Bugün[27 Mayıs 2026]
itibarı ile 12.236 başlık/FaRk ile birlikte,
12.236 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(50/50)


- ZAFER ile ZAFER BAYRAMI


- ZAFER/YENİLGİ değil/yerine SEFER


- ZÂFİR[Ar. < ZAFER] ile ZAFÎR[Ar. < ZAFER] ile ZAFÎR[Ar.]

( Zafer kazanan. İLE Zafer bulan, zafere erişen. İLE Sinir demeti.[İng., Fr. PLEXUS] )


- ZÂHİL[Ar.] ile ZÂHİL[Ar.] ile ZÂHİL[Ar.] ile ZÂHİR[Ar.]

( Zakkum ağacı. İLE Sağlığı düzelen ya da sıkıntıdan sonra gönlü ferahlayan. | Unutan. İLE İhmal eden, unutan. İLE ... )


- ZÂHİR[< ZUHUR] ile ...

( GÖRÜNEN, GÖRÜNÜCÜ, AÇIK, BELİRLİ | DIŞ YÜZ, GÖRÜNÜŞ )


- ZÂHİR[Ar. < ZUHÛR] ile ZAHÎR[Ar. < ZAHR] ile ZAHÎR[Ar.] ile ZÂHİR[Ar.] ile ZÂHİR[Ar.] ile ZÂHİR[Ar.] ile ZAHR[Ar.]

( Görünen, görünücü, açık, belirli, meydanda. | Elbette, şüphesiz, öyledir ya. | Galiba, zannederim, umulur ki. | Görünüşe göre, anlaşılan, meğer. | Dış yüz, görünüş. İLE Arka çıkan, yardımcı. İLE İç ağrısı. | Bâsur ve mesâne yangısında olan ağrılı ıkıntı. İLE Parlak.[daha çok, yıldızlar için] İLE Taşkın, coşkun. İLE Semiz, tavlı, bol. İLE Arka, sırt. | Kâğıt vs.'nin arka tarafı, gerisi. )


- ZÂHİR ve/<> ÂHİR


- ZÂHİR ile AŞİKÂR


- ZÂHİR ile/ve BÂTIN

( Sonra/Âhir. İLE/VE Önce/Evvel. )

( Sırt. İLE/VE Karın. )

( Adâlet ile dengelenir. İLE Aşk ile dengelenir. )

( Güneş bâtı(n)dan [içinizden] doğar. )


- ZÂHİR ve/<> EDEB


- ZAHİR ile ZAHİRE ile ZAHİRİ


- ZÂHİRE[Ar.] ile ZÂHİRE[Ar. < ZEVÂHİR] ile ZAHÎRE[Ar. < ZAHÂİR]

( Dışarı fırlamış göz, lokma göz. İLE Parlak. İLE Gerektiği zaman harcanmak üzere ambarda saklanan hubûbat, yiyecek. )


- ZÂHİRLER ile ÂRİFLER

( Tariften anlar. İLE Halden anlar. )


- ZAHR[Fars.] ile/ve/||/<> ZAHR[Ar.]

( Ağu, zehir, sem, yılan/akrep vb. zehiri.[> ZAHRA: Öd, safra, öç, öfke.] İLE/VE/||/<> Çiçek, özellikle sarı çiçek. )


- ZAİR ve DAL

( Ziyaret eden. VE Delâlet eden. )


- ZÂKİR[< ZİKR] ile ...

( ZİKREDEN, ZİKREDİCİ, ANAN | TEKKELERDE ZİKİR ESNÂSINDA DERVİŞLERİ TEŞVİK İÇİN İLÂHİLER OKUYAN KİMSE )


- ZÂKİR ile/değil/>< GÂFİL

( [zikrettiğini] Bilen. İLE/DEĞİL/>< Bilmeyen. )


- ZEITUMKEHROPERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ZAMAN TERS SİMETRİ İŞLEMCİSİ


- ZEITUMKEHR[Alm.] ile/değil/yerine/= ZAMAN TERS SİMETRİSİ


- TIME REVERSAL OPERATOR[İng.] / OPÉRATEUR D'INVERSION TEMPORELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= ZAMAN TERSİNİRLİK İŞLEMCİSİ


- ZAMAN:
UNUTTURMAYABİLİR ve/fakat UYUŞTURABİLİR


- ZAMAN ve ZEMİN(BAĞLAM) ile/ve/değil/yerine/||/<> ZİHİN ve ZEMİN(KOŞULLAR)

( Bir şeyin(/durumun/olgunun/olayın), öyle olması ya da olmamasındaki, az ya da çok oranında(etmenliliğinde) olmasındaki belirleyiciler. )

( Dış. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> İç. )

( İkincil. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Birincil. )


- ZAMAN ile/ve SABIR

( Zamanı gelmeden görürsek, yanarız. )

( TIME vs./and PATIENCE )


- ZAMAN ve/<> ZEMİN/MEKÂN/YER

( İnsan, mekândan, zamana geçiştir. )

( Terazi var, tartı var, herşeyin bir zamanı var. )

( Bazı işlerde/hizmetlerde de zaman ve zemin gözetmek olmaz. )

( Varolanlar'ı birbirine göre belirleyen koordinatlar. )

( İrfân'ın göstergesi, doğru/uygun zaman ve zemine göre konuşmak ve hareket etmektir. )

( İşitme. VE/<> Görme. )

( Nesnelerin ard ardalığı. VE/||/<> Nesnelerin yan yanalığı. [GERÇEK/LİK] )

( TIME and/<> PLACE )


- ZAMANDA OLUR değil ZAMANLA OLUR


- ÖĞRENME/ÖĞRENENLER:
ZAMANINDA ile/ve/||/<> OTORİTEDEN ile/ve/||/<> DENEYEREK ile/ve/||/<> YAŞAMDAN ile/ve/||/<> YAŞAMDAN BİLE (ÖĞRENEMEME/ÖĞRENEMEYENLER)

( İndirimli fiyattan. İLE/VE/||/<> Özgürlük bedeliyle. İLE/VE/||/<> Etiket fiyatından. İLE/VE/||/<> Gecikme zammıyla. İLE/VE/||/<> Boşa geçmiş, koskoca bir yaşamla. )


- ZAMANINDA YA DA ZAMANSIZ SÖYLENMİŞ SÖZLER ile/ve GERÇEK YA DA YANLIŞ SÖZLER ile/ve HOŞ YA DA ACI SÖZLER ile/ve YARARLI YA DA YARARSIZ SÖZLER ile/ve NAZİK VE GÜCENDİRİCİ SÖZLER

( WORDS AT THE RIGHT TIME OR UNTIMELY vs./and TRUE OR FALSE WORDS vs./and NICE/SWEET OR GRIEF WORDS vs./and BENEFICIAL OR USELESS WORDS vs./and POLITE AND OFFEND WORDS )


- ZAMİR[Ar.] değil/yerine/= ADIL


- ZÂMİR[Ar.] ile ZAMÎR[Ar. çoğ. ZAMÂİR]

( Neyzen, düdük çalan. İLE İç, içyüz. | Kalp, vicdan. | Gönülde gizli olan sır. | [dilbilgisinde] Adın yerini tutan sözcük. )


- ZANAAT [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]


- ZANAAT ile EL SANATLARI ile ZANAATKAR ile İŞÇİLİK

( CRAFT vs. CRAFTS vs. CRAFTSMAN vs. CRAFTSMANSHIP )

( حرفه ile حرف ile صنعت گر ile پيشه ور ile صنعت گري )

( HARFEH ile HARF ile SANAT GAR ile PEYSHEH VAR ile SANAT GARY )


- ZANAAT/ZANAATKÂR ve FELSEFE/FİLOZOF


- ZANN[Ar.] ile TASAVVUR[Ar.]


