Bugün[02 Ocak 2026]
itibarı ile 10.004 başlık/FaRk ile birlikte,
10.004 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(15/41)


- HÂDİ'[Ar. < HADÎA] ile HÂDÎ[Ar.] ile HÂDÎ[Ar. < HİDÂYET | çoğ. HEVÂDÎ, HÜDÂT] ile HAYDİ![Ar.]

( Hileci, dolapçı. | Fena, bozuk. İLE Sırada ilk, birinci. | Yenilene yardım eden, yardımcı. İLE Doğru yolu gösteren, hidâyet eden. | Kılavuz, rehber. | Önde giden. | Mızrak ucu. İLE "Hareket geç!" )


- HÂDÎ[< HİDÂYET] -ile

( HİDÂYET EDİCİ, DOĞRUYA GÖTÜREN | KILAVUZ )


- HÂDİM[< HİDMET] -ile

( HİZMET EDEN, YARAYAN )


- HADİS-İ KUTSÎ ile/ve ÂYET


- HÂFÎ[Ar.] ile HAFÎ[Ar. < HAFÂ | çoğ. HAFİYYÂT]

( Çok ikrâm eden, güleryüzle karşılayan. | Yalınayak yürüyen/koşan. İLE Gizli, saklı. )


- HAFÎF[Ar.] ile HAFÎF/HAFFÂF[Ar.] ile HAFÎF[Ar. < HİFFET]

( At koşarken, kuş uçarken, rüzgâr eserken oluşan ses. Hışırtı. İLE Ayakkabı, terlik, kavaf vs. yapan ve satan. İLE Ağır olmayan, yeğni. | Türk müziğinin büyük usullerindendir. )


- HAFİFLEMEK ile HAFİFLETMEK ile HAFİFLEŞMEK ile HAFİFLEŞTİRMEK ile HAFİFLETEBİLMEK ile HAFİFLEYEBİLMEK ile HAFİF/LİK ile HAFİFÇE ile HAFİF UYKU ile HAFİF HAFİF ile HAFİF YOLLU ile HAFİF RÜZGAR ile HAFİF SANAYİ ile HAFİF SIKLET ile HAFİF TERTİP ile HAFİF GÜVERTE ile HAFİF MAKİNELİ ile HAFİF HAPİS CEZASI


- HAFİT/HAFÎD[Ar. çoğ. AHFÂD]/NEVE[Fars.] değil/yerine/= TORUN

( Eril torun. DEĞİL/YERİNE/= ... )


- HAFIZ POST ile/ve/<> ITRÎ


- HAFRİYAT ile HAFRİYATÇI/LIK


- HAFRİYAT değil/yerine/= KAZIM


- HÂHUT ile/ve İNSAN-I KÂMİL


- HÂİB[Ar. < HEYBET] ile HÂİB[Ar. < HAYBET | çoğ. HÂİBÎN]

( Korkan, korkak. | Utangaç. İLE Mahrum. | Ümitsiz, me'yûs, dederli. | Zarara uğrayan. )


- HAK ile/ve HAD


- HAK ile/ve HAKİKAT


- HAK ve/<> HİKMET


- HAK ile/ve/<> HİZMET


- HAK = RIGHT[İng.] = DROIT[Fr.] = RECHT[Alm.] = JUS[Lat.]


- HAKAN/LIK ile HAKANİ SENET


- HAKARET ile AŞAĞILAMA


- HAKARET ile AŞAĞILAYICI

( INSULT vs. INSULTING )

( اهانت کردن ile توهين ile متلک گفتن ile بي حرمتي کردن ile خوار کردن ile بي احترامي کردن ile بي حرمتي ile بدحرفي ile اهانت ile کنفت کردن ile بي احترامي ile موهن )

( ANPEHENT KARDAN ile TOOHYNE ile MOTELK GOFTAN ile BEY HARMATY KARDAN ile KHAR KARDAN ile BEY EHTARAMY KARDAN ile BEY HARMATY ile بدحرفي ile ANPEHENT ile KONAFT KARDAN ile بي احترامي ile MOUHON )


- HAKARET ile/değil/yerine/||/>< ELEŞTİRİ


- [ne yazık ki]
HAKARET ile KAZF/KAZİF

( ... İLE Nitelikli hakaret. | Atma. | Namuslu bir kadına, zinâ suçunu isnâd etme. )

( HADD-İ KAZF: Namuslu kadınlara iftira edenlere verilen ceza. )


- HAKARET ile/ve SÖZLÜ SALDIRI


- HAKARET ile/değil TESPİT


- HAKİKAT ile/ve/||/<>/></< "BENLİK"

( "Konuşursa". İLE/VE/||/<>/>


- HAKİKAT ve DİZGE

( TRUTH and SYSTEM )


- HAKİKAT ile/ve/||/<> EVRENSEL/LİK


- HAKİKAT ile FAKTÖR ile FAKTÖRİYEL ile FAKTORİNG ile ÇARPANLARA AYIRMA ile FAKTÖRLER ile FABRİKA ile FABRİKA SAHİBİ ile GERÇEKLER

