Bugün[11 Nisan 2026]
itibarı ile 12.748 başlık/FaRk ile birlikte,
12.748 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(13/52)


- DİREK ile GRANDİ[İt.]

( ... İLE Geminin, baştan ikinci direği. )


- DİREKT/DİRECT[İng.] değil/yerine/= DOĞRUDAN


- DİREKT ile DİREK


- DİREKT değil/yerine/= DOĞRUCA


- DİREKT değil/yerine/= DOĞRUDAN


- DİREKT değil/yerine/= DOLAYSIZ/DOĞRUDAN/ARACISIZ


- DİREKTİF/TÂLİMAT değil/yerine/= YÖNERGE/BUYURU


- MUKÂVEMET[Osm.] / RESISTANCE, RESISTOR, STRENGTH[İng.] / RÉSISTANCE[Fr.] / WIDERSTAND, ENDFESTIGKEIT[Alm.][Alm.] ile/değil/yerine/= DİRENÇ, DAYANIM


- DİRENÇLİ DANIŞAN ile/ve/değil/||/<>/< BİLGİSİZ/BECERİKSİZ SAĞALTIMCI[TERAPİST]

( Yoktur. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Vardır. )


- DİRENME (İSTİLÂD)


- DİREŞİM/SEBÂT ile/ve/<> DAYANÇ/SABIR

( CONSTANCY vs./and/<> ENDURANCE )


- DIRT :/yerine KİR


- DİŞ = TOOTH[İng.] = DENT[Fr.] = ZAHN[Alm.] = DENTE[İt.] = DIENTE[İsp.]


- DISACCHARIDE[İng.] değil/yerine/= DİSAKKARİT

( İki monosakkaritin glikozit bağı ile birleşmesi ile oluşan şekerdir. Monosakkaritler gibi suda çözünürler ve basit şekerlerdir. Maltoz (malt şekeri), sakkaroz (çay şekeri) ve laktoz (süt şekeri) disakkaritlere örnek verilebilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- DISASTER :/yerine FELAKET


- DİŞBUDAK/ZÜMRÜT ile DİŞOTU

( Zeytingillerden, kerestesi sert ve değerli bir ağaç. İLE Dişotugillerden, kurak ve çorak yerlerde yetişen, otsu bir bitki. )

( FRAXINUS EXCELSIOR cum PLUMBAGO )


- DISCOVER vs. INVENT


- DİSFAZİ ile DİSFONİ ile DİSFEMİ/REKÂKET[Ar.]

( Söz yitimi, konuşma bozukluğu. İLE Ses bozukluğu. İLE Tutukluk/kekemelik/pepemelik. )


- DIŞKI ile/ve/||/<>/> DIŞKI FOSİLİ(KOPROLİT)


- DİSKRET ile/||/<> DİSKRİMİNAN ile/||/<> DİSOSİYASYON

( Ayrı, farklı. İLE/VE/|| Ayırt edici. İLE/VE/|| Ayrışma. | Uyumsuzluk. )


- DİSKRET ile/||/<> SÜREKLİ

( Diskret matematik ayrık yapıları İLE sürekli matematik sürekli yapıları inceler )

( Cauchy tarafından 1821 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1789-1857) (Ülke: Fransa) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Limit teorisi, analiz) )


- DİSKRİMINAN/DISCRIMINANT[İng.] değil/yerine/= AYIRT EDICİ


- DİSKRİMİNANT ile/||/<> KÖK

( Diskriminant kök durumunu İLE kök çözümü verir )

( Formül: Δ=b²-4ac İLE x değerleri )


- DİSKRİMİNANT ile/||/<> KÖKLER TOPLAMI

( Diskriminant köklerin varlığını belirlerken İLE kökler toplamı Vieta formülüyle bulunur )

( Formül: Δ = b² - 4ac\nx₁ + x₂ = -b/a\nx₁ · x₂ = c/a )


- DİSPERSION CORRECTİON ile/||/<> STANDARD DFT

( D3 dispersiyon düzeltme vdW, standart eksik. )

( Formül: DFT-D3 İLE pure DFT )


- DISPOSABLE[İng.] değil/yerine/= TEK KULLANIMLIK / KULLAN AT


- DİSPOSİBLE değil/yerine/= KULLAN AT


- DISTANT :/yerine UZAK


- DISTINCT :/yerine FARKLI


- DISTINCTIVE vs. DISTINCT


- DISTRICT :/yerine İLÇE


- DİVALAN/DİVALENT[İng.] değil/yerine/= İKİ DEĞERLİKLİ


- DİVAN DÜZYAZILARINDA:
TEZKİRE ile/ve TARİH ile/ve SEFARETNAME ile/ve SEYAHATNAME ile/ve SİYASETNAME ile/ve MÜNAZARA ile/ve MÜNŞEAT ile/ve EVLİYÂ TEZKİRESİ ile/ve KISAS-I ENBİYÂ


- DİVAN ŞİİRİ TÜRLERİ [DİNSEL OLMAYAN/LAR]:
BAHÂRİYE ile/ve/<> CEMREVİYE ile/ve/<> FAHRİYE ile/ve/<> IYDİYE ile/ve/<> MEDHİYE ile/ve/<> MERSİYE ile/ve/<> HİCVİYE ile/ve/<> GAZAVATNÂME ile/ve/<> SAKİNÂME ile/ve/<> HAMAMNÂME ile/ve/<> SAHİLNÂME ile/ve/<> KIYÂFETNÂME ile/ve/<> SURNÂME ile/ve/<> LÛGAZ ile/ve/<> MUAMMÂ ile/ve/<> HEZLİYÂT ile/ve/<> TARİH DÜŞÜRME ile/ve/<> ŞEHR-ENGİZ ile/ve/<> DÂRİYE

( XIII. yy.'dan, XIX. yy.'a kadar, 3182 Dîvân Şairi vardır. )

