T ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 10.004 başlık/FaRk ile birlikte,
10.004 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(34/41)
- [ne yazık ki]
ŞİKÂYET ile İSRAF ile SIRADÜZENSİZLİK[ANARŞİ] ile BASKI/İSTİBDÂD ile İFRÂD-TEFRÎT
değil/yerine/><
KANAAT ile İNFAK ile HUZUR/SELÂMET ile ADÂLET ile İSTİKÂMET
( [ne yazık ki]
Bilgisizlik + Yoksulluk >= Şikâyet İLE
Bilgisizlik + Varsıllık >= İsraf İLE
Bilgisizlik + Özgürlük >= Anarşi İLE
Bilgisizlik + Güç >= Baskı/İstibdâd İLE
Bilgisizlik + Din >= İfrâd - Tefrit İLE
DEĞİL/YERİNE/><
Bilgi/(b)ilim + Yoksulluk >= Kanaat İLE
Bilgi/(b)ilim + Varsıllık >= İnfâk İLE
Bilgi/(b)ilim + Özgürlük >= Huzur, Barış/Selâmet İLE
Bilgi/(b)ilim + Güç >= Adâlet İLE
Bilgi/(b)ilim + Din >= Yön/İstikâmet )
- ŞİKÂYET ve/||/<>/> EŞKIYÂ
( Şikâyet eden, eşkıyâdır. )
- ŞİKÂYET ile GAMMAZLAMA
( TO COMPLAIN vs. TO SQUEAL/SNITCH )
- ŞİKÂYET ile/ve/<>/değil GEREKSİNİM/İHTİYAÇ
- ŞİKÂYET ile/ve HAYIFLANMAK
( ... İLE Acınmak, üzülmek, yerinmek, esef etmek. )
( HAYIF: Haksızlık, insafsızlık. | Acınma, üzülme. | Yazık! Vah vah! Heyhat! )
- ŞİKÂYET ile/ve/değil/yerine HAYRET
( COMPLAINT vs./and ASTONISHMENT/AMAZEMENT
ASTONISHMENT/AMAZEMENT instead of COMPLAINT )
- ŞİKÂYET ile/ve/değil/yerine/||/=/<>/></>/< HİKÂYET
( Yaşanılmış bir sorun üzerine konuşulduğunda, o konuya değinmenin gereği, sorunun kendini değil daha sonraki durum ve/ya da süreçlerde, kişinin, davranış-tutumlarını ve dilini düzeltmesine, gelişerek değişmesine katkıda bulunulacak biçimde düşünülmeye/konuşulmaya çalışılmasıdır. Biri, bir sorundan konu açıyorsa, bunu, o sorundan "şikâyet ediyor" olarak değil daha sonrası için bir çözüm arıyor ve/ya da sunuyor olarak düşünmek/konuşmak ve algılamaya çabalamak gerekir. Bir serzeniş ya da isyan olarak algılanmamalıdır.
Bu tür durumlarda, ötekine bilgi vererek, değinilecek konu/sorun için, "Benimki/bizimki*, bir şikâyât değil hikâyât![olan-bitenin öyküsü/hikâyesi]" biçiminde, öncelikle, kişinin kendinde ve daha sonra çevresinde, adâleti ve dengeyi sağlamasına destek vermek üzere, çevresiyle olan iletişimini ve ilişkisini sürekli kılmak üzere, bir bilgi verilir ve/ya da açıklama/anımsatma/uyarı yapılır.
[ * "Bizimki" sözü/sözcüğü, "bu konuda/alanda, bu ayrıntılarda, ben ve benim gibi düşünenler" olarak/anlamında ve bencilliğe/tekbenciliğe düşülmemesi için kullanılır. ] )
- ŞİKÂYET ile/ve/<> İHBAR
- ŞİKÂYET ile İSPİYON
- ŞİKÂYET ile/ve/değil/yerine RİCÂ
( [not] COMPLAINT vs./and/but REQUEST
REQUEST instead of COMPLAINT )
- ŞİKÂYET[Ar.] ile SERZENİŞ[Fars.]/TAKAZA[Ar.]
( Hoşnutsuzluk belirten söz ya da yazı, sızlanma, yakınma. İLE Başa kakma, sitem etme. )
- ŞİKAYET ile ŞİKAYETÇİ/LİK ile ŞİKAYET KUTUSU
- ŞİKÂYET ile SÖYLENME
- ŞİKÂYET ile/değil/yerine ŞÜKÜR
( Derdi artırır. İLE/DEĞİL/YERİNE Nimeti artırır. )
- ŞİKÂYET ile/ve/değil/yerine/||/<> TESPİT
- ŞİKAYET ile ÜZÜLMEK ile ÜZGÜN ile KEDERLİ ile KEDERLİ
( GRIEVANCE vs. GRIEVE vs. GRIEVED vs. GRIEVING vs. GRIEVOUS )
( تظلم ile ماتم داشتن ile غصه دادن ile محزون کردن ile غمديده ile سوگوار ile اندوه آورد )
( TAZLOM ile MATAM DASHTAN ile GHESEH DADAN ile MAHZUN KARDAN ile GHMADYDAH ile SOGVAR ile ANDOOH AVARD )
- ŞİKÂYET[Ar.] ile/değil YAKINMA
( Uyumsuzluk yaratıyor, sonra da yakınıyorsunuz. )
( You create disharmony and then complain! )
( [not] TO COMPLAIN vs./but COMPLAINING )
- SIKIT/KOMPRİME[Fr.] ile SIKIT
( Çoğu kez yassı ya da silindir biçiminde katı ilaç. | Bir konuyla ilgili olarak, derinliği olmayan kalıplaşmış bilgi. İLE Düşük. )
- SİKLET değil SIKLET[Ar.]
( Ağırlık, yük. | Sıkıntı. )
- SIKLET değil/yerine/= YÜK/AĞIRLIK
- SİLÂ'[Ar. çoğ. SELEÂT] ile SİL'A[Ar.]
