Bugün[02 Ocak 2026]
itibarı ile 9.745 başlık/FaRk ile birlikte,
9.745 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(5/40)


- BAĞLAÇ ile MUTLULUK BİRLEŞİMİ ile PARADOKSLARIN BİRLEŞİMİ ile BAĞLAÇLI ile BAĞLAÇ ile KONJONKTÜR

( CONJUNCTION vs. CONJUNCTION OF HAPPINESS vs. CONJUNCTION OF PARADOXES vs. CONJUNCTIONAL vs. CONJUNCTIVE vs. CONJUNCTURE )

( حرف عطف ile حرف ربط ile مقارنت ile مقارنه ile التقاء ile اقتران ile تلاقي ile تقارن ile اقتراه سعدين ile اقتراه ضدجن ile ربطي ile عطفي ile ملتحمه ile ملاقات تصادفي )

( HARF ATF ile HARF RABT ile مقارنت ile مقارنه ile التقاء ile اقتران ile TALAGHY ile TAGHARAN ile اقتراه سعدين ile اقتراه ضدجن ile RABTY ile ATFY ile ملتحمه ile MOLAGHAT TASADEFY )


- BAĞLAM ile BAĞLAMLAR

( CONTEXT vs. CONTEXTS )

( مدلول ile متن ile مظامين )

( MADLUL ile MOTAN ile مظامين )


- BAĞLAM ile/ve/||/<> İTİBAR


- BAĞLAM ile/ve/||/<> KOŞUL/LAR

( CONTEXT vs./and/||/<> CONDITIONS )


- BAĞLAM ve/||/<> YAŞAMSAL KOŞULLAR


- BAĞLAMA ile YONGAR

( ... İLE Üç telli bağlama. )


- BAĞLAMAK ile BAĞLANMAK ile BAĞLATMAK ile BAĞLAŞMAK ile BAĞLATTIRMAK ile BAĞLANABİLMEK ile BAĞLANIVERMEK ile BAĞLATABİLMEK ile BAĞLAYABİLMEK ile BAĞLAYIVERMEK ile BAĞLAM ile BAĞLAR ile BAĞLAÇ ile BAĞLAÇLI ile BAĞLAMSAL ile BAĞLAÇ GRUBU ile BAĞLAÇ ÖBEĞİ ile BAĞLAMSAL ANLAM ile BAĞLAÇLI TAMLAMA


- BAĞLAMAK ile TAHVİL HİZMETÇİSİ ile BAĞLANILABİLİR ile BAĞLI ile TAHVİL SAHİBİ ile BAĞLAMA ile KEFİL

( BOND vs. BOND SERVANT vs. BONDABLE vs. BONDED vs. BONDHOLDER vs. BONDING vs. BONDSMAN )

( وجه الضمانه ile صلح ile زر خريد ile وثيقه پذير ile کفالت دار ile ضمانت دار ile چسبندگي ile ضامن )

( وجه الضمانه ile SALEH ile ZAR KHARYD ile VASYGHEH PAZYR ile KAFALT DAR ile ZEMANT DAR ile CHASBANDEGY ile ZAMAN )


- BAĞLANTI ile BAĞLANTILI/LIK ile BAĞLANTISIZ/LIK ile BAĞLANTI DOKU ile BAĞLANTI GÜCÜ ile BAĞLANTI BORUSU ile BAĞLANTI ÜNLÜSÜ ile BAĞLANTI ÜNSÜZÜ ile BAĞLANTISIZ ÜLKELER ile BAĞLANTISIZLIK SİYASETİ ile BAĞLANTISIZLIK POLİTİKASI


- BAĞLANTI ile/||/<> CROSSING OVER

( Bağlantı birlikte kalıtım İLE crossing over karışım. )

( Formül: Bağlı İLE rekombinant )


- BAĞLI OLMAK ile BAĞLI OLMAK ile GÜVENİLİR ile BAĞIMLILIK ile BAĞIMLI ile BAĞIMLILIK ile BAĞIMLI ile BAĞIMLI ile BAĞLI OLARAK

( DEPEND vs. DEPEND ON vs. DEPENDABLE vs. DEPENDANCE vs. DEPENDANT vs. DEPENDENCE vs. DEPENDENT vs. DEPENDENT UPON vs. DEPENDING )

( بستگي داشتن ile وابسته بودن ile موکول بودن ile متکيبه ile توکل پذير ile عدم استقلال ile موکول ile اعتماد ile توکل ile بستگي ile وابستگي ile موقوف ile نان خور ile متعلق ile نامستقل ile منوط ile وابسته ile مشروط کردن ile متکي )

( BASTGY DASHTAN ile VABASTEH BODAN ile MOKOL BODAN ile متکيبه ile TOKL PAZYR ile ADAM ESTEGHALAL ile MOKOL ile ETEMAD ile TOKL ile BASTGY ile VABASTGY ile MOGHOOF ile NAN KHOR ile MOTALGH ile نامستقل ile MONOT ile VABASTEH ile MOSHRUT KARDAN ile MOTAKY )


- BAĞLI ile BAĞLI ile SINIRLAR ile SINIR ile SINIR KOŞULU ile SINIR DEĞERİ ile SINIRLI ile BAĞLI ile SINIRSIZ

( BOUND vs. BOUND BY vs. BOUNDARIES vs. BOUNDARY vs. BOUNDARY CONDITION vs. BOUNDARY VALUE vs. BOUNDED vs. BOUNDEN vs. BOUNDLESS )

( وظيفه دار ile متعهد ile ملتزم ile پاي بند ile ملزم ile مقيد ile پا بند ile وثاق ile پابست ile حدود ile ثغور ile حد ile شرط کراني ile ارزش کراني ile کران دار ile در اسارت ile بيکران ile بي حد ile نامتناهي )

( VAZYFAH DAR ile MOTEAD ile MOLTZAM ile PAY BAND ile MOLZAM ile MOGHYD ile PA BAND ile وثاق ile PABAST ile HADUD ile SAGHOR ile HAD ile SHORT KARANY ile ARZESH KARANY ile KARAN DAR ile DAR ASART ile BEYKARAN ile BEY HAD ile NAMETNAHY )


- BAHADIR[Fars. < BAHADUR] değil/yerine/= BATUR

( Savaşlarda gücü ve yılmazlığıyla üstünlük kazanan ya da yiğitlik gösteren kişi. )


- BAHÂR[Fars. çoğ. BAHÂRÂN] ile BAHÂR ile BAHHÂR[Ar. < BAHR]

( Kışla yaz arasındaki mevsim. İlkyaz. [22 Mart - 21 Haziran arasıdır] İLE Güzellik. | Güzel. | Sığırgözü, papatya, sığır papatyası, sarı papatya. | Put, sanme, çelîpa. | Atılmış pamuk. | Ölçek. | Karanfil, tarçın, karabiber gibi kokulu şeyler. İLE Denizci, gemici. )


- BAHAR[Fars. çoğ. BAHÂRÂN] ile BAHAR[Ar. çoğ. BAHARAT]

( [Kuzey yarımküre için] 21 Mart'ta, gündüz-gece eşitliğiyle başlayarak, 22 Haziran'da, gündönümü ile biten, kış ve yaz arasındaki mevsim, ilkyaz. | Bu mevsimde ağaçlarda açan çiçekler ve yapraklar. | Gençlik çağı. İLE Yiyecek ve içeceklere, hoş koku ve tad vermek için kullanılan kurutulmuş ve öğütülmüş bitkiler. )

( BAHARİYE: Divan Edebiyatı'nda, bahar betimlemesi ile başlayan kaside. )

( BİBERİYE: Ballıbabagillerden, Akdeniz çevresinde çok yetişen, yaprakları hoş kokulu bir bitki. [Lat. ROSMARINUS OFFICINALIS] )


- BAHAR ile BAHARCI/LIK ile BAHARLI ile BAHAR DÖNEMİ ile BAHAR BAYRAMI ile BAHAR NEZLESİ


- BAHAR[Fars.] ile MÜNİB[Ar. < NEVB]

( ... İLE İnâbe eden, azgınlıktan sakınarak Allah'a yönelen. | Güçlü yağan, yararlı yağmur. | Taze ve verimli bahar. )


- BAHÂRÂT[Ar. < BAHÂR] ile BAHÂRET[Fars.]

( ... İLE Üstünlük, seçkinlik. )


- BAHÇE ile BAHÇE BALZAMI ile BAHÇE MİSK ile BAHÇE PETUNYASI ile BAHÇE ADAÇAYI ile BAHÇE ÖTLEĞENİ ile BAHÇIVAN ile BAHÇIVANLIK ile BAHÇELER

( GARDEN vs. GARDEN BALSAM vs. GARDEN CLARY vs. GARDEN PETUNIA vs. GARDEN SAGE vs. GARDEN WARBLER vs. GARDENER vs. GARDENING vs. GARDENS )

( جاليز ile غنا ile بستان ile بوستان ile باغ ile حديقه ile باغستان ile درخت کاري کردن ile باغباني کردن ile گل حنا ile مرموک ile گل اطلسي ile مريم گلي ile آلوچه خورک ile باغبان ile سبزيکاري ile باغباني ile بساتين ile رياض )

( JALYZ ile GHENA ile BASTAN ile BOSTAN ile BAGH ile حديقه ile BAGHASTAN ile DARKHT KARY KARDAN ile BAGHABANY KARDAN ile GOL HENA ile MARMOK ile GOL ATELSY ile MARYM GOLY ile ALUCHEH KHORK ile BAGHABAN ile SABZYKARY ile BAGHABANY ile بساتين ile رياض )


- BAHÇE ile ÇEPER

( ... İLE Çit. | Ahlâksız, huysuz, geçimsiz kişi. | Bağ çubuğu, çalı çırpı. | Sebze bahçesi. | [dirimbilim] Zar. )


- BAHÇELİEVLER ile/ve BAHÇELİEVLER

( Bakırköy ve Zeytinburnu'nun kuzeyinde bulunan bir ilçe. İLE/VE Çengelköy - Kuleli semtlerinin doğusunda bulunan bir semt. )


- BAHİR[Ar.] ile BÂHİR[Ar.] ile BÂHİR[Ar.] ile BÂHİR[Ar.]

