Bugün[08 Nisan 2026]
itibarı ile 12.302 başlık/FaRk ile birlikte,
12.302 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(25/51)


- KAÇKAR ile/değil KAŞKAR


- KAÇKARLAR ile/ve/||/<> KALÇARLAR


- KADÂ[Ar.] ile KADER[Ar.]


- KADAR değil/yerine/= ... DEK/... DEĞİN


- KADAR değil/yerine/= DENLİ


- ... KADAR ile/ve/değil/yerine ... DOĞRULTUSUNDA


- KADAVRA/CADAVER[İng.] değil/yerine/= ÖLÜ GÖVDE


- KADAVRA DONÖR/CADAVERIC DONOR[İng.] değil/yerine/= ÖLÜ GÖVDESİNİ BAĞIŞLAYAN


- KADER ile/ve/değil/||/<>/< AKIBET


- KADER ile/ve BUYRUK

( DESTINY vs./and ORDER )


- KADER ve/değil/yerine/||/<>/>/< EYLEM


- KADER ile/ve/<> FITRAT


- KADER ile KADERCİ/LİK ile KADERSİZ/LİK ile KADER BİRLİĞİ ile KADER ÇİZGİSİ


- KADER ile KADERLER

( FATE vs. FATES )

( نصيبب وقسمت ile تقدير ile بحث واقبال ile تقادير )

( NASYBEB VAGHASMAT ile TAGHADYR ile BAHS VAGHABAL ile تقادير )


- KADER ile/ve/||/<> KARMA

( ... ile/ve/||/<> )

( Karma ve Kader kavramlarını, kapsamlı bir biçimde anlamak ve görmek üzere "My name is Earl" dizisini baştan sona izlemenizi öneririz... )

( Karma'nın etkileyici ve ilham verici 10 yasası )


- KADER ile KEDER


- KADER ile/ve RASTLANTI/TESADÜF

( DESTINY vs./and COINCIDENCE )


- KADER[Ar.] ile TAKDÎR[Ar.]


- KADER ile/değil TARİH


- KADER ile/değil YAZGI


- KADER ile/değil YAZGI/"ALINYAZISI"

( [not] DESTINY vs./but ONE'S FATE )

( ... ile/değil MING )


- KADI ile/||/<> KAZASKER/SADIR

( Osmanlı Devleti'nde, Tanzimat Dönemi'ne kadar her türlü davâya, Tanzimat Dönemi ile Medeni Kanun'un kabulü arasındaki dönemde ise evlenme, boşanma, nafaka davalarına bakan mahkeme başkanı. İLE/||/<> Yargı düzeninde Şeyhülislam'dan sonra gelen en yüksek görevliye verilen san. | İlmiye sınıfının yüksek derecesinde bulunan devlet görevlisi. )


- KADİFE/VELUR[Fr.] ile/ve ÇATMA

( Yüzeyi belirli uzunlukta bırakılmış, ham madde lifleriyle kaplı, parlak, yumuşak kumaş. İLE Bir tür döşemelik kumaş. )


- KADİFE/VELUR[Fr.] ile PELÜŞ[Fr.]

( ... İLE Bir yüzü uzun tüylü, yumuşak ve parlak, kadifeye benzer bir kumaş türü. )


- KADIN DOKTOR ile/ve/değil/||/<> KADIN DOKTORU


- KADIN ile/değil KADINLIK/KADINLAR

( MER'A ile/değil NİSÂ )


- KADIN ile/ve/||/<>/> MÜCEVHER ile/ve/||/<>/> ERKEK ile/ve/||/<>/> KADIN

( Birbirini tüketen döngü. )


- KADINLAR ve/ne yazık ki/||/<>/> ÖLDÜRÜLEN KADINLAR :( ((((((

( Anıt Sayaç :( (((((( )


- KADÎR[Ar. < KUDRET] ile KADİR["ka" uzun okunur] ile KADR[Ar.]

( Tükenmez kudret sahibi olan Allah.[Allah'ın adlarından] İLE Güçlü, kuvvetli, kudretli, kudret sahibi. | Allah. İLE Değer, itibar. | Onur, şeref, haysiyet, meziyet. | Derece, rütbe. | Yıldızları, parlaklık derecelerine göre birbirinden ayırdetmek için yapılan sınıflandırmada her dereceden biri.[Birinci kadirden(en parlak) altıncı kadire kadar olan yıldızlar gözle görülebilir; teleskobun kuvveti arttıkça daha küçük kadirdeki yıldızları görmek olanaklıdır.][Güneşin parlaklığı sıfırıncı kadirdendir.] )


- KADİR ile/ve/||/<> HIZIR


- KADİR ile KADİRİ/LİK ile KADİRLİ ile KADİR GECESİ


- KADÎR[Ar.] ile KAVÎ[Ar.]


- KÂDİR ile/ve MÂLİK


- KÂDİR[Ar.] ile MUKÎT[Ar.]


- KÂDİR[Ar.] ile MÜTEMEKKİN[Ar.]


- KADÎR[Ar.] ile RABB[Ar.]


- KADİRŞİNAS[Ar. + Fars.] değil/yerine/= DEĞERBİLİR


- SUBCADMIUM NEUTRONS[İng.] / NEUTRONS SOUS-CADMIUM[Fr.] / SUBKADMIUM-NEUTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KADMİYUM ALTI NÖTRONLAR


- CADMIUM BROMIDE[İng.] / BROMURE DE CADMIUM[Fr.] / CADMIUMBROMID[Alm.] ile/değil/yerine/= KADMİYUM BROMÜR


- IODURE DE CADMIUM[Fr.] / CADMIUM JODID[Alm.] ile/değil/yerine/= KADMİYUM İYODÜR


- CHLORURE DE CADMIUM[Fr.] / KADAVERIN[Alm.] ile/değil/yerine/= KADMİYUM KLORÜR


- CADMIUM SULPHIDE[İng.] / SULFURE DE CADMIUM[Fr.] / CADMIUMSULFID[Alm.] ile/değil/yerine/= KADMİYUM SÜLFÜR


- CADMIUM TELLURIDE[İng.] ile/değil/yerine/= KADMİYUM TELLÜRÜR


- EPICADMIUM NEUTRONS[İng.] / NEUTRONS ÉPICADMIUM[Fr.] ile/değil/yerine/= KADMİYUM ÜSTÜ NÖTRONLAR


- KADR -ile


- KADR ile/ve KADER/KADAR ile/ve KADER

( Parlaklık. İLE/VE Ölçü. | Ölçüsünde, derecesinde. | Büyüklüğünde, genişliğinde. | Dek. | Gibi. | Denli. | Süre belirten bir söz. | Miktarda, derecede. | Bir sayıdan sonra geldiğinde, kesinlikle belirli olmayan bir niceliği belirten söz. İLE/VE Özgürlük. )


- KADRAN/QUADRANT[İng.] değil/yerine/= DÖRTTE BİR


- KAFA KARIŞTIRIYOR değil (BİLMEDİĞİMDEN) KAFAM KARIŞIYOR


- KAFADAN ile KAFADAN KONTAK/LIK ile KAFADAN BACAKLILAR ile KAFADAN GAYRİMÜSELLAH


- KAFADÂR[Ar. + Fars.] değil/yerine/= İYİ/YAKIN ARKADAŞ

( Görüş ve anlayışları birbirine uyan kişilerden her biri, kafadaş, kafa dengi. )


- KAFATASI = SCULL, CRANIUM[İng.] = LE CRÂNE[Fr.] = SCHÄDEL[Alm.] = TESCHIO[İt.] = CRANEO[İsp.] = CALVA[Lat.] = TO KRANION[Yun.] = CUMCUME(T)[Ar.] = KÂSEH-İ SER[Fars.] = SCHEDEL[Felm.]


