TA[İsp.]


- SAMAN ile BART

( ... İLE Katı saman. )


- ŞAMAN/LIK ile ŞAMANİ ile ŞAMANLI ile ŞAMANİST ile ŞAMANİZM


- ŞÂME[Ar. çoğ. ŞÂM, ŞÂMÂT] ile ŞÂME[Ar.]

( [gövdede] Ben. İLE Akşam. )


- SAMED[Ar.] ile SEYYİD[Ar.]


- SAMED ve/||/<> SOMUT


- SAMEDÂNİYYET ile ...

( HİÇBİR ŞEYE GEREKSİNİMİ OLMAMAK, KENDİNDEN ÜSTÜNÜ OLMAMAK (ULÛHİYYET) )


- SAMET ve/<> SOMUT

( Dolu. VE/<> Dolu. )

( ETERNAL/ABSOLUTE and/<> CONCRETE )


- SAMİMİ ile SAMİMİYET

( CORDIAL vs. CORDIALITY )

( مقوي ile قلبي ile مودت قلبي ile مودت )

( MOGHOY ile GHALABY ile MOODAT GHALABY ile MOODAT )


- SAMİMİYET ile AÇIKLIK ile SAYDAMLIK/ŞEFFAFLIK

( Açıklığı ve iyilikseverliği sayesinde hem çevresine, hem de sonuç olarak kendine yararlı olan biri simgelenir. )

( SINCERE | INTIMACY vs. OPENNESS vs. TRANSPARENCY )


- SAMİMİYET ve/||/<>/< ADANMIŞLIK


- SAMİMİYET[Ar.] ile/ve/||/<>/> CÂZİBE[Ar.]


- SAMİMİYET ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> ÇIKAR


- SAMİMİYET ile/ve/<> DOĞALLIK


- SAMİMİYET >< ERKÂN

( Samimiyet oluşunca, erkân kalkar. )


- SAMİMÎ(YET) değil/yerine/= İÇTEN/LİK


- SAMİMİYET ve/||/<> SAMİMİ NİYET


- SAMİMİYET ile SAMİMİ ile YAKINDAN

( INTIMACY vs. INTIMATE vs. INTIMATELY )

( محرميت ile دمسازي ile صميميت ile محرم ساختن ile صميمي ile دمساز شدن ile هم رائ ile خودماني ile دمساز ile محرم ile صميمانه )

( محرميت ile دمسازي ile SAMYMYT ile MAHRAM SAKHTAN ile SAMYMY ile DAMSAZ SHODAN ile NPAM RAYE ile KHODMANY ile DAMSAZ ile MAHRAM ile SAMYMANEH )


- SAMİMİYET ile SAMİMİYETSİZ/LİK


- SAMİMİYET >< SAVUNMA

( "Savunmalarını" bırakmıyorsun ki, samimi olmasını istediğin kişi/ler bunu yapsın. )

( INTIMACY >< DEFENSE )


- SAMİMİYET >< YABANCILIK

( İki kişi, sadece samimi olduğunuda, artık birbirine yabancı değillerdir. )


- SAMİMİYET ile/ve/||/<>/> YALINLIK


- SAMİMİYET >< YALNIZLIK


- SAMSA ile SAMSAT


- ŞAN[Ar.] ile ŞAN[Fr. < CHANT]

( Ün. | Gösteriş, gösterişlilik. İLE İnsan gırtlağından makamla çıkan ve perde ayrımlarıyla çeşitli duyumlar uyandıran ses dizisi. | Ünleme, ses çıkarma eğitimi. )


- SANAL ile SANAL KART ile SANAL SAYI ile SANAL REKLAM ile SANAL SOHBET


- SANAL ile SOYUT


- SANAT:
İSPAT değil İCRÂ


- SANAT ile ...

( DUA )


- SANAT = ART[İng., Fr.] = KUNST[Alm.] = ARS[Lat.] = TEKHNE[Yun.] = ARTE[İsp.]


- SANAT ve/||/<>/>/< BİREY OLMAK


- SANAT ile/ve/||/<>/> DAHA/EN SANAT/SİMGE


- SANAT ve/> DİN

( ... VE/> Sanatın doruğu. )


- SANAT ile/ve/değil DİNSEL DIŞLAŞIM


- SANAT ile/ve EĞLENCE

( ART vs./and ENTERTAINMENT )


- SANAT ile/ve/||/<> FARKLILIK


- SANAT ve/||/<> FELSEFE

( Hayranlık. VE/||/<> Hayret. )

( Doyumsuzluk sunar. VE/||/<> Doyum sunar. )

( Keşf. VE/||/<> Kurma. )

( Sanat olmasaydı, felsefe, edimselliğini yitirirdi. )


- SANAT ve/||/<>/> (< FELSEFE <) ve/||/<>/> KAVRAM ve ÖTESİ


- SANAT ile/ve/||/<>/>/< HAKİKAT


- SANAT ile/ve/||/<> İNCELİK/RİKKAT[Ar.]


- SANAT ve/||/> MANEVİYAT

( Sanat, maneviyatın giriş kapısıdır. )


- SANAT ile/ve/değil ...MIŞ GİBİ


- SANAT ve/||/<>/< OYUN


- SANAT ve/<> ÖZGÜVEN/İMAN


- SANAT ve/||/<>/> SAĞALTIM ARACI


- SANAT ile/ve/||/<> SANA AİT


- SAN'AT[Ar. çoğ. SAN'ÂT] ile SAN'ÂT[Ar. < SAN'ÂT]

( Sanat, ustalık, hüner, mârifet. | Bir şeyi güzel yapmak, bir şeyin güzel, beğenilir olması için uygulanan kurallar. İLE Sanatlar, ustalıklar, hünerler. )


- SANAT ile SANAT ÖĞRENCİSİ

( ART vs. ART STUDENT )

( هنري ile هنر ile هنر جو )

( NPANNARY ile NPANNAR ile NPANNAR JO )


