Bugün[08 Nisan 2026]
itibarı ile 12.302 başlık/FaRk ile birlikte,
12.302 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(41/51)


- SHAPE MEMORY ile/||/<> SELF-HEALING ile/||/<> STIMULI-RESPONSIVE ile/||/<> AKILLI MALZEMELER

( Uyaranlara tepki veren malzemeler. )

( Formül: Af ⇌ Ms (NiTi) )


- SHAPLEY İLE NUCLEOLUS İLE CORE ile/||/<> KOOPERATİF ÇÖZÜMLER

( İşbirlikli oyunlarda paylaşım yöntemleri. )

( Formül: φᵢ = Σ(|S|!(n-|S|-1)!/n!)(v(S∪{i})-v(S)) )


- SHELTER :/yerine SIĞINAK


- SHOULDER :/yerine OMUZ


- SHOWER :/yerine DUŞ


- ŞİA ile ŞİAR


- ŞİÂR[Ar. < ŞA'R] ile ŞİÂR[Ar. çoğ. ŞAÂYİR] ile -ŞİÂR[Ar.]

( Kıllar. İLE İşaret, iz, alâmet. | Ayırıcı işâret, ayırdedici âdet. | Hacı olmak için Mekke'de yapılann tören/ler. İLE "İyi, üstünlük veren işâret, âdet" anlamlarında gelerek birleşik sözcükler meydana getirir.[MERHAMET-ŞİÂR: Merhametli. | ŞÖHRET-ŞİÂR: Ünlü.] )


- ŞİAR ile ŞİYAR


- ŞİAR[Ar.] değil/yerine/= BELGİ | ÜLKÜ

( Duyuş, düşünüş ve inanıştaki ayırıcı özellik. )


- ŞİATSU ile/ve AKÜPRESÜR


- HARFLER:
"SICAK" ile/ve/+/||/<> "SOĞUK"

( Sağ. İLE/VE/+/||/<> Sol. )

( 14 harf. İLE/VE/+/||/<> 14 harf. )


- HOT LABORATORY[İng.] / LABORATOIRE CHAUD[Fr.] / HEISSES LABOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SICAK LABORATUVAR


- HOT CARRIER[İng.] / PORTEUR CHAUD[Fr.] ile/değil/yerine/= SICAK TAŞIYICI


- HOT WIRE AMMETER[İng.] / HITZDRAHTAMPEREMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= SICAK TELLİ AKIMÖLÇER


- SICAKLAMAK ile SICAKLAŞMAK ile SICAKLAŞTIRMAK ile SICAK/LIK ile SICAKÇA ile SICAK HARP ile SICAK PARA ile SICAK KUŞAK ile SICAK SAVAŞ ile SICAK SICAK ile SICAK ÇEKME ile SICAK YASTIK ile SICAK DALGASI ile SICAK RENKLER ile SICAKLIK SEVİYESİ


- SICAKLIK İLE ISI İLE İÇ ENERJİ İLE ENTALPİ İLE ENTROPİ ile/||/<> TERMODİNAMİK DEĞİŞKENLER

( Termodinamik sistemin farklı özelliklerini tanımlayan birbiriyle ilişkili büyüklüklerdir. )

( Formül: dU = TdS - PdV İLE H = U + PV )


- MİKYÂS-İ HARÂRE[Osm.] / THERMOMETER[İng.] / THERMOMÈTRE[Fr.] / THERMOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= SICAKLIKÖLÇER


- SICAKLIKÖLÇER/TERMOMETRE[Fr. < Yun.] ile YÜKSEK SICAKLIKÖLÇER/PİROMETRE[Fr.]

( Sıcaklıkölçer. İLE Çok yüksek sıcaklıkları ölçmeye yarayan aygıt. )


- ŞİDDET" ></< "İKTİDAR"

( "iktidarın bitmeye başladığı yerde, şiddet başlar." )


- ŞİDDET ve/||/<> KÜFÜR

( [ne yazık ki] Kalbinde, muhabbet olmayanın (b)elinde. VE/||/<> Aklında, düşünce olmayanın dilinde. )


- ŞİDDETTE, KİŞİ:
[önce] MAĞDUR ile/ve/değil/sonra/||/<>/> MAZLUM ile/ve/değil/sonra/||/<>/> ZALİM


- SIDE BY SIDE vs./and ONE AFTER ANOTHER


- SIDE vs. CHARACTER


- SIDEROPHORE[İng.] değil/yerine/= SİDEROFOR

( Demir şelasyonu. Çok düşük konsantrasyonda bile demire (Fe+3) bağlanıp göze içine alınımını sağlayan molekül.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SIDOT'S BLEND[İng.] ile/değil/yerine/= SİDOT ÇİNKO SÜLFÜR


- SIEMENS ELECTRODYNAMOMETER[İng.] / ÉLECTRODYNAMOMÈTRE DE SIEMENS[Fr.] / SIEMENS-ELEKTRODYNAMOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= SİEMENS ELEKTRODİNAMOMETRESİ


- NULLLEISTUNGSREAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SIFIR GÜÇ REAKTÖRÜ


- ZERO-POWER REACTOR[İng.] / RÉACTEUR DE PUISSANCE NULLE[Fr.] ile/değil/yerine/= SIFIR GÜÇLÜ TEPKİLEŞİM/REAKTÖR


- ZERO ERROR[İng.] / ERREUR DE ZÉRO[Fr.] / NULLFEHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= SIFIR HATASI


- SIFIR ile/ve/değil SALT BOŞÇA/MUTLAK SIFIR

( ... İLE/VE/DEĞİL -273 Kelvin )

( Mutlak Sıfır yazısı için burayı tıklayınız... )


- SIFIR ile/||/<> SAYI

( Sıfır ve Hint-Arap rakam sistemi )

( Harezmi tarafından 825 yılında keşfedildi/formüle edildi. (780-850) (Ülke: Harezm) (Alan: matematik) (Önemli katkıları: Cebir ve algoritma, Hint rakamları, astronomi tabloları) )


- SIFIR ile/ve/değil/yerine/||/<> SINIR


- SIFIR[0] ile/ve SONSUZ

( Yutan sayılar. )


- SIFIRLA İŞLEMLER ile/||/<> SAYILARLA İŞLEMLER

( Sıfırla işlemler özel kurallar gerektirir İLE sayılarla işlemler standart kurallara uyar. )

( Brahmagupta tarafından 628 yılında keşfedildi/formüle edildi. (598-668) (Ülke: Hindistan) (Alan: Matematik, Astronomi) (Önemli katkıları: Negatif sayılar, sıfırla işlemler) )


- SIFIRLAMAK ile SIFIRLANMAK ile SIFIRLATMAK ile SIFIR ile SIFIRCI/LIK ile SIFIR BEDEN ile SIFIR POLİNOMU


- ŞİFON ile ŞİFONİYER

( CHIFFON vs. CHIFFONIER )

( نوعي کيک ile تور نازک ile اشکاف کوچک )

( NOY KYK ile TOR NAZAK ile ESHKAF KUCHAK )


- ŞİFONER[Azr.] = GARDIROP[Tr.]


