SA - SU ile başlayan FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 3.923 başlık/FaRk ile birlikte,
3.923 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(4/17)
- FELSEFE ve/||/<> SANAT ve/||/<> KEŞİF
( Soyutlayarak[tenzih ederek]. VE/||/<> Benzeterek[teşbih ederek]. VE/||/<> Bireştirerek[tevhîd ederek]. )
( Akıl ile. VE/||/<> Hayal ile. VE/||/<> Kalp ile. )
- FELSEFE ile/ve/||/<>/< ŞAŞMA/HAYRET
( Felsefenin başlangıcı, şaşmadır/hayrettir. )
( )
- FELSEFE ile/ve SAVAŞ TARİHİ
( Aristoteles. İLE/VE Büyük İskender. )
- FEM İLE FDM İLE FVM ile/||/<> SAYISAL YÖNTEMLER
( Kısmi diferansiyel denklem çözüm yöntemleri. )
( Formül: Kh = f (FEM) )
- FERÂSET[< FERES] ile/ve/||/<>/> SALÂT
( 1. ile/ve/||/<>/> 2. )
- FERİSİLER ile SADDUKİLER ile ESSENİLER
( Ferisiler, Tanrı'ya inanır, ruhları, melekleri ve peygamberleri kabul eder ve peygamberlerin gösterdiği yolda yaşamayı, şeriatı savunurdu. Saddukiler, Tanrı'ya inanır, ancak, melekleri kabul etmez, peygamberlere ayrıcalık tanımaz, ruhlara ve ölümden sonra yaşama inanmazdı. Esseniler, ezoterik olanlardı. Yerleşim bölgelerinin uzağında özel tapınaklarda mistik deneyimlerle uğraşırdı. Bunlar daha çok Lut Gölü ve Mısır İskenderiyesi civarında örgütlenmişti. İsa'nın, Esseniler'den olduğu ileri sürülmektedir. )
- FİKS/FIXED[İng.] değil/yerine/= SABİT
- FİKSASYON/FIXATION[İng.] değil/yerine/= SABİTLEME | SAPLANMA
- FİKSATÖR/FIXER[İng.] değil/yerine/= SABİTLEYİCİ
- FİLOZOF ile/ve/||/<> SANATÇI
( Soyutlayan. İLE/VE/||/<> Soyutlanan. )
- FİLOZOFLAR ile/ve PEYGAMBERLER ile/ve SANATÇILAR
( Aklını, sana gösterir/gösterenler. İLE/VE Seni, sana gösterir/gösterenler. İLE/VE Zevkini, sana gösterir/gösterenler. )
( Evrenseller. İLE/VE Kendin. İLE/VE ... )
( Tenzihin temsilcisi. İLE/VE Teşbihin temsilcisi. İLE/VE ... )
( Hareket ederler. İLE/VE Hicret ederler. İLE/VE ... )
- FİMBRİYA/FİMBRIA[İng.] değil/yerine/= SAÇAK
- FIRSAT ile/ve ŞANS
( OPPORTUNITY vs./and CHANCE )
- FİTİL ile ŞAMA[Ar. ŞEMA]
( ... İLE Bal mumuna ya da parafine batırılmış fitil. )
- FİTRE ile/ve SADAKA
( Ramazan ayı boyunca. [Bayram namazına kadar] İLE/VE Ramazan ayı dışında. )
( ... İLE/VE Tüm nesne/bitki/hayvan ve hizmetler. )
- FİZYOPATOLOJİ/PHYSIOPATHOLOGY[İng.] değil/yerine/= SAYRILIK OLUŞUM BİLİMİ
- FLEP/FLAP[İng.] değil/yerine/= SAPLI DOKU
- FLUORURES DE OXYGÈNE[Fr.] / SAUERSTOFF FLUORIDE[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİJEN FLORÜRLER
- FOKLARDA/DENİZKÖPEĞİGİLLER[PHOCIDAE]:
AKDENİZFOKU ile ÇİZGİLİFOK ile EDDELLFOKU ile HALKALI FOK[Kuzey kutbunda] ile HAWAII FOKU[MONACHUS SCHAUINSLANDI] ile PARS FOKU ile ROSS FOKU ile SAKALLI FOK
( MONACHUS MONACHUS cum ... cum ... cum ... cum ... cum ... cum ... cum ... )
- FORMA NUMARASI ile/ve/||/<>/> YAPRAK ile/ve/||/<>/> SAYFA
( Kim, işaret/nişan için beni kenarımdan büker,
Cehâlet ile kanımı akıtır. )
- FULAR[Fr. < FOULARD] ile ŞAL[Fars.]