( Bahar nitelemeleriyle başlanarak birini övmek için yazılan kasîde. | Baharın gelişiyle doğanın uyanışını, değişimini, güzelleşmesini konu edinen kasîdeler. İLE/VE/<>
Bayramlar, baharlar gibi cemre vesilesiyle, dönemlerindeki önemli kişiler için yazılan şiirler. İLE/VE/<>
Bir kişinin[devletli, bir başka şair ya da şairin kendinin] övüldüğü şiirler. İLE/VE/<>
Dönem büyüklerinden birini bayramın gelişi dolayısıyla öven kasîde türü. İLE/VE/<>
Bir kişiyi [devlet ya da tasavvuf ileri gelenlerini] övmek için yazılan manzum yapıtlar. İLE/VE/<>
Bir ölenin/vefâtın ardından duyulan acıyı anlatmak, öleni övmek için yazılan manzum yapıtlar. İLE/VE/<>
Bir kişiyi, kurumu, toplumsal olayı, geleneği yeren/taşlayan manzum türü. [Siham-ı Kaza - Nef'î] İLE/VE/<>
Savaşları, kahramanlıkları, zaferleri anlatan manzum ya da mensur yapıtlar. [İlk gazavatnameler XV. yy.'da yazılmaya başlanmıştır] İLE/VE/<>
İçki ve içki âlemlerinin övülerek anlatıldığı manzum yapıtlar. İLE/VE/<>
Hamamları, hamam eğlencelerini ve hamamdaki güzelleri betimlemek üzere yazılan manzum yapıtlar. [ilki: Deli Birader - Gazalî] İLE/VE/<>
İstanbul kıyıları ile buralardaki yerlerinin anlatıldığı şiirlerin genel adı. [Fennî] İLE/VE/<>
Kişilerin karakterlerini, fiziksel görünümlerini [göz rengi, boy uzunluğu/kısalığı vb.] temel alarak açıklamaya çalışan yapıtlar. İLE/VE/<>
Sarayın mutlu günlerini [evlenme, doğum şenlikleri vb.] anlatann manzum yapıtlar. İLE/VE/<>
Hece vezniyle yazılmış manzum bilmece. İLE/VE/<>
Belirli kurallara göre düzenlenip çözülebilen manzum bilmece. İLE/VE/<>
Alaylı bir dille yazılmış manzum türü. [zarif bir nükte ya da güzel bir mazmun kadar kaba şakalara, taşlamalara ve sövgülere de yer verilir] İLE/VE/<>
Önem verilen bir olayın ya da bir yapının kuruluş yılını bildiren bir tümce, bir mısra ya da beyit yazmak. İLE/VE/<>
[Fars.: "Şehir karıştıran"] Bir kenti, o kentin güzelliklerini, doğal ve sosyal özelliklerini anlatan manzum yapıtlar. İLE/VE/<>
Yeni yaptırılmış saray, köşk, yalı benzeri binalar için yazılmış kasîdeler. )


- DİVAN ŞİİRİ TÜRLERİ [DİNSEL]:
TEVHÎD ile/ve/<> MÜNÂCÂT[< NECV] ile/ve/<> NAAT ile/ve/<> MİRÂCİYE ile/ve/<> MAKTEL-İ HÜSEYİN ile/ve/<> HİLYE ile/ve/<> MEVLİD ile/ve/<> KIRK HADİS ile/ve/<> MENÂKIBNÂME ile/ve/<> KISSA ile/ve/<> SİYER

( Tanrı'nın birliğini ve ululuğunu anlatan şiir/ler. İLE/VE/<>
Allah'a dua etme, yalvarma. | Allah'a dua konulu şiirler/manzûme. İLE/VE/<>
Hz. Muhammed'i övmek, ona yakarma, şefaat dileme amacıyla yazılmış şiir/ler. İLE/VE/<>
Hz. Muhammed'in mirâcını anlatan şiirler. İLE/VE/<>
Hz. Hüseyin'in Kerbela'da şehit edilişini konu alan ve acıklı bir üslûpta yazılan yapıtlar. İLE/VE/<>
Hz. Muhammed'in fiziksel ve kişisel özelliklerini, örnek davranışlarını konu alan yapıtlar. İLE/VE/<>
Hz. Muhammed'in doğumunu ve kısaca yaşamını övgüyle anlatan yapıtlar. İLE/VE/<>
Hz. Muhammed'in kırk sözünden oluşan yapıtlar. İLE/VE/<>
Din büyüklerinin, tarikat kurucularının, ermişlerin olağanüstü yaşamlarını anlatan yapıtlardır. İLE/VE/<>
Öğüt verici ve öğretici öykü, fıkra, masal, menkıbe türü yapıtlar. İLE/VE/<>
Hz. Muhammed'in yaşamını anlatan yapıtlar. )


- DİVAN ile/ve KÜLLİYAT


- DİVÂN-I MUHASEBAT[Ar.] değil/yerine/= SAYIŞTAY


- DİVİM ile/ve GİDİŞAT


- DIVISION vs. PART


- DIVISION vs. UNIT


- DİYA[Fr. < DIAPOSITIVE] değil/yerine/= SLAYT


- DİYABET ile/ve/||/<> ALZHEIMER

( Washington Üniversitesi’nde yürütülen bir çalışma, kan şekerindeki yükselmenin, Alzheimer hastalarında rastlanılan amyloid beta kaynaklı plak oluşumunu da tetiklediğini ortaya çıkardı. Böylece, diyabet ile Alzheimer arasında doğrudan bir bağ olduğu kesinleşti.

Ayrıntıları için burayı tıklayınız... )


- DİYABET ile DİYABET BİLİMİ ile DİYABET UZMANI


- DİYABET ile/||/<> DİYABETİK

( Şeker hastalığı. İLE/||/<> Şeker hastalığıyla ilgili. )


- DİYABET ile DİYABETİK

( DIABETES vs. DIABETIC )

( مرضقند ile دولابي ile ديابتي )

( مرضقند ile دولابي ile DYEBTY )


- Dİ(Y)ABET ile Dİ(Y)ABETİK

( Şeker sayrılığı. İLE Şeker sayrılığı [ile ilgili], şeker sayrısı. )


- DİYABET ile/||/<> PREDİYABET

( Kan şekeri seviyelerinin sürekli yüksek olması ile ilişkili bir metabolik sayrılık. İLE/||/<> Kan şekeri seviyelerinin normalden yüksek ancak diyabet tanısı koyulacak kadar yüksek olmaması. )


- Dİ(Y)ALİZ ile Dİ(Y)ALİZAT ile Dİ(Y)ALİZÖR

( Süzme, süzülme. İLE Süzüntü. İLE Süzücü. )


- DIAMAGNETIC SUSCEPTIBILITY[İng.] / SUSCEPTIBILITÉ DIAMAGNÉTIQUE[Fr.] / DIAMAGNETISCHE ANFÄLLIGKEIT/SUSZEPTIBILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= DİYAMANYETİK ALINGANLIK


- DIAMAGNETIC FARADAY EFFECT[İng.] / EFFET DIAMAGNÉTIQUE DE FARADAY[Fr.] ile/değil/yerine/= DİYAMANYETİK FARADAY ETKİSİ


- DİYANET ile DİYANET İŞLERİ


- DİYÂNET >< HIYÂNET/İHÂNET


- DİYEBİLMEK ile DİYE ile DİYET ile DİYEZ ile DİYETLİ ile DİYETSİZ ile DİYET UZMANI


- DİYET yerine BESİDÜZEN


- Dİ(Y)ET ile Dİ(Y)ETETİK ile Dİ(Y)ETİSYEN

( Besidüzeni, beslenme. İLE Besinbilim, besinbilim [ile ilgili]. İLE Beslenme uzmanı. )


- DİYET ile/ve/değil REJİM[Fr.]/PERHİZ[Fars.]