- SİFONLAMAK ile SİFON ile SİFONLULAR


- ŞİFONYER[Fr. CHIFFONNIER] değil/yerine/= DOLAP

( Çekmecelerine, çamaşır konulan dolap. )


- ŞİFRE ÇÖZÜCÜ / DECODER ile/ve/||/<> FİZİKSEL ÇÖZÜCÜ / ENCODER


- sig.[Lat. < SIGNA, SIGNETUR] değil/yerine/= TARİF ET, İLÂCIN KULLANILIŞINI ETİKETE YAZ


- DÉCHARGE D'UN CONDENSATEUR[Fr.] ile/değil/yerine/= SIĞAÇ BOŞALMASI


- CAPACITEUR[Fr.] ile/değil/yerine/= SIĞAÇ, KAPASİTÖR


- TEKSİF EDEN[Osm.] / CONDENSER[İng.] / CONDENSATEUR[Fr.] / KONDENSATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SIĞAÇ, YOĞUNLAŞTIRICI, KONDENSER


- SİGAR[Ar. < SAGÎR]["ga" uzun okunur] ile SİGAR ile SİGÂL[Fars.]

( Küçükler. İLE Küçüklük, ufaklık. İLE Düşünce/fikir. | Kuruntu. )


- SİGAR ile SİGARA/LIK ile SİGARACI/LIK ile SİGARALI ile SİGARASIZ/LIK ile SİGARA BÖCEĞİ ile SİGARA BÖREĞİ ile SİGARA KAĞIDI ile SİGARA TABLASI ile SİGARA AĞIZLIĞI ile SİGARA TABAKASI ile SİGARA TİRYAKİSİ


- SİGARADA:
YANGI ile/ve/||/<> DAMAR DARLIĞI ile/ve/||/<> KANSER


- SİĞİL ile/||/<> NASIR


- SIĞIR ile BALİ SIĞIRI


- SIĞIR ile DANİMARKA KIRMIZISI


- SIĞIR ile HONA

( ... İLE Eril sığır. )

( Sığır, çok yemeyi simgeler. )

( BUZAĞI/İCL[Ar.]: Sütten kesilmemiş eril sığır, dana. )

( TEBÎ[Ar.]: Sığır yavrusu, mal. )

( SİGOR[Tuna Bulgarları'na ait kitâbelerde] ile ... )

( [Altay Türkçesi] BOOS ile ... )

( BAKARÎ: Sığır cinsinden olan hayvanlarla ilgili. | BAKARİYYE: Hayvanbilimdeki genel adı, sığırlar.
BAKAR, BAKARA [çoğ. BUKUR, BUKAR, BUKARÂT] ile ... )

( BOSKAP ile ... )


- SIĞIR ile KARASIĞIR

( ... İLE Orta Anadolu'da yetişen, sert ve kurak iklime dayanıklı, küçük yapılı bir tür sığır. )


- SIĞIR ile SIĞIR ZARARLISI ile SIĞIR YETİŞTİRİCİLİĞİ ile SIĞIR YETİŞTİREN KİŞİ

( CATTLE vs. CATTLE PEST vs. CATTLE RAISING vs. CATTLEMAN )

( گله گاو ile احشام ile انعام ile گوسفند مرگي ile گله مرگي ile گله داري ile گاو فروش ile گله دار ile گاودار ile چوبدار )

( GOLEH GAV ile AHESHAM ile انعام ile GOSFAND MORGY ile GOLEH MORGY ile GOLEH DARY ile GAV FOROSH ile GOLEH DAR ile GAVDAR ile چوبدار )


- SIĞIR ile SIĞIRCI/LIK ile SIĞIR ETİ ile SIĞIR SİNEĞİ ile SIĞIR VEBASI ile SIĞIR ÇOBANI ile SIĞIR ŞERİDİ ile SIĞIR MANTARI ile SIĞIR TENYASI


- SIĞIR ile TİBET SIĞIRI


- SIĞIR ile ZEBİ

( ... İLE Asya'ya özgü bir sığır. )


- SIGMA-REAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SİGMA REAKTÖRÜ


- SIGMUND FREUD ile/ve/||/<>/> CARL GUSTAV JUNG ile/ve/||/<>/> ALFRED ADLER


- SIGMUND FREUD ve/||/<> LUDWIG BINSWANGER


- SİGORTA[İt.]/ASFALYA[Yun.] değil/yerine/= KORUNÇ


- SİGORTA ile/ve/<> TEDBİR


- SİGORTALANABİLİR ile SİGORTA ile SİGORTA POLİÇESİ ile SİGORTALAMAK ile SİGORTALI ile SİGORTACI

( INSURABLE vs. INSURANCE vs. INSURANCE POLICY vs. INSURE vs. INSURED vs. INSURER )

( قابل بيمه ile بيمه کردني ile بيمه شدني ile بيمه ile بيمه نامه ile بيمه بدست آوردن ile بيمه کردن ile بيمه شونده ile بيمه شده ile بيمه گر )

( GHABEL BEYMAH ile BEYMAH KARDANY ile BEYMAH SHODANY ile BEYMAH ile BEYMAH NAMEH ile BEYMAH BADAST AVARDAN ile BEYMAH KARDAN ile BEYMAH SHVANDEH ile BEYMAH SHODEH ile BEYMAH GAR )


- SİHÂM[< SEHM]:
OKLAR -<


- SİHİR" ile/ve/değil/=/||/<> YETERİNCE GELİŞMİŞ TEKNOLOJİ


- SİHİRLENMEK ile SİHİR ile SİHİRLİ/LİK ile SİHİRSİZ/LİK


- MAGISCHE ZAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SİHİRLİ SAYILAR


- SİHR[Ar.] ile ŞA'BEZE[Ar.]


- SİHR[Ar.] ile TEMVÎH[Ar.]


- ŞİİR ile ...

( (ERİL) ARSLAN )

( SÜT (HEMŞİRE) )


- ŞİİR ile AKROSTİŞ/İSTİHRÂC[< HURÛC]/MUVAŞŞAH[< VİŞÂH]

( ... İLE Mısra başlarındaki harflerden, şiirin ithaf edildiği kişinin adı okunan şiir biçimi. )

( YAŞAR akrostişlerini okumak için burayı tıklayınız... )


- ŞİİR ile/ve/||/<> BALAD[Fr. < BALLADE]/BALAT

( ... İLE/VE/||/<> Orta Çağ'da, üç bentten oluşan bir Batı şiiri türü. | Batı'da, belirli danslara eşlik eden bir şarkı türü. | Serbest biçimli, romantik, müzik araçlarıyla çalınan ya da şarkı olarak okunan yapıt. )


- ŞİİR ile/ve/||/<>/> BESTE

( ... İLE/VE/||/<>/> Bir şarkının, makam ile uyumu. | Kapalı, bağlı, bitiştirilmiş, bağlanmış. | Donmuş. )


- ŞİİR ile/ve DEME

( ... İLE/VE Halk edebiyatında şiir. )


- ŞİİR ile/ve/değil DUYGU BOŞALIMI


- ŞİİR ile/ve/||/<> GARAMİ[Ar.]