( Hıyarcıklar, urlar. İLE Ticaret malı. | Gövdede olan ur. | Sülük. )
- SILAYT değil/yerine/= SAYDAM
- SILENT :/yerine SESSİZ
- SİLİKAT ile BRANİT ile OMFAZİT ile SİLİKON
( Bir anyonda, temel atomun/atomların silisyum olduğunu belirten terim. | Yapı malzemesi olarak kullanılan cam, çimento, tuğla vb. maddelerin birleşiminde bulunan, silisik asidin bazlarla birleşerek oluşturduğu tuz. İLE Formülü, MnSiO3,.3Mn2O3 olan, doğal mangan silikat. İLE Piroksen grubundan, yeşil renkli, doğal silikat. İLE Karbon yerine silisyumun geçtiği, organik cisimlere benzer maddelerin genel adı.[Isı ve suya karşı dayanıklı olduğundan dolayı, yağ, plastik, merhem gibi maddelerin yapımında kullanılır.] )
- SİLİKAT[Fr./İng. < SILLICATE] ile KANBİYİT[Fr. < CANBYTE]
( Yapı malzemesi olarak kullanılan cam, çimento, tuğla vb. nesnelerin bileşiminde bulunan, silisik asidin bazlarla birleşerek oluşturduğu tuz. İLE Hidratlı doğal demir silikat. )
- SİLİKAT ile KAZOLİT
( ... İLE Hidratlı doğal kurşun ve uranyum silikat. )
- SİLİKAT[Fr. < SILICATE] ile/ve/||/<> TREMOLİT[Fr. < TREMOLITE]
( ... İLE/VE/||/<> İçinde magnezyum, kalsiyum, demir ve alüminyum bulunan, amfibol öbeğinden doğal silikat. )
- SİLİKATLAMAK ile SİLİKAT ile SİLİKATLI ile SİLİKATLAŞMA
- SİLK[Ar. çoğ. SELEÂT] ile SİLK[Ar.]
( Pancar. İLE İplik. | Sıra, dizi. | Yol; meslek, tutulan yol. )
- SİLLE-TOKAT
- SİLLE ile SİLLE TOKAT
- PLAKET/ŞİLT[İng. SHIELD] değil/yerine/= ERGİLİK
( Üzerine, genellikle bir kurum ya da kuruluşun adı, işareti kazınmış ya da basılmış olan ve armağan olarak bir kişiye ya da takıma verilen levha. )
- ŞİLT ile ŞİLTE
- SİLÜET[Fr. < SILHOUETTE] değil/yerine/= GÖLGE/KARALTI/KARARTI
- SİMÂT[Ar.] ile SİMÂT[Ar.] ile -SİMÂT[Ar. < SİME]
( Sofra, yemek masası. | Sofraya gelmiş yemekler. | Ziyafet. İLE Nişan, alâmet; damga, iz. İLE Damgalar, izler, işaretler. )
- ŞİMDİ = NOW[İng.] = MAINTENANT[Fr.] = JETZT[Alm.] = ORA[İt.] = AHORA[İsp.]
- SİMETRİK İLE ASİMETRİK İLE HİBRİT ile/||/<> ŞİFRELEME TÜRLERİ
( Temel kriptografi yaklaşımları. )
( Formül: RSA: n = p × q )
- SİMGE ile/ve/<> İŞARET
( SYMBOL vs./and/<> SIGN )
- SİMGE = REMZ[çoğ. RÜMÛZ(ÂT)] = SYMBOL[İng., Alm.] = SYMBOLE[Fr.] = SYMBOLON[Yun.] = SIMBOLO[İsp.]
- SİMGESEL ile/ve/<> SOYUT
- SİMİT ile SİMİTÇİ/LİK ile SİMİT FIRINI ile SİMİT KEBABI ile SİMİTÇİ FIRINI
- SIMPLE :/yerine BASİT
- SİMÜLE HASTA/SIMULATED PATIENT[İng.] değil/yerine/= SÖZDE SAYRI
- SINAAT/ZANAAT ile/ve/değil/yerine/||/<>/> SANAT
( Tasarım. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Yaratıcı imgelem. )
( İşlevi/nde olan. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> İşlevinden/görünüşünden arındırılmış olan. )
( Aktarılabilir, tekrarlanabilir, devredilebilir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Aktarılamaz, tekrarlanamaz, devredilemez. )
( [not] CRAFT vs./and/||/<>/>/but ART
ART instead of CRAFT )
- SİNAGRİT[Yun.]
( Akdeniz'de yaşayan, pullu bir balık. )
( DENTEX VULGARIS )
- SINE QUA NON[Lat.]/ABSOLUTE MUST[İng.] değil/yerine/= OLMAZSA OLMAZ
- SİNEKLENMEK ile SİNEK/LİK ile SİNEKLER ile SİNEK KUŞU ile SİNEK SIKLET ile SİNEK AĞIRLIK ile SİNEK MANTARI
- SİNEKLİ MESCİD -ile
( Vefa'dadır. )
- SİNEMA:
SANAT ile/ve/değil/||/<>/> SANAYİ/ENDÜSTRİ
- SİNEMA ile/ve/||/<> SANAT
( )
( 1- Jean Jacques Annaud / Gülün Adı(The Name of the Rose [1986])
2- Kim Ki-Duck / İlkbahar, Yaz, Sonbahar, Kış ve İlkbahar(Bom Yeoareum Gaeul Gyeoul Geurigo Bom)
3- Peter Weir / Ölü Ozanlar Derneği(Dead Poets Society)
4- Tony Kaye / Kopma(Detachment) [2011]
5- Andrzej Jakimowski / Hayallerin Ötesinde(Imagine) [2012]
6- Scott Hicks / Shine [1996]
7- Milos Forman / Guguk Kuşu(One Flew Over the Cuckoo's Nest)
8- Sidney Lamet / Equus
9- Michelangelo Antonioni / Cinayeti Gördüm(Blowup) [1966]
10- Alain Corneau / Dünyanın Tüm Sabahları(Tous les matins du monde) )
- SINERJIST/SYNERGIST[İng.] değil/yerine/= YÖNDEŞ ETKIN | ARTI ETKIN
- SINGREFT/SYNGRAFT[İng.] değil/yerine/= TIPKI İKİZ YAMASI
- SINIR = HAT/HADD, HUDUT = LIMIT[İng.] = LIMITE[Fr., İsp.] = GRENZE[Alm.] = LIMITIS[Lat.] = PERAS[Yun.]
