Bugün[08 Nisan 2026]
itibarı ile 12.749 başlık/FaRk ile birlikte,
12.749 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(11/52)


- COĞRAFYA = GEOGRAPHY[İng.] = GÉOGRAPHIE[Fr.] = ERDKUNDE[Alm.] = GEOGRAFIA[İt.] = GEOGRAFÍA[İsp.]


- COĞRAFYA ile/||/<> SEYAHAT

( Rihle, 120.000 km seyahat kaydı )

( İbn Batuta tarafından 1355 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1304-1369) (Ülke: Fas) (Önemli katkıları: Seyahatname, coğrafi keşifler) )


- COHERENCE ile/||/<> TUNNELING ile/||/<> ENTANGLEMENT ile/||/<> BİYOLOJİK KUANTUM

( Canlılardaki kuantum etkileri. )

( Formül: Exciton transfer )


- COHERENT LİGHT ile/||/<> INCOHERENT LİGHT

( Coherent light sabit faz ilişkisi olan ışıkken İLE incoherent light rastgele faz dağılımı olan ışıktır )

( Formül: Laser light )


- MULTIPLET[İng.] / MULTIPLET[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇOKLU


- ÇOKLUK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BEREKET


- ÇÖKÜNTÜ/YIKINTI/ENKAZ[Ar.] ile/ve/||/<>/> KAZI/HAFRİYAT[Ar.]


- ÇÖKÜT ile ÇÖKÜTLÜK
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Kısa boylu kişi/nesne. İLE Boyca kısalık. )


- COLE-/COLEO- ile/||/<> COLP-/COLPO-/COLPOS- ile/||/<> ELYT- ile/||/<> EPİSİO- ile/||/<> ESTR- ile/||/<> HYSTER-/HYSTERO- ile/||/<> GAM-/GAMO- ile/||/<> GYN-/GYNAE-/GYNAEC-/GYNEC-/GYNECO-/GYNO- ile/||/<> İNGUİN-/İNGUİNO- ile/||/<> -TOCİA/TOCO- ile/||/<> SYRİNG-/SYRİNGO-

( Vajina ya da örtücü tabakaları ile ilgili. İLE/||/<> Dölyatağı, rahim/uterus, vajina ile ilgili, vajinal, vajinal sayrılık, oyuk. İLE/||/<> Kılıf, yaprak, vajina ile bağlantılı, vajina ile ilişkili. İLE/||/<> Vulva ile ilgili. İLE/||/<> Kadın üreme örgenlerindeki döngüsel değişiklikler. İLE/||/<> Uterusla ilgili, histeri ile ilgili. İLE/||/<> Eşeysel birleşme, bölümlerin birleşmesi ya da kaynaşması. İLE/||/<> Kadınlarla ilgili, eş. İLE/||/<> Kasık. İLE/||/<> Çocuk doğumuyla ilgili, doğumla ilgili. İLE/||/<> Tüp ya da fistülle ilgili. )


- COLLECT :/yerine TOPLAMAK


- COLORIST değil/yerine/= RENK UZMANI


- COLO(U)RS and ENJOYMENT


- ÇOLUK-ÇOCUK EŞ-DOST


- CÖMERT ile/ve/değil/||/<>/< İYİMSER


- COMFORT :/yerine RAHATLIK


- COMFORTABLE :/yerine RAHAT


- COMMENT vs. "IN ONE RESPECT"


- COMMENT :/yerine YORUM


- COMMIT :/yerine İŞLEMEK, ADAMAK


- COMMITMENT :/yerine BAĞLILIK


- COMMON FIELD vs. COMMON POINT


- COMPANY :/yerine ŞİRKET


- COMPARISON vs./and INTERPRETATION/COMMENT


- COMPETITION :/yerine YARIŞMA, REKABET


- COMPLAINT :/yerine ŞİKAYET


- COMPONENT :/yerine BİLEŞEN


- COMPTON SHIFT[İng.] / DÉPLACEMENT COMPTON[Fr.] / COMPTON-VERSCHIEBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= COMPTON KAYMASI


- COMPTON EFFECT[İng.] / EFFET COMPTON[Fr.] / COMPTON-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= COMPTON OLAYI


- COMPTON CROSS SECTION[İng.] / SECTION EFFICACE COMPTON[Fr.] / COMPTON-WIRKUNGSQUERSCHNITT[Alm.] ile/değil/yerine/= COMPTON TESİR KESİTİ


- COMPUTE ile/ve/||/<>/> PROMPT


- CONCEPT :/yerine KAVRAM


- CONCERT :/yerine KONSER


- CONCRETE :/yerine BETON, SOMUT


- CONDİTİON NUMBER ile/||/<> DETERMİNANT

( Condition κ(A) numerik kararlılık, determinant hacim. )

( Formül: Stability İLE volume )


- CONDUCT :/yerine YÜRÜTMEK, DAVRANIŞ


- CONFESSION vs. TO LET SLIP, TO BLURT OUT


- CONFIDENT :/yerine KENDİNE GÜVENEN


- CONFLICT :/yerine ÇATIŞMA


- CONFRONT :/yerine YÜZLEŞMEK


- CONGRUENT ile/||/<> SİMİLAR

( Congruent aynı boyut şekil İLE similar aynı şekil farklı boyut. )

( Formül: Same size İLE same shape )


- CONNECT :/yerine BAĞLAMAK


- CONNECTİCUT ile BAĞLAMAK ile BİRBİRİNE BAĞLANMAK ile BAĞLI ile BAĞLANIYOR ile BİYEL ile BAĞLANTI ile BAĞLANTI KABLOSU ile BAĞLANTI TERMİNALİ ile BAĞLAYICI ile BAĞ DOKUSU ile BAĞLAYICI

( CONNECTICUT vs. CONNECT vs. CONNECT TOGETHER vs. CONNECTED vs. CONNECTING vs. CONNECTING ROD vs. CONNECTION vs. CONNECTION CABLE vs. CONNECTION TERMINAL vs. CONNECTIVE vs. CONNECTIVE TISSUE vs. CONNECTOR )

( بهم اتصال دادن ile بهم متصل کردن ile بهم رسيدن ile ربط دادن ile متصل کردن ile ارتباط دادن ile وصل کردن ile پيوستن ile مربوط کردن ile وابسته کردن ile مربوط ساختن ile اتصال دادن ile با هم متصل کردن ile وابسته ile ملتحم ile متصل ile پيوسته ile کانکتيکت ile عطف ile دسته پيستون ile شاتون ile بستگي ile پيوند ile وابستگي ile اتصال ile انتساب ile وصل ile مقارنت ile پيوستگي ile کابل اتصال ile پايانه اتصال ile آگيني ile اتصالي ile متصل کننده ile بافته آگيني ile رابط )

( BACPAM ETESAL DADAN ile BACPAM MOTASL KARDAN ile BACPAM RESYDAN ile RABT DADAN ile MOTASL KARDAN ile ERTABAT DADAN ile VASL KARDAN ile PEYVASTAN ile MARBUT KARDAN ile VABASTEH KARDAN ile MARBUT SAKHTAN ile ETESAL DADAN ile BA NPAM MOTASL KARDAN ile VABASTEH ile ملتحم ile MOTASL ile PEYVASTEH ile KANKETYKAT ile ATF ile DASTEH PEYSETON ile SHATON ile BASTGY ile PEYVAND ile VABASTGY ile ETESAL ile ENTSAB ile VASL ile مقارنت ile PEYVASTGY ile KABEL ETESAL ile PAYANEH ETESAL ile AGYNEY ile ETESALY ile MOTASL KONANDEH ile BAFTEH AGYNEY ile RABET )


