T ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 10.078 başlık/FaRk ile birlikte,
10.078 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(24/42)
- MALİYET ile KÜLFET
- MALİYET ile MALİYET MUHASEBECİSİ ile KIYI ile MASRAFÇI ile SEYYAR SATICI ile MALİYETSİZ ile PAHALI ile MALİYETLER
( COST vs. COST ACCOUNTANT vs. COSTAL vs. COSTER vs. COSTERMONGER vs. COSTLESS vs. COSTLY vs. COSTS )
( هزينه داشتن ile خرج ile ارزش ile هزينه ile متخصص ارزيابي ile دندهاي ile سبزي فروش ile مفت ile گزاف ile فاخر )
( CPEHZYNAH DASHTAN ile KHARJ ile ARZESH ile CPEHZYNAH ile MOTEKHSOS ARZYABY ile DANDEHYAY ile SABZY FOROSH ile مفت ile GOZAF ile FAKHAR )
- MALİYET ile/ve/<> SONUÇ
- MA'LÛM[Ar. < İLM | çoğ. MA'LÛMAT] < BİLİNEN, BELİRLİ
- MALUMAT NAKLİ ile/ve SOHBET
( ... İLE/VE Kalplerin buluşması. )
- MALUMAT ile/ve/yerine FEYZ
- MALÛMÂT ile/ve/değil HAL
( Hâlsiz ilim, ihyâ edeyim derken imhâ eder. )
- MALÛMAT ile/ve/değil HAL
- MALUMAT ile İLİM
- MALUMAT ile MALUMATLI ile MALUMATSIZ/LIK ile MALUMAT SAHİBİ
- MALZEME ile/ve/değil/||/<> BAHARAT
- MAMUT ile ASYA FİLİ/ELEPHAS
(
)
(
)
( MÂMUUT ile ... )
( MAMMOTH vs. ELEPHAS )
( ELEPHAS PRIMIGENIUS cum ... )
- MAMUT ile MASTADON
( ... İLE Sadece fosili bulunan Mamut'a benzer bir fil. )
( MAMMOTH vs. MASTADON )
- MÂNÂ[< A'NÎ] ve/< KASD
- MÂNÂ ile/ve/> MAHMUL ile/ve/> HADD ile/ve/> RÂBITA ile/ve/> İLLET
- MÂNÂ ile MÂKULÂT
- MÂNÂ/ANLAM ile/ve MEFHUM ile/ve MUSTALAH ile/ve MA'SADAK/MİSDAK ile/ve DELÂLET
( Sözcüğe aittir. Demek istenilen. Her sözcükte konuşanın irâdesi içkindir; bu iradeye anlam denilir. Nesnenin anlamı olmaz. İLE/VE Nesneyi anlamayı olanaklı kılan kavram. Tekil olarak zihne, tümel olarak akla yöneliktir. Nesnenin mefhumu olur. İLE/VE Belirli bir alana ilişkin kavramlar. İLE/VE Mefhumun nesnesine mutabakatı; referansı. İLE/VE Bir şeyin bilgisinin başka bir şeyin bilgisini gerektirmesi. )
- MANAGEMENT :/yerine YÖNETİM
- MANALANDIRMAK ile MANA ile MANAS ile MANAT ile MANAV/LIK ile MANACA ile MANALI/LIK ile MANASIZ/LIK ile MANALICA ile MANASIZCA
- MANAT/MANET ile ...
( Rus parası, ruble. )
- MANATİ:
KARAYİP ile AMAZON ile BATI HİNT ile BATI AFRİKA
(
)
( TRICHECHUS MANATUS cum TRICHECHUS INUNGUIS cum TRICHECHUS SENEGALENSIS cum TRICHECHUS SENEGALENSIS )
- MANCANA[İt.] değil/yerine/= FIÇI
( Gemilerde, içme suyu konulan, büyük, yassı fıçı. )
- MANÇU ile ÜCRET
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Bir zanaatkâra verilen ücret.[Başka bir ücreti anlatmak için kullanılmaz.] İLE ... )
- MANDA ile/ve/||/<> MANDA/T[Fr.]
( Su sığırı, camız/camış, dombay, kömüş. İLE Bir görevi emanet etme, vekâlet verme. )
- MANET ile VAN GOGH
- MANEVİ DUYGU" değil MANEVİ DENEYİM/MANEVİYAT
- MANEVİ SOHBET ile/ve DÜNYEVÎ SOHBET ile/ve LÂTÎFE(MİZAH)
- MANEVİ TAZMİNAT değil/yerine/= ÖZCÜL ÖDENCE
- MANEVİ/LİK ile MANEVİ İLİM ile MANEVİ EVLAT ile MANEVİ ZARAR ile MANEVİ TAZMİNAT
- MANEVİYAT =/<> İHLÂS
( Her an taze olmak. =/<> ... Her durumda arı/doğru/yakın olmak. )
- MANEVİYAT değil/yerine/= ÖZCÜLLÜK
- MANEVRA[Fr.] değil/yerine/= DÖNÜŞ/HAREKET
( Bir aygıtın işleyişini düzenleme, yönetme eylemi ya da biçimi. | Geminin bir yere yanaşmak ya da bir yerden çıkmak için yaptığı hareket. | Lokomotifin, katar katmak ya da katar dağıtmak için ileri geri giderek hattan hasa geçmesi. | Hareket, gidiş-geliş. | Asker birliklerini, savaşa hazırlamak amacıyla, arazi üzerinde yapılan geniş ölçüde savaş denemesi, tatbikat. | İstenilen amaca ulaşmak için tutulması gereken yol. )
- MANGUST ile ...
