Bugün[08 Nisan 2026]
itibarı ile 10.858 başlık/FaRk ile birlikte,
10.858 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(35/45)


- TİROİT ile TİROİT BEZİ


- TİROİT[Fr./İng.] ile/ve/||/<> TİROKALSİTONİN[Fr./İng. < THYROCALCITONINE] ile/ve/||/<> TİROKSİN[Fr./İng. < THYROXINE]

( ... İLE/VE/||/<> Kalkan[tiroit] bezinden salgılanan, kandaki kalsiyumu azaltan hormon. İLE/VE/||/<> Tiroit hormonlarının ilk keşfedileni. )


- TİROKSİN ile/||/<> PARATİROİD

( Tiroksin metabolizma hızı İLE paratiroid Ca dengesi. )

( Formül: Metabolism İLE calcium )


- TIRPAN[Yun.] ile/ve/||/<> TIRMIK

( Uzun bir sapın ucuna tutturulan, ot, ekin vb.ni biçmeye yarayan, hafifçe kıvrık, uzun çelik bıçak. | Güreşte devirmek amacıyla rakibin ayak bileklerine hızla ayak vurarak yapılan bir oyun. İLE/VE/||/<> Kabartılmış toprağın taşını, çöpünü ayıklamak için kullanılan seyrek dişli, tarak biçiminde araç. | Tırnak beresi. )


- TIRPAN ile/ve/||/<>/> YABA/ATKI

( Uzun bir sapın ucuna tutturulan, ot, ekin vb.ni biçmeye yarayan, hafifçe kıvrık, uzun çelik bıçak. İLE/VE/||/<>/> Harman savurmakta kullanılan, çatal biçiminde, tahtadan tarım aracı. | Ekin demetlerini, yükseğe atmaya yarayan araç. )


- TIRPANLAMAK ile TIRPANLANMAK ile TIRPANLATMAK ile TIRPAN ile TIRPANA ile TIRPANCI/LIK


- TİRŞELEŞMEK ile TİRŞE ile TİRŞE GÖZLÜ


- TIRSMAK ile TIR ile TIRT ile TIRI VIRI


- TIRTHANKARA -/

( Manevî önder. )


- TIRTIKLAMAK = ÇALMAK/AŞIRMAK


- TIRTIK/LAMAK ile TIKTIK/LAMAK


- TIRTIKLAMAK ile TIRTIKLANMAK ile TIRTIKLATMAK ile TIRTIK ile TIRTIKLI ile TIRTIKÇI/LIK ile TIRTIK TIRTIK


- TIRTIL, KEDİCİK, AMENTUM = SEBEL-İ MÜZEKKER = CHATON


- TIRTIL ile KESE BÖCEĞİ TIRTILI


- TIRTIL ile KIRLANGIÇ KUYRUĞU TIRTILI


- TIRTIL ile/değil/<>/> NİMFA ile/değil/<>/> KELEBEK

( Tırtılın, "son" dediği şeye, dünyanın geri kalanı, "kelebek" der. )


- TIRTIL ile SEMER SIRTLI TIRTIL

( )


- TIRTIL ile TIRTIL

( Yumurtadan çıkan kelebek kurtçuklarının ilk durumu. İLE Çevresinde kertikler bulunan ve işlenecek parça üzerine bastırılarak bu kertiklerin izini parçaya basmaya yarayan çelik disk. | Pulların ya da metal paraların kenarındaki kertikleri oluşturan çıkıntılardan her biri. | Palet. | Bir şeyin kenarına çizilen zincir gibi çiçeklerden yapılan süs. | Maraş işi ya da çeşitli elbise nakışlarında kullanılan altın, gümüş gereç. )


- TIRTIL ile TIRTIR

( Yumurtadan çıkan kelebek kurtçuklarının ilk durumu. İLE Zar kanatlılardan, uzun gövdeli, uzun duyargalı, kurtçuk evresini tarım bitkilerine zarar veren böcekler üzerinde geçiren bir tür böcek. )

( ... cum ICHNEUMON )


- TIRTIL ile TURBULENT PHOSPHILA TIRTILLARI

( )


- TIRTIL ile YILAN BAŞLI TIRTIL


- TIRTILLANMAK ile TIRTIL ile TIRTILLI ile TIRTILLI BIÇAK


- TİRYÂK[Ar., Fars. < Yun.] değil/yerine/= MACUN/PANZEHİR

( Bitkisel ve madensel nesnelerin karışımından yapılan macun. )