- CONNECTIVE vs. INTEGRANT


- CONSIST :/yerine OLUŞMAK


- CONSISTENT :/yerine TUTARLI


- CONSTANT :/yerine SÜREKLİ


- CONSTRUCT :/yerine İNŞA ETMEK


- CONSTRUCTION :/yerine İNŞAAT


- CONSTRUCTİVE İLE CLASSICAL İLE INTUİTİONİSTİC İLE PARACONSİSTENT ile/||/<> MANTIK SİSTEMLERİ

( Farklı ispat yaklaşımları. )

( Formül: Proofs = Programs )


- CONSULTANT :/yerine DANIŞMAN


- CONTACT :/yerine TEMAS, İRTİBAT


- CONTENT vs. CONTEXT


- CONTENT :/yerine İÇERİK, MEMNUN


- CONTEST vs. CONTEST

( Yarışma. İLE Tartışma, iddia/laşma, çekişme. )


- CONTEST :/yerine YARIŞMA


- CONTEXT :/yerine BAĞLAM


- CONTRACT :/yerine SÖZLEŞME


- CONTRAST :/yerine ZITLIK, KARŞILAŞTIRMAK


- CONVERT :/yerine DÖNÜŞTÜRMEK


- COOL vs. IMPORTANT


- COPYING vs. CUSTOM/HABIT


- coq. in quant. sut. aq.[Lat. < COQUE IN QUANTITATE SUFFICIANTE AQUAE] değil/yerine/= YETERİ KADAR SU İÇİNDE KAYNAT


- ÇOR ile ÇOR URAGUT
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Yoğun, iç içe geçmiş. İLE Eşeysel örgeni dar olan kadın.[< Yoğun, iç içe geçmiş dallara ya da yapraklara sahip bitkiler.] )


- CORBINO EFFECT[İng.] / EFFET CORBINO[Fr.] / CORBINO-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= CORBİNO ETKİSİ


- CORIOLIS EFFECT[İng.] / EFFET CORIOLIS[Fr.] / CORIOLISSCHE EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= CORİOLİS ETKİSİ


- CORPORATION :/yerine ŞİRKET


- CORRECT :/yerine DOĞRU, DÜZELTMEK


- CORRESPONDENT :/yerine MUHABİR


- COST :/yerine MALİYET


- COTTON-MOUTON EFFECT[İng.] / EFFET COTTON-MOUTON[Fr.] / COTTON-MOUTONSCHER-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= COTTON-MOUTON ETKİSİ


- COTTON-MOUTON CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE COTTON-MOUTON[Fr.] / COTTON-MOUTONSCHE KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= COTTON-MOUTON SABİTİ


- POINT FOCAL COUDÉ[Fr.] / COUDÉ-BRENPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= COUDÉ ODAK NOKTASI


- COULOMB BLOCKADE İLE QUANTUM POİNT CONTACT ile/||/<> NANO ELEKTRONİK

( Nano ölçek elektron transport. )

( Formül: G = n×2e²/h )

( Charles-Augustin de Coulomb tarafından 1785 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1736-1806) (Ülke: Fransa) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Coulomb yasası, elektrostatik) )


- COULOMB ATTRACTION[İng.] / ATTRACTION DE COULOMB[Fr.] / COULOMB-ANZIEHUNGSKRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= COULOMB ÇEKİMİ


- COULOMB FORCE[İng.] / FORCE DE COULOMB[Fr.] / COULOMB-KRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= COULOMB KUVVETİ


- COUNT :/yerine SAYMAK


- COUPLE :/yerine ÇİFT


- COURAGE :/yerine CESARET


- COURT :/yerine MAHKEME


- SOLUTION HEAT[İng.] ile/değil/yerine/= ÇÖZELTİ ISISI


- SOLUTION PART[İng.] ile/değil/yerine/= ÇÖZELTİ KISMI


- MUHALLİL[Osm.] / SOLVENT[İng.] / SOLVANT, DISSOLVANT[Fr.] / LÖSUNGSMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜCÜ, ÇÖZEN, ÇÖZGEN


- EXTRACTION PAR SOLVANT[Fr.] / LÖSUNGSMITTEL EXTRAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜCÜ EKSTRAKSİYONU


- ÇÖZÜM ile YANIT

( Geciken yanıt yanlış yanıttır. )

( Bir sorunun doğru çözümü, onun ancak evrensel, tarafsız bir araştırma ve sorgulama içinde çözümlenmesiyle bulunabilir. )

( Her sorunun kökeni geçmişte, çözümü gelecektedir. )

( SOLUTION vs. ANSWER/RESPONSE
Delayed response is wrong response.
Only in the dissolution of the problem in the universal solvents of enquiry and dispassion, can its right solution be found. )


- SOLUBILITY PRODUCT CONSTANT[İng.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜNÜRLÜK ÇARPIMI SABİTİ


- İNHİLALİ KABİLİYETİ[Osm.] / SOLUBILITY PRODUCT[İng.] / PRODUIT DE SOLUBILITÉ[Fr.] / LÖSLICHKEITPRODUKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜNÜRLÜK ÇARPIMI


- İNHİLALİYET[Osm.] / SOLUBILITY[İng.] / SOLUBILITÉ[Fr.] / LÖSBARKEIT, LÖSLICHKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜNÜRLÜK


- CP İHLALİ İLE T İHLALİ İLE CPT ile/||/<> SİMETRİ İHLALLERİ

( Temel simetriler ve kırılmaları. )

( Formül: K⁰ → π⁺π⁻ (CP ihlali) )


- CPU/CENTRAL PROCESSING UNİT değil/yerine/= MERKEZİ İŞLEM BİRİMİ


- CRAFT :/yerine ZANAAT


- CREDIT :/yerine KREDİ


- CREW :/yerine MÜRETTEBAT


- CRIME vs. ACCIDENT


- CRIME vs./and INFRINGEMENT


- CRİTİCAL POİNT ile/||/<> INFLECTİON POİNT

( Critical f'(x)=0, inflection f''(x)=0 eğrilik değişim. )

( Formül: Slope zero İLE curvature change )


- CRITIQUE vs. TO DENY/REJECT


- CROHN HASTALIĞI ile/||/<> ÜLSERATİF KOLİT

( Crohn hastalığı tüm sindirim sistemini etkileyebilir İLE ülseratif kolit sadece kolonu etkiler. Crohn transmural inflamasyon İLE ülseratif kolit mukozal inflamasyondur. İkisinde de mikrobiyota disbiyozu rol oynar. )


- CROSS-VALİDATION ile/||/<> HOLDOUT

( Cross-validation k-fold İLE holdout tek bölme. )

( Formül: k-fold İLE single split )


- CUBİT -ile

( Dirsekten orta parmağın ucuna kadar olan eski bir uzunluk ölçüsü. 50 cm. )


- BAR MAGNET[İng.] / BARRE AIMANTÉE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇUBUK MIKNATIS


- CÛD ile/ve/> VÜCÛD ile/ve/> MEVCÛD ile/ve/> VİCDAN["VİJDAN" değil!]