- KAFFIR[İng.] / CAFRE[Fr.] ile/değil/yerine/= KAFFİR


- KÂFİL[Ar. < KEFÂLET] ile KÂFİR[Ar. < KÜFR, KÜFRÂN(:
örten, setr eden) | çoğ. KÂFİRÛN, KEFERE, KÜFFÂR] ile KAFR[Ar. çoğ. KUFÂR]

( Üstüne alan, kefâlet eden. | Ödeyen, kefil olan. İLE Hakk'ı tanımayan/bilmeyen. | Allah'ın varlığına ve birliğine inanmayan. | Küfreden/küfredici. | İyilik bilmeyen, nankör. | [mecaz] Zeki, becerikli, kurnaz, yaman, cana yakın, sevimli. İLE Susuz, otsuz, ıssız çöl. )


- KÂFİR ile FÂSIK

( Farzlara inanmayan. İLE Farzları tembellikle yerine getirmeyen. | Allah'ın emirlerini tanımayan, sapkın, günah işleyen, fesatçı, kötülük eden. )


- KÂFİR ile GAFİL


- KÂFİR ile HERETİK


- KÂFİR ile KÂFİR

( GURBETTE OLDUĞUNU BİLMEYEN | KARA )


- KÂFİR ile MÜLHİD[< LÂHD]

( ... İLE Allah'ı inkâr eden, tanrısız, dinsiz. )


- KÂFÛR -ile

( Uzakdoğu'da yetişen, bir çeşit taflandan elde edilen ve hekimlikte kullanılan, beyaz ve yarı saydam, kolaylıkla parçalanan, ıtırı güçlü bir nesne. )


- CAMPHOR[İng.] / CAMPHRE[Fr.] / KAMPFER[Alm.] ile/değil/yerine/= KAFUR


- KAFUR ile KAFUR AĞACI


- KAFUR ile KAFURAT ile KÂFUR

( CAMPHOR vs. CAMPHORATE vs. CAMPHORATED )

( کافور ile عرق کافور زدن ile کافوري )

( KAFOR ile ARAGH KAFOR ZADAN ile کافوري )


- KÂGİR/KÂRGİR[Fars.] değil/yerine/= TAŞ YA DA TUĞLADAN YAPILAN YAPI


- KÂĞIT ve/> KARTON
ile/ve/||/<>
ET ve/> TIRNAK


- KÂĞIT ile AYDINGER[< EIDINGER özel adından]

( ... İLE Parlak yüzeyli, saydam, mimarlıkta çizim için kullanılan özel bir kâğıt. )


- PAPIER[İng.] / PAPIER[Fr.] / PAPIER[Alm.] ile/değil/yerine/= KAĞIT


- KÂĞIT ile PELÜR[Fr.]

( ... İLE Daktiloda, yazıyı çoğaltmak için kullanılan için kâğıt. )


- KAĞITLAMAK ile KAĞITLANMAK ile KAĞIT/LIK ile KAĞITLI ile KAĞITÇI/LIK ile KAĞIT DUTU ile KAĞIT PARA ile KAĞIT AĞACI ile KAĞIT OYUNU ile KAĞIT TORBA ile KAĞIT BALIĞI ile KAĞIT KEBABI ile KAĞIT HELVACI ile KAĞIT HELVASI ile KAĞIT BALIĞIGİLLER


- KÂHİL[Ar. < KÜHÛLET | çoğ. KEVÂHİL] ile KAHİR[Ar. < KAHR]["ka" uzun okunur] ile KAHR[Ar.]

( Olgun, orta yaşlı, erişkin, kühûlet sahibi, 30 - 50 yaş arasında bulunan. | Hareketi ağır, çabasız, tembel, durgun, râkid. İLE Zorlayan, kahreden. | Üstün gelen, ezen/ezici. | Yok eden, ortadan kaldıran. İLE Zorlama, zorla bir iş gördürme. | Batırma, ezme, üstün gelerek mahvetme. | Çok üzüntü duyma, çok kederlenme. )


- KÂHİR[Ar.] ile 'AZÎZ[Ar.]


- KAHIR değil/yerine/= EZER


- KAHIR ile HELÂK

( Kalıcı/bâki kılmak için fâni kıl(ın)mak. | Yıkıp da yapmak. İLE Yokluğa/fâniliğe mahkum etmek/olmak. )


- KAHİR ile KAHİR EKSERİYET


- KAHIR ile/ve LÜTÛF


- KAHIRLANMAK ile KAHIR ile KAHIRLI


- KÄHLER İLE CALABİ-YAU İLE HYPERKÄHLER ile/||/<> KOMPLEKS GEOMETRİ

( Kompleks manifold türleri. )

( Formül: Ric = 0 (Calabi-Yau) )


- KAHR ile GADAP


- KAHR[Ar.] ile KUDRET[Ar.]


- KAHRETSİN ile DAHA CESUR ile YAMAMAK

( DARN vs. DARNER vs. DARNING )

( رفو ile رفو کردن ile رفوگر ile رفوگري )

( REFO ile REFO KARDAN ile REFOGER ile REFOGERY )


- KAHVERENGİ ile BROWN ÜNİVERSİTESİ ile KAHVERENGİ PAS ile ESMER ŞEKER

( BROWN vs. BROWN UNIVERSITY vs. BROWN RUST vs. BROWN SUGAR )

( براون ile قهوه اي رنگ ile قهوه اي ile سرخ کردن ile قهوهاي کردن ile سياهک ile شکر خام ile دانشگاه براون )

( BARAVAN ile GHEHOOH AY RANG ile GHEHOOH AY ile SARKH KARDAN ile GHEHVEYAY KARDAN ile SYHAK ile SHKAR KHAM ile DANESHGAH BARAVAN )


- KÂİL[Ar. < KAVL]["KA" UZUN OKUNUR] ile/ve/değil/||/<>/< KÂL[Ar.]

( Söyleyen, diyen. | İnanmış, boyun eğmiş, aklı yatmış, râzı olmuş. @@ Söz, lâf. )


- KAİSER ile KAİSERİN

( KAISER vs. KAISERIN )

( کايزر ile زوجه قيصر )

( KAYZAR ile زوجه قيصر )


- KAKAFONİ[Fr.]/TENÂFÜR[Ar.] değil/yerine/= KAKIŞMA, DÜRTÜŞME, İTİŞME


- KAKIR KAKIR

( "Kakırtı" sesi çıkararak. )


- KAKIRCA ile KAKIR KAKIR


- KALAALLİTLER ile/ve İNUVİALUİTLER ile/ve İNUPİATLAR, YUPİGETLER, YUPLİTLER, ALUTİİTLER ile/ve YUPİKLER[:
Gerçek kişi]

( Grönland'daki eskimolar. İLE/VE Kanada'daki eskimolar. İLE/VE Alaska'daki eskimolar. İLE/VE Alaska'nın güneybatısında ve Sibirya'daki eskimolar.[İnuit sözünün ne olduğunu bilmezler.] )


- KALABALIKLAŞTIKÇA:
"AKILLANAN/LAR" ne yazık ki APTALLAŞAN/LAR

( Hayvanlar. İLE/NE YAZIK Kİ Kişiler. )


- KALAFATLAMAK ile KALAFATLANMAK ile KALAFAT ile KALAFATLI ile KALAFATÇI/LIK ile KALAFATSIZ ile KALAFAT YERİ ile KALAFATÇILAR ile KALAFAT KALEMİ


- KALAN SAĞLAR ile/ve/||/<> KALAN SAHALAR
(BİZİMDİR)


- KALANDIR ile KALANDIRCI ile KALANDIR MAKİNESİ


- KALANTOR[İt.] / KELÂNTER[Fars.]