( ... İLE/VE/||/<> Düşünceden çok, canlı duygulara ve aşka dayanan sanat yapıtı. )


- ŞİİR ile/ve/<> GELİŞ(TİRİL)MİŞ DİL


- ŞİİR ile/ve İCAZ

( ... İLE/VE Az sözle çok şey anlatma. )


- ŞİİR ile/ve KOŞMA

( ... İLE/VE Sazla beraber okunan halk şiiri. )


- ŞİİR ile/ve/değil MÂNİ

( ... İLE/VE/DEĞİL Eğin'deki Mâni Yolu'nda yürümenizi salık veririz. )


- ŞİİR ile/ve/<> MÜZİK

( Şiir, ifade edilemez olanı sözlere dökme sanatıdır. )

( Tanrı Toth'un konuşmasının taklidi. )

( Şiir şişmanlatmaz fakat (egoyu) şişirir. )

( el-ARÛZ ile/ve/<> ... )

( POEM vs./and/<> MUSIC
Poetry is the art of putting into words the inexpressible. )

( CI: Lirik şiir. )


- ŞİİR ile NA'T-I ŞERİF

( HZ. PEYGAMBER HAKKINDA YAZILAN ŞİİRLER )


- ŞİİR ile/ve/= NEFES


- ŞİİR ile/ve/değil/<> NEŞÎD/E

( ... İLE/VE/DEĞİL/<> Bir toplulukta, okunmaya değer şiir. | Atasözü derecesinde kullanılan ünlü beyit ya da mısra. | [müzik] Eski Arap müziğinde usullü olmak koşuluyla, kendiliğinden ya da hazırlanarak söylenilen güfteli müzik yapıtı. )


- ŞİİR ile/ve OD

( ... İLE/VE Bir tür lirik şiir. )


- ŞİİR = POEM[İng.] = POÈME[Fr.] = GEDICHT[Alm.] = POEMA[İt., İsp.]


- ŞİİR ile RETORİK


- ŞİİR ve/<> SES


- ŞİİR ile ŞİTAİYE[Ar.]

( Divan edebiyatında, kış mevsimini konu olarak işleyen şiir. | Bir kasidenin, kışı anlatan giriş bölümü. )


- ŞİİR ile/ve SONE[Fr.]

( ... İLE/VE İki dörtlü ve iki üçlüden oluşan, ondört dizeli bir batı koşuk türü. )


- ŞİİR ve/<> ŞUUR


- ŞİİR/LER ve/||/<>/>/< ŞAİR/LER

( Az bilinen ["]çoklar["]. )


- ŞİİRLEŞTİRMEK ile Şİİ ile ŞİİR ile ŞİİRCE ile ŞİİRLİ ile ŞİİRSEL ile ŞİİR KİTABI ile ŞİİR DEFTERİ ile ŞİİR DİNLETİSİ


- SİK ile SİKALAR


- ŞİKÂL[Ar.] ile ŞİKÂR[Ar.]

( Üç ayağı beyaz[sekili] olan at. İLE Avlanan hayvan. | Ganimet, düşmandan ele geçirilen mal. | Ender bulunan şey. )


- SİKALAR

( Açıktohumlulardan bir bitki ailesi. )


- ŞİKÂYET ile/ve/<> İHBAR


- ŞİKÂYET ile/değil/yerine ŞÜKÜR

( Derdi artırır. İLE/DEĞİL/YERİNE Nimeti artırır. )


- SIKI ile/ve/||/<> DAR


- SIKINTI ile/ve/> ÇÖZÜMLER / ÇARE/LER

( DERMAN ARAR İDİM, DERDİME
DERDİM, BANA DERMAN İMİŞ

BURHAN ARARDIM, ASLIMA
ASLIM, BANA BURHAN İMİŞ )

( "Çare/ler" yazısı için burayı tıklayınız... )

( I was seeking the recipe to my trouble...
I saw that, my trouble was the recipe...

I was seeking the evidence to my essense...
I saw that, my essense was the evidence... )

( DISTRESS/BOREDOM vs./and/> REMEDY )


- SIKINTI/KAHIR[Ar.] ile SIKINÇ/KASVET[Ar.]

( ... İLE İç sıkıntısı, gönül darlığı. | Katılık, sertlik. | Merhametsizlik, acımasızlık. )

( BANYO YAP, SPOR YAP, GIDANA DİKKAT ET, [zayıfsan] KİLO AL / [şişmansan] KİLO VER )


- SIKIŞTIRILABİLİR ile/||/<> SIKIŞTIRILAMAZ

( Sıkıştırılabilir ρ değişir (gaz) İLE sıkıştırılamaz ρ=sabit (sıvı). )

( Formül: ∇·v ≠ 0 İLE ∇·v = 0 )


- COMPRESSIBILITY FACTOR[İng.] / FACTEUR DE COMPRESSIBILITÉ[Fr.] / KOMPRESSIBILITÄTSFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SIKIŞTIRILABİLİRLİK ETMENİ/ÇARPANI/FAKTÖRÜ


- SİKMEK ile/değil SİLKMEK


- SİLAHLI ile SİLAHLI KUVVETLER ile SİLAHLI SOYGUNCU ile SİLAHLI SOYGUN

( ARMED vs. ARMED FORCES vs. ARMED ROBBER vs. ARMED ROBBERY )

( تحت السلاح ile مسلح ile مجهز ile مسلحانه ile جنگ آماد ile نيروهي مسلح ile دزد مسلح ile سرقت مسلحانه )

( تحت السلاح ile MOSLEH ile MAJEKARZ ile MOSLEHANEH ile JANG AMAD ile NEYROOHY MOSLEH ile DOZD MOSLEH ile SARGHT MOSLEHANEH )


- SİLAHŞÖR değil SİLAHŞOR


- SİLAHTAR ile SİLAHTAR AĞA


- SİLENCER ile/||/<> İNSULATOR

( Silencer gen susturucu, insulator alan sınırlayıcı. )

( Formül: Gene repression İLE domain boundary )


- SİLİNDİR ile SİLİNDİR KAFASI ile SİLİNDİRİK ile SİLİNDİRİK

( CYLINDER vs. CYLINDER HEAD vs. CYLINDRIC vs. CYLINDRICAL )

( سيلندر ile استوانه ile سر سيلندر ile استوانهاي ile لولهاي )

( SYLANDER ile ESTAVANEH ile SAR SYLANDER ile ESTAVANEYAY ile LOLEYAY )


- SİLİNDİR ile SİLİNDİRLİ ile SİLİNDİRSEL ile SİLİNDİR YAĞI ile SİLİNDİR ŞAPKA ile SİLİNDİR MAKİNESİ ile SİLİNDİRSEL YÜZEY ile SİLİNDİR KALIPLAMA


- SİLİNDİR ile/ve YUNGU TAŞI


- SİLİNDİR değil/yerine/= YUVAK/YUVGU


- ZYLINDER[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLİNDİR


- CYLINDRICAL COORDINATES[İng.] / COORDONNÉES CYLINDRIQUES[Fr.] / ZYLINDERKOORDINATEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLİNDİRİK KOORDİNATLAR


- CYLINDRICAL CAPACITOR[İng.] / CONDENSATEUR CYLINDRIQUE[Fr.] / ZYLINDERKONDENSATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLİNDİRİK SIĞAÇ


- SILICIDE[İng.] ile/değil/yerine/= SİLİSTİR


- SILICON CONTROLLED RECTIFIER[İng.] ile/değil/yerine/= SİLİSYUM DENETİMLİ DOĞRULTUCU


- SILIZIUMGESTEUERTER GLEICHRICHTER[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLİSYUM DENETİMLİ/KONTROLLÜ DOĞRULTUCU


- SILICON CARBIDE[İng.] / CARBURE DE SILICIUM[Fr.] / SILIZIUMCARBID, KARBORUND[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLİSYUM KARBÜR


- BUNKER[İng.] / TRÉMIE[Fr.] / BUNKER[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLO


- SİLSİLE'DE:
HZ. ALİ ile HZ. EBÛ-BEKİR


- SİLÜRYEN[Fr.]