( FACT vs. FACTOR vs. FACTORIAL vs. FACTORING vs. FACTORIZATION vs. FACTORS vs. FACTORY vs. FACTORY OWNER vs. FACTS )

( وجود مسلم ile حقيقت ile واقعيت ile عامل ile سازه ile فاکتوريل ile فالگيري ile فاکتور گيري ile عوامل ile کارخانه ile توليدي ile کارگاه ile کارخانه چي ile مطالب )

( VOJUD MOSLAM ile HAGHYGHT ile VAGHEYT ile AMEL ile SAZEH ile FAKTORYLE ile فالگيري ile FAKTOR GYRY ile AVAMEL ile KARKHANEH ile TOLYDY ile KARGAH ile KARKHANEH CHY ile MOTALEB )


- HAKİKAT GERÇEKLİK


- HAKÎKAT[Ar.] ile HADD[Ar.]


- Hakikat ile hakikat


- Hakikat ile hakikat


- Hakikat ile/ve hakikat


- HAKİKAT ile HAKİKAT

( Temel. İLE Ayrım. )

( HAKİKAT: İlkesel tutum/bakış. )


- HAKİKAT ile HAKİKATLİ/LİK ile HAKİKATSİZ/LİK


- HAKİKAT ile HAKİKAT-ÜL-HAKAİK

( Doğa. İLE Tin. )


- HAKÎKAT[Ar.] ile HAKK[Ar.]


- HAKİKAT ve/<> HAYR/HAYIR


- HAKİKAT ile/ve/||/<>/< İTİBAR


- HAKİKAT ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KAVRAM


- HAKİKAT ile/ve KEMÂLÂT

( İzi yoktur ki izinden biline, Dahi tozmaz ki tozundan biline, Sen anı sanma sözünden biline, Hakikat ehlinin olmaz nişanı. )

( GÜZELLİK/KEMÂL: * TENASÜB-Ü ÂZÂ(ÖRGENLERİN UYUMU) * AKIL * AHLÂK * ÇÖZÜM ÜRETEBİLMEK )

( Kemâlâtın en büyüğü, kişinin kendini herkesten küçük görmesidir. )

( Hakikat, tüm âleme değil ancak ehline gösterilir. )

( Hakikat karşılığında ne para alınır, ne de bir şey. )

( Hakikati biliyorsan ölümü iste! )

( Kelâmı, hakikati zamanından önce kulağımıza çalsalar, zeytinyağıyla şişirilen ve çürüyen incire benzeriz. )

( TRUTH/REALITY vs./and PERFECTIONS )


- HAKİKAT ile/ve MAHİYET

( Her hakikatin mahiyeti olur ama her mahiyetin hakikati olmayabilir. )

( TRUE NATURE/ESSENTIAL CHARACTER vs./and TRUTH )


- HAKÎKAT[Ar.] ile MA'NÂ[Ar.]


- HAKİKAT ile MECÂZ ile KİNÂYE

( Kök.(Mutabakat). İLE İkinci anlam yüklemek.(Tazammun/Akıl). İLE Hakikat ile mecâz arasında bırakmak.(İltizam). )


- HAKİKAT ile/ve/değil MUTÂBAKAT

( HAKİKAT: Düşünce dünyası ile dış dünya arasındaki uyuşma/mutâbakat. )

( [not] TRUTH vs./and/but FACT | HARMONY )


- HAKİKAT =/||/<> NOKTA


- HAKİKAT ve/||/<>/> ÖZGÜRLÜK ve/||/<>/> DOYUM


- HAKİKAT ile/ve/<> ÖZNİTELİK

( HAKİKAT: KENDİYLE ÖZDEŞ OLAN )


- HAKİKAT ile/ve/değil SIDKİYET


- HAKİKAT ile/ve/değil SIDKİYET


- HAKİKAT ve/||/<>/= TAŞ/BİTKİ/HAYVAN


- HAKİKAT ile/<> UPUYGUNLUK


- HAKİKAT ile/ve/değil VAK'A

( [not] TRUTH vs./and/but FACT )


- HAKİKAT ile/ve VAKIA ile/ve SIDKİYET


- HAKİKAT ile/<>/>< YANILSAMA


- HAKİKAT ile YORUMLAR

( Vardır/yoktur. İLE Vardır. )


- HAKÎKAT[Ar.] ile ZÂT[Ar.]