( ... İLE/VE/DEĞİL Yönetme, düzenleme biçimi, düzen. | Perhiz. | Bir devletin yönetim biçimi. | Akarsu debisinin, yıl boyunca gösterdiği değişikliklerin tümü. )

( [not] DIET vs./and/but REGIMEN )


- DİYOT İLE TRANSİSTÖR İLE MOSFET ile/||/<> YARI İLETKEN AYGITLAR

( Temel elektronik devre elemanları. )

( Formül: I_c = βI_b (transistör) )


- DIODE LOGIC CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT DE LA DIODE LOGIQUE[Fr.] / DIODEN-LOGIK SCHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DİYOT MANTIK DEVRESİ


- DIODE TRANSISTOR LOGIC CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT DE LA DIODE-TRANSISTEUR LOGIQUE[Fr.] / DIODEN-TRANZISTOR-LOGIK-SCHALTUNG, DTL-SCHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DİYOT TRANSİSTÖR MANTIK DEVRESİ


- DIODE[İng.] / DIODE[Fr.] / DIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= DİYOT


- DİZE/MISRA / KOŞA/BEYİT ile/ve/||/<>/> TÜMCE/CÜMLE


- DİZGİ ile KATRAT

( ... İLE Basımcılıkta dizgi işinde kullanılan bir ölçü birimi. | Dizgide harfler arasına konulan yazısız metal parçası. )


- DNA:
ADENİN ve/||/<> TİMİN ve/||/<> GUANİN ve/||/<> SİTOZİN ve/||/<> FOSFAT ve/||/<> DİOKSİRİBOZ ŞEKER

( Adenin, Timin ile birleşir. VE/||/<> Sitozin, Guanin ile birleşir. )


- DNA POLİMERAZ[İng. DNA POLIMERASE] ile/||/<> GENETİK DÜZELTME[İng. GENETIC REPAIR] ile/||/<> HELİKAZ[İng. HELICASE] ile/||/<> KLENOW PARÇASI[İng. KLENOW FRAGMENT] ile/||/<> PRİMAZ[İng. PRIMASE]

( Genel olarak tek zincirli DNA'nın tamamlayıcı zincirini yapmakta kullanılan bir grup enzim. Ökaryotik DNA polimerazlar kromozom replikasyonu, tamiri, krosover ve mitokondriyal replikasyona katılır. Replikasyonu başlatmak için DNA polimerazlar bir primer RNA molekülüne ihtiyaç duyarlar. Çoğalmayı başlatmak için, DNA polimerazları bir primer RNA molekülü gerektirir. DNA'yı uzatmak için, deoksiribonükleotid trifosfatları (dNTP) substratlar olarak kullanırlar ve pirofosfatları serbest bırakırlar. dNMP'ler, büyüyen sarmalın 3 'OH ucuna eklenir (böylece, DNA replikasyonu 5' ucundan 3' ucuna doğru ilerler). @@ DNA sentezinde DNA polimerazın uyumsuz bazları tanıma becerisidir. DNA polimeraz hataları ekzonükleaz enzimiyle düzeltir. @@ DNA polimeraz replikasyon çatalındaki görevine başlamadan önce DNA sarmalının açılmasında görevli enzim. @@ E. coli bakterisinden izole edilen DNA polimeraz enziminin proteaz subtilisin enzimiyle kesildiği zaman oluşan büyük parçanın adı. @@ DNA Replikasyonu DNA Replikasyonu Bioninja DNA replikasyonu sırasında RNA primerini üreten RNA'ya bağlı DNA polimeraz enzimidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- DO NOT[İng.] ile DONAT

( Yapma! @@ Bir şeyin iş görebilmesi için gereken nesneleri, gereçleri katmak. | Birinin giyimini sağlamak. )


- DOÇENT değil/yerine/= BİLGEN


- DOCUMENT :/yerine BELGE


- DOĞA:
ACZ ve/||/<> HAYRET

( Doğa karşısında hayret etmeyen, filozof olamaz. )


- DOĞA KAYNAKLI FELÂKET/ÂFET ile/ve İNSAN KAYNAKLI FELÂKET/ÂFET ile/ve TEKNOLOJİ KAYNAKLI FELÂKET/ÂFET

( ... İLE/VE Savaş. İLE/VE ... )

( Sonrasında nefret duygusu oluşturmaz. İLE/VE Sonrasında nefret uyandırır. İLE/VE ... )

( Birbirimizin karşısına çıplak çıkmak zorunda olsaydık, birbirimizi gırtlaklamak daha zor gelirdi. )

( NATURAL DISASTER vs. DISASTER BY HUMAN vs. DISASTER BY TECHNOLOGY )


- DOĞA:
SOMUT ile/ve/||/<> ÖZSEL


- DOĞA ile/ve SANAT

( Sanat, sırrını bilenler için bir tutam otun içinde saklıdır. Bilmeyenler ise onu bir dağın ardında zannederler. )

( ... İLE/VE Doğanın karşısında kazanılmış zafer. )

( “Doğa, sanat gibi görüldüğünde; sanat ise doğa gibi görüldüğünde güzeldir.” )

( Güzellik, teknikteki doğadır; sanatsallıktaki özgürlüktür. )


- DOĞA = TABİAT = NATURE[İng., Fr.] = NATUR[Alm.] = NATURA[Lat.] = PHYSIS[Yun.] = NATURALEZA[İsp.]