- ZANNETME! ile/ve/||/<> FARZ ETME! ile/ve/||/<> SOR! ile/ve/||/<> SÖYLE!


- ZAR ile DERİ

( BEHREK[Fars.]: Çok çalışmadan dolayı el ve ayak derilerinin sertleşmesi. | Yaralardan gelen irin. )

( ... İLE Bir kişi, yaşamı boyunca, yaklaşık 22 kilogram deri kaybeder. )

( GIŞÂ' ile CİLD[Deri. | Kap. | Kitap. | Meşin.(Fars.)]
GIŞÂ-İ MUHÂTÎ: Gövdenin tüm iç boşluklarını kaplayan, örten ince deri. )

( INTEGUMENT vs. SKIN )


- ZAR ile/ve/<> İÇZAR

( ... İLE/VE/<> Çiçektozunu saran iki zardan, içte olanı. )


- ZAR ile İNCE ZAR

( MEMBRANE vs. PELLICLE )


- ZAR ile KALP DIŞ ZARI

( ŞEGAF-I DÂHİLÎ-İ KALB ile ŞEGAF-I HARİCÎ-İ KALB )

( MEMBRANE vs. PERICARDIUM )


- ZAR ile KITMİR

( ... İLE Hurma ile çekirdeğinin arasındaki zar. )


- MEMBRANE[İng.] / MEMBRANE, DIAPHRAGME[Fr.] / MEMBRAN, DIAPHRAGM[Alm.] ile/değil/yerine/= ZAR


- ZAR ile PERDE


- ZAR ile PERDE(HİCÂB-I KİBRİYA)


- ZAR ile PERİKART[Fr.]

( ... İLE Yüreği saran zar. )


- ZAR ile ZAR[Ar. çoğ. ZURÛ']

( İnce deri. İLE İnek vb. hayvanların memesi. )


- ZAR' ile -ZÂR[Fars.] ile -ZÂR[Fars.]

( Meme. | Süt veren hayvan memesi. İLE Ağlayan, inleyen. | Zayıf, dermansız. | İnleme, ağlayış. İLE Adlara eklenerek yer adı bildirir.[ÇEMEN-ZÂR: Çimenlik. | GÜL-ZÂR: Güllük. | LÂLE-ZÂR: Lâle bahçesi.] )


- ZARÂFET ve/||/<> ONUR

( Güzel bir ruhun anlatımı. VE/||/<> Yüce bir zihniyetin anlatımı. )

( Erdemden beklenilen, zarâfet değil onurdur. )


- ZARAR/ZİYAN değil/yerine/= DOKUNCA/EKSİÇIKAR


- ZARAR ile/değil/yerine DAHA AZ ZARAR


- ZARAR ile HASAR

( Her mazarrata, mazeret bulmanın sonu yoktur. )

( DAMAGE/HARM vs. HAVOC )


- ZARAR ile HASARLI ile HASARLAR ile ZARAR VERİCİ

( DAMAGE vs. DAMAGED vs. DAMAGES vs. DAMAGING )

( مظرت ile صدمه ile آزار رساندن ile غرامت ile خسارت ile لتمه ile خسارت زدن ile خسارت وارد آوردن ile صدمه زدن ile ضايعه ile آسيب رساندن ile زيان ile لتمه وارد کردن ile گزند ile للطمه ile نمديده ile آسيب ديده ile عواريه ile عيب دار ile معيوب ile متضرر ile آفت زده ile ضايعات ile خسارت آميز ile آسيب آور ile آسيب رسان )

( مظرت ile SADAMEH ile AZAR RESANDAN ile GHARAMET ile KHSART ile LATMEH ile KHSART ZADAN ile KHSART VARD AVARDAN ile SADAMEH ZADAN ile ZAYE ile ASYBE RESANDAN ile ZYAN ile LATMEH VARD KARDAN ile GOZAND ile للطمه ile NAMADYDAH ile ASYBE DYDAH ile عواريه ile EYBE DAR ile MAYVEB ile MOTEZRAR ile AFT ZADEH ile ZAYAT ile KHSART AMYZ ile ASYBE AVAR ile ASYBE RESAN )


- ZARAR ile/değil/yerine KARAR

( Çoğu. İLE/DEĞİL/YERİNE Azı. )


- ZARAR ile KÂRDAN ZARAR

( LOSS vs. LOSS IN PROFIT )


- ZARAR ile/değil/yerine SAKINCA


- ZARAR ile ZARAR GÖRMÜŞ ile ZARARLI ile ZARARSIZ

( HARM vs. HARMED vs. HARMFUL vs. HARMLESS )

( گزند ile صدمه ile آسيب ile مضرت ile بدخدمت کردن ile مظرت ile صدمه زدن ile آسيب زدن ile آزار ile گزند رساندن ile ضرر ile آسيب ديده ile زيانبار ile زيانبخش ile مخربي ile مضر ile زيانرسان ile موذيانه ile موذي ile پرگزند ile بيگزند ile بي آزار ile بي ضرر ile کم آزار )

( GOZAND ile SADAMEH ile ASYBE ile مضرت ile BADKHODAMAT KARDAN ile مظرت ile SADAMEH ZADAN ile ASYBE ZADAN ile AZAR ile GOZAND RESANDAN ile ZAR ile ASYBE DYDAH ile ZYANBAR ile زيانبخش ile MOKHARBY ile MAZAR ile زيانرسان ile موذيانه ile MOOZY ile PORGAZAND ile BEYGOZAND ile BEY AZAR ile بي ضرر ile KAM AZAR )


- ZARAR ile ZARARLI

( DETRIMENT vs. DETRIMENTAL )

( ضرر ile درد ناک )

( ZAR ile DARD NAK )


- ZARAR ile ZARARLI/LIK ile ZARARSIZ/LIK ile ZARARLILAR ile ZARARSIZCA


- ZARAR ile ZIRAR

( ... İLE Zarara zararla karşılık verme. )


- ZARFLAMAK ile ZARFLANMAK ile ZARILANMAK ile ZAR ile ZARA ile ZARF ile ZARFLI ile ZARFÇI/LIK ile ZAR ZOR ile ZARFSIZ ile ZARİ ZARİ ile ZART ZURT ile ZARF TÜMLECİ ile ZAR KANATLILAR


- ZARFLARDA:
DURUM ile/ve/||/<> ZAMAN ile/ve/||/<> YER-YÖN ile/ve/||/<> MİKDAR ile/ve/||/<> SORU


- ZARR[Ar.] ile ZÂRR[Ar.] ile ZARR[Ar.] ile ZAR[Ar.]