( Genellikle boyna bağlanan, bir tür ince kumaş. İLE Genellikle Hindistan'da dokunan, özel motifleri olan değerli bir tür kumaş. | Kadınların, omuzlarını örtmek için kullandıkları, geniş atkı. )
( FOULARD avec ... )
- GALİBA[Ar.] ile SANIRIM/ANLAŞILAN/GÖRÜNÜŞE GÖRE/BAKILIRSA
- GALİBA değil/yerine/= SANIRIM/ANLAŞILAN/GÖRÜNÜŞE BAKILIRSA/GÖRÜNÜŞE GÖRE
- GALİBA ile SANKİ
- GARB ile/||/<> ŞARK ile/||/<> MAĞRİB
( Batı. İLE/||/<> Doğu. İLE/||/<> Garp, batı, batıda bulunan. )
- GARLIC :/yerine SARIMSAK
- GECELERİ BİSİKLETTE:
SİYAH ile MAVİ ile KIRMIZI ile SARI ile BEYAZ ile YEŞİL
( Görünmez. İLE 17 m.'ye kadar. İLE 24 m.'ye kadar. İLE 37 m.'ye kadar. İLE 55 m.'ye kadar. İLE 130 m.'ye kadar. )
- GEÇİRGEN ile/ve/||/<> SAYDAM
- GEÇMEK ile ÇAPRAZ ÇUBUK ANAHTARI ile ÇAPRAZ ÇUBUK SİSTEMİ ile MEMLEKET BOYUNCA ile ŞAŞI ile ÇAPRAZ BESLEME ile ÇAPRAZ GÜBRELEME ile ÇAPRAZ İNDEKS ile GEÇİŞ NOKTASI ile ÇAPRAZ AMAÇ ile ÇAPRAZ REFERANS ile ENİNE KESİT ile ÇAPRAZ KESİM ile GEÇİŞ ile ÇAPRAZ OLARAK
( CROSS vs. CROSS BAR SWITCH vs. CROSS BAR SYSTEM vs. CROSS COUNTRY vs. CROSS EYED vs. CROSS FEED vs. CROSS FERTILIZATION vs. CROSS INDEX vs. CROSS OVER POINT vs. CROSS PURPOSE vs. CROSS REFER vs. CROSS SECTION vs. CROSSCUT vs. CROSSING vs. CROSSWISE )
( ضربدر ile خاج ile عبور کردن ile از هم گذشتن ile صليب ile چليپا ile چارميخ ile گزينه شطرنجي ile سيستم شطرنجي ile ورزش هاي ile چپ چشم ile خورد متقابل ile لقاح متقابل ile فهرست تقابلي ile شاخص متقابل ile نقطه همگذري ile قصد متقابل ile مراجعه متقابل کردن ile مقطع عرضي ile ميان بر ile محل تقاطع ile متقاطع ile گذرگاه ile همگذري ile از پهنا )
( ZARBADAR ile KHAJ ile OBUR KARDAN ile AZ NPAM GOZASHTAN ile SELYBE ile چليپا ile چارميخ ile GOZYNAH SHATRANJY ile SYSETAM SHATRANJY ile VARZESH CPEHAY ile CHAP CHESHAM ile KHORD MOTEGHABEL ile LAGHAH MOTEGHABEL ile FANPAREST TAQABELY ile SHAKHS MOTEGHABEL ile NAGHTEH CPEHMGOZARY ile GHSAD MOTEGHABEL ile MARAJEEH MOTEGHABEL KARDAN ile مقطع عرضي ile MYAN BAR ile MOHAL TAQATE ile MOTEQATE ile GOZARGAH ile CPEHMGOZARY ile AZ PPEHNA )
- GEÇMİŞTEKİ (BAZI DURUMLARI) UNUTMAMAK ile/ve/değil/fakat/||/<>/> SAPLANIP KALMAMAK
- GELİN-DAMAT ve/||/<> SAĞDIÇ
( ... VE/||/<> Düğünde, gelin ya da güveye kılavuzluk eden kişi. )
- GELİNCİK ile SANSAR
( WEASEL vs. MARTEN )
( BELETTE avec MARTRE )
( WIESEL mit MARDER )
( MUSTELA PUTORIUS FURO[: Misk otuyla beslenen kötü kokulu hırsız] cum MARTES )
( COMADREJA con MARTA )
( DONNOLA con MARTORA )
- GEMİ ile SABURA[Lat.]
( ... İLE Gemi safrası. )
- GEMİ ile SALAPURYA[İt.]
( ... İLE Ticaret eşyası taşımakta kullanılan, 10-15 tonluk, üçgen biçiminde yelkeni olan deniz taşıtı. )
- GEMİ ile ŞAYKA[Macarca SAJKA]
( ... İLE Türkler'in, Karadeniz'deki ırmak kıyılarının korunmasında, Rus Kazaklar'ın kıyılara saldırmada kullandıkları altı düz, yayvan gemi. )
- GENİŞLETME ile/ve SAĞLAMLAŞTIRMA
( TO GET WIDEN vs./and TO STRENGTHEN/FORTIFY/CONSOLIDATE )
- GERÇEK GÖRÜNTÜ ile/||/<> SANAL GÖRÜNTÜ
( Gerçek görüntü perde üzerinde İLE sanal görüntü uzantıların kesişimindedir. )
( Formül: q > 0 İLE q < 0 )
- GERÇEK GÖRÜNTÜ ile/||/<> SANAL GÖRÜNTÜ (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)
( Gerçek perde üzerinde, sanal uzantılardan oluşur )
( Formül: Toplanabilir İLE toplanamaz )
- GERÇEK KESİNTİLİ(HAKÎKİYYE) ile SADECE İKİ ŞIKKI UZLAŞTIRMAYI ENGELLEYEN ile SADECE İKİ ŞIKKI DA BOŞA ÇIKARMAYI ENGELLEYEN
( İki şıkkı uzlaştırmayı ve boşa çıkarmayı birlikte engelleyen.(Sayı ya çifttir ya tektir.) Bu şey ya ağaçtır ya taştır. Zeyd ya denizdedir ya da boğulmaz. )
- GERÇEK" ile/ve/değil/yerine "SAĞLAM"
- GERÇEK/LİK ile/ve/değil/<> SABİT/LİK
- GERÇEK ile/>< SAHTE
( İlk/en başta küçük/düşük. İLE İlk/en başta büyük/yüksek. )
( İlerledikçe/derinleştikçe yüce/ulaşılmaz. İLE İlerledikçe/derinleştikçe değersiz. )
( ZAVALLILAR ile/değil/yerine/>< KİŞİLER:
Sadece, güc(ün)e/olanaklar(ın)a "saygı gösterir". İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Herkese saygı gösterir.
Çoğunlukla dedikodu yapar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Düşüncelerini açıkça paylaşır.
Sadece, çıkarları olduğunda yardımseverdir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Kibar ve her zaman yardımseverdir.
Gösterişin hastasıdır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Gösterişi sevmez.
Kolay söz verir, nadiren tutar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Verdikleri sözü tutmak için çabalar.
