T ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 12.749 başlık/FaRk ile birlikte,
12.749 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(23/52)
- REDUCED VALUE[İng.] / VALEUR RÉDUITE[Fr.] / VERKÜRZTER WERT[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGENMİŞ DEĞER
- REDUCED VOLUME[İng.] / VOLUME RÉDUIT[Fr.] / VERKÜRZTES VOLUMEN[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGENMİŞ HACİM
- INDIUM SULFATE[İng.] ile/değil/yerine/= İNDİYUM SÜLFAT
- ACIDE INDOL BUTYRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= İNDOBÜTİRİK ASİT
- INDOLEBUTYRIC ACID[İng.] / INDOL BUTTERSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDOLBUTİRİK ASİT
- INERT ELECTRODE[İng.] / INAKTIVE ELEKTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= İNERT ELEKTROT
- INERT[İng.] değil/yerine/= ASAL
- INERT[İng.] ile/değil/yerine/= İNERT
- İNFÂK[< NAFAKA (çoğ. İNFÂKAT)] -ile
( VERMEK | NAFAKA VERİP GEÇİNDİRME, BESLEME )
- INFANT[İng.] değil/yerine/= BEBEK
- INFANT :/yerine BEBEK, YENİ DOĞAN
- BLAST[İng.] / VENT[Fr.] ile/değil/yerine/= İNFİLAK ETMEK
- İNFİRÂD[Ar.] ile İHTİSÂS[Ar.]
- İNFİRAT ile İNFİRATÇI/LIK
- İNFİRÂT[Ar. < FERD] ile İNHİSÂR[Ar. < HASR]
( Topluluktan ayrı durma. İLE Tekel. | Tek başına sahip olma. )
- İNFİSÂD[Ar. < FESÂD] ile İNFİSÂH[Ar. < FESH] ile İNFİSÂH[Ar. < FESH]
( Bozulma, fesada uğrama. İLE Bozulma, etkisiz/hükümsüz kalma. İLE Bollaşma, genişleme. )
- İNGIMÂS[Ar.] ile İNGISÂS[Ar.] ile İNGITÂT[Ar.]
( Suya dalma. İLE Suya batma. İLE Suya dalma. )
- INGREDIENT :/yerine İÇERİK, MALZEME
- İNHALAN/INHALANT[İng.] değil/yerine/= UÇUCU MADDE
- [not] INHERITANCE vs. DEPOSIT
- İNHİMÂK[Ar.] ile İNHİMÂK[Ar. çoğ. İNHİMÂKÂT]
( Ahmak gibi görünme. İLE Bir şeyin üzerine fazla düşme, fazlasıyla düşkünlük. )
- İNHİTÂT[Ar.] ile/||/<> İNZİLÂL[Ar. < ZELÎL]
( Son bulma, yıkılıp dağılma. | Güçten düşme, yaşlanma, inginlik. İLE Hor görme, aşağı tutma, aşağılama. )
- İNHİZÂM[Ar. < HEZÎMET | çoğ. İNHİZÂMÂT] ile İNHİZÂM[Ar. < HAZM]
( Bozgunluk, bozulma, alt olma, hezimete uğrama. İLE Bir şeyin üzerine fazla düşme, fazlasıyla düşkünlük. )
- İN'İKÂS[< AKS (çoğ. İN'İKÂSÂT)] -ile
( MAĞLUP OLMA | YANSIMA | YANKI )
- İNKÂR ile CAHT
( ... İLE Bile bile inkâr etme. )
- INLET[İng.] değil/yerine/= GİRİM
- INNER PRODUCT ile/||/<> NORM
( Inner product ⟨u,v⟩ iki vektör, norm ||v|| tek vektör. )
( Formül: Bilinear İLE length )
- INNOCENT :/yerine MASUM
- INORGANIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= İNORGANİK ASİT
- INORGANIC PEROXIDE[İng.] / ANORGANISCHE PEROXYDE[Alm.] ile/değil/yerine/= İNORGANİK PEROKSİT
- INORGANIC PIGMENT[İng.] / ANORGANISCHE PIGMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= İNORGANİK PİGMENT
- INPUT[İng.] değil/yerine/= GİRDİ
- İNŞA ETMEK ile KİLDEN BİR DUVAR İNŞA ET ile BİR YUVA İNŞA ETMEK ile İNŞAATÇI ile BİNA ile YAPI TAŞI ile BİNA İNŞAATI ile BİNA CEPHESİ ile BİNALAR
( BUILD vs. BUILD A CLAY WALL vs. BUILD A NEST vs. BUILDER vs. BUILDING vs. BUILDING BLOCK vs. BUILDING CONSTRUCTION vs. BUILDING FRONT vs. BUILDINGS )