( Zarar. İLE Zararlı. İLE Zarara neden olan. İLE İnce perde ya da örtü. | İnce ve yumuşak yaprak biçimindeki organlar ya da örgen bölümleri, çeper. | Birbirine sımsıkı yapışık hücre ya da moleküllerden oluşan ve bitkilerin çeşitli bölümlerini bir kın gibi saran ince tabaka, cidar, çeper. | Tavla ve başka oyunlarda kullanılan nesnelerden küp olarak yapılan ve altı yüzünde, birden altıya kadar benekler bulunan oyun aracı. )


- GEREKSİNİMLER:
ZARÛRÎ ile/ve/||/<>/> HÂCÎ ile/ve/||/<>/> KEMÂLÎ

( Yaşamak için gerekli olan beslenme ve güvenlikle ilgili gereksinimler. İLE/VE/||/<>/> Zorunlu olmayan, ama varoluşu, insanı rahatlatan unsurlara duyulan gereksinimler. İLE/VE/||/<>/> Kişilerin kaygılarını ve estetik beklentilerini karşılayan gereksinimler. )


- ZÂT ile/ve HUZUR

( Simge, zâtı/sizi gösterir/işaret eder. )

( Huzura varmak için bende tâkat yok deme! Büyüklerle iş görmek zor değildir! Gam yeme! )


- ZÂT = KENDİ | ASIL, ÖZ, CEVHER | SAYGIYA DEĞER KİŞİ | SINIR


- ZÂT-ÜL-EZFÂR[Ar.] ile ...

( Parmakları birbirinden ayrı, hareketli ve pençeli olan hayvanlar. )


- ZATÜRRİE/PNÖMONİ değil/yerine BATAR

( Akciğer yangısı/iltihabı. )

( PNEUMANIA )

( PNEUMONIE )


- ZAVALLILAR ile/değil/yerine/>< KİŞİLER

( Sadece, güc(ün)e/olanaklar(ın)a "saygı gösterir". İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Herkese saygı gösterir.
Çoğunlukla dedikodu yapar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Düşüncelerini açıkça paylaşır.
Sadece, çıkarları olduğunda yardımseverdir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Kibar ve her zaman yardımseverdir.
Gösterişin hastasıdır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Gösterişi sevmez.
Kolay söz verir, nadiren tutar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Verdikleri sözü tutmak için çabalar.
İlgi manyağıdır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Alçakgönüllüdür. )


- WEAK ACIDS AND BASES[İng.] ile/değil/yerine/= ZAYIF ASİTLER VE BAZLAR


- EMSÂL-İ TASGİR[Osm.] / ATTENUATION CONSTANT[İng.] / CONSTANTE D'AFFAIBLISSEMENT[Fr.] ile/değil/yerine/= ZAYIFLAMA SABİTİ


- | ZAYIF/LAR ile/ve/<> "ZEKİ/LER" |
ile/değil/yerine/></<>
GÜÇLÜ/LER

( | İntikam alırlar. İLE/VE/<> Başkasını umursamazlar, yok sayarlar. | İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Affederler. )

( [not] | Revenges. vs./AND/<> Don't cares the others. | vs./BUT/>< Forgives. )

( [not] | WEAK/S vs./and/<> "SMART/S" | vs./but/>< POWERFULL/S )


- ZEÂMET[Ar.] ile/ve/||/<> TİMÂR[Ar.]

( Sipâhilere verilen, en büyük timâr. İLE/VE/||/<> Yara bakımı. | Ağaç bakımı. | Hayvan temizleme. | Beslediği sipâhilerle savaşa giden beylere -öşür vergisini almak üzere- ayrılan arâzî. )


- ZEBÎB[Ar.] ile ZEHR-İ MÂR[Fars.]

( Yılan, akrep gibi hayvanların zehiri. İLE Yılan zehiri. )


- ZEBÎL[Ar.] ile ZEBÎR[Ar.] ile ZEBL / ZEBR[Ar.]

( Gübre, fışkı. | Pislik. İLE Mihnet, sıkıntı. | Mektup, yazılmış şey. İLE ... )


- ZEBL[Ar.] ile ZEBR[Ar.]

( Deniz kaplumbağasının kabuğu. İLE Kitap, cüz. | Kitap yaprağı. | Yazı yazma. | Söz. | Yazı. | Zekâ. | Güçlü, sağlam kişi. )

( ... İLE "Vuran/vurucu" anlamına gelerek birleşik sözcükler yapar.[GÛŞ-ZED: Kulağa çalınan. | ZEBÂN-ZED: Yayılmış söz, dil persengi(gereksiz sözcük/ifade tekrarları).] )


- ZEBR[Ar.] ile KETB[Ar.]


- ZEBUR ile ...

( KAYA )


- ZEBUR/MEZMÛR ile/ve/||/<>/> TEVRAT[< TAURAT] ile/ve/||/<>/> İNCİL ile/ve/||/<>/> KUR'ÂN

( Yüzelli ilâhi ve dini şiiri kapsayan kitap. İLE/VE Eski Ahit/Sözleşme. İLE/VE Yeni Ahit/Sözleşme. İLE/VE ... )

( ... İLE/VE/||/<>/> 22 harf. İLE/VE/||/<>/> ... İLE/VE/||/<>/> 28[27+1] harf. )


- ZEEMAN İLE STARK İLE PASCHEN-BACK ile/||/<> ATOMİK YARILMALAR

( Dış alanların atomik spektrum çizgilerine etkisi. )

( Formül: ΔE = μB·B )


- ZEFER[Ar.] ile ZEFER[Ar.]

( Kötü koku. İLE Ağaca vurulan destek, dayak, payanda. )


- ZEFİR[Yun.] ile ZEFİR[Ar.]