( Taşma, coşma. İLE/VE/> Varlık, varoluş. İLE/VE/> Varolan. İLE/VE/> Bulunç, bulma/buluş. )

( VİCDAN: Görünmez/semâvî mâbed. )


- ÇUL ile ÇUL ÇAPUT


- CÜLMÛD[Ar.] ile CÜLMÜD[Ar.]

( Kaya. İLE Sesi güçlü olan kişi. )


- CÜMBÜR-CEMAAT değil CUMHUR-CEMAAT (GİTMEK)


- CUMHUR ile CUMHURCA ile CUMHUR REİSİ ile CUMHUR CEMAAT


- CUMHURİYET ile CUMHURİYETÇİ/LİK ile CUMHURİYET ALTINI ile CUMHURİYET BAYRAMI


- CUMHURİYET ile/ve DEMOKRASİ

( Belirli (bir) ideolojide. İLE/VE İdeolojiler arasında. )

( ONAFHANKELIJKHEIDPLEIN
[Paramaribo'daki, Cumhuriyet Meydanı'nın yerel adı.] )


- CUMHURİYET[Ar.] ile/ve ELERKİ/KAMUERK


- CUNDA[< İt.] ile Cunda/Alibey

( Yatay serenlerin, iki başı. İLE Edremit'te bulunan ada. )

( SEREN: Yelkenli gemilerde, üzerine dört köşe yelken açmak ve işaret kaldırmak için direğe yatay olarak bağlanan gönder. | Konut yapılarında, menteşe ve kilidin takıldığı, düşey konumdaki kalın parça. )


- CÜRET ile/ve/değil/||/<> BİLGİSİZLİK


- CÜRET ile/değil/yerine CESÂRET

( [not] INSOLENCE | IMPUDENCE vs./but COURAGE )


- CÜRET değil/yerine/= GÖZSÜZLÜK


- CÜRET ile/ve/<> KÜSTAHLIK


- CÜRETKAR ile CESARET

( AUDACIOUS vs. AUDACITY )

( گستاخ ile جسور ile بي پروا ile بي باکي )

( GOSTAKH ile JASOR ile BEY PARVA ile بي باکي )


- CÜRETLENMEK ile CÜRETLENDİRMEK ile CÜRET ile CÜRETLİ/LİK ile CÜRETSİZ/LİK ile CÜRETSİZCE


- CURIE POINT[İng.] / POINT DE CURIE[Fr.] / CURIE-PUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= CURİE NOKTASI


- CURIE CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE CURIE[Fr.] / CURIE-KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= CURİE SABİTİ


- CÜRM-Ü MEŞHUT değil/yerine/= SUÇ ÜSTÜ


- CURRENT :/yerine MEVCUT, AKIM


- CURRICULUM :/yerine MÜFREDAT


- CURVATURE İLE TORSION İLE CONNECTİON İLE PARALLEL TRANSPORT ile/||/<> DİFERANSİYEL GEOMETRİ

( Eğri uzayların geometrisi. )

( Formül: Rμν - ½gμνR = 8πGTμν )


- CÜSSE[Ar.] ile/ve HEYBET[Ar.]

( Gövde, kalıp, çelim. İLE/VE Korku ile saygı duygularını birden uyandıran durum ya da gösteriş. )


- CUSTOM vs. HABIT


- CUT :/yerine KESMEK


- ÇUVAL ile/ve TELİS/JÜT

( ... İLE/VE Bitkisel tellerden yapılmış, kaba örgülü büyük çuval. )

( JÜT[Bengal dilinden], [Lat. CORCHORUS CAPSULARIS]: Ihlamurgillerden, Hindistan ve Bangladeş'te yetişen, ip ve çuval yapımında kullanılan, liflerinden yararlanılan bir bitki. | Bu bitkinin liflerinden yapılan dokuma. )


- CYCLONE vs. HABIT


- D SHAPE ELECTRODE[İng.] / DEE, D-FORME ELEKTRODE, D-FÖRMIGE ELEKTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= D BİÇİMLİ ELEKTROT


- DEE[İng.] ile/değil/yerine/= D ELEKTROT


- D-LAYER[İng.] / D-SCHICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= D KATMANI


- DEE, ÉLECTRODE EN FORME DE D[Fr.] ile/değil/yerine/= D ŞEKİLLİ ELEKTROT


- AMELİYAT:
DA VINCI İLE ile/değil/yerine OLAĞAN

( "Robotik Cerrahi Gerçekten Üstün mü? - Ahmet Rasim Küçükusta" yazısını okumak için burayı tıklayınız... )


- DADANMAK ile DADANDIRMAK ile DADANABİLMEK ile DADAY ile DADAŞ/LIK ile DADACI/LIK ile DADAİST ile DADAİZM


- DISTRIBUTION COEFFICIENT[İng.] ile/değil/yerine/= DAĞILIM KATSAYISI


- DISTRIBUTION LOSS[İng.] / VERTEILUNGSVERLUST[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞILIM KAYBI


- PARTITION COEFFICIENT[İng.] / PARTITIONNER[Fr.] ile/değil/yerine/= DAĞILMA KATSAYISI (KROMATOGRAFİ)


- DAĞITIMCI ile DAĞITMAK ile DAĞITILMIŞ ile DAĞITIM ile DAĞITICI ile DİSTRİBÜTÖR ile SEMT ile BÖLGE YÖNETİMİ ile KAYMAKAM ile BÖLGE MÜDÜRÜ ile İLÇELER

( DISTRIBUTARY vs. DISTRIBUTE vs. DISTRIBUTED vs. DISTRIBUTION vs. DISTRIBUTIVE vs. DISTRIBUTOR vs. DISTRICT vs. DISTRICT GOVERNING vs. DISTRICT GOVERNOR vs. DISTRICT MANAGER vs. DISTRICTS )

( پخش کننده ile شعبهرود ile انشعابي ile پخش شدن ile تقسيم کردن ile غرماء کردن ile توزيع کردن ile تقسيمشده ile مقسوم ile پخش ile توزيع ile تقسيم ile سرشکني ile توزيعي ile دلکو ile مقسم ile پخشگر ile محله ile بخشداري ile بخشدار ile بخش دار ile رئيس بخش ile نواحي )

( POKHSH KONANDEH ile شعبهرود ile انشعابي ile POKHSH SHODAN ile TAQSYM KARDAN ile GHARMA KARDAN ile TOZYE KARDAN ile تقسيمشده ile MOGHSUM ile POKHSH ile TOZYE ile TAQSYM ile SARSHKANY ile TOZYEY ile DELKO ile MOGHASM ile POKHSHGAR ile MAHLEH ile BAKHSHODARY ile BAKHSHODAR ile BAKHSH DAR ile REYS BAKHSH ile NAVAHY )


- DAHÎM[Ar. < DAHÂMET] ile DÂHİM[Ar.] ile DÂHÎM[Fars.]

( Fazla kalın olan, yoğun. İLE Nasip ve rızk. İLE Taç. )


- DÂİM[Ar.] ile SERMED[Ar.]


- DAKİKA[Ar.] ile/ve/||/<>/< HAKİKA[Ar.]