( بنا کردن ile بنايي کردن ile بناکردن ile ساخت ile چينهکشيدن ile آشيان بستن ile بساز و بفروش ile اعياني ile ساختماني ile ساختمان ile عمارت ile ديسمان ile بنا ile بنا کنده ile کنده ساخت ile ساختمان سازي ile جلو عمارت ile ابنيه ile عمارات ile مستحدثات )
( BENA KARDAN ile BENAYY KARDAN ile BENAKARDAN ile SAKHT ile CHYNEKKESHYDAN ile ASHYAN BASTAN ile BESAZ VE BEFROSH ile اعياني ile SAKHTAMANY ile SAKHTAMAN ile AMART ile ديسمان ile BENA ile BENA KANDEH ile KANDEH SAKHT ile SAKHTAMAN SAZY ile JELO AMART ile EBNYYEH ile عمارات ile MOSTAHDESAT )
- İNŞA ile İNŞAT
- İNŞAAT CİHAD ile KISITLAMA ile DARALMA ile YORUMLANABİLİR ile İNŞA ETMEK ile BİR DUVAR İNŞA ET ile YAPI ile İNŞAAT SEKTÖRÜ ile İNŞAAT MALZEMELERİ ile İNŞAAT KELİMESİ ile İNŞAAT İŞİ ile YAPICI
( CONSTRUCTION JAHAD vs. CONSTRAINT vs. CONSTRICTION vs. CONSTRUABLE vs. CONSTRUCT vs. CONSTRUCT A WALL vs. CONSTRUCTION vs. CONSTRUCTION INDUSTRY vs. CONSTRUCTION MATERIALS vs. CONSTRUCTION WORD vs. CONSTRUCTION WORK vs. CONSTRUCTIVE )
( جبر ile تنگي ile تنگ شدگي ile قبض مزاج ile قابل تجزيه ile بر پا کردن ile تيغه کردن ile تيغه کشيدن ile سازندگي ile ساخت و ساز ile صنعت ساختمان ile جهاد سازندگي ile مصالح ساختماني ile بنايي ile بناي ile سازنده )
( JABAR ile TANGY ile TANG SHODEGY ile GHABZ MOZAJ ile GHABEL TAJZYYEH ile BAR PA KARDAN ile TYGHEH KARDAN ile TYGHEH KESHYDAN ile SAZANDEGY ile SAKHT VE SAZ ile SANAT SAKHTAMAN ile JACPEHAD SAZANDEGY ile MOSALEH SAKHTAMANY ile BENAYY ile BENAY ile SAZANDEH )
- İNŞAAT ile İNŞAATÇI/LIK ile İNŞAAT ATIĞI ile İNŞAAT ÇİVİSİ
- İNŞAAT ile İNŞAT
( Yapı işleri. | Yapmak, yapım. İLE Koşuk okuma. | Bir koşuğu, bir yazın yapıtını, topluluk önünde, yüksek sesle ve gerektiği biçimde okuma. )
- İNŞAD ile ŞİİR OKUMA
- İNSAF ile/ve HAKKÂNİYET
( JUSTICE/MERCY vs./and EQUITY )
- İNSAF ve/<> HİKMET
- İNSAN GELİŞİMİ KURAMCILARINDA:
MARGARET MAHLER ile/ve/||/<> JOHN BOWLBY ile/ve/||/<> SIGMUND FREUD ile/ve/||/<> ERIK ERIKSON ile/ve/||/<> JEAN PIAGET ile/ve/||/<> DANIEL STERN
- İNSAN[Ar.]/ZÂT[Ar.] =/||/<>/< GÖZBEBEĞİ
- İNSANBİLİM = BEŞERİYAT = ANTHROPOLOGY[İng.] = ANTHROPOLOGIE[Fr., Alm.] = ANTHROPOS:İNSAN. LOGOS:BİLİM[Yun.] = ANTROPOLOGÍA[İsp.]
- İNSANCILLIK = POLITENESS, COURTESY[İng.] = HUMANITÉ[Fr.] = MENSCHENFEUNDLICHKEIT[Alm.] = HUMANITAS[Lat.]
- İNSANİ YETKİNLİK ve/||/<>/> SİYASET
- İNSANİYET ile İNSANİYETLİ/LİK ile İNSANİYETSİZ/LİK
- [ne yazık ki]
İNSANLIK SUÇLARI:
SOYKIRIM ile/ve/||/<> İŞKENCE/ŞİDDET ile/ve/||/<> TERÖR ile/ve/||/<> NEFRET/DÜŞMANLIK ile/ve/||/<> IRKÇILIK ile/ve/||/<> KÖLELEŞTİRME ile/ve/||/<> İNSAN KAÇAKÇILIĞI ile/ve/||/<> ORGAN TİCARETİ ile/ve/||/<> BAĞIMLILAŞTIRMA
( Bağımlılaştırma - İnsanlık Suçu İlişkisi - Muharrem Balcı )
( * Kasten öldürme
* Kasten yaralama
* İşkence, eziyet ya da köleleştirme
* Kişiyi, özgürlüğünden yoksun kılma
* Bilimsel deneylere tâbi kılma
* Eşeysel saldırıda bulunma, çocukların eşeysel istismarı
* Zorla gebe bırakma
* Zorla fuhşa sevketme )
( [unfortunately] HUMAN CRIMES: GENOCIDE and/||/<> TORTURE and/||/<> DISCRIMINATION and/||/<> HATRED and/||/<> TO PUSH ADDICTION (and/||/<> TO DISSAPOINT) )
- İNSANLIK = BEŞERİYET, İNSANİYET = HUMANITY[İng.] = HUMANITÉ[Fr.] = HUMANITÄT, MENSCHHEIT[Alm.] = HUMANITAS[Lat.]