- DOĞADA:
YASA değil KUVVET


- NATUREL COLORANT[Fr.] / NATURFARBSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞAL BOYA


- DOĞAL DURUM:
"DURMAK" değil HAREKET


- DOĞAL FİYAT ile/ve PİYASA FİYATI

( FİYAT: İki ürünün orantısı. )


- HAREKET:
DOĞAL ile/ve/||/<> ZORLAMALI


- ZİYÂ-İ TABİÎ[Osm.] / NATURAL LIGHT[İng.] / LUMIÈRE NATURELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= DOĞAL IŞIK


- NATÜRLICHES LEBENSZEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞAL ÖMÜR, T


- PÉRIODE NATURELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= DOĞAL PERİYOT


- PRODUIT NATUREL[Fr.] / NATÜRLICHER PRODUKT[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞAL ÜRÜN (NESNE)


- DOĞANIN KENDİ TABİATI" değil DOĞA/TABİAT


- DOGMA vs. JUDGEMENT


- DOGMA vs. VERDICT


- DOĞRAMAK ile DOĞRULMAK ile DOĞRULAMAK ile DOĞRULANMAK ile DOĞRULATMAK ile DOĞRULATABİLMEK ile DOĞRULAYABİLMEK ile DOĞRU/LUK ile DOĞRUCA ile DOĞRUCU/LUK ile DOĞRULU ile DOĞRUSAL ile DOĞRUSUZ ile DOĞRU AÇI ile DOĞRU YOL ile DOĞRU AKIM ile DOĞRU DÜRÜST ile DOĞRU ORANTI ile DOĞRU PARÇASI ile DOĞRUCU DAVUT ile DOĞRU ORANTILI ile DOĞRUSAL DENKLEM


- DIRECT CURRENT[İng.] / COURANT CONTINU[Fr.] / GLEICHSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞRU AKIM


- DOĞRU-DÜRÜST[Fars.] ile/değil/yerine/||/<> DOĞRU-DÜZGÜN


- DOĞRU:
İSABET ile/ve/ya da/||/<>/> VERİMLİLİK

( "Doğru" sözcüğünün kullanımındaki bağlam ve/ya da amaç, "isabet" ve/ya da "verimlilik"tir. )


- DIRECT EFFECT[İng.] / EFFET DIRECT[Fr.] / DIREKTER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞRUDAN ETKİ


- DIRECT POTENTIOMETRIC MEASUREMENT[İng.] ile/değil/yerine/= DOĞRUDAN POTANSİYOMETRİK ÖLÇME


- EFFICIENCY OF RECTIFICATION[İng.] / RENDEMENT DE REDRESSEMENT[Fr.] / GLEICHRICHTERWIRKUNGSGRAD[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞRULTMA VERİMİ


- ACCURACY[İng.] / GENAUIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞRULUK


- DOĞRULUK = HAKİKAT = TRUTH[İng.] = VÉRITÉ[Fr.] = WAHRHEIT, RICHIGKEIT[Alm.] = VERITAS[Lat.] = ALÉTHEIA[Yun.] = VERDAD[İsp.]


- DOĞRULUK ve/||/<> İYİLİK ve/||/<> YÖN(ELİM)/İSTİKÂMET

( Hak ve hakikatte. VE/||/<> Eylemde. VE/||/<> Davranışta. )

( el-SIDK fi'l-HAKK ve/||/<> el-HAYR fi'l-AMEL ve/||/<> el-İSTİKAMET fi'l-AHVAL )


- LINEAR CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT LINÉAIRE[Fr.] / LINEARER STROMKREIS[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞRUSAL DEVRE


- LINEAR EXPANSION COEFFICIENT[İng.] ile/değil/yerine/= DOĞRUSAL GENLEŞME KATSAYISI


- DOĞRUSAL HAREKET ile/ve DAİRESEL/DÖNGÜSEL HAREKET

( HAREKET-İ MÜSTAKİME ile/ve HAREKET-İ MÜSTEDİRE )


- LINEAR ABSORPTION COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DE L'ABSORPTION LINÉAIRE[Fr.] / LINEARER ABSORPTIONSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞRUSAL SOĞURMA KATSAYISI


- LINEARER DÄMPFUNGSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞRUSAL SÖNÜM KATSAYISI


- LINEAR ATTENUATION COEFFICIENT[İng.] ile/değil/yerine/= DOĞRUSAL SÖNÜMLEME KATSAYISI


- LINEAR STARK EFFECT[İng.] / EFFET STARK LINÉAIRE[Fr.] / LINEARER WIRKUNG VON STARK[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞRUSAL STARK ETKİSİ


- COEFFICIENT DE LA PROPAGATION LINÉAIRE[Fr.] / LINEARER AUSBREITUNGSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= DOĞRUSAL YAYILMA KATSAYISI


- DOĞUBEYAZIT değil DOĞUBAYAZIT


- DOĞURTMA = İSTİLÂT, SANAT-I TEVLİT = MAIEUTICS[İng.] = MAIEUTIQUE[Fr.] = MAIEUTIK[Alm.] = MAIEUTIKE[Yun.]


- DOKU ve KOKU/TAT ile/ve/||/<> DUYU(İŞİTME ve GÖRÜ/GÖRME)


- DÖKÜM ile BİR BAKIŞ AT ile ÇOK ROL YAPMAK ile NAZAR ETMEK ile ISSIZ ADADA MAHSUR KALMAK ile DÖKME DEMİR ile KURA ÇEKMEK ile HİNTYAĞI ile KASTORYUM

( CAST vs. CAST A GLANCE vs. CAST A LOT vs. CAST AN EVIL EYE vs. CAST AWAY vs. CAST IRON vs. CAST LOTS vs. CASTOR-OIL vs. CASTOREUM )

( بر افکندن ile گچ گيري ile افکندن ile نظر انداختن ile نگاه انداختن ile قرعه انداختن ile نظر زدن ile کشتي شکسته ile سخت ومحکم ile چدن ile چدني ile پشک اندازي ile کرچک ile جند )

( BAR AFKANDAN ile GACH GYRY ile AFKANDAN ile NAZAR ANDAKHTAN ile NEGAH ANDAKHTAN ile GHARE ANDAKHTAN ile NAZAR ZADAN ile KESHTY SHKASTEH ile SOKHT VOMAHKAM ile CHODAN ile CHODANY ile POSHK ANDAZY ile KARCHAK ile JAND )


- DOKÜMAN[Fr. < DOCUMENT] değil/yerine/= BELGE


- DOKÜMAN[Fr., İng. < DOCUMENT]["DÖKÜMAN" da değil!] değil/yerine/= BELGE


- DOLGUNLAŞMAK ile DOLGUNLAŞTIRMAK ile DOLGU ile DOLGUN/LUK ile DOLGULU ile DOLGUNCA ile DOLGUN MAAŞ ile DOLGUN ÜCRET ile DOLGU MADDESİ


- DÖLLEYİCİ KELÂM yoksa ŞERİAT


- DOLOMITE, BITTER SPAR[İng.] / DOLOMILE, DOLOMITE, MAGNÉSITE (F)[Fr.] / BITTERSPAT, BITTERKALKSPAT, MAGNESIT[Alm.] ile/değil/yerine/= DOLOMİT, MANYEZİT


- FILLED BAND[İng.] / BANDE REMPLIE[Fr.] / GEFÜLLTES BAND[Alm.] ile/değil/yerine/= DOLU BANT


- DOLU ile BERED[Ar.]