( Genellikle gömlek yapmakta kullanılan, çizgili, ince bir pamuklu kumaş. İLE Soluk verme. )


- ZEHİR ile/ve/||/<> ENGEL


- ZEHİR ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< İLÂÇ

( Kullanım/uygulama/katkı oranındadır. )

( Zehiri [ya da ilâcı], zehir/ilâç yapan, dozudur.
DOSIS FACIT VENOMIUM[Lat.] )


- ZEHİR ile KÜRAR[Fr. < CURARE]

( ... İLE Güney Amerika yerlilerinin oklarına sürdükleri bitkisel zehir. )


- POISON[İng.] / POISON[Fr.] / GIFT[Alm.] ile/değil/yerine/= ZEHİR


- ZEHİR ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ŞİFÂ


- ZEHİR ile/ve/||/<> ZEHİRLEYİCİ/ZEHİRLİ ile/ve/||/<> ZEHİRCİ

( image )

( Ayrıntılarını okumak için burayı tıklayınız... )

( )

( "Arasındaki FaRkLaR neler?" yazısını okumak için burayı tıklayınız... )


- ZEHİRLEMEK ile ZEHİRLENMEK ile ZEHİRLETMEK ile ZEHİR ile ZEHİRLİ/LİK ile ZEHİRSİZ/LİK ile ZEHİRLİ GAZ ile ZEHİR HAFİYE ile ZEHİR ZIKKIM ile ZEHİR ZEMBEREK


- ZEHİRLEYİCİ(/"ZEHİRLİ") GAZ ile BOĞUCU(ASFİKSİYAN) GAZ

( ... İLE Yanardağ ya da maden ocağı gibi yerlerde çıkan tehlikeli gaz. )

(

Zehirleyici(/"Zehirli") Gazlar ile Boğucu Gazlar Arasındaki Farklar

1. Zehirleyici Gazlar (Toksik Gazlar)

Tanım: Solunduğunda gövdeye kimyasal olarak zarar veren, genellikle gözelere, örgenlere ya da sinir düzenine doğrudan etki eden gazlar.

Etkileri:

  • Gözesel işleyişi bozar.
  • Örgen yetmezliğine ya da ölümcül zehirlenmelere yol açabilir.
  • Etkileri genellikle kalıcı ya da gecikmelidir.
GazÖzelliği
Fosgen (COCl₂)İkinci Dünya Savaşı'nda kullanılan; akciğerlerde sıvı birikmesine neden olur.
Klor (Cl₂)Mukozalarda yanma, öksürük, boğulma hissi.
Hidrojen Siyanür (HCN)Hücrelerin oksijen kullanmasını engeller.
Kükürt Dioksit (SO₂)Solunum yollarında yakışa(tahrişe) neden olur.
Amonyak (NH₃)Göz ve solunum yollarında yanık etkisi oluşturabilir.

2. Boğucu Gazlar (Asfiksiyanlar)

Tanım: Solunduğunda doğrudan oksijenin yerini alarak ya da oksijenin kullanımını engelleyerek boğulmaya yol açan gazlar.

Etkileri:

  • Oksijenin yerini alarak ortamda boğulmaya neden olur.
  • Bazıları kandaki oksijen taşıma işlevini bozar.
  • Bilinç kaybı, baş dönmesi ve ani ölümle sonuçlanabilir.

a) Yalın Boğucular

GazÖzelliği
Azot (N₂)Kapalı ortamda oksijenin yerini alarak boğulmaya yol açabilir.
Metan (CH₄)Yanıcıdır; yüksek yoğunlukta oksijen yetersizliğine neden olur.
Helyum (He)Solunum yerine geçerek boğulmaya neden olabilir.

b) Kimyasal Boğucular

GazÖzelliği
Karbonmonoksit (CO)Hemoglobinle birleşerek oksijen taşınmasını engeller.
Hidrojen Sülfit (H₂S)Sinir düzenine hızla etki eder, solunumu durdurabilir.

Temel Farklar

Özellik Zehirleyici Gazlar Boğucu Gazlar
Etki biçimi Kimyasal zehirleyici etki Oksijen eksikliğiyle boğulma
Hedef Örgenler, gözeler, sinir düzeni Solunum düzeni ve kan dolaşımı
Örnek Gazlar Fosgen, HCN, Klor, NH₃ CO, CH₄, N₂, H₂S
Sonuç Zehirlenme, doku hasarı Bilinç kaybı, ölüm
Kalıcılık Kalıcı ya da gecikmeli etki Genellikle ani etki
)


- ZEHİRLİ BİTKİLER = NEBÂTÂT-I SEMMÎYE = PLANTES VÉNIMEUSES, PLANTES VÉNÉNEUSES


- NOXIOUS GASES[İng.] / NOCIF GAS[Fr.] / SCHÄDLICHE GASE[Alm.] ile/değil/yerine/= ZEHİRLİ GAZLAR


- ZEHİRLİ YILANLAR ile ZEHİRSİZ YILANLAR

( Yerde olanlar. İLE Dallarda olanlar. )

( Gözbebekleri elips biçimindedir. İLE Gözbebekleri yuvarlaktır. )

( Doğururlar. İLE Yumurtlarlar. [Anaconda dışında] )

( Amazonlar'da, Hindistan kobrası dışında hemen hemen her tür yılanı bulmak olanaklıdır. )

( Fransa Guyana'larındaki ormanlarda bulunan çok çeşitli yılanların sadece %10'u zehirlidir. Yerlilerin zehirli yılanı derisinden tanıması, "kırmızı renkten sonra sarı renk varsa zehirlidir" biçimindeymiş. )

( )

( ZEHİRLİLER:
* Gözbebekleri elipstir.
* Soluk delikleri(nostril) fotodaki gibidir.
* Oyuk(pit) vardır.
* Derilerinin kuyruk bölgesi alt tarafı tekil sıralıdır.

ile

ZEHİRSİZLER:
* Gözbebekleri yuvarlaktır.
* Soluk delikleri(nostril) fotodaki gibidir.
* Oyuk(pit) yoktur.
* Derilerinin kuyruk bölgesi alt tarafı çift sıralıdır. )


- ZEHL[Ar.] ile ZEHR[Ar. çoğ. EZHÂR] ile ZEHR[Ar.] ile ZEİR/ZE'R / ZEÎR[Ar.]

( Dalgınlıkla unutma ya da geciktirme. | İşin çokluğu yüzünden geciktirme. İLE Çiçek. İLE Zehir, ağu. İLE ... )


- ZEİR/ZE'R[Ar.] ile ZEÎR[Ar. çoğ. ZEÎRÂT]

( Aslan kükremesi. İLE Gövdenin içinden duyulan doğal ya da hastalıklı ince ses. )


- ZELBER ile ...

( Yük üstüne atılan öteberi. )


- ZEMİN" ile/||/<>/>/< MUHARRİK UNSUR


- ZEMİN[Ar.] değil/yerine/= TABAN/YER


- HINTERGRUND[Alm.] ile/değil/yerine/= ZEMİNDEĞER


- ZENCEFİL ile/ve/<> HAVLICAN/EGİR[dvnlgttrk]

( Zencefilgillerden, Hindistan ve Malezya'da yetişen bir bitki. İLE/VE/<> Zencefilgillerden, aynı adla anılan kök sapları, baharat olarak kullanılan, ıtırlı [kökleri karın ağrısını geçirmek için kullanılan] bir bitki. )

( ZINGIBER OFFICINALE cum GALANGA OFFICINALIS )


- ZENCİ/FELLAH[Ar.] değil/yerine/= SİYAH/KARA TENLİ


- ZENCÎR[Fars.] ile ZENCÎR[Fars.]