İlgi manyağıdır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Alçakgönüllüdür. )
( ... ile/>< CALÎ )
- GEREKSİZ TEKRAR(TOTOLOJİ) ile SAÇMALAMAK
( TAUTOLOGY vs. TO BULLSHIT )
- GERGİN/LİK ile ŞAŞKIN/LIK
( ... cum CONSTERNATIO )
- GERİLİM ile/ve/değil/yerine SALINIM
- GETİRİ ile SAĞLAMA
( GALLE ile ... )
( INCOME vs. PROVIDE )
- GEVŞEK ile SARKIK KİŞİ
( FLABBY vs. FLABBY PERSON )
( لس ile پهلوان پنبه )
( LES ile PPELVAN PANBEH )
- GEYİK ile/ve SAMBAR
( ... İLE/VE Asya'da yaşar. )
- GEYİK ile/||/<> SAOLA
- GİYSİ ile SALWAR KAMEEZ
( ... İLE Güney Asya'ya özgü, geleneksel giysi. )
- GLUC-/GLUCO-/GLYCO- ile/||/<> SACCHAR-/SACCHARO-
( Tatlı, glukozla ilgili şekerli. İLE/||/<> Şekerle ilgili, şeker. )
- GOLGİ CİSİMCİĞİ değil/yerine/= SALGI AYGITI
- GÖREVLER ile SAYGILI
( DUTIES vs. DUTIFUL )
( تکاليف ile وظايف ile وظيفه شناس )
( TAKALYFE ile VAZAYFE ile VAZYFAH SHENAS )
- GÖRÜNTÜSEL YANSITICI ile/ve/||/<> SAYMACA UZLAŞIMSAL GÖSTERGELER
- GÖRÜNÜRLÜK ile/ve/<> SAYDAMLIK
- GÖVDE VE DALLAR = SÂK VE A'ZÂ = TIGE ET RAMEAUX
- GÖVDE = SÂK = TIGE
- GÖVDENİN ANATOMİK YAPISI = SÂKIN İNTİSÂC-I TEŞRÎHÎSİ = STRUCTURE ANATOMIQUE DE LA TIGE
- GÖZBEBEĞİ ve/||/<> SARIBENEK
( .. VE/||/<> Gözde, ağ tabakanın ortasında bulunan ve simgenin en net olarak oluştuğu, sarı renkli duygun nokta. )
- GRAMOFONLARDA:
BORULU ile SALON ile ÇANTA ile ÇOCUK ile UFAK
- GÜÇ:
SIÇRAYIŞ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SARSILMAZ DURUŞ
- GÜÇLENDİRME ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< SAĞLAMLAŞTIRMA/BERKİTME
- GÜDÜ/İTKİ = SAİK[Ar. < SEVK] = MOTIVE[İng.] = MOTIF[Fr.] = MOTIV[Alm.] = MOVERE[Lat.] = MOTIVO[İsp.]
- GÜDÜLENME(MOTİVASYON) <- > SABIR <- > GÜDÜLENME(MOTİVASYON)
- GUDVE[Ar.] / BÂMDÂD/ÂN, BÂMDÂDÎ, BÂM-GÂH/GEH[Fars.] değil/yerine/= SABAH, SEHER
- GÜL ile SARMAŞIK GÜL
- GÜLME! ve/ya da AĞLAMA! ve/ya da LANETLEME!
ile/ve/değil/yerine/||/<>/<
SADECE ANLA!(MAK)
( NON RIDERE vs. NON LUGERE vs. NEQUE DETESTARI |
SED INTELLIGERE )
- GÜNEŞ SİSTEMİ ile/ve/||/<>/> SAMANYOLU GÖKADASI ile/ve/||/<>/> MİLYARLARCA GÖKADA
( Güneş sistemi, Samanyolu içinde sadece bir noktadır. Bu nokta, Samanyolu'nun merkezi etrafında, saniyede 220 km.'lik bir hızla dönerek bir turu, yaklaşık 230 milyon yılda tamamlar. İLE/VE/||/<>/> 1920'ye kadar, uzayın, sadece Samanyolu galaksisinden ibaret olduğu sanılıyordu. İLE/VE/||/<>/> Uzay, 20 milyar ışık yılı[bkz. 12665] çapındadır. )
( ... İLE/VE/||/<>/> Samanyolu, içinde Güneş Sistemi'nin de bulunduğu Evren'deki milyarlarca galaksiden sadece biridir. 100.000 ışık yılı çapındaki Samanyolu Galaksisi'nde, yaklaşık olarak 100 milyar yıldız olduğu tahmin ediliyor. Samanyolu'nun merkezinde, Sagittarius A adında bir kara delik vardır ve dünyaya uzaklığı, 26.000 ışık yılıdır. İLE/VE/||/<>/> ... )
( Çıplak gözle ancak dört galaksi görebiliriz. Oturduğumuz yerden yalnızca iki tane görebiliriz, bunlardan biri de içinde bulunduğumuz Samanyolu'dur. )
- GÜVEN ile/ve/değil/<> SAYGINLIK(İTİBAR)
( [not] TRUST vs./and/but/<> ESTEEM, REPUTATION )
- GÜVENMEK ile/ve SAĞLAMLAŞTIRMAK
( TO TRUST vs./and TO CONSOLIDATE )
- GÜZELLİK FELSEFESİ ile SANAT FELSEFESİ
- h.[Lat. < HORA] değil/yerine/= SAAT
- HAİN değil/yerine/= SATKIN
- HAIR STYLER[İng.]/KUAFÖR[Fr. < COIFFEUR]/BERBER[Fars.]/PERUKAR[İt. < PARRUCCHIERE] değil/yerine/= SAÇ BAKIMCISI
( Saç ve sakalın kesilmesi, taranması ve yapılması işiyle uğraşan ya bunu meslek edinen kişi. | Bu işin yapıldığı dükkân, güzellik salonu. )
- HAIR :/yerine SAÇ
- HAK ile/ve/||/<> SÂDIK
- HAKİKATLERİN SANATI ile SANATIN HAKİKATLERİ
- HAKİM OLMAK" ile/ve "SAHİP ÇIKMAK"
- HAKÎR[Ar.] ile SAGÎR[Ar.]
