T ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 10.004 başlık/FaRk ile birlikte,
10.004 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(14/41)
- GAYE ile GAYET ile GAYELİ/LİK ile GAYESİZ/LİK
- GÂYE/LİMİT değil/yerine/= SINIR
- GAYET[Ar.] değil/yerine/= PEK
- GAYRET[Ar.]/EFOR[Fr./İng. < EFFORT] (ETMEK) değil/yerine/= ÇABA/LAMAK
- GAYRET ile/ve GAYÛR
( Kişinin/kulun uğraşları. İLE/VE Allah'ın kulu için uğraşı. )
- GAYRET ile GERİLİM
- GAYRET ve/||/<>/< HAYRET
- GAYRET ve/||/<>/> RİAYET
- GAYRET ile/ve TAHSİL
( Kişiden. İLE/VE Allah'tan. )
- GAYRET ve/<> TEVEKKÜL
- GAYRET ile/ve/> TEVHİD
- GAYRETLENMEK ile GAYRETLENDİRMEK ile GAYRET ile GAYRETLİ/LİK ile GAYRETSİZ/LİK ile GAYRET KUŞAĞI
- GAYRİSAFİ ile GAYRİSAFİ HASILAT ile GAYRİSAFİ MİLLİ HASILA
- GAYÛR[< GAYRET] değil/yerine/= GAYRETLİ, ÇOK ÇALIŞKAN | DAYANIKLI [GAYYÛR değil!]
- GAZ MOLEKÜLÜNDE:
SICAKLIĞIN YÜKSELMESİ ile/ve/||/<>/> HIZLI HAREKET
( Bir gazın molekülleri, sıcaklık yükseldikçe daha hızlı hareket eder. Bununla birlikte, moleküllerin arasındaki çarpışmasnın şiddeti de artar. Moleküllerin ortalama hızı, mutlak sıcaklğın kare köküyle orantılıdır. )
( Artan sıcaklığın, Güneş'in atasında bulunan hidrojen gazı üzerindeki ilk etkisi, çarpışmalar sonucunda hidrojen moleküllerinin [H2] ayrı ayrı hidrojen atomlarından oluşan bir gaz [H] üretmek üzere parçalanması olmuştur. )
- GAZ[Fr. < Lat. CHAOS[Van Helmont] | "ga" uzun okunur] ile GAZ[Fr. < GAZE] ile GÂZ[Ar.]
( Normal basınç ve sıcaklıkta, olduğu gibi kalan, içinde bulunduğu kabın her yanına yayılma ve bu kabın iç yüzeyinin her noktasına basınç yapmak özelliğinde olan akışkan nesne. İLE Tül. İLE Diş. | Dişle tutma, ısırma. )
- GAZÂ[Ar.] ile/||/<> CİHAD[Ar.]
- GAZAB[Ar.] ile İŞTİYÂT[Ar.]
- GAZAB[Ar.] ile SUHT-SAHT[Ar.]
- GEBERMEK/MÜRT[Fars.]/CIZLAMI ÇEKMEK[argo] ile ÖLMEK
( Hayvanlar üzerine/için. İLE Kişiler üzerine/için. )
- GEÇ GELEN/KALAN "ADÂLET" ile/değil/>< ADÂLET
( Geç gelen "adâlet", adâlet değildir! )
- GEÇ ile GEÇE ile GEÇELİ ile GEÇİCİ/LİK ile GEÇİCİ İŞÇİ/LİK ile GEÇİCİ MADDE ile GEÇİCİ PLAKA ile GEÇİCİ TEMİNAT ile GEÇİCİ PERSONEL
- GEÇ ile GEÇE ile GEÇELİ ile GEÇİCİ/LİK ile GEÇİCİ İŞÇİ/LİK ile GEÇİCİ MADDE ile GEÇİCİ PLAKA ile GEÇİCİ TEMİNAT ile GEÇİCİ PERSONEL
- GEÇERLEMEK ile GEÇERLENMEK ile GEÇERLETMEK ile GEÇERSİZLEŞMEK ile GEÇERSİZLEŞTİRMEK ile GEÇER/LİK ile GEÇERLİ/LİK ile GEÇERSİZ/LİK ile GEÇER NOT ile GEÇER AKÇE ile GEÇER DEĞER ile GEÇERLİ DURUM
- GEÇERLİ DURUM/KONJONKTÜR ile BAĞLAM/KONTEKST
- [ne yazık ki]
(")GECİKEN/GECİKMİŞ ADÂLET(") =/||/> ADÂLETSİZLİK
- GEÇİT ile AŞIT
( ... İLE Siper, kuytu yer. | Aşılacak yer. | Dağ geçidi. )
- GEÇİT ile/ve/değil EŞİK
- GEÇİT ile GEÇİŞ
- GEÇİT ile GEÇİT
( GATE vs. GATEWAY )
( دروازه ile باب ile مدخل )
( DARVAZEH ile BAB ile MADKHAL )
- GEÇİT ile GEÇİT HAKKI ile GEÇİT RESMİ ile GEÇİT TÖRENİ
- GEÇİT ile/ve KOYAK/KISIK/KLÜZ
( ... ile/ve VADİ )
- GEÇİT ile MUHTEŞEM
( GORGE vs. GORGEOUS )
( پر خوري کردن ile دره تنگ ile پر خوردن ile زياد تپاندن ile با جلوه )
( PAR KHORY KARDAN ile DAREH TANG ile PAR KHORDAN ile ZYAD TAPANDAN ile BA JALVEH )
- GEÇMEK ile ÇAPRAZ ÇUBUK ANAHTARI ile ÇAPRAZ ÇUBUK SİSTEMİ ile MEMLEKET BOYUNCA ile ŞAŞI ile ÇAPRAZ BESLEME ile ÇAPRAZ GÜBRELEME ile ÇAPRAZ İNDEKS ile GEÇİŞ NOKTASI ile ÇAPRAZ AMAÇ ile ÇAPRAZ REFERANS ile ENİNE KESİT ile ÇAPRAZ KESİM ile GEÇİŞ ile ÇAPRAZ OLARAK
( CROSS vs. CROSS BAR SWITCH vs. CROSS BAR SYSTEM vs. CROSS COUNTRY vs. CROSS EYED vs. CROSS FEED vs. CROSS FERTILIZATION vs. CROSS INDEX vs. CROSS OVER POINT vs. CROSS PURPOSE vs. CROSS REFER vs. CROSS SECTION vs. CROSSCUT vs. CROSSING vs. CROSSWISE )
( ضربدر ile خاج ile عبور کردن ile از هم گذشتن ile صليب ile چليپا ile چارميخ ile گزينه شطرنجي ile سيستم شطرنجي ile ورزش هاي ile چپ چشم ile خورد متقابل ile لقاح متقابل ile فهرست تقابلي ile شاخص متقابل ile نقطه همگذري ile قصد متقابل ile مراجعه متقابل کردن ile مقطع عرضي ile ميان بر ile محل تقاطع ile متقاطع ile گذرگاه ile همگذري ile از پهنا )
( ZARBADAR ile KHAJ ile OBUR KARDAN ile AZ NPAM GOZASHTAN ile SELYBE ile چليپا ile چارميخ ile GOZYNAH SHATRANJY ile SYSETAM SHATRANJY ile VARZESH CPEHAY ile CHAP CHESHAM ile KHORD MOTEGHABEL ile LAGHAH MOTEGHABEL ile FANPAREST TAQABELY ile SHAKHS MOTEGHABEL ile NAGHTEH CPEHMGOZARY ile GHSAD MOTEGHABEL ile MARAJEEH MOTEGHABEL KARDAN ile مقطع عرضي ile MYAN BAR ile MOHAL TAQATE ile MOTEQATE ile GOZARGAH ile CPEHMGOZARY ile AZ PPEHNA )
- GEÇMEK ile GEÇMEZ/LİK ile GEÇMELİ ile GEÇMELİK ile GEÇMEZ NOT ile GEÇMEZ AKÇE
- GEIST[Alm.] ile GEMÜT[Alm.] ile SEELE[Alm.]