( Birinci çağın, ikinci dönemi ve bu dönemde oluşan. [yer katmanları] )


- SILVER :/yerine GÜMÜŞ


- ŞIMARIKLIK ile/ve KİBİR

( Şımardıysan, artık başka bir düşmana gerek kalmamış demektir. )

( ... vs./and ARROGANCE )


- SİMBİYOTİK/SYMBIOTIC[İng.] değil/yerine/= ORTAK YAŞAR


- ŞİMDİ ŞİMDİ değil ŞU SIRALAR


- ŞİMENDİFER[Fr. CHEMIN DE FER] değil/yerine/= DEMİR YOLU | TREN


- SATH-İ TENÂZUR[Osm.] / SYMMETRY PLANE[İng.] / PLAN DE SYMÉTRIE[Fr.] / SYMMETRIEEBENE[Alm.] ile/değil/yerine/= SİMETRİ DÜZLEMİ


- SYMMETRY NUMBER[İng.] / NOMBRE DE SYMÉTRIE[Fr.] / SYMMETRIEZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= SİMETRİ SAYISI


- TENÂZUR[Osm.] / SYMMETRY[İng.] / SYMÉTRIE[Fr.] / SYMMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= SİMETRİ


- SYMMETRISCHE VIERPOLE[Alm.] ile/değil/yerine/= SİMETRİK DÖRT KUTUPLULAR


- SİMETRİK MEDRESE/LER ile ASİMETRİK MEDRESE/LER


- SİMETRİ/K[İng.]/MÜTENAZIR[Ar.] değil/yerine/= BAKIŞIM/LI

( İki ya da daha çok şey arasında konum, biçim ve belirli bir eksene göre ölçü uygunluğu. | [mat.] Eksen olarak alınan bir doğrudan, benzer noktaları karşılıklı olarak aynı uzaklıkta bulunan iki benzer parçanın birbirine göre olan durumu, tenazur. )


- SİMGE:
ANAHTAR ile/ve/||/<> MÜHÜR


- SIMILAR :/yerine BENZER


- SİMPLEKS İLE POLİTOP İLE MANİFOLD ile/||/<> GEOMETRİK NESNELER

( Farklı boyutlarda geometrik yapılar. )

( Formül: χ(S²) = 2 (Euler) )


- ŞİMŞEKLENMEK ile ŞİMŞEK ile ŞİMŞEKLİ ile ŞİMŞEKSİZ ile ŞİMŞEK TAŞI ile ŞİMŞEKLİ FENER


- SİMÜLAKR ile/||/<> GERÇEK

( Hipergerçeklik )

( Jean Baudrillard tarafından 1981 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1929-2007) (Ülke: Fransa) (Alan: Sosyoloji, Felsefe) (Önemli katkıları: Simülasyon teorisi, hipergerçeklik) )


- SİMÜLASYON/SİMÜLATÖR[Fr.] değil/yerine/= BENZETİM/BENZETİMLİK | SAYRIMSAMA


- SİMÜLATÖR/SIMULATOR[İng.] değil/yerine/= BENZETEÇ


- SİN[Türkçe]/KABİR/KABR[Ar.], MEZAR/GÛR[Fars.] ile/ve/||/<> TÜRBE/TOMB/KEŞENE/KESENE

( [kökeni/etimolojisi] MEZAR[< ZİYARET[Ar.]): Anadolu Türkçesi'ne anlam değiştirerek, ölünün gömüldüğü yer olarak geçmiştir. İLE Topraklanmış, toprak örtülmüş. )

( İşlerinizden sıkıldığınızda kabirleri/mezarlıkları, türbeleri ziyaret ediniz. )


- CINNABAR[İng.] / CINABRE[Fr.] / ZINNOBER[Alm.] ile/değil/yerine/= SİNABAR


- SİNAPSİT[İng. SYNAPSID] ile/||/<> İNFERİOR ile/||/<> ÖRİYAPSİT[İng. EURYAPSID] ile/||/<> SİNODONT[İng. CYNODONT] ile/||/<> TERAPSİT[İng. THERAPSID]

( Göz çukurunun arka altında tek bir temporal açıklığa sahip olan omurgalı grubu. Diapsidlerdeki arka alt (posteroinferior) çukura yakın bir konumda bulunur. Bu kafatası tipindeki bütün sürüngenlerin soyu tükenmiştir. Ancak memeliler ve memelilere yakın olan canlı türleri bu öbekte yer alır. Filogenetik olarak sinapsitler kendi içinde terapsit denilen bir dal verir. Memeliler ve yakın akrabaları bu alt grup içerisindedir. İnsanda (Homo sapiens) göz çukurundan sonraki ikinci açıklık elmacık kemiğinin kemeri olan arcus zygomaticus'un arkasındadır. Memelilere gelecek dal olan terapsitler dışındaki sinapsitlere aynı zamanda pelikozor denir. Örneğin Dimetrodon bir sinapsit cinsidir ve dinozor değildir. Memelilerle filogenetik olarak daha yakın akrabadır. @@ Alt, altta bulunan, iki ayak üzerinde duran canlılar için ayağa yakın olan taraf, dört ayak üzerinde duran omurgalılar için ventral tarafa yakın olan. Vena cava inferior, kanı vücudun alt tarafından kalbin sağ atrium`una getirir. @@ Göz çukurunun arkasında, sinapsitlere benzer olarak tek bir açıklığa sahip omurgalı grubudur. Ancak deliğin konumu sinapsitlerden farklı olarak göz çukurunun arka üstünde (posterosuperior) yer alır, üstelik daha dar ve uzun bir morfolojiye sahiptir. Bütün türlerinin soyu tükenmiştir. Soyu tükenmiş deniz sürüngenleri olan Plesiosauria ve Ichthyosauria takımı bu kafatası tipi dahilindedir. @@ Kafatasında göz çukurunun arkasında tek delik barındıran sinapsitler içinde memelilere gidecek dal olan terapsitler grubunda insanlar dahil memelilere ve yakın akrabalarına evrimleşecek öbeği oluşturan omurgalılardır. Kelime anlamı "köpek dişli" olan sinodontlar, yaklaşık 260 milyon yıl önce Geç Permiyen'de bir grup terapsitten evrimleşmiştir. Fakat bütün sinodontlar memelilere evrimleşmemiştir. Evrimsel süreç dallanarak süregeldiği için uyum sağlayamanların soyu tükenmiştir. @@ Memelileri ve yakın akrabalarını barındıran, yaklaşık 275 milyon yıl önce yaşamış sinapsit alt grubudur. Sinapsitler gibi kafatasında, göz çukurunun arkasında tek delik bulundururlar. Bacak pozisyonları atasal sürüngen postürü gibi yere paralel değil, daha erekte (dik) ve vücudun merkezine yöneliktir. Bu grup içinde memelilere ulaşacak dal terapsitler içerisindeki sinodont grubudur. Bilinen en eski sinapsitlerden biri Tetraceratops insignis türüdür. Fakat bütün terapsitler memelilere evrimleşmemiştir. Evrimsel süreç dallanarak süregeldiği için uyum sağlayamanların soyu tükenmiştir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SINAY/PROFESÖR ile AGREJE

( ... İLE Bazı ülkelerde, Profesör olmak için sınav veren kişi. )


- SINCE vs. FOR


- SİNDİRİM'DE:
TÜKÜRÜK BEZİ ile/ve/<> İNCEBAĞIRSAK BEZİ ile/ve/<> PANKREAS ile/ve/<> KARACİĞER


- SİNE[Fars.] = SADIR/SADR[Ar.]


