R ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 12.302 başlık/FaRk ile birlikte,
12.302 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(35/51)
- MUTEDİL[Osm.] / NEUTRAL[İng.] / NEUTRE[İng./Fr.] ile/değil/yerine/= NÖTR, NÖTÜR
- NEUTRALE TEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTR SICAKLIK
- FILTRE NEUTRE[Fr.] / NEUTRALES FILTER[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTR SÜZGEÇ
- NÖTR ile ATÂLET
- NÖTR ile BOŞ
( NEUTER vs. EMPTY )
- NÖTR ile/ve/değil/||/<> KENDİLİĞİNDENLİK
- NÖTR ile SAYDAM
- NEUTRON DETECTOR[İng.] / DÉTECTEUR DE NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENDETEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON DEDEKTÖRÜ
- NEUTRON CONVERTER[İng.] / CONVERTISSEUR DE NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENUMWANDLER, NEUTRONENKONVERTER[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON DÖNÜŞTÜRÜCÜSÜ
- NEUTRON DIFFRACTOMETER[İng.] / DIFFRACTOMÈTRE À NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENBEUGUNGSMETER, NEUTRONENDIFFRAKTOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON KIRINIMÖLÇERİ
- NEUTRON NUMBER[İng.] / NOMBRE DE NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON SAYISI
- NEUTRON ABSORBER[İng.] / ABSORBEUR DU NEUTRON[Fr.] / NEUTRONENABSORBER[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON SOĞURUCU
- NEUTRON HOWITZER[İng.] / OBUS À NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENHAUBITZE[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON TOPU
- NEUTRON REFLECTOR[İng.] / RÉFLECTEUR DE NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENREFLEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON YANSITICISI
- NEUTRON AGE[İng.] / NEUTRONENALTER[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON YAŞI
- NEUTRON MODERATOR[İng.] / MODÉRATEUR DE NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENMODERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON YAVAŞLATICISI
- NEUTRON STAR[İng.] / ÉTOILE À NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENSTERN[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON YILDIZI
- NOVASULOR[İng.] ile/değil/yerine/= NOVASULOR
- SEMI-CONDUCTEUR NP[Fr.] / NP-HALBLEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= NP YARI İLETKEN
- TRANSISTOR NPN[Fr.] / NPN-TRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= NPN TRANSİSTÖR
- NUCLEAR :/yerine NÜKLEER
- NUHNEVİDEN KALMA (ÂDETLER) değil NUH NEBÎ(PEYGAMBER)'DEN GELEN
- NÜHÛL[Ar. < NAHL] ile NÜHÛR[Ar. < NAHR] ile NÜHÛR[Ar. < NAHR] ile NÜHÛR[Fars.]
( Arılar, bal arıları. | Çok zayıflı, arıklık, lâgarlık. İLE Kurbanlar. İLE Akarsular, çaylar, ırmaklar. İLE Göz. )
- NUCLEAR REACTOR[İng.] / KERNREAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= NÜKLEER REAKTÖR
- NÜKLEER değil/yerine ÇEKİRDEKSEL
- NÜKLEER ile NÜKLEER TIP ile NÜKLEER ATIK ile NÜKLEER SİLAH ile NÜKLEER ENERJİ/K ile NÜKLEER REAKTÖR ile NÜKLEER SANTRAL
- NUMBER :/yerine SAYI
- NÜMÜLER/NUMMULAR[İng.] değil/yerine/= PARA BÜYÜKLÜĞÜNDE VE BİÇİMINDE
- NÛR[çoğ. ENVÂR, NÎRÂN] ile ...
( AYDINLIK, PARILTI, TECELLİYÂT )
- NÛR ve/<> HİDÂYET
( İman. VE/<> İslâm. )
- NUR ve/||/<> HİDÂYET(KILAVUZLAMA)
( Tevrat'ta. / İncil'de. / Kur'ân-ı Kerîm'de. / Kişide. )
( PHILO ve/||/<> SOPHOS )
- NUR ve/<> HİDÂYET(KILAVUZLAMA)
( Sevgi. VE/<> Adâlet. )
( Dışarıda adâlet, içeride sevgi. )
- NUR ve/||/<> İMAN
( Olsun! VE/||/<> Olsun! )
- NUR ile/ve KUDRET
- NUR ile NUR YÜZLÜ/LÜK
- NÛR ve OLMAK
- NÛR ile/ve RUH
- NUR ile/ve/<> ŞEFKÂT
( İlâhî sevgi. İLE/VE/<> ... )
- NÜŞ-HÂR[Fars.] ile ...
( Geviş. )
- NUSRET[< NASR] ile ...
- NUSSELT NUMBER[İng.] / NOMBRE DE NUSSELT[Fr.] / NUSSELT-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= NUSSELT SAYISI
- NUTUK/HİTÂBE/DİSKUR değil/yerine/= SÖYLEV/SÖYLERGE
( ATATÜRK'ÜN GENÇLİĞE HİTABI
Ey Türk gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk cumhuriyetini, ilelebet
muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur.
Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir.
İstikbalde dahi, seni, bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici bedhahların olacaktır.
Bir gün, istiklâl ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraatini düşünmeyeceksin!
Bu imkân ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir.
İstiklâl ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, tüm dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler.
Cebren ve hile ile aziz vatanın, tüm kaleleri zapt edilmiş, tüm tersanelerine girilmiş, tüm orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir.
Tüm bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler.
Hatta bu iktidar sahipleri, şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler.
Millet, fakr u zarûret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen;
Türk istiklâl ve cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda, mevcuttur!
ATATÜRK
(Nutuk, 20 Ekim 1927)
)
- NÜZÛR[Ar. < NEZR] ile NÜZÛR/NÜZERÂ[Ar. < NEZÎR]
( Adaklar, adamalar. İLE Doğru yola getirmek üzere gözdağı vermeler, korkutmalar. )
- O DA HAKLI, O DA, O DA ile/değil/yerine HER BİRİNDE, HAKLILIK PAYI VAR
- O SIRALAR ile O DÖNEMLER
- O ZAMAN ile/ve BU SEFER
- O.D./OCULUS DEXTER[İng.] değil/yerine/= SAĞ GÖZE
- O.S./OCULUS SİNISTER[İng.] değil/yerine/= SOL GÖZE
- O ... ile/ve BİR ...
( Belirli. İLE/VE Belirsiz/herhangi. )
- O ... ile BİR ...