- HAKİKATA OLAN BAĞLILIK ile/ve/<> KİŞİYE/İNSANLIĞA YAPILAN HİZMET

( Bir'e hizmet, bin'e hizmet; bin'e hizmet, bir'e hizmet. )

( DEVOTION TO TRUTH vs./and/<> SERVICE/ATTENTION TO HUMAN/ITY )


- HAKİKAT-İ MUHAMMED ve/=/<> ÖVÜLEN AHLÂK


- HAKİMİYET ile BASKIN ile HAKİM OLMAK ile EGEMENLİK

( DOMINANCE vs. DOMINANT vs. DOMINATE vs. DOMINATION )

( غلبه ile تفوق ile حاکمه ile چيره ile حکم فرما ile حکمفرما ile غالب ile تسلط داشتن ile تفوق جستن ile تسلط يافتن ile تفوق يافتن ile مسلط شدن ile مستولي شدن ile استيلاء يافتن ile مستولي گرديدن ile استيلاء ile سلطه ile تسلط ile تحکم )

( GHLEBEH ile تفوق ile HAKAMEH ile CHYRAH ile حکم فرما ile HOKMFARMA ile GHALEB ile TASALT DASHTAN ile TAFOGH JASTAN ile TASALT YAFTAN ile TAFOGH YAFTAN ile MOSALT SHODAN ile MOSTOLY SHODAN ile ESTYLA YAFTAN ile MOSTOLY GARDYDAN ile استيلاء ile SALTEH ile TASALT ile TAHKAM )


- HAKİMİYET değil/yerine/= EGEMENLİK


- HAKİMİYET ile/yerine UYUM


- HAKK ve/<> HADD


- HAKK ile/ve/<> VUCUD

( Varlık.[verili olarak] | SAMED İLE/VE/<> Varlık.[kazanılmış olarak] )

( İlk doğuş. İLE/VE/<> Hakk'tan oluşan. )

( Görünmüyor. İLE/VE/<> Görünüyor. )


- HAL ile/ve/||/<> TAKAT


- HALAKAT[Ar. < HALKA | "ka" uzun okunur] ile HALÂKAT[Ar.]

( Halkalar. İLE Halukluk, iyi ahlâklılık. | Dümdüzlük, düzlük. )


- HÂLÂT[Ar. < HALET] ile HÂLÂT[Ar. < HALA] ile HALAT[Yun.]

( Durumlar, haller, suretler, keyfiyetler, nitelikler. | Meyl, muhabbet, aşk, visal. İLE Halalar. İLE Kenevirden yapılmış çok kalın ip. )


- HALAT ile BORİNA[< İt.]

( ... İLE Dört köşe yelkenlerin, yan yakalarına, alt tarafa doğru bağlanan halat. )


- HALAT ile/ve/<> ÇIMA/CI[İt. CİMA]

( ... İLE/VE/<> Gemiyi iskeleye bağlamak için kullanılan halat. | Halat ucu. )


- HALAT ile GOMBA

( Hasır halat. )


- HALAT ile HALAT ÇEKME ile HALAT FİTİLİ ile HALAT TAMBURU ile HALAT IZGARASI


- HALAT ile İSTİNGA[İt.]

( ... İLE Yelkenleri toplamak için kullanılan halat. )


- HALAT ile İSTRALYA[İt.]

( ... İLE Gemide, direk ve çubukları baş tarafından, burundan tutan halat. | Geminin kaburgalarını birbirine bağlayan demir kuşak. )


- HALAT ile KALÇETE[İt. < CALCETTA]

( ... İLE Elle örülerek yapılan yassı halat. )


- HALAT ile RODA[İt.]

( ...İLE Düzgün sarılmış halat yumağı. )


- HALAT ile SALMASTRA[İt.]

( ... İLE Halat tellerinden, saç gibi örülmüş olan ip. | Özellikle makinelerde birbirine sıkıca değen iki yüzey arasına yerleştirilerek, bu yüzeyler arasına, su, buhar ya da yağların sızmasını önleyen urgan. )


- HALAT ile SARDUN[Yun.]


- HALAT ile/ve SART

( ... İLE/VE Hasır halat. )


- HALAT ile SELVİÇE[İt.]

( ... İLE Gemi armasında bulunan, oynak halat. )


- HALAT ile ŞIPKA

( ... İLE Torpillere karşı ve daha başka işler için gemilerde kullanılan, halattan örülmüş ağ. )


- HALAT ile VARAGELE

( ... İLE Bir şeyi bir yerden başka bir yere çekmek için kullanılan halat. )


- HALÂVET değil/yerine SEVİMLİLİK/ŞİRİNLİK/TATLILIK


- HALÂVET[Ar.] ile TATLILIK, ŞİRİNLİK | ZEVK

( TATLILIK, ŞİRİNLİK | ZEVK )


- HÂLE[Ar.] ile HÂLE[Ar. çoğ. HÂLÂT]

( Bazen ay ve güneşin etrafında görülen parlak daire, ay ağılı. İLE Annenin kızkardeşi, teyze. | Meme çevresinde bulunan koyu renkli daire. )


- HÂLET değil/yerine DURUM


- HALETMEK ile HALET


- HALI/KİLİM ile/ve BERCED[Ar.]