- İNSERT ile/||/<> VEKTÖR
( İnsert hedef DNA İLE vektör taşıyıcı plazmit. )
( Formül: Target İLE carrier DNA )
- İNSİCÂM ile MERBÛTİYET
( Yağmurun sürekli yağması. | Gitme, gidiş. | Düzgün söz. İLE Bağlılık, eklilik, ilinti. )
- INSIGHT :/yerine İÇGÖRÜ, SEZGİ
- INSIST :/yerine ISRAR ETMEK
- INSTEAD vs. NOT
- INSTRUCTION :/yerine TALİMAT
- INSTRUMENT :/yerine ENSTRÜMAN
- İNTAKT/İNTACT[İng.] değil/yerine/= ETKİLENMEMIŞ
- INTEGRITY IN THE SELF vs. SEPERATION TO OUT WORLD [AND MANAGEMENT]
- INTENTION :/yerine NİYET
- INTEREST :/yerine İLGİ, FAİZ
- INTERMITAN/INTERMİTTENT[İng.] değil/yerine/= ARALIKLARLA GELEN, ARALIKLI
- İNTERNET[İng. INTERNET] ile/||/<> SİBERKONDRİ[İng. CYBERCHONDRIA]
( Dünya'nın çeşitli yerlerindeki bilgisayar ağlarını birbirine bağlayarak bilgisayarlar arasında veri aktarılmasını sağlayan araç. Kelime, İngilizce "bilgisayar ağı" anlamına gelen "network" sözcüğü ile "arası" anlamındaki "inter-" ön ekinin birleşiminden türetilmiştir. @@ İnternette takıntılı bir biçimde hastalık arayıp kişinin kendini hasta zannetmesine verilen isim. Yunanca "hypochondrium" sözcüğünden gelip aşırı derecede ciddi bir durumu olduğunu zannedip gereksiz endişeye kapılanlar için kullanılır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- INTERNET :/yerine İNTERNET
- INTERNET ile/ve/< INTRANET
- INTERPRET :/yerine YORUMLAMAK
- INTERPRETATION/COMMENT vs. EXCESSIVE INTERPRETATION/COMMENT
- İNTERSTİSYEL SİSTİT ile/||/<> ÜRİNER BULAŞ
( Mesane duvarında süreğen yangılanma ile ağrı ve sık işeme. İLE/||/<> Bakteriyel bulaş nedeniyle sidik yollarında ağrı ve yanma. )
- İNTERSTİSYEL SİSTİT ile/||/<> ÜRİNER BULAŞ
( Mesane duvarının süreğen yangısı. İLE/||/<> Bakterilerin neden olduğu mesane bulaşı. )
- İNTERSTİSYEL SİSTİT ile/||/<> ÜRİNER BULAŞ
( Mesane duvarının süreğen yangısı. İLE/||/<> Bakterilerin neden olduğu mesane bulaşı. )
- İNTİFÂ'[Ar.] ile İNTİFÂ'[Ar. < NEF | çoğ. İNTİFÂAT] ile İNTİFÂH[Ar. < NEFH]
( Ortadan yok olma, aradan çıkma. İLE Yararlanma, menfaatlenme. İLE Kabarma, şişme. | Örgenlerden birinin şişmesi. )
- İNTİHÂ'[Ar.] ile İNTİHÂ'[Ar. < NİHÂYET]
( Yanına dayanma, yaslanma. İLE Son bulma, sona erme. | Bitme, tükenme. | Son, nihâyet. )
- İNTİHÂB[Ar. < NAHB | çoğ. İNTİHÂBÂT] ile İNTİHÂB[Ar. < NEHB | çoğ. İNTİHÂBÂT]
( Seçme/seçilme. | Seçim. | En güzel. İLE Yağma ile mal alma, kapışma, talanlama. )
- İNTİHÂL ile TEVÂRÜD
( Çalma. Edebiyatta birinin yazı ya da şiirini kendinin gibi göstermesi. İLE İki şairin birbirinden habersiz olarak aynı mısra ya da beyti söylemeleri. )
( Kasıt vardır. İLE Kasıt yoktur. )
- İNTİKAL[< NAKL (çoğ. İNTİKALÂT)] ile İNTİMÂ'[Ar.]
- İNTİKAM ile/değil/yerine ADÂLET
( "Öfke", "kıskançlık" ve "nefret" "kaynaklıdır". İLE/DEĞİL/YERİNE Gücünü, sevgiden alır. )
- İNTİKAM ile/değil/yerine ADÂLET
- İNTİMÂ'[Ar.] ile İNTİSÂB[Ar. < NİSBET] ile İNTİSÂB[Ar. < NASB]
( Kuşun bir yerden uçup başka bir yere konması. | Birine mensûb olma. İLE Bir kişiye mensûb olma. | Bir yere bağlanma, kapılanma. | Birinin adamı olma. İLE Dikilip durma. | Yükseğe kaldırma. | Kurala göre sözcüğün mensûb olması. )
- INTROVERT[İng.] değil/yerine/= İÇE DÖNÜK BİREY/ÖRGEN
- İNTÜİSYONİST İLE KLASİK İLE PARAKONSİSTENT ile/||/<> MANTIK FELSEFELERİ
( Farklı mantık yaklaşımları. )
( Formül: ¬¬p ≠ p (intüisyonist) )
- INTUITION vs. INSTINCT -ve
( SEZGİ ile/ve İÇGÜDÜ )
- INUPIAQ/INUKTITUT -ile
( İnuitçe. )
- INVEST :/yerine YATIRIM YAPMAK
- INVESTMENT :/yerine YATIRIM
- INVOLVEMENT :/yerine KATILIM
- İNZÂL[Ar. < NEZR | çoğ. İNZÂLÂT] ile İNZÂR[Ar.] ile İNZÂR[Ar. < NEZF | çoğ. İNZÂRÂT] ile İNŞÂR[Ar.]
( İndirme/indirilme. | Tanrı buyruklarının peygamberlere inmesi. | Uykuda düş azması, meni boşalması. İLE Geciktirme, te'hîr etme. İLE Sonunun kötü olacağını haber vererek korkutma, uyarıda/ihtarda bulunma. İLE Ölüyü diriltme. )
- İNZÂR[Ar.] ile VASİYET[Ar.]