( Deniz. İLE Yalancı, ahmak, alık. İLE Ekin sulayıcı, sulayan. İLE Belirli, açık, apaçık. | Işıklı, parlak, güzel. )


- BAHR -ile

( Arûz'da aslî bir vezinle ondan doğan vezinler mecmûası. )


- BAHS ve NAZAR

( Araştırma. VE Kuramsal bakış. )

( ... VE Herhangi bir olgu ve olayın kurucu[mukavvim] unsurlarını teşhîs; aralarındaki nedensel[illiyet] ilişkileri tesîs ve teşhîs ile tesîs'in tümel[küllî] kurallarını belirlemek. )

( DISCUSSION/TOPIC and THEORY/VIEW )


- BÂHTER ile BÂHTER

( Batı. [Yeni şairlerin kullanımında] İLE Doğu. [Eski şairlerin kullanımında] )


- BAHTİYÂR[Fars.] ile BAHTİYÂR[Fars.]

( Mutlu kişi. İLE Güneydoğu Anadolu, Musul ve Bağdat'ta kullanılan bir makam. )


- BAHTİYÂR ile/>< İHTİYÂR

( Bir söz ki, bir gönlü, bir ömür, bahtiyâr eder;
Bir söz ki, bir gönlü, bir günde, ihtiyâr eder. )


- BÂHÛR[Ar.] ile BAHÛR[Ar.]

( Çok sıcak/lık. İLE Ödağacı, misk, lâden gibi maddelerden meydana gelen ve yakılırsa güzel bir koku veren ot, tütsü, günlük. )


- BAÎR[Ar.] ile BÂİR[Ar.]

( Eril deve. İLE Şaşkın, perişan durumda olan. )


- BÂ'İS[Ar.] ile FAKÎR[Ar.]


- BAKHTYAR ile BAKHTYARİ ile BAKHTYARİ KİŞİSİ

( BAKHTYAR vs. BAKHTYARI vs. BAKHTYARI PERSON )

( بختيار ile بختياري )

( BAKHTYAR ile BAKHTYARY )


- ... "BÂKÎ KALIR" değil ... BÂKÎ ya da ... KALICI


- BAKI KULU ile/||/<> BÖCEKBAŞI ile/||/<> DEFTERDAR ile/||/<> MÜLTEZİM

( Vergi denetimi ve tahsili ile maliyeye ilişkin soruşturmaları yapan memura verilen ad. İLE/||/<> Zabıta görevlisi. İLE/||/<> Osmanlı Divan Teşkilatı'nda mali işlerle görevli kişi. İLE/||/<> Bir bölgenin devletçe toplanacak gelirlerinin müteahhitliğini yükümlenen kişi. )


- BAKIM ile BAKIM ile KARİYER ile KARİYER SUÇLUSU ile DİKKATLİ OLMAK ile DİKKATLİCE ile DİKKATLİLİK ile DİKKATSİZ ile DİKKATSİZ KİŞİ ile DİKKATSİZCE ile DİKKATSİZLİK ile OKŞAMAK

( CARE vs. CARE TAKING vs. CAREER vs. CAREER CRIMINAL vs. CAREFUL vs. CAREFULLY vs. CAREFULNESS vs. CARELESS vs. CARELESS PERSON vs. CARELESSLY vs. CARELESSNESS vs. CARESS )

( مواظبت کردن ile تيمار ile پروا داشتن ile علاقمند بودن ile مواظبت ile پروا ile تيمار کردن ile غمخواري ile توجه ile غم ile مراقبت ile مقام ياشغل ile سارق پيشينه دار ile با توجه ile بادقت ile ملاحظه کار ile مواظب ile با ملاحظه ile به دقت ile محتاطانه ile با احتياط ile تدقيقاً ile بدقتآ ile احتياط ile دقت ile بيدقت ile بدون توجه ile بي ملاحظه ile ولنگ و باز ile بي مواضبت ile بدون احتياط ile بي مبالات ile بي قيد ile بي محابا ile بي دقت ile بيقيد ile لاقيد ile بي احتياط ile مسالمتآميز ile لاابالي ile غفلتکار ile سربهواه ile سهل انگار ile بي توجه ile سرسري ile غافلا ile مسامحه ile سهلانگاري ile سهل انگاري ile بيدقتي ile بي مبالاتي ile بي قيدي ile بي احتياطي ile بي دقتي ile لاقيدي ile غفلت ile بي توجهي ile غفلت کاري ile نوازش ile نواختن ile ناز ile دلنوازي کردن ile نوازش کردن )

( MOVAZEBAT KARDAN ile TYMAR ile PARVA DASHTAN ile ALAGHAMAND BODAN ile MOVAZEBAT ile PARVA ile TYMAR KARDAN ile GHAMKHARY ile TOJEH ile GHAM ile MARAGHBAT ile MOGHAM YESHGHEL ile SARAGH PEYSHYNAH DAR ile BA TOJEH ile BADEGHT ile MOLAHEZEH KAR ile MOVAZEB ile BA MOLAHEZEH ile BAH DAGHT ile MOHTATANEH ile BA EHTYAT ile تدقيقاً ile بدقتآ ile EHTYAT ile DAGHT ile بيدقت ile BEDON TOJEH ile BEY MOLAHEZEH ile VALANG VE BAZ ile BEY MOVAZEBAT ile BEDON EHTYAT ile BEY MOBALAT ile BEY GHYD ile BEY MOHABA ile BEY DAGHT ile بيقيد ile لاقيد ile BEY EHTYAT ile MOSALMATAMYZ ile LAABALY ile GHFELTKAR ile سربهواه ile SONPAL ENGAR ile BEY TOJEH ile سرسري ile غافلا ile MOSAMHEH ile SONPALANGARY ile SONPAL ENGARY ile بيدقتي ile BEY MOBALATY ile BEY GHYDY ile بي احتياطي ile BEY DAGHTY ile لاقيدي ile GHAFALAT ile BEY TOJEHY ile GHAFALAT KARY ile NAVAZESH ile NAVAKHTAN ile NAZ ile DELNAVAZY KARDAN ile NAVAZESH KARDAN )


- BAKIM ve KÜLTÜR ve UYGARLIK


- BAKIR NEFESLİLER ile/ve TAHTA NEFESLİLER


- BAKIR ile BAKIR ALAŞIMI ile BAKIR MADENİ ile BAKIR İŞLERİ ile BAKIR LEVHA ile BAKIRCI ile BAKIRCILIK ile BAKIR EŞYA

( COPPER vs. COPPER ALLOY vs. COPPER MINE vs. COPPER WORKS vs. COPPERPLATE vs. COPPERSMITH vs. COPPERSMITHING vs. COPPERWARE )

( بامس اندودن ile مس ile مسي ile مسين ile مسوار ile کان مس ile معدن مس ile مسگر خانه ile کليشه مسي ile صفحه مسي ile مسگر ile مسگري ile مسگرخانه ile ظرف مس )

( بامس اندودن ile MOS ile MOSY ile مسين ile MOSVAR ile کان مس ile MADAN MOS ile MASGAR KHANEH ile KELYSHEH MOSY ile SAFHEH MOSY ile MASGAR ile MASGARY ile MASGARKHANEH ile ZARF MOS )


- BAKİR değil/yerine/= ERDEN


- BAKIR/NUHÂS[Ar.] ile/ve/<> FÜLÜS[Ar.]

( ... İLE/VE/<> Bakır para. )


- BAKIR ile TOMBAK[Fr.]

( ... İLE Kuyumculukta kullanılan, %80 bakır, %20 çinkodan oluşan sarı renkli alaşım. | Bu alaşımdan yapılmış olan. )


- BAKIR/BAQIR ile BAKIR/BAQIR ile BAKIR SUKIM/BAQIR SUQIM
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Bakır. İLE Çin'de, alışverişte kullanılan, bakırdan yapılmış para. İLE Mars.[Kızıllığı nedeniyle bakıra benzetilmiştir.] )


- BAKIŞ AÇISI [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]


- BAKIŞIK = SYMMETRICAL[İng.] = SYMÉTRFIQUE[Fr.] = EBENMÄßIG, SPIEGELGLEICH[Alm.] = SIM(M)ETRICO[İt., İsp.] = ÆQUALIS ET CONGRUENS, CONVENIENTER COMPOSITUS[Lat.] = SÜMMETROS, EMMETROS, EURÜTHMOS[Yun.] = MAVÂZİ, MUTEVÂZİ[Ar.] = MUTEKÂRON[Fars.] = SYMMETRISCH[Felm.]


- BAKIŞIM = SYMMETRY[İng.] = SYMÉTRIE[Fr.] = EBENMAß, SPIEGELGLEICHHEIT, SYMMETRIE[Alm.] = SIMMETRIA[İt.] = SIMETRIA[İsp.] = CONVENIENTIA PARTIUM[Lat.] = SÜMMETRIA, EMMETRIA, EURÜTHMIA[Yun.] = el-TENÂSUK, el-TAMÂSUL, TAVÂZİ, MAVÂZÂT[Ar.] = TEKÂRON, SÂZOVÂRÎ[Fars.] = SYMMETRIE[Felm.]