( Toplamada. İLE Çarpmada. )
( Etkisiz. İLE Etkisizleştiren/"yutan". )
- obduc.[Lat. < OBDUCE, OBDUCATUR] değil/yerine/= SÜRÜLSÜN
- ÖBEK ile/ve/||/<> ZİNCİR
- OBERMAYER'S TEST[İng.] / TEST DE OBERMAYER[Fr.] / OBERMAYER'S PRÜFUNG (PROBE)[Alm.] ile/değil/yerine/= OBERMAYER DENEYİ
- RÉACTIF OBERMAYER[Fr.] ile/değil/yerine/= OBERMAYER REAKTİFİ
- OBERMÜLLER'S TEST[İng.] / TEST DE OBERMÜLLER[Fr.] / OBERMÜLLER'S PRÜFUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= OBERMÜLLER DENEYİ
- OBJEKTİFTE:
STANDART ile/ve DSLR
- OBSERVER :/yerine GÖZLEMCİ
- OBSESİF-KOMPÜLSİF BOZUKLUK/OBSESSIVE-COMPULSIVE DISORDER[İng.] değil/yerine/= TAKINTI-ZORLANTI BOZUKLUĞU
- OBSİDYEN ile/||/<> JASPER
( Volkanik cam. İLE/||/<> Kırmızı, sarı ve kahverengi renklerde olabilir. )
- ÖBÜR/ÖTEKİ DİLLER ile/ve/<>/değil/yerine TÜRKÇE
( [not] OTHER LANGUAGES vs./and/<>/but TURKISH )
- ÖBÜR ile ÖBÜRÜ ile ÖBÜR GÜN ile ÖBÜR DÜNYA
- OBURLUK YAPMAK ile OBUR ile OBURLUK
( GLUTTONIZE vs. GLUTTONOUS vs. GLUTTONY )
( شکم پرستي کردن ile شکمو ile پر خور ile شکم پرست ile شکم پرستي ile پر خوري ile پرخوري )
( SHKAM PARESTY KARDAN ile SHKAMO ile PAR KHOR ile SHKAM PAREST ile SHKAM PARESTY ile PAR KHORY ile PORKHORY )
- OCCUR :/yerine MEYDANA GELMEK
- ODA [PAYLAŞILAMIYOR/PAYLAŞILMIYOR]
- ODA [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]
- ZIMMERTEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= ODA SICAKLIĞI
- MİHRAK[Osm.] / FOCUS[İng.] / FOYER[Fr.] / BRENNPUNKT, FOKUS[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAK
- ÖDEV = VAZİFE = DUTY[İng.] = DEVOIR[Fr.] = PFLICHT[Alm.] = DEON, KATHETON[Yun.] = OFFICIUM[Lat.] = DEBER[İsp.]
- ODİT/AUDIT ile/||/<> ODİTÖR/AUDITOR
( Dinleyiciler. İLE/||/<> İşitsel. )
- ÖDÜL ile ÖDÜLLER
( AWARD vs. AWARDS )
( اعطا کردن ile اعطاء کردن ile جيزه ile جويز )
( ETA KARDAN ile ETA KARDAN ile جيزه ile جويز )
- XYLOSE, WOOD SUGAR[İng.] / XYLOSE, SUCRE DEBOISE[Fr.] / XYLOSE, HOLZZUCKER[Alm.] ile/değil/yerine/= ODUN ŞEKERİ
- OFFER vs. ORDER
- OFFER :/yerine TEKLİF ETMEK
- OFFEROR ile OFFEREE
( İcapçı. İLE Kabulcü. )
- OFFICER :/yerine MEMUR, SUBAY
- ÖFKE = ANGER[İng.] = COLËRE[Fr.] = ZORN[Alm.] = ira[Lat.]
- [ne yazık ki]
ÖFKE ile/ve/||/<> İFRİT[Ar.]
( ... İLE/VE/||/<> Doğu masal ve efsanelerinde kötü, korkunç yaratık. | Öfkeli, ortalığı birbirine katan kişi. | İçini kemiren, meşgul eden şey. )
- ÖFKE ile/ve/||/<> KEDER ile/ve/||/<> ÜZÜNTÜ ile/ve/||/<> STRES ile/ve/||/<> KORKU
( Karaciğeri yorar ve hasta eder. İLE/VE/||/<> Akciğeri yorar ve hasta eder. İLE/VE/||/<> Mideyi yorar ve hasta eder. İLE/VE/||/<> Kalbi ve beyni yorar ve hasta eder. İLE/VE/||/<> Böbrekleri yorar ve hasta eder. )
- [ne yazık ki]
ÖFKE ile/ve/||/>/<>/>< ZARAR
( Öfkeyle kalkan, zararla oturur. )
- ÖFKEDE:
GÖZ KIZARIR ile/ve/değil/yerine/||/<>/> YÜZ KIZARIR
( [Öfke ...]
Gelince. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Gidince. )
( Kâzım[öfkesini tutan/yutan] olmayı yeğle/yelim!) )
- OĞ ile/<> OĞURÇAK ile/<> OĞURDAK ile/<> OĞRAK ile/<> OĞUR
( An. İLE/VE/||/<>/> Salise. İLE/VE/||/<>/> Saniye. İLE/VE/||/<>/> Dakika. İLE/VE/||/<>/> Saat. )
- OGAR ile OR ile OY
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Alnında beyaz bir leke olan.[at] İLE Rengi parlak kırmızımsı kahverengi ile koyu sarı arasında olan.[at] İLE Kül renginde.[at] )
- ÖGE(UNSUR) ile MUTLAK
( Daha altına inilemeyen. İLE ... )
( ELEMENT vs. ABSOLUTE )
- ÖĞE ile ÖĞELER
( ITEM vs. ITEMS )
( فقره ile کالا ile رقم ile اقلام ile فقرات )
( FAGHAREH ile KALA ile RAGHAM ile EGHALAM ile FAGHARAT )
- ÖĞE = UNSUR = ELEMENT[İng., Alm.] = ÉLÉMENT[Fr.] = ELEMENTUM[Lat.] = ELEMENTO[İsp.]
- ÖĞELER, UNSURLAR, ELEMENTLER = CEVÂHİR-İ BASÎTE = ORGANES ÉLÉMENTAIRES
- ÖĞELER ile/ve/||/<>/> KİMYASAL EVRİM ile/ve/||/<>/> DİRİMSEL(BİYOLOJİK) EVRİM
(
)
( Kimyasal evrimin, hidrojen siyanür[HCN] ve formaldehid[H2CO] gibi basit organik moleküllerin, abiyotik sentezleriyle başladığı sanılmaktadır. Bu moleküllerin oluşumuyla ilgili olası mekanizmalar bilinmektedir fakat oluşum oranları hakkında belirsizlikler bulunmaktadır. Gereken şey, reaktif olmayan atmosfer moleküllerinin, yeni moleküller oluşturmak üzere birbiriyle birleşmleri için reaktif bileşenlere ayrılmalarını sağlayacak bir enerji kaynağıdır. Şimşekler ve güneşten gelen mor ötesi ışınlar, yerin ilk zamanlarında, uygun enerji kaynağı yaratmış olabilir.
