Bugün[09 Nisan 2026]
itibarı ile 10.858 başlık/FaRk ile birlikte,
10.858 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(36/45)


- TO GENERALIZE vs. (VALUE) TO BE AS POSSIBILITY

( [VALUE] TO BE AS POSSIBILITY instead of TO GENERALIZE )


- TO GET ANGRY vs. TO GRUMBLE


- [not] TO GET ANGRY vs. TO SAY DIRECT


- TO GET BETTER vs. TO BECOME ERECT


- TO (GET) COMPLETE vs. TO BE


- TO (GET) DEVOTE vs./and TO DONATE


- TO GET FINISH vs. TO RELEASE


- TO GET FURTHER/BEYOND vs. TO POSTPONE/DELAY


- TO GET IMPRESS vs. TO TAKE


- TO (GET) INFORM vs. EDUCATION


- TO (GET) INFORM vs. EDUCATION/INSTRUCTION


- TO (GET) INFORM(ATION) vs. EDUCATION


- TO (GET) INFORM(ATION) vs. TO TEACH/LEARN


- [not] TO GET READY vs./and PROGRAMMING


- TO GET RELATION vs./and TO DEEPEN


- [not] TO GET/GIVE PROMISE vs. TO GET/GIVE APPROVAL/CONSENT


- TO GIVE COLOR vs./and TO COMPLETE


- TO GIVE PERMISSION vs. TO GIVE AN OPPORTUNITY


- TO GIVE vs. TO GIVE AS A GIFT


- [not] TO GIVE vs. TO GIVE IN RIGHT TIME


- TO GIVE vs. TO TAKE


- TO GIVE UP vs. TO POSTPONE/DELAY


- TO GIVE UP vs. TO PREFER


- TO GIVE vs./and TO GIVE UP


- [not] TO GIVE/TAKE WEIGHT instead TO CONTROL THE WEIGHT UP/DOWN


- TO GIVE/TO TAKE vs. SHARING


- TO GROW vs. TO DEVELOP


- TO HASTEN vs. TO GROW IMPATIENT


- TO HIDE vs. TO SAVE


- TO HOPE vs. TO GUESS


- TO INCREASE vs./and SAVING/ECONOMIZING


- TO INTENSIFY vs. ATTENTION

( ATTENTION instead of TO INTENSIFY )


- TO INTERFERE/MEDDLE vs. TO INTERVENE


- TO INTERFERE/MEDDLE vs. TO NOSE INTO


- TO INVOLVE vs. TO TALK ABOUT/ON


- TO KISS vs. SNOGGING


- TO KNOW and TO DEFINE and TO UNDERSTAND


- TO KNOW vs. AWARENESS

( tu now vit eveyr-nıs )


- TO KNOW THE WAY vs. TO BE ON THE WAY/TO PROGRESS


- TO KNOW vs. TO BE


- TO KNOW vs./and TO BELIEVE


- TO KNOW vs./and TO KNOW THE HISTORY OF YOU KNOW/KNOWLEDGE


- TO LEAN vs. TO LEAN AGAINST


- TO LEAN vs. TO LEAN AGAINST/OVER


- TO LEARN vs. TO GET INFORMATION


- TO LEAVE vs. TO DIGRESS


- [not] TO LIE vs./and NOT TO SAY THE TRUTH


- TO LISTEN/PRETEND TO LISTEN vs. INDIFFERENCE/UNCONCERN/NEGLIGENCE


- TO LIVE THE PERSONAL LIFE vs. TO LIVE IN THE PERSONAL LIFE


- TO LOCATE vs. TO FIT WELL


- TO MAKE BETTER vs. TO CORRECT


- TO MAKE DEEPEN vs. TO FEED


- TO MAKE DEEPEN vs. TO FIT WELL


- TO MAKE DIFFICULTIES vs. TO GET HOPELESSNESS/DESPAIR


- TO MAKE NONEXISTENCE TO THE EXISTENCE vs. TO MAKE NONEXISTENCE TO THE NONEXISTENCE


- [not] TO MAKE OBJECT THE SELF > DISCOVER THE SELF

( KENDİNİ OBJE KILMAK değil KENDİNİ KEŞFETMEK )


- TO MAKE ONE'S OWN vs. TO GET ACCUSTOMED


- TO MAKE WAY FOR vs. TO CAUSE


- [TO MANAGE/USE] KNOWLEDGE IN THE AIMED AT MEMORY vs. [TO MANAGE/USE] KNOWLEDGE IN THE AIMED AT ACTION )


- TO MEET vs. TO HARMONIZE


- TO MEMORIZE vs. INTERROGATE/TO THINK


- TO MIX vs. GET INSIDE


- TO NARROW vs. REDUCTION


- TO NOT (ABLE TO) THINK DEEP/INTENSIVE/WIDE vs. IGNORANCE/THOUGHTLESSNESS


- TO OBSERVE vs. TO SCAN


- TO OPEN vs. OPENING


- TO OPEN vs. TO WIDEN


- TO ORGANIZE vs. SUMMARIZE


- TO OVERDO vs. TO EXAGGERATE


- [not] TO PASS THE DAY instead LIVE THE DAY


- TO PERCEIVE vs. TO EXCEED


- TO PERISH vs. TO DEGENERATE


- TO PRAISE vs. TO EXALT


- TO PREFER vs./and LIKING


- TO PREPARE vs./and RIGGING


- TO PRODUCE vs. TO CREATE


- TO PROGRESS vs. TO CONSOLIDATE


- TO PROJECT vs. TO ARRANGE


- TO PROTECT vs. ABSTAIN


- TO PROTECT/SAVE vs. TO WATCH FOR/TO PROTECT


- TO PUT vs. TO LEAVE


- TO QUIT vs. ABANDONMENT/FORSAKE/RENOUNCE/LEAVE


- TO RECOGNIZE THE SELF vs. TO KNOW THE SELF


- TO RECONCILE vs. IDENTIFICATION


- TO REDUCE vs./and NEGLIGENCE


- [not] TO REPLACE vs. TRANSFORMATION


- TO RESIST vs. REBELLION


- TO RESPECT vs. TO EXALT


- TO SALUTE vs./and LOVE


- TO SAVE vs. TO CLAIM


- TO SAVE vs. TO REDEEM


- TO SAVE UP vs. MOVEMENT

( MOVEMENT instead of TO SAVE UP )