- BAKLİYAT ve/||/<>/< BAKLAGİLLER

( Baklagillerden elde edilen ürün. VE/||/<>/< Bakla, fasulye, akasya, keçiboynuzu vb. badıçlı pek çok sebze ve ağacı içine alan, iki çenekli ayrı taç yapraklılardan büyük bir bitki ailesi. )


- BAL ARISI ile/ve EŞEK ARISI/ZENBUR ile/ve YABAN ARISI/SARICA ile/ve ERİL ARI

( Bal yapan arı. İLE/VE Et yiyen arı. | Sarı eşek arısı, vesveseyi simgeler. İLE/VE ... İLE/VE Bal yapmayan iğnesiz arı. )

( Bal arıları, en uzun süre yaşayan böceklerdir. )

( Bal arısının iğnesinin ucu kıvrıktır, sokunca çıkaramaz. Yavaş çekse çıkarır ama öfkeli ve sinirli olduğu için, yavaş çekmek elinden gelmez. Birdenbire çekince de, iğnesi kopar ve soktuğu yerde kalır. )

( Arı, karnındaki boğum köklerden soluk alır. [Boğumlu, halkalı hayvanlar ciğersizdir.] )

( Arı kovanının ısısı insan gövdesiyle aynıdır. )

( Antenleriyle koku alırlar. )

( Balarıları, karmaşık bir dizi hareket ve sallanmadan oluşan "salınma danslarıyla" birbirine yiyeceğin niteliğini, uzaklığını ve tam konumunu anlatabilirler. [Bu iletişimlerini bizler de anlayabiliyoruz. Her salınım, kovandan 45 metre uzakta anlamına gelir. (Karl von Frisch 1945 [Bu keşfiyle, hayvan davranışları çalışmalarında verilen tek Nobel ödülünü kazanmıştır.]) ] )

( Bir turları yaklaşık 12 km.dir. )

( Saatte 30 km. hızla uçabilmektelerdir. )

( Dümdüz hatlar üzerinde gidip gelmektelerdir. )

( Tek kalan bir arı, ne kadar zeki olursa olsun, kovandan ayrı kaldığında tamamen savunmasızdır. )

( Beyinlerinde 950.000 sinir hücresi vardır. )

( Morötesi aralıkta görebilmektelerdir. [İnsan yüzlerini dahi tanırlar] )

( Arı kafalarının fotoğrafları... )

( NAHL[çoğ. NÜHÛL], ASSÂLE, RÂHİYE[çoğ. REVÂHÎ] ile/ve ZÜNBÛR[çoğ. ZENÂBÎR] ile/ve ... ile/ve ... )

( MEGES-İ ENGÜBÎN, KİBT ile/ve TÜNTE, BEVZ ile/ve ... ile/ve ... )

( BEE/WASP vs./and WASP/HORNET, VESPIT WASP vs./and COMMON WASP vs./and DRONE )

( APIS MELLIFERA/MELLIFICA cum/et VESPA CRABRO cum/et VESPA VULGARIS cum/et ... )


- BAL ÖZÜ/NEKTAR[Fr. < NECTAR] ile/ve/||/<> BAL ÖZÜLÜK

( Bazı çiçeklerin içinde bulunan, arıların bal yapmak için emdikleri tatlı sıvı. İLE/VE/||/<> Çiçeklerde bal özünü çıkaran bezlerin bulunduğu örgen. )


- BAL PETEĞİ ile/ve/<> İNCİR

( Beyin. )


- BAL ile/ve/değil EĞİR

( ... İLE/VE/DEĞİL Arıların çıkardığı bir tür salgı. )


- BALAR ile/ve/||/<> BEŞER

( Şişmek, kabarmak. İLE/VE/||/<> Göz sınırından fazla açılmak, açılıp kalmak. )


- BALAST ile MUCUR[Erm.][MICIR değil!]

( Demiryoluna döşenen taş kırıkları. İLE Kömür kırıntısı. | Yol yapımında kullanılan taş kırıntısı. | Bir şeyin işe yaramayan bölümü. )


- BALDIR KEMİĞİ ile KALVİKÜLER

( CALVICLE vs. CALVICULAR )

( ترقوه ile ترقوي )

( TARGHOOH ile TARGHOY )


- BALDIR ile BALDIR BACAK ile BALDIR KEMİĞİ ile BALDIRI ÇIPLAK/LIK


- BALDIR ile BALDIR ile BALDIR
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Dağın doruğu. İLE Üvey. İLE Başında. )

( BALDIR TARIG: İlkbaharın başında işlenen tarla. )

( BALDIR KOZI/BALDIR QOZI: Doğum mevsiminin en başında doğan kuzu. )


- BALIKÇIL ile BALIKÇILLAR


- BALIKESİR ile BALIKESİRLİ/LİK


- BALİNA ile BALİNALI ile BALİNALAR ile BALİNA YAĞI ile BALİNA ÇUBUĞU


- BALİNA ile GAGALI BALİNALAR

( )

( ... vs. BAIRD’S BEAKED WHALE )


- BALİNA ile KÜÇÜK DİŞLİ BALİNALAR


- BALİNA ile MUSUR


- BALKAN/LIK ile BALKANLAR


- BALKAR ile BALKARCA


- BALKIMAK ile BALKI ile BALKIR


- BALKIR/ŞİMŞEK ile/ve/||/<> YILDIRIM

( Bir bulutun tabanı ile yer arasında, iki bulut arasında ya da bir bulut içinde elektrik boşalırken oluşan kırık çizgi biçimindeki geçici ışık, balkır, çakım, çakın, yalabık, yıldırak. | Parıltı. İLE/VE 30 milyon volt gücündeki elektriktir. 30.000°C'lık bir sıcaklığa ulaşır. Saatte 115.000 km.'nin üzerinde bir hızla gider. Tek bir yıldırım çarpması 100.000 amperlik elektrik akımı taşır, bu mikdar 200.000 nüfuslu bir şehri 1 dakika boyunca aydınlatabilir. )

( ... İLE/VE/||/<> Dünyada her gün 17 milyondan fazla ya da saniyede 200'ün üzerinde yıldırım düşer. )

( ... İLE/VE/||/<> Baylara, bayanlardan 6 kat daha fazla yıldırım çarpar. )

( Açık havada şimşekli ve gökgürültülü bir fırtınaya yakalanırsanız, en güvenli konum, ağaçlardan uzak durup yüzükoyun yere yatmaktır. )

( Her yıl 3-6 Britanya'lı ve 100 Amerika'lı yıldırım çarpması sonucu ölür. Ölüm nedenleri daha çok gövdelerine yakın bir yerde seyyar paratonerler (golf sopaları, karbon kamışlı olta ve balenli sutyen) taşımalarıdır. )

( Yıldırım çarpmalarının en çok görüldüğü yerler kıyı bölgeleridir.[Kilometrekare başına yılda yaklaşık 2 kez!] )

( Bulutlar arasındadır. Elektrik yüklü bir bulut ile başka bir bulut arasındaki elektrik boşalmasıdır. [Önceden tahmin edilmesi oldukça zordur.] [Belirli hava koşullarında oluşur.] İLE/VE/||/<> Bulut ile yeryüzü arasındadır. Bulut ile yeryüzü arasındaki elektrik boşalmaları olarak tanımlanır. [Zikzaklı bir yol takip ederek kollar olarak aşağı doğru iner.] [Gök gürültüsü ve şimşekten oluşan, gökyüzü ile yeryüzü arasındaki elektrik boşalmasıdır.] [Genellikle şiddetli bir yağmurla birlikte görülür.] )

( BERK[çoğ. BÜRÛK], BEVE, BEVÂRİK[< BÂRİKA], [RA'D Ü BERK: Gökgürültüsü ile şimşek.] ile/ve/||/<> SÂİKA )

( ÂSMÂN-DIRAHŞ, ÂDRAHŞ, ÂZERAHŞ: Şimşek. | Yıldırım. | Gökgürültüsü. )

( LIGHTNING FLASH vs./and/||/<> THUNDERBOLT )


- BALTA/KAZMA ile/değil ÇÜKÜR

( ... İLE/DEĞİL Bir tarafı balta, bir tarafı kazma olan araç. )


- BÂLVER[Fars.] ile BÂLZEN[Fars.]

( Kanatlı, uçabilen. İLE Uçan. )


- BANA "HİTAP ETMİYOR" ile/ve "BENİ ÇEKMİYOR/CEZBETMİYOR"


- BAOBAB AĞAÇLARI:
AFRİKA ile/ve/<> BÜYÜK ile/ve/<> AVUSTRALYA ile/ve/<> MADAGASKAR ile/ve/<> PERRIER ile/ve/<> FONY ile/ve/<> SUAREZ ile/ve/<> ZA

( )

( ADANSONIA DIGITATA cum/et/<> ADANSONIA GRANDIDIERI cum/et/<> ADANSONIA GREGORII cum/et/<> ADANSONIA MADAGASCARIENSIS cum/et/<> ADANSONIA PERRIERI cum/et/<> ADANSONIA RUBROSTIPA cum/et/<> ADANSONIA SUAREZENSIS cum/et/<> ADANSONIA ZA )


- BÂR[Fars.] ile -BÂR[Fars.]

( Tanrı, Allah. | Yük. | Defa, kere. | Meyve, yemiş. | İzin, müsâade. İLE Yağdıran, serpen, saçan, döken. [ŞÛLE-BÂR: Işık saçan] )


- BAR ile BÂR

( Sayrılık(hastalık) sırasında dil üzerinde görülen beyaz renkli tabaka, pas. İLE Ağırlık, sıkıntı vermek. | Tanrı, Allah. )


- BAR ile BAR
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Var. İLE ??? )

( BAR YİGDE: Törende kullanılan geniş bir ağaç. )


- BAR ile BAR ile BAR[< İng.] ile BAR[< Yun.]

( Anadolu'nun, doğu ve kuzey bölgelerinde, en çok da Erzurum bölgesinde el ele tutuşularak oynanan bir oyun. [Hançer/bilezik barı.] İLE Kaplarda, su nedeniyle oluşan tortu. | Yağmurdan sonra toprağın yüzeyinde görülen beyaz tabaka. | Sayrılık sırasında, dil üzerinde görülen beyaz renkli tabaka. İLE Danslı, içkili eğlence yeri. | Ayaküstü içki içilen meyhane. | Bir salonda, içki içmek için hazırlanmış köşe. İLE Hava basıncı birimi. )


- BAR ile BARA ile BARİ ile BARO ile BARI ile BAR BAR ile BAR ATEŞİ ile BAR HAVASI ile BARO BAŞKANI


- BAR ile BARİYER

( Çubuk, hava basıncı ölçüsü. İLE Engel. )


- BAR ile/||/<> BARİYER ile/||/<> BANT

( Çubuk. İLE/VE/|| Engel. İLE/VE/|| Şerit. )


- BAR ile BAROMETRE ile BAROSKOP

( C.G.S. sisteminde, basınç birimi. [1 bar= 1 din/cm²=0,1000 Pa.] İLE Atmosfer basıncını ölçen aygıt. İLE İçinde sıvı bulunan, bir U tüpü biçiminde olan ve hava basıncındaki değişimleri kaydeden bir aygıt. )


- BAR ile MİLİBAR[Fr.]