Polimerlerin, bileşenleri olan monomerlerden oluşmaları için enerji girişi gerekir. Polimerler ve öteki organik bileşikler, daha basit bileşikler olarak yalınlaştıklarında, enerji açığa çıkar.
Tüm organizmalarda, metabolik ve genetik aygıttan başka, protein ve başka polimerlerden oluşan zarlar bulunur. Bazı zarlar, hücreyi kuşatarak canlı protoplazmayı çevresindeki ortamdan ayırır; ötekiler ise iç zarlardır. Son araştırmalar, zarların sadece basit bir koruma olmadıklarını, hücrenin biyokimyasal işlemlerinin çoğunun zarlarda oluştuğunu göstermiştir. Örneğin, hücre çeperinin etkin işlevlerinden biri, çevredeki bileşenler ortamından hücre için gereken özütleme işleminin yapılması ve artık ürünlerin çevreye atılmasıyla ilgilidir. Kimyasal evrim, yaşam başlamadan önce yüksek olasılıkla ham biyolojik zarlar üretmek zorunda kalmıştır.
Hücrenin ortaya çıkmasıyla birlikte yeryüzü tarihinin kimyasal çağı sona ermiştir. Ne yazık ki, kimyasal evrim, jeolojik kayıtlarda kesin bir iz bırakmamış. Yaşamın kökenini kavrayışımız, kurama, laboratuvarda yapılan benzetim çalışmalarına ve karşılaştırmalara dayanmaktadır. )
- ÖĞELER ile LANTAN DİZİSİ
( Kimyasal yollarla daha yalın maddelere ayrıştırılamayan maddeler. İLE Atom numarası 57 ile 71 arasındaki, seyrek bulunan elementlerin oluşturduğu grup. )
( Element Keşiflerinin Ülke Tablosu )
( ELEMENTS vs. LANTHANIDE SERIES )
- ÖĞRENDİRİYOR değil ÖĞRETİYOR
- ÖĞRENMEK ile ÖĞRENİLEBİLİR ile ÖĞRENİLDİ ile BİLGİLİ İNSANLAR ile ÖĞRENİLMİŞ BİR ŞEKİLDE ile ÖĞRENCİ ile ÖĞRENME ile ÖĞRENMELER
( LEARN vs. LEARNABLE vs. LEARNED vs. LEARNED PEOPLE vs. LEARNEDLY vs. LEARNER vs. LEARNING vs. LEARNINGS )
( تعلم کردن ile روان کردن ile فرا گرفتن ile تعليم گرفتن ile بلد شدن ile ياد گرفتن ile درس آموختن ile يادگرفتني ile پر مايه ile مکتسب ile نحرير ile فرزان ile عالم ile فاضل ile علام ile عارف ile فاضلانه ile فراگرفته ile عالمانه ile مايه دار ile فضلا ile يادگيرنده ile فضل وکمال ile فرا گيري ile تعلم ile يادگيري ile فراگيري ile معارف )
( TALAM KARDAN ile RAVAN KARDAN ile FARA GARAFTAN ile TAELYM GARAFTAN ile BOLD SHODAN ile YAD GARAFTAN ile DARS AMUKHTAN ile YADGARAFTANY ile PAR MAYYEH ile مکتسب ile نحرير ile FARZAN ile ALAM ile FAZEL ile ALAM ile AREF ile فاضلانه ile FARAGARAFTEH ile ALMANEH ile MAYYEH DAR ile فضلا ile YADEGYRANDEH ile FAZL VOKMAL ile FARA GYRY ile تعلم ile YADEGYRY ile FARAGYRY ile MOAREF )
- ÖĞRETECEĞİN KADAR ile BİLMEN GEREKTİĞİ KADAR
( Leblebi kadar öğretebilmek için top kadar bilmek gerek. )
( Öğreteceğin kadar bilirsen öğretemezsin. )
( Bilmiyorsan, Öğret! )
( Öğrenmenin tek yolu uygulamadır. )
( Bir günde olmaz ama bir gün[de] olur. )
( Aramakla bulunmaz fakat bulanlar arayanlardır. )
( Arayan aradığı sürece ayrı kaldı çünkü aradığı kendindeydi. )
( AS MUCH AS TO TEACH vs. AS MUCH AS TO KNOW HOW MUCH YOU NEED
The only way to learn is by practice. )
- MILL[İng.] / MOULIN, BROYEUR[Fr.] / MÜHLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖĞÜTME DEĞİRMENİ, ÖĞÜTMEK
- OĞUZ ile OĞUZCA ile OĞUZELİ ile OĞUZLAR
- OHMMETER[İng.] değil/yerine/= OHMMETRE
( Bir elektrik devresindeki devre elemanlarının elektrik akımına karşı gösterdiği direnci ölçmek için kullanılan ölçüm aleti.[1]
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- OKLÜDER/OCCLUDER[İng.] değil/yerine/= YAPAY TIKAÇ
- ÖKSEMEK ile ÖKSELEMEK ile ÖKSE ile ÖKSE OTU ile ÖKSE KUŞU ile ÖKSE ÇUBUĞU ile ÖKSE OTUGİLLER
- OXYDATION NUMMER[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİDASYON SAYISI
- SAUERSTOFFERZEUGER[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİJEN ARTTIRICI
- FLUORURES DE OXYGÈNE[Fr.] / SAUERSTOFF FLUORIDE[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİJEN FLORÜRLER
- SAUERSTOFFÜBERTRÄGER[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİJEN TAŞIYICI
- OKSİJENATÖR/OXYGENATOR[İng.] değil/yerine/= OKSİJENLENDİRICİ
- MÜVELLİDULHUMUZALI SU[Osm.] / HYDROGEN PEROXIDE, HYDROGEN DIOXIDE, OXYGEN WATER[İng.] / EAU OXYGÉNÉE, EAU OXYGÉNÉ[Fr.] / WASSERSTOFFSUPEROXYD, WASSERSTOFFPEROXYD[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN PEROKSİT, OKSİJENLİ SU
- OXYMONOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİJENOMETRE
- OKSİT[Fr. < Yun.] ile OKSİLİT[Fr. < Yun.] ile ONEJİT[Fr.]