- TİRYAK ile TİRYAKİ/LİK


- TİRYÂKİ değil/yerine/= DÜŞKÜN


- TİRYAKİOĞLU, ALP (İST. 1943) :

( İşadamı. Ünivenbsi öğrenimini tamamladıktan sonra sanayici olarak iş hayatına atıldı. Üyesi olduğu Sarıyer Spor kulübünde bir dönem (1990 - 1991) Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaptı. )


- TIS ile TISLAMAK

( Kaz, kedi, yılan vb.nin çıkardığı ses. İLE Kaz, kedi, yılan "tıs" diye ses çıkarması. | "Tıs" diye ses çıkarmak. | Ağır yük altında iniltiye benzer sesler çıkarmak. | Haksızlığını anlayıp susmak, sesi soluğu kesmek. )


- TİSARANA ile ...

( Üç Sığınma Yeri.
1. Buda,
2. Dharma,
3. Sangha. )


- TISAB[İng.] ile/değil/yerine/= TİŞAT (TOPLAM İYONİK ŞİDDET AYARLAMA TAMPONU)


- TİŞE ile ...

( Kazma, keser. )


- SKİNTİ değil TİKSİNTİ


- TISS/THERAPEUTIC INTERVENTION SCORING SYSTEM[İng.] değil/yerine/= TERAPÖTİK GİRİŞİMSEL PUANLAMA DÜZENİ | GİRİŞİM PUANLAMA DÜZENİ


- TİSSUE ENGİNEERİNG ile/||/<> ORGAN TRANSPLANTATION

( Tissue engineering yapay doku üretimi yaparken İLE organ transplantation mevcut organ naklini yapar )

( Formül: Scaffold technology )


- TISSUE :/yerine DOKU, KÂĞIT MENDİL


- TİŞYE/PARŞÖMEN ( < BERGAMA-PERGAMENT ):
Ak deri.

( Koyun, keçi, özellikle dana derisinden bir tür yazı kağıdı. )


- TİT/URINALYSIS[İng.] değil/yerine/= TAM İDRAR TAHLİLİ


- [ne yazık ki]
PARA BATIRMA YANILIMINDA:
TITANIC ile/ve/||/<>/> CONCORDE

( İlgili yazıyı okumak için burayı tıklayınız... )

( ON SUNK COST FALLACY: TITANIC and/||/<>/> CONCORDE )


- TITANIC ve/||/<>/> HALOMONAS TITANICAE

( Titanic, Atlas Okyanusu'nun 3657 m. derinliğine kadar battıktan sonra pasla beslenen Halomonas Titanicae adı verilen bir tür bakterinin, geminin yapımında kullanılan 50 bin ton demiri yavaş yavaş tükettiği ortaya çıkmıştır. )

( )


- TITANITE[İng.] / TITANITE[Fr.] / TITANIT[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTANİT


- TİTAN/YUM[Ti][Fr. < TITANE] ile TİTAN

( Atom numarası 22, atom ağırlığı 47,90, yoğunluğu 4,5 olan, 1675 °C'ye doğru eriyen, özellikleri bakımından silisyumla kalaya yaklaşan, parlak beyaz renkli, basit öğe. İLE Satürn'ün en büyük uydusudur ve yoğun bir atmosferi olduğu bilinen tek doğal uydudur. Titan'daki büyük su kütleleri gibi görünen bu okyanusların, metan gazının sıvı durumu olduğu görülmüştür. Yüzey sıcaklığı, yaklaşık olarak -180 °C'dir. )


- TITANIUM[İng.] / TITANE[Fr.] / TITAN[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTANYUM


- TITHONIAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= TİTONYAN EPOKU

( Günümüzden 152.100.000 ile 145.000.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- TITICACA GÖLÜ[GÜNEYBATI]:
"HUINAMARCA GÖLÜ" ile/ve/<> "PEQUENO GÖLÜ"

( Bolivya'lıların, gölün güneybatısında kalan, kendi taraflarında bulunan %40'lık bölümüne verdikleri ad. VE/<> Bolivya tarafındaki, gölün bu aynı küçük bölümüne, Peru'luların verdikleri ad.[Tiquina adlı dar bir boğazla ayrılmaktadır.] )