- HAKK ve SABIR
- HAKLI BULMAK ile/ve/değil/yerine SAVUNMAK
( [not] TO ACKNOWLEDGE TO BE RIGHT vs./and/but DEFENCE
DEFENCE instead of TO ACKNOWLEDGE TO BE RIGHT )
- HALAT ile SALMASTRA[İt.]
( ... İLE Halat tellerinden, saç gibi örülmüş olan ip. | Özellikle makinelerde birbirine sıkıca değen iki yüzey arasına yerleştirilerek, bu yüzeyler arasına, su, buhar ya da yağların sızmasını önleyen urgan. )
- HALAT ile SARDUN[Yun.]
- HALAT ile/ve SART
( ... İLE/VE Hasır halat. )
- HALE/HEALTHY LIFE EXPECTANCY[İng.] değil/yerine/= SAĞLIKLI YAŞAM BEKLENTISİ
- HALL :/yerine SALON, KORİDOR
- HALÜSİNASYON[Fr. < HALLUCINATION] değil/yerine/= SANRI
- HAMAM ile SAUNA[Fince] ile FURO
( ... İLE Fin hamamı. İLE Japon hamamı. )
- HAMİZ[Osm.] / ACID[İng.] / ACIDE[Fr.] / SÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= ASİT
- HAMLİYYE ile ŞARTIYYE
( Yüklemli[sözcük, ya edat, ya isim, ya fiil.].(Basîta). İLE Koşullu[şartlı]. )
- HARC ile SARF
- HAREKET:
NOKTA ve/<> HAT ve/<> SATIH/YÜZEY ve/<> HACİM/CİSİM
- HAREKET ve SABİTLİK
( MOVEMENT and CONSTANCY )
- HARÎK[Ar.] ile CAHÎM[Ar.] ile NÂR[Ar.] ile SA'ÎR[Ar.]
- HARİKA ile/ve/||/<> ŞAHİKA
- HARP/CENK değil/yerine/= SAVAŞ
- HASRET ve/> SANAT
( Hasret ortadan kalktığında, sanat ortaya çıkar. )
- HASTA NAKİL AMBULANSI değil SAYRI TAŞIMA ARACI, CANKURTARAN
- HASTA/LIK değil/yerine/= SAYRI/LIK / SAYRU
- HASTAHANE[Fars.] değil/yerine/= SAĞALTAY
- HASTALIK TIBBI ile/ve/||/<>/< SAĞLIK TIBBI
- HASTALIKLI BAĞIMLILIK ile/değil/yerine/||/<>/< SAĞLIKLI BAĞIMLILIK
( )
- HAT :/yerine ŞAPKA
- HAT ile/ve/> SATH ile/ve/> ŞEKİL
( Tek boyut. İLE/VE/> İki boyutlu. İLE/VE/> Üç boyutlu. )
- HATTAT'IN/"USTA"NIN YAZDIKLARININ, ...:
HEM KENDİNİN, HEM DE HERKES TARAFINDAN OKUNABİLENLERİ ile/ve/||/<> SADECE KENDİNİN OKUYABİLDİKLERİ ile/ve/||/<> NE KENDİNİN, NE DE BAŞKASININ OKUYABİLDİKLERİ
- HAVALE ile SARA
( Gövdenin kas yapısında kontrol edilemeyen kasılmalarıdır. Sinir merkezindeki bir tahriş yüzünden beyinde gerçekleşen elektriksel boşalmalar sonucu oluşur. İLE Herhangi bir hastalık sonucu gövde sıcaklığının 38 °C'nin üzerine çıkmasıyla oluşur. Genellikle 6 ay ve 6 yaş arasındaki çocuklarda rastlanır. )
( Beyinde yaralanma/enfeksiyon, yüksek ateş nedeniyle oluşan ve sara[epilepsi] olmak üzere ikiye ayrılır. )
( [Ateş nedeniyle oluşan havalelerde İlk Yardım]
- Öncelikle hasta ıslak havlu yada çarşafa sarılır.
- Ateş, bu yöntemle düşmüyorsa oda sıcaklığında bir küvete sokulur.
- Tıbbî yardım istenir[112].
[Sara krizinde İlk Yardım]
- Öncelikle, olayla ilgili güvenlik önlemleri alınır.
[Örneğin kişi yol ortasında kriz geçiriyorsa olay yerindeki trafik akışı kesilmelidir].
- Kriz, kendi sürecini tamamlamaya bırakılır.
- Hasta bağlanmaz, kilitlenmiş çene açılmaya çalışılmaz.
- Yabancı madde koklatılmaz, ağızdan yiyecek içecek verilmez.
- Başın altına, yumuşak bir malzeme konulur.
- Etrafın güvenliği sağlanır.
- Sıkan giysiler gevşetilir, kusmaya karşı tedbirli olunur.
- Yaralanma varsa gerekli işlemler yapılır.
- Tıbbî yardım istenir[112]. )
- HAVE :/yerine SAHİP OLMAK
- HAVUÇ/PÜRÇÜKLÜ ve/<>/|| ŞALGAM
( ... VE/<>/|| Kırmızı havuç. )
- HAYR[Ar.] ile SALÂH[Ar.]