( Oksijenli bir öğe ya da kökle bileşmesiyle oluşan madde. İLE Suyla birleştirğinde, oksijen açığa çıkaran, bileşiminde nikel ve bakır tozları bulunan, sodyum ve potasyum peroksit. İLE Hidratlı doğal oksit. )
- OKSİYÜR değil/yerine/= SİVRİKUYRUK
( 3-12 mm. uzunluğunda, insanın, özellikle çocukların bağırsaklarında yaşayan, küçük bir solucan. )
- ÖKSÜZ/YETİM ile/||/<> NANHAR
( Ya annesi, ya babası ya da ikisi birden olmayan. İLE/||/<> Ölen yeniçerilerin çocuklarına verilen ad. )
- OCTANE NUMBER[İng.] / INDICE D'OCTANE[Fr.] / OKTANZAHL, OKTANWERT[Alm.] ile/değil/yerine/= OKTAN SAYISI
- OKTAN[Fr.] ile OKTANT[Fr.]
( Petrolde bulunan, renksiz, sıvı durumunda olan hidrokarbon. İLE Yıldızların yüksekliğini ve açı uzaklığını gözlemeye yarayan araç. )
- OKÜLER[Fr.] ile ...
( Optik aygıtlarında, objektiften aldığı ışınları göze veren mercek dizgesi. )
- OKÜLER değil/yerine/= GÖZLEÇ
- OKUNACAKLAR ile/ve/<> KONUŞULACAKLAR
( GOING TO READ vs. GOING TO TALK )
- OKUR-YAZAR
- OKUYAN/YAZAN ile/ve/değil/yerine OKUR-YAZAR
- OLA DA BİLİR, OLMAYA DA BİLİR" değil OLABİLİR DE, OLMAYABİLİR DE
- OLABİLECEKLER ile/ve/||/<>/>/< OLMASI GEREKENLER
- OLABİLİR ile GİBİ
( PROBABLE vs. LIKE )
- OLABİLİR ile OLABİLEN
( POSSIBLE vs. CAN BE )
- ... OLABİLİR ile/ve ... OLSA GEREK ile/ve ... OLMALI
- OLABİLİR yerine ZAMAN GÖSTERECEK
- OLABİLMEK ile KAPAK OLABİLİR ile KONSERVE ile KONSERVE YİYECEK ile KONSERVE FABRİKASI
( CAN vs. CAN LID vs. CANNED vs. CANNED FOOD vs. CANNERY )
( توانستن ile قوطي کنسرو ile قوطي ile درقوطي ريختن ile در قوطي ile مست باده ile کنسرو ile کنسروسازي )
( TAVANSTAN ile QOTY KONSORO ile QOTY ile DARQOTY RYKHTAN ile DAR QOTY ile MOST BADEH ile KONSORO ile KONSOROSAZY )
- AUSSERORDENTLICHE WELLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= OLAĞANDIŞI DALGALAR
- OLAN OLMALIYDI ile/ve OLACAK OLAN OLUR ile/ve (O HALDE) OLAN OLUR
- OLANAKLAR ve/||/<>/>/< GELİŞME HAKKI
- OLANAKLAR ile/ve/değil/yerine/||/<> OLANAKLILIKLAR
( Parça. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Bütün. )
( Hedef. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Durum. )
- OLANAKLI ile/ve/değil YANLIŞ DEĞİL/OLMAYACAKTIR
- OLANAKSIZLAR değil OLANAKSIZLIKLAR
- ... (OLARAK) GÖRÜLÜR ile ... (OLARAK) GÖRÜNÜR
- ... OLASILIĞI:
YÜKSEKTİR ile/ve/||/<>/> YÜKSELİR
- OLASILIK ile/ve/||/<>/> TEDBİR
- OLAY UFKU ile/ve/<> ERGOSFER
( EVENT HORIZON ile/ve/<> ERGOSPHERE )
(
)
- OLAY UFKU ile/||/<> ERGOSFER
( Olay ufku geri dönüşsüz sınır İLE ergosfer enerji çıkarılabilir bölge. )
( Formül: r = r_s İLE r_s < r < 2r_s )
- OLAYLAR VE KİŞİLER ve/||/<> YÜKLENEN ANLAM ve/||/<> ALGI ve/||/<> YORUM | BİLİŞSEL ÇARPITMALAR
- OLAYLAR ile/ve YANSIMALAR
( EVENTS vs./and REFLECTIONS )
- MESSZYLINDER[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖLÇEKLİ SİLİNDİR
- MESSFÜHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖLÇER
- ÖLÇERMEK ile ÖLÇER
- ÖLÇÜ EKSİKLİKLERİNDE:
İMÂLE ile/ve/<> ZİHAF ile/ve/<> MED ile/ve/<> VASL(ULAMA) ile/ve/<> KASR ile/ve/<> SEKT-İ MELİH
( Kısa olan hecenin, uzun okunması. İLE/VE/<> Uzun hecenin, kısa okunması. İLE/VE/<> Bir tam sesi, birbuçuk sese yükseltmek. İLE/VE/<> Sessizle biten sözcüğün, sesliyle başlayan sözcüğe bağlanması. İLE/VE/<> Sessizle biten sözcüğün, sesliyle başlayan sözcüğe bağlanması. İLE/VE/<> Uzun heceyi, inceltmek. İLE/VE/<> Kısa hecelerin, birleşerek, uzun hece oluşturması. )
( )
- ÖLÇÜ ile/ve AYAR
( MODERATION vs./and SETTING, ALIGNMENT )
- ÖLÇÜ ile/||/<> AYAR
- ÖLÇÜLEBİLİR/LER ile ÖLÇÜLEMEZ/LER
( MEASURABLE/S vs. UNMEASURABLE/S )
- MEASURING CYLINDER[İng.] / ÉPROUVETTE GRADUÉE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖLÇÜLÜ SİLİNDİR
- OLDU ile OLUYOR ile OLACAK
( Daha önce defalarca olmuş olsa bile; olmaya devam ediyor ya da edecek "görünse" bile; olacağı "kesin" diye beklenilse bile olmaya devam edecek anlamına gelmez/getirilemez. )
- ... OLDUĞU KADAR ile/ve/değil ... OLMASININ YANISIRA
- OLED İLE QLED İLE PEROVSKİTE LED ile/||/<> IŞIK YAYAN MALZEMELER
( Display teknolojisi malzemeleri. )
( Formül: EQE = IQE × ηout )
- OLEFINS[İng.] / OLÉFINE[Fr.] / OLEFINE[Alm.] ile/değil/yerine/= OLEFİNLER
- ÖLENE KADAR ile/değil ÖĞLENE KADAR
- OLGU ile DÜŞÜNCE/FİKİR
( FACT vs. IDEA )
- OLGUNLAŞMA(KEMÂLÂT) ve SABİTLİK ve TEKRAR
- OLIGOMER[İng.] / OLIGOMÈRE[Fr.] / OLIGOMER[Alm.] ile/değil/yerine/= OLİGOMER
- OLİMPİYAT SONUÇLARI[2016]:
ÜLKELER ve/ne yazık ki/>< TÜRKİYE
(
)
( Türkiye, 1 altın, 3 gümüş, 4 bronz olmak üzere toplam 8 madalyanın sahibi oldu. )
- OLMADIYSA:
[ya] DAHA İYİSİ OLUR ya da HAYIRLISI BUDUR
- OLMAK ile OLUYOR
( HAPPEN vs. HAPPENING )
( پيش آمدن ile رويدادن ile پا دادن ile واقعشدن ile واقع شدن ile رخ دادن ile پيشامد کردن ile جريان داشتن ile در رسيدن ile وقوع يافتن ile اتفاق افتادن ile روي دادن ile عارض ile رخداد ile وقوع )
( PEYSH AMADAN ile ROYDADAN ile PA DADAN ile VAGHASHODAN ile VAGHE SHODAN ile RAKH DADAN ile PEYSHAMAD KARDAN ile JARYAN DASHTAN ile DAR RESYDAN ile VAGHU YAFTAN ile ETEFAGH AFTADAN ile ROY DADAN ile AREZ ile RAKHODAD ile VAGHU )
- OLMALI/OLMAMALI ile/değil/yerine OLABİLİR
( POSSIBLE vs. SHOULD/SHOULDN'T BE )
- OLMALI ile/ve/değil/yerine/<> OLABİLİR
- OLMASI GEREKEN KADAR ile ABARTI
( UP TO IT'S NEEDS vs. EXAGGERATION )
- OLMASI GEREKİR değil OLSA GEREK
- OLMAYABİLİR ile OLANAKSIZ
- ÖLMEYE DEĞER ile ÖLDÜRMEYE DEĞER ile/değil/yerine YAŞAMAYA DEĞER
( Birkaç şey var. İLE Hiçbir şey yok. İLE/DEĞİL/YERİNE Çok şey var. )
- ÖLÜM ile İNTİHAR
( Dünyada yılda bir milyon, kırk saniyede bir intihar etmektedir. )
(
)
- ÖLÜM ile/||/<> KIYIM/CİNAYET[Ar.] ile/||/<> ÖZKIYIM/İNTİHAR[Ar.]