- TITICACA GÖLÜ:
GÜNEYBATI ile/ve/<> KUZEYBATI

( %40'nın bulunduğu Bolivya'daki bölümü. İLE/VE/<> %60'ının bulunduğu Peru'daki bölümü. [Tiquina adlı dar bir boğazla ayrılmaktadır.] )

( Dünyanın en yüksek [3810 m.] gölüdür ve Maracaibo Gölü'nden sonra, Güney Amerika'nın ikinci büyük gölüdür. [8287 km²] )

( Ortalama derinliği, 122 - 183 m. arasında değişmektedir. [Bolivya kıyısına doğru derinlik birden artmaktadır.][Soto Adası açıklarında 280 m.'yi bulmaktadır.] )

( Gölün suyu, berrak ve az tuzludur. )

( Yüzeyde 14 °C olan ortalama su ısısı, 20 m. derinlikte 11 °C'ye düşmektedir. )

( Sadece dört çeşit [ufak cins] balık bulunmaktadır. )

( Göl üzerinde, yoğun nüfuslu 41 ada bulunmaktadır.[Buralarda yaşayan yerli halk, çoğunlukla dış dünyadan kopuk, ellerindekilerle yetinmektedir.] )

( Bolivya sınırları içinde bulunan adalarında yaşayan yerli halk, eski bir yerli dili olan Aymara dilini kullanmaktadır. İLE/VE/<> Peru'da bulunan bölümünde, İnka'lardan kalma Quechua dili konuşulmaktadır. )


- TITICACA GÖLÜ[KUZEYBATI]:
"CHUCUITO GÖLÜ" ile/ve/<> "GRANDE GÖLÜ"

( Bolivya'lıların, gölün kuzeybatısında ve Peru tarafında bulunan %60'lık bölümüne verdikleri ad. İLE/VE/<> Peru'luların, gölün kendi tarafında bulunan bölüme verdikleri ad.[Tiquina adlı dar bir boğazla ayrılmaktadır.] )


- TİTİZ ile TİTİZLİKLE

( FASTIDIOUS vs. FASTIDIOUSLY )

( مشکل پسند ile ايراد گير ile ايرادگير ile باريک بين ile بدمنش ile باريک بيني )

( مشکل پسند ile AYRAD GYR ile ايرادگير ile BARYK BEYNE ile بدمنش ile BARYK BEYNEY )


- TİTİZLENMEK ile TİTİZLEŞMEK ile TİTİZ/LİK ile TİTİZCE


- TİTİZLİK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< ÖZEN


- TİTİZ/LİK ile/ve/||/<>/> PİMPİRİK/LİK / PİMPİRMEK

( ... @@ Gereksiz yere titizlik gösteren. | Kuşkucu. | Çok yaşlı ve güçsüz kişi. | Harap, bozuk, virâne. )


- TİTİZLİK ile TİTİZ

( FINICKINESS vs. FINICKY )

( وسواس داشتن ile وسواسي )

( VASVAS DASHTAN ile VASVASY )


- TİTİZLİK" ile/ve "ÜZERİNE TİTREMEK"


- TITLE vs. NOUN/PROPOSITIONAL PHRASE


- TITLE :/yerine BAŞLIK, UNVAN


- TITRATION CURVE[İng.] / TITRIERUNG KURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTRASYON EĞRİSİ


- TITRATION ERROR[İng.] ile/değil/yerine/= TİTRASYON HATASI


- TİTRASYON[İng. TITRATION] ile/||/<> ERLENMEYER[İng. ERLENMEYER FLASK]

( Tanımlanmış analiz edilecek bir kimyasalın konsantrasyonunu belirlemek için kullanılan yöntemdir. Titrasyon yapılırken büret, erlen (titrasyon şişesi olarak da bilinir) ve indikatör gibi laboratuvar malzemeleri kullanılır. Titrasyon kelimesi, Fransızca'da altın ve gümüş oranı anlamına gelen "titrer" sözcüğünden gelmektedir. @@ Kimyada kullanılan, dibi düz ve koni biçimli cam malzeme. Özellikle titrasyon işlemlerinde kullanılır. Çözelti hazırlamak, çözelti kaynatmak ve saklamak gibi çeşitli amaçlarla da kullanılmaktadır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- TİTRASYON/TİTRATION[İng.] değil/yerine/= EŞ DEĞERLEME