- TO SAY DIRECTLY vs. TO SAY/TALK FRANKLY/OPENLY


- TO SAY vs. TO DETERMINE


- TO SCRATCH vs. TO DIG UP


- TO SEARCH FOR EXPECTATION vs. TO ASK [JUST TO UNDERSTAND]

( TO ASK [JUST TO UNDERSTAND] instead of TO SEARCH FOR EXPECTATION )


- TO SEARCH vs./and TO SHARE


- [not] TO SEE WORTHLESS/LITTLE vs. TO (HAD) BEEN FARAWAY


- TO SEE vs./and TO PERCEIVE


- [not] TO SEEK FOR NON-BEINGS vs. TO SEE(K)/FIND BEINGS


- TO SENSE vs. EXCITEMENT


- TO SEPARATE vs. CATEGORIZE


- TO SEPARATE vs. SELECTION


- TO SHARE vs. DIVIDE UP AMONG


- [not] "TO SHOW OFF" vs. TO SHARE


- TO SHOW vs. TO PRESENT


- [not] TO SHOW vs./and TO LIVE/VALUE


- TO SIMILE vs. TO COMPROMISE


- TO SKIP vs. TO PASS OVER


- TO SLOW DOWN vs. TO AVOID SHOWING OFF


- TO SMOOTH; TO CORRECT vs. TO PACK/TIDY UP; SUMMARIZE


- TO SPEND vs. TO CONSUME


- TO STATE THE SITUATION vs. TO STATE THE NEGATIVENESS

( NO LIKE vs. NOT LIKE )


- TO STATE vs. TO EXPOSE


- TO SUPPORT vs. TO ADVERTISE


- TO SYMBOLIZE vs. TO REPRESENT


- TO TALK AT LENGTH vs. "TO PROLONG"


- [not] TO TALK FRANKLY vs./and EXPRESS IN DETAIL


- [not] TO TALK THE PROBLEMS AS PROBLEMS vs. TO TALK PROBLEMS AS VEHICLE FOR DEVELOPMENT/PROGRESS


- TO TALK vs. TO TALK IN NECESSITY

( TO TALK IN NECESSITY instead of TO TALK )


- [not] TO TALK vs./and TO PROVE


- [not] TO TALK/WRITE vs./and/also TO DO(/MAKE)/TO APPLY


- [not] TO TEACH vs. TO EXPLAIN


- TO THANK vs. TO APPRECIATE


- TO THINK and MANAGE TO NOT VAIN/WASTE TALKING


- TO THINK vs. TO APPRECIATE/EVALUATE


- TO THINK vs. TO CALCULATE


- TO THINK vs. TO IMAGINE


- TO THINK vs./and SOBER THINK


- TO vs. TILL/UNTIL


- TO TOUCH vs./and SEX


- TO TRAIN vs./and PRACTICE/EXERCISE/DRILL


- TO TRANSFER/TRANSMIT vs. TO SEND


- TO TRANSFORM vs. TO CHANGE


- TO TRAVEL vs. TO STROLL/RAMBLE/WANDER


- TO TRUST vs./and TO CONSOLIDATE


- TO TURN INSIDE OUT vs. TO REPLACE


- TO UNDERSTAND vs. "DIGESTION"


- TO UNDERSTAND WHAT HE/SHE SAID vs. TO UNDERSTAND WHAT HE/SHE MEANT TO SAY


- [not] TO UNDERSTAND WRONGLY vs. WRONG MEANING


- TO UNDERSTAND vs./and TO APPRECIATE


- TO UNDERSTAND vs./and TO COMPREHEND


- TO UNITE vs. TO COME TOGETHER


- TO UNITE vs. TO COMPLETE


- TO UNITE vs. TO INTEGRATE


- TO UNITE vs./and (NOT) TO MIX


- TO VERIFY vs. TO SUPPORT


- TO VISUALIZE LIKE HOW/WHAT YOU ARE vs. TO BE LIKE HOW/WHAT YOU ARE


- TO WASTE vs. EXTRAVAGANCE


- TO WIDEN vs./and TO BECOME SPACIOUS, TO FEEL RELIEVED


- TO WORK vs. TO PRODUCE


- TO :/yerine -E, -A


- TO[Jap.] ile HACİM

( Japonya'da eski bir hacim ölçüsü. )


- TOARCIAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= TORSİN EPOKU

( Günümüzden 182.700.000 ile 174.100.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- TOBACCO :/yerine TÜTÜN


- TOBAR İLKESİ ile ...