( ... İLE Bir barın, binde biri değerinde, atmosfer basıncı ölçü birimi. )


- BÂR ile/değil/yerine YÂR


- BARBAR[Fr. < BARBARE] ile/ve/||/<>/< BAR BAR

( Uygarlaşmamış kişi7topluluk. | Kaba saba, ilkel. | Kaba ve kırıcı. İLE/VE/||/<>/< Bağırma eylemiyle kullanılarak bağırışın öfkeli ve yüksek sesle olduğunu anlatan bir söz. | Bağırma eylemiyle "apaçık görünmek, ortada olmak" anlamında kullanılan bir söz. )


- BARDAK ile BAKIR ile HACAMAT

( CUP vs. CUPPER vs. CUPPING )

( فنجان ile کاس ile جام ile پياله ile بادکش کردن ile ساغر ile حجام ile بادکش ile حجامت )

( FANJAN ile KAS ile JAM ile PEYALEH ile BADKESH KARDAN ile SAGHAR ile حجام ile BADKESH ile HOJAMET )


- BARELY :/yerine ZAR ZOR


- BÂRİKA-İ HAKİKAT[Ar.] ve/||/<>/< MÜSÂDEME-İ EFKÂR[Ar.]

( Gerçeğin kıvılcımı, düşüncelerin çatışmasından çıkar.
Bârika-i hakikat, müsâdeme-i efkârdan doğar. )

( Gerçeğin kıvılcımı. VE/||/<>/< Düşüncelerin çatışması. )


- BARIŞ = SULH = PEACE[İng.] = LA PAIX[Fr.] = DER FRIEDEN[Alm.] = LA PACE[İt.] = LA PAZ[İsp.] = PAX[Lat.] = HE EIRENE[Yun.] = SELÂM, SULH[Ar.] = ÂŞTÎ[Fars.] = VREDE[Felm.]


- BARİSFER/PİROSFER[Fr.] değil/yerine/= AĞIR KÜRE

( Dünyanın ateş halindeki çekirdeği. )


- BARİYER[< İng. BARRIER] değil/yerine/= ÖNLEÇ/ENGEL


- BARİYER[İng., Fr. < BARRIER] değil/yerine/= ENGEL


- BARİYER ile BARİYERLİ ile BARİYERSİZ


- BARİYER değil/yerine/= ENGEL


- BAROMETRE[< Fr. < Yun.] değil/yerine/= BASINÇÖLÇER


- BARORECEPTOR değil/yerine/= BASINÇ ALMACI


- BARORESEPTÖR ile/||/<> BAROREŞEKS

( Basınç almacı. İLE/VE/|| Basınç tepkesi. )


- BARRIER :/yerine BARİYER


- BARUT (ÇİN) ile/||/<> MODERN PATLAYICILAR

( Çinliler barutu 9. yüzyılda keşfetti İLE modern patlayıcılar 19. yüzyılda geliştirildi. )

( Tang Hanedanlığı Simyacıları tarafından 850 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- BAŞ BAŞA ile/değil/<> BİRE BİR


- BAŞ ÜSTÜNE ile/||/<> BAŞIMLA BERABER


- [İt.] BAS ile BASBARİTON ile BARİTON ile TENOR ile KONTRTENOR

( En kalın, eril seleni. | En kalın sesli orkestra çalgısı. İLE Basın çıkamadığı ince tonlara çıkabilen, buna karşın, basın indiği kalın ve tok tonlara inemeyen eril seleni. İLE Bas ve tenor selenleri arasında bulunan eril seleni. İLE En tiz ya da en ince eril seleni. İLE Basın çıkamadığı ince tonlara çıkabilen ve buna karşılık basın indiği kalın ve tok tonlara inemeyen bir eril seleni. )


- BAŞ = HEAD[İng.] = TÊTE[Fr.] = HAUPT[Alm.] = TESTA[İt.] = CABEZA[İsp.] = CAPUT[Lat.] = HE KEFALE[Yun.] = REİS[Ar.] = SER[Fars.] = HOOFD[Felm.]


- BA'S[Ar.] ile NÜŞÛR[Ar.]


- BASAMAK ile ASANSÖR


- BASAR ile BASARİ


- BASAR ile/||/<> BASARLIG
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Dağ sarımsağı. İLE/||/<> Sarmısakla kaplı. )


- BASAR ile/ve/<> BASÎRET

( Dış/organik gözler. İLE/VE/<> İç göz, "kalp" gözü. | Hakk'tan görüş, seziş. )


- BAŞARI:
SABIR ve/+/x/||/<>/> ÇALIŞMA ve/+/x/||/<>/> İSTİKRAR ve/+/x/||/<>/>
DENEME ve/+/x/||/<>/> KOŞULLAR ve/+/x/||/<>/> ZAMAN, ZEMİN


- BAŞARI ile DEĞER

( Başarılarınızı değerlerinize bağlarsanız, başarısızlıklarınızı da değerlerinize bağlarsınız. )


- BAŞARISIZLIK ile FLOPPER ile DİSKET

( FLOP vs. FLOPPER vs. FLOPPY )

( باصداي تلپ افتادن ile صداي چلپ ile افتنده ile مسخره وار )

( BASEDAY TALP AFTADAN ile SADAY CHELP ile AFTANDEH ile MOSKHAREH VAR )


- BAŞARISIZLIK" ile/ve/değil/||/<>/> ZARAR


- BAŞAT/LIK ile BAŞAT KARAKTER ile BAŞATLIK YASASI


- BAŞIBOŞ:
İŞSİZLER ile/ve/değil/<> DAHA İYİSİNİ YAPABİLECEK OLANLAR


- BASİLLER ile BASİLLER ile BASİL

( BACILLAR vs. BACILLARY vs. BACILLUS )

( ميله ميله ile باسيل )

( ميله ميله ile باسيل )


- BASINÇ/LI = PRESSURE[İng.] = PRESSION[Fr.] = DRUCK[Alm.] = PRESSIONE[İt.] = PRESIÓN[İsp.] = PRESSUS[Lat.] = HO PIESMOS[Yun.] = ZAĞD[Ar.] = FEŞÂR[Fars.] = DRUK[Felm.]


- BASINÇÖLÇER ile BASIÖLÇER

( Hava basıncını ölçerek, yer yükseltilerini ve hava değişimlerini saptamak için kullanılan aygıt, barometre. İLE Buharın ya da herhangi bir gazın bulunduğu kabın, yüzeyine yaptığı basıncı belirleyen aygıt, manometre. | Akışkanların basıncını ölçen aygıt. )

( )

( BAROMETER vs. MANOMETER )


- BASÎR[Ar.] ile MUSTEBSIR[Ar.]


- BASİT KESİR ile/||/<> BİLEŞİK KESİR

( Basit pay

( Formül: 3/5 İLE 7/4 )


- BASİT ÖRGENLER/DOKULAR ile/ve/<> BİLEŞİK ÖRGENLER

( Bütün organ olarak aynı adı taşıyan ve aynı tanımla belirlenen, görülen ve idrak edilen kısımlardır, et ve sinir gibi. İLE/VE/<> Bütün olarak farklı ölçüdeki kısımlardan meydana gelmiş olup, onların bu kısımları gerek doğa olarak, gerekse ad olarak, birbirinden farklıdır; el, ayak ve yüz gibi. )

( Basit örgenler: Kemikler, Kıkırdak, Sinirler, Tendonlar, Bağ Dokusu, Arterler, Venler/Damarlar, Membranlar, Et. İLE/VE ... )

( el-KÂNÛN fi't-TIBB )

( AHŞÂ'[Ar. < HAŞÂ]: İç örgenler. | Gövdede bulunan bağırsaklar, ciğer gibi şeyler, içirik. | Cihetler, mahaller, bölgeler. )

( MAÂRÎ[Ar.]: Kişinin sürekli açıkta olan/kalan örgenleri. )

( TELÂSUK[Ar.]: Bitişme, bitişiklik. | Bir örgenin bir başkasına bitişip yapışması. )


- BASİTLEŞMEK ile BASİTLEŞTİRMEK ile BASİTLEŞEBİLMEK ile BASİTLEŞTİRİLMEK ile BASİT/LİK ile BASİTÇE ile BASİT FAİZ ile BASİT RENK ile BASİT CİSİM ile BASİT CÜMLE ile BASİT KESİR ile BASİT TÜMCE ile BASİT KELİME


- BAŞKA (OLABİLİR/OLMAMALI):
"İÇİMİZDEKİ SAZLAR" ile/ve/||/<>/>< AĞZIMIZDAN ÇIKAN SÖZLER

( Duygular. İLE/VE/||/<>/>< Düşünceler. )


- BAŞKALARI ...:
BİZİMLE YÜRÜYEBİLİR ve/fakat BİZİM İÇİN YÜRÜ(YE)MEYEBİLİR


- BAŞKAN ile/ve/||/<> DANIŞMAN ile/ve/||/<> MUHTAR

( Dernek, vakıf, parti, enstitü, belediye, spor kulübü vb. gibi, "başkanlık" konumu ile sürdürülen kurum ve kuruluşlarda, "Başkan" olarak görev yapan kişinin, öteki yönetim kurulu üyelerinden hiçbir farkı, önceliği ya da üstünlüğü yoktur ve de ol(a)maz! Sadece, üstlenmiş olduğu geçici görevinde, biraz daha sorumluluk ve çok büyük bir fark ya da ayrıcalık oluşturmayacak bazı küçük ama önemli yetkileri bulunmaktadır. Bu, sınırsız ve sonsuz olmayan "yetkilerini" de, öncelikle ve tamamen, kurumun/kuruluşun ve yönetim kurulunun ne yapacakları değil ne gibi yanlışlıkların, eksikliklerin kalmaması, sorunların daha az çıkması yönünde, bilgi ve deneyim artılarını, kurum/kuruluş ve topluma sunacağı hizmeti amacıyla kullanmak durumundadır. Söz ya da karar verme makamı diye bir üstünlüğü de söz konusu değildir. Ortak alınmış/alınacak olan uygulama, yürütme kararlarında, oy fazlalığının bulunması, kişisel isteği ya da çıkarları yönünde değil sadece toplumun ortak çıkarları yönünde kullanılmak üzere, biraz daha fazla olan bilgi ve deneyimiyle, olası yanlış karar ve uygulamalara engel olabilmesi içindir. Dolayısıyla, bir şeyleri kendilerine sormak ya da izin istemek gibi bir üstünlükleri de söz konusu değildir. Fakat ne yazık ki, "Aman, işimiz ve aramız bozulmasın" kaygısıyla, kişiler, olması ve yapılması gereken süreçlerde sessiz kalır ve bu da başkanlık görevinde bulunan kişinin yetkilerini aşmasına, kötüye kullanmasına ve bu yanlışlara göz yumulmasına kadar gitmektedir. Bu tıkanıklığın giderilmesi için de başta, yönetim ve yürütme kurulu olmak üzere, tüm üyelerin ve vatandaşların, kişi değil kavram, kurum ve hizmet esaslı bir çalışma sürecinde olunduğunu anımsaması gerekmektedir.