- HAYRET VERİCİ ile ŞAŞKIN ile ŞAŞIRTICI ile ŞAŞKINLIK
( ASTONISH vs. ASTONISHED vs. ASTONISHING vs. ASTONISHMENT )
( متحير کردن ile گيج کردن ile بيهوش کردن ile مبهوت کردن ile گيج ile مبهوت ile حيرت انگيز ile حيرت آور ile تحيرآور ile سرگشتگي ile حيراني ile گيجي ile خيرگي ile تحير )
( MOTEHYR KARDAN ile GYJ KARDAN ile BEYTEOOSH KARDAN ile MOBAOUT KARDAN ile GYJ ile MOBAOUT ile HEYRAT ENGYZ ile HEYRAT AVAR ile تحيرآور ile SARGASHTGY ile حيراني ile GYJY ile خيرگي ile تحير )
- HAYRET ile HAYRET ile ŞAŞKINLIK ile İNANILMAZ
( AMAZ vs. AMAZED vs. AMAZEMENT vs. AMAZING )
( هاج وواج ile شگفتزده ile حيرت زده ile متعجب ile بهت زده ile متحير ile سرگشتگي ile اعجاب ile سرگرداني ile بهت ile حيرت ile دهشت انگيز ile بهت انگيز ile شگفت انگيز ile بهت آور ile اعجاب آميز ile تحيرآور ile اعجاب انگيز ile تعجب آور )
( CPEHAJ VAVAJ ile SHGOFTEZODEH ile HEYRAT ZADEH ile MOTAJAB ile BACPEHT ZADEH ile MOTEHYR ile SARGASHTGY ile EJAB ile SARGARDANY ile BACPEHT ile HEYRAT ile DAHASHT ENGYZ ile BACPEHT ENGYZ ile SHGOFT ENGYZ ile BACPEHT AVAR ile EJAB AMYZ ile تحيرآور ile EJAB ENGYZ ile TAJAB AVAR )
- HAYRET değil/yerine/= ŞAŞMA, ŞAŞIRMA, ŞAŞA KALMA
- HAYSİYET ile/ve/||/<>/>/< ŞAHSİYET
- HAZÂKAT ve/< EMÂNET ve/< SADÂKAT[< SIDK] ve/< ŞEFKÂT
- HEALTH :/yerine SAĞLIK
- HEALTHY :/yerine SAĞLIKLI
- HECE ve/||/=/<> SADÂ
- HELEZON değil/yerine/= SARMAYAY
- HELİKS/HELIX[İng.] değil/yerine/= SARMAL
- HELVA ile SABUNİYE
( ... İLE Bir tür nişasta helvası. )
- HEMEN/HIZLICA UNUT!:
YAPTIĞIN İYİLİĞİ ve/||/<>/< SANA YAPILAN KÖTÜLÜĞÜ
- HEMŞİRE/ŞVESTER değil/yerine/= SAYRICI < KARDEŞ[KADIN]
- HEP ile/ve/<> SADECE
- HER DERDE DEVÂ OLAN:
(")SARIMSAK(") ile/ve/değil/||/<>/< SARILMAK
- HERHALDE["HERALDE" değil!] ile/değil/yerine SANIRIM
- HERMENEUTİK ve SANAT
- HESAP BAKİYESİ değil/yerine/= SAYANAK KALANCASI
- HESAP CETVELİ değil/yerine/= SAYIŞ ÇİZELGESİ
- HESAP CÜZDANI değil/yerine/= SAYANAK BETLEĞİ
- HESAP EDİLME/HESAPLANMA değil/yerine/= SAYIŞILMA
- HESAP ETMEK/HESAPLAMAK değil/yerine/= SAYIŞLAMAK
- HESAP MAKİNESİ değil/yerine/= SAYIŞ YAPAR
- HESAP SAHİBİ değil/yerine/= SAYANAK İYESİ
- HESAP/ACCOUNT değil/yerine/= SAYANAK
- HESAP değil/yerine/= SAYIŞ
- HESAPLAMA/COMPUTATION değil/yerine/= SAYIŞIM
- HESAPLAŞMAK değil/yerine/= SAYIŞMAK
- HEZEYAN[Ar.]/DELÜZYON/DELUSION[İng.] değil/yerine/= SANRI
- HEZEYAN[Ar.] değil/yerine/= SAYIKLAMAK/SAÇMALAMAK
- HEZEYAN/DELİRİUM değil/yerine/= SABUKLANI/SAÇMALAMA
- HI/HEALTH INFORMATICS[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK BİLİŞİMİ
- HIDE :/yerine SAKLAMAK
- HIE/HEALTH INFORMATION EXCHANGE[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK BİLGİSİ ALIŞVERİŞİ
- HIFZISSIHHA[Ar.]/SANİTASYON/SANITATION[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK KORUMA, SAĞLIKLAMA
- HİJYEN/HYGIENE[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK KORUMA BİLGİSİ
- HİJYENİK/HYGIENIC[İng.] değil/yerine/= SAĞLIKLI
- HİLUM[İng.] değil/yerine/= SAP
- HIMSS/HEALTHCARE INFORMATION AND MANAGEMENT SYSTEMS SOCIETY[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK BİLGİ VE YÖNETİM SİSTEMLERİ DERNEĞİ
- HİPOTONİK ÇÖZELTİ[İng. HYPOTONIC SOLUTION] ile/||/<> DEPLAZMOLİZ[İng. DEPLASMOLYSIS] ile/||/<> HEMOLİZ[İng. HEMOLYSIS] ile/||/<> MİKROSKOP[İng. MICROSCOPE] ile/||/<> SAF SU[İng. PURIFIED WATER]
( Hücre öz suyuna göre yoğunluğu daha az olan çözeltilerdir. Eğer bir bitki gözesi hipotonik bir ortama konulursa, göze şişerek turgor durumuna geçer. Hayvan gözesi ise aşırı su alımına bağlı olarak patlayabilir. Bu durum sitolojide hemoliz olarak adlandırılır. Hayvan gözelerinin yoğunluğu, saf suyun yoğunluğundan fazla olduğundan, saf su içerisine konmaları durumunda da hemolize uğrayabilir. Bu nedenle çoğu hayvan gözesi mikroskop altında incelenirken izotonik ortam sağlayan %0,9 NaCl (sodyum klorür) çözeltisiyle beraber incelenir. @@ Bir gözenin kendisinden daha az yoğun (çözünmüş madde yoğunluğu az) bir ortama konulduğunda, plazmolize uğramış bir gözenin su alarak şişmesi (kaybettiği suyu geri kazanması) olayıdır. Bu biçimde olan ortama hipotonik çözelti adı verilir. @@ Kırmızı kan gözelerinin göze zarının yıkılması durumu. İngilizce "hemolysis" olan bu kelimede "hemo" kan, "lysis" ise kırılma demektir. @@ Küçük olan bir şeyi büyüterek inceleme imkanı veren ve ışıkla ya da elektronla çalışmasına bağlı olarak değişik tipleri bulunan alet. @@ Organik ve inorganik maddelerden arıtılmış sudur. Laboratuvarlarda ve bilimsel çalışmalarda genellikle saf su kullanılmaktadır. Araştırmada saf su ile çalışılmadıysa bu durum bilimsel çalışmada belirtilir. Saf su iletken özellik göstermez.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- HIRS değil/yerine/>< SABIR
- HİSS-İ SELÎM/İLHÂMÂT-I RABBÂNÎ/BON SENS[Fr.] değil/yerine/= SAĞDUYU
- HIT/HEALTH INFORMATION TECHNOLOGİES[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ
- HIYANET/İHANET[Ar.] değil/yerine/= SATKINLIK/SATINÇ
- HIZLI KULLANIM değil/yerine SAKİN KULLANIM
- HİZMET ve/||/<> SADÂKAT ve/||/<> FEDÂKÂRLIK
- HKM/HEALTHCARE KNOWLEDGE MANAGEMENT[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK BİLGİ YÖNETİMİ
- HL7/HEALTH LEVEL SEVEN[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK SEVİYE 7 STANDARDI
- HOŞ GELMEK/GİTMEK ile/ve/<> SAFÂ GETİRMEK/GÖTÜRMEK
- HOŞ GÖRMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> SAYGI GÖSTERMEK
- HOUR :/yerine SAAT
- HÜCUM (ETMEK) değil/yerine/= SALDIRI (SALDIRMAK)
- HULLE[Ar.] ile SADÂKAT[Ar.]