- İNZİBAT değil/yerine/= DÜZENERİ
- İNZİVA ile/ve/||/<>/> HALVET
( Yalnız, tenha kalma, tenhaya çekilme. | Halktan ayrılıp Hakk ile tenha kalmak. İLE/VE/||/<>/> Issız yerde, tenhada yalnız ya da birlikte olma/kalma. )
- İNZİVÂ ile UZLET
( MÜNZEVÎ[Ar.] / BERÇÎDE-DÂMEN[Fars.] )
( "Kendinde/n". İLE Halkta/n. )
- IOLİT ile/||/<> KORDİYEİT
( Mavi-mor renklerde bir kordiyerit türü. İLE/||/<> Genellikle koyu mavi renkte olan bir mineral. )
- IOLİT ile/||/<> KUNZİT
( Mavi-mor renklerde bir kordiyerit türü. İLE/||/<> Pembe ila mor renkte bir spoddumen. )
- IOLİT ile/||/<> SUGİLİT
( Mavi-mor renklerde bir kordiyerit türü. İLE/||/<> Mor renkli nadir bir mineral. )
- IOLİT ile/||/<> TURMALİN
( Mavi-mor renklerde bir kordiyerit türü. İLE/||/<> Birçok renkte bulunabilen bir taş. )
- İP ile/ve KATKÜT
( ... İLE/VE Cerrahide/ameliyatta kullanılan ip. )
- İPEK YOLU HASTALIĞI (BEHÇET) ile/||/<> BATI TİP BEHÇET
( İpek Yolu Behçeti Türkiye, Orta Doğu ve Uzak Doğu'da yüksek prevalans İLE Batı tip Behçet daha nadir ve hafiftir. İpek Yolu coğrafyası HLA-B51 yüksek sıklık İLE Batı populasyonları düşük HLA-B51 gösterir. Coğrafi dağılım hastalık şiddetini etkiler. )
( Hulusi Behçet tarafından 1937 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1889-1948) (Ülke: Türkiye) (Alan: Dermatoloji, İmmünoloji) (Önemli katkıları: Behçet hastalığını 1937 yılında tanımladı. Üçlü semptom kompleksini (ağız yaraları, genital yaralar, göz iltihabı) bir hastalık olarak ortaya koydu. İsmini taşıyan ilk Türk doktor.) )
- IPL/INTENSE PULSE LIGHT[İng.] değil/yerine/= YOĞUN ATIMLI IŞIK
- İPLİK ile BUKLET
( ... İLE Bükülmüş iplik. | Bu iplikten dokunmuş giyecek. )
- İRÂDE[Ar.] ile İSÂBET[Ar.]
- İRÂDE[Ar.] ile KASD[Ar.]
- İRÂDE ile/ve/||/<> KERÂHET
- İRÂDE[Ar.] ile MAHABBET[Ar.]
- İRÂDE ile MEŞİYET
- İRÂDE[Ar.] ile ŞEHVET[Ar.]
- İRÂDE ile/ve/<> ŞEHVET ile/ve/<> TAMAH
( Varoluş ve sürdürme isteği. İLE/VE/<> Dürtü ve/ya da "güdü"ler aracılığıyla isteme. İLE/VE/<> İstemenin aşırılıkları. Açgözlülük, hırs. )
( CONATUS cum/et/<> APETITUS cum/et/<> CUPIDITAS )
- İRANLI ile İRANİST
- İRFÂD[Ar.] ile İRFÂD[Ar.]
( Yardım etme, bir şey verme. İLE Herhangi bir çocuk. )
- İRFAN ve/> FERÂSET/FİRÂSET
( ... VE/> Gözle bir şeyi fark etmek. İrfanın, gözden zuhur etmesi. )
( Menşei/menbaı, kalptir. VE/> Menşei, irfandır. )
- İRFAN ve SADÂKAT
- İRHÂS[Ar.] ile İRHÂS[Ar. < İRHÂSÂT]
( Fiyat indirme, ucuzlatma. İLE Bir peygamberin gönderilmesinden önce, gönderileceğine işaret olmak üzere çıkan olağanüstü haller. | Sağlam şey. | Hayırlı işlerle uğraşma, duvar yapma. )
- IRK ile/değil/yerine ULUS/MİLLET
( [not] RACE vs./but NATION
NATION instead of RACE )
( ... ile/değil/yerine GUO/GUOJIA )
- İRŞÂD ile/ve/<> AYDINLANMA
( Kendi özüne uzanmaya yönelik hareket edilmesi/edilmişliği. İLE/VE/<> ... )
- İRŞÂD ve/=/<> İHLÂS
- İRŞÂD ile/ve İNSAF
( Anlaşılabilmek için çekile(bile)n zahmet. İLE/VE ... )
- İRŞÂD ile VELÂYET
( Vefatla sonlanır. İLE Vefatla bile sonlanmaz. )
- İRSİ/YET[Ar.]["IRSİ" değil!] değil/yerine/= KALITIM/SAL
- İRTİBÂ[Ar.] ile İRTİBÂT[Ar. < RABT]
( Baharda, güzel bir yerde oturma. İLE Bağlanış, rabtedilme. | İlgi, ilgili olma. | Bağlantı, belirtilerin birbirini tutması. )
- İRTİBAT ile ALÂKA
- İRTİBÂT[Ar. < RABT] ile/ve/<> İMTİDÂD[Ar. < MEDD]
( Bağlanış, rabtedilme. | İlgi, ilgili olma. | Bağlantı, belirtilerin birbirini tutması. İLE/VE/<> Uzama, uzun sürme. | Uzay. )
- İRTİBAT ile İRTİBATLI/LIK ile İRTİBATSIZ/LIK
- İRTİDÂ'[Ar. < RİDÂ] ile İRTİDÂ'[Ar. < RIDÂ]/İRTİZÂ'[Ar. < RIZÂ] ile İRTİDÂ'[Ar.] ile İRTİDÂD[Ar. < REDD]
( Örtünme, çarşaf gibi şeye bürünme. Beğenme, seçme. | Uygun bulma, râzı olma. İLE Süt emme. İLE Yasak olan şeyden geri durma, çekinme. İLE İslâm dinini bırakarak başka bir dini kabul etme. )
- İRTİDÂD[< REDD] ile DİNİNİ BIRAKARAK BAŞKA BİR DİNİ KABUL ETME
( DİNİNİ BIRAKARAK BAŞKA BİR DİNİ KABUL ETME )
- İRTİDAT ile MÜRTED
( APOSTASY vs. APOSTATE )
( عهدشکني ile ارتداد ile از دين برگشته ile مرتد شدن ile مرتد )
( EADSHKANY ile ERTEDAD ile AZ DYNE BARGASHTEH ile MORTAD SHODAN ile MORTAD )
- [ne yazık ki]
İRTİKÂB ile/ve/||/<> RÜŞVET ile/ve/||/<> ZİMMET ile/ve/||/<> GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMAK
( [TCK md.]