( ... İLE/VE Kalın kilim. | Türk halısı. )


- HÂLİKIYET değil/yerine/= YARATICILIK

( HÂLİKLİK, YARATICILIK )


- HALİLE/ÇALPARA/ÇÂR-PÂRE[Fars.]/CASTANET[İng.] ile HALİLE[Fars. < HELİLE]

( Oyun havalarında kullanılan, dört küçük parça sert tahtadan yapılmış bir vurmalı çalgı. İLE Doğu Hindistan'da yetişen bir bitki. )


- HÂLİYÂT


- HALSİZLİK ile REHÂVET


- HALT[Ar.] ile LÜBS[Ar.]


- HALUK ile/ve/değil/yerine/||/<>/= MEVCUD


- HALVET ile/ve/değil/> CELVET


- HALVET ile ERBAİN

( Müridlere uygulanan. İLE Mürşidlerin, kâmillerin uyguladığı. )


- HALVET ile HALVETİ


- HALVET ile/ve İTİKÂF

( İkisinde de, beş vakit namaz kılınan yerde olma koşulu vardır.[Bayanlar için ibâdet yeri belirlenmiş/aynı olarak evde de itikâfe girme olanağı/hakkı saklıdır.] )


- HAM ile HAMİ ile HAMT ile HAM BEZ ile HAM GAZ ile HAM HUM ile HAMİSİZ ile HAM PAYI ile HAM ERVAH/LIK ile HAM HAYAL ile HAM MADDE ile HAM BESİ SUYU


- HAMÂKÂT ile/ve AHMAKLIK

( Aptallık. İLE/VE Aptallığın da ötesinde aptallık. )


- HAMÂKÂT[Ar.] ile HAMÂSET[Ar.]

( Ahmaklık. İLE Yiğitlik, kahramanlık, cesaret. | Dinleyenleri etkilemek ya da heyecanlandırmak amacıyla yapılan abartılı anlatım. )


- [ne yazık ki]
HAMAKÂT ile/<> İNAT

( Ahmaklık, "beyinsizlik", bönlük(HALÂFET, HUMK, HÜTR) İLE/<> Ne yapmayacağını bilmemek. )


- HAMÂKAT[Ar.] ile RAKÂ'AT[Ar.]


- HAMD ve/<>/>/< AHAD


- HAMD:
HAMÎD ile/ve/||/<>/> AHMED ile/ve/||/<>/> MUHAMMED

( Tevrat. İLE/VE/||/<>/> İncil. İLE/VE/||/<>/> Kur'ân-ı Kerîm. )


- HAMD İLE AMD

( Yüceltme. İLE Niyet, kast, karar. )


- HÂMÎ[Ar. < HUMAT] ile HÂMÎ[Fars.]

( Koruyan, koruyucu, sahip çıkan, gözeten, himâye eden. İLE Hamlık, gevşeklik. )


- HAMÎD[< HAMD] -ile

( ÖVGÜ ANCAK ALLAH'A | ŞÜKREDEN )


- HÂMİD[Ar.] ile HÂMİD[Ar. < HAMD | çoğ. HÂMİDÎN, HÂMİDÛN, HUMMÂD] ile HAMÎD[Ar. < HAMD]

( Koru sönmediği halde alevi sönen ateş. İLE Hamdeden, şükreden. İLE Allah'ın adlarından. | Övülmeye değer. )


- HAMÎD ve MECÎD


- HAMİLİNE MUHARRER SENET değil/yerine/= TAŞIYANA YAZILI BELGİT


- HAMİYET ile HAMİYETLİ ile HAMİYETSİZ/LİK


- HAMİYET ile HAMİYYET

( Kişinin yurdunu, ulusunu ve ailesini koruma çabası. İLE Millî onur ve haysiyet. )


- HAMİYET[Ar.] değil/yerine/= KORUMA

( Bir kişinin, yurdunu, ulusunu ve ailesini koruma çabası. )


- HAMIZ[Ar.] = ASİT


- HAMUR KABARTMADA:
KARBONAT ile/<> KABARTMA TOZU ile/<> MADEN SUYU


- HÂMÛŞ/SÂKİT[Ar. < SÜKÛT]/SAMUT[Fars.] ile HAMÛŞ/HAMUŞ/HÂMUŞ/HÂMÜŞ[Fars.]

( Susmuş, sessiz. | Mevlânâ'nın bazı gazellerinde kullandığı takma adı/mahlası. İLE "HÂMÛŞ" sözü/sözcüğünün hafifletilmiş ve çeşitli kullanımları. [çoğ. HÂMÛŞÂN: Mevlevi mezarlıklarına verilen ad] )


- HAN ile HANE/LİK ile HANİ ile HANELİ ile HANT HANT


- HÂNE[Ar. < HÂNÂT] ile HÂNE[Fars.]