- SINIR[Yun. < PERAS]/HADD/HUDUT[Ar.] ile KOTA[Fr./İng. < QUOTA]
( İki komşu devletin topraklarını birbirinden ayıran çizgi. | Komşu il, ilçe, köy ya da kişilerin topraklarını birbirinden ayıran çizgi. | Bir şeyin yayılabileceği ya da genişleyebileceği son çizgi, uc. | Bir şeyin nicelik bakımından inebileceği ya da çıkabileceği en alt ve en üst yer. | Değişken bir büyüklüğün istenildiği kadar yaklaşabildiği durağan büyüklük. | Uc, son. İLE Bir ülkede ithal edilecek nesnelerin çeşitlerini, oranlarını ya da miktarlarını gösteren dizin. | Bir ülkede ithal edilecek mallar için getirilen sınırlama. | Kuruluşlarda ya da derneklerde bir öbeğe tanınan sayı. | Bazı ülkelerde, sinemalarda belirli bir süre oynatılması zorunlu olan yerli film sayısının yabancı filmlere oranı. )
( BOUNDARY vs. QUOTA )
- SINIRLANDIRMADA:
YASALILIK ve/||/<> GEÇERLİLİK(MEŞRÛİYET) ve/||/<> TOPLUMSAL GEREKLİLİK
- SİNISTER LEFT[İng.] değil/yerine/= SOL | SOLDAKİ
- SİNN-İ İNHİTÂT değil/yerine/= ÇÖKKÜNLÜK DÖNEMİ
- SİNOD ile SENSİNOD
( Diyakosluk'ta din işlerini konuşmak üzere toplanan kilise meclisi. İLE Eski Rus kilisesi büyük meclisi. )
- SİNÜS İLE KOSİNÜS İLE TANJANT ile/||/<> TRİGONOMETRİK FONKSİYONLAR
( Açı-kenar ilişkileri. )
( Formül: tan = sin/cos )
- SİNÜS[İng. < Lat.] ile SİNÜS[Lat.] ile SİNÜZOİT/SINUSOID[İng.]
( Kovuk, kanal, boşluk. Örgenlerin ya da dokuların arasında bulunan boşluklar. | Dibi ağzından geniş oyuk/yara. İLE Trigonometrik bir çember üzerine taşınmış bir yayın ucunun ve bu yaya karşılık olan merkez açısının ordinatı. Simgesi: sin İLE Boşlukçuk, toplardamar boşluğu. )
- SİNÜZİT[Fr.] <> REFLÜ[Lat.]
( Ateş, baş ağrısı, burun tıkanıklığı ve akıntısı ile beliren yüz sinüslerinin yangılanması. İLE Midedekilerin, ağızdan geri gelmesi biçimindeki bir sindirim düzeni sayrılığı. )
( SINISUTIS vs. REFLUX )
- SİNÜZİT ile/||/<> RİNİT
( Sinüslerin yangılanması ile burun tıkanıklığı ve baş ağrısı. İLE/||/<> Burun mukozasının yangılanması ile burun akıntısı ve tıkanıklık. )
- SIRAT ile/ve/değil EŞİK
- SIRAT ile SIRAT KÖPRÜSÜ
- SIRÂT[Ar.] değil/yerine/= YOL
- SİRÂYET[Ar.] değil/yerine/= GEÇME/BULAŞMA
- SİRÂYET ile/ve/<> NÜFÛZ
- SIRF ile/ve HAKİKAT
( ONLY/MERE/SHEER vs./and TRUTH )
- ŞİRİN/LİK ile/ve/||/<> MASUM/İYET
- ŞİRK/ZINDIKLIK ile/ve/değil/yerine TEVHİD
( Herşeyi hem birbirinden ayrı, hem de birbirinin aynısı görmek. )
( O'nu bilen, başka ne bilir ki, şirk'e düşe? )
- ŞİRK ile GAFLET
- SİRKAT[Ar.] ile/ve/||/<> KATAKULLİ[Fr. < FAIT ACCOMPLI][argo]
( Çalma, hırsızlık. İLE/VE/||/<> Yalan dolan, oyun, tuzak, düzen. )
- ŞİRKETLEŞMEK ile ŞİRKETLEŞTİRMEK ile ŞİRKET ile ŞİRKETLER BİRLİĞİ
- SİROZ ile/||/<> HEPATİT
( Karaciğerin süreğen hasar görmesi ile skar dokusu oluşumu. İLE/||/<> Karaciğerin yangılanması ile ilişkili bir bulaş. )
- ŞİRRET değil/yerine/= KAVGACI/KAPIŞKAN
- ŞİRRET[Ar.] = "ZİLLİMAŞA"
( Edepsiz, geçimsiz, yaygaracı. )
- SIRT ile BALIKSIRTI
( Omurgalı ya da omurgasız hayvanlarda boyundan kuyruk sokumuna kadar uzanan üst bölüm. | İnsanda boyundan bele kadar uzanan üst bölüm. | Kesici araçların kesmeyen kenarı. | Dağların ya da tepelerin üst bölümü. | İnsanın üstü. | Bir şeyin üstü, üst bölümü. | Dikilmiş ya da ciltlenmiş kitaplarda dikişin bulunduğu bölüm. İLE Balık iskeleti biçiminde birbirine paralel ve çapraz çizgili kumaş deseni. | Suların toplanmaması için ortası şişkin bir biçimde yapılan yol. | Orta bölümü yüksek olup yanlara doğru alçalan bir biçimde. )
- SIRT/EĞİN ile YAĞIR
( ... İLE Sırt, arka, iki kürek kemiği arası. | Atın omuzları arasındaki yer. | Kel. )
- SIRTLAN/YELELİKURT/ANDIK/ANDUK ile YABAN KÖPEĞİ
( 4 modern türleri bulunmaktadır. İLE ... )
( Sırtlanların, köpeklerle bir akrabalığı yoktur. [En yakın akrabaları misk kedileridir.] )
( Aslanlarınkinden iki kat büyüklükte kalpleri vardır. İLE ... )
( 5 kilometre boyunca saatte 55 kilometre hızla koşabilirler. İLE ... )
( Sırtlanlar çok miktarda ve çok hızlı yerler. [Gövde ağırlıklarının 3 katı kadar] İLE ... )