( Zehirli yılanları avlayan memeli bir hayvan. )
- MANİFEST ile/||/<> MANANA ile/||/<> SMARANA
( Meditasyon, tefekkür. @@ Anımsama, zihinsel ezber. )
- MANİFEST OCCULT
- MANŞET[Fr.] ile MANŞET[Fr.]
( Bir gömleğin kol ağzına geçirilen, genellikle çift katlı kumaştan bölüm, kolluk. İLE Gazetelerin ilk sayfalarının üst bölümüne, iri harflerle konulan başlık. )
- MANŞET ile MANŞETLİ
- MANŞET[Fr. < MANCHETTE] değil/yerine/= ÖNBAŞLIK
- MANTAR(/LAMAK)" ile/değil/yerine/>< KANTAR/TERAZİ (ÖLÇÜ/T)
- MANTARLAMAK ile MANTARLAŞMAK ile MANTAR/LIK ile MANTARCI/LIK ile MANTARLI ile MANTARLAR ile MANTAR ÖZÜ ile MANTAR KAYA ile MANTAR KENT ile MANTAR AĞACI ile MANTAR BİLİMİ ile MANTAR MEŞESİ ile MANTAR BİLİMCİ ile MANTAR ÇORBASI ile MANTAR TABAKASI ile MANTAR HASTALIĞI ile MANTAR TABANCASI
- MANTI ile MANTI[İt.]
( İçine malzeme konularak, küçük pohçalar biçiminde dürülmüş hamur parçalarıyla hazırlanan yemek. İLE Gabya serenini kaldıran halat ve makara. )
- MANTIK ile/ve/<> MAKSAT
- MANTIK ile "SİYASET"
- MANTIKÎ MÂKULÂT ile/ve FELSEFÎ MÂKULÂT
( Dışarıda/hariçte tahakkuku yoktur. İLE/VE Nitelenmesi/ittisafı dışta/hariçte, bildirimleri/uruzu zihindedir. )
- MANTIKİYAT ile/ve/> TABİİYAT ile/ve/> RİYÂZİYAT ile/ve/> İLÂHİYAT
- MANTIKSAL KANIT ile/ve/<> MATEMATİKSEL KANIT
- MANTIKTA:
TASAVVUR ile/ve MEVZÛ ile/ve MAKSAT
- MANYAK/LIK ile/ve/değil ÜMİT/UMUT
- MANYETİK ile MANYETİK ALAN ile MANYETİK DİSK ile MANYETİK KART ile MANYETİK KASET ile MANYETİK ŞERİT ile MANYETİK KARTUŞ ile MANYETİK TAMBUR ile MANYETİK REZONANS GÖRÜNTÜLEME
- MANYETİK[Fr. < Yun.] =/<>/< MANYETİT[Fr. < Yun.] =/<>/< MIHLADIZ/MIKNATIS[Yun.]
( Mıknatısla ilgili., kendinde mıknatıs özellikleri bulunan. =/<>/< Mıknatıs özelliği olan doğal demir oksidi. [Fe3O4] =/<>/< Demiri ve daha başka bazı metalleri çeken demir oksit. | Demiri çekme özelliği taşıyan ya da sonradan bu özelliği kazanan her türlü madde. )
- MANYEZİ ile MANYEZİT
- MANYEZİT[Fr. < Lat.] = LÜLETAŞI/ESKİŞEHİRTAŞI/DENİZKÖPÜĞÜ
( Doğal magnezyum silikat. = Kolayca yontulup işlenen, beyaz renkli doğal magnezyum silikat. )
- MARABA/RENÇBER[Fars.]/IRGAT[Yun.] değil/yerine/= ÇİFTÇİ/ORTAKÇI
- MÂRİFET:
İÇTENLİK ile/ve/||/<> NEZÂKET ile/ve/||/<> ZARÂFET
- MÂRİFET ile/ve HÜNER
- MÂRİFET ile/ve/||/<>/>/< İLİM
( Özel ya da genel. İLE/VE/||/<>/>/< Tümel. )
( [bilgelik/irfan/hikmet'te] Tanımak.[deneyimle] İLE/VE/||/<>/>/< Bilmek.[zihinsel çözümlemeyle] )
- MÂRİFET ile/ve/||/<>/>/< İLTİFAT
( Mârifet, iltifata tâbidir; müşterisiz meta, zâyidir. )
- MÂRİFET ile/ve/<>/> MAHÂRET
( Uygulanan, kullanılan bilgi. İLE/VE/<>/> Beceri. )
- MARİFET ile MARİFETLİ/LİK ile MARİFETSİZ/LİK ile MARİFETSİZCE
- MÂRİFET ve/<> MUHABBET
- MÂRİFE(T) >< NEKRE
- MARİFET VERİ
( KNOWLEDGE
DATA )
- MÂRİFET ile/ve/||/<> ZARÂFET
( Bilgi ve uygulamanın, uygun/isabetli zaman ve zeminde buluşmasıyla açığa çıkar. İLE/VE/||/<> İçtenlik ve inceliğin buluşmasıyla açığa çıkar. )
- MARİNA ile MARİNAT ile MARİNACI/LIK
- MARKALAMAK ile MARKALANMAK ile MARKALAŞMAK ile MARK ile MARKA ile MARKE ile MARKİ ile MARKACI/LIK ile MARKALI ile MARKSÇI/LIK ile MARKASIZ/LIK ile MARKSİST ile MARKSİZM
- MARKET ile MARKETÇİ/LİK
- MARKET :/yerine PAZAR, PİYASA
- MARMOT ile OBUR
- MARS değil/yerine/= MERÎH[Ar.]/SAKIT[Ar.]