- SANAT ve/<> SANATÇI/KİŞİ/İNSAN

( Bir resimde, bir sanat yapıtında aradığım, sevdiğim şey, insandır. Sanatçının kendi! )

( Dans le tableau [l'oeuvre d'art] je cherche, j'aime l'homme l'artiste. )

( Çalışkanlıkta, arı, sana ustalık eder
Beceride, bir böcek, seni okutur
Seçkinlerde de var sendeki bilgiler
Sanat ise ey insan! Yalnız sana özgüdür! )

( Yaşam ciddidir, sanat ise neşeli.
Fakat ciddiyet içinde bile, neşe ya da sükûnet,
sanatın aslî ve özsel yapısı olarak kalır. )

( Schiller'in, "Sanatkârlar" adlı şiirini okumanızı salık veririz. )

( Durumun/sürecin/konunun/işin içine kişi/insan ve sanat girince/girmişse öteki herşey ikinci sıraya geçer/geçmeli/geçirilmelidir, indirilmelidir. )


- SANAT ile SAYRILIK


- SANAT ve/||/<> SEVGİ ve/||/<> FELSEFE

( Kişileri sevmekten daha sanatsal ve bilgece bir şey yoktur. )


- SANAT ile/ve/||/<>/> SUSKUN/HÂMUŞ SANAT


- SANAT ile/ve/değil/<> SÜSLEME


- SANAT ve/< TARİH

( Görünür olanlar. VE/< Okunur/bilinir olanlar. )


- SANAT ile/ve/<> TASARIM

( Sanat kavramda olur, tasarımda değil. )


- SANAT ile/ve TASAVVUF SÜZGECİNDEN GEÇMİŞ SANAT


- SANAT ile/ve/||/<>/> ÜRETKEN SEZGİ GÜCÜ ile/ve/||/<>/> ESTETİK SEZGİ


- SANAT ile/> VAHİY

( İkisi de, aklın ötesine geçildikten sonradır. )


- SANAT ve/||/<>/>< YAŞAM

( Sanat, tüm alanların son noktasıdır. VE/||/<>/>< Yaşam da sanatın son noktası ve yansımasıdır. )

( Uzun. VE/||/<>/>< Kısa. )

( ARS LONGA, VITA BREVIS )


- SANAT ve YORUMBİLİM/TEVİL/HERMENEUTİK


- SANATÇI ile SANATSAL ile SANATSAL ÇALIŞMA ile SANAT

( ARTIST vs. ARTISTIC vs. ARTISTIC WORK vs. ARTISTRY )

( آرتيست ile پرهنر ile هنرور ile اهل فن ile ارباب هنر ile هنرمند ile هنرمندانه ile هنري ile باهنر ile کار ذوقي ile استعداد هنري ile هنرمندي )

( ARTYSET ile PARECONNAR ile NPANNARVAR ile اهل فن ile ARBAB NPANNAR ile NPANNARMAND ile NPANNARMANDANEH ile NPANNARY ile BANPANNAR ile KAR ZOGHY ile ESTEDAD NPANNARY ile NPANNARMANDY )


- SANATKÂR[Ar.]/ARTİST[İng.] değil/yerine/= ESİNÇÇİ


- SANATLAŞMAK ile SANAT ile SANATLI ile SANATÇI/LIK ile SANATSAL/LIK ile SANATSIZ/LIK ile SANAT ERİ ile SANAT ADAMI ile SANAT ESERİ ile SANAT FİLMİ ile SANAT OKULU ile SANAT DÜNYASI ile SANAT DANIŞMANI ile SANAT ENSTİTÜSÜ ile SANAT DANIŞMANLIĞI


- SANAYİ/Cİ ile KAPİTALİZM/KAPİTALİST


- SANDIKLAMAK ile SANDIKLANMAK ile SANDIK ile SANDIKLI ile SANDIKÇI/LIK ile SANDIK EMİNİ ile SANDIK ODASI ile SANDIK SEPET ile SANDIK BALIĞI ile SANDIK EŞYASI ile SANDIK KURULU ile SANDIK LEKESİ ile SANDIK BAŞKANI ile SANDIK ÇEVRESİ ile SANDIK MÜŞAHİDİ ile SANDIK GÖZLEMCİSİ ile SANDIK BALIĞIGİLLER ile SANDIK GÖZLEMCİLİĞİ


- ŞANS ile/ve BAHT


- ŞANS ile/değil FIRSAT


- ŞANS ile/ve/değil/yerine NİMET

( Bir nimetin çok olması, onun nimet olmadığını göstermez. )


- ŞANS ile/ve ÜMİT

( CHANCE vs./and HOPE )


- SANSAR/GELİNCİK ile FERET

( image )

( ... İLE Yaklaşık 50 cm. boyunda [yaklaşık 13 cm.lik kuyrukla birlikte], 1 kg. civarında hayvanlardır. 7 - 10 yıl yaşarlar. )

( ... İLE MUSTELA PUTORIUS FURO )


- SANSKRİT değil/yerine HİNTÇE


- SANSKRİTÇE değil SANSKRİT


- ŞAN-ŞÖHRET


- SANTİAR[Fr.] ile/ve/<> SANTİGRAM[Fr.] ile/ve/<> SANTİGRAT[Fr.] ile/ve/<> SANTİLİTRE[Fr.] ile/ve/<> SANTİM[Fr.] ile/ve/<> SANTİMETRE[Fr.]