( Bir iktidar, anayasaya aykırı bir yol ile [hükümet darbesi vb.] el değiştirdiğinde, yeni iktidar, ulus tarafından kendi temsilcisi olarak kabul edilmedikçe öteki devletlerce o hükümetin tanınmaması ilkesi. [Ekvator Dışişleri Bakanı Dr. Tobar tarafından] [15 Mart 1907] )


- TODAY :/yerine BUGÜN


- TODORİ, ALEKSANDROS (1833 - 1906) :

( Türkiye'de ilk tıp okulunu kuran ve uzun yıllar rektörlüğünü yapan Stefanos (Kara) Todori'nin oğludur. Daha ziyade "Karatodori" olarak tanınır. Esas ismi Alekandros Todori'dir. "Kara" lakabı olup, ikinci ismi ile birleştirilmiş ve "Karkatodori" olarak kabul görmüştür. İstanbul'da doğdu ve Paris'te hukuk eğitimi aldı. Girit İhtilalinde (1866) Sadrazam Ali Paşa'nın mahiyetinde Girit'e giderek isyanın bastırılmasında en büyük amil oldu. Roma elçiliğine atandı (1874), Hariciye Müsteşarlığına getirildi (1876). Türk - Rus Savaşı sonrası Berlin Muahedesinde Türkiye'nin baş delegesi olarak görev yaptı (1878). Aynı yıl içinde Hariciye Bakanı oldu ve kendisine Paşa unvanı verildi. Büyük Nazır Hayrettin Paşa ile birlikte Türkiye'de liberal inkılâpların gerçekleşmesi için uğraş verdi. II. Abdülhamit tarafından çalışma ve yaptığı tavsiyeler uygun görülmeyince bakanlıktan istifaya mecbur oldu. Ama gözden çıkarılmadı ve Kıbrıs Genel Valiliğine tayin edildi. Serbestlik verilmesi önerisi kabul edilmeyince istifa itti. 1906'da İstanbul'da öldü. Yeniköy'deki kilise bahçesine gömüldü. )


- TODOROV, NİKOLAİ (BALTCHİK, BULGARİSTAN, 1964) :

( Bulgaristan'ın Sofya Leviski kulübünden transfer edildi ve bir sezon (1996 - 1997) tescilli kaldığı Sarıyer S.K. da 21 lig ve 2 kupa maçı olmak üzere 23 resmi ve ayrıca 7 özel maçla birlikte toplam olarak 30 maçta oynadı. Lig maçlarında takımına 3 gol kazandırdı. Lig sonunda ülkesine dönerek Sarıyer'den ayrıldı. )


- TOE :/yerine AYAK PARMAĞI


- TOEFL ile IELTS

( TOEFL ile IELTS sınavı arasındaki en önemli fark, bu sınavların yapılış amaçlarıdır. TOEFL sınavının amacı, sınava giren kişinin konuşma dili İngilizce olan üniversitelere girebilmek için yeterli derecede İngilizce konuşma, yazma, okuma ve anlama becerilerine sahip olup olmadığını belirlemektir. Sorulan sorular, okuma ve dinleme materyallerinin hepsi üniversite seviyesine yönelik olarak düzenlenmiştir.

IELTS sınavında ise Akademik IELTS dediğimiz üniversite adaylarına hitap eden sınavın yanında Genel IELTS denilen bir sınav türü daha vardır. Genel IELTS sınavına ise İngilizce konuşulan bir ülkeye göç etmek ya da orada çalışmak isteyen kişiler girer. Ana dili İngilizce olmayan kişileri işe almak isteyen şirketler, bu kişilerin İngilizceyi konuşup anlayabildiğinden emin olmak isterler ve bu nedenle işe girmek isteyenlerin bir sınavdan geçmesi gerekir. Bunun yanında Avustralya ve Kanada'ya göç edebilmek için bu sınavdan geçmek zorunludur.

İki sınav arasındaki başka bir fark da sınavların içeriğidir. TOEFL sınavı, Kuzey Amerika aksanına sahip olan konuşmacı ve dinleyiciler baz alınarak oluşturulmuştur. Konuşma bölümünde Kuzey Amerika'nın yerlisi olan konuşmacılar yer alır. Sorular ve üslup da Kuzey Amerika İngilizcesine göre düzenlenir. Diğer yandan, IELST sınavı çeşitli aksan ve durumları içinde barındıracak biçimde oluşturulur. Sadece Kuzey Amerika İngilizcesinin konuşulmak zorunda olmadığı bu sınav, sınava giren pek çok kişi için avantaj oluşturur.

IELTS SINAV YAPISI

IELTS sınavına giren kişilerin konuşma, okuma, yazma ve dinlemeden oluşan dört bölümü tamamlaması gerekir. En yüksek skor 9'dur ve kişinin her alanda kendini yeterince ifade edebildiğini belirtir. Dinleme ve konuşma bölümleri Akademik ve Genel IELTS sınavlarının ikisinde de aynıyken okuma ve yazma bölümleri farklılık gösterir. Sınav süresi 2 saat ve 45 dakikadır. Dinleme, okuma ve yazma bölümleri aynı gün içinde ara vermeden tamamlanmalıdır. Konuşma bölümü ise sınavdan bir hafta önce ya da sonra tamamlanabilir.

TOEFL SINAV YAPISI

TOEFL sınavı internet üzerinden ya da sınav merkezlerinde yapılabilir. İnternet üzerinden yapılan sımavlarda aday okuma, yazma, konuşma ve yazma bölümlerini dört saat içerisinde tamamlamak zorundadır. Her bölümün belirli bir süresi vardır. Sınav merkezlerinde yapılan sınavlar da benzer yapıdadır. Bu tür sınavlarda da benzer beceriler farklı bir biçimde sınanır.