- KALBUR[Ar. < GİRBAL] ile SARAT

( Tahıl ve başka iri taneli maddeleri elemek için kullanılan, büyük delikli ya da seyrek telli elek. İLE Büyük delikli kalbur. )


- KALBURLAMAK ile KALBURLANMAK ile KALBURLATMAK ile KALBUR ile KALBURCU/LUK ile KALBUR KEMİĞİ


- KALDIĞIMIZ YER değil/yerine KARAR KILDIĞIMIZ YER


- LEVER[İng.] / LEVIER[Fr.] / HEBEL[Alm.] ile/değil/yerine/= KALDIRAÇ


- BUOYANCY PARAMETER[İng.] ile/değil/yerine/= KALDIRMA PARAMETRESİ


- KALE ile/ve/||/<> HİSAR


- KALE ile UZAK DUR ile KONTROL ALTINDA TUTMAK ile HABERDAR OL ile SIR OLARAK SAKLAMAK ile HABERSİZ KALMAK ile GÖZETİM ALTINDA TUTMAK ile BEKLEMEYE DEVAM ET

( KEEP vs. KEEP ALOOF vs. KEEP IN CONTAINMENT vs. KEEP INFORMED vs. KEEP SECRET vs. KEEP UNAWARE vs. KEEP UNDER WATCH vs. KEEP WAITING )

( نگهداري کردن ile نگه داشتن ile حفظ نمودن ile حفظ کردن ile نگاهداري ile فاصلهگرفتن ile محدود نگاهداشتن ile در جريان گذاشتن ile پرده پوشي کردن ile غافل کردن ile تحت نظر داشتن ile زير نظر داشتن ile منتظر کردن ile علاف کردن )

( NAGEIDARY KARDAN ile NAGEH DASHTAN ile HAFZ NEMUDAN ile HAFZ KARDAN ile NEGAHODARY ile FASLEHGARAFTAN ile MAHDUD NEGAHODASHTAN ile DAR JARYAN GOZASHTAN ile PARDEH PUSHY KARDAN ile GHAFEL KARDAN ile TAHAT NAZAR DASHTAN ile ZYR NAZAR DASHTAN ile MONTAZAR KARDAN ile ALAF KARDAN )


- KALİBRATÖR/CALIBRATOR[İng.] değil/yerine/= ÖLÇÜMLEMECİ


- KALICI ORGANİK ile/||/<> BİYOBOZUNUR

( POP birikim toksik, biyobozunur doğal parçalanma. )

( Formül: DDT İLE doğal )


- KALIP/LAR ile/ve/<> KABUL/LER

( Az bilenlerde/okumuşlarda. İLE/VE/<> "Çok" "bilenlerde"/"okumuşlarda". )


- KALIT/MİRAS [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]


- KALITSAL ile MİRAS ile MİRASLAR

( HERITABLE vs. HERITAGE vs. HERITAGES )

( قابل توارث ile بهارث رسيدني ile توارث ile مرده ريگ ile ماترک ile ميراث ile سهم موروثي ile ارث ile ارثيه ile بهارث گذاشتن ile موارث )

( GHABEL TAVARS ile بهارث رسيدني ile TAVARS ile MARDEH RYG ile MATARK ile MYRAS ile SONPAM MOOROOSY ile ERS ile ارثيه ile BACPEHERS GOZASHTAN ile موارث )


- KALKAN ile KALKAN BEZİ ile KALKAN BALIĞI ile KALKAN BÖCEKLERİ ile KALKAN BALIĞIGİLLER


- KİREÇ TAŞI/KİLS[Ar.]/KALKER[Fr.] ile SİPOLİN[Fr. < İt.] ile KARST[Alm.]

( Kireç ocağında işlenerek kireç elde edilen, kalsiyum karbon tuzundan bileşik kayaç. İLE Katmanlarında iç içe daireler bulunan, billurlu bir kalker türü. İLE Kayaçların erimesiyle yer altı akıntıları olan, kireç taşı ve dolomit bölgesi. )


- KALKERLEŞMEK ile KALKER ile KALKERLİ ile KALKERSİZ


- KALLUS/CALLUS[İng.] değil/yerine/= KEMIK İYİLEŞİMİ | NASIR


- CALOMEL[İng.] / CALOMEL, CHLORURE MERCUREUX[Fr.] / KALOMEL, QUECKSILBER (I)-CHLORID, MERKUROLCHLORID[Alm.] ile/değil/yerine/= KALOMEL, CIVA(I)KLORÜR


- KALÖRİFER/KARALÜFER" değil ISITAŞIR/KALORİFER


- KALORİFER ile KALORİFERCİ/LİK ile KALORİFERLİ ile KALORİFERSİZ ile KALORİFER BORUSU ile KALORİFER KAZANI ile KALORİFER PETEĞİ ile KALORİFER DAİRESİ


- KALORİFER[Fr.] ile RADYATÖR[Fr.]

( Merkez ve depo durumunda olan bir kazandan çıkan sıcak hava, su ya da buharı, borularla dolaştırmak yoluyla bir yapının her yanını ısıtan aygıt. İLE Bir akaryakıtın yanmasından ya da sıcak bir akışkandan aldığı ısıyı dışarı ileten, dilimli borulardan oluşan ısıtma aygıtı. )


- KALORİMETRE/CALORIMETER[İng.] değil/yerine/= KALORİÖLÇER


- KALORİMETRE[Fr.] değil/yerine/= ISIÖLÇER

( Nesnelerin ısınma ısısını ölçmeye yarayan aygıt. )


- KALP KALBE KARŞIDIR/KARŞIYMIŞ (DERLER) değil KALPTEN KALBE YOL VARDIR


- KALP KRİZİ ile KANSER

( Kısmen ya da büyük oranda, elimizdedir. İLE Kanser olasılığını %45 azaltan üç şey vardır: 1- Hayvansal ürünlerden uzak durmak. | 2- Yeterli miktarda lifli yiyecekler, bakliyat, tam tahıllı ürünler, sebze ve meyve yemek. | 3- Hareket etmek.[Şişmanlamamak.] )


- KALP [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]


- PACEMAKER[İng.] ile/değil/yerine/= KALP PİLİ


- KALP ile/ve ZAMÎR

( ... İLE/VE İç, içyüz. | Vicdan. | Gönlün içi. Gönülde geçen şey. Gönülde gizli olan sır. | [dilb.] Adın yerini tutan sözcük. )


- CALCINE[İng.] / CALCINER[Fr.] / KALZINIEREN, ROSTEN, BRENNEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KALSİNE ETMEK


- FOUR A CALCINER[Fr.] ile/değil/yerine/= KALSİNE FIRINI


- CALCITE, CALCSPAR[İng.] / CALCITE[Fr.] / KALZIT, KALKSPAT[Alm.] ile/değil/yerine/= KALSİT


- CALCIUM FLUORIDE[İng.] / FLORURE DE CALCIUM[Fr.] / KALZIUMFLUORID, FLUORCALCIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= KALSİYUM FLORÜR


- CALCIUM PHOSPHIDE[İng.] / PHOSPHURE DE CALCIUM[Fr.] / CALCIUM PHOSPHID, PHOSPHORCALCIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= KALSİYUM FOSFÜR


- CALCIUM HYDRIDE[İng.] / HYDRURE DE CALCIUM[Fr.] / KALZIUM HYDRID[Alm.] ile/değil/yerine/= KALSİYUM HİDRÜR