- SİNEKLENMEK ile SİNEK/LİK ile SİNEKLER ile SİNEK KUŞU ile SİNEK SIKLET ile SİNEK AĞIRLIK ile SİNEK MANTARI


- SINES (SHORT INTERSPERSED ELEMENTS)[İng.] değil/yerine/= KSE (KISA SERPİŞTİRİLMİŞ ELEMANLAR)

( Memelilerin DNA'sında bolca rastlanan her biri yaklaşık 300 baz çifti uzunluğunda olan genetik kodlar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SİNGAPUR ile/ve/<> PULAV UBİN ADASI

( ... İLE/VE/<> Singapur'un Changi Havaalanı'nın bulunduğu ada.[Ağaçları, çiçekleri, çağlayanları ile dünyanın en güzel havaalanı unvanını almaktadır.] )


- SİNGAPUR ile/ve/<> SİNGAPUR ile/ve/<> SİNGAPUR

( Ülke. İLE/VE/<> Singapur'un, -aynı adlı- başkenti. İLE/VE/<> Minik kedi. )

( Nüfusun neredeyse tamamına yakını, başkent Singapur'da yaşamaktadır. )

( Ana ada ve etrafındaki 54 adacıktan oluşmaktadır. İLE/VE/<> ... )

( Bağımsızılığına, 1959 yılında kavuşmuştur. )

( ... İLE/VE/<> Ekvatora en yakın konumdaki en büyük Asya kenti. )

( Havası çok nemlidir.[%88] )


- SINGER :/yerine ŞARKICI


- ŞINGIR ŞINGIR = ŞINGIRDAYARAK


- SINGLE :/yerine TEK, BEKAR


- SİNGLET İLE TRİPLET İLE ISC ile/||/<> UYARILMIŞ DURUMLAR

( Elektronik uyarılmış durum türleri. )

( Formül: ΔE(S-T) = 2J )


- SINIF ile SINIFLAR ile SINIFLANDIRMAK ile SINIF

( CLASS vs. CLASSES vs. CLASSIFY vs. CLASSROOM )

( رسته ile سلک ile طبقاتي ile سنخ ile صنف ile طبقه ile دانشپايه ile کلاس ile صنوف ile خانه خانه کردن ile طبقه بندي کردن ile دسته بندي کردن ile رده بندي کردن ile جور کردن ile درجهبندي کردن ile اتاق درس ile کلاس درس )

( RASTEH ile SALAK ile TABAGHATY ile SANAKH ile SANF ile TABAGHEH ile DANESHPAYYEH ile KOLAS ile SANOF ile KHANEH KHANEH KARDAN ile TABAGHEH BANDY KARDAN ile DASTEH BANDY KARDAN ile RADEH BANDY KARDAN ile JOR KARDAN ile DARJEKBANDY KARDAN ile OTAGH DARS ile KOLAS DARS )


- SINIFLAR ile/ve [ŞUBELER('İ)] ve (ÖZELLİKLERİ)

( * KINGDOM ANIMALIA
Parazoa
[Porifera (Süngerler)] - ( Koanositler [yakalı hücreler-özgün kamçılı hücreler, bakterileri ve küçük besin parçacıklarını sindirir]; hücreler çok olanaklı[totipotent] olma eğilimindedir[zigotta görülen tüm hayvanı meydana getirebilme olanağına sahiplerdir] )
* EUMETAZOA
Radiata
- [Cnidaria (Hidralar, denizanaları, deniz şakayıkları, mercanlar)] - ( Özgün iğneleyici yapıların [Cnidae] her biri özelleşmiş bir hücre [knidosit] içinde yer alır. Tek[gastrovasküler] açıklık vardır [sindirim kanalı tam olmayıp ağız var fakat anüs yoktur] )
- [Ctenophora (Taraklı hayvanlar)] - ( Avı yakalamada kullanılan yapışıcı yapılar [kolloblastlar] vardır. Sekiz sıra halinde dizilmiş, silli plakaların oluşturduğu taraklar mevcuttur. Tek[gastrovasküler] açıklık vardır. )
* BILATERIA
Protostomia:
Lophotrochozoa

- [Platyhelminthes (Yassı solucanlar)] - ( Gövdeleri dorsoventral olarak yassılmış, segmentsiz ve asölomatlardır. Tek[gastrovasküler] açıklık vardır ya da sindirim kanalı yoktur. )
- [Rotifera (Rotiferler)] - ( Sindirim kanalı tam olan pseudosölomat hayvanlardır. Yutakta trofi denilen çeneler vardır. Baş, silli taç [corona] taşır. Dolaşım sistemi yoktur. [İlk, tam sindirim kanalı görülen!] )
- [Lotoforlu Şubeler (Bryozoa, Brachiopoda, Phoronida)] - ( Lotofor [silli tentaküller taşıyan beslenme ile ilgili yapı] taşıyan sölomat hayvanlardır. )
- [Nemertea (Hortumlu solucanlar)] - ( Önde yer alan özgün hortum, içi sıvı dolu bir boşluk [rhynchocoel] ile çevrilidir. Sindirim sistemi tamdır [ağız ve anüs vardır]. Kapalı dolaşım sistemi vardır. [İlk kapalı dolaşım!] )
- [Mollusca (Midye, salyangoz, mürekkepbalığı)] - ( Üç gövde bölgesi [kaslı ayak, iç kitle, manto] içeren sölomlu hayvanlardır. Sölom indirgenmiştir. Temel gövde boşluğu hemosöldür. )
- [Annelida (Halkalı solucanlar)] - ( Gövde duvarı ve iç organları [sindirim kanalı dışında] segmentli, sölomat hayvanlardır. )
Protostomia:
Ecdysozoa

- [Nematoda (Yuvarlak solucanlar)] - ( Silindirik gövdeleri ilk uçta incelmiş, segmentsiz, pseudosölomat hayvanlardır. Dolaşım sistemi yoktur. )
- [Arthropoda (kabuklular, böcekler, örümcekler)] - ( Gövdeleri segmentli, üyeleri eklemli olan, dış iskeletleri ektodermden gelişen sölomat hayvanlardır. )
Deuterostomia
- [Echinodermata (Deniz yıldızları, deniz kestaneleri)] - ( İkincil olarak radiyal anatomi [larvalar bilateral; erginler radiyal] gösteren, özgün su-damar sistemine sahip, iç iskeleti olan sölomat hayvanlardır. )
- [Chordata (amfiöksüsler, tunikatlar, omurgalılar)] - ( Notokordu olan, dorsalde içi boş sinir şeridi bulunan, farenjiyal yarıkları ve kaslı postanal kuyruğu olan sölomat hayvanlardır. ) )


- SINIFLAR = SUNÛF = CLASSES


- GRENZWERT[Alm.] ile/değil/yerine/= SINIR DEĞER


- SİNİR HÜCRESİ[İng. NERVE CELL] ile/||/<> DENDRİT[İng. DENDRITE] ile/||/<> NÖROTRANSMİTTER[İng. NEUROTRANSMITTER]