( ... İLE En çok fırtınalı havada yağan dolu. )


- DOMİNANS ile/||/<> DOMİNANT

( Baskınlık. İLE/VE/|| Baskın. )


- DOMİNANT İLE RESESİF İLE KODOMİNANT ile/||/<> ALLEL ETKİLEŞİMLERİ

( Allellerin fenotipe etki biçimleri. )

( Formül: F₂: 3:1 (dominant) )


- DOMİNANT İLE RESESİF İLE KODOMİNANT ile/||/<> KALITIM PATTERNLERİ

( Alel ilişkileri. )

( Formül: AA İLE Aa İLE aa )


- DOMINANT :/yerine BASKIN


- DOMİNAN/T ile DOMİNANS

( Baskın, başat. İLE Baskınlık, başatlık. )


- DOMİNANT ile/||/<> RESESİF

( Dominant baskın gen İLE resesif çekinik gendir )

( Formül: AA/Aa görünür İLE aa )

( Gregor Mendel tarafından 1865 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1822-1884) (Ülke: Avusturya) (Alan: Biyoloji) (Önemli katkıları: Kalıtım yasaları, modern genetiğin kurucusu) )


- DON/TON/KÜLOT[Fr. < CULOTTE]["KİLOT" değil!] ile DON ile DON

( Giysi. | Gövdenin, belden aşağısına giyilen, uzun ya da kısa iç giysisi, beli lastikli iç çamaşırı. İLE Hava sıcaklığının sıfırdan aşağı düşmesiyle, suların buz tutması. İLE At tüyünün rengi. )


- FROST[Alm.] ile/değil/yerine/= DON


- TECHİZAT[Osm.] / EQUIPMENT[İng.] / AUSRÜSTUNG, EINRICHTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DONANIM


- DONATMAK ile KOLLA DONATMAK ile TEÇHİZAT ile DONANIMLI ile İLE DONATILMIŞ

( EQUIP vs. EQUIP WITH ARM vs. EQUIPMENT vs. EQUIPPED vs. EQUIPPED WITH )

( مجهز کردن ile تجهيز کردن ile مسلح شدن ile تجهيز ile ساز وبرگ ile سامان ile اثاثيه ile مجهز ile مجهز به )

( MAJEKARZ KARDAN ile TAJEHYZ KARDAN ile MOSLEH SHODAN ile TAJEHYZ ile SAZ VEBARG ile SAMAN ile ASASYYEH ile MAJEKARZ ile MAJEKARZ BAH )


- DREHMOMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= DÖNDÜRME MOMENTİ


- DÖNEL HAREKET ile/||/<> ÖTELEME HAREKETİ

( Dönel eksen etrafında, öteleme doğrusal harekettir )

( Formül: ω=dθ/dt İLE v=dx/dt )

( Aristoteles tarafından -350 yılında keşfedildi/formüle edildi. (-384--322) (Ülke: Antik Yunan) (Alan: Felsefe, Mantık, Biyoloji) (Önemli katkıları: Mantık, etik, metafizik) )


- DÖNER DİSK ELEKTROT ile/||/<> DÖNER HALKA-DİSK

( RDE kütle transferi, RRDE ara ürün tespiti. )

( Formül: Tek İLE çift elektrot )


- DONKEY PLEASURE vs. PLEASURE OF ARTIST


- FREEZING-POINT CONSTANT[İng.] ile/değil/yerine/= DONMA NOKTASI SABİTİ


- NOKTA-İ İNCİMAD[Osm.] / FREEZING POINT[İng.] / POINT DE CONGÉLATION[Fr.] / FROSTPUNKT/GEFRIERPUNKT, GEFRIERPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= DONMA NOKTASI


- ROTATIONAL STABILITY[İng.] / STABILITÉ DE ROTATION[Fr.] / ROTATIONSSTABILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= DÖNME KARARLILIĞI


- SPIN MOMENT[İng.] ile/değil/yerine/= DÖNME MOMENTİ


- ROTATIONAL CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE ROTATION[Fr.] / ROTATIONSKONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= DÖNME SABİTİ


- DONNAN EQUILIBRIUM[İng.] / ÉQUILIBRE DE DONNAN[Fr.] / DONNAN-GLEICHGEWICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= DONNAN DENGESİ


- SPIN-ORBIT MULTIPLET[İng.] ile/değil/yerine/= DÖNÜ-YÖRÜNGE ÇOKLUSU


- TRANSFORMATION HEAT[İng.] / CHALEUR DE LA TRANSFORMATION[Fr.] / UMWANDLUNGSWÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= DÖNÜŞÜM ISISI


- TALLOW, SOLID FAT[İng.] / SUIF[Fr.] / TALG[Alm.] ile/değil/yerine/= DONYAĞI


- DOPPLER EFFECT[İng.] / EFFET DOPPLER[Fr.] / DOPPLERFLEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= DOPPLER ETKİSİ


- DOPPLER SHIFT[İng.] / DÉPLACEMENT DOPPLER[Fr.] / DOPPLER-VERSCHIEBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DOPPLER KAYMASI


- DOPPLER-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= DOPPLER OLAYI


- DOPPLERMITTELQUERSCHNITT[Alm.] ile/değil/yerine/= DOPPLER ORTALAMA KESİT


- DOR ile İON ile KORİNT


- DORSUM[İng.] değil/yerine/= SIRT


- TETRAVALENT, QUADRIVALENT[İng.] / TÉTRAVALENT, QUADRIVALENT[Fr.] / VIERTWERTIG[Alm.] ile/değil/yerine/= DÖRT DEĞERLİ/KLİ


- FOUR-LAYER DEVICE[İng.] / VIERSCHICHTBAUELEMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= DÖRT KATMANLI AYGIT


- QUADRUPOLMOMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= DÖRT KUTUPLU MOMENT


- DÖRT LEVENT değil DÖRDÜNCÜ LEVENT


- 4S:
SPOR ve/ SEKS[UYKU / GÜNEŞ] ve/ SANAT ve/ SEYAHAT

( SPORT and SEX and ART and TRAVEL )


- DIODE À QUATRE COUCHES[Fr.] ile/değil/yerine/= DÖRT TABAKALI DİYOT


- DÖRT ile DÖRT YÜZ ile DÖRT TARAFLI ile DÖRT KEZ ile DÖRTLÜ

( FOUR vs. FOUR HUNDRED vs. FOUR SIDED vs. FOUR TIMES vs. FOURSOME )