( Bir ar'ın, yüzde biri, bir metrekare. İLE/VE/<> Bir gramın, yüzde biri, bir desigramın onda biri. İLE/VE/<> Suyun, buz olma noktasını sıfır, buharlaşma noktasını 100 sayarak, arası, derece olarak adlandırılan yüz eşit kısma bölme yoluyla bulunan ısı ölçeği. İLE/VE/<> Bir litrenin, yüzde biri. İLE/VE/<> Herhangi bir birimin, yüzde biri. İLE/VE/<> Bir metrenin, yüzde biri. )


- CENTIGRADE[İng.] / CENTIGRADE[Fr.] ile/değil/yerine/= SANTİGRAT


- SANTİGRAT ile SANTİGRAM

( CENTIGRADE vs. CENTIGRAM )

( سانتيگراد ile صدبخشي ile صد درجهاي ile سانتيگرم )

( SANTYGERAD ile صدبخشي ile SAD DARJEKAY ile SANTYGARAM )


- SANTRİFÜJ/CENTRİFUGE[İng.] değil/yerine/= DÖNDÜR AYIR AYGIT


- SAPAN ile İZBİRO[İt.]

( ... İLE Çeşitli yükleri, yukarı çekmek için, halattan yapılmış sapan. )


- SAPLANTI = FİKR-İ SABİT = FIXED IDEA[İng.] = IDÉE FIXE[Fr.] = FIXE IDEE[Alm.] = FIXUS[Lat.]


- SARABAND ile ...

( İspanya'ya özgü bir dans. )


- SPIRITS OF WINE[İng.] / ESPRIR DE VIN[Fr.] / WEINGEIST[Alm.] ile/değil/yerine/= ŞARAP RUHU


- SARARMAK ile SARABİLMEK ile SARA ile SARAK ile SARAT ile SARAY ile SARAÇ/LIK ile SARALI ile SARAYLI ile SARAY KONUT ile SARAY ÇİÇEĞİ ile SARAY LOKMASI ile SARAY MENEKŞESİ


- SARGAÇ/KORSA/KORSE[Fr. < CORSET] ile KORSAJ[Fr. < CORSAGE]

( İnce görünmek için kullanılan esnek iç giysisi. | Herhangi bir darbeden zarar görmemesi için boyna takılan, bel fıtığı gibi durumlarda gövdeyi düzgün tutmaya yarayan nesne. İLE Küçük, kısa sargaç. )


- SARGENT CYCLE[İng.] / CYCLE DE SARGENT[Fr.] / SARGENT-ZYKLUS[Alm.] ile/değil/yerine/= SARGENT ÇEVRİMİ


- SARGENT CURVE[İng.] / COURBE DE SARGENT[Fr.] / SARGENT-KURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= SARGENT EĞRİSİ


- SARHOŞ[Fars. < SER-HOŞ] ile MASTOR/MASTUR

( ... İLE İleri derecede sarhoş. )


- SAR'Î ile SARÎ' ile SÂRÎ[Ar. < SİRÂYET] ile SÂRÎ[Fars.] ile SARÎH[Ar. < SARÂHAT]

( Sar'a hastalığı ile ilgili. | Sar'alı. İLE Yere yığılmış sar'alı kişi. İLE Bulaşan/bulaşıcı. [İng. CONTAGIOUS, Fr. CONTAGIEUX] İLE Sürücü, süren. İLE Açık, meydanda. | Belirli. | Saf, halis. | Safkan Arap atı. )


- SARKAÇ ile/||/<> PERİYOT

( Sarkaç yasaları )

( Galileo Galilei tarafından 1602 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1564-1642) (Ülke: İtalya) (Alan: Fizik, Astronomi) (Önemli katkıları: Teleskop, Jüpiter uyduları, serbest düşme) )


- SARKAÇ ile SARKIK ile SARKIL ile SARKINTI ile SARKIŞ ile SARKIT

( Durağan bir nokta çevresinde, ağırlığının etkisiyle salınım yapan, devingen katı nesne. İLE Aşağı doğru uzanmış, sölpük, salpa, gevşek. İLE Sarkaçla ilgili, devinimi, sarkaç devinimine benzeyen. İLE Aşağı doğru uzanan, sarkan şey. İLE Sarkma eylemi ya da biçimi. İLE Mağaraların tavanında oluşan, genel olarak koni biçiminde, kalker birikintisi, damlataş, istalaktit. )


- SARKINTILIK ile/değil İLTİFAT


- SARKITMAK ile SARKITABİLMEK ile SARKIT


- ŞARKİYAT ile ŞARKİYATÇI/LIK


- SARMAK ile SARMAŞMAK ile SARMALAMAK ile SARMALANMAK ile SARMAL/LIK ile SARMAN ile SARMAÇ ile SARMA KAFİYE ile SARMAL METOT ile SARMAŞ DOLAŞ ile SARMAL YÖNTEM


- ŞART ile FARZ


- ŞART değil KOLAY!


- ŞART ile/ve/<> ŞATR

( Koşul. | Durum, hal, vaziyet. | Yemin. İLE/VE/<> Yarı, yarım. | Bölüm, kısım, parça. | Mısra. )


- ŞART ile/ve/||/<>/> SIHHA ŞART


- ŞART ile/değil SÜS


- ŞART-I A'ZAM ile/ve ŞART-I BÂTIL ile/ve ŞART-I CÂİZ ile/ve ŞART-I LAĞV ile/ve ŞART-I MÜFSİD ile/ve ŞART-I MÜTEAHHİR ile/ve ŞART-I MÜTEÂRIZ ile/ve ŞART-I MÜTEKADDİM/EVVEL ile/ve ŞART-I NÂSİH ile/ve ŞART-I SÂNİ ile/ve ŞART-I SARÎH ile/ve ŞART-I TAKYÎDÎ ile/ve ŞART-I VÂKIF


- ŞARTLAMAK ile ŞARTLANMAK ile ŞARTLAŞMAK ile ŞARKLILAŞMAK ile ŞARTLANDIRMAK ile ŞARJ ile ŞARK ile ŞART ile ŞARKLI/LIK ile ŞARKÇI/LIK ile ŞARTLI/LIK ile ŞAR ŞAR ile ŞARTSIZ/LIK ile ŞART KİPİ ile ŞART ŞURT ile ŞARK ÇIBANI ile ŞARTLI REFLEKS ile ŞARTLI TAHLİYE ile ŞARK KURNAZLIĞI ile ŞARTSIZ REFLEKS ile ŞARTSIZ ŞURTSUZ ile ŞARTLI BİRLEŞİK CÜMLE ile ŞARTLI BİRLEŞİK ZAMAN