( Güneşe olan uzaklığı, Yer'in Güneş'e olan uzaklığından daha çok olan dış gezegenlerin ilki. )
( Mars gezegeninde bulunan Olympus Mons, Güneş Sistemi'nde bilinen en yüksek volkan ve dağdır. Dağın yüksekliği, 26.4 km. olup Everest ile karşılaştırılırsa üç kat daha yüksektir. )
( el-KAHİRE[Ar.](al-QAHIRAH )
- MART ile MARTI ile MART DOKUZU ile MART KEDİSİ
- MÂRUZAT[Ar.] değil/yerine/= SUNUŞLUK
- MASÂD[Ar.] ile MAS'AD[Ar. çoğ. MASÂİD] ile MASAT[Ar. MİŞHAZ]
( Dağ yamacının yüksek bir bölümü. | Yüksek ve sarp kıyı. İLE Yukarı çıkacak yer. | Merdiven. | Aşama, rütbe. İLE Bıçak bileyici. Bıçak, orak, tırpan vb. bilemeye yarayan, çelikten yapılmış araç. )
- MASAL ile/ve/<> MESEL ile/ve/<> MİSAL ile/ve/<> HAKİKAT
( Tevrat'ta/Mesnevî'de. İLE/VE/<> İncil'de. İLE/VE/<> Kur'an'da. İLE/VE/<> Hikmet'te. )
- MASKARALIK ile/değil/yerine/>< REKÂBET
- MASKOT[Fr.] değil/yerine/= "UĞURLU" EŞYA
( Uğur getireceğine inanılan şey. | Uğur sayılan kişi ya da hayvan. )
- MASLAHAT[< SULH] >< MEFSEDET[< FESÂD]
( İş, emir, husus, madde, keyfiyet. | Önemli iş. | Barış, dirlik, düzen. >< Bozgunculuk, fesatlık, münâfıklık. )
- MASLAHAT ile/ve MENFAAT ile/ve MAKSAT ile/ve GARAZ
- MASLAHAT ve/||/<>/> SANAT
- MASTAR MİMİ ile/ve İSM-İ ÂLET
( SAĞDAN SOLA! )
( MENASİRU | MENSARÂNÎ | MENSARUN ile/ve MENASİRU | MİNSARÂNÎ | MİNSARUN )
- MASTURİ[Yun.] ile/ve SİNTİNE[İt.]
( Geminin en geniş yeri. İLE/VE Geminin içinde, en alt bölüm. )
- MA'SÛM[Ar. < İSMET] ile MASÛN[Ar. < SAVN]
( Suçsuz, kabahatsiz. | Küçük çocuk. İLE Saklanmış. | Korunmuş, korunan, sıyânet olunmuş. | Sâlim, sağlam. )
( INNOCENT vs. PROTECTED )
- MASUMİYET ile/ve/||/<> İLK DURUM
- MASUMİYET ile MASUM
( INNOCENCE vs. INNOCENT )
( برائت ile معصوميت ile بيگناهي ile بي تقصيري ile معصوم ile منزه ile بيگناه ile بي گناه ile بي تقصير ile روسفيد )
( BARAET ile MASUMYT ile بيگناهي ile BEY TAQSYRY ile MASUM ile MANZEH ile BEYGENAH ile BEY GENAH ile BEY TAQSYR ile روسفيد )
- MASUMİYET ile/ve/||/<>/>/< SESSİZLİK/SUSKUNLUK
- MAT ile
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Öyle, onun gibi. İLE ... )
- MAT değil/yerine/= DONUK
- MÂT[Fars.] ile MAT[Fr.]
( Satranç oyununda yenilme. İLE Parlak olmayan, donuk. )
- MÂT[Fars.] ile MAT[Fr.] ile MAT[İng.] ile MAT.
( Oyunlarda, taraflardan birinin yenilgisi. İLE Parlak olmayan, donuk. İLE Keçe, hasır. Üzerinde yatmaya/yer hareketleri yapmaya yarayan sağlam ve yumuşaklaştırıcı nesne. İLE Matematiğin kısaltması. )
- MAT ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ŞİŞME YATAK
- MATAFORA[İt.] ile ...
( Sandalları asmaya yarayan ve gemilerin bordalarında bulunan dikmelere verilen ad. İLE ... )
- MATBUÂT ile/ve/> MAHSUSÂT ile/ve/> MAKULÂT ile/ve/> MENKULÂT
- MATERNAL[İng.] değil/yerine/= ANADAN | ANNEYE AİT
- MATERYAL ile MATERYALİST ile MATERYALİZM
- MATLUB ile/ve/<> MAKSUD
- MAT'ÛM[Ar. çoğ. MAT'ÛMÂT] ile MAT'ÛN[Ar. < TA'N]
( Yenilecek yemek. İLE Ayıplanmış, ta'n olunmuş. | Vebâ'ya(taûn'a) yakalanmış. )
- MAVİ PASAPORT ile YEŞİL PASAPORT ile KIRMIZI PASAPORT
- MAYİ/LİKİT değil/yerine/= SIVI
- MAYMUN ile İPEK MAYMUNU (MARMOSET)
- MAYMUN ile/ve PRİMAT[Fr.]