İnternet üzerinde yapılan TOEFL sınavında en yüksek skor 120 iken en düşük skor da sıfırdır (0). Kağıt üzerinde yapılan sınavlarda ise skor değerleri 310 ile 577 arasındadır. Her bölüm ayrı ayrı puanlanırken yazma bölümü final skoruna eklenmez. TOEFL ve IELTS sınavları önemli farklar içerse de ikisi de kişinin yeterli derecede İngiliz dilini bilip bilmediğini belirlemede son derece faydalıdır. Hangi sınavı almanız gerektiğine karar veremiyorsanız, gitmek istediğiniz okul ya da şirketle iletişim kurarak onların hangi sınavı tercih ettiklerini öğrenebilirsiniz. )


- TOF-MS ile/||/<> QUADRUPOLE MS

( TOF uçuş zamanı geniş m/z, quadrupole süzgeç seçici. )

( Formül: Pulsed İLE sürekli )


- TOFÜS/TOPHUS[İng.] değil/yerine/= YUMRU


- TOGA:
Bol ve kıvrımlı Roma giysisi. -ve


- TOGAY, EROL (İST. 1950 - 2012) :

( Rumelihisar Spor Kulübünde futbola başladı. Buradan Vefa'ya, bu kulüpten de Altay'a transfer oldu. Altay'da çok başarılı grafik çizdi ve 1978 yılında Fenerbahçe'ye geçti. Defans oyuncusu olarak çok başarılı oldu ve 1 kez U - 21 ve 14 kez de A Milli takım formasını giydi. Bir süre antrenör ve teknik direktörlük olarak görev yaptı. 1991 yılında Guus Hiddink'in ayrılması üzerine bir süre Fenerbahçe teknik direktörlüğü yaptı ve hastalığı nedeniyle genç yaşta sahalardan uzaklaştı. )


- TOGETHER :/yerine BİRLİKTE


- TOGGLE İLE OSCİLLATOR İLE COUNTER ile/||/<> GENETİK DEVRELER

( Hücresel mantık devreleri. )

( Formül: dx/dt = α/(1+y^β) - x )


- TÖHMET[Ar. < TUHMET] değil/yerine/= SUÇLAMA

( Birine yüklenen, işlenildiği sanılan fakat henüz aydınlanmamış olan suç, suçlama. )


- TÖHMETLENDİRMEK ile TÖHMET ile TÖHMETLİ


- TOHUM, BEZİR = BEZR = GRAINE


- TOHUM KABUĞU, TESTA = KIŞR-I BEZR = ÉPISPERME, TÉGUMENT


- SEMEN[İng.] / SPERME[Fr.] / SAMEN[Alm.] ile/değil/yerine/= TOHUM, MENİ, SPERMA


- TOHUM[İng. SEED] ile/||/<> AÇIK TOHUMLU[İng. GYMNOSPERM] ile/||/<> FRUİTARYAN[İng. FRUITARIAN] ile/||/<> MALTOZ[İng. MALTOSE] ile/||/<> MEYVE ile/||/<> MEYVECİL[İng. FRUITARIAN] ile/||/<> NİŞASTA[İng. STARCH] ile/||/<> YALANCI MEYVE[İng. PSEUDOCARP (FALSE FRUIT)]

( Ekildiğinde yeni bir bitki haline gelecek döllenmiş ve olgun bir yumurta. Besleyici göze olan endospermi (ya da perisperm) içerir ve genelde bir tane döllenmiş ovum (embryo) bulundurur. @@ Yaşamının haploit ve diploit evresi eşit olan ve meyve yaprağındaki tohum taslağının etrafı çevrili olmayan odunsu bitkiler. Polen tohum taslağının yüzeyinde filizlenir. @@ Dini, siyasi, çevresel, kültürel, estetik ve ekonomik gibi nedenlerle hayvansal ürünler ve tahıllar olmadan meyve, sebze, kabuklu yemişler ve tohumlar içeren bir diyet uygulayan kişi. Kuru erik, fındık, hurma, domates, limon, mandalina, armut ve kabak gibi besinleri tüketir. @@ Çimlenmiş arpada, patates tohumlarında görülen bir disakkarittir. Moleküler formülü C12H22O11 olarak gösterilmektedir. Suda iyi çözünen bir disakkarittir ve tatlı bir tada sahiptir. Hidroliz yolu ile iki glikoz molekülüne ayrılır. Aynı zamanda alkol üretiminde önemli rol oynamaktadır. @@ Tohumlu bitkilerde döllenmeden sonra karpellerin gelişip olgunlaşması ile meydana gelen yapı. @@ Dini, siyasi, çevresel, kültürel, estetik ve ekonomik gibi nedenlerle hayvansal ürünler ve tahıllar olmadan meyve, sebze, kabuklu yemişler ve tohumlar içeren bir diyet uygulayan kişi. Kuru erik, fındık, hurma, domates, limon, mandalina, armut ve kabak gibi besinleri tüketir. @@ Deposal polisakkaritlerden biridir. Bitkilerde fotosentez sonucu üretilen glikozun fazlası nişastaya dönüştürülür. Bu nişasta; bitkinin kök, gövde, yaprak, meyve ve tohum gibi organlarında depolanır. Aynı zamanda patates, pirinç, arpa, buğday ve yulaf gibi besinlerde bol miktarda bulunur. @@ Bir çiçeğin yumurtalık haricindeki, bir başka bölümünün gelişmesi ile oluşan etli yerdir. Böyle meyvelerin etli bölümleri çiçek sapı, çiçek tablası, hatta çiçek örtüsü (çanakyapraklar ya da taçyapraklar) gibi parçaların gelişmesi ile ortaya çıkarlar. Elma, armut ve ayva örnek olarak verilebilir. Bir elmanın yenen bölümü etlenmiş çiçek tablasıdır. Tohumları içeren yumurtalık ise meyvenin ortasında bulunur; bu bölüm yenmez.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- TOHUM YAPRAKLARI, KOTİLEDONLAR, ÇENEKLER = EVRÂK-I BEZRÎYE = FEUILLES SÉMINALES, COTYLÉDONS