- ŞARYO[Fr. < CHARIOT]

( Bir aletin ya da aracın hareketli parçası. | Yazı makinesinin kâğıt takılan, tuşlara vuruldukça ilerleyen bölümü. | Bazı avcı uçaklarının kalkışını sağlayan fırlatma düzeni. | Bir eğik düzlem boyunca, arabaların taşınmasını sağlayan küçük vagon. )


- ŞAŞA ile ŞATAFAT


- ŞASE[Fr. SACHET] değil/yerine/= BOHÇA

( İçine mendil, gecelik vb. şeyleri koymaya yarayan, çeşitli büyüklükte, kumaştan koruncak. )


- ŞASE[Fr. SACHET] ile ŞASİ[Fr. CHÂSSIS]

( İçine mendil, gecelik vb. şeyleri koymaya yarayan, çeşitli büyüklükte, kumaştan koruncak. İLE Motorlu kara taşıtlarının iskelet bölümü. | Fotoğrafçılıkta içine duyarlı bir cam ya da kâğıt konulan, yassı, ışık geçirmez kutu. | Yapı işlerinde sürme çerçeve. )


- ŞAŞKINLIK(/HAYRET) ile/ve/||/<>/> KUŞKU

( Zihinde. İLE/VE/||/<>/> Felsefede. )


- SAT ile SAT-SANG

( Etkin durumdaki Sonsal İlke'nin, aşkın[transandantal] yüzü. İLE Doğru ve bilge kişilerle beraberlik. )


- SAT ile/||/<> SAD-CHİT ile/||/<> SADCİTANANDA

( Aktif durumdaki Nihai Prensip'in aşkın yüzü. @@ Evrensel potansiyelin aşkın durumu. @@ Mutlak mükemmellikteki üç niteliğe (sat+chit+ananda) sahip En Üstün Prensip. )


- ŞÂT[Ar.] ile ŞAT/ŞATT[Ar. çoğ. ŞUTÛT] ile ŞATH[Ar.] ile ŞAT[Fr. CHATTE]

( Koyun. İLE Büyük ırmak. İLE Ciddi bir hissi ya da düşünceyi mizahî bir edayla anlatan şiir. İLE Sığ sularda, ağır yükleri taşımak için kullanılan, altı düz, bir çeşit tekne. )


- ŞATAFAT değil/yerine/= GÖRKEM


- ŞATAFAT ile ŞATAFATLI/LIK ile ŞATAFATSIZ/LIK


- ŞATHİYAT ile ŞATHİYE

( Ciddi bir düşünceyi, konuyu, şaka ve alay yollu anlatmak için yazılmış deyişler. İLE Yergiye, alaya, şakaya yer veren manzum yapıt. | Tasavvuf konularını mizahlı bir biçimde işleyen, coşku hâlinde söylenen bir şiir türü. )


- SATISFACTION :/yerine MEMNUNİYET


- SATRANÇ ve/||/<> BİSİKLET

( Her hamleyle tamamen değişir. VE/||/<> [düzlükte] Ancak pedala basarak üstünde durulur ve ilerlenir. )


- SATVET[Ar.] değil/yerine/= (ZORLU/SİNDİRİCİ) GÜÇ


- SAVART[İng.] / SAVART[Fr.] / SAVART[Alm.] ile/değil/yerine/= SAVART


- SAVAŞ ya da KORSANLIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< TİCARET


- SAVAŞ ile KORSANLIK ile TİCARET


- SAVAŞ değil/yerine/>< SANAT


- [ne yazık ki]
SAVAŞTAN GERİYE KALANLAR:
ÖLÜLER "ORDUSU" ile/ve/||/<>/> YAS TUTANLAR "ORDUSU" ile/ve/||/<>/> HIRSIZLAR "ORDUSU"


- SAVATLAMAK ile SAVATLANMAK ile SAVAT ile SAVATLI


- SAVM ile/ve ZÜHD


- SAVM-I DÂVÛD ile ...

( BİR GÜN ORUŞ TUTMAK, BİR GÜN TUTMAMAK )


- SAVT[Ar.] ile KELÂM[Ar.]


- SAVT[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< SAMT[Ar.]

( Ses, sadâ[insan sesi], selen. | Bağırma, haykırma, çığlık. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Susmak. )


- SAVT[Ar.] ile SAVT[Ar.] ile ŞAVT[Ar.]

( Ses, sadâ[insan sesi], selen. | Bağırma, haykırma, çığlık. İLE Kamçı, kırbaç. İLE Tavafta, her dönüşün adı. )


- SAVT[Ar.] ile SIYÂH[Ar.]


- SAVUNUCULUK ile AVUKAT

( ADVOCACY vs. ADVOCATE )

( طرفداري ile وکيل مدافع ile طرفدار بودن )

( TARAFDARY ile VAKYLE MADAFE ile TARAFDAR BODAN )


- SA'Y/SA'Y Ü GAYRET ile ...