( ... İLE/VE Tüm maymun türlerini içine alan memeliler takımı. )
( Gebelik süreleri 180-270 gündür. İLE/VE ... )
( Amazonlar'da 150 çeşit maymun bulunmaktadır. )
( PİÇİN: Maymun yavrusu. )
(
ile/ve ... )
(
)
( KIRD[çoğ. AKRÂD, KIREDE, KURÛD] ile/ve KIREDE )
( BÛZÎNE/BÛZİNE/BÛZNÎNE/PÛZÎNE, BEHNÂNE ile/ve ... )
( MONKEY/APE[İnsansı maymun.] vs./and PRIMAT )
( EL MONO con/y ... )
- MAZERET ile/ve/değil AÇIKLAMA
- MAZERET değil/yerine/>< EYLEM
( İstemiyorsak. DEĞİL/YERİNE/>< Gerçekten istiyorsak. )
- MAZERET ile/ve "MACERA"
- MAZERET ile MAZERETLİ ile MAZERETSİZ/LİK ile MAZERET KAĞIDI
- MAZERET değil/yerine/= NEDENLİK
- MAZERET değil/yerine/= ÖZÜR
- MAZHARİYET ile ...
( ELDE ETME, NÂİL OLMA )
- MAZHARİYET değil/yerine/= ERGİ
- MAZOTLAMAK ile MAZOT ile MAZOT GÖSTERGESİ
- MAZRÛF[< ZARF] değil/yerine/= ZARFLANMIŞ, ZARFA KONMUŞ | KALIPLI, KILIFLI | ZARFLI KÂĞIT
- MCI/MILD COGNITIVE IMPAIRMENT[İng.] değil/yerine/= HAFİF BİLİŞSEL BOZUKLUK
- MCS/MECHANICAL CIRCULATORY SUPPORT[İng.] değil/yerine/= MEKANİK DOLAŞIM DESTEĞİ
- MDD/MICROWAVE DİATHERMY | MECHANICAL CIRCULATION SUPPORT[İng.] değil/yerine/= MİKRODALGA DİYATERMİSİ, MİKRODALGAYLA SICAKLIK UYGULAMASI | MEKANİK DOLAŞIM DESTEĞİ
- MEAD ile MEÂDİB[Ar. < ME'DEBE]
( Dönüp gidilecek yer, âhiret, amaç, ulaşılacak yer. İLE Ziyâfetler. )
- MEANING/SENSE vs. SUPPORT
- MEASUREMENT :/yerine ÖLÇÜM
- MEAT vs. MEET
- MEAT :/yerine ET
- MEBADÎ ile MAKSAT
- MEBHÛT[Ar. < BEHT] ile ŞAŞIRMIŞ, HAYRETTE KALMIŞ
( HAYRETTE KALMIŞ, ŞAŞMIŞ )
- MECBÛL[Ar. < CİBİLLET] ile MECBÛR[Ar. < CEBR]
( Yaratılmış. | Yaratılışında, bir durum/hal ve sıfat bulunan. [Ar. "Yaradılışı iri olan"] İLE Zorlanmış, zor görmüş, zorla bir işe girişmiş, icbâr edilmiş. | Hatırı, gönlü alınmış. | Bağlı, düşkün. )
- MECBURİ HİZMET değil/yerine/= GÜCÜNLÜ İŞGÖRÜ
- MECBURİYET değil/yerine/= GÜCÜNLÜK
- MECBURİYET ile/ve/değil/yerine/||/<>/< MEMNUNİYET
- MECBURİYET ile MUHTAÇLIK
- MECBÛR(İYET) değil/yerine/= YÜKÜMLÜ/LÜK, ZORUNLU/LUK
- MECBUR/LUK ile MECBURİ/LİK ile MECBURCU/LUK ile MECBURİ HİZMET
- MECELLE ile/||/<> KANUN-U ESÂSÎ ile/||/<> ANAYASA VE HAKİMİYET-İ MİLLİYE/CUMHURİYET
( Osmanlı'da, Tanzimat Dönemi'nde, bir kurul tarafından [Ahmet Cevdet Paşa başkanlığında] İslâm hukukuna göre hazırlanmış medenî kanun. İLE/||/<>/> 1876'da ilân edilen ilk Osmanlı anayasası. İLE/||/<>/> Toplumun egemenliği ve anayasa. )
- MECÎD[Ar.] ile REFÎ'[Ar.]
- MEDÂR-I MAİŞET değil/yerine/= GEÇİM DAYANAĞI
- MEDARIMAİŞET ile MEDARIMAİŞET MOTORU
- MEDCEZİR[Ar.] değil/yerine/= GEL-GİT
- MEDED ile ...
( Yardım, imdat. | Aman, eyvah! [bkz. NUSRET] )
- MEDENİYET ve FELSEFE-BİLİM
- MEDENİYET ile MEDENİYETÇİ/LİK ile MEDENİYETSİZ/LİK
- MEDENİYET ve/<> TEMEDDÜN
( Düşünülen ve konuşulanı içerir. VE/<> Aynı zamanda, yaşanılan ve yapılan süreci, sürekliliği içerir. )
( Olmuş, bitmiş örgü. VE/<> Sürekli örülmekte olan bir örüntü. )
- MEDENÎ(YET) değil/yerine/= UYGAR/LIK
- MEDED[Ar.] değil/yerine/= YARDIM
- MEDYATİK ZİHNİYET ile AKADEMİK ZİHNİYET ile SİSTEMİK ZİHNİYET ile BİLGE ZİHNİYET
( 50-100 günü öngermek. İLE 50-100 yılı öngermek. İLE 500-1000 yılı öngermek. İLE 5000 - ~ yılı öngörmek. )
( MEDIATICAL MIND vs. ACADEMICAL MIND vs. SYSTEMATICAL MIND vs. WISE MIND
Prudence in 50-100 days. WITH Prudence in 50-100 years. WITH Prudence in 500-1000 years. WITH Prudence in 5000 -
years. )
- MEET :/yerine TANIŞMAK, BULUŞMAK
- MEFRAT[Ar.] ile MEFRED[Ar.]