( Meyhane. İLE Ev. | Bir şeyin bölündüğü, ayrıldığı kısımlardan her biri. | Basamak.[matematik] | Hayâlî me'vâ. | Türk müziğinde bir müzik parçasının oluşturulduğu lâhnî topluluklara verilen bir ad. | Halk şairlerinin beyte verdikleri ad. )


- [HANGİ]
(")HAKLA?(") (HİZMET)
ile/ve/değil/yerine/||/<>
AKLA? (HİZMET)


- HAN/KERVANSARAY ile/||/<> SULTANHANI ile/||/<> RİBAT

( Kervan yolları üstünde belirli aralıklarla yapılmış olan konaklama yapılarıdır. Genel adı "Han"dır. (Bkz. Ribat, Sultanhanı) Ticari ve yarı askeri sivil mimarlık örnekler olan bu yapılar, kent içlerinde de bulunabiliyordu. İLE/||/<> Anadolu Selçuklu döneminde çoğu sultanlar tarafından yaptırılan han ve kervansaraylar için kullanılan sanat tarihi deyimi. Genellikle biri kapalı, öteki açık avludan oluşan iki bölümlü bir şema gösterirler. Açık avlu ortasında "köşk mescit" bulunur. Taş süslemeler özellikle girişlerde yoğunlaşır. Her türlü konaklama gereksinimini karşılayan vakıf kuruluşlardı. İLE/||/<> Kaynağı ileri karakol anlamında olan yarı askerî yapılar. Sonradan, han ve kervansaraylar için geç döneme kadar kullanılan yerleşik bir terim. )


- HANTALLIK ile/ve/> ATÂLET

( Hantallık, atâlete ve sonrasında da gittikçe kişinin kendini tüketmesine yöneltir/neden olur. )


- HANÛT[Ar.] ile HÂNÛT[Ar.]

( Ölüyü ilâçlamakta/tahnît etmekte kullanılan ilâç. İLE Dükkân. | Meyhane. )


- HANUT ile HANUTÇU/LUK


- HAPLOİT ile/||/<> DİPLOİT

( Haploit tek kromozom seti (n) İLE diploit çift settir (2n) )

( Formül: Gamet İLE vücut hücresi )


- HAPPENNED WHAT vs. NOT HAPPENNED WHAT


- HARABAT ile HARABATİ/LİK


- HARAKET değil HAREKET


- HARAM ve HADD

( Haram nedir? Kendi nefsine revâ görmediğini başkasına yapmaktır. )

( Bir kiloluk demirden havayı çekseler, bir tondan ağır gelir. )


- HARAM ve/>/hem de HÜRMET

( FORBIDDEN and/>/also RESPECT/REVERENCE )


- HARÂM[Ar.] ile SUHT[Ar.]


- HARÂMÎ/KORSAN[İt./Lat. < KORSO] ile/ve IZBANDUT[İt. SBANDATO < Cerm.] ile/ve EŞKIYÂ/PİRAT

( Bir devletin koruması altında ve uluslararası kurallara göre tâbi olarak hareket eder/di. İLE/VE Görünüşü ve davranışı ile korku veren, iriyarı adam. | Rum korsanlarına verilen ad. İLE/VE Deniz haydutu. )

( Haksız saldırıları dava etme olanağı/hakkı söz konusudur. İLE/VE ... İLE/VE Hiçbir hak söz konusu değildir. )


- HARARET[Ar.] değil/yerine/= COŞKUNLUK


- HARÂRET[Ar.] değil/yerine/= ISI


- HARÂRET değil/yerine/= SICAKLIK; ISI; SUSUZLUK


- HARARET değil/yerine/= SICAKLIK/KIZINÇ


- HARARETLENMEK ile HARARETLENDİRMEK ile HARARET ile HARARETLİ/LİK


- HARD ASİT ile/||/<> SOFT ASİT

( Hard küçük yüksek yük Al³⁺, soft büyük polarize Hg²⁺. )

( Formül: HSAB teorisi )


- HARD vs. TIGHT


- HARD :/yerine ZOR, SERT


- HAREKAT değil/yerine/= EYLEMGE


- HAREKELEMEK ile HAREKETLENMEK ile HAREKETLENDİRMEK ile HAREKE ile HAREKET ile HAREKELİ ile HAREKESİZ ile HAREKETLİ/LİK ile HAREKETSİZ/LİK ile HAREKET DAİRESİ ile HAREKET NOKTASI ile HAREKET HASTALIĞI


- HAREKET:
NOKTA ve/<> HAT ve/<> SATIH/YÜZEY ve/<> HACİM/CİSİM


- HAREKET ile/ve ARDIŞIKLIK


- HAREKET ile/ve/||/<> BAĞIL HAREKET/HIZ


- HAREKET ile/ve BELİRLEYİCİLİK

( MOVEMENT vs./and DETERMINATION )


- HAREKET ile/ve BELİRSİZLİK

( MOVEMENT vs./and INDEFINITENESS )


- HAREKET ve/<> BEREKET

( Varoluşu sağlar. VE/<> Varoluşun sürekliliğini sağlar. )