- CALCIUM IODIDE[İng.] / IODURE DE CALCIUM[Fr.] / CALCIUMJODID[Alm.] ile/değil/yerine/= KALSİYUM İYODÜR, KALSİYUM İYODÜR


- CALCIUM CARBONATE, CHALK[İng.] / VOIR CARBONATE DE CALCIUM, CRAIE, BLANCHE DE CRAIE[Fr.] / CALCIUM KARBONAT, KREIDE, CALCIUMKARBONAT[Alm.] ile/değil/yerine/= KALSİYUM KARBONAT, TEBEŞİR


- CALSIUM CARBÜR[Alm.] ile/değil/yerine/= KALSİYUM KARBÜR


- CALCIUM CHLORIDE[İng.] / CHLORURE DE CALCIUM[Fr.] / KALZIUMCHLORID, CHLORKALZIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= KALSİYUM KLORÜR


- CALCIUM POLYSULPHIDE[İng.] / KALZIUMPOLYSULFID, KALKSCHWEFELLEBER[Alm.] ile/değil/yerine/= KALSİYUM POLİSÜLFÜR


- CALCIUM CYANIDE[İng.] / CYANURE DE CALCIUM[Fr.] / KALZIUMCYANIDE[Alm.] ile/değil/yerine/= KALSİYUM SİYANÜR


- KALSİYUM ile KALSİYUMLU ile KALSİYUMSUZ ile KALSİYUM OKSİT ile KALSİYUM FOSFAT ile KALSİYUM KLORÜR ile KALSİYUM KARBONAT


- KAMARA/CHAMBER[İng.] değil/yerine/= ODACIK


- KAMBUR ile KAMBUR

( Bel ya da göğüs kemiğinin eğrilmesi, raşitizm sonucu, sırtta ve göğüste oluşan tümsek. | Bazı hayvanların sırtındaki çıkıntı. | Gövdesinde bu tümsek bulunan kişi. | Sıkıntı, dert. İLE Yapı ya da eşyada dışarıya doğru eğrilme. | Ütü yastığı. )


- KAMBUR ile KAMBUR

( HUMP vs. HUMPBACK )

( کوهان شتر ile برآمدگي گرد ile کوهان ile گوژ ile کول انداختن ile قوز ile گوژپشت )

( KOVEYAN SHTAR ile BARAMADEGY GARD ile KOVEYAN ile GOZH ile KOL ANDAKHTAN ile GHOOZ ile GOZHPASHT )


- KAMBURLAŞMAK ile KAMBURLAŞTIRMAK ile KAMBUR/LUK ile KAMBURA ile KAMBUR FELEK ile KAMBUR ZAMBUR ile KAMBURA MAKİNESİ


- KAMÇILAMAK ile KAMÇILANMAK ile KAMÇILATMAK ile KAMÇILAŞMAK ile KAMÇI ile KAMÇILI ile KAMÇILILAR


- KAMER ile KAMERA ile KAMERİ ile KAMERSİZ ile KAMERİ AY ile KAMERİ YIL ile KAMER BALIĞI ile KAMERA ŞAKASI ile KAMERİ TAKVİM


- CANE-SUGAR, SUGAR CANE, SUCROSE, SACCHAROSE[İng.] / SUCRE DE CANNE, SUCRE DE CANNE, SACCHAROSE[Fr.] / ROHRZUCKER, ZUCKERRÖHR, SACCHAROSE, SUCROSE, RÜBENZUCKER[Alm.] ile/değil/yerine/= KAMIŞ ŞEKERİ, SAKKAROZ


- KAMPOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= KAMPOMETRE


- KAN [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]


- KANAAT ile/ve/||/<> KALENDER


- KANAATKÂR değil/yerine/= YETİNGEN

( Kazandığı ile meşgul olup, başkasının kazandığı ile meşgul olmamak. )


- KANAKLAR -ile

( Yeni Kaledonya yerli halkı. )


- KANAL ile KANAL KAPASİTESİ ile KANAL SEÇİCİ ile KANALLAR

( CHANNEL vs. CHANNEL CAPACIT vs. CHANNEL SELECTOR vs. CHANNELS )

( بغاز ile مجري ile مجرا ile گنجايش مجرا ile مجرا گزين ile مجاري )

( بغاز ile MOJRY ile MOJRA ile GONJAYSH MOJRA ile MOJRA GOZYNE ile MOJARY )


- KANAMALAR:
DIŞ ile/ve/||/<> İÇ ile/ve/||/<> DELİKLERDEN[doğal] ile/ve/||/<> ATAR DAMAR ile/ve/||/<> TOPLAR DAMAR ile/ve/||/<> KILCAL DAMAR

( [Burun Kanaması]
- Hasta/yaralı sakinleştirilir, oturtulur.
- Başı hafifçe öne eğilir.
- Burun kanatları, 5 dk. süre ile sıkılır.
- Uzman bir doktora gitmesi sağlanır.
)

( [Kulak Kanaması]
- Hasta/yaralı, sakinleştirilir.
- Kanama hafifse kulak, temiz bir bezle temizlenir.
- Kanama ciddi ise kulağı tıkamadan temiz bir bezle kapanır.
- Bilinci yerindeyse hareket ettirmeden sırtüstü yatırılır, bilinçsiz ise kanayan kulak üzerine yan yatırılır.
- Kulak kanaması, kan kusma, anüs, üreme organlarından gelen kanamalarda hasta/yaralı, kanama örnekleri ile uzman doktora sevk edilir.
)


- KANARYA MAHALLESİ ve/||/<> KUŞ ADLI SOKAKLAR

( )


- KANARYA ile/ve KARTAL

( İspinozgillerden, yeşilimsi ya da sarı tüylü, koni biçiminde küçük gagalı, ötücü kuş. [Çizgi film kahramanı Tweety, bir kanaryadır.] İLE ... )

( SERINUS CANARIA cum/et AQUILA )

( CANARY vs./and EAGLE )

( ASKA'/KENÂRİ' ile/ve NESR, UKAB[çoğ. AKABE, IKBÂN]["ka" uzun okunur] )


- KANATÇIKLAR, YAN KANATLAR = CENBÎ CENÂHEYN = AILES


- KANÂTIR[Ar. < KANTARA] ile KANÂTÎR[Ar. < KANTAR]

( Taştan yapılan kemerli büyük köprüler. İLE Kantarlar. )


- KANATLILAR ile YARIMKANATLILAR

( Böceklerin kanatlı olanlarını içine alan altsınıf. İLE Böcekler sınıfından, ön kanatların dipten başlayarak yarıdan çoğu sertleşmiş son bölümleri ve art kanatları, zar durumunda olan, tahtakurusu, bit, subiti, su akrebi, fidan biti, cırcırböceği, kırmızıböceği gibi böcekleri içine alan bir alttakım. )


- KANATMAK ile KANATILMAK ile KANATLANMAK ile KANATLANDIRMAK ile KANAT ile KANATA ile KANATLI/LIK ile KANATSIZ/LIK ile KANATLILAR ile KANATSIZLAR


- KANBUR değil KAMBUR


- KANÇILAR[İt. < CANCELLIERE] ile/ve/||/<> KANÇILARYA[İt. < CANCELLERIA]

( Elçiliklerde, konsolosluklarda yazı ve evrak işlerini yürüten görevli. İLE/VE/||/<> Elçilik ve konsolosluklarda yönetimle ilgili görevlilerin çalıştığı yer. )


- KANDİLLEŞMEK ile KANDİL/LİK ile KANDİLCİ/LİK ile KANDİLLİ ile KANDİLSİZ ile KANDİL GÜNÜ ile KANDİL YAĞI ile KANDİL GECESİ ile KANDİL SİMİDİ ile KANDİL ÇİÇEĞİ ile KANDİL ÇÖREĞİ ile KANDİLLİ KÜFÜR ile KANDİLLİ SELAM ile KANDİLLİ TEMENNA