( Hedefteki avı kaçmaktan vazgeçene kadar kilometrelerce takip ederler. Kurban pes ettiği anda, karnına ve bacaklarına saldırırlar. İLE ... )
( Av hayvanı ölümlerinin 1/4'ünden sorumlulardır. [Çok sayıdaki bölgede, avladıkları hayvanlar, aslanların en büyük besin kaynağıdır.] İLE ... )
( Tek rakipleri aslanlardır. [Aralarında sürekli bir savaş hali bulunur.][İkisi de birbirinden yemek çalarlar fakat yaygın inancın aksine, daha çok aslanlar sırtlanların leşlerinden aşırırlar.]Bir ısırıştaki uyguladığı çene gücü, aslanınkinden daha fazladır. İLE ... )
( Midelerindeki konsantre hidroklorik asit sayesinde deri ve kemikleri de sindirebilirler. [Kalsiyumun etkisiyle dışkıları beyaz renktedir.] İLE ... )
( Yavruları çiftler halinde doğar. [Yavrulardan birinin egemenlik kurmak için ikizini öldürdüğü sıkça görülmektedir.] İLE ... )
( Dişillerin önderlik ettiği topluluklar halinde yaşarlar. İLE ... )
( Bir ailedeki sırtlan sayısı 80'e kadar çıkabilir.[Fakat avlanmak için küçük gruplara bölünürler.] İLE ... )
( Yaşlanmış aslanlar sürünün dışında kaldıklarından dolayı sırtlanlar tarafından parçalanırlar.] )
( BEHDEL[Ar.]: Sırtlan yavrusu. )
( Etiyopya'nın Harar bölgesinde yaşayan bir hayvansever, her akşam, yüzlerce sırtlanı, tek tek adıyla çağırarak kendi eliyle beslemektedir.[Tebrik ve teşekkür ediyoruz!] )
( ZAB', ZABU'/DABU'[çoğ. ZIBÂ/DİBÂ'], ARCÂ/ARFÂ ile ... )
( KEFTAR ile ... )
( HYENA vs. WILD DOG )
( HYANENA cum CANIS AUREUS )
- ŞİŞMANLIK ile SELÜLİT
- [ne yazık ki]
ŞİŞMANLIK:
F ve/||/<> A ve/||/<> T
( Sıklık. VE/||/<> Oran. VE/||/<> Çeşit. )
( Frequency. AND/||/<> Amount. AND/||/<> Type. )
- ŞİST[Fr. SCHISTE] değil/yerine/= KAYAÇ
( Kolayca yapraklara ayrılabilen, silisli, alüminli tortul kayaçların genel adı. | Kömürle karışık, tüm moloz maddelerinin bilimsel adı. | Kil taşı. )
- ŞİST[Fr. < Yun.] ile YAPRAKTAŞ
( Kolayca yapraklara ayrılabilen, silisli, alüminli tortul kayaçların genel adı. | Molozla karışık tüm moloz maddelerinin bilimsel adı. İLE İçinde mıka parçacıkları bulunan, değişime uğramış şist. )
- SİSTEM = MANZÛME = SYSTEM[İng.] = GLIEDERUNG, LEHRBAU, SYSTEM[Alm.] = SYSTÈME[Fr.] = SÜSTEMA[Yun.] = SİSTEMA[İt.]
- ŞİSTLEŞMEK ile ŞİST ile ŞİSTLİ/LİK
- SIT vs. SEAT
- ŞİT ile ...
( ALLAH BAĞIŞI, LÜTUF )
- SIT :/yerine OTURMAK
- SİT[Ar.] ile SÎT[Ar.]
( Hanım. | Altı. İLE Ün, iyi şöhret. | Çatırdı, patırtı. )
- SİT ile SİTE ile SİT ALANI
- ŞİTÂİYYE[Ar.] değil/yerine/= KIŞLIK KONUT
- SİTRİN ile/||/<> AMETİST
( Sarı renkli bir kuvars türü. İLE/||/<> Mor renkli bir kuvars türü. )
- SITUATION vs. CONSEQUENCE/RESULT
- SITUATION vs. FACT
- SIVI YAĞ ile/ve/yerine ZEYTİNYAĞI/SELÎT[Ar.]
- SİVİL ile İNŞAAT MÜHENDİSİ ile MEDENİ HUKUK ile SİVİL HAKLAR ile MEMUR ile İÇ SAVAŞ ile SİVİL ile NEZAKET ile UYGARLAŞTIRMAK ile UYGAR
( CIVIL vs. CIVIL ENGINEER vs. CIVIL LAW vs. CIVIL RIGHTS vs. CIVIL SERVANT vs. CIVIL WAR vs. CIVILIAN vs. CIVILITY vs. CIVILIZE vs. CIVILIZED )
( مدني ile کشوري ile خانگي ile حقوقي ile مهندس راه و ساختمان ile حقوق مدني ile مستخدم دولتي ile جنگ داخلي ile غيرنظامي ile غير نظامي ile شخصي ile نزاکت ile متمدن کردن ile متمدن )
( MADANY ile KESHORY ile KHANGY ile HOQUQY ile MANPANDES RAH VE SAKHTAMAN ile HOQUQ MADANY ile MOSTEKHODAM DOLATY ile JANG DAKHALY ile GHYRANEZAMY ile غير نظامي ile SHKHSY ile NEZAKT ile MATMADAN KARDAN ile MATMADAN )
- SİVRİ ile/ve SERT
- SİYABEND[Fars.] değil/yerine/= GÖLGE
- SIYÂNET[Ar.] değil/yerine/= KORU(N)MA
- SİYASET ve/||/<> DİYANET ve/||/<> TABÂBET
( [ne yazık ki]
Bilgisizlerin en iyi ya da en çok "bildiği" ve [bol bol, boş boş ve ağırlıklı/öncelikli olarak] konuştuğu[nu varsaydığı] konular. )
- SİYÂSET[Ar. < SEYİS] ile/ve/||/<>/> FERÂSET[Ar. < FERES]
( Seyis. At bakıcılığı/bakıcısı. İLE/VE/||/<>/> Süvari. At biniciliği. )
( Aracına[< atına] yeterince[en az seviyede ve gerektiği kadar/biçimde] bakabilmek. İLE/VE/||/<>/> Aracının[< atının] yol alabileceği kadar yol almak, ilerlemek. Uzağı, olanakları ve olasılıkları görebilmek/değerlendirebilmek. )
- SİYÂSET[Ar.] ile/değil HAMÂSET[Ar.]