İLE/VE/||/<>

Kişi, kurum ve kuruluşlara hizmet etmekte olan danışmanlar, kendilerine danışılan konuların uygulayıcısı durumunda değildir ve bu durumda bırakılamaz. Olası uygulamalardaki, girilmeyecek, sapılmayacak yönleri ve yolları işaret etmekle görevlilerdir. Ne yapılması hakkında, bilgi ve deneyim aktarımında bulunurlar fakat önerdikleri alanda daha fazla bilgili diye, işi ya da süreci, danışmana bırakmak gibi bir tutum ya da beklenti sergilenemez.

İLE/VE/||/<>

Halk tarafından seçilerek ve belirli bir dönem, koşul, sorumluluk, yetki ve görevlerle sınırlı kalmak üzere, yaşanılan bölgenin ilk yönetimsel yetkilisi olarak, bölgedeki ne yapılacaklarla değil ne yapılmayacaklarla, neyin, ne kadar süre ve koşulda, eksik ya da sorunlu kalmamasını sağlamak üzere, ihtiyâr heyeti desteği ile işbirliğinde bulunan kişidir. "Muhtar" sözcüğü, "Hayır!" kökünden gelerek, kendi ya da yakın çevresinin irâdesiyle değil ne yapılmayacağının ya da engel olunacağının bilgisine sahip olan kişi, ihtiyârını devrede tutan kişi anlamına gelmektedir. Fiziksel olarak yapılması gereken işlerde de belediye başkanını, güvenlik amacıyla da vali, kaymakam, polis, jandarma gibi ilgili kurum ve yetkililerle daha yakın ve doğrudan ilişki içinde olma görevindelerdir. Kaymakam ve valilerden daha alt bir yetki ve konumda olsalar da, belediye başkanından sonra değil önce gelirler. )


- BAŞKAN/SERVER[Fars.] ile PATRON


- BAŞKENT ile/ve/<> ÖTEKİ ŞEHİRLER

( Ankara[< ]
Ankyra
İLE/VE/<>

Anadolu[< Anatolia]
Amasya[< Amaseia]
Antakya[< Antiokheia]
Antalya[< Attaleia]
Bursa[< Prusa]
Çankırı[< Gangra]
Giresun[< Kerasus]
İzmir[< Smryna]
Kayseri[< Kaesarea]
Konya[< İkonion]
Ordu[< Kotyora]
İznik[< Nikea]
Malatya[< Meliddu]
Manisa[< Magnesia]
Maraş[< Markasi]
Mardin[< Marde]
Sinop[< Sinope]
Trabzon[< Trapezus] )


- BASKICI ile OTORİTER

( DOMINEER vs. DOMINEERING )

( تحکم کردن ile تحکمآميز )

( TAHKAM KARDAN ile TAHKAMAMYZ )


- BAŞLANGIÇ MİT/LERİ ile/ve KURULUŞ MİT/LERİ ile/ve KURTULUŞ MİT/LERİ ile/ve KURTARICI MİT/LER ile/ve SON/KIYÂMET MİT/LERİ ile/ve YENİDEN DİRİLİŞ MİT/LERİ ile/ve GELECEK/ESKATOLOJİ MİT/LERİ ile/ve ÜTOPYA/CENNET MİT/LERİ ile/ve BAŞLANGIÇ/KOZMOGONİ MİT/LERİ ile/ve NEDENSELLİK/ETYOLOJİ MİT/LERİ ile/ve AHLÂK MİT/LERİ ile/ve PSİŞİK MİT/LER


- BAŞLANGIÇ ile ÖVGÜYE DEĞER ile ÖVGÜ ile ÖVEN ile KOMMENSAL ile ÖLÇÜLEBİLİRLİK ile YORUM ile YORUM KARTI ile YORUM ile YORUMCU

( COMMENCEMENT vs. COMMENDABLE vs. COMMENDATION vs. COMMENDATORY vs. COMMENSAL vs. COMMENSURABILITY vs. COMMENT vs. COMMENT CARD vs. COMMENTARY vs. COMMENTATOR )

( فتح ile قابل تعريف ile سفارش ile تقريظ ile تعريفي ile تقديري ile هم سفره ile هم مقياسي ile قابليت قياس ile هم اندازگي ile همپيمانگي ile گفتن ile نظر دادن ile آزادانه بيان کردن ile کارت توضيحي ile سفرنگ ile مفسر ile سفرنگ گر ile شارح )

( FATH ile GHABEL TARYFE ile SEFARSH ile تقريظ ile TARYFEY ile تقديري ile NPAM SAFAREH ile NPAM MOGHYASY ile GHABELYT GHYAS ile NPAM ANDAZGY ile NPAMPYMANGY ile GOFTAN ile NAZAR DADAN ile AZADANEH BEYAN KARDAN ile KART TOZYHEY ile SEFRANG ile MOFSAR ile SEFRANG GAR ile SHAREH )


- BAŞLAT(RESET) ile AÇMA-KAPAMA(POWER)


- BAŞLAYASIYA KADAR değil BAŞLAYINCAYA KADAR


- BAŞLI ile BAŞLIK ile BAŞLIK ile BAŞSIZ ile KAFALAR ile TEPEDEN TIRNAĞA KAFALAR

( HEADED vs. HEADER vs. HEADING vs. HEADLESS vs. HEADS vs. HEADS OVER HEEL )

( سردار ile نوک دار ile روانه ile سرساز ile درساز ile شيرچه ile عنوان گذاري ile سرفصل ile سرنويس ile سرنامه ile بي سر ile رؤوس ile نا اميدانه )

( SARDAR ile NOK DAR ile RAVANEH ile SARSAZ ile DARSAZ ile SHYRECHEH ile ONVAN GOZARY ile SARFASL ile SARNOYS ile SARNAMEH ile BEY SAR ile رؤوس ile NA AMYDANEH )


- BAŞŞEHİR ile BAŞŞEHİRLİ/LİK


- BÂSÛR[Ar. çoğ. BEVÂSÎR] değil/yerine/= MAYASIL

( Kalınbağırsakta ve makadın etrafındaki siyah kan damarlarının şişmesinden ve bazen iltihaplanmasından dolayı, makadın içinde ve dışında oluşan memeler yüzünden makattan kan ya da irin gelmesi. )


- BASUR ile BASURLU ile BASUR OTU ile BASUR MEMESİ


- BÂSÛR[Ar. çoğ. BEVÂSÎR] ile KANLI BÂSÛR/İSHAL/DİZANTERİ[Fr. < Yun.]

( Kalınbağırsakta ve makadın etrafındaki siyah kan damarlarının şişmesinden ve bazen iltihaplanmasından dolayı, makadın içinde ve dışında oluşan memeler yüzünden makattan kan ya da irin gelmesi. İLE Ağrılı ve kanlı ishalle beliren, bağırsakta yaralara yol açan, bulaşıcı, salgın sayrılık. )


- BATABİLMEK ile BATAK/LIK ile BATAR ile BATAKÇI/LIK ile BATA ÇIKA ile BATAKLIK GAZI ile BATAKLIK ARDICI ile BATAKLIK KETENİ ile BATAKLIK BAYKUŞU ile BATAKLIK KUŞLARI ile BATAKLIK NERGİSİ ile BATAKLIK ÇULLUĞU ile BATAKLIK KIRLANGICI


- BAT/BATH/EPRAH[İbr.] -ile

( Bir hacim ölçüsü. )


- BATI AVRUPA'DA AYDINLAR:
KİLİSE ile/ve/<> RAHİPLER

( Aydınlar, Batı Avrupa'da, dinî–ilmî-felsefî-siyasî bir dizge olarak Kilise'nin yerini alan kapitalist-emperyalist–pozitivist yaşam görüşünün rahipleri olarak yükselmişlerdir. )


- BATI değil BATI/RDI/LAR


- BATİ[Ar.] değil/yerine/= YAVAŞ, AĞIR


- BATI/LI(coğrafya) = KEDİN, KURIYAKI = WEST/ERN[İng.] = OUEST, OCCIDENT/AL[Fr.] = DER WESTEN/WESTLICH[Alm.] = OCCIDENTE/OCCIDENTAL(E)[İt., İsp.] = OCCIDENS/OCCIDENTEM[Lat.] = HE DÜZIS/PROS HELION DÜZIN[Yun.] = el-ĞARB/ĞARBÎ[Ar.] = BÂKHTER/Î[Fars.] = HET WESTEN/WESTELIJK[Felm.]


- BATI/LI(uygarlık) = GARB/Î = OCCIDENT/AL[İng., Fr.] = DAS ABENDLAND/ABENDLÄNDISCH[Alm.] = OCCIDENTE/OCCIDENTAL(E)[İt., İsp.] = VESPER, OCCIDENS, TERRÆ OCCIDENTEM VERSUS SITÆ[Lat.] = HE PROS HELIOU DÜSMAS[Yun.] = el-MAĞRİB[Ar.] = GARBÎ[Fars.] = HET AVONDLAND/S[Felm.]