- TOHUM:
YUMURTA ile/ve/değil/||/<>/< DÜŞÜNCE


- TOHUM ile/ve EVİNLİ

( ... İLE/VE Özlü ve dolgun tohum. )


- TOHUM ile/ve/||/<>/> FİLİZ ile/ve/||/<>/> FİDAN ile/ve/||/<>/> GENÇ AĞAÇ ile/ve/||/<>/> YETİŞKIN AĞAÇ ile/ve/||/<>/> ÇİÇEK VEREN AĞAÇ ile/ve/||/<>/> MEYVE VEREN AĞAÇ ile/ve/||/<>/> KORU ile/ve/||/<>/> ORMAN

( )


- TOHUM ile FİLİZLENEN ile ÇİMLENMEK ile ÇİMLENME

( GERMINAL vs. GERMINANT vs. GERMINATE vs. GERMINATION )

( نطفهاي ile جوانه زننده ile سبز شونده ile تنديدن ile جوانه زني ile جوانه زايي )

( NOTFEHYAY ile JAVANEH ZANANDEH ile SABZ SHVANDEH ile TANDYDAN ile JAVANEH ZANY ile JAVANEH ZAYY )


- TOHUM ile KENDİ KENDİNE AÇILMAYAN TOHUM

( SEED vs. INDEHISCENT )


- TOHUM ve/||/<> MASAL

( [ölür] Ekilmezse. VE/||/<> Anlatılmazsa. )


- TOHUM ve/||/<> MEYVE ve/||/<> ÇEKİRDEK/ÇİĞDEM[Ege'de]


- TOHUM ile/ve/<> MİBZER[Ar.]

( ... İLE/VE/<> Tohum ekme aygıtı. )


- TOHUM ile PITRAK

( ... İLE Hayvanların kıllarına ve kişilerin giysilerine takılan bir bitki tohumu. )


- TOHUM ile ŞEYTANARABASI

( ... İLE Bazı bitkilerin havada uçuşan uzun ve ince tüylü tohumu. )


- TOHUMLAMAK ile TOHUMLANMAK ile TOHUM/LUK ile TOHUMCU/LUK ile TOHUMLU ile TOHUM ZARI ile TOHUMLU BİTKİLER


- TOHUMLA(N)MA ile/ve SPORLA(N)MA

( Çiçekliler/de. İLE/VE Çiçeksizler/de. )


- TOHUMLAR = BÜZÛRÂT = GRAINES


- TOHUMLU BİTKİ/LER ile/ve TOHUMSUZ BİTKİ/LER

( Döllenmiş yumurta hücresinin gelişerek tohum meydana getirdiği bitkiler. İLE/VE Eşeyli ya da eşeysiz olarak üreyen, eşeyli üremede zigot ya da embriyonun etrafında besi doku bulunmayan, tohum oluşturmayan bitkiler. )


- TOHUMLUK ile/ve SOFRALIK


- TOHUMLULAR / KAPALI TOHUMLULAR

( Açık tohumlularla tohumlu bitkileri içine alan bitkiler dünyasının bir alt şubesi. )


- TOHUMUN:
İLK DURUMU ile/ve/<> SON DURUMU

( Toprak içinde/altında. İLE/VE/<> Meyvesinin içinde. )

( İdea. İLE/VE/<> İdeal. )


- TOHUMUN:
YİTMESİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/></< BİTMESİ/YEŞERMESİ


- TOK İKEN YEMEK YİYEN ile MEZARINI DİŞİYLE KAZAR


- TOK, MUSTAFA (TİREBOLU, 1956) :

( İlk, orta ve lise öğrenimini Tirebolu'da tamamladı 1978'de Kocaeli Meslek Yüksek Okulu Makine, 1985'te de İ.Ü. Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümünden mezun oldu. 1988'de Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Bölümünde master yaptı, 1995'te aynı okul ve bölümde doktora eğitimini tamamladı. 1979 - 2001 yılları arasında Petrol Ofisi A.Ş. nin çeşitli kademelerinde görev yaptı. 2001 - 2007 yılları arasında çeşitli akaryakıt dağıtım şirketlerinde Marmara Bölge müdürü olarak çalıştı. 2008 yerel seçimlerinde CHP'den Sarıyer Belediye meclisine üye seçildi. Bel. Bşk. Yardımcısı olarak görev yaptı. )


- TOK ile/ve/||/<> PEK

( Karnın. VE/||/<> Sırtın. )


- TOKA ile FİRKETE[İt.]

( ... İLE Kadınların, saçlarını tutturmak için kullandığı, U biçimindeki naylon, tel ya da bağdan saç tokası. )


- TOKA ile KALKAN

( BUCKLE vs. BUCKLER )

( باسگک بستن ile شير قلاب ile چپراست ile سگک ile سپر کوچک )

( BASGAK BASTAN ile SHYR GHALAB ile چپراست ile SAGAK ile SEPAR KUCHAK )


- TOKA ile TOKA

( CLASP vs. CLASPER )

( سرچسب ile جفت چپراست ile پيچنده )

( SARCHASB ile JOFT CHPARAST ile PEYCHANDEH )


- TOKA ile TOKA[İt. < TOCCO]