- TİTRASYON ile/||/<> DİLÜSYON

( Titrasyon analiz İLE dilüsyon seyreltmedir )

( Formül: Analiz İLE hazırlık )


- TITRATION[İng.] / TITRAGE[Fr.] / TITRIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTRASYON


- TITRATOR[İng.] ile/değil/yerine/= TİTRATÖR


- TİTRE/TITER[İng.] değil/yerine/= EŞ DERİŞİM


- TITRE[İng.] / TITRE[Fr.] / TITER[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTRE


- ZITTERBEWEGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTREK HAREKET


- TİTREKLEŞMEK ile TİTREK/LİK ile TİTREK KAVAK


- TİTREM ile TİTREŞİM

( Ses titreşimlerinin yükselip alçalması. İLE Küçük ve hızlı salınım, ihtizaz, vibrasyon, rezonans. | Bir noktanın, gözün göremeyeceği kadar kısaca kımıldanışı. )


- TİTREME ile ISPAZMOZ[Yun.]

( ... İLE Aşırı titreme, kasılma. )


- TİTREME ile TİTREŞİM

( İHTİZÂZ ile ... )

( VIBRATION vs./and FLUCTUATION )


- TİTREMEK/TİRİLDEMEK ile SAKIRDAMAK/SAKIRTI

( ... İLE Korkudan ya da soğuktan titremek. )


- TİTREMEK ile/ve/> SARSILMAK

( RA'ŞE ile/ve/> ... )

( SHIVE vs./and/> SHAKE )


- TİTREMEK ile TİTR


- TİTREMEK/ÜRPERMEK ile İFİLDEMEK

( ... İLE Hafifçe titremek. )


- TİTREMLEMEK ile TİTREM ile TİTREME


- VIBRATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTREŞİCİ


- VIBRATION-ROTATION SPECTRUM[İng.] / SPECTRE DE VIBRATION-ROTATION[Fr.] / SCHWINGUNGS-ROTATIONSSPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTREŞİM-DÖNME TAYFI/SPEKTRUMU


- VIBRATION ENERGY LEVELS[İng.] / NIVEAUX D'ÉNERGIE DE VIBRATION[Fr.] / SCHWINGUNGSENERGIENIVEAU[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTREŞİM ENERJİ DÜZEYLERİSEVİYELERİ


- VIBRATION TRANSITION[İng.] ile/değil/yerine/= TİTREŞİM GEÇİŞLERİ


- SCHWINGUNGSBAUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTREŞİM KARNI


- VIBRATION MODE[İng.] / MODE DE VIBRATION[Fr.] / SCHWINGUNGSMODE, VIBRATIONSMODUS[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTREŞİM KİPİ


- VIBRATION QUANTUM NUMBERS[İng.] ile/değil/yerine/= TİTREŞİM KUANTUM SAYILARI


- SCHWINGUNGSQUANTENZAHL, VIBRATIONSQUANTENZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTREŞİM KUANTUM SAYISI


- NOMBRE QUANTIQUE DE VIBRATION[Fr.] ile/değil/yerine/= TİTREŞİM KUVANTUM SAYISI


- SCHWINGUNGSMITTELPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTREŞİM MERKEZİ


- SCHWINGUNGSVERDICHTER[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTREŞİM SIKIŞTIRICISI


- TİTREŞİM ile/ve/<> DÖNÜŞÜM

( vs./and/||/<>/and TRANSFORMATION )


- TİTREŞİM ile TİTREŞİMLİ/LİK ile TİTREŞİMSİZ/LİK ile TİTREŞİMLİ ÜNSÜZ ile TİTREŞİM ÖNLEYİCİ ile TİTREŞİMSİZ ÜNSÜZ


- VIBRATION[İng.] / VIBRATION[Fr.] / SCHWINGUNG, VIBRATION[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTREŞİM


- ZUNGENINSTRUMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTREŞİMLİ ÇALGI


- ZUNGENFREQUENZMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTREŞİMLİ FREKANSÖLÇER


- VIBRATION GALVANOMETER[İng.] / GALVANOMÈTRE À VIBRATION[Fr.] / SCHWINGUNGSGALVANOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTREŞİMLİ GALVANOMETRE


- TİTREŞİMLİ ile TİTREŞİMLİ

( Titreşim yapan ya da titreşim oluşturan. İLE [dilbilgisi] Yumuşak. )