- GEL-GİT ile/ve/||/<> GİT-GEL
- GELİN-DAMAT ve/||/<> SAĞDIÇ
( ... VE/||/<> Düğünde, gelin ya da güveye kılavuzluk eden kişi. )
- GELİŞ ile MACERACI ile MACERA ile MACERACI ile MACERAPEREST ile MACERACI
( ADVENT vs. ADVENTIVE vs. ADVENTURE vs. ADVENTURER vs. ADVENTURESS vs. ADVENTUROUS )
( ظهور ile نابومي ile خوان ile ماجريي ile ماجرا ile ماجراجو ile ماجرا جو ile حادثه جو ile زن جسور ile پرماجرا ile پر سرگذشت ile مخاطره آميز ile ماجراجويانه ile مخاطره طلب )
( ZEHOR ile نابومي ile KHAN ile ماجريي ile MAJERA ile MAJERAJO ile ماجرا جو ile HADESEH JO ile ZAN JASOR ile PORMAJERA ile PAR SARGOZASHT ile MOKHATEREH AMYZ ile MAJERAJOYANEH ile MOKHATEREH TALAB )
- GELİŞİM = DEVELOPMENT[İng.] = DÉVELOPPEMENT[Fr.] = ENTWICKLUNG[Alm.] = SVILUPPO[İt.] = DESARROLLO[İsp.]
- GELİŞİMDE:
ZORUNLULUK ile/ve/<> CESÂRET
- GELİŞMİŞLİĞİN, OLGUNLUĞUN/KEMÂLÂTIN SONU:
YALINLIK ve/||/<> SÜKÛT
- GEMİ ile SALAPURYA[İt.]
( ... İLE Ticaret eşyası taşımakta kullanılan, 10-15 tonluk, üçgen biçiminde yelkeni olan deniz taşıtı. )
- GEN KNOCKOUT ile/||/<> GEN KNOCKDOWN
( Knockout tam inaktive, knockdown kısmi azaltma. )
( Formül: Complete İLE partial inactivation )
- GENÇ ve/<> BİSİKLET
- GENDER :/yerine CİNSİYET
- GENDER[İng.] değil/yerine/= TOPLUMSAL CINSİYET
- GENELLEME ile/değil/yerine/>< İCTİHÂD
- GENELLEŞTİRİLMİŞ KOORDİNAT ile/||/<> KARTEZYEN KOORDİNAT
( Genelleştirilmiş q_i sistemin doğal koordinatları, kartezyen x,y,z. )
( Formül: q_i (θ iler ileφ vb) İLE (x iley ilez) )
- GENERAL ABDUL MALEK ile GENERAL ABDUL RAŞİD DUSTAM ile GENERAL ABDÜLKERİM ile GENERAL MÜŞERREF ile GENEL MOTORLAR ile ÜRETİLEBİLİR ile GENEL ile GENERAL NAZAR HAZARCI ile GENEL KABUL ile GENEL KURUL ile GENELKURMAY ile GENEL GREV ile GENELCİLİK ile GENELLİK ile GENELLEME ile GENELLEŞTİRMEK ile GENEL OLARAK ile GENERALLİK ile NESİL ile NESİLDEN NESİLE ile ÜRETKEN ile JENERATÖR ile CÖMERT
( GENERAL ABDUL MALEK vs. GENERAL ABDUL RASHID DUSTAM vs. GENERAL ABDUL KARIM vs. GENERAL MOSHARRAF vs. GENERAL MOTORS vs. GENERABLE vs. GENERAL vs. GENERAL NAZAR KHAZARJI vs. GENERAL ACCEPTATION vs. GENERAL ASSEMBLY vs. GENERAL STAFF vs. GENERAL STRIKE vs. GENERALISM vs. GENERALITY vs. GENERALIZATION vs. GENERALIZE vs. GENERALLY vs. GENERALSHIP vs. GENERATION vs. GENERATION AFTER GENERATION vs. GENERATIVE vs. GENERATOR vs. GENEROUS )
( زايش پذير ile جنرال ile ژنرال ile کلي ile عمومي ile عام ile ژنرال عبدالکريم ile ژنرال عبدالملک ile ژنرال عبد الرشيد دوستم ile اطلاق ile مجمع عمومي ile ژنرال مشرف ile جنرال موتورز ile جنرال نزار خزرجي ile ارکان حرب ile اعتصاب عمومي ile ژنراليسيم ile عموميت ile اصل کلي ile نکته کلي ile تعميم ile تعميم دادن ile تعميم کردن ile عمومي کردن ile کليت بخشيدن ile عموميت دادن ile عموما ile بطور اعم ile معمولا ile روي هم رفته ile سرتيپي ile سرلشکري ile علم لشکرکشي ile نسل ile ذريه ile توليد ile زاد ile پشت در پشت ile توليدي ile نسلي ile مولد ile لوطي ile نبيل ile کريم ile بي دريغ ile نظر بلند ile باسخاوت ile سخاوتمند ile حاتم ile راددست ile بزرگ منش ile با مروت ile عطابخش ile نيکمرد ile کرام ile صاحب کرم ile راد دست ile وهلب ile سخي )
( ZAYSH PAZYR ile JONARAL ile ZHNERAL ile KELY ile AMOMY ile عام ile ZHNERAL ABDOLKARYM ile ZHNERAL ABDOLMOLK ile ZHNERAL ABD ELERESHYD DOSTAM ile ETLAGH ile MAJMA AMOMY ile ZHNERAL MOSHARF ile جنرال موتورز ile JONARAL NEZAR KHZARJY ile ARKAN HARB ile ETESAB AMOMY ile ZHNERALYSYM ile AMOMYT ile ESL KELY ile NEKTEH KELY ile TAMYM ile TAMYM DADAN ile TAMYM KARDAN ile AMOMY KARDAN ile KELYT BAKHSHYDAN ile AMOMYT DADAN ile AMOMA ile BETOR AM ile MAMOLA ile ROY NPAM RAFTEH ile سرتيپي ile SARLASHKARY ile ALAM LASHKARKESHY ile NESEL ile ZARYYEH ile TOLYD ile ZAD ile POSHT DAR POSHT ile TOLYDY ile NESELY ile MOLD ile لوطي ile نبيل ile KARYM ile BEY DARYGH ile NAZAR BALAND ile BASOKHAVAT ile SOKHAVATMAND ile HATAM ile RADDAST ile BOZORG MONASH ile BA MOROT ile عطابخش ile نيکمرد ile کرام ile SAHEB KARAM ile RAD DAST ile وهلب ile سخي )
- GENERK/DEVLET[Ar.] ile/ve/değil/||/<>/< ULUS/MİLLET[Ar.]
- GENETİK DRİFT ile GENETİK ŞİFRE
( Küçük popülasyonlarda gen frekanslarının rastgele değişmesi. İLE DNA'nın protein sentezi için taşıdığı veriler. )
- GENİFLOW ile GENETİK DRİFT
( Popülasyonlar arasında gen alışverişi. İLE Rastgele olaylar sonucu gen frekanslarının değişmesi. )
- [ne yazık ki]
!GENOSİT[İng./Fr. < GENOCIDE] değil/yerine/= SOYKIRIM
- GEOİD değil/yerine/= YERGİN, YERİMSİ
- GEOMETRİK ADÂLET ile/ve/||/<>/> ARİTMETİK ADÂLET
- GERÇEK/LİK ile/ve HAKİKAT[Ar.]