( چهار ile عدد چهار ile چهار صد ile چهارصد ile چارپر ile چهاربرابر ile چهارتايي )

( CHEHAR ile ADAD CHEHAR ile CHEHAR SAD ile CHEHARSAD ile چارپر ile CHEHARBARABAR ile CHEHARTAYY )


- QUADRUPLE POINT[İng.] / POINTE QUADRIPOLAIRE[Fr.] / QUADRUPOL PUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= DÖRTLÜ NOKTA


- QUADRUPOLE MOMENT[İng.] / MOMENT QUADRUPOLAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= DÖRTUCAY MOMENTİ


- DOST -ile

( HAKÎKÎ SEVGİLİ, ALLAH )

( SEVEN VE SEVİLEN KİMSE )


- DOST ve/>< DERT

( Dostu olanın, derdi olmaz. )


- DOST ile KARDEŞLİK

( Kardeş olma durumu, karındaşlık, uhuvvet. | Kardeş kadar yakın sayılan kimse, yakın dost. | Birlik, beraberlik. | Adı bilinmeyen kişilere söylenilen bir seslenme sözü. )


- DOSTLUK:
"KUSURSUZ/LUK" değil/yerine SAMİMİYET


- DOUBLE :/yerine ÇİFT


- DOUBT :/yerine ŞÜPHE


- CEREYÂN-İ İŞBÂ[Osm.] / SATURATION CURRENT[İng.] / COURANT DE SATURATION[Fr.] / SÄTTIGUNGSSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= DOYMA AKIMI


- SATURATED DIODE[İng.] / DIODE SATURÉE[Fr.] / GESÄTTIGTEDIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= DOYMUŞ DİYOT


- GESÄTTIGTEAKTIVITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= DOYMUŞ ETKİN/AKTİFLİK


- SATURATED SPECIFIC HUMIDITY[İng.] / HUMIDITÉ SPÉCIFIQUE SATURÉE[Fr.] / GESÄTTIGTESPEZIFISCHEFEUCHTIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= DOYMUŞ ÖZGÜL NEM


- MEŞBÛ[Osm.] / SATURATED[İng.] / GESÄTTIGT[Alm.] ile/değil/yerine/= DOYMUŞ


- DOSE EQUIVALENT[İng.] / ÉQUIVALENT DE DOSE[Fr.] / ÄQUIVALENTDOSIS[Alm.] ile/değil/yerine/= DOZ EŞDEĞERİ


- DOSEMETER[İng.] / DOSIMÈTRE[Fr.] / DOSISMESSGERÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= DOZÖLÇER, DOZ ÖLÇÜM AYGITI


- DRAFT vs. BILL

( Tasarı, poliçe, çek. İLE Yasa tasarısı. )


- DRAFT :/yerine TASLAK


- DRUG ELUTING STENT değil/yerine/= İLAÇSALAR KAFES


- DRUPA, TEK ÇEKİRDEKLİ ETLİ MEYVE = SİMÂR-I TUFFÂHÎYE-İ MÜLTEZİKATÜ'N-NEVÂT = MÉLONIDE À NUCULES, DRUPE


- DUA ve/<> MANEVİYAT


- DUA ile/ve/değil/<> SOHBET


- DÜALİST değil/yerine/= İKİCİ


- DUALİZM ile DÜALİST

( DUALISM vs. DUALIST )

( دوتاپرستي ile ثنوي ile مشرک )

( DOTAPARESTY ile ثنوي ile MOSHRAK )


- DUANE-HUNT LAW[İng.] / LOI DE DUANE-HUNT[Fr.] / DUANE-HUNT-GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= DUANE-HUNT YASASI


- DUBLE/DOUBLE[İng.] değil/yerine/= ÇİFT


- DÜCNE[Ar. çoğ. DÜCEN, DÜCÜNÂT] ile DÜCÜNNE[Ar. çoğ. DÜCÜNÂT]

( Karanlık, kapalı hava. İLE Bulut, kat kat olma, karanlık. | Yağmur yağma. )


- DUCT -ile

( Salgı kanalı. )


- DUCT- ile/||/<> -FERENT

( Kanal, iletim yolu. İLE/||/<> Taşıyan, ileten. )


- DÜET değil/yerine/= İKİLİ


- DÜĞME ile/ve ÇITÇIT


- KNOTENPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= DÜĞÜM NOKTASI


- DÜKKAN değil/yerine/= KEPİT


- DULONG-PETIT'S LAW[İng.] / LOI DE DULONG-PETIT[Fr.] / DULONG-PETIT/SSCHEZ-GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= DULONG-PETİT YASASI


- LOI DE DULONG ET PETIT[Fr.] / DULONG-PETITISCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= DULONG VE PETİT YASASI/KANUNU


- DUMAN ile BULUT

( ACÂC: Bulut. | Duman. )

( SMOKE ile CLOUD )


- SMOKE[İng.] / FUMÉE[Fr.] / RAUCH, DUNST[Alm.] ile/değil/yerine/= DUMAN


- OLÉUM[Fr.] ile/değil/yerine/= DUMANLI SÜLFİRİK ASİT


- SAÇ YAĞİ[Osm.] / OLEUM[İng.] / OLEUM[Alm.] ile/değil/yerine/= DUMANLI SÜLFÜRİK ASİT


- DÜNYA ile/ve/<> ÂHİRET

( Ahlâk. İLE/VE/<> İlim. )


- DÜNYA -/<> A'RAF/BERZAH -/<> ÂHİRET

( ... <-> İnsan. <-> ... )


- DÜNYA = WORLD[İng.] = MONDE[Fr.] = WELT[Alm.] = MUNDUS[Lat.] = MUNDO[İsp.]