( Makam. İLE Zincir. )


- ZENER DIODE[İng.] / DIODE ZENER[Fr.] / Z-DIODE, ZENER-DIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= ZENER DİYODU


- CLAQUAGE ZENER[Fr.] / ZENER-DURCHBRUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= ZENER KESİLMESİ/KIRILMASI


- ZENGİN[Fars. :Ağır.] ile KALANTOR[İt.]

( ... İLE Gösterişi seven varlıklı kişi. )


- ENRICHMENT FACTOR[İng.] / FACTEUR D'ENRICHISSEMENT[Fr.] / BEREICHERUNG FAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ZENGİNLEŞTİRME ETMENİ/ÇARPANI/FAKTÖRÜ


- ZER'[Ar.] ile HALK[Ar.]


- ZER'[çoğ. ZÜRÛ] ile ZER[Fars.] ile ZER[Fars.]

( Ekme, tohum saçma. | Ekilmiş ekin. İLE Altın. | Akçe, para. | Nevbet, oruç, çile. İLE Sarı. )


- ZER ile ZERK


- ZEREFŞAN[Fars.] değil/yerine/= HALKÂR[Fars.]

( Bezeme, süsleme. İLE Sulu altınla gölgeli tarzda yapılan süsleme.[Klasik tezhip çeşitlerinden biri] )


- ZERR[Ar.] ile ...

( Karınca yumurtası. )


- ZERZEVÂT/SEBZEVÂT[Fars.] değil/yerine/= GÖVERİ/GÖVERTİ


- ZEVÂT değil/yerine/= KİŞİLER


- ZEYTİN ile MÜRVER

( ... İLE Hanımeligillerden, yaprakları karşılıklı, demet durumundaki çiçeklerinden tıpta yararlanılan, meyvesi zeytine benzer bir bitki. )

( Dünyada 40 tür Mürver bulunur.

Mürverin ülkemizde yöreye göre değişen adları vardır...
Melesir, Mındarağ, Mindiraç, Patlak, Patlangaç, Patlangıç, Patlangoz, Patlankuç, Patlavuç, Patlayak, Şişni, Yalangoz, Yalankoz. )

( image )

( ... cum SAMBUCUS )


- ZEYTİNLER'DE:
ÇOLUR ile/ve HAL ile/ve KALİ ile/ve KALAMATA ile/ve KALEMBEZİ ile/ve MEMECİK ile/ve MEMİLİK ile/ve SARIULAK ile/ve SELE ile/ve USLU ile/ve YOĞULIĞ


- ZİBL[Ar.] ile ZİBR[Ar. çoğ. ZÜBÛR]

( Süprüntü, gübre. İLE Mektup. | Kitap. | Yazı. )


- ZIEGLER CATALYST[İng.] / ZIEGLER KATALISATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ZİEGLER KATALİZÖRÜ


- ZİFİR ile ZİFİRİ ile ZİFİRİ KARANLIK


- ZİFOS[Yun.] değil/yerine/= YERDEN SIÇRAYAN ÇAMUR


- ZİFT[Osm.] / PITCH, TAR[İng.] / BRAI, GOUDRON[Fr.] / TEER, TEEREN, PECH[Alm.] ile/değil/yerine/= ZİFT, KATRAN


- PROCÉDÉ ZIGER[Fr.] ile/değil/yerine/= ZİGLER KATALİZÖRÜ


- ZİHİN ile HARİÇ ile NEFS EL-EMR


- ZİHİN/LER ve/<> GÜNEŞ

( Kırık ayna parçaları. VE/<> Bütünlük. )


- ZİHNİN/AKLIN, ONA ...:
KAYMASI/KAYAR ile/ve/||/<>/> KAÇMASI/KAÇAR


- ZİKİR ve/<> DARB-I ESMÂ

( Zihinde ve dilde. VE/<> Kalpte/gönülde, kalbe/gönüle. )


- ZİKİR ile/ve DEM TUTMAK


- ZİKİR ile/ve HECÎR

( Allah'ın hatırlanması ve anılması. İLE Salikin sık sık andığı ve dilinden eksik etmediği zikir. )

( KUHUD ZİKRİ: Fiziksel etkinliği en fazla olan zikir. )


- ZİKİR ile/ve MANTRA


- ZİKİR ile/ve ŞEVK


- ZİKİR ile/ve/<> ŞÜKÜR


- ZİKİR ile/ve TASDİK


- ZİKİR ile/ve TESBİH

( Bilinçlidir, anımsama eylemidir. İLE/VE ... )


- ZİKİR ile/ve USÜL


- ZİKİR ile/ve ZİKR-İ HABÎB


- ZİKR ile ...

( ANMA, ANILMA, ŞEREF Ü ŞAN. ALLAH İSİMLERİNİN TEKRARLANMASI(ZİKRULLAH) (EZKÂR) | BİLDİRME, BİLDİRİLME | DÜŞÜNCE YOLUYLA KENDİNİ DİNLEME )


- ZİKR ve/<>/=/+ AMEL


- ZİKR[Ar.] ile HÂTIR[Ar.]


- ZIGZAG REFLECTIONS[İng.] / RÉFLEXIONS EN ZIGZAG[Fr.] ile/değil/yerine/= ZİKZAK YANSIMALAR


- ZİL ile ÇANLAR

( BELL vs. BELLS )

( جرس ile ناقوس ile جلاجل )

( JARS ile NAGHOOS ile JALAJEL )


- ZİMÂM-DÂR[Ar., Fars.] ile ZİLYED[Ar.]

( Bir işi elinde tutan, yöneten, yürüten. İLE Bir malı/gayrımenkulü elinde tutan, malı -sahibi olsun ya da olmasın kullanmakta bulunan kişi. )


- ZIMAR ile ZIMÂR


- ZIMBALAMAK ile ZIMBALANMAK ile ZIMBALATMAK ile ZIMBA ile ZIMBALI ile ZIMBASIZ ile ZIMBALI DEFTER


- CHAIN CARRIER[İng.] ile/değil/yerine/= ZİNCİR TAŞIYICISI


- ZİNCİR ile APİKO[İt. < A PICCO]

( ... İLE Geminin, zinciri toplayıp demirini kaldırmaya hazır olması. | Hazır, tetik. | Derli toplu, süslü, şık. )


- ZİNCİR ile/ve/değil/yerine/||/<> BLOK ZİNCİR

( İki uclu/yönlü. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Altı yönlü/yanlı/yüzlü. )


- ZİNCİR ile BOSA, MANTİLYE

( ... İLE Gemide kullanılan bir zincir. )


- CHAIN[İng.] / CHAINE[Fr.] / KETTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ZİNCİR


- ZİNCİR ile/ve/<> ÇİPO

( ... İLE/VE/<> Gemiyi, istenilen yerde tutmak için bir zincirle denize atılan, iki ya da daha çok kolu bulunan gemi demiri. )


- ZİNCİR ile HALİÇ ZİNCİRİ

( ... İLE Sayın Uğur Genç´in, Haliç Zinciri adlı kitabından, ayrıntılarını inceleyebilirsiniz... )


- ZİNCİR değil/yerine/= İRBAĞ


- ZİNCİR ile/<> ISPARMAÇA[İt.]