250 @@ 252 @@ 247 @@ 257 )
( Kamu görevlisinin (memur, bilirkişi vb.), icra ettiği kamu görevinin kendine sağladığı nüfûzu kötüye kullanarak, muhatap olduğu kişilerden yarar sağlamaya ya da bu kişileri yarar sağlama yönünde vaatte bulunmaya yönlendirmesi ile oluşur. Kamu görevlisinin tek taraflı olarak mağdurun irâdesini etkilemesi sonucunda işlenen bir suçtur. Seçimlik hareketli bir suç olup kamu yönetiminin güvenilirliğine ve işleyişine karşı suçlar arasındadır. [ “Özgü suç” olarak kabul edilen suçlardandır.][İrtikap suçunun edimcisi, kamu görevlisidir. Kamu görevlisi dışındaki kişilerin irtikap suçu işlemesi olanaklı değildir. Kamu görevlisi olmayan kişiler, suça katıldıklarında, irtikap suçuna yardım etme ya da azmettirme gibi katılım vargıları gereği yargılanabilirler.] İLE/VE/||/<> Görevinin gereği olan bir işi yapması ya da yapmaması için doğrudan ya da aracılarla bir kamu görevlisine ya da başka bir kişiye çıkar sağlanması.[Dört yıldan on iki yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmaktadır.] İLE/VE/||/<> Üstünde olan şey. | Kurum ve kuruluşlarda çalışanlara ya da para işleri ile uğraşan görevliye imza karşılığı teslim edilen para ya da eşya. | Birinin, yasal olmayan yollardan üzerine geçirip ödemeye zorunlu olduğu para. | Bir ticaret kuruluşunun borçlarının tümü. İLE/VE/||/<> Kamu görevlisinin görevlerinin gereklerine aykırı hareket etmesiyle oluşan genel bir suçtur. )
- İRTİZÂK[RIZK] ile/ve/<> İRTİBAT[Ar. < RABT]
( Rızıklanma, rızk alma. İLE/VE/<> Bağlanış, bağlanma. | İlgi, ilgili olma. | Bağlantı. )
- İŞ HAYATI ile/ve/<> ÖZEL HAYAT
( Hayat-veren kaynağa ulaşıncaya dek, su olmayan herşeyi atarsınız. )
- WORK FUNCTION[İng.] / FONCTION DE TRAVAIL[Fr.] / AUSTRITTSARBEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= İŞ İŞLEVİ/FONKSİYONU
- AMEL, FİL[Osm.] / WORK[İng.] / TRAVAIL[Fr.] / ARBEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= İŞ
- İŞ" ile/ve/||/<> HAREKET
- ISAAC NEWTON ve/||/<>/> IMMANUEL KANT
( [ö.] 31 Mart 1727 VE/||/<>/> 12 Şubat 1804 )
- İŞÂAT/İŞÂA[Ar. < ŞÜYÛ] ile İŞÂÂT[Ar. < İŞÂA]
( Haber yayma, herkese duyurma. İLE Duyurmalar, yaymalar. )
- İSABET değil/yerine/= GİRTVURUŞ
- İSABET ile İSABETLİ/LİK ile İSABETSİZ/LİK
- İS'ÂD[Ar. < SUÛD] ile İS'ÂD[Ar. < SA'D]
( Yükseltme, yukarı çıkarma. İLE Kutlu kılma, mes'ûd etme. )
- İSÂE[Ar.] ile MAZARRAT[Ar.]
- İSÂET[Ar.] ile SÛ'[Ar.]
- İŞÂRÂT ile/ve/<> İBÂRÂT
- İŞARET
( SIGN )
- İŞARET ALMA (HİDÂYET)
- İŞARET ile DELİL
( SIGN vs. PROOF )
- İŞARET değil/yerine/= İM/BELİRTİ/İZ, SİM
- İŞARET ile ÎMÂ
- İŞARET ile İŞMAR
( ... İLE El, göz ya da baş ile yapılan işaret. )
- İŞARET = SIGN[İng.] = MARQUE[Fr.] = ZEICHEN[Alm.] = SEGNO[İt.] = SIGNO[İsp.]