( Çok. İLE/VE Tek. )
( Varoluş. İLE/VE Varlık. | İlke. )
( Bilimde. İLE/VE Felsefede. )
( ... İLE/VE Var'ı var, yok'u yok olarak bilmektir. )
( ... İLE/VE Varoluşu kişinin iradesine bağlı olmayan. )
( Sürekli değişen, değişmeye mahkum olan. / Olup da bitmeye yönelmiş olan. İLE/VE Ebedî olan. Üstündeki örtü [peçe/lethia(Yun. > alethia)] kaldırılıp altındaki biçimin ortaya çıkması. )
( Beklenmeyen ve tahmin edilemez olan, gerçektir. )
( Saf, karışımsız ve bağımsız olan gerçektir. )
( Gerçek, en yüce mutluluktur. )
( Gerçekten söz etmek bile mutluluktur. )
( Gerçek, kavranamaz olandır. )
( Gerçek olan, sürekli sözsüzdür. )
( Gerçek, gerçek-olmayanda gerçeği görür. )
( Sahte olanlar gittiğinde, geride kalan, gerçek olandır. )
( Geçicilik, gerçekdışılığın en iyi kanıtıdır. )
( Gerçek, herhangi bir amaca hizmet edemez. )
( Gerçek, herkes için her zaman geçerlidir. )
( Gerçek, bilen ve bilinen ikileminin ötesindedir. )
( Gerçek, ŞU AN'da ve BURADA olandır. )
( Gerçeği bilmek, onunla uyum içinde olmak demektir. )
( Gerçeği bilmeye uğraşmayalım. Çünkü zihin yoluyla edinilen bilgi, gerçek bilgi değildir. )
( Gerçeğe varış, bizim bir kişi olmadığımız olgusunun fark edilmesidir. )
( Gerçeğe varmış olan kişiler, çok sessizdir. )
( Gerçeği bir formüle bağlama isteğimiz, onu inkâr demek oluyor, çünkü o sözcüklere sığdırılamaz. )
( Gerçek, bir şeyi ister gibi istenemez. )
( Gerçek, herkes için birdir, ancak sahte olan kişiseldir. )
( Gerçeğin deneyimi diye bir şey yoktur. Gerçek, deneyim ötesidir. )
( Gerçeğin zihinde yansıması için zihnin berraklığı ve sessizliği gereklidir. )
( Ancak, hayrette olduğumuz zaman, gerçeği bilebiliriz. )
( Ancak, gerçeğin kendi olduğumuzda, gerçeği bilebiliriz. )
( Gerçek, keşiftedir, keşfedilmişte değil. )
( Eğer anlatabilirsek, o, gerçek olan değildir. )
( Sözler, sözleri yaratır; gerçek ise sessizdir. )
( Gerçek olmayanı yaratan, zihindir ve sahtenin, sahte olduğunu gören de zihindir. )
( Zaman ve uzay ile sınırlı ve bir tek kişi için geçerli olan, gerçek değildir. )
( Gerçek, sahtenin reddi ve inkârı ile ifade edilebilir -eylemle. )
( Neyin gerçek olmadığını bilebiliriz -ki bu da sahte olandan kurtulmamıza yeter. )
( Gerçeğe varmış kişi, egosuzdur. )
( Neyle aşırı meşgulseniz, onun gerçekliğine inanırsınız. )
( Gereksiniminiz olan tek şey, gerçeğe duyulan samimi özlemdir. )
( Gerçeğin bilinmesi için "ben" ve "benimki" fikirleri gitmelidir. )
( Gerçeğin, zihinde yansıması için zihnin berraklığı ve sessizliği gereklidir. )
( Gerçeği keşfettiğimi ne zaman anlarım? "Bu doğru", "Bu doğru değil" fikri ortaya çıkmadığı zaman. )
( Gerçeği bulmak için günlük yaşamımızın en küçük eylemlerinde gerçek olmalıyız. )
( Gerçeği aramak, üstlenilen tüm işler arasında en tehlikeli olandır, çünkü o içinde yaşadığımız dünyayı yıkar. )
( Gerçeğin aranışında, yalan ve hile olamaz. )
( Eğer amacımız gerçek sevgisi ve yaşam sevgisi ise korkmamıza gerek yoktur. )
( Kendinizi yeterli ve emin hissettiğiniz sürece, gerçek, sizin ulaşamayacağınız yerdedir. )
( Söylenilecek yalan bulamayanların başvurduğu son çözüm, gerçektir. )
( Hakiki olmayanın hakiki olmadığını fark eder ve onu atarsınız. )
( Hakiki olan, zarın hem içinde, hem de dışındadır. )
( Hakikat, gerçekliğin ardında duran dayanakçadır. )
( Hakikat, olguları birliğe getiren ilkedir. )
( Hakikat, "betimlenemez" olduğu ölçüde kendini ortaya koyar; karmaşıktır, anlamı belirsizdir, varlığını karşıtların buluşmasına dayalı olarak sürdürür ve ancak erginleme vahiyleri yoluyla dile getirilebilir. )
( Hakikatin üzerindeki perdelerden biri, dildir. )
( Adâlet, ancak hakikatten; saadet, ancak adâletten doğabilir. )
( HODOS TES ALETHEIA: Hakîkate götüren yol. )
( Hem, hem de. İLE/VE Ne, ne de. )
( Olduğu biçimde. İLE/VE Etkisi itibariyle. )
( The unexpected and unpredictable is real.
What is pure, unalloyed, unattached is real.
The real is bliss supreme.
Even to talk of real is happiness.
The real is inconceivable.
The fact is always non-verbal.
The real sees the real in the unreal.
What remains when the false is no more, is real.
Transiency is the best proof of unreality.
Reality is beyond the duality of the knower and the known.
The real is for all and forever.
Reality is beyond the duality of the knower and the known.
The real is, what is RIGHT NOW and RIGHT HERE.
To know reality is to be in harmony with it.
Do not try to know the truth, for knowledge by the mind is not true knowledge.
Realisation is of the fact that you are not a person.
Realised people are very quiet.
Your very desire to formulate truth denies it, because it cannot be contained in words.
The real cannot be wanted, as a thing is wanted.
Reality is common to all. Only the false is personal.
There is no such thing as the experience of the real. The real is beyond experience.
Clarity and silence of the mind are necessary for the reflection of reality to appear in the mind.
You can know reality only when you are astonished.
You know the real by being real.
Truth is in the discovery not in the discovered.
If you can convey, it is not the real thing.
Words create words, reality is silent.
It is the mind that creates the unreal and it is the mind that sees the false as false.
What is limited in time and space, and applicable to one person only, is not real.
Truth can be expressed only by the denial of the false -in action.
You can know what is not true - which is enough to liberate you from the false.
The realised man is egoless.
Whatever you are engrossed in you take to be real.
All you need is a sincere longing for reality.
For reality to be, the ideas of 'me' and 'mine' must go.
Clarity and silence of the mind are necessary for the reflection of reality to appear in the mind.
When do I know that I have discovered truth?
When the idea 'this is true', 'that is true' does not arise.
To find reality you must be real in the smallest daily action.
The search for reality is the most dangerous of all undertakings for it will destroy the world in which you live.
There can be no deceit in the search for truth.
If your motive is love of truth and life, you need not be afraid.
As long as you feel competent and confident, reality is beyond your reach.
You can see the unreal as unreal and discard it.
The real is both within and without the skin. )
( 1- Gözlemleyebilsek de, gözlemleyemesek de varolanların, varoluşu.
2- Tutarlı gözlemlerden ya da deneylerden, genel sonuçlar çıkarmanın meşrû olduğu.