( ... İLE/<> Deniz içinde, birkaç zincirin birbirine dolanması. )


- ZİNCİR ile ISTRUMAÇA

( ... İLE Birbirine takılmış zincir. )


- ZİNCİR ile/ve/||/<> KARAMUSAL[İt. < PARAMUSSELLI]

( ... İLE/VE/||/<> Çifte demir atıldığında, geminin dönmesiyle zincirlerin karışmasını önlemek için kullanılan, fırdöndüye bağlı zincir düzeni. )


- ZİNCİR ile KORZA[İt. < CROSE]

( ... İLE Denizin içinde iki zincirin birbirine dolaşması. )


- ZİNCİR ile PRANGA[İt.]

( ... İLE Ağır cezalıların ayaklarına takılan kalın zincir. )


- ZİNCİR ile ZİNCİR ÇETESİ ile ZİNCİR YAPIMCISI ile ZİNCİR YAZICI ile ZİNCİRLEME REAKSİYON ile ZİNCİR HALKASI ile ZİNCİR TESTERE ile ZİNCİRLENMİŞ ile ZİNCİRLEME LİSTE ile ZİNCİR BENZERİ ile ZİNCİRLEME ÇALIŞMA

( CHAIN vs. CHAIN GANG vs. CHAIN MAKER vs. CHAIN PRINTER vs. CHAIN REACTION vs. CHAIN RING vs. CHAIN SAW vs. CHAINED vs. CHAINED LIST vs. CHAINLIKE vs. CHAINWORK )

( سلسله ile زنجير کردن ile زنجيره اي ile زنجيرهاي ile زنجير ile هم زنجير ile زره باف ile چاپگر زنجيري ile واکنش زنجيري ile حلقه زنجير ile اره برقي ile زنجيري ile زنجيردار ile زنجيرهاي کردن ile ليست زنجيره اي ile زنجيروار ile زنجيره )

( SALSALEH ile ZANJYR KARDAN ile ZANJYRAH AY ile ZANJYRAYAAY ile ZANJYR ile NPAM ZANJYR ile ZAREH BAF ile CHAPGAR ZANJYRY ile VAKONASH ZANJYRY ile HALGHEH ZANJYR ile AREH BARGHY ile ZANJYRY ile ZANJYRADAR ile ZANJYRAYAAY KARDAN ile LEYSET ZANJYRAH AY ile زنجيروار ile ZANJYRAH )


- ZİNCİRLEMEK ile ZİNCİRLENMEK ile ZİNCİR ile ZİNCİRLİ ile ZİNCİRLEME KAZA ile ZİNCİRLEME TEPKİME ile ZİNCİRLEME AD TAMLAMASI ile ZİNCİRLEME İSİM TAMLAMASI ile ZİNCİRLEME SIFAT TAMLAMASI


- ZİNHAR[Fars.] değil/yerine/= SAKIN


- ZİNTL İLE LAVES İLE HEUSLER ile/||/<> İNTERMETALİK FAZLAR

( Metal alaşımlarında özel kristal yapılar. )

( Formül: MgZn₂ İLE MgCu₂ (Laves) )


- ZIP ÇIKTI ile/ve/||/<> NEV ZUHUR


- ZIRR[Ar. çoğ. ZURÛR] değil/yerine/= DÖĞME | TOMURCUK


- ZÎR[Ar.] ile ZÎR[Ar.]

( Sazın en ince teli. İLE Alt, aşağı. | Tîz perde. )


- ZİR ile ZİRA


- BOUCLIER[Fr.] ile/değil/yerine/= ZIRH


- ZIRHLANMAK ile ZIRHLANDIRMAK ile ZIRH ile ZIRHLI ile ZIR ZIR ile ZIRHSIZ ile ZIRT FIRT ile ZIRT PIRT ile ZIRT ZIRT ile ZIRHLI GÜÇ ile ZIRHLI ARAÇ ile ZIRHLI BALIK ile ZIRHLI YAYIN ile ZIRHLI BİRLİK ile ZIRHLI KUVVET ile ZIRHLI BAŞLILAR


- OXYDE DE ZIRCONIUM PUR[Fr.] / BADDELEYIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ZİRKONYUM OKSİT


- ZİRVE ile SON SINIR


- ZITLAR ile/değil/yerine FARKLAR

( Zıtlar vardır fakat zıtlık yoktur. )

( Zıtları, birbirinden farklı ve ayrı haller olarak düşünürüz. Değillerdir. )

( Zihnin ötesinde, tüm farklar biter. )

( Fark gözetmeyin ve ayrılmaz olanı ayırmayın. )

( There are opposites, but no opposition.
You imagine that they are distinct and separate states. They are not.
Beyond the mind all distinctions cease.
Make no distinction, don't separate the inseparable. )

( DIDD ile/değil/yerine FURKAN )

( ÂHŞÎG/ÂN ile/değil/yerine ... )

( [not] CONTRARIES/ANTONYMS vs./but DIFFERENCES
DIFFERENCES instead of CONTRARIES/ANTONYMS )


- ZIT/LAR değil/yerine UC/LAR!!!

( "Zıt" ve "zıtlık" kavramları, iki uc arasındaki ilişkiyi/süreci ifade eder.["lık" ekiyle üst bir soyutlama oluşur/oluşturulur]. İki ucta olanların varoluş biçimleri ve olgusallıkları sabittir.[Yorum/değerlendirme kabul etmez.] Aralarındaki ilişkiye zihnin katılımıyla bir anlam ve soyutlama yüklenir. Bu yükleme sonrasında elde ettiğimiz sonuç ise bir süre sonra -büyük bir yanılsamayla- zihnimizdeki haline indirgenerek ve tek tanım halini alarak kullanıma katılır. Daha sonra da kendi keşfimizmiş gibi ve hareket/düşünce bu sondan başlatılarak aktarıma/mirasa sokulur. [Buradaki ilişki ve geçişler gözlenmedikçe, sorgulanmadıkça da doğanın değişmez bir parçasıymışcasına zihnimizdeki başlangıç olarak yanlış kullanıma devam edilmektedir.] )

( Zıt'ı anlamak için Tezad ve Tenâkuz'u çok iyi anlamak ve aralarındaki ilişkiyi oturtmuş olmak gerekir! )

( Zıtlar vardır fakat zıtlık yoktur! )


- ZIT/LIK ile/ve/değil/yerine TAMAMLAYICI/LIK / TAMAMLAYICI/LAR

( [not] ANTONYM vs./and/but COMPLEMENTARY
COMPLEMENTARY instead of ANTONYM )


- ZİYÂ[Ar.] ile/ve/||/<>/> NUR[Ar.] ile/ve/||/<>/> ŞUA ile/ve/||/<>/> TAYF

( Güneşin ışığı. İLE/VE/||/<>/> Ayın ışığı. İLE/VE/||/<>/> Devinen ışık. İLE/VE/||/<>/> Güneşin yoğunlaşan ışığı.[Bulutun arasından bir boru gibi düşen ışık.] )

( Celâl. İLE/VE/||/<>/> Celâl ve cemâl. İLE/VE/||/<>/> ... İLE/VE/||/<>/> ... )


- ZİYARETİN, "KISA"SI MAKBULDÜR ile/ve/değil/||/<>/< ZİYARETİN, "KISAS"I[KARŞILIKLI OLANI] MAKBULDÜR


- ZİYÂ-Yİ KAMER[Ar.] ile ZİYÂ-Yİ MUNTAFÎ[Ar.]