( ÇALIŞMA, ÇABALAMA, GAYRET, EMEK | GEÇİNMEK İÇİN İŞ İŞLEME )


- AYNÜŞŞEMS, ŞEFFAF[Osm.] / OPAL, TRANSPARENT[İng.] / OPALE, TRANSPARENT[Fr.] / OPAL, DURCHSICHTIG[Alm.] ile/değil/yerine/= SAYDAM, OPAL


- ŞÂYET[Fr.] değil/yerine/= EĞER


- SAYGI ile/ve/<>/< ASÂLET

( Saygı, asâletin, süreklilik kazanmış durumudur. )

( RESPECT vs./and/<>/< NOBILITY )


- SAYGI ve/||/<>/< CİDDİYET


- SAYGI ile/ve/||/> DÜRÜSTLÜK ile/ve/||/> GÜVEN ile/ve/||/> BAĞLILIK/SADÂKAT

( Gösterilir(se). İLE/VE/||/> Değerlenir. İLE/VE/||/> Kazanılır. İLE/VE/||/> Sağlanır. )

( Earned. vs./AND/||/> Appreciated. vs./AND/||/> Gained. vs./AND/||/> Returned. )

( Yükün dürüstlükse, gücün düşer belki fakat "başın düşmez". )

( RESPECT vs./and//||/> HONESTY vs./and/||/> TRUST vs./and/||/> LOYALTY )


- SAYGI = HÜRMET = RESPECT[İng., Fr.] = ACHTUNG[Alm.] = RESPECTO[İsp.]


- SAYGI ile/ve/<> MUHABBET


- SAYGI ile/ve/||/<>/> YÜKSEK SAYGI/TAZİMAT[Ar.]


- SAYI = ADET = NUMBER[İng.] = NOMBRE[Fr.] = ZAHL[Alm.] = NUMERUS[Lat.] = ARITHMOS[Yun.] = NUMERO[İsp.]


- SAYI ile ÇEŞİT

( NUMBER vs. KIND )


- SAYI ile/ve/<> ORTAK KAT

( ... İLE/VE/<> Bazı tamsayıların katı olabilecek sayı. )


- SCALAR PRODUCT[İng.] ile/değil/yerine/= SAYIL ÇARPIM


- SAYIM/TÂDÂT[Ar.] ile SAYIMLAMA/SAYIMBİLİM/İSTATİSTİK ile SAYIŞ ile SAYIŞMA

( Sayma eylemi. İLE Bir dizi olayın ya da sayı ile gösterilen olguların, yöntemli öbekleştirilmesine dayanan ve ilkelerini, olasılık kuramlarından alan, matematiğin uygulamalı dalı. İLE Sayma eylemi ya da biçimi. İLE Takas. | Çocuk oyunlarında, sayı sayarak, ebeyi belirleme. )


- DIGITAL CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT NUMÉRIQUE[Fr.] / DIGITALSCHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SAYISAL DEVRE


- SAYMAK ile SAYILABİLİR ile GERİ SAYIM ile SAYILIR ile TEZGAH ile KARŞI SALDIRI ile KARŞI DEVRİM ile KARŞI KOYMAK ile KARŞI TEPKİ ile KARŞI ARGÜMAN ile KARŞI SALDIRI ile DENGELEME ile KARŞI HÜCUM ile KARŞI DAVA ile SAHTE ile SAHTECİ ile TAKLİT ile KARŞI FOLYO ile KARŞI YÜRÜYÜŞ ile KARŞI ÖNLEM ile MUADİLİ ile KONTRPUAN ile DENGE ile KARŞI KOYMAK ile KARŞI İMZA ile KARŞI GÖRÜŞ ile KARŞI AĞIRLIK ile KONTES ile SAYMA ile SAYISIZ

( COUNT vs. COUNTABLE vs. COUNTDOWN vs. COUNTED vs. COUNTER vs. COUNTER ATTACK vs. COUNTER REVOLUTION vs. COUNTERACT vs. COUNTERACTION vs. COUNTERARGUMENT vs. COUNTERATTACK vs. COUNTERBALANCE vs. COUNTERCHARGE vs. COUNTERCLAIM vs. COUNTERFEIT vs. COUNTERFEITER vs. COUNTERFIT vs. COUNTERFOIL vs. COUNTERMARCH vs. COUNTERMEASURE vs. COUNTERPART vs. COUNTERPOINT vs. COUNTERPOISE vs. COUNTERPOSE vs. COUNTERSIGN vs. COUNTERVIEW vs. COUNTERWEIGHT vs. COUNTESS vs. COUNTING vs. COUNTLESS )

( محسوب داشتن ile بشمار آوردن ile به شمار آوردن ile حساب کردن ile بر شمردن ile محسوب کردن ile شمردن ile شمارش پذير ile شمارش معکوس ile محسوب ile شمرده ile باجه ile شمارشگر ile گيشه ile پيشخوان ile ضد حمله ile انقلاب متقابل ile خنثي کردن ile خنثي نمودن ile اقدام متقابل ile استدلال مخالف ile حمله متقابل کردن ile موازنه کردن ile اتهام متقابل ile دعوي متقابل ile جعل کردن ile تقلبي ile ساخته کار ile غش ile ته چک ile ته قبض ile عقب گرد کردن ile همتا ile نقطهمقابل ile نيروي مقاوم ile وزنه متقابل ile متقابل ساختن ile ظهر نويسي ile نظريه مخالف ile وزنه تعادل ile کنتس ile شمارش ile احصاء ile بي حساب ile بيشمار ile ناشمرده ile بي شمار ile نامعدود )

( MOHSUB DASHTAN ile BESHMAR AVARDAN ile BAH SHMAR AVARDAN ile HASAB KARDAN ile BAR SHMARDAN ile MOHSUB KARDAN ile SHMARDAN ile SHMARSH PAZYR ile SHMARSH MAKOOS ile MOHSUB ile SHMARDEH ile BAJEH ile SHMARSHGAR ile GYSHEH ile PEYSHKHAN ile ZED HAMLEH ile ENGHALAB MOTEGHABEL ile KHONSY KARDAN ile KHONSY NEMUDAN ile EGDAM MOTEGHABEL ile ESTEDELAL MOKHALEF ile HAMLEH MOTEGHABEL KARDAN ile MOVAZNEH KARDAN ile ATEHAM MOTEGHABEL ile DOUY MOTEGHABEL ile JAL KARDAN ile TAGHALABY ile SAKHTEH KAR ile GHESH ile ته چک ile TAH GHABZ ile AGHAB GARD KARDAN ile CPEHMETA ile نقطهمقابل ile NEYROY MOGHAVAM ile VAZNEH MOTEGHABEL ile MOTEGHABEL SAKHTAN ile ZANPAR NOYSY ile NAZARYYEH MOKHALEF ile VAZNEH TAADEL ile KONTS ile SHMARSH ile AHESAE ile BEY HASAB ile BEYSHMAR ile NASHMARDEH ile BEY SHMAR ile نامعدود )


- SAYRILIK ile/ve/<> İHTİLÂT[Ar.]