- BATÎR[Ar.] ile BÂTİR[Ar.] ile BÂTİR[Ar.]

( Nalbant. İLE Keskin kılıç. İLE Turna. )


- BATIYOR ama ACITMIYOR

( YAŞAR )

( Senin sevdân! )


- BATMADAN YÜZMEK ile YÜZER

( FLOAT vs. FLOATING )

( غوطهورساختن ile بهوا راندن ile شناور ساختن ile شناور شدن ile غوطهدادن ile غوطهوري ile شناور ile غوطه ور ile غوطهورسازي )

( GHUTEHORSAKHTAN ile BACPEHVA RANDAN ile SHENAVAR SAKHTAN ile SHENAVAR SHODAN ile غوطهدادن ile GHUTEHORY ile SHENAVAR ile GHUTEH VAR ile GHUTEHORSAZY )


- BAYAĞILAŞMAK ile BAYAĞILAŞTIRMAK ile BAYAĞI/LIK ile BAYAĞI KESİR


- BAYES İLE FREQUENTİST İLE LİKELİHOOD ile/||/<> İSTATİSTİK YAKLAŞIMLAR

( Farklı olasılık felsefeleri. )

( Formül: P(θ|D) ∝ P(D|θ)P(θ) )

( Thomas Bayes tarafından 1763 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1701-1761) (Ülke: İngiltere) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Bayes teoremi, olasılık teorisi) )


- BAYESYEN İLE FREKANSİST ile/||/<> İSTATİSTİK YAKLAŞIMLAR

( Olasılığın iki farklı yorumu ve uygulaması. )

( Formül: P(A|B) = P(B|A)P(A)/P(B) )

( Thomas Bayes tarafından 1763 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1701-1761) (Ülke: İngiltere) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Bayes teoremi, olasılık teorisi) )


- BAYIR[Azr.] = DIŞARI[Tr.]


- BAYIRLAŞMAK ile BAYIR ile BAYIR KUŞU ile BAYIR AŞAĞI ile BAYIR TURPU ile BAYIR YUKARI


- BAYRAKTAR :

( Heron tipi insansız uzay aracı. Yenimahalle/Sarıyerli Makine Mühendisi Özdemir Bayraktar ile iki oğlu tarafından üretimine 2004'te başlanan insansız uzay aracı çeşitli deneme uçuşlarından sonra Efes 2010 tatbikatında kullanılarak Genel Kurmay Başkanlığından tam not aldı. 450 kilo ağırlığında olan bu uzay aracı, 12 saat havada kalabiliyor, üzerinde bulunan termal ve gündüz kameraları ile görüntüler alarak 120 km mesafedeki kontrol merkezine iletebiliyor. )


- BAYRAM:
SEVİNDİĞİN KADAR ile/ve/değil/||/<>/< SEVİNDİRDİĞİN KADAR


- BAYTÂR/BEYTÂR[Ar.]/VETERİNER -ile

( Hayvan hekimi. )


- BAZEN[Ar.] değil/yerine/= ARA SIRA, ARADA BİR


- BAZEN ile/ve/||/<> YER YER


- BAZI BEYİN/PSİKOJENİK HASTALIKLAR ile/ve/||/<>/> YARATICILIK


- BAZI ESKİ ÖLÇÜLER

( 1 MERHALE = 45480 m.
1 FERSAH = 5685 m.
1 ESKİ MİL = 1895 m.
1 BERİD = 227 m.
1 KULAÇ = 1.89 m.
1 ZİRAİ MİMARİ (24 PARMAK) = 75.35 cm.
1 ARŞIN = 8 URUP = 68 cm.
1 ENDAZE = 65 cm.
1 URUP = 8.5 cm.
1 HAT = 0.268 cm. )


- BAZI KAVRAMLARI:
KOPYALA-YAPIŞTIR değil/yerine TEKRAR TEKRAR DA OLSA YAZMAK


- BAZI KISALTMALAR -ile

( Ad lib - Ad libitum
D.C. - Da Capo
Dim. - Diminuendo
f - Forte
ff, fff - Fortissimo
fz - Forzando
G.P. - General pause, Grand pause
M.D. - Main droite, Mano destra
M.G., M.S. - Main gauche, mano sinistra
mf - Mezzo forte
mp - Mezzo Piano
pp, ppp - Pianissimo
pizz - Pizzicato
rit - Ritenuto
sf, sfz - Sforzando, sforzato
V.S. - Volti subito )


- BAZI KİŞİLER
[ÖTEKİNE SAYGI GÖSTEREN]:
[ne yazık ki]
YER/YAŞAR ve YEDİRMEZ/YAŞATMAZ | YEMEZ/YAŞAMAZ ve YEDİRMEZ/YAŞATMAZ ile/ve/değil/yerine/||/>< YER/YAŞAR ve YEDİRİR/YAŞATIR ile/ve/değil/yerine/||/>< YEMEZ/YAŞAMAZ ve YEDİRİR/YAŞATIR


- BAZI MAKAMLARIN ETKİLİ OLABİLDİĞİ ZAMANLAR -ile

( * Rast-rehavî makamları, seher zamanı etkilidir.
* Hüseyni makamı, sabahları etkilidir.
* Irak makamı, kuşluk zamanı etkilidir.
* Nihavend makamı, öğle zamanı etkilidir.
* Hicâz makamı, öğleyle ikindi arası etkilidir.
* Buselik makamı, ikindi zamanı etkilidir.
* Uşşak makamı, gün batımında etkilidir.
* Zengüle makamı, günbatımından sonra etkilidir.
* Muhalif makamı, yatsıdan sonra etkilidir.
* Rast makamı, geceyarısı etkilidir.
* Zirefkend makamı, geceyarısından sonra etkilidir. )


- BAZI ŞEYLER KOLAYLAŞIYOR ile/ve/değil/||/<>/< GÜÇLENİYORUZ


- (BAZI TANINMIŞ) FİLOZOF ve BİLGİNLER

( * ORPHEUS: Antik Yunan'ın mitolojisini -mitini değil, mitinin lojisini, bilimini- oluşturan ve öğreten.
( Orpheus, Fenike dilinde Nur anlamına gelen Aur, Yunanca'da Arpha ile şifa anlamına gelen Rafae sözcüklerinden oluşmuştur ve "Nur ile şifa veren" anlamına gelmektedir. )
* HERMES: Hermes Trimegistes(Üç kere bilge Hermes).
( TRIMEGISTES (3 KEZ BİLGELİK): SEMÂVÎ ve ARZÎ ve KALBÎ )
( Hermes'in Mısır dilindeki adı Thot'tur. )
( İdris sözcüğünün anlamı terzidir. )
( Hermes sözcüğü Ermes, Hermis ve Heramis biçimlerinde söylenildiği gibi, Anadolu Türkçesi'ne de Ermiş olarak girmiş ve Tanrı'ya kavuşma durumunun bir adı olarak benimsenmiştir. Böylece tasavvufun en temel kavramı ve amacı, "ermiş" olmuştur. )
( Hermetik Öğreti'nin etkisi altında gelişmiş İbrani ve Arabi kültürlerde, "İbrani Kabalası ve Zohar'da, Arabi Ebced ve Hurufilik'te" görülen sessiz harflerin sayılarla eşleştirilmesi ve yerlerinin değiştirilerek anlama kombinasyonları oluşturulması geleneği Hermetik'tir. )
* HERAKLEİTOS: Filozof.
( Herakleitos'a göre Evren, var olanları tüm içeriği bakımından sürekli bir oluş içinde değişmektedir. )
( Herakleitos'a göre, kişiler, duyular ve görüngüler tarafından aldatılmaktadır, bunun için bilge insan mutluluğa ve doyuma giden yolda us'u izlemelidir. )
* HERAKLEİTOS: Filozof.
( Parmenides'te "Doğa", "Var olan" anlamına gelir. )
* PROTOGORAS: Filozof.
( Hakikatin ölçüsü insandır; insandan bağımsız saltık bir hakikat yoktur. )
* DEMOKRİTOS: Filozof.
( Demokritos'a göre metafiziksel araştırmanın hedefi bilgi kazanmaktır; törel hedef ise mutluluğu, ansal barış ya da huzuru kazanmaktır. )
* ARKHILOKHOS: Şair.
* SAPPHO: Şair.
* ALKAIOS: Şair.
* SOLON: Kanun koyucu, hukukçu. (Yedi Bilge'den).
* THALES (M.Ö. 600): Doğa ve felsefe bilimcisi. Suyu ilk arke olarak nitelendirmiştir. İyonya Mektebi denilen ünlü okulun kurucusu, Yedi Bilge'nin birincisi ve astronomi bilginlerindendir. Güneş tutulmasının olduğunu keşfetmiştir.
( Aristoteles tarafından Thales'in ilk filozof olarak kabul edilmesinin nedeni, Thales'in düşünceyi teolojiden doğa üzerine yöneltmesidir. Başka bir deyişle, evrende olan bitenin bilgisini kişinin kendi düşüncesi, becerisi ve çabasında aramayı, bunun için doğaüstü hiçbir güce gereksinim duymamayı, zihinsel düzeyde Thales başlatmıştı. Bu, kişinin inandan/dogmadan akla yükselmesinin bir göstergesidir. )
* ANAKSIMANDROS: Astronomi ve coğrafya bilginidir.
* PYTHAGORAS: Filozof ve geometri bilgini, sayı mistiği-matematikçi-felsefeci.
( Pİ: 3,1416, THA: İlk ilke, GORAS: Karanlıktan aydınlığa çıkaran, aydınlatan, RA'ya kavuşturan. )
( Matematikte (pi) ile gösterilen, "Çember uzunluğunun çemberin çapına oranı"ndan çıkartılan sabit bir sayıdır.
Pi sayısı sınırlı sonsuzluğu ifade etmekle, bilginin kesin değil ama yaklaşık olarak doğruluğunu belirtmekte.
Pi sayısı rasyonel tamsayılara karşın irrasyonel ve aşkın bir sayıdır.
Geometriye ait bir ifadenin matematiksel anlatımı.
Pythagoras'ın mistisizmindeki kavramsallığı, sınırlı sonludan sınırsız sonsuza akıl yoluyla bağ kurma çabasıdır. Başka bir deyişle, sonlu ve karşıtı sonsuzun akıl aracılığı ile armonik bir bütünlük olarak kavranma denemesidir. )
( Piramit: PY-RA-MYTH )
* AISOPOS: Ünlü Kinik, bir öykücü.
* PINDAROS: Şair.
* AISKHYLOS: Tragedya mucidi.
* SOPHOKLES: Dram yazan şairlerin birincisidir.
* ARISTOPHANES: Komedya şairi.
* HERODOTOS: Tarihçilerin babası. (Şeyhü'l-Müverrihîn)
* THUKYDIDES: Tarihçi.
* KSENEPHON: Filozof, tarihçi.
* METON: Matematikçi | Astronomide "Altın Dönem" denilen ondokuz senenyi keşfetmiştir.
* HIPPOKRATES: Tabâbeti diriltmiştir.
* PERIKLES: Kendi adıyla anılan bir ilerleme döneminin kurucusudur.
* ANAKSAGORAS: Atina'da felsefeyi ilk kurandır.
* SOKRATES: Filozof.
( GNOTHI SEATONU! )
( Sokrates dışta olan bitenden çok, insana, insan aklına ve onun kavramlarına yönelmekle, bilgi kuramcılığının temellerini atmıştır. )
* PLATON(EFLATUN): Filozof. Sokrates'in öğrencisi. Geniş omuzlu/göğüslü.
* ARİSTOTELES: Filozof. Platon'un öğrencisi.
( İSKENDER ÖNCESİ ARİSTOTELES ile İSKENDER SONRASI ARİSTOTELES )
* ARISTIPPOS: Tanınmış Kirene Okulu'nun kurucusudur ve Kirene'liler arasında en çok incelik sahibi olanıdır.
* PHIDIAS: Ünlü heykeltıraş.
* POLYGNOTOS: Ünlü ressam.
* DEMOSTHENES: Ünlü konuşmacı/hatip.
* EUKLEIDES: Ünlü geometri bilgini.
* ARKHIEMEDES: Ünlü geometri bilgini olup, yakıcı aynaları ve hidrostatikteki yasası ve burgusu ile olağanüstü ün kazanmıştır.
* KONFÜÇYÜS(KUNG-FU-TZU) (İ.Ö. 557-479): Öğretisi mistik değil, tamamıyla uygulamalı ahlâk öğretisidir. Bu öğreti dinsel ve metafizik hiçbir öğe taşımaz. )