( Ayışığı. İLE Bazı akşamlar, güneş battıktan sonra Batı ufkunda ve sabahları güneş doğmadan önce doğu ufkunda görülen hafif ışık. )


- ZİYÂ-Yİ KAMER[Ar.] ile ZİYÂ-Yİ MUNTAFÎ[Ar.] ile ...

( Ayışığı. İLE Bazı akşamlar, güneş battıktan sonra Batı ufkunda ve sabahları güneş doğmadan önce doğu ufkunda görülen hafif ışık. )


- ZOR ile "AĞIR"


- ZOR ile/ve/değil/||/<>/< AYRINTILI


- ZOR ile/ve/değil/yerine DÜŞÜK OLASILIKLI

( İSTİBAT: Olmasını uzak görme, olasılık vermeme. )


- ZOR ile/ve/değil/||/<>/< KAPSAMLI


- ZOR değil/yerine/< KOLAY DEĞİL

( NOT EASY instead of DIFFICULT )


- ZOR ile OLANAKSIZ

( DIFFICULT vs. IMPOSSIBLE )


- ZOR ile/ve PİS


- ZOR ile SERT VE HIZLI ile SERT ISIRILMIŞ ile HAŞLANMIŞ ile BASILI KOPYA ile SERT EL ile SERT KAFA ile SERT AKÇAAĞAÇ ile ZOR SATIŞ ile SERT SET ile SERT KABUK ile SİNDİRİMİ ZOR ile ERİMESİ ZOR ile MONTAJI ZOR ile MEMNUN ETMEK ZOR ile DONANIM ile SERT KABLOLU ile ÇALIŞKAN ile SERTLEŞMEK ile ZORLU ile SERTLİK ile ZOR İŞ ile ZORLUK ile ZORLUKLAR

( HARD vs. HARD AND FAST vs. HARD BITTEN vs. HARD BOILED vs. HARD COPY vs. HARD HANDED vs. HARD HEAD vs. HARD MAPLE vs. HARD SELL vs. HARD SET vs. HARD SHELL vs. HARD TO DIGEST vs. HARD TO MELT vs. HARD TO MOUNT vs. HARD TO PLEASE vs. HARD WARE vs. HARD WIRED vs. HARD WORKING vs. HARDEN vs. HARDLY vs. HARDNESS vs. HARDSCRABBLE vs. HARDSHIP vs. HARDSHIPS )

( صلب ile صعب ile زمخت ile دشوار ile سنگ آسا ile دج ile شاق ile مشکل ile شاقه ile سخت گير ile سفت ile شداد ile سخت ile لازم الاجراء ile سرسخت وخشن ile سفت پز ile نسخه ملموس ile شاخ جنگي ile قند افرا ile زور چپاني ile منقبض شده ile سفت شده ile کاسه دار ile ديرهضم ile ديرگداز ile بدرکاب ile نازک نارنگي ile مشکل پسند ile فلز آلات ile سخت افزاري ile زحمت کش ile سختکوش ile محکم شدن ile بادوام نمودن ile سفت کردن ile مشکل کردن ile ماسيدن ile سخت شدن ile سخت کردن ile بسختي ile صلابت ile سختي ile سفتي ile صعوبت ile سخت مشغول ile مرارت ile عسرت ile دشواري ile مشقت ile مصيبت ile تعب ile تنگي ile محنت ile ذلت ile شدائد )

( SALAB ile SAB ile ZAMKHT ile DASHVAR ile SANG ASA ile DEJ ile SHAGH ile MOSHEKL ile SHAGHEH ile SOKHT GYR ile SOFT ile SHODAD ile SOKHT ile LAZM OLEJRA ile SARSOKHT VAKHSHEN ile SOFT PEZ ile NASKHEH MALMOS ile SHAKH JANGY ile GHAND AFRA ile ZUR CHPANY ile MONAGHABZ SHODEH ile SOFT SHODEH ile KASEH DAR ile DYRAYAZM ile DYRAGDAZ ile بدرکاب ile NAZAK NARANGY ile مشکل پسند ile FELZ ALAT ile SOKHT AFZARY ile ZAHMAT KESH ile SOKHTAKOOSH ile MOHKAM SHODAN ile BADVAM NEMUDAN ile SOFT KARDAN ile MOSHEKL KARDAN ile ماسيدن ile SOKHT SHODAN ile SOKHT KARDAN ile BASKHTY ile SALABAT ile SOKHTY ile SOFTY ile SOUBAT ile SOKHT MOSHGHUL ile MARART ile ASARAT ile DASHVARY ile MOSHGHT ile MOSYBAT ile تعب ile TANGY ile محنت ile ZALAT ile SHODAED )


- ZOR ile/ve/değil/yerine SORUNLU

( [not] DIFFICULT vs./and/but PROBLEMATIC
PROBLEMATIC instead of DIFFICULT )


- ZOR ile ZOR ALIM ile ZOR BELA ile ZORU ZORUNA


- ZOR ile ZOR DEĞİL

( DIFFICULT vs. NOT DIFFICULT )


- ZOR ile ZOR GÖREV ile TEDAVİSİ ZOR ile ANLAŞILMASI ZOR ile ZORLUKLAR ile ZORLUK

( DIFFICULT vs. DIFFICULT TASK vs. DIFFICULT TO TREAT vs. DIFFICULT TO UNDERSTAND vs. DIFFICULTIES vs. DIFFICULTY )

( مشکل ile صعب ile پر زحمت ile سخت ile پرزحمت ile غامض ile معضل ile متعذر ile شاقه ile شاق ile سخت گير ile گرفتگير ile دشوار ile شق القمر ile صعبالعلاج ile صعبالادراک ile موانع ile مشکلات ile دشواري ile گرفتگيري ile گرفتاري ile عقده ile صعوبت ile مضيقه ile محظور ile اشکال ile مشقت ile پاپوش ile سختي )

( MOSHEKL ile SAB ile PAR ZAHMAT ile SOKHT ile PARZAHMAT ile GHAMEZ ile MOAZOL ile MOTAZAR ile SHAGHEH ile SHAGH ile SOKHT GYR ile GARAFTAGYR ile DASHVAR ile شق القمر ile SABALELAJ ile صعبالادراک ile MOVANE ile MOSHEKLAT ile DASHVARY ile GARAFTAGYRY ile GARAFTARY ile AGHODEH ile SOUBAT ile MOZYGHEH ile محظور ile ESHKAL ile MOSHGHT ile PAPUSH ile SOKHTY )


- ZOR ile/ve ZORLA(N)MA!