- İŞARETLEMEK ile İŞARETLENMEK ile İŞARETLETMEK ile İŞARETLEŞMEK ile İŞARETLEYEBİLMEK ile İŞARET ile İŞARETLİ ile İŞARETÇİ/LİK ile İŞARETSİZ/LİK ile İŞARET DİLİ ile İŞARET FİŞEĞİ ile İŞARET SIFATI ile İŞARET ZAMİRİ ile İŞARET PARMAĞI
- İŞÇİLİK ile/ve HİZMET
- İŞE YARARLILIK ile/ve DEĞİM/LİYÂKAT
- İŞE YARARLILIK ile/ve DEĞİM/LİYÂKAT
( Ne kadar yararlıysan, o kadar adamsındır. )
( USEFULNESS vs. MERIT )
- HEAT TRANSFER COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DU TRANSFERT THERMIQUE[Fr.] / WÄRMEÜBERTRAGUNGSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= ISI AKTARIM KATSAYISI
- WÄRMELEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ISI İLETKENLİĞİ
- KUDRET-İ HARÂRET[Osm.] / HEAT[İng.] / CHALEUR[Fr.] / WÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= ISI, SICAKLIK
- HEAT CAPACITY[İng.] / CAPACITÉ DE LA CHALEUR[Fr.] / WÄRMEKAPAZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ISI SIĞASI
- IŞIK DALGASINDA:
ŞİDDET ile/ve/||/<> RENK ve DOĞRULTU
( Dalga yüksekliği. İLE/VE/||/<> Dalga boyu uzunluğu. )
( Gümüşlü levha üzerine çekilen ve siyah-beyaz fotoğraflarda, ışıktaki şiddet değişiklikleri kaydedilirken, renkli fotoğraflarda, dalga boyu değişiklikleri de kaydedilir. Hologramda, ışığın şiddetiyle birlikte, ışık dalgalarının doğrultusu da kaydedilerek bir nesneyi üç boyutlu görmemiz sağlanır.[Bu, tek renk hologramlar için geçerli olsa da renkli hologramlar için ışığın üç özelliği de kaydedilir.] )
- SÜRAT-İ ZİYÂ[Osm.] / LIGHT VELOCITY[İng.] / VITESSE DE LA LUMIÈRE[Fr.] / LICHTGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞIK HIZI
- INTENSITÉ DE LA LUMIÈRE, INTENSITÉ LUMINEUSE[Fr.] / LICHTINTENSITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞIK ŞİDDETİ
- LIGHT EMITTING DIODE[İng.] / DIODE ÉLECTROLUMINESCENTE[Fr.] / LICHTEMITTIERENDE DIODE, LUMINESZENZDIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞIK YAYAN DİYOT
- NUR, ZİYÂ[Osm.] / LIGHT[İng.] / LUMIÈRE[Fr.] / LICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞIK
- THERMOCOUPLE[İng.] / THERMOCOUPLE[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL ÇİFT
- THERMAL VALUE[İng.] / VALEUR THERMIQUE[Fr.] / THERMISCHER WERT[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL DEĞER
- THERMAL EQUILIBRIUM[İng.] / ÉQUILIBRE THERMIQUE[Fr.] / THERMISCHES GLEICHGEWICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL DENGE
- LEUCHTDIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞIL DİYOT
- THERMOSTAT[İng.] / THERMOSTAT[Fr.] / TEMPERATURREGLER, THERMOSTAT[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL DÜZEN, TERMOSTAT
- THERMOELECTRIC EFFECT[İng.] / EFFET THERMOÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL ELEKTRİK ETKİ
- PHOTOVOLTAISCHER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞIL GERİLİM ETKİSİ
- THERMISCHE BEWEGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL HAREKET
- THERMOELASTICITY[İng.] / THERMOÉLASTICITÉ[Fr.] / THERMOELASTIZITÄT, PHOTOELASTIZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL/IŞIL ESNEKLİK
- THERMAL CONDUCTIVITY[İng.] / CONDUCTIVITÉ THERMIQUE[Fr.] / WÄRMELEITFÄHIGKEIT, PHOTOLEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL/IŞIL İLETKENLİK
- THERMIONIC CURRENT[İng.] / COURANT THERMOÏONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL İYONİK AKIM
- THERMIONIC ACOUSTIC EFFECT[İng.] ile/değil/yerine/= ISIL İYONİK AKUSTİK ETKİ
- THERMIONIC DIODE[İng.] / DIODE THERMOIONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL İYONİK DİYOT
- THERMIONIC CATHODE[İng.] / CATHODE THERMOIONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL İYONİK KATOT
- THERMIONIC TRIODE[İng.] / TRIODE THERMOIONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL İYONİK TRİYOT
- LEUCHTSCHICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞIL KATMAN
- GLÜHKATHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL KATOT
- THERMOMAGNETIC EFFECT[İng.] / EFFET THERMOMAGNÉTIQUE[Fr.] / PHOTOMAGNETISCHER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL MANYETİK ETKİ
- THERMOMECHANICAL EFFECT[İng.] / EFFET THERMOMÉCANIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL MEKANİK ETKİ
- THERMAL DRIFT[İng.] / DÉRIVE THERMIQUE[Fr.] / THERMISCHE DRIFT[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL SÜRÜKLENME
- RÉSISTANCE THERMIQUE DE CONTACT[Fr.] ile/değil/yerine/= ISIL TEMAS DİRENCİ
- LUMINESCENT RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT LUMINESCENT[Fr.] ile/değil/yerine/= IŞILDAMA IŞINIMI
- PHOTODIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞILDİYOT
- PHOTOELEKTRET[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞILELEKTRET
- PHOTOELEKTRIZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞILELEKTRİKLİK
- PHOTOELEKTROMAGNETISCHER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞILELEKTROMANYETİK ETKİ
- PHOTOELEKTROMOTORISCHE KRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞILELEKTROMOTOR KUVVET
- PHOTOGALVANOMAGNETISCHER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞILGÖRÜNÇ MANYETİK ETKİ
- PHOTOKATHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞILKATOT
- İSİM ve FİİL ve HARF/EDAT
( Anlamı/mânâsı olan, zamana bitişmeyen. VE Anlamı/mânâsı olan fakat bir zamana bitişmiş. VE Tek başına anlam/mânâ ifade etmeyen isim. )
- İSİM[Ar.] ile SIFAT[Ar.]