3- Hiçbir etkinin, ışık hızından daha hızlı yayılamayacağı.[YERELLİK/LOCALITY]
[Bernard D'Espagnat] )
( Kendinde olan. | Evrensel. | Yalansızlık. )
( Gerçekliğin ötesine ulaşmaya cesaret edemeyen, hakikati fethedemez. )
( REALITY vs./and TRUTH )
( WIRKLICHKEIT mit/und WAHRHEIT )
( ... ile/ve ALETHEIA )
- GERÇEKLİK = TRUTH[İng.] = VÉRITÉ[Fr.] = WAHRHEIT[Alm.] = VERITAS[Lat.]
- GERÇEKLİK ile/ve ÜMİT
( ÜMİT: Kahırdan kurtulma dürtüsü. )
( REALITY vs./and HOPE )
- GERÇEKLİK/HAKİKAT =/< KUŞKU BULUNMAYAN/BARINDIRMAYAN
- GEREKLİ/LİK ile ÇAĞRIŞIM/TEDÂÎ[Ar. < DA'VET]
- GEREKSİNİM ile/ve/> DAVET
( NEED vs./and/> TO INVITE )
- GERGİNLİĞİN BÖLGELERİNDE:
BOYUN ile/ve/||/<> OMUZ ile/ve/||/<> ÜST SIRT ile/ve/||/<> ORTA SIRT ile/ve/||/<> ALT SIRT ile/ve/||/<> MİDE
( [psikolojik nedenleri] "Kendini tanımlamada korku ve bastırılmışlık." İLE/VE/||/<> "Zorunluluk ve sorumluluk." İLE/VE/||/<> "Üzüntü, keder." İLE/VE/||/<> "Güvensizlik ve güçsüzlük." İLE/VE/||/<> "Utanç, suçluluk, değersizlik." İLE/VE/||/<> "Duyguları yönetmede yetersizlik." )
- GERİLLA ile DEVLET
( Kaybetmediği sürece kazanır. İLE Kazanmadığı sürece kaybeder. )
- GEŞ[Fars.] ile GEŞT[Fars.]
( Güzel, hoş. | Naz ve edâ ile yürüme. İLE Gezme, seyretme, dolaşma. )
- GEST- ile/||/<> GRAVİ- ile/||/<> PHOR-/-PHORE/-PHORİA/PHORO-/-PHOROUS
( Taşıma. İLE/||/<> Ağır, gebe. İLE/||/<> Taşıyan, yüklenen, görme ekseninin dönmesi. )
- GESTALT[İng.] değil/yerine/= BİÇİM
- GESTURE :/yerine JEST
- GET :/yerine ALMAK, EDİNMEK
- GEUST- ile/||/<> -GEUSİA
( Tat. İLE/||/<> Tat alma duyusu ile ilgili. )
- GEVEZELİK ve/||/<> GAFLET
( Bilgelik/hikmet/irfan bulunmayan söz. VE/||/<> Düşünce ve bilgi bulunmayan susma/sükût. )
- GEYÜT -ile
( Gelinin akrabalara hediye olarak götürdüğü giysiler. )
- GEZEGEN ile/||/<> HAREKET
( Kepler yasaları, eliptik yörüngeler )
( Johannes Kepler tarafından 1609 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1571-1630) (Ülke: Almanya) (Alan: Astronomi, Matematik) (Önemli katkıları: Gezegen hareket yasaları) )
- GEZEGEN = SEYYARE[Ar.] = PLANET[İng.] = PLANÈTE[Fr.] = PLANET[Alm.] = PIANETA[İt.] = PLANETA[İsp.]
- GEZEGENLERDEKİ YAĞIŞ TÜRLERİNDE:
SU ile SÜLFÜRİK ASİT ile METAN ile ELMAS ile CAM ile SIVI DEMİR
( Dünya'da. İLE Venüs'te. İLE Titan'da. İLE Neptün'de. İLE HD189733b'de. İLE OGLE-TR-56b'de. )
(
)
- TURİST[İng.]/GEZEN ile/değil/yerine GEZGİN
( Gezen tilki, yatan aslandan evlâdır. )
( Evliyâ Çelebi, [o zamanın koşullarında] 257 şehir, 7600 kale gezmiştir. )
( 









)
( [not] TOURIST vs./and/but TRAVELLER
TRAVELLER instead of TOURIST )
- GEZGİN TURİST
( TRAVELLER
TOURIST )
- GHOST :/yerine HAYALET
- GIANT :/yerine DEV
- GİB/GRAPHICS PROCESSING UNIT[İng.] değil/yerine/= ÇİZGE İŞLEME BİRİMİ, GRAFİK İŞLEME BİRİMİ
- GİBİ OL(URSUN):
HZ. ÎSÂ ile HZ. MUHAMMED ile ALLAH
( Kendini kurtarmak istersen. İLE Başkasını kurtarmak istersen. İLE Hiçbir işe karışma! )
- GİDİŞAT ile/ve/değil/yerine/<> SÜREÇ
- GIFT :/yerine HEDİYE
- GILBERT ve EDISON
- GİNGİVİT ile/||/<> PERİODONTİT
( Diş etlerinin yangılanması. İLE/||/<> Diş etleri ve dişleri destekleyen kemiklerin yangılanması. )
- GIR ile GIRT ile GIR GIR ile GIR GIRCI ile GIRÇ GIRÇ
- GİRİFT[Fars.] değil/yerine/= GİRİŞİK/ÇAPRAŞIK
- GİRİFT/LİK ile GİRİFT TEZYİNAT
- GİRİNTİ ile GİRİNTİ ile GİRİNTİLİ ile GİRİNTİ ile SENET
( INDENT vs. INDENTATION vs. INDENTED vs. INDENTION vs. INDENTURE )
( تو گذاشتن ile بر جسته کردن ile دندانهگذاري ile تضريس ile تورفتگي ile تو رفتگي ile تورفته ile تو گذاري ile عقب بردگي ile دوبل کردن ile دوتاسازي ile عهد نامه )
( TO GOZASHTAN ile BAR JASTEH KARDAN ile DANDANETGOZARY ile تضريس ile TOREFTAGY ile TO RAFTAGY ile TOREFTEH ile TO GOZARY ile AGHAB BARDEGY ile DOBEL KARDAN ile DOTASAZY ile EAD NAMEH )
- GİRİT ve/<> IRAKLION(KANDİYE)
( ... VE/<> Girit adasının başkenti. )
( Girit adası, Roma, Helen, Mısır, Arap ve Osmanlı uygarlıklarının tarih zenginliğinin buluşma noktasıdır. )
- GİT!(") ile/ve/değil/||/<>/< KALMA!
- GİTAR ile GİTARCI/LIK ile GİTARİST
- GIVING IMPORTANCE vs. TO VALUE/SUPPORT
- GIVING NAME vs. TO CONCEPT
- GIYBET ile GIYBET
( BACKBITE vs. BACKBITING )
( غيبت کردن ile غيبت )
( GHYBAT KARDAN ile GHYBAT )
- GIYBET ile GIYBETÇİ/LİK
- GİYSİ/KIYAFET ile/ve KOSTÜM
- GİYSİ ile/ve/<> ROBA[İt.]
( ... İLE Giysi. | Bir giyeceğin, göğüsle omuz arasında kalan bölümüne eklenen parça. )
- GİZLİ = SECRET[İng.] = SECRET[Fr.] = GEHEIM[Alm.] = SEGRETO[İt.] = SECRETO[İsp.]
- GİZLİ/LİK ile GİZLİCE ile GİZLİ OY ile GİZLİ DİL ile GİZLİ DİN ile GİZLİ YAMA ile GİZLİCİLİK ile GİZLİ CELSE ile GİZLİ SITMA ile GİZLİ ŞEKER ile GİZLİ DERNEK ile GİZLİ OTURUM ile GİZLİ REKLAM ile GİZLİ SERVİS ile GİZLİ CEMİYET ile GİZLİ DURUŞMA ile GİZLİ KAPAKLI
- (not GLAD FROM/WITH) GLAD OF/ABOUT
- GLANS ile/ve/||/<> BALANİT
( ... İLE/VE/||/<> Glans(penis başı) yangısı. )
- GLASYOLOJİ ile GLASYOLOJİST
- GLİKOZİT[Fr. < Yun.] ile/ve/<> GLİKOZÜRİ[Fr. < Yun.]