- KANIK = TOKGÖZLÜ/KANAATKÂR


- KANIT/LAR ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GÖSTERGE/LER


- KANSER[Fr./İng. CANCER] değil/yerine/= DOKUNMA BANA / İNCİTME BENİ

( Bir organ ya da dokudaki gözelerin kontrolsüz olarak bölünüp çoğalmasına bağlı olarak yakın dokulara yayılmasıyla ya da uzak dokulara sıçramasıyla beliren hastalık. )


- KANSER[İng. CANCER] ile/||/<> GEN TERAPİSİ[İng. GENE THERAPY] ile/||/<> GENOMİK DENGESİZLİK[İng. GENOMIC IMBALANCE] ile/||/<> KARSİNOFOBİ[İng. CARCINOPHOBIA] ile/||/<> KÖK URU[İng. AGROBACTERIUM TUMEFACIENS] ile/||/<> TÜMÖR[İng. TUMOR]

( Tıpta "kötü huylu neoplazma" olarak da bilinen, kontrol dışı göze büyümesi ile karakterize edilmiş geniş bir hastalık sınıfı. Kanserli gözeler kontrol edilemez bir biçimde gelişir ve ürerler. Bu yüzden kötü huylu tümörler oluştururlar ve vücudu önce bölgesel olarak, sonrasında tamamen işgal ederler. Kanser gözelerinin, kan akışı ve lenf kanalları aracılığıyla vücudun farklı yerlerine gidebildiği bilinmektedir. Günümüzde insanda görülen 200'den fazla kanser türü olduğu bilinmektedir. @@ Bir kişinin genlerini, hastalığı tedavi etmek ya da iyileştirmek için değiştiren bir tekniktir. Bu terapinin, kanser ve diğer durumları tedavi etme yolları üzerine yapılan araştırmalar devam etmektedir. @@ Kanser oluşumundaki ilk olaydır. DNA onarımı ve göze döngüsü kontrolünde meydana gelen kusurlar nedeniyle oluşur. Genomik dengesizlik, tümörü önleyen genin mutasyon geçirerek işlevini kaybetmesiyle ya da bir genin mutasyonla yeni bir işlev kazanarak kanserli gözeler üretmesi ile meydana gelir. @@ Kanser korkusu olarak bilinen, Yunancada "yengeç" anlamına gelen καρκίνος ("karkínos") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim. @@ Dikotiledöz bitkilerde (hububat hariç tüm tarımsal ürünler) kanser benzeri bir bitki hastalığına (kron gallu) neden olan bir toprak bakterisidir. Ti plazmidini içerir. Bakterinin tümör indüksiyon kabiliyeti, plazmid aracılığıyla komşu gözelere yayılır. @@ Herhangi bir sınırlama ya da sonlanma göstermeyen, konak canlının kontrol mekanizmaları dışında hareket eden, kontrolsüz göze çoğalmasıyla ortaya çıkan anormal bir doku kitlesidir. Neoplazinin tıp dilinde olağan kullanımı “tümör”dür. Aslında tümör deyimi; Latincedeki “tumor” sözcüğünden gelmektedir. Neo= yeni; plasm= oluşum, gelişme, büyüme anlamındadır. Onkolojide neoplazmların “benign” (iyi huylu) ve “malign” (kötü huylu) olarak gruplandırılması önemlidir. Kötü huylu tümörler, kanser gözelerinin bir diğer ismidir. Her tümör, kanser demek değildir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- KANSER ile GANSER (SENDROMU)


- KANSER ile KANSEROLOJİ ile KANSERLİ

( CANCER vs. CANCERLOGY vs. CANCEROUS )

( راس السرطان ile سرطان ile چنگار ile برج سرطان ile سرطان شناسي ile سرطاني )

( راس السرطان ile SARTAN ile CHANGAR ile برج سرطان ile SARTAN SHENASY ile SARTANY )


- KANSER ile/||/<> KROMOZOM

( Kanserin kromozomal temeli hipotezi )

( Theodor Boveri tarafından 1914 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1862-1915) (Ülke: Almanya) (Alan: Biyoloji) (Önemli katkıları: Kromozom teorisi, kanser genetiği) )


- KANSER ile/||/<> PATOLOJİ

( Kanser patolojisi çalışmaları )

( John Foxton Ross Kerr tarafından 1972 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1934-) (Ülke: Avustralya) (Alan: Patoloji) (Önemli katkıları: Apoptoz kavramı) )


- KANSERLEŞMEK ile KANSERLEŞTİRMEK ile KANSER ile KANSERLİ ile KANSER BİLİMİ ile KANSER BİLİMSEL


- KANSEROJENİK/CANCEROGENIC[İng.] değil/yerine/= KANSER YAPAR


- KANSER/SİN/İZ değil/yerine (GÖVDENİZDE) BİR TÜMÖR VAR


- KANT ile/ve/||/<>/> SCHILLER ile/ve/||/<>/> FICHTE ile/ve/||/<>/> SCHLEIERMACHER ile/ve/||/<>/> SCHLEGEL ile/ve/||/<>/> HEGEL ile/ve/||/<>/> SCHELLING ile/ve/||/<>/> SCHOPENHAUER ile/ve/||/<>/> FUERBACH ile/ve/||/<>/> DARWIN ile/ve/||/<>/> SPENCER

( [Doğum Tarihi] 1724 ile/ve/||/<>/> 1759 ile/ve/||/<>/> 1762 ile/ve/||/<>/> 1768 ile/ve/||/<>/> 1770 ile/ve/||/<>/> 1772 ile/ve/||/<>/> 1772 ile/ve/||/<>/> 1775 ile/ve/||/<>/> 1788 ile/ve/||/<>/> 1804 ile/ve/||/<>/> 1809 ile/ve/||/<>/> 1820 )

( Wilhelm Schlegel, 22 Ocak 1798'de Jena'dan, Berlin'de kardeşi Friedrich Schlegel ile küçük bir evi paylaşan Schleiermacher'a, kardeşinin yarattığı skandallardan dolayı sitem dolu bir mektup yazar ve yakın zamanda taşınmış olduğu Berlin'den Jena'ya, kendinin yanına dönmesi için Friedrich'i ikna etmesini ister; zira kardeşi, Schiller ile girdiği tartışma sonrasında yayımladığı son metniyle tümden tozu dumana katmıştır. Öyle ki, aynı soyadını taşımasıyla Wilhelm dahi gözden çıkarılmanın eşiğine gelmiştir. Sonunda, Goethe, tartışmaya dahil olur ve Friedrich ile babacan bir konuşma yaparak, ondan kibarca, bundan sonra başka bir alan üzerine, başka bir yerde çalışmasını ister. Oysa Friedrich, bu tavsiye üzerine gittiği Berlin’de, çoktan kendi çevresini kurarak yeni bir edebi akımın öncülüğü görevini üstlenmiştir. Henüz 25 yaşındaki bir genç tarafından yazılıp böylesi büyük bir etki yaratan, yepyeni ve tümüyle özgün bir düşünsel hareketin öncüsü olan bu metin, Eleştirel Fragmanlar'dı ve yalnızca 37 sayfalık 127 aforizmadan oluşuyordu. Aradan geçen neredeyse iki yüz yıl boyunca Eleştirel Fragmanlar üzerine yüzlerce kitap yazılacaktı. Schlegel kimilerine göre yaygaracı, kimilerine göre dâhi olarak adlandırılacak ama her halükârda Romantik hareketin düşünsel temellendiricisi olarak tarih sahnesindeki yerini alacaktı... )