( Pek/çok büyük. İLE Kocaman, iri, büyük. )
- MEFRUŞAT[Ar.] değil/yerine/= DÖŞEME
( Ev döşemek için gerekli eşya. )
- MEFRUŞAT ile MEFRUŞATÇI/LIK
- MEFRÛZ[Ar. çoğ. MEFRÛZÂT] ile MEFRÛZ[Ar. < FARZ]
( Ayrılmış, bölünmüş, ifrâz olunmuş. İLE Farz kılınmış. | Varsayılan, farz olunan. )
- MEFSÛL[Ar. < FASL] ile MEFRÛZ[Ar. çoğ. MEFRÛZÂT]
( Ayrılmış, ayrışık, fasl olunmuş. İLE Ayrılmış, bölünmüş, ifrâz olunmuş. )
- MEFTÛL[Ar. < FETL] ile MEFTÛR[Ar. < FITRET] ile MEFTÛR[Ar. < FÜTÛR]
( Bükülmüş, kıvrılmış, fitil durumuna getirilmiş. İLE Yaratılmış, fıtretlenmiş. | Tabîî, cibillî. İLE Bezgin, bezmiş, kederli, ümitsiz. )
- MEGALİT ile/||/<> KÜLLİYE
( Prehistorik çağlardan itibaren Ege çevresinde uygulanmış, kısa tarafından giriş bulunan ön olan dehliz ve dikdörtgen bir odadan oluşan ev biçimi. Yunan tapınağının ilk örneği. İLE/||/<> Değişik işlevli yapılardan oluşan yapılar topluluğuna verilen ad. )
- MEGATON[Fr., İng.] ile MEGAVAT[Fr., İng.]
( Bir milyon ton değerinde kütle birimi. [Simgesi: Mt] | Nükleer bir bombanın ya da merminin gücünü ölçmeye yarayan birim. İLE Bir milyon vat değerinde elektrik güç birimi. [Simgesi: MW] )
- MEHÂBET[Ar. < HEYBET] ile ULULUK, KORKUNÇLUK, AZÂMET; BÜYÜK GÖRÜNME
- MEHABET ile MEHABETLİ
- MEH-ŞÎD[Fars.] ile MEH-TÂB[Fars.]
( Ay. | Ayışığı. İLE Ayışığı. )
- MEKÂN ile/ve HAREKET
( HAREKET: GEÇMİŞ-ŞİMDİ-GELECEK'İN BÜTÜNLÜĞÜ )
( TOPOS/KHORA İLE/VE ... )
- MEKÂN[Ar.] ile MEKÂNET[Ar.]
- MEKÂN ve ZAMAN ve HAREKET
( PLACE and TIME and MOVEMENT )
- MEKÂRİMEL AHLÂK ve/<> EFENDİMİZ/HZ. MUHAMMED
( MEKÂRİM: Kerâmetin bulunduğu birçok yer. | İstemeden verilenlerin[merhamet, kanaat, hilmiyet, af, cömertlik] makamı. )
- MEKTUPLARDAKİ FELSEFE:
HANNAH ARENDT ile KARL JASPERS ile MARTIN HEIDEGGER
(
)
- MEKÛLÂT = ECNÂS-I ÂLİYE
- MELÂHAT[Ar.] ile/ve SABÂHAT[Ar. < SUBH] ile/ve BEŞENC[Fars.]
( Güzellik, yüz güzelliği. İLE/VE Güzellik, lâtiflik, yüz güzelliği. İLE/VE Yüz lâtifliği, güzelliği, parlaklığı ve gençliği. )
- MELÂİN[Ar. < MEL'ANE/T] ile MELÂİN[Ar. < MEL'ÛN]
( Lânete neden olanlar, lânet edilmeye değer işler/hareketler. İLE Herkesin lânet ve nefretini kazanmışlar, mel'unlar. )
- MELÂMET ile KALENDERÎLİK
( Yetro ekolü. İLE ... )
- MELÂMET ile MEL'ANET[Ar. < LÂ'N]
- MELANİT[Fr.] ile MELANİT[Fr. < Lat.]
( Doğal demir ve kalsiyum silikat. İLE Aslı pikrik asit olan patlayıcı bir madde. )
- MELEKLERDE:
"KANAT" değil İLİŞKİ
- MELEKUT < MÜLK
( Melekut âlemi, mülk âleminden izlenir. )
- ME'LÛF[< ÜLFET] ile ...