( Vücuttaki bilgi iletimini sağlayan özelleşmiş göze tipi. Çekirdek ve organeller "göze gövdesi" adı verilen etrafı "dendrit" adlı kısa dallanmış uzantılarla kaplı olan bir bölgede bulunur. Dendritler sinir gözesine iletilen bilgiyi almakla görevli yapılardır. Dendritlerden çok daha uzun olan "akson" isimli genellikle tek bir tane bulunan dal şeklindeki uzantı ise sinir gözesinin bir başka sinir gözesine bilgi iletiminde görev alır. Akson, bilgiyi ucundaki "sinaps" adlı bir bölgeye iletir. Sinaps bölgesindeki "nörotransmitter" adlı kimyasal haberciler ise bu bilgiyi diğer sinir gözesine aktarır. Bu sayede bilgi iletimi tamamlanmış olur. "Nöron" olarak da adlandırılır. @@ Nöronların, başka bir nörondan gelen elektrokimyasal uyarıyı almakla görevli göze uzantısı. Dallanarak ağaç gibi bir yapı kazanır. Genellikle aldığı uyarı nöron gövdesine taşınır ancak Tek-Kutuplu Nöronlarda (unipolar) dendritten alınan uyarı nöron gövdesini pas geçerek doğrudan aksona taşınır. @@ Bir nöron ile farklı tür bir göze arasında ya da nöronlar arasında iletişimi sağlayan kimyasallardır. Sinir gözelerinden hedef gözelere sinyal iletmekte olan bu kimyasal haberciler, beynin pek çok işlemi düzenlemesine destek olmaktadır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- RANDSCHICHTTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SINIR KATMANLI TRANSİSTÖR


- SINIR KAVRAMLAR ile/ve İLİŞKİSEL KAVRAMLAR


- SINIR KONTROL DEPARTMANI ile SINIR

( FRONTIER CONTROL DEPARTMENT vs. FRONTIER )

( مرز ile سرحد ile اداره مرزباني )

( MARZ ile سرحد ile EDAREH MARZBANY )


- BOUNDARY LAYER[İng.] / COUCHE LIMITE[Fr.] / GRENZFLÄCHENSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SINIR TABAKASI


- SİNİR ile AK MADDE

( ... İLE Demet durumundaki sinir liflerinden oluşan beynin iç, omuriliğin dış tabakası. )


- SINIR ile/ve/||/<> ARA


- SINIR ile/ve/değil/yerine/<> ÇARE

( Çare/ler... [için burayı tıklayınız] )


- SINIR ile/ve/<>/değil/yerine ÇERÇEVE


- SİNİR ile/ve/||/<> DAMAR ile/ve/||/<> AKKAN/LENF[Fr. < LYMPHE]

( Duyu ve hareket uyarılarını, beyinden örgenlere, örgenlerden beyne ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet. İLE/VE/||/<> Canlı varolanlarda kanın ya da besleyici sıvıların dolaştığı kanal. İLE/VE/||/<> Damarlarda dolaşan kanla, doku öğeleri arasında aracı görevi yapan, kan plazması ve lenfositten oluşan saydam, sarı renkte bir sıvı. )


- SINIR ile/ve/<> DİP


- SİNİR ile/ve/||/<> GÜÇ ile/ve/||/<> VAJİNA/PENİS/PARA

( "Düşünüyorum, dinliyorum, okuyorum, anlıyorum ve gelişmek istiyorum" düşünce ve çabası içinde olan [dişil ya da eril] her bireyin, zorunlu olan paylaşım ve dayanışmayla bazı şeylerden yararlanmak[/istifade etmek] ve birbirine zarar vermemek üzere nitelikli bir yaşam sürmek için uzaklaşması, terk/istifâ etmesi gerekenlerdir. )


- SINIR ile/ve GÜNEŞ SİSTEMİNİN SINIRLARININ ÖTESİ

( BORDER vs./and ULTRAMUNDANE )


- SINIR = HAT/HADD, HUDUT = LIMIT[İng.] = LIMITE[Fr., İsp.] = GRENZE[Alm.] = LIMITIS[Lat.] = PERAS[Yun.]


- SINIR ve/||/<>/> HAYIR


- SINIR ile/ve/||/<>/> İHLÂL ile/ve/||/<>/> İZ


- SINIR ile/ve/||/<> KATMAN


- SINIR ile/ve/||/<> KIYI ile/ve/||/<> UFUK ile/ve/||/<> YERYÜZÜ ile/ve/||/<> GÖKYÜZÜ ile/ve/||/<> KÜRE ile/ve/||/<> ARAF ile/ve/||/<> EŞİK ile/ve/||/<> BAĞLAÇ ile/ve/||/<> KURGU

( Önemli eşikler ve sınırlar. )


- SINIR[Yun. < PERAS]/HADD/HUDUT[Ar.] ile KOTA[Fr./İng. < QUOTA]

( İki komşu devletin topraklarını birbirinden ayıran çizgi. | Komşu il, ilçe, köy ya da kişilerin topraklarını birbirinden ayıran çizgi. | Bir şeyin yayılabileceği ya da genişleyebileceği son çizgi, uc. | Bir şeyin nicelik bakımından inebileceği ya da çıkabileceği en alt ve en üst yer. | Değişken bir büyüklüğün istenildiği kadar yaklaşabildiği durağan büyüklük. | Uc, son. İLE Bir ülkede ithal edilecek nesnelerin çeşitlerini, oranlarını ya da miktarlarını gösteren dizin. | Bir ülkede ithal edilecek mallar için getirilen sınırlama. | Kuruluşlarda ya da derneklerde bir öbeğe tanınan sayı. | Bazı ülkelerde, sinemalarda belirli bir süre oynatılması zorunlu olan yerli film sayısının yabancı filmlere oranı. )

( BOUNDARY vs. QUOTA )


- SİNİR ile/ve/||/<>/> KRANİYAL SİNİRLER

( ... İLE/VE/||/<>/>

0 - Terminal
I – Olfaktör
II – Optik
III – Okülomotor
IV – Troklear
V – Trigeminal
VI – Abdusens
VII – Fasiyal
VIII – Vestibülokoklear
IX – Glossofaringeal
X – Vagus
XI – Aksesuar
XII – Hipoglossal )

( )

( NERVE vs. CRANIAL NERVES )


- SINIR ile/ve KUŞATMA

( LIMIT vs./and SURROUNDING )


- LIMIT[İng.] / LIMITE[Fr.] ile/değil/yerine/= SINIR


- SINIR ve/<> MERKEZ/ÇEKİRDEK

( LIMIT and/<> CENTER/NUCLEUS )


- SINIR ile MUTLAK

( LIMIT vs. ABSOLUTE )


- SINIR ile/ve/||/<> NESNENİN SINIRLILIĞI


- SINIR ile/ve ÖTEKİ

( BOUNDARY vs./and OTHER )


- SINIR ile/ve/<> SINAMA


- SİNİR ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SINIR

( Yok. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Var. )


- SINIR ile SINIR MUHAFIZI ile SINIR SAKİNİ ile SINIR OFİSİ ile SINIR GÖREVLİSİ ile KENARLIKSIZ ile SINIR ÇİZGİSİ ile SINIRLAR

( BORDER vs. BORDER GUARD vs. BORDER INHABITANT vs. BORDER OFFICE vs. BORDERER vs. BORDERLESS vs. BORDERLINE vs. BORDERS )

( سرحد ile مرزي ile سجاف کردن ile مرز ile کناره ile مجاور بودن ile حاشيه ile مرزبان ile مرزنشين ile اداره مرزباني ile مرز نشين ile بي مرز ile بي مرز و بوم ile خت مرزي ile خط مرزي ile ثغور )

( سرحد ile MARZY ile SAJAF KARDAN ile MARZ ile KONAREH ile MOJAVAR BODAN ile HASHYYEH ile MARZBAN ile مرزنشين ile EDAREH MARZBANY ile MARZ NESHYNE ile BEY MARZ ile BEY MARZ VE BOM ile KHT MARZY ile KHAT MARZY ile SAGHOR )


- SINIR ile SON

( BORDER/BOUNDARY vs. END )


- SINIR ile/ve SONUÇ

( LIMIT vs./and CONSEQUENCE/RESULT )


- SİNİR ile/ve STRES


- SINIR ve/> SÜREKLİLİK ve/> TÜREV ve/> TÜMLEV(İNTEGRAL)

( ... VE/> ... VE/> Türev ve integral, birbirin ters işlemi olarak tanımlanabilir.[Toplama - çıkarma ya da çarpma - bölme gibi] [Sınır ve başlangıç koşulları işin içine girince ilişki biçimi de değişir.] )

( "Türev ve İntegral" açıklamaları için burayı tıklayınız... )

(

Türev ve İntegral

Türev Nedir?