- HAREKET ve/<> BİÇİM ve/<> UZAM


- DEVİNİM/HAREKET[Ar.] ile/ve/değil/||/<>/> DAVRANIŞ

( ... İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Bilinçsiz/bilinçli hareket. )

( [not] MOVEMENT vs./and/but/||/<>/> BEHAVIOUR )


- HAREKET ve/<> DİNGİNLİK


- HAREKET ile/ve DİRİLİK


- HAREKET ile/ve/||/<> DUYGU

( MOTION vs./and/||/<> EMOTION )


- HAREKET ve/||/<> DUYGULANIM ve/||/<> BENZETME

( İki kişi arasındaki tüm ilişkilerde ve temelinde, anne ile çocuğun ilişkisinde, yerli yerinde ve yeterince bulunması gerekenler... )


- HAREKET ile/ve ETKİLEŞİM


- HAREKET ile/ve ETKİNLİK

( Hareket, tamamlanmamış etkinlik; etkinlik ise tamamlanmış harekettir. )

( Geçmiş-Şimdi-Gelecek'in bütünlüğü. )

( MOVEMENT vs./and ACTIVITY )


- HAREKET ile EYLEM

( MOVEMENT vs./and/||/<>/> ACTION )


- HAREKET ve/> EYLEM ve/> YAŞAM ve/> BİLİNÇ

( HAREKET: Bil-kuvve olanın, bil-fiil olması için gerekli çaba. )

( MOVEMENT and/> ACTION and/> LIFE and/> CONSCIOUSNESS )


- HAREKET ile/ve FİİL


- HAREKET ve/||/<>/>/< HAKİKAT


- HAREKET ve/= HAKK


- HAREKET ile/ve/değil/||/<>/> HARARET


- HAREKET ile HAREKÂT


- HAREKET ile/ve HAREKETİN AMACI

( MOVEMENT vs./and THE AIM OF THE MOVEMENT )


- HAREKET ile/ve/||/<>/>< (HAREKETİN) TERS YÖN(ÜN)DE(Kİ) HAREKET


- HAREKET ve/<> HAREKETTE DİNGİNLİK


- HAREKET ile/ve HİKMET


- HAREKET ile/ve İMAR

( MOVEMENT vs./and TO IMPROVE )


- HAREKET ile İNTİKAL

( MOVEMENT/MOTION vs. TRANSITION )


- HAREKET[Ar.] ile IZDIRÂB[Ar.]


- HAREKET ve KEMÂL/SINIR

( Her hareket, kemâline erer/sonlanır. )


- HAREKET ile/ve/değil KESİNTİSİZLİK


- HAREKET ile/ve KIMILDAMA


- HAREKET ile KIPIRTI


- HAREKET ile/ve KUVVET

( MOVEMENT vs./and POWER )


- HAREKET ve NESNE

( MOVEMENT and MATTER )


- HAREKET[Ar.] ile NUKLE[Ar.]


- HAREKET" ile/ve "NUMARA"


- HAREKET ve OLUŞ ve YOKOLUŞ


- HAREKET ve SABİTLİK

( MOVEMENT and CONSTANCY )


- HAREKET ile SES ile KONUŞMA

( MOVEMENT vs. VOICE vs. SPEECH/TO TALK )


- HAREKET ile/ve ŞEY

( Çırpıntı ve su ayrı değildir. Bizi suyun var oluşundan haberdar eden de o çırpıntıdır. )

( vs./and/||/<> THING )


- HAREKET ile/ve SINIRLILIK


- HAREKET ve/<> SÜKÛN

( Kendi halini/yerini bulmak/bulmaya çalışmak. VE/<> Tamamlanma. )

( Hareket, sükûn ister. VE/<> Sükûn/et, hareketin ademidir/yokluğudur. )

( Kasların, harekete; zihnin, sükûna gereksinimi vardır. )

( Özde, hareket aranmaz/"bulunmaz". )

( DOĞA: Hareketin yasalarının bilimi. )

( HAREKET: Doğal yerinde bulunmama. )


- HAREKET ve/> SÜREKLİLİK

( MOVEMENT/MOTION and/> CONTINUITY )


- HAREKET ile/ve SÜRÜKLENME

( MOVEMENT vs./and TO DRAG )


- HAREKET ile/ve/<> TELÂŞ


- HAREKET ve/> TİN/PSİŞE ve/> ZEKÂ

( Değiştirir. VE/> Birleştirir. VE/> Dönüştürür. )

( Alterates. AND/> Combines. AND/> Tranforms. )

( MOVEMENT and/> PSYCHE and/> INTELLIGENCE )


- HAREKET ve/> ÜMİT/UMUT

( MOVEMENT and/> HOPE )


- HAREKET ile/ve/||/<> UYUMLULAŞTIRILMIŞ HAREKET


- HAREKET ile/ve/değil YER DEĞİŞTİRME(İNTİKAL)

( Basit düzeydeki zihinlerde, hareket, yer değiştirme olarak yorumlanır. )


- HAREKET ve/> YÖN

( Hareketin başladığı andan itibaren yön oluşmaya başlar. )

( Hareketin, yöne gereksinimi vardır. )

( Yön, İbni Sinâ'nın tüm kitapları, ayrı ayrı ve başlı başına bir bölümdür. )

( MOVEMENT and/> DIRECTION )


- HAREKET'TE:
İŞÂRÂT-I HİSSİYE ile/ve MAKSADÜ'L HAREKET


- HARFİYAT değil HAFRİYAT

( ... DEĞİL Toprağı kazma, kazı. )


- HÂRİC-İ KISMET değil/yerine/= BÖLÜM


- HÂRİD[Ar.] ile HARÎD[Ar.] ile HARÎD[Ar.]