- HULÛS değil/yerine/= SAFLIK, GÖNÜL TEMİZLİĞİ, SAMİMİYET
- HUMMA ile SARIHUMMA
( ... İLE Çoğunlukla sıcak ülkelerde görülen, bir cins sivrisinek aracılığı ile bulaşan, tene, sarı bir renk veren, ateşli bir sayrılık. )
- HÜMORAL/HUMORAL[İng.] değil/yerine/= SALGISAL
- HURMA'LARDA:
MEBRUM ile SAFAVİ ile SUFRİ ile SUGAYİ
- HÜRMETKÂR[Ar.] değil/yerine/= SAYGILI
- HÜRMETTE KUSUR ETMEMEK[Ar.] değil/yerine/= SAYGIYI EKSİK ETMEMEK
- HÜSN-Ü NİYET değil/yerine/= SAĞİSTEM
( İyi niyet. )
- HÜSN[Ar.] ile SABÂHAT[Ar.]
- İBÂDET ve/||/<>/>/< SADED
- ICELAND SPAR[İng.] / SAPATH D'ISLANDE[Fr.] ile/değil/yerine/= İZLANDA SPATI
- İÇKİN ile/ve SAKLI
( IMMANENT vs./and HIDDEN )
- İCRA/CI ile/ve/<> SANAT/ÇI
- İÇSELLEŞTİRME ile/ve SAHİP ÇIKMAK
- İCTİNÂB/İHTİYAT[Ar.] değil/yerine/= SAKINMA, ÇEKİNME, UZAKLAŞMA
- İDDİA MAKAMI değil/yerine/= SAVCILIK ORUNU
- İDDİÂ["İDDA/A" değil!] değil/yerine/= SAV
- İDDİA ile/değil/yerine SALİH AMEL
- İDDİANÂME[Ar.] değil/yerine/= SAVCA
( Savcılığın soruşturma sonunda elde ettiği kanıtları ve savlarını içinde toplamış olduğu, mahkemede okuduğu yazı. )
- İDDİANÂME değil/yerine/= SAVBELGE/SAVCA/SAVLIK/SAVYAZI
- İDEFİKS değil/yerine/= SAPLANTI
- İDOLA = SANEM[Ar.] = PUT[Fars.] = IDOL[İng.] = IDOLE[Fr.] = IDOL[Alm.] = EIDOLON[Yun.] = ÍDOLO[İsp.]
- İHANET ETMEK değil/yerine/= SATKINLIK ETMEK
- İHÂNET değil/yerine/>< SADÂKAT
( Sözler verilir, sözler unutulur; gün gelir, ihânet eden, sadâkat ister. )
- IHE/INTEGRATING THE HEALTHCARE ENTERPRISE[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK GİRİŞİMCİLERİ BİRLİĞİ
- İHLÂS ile/ve SAMİMİYET
- İHMAL/İHMALKÂRLIK değil/yerine/= SAVSAMA/SAVSAKLAMA/SAVSAKLIK/BOŞLAMA
- İHMAL değil/yerine/= SAVSAKLAMA/SAVSAMA
- İHMALKÂR değil/yerine/= SAVSAK/SAVSAGAN/SAVSAMACI/BOŞLAGAN/BOŞLAMACI
- İHTİŞAM[< HAŞMET] ile/ve/||/<> ŞATAFAT
( Şanlı görünüş, tantana, debdebe. | Büyüklük, gözalıcılık, gösterişlilik, görkem. İLE/VE/||/<> Süs ve gösteriş. )
- İHTİSÂR değil/yerine/= SADELEŞTİRME
- İHTİYÂR ile/ve/||/<>/> SABIR
- İHTİYAT KAYDI İLE değil/yerine/= SAKINARAK/SAKINILARAK
- İHTİYAT/Î[Ar.] değil/yerine/= SAKINTI/L
- İHTİYAT/LI[Ar.] değil/yerine/= SAKINMA/SAKINGAN
( Herhangi bir korku ya da düşünce ile bir şeyi yapmaktan uzak uzak durmak, içtinap etmek. | Olabileceği düşünülen kötülüklere karşı önlemler almak. | Korumak, esirgemek, gözetmek. )
- İHTİYATÎ TEDBİR değil/yerine/= SAKINTIL ÖNLEM
- İHTİYATLI/İHTİYATKÂR değil/yerine/= SAKINGAN
- İKAMET ETMEK ile SAKİN ile MANASTIR SAKİNİ ile KONUT ile CENNETTE YAŞAMAK
( DWELL vs. DWELLER vs. DWELLER OF A CONVENT vs. DWELLING vs. DWELLING IN PARADISE )
( اقامت گزيدن ile مکين ile ديار ile نشيمنگاه ile مسکن ile نشيمن ile مکان ile اقامت ile جنت مکان )
( EGHAMET GOZYDAN ile مکين ile DYAR ile NESHYMANGAH ile MOSKAN ile NESHYMAN ile MAKAN ile EGHAMET ile JENT MAKAN )
- İKİZLER PARADOKSU ile/||/<> SAAT PARADOKSU
( Uzay yolculuğu yapan ikiz genç kalır, ivmelenme asimetri yaratır. )
( Formül: Δτ = ∫√(1-v²/c²)dt )
- İKTER/JAUNDICE[İng.] değil/yerine/= SARILIK
- İLERİ GELENLER ile SAYGIN ile İTİBAR
( DIGNITARIES vs. DIGNITARY vs. DIGNITY )
( رجال ile عالي مقام ile ابهت ile وقار ile شرف ile شان ile رفعت ile جاه ile شرافت ile طمانينه ile متانت ile مسند )
( RAJAL ile ALY MOGHAM ile ABEHT ile VAGHAR ile SHARF ile SHAN ile RAFAT ile JAH ile SHARAFT ile طمانينه ile METANT ile MOSAND )