- DÂL ile/ve/> DELÂLET


- DALÂLET ile FAZLA/ZİYÂDE AŞK

( Fazla aşk/tutku, kişiyi birçok hatanın eşiğinde tutar. )

( Beşerin böyle dalâletleri var, Kendi yapar, kendi tapar. )

( ABERRATION vs./< TOO MUCH LOVE )


- D'ALEMBERT'S PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE DE D'ALEMBERT[Fr.] / D'ALEMBERT-PRINZIP/GRUNDREGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= D'ALEMBERT İLKESİ


- D'ALEMBERT'S PARADOX[İng.] / PARADOXE DE D'ALEMBERT[Fr.] ile/değil/yerine/= D'ALEMBERT PARADOKSU


- DALGA:
DALGA BOYU ile/ve/||/<> DÖNGÜ/PERİYOT ile/ve/||/<> SIKLIK/FREKANS ile/ve/||/<> GENLİK


- WAVE PACKET[İng.] / PAQUET D'ONDES[Fr.] / WELLENPAKET[Alm.] ile/değil/yerine/= DALGA PAKETİ


- WAVE INTENSITY[İng.] / INTENSITÉ DE L'ONDE[Fr.] / WELLENINTENSITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= DALGA ŞİDDETİ


- DALGA[İng. WAVE] ile/||/<> ALFA RİTMİ[İng. ALPHA RHYTHM] ile/||/<> ALTERNATİF AKIM[İng. ALTERNATING CURRENT] ile/||/<> ANTEN[İng. ANTENNA] ile/||/<> ARMONİK[İng. HARMONIC] ile/||/<> ELEKTROMANYETİK DALGA[İng. ELECTROMAGNETIC WAVE] ile/||/<> ELEKTROMANYETİK SPEKTRUM[İng. ELECTROMAGNETIC SPECTRUM] ile/||/<> FAZÖR[İng. PHASOR]

( Enerjinin, titreşim yoluyla taşınması hareketi. Mekanik ve elektromanyetik dalgalar olarak ikiye ayrılır. Ses ya da deprem dalgaları gibi mekanik dalgalar yayılabilmek için maddesel bir ortama ihtiyaç duyarlar. Fakat radyo dalgaları gibi elektromanyetik dalgalar maddesel ortama ihtiyaç duymaksızın boşlukta yayılabilirler. Bir saniyede bir noktadan geçen dalganın uzunluğu o dalganın frekansıdır. Frekansın birimi hertz (Hz)'dir. Frekans fff ile gösterilir. Bir dalga bir noktadan bir saniyede bir defa geçiyor ise o dalganın frekansı 1 Hz'dir. Yani hertz 1/saniyeye eşittir. @@ Beyin dinlenme halindeyken kendini gösteren, saniyede 7-10 devreli beyin dalgası ritmidir. @@ Yönü ve genliği belirli zaman aralığıyla tekrar ederek değişen elektriksel akım. Üretimi, elektrik akımı geçen kabloda oluşan manyetik alan ve manyetik alandan etkilenen kabloda oluşan elektrik akımı ilkesine dayanmaktadır. En sık kullanılan dalga sinüs dalgasıdır. Genellikle sanayi ve ev şebekesinde kullanılmaktadır. "AC" kısaltması ile de gösterilmektedir. Bugün bildiğimiz anlamdaki alternatif akım, ilk olarak Nikola Tesla tarafından 1886 yılında laboratuvarda üretilmiştir. @@ Elektromanyetik dalgaları yakalayan ya da yayan cihazlardır. Temelde, alıcı anten ve verici anten olarak ikiye ayrılırlar. Alıcı antenler, elektromanyetik dalgaları yakalayıp iletim hatlarında yayarken verici antenler ise iletim hatlarından gelen sinyalleri çevreye yayar. Antenler, kablosuz haberleşmenin temel parçalarıdır ve pek çok alanda kullanılmaktadır. Farklı türde antenler bulunmaktadır. @@ Temel ses dalgasıyla beraber ortaya çıkan ses dalgalarıdır. Armonilerin frekansı temel ses dalgasının katsayılarından oluşur. @@ Elektrik ve manyetik alanların periyodik olarak birbirine dik yönde ve ışık hızında yayılmasıyla oluşan bir dalga türü. Elektrik yüklerinin hareketi ve hızlanması sonucu ortaya çıkar ve hem elektrik hem de manyetik alan bileşenleri içerir. @@ Bütün elektromanyetik dalgaları (Radyo dalgaları, İnfrared ışınları, Görünür ışık, X ışınları, Gama Işınları, Mikro dalgalar, Kızıl ötesi ışınlar ve mor ötesi ışınlar) barındıran bir ölçektir. Elektromanyetik spektrum (veya elektromanyetik tayf), var olan tüm ışık aralığını barındırır. @@ Hem büyüklüğü (genliği) hem de faz açısını içeren karmaşık sayı. Bu kavram genellikle elektrik mühendisliğinde alternatif akım (AC) devrelerinde kullanılır. Bu sayede, AC sinyallerin zamana bağlı dalga formları yerine, daha basit bir biçimde temsil edilmeleri mümkün olur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- FLUCTUATING CURRENT[İng.] / COURANT ONDULÉ[Fr.] / SCHWANKENDER STROM[Alm.] ile/değil/yerine/= DALGALI AKIM


- DALGI/GAFLET ile/ve/||/<> HADSİZLİK


- DALGI/GAFLET ile YANLIŞ(HATÂ) ile YANILGI/SAPKI/SAPINÇ/DALÂLET

( Kişi, yanlışları olup da bunları düzeltmezse, bunları benimsemiş demektir. )

( Gaflet de bir nimettir. )


- DALGI/GAFLET[Ar.] ile/ve/<>/değil/yerine BOŞLAMA/İHMAL[Ar.]

( CARELESSNESS vs./and/<>/but NEGLIGENCE
NEGLIGENCE instead of CARELESSNESS )


- DALGI/GAFLET ile/ve YANILGI/SAPKI/SAPINÇ/DALÂLET

( Tembih ile giderilir. İLE/VE Tâlim ile giderilir. )

( CARELESSNESS vs./and ABERRATION )


- DALITZ PLOT[İng.] / DIAGRAMME DE DALITZ[Fr.] / DALITZ-DIAGRAMM, DALITZ-GRAPHIK[Alm.] ile/değil/yerine/= DALİTZ ÇİZENEĞİ/GRAFİĞİ


- DÂLL[Ar. < DELÂLET] ile DÂLL/E[Ar. < DALÂLET]

( Gösteren, işâret eden, delâlet eden. İLE Doğru yoldan ayrılmış. | Hataya düşmüş. )


- BRANCHING[İng.] / BRANCHEMENT[Fr.] / VERZWEIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DALLANMA, DALLANMIŞ ZİNCİR


- BRANCHING FRACTION[İng.] / FRACTION DE BRANCHEMENT[Fr.] ile/değil/yerine/= DALLANMA KESRİ


- VERZWEIGUNGSQUERSCHNITT[Alm.] ile/değil/yerine/= DALLANMA TESİR KESİTİ


- DALYA[< İt.] ile DALYA[< DAHL(İsveç'li bitkibilimci)]