( Öfkeli, hiddetli, kızgın. İLE Tek, ayrı. İLE Satın alma. )


- HÂRİF[Ar.] ile HARÎF[Ar. < HİRFET] ile HARÎF

( Yemiş toplayan. İLE Meslektaş, sanat arkadaşı. | Herif, adi ve bayağı adam.| Teklifsiz dost. İLE Sonbahar, güz. )


- HÂRİS ile HÂRİS[< HİRÂSET] ile HARÎS[< HIRS]


- HARMONİC İLE TİMBRE İLE TEMPERAMENT ile/||/<> MÜZİK KURAMSİ

( Sesin müzikal özellikleri. )

( Formül: f = 440 × 2^(n/12) Hz )


- HARMONİK ile ARMONİKA ile HARMONİKLER ile UYUMLU ile ARMONİST ile UYUM ile UYUMLU HALE GETİRMEK ile UYUM

( HARMONIC vs. HARMONICA vs. HARMONICS vs. HARMONIOUS vs. HARMONIST vs. HARMONIUM vs. HARMONIZE vs. HARMONY )

( موزون ile هارمونيک ile ساز دهني ile سازدهني ile همسازها ile همساز ile موسيقي دان ile گارمن ile هم آهنگ شدن ile متناسب بودن ile موافق کردن ile همسازي ile توازن ile هارموني ile هم آهنگي ile همگيني )

( MOZON ile CPEHARMONYK ile SAZ DAHANY ile SAZDEHANY ile همسازها ile NPAMSAZ ile MOSYGHY DAN ile GARMAN ile NPAM AHANG SHODAN ile MOTENASB BODAN ile MOVAFEGH KARDAN ile NPAMSAZY ile TAVAZAN ile CPEHARMONY ile NPAM AHANGY ile CPEHMGYNEY )


- HASÂİS[Ar. < HÂSSİYYET] ile HASÂİS[Ar. < HASÎSE]

( Bir şeye, birine özgü/has olan nitelikler/keyfiyetler. İLE Kötü, fenâ, alçak huylar/tabiatlar. )


- HASAN-I FERÂGÂT ile/ve/||/<> HÜSEYİN-İ ŞAHÂDET


- HASAR[Azr.] = ÇİT[Tr.]


- HASÂRET[Ar.] ile HASÂRET[Ar. çoğ. HASÂRÂT]

( Zarar, ziyan. İLE Sıvık, sulu şey. Koyulaşıp katılaşma. )


- HASAT ile HASAT EVİ ile BİÇERDÖVER ile HASATÇI

( HARVEST vs. HARVEST HOME vs. HARVESTER vs. HARVESTMAN )

( درو کردن ile درو ile پايان درو ile خرمن ile حصاد ile وقت خرمن ile هنگام درو ile درويدن ile دروگر ile نوعي عنکبوت )

( DRO KARDAN ile DRO ile PAYAN DRO ile KHARMAN ile حصاد ile VAGHT KHARMAN ile NPANGAM DRO ile DROYDAN ile DROGER ile NOY ANKABUT )


- HASAT ile HASATÇI/LIK


- HASAT ile TAHSİLAT

( Ürün kaldırma, ekin biçme işi. | Bu yolla elde edilen ürün. İLE Alacakların toplanması ya da süresi içinde ödenmeyenlerin yasal yollarla alınması. )


- HAŞERE[Ar. çoğ. HAŞERÂT] -ile

( Küçük böcekler. | Arı, karınca, örümcek, akrep, fare, yılan ve benzerleri gibi küçük hayvanlar, böcekler. )


- HASET[Ar.] ile/ve/||/<> FESAT[Ar.]


- HASET ve KİBİR

( Haset, kibirin çocuğudur. )

( Kibirlinin/mağrurun düşmanı, Allah'tır! )


- HASET değil/yerine/= KISKANÇLIK/ÇEKEMEMEZLİK/GÜNÜ


- HASET/HASUT değil/yerine/= KISKANÇ/GÜNÜCÜ


- HÂSILA[Ar.] ile/ve/<> HÂSILAT[Ar.]