- SİYASET ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HAYSİYET
- SİYASET ve İLM-İ SİYASE/T
- SİYASET ile İLM-İ SİYASE/T
- SİYÂSET ile/ve/<> POLİTİKA
- SİYASET ile SİYASA
- SİYASET ile SİYASAL
( Politika gerçekleri yadsıyıp, yalan söylemek değil, gerçeklerin istediğiniz yanını göstermesidir. )
- SİYASET ile SİYASETÇİ/LİK ile SİYASET BİLİMİ ile SİYASET MEYDANI
- SİYÂSET ile/ve/||/<> SİYÂSET(İN) YORUMU
- SİYÂSET[Ar.] ile TEDBÎR[Ar.]
- SİYÂSET ile TİCÂRET ile İBÂDET
( "Üsttekiler"in "yaptığı". İLE Ortadakilerin yaptığı. İLE Alttakilerin yaptığı. )
- SİYASETNAMELERDE:
NAS ile/ve/değil/||/<>/< MASLAHAT
- SİYASİ TEŞKİLAT değil/yerine/= YÖNETKİL ÖRGÜT
- SİYER/SİRE[< SÎRET] ile TERCEME (NEFSEHU/Lİ-NEFSEHİ)
( AHLÂK VE YÜKSEK VASIFLAR | HZ. MUHAMMED'İN YAŞAMINDAN BAHSEDEN KİTAP )
- SİZ:
ÇOĞUL ile/değil NEZÂKET
- SIZE :/yerine BOYUT
- SIZLANMA ile/ve/değil TESPİT
( [not] TO GROUCH vs./and/but TO DETERMINE )
- ŞİZOİD ile/değil DUYUSAL
- SLAVLAŞMAK ile SLAV/LIK ile SLAVCA ile SLAVİST ile SLAVLAR
- SLAYT değil/yerine/= YANSI
- SLAYT[İng.] değil/yerine/= YANSI
- SLIDE :/yerine KAYMAK, SLAYT
- SLIGHT :/yerine HAFİF
- SMART :/yerine AKILLI
- SODALİT ile/||/<> LAPİS LAZULİ
( Mavi renkte bir silikat minerali. İLE/||/<> Mavi renkli bir kayaç. )
- SODALİT ile/||/<> RODONİT
( Mavi renkte bir silikat minerali. İLE/||/<> Pembe ve siyah renkli bir mineral. )
- SODALİT ile/||/<> SUGİLİT
( Mavi renkte bir silikat minerali. İLE/||/<> Mor renkli nadir bir mineral. )
- SODYUM KARBONAT ile NATRON[Fr.]
( ... İLE Hidratlı doğal sodyum karbonat. )
- SODYUM ile KALİBORİT
( ... İLE Hidratlı doğal sodyum ve magnezyum boratı. )
- SODYUM ile SODYUMLU ile SODYUM FLORİT ile SODYUM FOSFAT ile SODYUM KLORÜR ile SODYUM NİTRAT ile SODYUM SÜLFAT ile SODYUM KARBONAT ile SODYUM HİDROKSİT ile SODYUM BİKARBONAT ile SODYUM HİPOSÜLFİT
- SOFA/SEQUENTIAL ORGAN FAILURE ASSESSMENT[İng.] değil/yerine/= ARDIŞIK ÖRGEN YETMEZLİĞİ DEĞERLENDİRME
- ŞOFBEN ile GAYZERİT
( GEYSER vs. GEYSERITE )
( آب فشان ile آبفشان ile آبفشانسنگ )
( AB FESHAN ile ABFESHAN ile ABFESHANSANG )
- SOFİST ile/ve/değil/yerine/||/>< FİLOZOF
( BAHŞİ[Uygurca]: Filozof. / Kâtip. )
- SOFİST ile/değil/yerine/>< SOFOS/SOPHOS
( Kuşkuya sokar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Kuşkudan çıkarır. )
( Utanmayan. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Utanan. )
( Kurt.[vahşi] İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Köpek.[evcilleşmiş] )
( Taklitçiler oluşturur. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Kendini buldurur. )
- SOFRA ile/ve SIMAT/SİMÂT/SOMAT
( ... İLE/VE Sofra, yemek masası. | Sofraya gelmiş yemekler. | Ziyafet. )
( ... İLE/VE Mevlevî sofrası. )
- SOFT[İng.] değil/yerine YUMUŞAK
- SOFT :/yerine YUMUŞAK
- SOĞUK YEREL RÜZGÂRLAR:
BORA ile İMBAT ile MİSTRAL ile POYRAZ ile ETEZYEN ile KRİVETZ
- SÖĞÜT ile AKSÖĞÜT
( Söğütgillerden, sulak yerlerde yetişen, yaprakları almaşık ve alt yüzleri havla örtülü büyük bir ağaç. İLE Söğütgillerden, kabukları eczacılıkta kullanılan bir tür söğüt. )
( SALIX cum SALIX ALBA )
- SÖĞÜT(BİLECİK) < SEBASİYON
- SÖĞÜT ile SORGUN/SORKUN
( ... İLE Sepetçi söğüdü. )
( SALIX cum ... )
- SÖĞÜT ile/değil TAVULGA
( ... İLE/DEĞİL Kabuğu kırmızı ya da erguvan renginde olan bir tür söğüt. )
- SOHBET
( CHAT )
- SOHBET ile ...