- ÖLÜM/İLİŞKİ İÇİN:
"BAŞLANGIÇ" yoksa/>< "SON" DA YOKTUR
- OLUR" ile/değil/yerine/>< İHTİYÂR
( Uygun ve geçerli olmayanlara/olmayabileceklere geçit vermek, kabul etmek yerine onurunla yaşamayı yeğlemek gerek. )
- OLUR"
ile/ve/değil/||/<>/><
NA OLUR ve/||/<> NAH OLUR
- OLUR ile/ve/||/<> OLMAZ
( Diye bir şey yok! İLE/VE/||/<> Diye bir şey yok! )
- OLUR" ile/değil/yerine/>< ONUR
( Uygun ve geçerli olmayanlara/olmayabileceklere geçit vermek, kabul etmek yerine onurunla yaşamayı yeğlemek gerek. )
- OLUŞ ve/<> NÛR
- OLUŞ ve NÛR
- OLUŞ'TA(KEVN): SÜKÛN ve/||/<> HAREKET ve/||/<> ELVAN ve/||/<> ASVAT ve/||/<> TUUM(TADLAR) ve/||/<> REVAYİH(KOKULAR) ve/||/<> İTİMAT ve/||/<> HARARET ve/||/<> BÜRÛDET ve/||/<> RUTÛBET ve/||/<> YÜBÛSET(KURULUK) ve/||/<> TELİF ve/||/<> HAYAT ve/||/<> ELEM ve/||/<> KUDRET ve/||/<> İRADET ve/||/<> KERÂHET ve/||/<> ŞEHVET ve/||/<> NEFRET ve/||/<> İTİKAT ve/||/<> ZAN
( LA STABILITE et/||/<> LE MOUVEMENT et/||/<> LES COULEURES et/||/<> LES SONS et/||/<> LES GOUTA et/||/<> LES ODEURS et/||/<> L'APPUI et/||/<> LA CHALEUR et/||/<> LE FROID et/||/<> L'HUMIDITE et/||/<> LA SECHERESSE et/||/<> L'ACCORD et/||/<> LA VIE et/||/<> LA DOULEUR et/||/<> LA PUISSANCE et/||/<> LA VOLONTE et/||/<> LA REPUGNANCE et/||/<> LE DESIR SEXUEL et/||/<> L'AVERSION et/||/<> LA CONVICTION et/||/<> L'AVIS )
- OLUŞUM/TEŞEKKÜL[Ar.] ve/<> TEŞEKKÜR
- OMNIVORE[İng.] değil/yerine/= OMNİVOR
( Hem ot hem de et ile beslenen bir diyete sahip canlılara verilen isimdir. Hepçil olarak da bilinmektedir. İnsan, maymun, fare, ayı ve domuz bu canlılara örnektir. Bir canlının omnivor olup olmadığına bakılırken ana besin kaynağına bakılır. Yani nadiren ot yiyen etobur bir canlı hepçil bir canlı olarak kabul edilmeyebilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- OMUR[İng. VERTEBRATE] ile/||/<> ADAPTİF BAĞIŞIKLIK[İng. ADAPTIVE IMMUNITY] ile/||/<> AİLEVİ AKDENİZ ATEŞİ[İng. FAMILIAL MEDITERRANEAN FEVER] ile/||/<> AKSİYEL İSKELET[İng. SKELETON AXIALE] ile/||/<> AMFİARTOZ[İng. AMFIARTOSE] ile/||/<> KAFATASI[İng. SKULL] ile/||/<> KEMİK[İng. BONE] ile/||/<> KEMİKLİ BALIK[İng. BONY FISH] ile/||/<> KIKIRDAKLI BALIKLAR (CHONDRİCHTHYES)[İng. CARTILAGINOUS FISH]
( Omurgayı oluşturan kemiklerin her birine verilen addır. Latince tekil ismi vertebra. @@ Lenf gözelerinin antijenlere belirli ve uzun süreli tepkilerini anlatmak için kullanılan genel bir terimdir. Majör histokompatibilite kompleksi, T-gözesi alıcıları (TCR), immunoglobulinlerle birlikte rekombinaz aktivitesine sahip enzimlere ihtiyaç duyar. Çenesiz balıklar haricindeki tüm omurgalılarda bulunmaktadır. @@ Karın, göğüs ya da eklemlerde tekrarlayan ağrılı inflamasyon atakları ile karakterize kalıtsal bir durumdur. Bu ataklara genellikle ateş ve bazen döküntü ya da baş ağrısı eşlik eder. Bazen kalp, beyni ve omuriliği çevreleyen zar ve testisler gibi vücudun diğer bölgelerinde de inflamasyon görülebilir. Etkilenen bireylerin yaklaşık yarısında, ataklardan önce prodrom olarak bilinen hafif semptomlar belirir. Prodromal semptomlar, daha sonra inflamasyon gerçekleşecek olan bölgede hafif rahatsız edici hisleri ya da daha genel rahatsızlık hissini içerir. @@ Vücudun kemik yapısının temel olarak omur, göğüs kafesi ve kafatasından oluşan bölümüdür. @@ Çok az ya da özel durumlarda oynayabilen eklemler. Örnek olarak kalça ve omurga arasındaki eklemler verilebilir. @@ Kafatası, omurgalıların kafasını çevreleyen iskelet yapısı. Kemik ya da kıkırdaktan oluşur ve beyin ve bazı duyu organlarını koruyan bir yapı oluşturur. Üst çene (alt çene değil) kafatasının bir parçasıdır. İnsan kafatasının beyni içeren kısmı (kranyum) küresel ve yüzünüz ile karşılaştırıldığında görece daha büyüktür. Diğer çoğu hayvanda kafatasının yüz kısmı, üst dişler ve burun da dahil