( Bir işten elde edilen sonuç. Elde edilen kazanç. | Sonuç, netice. İLE/VE/<> Herhangi bir işten husûle gelen şeyler, temettü', yarar/fayda, îrât, vâridat, gelir, kazanç. | Ürün. )


- HASILAT ile HASILATLI


- HÂSILAT[Ar.] ile PARSA[Fars.]

( Ürün. | Gelir, kazanç. İLE Bir izleyici topluluğu önünde yapılan gösteriden sonra toplanan para. )


- HASILAT değil/yerine/= TÜM GELİR


- HASÎR[Ar.] ile HÂSİR[Ar. < HASRET] ile HÂSİR[Ar. < HASÂR | çoğ. HÂSİRÂN, HÂSİRÎN, HÂSİRÛN] ile HÂSÎR[Ar.]

( Feri gitmiş, donuklaşmış göz. | Hasret çeken. İLE Hasret çeken, merâmına nail olmayan. | Çıplak, silahsız, eliboş, savunmadan âciz. İLE Zarara, ziyana uğrayan. İLE Hasır. | Söyler ya da okurken dili tutulan. )


- HASİYET ile HASİYETLİ


- HASLET ile HASLET-İ CEMÎLE

( Huy. İLE İyi huy. )


- HAŞMAT ile HAŞMETULLAH

( HESHMAT vs. HESHMATOLLAH )

( حشمت ile حشمتالله )

( HASHMAT ile HASHMETALLAH )


- HAŞMET[Ar.] yerine GÖRKEM


- HAŞMET ile HAŞMETLİ/LİK


- HAŞMET ile HEYBET

( MAJESTY vs. GRANDEUR )


- HASRET ve/<> GURBET


- HASRET[Ar.] ile/değil HASLET[Ar.]

( Özlem. İLE Huy, doğa, mizac. )


- HASRET ile/ve HAYAL

( "Öldürür." İLE/VE "Diriltir." )


- HASRET ve/<> HÜZÜN


- HASRET değil/yerine/= ÖZLEM

( (")İnsan("), (")bireyler(") içinde, birey'e özlem duyarak yaşar. )


- HASRET ve/> SANAT

( Hasret ortadan kalktığında, sanat ortaya çıkar. )


- HASRET ve/<> SILA[Ar.]

( ... VE/<> Bir süre ayrı kaldığı bir yere ya da yakınlarına kavuşma. | Doğup büyüdüğü ve özlediği yer. )


- HASSASİYET değil/yerine/= DUYARLILIK


- HASSASİYET değil/yerine/= DUYARLILIK/DUYGUNLUK


- HASSASİYET ile/ve GÜÇ

( SENSITIVENESS vs./and POWER )


- HASSASİYET ile HASSASİYETLİ


- HASSASİYET ve/<>/>/< HAYSİYET


- HAŞYET[Ar.] ile İTTİKÂ[Ar.]


- ------- (HAT)

( 2 EYE BROW, 2 BOTTOM EYE LASH, 2 UPPER EYE LASH AND HAIR )


- HAT(HÜSN-İ HAT) ile/||/<> HATTAT

( Arap harfleriyle güzel yazı yazma sanatı. İLE/||/<> Güzel yazı yazan sanatçı. )


- HAT ile HAD

( LINE vs. LIMIT/BOUNDARY )


- HÂT ile/değil HATT


- HAT ile/||/<> HATT MÜSTAKÎM

( Çizgi. İLE/||/<> Doğru. | Varsayılan iki nokta arasını bağlayan en kısa çizgi. )


- HAT yerine/değil HÜSN-İ HAT


- HAT değil/yerine/= İLETİR


- HAT :/yerine ŞAPKA


- HAT ile/ve/> SATH ile/ve/> ŞEKİL

( Tek boyut. İLE/VE/> İki boyutlu. İLE/VE/> Üç boyutlu. )


- HATA ile/ve/değil/<> ATÂLET


- HATALARI/NI ...:
KABUL ET! ve/||/<>/> DERS AL! ve/||/<>/> TEKRARLAMA!


- HATÂR[Ar.] ile HATAR[Ar. çoğ. HATARÂT]

( Çadır eteklerine bağlanan parça. | Bir şeyin etrafını çevreleyen pervaz, çember gibi şeyler. İLE Tehlike. )


- HATÂT[Ar.] ile HATÂT[Ar.] ile HATTÂT[Ar.]

( Cilt yangısından/iltihabından meydana gelen kabukların soyularak iyi olanları. İLE Bağırma, çığırma. İLE El yazısı çok güzel olan sanatkâr. Hatt[güzel yazı] sanatçısı. )


- HATT ile HATT

( Çizgi. | Satır. | Yol. | Yazı. | Parmağın onikide biri olan bir ölçü. İLE Sevgilinin yüzündeki ayva tüyleri. | Gençlerin yüzünde yeni çıkan sakal ve bıyık, sarı tüyler. )

( Yazı/hatt, üstâdın öğretisinde gizlidir. Kıvamı, çok yazmaktadır; devamı, İslâm dini üzere olmaktır. )