- VIBRATIONAL RELAXATION[İng.] ile/değil/yerine/= TİTREŞİMSEL DURULMA


- VIBRATIONAL DEACTIVATION[İng.] ile/değil/yerine/= TİTREŞİMSEL ETKİN/AKTİFLİK KAYBI


- TİTREŞMEK ile TİTREŞTİRMEK


- VIBRATOR[İng.] / VIBREUR[Fr.] ile/değil/yerine/= TİTREŞTİRİCİ


- TİTREYEBİLMEK ile TİTREYİVERMEK


- TITRIMETRY[İng.] ile/değil/yerine/= TİTRİMETRİ


- TİTÜBASYON/TITUBATION[İng.] değil/yerine/= TİTREK BAŞ


- TİVİ değil/yerine TE-VE TV


- THIAMINE[İng.] / THIAMINE[Fr.] / THIAMINE[Alm.] ile/değil/yerine/= TİYAMİN


- TİYATRO:
OYUNU, GERÇEKLEŞTİRMEK İÇİN ve/||/<> GERÇEĞİ, OYUNLAŞTIRMAK İÇİN


- TİYATRO VE SİNEMA SALONLARI'NDA:
PARTER ile/ve/||/<> BALKON ile/ve/||/<> LOCA[Fr. < İt.]

( İlk kat. İLE/VE/||/<> Asma kat/lar. İLE/VE/||/<> Bazı izleyicilerin oturduğu özel bölüm. | Masonların, toplantı yeri. )

( ... İLE/VE/||/<> Dışarı doğru, dışarıda. İLE/VE/||/<> İçeri doğru, içeride. )


- TİYATRO:
"ZENGİN MESLEĞİ" değil/fakat ZENGİN MESLEK


- TİYATRO ile/>< ANTİTİYATRO[Fr.]

( ... İLE/>< Klasik tiyatro kurallarının dışına çıkan tiyatro türü. )


- TİYATRO ile/ve DİN


- TİYATRO ve/=/||/<> HALK SAĞLIĞI


- TİYATRO ile/ve/||/<> KUMPANYA[İt. < COMPAGNIA]

( ... İLE/VE/||/<> Genellikle yabancı sınai, ticari ortaklık. | Tiyatro topluluğu. | Aynı görüşü paylaşan, aynı eylemi yapanlar topluluğu. )


- TİYATRO ile PARADİ

( Tiyatroda üst kat galerisi. )


- TİYATRODA:
ÇEHOV >< BRECHT


- TİYATROLAŞTIRMAK ile TİYATRO ile TİYATROCU/LUK


- TIYNET ile TIYNETLİ ile TIYNETSİZ/LİK


- TIYNET[Ar. < TİNET]["TİYNİYET" değil!] = YARADILIŞ, MİZÂC, MAYA


- THIRST, THIO-[İng.] / THIO-[Fr.] / THIO-[Alm.] ile/değil/yerine/= TİYO-


- TİYO değil TÜYO


- THIOLS, MERCAPTANS[İng.] / MERCAPTANS, THIOLACCOLOS[Fr.] / MERCAPTANE, THIOALKOHOLE[Alm.] ile/değil/yerine/= TİYOLLER, TİYOALKOLLER, MERKAPTANLAR


- THIONINE[İng.] / THIONINE[Fr.] / THIONINE[Alm.] ile/değil/yerine/= TİYONİN


- THIOCYANATE[İng.] ile/değil/yerine/= TİYOSİYANAT


- THIOUREA[İng.] ile/değil/yerine/= TİYOÜRE


- TİZ[Fars.] değil/yerine/= İNCE, KESKİN (SES)


- TİZ ile TİZ SES ile TİZ SESLİ/LİK


- Tıkandığında DİNLE!!!


- Tıkandığında SUS!!!


- Tıkanıklık için SUS!!!


- Tırnak içinde "DİNLE"!!!


- Tırnak içinde "KONUŞ"!!!


- Tırnak içinde "SUS"!!!


- TLD/TERMOLÜMINESAN DOZİMETRE THERMOLUMINESCENT DOSİMETER[İng.] değil/yerine/= TERMOLÜMINESAN IŞINÖLÇER


- TLR İLE NOD İLE RIG-I ile/||/<> PATTERN TANIMA RESEPTÖRLERİ

( Doğal bağışıklık sensörleri. )

( Formül: PAMP → PRR → İnflamasyon )


- TM için DİNLE!!!