- BAZI) VAHŞİ(ETÇİL/HEPÇİL) HAYVANLAR ile/ve/yerine (BAZI) UYSAL(OTÇUL) HAYVANLAR

( [bireylerin] Olumsuz yanlarını simgelerler. İLE/VE/YERİNE Olumlu yanlarını simgelerler. )

( )


- (BAZI/ÇOK) ÖZEL BİLGİLER [PAYLAŞILAMIYOR/PAYLAŞILMIYOR]


- (BAZI/ÇOK) ÖZEL DURUMLAR [PAYLAŞILAMIYOR/PAYLAŞILMIYOR]


- (BAZI/ÇOK) ÖZEL EŞYALAR [PAYLAŞILAMIYOR/PAYLAŞILMIYOR]


- BAZİK TUZLAR ile BİLEŞİMİNDE HİDRAT BULUNAN TUZLAR

( Bileşiminde asit ve baz ağırlığı oranı normal tuza göre az, baz oranı normal tuza göre yüksek olan tuzlar. İLE Bileşiminde hidrat bulunan tuzlar. )

( BASIC SALT vs. HYDRATED SALT )


- BAZİK ile BAZİK OKSİTLER


- BAZİT ile BAZİTLİ ile BAZİTLİ MANTARLAR


- BDAP/BIG DATA APPLICATION PROVIDER değil/yerine/= BÜYÜK VERİ UYGULAMA SAĞLAYICISI


- BDFP/BIG DATA FRAMEWORK PROVIDER değil/yerine/= BÜYÜK VERİ ÇERÇEVESİ SAĞLAYICISI


- BEAR :/yerine AYI


- BEBEK BAKIMINDA, EN ÖNEMLİLER... -ile

( BEBEĞİ, ÜŞÜTMEMEK VE DÜŞÜRMEMEK! )


- BEC İLE FERMİ GAS İLE RYDBERG ile/||/<> ULTRA SOĞUK ATOMLAR

( Mutlak sıfır yakını atom fiziği. )

( Formül: Tc = 2πℏ²n^(2/3)/mkB )


- BECERİ ile/değil "OLANAK/LAR"

( [not] SKILL vs./but "CONDITION/S" )


- BEDBAHT[Fars.] >< BAHTİYÂR[Fars.]

( Mutsuz. >< Mutlu. )


- BEDENLER ile BEDENSİZ ile BEDENSEL ile BEDENSEL SİMETRİ

( BODIES vs. BODILESS vs. BODILY vs. BODILY SYMMETRY )

( اجسام ile بي جسم ile تني ile جسمي ile جسماً ile تناسب اندام )

( AJSAM ile BEY JASM ile TANY ile JASMY ile جسماً ile TANASB ANDAM )


- BEDÎHE[Ar.] ile NAZAR[Ar.]


- BEDİRLENMEK ile BEDİR


- BEDR[Ar.] ile Bedr[Ar.]

( Ayın ondördüncü gecesi, dolunay. İLE Hz. Muhammed'in dinsizlerle çarpıştığı Mekke ile Medîne arasında bir yer. Bedir Gazâsı. )


- BEDR-İ BÜLEND ile BEDR-İ KÂMİL ile BEDR-İ MÜNÎR

( Ayın ondördü. İLE Ayın öndördüncü gecesi. İLE Parlak dolunay. )

( BEDR: Dolunay, ayın ondördüncü gecesi. )


- BEDV[Ar.] ile ZUHÛR[Ar.]


- BEER :/yerine BİRA


- BEFORE [...] vs. AFTER [...]


- BEFORE vs. LATER


- BEHAVE TOGETHER vs. BEING TOGETHER


- BEHAVIOR :/yerine DAVRANIŞ


- BEHAVIOUR vs./and STABLE BEHAVIOUR


- BEİS[Ar. < BE'S]["BEYİS" değil!]/MAHZUR[Ar.] değil/yerine/= SAKINCA/DOKUNCA


- BEKÂR ile/ve/||/<>/> BAKAR


- BEKAR[Fr. < BÉCARRE] ile BEKÂR[Ar.] ile BÎ-KÂR[Fars.]

( Diyez'li ya da bemol'lü bir sesin eski durumuna getirilmesini gösteren nota imi. İLE Evlenmemiş/evli olmayan kişi. İLE İşsiz, güçsüz.["BEKÂR" değil BÎ-KÂR'lar evi] )


- BEKÂR[Azr.]/Bİ-KÂR[Fars.] = İŞSİZ GÜÇSÜZ[Tr.]


- BEKÂR ile/değil MÜCERRED


- BEKÂRA, "KARI/KOCA" BOŞAMAK KOLAY GELİR ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DAVULUN SESİ, UZAKTAN HOŞ GELİR


- BEKÇİ ile DİZDAR[Fars.]

( ... İLE Kale bekçisi. )


- BEKÇİ ile KİZİR

( ... İLE Köy bekçisi/kâhyası. )


- BEKÇİ ile/ve/değil/||/<> TÜRBEDAR


- BEKLEMEK ile/ve/değil/yerine/||/<> DAYANÇ/SABIR


- BEKLENTİ ile/ve ÇIKAR

( EXPECTATION, ANTICIPATION vs./and PROFIT )


- BEKLENTİ yerine DAYANÇ/SABIR

( PATIENCE/FORBEARANCE instead of EXPECTATION, ANTICIPATION )


- BELÂ'YA SABIR ile/ve/değil/yerine NİMET'LERE SABIR

( Anlamadığımız herşey başımıza belâ. )


- BELDİR = DORUK
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]


- BELGE ile BELGESEL ile DOKÜMANTASYON ile BELGELER

( DOCUMENT vs. DOCUMENTARY vs. DOCUMENTATION vs. DOCUMENTS )

( دستاويز ile سند ile ملاک عمل ile خط ile مدرک ile مستند ile اسنادي ile سندي ile مستندات ile مدارک ile سوابق ile اسناد )

( دستاويز ile SAND ile MOLAK AMEL ile KHAT ile MADRAK ile MOSTAND ile ESNADY ile SANDY ile MOSTANDAT ile MADARK ile SAVABAGH ile ESNAD )


- BELGİLEMEK ile BELGİ ile BELGİN/LİK ile BELGİT ile BELGİLİ ile BELGİSİZ/LİK ile BELGİSİZ SIFAT ile BELGİSİZ ZAMİR


- BELGİT/SENET ÇEŞİTLERİ'NDE:
ADİ ile RESMİ ile RE'SEN DÜZENLENMİŞ/TANZİM EDİLMİŞ ile TASDİKLİ ile HATIR ile KIYMETLİ ile TİCÂRÎ ile EMTİA


- BELİRLEME, OLUMSUZLAMADIR ile/değil/yerine OLUMSUZLAYARAK BELİRLEME

( ... İLE/DEĞİL/YERİNE Olumsuzlama, kendini de olumsuzlayabildiğinden dolayı. )

( SPINOZA ile HEGEL )


- BELİRLEME ile/ve İLİŞKİLER

( TO DETERMINE vs./and RELATIONS )


- BELİRLEMEK ile GÖRÜNÜŞLER

( APPERTAIN vs. APPERTENANCES )

( مربوط بودن ile لواحق )

( MARBUT BODAN ile لواحق )


- BELİRLENEBİLİR ile BELİRLEYİCİ ile KARARLILIK ile BELİRLEYİCİ ile BELİRLEMEK ile AZİMLİ ile BELİRLEYİCİ ile DETERMİNİZM

( DETERMINABLE vs. DETERMINANT vs. DETERMINATION vs. DETERMINATIVE vs. DETERMINE vs. DETERMINED vs. DETERMINER vs. DETERMINISM )