( GÖRÜŞÜP KONUŞMA, ARKADAŞLIK )
( MÜRŞİT İLE GÖRÜŞÜP KONUŞMA )
- SOHBET ve/<> BAHANE(GÜZELLİK)
- SOHBET ve ÇAĞRIŞIM
- SOHBET ile CHATOYANCY ile CHATOYANT
( CHATOYANCE vs. CHATOYANCY vs. CHATOYANT )
( سوسو زني ile سو سوزني ile پرطاوسي )
( SOSO ZANY ile SO SOZANY ile پرطاوسي )
- SOHBET = CONVERSATIN/CHAT[İng.] = CAUSETTE[Fr.] = GESCHWÄTZ[Alm.] = CONVERSAZIONE[İt.] = CHARLA[İsp.]
- SOHBET ve COŞKU
- SOHBET ile GEVEZELİK
( CHAT vs. CHATTER )
( درددل ile گپ ile سخن دوستانه ile صحبت دوستانه کردن ile دوستانه حرف زدن ile پچپچ کردن ile ور زدن ile وراجي کردن ile ورور کردن )
( DARDDEL ile GAP ile SOKHAN DOSTANEH ile SAHBAT DOSTANEH KARDAN ile DOSTANEH HARF ZADAN ile PACHAPCH KARDAN ile VAR ZADAN ile VARAJY KARDAN ile VARVAR KARDAN )
- SOHBET ve/<> HİZMET
- SOHBET ve HUKUK
- SOHBET ile/ve/||/<> İNZİVÂ ile/ve/||/<> HALVET
- SOHBET["SOHPET" değil!] ile/ve/<> MUHABBET
( Aklın dili/aracı sözcükler ve sohbet, gönlün dili muhabbettir. )
( Kişiyi, tümel/küllî akıla götürecek tek şey, muhabbettir. )
( Ehl-i derdin sohbetine mahrem et! )
( ... İLE/VE/<> İçinde sen/ben['den] olmayan. )
( Dil ile. İLE/VE/<> Göz ile. )
- SOHBET ile MÜTÂLAA
- SOHBET ile/ve NAMAZ
( Namazın kazâsı olur fakat sohbetin kazâsı olmaz! )
( NAMAZ: ZİKRULLAH-I EKBER )
- SOHBET ve/<> ŞİFÂ
- SOHBET ile SOHBET USTASI
- SOHBET["SOHPET" değil!] ile SÖYLEŞİ
- SOHBET ile/ve/değil/yerine TENHA SOHBETİ
- SOHBET ve/<> ÜLFET
- SOHBET ile/ve VAAZ
- SOHBET ve YOLDAŞ/LIK
- ŞÖHRET ile ŞÖHRETLİ/LİK ile ŞÖHRETSİZ/LİK ile ŞÖHRET SAHİBİ
- ŞÖHRET ile ŞÖHRETSİZ
( FAME vs. FAMELESS )
( آوازه ile شهرت ile اشتهار ile معروفيت ile صيت ile اسم و رسم ile نامعروف )
( AVAZEH ile SHEERT ile ESHTEHAR ile MARUFYT ile صيت ile ESM VE RASM ile نامعروف )
- ŞÖHRET ile TANINMIŞ
( FAMOUS vs. KNOWN )
- ŞÖHRET değil/yerine/= ÜN/SAN
- ŞÖHRET ile "YILDIZ"("STAR")
- SOLFEJ[Fr. < İt.] değil/yerine/= OKUMA | EZGİLERİN UYGULANIŞI | MÜZİK ÇALIŞMASI
- SOLİST değil/yerine/= OKUYUCU
- SOLUCAN ile KURD
( EARTWORM vs. WORM )
- SOLUMAK ile SOL ile SOLO ile SOL İÇ ile SOLOCU/LUK ile SOL BEK ile SOL HAF ile SOL AÇIK ile SOL ŞERİT ile SOL ANAHTARI ile SOL EĞİLİMLİ
- solv.[Lat. < SOLVE] değil/yerine/= ÇÖZ, ERİT
- SOLVENT[İng.] ile/ve/||/<> SOLÜSYON
( Çözücü. İLE/VE/||/<> Çözelti. | Eriyik. | Çözüm. )
- SOMAT ile ...
( SIRA, SOFRA )
- SOMEWHAT :/yerine BİRAZ, BİR NEBZE
- SOMUT İLE YARI SOMUT İLE SOYUT ile/||/<> ÖĞRENME AŞAMALARI
( Matematik öğretim seviyeleri. )
( Formül: CRA yaklaşımı )
- SOMUT ile/ve/<> DİZGE/DÜZEN
( CONCRETE vs./and/<> SYSTEM )
- SOMUT ve/=/||/<> EYLEM
( CONCRETE and/=/||/<> ACTION )
- SOMUT ile/ve GERÇEK/LİK
( CONCRETE vs./and REAL/ITY )
- SOMUT ile KATI
( CONCRETE vs. SOLID )
- SOMUT = MÜŞAHHAS = CONCRETE[İng.] = CONCRET[Fr.] = KONKRET[Alm.] = CONCRETUS[Lat.] = CONCRETO[İsp.]