( Çoğu bitkide bulunan glikoz bileşiklerinin genel adı. İLE/VE/<> Sidikte, şekerli bir maddenin, özellikle glikozun bulunması durumu. )
- GLİSERİNAT ile GLİSERİN
( GLYCERINATE vs. GLYCERINE )
( گليسرين ماليدن ile گليسيرين )
( GOLYSARYNE MALYDAN ile GOLYSYRYNE )
- GLOKOM ile/||/<> KATARAKT
( Göz içi basıncının artmasıyla optik sinir hasarına neden olan bir sayrılık. İLE/||/<> Göz merceğinin bulanıklaşmasıyla görme kaybı. )
- GLOMERÜLONEFRİT ile/||/<> NEFROTİK SENDROM
( Böbrek glomerüllerinin yangılanması. İLE/||/<> Böbreklerde protein kaybı ve ödem. )
- GLOT- ile/||/<> GLOSS-/GLOSSO-/-GLOSSIA ile/||/<> LINGU-/LINGUO-
( Dil. İLE/||/<> Dil, dille ilgili durum. İLE/||/<> Dil. )
- GÖÇMENLİKTE:
[TÜRKİYE]
GÖÇ ALAN/VARIŞ ile/ve/||/<> GÖÇ VEREN/KAYNAK ile/ve/||/<> GEÇİŞ/TRANSİT
- GÖK ile GÖK ADA ile GÖK KIR ile GÖK KUMU ile GÖK TAŞI ile GÖK CİSMİ ile GÖK GÖZLÜ ile GÖK KUBBE ile GÖK KUTBU ile GÖK YAKUT ile GÖK ATLASI ile GÖK BİLİMİ ile GÖK EKSENİ ile GÖK EŞLEĞİ ile GÖK KANDİL ile GÖK KÜRESİ ile GÖK BİLİMCİ ile GÖK BOYLAMI ile GÖK BİLİMSEL ile GÖK GÜRLEMESİ ile GÖK GÜRÜLTÜSÜ ile GÖK TIRMALAYICI
- GÖKBİLİM = ASTRONOMY[İng.] = ASTRONOMIE[Fr., Alm.] = ASTRONOMIA[İt.] = ASTRONOMÍA[İsp.]
- GÖL VE IRMAK BALIKLARI:
SOMON(SALMON) ile ALABALIK(TROUT)
- GÖL ile GÖLET
- GÖLCÜK ile/= GÖLEK ile/= GÖLET
( Küçük göl. İLE Küçük, su birikintisi. İLE Gölek. | Suyu biriktirmek için önüne yapılan set. )
- GÖLET ile FİLET
( ... İLE Sığ su. )
- GÖMMEK ile GÖMME AYAK ile GÖMME BANYO ile GÖMME DOLAP ile GÖMME KİLİT ile GÖMME BALKON
- GÖMÜT[Alm.] = GÖNÜL
- GÖMÜT/MEZAR ile/ve/değil/||/<> MORG
( ... İLE/VE/DEĞİL/||/<> Adliyece kovuşturmayı gerektiren olaylar sonucu ya da birdenbire ve kuşkulu ölümlerde, ölüm nedeninin ve ölünün kim olduğunun saptanması için ölülerin konulduğu ve inceleme yapılan yer ya da yapı. )
- GONAT -ile
( Eşeybezi. )
- GÖNÜL ve/=/<> HAKİKAT
- ADÂLET:
"GÖRELİ" değil DAYANIŞMALI
- GÖRELİLİK = İZAFİYET = RELATIVITY[İng.] = RELATIVITÉ[Fr.] = RELATIVITÄT[Alm.]
- GÖRELİLİK(İZÂFİYET) ile KUVANTUM
- GÖREV/İMİZ:
"SİYASET" değil TESİS-İ ADÂLET
- GÖRMEDE:
HAREKET ve/||/<> BİÇİM ve/||/<> RENK
- GÖRMEZDEN GELMEK ile CEHALET ile CAHİL ile CAHİL İNSANLAR ile CAHİLCE ile CAHİLLER ile GÖRMEZDEN GELİNDİ
( IGNOR vs. IGNORANCE vs. IGNORANT vs. IGNORANT PEOPLE vs. IGNORANTLY vs. IGNORANTS vs. IGNORED )
( ناديده گرفتن ile ناداني ile ناشناسي ile جاهليت ile بيدانشي ile جهالت ile بي خبري ile جهل ile جاهل ile نادان ile جهول ile بيانش ile بيعلم ile بي معرفت ile لايعلم ile تيره دل ile بي مايه ile جهلا ile جاهلانه ile جهال ile ازقلم افتاده )
( NADYDAH GARAFTAN ile NADANY ile NASHENASY ile JAOLYT ile بيدانشي ile JACPEHELT ile BEY KHBARY ile JOHAL ile JAOL ile NADAN ile جهول ile BEYENSH ile بيعلم ile BEY MARAFT ile لايعلم ile TYRAH DEL ile BEY MAYYEH ile جهلا ile JAOLANEH ile جهال ile AZGHALAM AFTADEH )
- GÖRÜNÜR HAREKET ile/ve GERÇEK HAREKET
( VISIUAL/EXTERNAL MOVEMENT vs./and REAL MOVEMENT )
- GÖRÜNÜR HAREKET ile/ve GERÇEK HAREKET
- GÖSTERGE = İŞARET = SIGN[İng.] = SIGNE[Fr.] = ZEICHEN[Alm.] = SIGNUM[Lat.] = SENAL[İsp.]
- GÖSTERGE ile/ve/değil/||/<> ÖLÇÜT
( [not] INDICATOR vs./and/||/<>/but/< CRITERION
CRITERION instead of INDICATOR )
- GOTİK ile GOTİK SANAT ile GOTİK HARFLER
- GÖVDE AMELİYATI ile/ve/||/<> MANEVİ AMELİYAT
( [Kişinin] Uyut(ul)ması gerekir. İLE/VE/||/<> Uyan(dırıl)ması gerekir. )
- GÖVDE = BEDEN = BODY[İng.] = CORPS[Fr.] = DAS LEIB, DER KÖRPER[Alm.] = IL CORPO[İt.] = EL CUERPO[İsp.] = CORPUS[Lat.] = TO SOMA, HO KHROS[Yun.] = CİSM, CESED, CURM[Ar.] = BEDEN[Fars.] = HET LICHAAM[Felm.] = DEHA[Sansk.]
- GÖVDE ve/<> MÂBED
( Mâbedine[gövdesine] bakmayan, mâbâdına[kıçına] bakmak zorunda kalır. )
( Akılsız başın cezasını, ayaklar çeker. )
- GOVERNMENT :/yerine HÜKÜMET
- GÖZALTI/GÖZETİM/NEZÂRET[Ar.] ile GÖZ ALTI
( Birinin, güvenlik güçleri tarafından belirli bir yerde ve belirli bir süre alıkonulması. | Denetleme. İLE Yüzde gözlerin hemen altında bulunan bölüm. )
- GÖZE ORGANELLERİNDE:
KLOROPLAST ile/ve/<> KROMOPLAST ile/ve/<> LÖKOPLAST
( )
- GÖZE ile LENFOSİT[Fr.]