( Bir şey sayılırken, birim olarak alınan sayıya gelince söylenilen uyarma sözü. İLE Yıldızçiçeği. )

( ... cum DAHLIA )


- DAMAKSILLAŞTIRMA/İMÂLE ile/||/<> ART DAMAKSALLAŞTIRMA ile/||/<> EKLEMLEME NOKTASI/ÇIKAK ile/||/<> GENİZSİL/GUNNE ile/||/<> SALÂBET

( İki ses arasından, asıl seslere katılmayacak bir ses çıkarma. | Bir sesin eklemlenme bölgesini art damaktan ön damağa kaydırma. [iki ses arasından, asıl seslere katılamayacak bir ses çıkarma]. İLE/||/<> Yumuşak damak bölgesinde, sert damağın art uç noktasıyla küçük dil arasında oluşturulan ses. İLE/||/<> Sesler oluşturulurken eklemleyicilerin birbirine yaklaşması ya da değmesi sonucu ses yolunun daraldığı ya da tıkandığı yer. İLE/||/<> Geniz yoluyla[nazal] çıkarılan ses. İLE/||/<> Sertlik. )


- DAMÂN[Ar.] ile KEFÂLET[Ar.]


- DAMAT[Fars. < DAMAD] değil/yerine/= GÜVEY


- DAMAT ile SAĞDIÇ

( GROOM vs. GROOMSMAN )

( داماد ile چاروادار ile شاه داماد ile مهتر ile ساقدوش )

( DAMAD ile چاروادار ile SHAH DAMAD ile MOTEOTER ile SAGHDUSH )


- MUKADDER[Osm.] / DISTILLATE[İng.] / DISTILLAT[Fr.] / DISTILLAT[Alm.] ile/değil/yerine/= DAMITMA ÜRÜNÜ


- DAMLA/NİKRİS[Ar.]/GUT[Fr.] ile/ve/<> KURUL

( Organizmadaki ürik asidin atılmayarak gövdenin bazı yerlerinde, özellikle ayak başparmağında, topuk ve ekleme yerlerinde birikmesinden kaynaklanan, ağrı ve şişlerle ortaya çıkan sayrılık. İLE/VE/<> İnsan eti yemekten kaynaklanan bir hastalık.[En son, 1979'da, Papua Yeni Gine'de rastlanmıştır.] )


- DANIELL CELL[İng.] / PILE DE DANIELL[Fr.] / DANIELL-ZELLE/ELEMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= DANİELL PİLİ


- DANIŞAN ve/||/<>/> CO-TERAPİST ve/||/<>/> OTOTERAPİST


- DANS = DANCE[İng.] = DANSER[Fr.] = TANZEN[Alm.] = BALLARE[İt.] = BAILAR/DANZAR[İsp.]


- DANS ile FOKSTROT

( ... İLE Dört tempolu bir dans. )


- DANS ile/ve/||/<> TWIST[İng.]

( ... İLE/VE/||/<> 1961 yılında yaygınlık kazanan çok hızlı ritmi olan bir dans. | Bu dansın müziği. )


- DAR ile DARA ile DARP ile DARU ile DARI ile DARICA ile DAR AÇI ile DAR HAT ile DARASIZ ile DAR PAÇA ile DAR ÜNLÜ ile DARA DAR ile DAR BOĞAZ ile DAR VAKİT ile DAR ZAMAN ile DAR ARALIK ile DAR DARINA ile DAR KAFALI/LIK ile DAR GELİRLİ/LİK ile DAR GÖRÜŞLÜ/LÜK ile DARI DARINA


- DARÂ'AT[Ar.] ile ZÜLL[Ar.]


- PULSE CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT À IMPULSIONS[Fr.] / PULSSTROMKREIS[Alm.] ile/değil/yerine/= DARBE DEVRESİ


- PULSABFALLZEIT, PULSSTURZZEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= DARBE DÜŞÜŞ SÜRESİ


- PULSE HEIGHT[İng.] / HAUTEUR D'IMPULSION[Fr.] / PULSHÖHE[Alm.] ile/değil/yerine/= DARBE YÜKSEKLİĞİ


- PULSANSTIEGSZEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= DARBE YÜKSELİŞ SÜRESİ


- PULSATING CURRENT[İng.] / COURANT PUISÉ[Fr.] / PULSIERENDER STROM[Alm.] ile/değil/yerine/= DARBELİ AKIM


- PULSED LIGHT[İng.] / LUMIÈRE PUISÉE[Fr.] / PULSIERTES LICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= DARBELİ IŞIK


- DARE SOOF ile CESARET

( DARE SOOF vs. DARE )

( بمبارزه طلبيدن ile يارا بودن ile جرات کردن ile دره صوف )

( BAMBARZEH TALABYDAN ile YARA BODAN ile JARAT KARDAN ile DAREH SOF )


- DARRÂ[Ar.] ile MENFAAT[Ar.]

( Mihnet, keder. Şiddet. Belâ. İLE Yarar, kâr, çıkar. )


- D'ARSONVAL CURRENT[İng.] / COURANT DE D'ARSONVAL[Fr.] / D'ARSONVAL-STROM[Alm.] ile/değil/yerine/= D'ARSONVAL AKIMI


- DÂR-ÜL ACEZE ile/||/<> DÂR-ÜL BEDÂYİ ile/||/<> DÂR-ÜL ELHAN ile/||/<> DÂR-ÜL FÜNÛN ile/||/<> DÂR-ÜL MUALLİMAT ile/||/<> DÂR-ÜL MUALLİMİN ile/||/<> DARÜŞŞAFAKA ile/||/<> DARÜŞŞİFA

( Düşkünler evi.[1895] İLE/||/<> İstanbul Belediyesi'ne ait ilk tiyatro.[1913] İLE/||/<> İstanbul'da kurulan ilk müzik okulu.[1917] İLE/||/<> Üniversite, fenler evi.[1845] İLE/||/<> İstanbul'da kurulan ilk kız öğretmen okulu.[1869] İLE/||/<> İstanbul Fatih'te kurulan erkek öğretmen okulu.[1848] İLE/||/<> İstanbul Fatih'te, Abdülaziz'in desteğiyle kurulan yoksul, öksüz ve yetimlere ait yatılı lise. İLE/||/<> Sağlık yurdu. )


- DARÜŞŞİFA:
FATİH ile/ve/||/<> HASEKİ ile/ve/||/<> SÜLEYMANİYE ile/ve/||/<> ATİK VÂLİDE SULTAN ile/ve/||/<> SULTAN AHMED ile/ve/||/<> TOPKAPI SARAYI ENDERUN


- DATA OBJECT[İng.] değil/yerine/= VERİ NESNESİ


- DAUGHTER :/yerine KIZ EVLAT


- DÂVÂ ile/ve/||/<>/< DÂVET

( TRIAL vs./and SUMMON/SUMMONS )


- DÂVÂ ile/ve DELİL ile/ve İSPAT

( BEYYİNE: Bir olayın doğruluğunu ortaya koyabilen yöntem. | Duruşma sırasında bir savı gerçekleştirmek için başvurulan belge, tanıt, tutamak, delil. )

( TRIAL vs./and PROOF vs./and TO PROVE )


- DAVÂ ile/ve/değil/yerine HİZMET


- DAVET YURDU/DAR-ÜD-DAVET[Ar.] ile/ve/||/<>/> YANIT YURDU/DAR-ÜL-İCÂB[Ar.] ile/ve/||/<>/> BARIŞ YURDU/DAR-ÜL-İSLÂM[Ar.]