- SON FIRSAT
- SON KAYIT
- SON ile SON OYUN ile FİNALİST ile KESİNLİK ile SONUÇLANDIRMAK ile SONUNDA
( FINAL vs. FINAL GAME vs. FINALIST vs. FINALITY vs. FINALIZE vs. FINALLY )
( انتهاي ile غائي ile پاياني ile فرجامي ile قطعي ile ختام ile نهايي ile مسابقه نهايي ile پايان رس ile حتميت ile بانجام رسيدن ile بهانجام رسانيدن ile آخر ile دست آخر ile عاقبت ile در خاتمه ile آخرالامر ile بالاخره ile سرانجام ile منته )
( ENTEHYAY ile غائي ile PAYANY ile FARJAMY ile GHATEY ile ختام ile NEYAYY ile MOSABAGHEH NEYAYY ile PAYAN RES ile حتميت ile BANJAM RESYDAN ile BACPEHANJAM RESANYDAN ile AKHAR ile DAST AKHAR ile AGHBAT ile DAR KHATMEH ile AKHARALAMER ile BALAKHAREH ile SARANJAM ile منته )
- SONUÇ ile/ve/||/<> ÖZET
( vs./and/||/<> ABSTRACT/SUMMARY )
- SONUÇ ile/ve/değil SON/ÂKIBET
( [not] RESULT vs./and/but CONSEQUENCE )
- ŞOR ile ŞORT
- SORİT[Fr. < Yun.] değil/yerine/= ÇIKARIM
( Öncül sayısı ikiden çok olan tasımsal çıkarım. )
- ŞORT[İng. SHORT] ile TAYT[İng. TIGHT]
( Paçaları, dizlerin yukarısında olan kısa pantolon. İLE Bacakları sıkı saran özel kumaştan yapılmış bir pantolon türü. | Sızmaz, su geçirmez bir kumaştan yapılmış şort giysi. )
- SORT :/yerine TÜR, ÇEŞİT
- SORU ile/ve/değil HAKARET
( [not] QUESTION vs./but INSULT )
- SORU = QUESTION[İng.] = QUESTION[Fr.] = FRAGE[Alm.] = QUESTIONE[İt.] = CUESTIÓN[İsp.]
- SORU ile/ve/<> YANIT
( Soru, yanıttan önce gelir. )
( Question comes before answer. )
( QUESTION vs./and ANSWER )
- SORU ile/ve YANIT
( Peygamber, aracıdır. İLE/VE Aracısız ve doğrudan. )
- SORUMLULUK = MESÛLİYET = RESPONSIBILITY[İng.] = RESPONSABILITÉ[Fr.] = VERANTWORTUNG[Alm.]
- SORUMLULUKLARIN AZALDIĞI DURUMLAR:
CİNNET ile/ve/||/<> SAĞIRLIK YA DA ÖTEKİ DUYU YİTİMLERİ ile/ve/||/<> BELLEK ZAYIFLIĞI ile/ve/||/<> UYKU ile/ve/||/<> SARA ile/ve/||/<> HASTALIK ile/ve/||/<> HATA
- SORUMLULUKLARIN, KISMEN AZALDIĞI DURUMLAR:
BİLGİSİZLİK ile/ve/||/<> SARHOŞLUK(SEKİR) ile/ve/||/<> HAFİFLİK(HEZEL) ile/ve/||/<> SEFAHET ile/ve/||/<> SEFER
- SORUMLULUKLARIN, KISMEN AZALDIĞI DURUMLAR:
KÖLELİK(RİKKİYET) ile/ve/||/<> İKRAH
- SORUŞTURMA ile/ve/||/<>/> KOVUŞTURMA/KOĞUŞTURMA/TA'KÎBÂT
( Gizli. İLE/VE/||/<>/> Açık. )
- ŞOSE ile ŞOSET
- SOSYOPAT ile MİZANTROP
( ... İLE Kişilerden, toplumdan hoşlanmayan. )
- SOUTHERN BLOT ile/||/<> İMMÜNOBLOT
( Southern DNA hibridizasyon, immunoblot protein antikor. )
( Formül: DNA İLE protein detection )
- ŞÖVALE[Fr. CHEVALET] ile ŞÖVALYE[Fr. CHEVALIER]
( Tabloların üzerine konulup resim yapıldığı sehpa. İLE Eski Roma'da, üç sınıftan ikincisinin üyesi olan yurttaş. | Orta Çağ Avrupası'nda, özel eğitimle yetişmiş, belirli ülküler taşıyan, soylu, atlı savaşçı. | Derebeylik düzeninde, soyluluk unvanlarının en alt basamağı. | Günümüzde, Fransız hükûmetinin verdiği onur belgesi ve nişanı. )
- SOVIET :/yerine SOVYET
- SOVYET:
SO ve/||/<> VYET
( Birlikte, birarada. VE/||/<> Düşünme, konuşma. )
- SOVYET ile/ve/||/<>/> RUS
(
Sovyet ile Rus Kavramlarının FaRkLaR'ı...
| Ölçüt | Sovyet | Rus |
|---|---|---|
| Tanım | Sovyet sözcüğü, "konsey" anlamına gelir, genellikle Sovyetler Birliği'ni tanımlar. | Rus, Rusya'ya ait ya da Rus toplumundan olan kişi anlamına gelir. |
| Coğrafi Kapsam | 15 cumhuriyetten oluşan geniş bir federasyondu. | Rusya Federasyonu'nun sınırları içinde geçerlidir. |
| Siyasi Yapı | Tek parti yönetimiyle yönetilen komünist bir devletti. | Federatif başkanlık düzeni ile yönetilir. |
| Kültürel ve Etnik Yapı | Birçok farklı etnik grup içeriyordu. | Çoğunlukla Rus etnik öbeğine dayanır. |
| Zaman Çizgisi | 1922'de kuruldu, 1991'de dağıldı. | Hem Çarlık dönemi, hem de modern Rusya olarak sürekliliği vardır. |
| Ekonomik Sistem | Merkezi planlamaya dayalı sosyalist ekonomi. | Kapitalist piyasa ekonomisi uygulanmaktadır. |
- SÖYLENCE = ÜSTURE = MYTHE[İng., Fr.] = MYTHOS[Alm., Yun.] = MITO[İsp.]
- SOYUT ile/değil AYRI
( [not] ABSTRACT vs./but SEPARATE )
- SOYUT ile BELİRLENİMSİZLİK
- SOYUT ile/||/<> CEBİR
( Soyut cebir ve halka kuramı )
( Emmy Noether tarafından 1921 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1882-1935) (Ülke: Almanya) (Alan: Matematik, Fizik) (Önemli katkıları: Soyut cebir, Noether teoremi) )
- SOYUT ile/ve EVRENSEL
( ABSTRACT vs./and UNIVERSAL )
- SOYUT ile/ve EVRENSEL
- SOYUT ile/ve/||/<> EYLEM
- SOYUT ile/ve/> EYTİŞİM ile/ve/> KURGUL
( Fizik/sel. İLE/VE/> Kimya/sal. İLE/VE/> Organik. )
- SOYUT ile/ve/değil/=/||/<> İLİŞKİSİZLİK (/"İLİŞKİ/LİLİK")
- SOYUT ile MİSTİK
( ABSTRACT vs. MYSTIC )
- SOYUT = MÜCERRET = ABSTRACT[İng.] = ABSTRAIT[Fr.] = ABSTRAKT[Alm.] = ABSTRACTUM[Lat.] = ABSTRACTO/TA[İsp.]