olmak üzere, kranyumdan daha büyüktür. İnsanlarda kafatası, atlas olarak adlandırılan, başın sallama hareketine izin veren en yüksek vertebra tarafından desteklenir. Atlas, yan yana hareketine izin vermek için, eksende bir sonraki omurga üzerinde, aksis (axis), döner. @@ Vücut dokularının en serti. Organizmanın en önemli destekçilerinden biri. Kalsiyum bakımından doymuş olduğu için sert. Damar içerirler. Enine bakılacak olursa dış ve iç yüzeylerinin zarla kaplı olduğu görülebilir. Dıştaki zar "periosteum", içteki zar ise "endosteum" olarak adlandırılır. Kemik zarı, sert kemik, süngerimsi kemik, kırmızı kemik iliği, sarı kemik iliği, kan damarları ve eklem kıkırdağı gibi alt bölümleri var. @@ Sınıf Osteichthyes: Omurgalı sınıfı çenesiz ve kıkırdaklı balıklardan sonra gelişti. Çeneleri bulunur, iskeleti kemikten oluşur ve vücutlarını örten pulları vardır. En bilinen bilinen tatlısu ve tuzlu su balıkları bu öbeğe aittir. Yaşayan fosil Coelacanth, akrabaları (loblu balıklar) Devonien jeolojik döneme kadar (363-409 MÖ) izlenebilen kemikli bir balıktır. @@ İlkel 'çeneli' omurgalılar yaklaşık 400 MÖ ortaya çıktılar. İskeletleri tamamen kıkırdaktan oluşur. Sınıf, Elasmobranchii alt sınıfı (köpekbalıklarını, vatozlar) ve Holocephali alt sınıfını (sıçanbalığı) kapsar. Hem MHC sınıf I hem de sınıf II genlerine sahip olan en eski takson. Evrimsel merdivendeki bir sonraki adım kemikli balıktır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- OMUR ile OMURİLİK
- OMUR ile/ve/<> OMURİLİK/MURDARİLİK
( Omurgayı oluşturan kemiklerden her biri. İçinden omurilik geçebilsin diye ortasında delik olan bir kemik parçası. İLE/VE/<> Omurga içinde bulunan boşluk boyunca uzanan, bozmadde ve akmaddeden oluşan, sinirsel doku. )
( ... ile/ve/<> MAĞZ-I PÜŞT )
( FIKRA ile/ve/<> MURDARİLİK )
- ÖMÜR ile ÖMÜRLÜ/LÜK ile ÖMÜRSÜZ/LÜK ile ÖMÜR ADAM ile ÖMÜR BOYU ile ÖMÜR BOYUNCA ile ÖMÜR TÖRPÜSÜ
- ÖMÜR[< ÖMR < UMÜR]/HAYAT[Ar.] değil/yerine/= YAŞAM
- OMURGA ile OMURGALI ile OMURGASIZ ile OMURGALILAR ile OMURGASIZLAR
- OMURGADA
YUVAR/DİSK:
OLAĞAN ile BOZULMUŞ ile BEL VERMİŞ ile FITIK ile İNCELMİŞ
(
)
- OMURGALILAR ile/ve OMURGASIZLAR
( Omurgalıların Sınıflandırılması )
( VERTEBRATES vs. INVERTEBRATES )
- OMURGASIZLAR ile OMURGASIZ
( INVERTEBRATA vs. INVERTEBRATE )
( بي مهرگان ile غير ذيفقار ile بي مهره )
( BEY MOTEORGAN ile غير ذيفقار ile BEY MANPAREH )
- OMUZLA DİRSEK ARASINDAKİ KEMİK ile DİRSEKLE BİLEK ARASINDAKİ KEMİKLER
( AZBÂ'[< ZAB], AZD ile ... )
( HUMERUS vs. ULNA and RADIUS )
- ON BOOK:
TO FOLD UP HALF OF(/TIP OF) THE PAPER - > TO USE SEPARATOR
( KİTAPTA: YAPRAĞIN UCUNU/YARISINI KATLAMAK değil/yerine AYRAÇ KULLANMAK )
- ÖN KAPI ile ORTA KAPI(LAR) ile ARKA KAPI
( Otobüslerde ön kapı binmek içindir! Orta kapı(lar) ve arka kapı ise inmek içindir! Dikkat ediniz! )
- PREAMPLIFIER[İng.] / PRÉAMPLIFICATEUR[Fr.] / VORVERSTÄRKER[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖN YÜKSELTEÇ
- ON ile ON PARA/LIK ile ON BİRLİ ile ON BİNLİK ile ON PARASIZ/LIK ile ON BİNLERCE ile ON AYAKLILAR ile ON MİLYONLUK
- ONANMAK ile ONARMAK ile ONATMAK ile ONAŞMAK ile ONARILMAK ile ONAYLAMAK ile ONAYLANMAK ile ONAYLATMAK ile ONARABİLMEK ile ONARIVERMEK ile ONAYABİLMEK ile ONAYLATABİLMEK ile ONAYLAYABİLMEK ile ONA ile ONAR ile ONAT ile ONAY ile ONARLI ile ONAYLI ile ONANİZM ile ONAYSIZ ile ONA BUNA
- ONAYLANABİLİR ile ONAY ile ONAYLAMAK ile ONAYLAMAK ile ONAYLI
( APPROVABLE vs. APPROVAL vs. APPROVE vs. APPROVE OF vs. APPROVED )
( قابل تصويب ile موافقت ile تصويب ile امضاء ile صوابديد ile تييد ile روا داشتن ile به تصويب رساندن ile امضاکردن ile تصويب کردن ile پسند کردن ile مصوب ile مصوبه ile مستحسن )
( GHABEL TASOOYBE ile MOVAFEGHT ile TASOOYBE ile EMZA ile صوابديد ile TYYD ile RAVA DASHTAN ile BAH TASOOYBE RESANDAN ile EMZAKARDAN ile TASOOYBE KARDAN ile PASAND KARDAN ile MOSOUB ile MOSOOBEH ile مستحسن )