( Duyuru/tebliğ süreci. İLE/VE/||/<>/> İman ve kabul süreci. İLE/VE/||/<>/> Uygulama ve hâkimiyet süreci. )

(

Özet (Hızlı Bakış)

Üç kavram, İslâm'ın toplumlar üzerinde davet, icabet ve hâkimiyet süreçlerini sıralayan bir sınıflandırma sunar. Tarihsel olarak Mekke Davet dönemi (darü'd‑davet), Medine'nin icabet örneği (darü'l‑icâbe) ve Raşid halifeler dönemi de darü'l‑islâm hâline dönüşmeyi gösterir.

Kavramların Dilsel ve Kavramsal Kökeni

Dar (دَار) Arapçada ilk anlamı olarak “ev/yurt/mekâna işaret eder; âdeta bir alanı belirtir. Helal‑haram, ikamet ve hâkimiyet bağlamında kullanıldığında "dâr" terimi bir hukûkî/ontolojik mekânı tanımlar.

İslâm sözcüğü, salt "teslimiyet"/"itaat" anlamını taşımakla birlikte burada dinin adı olarak kullanılmıştır; dolayısıyla darü'l‑islâm "İslâm'ın hâkim olduğu bölge" anlamına gelir. Da‘vet çağrı/davet etme eylemini; icâbe ise cevabı/kabulü gösterir. Bu sözcüklerin birleşimiyle oluşan terimler, süreçsel bir mantık taşır.

Terim Tanımları - Ayrıntılı

  • Darü'd‑Davet (دار الدعوة): İslâm'ın hâkim olmadığı, fakat İslâm mesajının sözlü/kitabî/tebliğ faaliyetleriyle ulaştırıldığı alan. Temel ilişki: davet (da‘ve).
  • Darü'l‑İcâbe (دار الإجابة): Davete olumlu yanıt verilmiş; insan topluluklarının önemli bir kısmı İslâm'ı kabul etmiş; sosyal/ruhsal dönüşüm başlamıştır; hâkimiyet kısmi olabilir.
  • Darü'l‑İslâm (دار الإسلام): İslâm hukukunun ve siyasal otoritenin hâkim olduğu bölge. Burada şer‘î düzen normatif olarak uygulanır; zimmî ilişkileri, vergi (cizye gibi) ve kamu düzeni bu çerçevede düzenlenir.

Kavramlar Arası Mantıksal İlişki

Bir bölge için ideal‑tip bir süreç şöyle özetlenebilir: Darü'd‑Davet > Darü'l‑İcâbe > Darü'l‑İslâm. Bu, tarihsel süreçleri modellemek için kullanışlıdır ama pratikte aşamalar iç içe geçebilir: örneğin bir şehirde bazı kabileler icabet ederken bazıları davet aşamasında kalabilir.

Tartışmalı Noktalar ve İlmî Yaklaşımlar

Bu kavramsallaştırma klasik Fıkıh (İslâm hukuku) literatüründe ve âlimlerin siyaset‑tebliğ düşüncesinde değişik biçimlerde ele alınmıştır. Modern tarihçi ve fıkıh mütefekkirleri, kavramların sabit sınırlar taşıdığı fikrine itiraz eder; zira hâkimiyet ve kabul dereceleri coğrafî, sosyal, ekonomik unsurlara göre değişir. Aşağıda birkaç önemli eleştiri‑nokta özetlenmiştir:

  1. Sabit sınırlar eleştirisi: "Darü'l‑islâm" ile "darü'l‑harb" arasındaki çizgi bazen bulanıktır; ticaret yolları, azınlık hakları, savaş hali gibi etkenler sınırları belirler.
  2. Modern devlet anlayışı: Klasik dönemdeki hâkimiyet modelleri modern egemenlik ve devlet yapısıyla birebir örtüşmez. Dolayısıyla kavramların modern uygulamaya aktarılması sıkça tartışılır.
  3. Etik ve tebliğ stratejileri: Davet‑icabet ilişkisinin ahlâkî zemini ve yöntemleri (zorlama mı, ikna mı vb.) farklı düşünürlerce farklı şekillerde yorumlanır.

Tarihsel Karşılıklar: Mekke, Medine, Raşid Halifeler

Aşağıda üç dönem için ayrıntılı açıklamalar, önemli olaylar ve dönemin kavramsal karşılığı verilmiştir. Her bölüm tarihsel bağlam, toplumsal yapı ve örnek olaylarla desteklenir.

Mekke Dönemi (610 - 622) - Darü'd‑Davet

Kısa tanım: Peygamberliğin başlangıcından hicrete kadar geçen süre. İslâm'ın ilk tebliğleri Mekke toplumuna ulaşır ama siyasal hâkimiyet yoktur.

  • Sosyal Durum: Kabile toplum yapısı, müşrik elitlerin hâkimiyeti, ticaret merkeziliği.
  • Tebliğ Metodları: Sözlü davet, şahsi örneklik, azınlık halinde ibadetler (örtülü/topluluk içinde).
  • Örnek Olaylar: İlk mümin toplulukların kenarda kalması; Ebu Talib ve Hz. Hatice gibi destekleyici şahısların rolü; baskı ve işkenceler.
  • Kavramsal Karşılık: Darü'd‑Davet — çünkü İslâm hâkim değildir; davet sürmektedir.

Medine Dönemi (622 – 632) - Darü'l‑İcâbe

Kısa tanım: Hicret ile birlikte Medine'de İslâm toplumunun kurulması, anayasal düzenlemeler (Medine Vesikası), kabileler arası sözleşme ve icabetin kurumsallaşması.

  • Sosyal Durum: Ensar‑muhacir dayanışması, kabileler arası ittifaklar, Yahudi topluluklarıyla sözleşmeler.
  • Kurumsal Gelişmeler: Medine Vesikası (şehari yönetme ve toplumlar arası ilişkiler çerçevesi); namaz, oruç, zekât gibi toplumsal ibadetlerin düzenlenmesi.
  • Örnek Olaylar: Akabe Biatları, Medine Vesikası, savaş ve sulh antlaşmaları (Bedir, Uhud, Hendek gibi olayların toplumsal etkileri).
  • Kavramsal Karşılık: Darü'l‑İcâbe - davete icabet edilmiş, topluluk İslâmî kimliği benimsemiştir; hâkimiyet kısmi ama târihî dönüştürücüdür.

Raşid Halifeler Dönemi (632 – 661) - Darü'l‑İslâm

Kısa tanım: Hz. Ebû Bekir, Ömer, Osman ve Ali dönemlerini kapsayan süreç; fetihler, devletleşme, şer‘î hukukun uygulama zemini.

  • Sosyal Durum ve Yönetim: Merkezi otorite, valilik‑eyalet sistemi, vergi‑tahsil mekanizmaları, askeri teşkilatlanma.
  • Kurumsal Gelişmeler: Fetihlerle genişleyen coğrafya; şer‘î düzenin kamusal alana taşınması; zimmî düzenlemeleri, cizye, vakıf uygulamaları.
  • Örnek Olaylar: Suriye ve Mısır fetihleri, Hz. Ömer'in adalet uygulamaları, şeriatın idarî hayata entegrasyonu.
  • Kavramsal Karşılık: Darü'l‑İslâm - İslâm'ın hem toplumsal hem de siyasî hâkimiyetinin kurumsal görünümü.