( Kemer, kayış, ayakkabı vb.nin iki ucunu birbirine bağlamaya, bunları istenilen genişlikte tutmaya yarayan, türlü biçimlerde tutturmalık. | Saçları bir arada tutmaya yarayan, bazen de süs olarak kullanılan araç. İLE El sıkışma. | Kadeh tokuşturma. )


- TOKA ile TOKALAŞMAK

( BUCKLE vs. SHAKING HANDS )


- TOKAÇLAMAK ile TOKAÇLANMAK ile TOKAÇ


- TOKALAŞMAK ile TOKALAŞABİLMEK ile TOK ile TOKA ile TOKALI ile TOK TOK ile TOKASIZ ile TOK SÖZLÜ/LÜK ile TOK KARNINA


- TOKAMAK İLE STELLARATOR İLE ICF ile/||/<> FÜZYON YAKLAŞIMLARI

( Kontrollü füzyon yöntemleri. )

( Formül: Q = P_out/P_in > 1 )


- TOKAMAK ile/||/<> STELLARATOR

( Tokamak akım sürücü toroidal İLE stellarator harici alan kararlı. )

( Formül: ITER İLE W7-X )


- TOKAMAK[İng.] / TOKAMAK[Fr.] / TOKAMAK[Alm.] ile/değil/yerine/= TOKAMAK


- TOKAT ile FİSKE[Yun.]


- TOKAT = !ŞAMAR/BEŞKARDEŞ

( Açık elle yüze vurulan tokat. )


- TOKAT ile !ŞAPLAK

( ... İLE "Şap" diye ses çıkaran tokat. )


- TOKAT ile Tokat ile !TOKAT

( ... İLE Karadeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri. İLE İnsana el içi ile vuruş. )


- TOKAT ile/ve YUMRUK

( BERKİTME/K: Tokat atma/k. )

( TEBÂNÇE ile/ve ... )


- TOKAT ile YUMRUK


- TOKATLAMAK ile SÖĞÜŞLEMEK


- TOKATLAMAK ile TOKATLANMAK ile TOKATLATMAK ile TOKATLAYABİLMEK ile TOKAT ile TOKATLI/LIK ile TOKATÇI/LIK ile TOKAT ARSIZI ile TOKAT KEBABI


- TOKATLI, FAZIL (İST. 1953) :

( Üniversite öğrenimini mühendis olarak tamamladı ve iş hayatına tekstil sanayici ve ihracatçısı olarak atıldı. Sarıyer Spor Kulübü'nde 1 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. Fenerbahçe Spor Kulübü'nde de yönetim kurullarında görev aldı. )


- TOKEN EKONOMİ SİSTEMİ/TOKEN ECONOMY SYSTEM[İng.] değil/yerine/= ÖDÜL BİRİKTİRME YÖNTEMİ


- TÖKEZLEME ile/ve/değil/||/<>/< SÜRÇME


- TÖKEZLEMEK ile SENDELEMEK


- TÖKEZLEMEK ile TAKILMAK


- TÖKEZMEK ile TÖKEZLEMEK ile TÖKEZLENMEK ile TÖKEZLETMEK


- TOKLU ile ÖVEÇ

( Bir yaşındaki eril kuzu/hamel. İLE İki, üç yaşındaki eril kuzu. )

( Kuzu ile ... )

( EL CORDERO con ... )


- TOKLU ile TOKLUK


- TOKLUK (DUYUSU):
MİDE DUVARINDA ve BEYİNDE

( Önce mide duvarında ve şişkinlikle yaşanır. 20 dakika sonra da beyinde. )


- TOKLUK ŞEKERİ (ÖLÇÜMÜ) ile/ve AÇLIK ŞEKERİ (ÖLÇÜMÜ)

( Yemekten iki saat sonra. İLE/VE Sabah aç karnına. )


- TOK/LUK/YEMEK (YEMEK) ile/ve/değil/yerine/||/></< AÇ/LIK

( Öldürür. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/>

( Açlığını gidermiş, doymuş, aç karşıtı. | Sık ve kalın dokunmuş (kumaş). | Kalın ve gür selen/sedâ. | Sevgi, sevecenlik, başarı, para, mal vb. şeyleri elde etmiş ve bunlara kavuşmuş olan.
İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/> Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. | Yiyecek bulamayan. | Gözü doymaz, haris. | Çok istekli, hevesli. | Karnı doymamış olarak. )


- TOK/LUK ile/ve/||/<> DOYGUN/LUK


- TOKMAK ile FİLARİZ

( ... İLE Keten dövmeye yarayan tokmak. )


- TOKMAK ile SOKU

( ... İLE Taş dibek. | Dibekte, havanda, dövme işini yapan tokmak. )


- TOKMAK ile TOKMAKLAMAK ile TOKMAK TOKMAK ile TOKMAKÇI/LIK


- TOKMAKBURNU YALILARI :

( Tokmakburnu'nda Alay Köşkünden sonra İstinye'ye doğru sıralanan birkaç yalı daha var. Muhlis Erdener, Sevatini, Sadıklar ve Cavit Çağlar yalıları tarihi değilseler de göz alıcı yalılardır. )


- TOKMAKBURNU :

( İstinye'den Emirgan'a giderken denize çıkıntı veren buruna Tokmakburnu denilmektedir. Tokmakburnu İstinye koyunun son noktası ve Emirgan İstinye arasındaki sınırdır. )


- TOKMANOĞLU, PROF. DR. TAHSİN (TRB.1922) :

( İlk ve Orta öğrenimini tamamladıktan sonra 1947 Haziranında İ.Ü.Orman Fakültesi'nden mezun olmuştur. 1955 yılında İ.Ü.Orman Fakültesi Orman İnşaatı, Geodezi ve Fotogrametri Anabilim Dalı'na Asistan olarak girmiş, 1967'de "Doçent" ve 1974 yılında da "Profesör" unvanlarını almıştır. 1989 yılında emekliye ayrılan hocamızın 13 kitabı ve 268 makalesi yayınlanmıştır. )


- TOCOPHEROL[İng.] / TOCOPHÉROLS[Fr.] / TOCOPHEROLE[Alm.] ile/değil/yerine/= TOKOFEROL


- TOKONOMA ile/ve/||/<> SHOJİ ile/ve/||/<> FUSUMA ile/ve/||/<> DOMA ile/ve/||/<> AMADO ile/ve/||/<> RANMA

(

Tokonoma (床の間)

Tanım: Zaşiki odasında yer alan, süs eşyalarının ya da sanat yapıtlarının sergilendiği dekoratif niştir.