( ... İLE/VE/<> Sayrılık[hastalık] karışması. | Karşılaşıp görüşme. )


- SBY/HEALTHCARE KNOWLEDGE MANAGEMENT[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK BİLGİ YÖNETİMİ


- SCHIFF REAGENT[İng.] / SCHIFF REAGENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHİFF BELİRTECİ/REAKTİFİ


- SCHLAPPE'S SALT[İng.] ile/değil/yerine/= SCHLAPPE TUZU


- SEL DE SCHLAPPE[Fr.] / SCHIPPESCHALES SALZ, NATRIUM THIOANTIMONAT[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHLİPPE TUZU


- SCHMIDT LINES[İng.] / LIGNES DE SCHMIDT[Fr.] / SCHMIDT-LINIEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHMİDT ÇİZGİLERİ


- SCHMIDT CORRECTOR[İng.] / CORRECTEUR DE SCHMIDT[Fr.] / SCHMIDT-KORREKTOR, SCHMIDTSCHER KORREKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHMİDT DÜZELTİCİSİ


- SCHMIDT NUMBER[İng.] / NOMBRE DE SCHMIDT[Fr.] / SCHMIDT-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHMİDT SAYISI


- SCHMIDT TEST[İng.] ile/değil/yerine/= SCHMİDT TESTİ


- SCHMITT CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT SCHMITT[Fr.] ile/değil/yerine/= SCHMİTT DEVRESİ


- SCHOTTKY EFFECT[İng.] / EFFET SCHOTTKY[Fr.] / SCHOTTKY-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHOTTKY ETKİSİ


- SCHOTTKY DEFECT[İng.] / DÉFAUT DE SCHOTTKY[Fr.] / SCHOTTKY-DEFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHOTTKY KUSURU


- SCHWEITZER'S REAGENT[İng.] / SCHWEITZER'S REAGENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= SCHWEİTZER AYIRACI/BELİRTECİ


- SCIENTIST :/yerine BİLİM İNSANI


- SCOOTER[İng.]/TROTİNET[Fr.] değil/yerine/= KAYKAY

( Bir ayakla üzerine binilip öbür ayakla yeri teperek yol alınan ve bir yönetme kolu ile arka arkaya iki tekerleği bulunan araç ve çocuk oyuncağı. )


- SCRIPT :/yerine SENARYO


- SDP/HEALTH TRANSFORMATION PROJECT[İng.] değil/yerine/= SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM PROJESİ


- SEAT :/yerine KOLTUK, OTURMAK


- SEB'A[Ar.] ile Sebâ[Ar.] ile SEBBÂH[Ar. < SİBÂHAT]

( Yedi/7. İLE Hz. Süleyman'ın eşi/zevcesi Belkîs'in, Yemen'de, hükmü altında bulundurduğu mâmur olan şehri. İLE Suda yüzen, yüzücü. | Yüzgeç. )


- SEBAT ile/ve AZİM

( PERSEVERANCE vs./and DETERMINATION )


- SEBAT değil/yerine/= DİREŞİM


- SEBAT ile SEBATLI/LIK ile SEBATSIZ/LIK


- SEBEB[Ar.] ile 'ILLET[Ar.]


- SEBEB[Ar.] ile ŞART[Ar.]


- SEBEB ile/ve/<> VETED ile/ve/<> FÂSILA

( İp. İLE/VE/<> Kazık. İLE/VE/<> İp ile kazıkların arası.
[Çadır terimlerinden.] )

( 2 harf. İLE/VE/<> 3 harf. İLE/VE/<> 4 harf ve fazlası. )


- SEBEP ile İLLET


- SEBEP ile SEBEB-İ HİKMET


- SEBİL ile/ve TARÎK ile/ve SIRAT


- SEBKAT ile ...

( GEÇME, İLERLEME[İng. PROGRESS] )


- SEBT[Ar.] ile SEBT[Ar.]

( Yazma, kaydetme, deftere geçirme. İLE Cumartesi. )


- SEBZE/SEBZEVAT/ZERZEVAT değil/yerine/= GÖVERİ/GÖVERTİ/GÖVLÜK/YEŞERTİ/YEŞİLLİK


- SEBZEVÂT ile/ve "HAŞERÂT" ile/ve TEŞRİFÂT

( Çengelköy'de. İLE/VE Kuzguncuk'ta. İLE/VE Beylerbeyi'nde. )

( Eskiden vapur kaptanlarının daha fazla beklemek zorunda kaldıkları iskeleler ve nedenleri. )


- ŞECÂ'AT[Ar.] ile BESÂLET[Ar.]


- ŞECAAT ve/||/<>/> İFFET ve/||/<>/> FELSEFE ve/||/<>/> ADÂLET

( Öfke yerine. VE/||/<>/> Şehvet yerine. VE/||/<>/> Bilgisizlik/erdemsizlik yerine. VE/||/<>/> Ölçüsüzlük/dayatma yerine. )


- ŞECÂ'AT[Ar.] ile NECDET[Ar.]


- ŞECÂAT[Ar.] ile ŞECCÂT[Ar. < ŞECCE]

( Haksızlığa karşı olan öfke. | Yiğitlik, yüreklilik. İLE Başta ve yüzde oluşturulan yaralar. )


- ŞECÂAT[Ar.] değil/yerine/= YİĞİTLİK, YÜREKLİLİK, CESÂRET


- SECÂVEND[Fars.] ile ...