- ONAYLAYICI SÖZCÜKLER ve/||/<>/> HİZMET EYLEMLERİ ve/||/<>/> FİZİKSEL TEMAS
- ÖNCELİK ile/ve İTİBAR
- ÖNCELİKLER [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]
- ÖNCELİK/LER ile/ve ÖZLEM/LER
- (ÖNCELİKLİ/ÖNEMLİ/[ÖNCEKİ] OLMAZSA OLMAZ)
KAVRAM ÇİFTLERİ:
ÖNCELİK ve/||/<>/> SONRALIK
ve/||/<>
VAR OLAN ve/||/<>/> BİLGİ
ve/||/<>
NESNE/TEK ve/||/<>/> ÖTEKİ/LER
ve/||/<>
SÜREÇ ve/||/<>/> SONUÇ
ve/||/<>
YÖNTEM/USÛL ve/||/<>/> İÇERİK/ESAS
ve/||/<>
BAĞLAM ve/||/<>/> ANLAM
ve/||/<>
ÇÖZÜMLEME ve/||/<>/> ÇÖZÜM
ve/||/<>
ÖNCÜL ve/||/<>/> ÖNERME
ve/||/<>
SAYGI ve/||/<>/> SEVGİ
[en az %99 ve/||/<>/> en az %1]
ve/||/<>
US/AKIL ve/||/<>/> ANLIK/ZEKÂ
ve/||/<>
EMİK/BEYİN ve/||/<>/> ANLIK/ZİHİN
ve/||/<>
DİRENÇ/İHTİYÂR ve/||/<>/> İSTENÇ/İRÂDE
ve/||/<>
DEVİM/HAREKET ve/||/<>/> ZAMAN
ve/||/<>
AN ve/||/<>/> ZAMAN
( Düşünme, konuşmak ve yaşamak üzere bilinmesi ve uygulanması gereken öncelikli ve olmazsa olmaz kavram çiftleri... [önceki olmadan sonraki olmaz!] )
- ÖNCELİKLİ/LER ile/ve GENEL
( İnsanda. İLE/VE Doğada. )
( For human. VS./AND On nature. )
( PRIORITY vs./and GENERAL )
- ÖNCESİ-SONRASI [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]
- ÖNCÜLLER ile/ve/||/<> KESİNLİK
- ÖNCÜLLER = MUKADDEMAT = PREMISS[İng.] = PRÉMISSES[Fr.] = PRÄMISSE[Alm.] = PRAEMISSA[Lat.] = ESTABLECIMIENTO[İsp.]
- ÖNCÜLLER ile/ve/||/<> ÖNCELİK
- ÖNCÜ/LÜK ile ÖNCÜL ile ÖNCÜLLER ile ÖNCÜ OYUN ile ÖNCÜ TİYATRO ile ÖNCÜLLER KÜMESİ
- TENTH VALUE LAYER[İng.] / DIXIÈME D'ÉPAISSEUR DE DEMI-ATTÉNUATION[Fr.] ile/değil/yerine/= ONDA BİR KALINLIK DEĞERİ
- ONDALIK KESİR ile/||/<> ADİ KESİR
( Ondalık virgüllü, adi kesir çizgili gösterimdir )
( Formül: 0.5 İLE 1/2 )
- ONDALIK ile ONDALIKÇI ile ONDALIK SAYI ile ONDALIK KESİR ile ONDALIK SİSTEM
- ÖNDE GELEN ile/ve/değil DİKKATE DEĞER
- ÖNDER
( LEADER )
- ÖNDER ile/ve/değil/||/<>/< ATILGAN
- ÖNDER ile/ve/||/<>/> MİLLET
( Taşın arkasına saklanırsa. İLE/VE/||/<>/> Dağın arkasına saklanır. )
- ONDÜLAN ATEŞ/UNDULANT FEVER[İng.] değil/yerine/= DALGALI ATEŞ
- ONE :/yerine BİR
- ÖNEM ile/ve/<> DEĞER
( IMPORTANCE vs./and/<> VALUE/WORTH )
- ÖNEM/DEĞER ile "ÖLÇÜSÜ"
( Sayılması olanaklı şeyler, her zaman önemli olmayabilir. İLE Önemli şeyler ise her zaman sayılamayabilir. )
- [ne yazık ki]
ÖNEMSE(ME)MEK ile/ve/değil/||/<>/< ÇIKAR(SIZLIK)
- ONİKS ile/||/<> DİASPOR
( Siyah ve beyaz şeritlere sahiptir. İLE/||/<> Işık altında renk değiştiren bir mineral. )
- ONİKS ile/||/<> JASPER
( Siyah ve beyaz şeritlere sahiptir. İLE/||/<> Kırmızı, sarı ve kahverengi renklerde olabilir. )
- ONKOGEN İLE TÜMÖR SUPRESÖR İLE DNA TAMİR ile/||/<> KANSER GENLERİ
( Kanser gelişiminde rol oynayan gen türleri. )
( Formül: p53: "Genomun koruyucusu" )
- ONLAR ile ONLARCA ile ONLARSIZ
- ÖNLENEBİLİR ile/ve/değil/||/<>/>/< ÖNGÖRÜLDÜĞÜNDE ÖNLENEBİLİR
- ONLY/MERE/SHEER vs. MORE/FURTHER
- ONMAK/ONAR ile/ve/||/<> ONAMAK
( Daha iyi bir duruma girmek, salah bulmak. | Eksiği kalmayıp gönül ferahlığına ermek, mutlu olmak. | Sayrılıktan, dertten kurtulmak, şifa bulmak, felâh bulmak, iflâh olmak. İLE Uygun bulma. )
( ONMAZ: İyilişme olanağı bulunmayan. )
- ÖNSEZİ ile KAMBURLAŞMAK ile KAMBUR
( HUNCH vs. HUNCH BACK vs. HUNCHBACK )
( گوژ ile قوز ile کوهان دار ile قوز پشت ile گوژپشت )
( GOZH ile GHOOZ ile KOVEYAN DAR ile GHOOZ POSHT ile GOZHPASHT )
- [ne yazık ki]
"ONU KASTETMEDİM" ve/||/<> "NE İLGİSİ VAR?"
( Söz sahibinin, söyleyeceği sözün olası yetersizliği/uygunsuzluğu ardından kullanmaya "saklı tuttuğu" savunma "sözü". İLE Dinleyenin, söylenilen sözün yetersizliği/uygunsuzluğu ardından kullanmaya "saklı tuttuğu" savunma "sözü". )
- (ONUN İÇİN:)
[ne] ŞER ile/ve/değil/yerine/ne de/||/<>/< ŞEN
- ÖNÜ/NDE-SONU/NDA [ENİNDE-SONUNDA değildir!]