- KANT ve/||/<> SCHLEIERMACHER

( bkz. Fakültelerin Çatışması - I. Kant )


- KANTAR ile/ve/||/<>/< TOPUZU


- KANTARLAMAK ile KANTAR/LIK ile KANTARCI/LIK ile KANTARLI ile KANTAR KOLU ile KANTAR TOPU ile KANTAR AĞASI ile KANTAR KABAĞI ile KANTARLI KÜFÜR ile KANTARI BELİNDE


- KANUN/SANTUR = YATUĞAN/YATUK

( Kanun, santur gibi sazların ortak adı. )


- KAP ile/değil DAĞAR

( ... İLE/DEĞİL Ağzı yayvan, toprak kap. | Dağarcık. )


- KAPPA NUMBER[İng.] ile/değil/yerine/= KAPA SAYISI


- KAPALI KAPI ile/değil YANLIŞ ANAHTAR


- CLOSED CHAMBER[İng.] ile/değil/yerine/= KAPALI ODA


- CLOSED CHAIN[İng.] ile/değil/yerine/= KAPALI ZİNCİR


- KAPALITOHUMLULAR = MESTÛRÜ-'L BÜZÛR = ANGIOSPERMES


- KAPAR ile KAPAR

( Kapatmanın geniş zamanlı tanımı/kullanımı. İLE Kapmanın geniş zamanlı tanımı/kullanımı. )


- KAPASİTÖR ile/||/<> İNDÜKTÖR

( Kapasitör elektrik enerjisi, indüktör manyetik enerji depolar )

( Formül: C=Q/V İLE L=Φ/I )


- BLOCKING[İng.] ile/değil/yerine/= KAPASİTÖRLER (NOT: BU ÇEVİRİ BAĞLAM DIŞI, GENELDE "ENGELLEME/BLOKAJ" OLUR)


- KAPAT! ile/ve/||/<> YARDIR!

( "Çok hızlı ya da yoğun yapmak/yaşamak" üzere verilen "destek" ve/ya da coşku "sözleri"... )


- KAPI ÇALINIYOR değil KAPI ÇALIYOR


- KAPI ile KAPI SABİTLEME ile KAPI ÇERÇEVESİ ile KAPI BEKÇİSİ ile KAPI ZİLİ ile KAPICI ile KAPILAR ile KAPI EŞİĞİ ile KAPI ARALIĞI

( DOOR vs. DOOR FASTENING vs. DOOR FRAME vs. DOOR KEEPER vs. DOORBELL vs. DOORKEEPER vs. DOORS vs. DOORSTEP vs. DOORWAY )

( درب ile بست در ile باهو ile حاجب ile زنگ در ile زنگ اخبار ile دربان ile دربازکن ile ابو هنيفه ile ابواب ile آستانه در ile جاي در ile درگاه ile در گه )

( DARB ile BAST DAR ile باهو ile HAJEB ile ZANG DAR ile ZANG AKHABAR ile DARBAN ile DARBAZKON ile ABO NPANYFAH ile ABVAB ile ASTANEH DAR ile JAY DAR ile DARGAH ile DAR GAH )


- KAPICI ile ÇUHADAR[Fars.]

( ... İLE Dışarıdaki ayak işlerine bakan kişi. )


- KAPILAR/DÖRT TEKBİR

( * ŞERÎAT(Kavl-i Muhammedî)
* TÂRÎKAT(Fiil-i Muhammedî)
* HAKÎKAT(Hâl-i Muhammedî)
* MA'RİFET(Sırr-ı Muhammedî) )


- KAPİLER/CAPİLLARY[İng.] değil/yerine/= KILCAL | KILCAL DAMAR


- KAPPILLARELEKTROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= KAPİLER ELEKTROMETRE


- KAPİTALİZMDE:
KÂR ile/değil/ne yazık ki (")ARTI DEĞER(") (SÖMÜRÜSÜ)


- KAPLAMAK ile KAPLANMAK ile KAPLATMAK ile KAPLATTIRMAK ile KAPLAYABİLMEK ile KAPLAYIVERMEK ile KAPLAM ile KAPLAN ile KAPLAMLI ile KAPLAMSAL/LIK ile KAPLAN BÖCEK ile KAPLAN DERİSİ ile KAPLAN ATLAMASI ile KAPLAN BÖCEKLER


- KAPLAN-MEIER ile/||/<> COX ile/||/<> LOG-RANK ile/||/<> SAĞKALIM ÇÖZÜMLEMESİ

( Klinik çalışma istatistikleri. )

( Formül: S(t) = P(T>t) )


- KAPLAN ile BEBR/BEBİR[Fars.]

( ... İLE Hindistan'da kaplana benzeyen, kedi yapılı, gayet büyük, üstü yol yok tüylü bir hayvanmış. Saldırdığı zaman tüyleri öyle bir kabarırmış ki gören ürkermiş. Böbürlenmek sözcüğünün bebr'den geldiği sanılmaktadır. Efsaneye göre bu hayvanın derisine ok, kılıç, mızrak gibi savaş aletleri işlemezmiş. )


- KAPLANBÖCEK ile/ve/||/<>/< KAPLANBÖCEKLER

( Başka böceklerle beslenen, tarım için çok yararlı olan kaplan böcekler ailesinin örnek türü. İLE/VE/||/<>/< Zararlı böcekleri avlayarak bitki, hayvan ve insan sağlığına yardımcı olan, güzel renkli, kın kanatlı böcekler ailesi. )

( CICINDELA CAMPESTRIS cum ... )


- KAPLARDA:
POLİKARBON yerine TİRİTAN KO-POLYESTER

( ... YERİNE BPA içermezler. )


- KAPLUMBAĞA ile KAPLUMBAĞALAR ile KAPLUMBAĞA YÜRÜYÜŞÜ


- KAPORTA[İt. < BOCCAPORTA] ile/ve/||/<> KAROSER[Fr. < CARROSSERIE] ile/ve/||/<> TAMPON[Fr. < TAMPON]

( Otomobilde, kaput ya da ön kapak. | Motorlu taşıtları örten, genellikle sacdan yapılmış dış bölüm. | Gemi içinin aydınlanması ve hava alması amacıyla güvertede açılmış bulunan camekânlı yer. | Kişinin yüz, giysi, ayakkabı vb.nden oluşan dış görünümü. İLE/VE/||/<> Otomobilde, mekanizmayı oluşturan motor, makine, tekerlek, şasi vb. bölümlerin dışında kalan, görünen dış bölüm. İLE/VE/||/<> Bir deliği kapamaya yarayan, herhangi bir nesneden yapılmış büyük tıkaç. | Bir darbenin şiddetini azaltmaya yarayan, içi yumuşak nesneyle dolu şey. | Çarpışmaların etkisini azaltmak için vagonların, otomobillerin ön ve arkalarında bulunan donanım. | Kanı silmek, durdurmak için kullanılan gazlı bez yumağı ya da sterilize edilmiş pamuklu özel parça. | Bir darbenin, çatışmanın şiddetini azaltan etken. )


- KÂR [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]


- KÂR değil/yerine AR


- KAR[< Ar. Soğuk.] ile/ve/değil DOLU/GIRCI/KIRCI

( SELC[çoğ. SÜLÛC] ile/ve/değil ... )

( BERF ile/ve/değil BEŞG, TEGERG[yağan dolu]
BÂRÂN Ü TEGERG: Yağmur ve dolu.
BERF-ÂB: Karsuyu, karlı soğuk su. | BERFÎN: Kardan, karla ilgili. | BERF-NÂK: Kış-yaz karlı olan, karı eksik olmayan. | BERF-PÂRE: Kar parçası. )


- KAR ile EBEBULGURU

( ... İLE Bulgur iriliğinde yağan kar. )


- KÂR ile GETİRİM/RANT[Fr.]