- SOYUT ile/ve/değil ÖZ
( [not] ABSTRACT vs./and/but ESSENCE )
- SOYUT ile SOMUT
( Soyut, AKIL'ın alanıdır. Varlık-Yokluk, Birlik-Çokluk gibi kavramlardır soyut olanlar. | İlişkisizlik. İLE İlkesine/yasasına göre işleyen olgu. | Duyunun kavramlaştırılması. | Kavram çiftleri arasındaki ilişki. | Ayrımların birliği. )
( BAZI SOYUTLAR:
* AHLÂK
* CEBİR
* MÛSİKÎ
* METAFİZİK )
( Saltık[mutlak]. İLE Göreli. )
( ABSTRACT vs. CONCRETE )
( CONCRET avec ABSTRAIT )
( KONKRET mit ABSTRAKT )
( CONCRETO con ABSTRACTO )
( CONCRETO con ASTRATTO )
( MÜCERRED ile/ve MÜŞAHHAS )
- SOYUT ile SONSUZLUK
- SOYUT ile/ve/||/<> SONUÇ
( vs./and/||/<> RESULT )
- SOYUT ile SOYUT İSİM ile ÖZET NUMARASI ile SOYUTLAMA ile SOYUTLAYICI
( ABSTRACT vs. ABSTRACT NOUN vs. ABSTRACT NUMBER vs. ABSTRACTION vs. ABSTRACTIVE )
( اجمالي ile انتزاعي ile چکيده کردن ile برآهيخته ile اجمال ile خلاصه ile اسم معني ile عدد مطلق ile تجريد ile چکيدگي ile انتزاع ile برآهنگ ile موجد تجرد ile تجريدي )
( EJMALY ile ENTEZAY ile CHAKYDAH KARDAN ile BARAHYKHTEH ile EJMAL ile KHLASEH ile ESM MANY ile ADAD MOTALGH ile TAJRYD ile CHAKYDEGY ile ENTEZA ile BARANPANG ile MOJED TAJARD ile تجريدي )
- SOYUT ile/ve TÜMEL
- SOYUT ile YALITILMIŞ
( ABSTRACT vs. ISOLATED )
- SOYUT ile/değil YÜZEYSEL
- SOYUTLAMAK ile SOYUTLANMAK ile SOYUTLAŞMAK ile SOYUTLAŞTIRMAK ile SOYUTLAYABİLMEK ile SOYUT/LUK ile SOYUTÇU/LUK ile SOYUT AD ile SOYUT İSİM ile SOYUT SAYI ile SOYUT SANAT
- SÖZ/ÖNERİ/ÖĞÜT DİKKATE ALMAK, ZİHNİNDE BULUNDURMAK
- SÖZ ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< EYLEM ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< NİYET
- SÖZ = PHRASE[İng.] = EXPRESSION[Fr.] = ÄUßERUNG[Alm.] = ESPRESSIONE[İt.] = EXPRESIÓN[İsp.]
- SÖZ ile/ve/<> TALÂKAT
( ... İLE Kolayca, düzgün söz söyleme durumu. )
- SÖZ ve/||/<>/>/< ÜMİT
( Sözün eşiği, ümidin eşiğidir. Bir yerde, söylenilecek söz var ise orada, ümit var demektir.
Sözümüz, ümidimizdir... )
- SÖZ ile YISA[İt.]
( Birçok kişinin yaptığı işlerde gayret vermek için söylenen söz. )
- SÖZCÜK SINIFI ile SÖZCÜKBİÇİM ile SÖZCÜKSEL KOŞULLANMA ile SÖZDİZİM ile SÖZDİZİMSEL ÖLÇÜT
- SÖZLEŞME/BAĞIT ile/ve/değil ANTLAŞMA
- SÖZLEŞME = MUKÂVELE[Ar.] = CONTRACT[İng.] = CONTRAT[Fr.] = VERTRAG[Alm.] = CONTRAER[İsp.]
- SÖZLEŞMEDE:
İYİ NİYET ve/||/<>/> SADÂKAT ve/||/<>/> İÇERİK
( Adının geçmesiyle. VE/||/<> İmza atarak. VE/||/<> Uygulayarak. )
- SÖZLÜK = LÛGAT/KAMUS = DICTIONARY[İng.] = DICTIONNAIRE[Fr.] = WÖRTERBUCH[Alm.] = DIZIONARIO[İt.] = DICCIONARIO[İsp.]
- SPECIALIST :/yerine UZMAN
- SPERM REKABETİ ile/||/<> SPERMATOSİT
( Dişi yumurtaları dölleyebilmek için spermlerin birbiriyle girdiği rekabet. İLE/||/<> Mayoz bölünmenin de oluştuğu gelişimin spermatogenez evresinde, spermatogonyumdan üretilen erkek gametositi.[Testislerin sperm kanalcıklarında üretilir.] )
- SPESİYAL ile SPESİYALİST
- SPHEROID değil/yerine/= TOPAR, DÖNME SÖBÜSÜ
- SPİNEL ile/||/<> GARNET
( Çeşitli renklerde bulunabilen bir mineral. İLE/||/<> Genellikle kırmızı tonlarda olan bir taş. )
- SPİNEL ile/||/<> IOLİT
( Çeşitli renklerde bulunabilen bir mineral. İLE/||/<> Mavi-mor renklerde bir kordiyerit türü. )
- SPİNEL ile/||/<> KUNZİT
( Çeşitli renklerde bulunabilen bir mineral. İLE/||/<> Pembe ila mor renkte bir spoddumen. )
- SPİNEL ile/||/<> RODONİT
( Çeşitli renklerde bulunabilen bir mineral. İLE/||/<> Pembe ve siyah renkli bir mineral. )
(1996'dan beri)