( Kur'ân-ı anlama uygun doğru okumak için konulan işaret/ler. )


- SEÇENEK = ŞIK, TERDİT = ALTERNATIVE[İng., Alm.] = ALTERNATIF[Fr.] = ALTER:İKİDEN BİRİ[Lat.] = ALTERNATIVA[İsp.]


- ŞECERE[Ar. çoğ. ŞECERÂT] ile ŞECÎR[Ar.]

( Soyağacı. | Atların soyunun yazılı olduğu çizelge. | Küçük ağaç, tek bir ağaç. | Olgun insan./İnsan-ı Kâmil. İLE Kısa, küçük ağaç. )


- SELECTIVITY COEFFICIENT[İng.] ile/değil/yerine/= SEÇİCİLİK KATSAYISI


- SEÇİLİM DİFERANSİYELİ (S) VE SEÇİLİME TEPKİ (R)[İng. SELECTION DIFFERENTIAL AND RESPONSE TO SELECTION] ile/||/<> SEÇİLİM UNSURU[İng. SELECTION COMPONENT] ile/||/<> SEÇİLİMCİ TEORİSİ[İng. SELECTIONIST THEORY]

( Hayvan ve bitki türlerinde yapay seçilim gösterilecek tepki matematiksel bir eşitlikle açıklanabilir. @@ Belirli fenotiplere sahip bireylerin, ortalama olarak, başka fenotiplere sahip diğer bireylerden daha yüksek uyum başarısına sahip olmalarına neden olan herhangi bir faktördür. @@ Moleküler düzeydeki birçok değişimden doğal seçilimin sorumlu olduğunu iddia eden bilimsel duruştur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SEÇİLMİŞ DİKKAT ile/ve/||/<> BÖLÜNMÜŞ DİKKAT ile/ve/||/<> DİKKAT DEĞİŞTİRME

( SELECTIVE ATTENTION vs. DIVIDED ATTENTION vs. ATTENTION SWITCH )


- SEÇMECİLİK, EKLEKTİZM = İNTİHÂBİYE, İSTİFÂÎYE = ECLECTICISM[İng.] = AUSERWÄHLUNGSLEHRE, EKLEKTIZISMUS[Alm.] = ECLECTISME[Fr.] = ELIGENTIA[Lat.] = EKLEKTISMOS[Yun.] = ECLECTISMO[İt.]


- SECRET :/yerine SIR


- -SECT ile/||/<> TME- ile/||/<> -TOME ile/||/<> -TOMY

( Kesmek. İLE/||/<> Kesmek. İLE/||/<> Kesici araç, kesilen bölüm, kesi. İLE/||/<> Kesme işlemi. )


- SECTOR ile/||/<> SEGMENT

( Sector pasta dilimi İLE segment çembersel bölge. )

( Formül: Pie slice İLE circular region )


- SECURITY vs./and DEPOSIT/ENTRUST

( EMNİYET ile/ve EMÂNET )


- SEDEFSİ ile SEDEFSİ BULUT


- SEDÎD[Ar. < SEDÂD] ile SEDÎD[Ar.] ile ŞEDÎD[Ar.]

( Doğru, hak. İLE [anatomide] Kapak. İLE Yeğin, şiddetli. )


- SEDİMENT[İng.] değil/yerine/= ÇÖKELTİ, | TORTU


- SEEBECK EFFECT[İng.] / EFFET SEEBECK[Fr.] / SEEBECK-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= SEEBECK ETKİSİ


- SEEBECK COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DE SEEBECK[Fr.] / SEEBECK-KOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= SEEBECK KATSAYISI


- SEFÂ ve/||/<>/> SEFÂLET


- ŞEFÂAT[Ar.] değil/yerine/= BAĞIŞLAMA


- ŞEFAAT ile ŞEFAATLİ ile ŞEFAATÇİ/LİK


- SEFAHAT değil/yerine/= EĞLENCE/UÇARILIK


- SEFAHAT ile SEFAHATLE ile SEFAHAT ile SEFAHAT

( DEBAUCH vs. DEBAUCHEDLY vs. DEBAUCHEE vs. DEBAUCHERY )

( الواطي کردن ile هرزه کردن ile اهل فسق ile هرزه ile فسق ile هرزگي ile الواطي )

( ALVATY KARDAN ile NPARZEH KARDAN ile اهل فسق ile NPARZEH ile FESGH ile NPARZGY ile الواطي )


- ŞEF(A)KAT ile ...

( ESİRGEYEREK SEVME )


- SEFÂLET ile/ve/değil İÇ SEFÂLET


- SEFÂLET[Ar.] değil/yerine/= YOKSULLUK


- SEFİR/SEFÂRET değil/yerine/= ELÇİ/LİK


- ŞEFKÂT VE NEZÂKET:
GÜÇSÜZLÜK VE ÜMİTSİZLİK değil KUVVET VE METÂNET


- ŞEFKÂT ile ACIMAK


- ŞEFKÂT ile/ve AŞK

( İnsan ne kadar şefkatli ise o kadar diridir. )

( Şefkat benliğin arkasındadır. Benlik gitmeyince şefkat meydana çıkmaz. )

( ŞEFKÂT: İmbikten geçirilmiş aşk. )


- ŞEFKÂT ve/=/||/<> BAKIM/ÖZEN(İHTİMAM)


- ŞEFKÂT ve/||/<>/>< CELÂL

( Beslemek/bakmak fakat yaptıklarını anlamasını beklememek. VE/||/<>/>< (bazı şeyleri) Anlamasını sağlamak fakat beslenip beslenmemesine bakmayarak. )


- ŞEFKÂT ve DOĞRULUK/DÜRÜSTLÜK[Fars.] ve İYİLİK

( Eskiden papağanlara ezberletilen üç söz!
* ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL!
* DÜRÜST OL! DÜRÜST OL! DÜRÜST OL! DÜRÜST OL! DÜRÜST OL! DÜRÜST OL!
* İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! )