( ... İLE Bir mal ya da paranın, belirli bir süre içinde emek verilmeden sağladığı gelir. )


- [ne]
([ne yazık ki] [ya]) "KÂR" ne de/ya da İNKÂR


- KÂR[Fars.] ile/ve/||/<> KÂM[Fars.]

( Alışveriş işlerinin sağladığı para kazancı. | İş. | Yarar, fayda. | Üretim etmenlerinden biri olan girişimcinin üretimden aldığı pay. | Maliyet fiyatıyla satış fiyatı arasındaki fark. İLE/VE/||/<> Ağzın üstü, damak. | Meram, arzu, emel, istek. | Lezzet, zevk. )


- KAR ile KÂR

( Kış mevsiminde yağan. İLE Kazanç. )

( Atmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne beyaz ve hafif billurlar biçiminde donarak düşen su buharı. @@ Alışveriş işlerinin sağladığı para kazancı. | İş. | Yarar, fayda. | Üretim etmenlerinden biri olan girişimcinin üretimden aldığı pay. | Maliyet fiyatıyla satış fiyatı arasındaki fark. )


- KAR' ile KAR' ile KA'R[çoğ. KUÛR] ile KÂR[Fars.] ile -KÂR[Fars.]

( Kapıyı çalma. İLE Hekimin, hastayı muayene ederken, ses almak üzere, bir örgene/uzva parmakla vurması. | Kapı çalma. | Su kabağı. İLE Çukur şeyin dibi, dip, son/nihayet. | Derinlik. İLE İş güç, iş. | Kazanç, temettü. | Meşguliyet; sanat. | İşleme, etki/te'sir. | Savaş. İLE "-li, -ci, eden, -edici" eklerinin karşılığıdır. Adları sıfat yapar.[HİLE-KÂR, İSYAN-KÂR, KANAAT-KÂR vb.] )


- KAR ile/ve/||/<>/> KARLIK

( Atmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne beyaz ve hafif billurlar biçiminde donarak düşen su buharı. İLE/VE/||/<>/> Kar kuyusu. | Dışı hasır örgüsüyle kaplı, içinde kar ya da buz koymak için bölmesi bulunan, soğutucu olarak kullanılan büyük şişe. )


- KÂR ile KAZANÇ

( PROFIT vs. BENEFIT/ADVANTAGE )


- KÂR değil/yerine/= KAZANÇ/YARAR


- KÂR[Azr.] = SAĞIR[Tr.]


- KÂR ile/ve SENYORAJ


- KAR ile/değil SULUSEPKEN/SEPKEN

( ... İLE/DEĞİL Yağmurla karışık yağan kar. )


- KÂR ile/ve/> TEMETTU'


- KÂR TUTUMLU OLMAK


- KÂR ile VOLİ[Yun.]

( ... İLE Vurgun, kazanç, kâr. )


- KÂR["KAR" degil!] ile/ve ZARAR

( Fahiş olmamak kaydıyla çeşitli koşullara göre değişebilir. İLE/VE Neresinden dönülürse kârdır. )


- BLACK POWDER[İng.] / PAUDRE NOIRE[Fr.] / SCHWARZPULVER[Alm.] ile/değil/yerine/= KARA BARUT


- BLACK BODY TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE DU CORPS NOIR[Fr.] / SCHWARZE TEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= KARA CİSİM SICAKLIĞI


- SİYAH CİSİM[Osm.] / BLACK BODY[İng.] / CORP NOIR[Fr.] / SCHWARZER STRAHLER/KÖRPER[Alm.] ile/değil/yerine/= KARA CİSİM


- BLACK HOLE[İng.] / TROU NOIR[Fr.] / SCHWARZES LOCH[Alm.] ile/değil/yerine/= KARA DELİK


- BLACK DIAMOND[İng.] / DIAMANT NOIR[Fr.] / SCHWARZER DIAMONT[Alm.] ile/değil/yerine/= KARA ELMAS


- KARA ile TOPRAK REFORMLARI ile ARAZİ VERGİSİ ile İNDİ ile ARAZİ MÜLKİYETİ ile KARAYA YAKLAŞMA ile ARAZİ SAHİBİ ile İNİŞ ile İNİŞ TAKIMI ile İNİŞ YERİ ile TOPRAKSIZ ile DÖNÜM NOKTASI ile TOPRAKLAR ile MANZARA ile PEYZAJCI ile TOPRAK KAYMASI ile TOPRAK ADAMI ile KARAYA DOĞRU

( LAND vs. LAND REFORMS vs. LAND TAX vs. LANDED vs. LANDED PROPERTY vs. LANDFALL vs. LANDHOLDER vs. LANDING vs. LANDING GEAR vs. LANDING PLACE vs. LANDLESS vs. LANDMARK vs. LANDS vs. LANDSCAPE vs. LANDSCAPIST vs. LANDSLIDE vs. LANDSMAN vs. LANDWARD )

( نشستن ile به خشکي آمدن ile خاک ile بزمين نشستن ile بر زمين نشستن ile پياده کردن ile سرزمين ile ارض ile ديار ile زمين ile فرود آمدن ile به زمين نشستن ile فرود آوردن ile اصلاحات ارضي ile ماليات بر اراضي ile وابسته بزمين ile زمين دار ile فرود آمده ile عقار ile ريزش زمين ile صاحب ملک ile فرودگاه هواپيما ile پاگردان ile پاگردپله ها ile فرود ile عراده هواپيما ile مسقط ile بدون زمين ile واقعه برجسته ile اراضي ile چشم انداز ile دورنماساز ile ريزش کوه ile ريزش خاک ile هم ميهن ile ملوان ساده ile بسوي زمين )

( NESHASTAN ile BAH KHSHKY AMADAN ile KHAK ile BOZMYNE NESHASTAN ile BAR ZAMYNE NESHASTAN ile PEYADEH KARDAN ile SARZAMYNE ile ERZ ile DYAR ile ZAMYNE ile FORUD AMADAN ile BAH ZAMYNE NESHASTAN ile FORUD AVARDAN ile ESLAHAT ERZY ile MALYAT BAR ARAZY ile VABASTEH BOZMYNE ile ZAMYNE DAR ile FORUD AMODEH ile عقار ile RYZESH ZAMYNE ile SAHEB MOLK ile FORODEGAH NPAVAPYMA ile PAGARDAN ile PAGARDPALEH CPEHA ile FORUD ile ARADEH NPAVAPYMA ile MOSAGHAT ile BEDON ZAMYNE ile VAGHEH BARJASTEH ile ARAZY ile CHESHAM ANDAZ ile DORNEMASAZ ile RYZESH KUH ile RYZESH KHAK ile NPAM MYNPAN ile MALVAN SADEH ile BESOY ZAMYNE )


- KARABALDIR = BALDIRIKARA

( Nemli yerlerde yetişen, çoğu eğrelti otu türünün ortak adı. )


- KARABİBER ile DÂR-İ FÜLFÜL[Fars., Ar.]