( ÜLFET EDİNİLMİŞ, ALIŞILMIŞ, ALIŞMIŞ | HUY EDİLMİŞ, HUY )
- MEMAT ile MEMALİK
- MEMÂT[Ar.] değil/yerine/= ÖLÜM
( ÖLÜM )
- MEMLEKET ile MEMLEKETLİ/LİK ile MEMLEKETÇİ/LİK ile MEMLEKETSİZ/LİK ile MEMLEKET HAVASI ile MEMLEKETLER ARASI
- MEMLEKET ile/ve YÖRE
- MEMLEKET[Ar. çoğ. MEMÂLİK] değil/yerine/= YURT/ELİ
- MEMNUNİYET ile KABUL
( SATISFACTION vs. ACCEPTANCE )
- MEMNUNİYET değil/yerine/= KIVANIKLIK
- MEMNUNİYET[Ar.] ile MEMNUİYET[Ar.]
( Kıvanma, kıvanç. İLE Yasak olma, yasak edilme durumu. )
- MEMNUNİYET ile MEMNUNİYETSİZ/LİK
- MEMNUNİYET ile MUTLULUK
( Tüm mutluluk, öz varlığınızı hoşnut etmekle gelir. )
( Mutluluğumuzun, nesnelere, olaylara ve kişilere bağlı olduğuna "inanmak", gerçek doğamızla ilgili bilgisizliğimizden kaynaklanır. )
( Mutluluğu, saldırıya ve değişikliğe uğratılamaz olan gerçek mutluluğu ararsanız, dünyayı, acıları ve hazları ile ardınızda bırakmalısınız. )
( Bağımsızlığınızı idrak edin ve mutlu kalın. )
( Kederin nedeni, cehalettir. Mutluluk, anlayışı izler. )
( PLEASED/GLAD vs. HAPPINESS
All happiness comes from pleasing the self.
To believe that you depend on things and people for happiness is due to ignorance of your true nature.
If you seek real happiness, unassailable and unchangeable, you must leave the world vs. its pains and pleasures behind you.
Realise your independence and remain happy.
Ignorance causes sorrow. Happiness follows understanding. )
- MEMUR/İYET değil/yerine/= İŞYAR/LIK
- MENÂFİ'[Ar. < MENFAAT] ile MENÂFÎH[Ar. < MİNFÂH]
( Yararlar, çıkarlar, menfaatler. İLE Körükler. )
- MENÂKIB ile SÎRET
- MENÂKIBNÂME ve/||/<> MAKÂMÂT
- MENÂT[Ar.] ile Menât[Ar.]
( Asma yeri, ilişip asılacak yer. İLE [Cahiliye döneminde] Kâbe'de, "Hüzeyl" ve "Huzâa" kabîlelerinin ma'bûdu olmak üzere konulan sanem. )
- MENEND/MÂNEND değil/yerine/= GİBİ, EŞSİZ, ÖRNEKSİZ
- MENENJİT[Fr.] ile ...
( Ateş, şiddetli baş ağrısı, kusma, ense katılaşması, sayıklama gibi belirtilerle ortaya çıkan beyin zarları yangısı. )
- MENENJİT ile/||/<> ENSEFALİT
( Beyin zarlarının yangılanması. İLE/||/<> Beyin dokusunun yangılanması. )
- MENFAAT[Ar.] değil/yerine/= ÇIKAR/YARAR
- MENFAAT ile MENFAATÇİ/LİK ile MENFAAT DÜŞKÜNÜ ile MENFAAT DÜŞKÜNLÜĞÜ
- MENFA'AT[Ar.] ile NE'MÂ'[Ar.]
- MENFA'AT[Ar.] ile Nİ'MET[Ar.]
- MENFAAT ile/ve ZAAF
( Köleliğe neden olurlar. )
- MENFÛR[Ar. < NEFRET] değil/yerine/= İĞRENÇ
- MENİERE ile/||/<> LABİRENTİT
( İç kulakta sıvı birikimi ile baş dönmesi ve duyma kaybı. İLE/||/<> İç kulağın yangılanması ile baş dönmesi ve duyma kaybı. )
- MENŞE'[Ar. < NEŞ'ET] ile MENŞER[Ar.]
( Bir şeyin çıktığı, neşet ettiği yer, esas, kök. | Yetişilen yer, bitirilen okul. İLE Dağıtılan, neşr edilen yer. )
- MENSÛB[< NİSBET] ile ...
( BİR TARÎK'E, BİR ŞEYHE İNTİSÂB EDEN )
- MENSUBİYET[< NESEB] ile/değil/yerine AİDİYET
( Soy, ırk üzerinden. İLE/DEĞİL/YERİNE Uygarlık ve tarih üzerinden. )
( En "üst/son" noktalar üzerinden. İLE/DEĞİL/YERİNE En geri gidilemez, en alt/temel/ortak noktalar üzerinden. )
( Hayvanlarda. İLE/DEĞİL/YERİNE İnsanda. )
- MENSUBİYET değil/yerine EHLİYET
- MENSUBİYET değil/yerine/= KATNAŞLIK
- MENSÛBİYET ve/||/<> MESÛLİYET
( Fikriyat, hissiayata dönüşmeden oluşmaz. VE/||/<> Hissiyat, hassasiyetlere dönüşmeden oluşmaz. )
- MENUET ile ...
( Bir tür dans. )
- MEN'ÛT[Ar.] ile MENÛT[Ar.]
( İyiliği, güzelliği söylenmiş, medh edilmiş. İLE Asılı, asılmış, rapt edilmiş. | Bağlı. )
- MERÂHİM[Ar. < MERHAMET] ile MERÂHİM[Ar. < MERHEM]
( Acımalar, merhametler. İLE Merhemler. )
- MERÂÎ[Ar. < MİR'AT] ile MERÂÎ[Ar. < MER'A] ile MERÂİR[Ar. < MERÂRE]
( Aynalar. İLE Çayırlıklar, otlaklar. İLE Öd keseleri. )
- MERAK ile/ve/değil/< CEHÂLET
( [not] CURIOSITY vs./and/but/< IGNORANCE )
- MERAMET ile/değil MERHAMET
( Üstünkörü tamir. İLE/DEĞİL Birinin ya da bir başka canlının karşılaştığı kötü durumdan dolayı duyulan üzüntü, acıma. )
( SUPERFICIAL REPAIR vs./not MERCY )
- MERBÛT[< RABT] ile ...