  • Rulo resim[kakejiku], ikebana[çiçek düzeni9 ya da kaligrafi yapıtları yer alır.
  • Konuklara saygının ve estetik anlayışın göstergesidir.
  • Odada genellikle en onurlu köşede yer alır.

Shoji (障子)

Tanım: Ahşap iskelet üzerine yerleştirilmiş yarı saydam kâğıttan oluşan sürgü kapı ya da pencere panelleridir.

  • Gün ışığını yumuşatarak içeri alır.
  • Odalar arasında ışık geçişini sağlar ama görüşü sınırlar.
  • Doğayla geçirgen bir sınır oluşturur; engava ve zaşiki ile sık ilişkilidir.

Fusuma (襖)

Tanım: Opak, kalın kâğıtla kaplı, ahşap çerçeveli sürgü kapılardır. Odaları birbirinden ayırmakta kullanılır.

  • Shoji'den farkı, ışık geçirmemesidir.
  • İç mekân esnekliğini sağlar; duvar yerine geçebilir.
  • Genellikle zarif manzara ya da motifli çizimlerle süslenir.

Doma (土間)

Tanım: Toprak ya da taş zeminli, ayakkabıyla girilebilen iç alan. Geleneksel evlerde mutfak ya da çalışma alanı olabilir.

  • Genkan'a bağlı olabilir ya da onun devamı sayılır.
  • Yarı iç mekân işlevi görür.
  • Kırsal evlerde sık görülür; bazen ocak[irori] ile bütünleşir.

Amado (雨戸)

Tanım: Ahşap ya da metalden yapılmış, genellikle pencere ya da sürgü kapıların dışına yerleştirilen koruyucu panjurlardır.

  • Gece kapatılarak güvenlik sağlar.
  • Fırtına, yel ve dış etkenlere karşı koruma sunar.
  • Engava çevresinde kullanımı yaygındır.

Ranma (欄間)

Tanım: Oda bölmeleri üzerinde yer alan dekoratif ve havalandırmaya izin veren ahşap oymalı panellerdir.

  • Işık ve hava geçişini sağlar.
  • Oymacılık sanatının ince örnekleriyle süslenebilir.
  • Zaşiki ya da öteki odalar arasında bulunur.
)


- TOKONOMA ile/ve/||/<> TOKOVAKİ ile/ve/||/<> ZAŞİKİ ile/ve/||/<> OŞİİRE

(

Tokonoma [ 床の間 ]

Tanım: Geleneksel Japon odalarında[washitsu] bulunan, zeminden hafifçe yüksek, dekoratif bir niş ya da alandır.

Özellikleri:

  • Genellikle bir kakemono[asılı resim/hat] ya da ikebana[çiçek düzenleme9 sergilenir.
  • Alt bölümünde shikkui[sıva] ya da ahşap bir zemin bulunur.
  • Konukların onur konuğu ["kamiza" tarafı9 tokonomaya bakacak biçimde oturur.

İlişki: Japon estetiğinde "ma"[boşluk] ve sadelikle bağlantılıdır.

Tokovaki [ 床脇 ]

Tanım: Tokonoma'nın yanında bulunan ikincil niş ya da depolama alanıdır.

Özellikleri:

  • Genellikle chigaidana[asılı raflar] ya da tsukeshoin[yazı masası] içerir.
  • Tokonoma'nın aksine daha işlevsel amaçlıdır [kitap, çay seti vb. koymak için].

Fark: Tokonoma dekoratifken, tokovaki uygulamalı kullanım içindir.

Zaşiki [ 座敷 ]

Tanım: Geleneksel Japon tarzında döşenmiş, tatami kaplı ana oturma odasıdır.

Özellikleri:

  • Tokonoma ve tokovaki genellikle bu odada bulunur.
  • Konuk ağırlama, çay törenleri ya da dinlenme için kullanılır.

İlişki: Tokonoma, zaşiki'nin bir parçasıdır.

Oşiire [ 押入 ]

Tanım: Geleneksel Japon evlerinde tatami odalarında bulunan, fusuma[sürme kapılı] depolama alanıdır.

Özellikleri:

  • Yatak[futon], yorgan ya da eşya saklanır.
  • Modern dolabın Japon biçimidir.

Fark: Tokonoma, sergileme amaçlıyken; oşiire, tamamen depolama içindir.

Tokonoma, Tokovaki, Zaşiki ve Oşiire arasındaki FaRkLaR...