Karşılaştırmalı Tablo

Dönem / KavramÖzellikSosyal DurumÖrnek Olaylar
Mekke - Darü'd‑DavetTebliğ / davetKabile egemenliği, azınlık MüslümanlarPeygamber'in tebliğleri, baskılar
Medine - Darü'l‑İcâbeİcabet / kabulToplumsal dönüşüm, anayasal düzen (Medine Vesikası)Akabe Biatları, Medine Vesikası
Raşid Halifeler - Darü'l‑İslâmHâkimiyet / uygulamaDevletleşme, şer‘î uygulamaFetihler, şer‘î uygulamalar

Ayrıntılar ve Uygulama Örnekleri

Uygulamada, bir bölge aynı anda farklı kategorilere bölünebilir: şehir merkezleri darü'l‑islâm iken çevre köyler darü'd‑davet aşamasında olabilir. Ayrıca zaman içinde aynı bölge farklı aşamalardan geçer. Modern çalışmalarda bu kavramların yorumlanmasında hukûkî ve tarihsel bağlam dikkate alınır.

Zaman Çizelgesi (Kısa)

  • 610: Peygamberliğin başlangıcı (ilk vahiy)
  • 610 – 622: Mekke döneminde tebliğ - Darü'd‑Davet
  • 622: Hicret - Medine toplumunun kuruluşu
  • 622 – 632: Medine dönemi - Darü'l‑İcâbe
  • 632 – 661: Raşid halifeler dönemi - Darü'l‑İslâm'ın kurumsallaşması

Kaynakça ve Okuma Önerileri

Bu belge. akademik amaçlı kaynakça yerine öneri niteliğindedir. Daha ayrıntılı akademik okuma için klasik fıkıh eserleri (İbn Hazm, İbn Kudâme, el‑Mâverdî) ve modern çalışmalar (tarihçiler ve İslâm hukuku araştırmaları) tavsiye edilir. Ayrıca Medine Vesikası ve Akabe Biatları ile ilgili birincil kaynak metinleri incelenmelidir.

)


- DAVET ile DAVET MEKTUBU ile DAVET ETMEK ile TEKLİFLERİ DAVET ET

( INVITATION vs. INVITATION LETTER vs. INVITE vs. INVITE OFFERS )

( صلا ile دعوت ile وعده خواهي ile وعدهگيري ile دعوت نامه ile دعوت کردن ile صلا در دادن ile وعده گرفتن ile دعوت به عمل آمدن ile فراخواندن ile فرا خواندن ile مهمان کردن ile بمزايده گذاشتن )

( SALA ile DAVAT ile VADEH KHAHY ile وعدهگيري ile DAVAT NAMEH ile DAVAT KARDAN ile SALA DAR DADAN ile VADEH GARAFTAN ile DAVAT BAH AMEL AMADAN ile FARAKHANDAN ile FARA KHANDAN ile MOTEOMAN KARDAN ile BAMZAYDAH GOZASHTAN )


- DAVET ile DAVETLİ ile DAVETÇİ/LİK ile DAVETSİZ/LİK


- DAVET ve/<>/> İCÂBET


- PSİKANALİZDE:
DAVID RAPAPORT ile/ve/||/<> MERTON GILL


- DAVİSSON-GERMER TECRÜBESİ[Osm.] / DAVISSON-GERMER EXPERIMENT[İng.] / EXPÉRIMENTATION DE DAVISSON-GERMER[Fr.] / DAVISSON-GERMER-EXPERIMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= DAVİSSON-GERMER DENEYİ


- DAVRANIŞ = BEHAVIOUR[İng.] = COMPORTEMENT[Fr.] = VERHALTEN[Alm.] = COMPORTARSE[İsp.]


- DAVRANIŞ ve/<> İYİ NİYET

( Davranışların en iyisi iyi niyetten, niyetin en iyisi ise bilimden ortaya çıkandır. )


- DAVUL ile DAVUL BİNBAŞI ile DAVUL DERİSİ ile DAVULCU ile BAGET

( DRUM vs. DRUM MAJOR vs. DRUMHEAD vs. DRUMMER vs. DRUMSTICK )

( تبيره زدن ile کوس ile چليک ile طبل ile تنبک زدن ile تبيره ile ضرب ile تنبک ile کوش ile طبل زدن ile طبل بزرگ ile روي طبل ile طبل زن ile طبال ile چوب طبل )

( TABYRAH ZADAN ile KOS ile CHELYK ile TABL ile TANBAK ZADAN ile تبيره ile ZAB ile TANBAK ile KOOSH ile TABL ZADAN ile TABL BOZORG ile ROY TABL ile TABL ZAN ile طبال ile CHUB TABL )


- DAVUL ile/ve/değil/<> KHAMU-AT

( ... İLE/VE/DEĞİL/<> Soyotlar, şamanlarının davullarına verdikleri addır. "Şaman atı" anlamına gelmektedir. )


- DAVULLAR'DA:
TRAMPET[İng. < DRUMBEAT] ile/ve KÖS[Fars. < KÛS]/GROSKES ile/ve NAKKARE[Ar.] ile/ve TIMPANO

( İki değnek ile çalınan küçük davul. İLE/VE Büyük davul. İLE/VE Mehterhanede kullanılan davul. İLE/VE Orkestra'da kullanılan davul. )


- DAVUT ile DAVİD MİLGARD

( DAVID vs. DAVID MILGARD )

( داود ile ديويد ميلگارد )

( DAVAD ile DYVEYD MYLEGARD )


- DAYALOĞLU, AHMET :

( Zekeriyaköylü'dür. 1954 - 1960 yılları arasında muhtarlık yaptı. )


- DAYANAK = MABİH-İL-KIVAM = SUBSTRATUM[İng.] = SUBSTRAT[Fr., Alm.] = SUBSTSRATUM[Lat.] = HYPOKEIMENON[Yun.] = LECHO[İsp.]


- DAYANÇ/SABIR ile/ve/<> KANAAT

( Kanaat eden aziz olur, Kanaatsizlik eden zelil olur. [azza men kanea, zelle men tamea] )

( PATIENCE vs./and/<> CONTENTMENT )


- DAYANÇ/SABIR ile/ve/||/<>/> SELÂMET

( Sabrın sonu, selâmettir. )

( SABIR GEREK EVVELÂ
SONRA TAHAMMÜL
SONRA TENEZZÜL
SONRA İLİM, İRFAN GEREK
SONRA AŞK, ŞEVK GEREK
SONRA YOKLUK
EN SONUNDA KİŞİLİK! [OLUŞUR] )

( Sabır, öyle bir iptir ki; sen kopacak/bitecek sanırsın, o, gittikçe güçlenir/çoğalır. )


- DAYANÇ'TA/SABIR'DA:
METÂNET ile HOŞGÖRÜ ile DUA ile GÖZYAŞI ile HASRET ile AŞK

( Acıya sabredersek. İLE Kişilere sabredersek. İLE Dileğe sabredersek. İLE Duygulara sabredersek. İLE Özleme sabredersek. İLE Sevgiye sabredersek. )

( Madem görüyorsunuz... O zaman, hoşgörün!
[Âşık Veysel] )


- DAYANIKLILIK = FORTITUDE[İng.] = FORCE D'ÂME[Fr.] = GEISTESKRAFT[Alm.] = FORTITUDO[Lat.]