( RAPTOLUNMUŞ, BAĞLANMIŞ, BAĞLI | ULAŞMIŞ, BİTİŞMİŞ, BİTİŞİK | İLİŞTİRİLMİŞ, EKLENMİŞ, ...YA BAĞLI )
- MERBÛT ile/||/<> MÜNÂKALE ile/||/<> TEDÂVÜL ile/||/<> LÂ-BÎ-ŞARTIN ile/||/<> MÜCEDDEDEN
( Bağlı. İLE/||/<> Bir taşınmazla ilgili yeni kayıtla eski kayıt arasında bağlantı kurma.[tedâvül] İLE/||/<> Tapu kayıtları oluşturulduktan sonra alım, satım, ifraz, intikal gibi nedenlerden dolayı kişiler arasında gelen değişiklikler. İLE/||/<> Koşula dayanmaksızın. İLE/||/<> Yeniden, zilyetlikten. )
- MERCHANT and/||/<>/> MERCHANT AUXILIARIES
( Tâcir. VE/||/<>/> Tâcir yardımcıları. )
- MERCİMEK AHMET ile/ve/<> SİNAN PAŞA
( Nesrin temsilcisi. İLE/VE/<> Süslü nesrin temsilcisi. )
( )
- MERDÛD[< REDD] ile REDDEDİLMİŞ, KOVULMUŞ | GERİ DÖNDÜRÜLMÜŞ, ÇEVRİLMİŞ
- MERDÛD[Ar.] ile FÂSİD[Ar.] ile MENHÎYYUN 'ANH[Ar.]
- MERET[Ar.] ile ZIKKIM[Ar.]
( Sıkıntı veren, hoşlanılmayan şeyler ya da kişiler için sövgü sözü olarak kullanılır. İLE Ağı, zehir. | İçki ve sigaranın, kötü ve zararlı etkisini belirtmek için kullanılır. )
- MERGUB[< RAĞBET] ile ...
( RAĞBET EDİLMİŞ, BEĞENİLMİŞ, HERKESCE SEVİLİP ARANILMIŞ | İSTENİLEN, SEVİLEN )
- MERHAMET ile ACIMAK
( MERCY vs. PITY )
- MERHAMET ile/ve AF
( Taş kalpleri, en iyi mezar taşları yumuşatır. )
- MERHAMET ile/ve/<> KALBİN MERHEMİ
- MERHAMET ile MERHAMETLİ/LİK ile MERHAMETSİZ/LİK ile MERHAMETSİZCE
- KENDİNİ TANI/BİL!:
HÜRMET ve/<> MUHABBET ve/<> MERHAMET
( Kendini bilen, bilmeyenin kusuruna bakmaz. )
( Küçüğün, büyüğe gösterdiği/göstermesi gereken. VE/||/<> Herkese ve her şeye gösterebildiğimiz kadar gösterebileceğimiz/göstermemiz gereken.[Koşulsuz!] VE/||/<> Büyüğün, küçüğe gösterdiği/göstermesi gereken. )
- MERHAMET ile/ve SABIR
- MERÎ[Ar.] ile MER'Î[Ar. < RİÂYET] ile MER'Î[Ar. < RÜ'YET] ile Merîh/MİRRÎH[Ar.]
( Mide ile gırtlak[bül'ûm] arasında bulunan yemek borusu. İLE Saygı gösterilen, riâyet edilen. | Gözetilen, yürürlükte olan. İLE Gözle görülen. İLE Dünyadan sonra güneşe en yakın olan gezegen. )
- MERİT ile/ve MARAZ
- MER'İYÂT[Ar. < MER'Î] ile MER'İYET[Ar.]
( Gözle görülen şeyler. İLE Hükmü yürürlükte olma. | Gözle görülür olma. )
- MERİYET değil/yerine/= YÜRÜRLÜK
- MERİYET[Ar.] değil/yerine/= YÜRÜRLÜK, GEÇERLİLİK
( Gereğinin yapılır olması durumu. )
- MERKEZ ile/ve/değil BAŞKENT
- MERKEZ ile ÇAP ile ALAN ile HAT
( AHAD ile ALLAH ile RAHMA ile RABB )
- MERKEZ ile EŞİT ile ORTA
- MERKEZ ile/ve TAHT
( CENTER vs./and THRONE )
- MERKEZCİL KUVVET ile/||/<> MERKEZKAÇ KUVVETİ
( Merkezcil gerçek kuvvet merkeze doğru, merkezkaç sahte kuvvet dışa doğru )
( Formül: F_c = mv²/r (merkezcil) İLE F_cf = -mv²/r (merkezkaç) )
- MERKEZCİL KUVVET ile/||/<> MERKEZKAÇ KUVVETİ (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)
( Merkezcil merkeze doğru gerçek, merkezkaç dışa doğru görünürdür )
( Formül: Fc=mv²/r )
- MERKEZİYET ile MERKEZİYETÇİ/LİK
- MERKEZİYET değil/yerine/= ÖZEKLİK
- MERKEZKAÇ ile MERKEZKAÇLAMA ile MERKEZKAÇ KUVVET
- MERKÜR = UTARİT[Ar.]