Terim İşlev Konum Dekoratif mi?
Tokonoma Sergi [sanat/çiçek] Zaşiki içinde Evet
Tokovaki Depolama/yardımcı alan Tokonoma'nın yanı Kısmen
Zaşiki Oturma odası Ana oda Hayır [mekânın kendi]
Oşiire Depolama [eşya/futon] Duvar içi Hayır
  • Tokonoma ve tokovaki, sukiya-zukuri[çay evi mimarisi] ile popülerleşmiştir.
  • Oşiire, modern wardrobe'un atası sayılırken; tokonoma, Batı'daki "şömine nişi"ne benzer simgesel bir rol üstlenir.
  • Japon estetiğinde bu alanlar, wabi-sabi[mükemmelsizlikteki güzellik] ve yohaku no bi[boşluğun güzelliği] gibi kavramlarla da ilişkilidir.
)


- TOXAPHENE[İng.] / TOXAPHÈNE[Fr.] / TOXAPHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= TOKSAFEN


- TOXIC DOSE[İng.] ile/değil/yerine/= TOKSİK DOZ


- TOXIC[İng.] ile/değil/yerine/= TOKSİK


- TOKSİK[İng./Fr. TOXIC]["TOK SİK" değil!] değil/yerine/= ZEHİRLİ


- TOKSİKOLOJİ[İng. TOXICOLOGY] ile/||/<> EĞİTİM[İng. EDUCATION] ile/||/<> İN VİTRO[İng. IN VITRO] ile/||/<> ORTAK KÜLTÜR[İng. CO-CULTURE] ile/||/<> PATOLOJİ[İng. PATHOLOGY]

( Zehirleri ve zehirlerin biyolojik organizmalara olan etkilerini inceleyen bilim dalıdır. Biyokimya, histoloji, farmakoloji, patoloji ve diğer birçok disiplinle etkileşim halindedir. Toksik yani zehirli maddelerin incelenmesi ve sınıflandırılması ilk olarak 19. yüzyılda Mathieu Orfila tarafından gerçekleştirilmiştir. Mathieu Joseph Bonaventure Orfila, sıklıkla "Toksikolojinin Babası" olarak anılırdı. 19. yüzyılın ilk büyük adli tıp uzmanı olan Mathieu Orfila, kimyasal analizi adli tıbbın rutin bir parçası haline getirmek için çalıştı. Orfila aynı zamanda halk sağlığı sistemlerini ve tıp eğitimini geliştirmek için de çalıştı. @@ Eğitim insanın doğasında var olan bütün bilgi ve kabiliyetleri baz alarak onu yönlendirmek, geleceğe hazırlamak, hayatı boyunca gerekli bilgiyi nasıl elde edeceğini öğrenmesine yardımcı olmaktır. @@ Latince "cam içinde" demektir. Hayvan ya da bitki gözelerinin/dokularının canlı dışında ; petri, ependorf tüpü, kültür flaskı içinde yaşam döngülerine devam ettiği ortamlardır. Bu ortamlar üzerinde, ilaç sanayisi, toksikoloji deneyleri, fizyoloji çalışmaları yapılmaktadır, bu biçimde hayvan deneyleri azaltılıp kültür ortamına geçişi amaçlamaktadır. @@ Organ-Organ etkileşimi olan organların (Karaciğer-Böbrek, Mide-Bağırsak, Akciğer-Karaciğer vb.) sinerjisini, gelişim fizyolojisini, toksikolojisini ve metabolizmasının göze kültürü ortamına ko-kültür ya da ortak kültür denir. Ko-kültür iki monokültürün (tekli göze kültürü) aynı mekanizmada (ortamda) bulunmasıdır. @@ Hastalıkların başlangıç nedenleri (etiyolojileri), adım adım ilerlemeleri (patogenez) ve normal yapı ve işlev üzerindeki etkileri ile ilgilenen bilim dalı ya da hastalık, hasta şikayetleri (semptomlar) ve/veya dikkatli bir gözlemcinin ölçümleri (belirtiler) ile ortaya çıkan, normal bir fenotipten (genom ve çevreye bağlı gözlemlenebilir özellikler) tanımlanabilir bir sapma.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- TOKSİKOLOJİ ile/ve/||/<> TOKSİN

( Zehirle, onların organizmaya olan etkileriyle ve zehirlerin belirlenmesiyle uğraşan bilim dalı. İLE Canlı organizmalarda görülen zehir. )


- TOKSİKOMAN ile TOKSİKOMANİ


- TOXIN[İng.] / TOXIN[Alm.] ile/değil/yerine/= TOKSİN


- TOXICITY, TOXIC EQUIVALENT[İng.] ile/değil/yerine/= TOKSİSİTE


- TOKURDAMAK ile TOKURDATMAK


- TOKUŞTURMAK ile TOKUŞTURABİLMEK


- TOKUŞTURMAK ile YARIŞTIRMAK


- TOKYO[Jp.] ile Tokyo

( Genellikle plastikten yapılmış bir terlik türü. İLE Japonya'nın başkenti. )


- TOLANE[İng.] / TOLANE[Fr.] / TOLAN[Alm.] ile/değil/yerine/= TOLAN


- TOLAZOLINE HYDROCHLORIDE[İng.] / CHLORHYDRATE DE TOLAZOLINE[Fr.] / TOLAZOLINHYDROCHLORID[Alm.] ile/değil/yerine/= TOLAZOLİN HİDROKLORÜR


- TOLERANS[Fr./İng. < TOLERANCE] değil/yerine/= HOŞGÖRÜ | YANITSIZLIK | KATLANIM | DAYANABİLİRLİK | ALIŞMA

( Hoşgörü. | İşlenmiş bir parçanın yapım ölçüsünde olabilecek özür payı. | Yüksek dozda verilen herhangi bir ilâca karşı gövdenin gösterdiği dayanma gücü. | Sürekli aynı dozun kullanılması sonucu bir ilâcın etkilerinin giderek azalması durumu. )