- İLÜSTRASYON ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SANAT
( Yöntemli. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Yöntemsiz. )
- İMAM ile/ve SAĞLIK
( Sağlık olmazsa saadet olamaz. )
- İMAN ve/||/=/<> SALİH AMEL
( Salih ameli olmayan, iman edemez. )
- İMAN ile/ve/<> SALİH AMEL ile/ve/<> HAKKI TAVSİYE ile/ve/<> SABRI TAVSİYE
- İMGELERDEN ARINMA ve/> SAF BİLİNÇ > MÂBED
- IMMANUEL KANT'TA:
"ARI USUN ELEŞTİRİSİ" ÖNCESİ ile "ARI USUN ELEŞTİRİSİ" SONRASI
- IMMOBİLİZASYON/IMMOBILIZATION[İng.] değil/yerine/= SABİTLEME
- IMPORT and DISCOUNTED IMPORTS and IMPORT LEVY and IMPORT REGIME and IMPORT SUBSTITUTION and SAFETY CONTROLS ON IMPORTS and SUBSIDISED IMPORTS
( İthalat. VE Dampingli ithalat. VE İthalat prelevmanı. VE İthalat rejimi. VE İthalat ikâmesi. VE İthalattaki güvenlik kontrolleri. VE Sübvansyonlu ithalat. )
- IN SILICO[İng.] değil/yerine/= SANAL ORTAMDA
- İNANÇ ile SADIK ile SADAKAT ile İNANÇSIZ ile SADAKATSİZLİK ile İNANÇLAR
( FAITH vs. FAITHFUL vs. FAITHFULNESS vs. FAITHLESS vs. FAITHLESSNESS vs. FAITHS )
( اعتقاد ile ايمان ile کيش ile مومن ile عقيده مند ile باوفا ile باصفت ile وفادار ile باايمان ile وفاداري ile وفا ile بي وفا ile بي اعتقاد ile بي ايمان ile بي ايماني ile شرايع )
( ETEGAD ile AYMAN ile KYSH ile MOMEN ile AGHYDAH MAND ile BAVAFA ile باصفت ile VAFADAR ile باايمان ile VAFADARY ile VAFA ile BEY VAFA ile BEY ETEGAD ile BEY AYMAN ile BEY AYMANY ile SHARAYE )
- İNANDIĞI NOKTAYA ÇEKMEK İÇİN SORMAK ile SADECE SORU OLARAK SORU SORMAK
( Saptırma/çarpıtma. İLE Gerçeğe/doğruya olan bağlılıkla. )
( Kötü niyetli ya da bilgisizce. İLE Doğruyu bulmaya yönelik. )
- İNÇ ile SANTİM SANTİM
( INCH vs. INCH BY INCH )
( اينچ ile وجب بوجب )
( AYNACH ile VOJAB BOJEB )
- İNCELMEK yerine SAĞLIK
- İNGLİÇ ile SARIMSAK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Sarımsağa benzeyen bir dağ bitkisi. İLE ... )
- İNHİRAF[Ar.]/ABERASYON[Fr.] değil/yerine/= SAPKINLIK, SAPINÇ | SAPITMA
- İP ile SAVLA[İt.]
( ... İLE Gemilerde bayrakları, direğe çekmekte kullanılan ince ip. )
- İRÂDE ile/ve/||/<>/> SAVAŞ
( Bireyde. İLE/VE/||/<>/> Topluluklar/toplumlar arasında. )
- İRFAN ve SADÂKAT
- IRMAK ile ŞATT[Ar.][çoğ. ŞUTÛT]
( ... İLE Büyük ırmak/lar. )
- İŞBA ETMEK[Osm.] / TO SATURATE[İng.] / SÄTTIGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DOYURMAK
- İŞBÂ, MEŞBÛ OLMAK[Osm.] / SATURATION, TO BE SATURATED[İng.] / SATURATION[Fr.] / GESÄTTIGT SEIN, WERDEN, SÄTTIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DOYMAK
- İŞÇİ ile/ve/||/<>/> USTA ile/ve/||/<>/> SANATKÂR
( Elleriyle çalışan. İLE/VE/||/<>/> Elleri ve aklıyla çalışan. İLE/VE/||/<>/> Elleri, aklı ve gönlüyle çalışan. )
- İŞGAL ile/ve/||/<>/>/< SAVAŞ
- ISI YALITIMINDA:
BETON ile/değil/yerine/< AHŞAP ile/değil/yerine/< KÜTÜK ile/değil/yerine/< TAŞ ile/değil/yerine/< KERPİÇ ile/değil/yerine/< SAMAN
( Daha/en düşük. İLE/DEĞİL/YERİNE/< Daha/en yüksek. )
- ISITILAN KURBAĞA ÖYKÜSÜ değil/yerine SARI ÖKÜZ ÖYKÜSÜ
( ... DEĞİL/YERİNE Otlakların birinde bir öküz sürüsü yaşarmış. Çevredeki aslan sürüsünün de gözü öküzlerdeymiş. Ancak, öküzler saldırı anında bir araya geldiği zaman, aslanların yapılacak bir şeyi kalmazmış. Bu yüzden küçük hayvanlarla beslenmek zorunda kalan aslanlar, iyi beslenememeye başlayınca bir çare düşünmüşler. Topal aslan yanına bir iki aslanı da alarak, beyaz bayrak çekmiş ve öküz sürüsüne yanaşmış.