Türev, bir şeyin değişim hızını ölçer.

Örnek:

  • Arabayla giderken hız göstergesine bakıyoruz. O anki hızın, türevin bir örneğidir.
  • Gittiğimiz yolun uzunluğu zamanla değişiyorsa türev, bu değişimin "ne kadar hızlı" olduğunu gösterir.

Daha yalın bir anlatımla...

Bir eğri[grafik] üzerinde bir noktaya bakıyoruz. Bu noktadaki eğimin ne olduğunu türevle buluruz.

Matematiksel olarak...

Eğer y = f(x) gibi bir işlev varsa türev f'(x) ya da \( \frac{dy}{dx} \) ile gösterilir ve işlevin "x'e göre değişim hızını" tanımlar.

Günlük yaşam örnekleri...

Örnek Açıklama
Hız Türev, konumun zamana göre türevi olarak hızı verir. (Örneğin: v = \frac{dx}{dt})
Fiyat Değişimi Bir malın fiyatının zamana göre değişim hızını türevle buluruz.

İntegral Nedir?

İntegral, bir şeyin toplamını ya da birikimini ölçer.

Örnek:

  • Bir arabayla gidiyoruz ve hızını biliyoruz. Bu hızla ne kadar yol kat ettiğini bulmak istersek, integral kullanırız.
  • Eğer bir grafik varsa o grafiğin altında kalan alanı hesaplamak için integral kullanılır.

Daha yalın bir anlatımla...

İntegral, parçaları birleştirerek bir bütünü bulur. Türev, bir şeyin "parçalarına" odaklanırken; integral; "parçaları toplayarak" aslına ulaşır.

Matematiksel olarak...

Eğer f(x) bir işlevse integrali \( \int f(x) dx \) ile gösterilir ve işlevin altında kalan alanı tanımlar.

Günlük yaşam örnekleri...

Örnek Açıklama
Toplam yol Eğer hızını biliyorsak, bu hızla ne kadar yol kat ettiğini integral ile hesaplayabiliriz.
Toplam kazanç Eğer saatlik gelirini biliyorsak, bir gün içinde toplam ne kadar kazandığını bulmak için integral kullanırız.

Türev ve İntegralin ilişkisi

Türev ve integral, birbirinin tersidir:

  • Türev: Bir şeyi parçalarına ayırır ve değişim hızını bulur.
  • İntegral: O parçaları birleştirerek ilk durumunu bulur.

Örnek:

  • Eğer bir arabanın hızını (türev) biliyorsak, bu hızdan toplam yolunu [integral] hesaplayabiliriz.
  • Eğer toplam yolun nasıl değiştiğini biliyorsak, bu değişimden, hızını bulabiliriz.

Gündelik benzetmeler:

Kavram Benzetme
Türev Bir filmin her saniyesini çözümlüyoruz. Hangi saniyede, ne oldu? Hızlı mı, yavaş mı değişti?
İntegral Filmin tamamını izliyoruz ve genel olarak ne anlatıldığını öğreniyoruz.
)


- SINIR ve TAŞIYICI


- SINIR ile UC


- İSTENÇ/İRÂDE VE SİNİRBİLİM DENEYLERİNDE:
LIBET ile/ve/||/<> HAGGARD VE EIMER ile/ve/||/<> HAYNES ile/ve/||/<> FRIED


- SİNİRKANATLILAR ile SİNİROTU

( Saydam olan kanatları, ağ biçiminde damarlarla örtülü, dört kanatlı böcekler takımı. İLE Sinirotugillerden, çiçekleri tek bir sapın ucunda, başak durumunda, yabanıl türleri bulunan ve tıpta kullanılan bir bitki. )

( ... cum PLANTAGO )


- SINIRLAMAK ile SINIRLANMAK ile SINIRLANDIRMAK ile SINIR ile SINIRLI/LIK ile SINIRSIZ/LIK ile SINIR AÇI ile SINIR BOYU ile SINIR DIŞI ile SINIR TAŞI ile SINIRSIZCA ile SINIR KAPISI ile SINIRLI SAYI ile SINIRLI DOĞRU ile SINIRSIZ SAYI ile SINIR KARAKOLU ile SINIRSIZ DOĞRU ile SINIRSIZ YETKİ ile SINIRLI ORTAKLIK ile SINIRLI SORUMLULUK ile SINIRSIZ SORUMLULUK


- SINIRLILIK ile/ve TEKRAR

( RESTRICTEDNESS vs./and REPETITION )


- FRITTING, SINTERING[İng.] / FRITTER[Fr.] / FRITTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SİNTERLEŞTİRME


- SİNTİGRAFİ[Fr.]

( Gama ışınları yayan radyoaktif bir izotopun, organizma içindeki yolunu izlemek temeline dayanan tanı yöntemi. )


- SINUSGALVANOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= SİNÜS GALVANOMETRESİ


- SİNÜS İLE KOSİNÜS İLE TANJANT ile/||/<> TRİGONOMETRİK FONKSİYONLAR

( Açı-kenar ilişkileri. )

( Formül: tan = sin/cos )


- SINUSOSZILLATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SİNÜS OSİLATÖRÜ


- SINE GALVANOMETER[İng.] / GALVANOMÈTRE À SINUS[Fr.] ile/değil/yerine/= SİNÜSLÜ GALVANOMETRE


- SİNÜZOİT[Fr.]

( Bir çemberin, sıfır dereceden 360 dereceye kadar olan yalarının sinüslerinin değişimlerini çizge ile gösteren, devirli, düzlem eğri. )


- TRANSDUCER[İng.] ile/değil/yerine/= SİNYAL ÇEVİRİCİ


- SIGNAL GENERATOR[İng.] / GÉNÉRATEUR DE SIGNAUX[Fr.] / SIGNALGENERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SİNYAL ÜRETECİ


- SİNYOR ile SİNYORA


- SİPARİŞ ile EMİR


- SİPER ile/değil/||/<> ÇARKIFELEK

( ... İLE/DEĞİL/||/<> Kale kuşatmalarında kullanılan bir tür siper. )


- SİPER[Fars.]/KAZAMAT[Fr. < CASEMATE] değil/yerine/= KUYTU, DULDA[yerel]

( Yağmur, güneş ve yelin etkileyemediği, gizli, kuytu yer. | Esirgeme, koruma. )

( KAZAMAT: Toplardan, bombalardan korunmak için yerin altına kazılmış siper. )

( Kışın duldasında, yazın gölgesinde. )


- SİPER[Fars.] ile/<> METRİS[Fars.]