- DAYANIKLILIK ve/||/<> GÖNÜL FERAHLIĞI ve/||/<> MERHAMET ve/||/<> SABIR

( Daha yüksek bir terbiye yoktur. VE/||/<> Daha büyük bir mutluluk yoktur. VE/||/<> Daha kutsal bir görev yoktur. VE/||/<> Daha etkili bir güç yoktur. )


- DE HAAS-VAN ALPHEN EFFECT[İng.] / EFFET DE HAAS-VAN ALPHEN[Fr.] ile/değil/yerine/= DE HAAS-VAN ALPHEN ETKİSİ


- DE HAAS -VAN ALPHENSCHES EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= DE HAS VAN ALPHEN ETKİSİ


- DE NOVO İLE REFERANS TABANLI İLE HİBRİT ile/||/<> GENOM BİRLEŞTİRME

( DNA dizileme verilerinden genom oluşturma. )

( Formül: N50: Median contig uzunluğu )


- DEB[Ar.] ile 'ÂDET[Ar.]


- DEBT :/yerine BORÇ


- DEBYE TESÎRİ[Osm.] / DEBYE EFFECT[İng.] / EFFET DEBYE[Fr.] ile/değil/yerine/= DEBYE ETKİSİ


- DEBYE-FALKENHAGEN EFFECT[İng.] / EFFET DEBYE-FALKENHAGEN[Fr.] ile/değil/yerine/= DEBYE-FALKENHAGEN ETKİSİ


- DEBYE FORCE[İng.] / FORCE DE DEBYE[Fr.] / DEBYE-KRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBYE KUVVETİ


- DEBYE SPECIFIC HEAT[İng.] / CHALEUR SPÉCIFIQUE DE DEBYE[Fr.] ile/değil/yerine/= DEBYE ÖZGÜL ISISI


- DEBYE-SEARS EFFECT[İng.] / EFFET DEBYE-SEARS[Fr.] / DEBYE-SEARS/SCHES-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBYE-SEARS ETKİSİ


- DECISION vs. CONSEQUENCE/RESULT


- DECISION vs./and APPROVAL/ACKNOWLEDGEMENT


- DECORATION vs. ADORNMENT


- DETECTOR[İng.] / DÉTECTEUR[Fr.] / DETEKTOR, ANZEIGER, SPÜRGERÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= DEDEKTÖR


- DEDİKODU/GIYBET[Ar.] ile/değil/yerine ELEŞTİRİ/TENKİD[Ar.]

( )


- DEDİKODU/KOĞUCULUK/FİSKOS/GIYBET ile/ve "ÇEKİŞTİRME"

( NEMÎMESÂZ: Dedikoducu. )

( NEMÎME ile/ve ... )

( GOSSIP vs./and BACKBITE )


- DEDİKODU ile/ve/<>/= CEHÂLET

( GOSSIP vs./and/<>/= IGNORANCE )


- DEEP SUBJECT vs. SERIOUS SUBJECT


- DEFAULT[İng.] değil/yerine/= VARSAYILAN


- DEFEAT :/yerine YENMEK, YENİLGİ


- DEFEKT/DEFECT[İng.] değil/yerine/= KUSUR


- DEFEKT ile DEFEKTİF

( Kusur, bozukluk, eksiklik. İLE Kusurlu, bozuk, eksik. )


- DEFEKT ile/||/<> DEFEKTİF ile/||/<> DEFİSİT

( Eksiklik. | Kusur. İLE/VE/|| Kusurlu. İLE/VE/|| Eksiklik. | Fark. )


- DEFENDANT :/yerine SANIK


- DEFICIENCY vs. DISCREPANCY vs. LACK vs. LIMITATION vs. SCARCITY vs. SHORTAGE vs. SHORTCOMING vs. WANT


- DEFICIT :/yerine AÇIK (BÜTÇE)


- MYRICA OIL[İng.] / MYRICA FETT[Alm.] ile/değil/yerine/= DEFİNE YAPRAĞI YAĞI


- DEFINITE vs. EXCELLENT


- DEFİSİT/DEFICIT[İng.] değil/yerine/= EKSİKLİK


- DEFİSİT ile GAP ile Hİ(Y)ATUS ile PATENT

( Açık. İLE Aralık, açıklık, gedik. İLE Açıklık, yarık. İLE Açık [damar]. )


- DEFO[Fr. < DÉFAUT] değil/yerine/= KUSUR, ÖZÜR, BOZUKLUK


- DEGAJMAN[Fr. < DÉGAGEMENT] değil/yerine/= DEGAJ


- DEĞER = KIYMET = VALUE, WORTH[İng.] = VALEUR[Fr.] = WERT[Alm.] = VALOR[Lat., İsp.]


- DEĞER = MERIT[İng.] = MÉRITE[Fr.] = VERDIENST[Alm.] = MERITUS[Lat.]


- DEĞER ile/ve/<> NİYET

( VALUE vs./and/<> INTENTION )


- DEĞER ile/ve/değil TESPİT


- DEĞERLEMEK ile DEĞERLENMEK ile DEĞERLENDİRMEK ile DEĞERSİZLEŞMEK ile DEĞERLENEBİLMEK ile DEĞERSİZLEŞTİRMEK ile DEĞERSİZLEŞEBİLMEK ile DEĞER ile DEĞERLİ/LİK ile DEĞERSİZ/LİK ile DEĞER KATMA ile DEĞER DÜŞÜMÜ ile DEĞER KURAMI ile DEĞER ANALİZİ ile DEĞER ARTIRMA ile DEĞER DÜŞÜRME ile DEĞER YARGISI ile DEĞERLİ KAĞIT ile DEĞER DÜŞÜRÜMÜ ile DEĞERLER DİZİSİ


- KIYMETLİ[Osm.] / VALENCE, VALENCY[İng.] / VALENCE[Fr.] / WERTIGKEIT[Alm.] / VALENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= DEĞERLİK, VALANS


- KIYMETLİ[Osm.] / VALENT, VALENCY[İng.] / WERTIG, WERTIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= DEĞERLİKLİ, DEĞERLİK


- DEĞERSİZ ile YALIN/BASİT

( KIYTIRIK: Değersiz, bayağı, basit. )

( WORTHLESS vs. SIMPLE )


- DEĞİM/LİYÂKAT ile HAK EDİŞ


- DEĞİM/LİYÂKÂT ile/ve/değil LÜTÛF

( Bazı nasip olanlar/olabilecekler, liyâkat ile değil lütûfladır. )


- KUVVE-İ MÜDÂVELE[Osm.] / EXCHANGE FORCE[İng.] / FORCE D'ÉCHANGE[Fr.] / AUSTAUSCHKRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞ-TOKUŞ KUVVETİ


- DEĞİŞİM = ALTERATION/VARIATION[İng.] = VARIATION[Fr.] = UNTERSCHIED[Alm.] = VARIAZIONE[İt.] = VARIACIÓN[İsp.]