- ŞEFKÂT ile/ve/<> KARŞILIKLI (KOŞULSUZ) SEVGİ

( Verili. İLE/VE/<> Kendi oluşturacağımız. )

( Birinci/l Sevgi. İLE/VE/<> İkinci/l Sevgi. )

( Anne sevgisi. İLE/VE/<> Senin/sizin sevgin/iz [çevrendekilerle]. )

( FEYZ-İ AKDES ile/ve/<> FEYZ-İ MUKADDES )


- ŞEFKÂT ve/> KEMÂL

( Şefkatimiz tüm âlemi kaplamadıkça olgunluğa/kemâle eremeyiz. )


- ŞEFKÂT ile MERHAMET

( COMPASSION vs. MERCY )

( CHARITÉ avec ... )

( CARITAS cum ... )


- ŞEFKAT ile ŞEFKATLİ/LİK ile ŞEFKATSİZ/LİK


- ŞEFKÂT >< ŞEHVET


- ŞEFKÂT değil/yerine/= SEVECENLİK


- ŞEFKÂT ile/ve YARDIMSEVERLİK

( Şefkat, kişinin eline verilmiş sevgidir. )

( Eskiden papağanlara ezberletilen üç söz!
* ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL! ŞEFKATLİ OL!
* DÜRÜST OL! DÜRÜST OL! DÜRÜST OL! DÜRÜST OL! DÜRÜST OL! DÜRÜST OL!
* İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! İYİLİK YAP! )


- ŞEFLİK ile/||/<> DEVLET

( Şeflik kişisel otorite İLE devlet kurumsal otoritedir. Şeflik Neolitik İLE devlet Bronz Çağı'nda ortaya çıktı. Çatalhöyük şeflik öncesi İLE eşitlikçi yapı gösterir. )


- SEGMENT[İng.]["SEKMENT" değil!] değil/yerine/= BÖLÜM | KESİT | PARÇA


- PARÇA/SEGMENT[İng.] ile/ve/değil/||/<> SEKME/TAB[İng.]

( Bölüm. | Kesit. | Parça. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Bölüm. )


- SEGRÈ CHART[İng.] / TABLEAU DE SEGRÈ[Fr.] ile/değil/yerine/= SEGRÈ ÇİZELGESİ


- ŞEHÂDET/ŞEHİT ile/ve SIDDIKİYET/SIDDIK

( Kesbî. İLE/VE Vehbî. [Allah seçer.] )

( Bir an kendini/canını fedâ eden. İLE/VE Her an, nefis cihadında Allah'a kendini kul eden. )


- ŞEHÂDET["ŞAADET" değil!] ile ŞAHÂDET

( Tanıklık etmek, şahitlik etmek. | Bir şeyin doğruluğuna inanmak. | Delâlet, alâmet, işaret. | Gözle görülen şeyler. İLE Sevgili. | Güzel. )


- ŞEHÂDET ile/ve ŞEFAAT


- ŞEHADET ile ŞEHADET PARMAĞI


- ŞEHÂDET ile/||/<> TASDİK


- ŞEHÂMET[Ar.] ile CEZÂLET[Ar.]


- ŞEHÎD ile ...

( DİN YA DA YÜKSEK BİR ÜLKÜ UĞRUNDA ÖLEN KİMSE, SAVAŞTA ÖLEN | ALLAH YOLUNDA CAN VEREN | ÖLMEMİŞ OLDUKLARINA ŞEHÂDET EDİLEN )


- ŞEHİR/YOL BİSİKLETİ ile/ve DAĞ BİSİKLETİ ile/ve YOKUŞ AŞAĞI(DOWNHILL) BİSİKLETİ ile/ve SABİT(FIX) BİSİKLET ile/ve YARIŞ(SPOR) BİSİKLETİ


- ŞEHİR ile/değil EYALET


- ŞEHİR/MEDİNE[Ar.] değil/yerine/= KENT[< KAND]

( Kişinin katıldığı, hayatı tüm yönleriyle yaşadığını hissedebildiği yer. | Konutların, araçların birarada bulunduğu yer. )

( YATUK )

( POLİS )

( BURG/BURJUVA )

( TEMEDDÜN: Kentleşme. )

( SEMERKAND: Semer'in kenti. )

( )

( ŞÂR )


- ŞEHİR ve/<> MEDENİYET


- ŞEHİT ile/ve/||/<>/< GAZİ

( Nurlu. İLE/VE/||/<>/< Onurlu. )

( Toplum ve hizmet için canından vazgeçen. İLE/VE/||/<>/< Toplum ve hizmet için yola çıkan. )


- ŞEHR[çoğ. EŞHÜR, ŞÜHÛR] ile ŞEHÎR[Ar. < ŞÖHRET] ile ŞEHİR/ŞEHR[Fars.]

( Yeni ay, hilâl. | Otuz günlük zaman. İLE Ünlü, namlı, şöhret. İLE Kent, il, büyük belde. )


- SEHV[Ar.] ile GAFLET[Ar.]


- ŞEHVET ile ...

( AŞIRI İSTEK | MADDEYE OLAN BAĞIMLILIK | NEFİS )


- ŞEHVET ile/ve/değil/yerine/<> AŞK

( Tüm canlılar arasında. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Kişiden/insandan, her şeye yönelik. )

( Herkes, dur der! İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Herkes, kabul eder. )


- ŞEHVET ile CARİYE

( CONCUPISCENCE vs. CONCUPISCIBLE )

( نفس اماره ile هوس انگيز )

( NAFS EMAREH ile TEOOS ENGYZ )


- ŞEHVET ile CİMRİLİK

( Maddeye olan bağımlılık. İLE Elisıkılık, Elindekikini sakınma/paylaşmama. )

( İnsanı mağlup eden her arzu şehvettir. )

( ŞEHVET: Nefsin aldığı tüm paylar. )

( ŞEHVET: Allah'ın varlığını bildiğin halde kendi varoluşunu gözardı edememek. )