- HİKMET:
DÜNYEVÎ ile/ve/<> NEFSÂNÎ ile/ve/<> ŞEYTANÎ ile/ve/<> İLÂHÎ

( Toplumsal. İLE/VE/<> Psikolojik. İLE/VE/<> Siyasal. İLE/VE/<> Tanrısal[Teolojik], [Din, Mârifetullah]. )


- DURAĞAN ile SABİT


- DURAĞANLIK/ATÂLET(OTURMA/YATMA) ile/değil/yerine/>< HAREKET

( Üşütür ve giydirir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Isıtır ve soyundurur. )


- DURAĞANLIK/ATÂLET ile/değil/yerine/||/<> DURUŞ


- STOPPING POWER[İng.] / POUVOIR D'ARRÊT[Fr.] / BREMSVERMÖGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DURDURMA GÜCÜ


- STOPPING POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL D'ARRÊT[Fr.] / BREMSSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DURDURMA POTANSİYELİ


- DURITE[İng.] ile/değil/yerine/= DURİT


- DURMA ile/||/<> DÜZGÜN DOĞRUSAL DEVİM HAREKET

( )

( Bilinmiyor tarafından keşfedildi/formüle edildi. )


- DURMA = DÜZGÜN DOĞRUSAL DEVİM/HAREKET

( Aralarında fark yoktur. )


- RELAXATION[İng.] / ENTSHIEDENHEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= DURULMA


- CHANGE OF STATE[İng.] / CHANGEMENT DE ÉTAT[Fr.] / ZUSTANDSÄNDERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DURUM DEĞİŞİMİ


- FUNCTION OF STATE[İng.] / FONCTION D'ÉTAT[Fr.] / ZUSTANDSFUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= DURUM İŞLEVİ/FONKSİYONU


- ŞUÂ-İ HÂL[Osm.] / STATE VECTOR[İng.] / VECTEUR D'ÉTAT[Fr.] ile/değil/yerine/= DURUM VEKTÖRÜ


- HÂL-İ MUVAKKAT[Osm.] / STATE[İng.] / ÉTAT[Fr.] / ZUSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= DURUM


- DURUM = VAZİYET = SITUATION[İng., Fr., Alm.] = SITUS[Lat.] = SITUACION[İsp.]


- DÜRÜST[Fars.] değil/yerine/= DOĞRU


- DÜRÜŞT[Fars.] ile/değil/yerine/>< DÜRÜST[Fars.]

( Sert; gücendirici, kırıcı. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Sözünde ve davranışlarında, doğruluktan ayrılmayan, doğru, onurlu. | Doğru, yanlışsız. )


- DÜRÜST/LÜK >< BİLGİSİZ/LİK(CEHÂLET)


- ŞAKULÎ[Osm.] / VERTICAL[İng.] / SENKRECHT[Alm.] ile/değil/yerine/= DÜŞEY


- DÜŞMAN/LIK ile/değil/yerine/>< DOST/LUK

( Dostluğunun bedelini ödemekten kaçınanın, "düşmanlığı"nı önemsemeyebilirsin. Fakat düşmanlığının bedelini ödemeye hazır olanın, "dostluğu"nu ciddiye al! )

( Düşmanın en büyük hilesi, "dostluğudur". )

( Dedikodu/nu eder. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Uyarır/ikaz eder. )

( )

( [ölümü] Unutturan. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Anımsatan. )

( "Ne yapmamız gerektiğini" gösterir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Ne yapabileceğimizi gösterir. )

( Her canımızı sıkanla. VE Her elimizi sıkanla. [Olmayalım!] )

( Her başımızı ağrıtanı düşman bilmeyelim/saymayalım. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Her başımızı okşayanı dost bilmeyelim/saymayalım. )

( Düşmana sus. İLE/VE/>< Dost ile konuş. )

( ADÂVET ile/değil/yerine/>< SÂDIK[< SIDK] )


- DÜŞMAN/LIK ve/||/<> YAKIN/LIK

( "Hiçbir şey, çetin düşmanlar kadar birbirine yakın değildir." )


- DUST :/yerine TOZ


- DÜŞÜNCE ile/ve/||/<>/>/< DİKKAT

( Düşünceler dedikleriniz, zihnin yüzeyindeki dalgacıklardır ancak. )

( Yaşamınızdaki en önemli şeye -kendinize-, bölünmez dikkatinizi verin. )

( Zorlamasız, kendi benliği ile kısıtlanmamış bir dikkat ve ilgi gerekir. )

( Olgun kişi, dikkatini içine yönelterek, meziyetlerini geliştirir. )

( Dikkat, Şimdi'ye geri getirir. )

( Dikkat, özgürleştirir. )

( Dikkatsizlik, tutsaklaştırır. )

( Dikkatsizlik, köreltir; dikkat, berraklaştırır. )

( Öteye ulaşmak için uyanık bir sükûnete ve sessiz dikkate gereksinimimiz vardır. )

( Dikkatsizliğiniz yüzünden kendi çevrenizde inşâ etmiş olduğunuz hapishaneyi inceleyin. )

( Başparmağınız işaret parmağınıza dokunuyor. İkisi de dokunuyor ve dokunuluyor. Dikkatinizi başparmağınızda topladığınız zaman başparmak hissedendir ve işaret parmağı da nesne. Dikkat odağını değiştirin, ilişki de tersine döner. )

( Attention liberates. )

( Inattention obscures, attention clarifies. )

( It needs effortless, un-self-conscious attention.
To go beyond, you need alert immobility, quiet attention.
Attention brings you back to the present.
Study the prison you have built around yourself by inadvertence.
Your thumb touches your forefinger. Both touch and are touched. When your attention; is on the thumb, the thumb is the feeler and the forefinger - the self. Shift the focus of attention and the relationship is reversed. )

( THOUGHT vs./and/||/<>/>/< ATTENTION )


- DÜŞÜNCE = FİKİR = THOUGHT[İng.] = PENSÉE[Fr.] = GEDANKE[Alm.] = PENSAMIENTO[İsp.]


- DÜŞÜNCEMİZİ DEĞİŞTİREBİLMEK:
"ZAAFİYET" değil MEZİYET


- DUT ile DUT HOŞAFI ile DUT KURUSU ile DUT PEKMEZİ


- DUT ile KÂĞIT DUTU/KÂĞIT AĞACI

( ... İLE Dutgillerden, Çin'de ve Japonya'da yetişen, kabuğundan kâğıt yapılan bir ağaç. )

( ... cum BROUSSENETIA PAPYRIFERA )


- DUT ile ŞAH DUTU


- DUT ile URMU DUTU

( .. İLE Kahramanmaraş'ın, yüksek yaylalarında yetişir. )


- DUT ile/||/<> YER

( Dutu yemezsen/silkelemezsen yer, yer! )


- DUYARLILAŞMAK ile DUYARSIZLAŞMAK ile DUYARSIZLAŞTIRMAK ile DUYAR/LIK ile DUYARLI/LIK ile DUYARSIZ/LIK ile DUYAR KAT ile DUYARLIKLI ile DUYARSIZCA


- DUYARLILIK = HASSASİYET = SENSIBILITY[İng.] = SENSIBILITÉ[Fr.] = SENSIBILITÄT, SINNLICHKEIT[Alm.] = SENSIBILIDAD[İsp.]