( Güneşe en yakın olan gezegen. )
( Bilinen hiçbir uydusu bulunmamaktadır. Merkür gezegeninin düşük yerçekimi nedeniyle yeterli atmosferi olmadığından, 450 °C'ye kadar çıkan ısı, geceleri -175 °C'ye kadar düşebilmektedir. )
( Merkür dışında tüm gezegenlerin yörüngeleri yaklaşık aynı düzlemdedir. )
- MERSİYE[Ar.] değil/yerine/= AĞIT
( Birinin ölümü üzerine duyulan etkilenimi anlatmak için yazılan şiir. )
- MERT ile/ve/||/<> CÖMERT
( [derler ...] Canını alırlar. İLE/VE/||/<> Malını alırlar. )
- MERT/MERD[Fars.] ile ÖZÜ, SÖZÜ DOĞRU, YİĞİT
- MERT[Fars. < MERD] değil/yerine/= YİĞİT/ALP/KAHRAMAN
( CELÂDET: Yiğitlik, kahramanlık, bahadırlık. )
- MERTEBE ile/ve HAZRET
- MESÂHA ETMEK[doğrusu MİSÂHA/T] değil/yerine/= YERİ ÖLÇME | YÜZÖLÇÜMÜ
( Ölçmek. )
- MESÂİB[Ar. < MUS'AB] ile MESÂİB[Ar. < MUSÎBET]
( Zor işler. İLE Felâketler. | Uğursuzlar. )
- MEŞAKKAT ile MEŞAKKATLİ ile MEŞAKKATSİZ/LİK
- MEŞAKKAT[Ar.] değil/yerine/= ZAHMET, SIKINTI, GÜÇLÜK, ZORLUK
( ZAHMET, SIKINTI, GÜÇLÜK, ZORLUK )
- MESAME[Ar. çoğ. MESAMAT] değil/yerine/= GÖZENEK/LER
- MESCİD[Ar.] ile/ve/||/<> MECLİS[Ar.]
- MESCİD ile/ve MEKREM
- MESCİT ile/||/<> KÖŞK MESCİT
( Küçük cami. Anadolu'da minberi olmayan, vakit namazları için kullanılan küçük camiler. İLE/||/<> Genellikle Sultanhanı adı verilen bir dizi XIII. yüzyıl kervansarayının avlu ortasında dört kemer üstünde yer alan mescit bölümüne verilen ad. Osmanlı döneminde de kullanılmıştır. )
- MESCÛD ile SECDE EDİLEN | ALLAH
- MESERRET[Ar. < SÜRÛR] değil/yerine/= SEVİNÇ, ŞENLİK
- MEŞGUL/İYET[Ar.] değil/yerine/= İŞLİ/LİK
- MEŞHÛRÂT ile MAKBÛLÂT
( İnsan ile var olanlar arasında ilişki kuran kabûller. İLE İnsan ile Tanrı arasında ilişki kuran kabûller. )
- MEŞHUT ile MEŞHUT SUÇ ile MEŞHUT CÜRÜMLER MAHKEMESİ
- MEŞÎHAT ile ...
( Şeyhülislâmlık makamı. | Şeyhlik. )
- MEŞİ(Y)(Y)ET[Ar.] ile/ve/||/<>/> İRÂDE[Ar.]/İSTENÇ ile/ve/değil/yerine/önce/+/||/<>/>/< İHTİYÂR
( Sürekli istenç/irâde. | Belirleyicilik. [İrâdeden önce gelir.] İLE/VE/||/<>/> "Yapma/yönelme[gözünü/dilini/elini uzatma] gücü/olanağı/isteği." @@ Yapmayabilme[tartma/değerlendirme, gözünü/dilini/elini geri çek(ebil)me, iyiye/hayıra yönelme, yeğleme/tercih etme] bilinci/olanağı. )
( Dirimlilik/canlılık gereği. İLE/VE/||/<>/> Bitki, hayvan/behaim ve insan gövdesinde. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/ÖNCE/+/||/<>/>/< Kişinin zihninde, düşünebilme önceliğinde. )
( Temel, asgari, organik. İLE/VE/||/<>/> Denetlenemeyen, kapalı donanım/yazılım gibi. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/ÖNCE/+/||/<>/>/< Sürekli denetlenebilir ve asgari seviyede. )
( Bitki, hayvan ve insanın gövdesinde. [dirimsiz/cansız/inorganik olmama] İLE/VE/||/<>/> Çocuk, meczup, bunamış, Alzheimer olanlarda. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/ÖNCE/+/||/<>/>/< Başlangıç ve alıştırma olarak 13 yaşından gün almış [hak, fiil ve cezai ehliyet sahibi] olanlarda. > 17 yaşından gün almış [anne/baba bilgisi ve onayıyla pasaport alma olanağıyla tek başına ülke dışına çıkabilme hakkı] olanlarda. > 18 yaşından gün almış [anne/baba bilgisi ve onayıyla evlenebilme hakkı] olanlarda. > 19 yaşından gün almış ve ölene kadar [yaşlılık ve aklî meleke engeli olmama koşuluyla] kendi hakkında her türlü karar verebilme, imza atabilme, mülk sahibi olabilme, kendine ve başkasına zarar vermeyecek biçimde/kadar temel haklarıyla yaşamını sürdürebilenlerde. )
(1996'dan beri)