( ... İLE Kanda, kemik iliğinde, lenfte bulunan, tek ve çok iri çekirdekli, küçük, renksiz bir kan gözesi. )
- GÖZELER = HÜCERÂT = CELLULES
- GÖZÜ KARA/LIK ile/değil/yerine CESÂRET
- GÖZÜ PEK ile CESURCA ile CESARET
( BOLD vs. BOLDLY vs. BOLDNESS )
( متهورانه ile جسارت آميز ile گستاخ ile جسور ile جسارتا ile جسورانه ile تجري ile جرات ile جسارت )
( MOTEHORANEH ile JASART AMYZ ile GOSTAKH ile JASOR ile JASARTA ile JASORANEH ile تجري ile JARAT ile JASART )
- GÖZÜPEKLİK = DARING, AUDACITY[İng.] = AUDACE[Fr.] = KÜHNHEIT, TOLLKÜHNHEIT[Alm.] = AUDACIA[Lat.]
- GPT-4 PRO (ChatGPT) ile/||/<> GEMINI 1.5 ULTRA
(
| Özellik | GPT-4 Pro (ChatGPT, GPT-4o) | Gemini 1.5 Ultra |
|---|---|---|
| Sağlayıcı | OpenAI | |
| Yayın Tarihi | Mayıs 2024 (GPT-4o) | 2024 başı |
| Bağlam Uzunluğu | 128K token | 1M token (testlerde 10M+) |
| Çoklu Girdi | Evet (metin, görsel, ses, video) | Evet (metin, görsel, ses, kod) |
| Hız | Çok hızlı (GPT-4o optimize) | Uzun içerikte daha yavaş |
| Hafıza / Geçmiş | Sınırlı (oturum bazlı) | Uzun vadeli hafıza (Notebook vs.) |
| Kodlama ve Mantık | Çok güçlü | Uzun içerikte güçlü |
| Sesli Etkileşim | Gerçek zamanlı, doğal | Var, ama daha az doğal |
| Arayüz / Entegrasyon | ChatGPT, API, Playground | Gemini, Google Workspace |
| Fiyat | $20/ay (ChatGPT Pro) | Ücretsiz + Ücretli planlar |
- GRADE ile GRADİENT ile GRADİNG ile GRADUAL
( Aşama, derece. İLE Eğim, eğilim. İLE Aşamalandırma, dereceleme. İLE Adım adım. )
- GRADYAN/GRADIENT[İng.] değil/yerine/= FARK
- GRAFEN ile/||/<> GRAFİT
( Grafen tek katman 2D İLE grafit çok katmanlı 3D. )
( Formül: sp² tek İLE yığın )
- GRAFİT ile GRAFİTİ ile GRAFİTLİ ile GRAFİTLİ KOROZYON
- GRAM-SCHMIDT ile/||/<> QR DECOMPOSITION
( G-S orthogonalization süreç, QR faktorizasyon A=QR. )
( Formül: Process İLE factorization )
- GRANAT ile/||/<> TURMALİN
( Genellikle kırmızı tonlarda olan bir taş. İLE/||/<> Birçok renkte bulunabilen bir taş. )
- GRANİT ile/değil/yerine/||/<>/> BİYO GRANİT
( ... İLE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Destekli ve çok daha dayanaklıdır.[Isıya ve darbeye yedi kat daha fazla] Yanmaz, yapışmaz ve daha kolay temizlenir özelliği vardır. )
- GRANİT ile GRANİTİK
( GRANITE vs. GRANITIC )
( خارا ile گرانيت ile خاره ile خارايي )
( KHARA ile GERANYT ile خاره ile KHARAYY )
- GRANİT ile GRANİTLEŞME
- GRANİT[Fr.] ile/ve PEGMATİT/PROTOJİN[Fr. < Yun.]
( Kuvars, feldispat, ortoklaz ve mika minerallerinden bileşmiş türlü renkte, billursu, çok sert bir tür kayaç. İLE/VE Başlıca kuvars, feldispta ve moskofcamından oluşan, açık renkli bir tür magma taşı. )
- GRANİT ile PROTOJİN[Fr. < Yun.]
( ... İLE Gnays yapısında, genellikle Alp Dağları'nda rastlanan bir granit. )
- GRANİT ile RİYOLİT[Fr. < Yun.]/LİPARİT[Lipari adalarının adından]
( ... İLE Granitle aynı kimyasal yapıda yani serbest silis bakımından zengin, içinde mikrolitler olan kayaç. )
- GRANİT ile/ve/<> SİYENİT[Fr. Syene kentinin adından]/ASSUAN TAŞI
( ... İLE/VE/<> Bileşiminde, bol miktarda alkali feldispat bulunan bir granit. )
- GRANT :/yerine BURS, BAĞIŞ, VERMEK
- GRANT ile/ve/||/<>/>< REVOKE
- GRANÜLER ile GRANÜL ile GRANÜLE ile TANELİ ile GRANÜL ile GRANÜLİT
( GRANULAR vs. GRANULATE vs. GRANULATED vs. GRANULATIVE vs. GRANULE vs. GRANULITE )
( دان دان ile دانهدار ile دانه دانه ile دانه اي ile دانهاي شدن ile دانه کردآن ile دانهدانه کردن ile جو دانه ile دانه ريز ile گرانوليت )
( DAN DAN ile دانهدار ile DANEH DANEH ile DANEH AY ile DANEYAY SHODAN ile DANEH KARDAN ile DANEHDANEH KARDAN ile جو دانه ile DANEH RYZ ile GERANOLYT )
- GRANÜLİN ile GRANÜLİT
( Opalin türü. İLE Kuvars, feldispat, granit, moskofcamı gibi maddelerden bileşmiş, billur kayağantaş kütlesi. )
- GREAT :/yerine HARİKA, BÜYÜK
- GREATEST :/yerine EN BÜYÜK
- GREED vs. REQUEST
( gri:d vit rikuest )
- GREEN CARD ile/ve/||/<>/> E2 (VİZESİ)
- GREENWICH MEAN TIME(GMT) ile/ve/değil/yerine/||/<>/> UNIVERSAL TIME COORDINATE(UTC)[İng.]/COORDINATED UNIVERSAL TIME(CUT)/TEMPS UNIVERSEL COORDONNE(TUC)[Fr.]
( UTC, atomik olarak hesaplanan bir saattir. İlk olarak 1963 yılında kullanılmaya başlamıştır. Güneş zamanına göre belirlenen GMT ile arasında çok ufak farklar vardır. Gündelik yaşamda iki zaman dilimi de kullanılır. Hangisinin kullanıldığı zaman dilimini etkilemez. )
- GREFT/GRAFT[İng.] değil/yerine/= YAMA
- GREV ile/ve/<>/< BOYKOT[< İng. < Charles Boycott]
( ... İLE/VE/<>/< Bir işi, bir davranışı yapmama kararı alma. | Bir kişi, bir topluluk ya da bir ülkeyle amaca ulaşmak için her türlü ilişkiyi kesme. )
- GREV ile/<>/>< LOKAVT[İng.]