- AD/İSİM ile/ve/||/<> ÖNAD/SIFAT ile/ve/||/<> EDİM/FİİL
( İşaret. İLE/VE/||/<> Nitelik. İLE/VE/||/<> Gerçekleşme. )
- İNŞİA[Osm.] / REYONNEMENT[Fr.] ile/değil/yerine/= IŞIMA
- FACTEURS DE QUALITÉ DU RAYONNEMENT[Fr.] ile/değil/yerine/= IŞIN KALİTE FAKTÖRLERİ
- RADIOÉLÉMENT[Fr.] ile/değil/yerine/= IŞINETKİN ÖĞE
- RADIATION RESISTANCE[İng.] / RÉSISTANCE DE RAYONNEMENT[Fr.] / STRAHLUNGSWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞINIM DİRENCİ
- RADIATION IMPEDANCE[İng.] / IMPÉDANCE DE RAYONNEMENT[Fr.] / STRAHLUNGSIMPEDANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞINIM EMPEDANSI
- RADIOLUCENT, RADIOTRANSPARENT[İng.] / RADIOTRANSPARENT[Fr.] ile/değil/yerine/= IŞINIM GEÇİRGEN
- RADIANT HEAT[İng.] / CHALEUR RADIANT[Fr.] / STRAHLUNGSWÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞINIM ISISI
- RADIATION SOURCE[İng.] / SOURCE DE RAYONNEMENT[Fr.] / STRAHLUNGSQUELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞINIM KAYNAĞI
- RADIATION ACCIDENT[İng.] / STRAHLUNGSUNFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞINIM KAZASI
- STRAHLUNGSQUANTITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞINIM NİCELİĞİ
- RADIATION SCATTERING[İng.] / DISPERSION DU RAYONNEMENT[Fr.] / STRAHLUNGSSTREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞINIM SAÇILMASI
- RADIATION ABSORPTION COEFFICIENT[İng.] / STRAHLUNGSABSORPTIONSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞINIM SOĞURMA KATSAYISI
- RADIANT[İng.] ile/değil/yerine/= IŞINIM YAPAN
- RADIANT INTENSITY, RADIATION INTENSITY[İng.] / STRAHLUNGSINTENSITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞINIM YEĞİNLİĞİ
- RADIATION PATH LENGTH[İng.] / PARCOURS DE RAYONNEMENT[Fr.] ile/değil/yerine/= IŞINIM YOL UZUNLUĞU
- RADIANCE, RADIATION[İng.] / RADIANCE, RAYONNEMENT[Fr.] / STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞINIM
- RADIATION POLYMERIZATION[İng.] / POLYMÉRISATION SOUS RAYONNEMENT[Fr.] / STRAHLUNGSPOLYMERISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞINIMLA POLİMERLEŞME
- STRAHLUNGSMESSGERÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞINIMÖLÇER
- RADIATIONLESS TRANSITION[İng.] / TRANSITION SANS RAYONNEMENT[Fr.] ile/değil/yerine/= IŞINIMSIZ GEÇİŞ
- HEAT OF WARMING[İng.] / CHALEUR D'ÉCHAUFFEMENT[Fr.] ile/değil/yerine/= ISINMA ISISI
- RADIAL DOPPLER EFFECT[İng.] / EFFET DOPPLER RADIAL[Fr.] ile/değil/yerine/= IŞINSAL DOPPLER ETKİSİ
- HEATER[İng.] / RÉCHAUD[Fr.] / HEIZZAPPARAT[Alm.] ile/değil/yerine/= ISITICI
- HÖRBARKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= İŞİTİLEBİLİRLİK
- İŞİTME KESESİ/OTOSİST[Fr. < Yun.] ile İŞİTME TAŞI/OTOLİT[Fr. < Yun.]
( Suda yaşayan bazı omurgasız hayvanlarda, işitme taşını içinde bulunduran, akışkan sıvılı örgen. İLE Omurgalılarda ve bazı omurgasızlarda, denge örgeni olan iç kulakta bulunan, kalker parçacıkları. )
- RADIANT[Fr.] ile/değil/yerine/= IŞIYAN
- ISKALAMAK ile ISKA ile ISKAT ile ISKAÇA ile ISKARÇA ile ISKATÇI/LIK
- İSKAT/ISKAT[< SUKUT | çoğ. ISKATÂT]["ka" uzun okunur] ile İSKÂT[< SÜKÛT]
( Düşürme/düşürülme. | Yok etme. | Hükümsüz bırakma. | Ölünün azapsız kalması için dağıtılan sadaka. İLE Susturma, sükût ettirme. | Tartışmada yanıt veremeyecek duruma getirme, ağzını kapattırma. | Kandırma, râzı etme. )
( ISKAT-I CENÎN: Çocuk düşürme. )
- İSKELE RESTAURANT :
( Rumelihisarı vapur iskelesi, şehir hatları seferleri kaldırıldıktan sonra kiralandı. İskele halen aynı isimle restaurant olarak hizmet veriyor. )
- İSKELE ile İSKELET ile İSKELE KUŞU ile İSKELE BABASI ile İSKELE ALABANDA ile İSKELET MOBİLYA ile İSKELE KELEPÇESİ
- İSKELET ile KEMİRDEK
( ... İLE Kuyruğun iskeleti. )
- İSKONTO/TENZİLAT değil/yerine/= İNDİRİM
- ISKONTO[İt.]/TENZİLÂT[Ar.] değil/yerine/= İNDİRİM
- İSKORBÜT -ile
( Dişeti hastalığı. )
- İSKORBÜT[Fr. < Lat. < Rus.] ile İSKORPİT[Yun.]