( Askerin, çarpışma sırasında, korunması için yapılan toprak siper. İLE/<> Korunulacak, arkasına, altına ya da içine girerek saklanılacak yer. | Yağmur, güneş ve rüzgârın etkilemediği gizli, kuytu yer, dulda. | Güneş ve yağmurun etkisinden korunmak amacıyla şapka ve kasket gibi şeylerin önüne yapılan çıkıntı, siperlik. | Askerlerin gidiş gelişinde ya da savaşta, karşı tarafa hedef olmadan ateş edebilmesi için kazılmış, üstü açık hendek. | Kuytu, korunulabilen. )


- SİPER-İ SAİKA[Ar.]/PARATONER[Fr. < PARATONNERRE]["PARATONEL" değil!] değil/yerine/= YILDIRIMSAVAR/YILDIRIMKIRAN/YILDIRIMLIK


- Şİ'R[Ar. çoğ. EŞ'ÂR] ile ŞÎR[Ar.]

( Anlama. | Şiir, edebî değeri olan nazımlı ve uyaklı söz. İLE Arslan. | Süt. | Yiğit, yürekli. )


- SIR [PAYLAŞILAMIYOR/PAYLAŞILMIYOR]


- SIR [PAYLAŞILAMIYOR/PAYLAŞILMIYOR]


- SIR ile/değil/yerine/>< AKIL


- SIR :/yerine BAYIM


- SIR ve/=/||/<>/< BİLİM


- SIR ve/<> BİRİKMİŞ EMEK


- SIR ile/ve/||/<> DOSTLUK

( Bir şeyi anlatmamak isteyişimizde başlar. İLE/VE/||/<> Her şeyi anlatmak isteyişimizde başlar. )


- SIR ile/değil İLİŞKİ

( Modern bilim, ilişki ve betimlemeyi ele alır. )

( Sır eylemdir - Burada ve Şimdi! )

( Birine "Sırrımı sakla!" diyorsan, o sırrı sen ilân ediyorsun demektir. )

( İki kişinin bildiği sır değildir. )

( Sır, hak etmeyenlere/etmeyenlerde kötülük demektir. )

( [not] SECRET/HIDDEN vs./but RELATIONSHIP
The secret is in action - here and now. )


- SIR ile/ve KISIR


- SIR ile/ve/<> "KOKU"


- SIR ile/ve SINIR


- SIR ile/ve/değil SINIR


- Sİ'R[Ar. çoğ. ES'ÂR] ile SÎR[Ar.]

( Tüketiciyi korumak amacıyla, özellikle zorunlu gereksinim maddeleri için devletçe saptanan fiyat. [Fars. NARH] İLE Tok, doymuş. | Sarmısak. )


- SIR ile/||/<> SIRALTI TEKNİĞİ ile/||/<> SLİP TEKNİĞİ ile/||/<> PERDAH TEKNİĞİ/LÜSTER ile/||/<> RENKLİ SIR TEKNİĞİ ile/||/<> KARBOTİ

( Keramikler üzerinde koruyucu, cam benzeri tabaka. İLE/||/<> Keramik boyalarının bisküvi halindeki keramikler üzerine boyanarak üstlerine sır çekilmesi, boyaların sır altında kalması ile oluşan teknik. İLE/||/<> İlk dönem Osmanlı keramiklerinde hamur kırmızıdır. İşte bu kırmızı rengi kapanak, beyaz ve düzgün bir yüzey elde etmek için keramikler astarlanır. Slip tekniğinde de esas olan bu astardır. Bu teknikte süsleme astarla yapılır. Burada astar, normaldeki halinden daha koyudur. Kırmızı hamurlu kap üzerine, istenen motiflere göre fırça ile astarla süsleme yapılır ve istenen renk, saydam sırlanır. İLE/||/<> Perdah tekniği çini ve keramik alanında bir sır üstü çalışmasıdır. Kap istenen renkte sırla sırlanıp fırınlandıktan sonra perdah adı verilen madde ile istenen örnekler yapılır ve az hararetli, dumanlı bir fırında tekrar fırınlanır. Bu fırınlamadan sonra, kap madeni bir parlaklık kazanır. İLE/||/<> Osmanlılar tarafından uygulanan bir çini tekniği. Bu teknikte boya sır altındadır. Sırın kendisi renklidir. İlk olarak, levha üzerine sınır birbirine karışmasını önleyen, kontur oluşturan bir madde ile sınırlar belirlenir. Daha sonra, istenen renkler sırasıyla boya gibi kullanılarak levha renklendirilir. En son fırın işlemiyle renkler ve yüzey tarafında içinden kaynaklanan bir mermerleşme karışması sağlanır. İLE/||/<> Keramiklerin süslenmesinde kullanılan bir teknik. Doğrudan kabın üzerine yapılan ya da ikinci hamuru yapıştırmak yoluyla bir takım kabartma figürlerin işlenmesi. )


- SIR ile SIRLI ile DON

( GLAZE vs. GLAZED vs. GLAZED FROST )

( لعاب ile لعاب شيشه ile مهره ile لعابيکردن ile لعابي ile لعابدار ile بژ )

( LOAB ile LOAB SHYSHEH ile MANPAREH ile LOABYKARDAN ile لعابي ile LAEBDAR ile BEZH )


- SIR ve/<> YANSITMA

( SIR: GÜMÜŞ NİTRAT )


- SİREN değil/yerine/= ÜNLER


- SIR/ESRAR değil/yerine/= GİZ


- ŞIRINGA[İng. < SYRINGE]/ENJEKTÖR değil/yerine/= İĞNE


- ŞİRK ile/değil KÂMİL KÜFÜR


- ŞİRK ile/ve/||/<> KİBİR

( Tanrı'ya, başka bir şeyi/birini ortak koşmak. İLE/VE/||/<> Tanrı'ya, kendini ortak koşmak. )


- ŞİRK ile ŞİRKTEN SONRAKİ GÜNAHLAR


- SİRKADİYEN ile SİRKALUNAR ile SİRKASEPTAN ile SİRKANUAL

( )


- ZIRKULATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SİRKÜLATÖR


- SİRKÜLER/CIRCULAR[İng.] değil/yerine/= DAİRESEL | İÇ YAZIM


- SİRKÜLER değil/yerine/= DUYURUM


- SİRKÜLER ile SEKÜLER


- SİRKÜLER ile SİRKÜLASYON


- SIRLAR'DA:
KİŞİYE VERİLEN SIR ile/ve AÇILDIKÇA ÇOĞALAN SIR ile/ve SAKLANDIKÇA ÇOĞALAN SIR


- SIRTARMAK ile SIRTAR


- CHAMBRE A' NUAGES[Fr.] / NEBEL KAMMER, DIFFUSIONSNEBELKAMMER[Alm.] ile/değil/yerine/= SİS ODASI/DİFÜZYON BULUT


- ŞİŞİRME ile ŞİŞİRMECE ile ŞİŞİRME HABER


- SİSMOGRAF değil/yerine/= DEPREMYAZAR


- SİSTEMİK İLE PULMONER İLE KORONER ile/||/<> DOLAŞIM SİSTEMLERİ

( Kan dolaşım yolları. )

( Formül: LV → Aort → Vücut )


- SISTER vs. NUN vs. ABBESS vs. MOTHER


- SISTER :/yerine KIZ KARDEŞ


- SİTÂRE[Ar. < SETR | çoğ. SETÂİR] ile SİTÂRE[Fars. çoğ. SİTÂREGÂN]

( Örtünülecek, perdelenecek şey. İLE Yıldız. | Taih, kader, baht. )