- TMS/TRANSKRANİYAL MANYETİK STIMÜLASYON TRANSCRANIAL MAGNETIC STIMULATION[İng.] değil/yerine/= KAFATASINDAN MANYETİK UYARIM


- TMU/TRANSKRANİYAL MANYETİK UYARIM TRANSCRANIAL MAGNETIC STIMULATION[İng.] değil/yerine/= KAFATASINDAN MANYETİK UYARIM


- TNT EQUIVALENT[İng.] / ÉQUIVALENT TNT[Fr.] / TNT-ÄQUIVALENT[Alm.] ile/değil/yerine/= TNT EŞDEĞERİ


- TO ADOPT vs. "TO SUPPORT/LIKE"


- TO APPROVE vs. TO GET FIXED


- TO ARRANGE vs. TO ENTICE/SEDUCE/TEMPT


- TO ASCRIBE vs. TO RECONCILE


- TO ASK vs. TO SAY


- TO ASK/REQUIRE vs./and TO BELIEVE


- TO ASSIMILATE vs. TO SIMULATE


- TO ASSUME vs. TO PRESUME


- TO ASSURE vs. TO ENSURE vs. TO INSURE


- TO ATTRACT ATTENTION vs. TO AROUSE INTEREST


- TO BACK vs. THE BACK


- [not] TO BE ASSERTIVE vs. TO MAKE AN EFFORT


- TO BE CARRIED AWAY vs. SENSATION


- TO BE CONSOLED vs. TO BE INURED TO


- TO BE CONSOLED(/TO SOOTHE/DIVERT) vs. TO (BE) DECEIVE(D)


- TO BE DEVIDED vs. TO DISPERSE


- [not] TO BE DEVOTED vs. TO ATTACH IMPORTANCE/PRIORITY (IN NECESSARY/ENOUGH)


- TO BE HABBITED vs./and NOT TO FEEL


- TO BE INSUFFICIENT vs. INCAPACITY


- [not] TO BE PART OF vs. TO BE EXTENSION

( TO BE EXTENSION instead of TO BE PART OF )


- TO BE READY vs. EXPECTATION


- [not] TO BE SILENT vs./and ABLE TO BE SILENT


- TO BECOME LOFTY, (TO EXALT/SUBLIMATE) vs. TO RISE/INCREASE, (TO PROMOTE)


- TO BE/GET USED TO vs. TO BE EASY/CONVENIENT FOR


- TO BE/GET USED TO vs./and TO BE INURED TO


- TO BEGIN-TO FINISH vs. TO BEGIN-TO COMPLETE


- TO BELIEVE vs. TO AGREE


- TO BELIEVE vs. TO GET BASE

( TO BELIEVE instead of TO GET BASE )


- TO BELIEVE vs. WANT TO BELIEVE


- TO BELIEVE vs./and TO JOIN


- [not] TO BLAME vs. TO CRITICIZE


- TO BLAME vs. TO DETERMINE

( TO DETERMINE instead of TO BLAME )


- [not] TO BOAST vs. EXPRESSION OF HAPPINESS


- TO BREAK INTO PIECES vs. TO BE DIVIDED


- TO BREAKT INTO PIECES vs./and EXPLANATION


- TO CALL/TO SEEK/TO SEARCH vs./and TO SHARE


- TO (CAN) NOT SEE vs. TO (CAN) NOT ATTEND


- [not] TO CARRY ON MEMORY vs. TO KNOW


- TO CEASE/STOP vs./and TO SLOW DOWN


- TO CENSOR vs. TO CENSURE


- [not] TO CHANGE vs. ALTERATION

( ALTERATION instead of TO CHANGE )


- TO CHANGE vs. TO GET (NOT) (ABLE TO) CHANGE


- [not] "TO CHEAT" vs. NOT ABLE TO EXPLAIN


- TO CHEAT vs. "TO CONCOCT"


- TO CHECK/LOOK DICTIONARY TO/FOR UNKNOWN WORDS vs. TO CHECK/LOOK DICTIONARY TO/FOR [ESPECIALLY] KNOWN WORDS


- TO CLOSE vs. TO GET CLOSER


- TO COLLAPSE vs. TO DISPERSE


- TO COME ACROSS vs. BEING ON THE SAME PLANE


- TO COMMEND vs. TO COMMENT


- TO COMPARE vs. "TO KNOCK"