( C vitamini eksikliği nedeniyle, dermansızlık, zayıflık ve dişetlerinin yangısı gibi belirtilerle kendini gösteren hastalık. İLE İskopitgillerden, iri başlı, yüzgeçlerinde yakıcı dikenleri bulunan bir balık. )
( ... cum SCORPAENA ACROFA )
- ISLAH/ISLAHATÇ[Ar.] / REFORM/İST[İng.] değil/yerine/= İYİLTİM/Cİ, İYİLEŞTİRME/İYİLEŞTİRİCİ / DEĞİŞİKLİK/DEĞİŞTİRİCİ
- ISLAHAT ile ISLAHATÇI/LIK
- AGENT MOUILLANT[Fr.] / BEFEUCHTUNGSMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= ISLATICI NESNE
- WETTING AGENT[İng.] / BEFRUCHTUNGSMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= ISLATICI NESNE
- İSLAV ile İSLAVCA ile İSLAVİST
- OPERATION, TREATMENT, PROCESS[İng.] / OPERATION, TREATMENT[Fr.] / VERFAHREN[Alm.] ile/değil/yerine/= İŞLEM
- İŞLEMEK ile SUÇ İŞLEMEK ile ZİNA YAPMAK ile ADALETSİZLİK YAPMAK ile İNTİHAR ETMEK ile İHANET ETMEK ile VANALİZM YAPMAK ile ŞİDDET UYGULAMAK ile BAĞLILIK ile KOMİTE ile TAAHHÜT
( COMMIT vs. COMMIT A CRIME vs. COMMIT ADULTERY vs. COMMIT INJUSTICE vs. COMMIT SUICIDE vs. COMMIT TREASON vs. COMMIT VANALISM vs. COMMIT VIOLENCE vs. COMMITMENT vs. COMMITTEE vs. COMMITTING )
( متعهدبانجامامري نمودن ile مرتکب شدن ile سر سپردن ile دست به جنايت زدن ile جنايت کردن ile جنايت مرتکب شدن ile جرم کردن ile زنا کردن ile بي عدالتي کردن ile خودکشي کردن ile انتحار کردن ile دست به خودکشي زدن ile خود کشي کردن ile خيانتکردن ile دست به تخريب زدن ile دست به خشونت زدن ile سرسپردگي ile مجلس مشاوره ile کميسيون ile کميته ile ارتکاب )
( MOTEADBANJAMAMERY NEMUDAN ile MORTEKAB SHODAN ile SAR SEPARDAN ile DAST BAH JENAYT ZADAN ile JENAYT KARDAN ile JENAYT MORTEKAB SHODAN ile JARAM KARDAN ile ZANA KARDAN ile BEY ADOLTY KARDAN ile KHODKESHY KARDAN ile ENTEHAR KARDAN ile DAST BAH KHODKESHY ZADAN ile KHOD KESHY KARDAN ile KHYENTEKARDAN ile DAST BAH TAKHARYBE ZADAN ile DAST BAH KHSHOONT ZADAN ile SARSEPARDEGY ile MOJALS MOSHAVAREH ile KAMYSYVAN ile KAMYTAH ile ERTAKAB )
- İŞLENİLEN/İŞLENİLMEYECEK HALT ile YENİLEN/YENİLMEYECEK NANE
- İŞLENİLEN/İŞLENİLMEYECEK HALT ile YENİLEN/YENİLMEYECEK NANE
- -İSM ile/||/<> -İST
( Durum, olay, koşul, yerleşim, yönelim. İLE/||/<> Bir konuyla ilgilenen kişi. )
- İSMET ve/||/<>/< ÂDEMİYET
- İSMET ve/<> İFFET
- İSMET ile İSMETLİ ile İSMETSİZ
- İSM-İ MÜEKKELÂT
- İSNÂD[çoğ. İSNÂDÂT] değil/yerine/= DAYANDIRMA/DAYANDIRI
- İSNÂD ile İSTİNÂD
( Bir şeyi, biri için "yaptı" demek. | İftira etmek. | Hadislerin sırasıyla kimler tarafından söylenilegeldiğini bildirme. | Yüklem[müsned] ile özne[müsnediileyh] arasındaki ilgi.[Türkçe'de; "-im, -şim, -dim, -dik" gibi] İLE İnat etme. | Direnme. |/| Dayanma. | Güvenme. | Senet, delil, hüccet sayma. | Avcı zinciri gerisinde arka olmak üzere toplu bir durumda bulundurulan asker. )
- İSNAT ile İSNAT GRUBU
- İSOT/BİBER ile PİSPAS
( ... İLE Yemen'lilerin yemeklerinde kullandıkları çok acı bir biber. )
( CAPSICUM ANNUUM cum ... )
- ISPANAKTA:
NİTRAT > NİTRİT
( Ispanakta bulunan nitrat, ısıtılırsa nitrite dönüşür. Dolayısıyla, hiçbir zaman ısıtmadan, ilk pişirmede tüketilmelidir. )
- İSPANYOLET ile İSPANYOLET KİLİT
- İSPAT/TANIT ile/ve KANIT
( Matematik'te. İLE/VE Matematik dışında. Fizik'te. )
( Öne sürülen bir şeyin doğruluğunu göstermede izlenen düşünce süreci. | Tanıtlamaya yarayan belge ya da herhangi bir şey, beyyine, hüccet. İLE Bir şeyin doğruluğu, gerçekliği konusunda kanaat verici belge, delil, iz, argüman. | Anlaşmazlık konusu olan şeyde, yargıcın kanılarını oluşturan şey, delil. | Sonurguya ulaşan bir uslamlamanın dayandığı gerçek, delil.
SONURGU: Bir başlangıcın, bir olgunun, bir ilginin renkli ve zorunlu görülen sonucu, vargısı. )
( İçeriden. İLE/VE Dışarıdan. )
- İSPAT ile DELİL ile BURHAN
( ... İLE ... İLE Kendine uygun ilkeleri olan, ne'liği ve neden'liği belirli olan. )
- İSPAT ile/ve DESTEK
( TO PROVE vs./and SUPPORT )
- İSPAT/İSBAT ile/ve HÜCCET ile/ve BURHAN ile/ve DELİL
( BELGİT: Bir kişinin, yapmaya ya da ödemeye borçlu olduğu şeyi göstermek üzere imzaladığı resmi kâğıt, senet. | Bir önermeyi tanıtlamak için gösterilen ve daha önce doğru olarak kabul edilen başka önerme. )
- İSPAT ile/ve İNANDIRICILIK
( PROVING vs./and PLAUSIBILITY/PERSUASIVENESS )
- İSPAT/İSBAT ile SUBÛT
( Zihinde. İLE Hem zihinde, hem de dışarıda/nesnede/olguda. )
( ... İLE Gerçekleşme, şüpheye yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkma. )
(1996'dan beri)