- ONUR ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BİLGELİK
- ONUR ve/||/<>/>/< FARKINDALIK
- ONUR = HAYSİYET = DIGNITY[İng.] = DIGNITÉ (HUMAINE)[Fr.] = WÜRDE, MENSCHENWÜRDE[Alm.] = DIGNITAS[Lat.] = DIGNIDAD[İsp.]
- ONUR ile KORKU
( Dengesini iyi ayarlamak gerek! )
( Onurun, korkunun önüne geçerse canını kaybedersin! Korkun, onurunun önüne geçerse vatanını kaybedersin! )
- ONUR ile/ve/||/<>/< OMURGA
- ONUR ile ONUR ÖĞRENCİSİ ile ONURLU ile FAHRİ ile FAHRİ DOKTORA ile ONUR ile ONURLANDIRMAK
( HONOR vs. HONOR STUDENT vs. HONORABLE vs. HONORARY vs. HONORARY DOCTORATE vs. HONORED vs. HONORING )
( سرافرازي ile گرامي داشتن ile تشرف ile عز ile تکريم ile بزرگداشت ile ناموس ile بزرگ داشتن ile شرافت ile افتخار ile احترام گذاردن ile بزرگواري ile نجابت ile اکرام نمودن ile اکرام کردن ile عزت ile آبرو ile شرف ile شاگرد اول ile باشرف ile عزوجل ile بزرگوار ile بالانشين ile ماجد ile محترم ile مکرم ile باشرافت ile جليلالقدر ile گرامي ile شايان تعريف ile لايق احترام ile شرافتمندانه ile آبرومند ile شريف ile شرافتمند ile افتخاري ile درجه افتخاري ile دکتراي افتخاري ile سرافراز ile مشرف ile معزز ile مفتخر ile شرفياب ile اکرام ile تفخيم ile تشريف )
( SARAFRAZY ile GERAMY DASHTAN ile TASHARF ile AZ ile TAKARYM ile BOZORGDASHT ile NAMOS ile BOZORG DASHTAN ile SHARAFT ile AFTAKHAR ile EHTARAM GOZARDAN ile BOZORGVARY ile NAJABAT ile EKRAM NEMUDAN ile EKRAM KARDAN ile AZAT ile ABRO ile SHARF ile SHAGARD OL ile باشرف ile AZOJEL ile BOZORGVAR ile BALANESHYNE ile ماجد ile MOHTARAM ile MOKRAM ile باشرافت ile جليلالقدر ile GERAMY ile SHAYAN TARYFE ile LAYGH EHTARAM ile SHARAFTAMANDANEH ile ABROMAND ile SHARYFE ile SHARAFTAMAND ile AFTAKHARY ile DARJEH AFTAKHARY ile DOKTRAY AFTAKHARY ile SARAFRAZ ile MOSHARF ile MOEZZ ile MOFTAKHAR ile SHARFYAB ile EKRAM ile تفخيم ile TASHARYFE )
- ONUR ile/ve/||/<>/< TUTARLILIK
- OPEN STAR CLUSTER[İng.] değil/yerine/= AÇIK YILDIZ KÜMESİ
( Genelde düzensiz biçimde dağılmış, üye sayısı birkaç düzineden birkaç bine kadar değişebilen yıldız toplulukları. Sıklıkla galaktik düzlemde bulunurlar ve küme üyelerinin çoğu, 10 milyar yıldan daha kısa süredir hayattadır. Ülker ve Arıkovanı kümeleri örnek olarak verilebilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- OPERABL/OPERABLE[İng.] değil/yerine/= AMELİYAT EDİLEBİLİR
- OPERATÖR[Fr. < OPERATEUR] değil/yerine/= CERRAH. | İŞLETMECİ
- OPERATÖR değil/yerine/= İŞLETMEN
- OPERATOR :/yerine OPERATÖR
- OPERATÖR ile/||/<> OPERON
( Operatör bağlanma bölgesi İLE operon gen grubu. )
( Formül: Düzenleyici İLE yapısal )
- OPERATRİS[Fr. < OPÉRATRICE] değil/yerine/= KADIN OPERATÖR
- OPPOSITE vs. OTHER
- OPPOSITE vs. OTHER
- OPTISCHE RICHTUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= OPTİK DOĞRULTULAR
- OPTIC FIBER[İng.] / FIBRE OPTIQUE[Fr.] / OPTIKFASER[Alm.] ile/değil/yerine/= OPTİK FİBER
- OPTICAL FREQUENCIES[İng.] / FRÉQUENCES OPTIQUES[Fr.] / OPTISCHE FREQUENZEN[Alm.] ile/değil/yerine/= OPTİK FREKANSLAR
- OPTICAL CENTER[İng.] / CENTRE OPTIQUE[Fr.] / OPTISCHER MITTELPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= OPTİK MERKEZ
- OPTICAL PROPERTIES[İng.] / PROPRIÉTÉS OPTIQUES[Fr.] / OPTISCHE EIGENSCHAFTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= OPTİK ÖZELLİKLER
- OPTICAL WINDOW[İng.] / FENÊTRE OPTIQUE[Fr.] / OPTISCHES FENSTER[Alm.] ile/değil/yerine/= OPTİK PENCERE
- OPTICAL PYROMETER[İng.] / PYROMÈTRE OPTIQUE[Fr.] / OPTISCHES PYROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= OPTİK PİROMETRE
- OPTIC ISOLATOR[İng.] / ISOLATEUR OPTIQUE[Fr.] / OPTIKISOLATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= OPTİK YALITICI
- OPTİMİST/NİKBİN değil/yerine/= İYİMSER
- OR :/yerine YA DA
- PROPORTIONAL ERROR[İng.] ile/değil/yerine/= ORANTILI HATA
- ORANTISIZLIK ile ORANTISIZ ile ÇÜRÜTÜLEBİLİR
( DISPROPORTION vs. DISPROPORTIONATE vs. DISPROVABLE )
( بيقوارگي ile عدمتجانس ile بي تناسبي ile بي تناسب ile رد شدني )
( بيقوارگي ile عدمتجانس ile BEY TANASBY ile BEY TANASB ile RAD SHODANY )
- ORDER :/yerine SİPARİŞ, DÜZEN
- ORDİNO[İt.] değil/yerine/= BUYURGA/EMİR
( Bir poliçenin arkasına yazılan havale emri. | Tüccarın malını gümrükten çekebilmesi için gemi şirketinden, yük konşimentosuna karşılık verilen havale. | Denizcilik işletmelerinde, gemi adamlarını, gemilere atama belgesi. )
(1996'dan beri)