( ... İLE/<>/>< İşverenin, işçileri, topluca işten uzaklaştırma ya da işten çıkarma kararı. )
- GREYFURT ile POMELO(ŞADOK ÇİN GREYFURDU)
( CITRUS X PARADISI cum CITRUS MAXIMA )
- GRİ ile GRİL ile GRİP ile GRİPLİ ile GRİ PASAPORT
- GROCERY :/yerine BAKKAL, MARKET
- GRUP ile ÖRGÜT
( GROUP vs. ORGANIZATION )
- GSMH/GROSS NATIONAL PRODUCT[İng.] değil/yerine/= GAYRİ SAFİ MILLİ HASILA
- GUATR ile/||/<> TİROİDİT
( Tiroid bezinin büyümesi. İLE/||/<> Tiroid bezinin yangılanması. )
- GÜBRE ile/ve ŞERBET
- GÜÇ-KUDRET
- GÜÇ/KUDRET ve/||/<> MERHAMET
- GÜÇ/KUVVET ile/ve/<> İVME
( ... İLE/VE/<> Birim zamandaki hız değişimi. )
- GÜÇ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< FIRSAT
- GÜÇ ile/ve HAKİMİYET
( POWER vs./and TO RULE/DOMINATE )
- GÜÇ ile/ve KUDRET
( Mutsuzluk getirir. Cehaletle orantılıdır. İLE/VE Mutluluk ve anlamlılık sunar. Bilgeliğin bir parçasıdır. )
( Kudret gücü de barındırır ve gücü tek başına ve ayrı olarak düşündürmez. )
( Gücün amacı, dayanma gücünü artırabilmektir. )
( Kontrol edilemeyen güç, güç değildir! )
- GÜÇ ile/||/<> KUVVET
( Güç birim zamandaki iş İLE kuvvet ivmelenme nedeni )
( Formül: P = W/t = F·v )
( Isaac Newton tarafından 1687 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- GÜÇ = KUVVET = POWER[İng.] = FORCE[Fr.] = KRAFT[Alm.] = FORTITUDO/VIS[Lat.] = PODER[İsp.]
- GÜÇ ile/ve/||/<> MOMENT
( Bir nesneye etki ederek devindiren ya da bimini değiştiren etki. İLE/VE/||/<> Bir gücün, bir noktaya göre dönme etkisi. )
- GÜÇ[KUVVET] ve/||/<> ALAN
- GÜÇLÜ ELEŞTİRİ (NAKD)
- GÜÇLÜ KUVVET ile/||/<> ELEKTROMANYETİK KUVVET
( Güçlü kuvvet çekirdeği tutar kısa menzil, EM atomu tutar uzun menzil. )
( Formül: 1 fm İLE sonsuz )
- GÜÇLÜ KUVVET ile/||/<> ZAYIF KUVVET
( Güçlü kuvvet kuarkları bağlar İLE zayıf kuvvet beta bozunmasından sorumludur )
( Formül: αs ≈ 1 (güçlü) İLE αw ≈ 10^-6 (zayıf) )
- GÜDÜLENMEDE:
İLİŞKİLİLİK ve/||/<>/> GÜVEN ve/||/<>/> ŞEFKÂT ve/||/<>/> ÖZGÜNLÜK
- GÜDÜLENMEDE/HAREKETE GEÇMEDE:
[bazen/biraz] HEYECAN/COŞKU/ÜMİT ile/ve/bazen/biraz da/||/<> OLANAK
- GÜDÜLMEK ile GÜDÜLEMEK ile GÜDÜLENMEK ile GÜDÜMLEMEK ile GÜDÜKLEŞMEK ile GÜDÜ ile GÜDÜK/LÜK ile GÜDÜL ile GÜDÜM ile GÜDÜCÜ/LÜK ile GÜDÜMCÜ/LÜK ile GÜDÜMLÜ/LÜK ile GÜDÜMSÜZ/LÜK ile GÜDÜM BİLİMİ ile GÜDÜMLÜ SANAT
- GUDÜVV[Ar.] ile GUDVE[Ar. çoğ. GADÂT]
( Sabah vaktinde bir iş yapma ya da yola çıkma. İLE Sabahla güneş doğması arasındaki zaman. )
- GUEST ile/ve/||/<> GHOST ile/ve/||/<> GEIST
( Konuk. İLE/VE/||/<>/> Hayalet. İLE/VE/||/<>/> Tanrı. )
- GUEST :/yerine MİSAFİR
- GUGUK ile GUGUKLU ile GUGUK KUŞU ile GUGU ÇİÇEĞİ ile GUGUK GUGUK ile GUGUKLU SAAT
- GÜLBANT -ile
( ÂŞIKLARIN DEMİ )
- GÜLDÜRMEYEN "DURUMA" ile/ve/||/<>/> GÜLÜP GEÇMEK
( Seni güldürmeyen "şeye/duruma/soruna" gülüp geç. )
- GÜLDÜRÜ/KOMEDİ ile/ve "VAHÂMET"
- GÜLMEK = SMILE/LAUGH[İng.] = RIRE[Fr.] = LACHEN[Alm.] = RIDERE[İt.] = REÍR[İsp.]
- GÜLÜT ile GÜLÜTÇÜ/LÜK
- GÜN:
24 SAAT değil 23.56 SAAT
( "Bir Gün Aslında 24 Saat Değildir" yazısını okumak için burayı tıklayınız... )
( ATOM(CESIUM) SAATİ: 1 YIL = 29091200500000000 osilasyonu [1972] )
- GÜNAH ile/ve/<> SEYYİAT
- GÜNDE:
24 SAAT ile/ve 12 SAAT
- GÜNDELİK ile GELİŞİGÜZEL ile ZAYİAT
( CASUAL vs. CASUALLY vs. CASUALTY )
( غير مهم ile غير جدي ile تفريحاً ile تلفات )
( غير مهم ile غير جدي ile TAFARYHAN ile TALFAT )
- GÜNEŞ/ŞEMS[Ar.] ile ŞÎD/HÛRŞÎD[Fars.]
- GÜNEY KUTBUNA GİDİŞTEKİ YÜRÜYÜŞ YOLLARI:
AXEL HEIBERG ile/||/<> HERCULES INLET ile/||/<> ROSS ile/||/<> UNION GLACIER ile/||/<> VİNCENT MASİFİ TIRMANIŞI ile/||/<> MESSNER
( 1.400 km. [Ross Buz Sahanlığı'ndan Güney Kutbu'na kadar] İLE/DEĞİL/YERİNE/||/<> 1.130 km.[40-60 gün] İLE/||/<> 1.480 km.[50 - 65 gün] İLE/||/<> 1.000 km.[30 - 40 gün] İLE/||/<> 21 km.[10-14 gün][Vincent Dağı zirvesine kadar] İLE/||/<> 890 km.[35 - 50 gün] )
( [zorluk] Çok yüksek. İLE/||/<> Çok yüksek. İLE/||/<> Çok yüksek. İLE/||/<> Yüksek. İLE/||/<> Yüksek. İLE/||/<> ... )
( Transantarktik Dağları'nı aşarak, 3.000 metreden yükseklikteki dağlık bölgelerden geçer. Bu da oksijen seviyesinin düşük olduğu, oldukça zorlayıcı bir bölüm sunar. [Amundsen'in Güney Kutbu'na ulaşmak için kullandığı buzuldur. Bu bölümde, büyük çatlaklar, dik eğimler ve kar fırtınalarıyla uğraşmak gerekir.] İLE/||/<> Antarktika'nın kıyısındaki Hercules Inlet'ten başlar ve Güney Kutbu'na kadar uzanır. [Çoğunlukla buzlu arazide, sürekli sert yellerle mücadele edilerek yapılır. Kendi yiyeceğinizi ve araçlarınızı kızaklarla taşımak zorunda kalınır.] İLE/||/<> Ernest Shackleton ve Robert Falcon Scott'ın kullandığı tarihi yoldur. [Ross Buz Sahanlığı'ndan başlayıp Beardmore Buzulu boyunca uzanır. Zorlu buzulların, sert hava koşullarının ve yüksekliğin olduğu bir yoldur.] İLE/||/<> Union Glacier'deki bir ana kamptan başlar ve genellikle daha dengeli hava koşulları nedeniyle yeğlenir. [Daha düz arazilerde kızak çekerek yapılan bir yürüyüştür.] İLE/||/<> Antarktika'nın en yüksek doruğu olan Vincent Masifi'ne tırmanmak için kullanılan yoldur. [Dağcılık araçlarıyla yapılan, pek de kolay olmayan bir doruk tırmanışıdır.] İLE/||/<> Reinhold Messner'in izlediği yoldan esinlenilmiştir. [Antarktika'nın iç bölgelerinde daha kısa ama yine de zorlu bir yoldur. Hercules Inlet'ten başlayıp Thiel Dağları'nı geçerek Güney Kutbu'na ulaşılır. Arazisi daha dik olabilir.] )
- GURBET ile/ve KURBET
- GURBET ile/ve KURBİYET
( Yabancılaşma. İLE/VE Yabancılaşmaktan kurtulma. )
( Yabancılaşma, bilinçlenme/şuur içindir. )
- GURBET[Ar.] ile/ve/||/<> SILA[Ar.]