- DUYARLILIK/HASSASİYET ile/ve/değil/yerine KAYGI/ENDİŞE [>< BİLGİ/BİLİNÇ]


- SENSITIVENESS, SENSITIVITY[İng.] / SENSIBILITÉ[Fr.] / EMPFINDLICHKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= DUYARLILIK


- DUYARLI/LIK/HASSASİYET ile TİTİZ/LİK

( Durumunuzun ne denli nazik olduğunu fark ettiğiniz anda uyanık ve tetiksizsinizdir. )

( SENSITIVENESS vs. FASTIDIOUSNESS/FUSSINESS
The moment you have seen how fragile is your condition, you are already alert. )


- DUYGU = HİS = FEELING, SENTIMENT, (EMOTION)[İng.] = SENTIMENT[Fr.] = GEFÜHL[Alm.] = SENTIMIENTO[İsp.]


- DUYGU ile/ve/değil/yerine/||/<>/< NİYET


- DUYGULARA BAŞVURMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI:
TEHDİT ile/ve/||/<> DUYGU ile/ve/||/<> ÖNYARGILI DİL ile/ve/||/<> MAZERET

( ARGUMENT FROM FORCE vs./and/||/<> ARGUMENT TO PITY vs./and/||/<> PREJUDICIAL LANGUAGE vs./and/||/<> FALLACY OF SPECIAL PLEADING )


- HAKİKAT:
"DUYULUR OLAN" değil DÜŞÜNÜLÜR OLAN


- DUYUMSADIKLARIMIZ:
SOMUT değil SOYUT


- ORGANOLEPTIC TEST[İng.] / ORGANOLEPTISCHE PRÜFUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DUYUSAL DENEY


- DUYUSAL KANIT ile/ve/||/<> TÜMEL KANIT

( Anlık/zihin. İLE/VE/||/<> Us/akıl. )


- DUYUSAL SOYUT ile/ve/değil/||/<>/>/< SOYUT

( Doğa. İLE/VE/||/<>/>/< Akıl. )


- DÜZEMEK ile DÜZ ile DÜZE ile DÜZİÇİ ile DÜZ FLÜT ile DÜZ PAÇA ile DÜZ RAKI ile DÜZ ÜNLÜ ile DÜZ BASKI ile DÜZ HEKİM/LİK ile DÜZ PAÇALI ile DÜZ TÜMLEÇ ile DÜZ BASKICI/LIK ile DÜZ KANATLILAR


- DÜZEN ve/||/<>/>/< SÜKÛNET


- APPARAT[Alm.] ile/değil/yerine/= DÜZENEK, AYGIT, CİHAZ, APARAT


- DÜZENLEMEK ile KURULUM ile KURULUM SÜRESİ ile YÜKLEYİCİ ile TAKSİT ile TAKSİT PLANI ile TAKSİTLİ SATIN ALMA ile TAKSİTLER

( INSTALL vs. INSTALLATION vs. INSTALLATION TIME vs. INSTALLER vs. INSTALLMENT vs. INSTALLMENT PLAN vs. INSTALLMENT PURCHASE vs. INSTALMENTS )

( کار گذاشتن ile نصب شدن ile کار گذاردن ile نصب کردن ile نصب ile مدت نصب ile سوار کننده ile عليالحساب ile تقسيط ile قسط ile پرداخت اقساطي ile خريد قسطي ile خريد به اقساط ile اقساط )

( KAR GOZASHTAN ile NASB SHODAN ile KAR GOZARDAN ile NASB KARDAN ile NASB ile MADAT NASB ile SAVAR KONANDEH ile عليالحساب ile TAQSYT ile GHAST ile PARDAKHT EGHSATY ile KHARYD GHASTY ile KHARYD BAH EGHSAT ile EGHSAT )


- DÜZGÜN DAİRESEL HAREKET ile DÜZGÜN DOĞRUSAL HAREKET

( Açısal hızın sabit kaldığı hareket. İLE Hız vektörünün yön ve büyüklüğünün doğru boyunca değişmediği [sabit kaldığı] hareket. )

( UNIFORM CIRCULAR MOTION vs. UNIFORM LINEAR MOTION )

( LE MOUVEMENT CIRCULAIRE UNIFORME avec LE MOUVEMENT lINÉAIRE UNIFORME )

( GLEICHFÖRMIGE KREISBEWEGUNG mit GLEICHFÖRMIGE LINEARBEWEGUNG )


- UNIFORM CIRCULAR MOTION[İng.] / MOUVEMENT CIRCULAIRE UNIFORME[Fr.] ile/değil/yerine/= DÜZGÜN DAİRESEL HAREKET


- UNIFORM LINEAR MOTION[İng.] / MOUVEMENT RECTILIGNE UNIFORME[Fr.] ile/değil/yerine/= DÜZGÜN DOĞRUSAL HAREKET


- E-SAYRI/E-PATIENT ELECTRONIC PATIENT[İng.] değil/yerine/= ELEKTRONİK BİLGİLENMİŞ SAYRI


- EAST :/yerine DOĞU


- EAT :/yerine YEMEK


- EB'AD[Ar. < BA'D] ile EB'ÂD[Ar. < BU'D]

( Daha uzak. İLE Uzaklıklar, uzunluklar. )


- EBAD-I SELÂSE değil/yerine/= ÜÇ BOYUT


- EBÂET[Ar. çoğ. ÂBÂ] ile EBÂİD[Ar. < EB'AD]

( Kamışlık.[yer] | Kamış. İLE En uzak.[yerler] | Yakın olmayan.[akraba] )


- EBCED -ile

( ESKİ SÂMİ ABECE SIRASINA GÖRE DÜZENLENMİŞ, ARAPÇA'YA AİT SESLERİ GÖSTEREN İMLEÇ(HARF)LER EKLENMİŞ VE BU SIRAYA GÖRE İMLEÇLERE, BİRDEN ONA SIRA İLE, ONDAN YÜZE ONAR ONAR, YÜZDEN BİNE YÜZER YÜZER OLMAK ÜZERE BİRER SAYI DEĞERİ VERİLMİŞ OLAN ARAP İMLEÇLERİNİN DİZİLİŞ SIRASI VE BÜTÜNÜ. BU HARFLER SEKİZ GRUBA AYRILDIKTAN SONRA, ARALARINA SESLER KONULARAK ANLAMI OLMAYAN, FAKAT ARAP İMLEÇLERİNE KONU OLAN ŞU SEKİZ SÖZCÜK MEYDANA GETİRİLMİŞTİR. EBCED, HEVVEZ, HUTTÎ, KELEMEN, SA'FES, KARAŞET, SEHHAZ, DAZIG+LEN. )


- EBCET ile EBCET HESABI


- EBE ile EBET


- EBED ile/değil SONRA