( İse sev! İLE/VE Sevmiyorsa.
[Zor ise sev, sevmiyorsa zorlama!] )


- ZORA DAYANAMAYAN/LAR ile/>< ÖDÜLE "DAYANAMAYAN/LAR"


- [ne yazık ki]
ZORA GELEMEMEK ile/ve/değil/||/<>/< "KONFOR"


- ZORLAMAK ile MECBUR

( COMPEL vs. COMPELLED )

( ملتزم کردن ile ناچار )

( MOLTZAM KARDAN ile NACHAR )


- ZORLAMA/ZECİR değil/yerine/= GÜCEME


- ZORUMA GİDİYOR ile AĞIRIMA GİDİYOR


- ZORUNLU SORULAR ile/ve MÜMKÜN SORULAR ile/ve MÜMTENÎ SORULAR


- ZORUNLU/LUK ile/değil/yerine İHTİYÂR


- ZORUNLULUK ile ZORUNLU RUH HALİ ile EMİR CÜMLESİ ile İMPARATOR

( IMPERATIVE vs. IMPERATIVE MOOD vs. IMPERATIVE SENTENCE vs. IMPERATOR )

( امري ile وجه امري ile جمله امري ile فرمانرواي مطلق )

( EMRY ile VAJEH EMRY ile JOMLEH EMRY ile FARMANARVAY MOTALGH )


- ZORUNLU/ŞER'Î İLİMLER ile/ve/<> ZORUNLU/ŞER'Î OLMAYAN İLİMLER

( USÛL | FÜRÛ | MUKADDİMÂT | MÜTEMMİMÂT ile/ve MAHMUD | MEZMÛM | MÜBAH )


- ZÜBÛR[Ar. < ZİBR] ile ZÜBÜR[Ar. < ZEBÛR]

( Mektuplar, kitaplar. İLE Kitaplar, mektuplar. )


- ZUHR[Ar.] ile ZUHR[Ar. çoğ. AZHÂR]

( Gereksinim zamanı için alınan ve saklanılan şey.[en çok maneviyatta kullanılır][A'mâl-i sâliha, kişinin zuhrudur.] İLE Öğle, öğle vakti. )


- ZÜHÛL[Ar. < ZAHL] ile ZÜHÛL[Ar.] ile ZÜHÛR[Ar.]

( Düşmanlıklar, öcler, intikamlar. İLE Dalgınlıkla unutma ya da geciktirme. | İşin çokluğu yüzünden geciktirme. İLE ... )


- ZUHUR[< Ar. ZHR] ile ...

( DIŞLAŞMAK~IŞIMAK[< İbr. ZOHAR ile ABCDEF ( Işık] | Görünme, baş gösterme, meydana çıkma. )


- ZUHUR[< Ar. ZHR]:
DIŞLAŞMAK ile/ve/=/<> IŞIMAK[< İbr. ZOHAR:
Işık]

( Işımak. [ZÜHRE: Işıyan yıldız] İLE/VE/=/<> Işık. )


- ZUHUR ile/ve/<> SUDUR


- ZUHUR ile TECELLÎ

( Varlığın sürekliliği. İLE Varlığın geçiciliği. Görünme, belirme. )


- ZÜHUR[Ar. çoğ. EZHÂR] ile ZÜHÛR[Ar.] ile ZÜHÛR[Ar.]

( Darlıkta çıkarmak üzere biriktirilip saklanan şey. İLE Çiçekler. İLE Parlaklık, parıldama. )


- ZUHUR ile ZUHURİ ile ZUHURİ KOLU


- ZÜLFEKAR[ZÜLFİKAR değil!][Ar.] ile/değil ZÜLFİYÂR

( Hz. Muhammed'in, Hz. Ali'ye armağan ettiği ucu çatallı kılıç.[Hz. Ali'nin kahramanca kullanmasıyla ün kazanmıştır.] İLE/DEĞİL Sevgilinin saçı/zülfü[yüzün iki yanından sarkan saç lülesi. | Sevgilinin saçı.] | Çıkar/menfaat. )


- ZÜ-L-FEM-İL-MÜSTEDÎR[Ar.] ile ...

( Yuvarlakağızlılar. | CYLOSTOME[Fr.] )


- ZÜ-L-HÂFİR[Ar.] ile ...

( Toynaklılar, tek tırnaklılar. | ONGULÉS[Fr.] )


- ZÜLL[Ar.] ile SAGÂR[Ar.]


- ZULM ile/ve/değil/yerine/<>/< CEBR


- ZULM ile/değil ZUHUR


- ZULMÂNÎ PERDELER ile NÛRÂNÎ PERDELER('İ)


- ZULMÂNİ ZEVKLER ile NURÂNİ ZEVKLER

( Fesat, Yalan, Hile. İLE Sayılmak, Sevilmek, Hayır Hasenat. )


- ZULÜM/GADİR[Ar.] değil/yerine/= !KIYGI/KIYIN


- ZULÜM ile KAHR

( Dışarıdan. İLE İçeriden. )


- ZULÜMLER ile ZULÜM

( CRUELTIES vs. CRUELTY )

( مظالم ile سخت دلي ile ستمگري ile مظلمه ile سفاکي ile سنگدلي ile خونخاري ile بيدادگري ile بي انصافي ile ظلم ile بيداد ile بي عاطفگي )

( مظالم ile SOKHT DELY ile ستمگري ile مظلمه ile سفاکي ile سنگدلي ile خونخاري ile BEYDADGARY ile BEY ENSAFY ile ZOLAM ile BEYDAD ile BEY ATEFAGY )


- ZÜMRÜTEVLER :

( Sarıyer'de Zümrütevler 1947'de kurulan bir yerleşim bölgesidir. Bütün evleri bahçe içinde villa iken, gecekondulaşmanın yoğunlaştığı 1960 ve bilhassa 1970'den sonra mahalle çok büyük bir yerleşim bölgesi oldu. )


- ZÛR[Ar.] ile KEZİB[Ar.] ile BÜHTÂN[Ar.]


- ZÛR[Ar.] ile ZÛR[Ar.]

( Yalan, asılsız, uydurma söz. İLE Güç, kuvvet. )


- ZURNANIN ZORT DEDİĞİ YER ile DANANIN KUYRUĞUNUN KOPTUĞU YER


- Δ İZOMER ile/||/<> Λ İZOMER

( Δ sağ el heliks, Λ sol el heliks optical. )

( Formül: Kiralite )


- Σ-DONOR ile/||/<> Π-AKSEPTÖR

( σ-donor elektron verir NH₃ İLE π-akseptör geri bağ CO. )

( Formül: Lewis bazı İLE π* )