( Doğup yaşanılmış olan yerden uzak yer. İLE Bir süre ayrı kaldığı bir yere ya da yakınlarına kavuşma. | Gurbetteki biri için doğup büyüdüğü ve özlediği yer. )
- GÜREŞ ve/> HALVET
- GURUR VEREN İBÂDET değil/yerine ÜZÜNTÜ VEREN GÜNAH
- GURUR ile/ve/değil/||/<>/< BİLGİSİZLİK/CEHÂLET
- GURUR ile/değil İNAT
( [not] PRIDE vs./but OBSTINACY )
- GUT ve/||/<> SERTLEŞME SORUNU ve/||/<> KALP KRİZİ
( Erkeklerde Kol Kola Gezen Üç Rahatsızlık - Murat Kınıkoğlu [Dr.] )
- GÜVEN = CONFIDENCE[İng.] = SÉCURITÉ[Fr.] = ZUVERSICHT[Alm.] = SECURITAS[Lat.]
- GÜZELLİK = BEAUTY[İng.] = BEAUTÉ[Fr.] = SCHÖNHEIT[Alm.] = PULCHRITUDO[Lat.]
- h.[Lat. < HORA] değil/yerine/= SAAT
- H. L. A. HART >< LON FULLER
- HABER ile/ve/değil/yerine İSTİHBARAT
( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Sorup tahkik ederek haber alma. )
- HABER[Ar.] ile ŞEHÂDET[Ar.]
- HABERCİ ile CAŞIT/ÇAŞIT
( Haber ulaştırıcı, haber veren. İLE Bir devletin ya da biri(leri)nin sırlarını, başkalarının hesabına öğrenmeyi üstüne alan kişi. | Yasadışı olan bir durumu, yetkililere bildiren kişi. | Ara bozmak amacıyla söz taşıyan kişi. )
( MUHBİR ile CASUS )
- HABIT :/yerine ALIŞKANLIK
- HABİTAT ile/ve/||/<> ATMOSFER ile/ve/||/<> AMBİYANS
- HABİTAT ile/||/<> EKOLOJİK NİŞ
( Habitat yaşam yeri, niş ekolojik rol )
( Formül: Adres İLE Meslek )
- HABİTAT ile HABİTÜASYON ile HABİTÜEL ile HABİTÜEL ABORTUS
( Doğal ortam, yaşama alanı. İLE Alışkanlık. İLE Alışkanlık. İLE Yineleyen. İLE Yineleyen düşük. )
- HABİTAT ile/||/<> NİŞ
( Habitat yaşam alanı nerede İLE niş işlevsel rol nasıl. )
( Formül: Address İLE profession )
- HABITAT :/yerine YAŞAM ALANI
- HABT[Ar.] ile HABT[Ar.]
( İptal etme, bozma. | Bir bahiste birini susturma, ağzını kapama. İLE Yanlış hareket etme, yanılma. )
- HÂC[Ar. < HÂCET] ile HÂC/ÇELÎPÂ[Fars.]
( Gereklilik, ihtiyaç, lüzum. | [bitki] Deve dikenleri, akdikenler. İLE Haç, put.[SALÎB(Ar.), CROISADES(Fr.), CROSS(İng.)] )
- HACAMATLAMAK ile HACAMAT ile HACAMATÇI/LIK ile HACAMAT ŞİŞESİ ile HACAMAT BALTASI
- HACC:
İFRÂD ile/ve/<> TEMETTÛ ile/ve/<> KIRÂN
- HACC:
NİYET ve/<> TERBİYE
- HACC'DA:
ARARAT ile/ve/||/<>/> MEŞAR ile/ve/||/<>/> MÜZDERİFE ile/ve/||/<>/> MİNA
- HACER-İ ESVED -ile
( GÖZBEBEĞİ )
( TÜM GÖZBEBEKLERİNİN ORTAK SİMGESİ )
- HÂCET[çoğ. HÂCÂT] ile HÂCET
( Dilek. İLE Gerek, gereklilik. )
- HÂCET[Ar.] ile FAKR[Ar.]
- HACET ile HACET YERİ ile HACET KAPISI ile HACET TEPESİ ile HACET PENCERESİ
- HACİR değil/yerine/= KISIT
- HAD ile HADD
( Sınır. İLE Küllî varlığın müşâhedesine erdiren bir yol. )
- HAD ile/ve HARAM
( Akılda. İLE/VE Dinde. )
- HAD ile HAT ile HADİ ile HADİ HADİ ile HAT BEKÇİSİ
- HAD ile/ve/<>/< MATLA'[< TULÛ | çoğ. MATÂLİ']
- HAD ile/ve/<> ÖLÇÜ
( Bilgelik, aklın;
Cesaret, kalbin;
Ölçülülük, duyguların denetimidir. )
( Wisdom is reason's;
Courage is heart's;
Moderation is control of feelings. )
( LIMITING vs./and/<> MODERATION )
- HAD ile/ve/<> TERK
( LIMITING vs./and ABANDONMENT )
- HADÂLET ile/değil ADÂLET
( Kol ve baldırı etli olma. İLE/DEĞİL Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetmek. )
- HADÂLET[Ar.] ile HADÂRET[Ar.] ile HADÂRET[Ar.]
( Kol ve baldırı etli olma. İLE Alçakgönüllülük. İLE Yeşillik. )
- HÂDD ile HADD[çoğ. HUDÛD] ile HADD ile HADD ile HADD ile HÂD[Fars.]
( Keskin. | Sivri. | Dar. | Sert, etkili, tesirli. | Ekşi. | Azgın ve iltihaplı çıban/yara/hastalık. | Gergin. İLE Sınır, iki devlet toprağının birleştiği yer, kenar. | Derece. | Gerçek değer. | Şeriatçe verilen ceza. | Bir önermede konu ile yüklemden her biri, terim. | Cebirde oran/tenasüp ya da denklem/muadeleyi oluşturan bölümlerden her biri. | Bir şeyin sonu. İLE Tümel/küllî var oluşun tanıklığına/müşâhedesine erdiren bir yol. İLE Denizden gelen gürültülü ses. | Gürültü ile yıkılan. | Gürültülü bir sesle çağıran. İLE Yanak. | Yeri yarma, yeri kazma. İLE Çaylak. )
- HADD[Ar.] ile HAKİKAT[Ar.]
- HADD[Ar.] ile NİHÂYET[Ar.] ile 'ÂKIBET[Ar.]
- HADD-İ TÂM(MÂHİYET) ile/ve HADD-İ NÂKIS ile/ve RESM-İ TÂM ile/ve RESM-İ NÂKIS
( Tam tanım.(yakın(karib) cins + yakın fasıl)(İnsan, düşünen canlıdır). İLE/VE
Eksik tanım.(uzak(baid) cins + yakın fasıl)(İnsan, düşünen nesnedir). İLE/VE
Tam tanıtım.(yakın(karib) cins + gerekli özellik)(İnsan, gülen canlıdır). İLE/VE
Eksik tanıtım.(uzak(baid) cins + gerekli özellik)(İki ayak üzeri yürüyen, tırnakları geniş, tüysüz/kılsız, dik yürüyen, tab'an gülen) )
(1996'dan beri)