( ... İLE Karabibere benzer, uzun dâneli baharat. )


- KARABİBER ile KARABİBER

( Karabibergillerin örnek bitkisi olan, zeytinsi, meyvelerin taneleri yuvarlak, yaprakları kalp biçiminde, tırmanıcı bir bitki. | Bu bitkinin baharat olarak kullanılan kuru ve siyah tanesi. | Bu tanelerin kurutulup öğütülmesiyle yapılan toz. İLE Sevimli ve ufak tefek esmer güzeli. )

( PIPER NIGRUM cum ... )


- KARABİBER ile KARABİBERLİ ile KARABİBERSİZ


- KARABUĞDAY ile/||/<>/< KARABUĞDAYGİLLER

( ... İLE/||/<>/< Taçsız iki çeneklilerden, ravent, kuzukulağı, kurtpençesi, çobandeğneği ve karabuğday gibi sapları boğumlu, çiçekleri başak ya da salkım durumunda bazı türleri hekimlikte kullanılan bitkileri içinde toplayan bir aile. )


- KARACİĞER(BAĞIR/KIZILCİĞER/CİĞER) ve KALP ve DİMAĞ

( NEFS-İ NEBATİ ve NEFS-İ HAYVÂNİ ve NEFS-İ İNSÂNÎ )


- KARACİĞER ve/||/<> BAĞIRSAK

( %75'i olmadan yaşayabiliriz. VE/||/<> %80'i olmadan yaşayabiliriz. )


- KARACİĞER ile KARACİĞER YANGISI ile KARACİĞER YETMEZLİĞİ


- KARACIL OMURGALILAR:
SÜRÜNGENLER ile/ve/<> KUŞLAR ile/ve/<> MEMELİLER


- KARADENİZ ile SİYAH ile SİYAH BİR GÖRÜNÜM ile KARA SAFRA ile KARA KİTAP ile KARA KUTU ile SİYAH KAP ile SİYAH HOROZ ile KARA DELİK ile KARABORSA ile SİYAH ÇAMUR ile KARADUT ile SİYAH PEÇE ile BÖĞÜRTLEN ile YAZI TAHTASI ile KARARTMAK ile SİYAHLIK ile DEMİRCİ ile DEMİRCİLİK

( BLACK SEA vs. BLACK vs. BLACK A VISED vs. BLACK BILE vs. BLACK BOOK vs. BLACK BOX vs. BLACK CAP vs. BLACK COCK vs. BLACK HOLE vs. BLACK MARKET vs. BLACK MUD vs. BLACK MULBERRY vs. BLACK VEIL vs. BLACKBERRY vs. BLACKBOARD vs. BLACKEN vs. BLACKNESS vs. BLACKSMITH vs. BLACKSMITHING )

( سياه رنگ ile اسود ile سياه رنگي ile لباس عزا ile سيه ile مشکي ile سياه شده ile چرک وکثيف ile ادهم ile سيه چرده ile سوداء ile کتاب سياه ile جعبه سياه ile کلاه سياه ile زياک ile خروس کولي ile هلفدان ile سياهچال ile بازار سياه ile لجن ile شاه توت ile درياي سياه ile پيچه ile تخته سياه ile سياه شدن ile سياه کردن ile سواد ile سياهي ile آهنکر ile آهنگر ile آهنگري )

( SYAH RANG ile اسود ile SYAH RANGY ile LABAS AZA ile SYYEH ile MOSHKY ile SYAH SHODEH ile CHARK VAKSYFE ile ADEHAM ile SYYEH CHARDEH ile سوداء ile KETAB SYAH ile JABEH SYAH ile KOLAH SYAH ile زياک ile KHROS KOLY ile هلفدان ile سياهچال ile BAZAR SYAH ile LAJAN ile SHAH TOUT ile DARYAY SYAH ile PEYCHEH ile TAKHTEH SYAH ile SYAH SHODAN ile SYAH KARDAN ile SAVAD ile SYAHY ile AHANKER ile AHANGAR ile AHANGARY )


- KARAGÖZ SAHNESİNDE:
ÇIRAK ile/ve/<> YARDAK ile/ve/<> DAYREZEN ile/ve/<> SANDIKKAR


- KARAKEHRİBAR = OLTU/OKSİDİYON TAŞI


- KARAKTER ile ALGI DÜZENEĞİ

( CHARACTER vs. PARADIGM )


- KARAKTER[İng. < CHARACTER] değil/yerine/= İMCETÜR


- KARAKTER ile KARAKTER YAZICI ile KARAKTERİSTİK ile KARAKTERİSTİK EĞRİ ile ÖZELLİKLER ile KARAKTERLER

( CHARACTER vs. CHARACTER PRINTER vs. CHARACTERISTIC vs. CHARACTERISTIC CURVE vs. CHARACTERISTICS vs. CHARACTERS )

( خط ile شخصيت ile سيرت ile چاپگر دخشهاي ile مشخصه ile سفت اختصاصي ile اختصاصي ile منحني مشخصه ile مشخصات ile مختصات ile خصال ile خصايص ile حروف )

( KHAT ile SHKHSYT ile SYRAT ile CHAPGAR DOKHSHESAY ile MOSHKHSEH ile SOFT AKHTESASY ile AKHTESASY ile MONHENY MOSHKHSEH ile MOSHKHSAT ile MOKHTESAT ile KHSAL ile KHSAYSE ile HOROF )


- KARAKTER ile KARAKTERLİ/LİK ile KARAKTERSİZ/LİK ile KARAKTERSİZCE


- KARAKTER = SECİYE, HASİSA = CHARACTER[İng.] = CARACTÈRE[Fr.] = CHARAKTER[Alm.] = KHARAKTER < KHARASSEIN[Yun.] = CARÂCTER[İsp.]


- CHARACTERISTIC EQUATIONS[İng.] / ÉQUATIONS CARACTÉRISTIQUES[Fr.] / CHARAKTERISTISCHE GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KARAKTERİSTİK DENKLEMLER


- KARAKURUM:
HUNLAR ile/ve GÖKTÜRKLER ile/ve MOĞOLLAR

( Karakurum, tarihin en geniş topraklara sahip üç imparatorluğunun merkezi olmak üzere, bomboş bir arazinin ortasında kurulmuş ve Hunlar'a, Göktürkler'e ve Moğollar'a başkentlik etmiştir. )


- CARAMEL[İng.] / KARAMEL, GEBRANNTERZUCKER[Alm.] ile/değil/yerine/= KARAMEL


- KARAR VERMEK ile/ve/||/<>/> "KALEM KIRMAK/KIRILMIŞTIR"


- KARAR = DECISION[İng.] = DÉCISION[Fr.] = ENTSCHEIDUNG[Alm.] = DECISIÓN[İsp.]


- KARAR ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DÜŞÜNCE


- KARAR ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DÜŞÜNMEK


- KARAR ile/ve/değil EŞİK


- KARAR ile/ve/değil GEREKLİLİK

( [not] DECISION vs./and/but NECESSITY )


- KARAR[Ar.] ile/||/<> İTİDAL[Ar.]


- KARAR ile KARAR KUTUSU ile KARAR VERME ile KARAR TABLOSU ile BELİRLEYİCİ ile KARARLILIK

( DECISION vs. DECISION BOX vs. DECISION MAKING vs. DECISION TABLE vs. DECISIVE vs. DECISIVENESS )

( تصميم ile جزم ile جعبه تصميم ile تصميم گيري ile تصميم سازي ile جدول تصميمي ile باعزم ile قطعي ile جازم ile دندان شکن ile قاطع ile قاطعيت )

( TASAMYM ile JAZM ile JABEH TASAMYM ile TASAMYM GYRY ile TASAMYM SAZY ile جدول تصميمي ile باعزم ile GHATEY ile JAZM ile DANDAN SHKAN ile QATE ile QATEYT )


- KARAR ile KOMPLO

( ... İLE Bir kişiye karşı toplu olarak alınan karar. )


- KARAR ile/ve ONAY

( DECISION vs./and APPROVAL/ACKNOWLEDGEMENT )


- KARAR ile/ve SONUÇ

( DECISION vs./and CONSEQUENCE/RESULT )