- TO COMPLAIN vs. TO SQUEAL/SNITCH


- TO COMPOSE vs. TO COMPRISE


- TO CONCEPT vs. TO CONCEPTUAL


- TO CONFER POWERS and/||/<> TO CONFER RIGHTS

( Yetki vermek. VE/||/<> Hak vermek. )


- TO CONFUSE vs. TO BOTHER


- TO CONFUSE vs. TO CALL


- TO CONFUSE vs. TO COMPARE


- TO CONFUSE vs. TO DELVE


- TO CONFUSE vs. TO FASTEN/ATTACH


- TO CONFUSE vs. TO LIKEN


- TO CONFUSE vs. TO LOSE


- TO CONFUSE vs. TO NOT CONFUSE


- TO CONFUSE vs. TO RECONCILE


- TO CONFUSE vs. TO REPLACE


- TO CONFUSE vs. TO RESEARCH


- TO CONFUSE vs. TO ROLL UP


- TO CONFUSE vs. TO TIDY UP


- TO CONFUSE vs. TO UNITE


- TO CONFUSE vs. TO SMUDGE


- TO CONSOLIDATE vs. TO RIVET


- TO CONSTITUTE to(with) TO SHAPE


- TO CONTINUE vs. TO LIVE


- TO CONTROL AT THE END vs. TO CONTROL AT THE BEGINNING AND CONTINUOUSLY

( TO CONTROL AT THE BEGINNING AND CONTINUOUSLY instead of TO CONTROL AT THE END )


- TO CONVINCE vs. TO PERSUADE PERSUASION


- TO CREATE vs./and TO ACCEPT AS PRESENT/EXIST


- (TO) DECREASE vs./and (TO) INCREASE


- TO DEFINE vs. EVALUATION


- TO DEFINE vs. LIMITING


- TO DELUDE vs. TO DECEIVE


- [not] TO DENY vs. NOT TO SUBMIT


- [not] TO DENY vs./and TO TURN AWAY FROM


- TO DESCRIBE vs. TO PLAN


- TO DETERMINE vs. "TO ARRANGE"


- TO DETERMINE vs. TO PUT/BRING FORWARD


- TO DETERMINE/ACCEPTANCE THE PIECE vs. TO DETERMINE/ACCEPTANCE THE ENTIRE/WHOLENESS


- TO DETERMINE vs./and TO CLEAR


- TO DIE vs. TO BE DESTROYED


- [not] TO DISAPPEAR vs. TRANSFORMATION


- TO DISCLOSE vs. TO EXPOSE/TO REVEAL vs. TO DIVULGE


- TO DISTORT vs. TO REFLECT BACK


- TO DIVIDE vs. TO SEPARATE


- TO DON'T THINK vs. HAVEN'T THOUGHT ABOUT


- TO EAT MUCH vs. TO LOVE TO EAT


- [not] TO ENCOURAGE vs./and (ONLY) EXPLAINING


- TO END/FINISH vs. TO COMPLETE


- TO EVALUATE vs. TO CHARACTERIZE/TO DESCRIBE


- TO EXAGGERATE vs. TO DISTORT


- TO EXAGGERATE vs./and TO GENERALIZE


- TO EXCEED vs. PROGRESS


- TO EXCEED vs. TO OVERCOME


- [not] TO EXCEED vs./and TO GET USED TO


- TO EXCITE vs. TO INCITE


- TO EXCLUDE vs. TO LEAVE OUT


- TO EXCLUDE vs. TO PRETEND NOT TO SEE/TO TURN A BLIND EYE


- TO EXPLAIN vs./and TO EXPLAIN TO/FOR TO LEARN


- [not] TO FACILITATE vs./and TO ESCAPE


- TO FIND STRANGE vs. TO REGARD AS A STRANGER


- TO FINISH vs. CLOSING


- TO FINISH vs. TO BRING TO END


- TO FINISH vs. TO CONSUME


- TO FINISH vs. TO END UP


- TO FINISH vs. "TO PUNCTUATE"


- TO FINISH vs. TO SOLVE


- TO FIT WELL vs. HARMONIZE


- TO FIX/DETERMINE vs./and TO CATCH


- TO FOLLOW vs. TO CONTINUE


- TO FORGET vs. NEGLIGENCE


- TO FORGET vs. NOT TO KNOW


- [not] TO FORGET vs. PASSING FAST