( انقضاء پذير ile معلوم کردني ile جازم ile اراده ile تعيين ile عزم ile محدود کننده ile فيصل دادن ile مشخص کردن ile تعيين کردن ile مصمم شدن ile معين کردن ile مصمم ile مشخص کننده ile فلسفه تقديري )

( ENGHAZA PAZYR ile MALUM KARDANY ile JAZM ile ARADEH ile TAEYYNE ile AZM ile MAHDUD KONANDEH ile FEYSEL DADAN ile MOSHKHS KARDAN ile TAEYYNE KARDAN ile MASMAM SHODAN ile MAYNE KARDAN ile MASMAM ile MOSHKHS KONANDEH ile FELSEFEH TAGHADYRY )


- BELİRLİ) BİR MİKDAR ile BİR ÖLÇEK


- BELİRLİ NEDENLER ile/ve/||/<>/> BELİRLİ KOŞULLAR ile/ve/||/<>/> BELİRLİ SONUÇLAR

( Geçmiş. İLE/VE/||/<>/> Şimdi. İLE/VE/||/<>/> Gelecek. )


- BELİRLİ NOKTALAR ile BAZI NOKTALAR

( "KNOWN POINTS" vs. "SOME POINTS" )


- BELİRSİZLİK/KARARSIZLIK ile/değil/yerine/>< "EN KÖTÜ KARAR/ZARAR"

( Alınacak/alınabilecek "en kötü karar" ya da "en büyük zarar" bile zihnin kaldıramayacağı/taşıyamayacağı belirsizlik ve kararsızlıktan çok daha iyidir. )


- BELİRSİZLİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ARA DURUMLAR


- BELİRSİZLİKLER ile BELİRSİZLİK ile BELİRSİZ ile BELİRSİZ DİL

( AMBIGUITIES vs. AMBIGUITY vs. AMBIGUOUS vs. AMBIGUOUS LANGUAGE )

( مبهمات ile ابهام ile مبهم ile زبان مبهم )

( MOBAOMAT ile ABEHAM ile MOBEHAM ile ZABAN MOBEHAM )


- BELİRTİLER ile/ve/değil/yerine KÖKEN

( [not] SIGN/ALS vs./and/but ORIGIN
ORIGIN instead of SIGN/ALS )


- BELKİ GELMEZ ile/değil/yerine GELEMEYEBİLİR


- BELKİ OLABİLİR değil OLABİLİR


- BELKİ OLABİLİR" değil [sadece] "BELKİ" ya da "OLABİLİR"

( Hem "belki", hem de olasılık yanyana ifade edilmez. Olasılık, "belki"yi kapsar! )


- BELLEĞİN AŞAMALARI'NDA:
KODLAMA ile/ve/> DEPOLAMA ile/ve/> ARA-BUL-GERİYE GETİR

( Belleğe yerleştirilir. > Bellekte tutulur. > Bellekten çağrılır. )


- BELLEK:
GEÇMİŞ ve/||/<>/> ŞU AN ve/||/<>/> GELECEĞİ (BELİRLER)


- BELLEK [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]


- BELOUSOV-ZHABOTİNSKY İLE OREGONATOR İLE BRUSSELATOR ile/||/<> KİMYASAL OSİLATÖRLER

( Periyodik kimyasal reaksiyonlar. )

( Formül: A → X İLE 2X+Y → 3X )


- BELT :/yerine KEMER


- BEN, BİR BAŞKASIDIR ile/ve/||/<> BAŞKASI, BENDİR


- BEN değil/yerine FAKİR


- BENCE YAPMAKTA YARAR "OLABİLİR" değil "BENCE YAPMAKTA YARAR OLUR"


- BENDE KUSUR VAR değil BİR HATA YAPMIŞIM


- BEND-İ HİSÂR -ile

( Sûz-i dil, pûselik~sultânî yegâh makamlarından oluşmuştur. )


- BENHUR ve TITANIC ve YÜZÜKLERİN EFENDİSİ(YÜZÜK KARDEŞLİĞİ)

( Bugüne kadar sadece bu üç film, onbir dalda Oscar ödülü kazanmıştır. )


- BENİ/SENİ/ONU:
"ENTERESE ETMEZ" değil
(FAZLA/YETERİNCE) İLGİLENDİRMİYOR


- BENİ İLGİLENDİRMİYOR ile/ve/değil/yerine BENİ (ÇOK) (FAZLA) İLGİLENDİRMİYOR


- BENİMDİR yerine YANIMDADIR


- ..., BENİM (EN) DEMOKRATİK HAKKIM(DIR)! değil HAKKIM(DIR)!


- BEN-SEN-O ile/ve/||/<>/> BİZ-SİZ-ONLAR

( Tekil. İLE/VE/||/<>/> Çoğul. )


- BENZEMEK ile/ve ANDIRMAK


- BENZEMEK/LİK ile BENZETMEK ile BENZEŞMEK ile BENZETİLMEK ile BENZEŞTİRMEK ile BENZETEBİLMEK ile BENZEYEBİLMEK ile BENZERSİZLEŞMEK ile BENZEN ile BENZER/LİK ile BENZEŞ/LİK ile BENZERSİZ/LİK ile BENZER ŞEKİLLER


- BENZEN ile BENZEN DİSÜLFONİK ASİT ile BENZEN HEKZAKLORÜR ile BENZEN MONOSÜLFONİK ASİT ile BENZEN SÜLFİNİK ASİT ile BENZİDİN ile BENZİN

( Formülü, C6H6, k.n. 78 °C; e.n. 5 °C, mol kütlesi 78,11 g olan, doymamış bir bileşik olduğu halde bu tür bileşiklere özgü katılma tepkimelerini vermeyen; renksiz, suda çözünmeyip alkol, eter ve asetonda çözünen, organik sentezlerde, boya üretiminde çözücü olarak kullanılan ve yanıcı bir organik madde. İLE Formülü, C6H4(SO3, H)2, mol kütlesi 238,2 g olan ve organik sentezlerde kullanılan aromatik bir madde. İLE Formülü, C6H6Cl6, mol kütlesi 290,78 g, e.n. 229 °C olan, suda çözünen, beyaz ve katı bir madde. İLE Formülü, C6H5(SO3H), mol kütlesi 158,2 g olan, renksiz, suda çözünmeyen ve aminler için belirteç olarak kullanılan aromatik bir madde. İLE Formülü, C6H5SO3-OH, mol kütlesi 142,1 g, e.n. 83 °C, bozunma noktası 100 °C, benzensülfonil ile izomer olan ve renksiz prizma biçiminde katı bir madde. İLE Formülü NH2C6H4-C6H4-NH2, mol kütlesi 184,23 g, e.n. 127 °C olan, sülfatlar, kan ve yüksek değerlikli metallerin düşük miktarları için ayıraç olarak kullanılan, alkol ve asitte çözünüp, suda az çözünen ve kaynayan suda çözünen organik bir madde. İLE Ham petrolün damıtılmasıyla 40-200 °C'de elde edilen, hidrokarbonlardan oluşan ve ham petrolün yaklaşık %30'unu oluşturan, renksiz bir sıvı olup, suda çözünmeyen, organik çözücülerle karışan, yağlar, alkaloit ve lastik için çözücü, tekstil temizleyicisi ve başlıca oto yakıtı olmak üzere çeşitli sanayi ürünlerinde girdi ya da çözücü olarak kullanılan ve karbon sayısı 7-12 olan bir kısım. )


- BENZEN[< Fr. < Ar.] ile BENZİN[< Fr. < Ar.]

( Madenkömürü katranından çıkarılan, C6H6 formulündeki hidrokarbonun bilimsel adı. İLE Petrolün damıtılması ile elde edilen, özgül ağırlığı, yaklaşık olarak 0,65 olan, renksiz, uçucu, kendine özgü kokusu olan bir sıvı. | Benzen. )


- BENZER NESNELER ve/||/<> BENZER NESNELER


- BENZER ile AKIL

( SIMILAR vs. REASON )


- BENZER ile BENZERLİK

( ALIKE vs. ALIKENESS )

( يکجور ile همرنگ ile همشکل ile بتساوي ile همسان ile مانندهم ile يکجوري )

( YKOJUR ile CPEHMARANG ile CPEHMASHEKL ile بتساوي ile NPAMSAN ile MANANDEHAM ile يکجوري )


- BENZER ile BENZEŞEN ile BENZEŞİM ile BENZEŞLİK ile BENZEŞME ile BENZETİ ile BENZETME ile BENZEYİŞ


- BENZER/LİK ile/değil AYRIM/LAR

( Belirleyici olan/olması gereken benzerlik değil ayrımlardır! )


- BER[Ar.] ile -BER[Ar.] ile BER[Ar.] ile BER'/BÜR/BÜRÛ'[Ar.]

( Üzere. İLE Alan, getiren, götüren. [DİL-BER: Gönül alan. | PEYÂM-BER: Haber getiren.] İLE Göğüs, sîne. | Meyva, yemiş. | Meme. | Kucak. | Yaprak. | Genç hanım. | Evin kapısı. | En, genişlik. İLE Hastanın iyileşmeye başlaması. )


- BER'[Ar.] ile HALK[Ar.]


- BERÂRÎ[< Ar. BERRİYYE] ile ÇÖLLER, SAHRALAR

( Çöller, sahralar. )


- BERBER[Fars.]/BARBER[İng.] ile BERBER[Fars.]

( Saç/sakal kesen usta/esnaf. İLE Afrika'nın kuzeyinde bulunan bir budun/kavim[Ar.]. )


- BERÇEKER -ile

( Acem/Pers. )


- BEREKET ile/ve HAYIR


- BEREKET ile/ve SIR


- BEREKET ile/ve ŞÜKÜR

( BEREKÂT[< BEREKET]: Bolluklar, hayırlar. | Meymenetleri saâdetler, mutluluklar, hayırlar. )

( Geleneğin, içsel etkiyle verilmesi ve içselleştirilmesi.İLE/VE ... )


- BER-HURDÂR[Fars. < BERHÛR] ile MUTLU

( Hisse, nasip, pay.)] )


- BERR[Ar.] ile BERR[Ar.]

( Kara toprak. İLE Doğru sözlü, hayır işleyen. )