"SUÇ, HEP O SARI ÖKÜZ'DE..."
Öküzlerin önderi Boz Öküz ve yanındakilere tatlı dille konuşmaya başlamış:
"Saygıdeğer öküz efendiler. Bugün buraya sizden özür dilemeye geldik. Biliyorum. Bugüne kadar size zarar verdik. Ama inanın ki, bunların hiçbirini isteyerek yapmadık. Tüm suç hep o Sarı Öküz''de. Onun rengi sizinkilerden farklı ve bizim de gözümüzü kamaştırıyor, aklımızı başımızdan alıyor. Biz de barışseverliğimizi unutuyor ve saldırganlaşıyoruz. Sizle bir sorunumuz yok. Verin onu bize, siz kurtulun, yine barış içinde yaşayalım."
Boz Öküz ve heyeti, bu sözler üzerine, aralarında tartışmış ve teklifi haklı bularak, Sarı Öküz'ü vermişler aslanlara. Bir tek, Benekli Öküz karşı çıkmış ama kimseye derdini anlatamamış.
"AFERİN! SİZİ KUTLARIZ!"
Bir süre sonra, aslanlar yine aynı yöntemle gelip, bu kez Uzun Kuyruk'u istemişler:
"Gördünüz mü ne kadar barış severiz. Sizi de kararınızdan dolayı kutlarız. Ancak, şu sizin Uzun Kuyruk var ya, kuyruğunu salladıkça nereden baksak görünüyor ve aklımızı başımızdan alıyor. Size saldırmamak için kendimizi zor tutuyoruz. Oysa siz normal kuyruklusunuz. Verin onu bize, bu konuyu kapatıp, barış içinde yaşamaya devam edelim."
Boz Öküz ve heyeti, Uzun Kuyruk''u teslim etmiş, yine Benekli Öküz karşı çıkmış. Uzun Kuyruk, aslanların pençesi altında can vermiş.
"NEREDE KAYBETTİK BİZ BU SAVAŞI?"
Bu olay, sürekli tekrarlanmış, her seferinde farklı bahanelerle. Sonunda, öküzler zayıflamış, aslanlar küstahlaşmış. Artık, hiçbir bahane ileri sürmeden, doğrudan müdahale ederek, "Verin bize şunu, yoksa karışmayız" demeye başlamışlar. Birer birer aslanların pençesinde can verirken, Boz Öküz ve birkaç öküz kalmış geride. İçlerinden biri, önderlerine, "Ne oldu bize? Nerede kaybettik biz bu savaşı? Oysa, zamanında ne kadar da güçlüydük" diye sormuş.
Boz Öküz, Benekli Öküz'ün sözlerini anımsayarak, gözleri nemli... "Biz, Sarı Öküz'ü verdiğimiz gün kaybettik bu savaşı..." )
- İSLÂM[Ar.] ile ÎMÂN[Ar.] ile SALÂH[Ar.]
- İŞLET FİİLİN, DUYSUN KULAĞIN ve/||/<> NE VERİRSEN ELİNLE, O DA GELİR SENİNLE ve/||/<> SADECE İŞİNİ YAP, BIRAK ULUSUNLAR
- ISOAMYL SALICYLATE[İng.] / SALICYLATE D'ISOAMYLE[Fr.] / ASOAMYLSALICYLAT[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOAMİL SALİSİLAT
- İSRAF ET(TİR)MEK değil/yerine/= SAYPA(T)MAK
- İSRAF ile SAVURGANLIK
- İSRAF değil/yerine/= SAYPAMA/TUTUMSUZLUK/SAVURGANLIK
- ISRAR ETMEK ile/değil/yerine/||/>< SADECE İSTEMEK/SORMAK
- ISRAR ile/değil ŞANSINI ZORLAMAK (İÇİN)
( [not] INSISTENCE vs./but (FOR TO) CHALLENGE THE CHANCE )
- İSSİ değil/yerine/= SAHİBİ
- İSTATİSTİK değil/yerine/= SAYIMBİLİM/SAYIMLAMA
- İSTATİSTİKÎ değil/yerine/= SAYIMLAMALI
- İSTATİSYEN değil/yerine/= SAYIMLAMACI
- İŞTE HİKAYE ile BURADA ile BURADA VE ORADA ile SAPKINLIK ile AŞAĞIDA
( HERE IS THE STORY vs. HERE vs. HERE AND THERE vs. HERESY vs. HEREUNDER )
( اينجا ile بدينسو ile جسته و گريخته ile جريان از اين قرار بود ile داستان از اين قرار بود ile رفض ile ارتداد ile مسلک خاص ile الحاد ile ذيلا )
( AYNAJA ile BADYNESO ile JASTEH VE GARYKHTEH ile JARYAN AZ AYNE GHARAR BUD ile DASTAN AZ AYNE GHARAR BUD ile رفض ile ERTEDAD ile MOSLAK KHAS ile ELHAD ile ذيلا )
(1996'dan beri)